<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kadın emeği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/kadin-emegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kadin-emegi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Sep 2024 14:03:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>kadın emeği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kadin-emegi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>50 Yaş Üstü Kadınların Ücretli Emek Alanında Karşılaştıkları Cinsiyet Temelli Ayrımcılıklar ve Çözüm Önerileri Araştırma Raporu Sunumuna Davet</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/24/50-yas-ustu-kadinlarin-ucretli-emek-alaninda-karsilastiklari-cinsiyet-temelli-ayrimciliklar-ve-cozum-onerileri-arastirma-raporuna-davet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Sep 2024 14:01:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[kadın emeği]]></category>
		<category><![CDATA[kadın istihdamı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınİşçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86971</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınİşçi, 50 Yaş Üstü Kadınların Ücretli Emek Alanında Karşılaştıkları Cinsiyet Temelli Ayrımcılıklar ve Çözüm Önerileri isimli araştırma raporunu hazırladı. Araştırma sonuçlarını sunmak ve birlikte tartışmak için 26 Eylül Perşembe günü tüm kadınları etkinliğe davet ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/24/50-yas-ustu-kadinlarin-ucretli-emek-alaninda-karsilastiklari-cinsiyet-temelli-ayrimciliklar-ve-cozum-onerileri-arastirma-raporuna-davet/">50 Yaş Üstü Kadınların Ücretli Emek Alanında Karşılaştıkları Cinsiyet Temelli Ayrımcılıklar ve Çözüm Önerileri Araştırma Raporu Sunumuna Davet</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın emeği üzerine çalışmalar yürüten Kadın İşçi Dayanışma Derneği, Rosa Luxemburg Vakfı’nın desteği ile hazırladığı <strong>“50 Yaş Üstü Kadınların Ücretli Emek Alanında Karşılaştıkları Cinsiyet Temelli Ayrımcılıklar ve Çözüm Önerileri”</strong> başlıklı araştırma raporunu kamuoyuyla paylaşmak üzere bir etkinlik düzenliyor.</p>
<p>Kadınİşçi&#8217;nin gerçekleştirdiği bu kapsamlı araştırma, Türkiye’de 50 yaş üstü kadınların iş yaşamında karşılaştığı cinsiyet temelli ayrımcılıkları ele alıyor. İstanbul, Bursa, Antalya ve Kütahya&#8217;dan 24 kadınla yapılan görüşmelere dayanan bu çalışma, yaş ayrımcılığından tacize, sigortasız çalışmadan mobbinge kadar pek çok sorunu gözler önüne seriyor.</p>
<p>Araştırma raporu sunumunda, raporun bulguları ve çözüm önerileri tartışılacak, yaşlı kadın işçilerin maruz kaldıkları eşitsizlikler kamuoyunun dikkatine sunulacak.</p>
<p>Kadınİşçi, gençliğin de geleceğinin yaşlılık olacağı gerçeğinden hareketle bu alanda ve bu içerikle yapılan bu araştırma sunumuna tüm kadınları bekliyor.</p>
<p><strong>Etkinlik Detayları:</strong></p>
<p><strong>Yer: </strong>Aynalı Geçit Toplantı Salonu, Meşrutiyet Cad. Avrupa Pasajı Kat: 2 Kapı No:8 Beyoğlu<br />
<strong>Tarih:</strong> 26 Eylül Perşembe<br />
<strong>Saat:</strong> 13.00 – 16.00</p>
<p>Bilgi ve Kayıt için aşağıdaki linkten formu doldurunuz.<br />
<a href="https://forms.gle/LTnLUmdUwcShvTmX7" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://forms.gle/LTnLUmdUwcShvTmX7&amp;source=gmail&amp;ust=1727250589946000&amp;usg=AOvVaw0abbNl2B0c_R9K55QYn08c">https://forms.gle/<wbr />LTnLUmdUwcShvTmX7</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/24/50-yas-ustu-kadinlarin-ucretli-emek-alaninda-karsilastiklari-cinsiyet-temelli-ayrimciliklar-ve-cozum-onerileri-arastirma-raporuna-davet/">50 Yaş Üstü Kadınların Ücretli Emek Alanında Karşılaştıkları Cinsiyet Temelli Ayrımcılıklar ve Çözüm Önerileri Araştırma Raporu Sunumuna Davet</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zehra Kosova Sempozyumu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/20/zehra-kosova-sempozyumu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Dec 2022 10:05:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın emeği]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın İşçi]]></category>
		<category><![CDATA[Zehra Kosova]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82481</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ücretli-ücretsiz kadın emeğine değer ve görünürlük kazandırmayı hedefleyen yayın platformu Kadın İşçi, Türkiye'de kadın emeği alanında çalışan araştırmacıları bir araya getirmek ve kadın emeği tarihinin önemli figürlerini anmak amacıyla bir sempozyum düzenliyor. Zehra Kosova'ya ithaf edilen bu sempozyuma katılmak için kadın emeğiyle ilgili bildiri özetlerinizi 30 Mart 2023'e kadar kadiniscihaber@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/20/zehra-kosova-sempozyumu/">Zehra Kosova Sempozyumu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tütün işçisi Zehra Kosova (1.07.1910-18.08.2001) Türkiye’nin ilk kadın sendikacısıdır. 8 Mart 1995’de Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) “Kadın Emek” ödülünü alan Zehra Kosova’nın Ben İşçiyim isimli anı kitabı da 1996 yılında yayımlanmıştır.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-82483 size-medium aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/12/zehra-kosova-sempozyumu-1-640x359.jpg" alt="Zehra Kosova Sempozyumu" width="640" height="359" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/12/zehra-kosova-sempozyumu-1-640x359.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/12/zehra-kosova-sempozyumu-1.jpg 700w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Kadın İşçi, Mayıs 2023’te Zehra Kosova adına bir sempozyum düzenlemeyi planlıyor. Sempozyumun amacı, hem kadın emeği tarihinin önemli figürlerini anmak hem de Türkiye’de kadın emeği çalışan araştırmacıları bir araya getirmek.</p>
<p>Zehra Kosova Sempozyumu için kadın emeğiyle ilgili bildiri özetlerinizi<strong> 30 Mart</strong> 2023’e kadar kadiniscihaber@gmail.com adresine gönderebilirsiniz. Sempozyumla ilgili ayrıntılar, sunumlar ilerleyen dönemde <a href="https://www.kadinisci.org/" target="_blank" rel="noopener">Kadın İşçi web sitesinden</a> duyurulacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/20/zehra-kosova-sempozyumu/">Zehra Kosova Sempozyumu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Kadınların Karşılıksız Emeğinin Farkına Varalım Projesi&#8217; Odak Grup Görüşmeleri Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/08/kadinlarin-karsiliksiz-emeginin-farkina-varalim-projesi-odak-grup-gorusmeleri-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Sep 2021 12:33:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İşte Kadın Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın emeği]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların Karşılıksız Emeğinin Farkına Varalım Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Odak Grup Görüşmeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74180</guid>

					<description><![CDATA[<p>İşte Kadın Derneği, 'Kadınların Karşılıksız Emeğinin Farkına Varalım" Projesinin Odak Grup Görüşmeleri'ne dahil olacak katılımcılar arıyor. Son başvuru tarihi 20 Eylül 2021. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/08/kadinlarin-karsiliksiz-emeginin-farkina-varalim-projesi-odak-grup-gorusmeleri-basliyor/">&#8216;Kadınların Karşılıksız Emeğinin Farkına Varalım Projesi&#8217; Odak Grup Görüşmeleri Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>İşte Kadın Derneği koordinatörlüğünde Macaristan JOL-LET Vakfı ve Adıyaman Genç Kuşak Kadın Girişimciler ve İstihdam Derneği (AKİD) ortaklığıyla Sivil Toplum Diyaloğu VI. Dönem Hibe Programı kapsamında Avrupa Birliği tarafından finanse edilen TR2016/DG/03/A1-01/333 <wbr />numaralı &#8220;Kadınların Karşılıksız Emeğinin Farkına Varalım&#8221; Projesinin Odak Grup Görüşmeleri gerçekleşecek.</div>
<h5><strong>Başvuru Koşulları</strong></h5>
<div>
<ul>
<li>Görüşmelere katılacak katılımcıların; <strong>aktif bir çalışma hayatı</strong> olması zorunludur.</li>
<li>Başvuru Formunu doldurup Odak Grup Görüşmesine katılmaya hak kazanan <strong>50 kadın katılımcı</strong>ya kişi başı <strong>15 Euro</strong> teşvik ücreti verilecektir.</li>
<li>Başvurular <strong>20 Eylül 2021 </strong>tarihin<wbr />e kadar alınacaktır.</li>
<li>Odak grup görüşmeleri <strong>Ekim Ayı</strong> içerisinde yapılacak.</li>
</ul>
</div>
<div>
<h5><strong>Katılımcı Formu </strong></h5>
<div>Odak Grup Görüşmeleri için <a href="https://docs.google.com/forms/d/1RENw323a4qnWqP1_EP_nsYzHOwAtRqT_ugku-hYNKYs/edit" target="_blank" rel="noopener">Katılımcı Başvuru Formu&#8217;na</a> buradan ulaşabilirsiniz.</div>
</div>
<div></div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/08/kadinlarin-karsiliksiz-emeginin-farkina-varalim-projesi-odak-grup-gorusmeleri-basliyor/">&#8216;Kadınların Karşılıksız Emeğinin Farkına Varalım Projesi&#8217; Odak Grup Görüşmeleri Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KEDV Kadının Ev İçi Yükünü Azaltmak İçin “Eşitle” Kampanyasını Sürdürüyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/08/kedv-kadinin-ev-ici-yukunu-azaltmak-icin-esitle-kampanyasini-surduruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2021 08:02:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitle]]></category>
		<category><![CDATA[ev içi yük]]></category>
		<category><![CDATA[kadın emeği]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=63660</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) kadınların ev içi yükünün azaltılması ve kadın kooperatiflerinin bakım sektöründe yer alabilmesi amacıyla Eylül 2020’de başlattığı “Eşitle” kampanyasını sürdürüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/08/kedv-kadinin-ev-ici-yukunu-azaltmak-icin-esitle-kampanyasini-surduruyor/">KEDV Kadının Ev İçi Yükünü Azaltmak İçin “Eşitle” Kampanyasını Sürdürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de 11 milyon kadının ev içi yük sebebiyle iş gücünün dışında kaldığı belirtilen kampanyada, terazinin dengelenmesi için <a href="https://esitle.org/" target="_blank" rel="noopener">esitle.org</a> üzerinden imza verilmesi çağrısında bulunuluyor.</p>
<p>KEDV, sadece Türkiye’de değil dünyanın her yerinde yoksullar  başta olmak üzere kadınların ağır ve eşit olmayan ev içi bakım sorumluluklarıyla karşı karşıya kalındığını belirterek, bu nedenle dünyada çalışma yaşında olan kadınların %42’si iş gücüne dahil değilken bu rakamın erkeklerde %6 olduğunu kaydediyor. Salgınla birlikte kadınların ev işi yüklerinin daha fazla arttığı da belirtilen çağrıda şu talepler yer alıyor:</p>
<ul>
<li>Refahın tüm kesimler tarafından adil biçimde paylaşılabilmesi için hayatın her alanında kadınların maruz kaldıkları eşitsizlikler giderilmeli,</li>
<li>Kadınların ekonomiye dahil olabilmesi, üzerlerindeki ağır bakım yükünün azaltılması için çocuk, yaşlı, engelli bakım hizmetleri toplumun her kesiminde yaygınlaştırılmalı,</li>
<li>Bunun için ise bakım hizmetleri bir sektör olarak önceliklendirilip bu alandaki kamu hizmetleri ve altyapı yatırımlarına kaynak aktarılmalı,</li>
<li>Bakım sektörüne dahil olabilmeleri için kadın kooperatifleri desteklenmelidir.</li>
</ul>
<p>Kampanyaya katılmak için <a href="https://esitle.org/" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/08/kedv-kadinin-ev-ici-yukunu-azaltmak-icin-esitle-kampanyasini-surduruyor/">KEDV Kadının Ev İçi Yükünü Azaltmak İçin “Eşitle” Kampanyasını Sürdürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Bağımsızız Ama Tarafsız Değiliz”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/18/bagimsiziz-ama-tarafsiz-degiliz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2020 08:02:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[kadın emeği]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın İşçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=61064</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendilerini bağımsız feminist kadınlar olarak tanıtan bir ekibin hayata geçirdiği haber sitesi Kadın İşçi, kadın çalışanlara yönelik hak haberciliği yapmayı amaçlıyor. Kadın İşçi Editörü Necla Akgökçe; “Bağımsızız ama tarafsız değiliz elbette. Amacımız ücretli-ücretsiz kadın emeğine değer ve görünürlük kazandırmak, bu alandaki kadın eylem ve direnişlerini desteklemek” diyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/18/bagimsiziz-ama-tarafsiz-degiliz/">“Bağımsızız Ama Tarafsız Değiliz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kadınların iş hayatındaki haklarını savunmak amacıyla yola çıkan Kadın İşçi, 17 Kasım’da yayın hayatına başladı. Kadın İşçi’yi sitenin editörü Necla Akgökçe’den dinledik. Kadın İşçi’nin temel meselelerinin ücret, kadın işçi sağlığı ve iş güvenliği, alternatif kadın örgütlenme deneyimleri olduğunu aktaran Akgökçe, pandemi döneminde kadınların yükünün arttığının altını çiziyor: “kadınlar öğretmenlerin görevlerini de yerine getirmeye başladılar, dolayısıyla bakım yükü de arttı. Kadınlar kapanma nedeniyle birbirlerinden de yardım alamaz hale geldiler.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadın İşçi’yi <a href="https://www.kadinisci.org/">buradan</a></span><span style="font-weight: 400;"> okumak mümkün. </span></p>
<p><b>Kadın İşçi, çok yakın bir zamanda yayın hayatına başladı. Biraz anlatır mısınız, Kadın İşçi kimler tarafından hayata geçirildi, misyonu nedir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-61077 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/necla-akgokce-640x640.jpg" alt="Necla Akgökçe" width="245" height="245" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/necla-akgokce-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/necla-akgokce-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/necla-akgokce.jpg 700w" sizes="(max-width: 245px) 100vw, 245px" />Net çizgilerle ayırmak elbette doğru değil ama ücretli emek alanında çalışan, kendisi de ücretli ve maaşlı çalışarak hayatını kazanan bir grup bağımsız feminist kadınız. Feminizm konusunda aramızda farklılıklar var. Fakat bu yapılacak işi pek etkilemez düşüncesindeyiz. Bu alanda siyasi partilerden, sendikalardan, grup yapılarından bağımsız hak haberciliği yapmak ve politika üretmek istiyoruz. Bağımsızız ama tarafsız değiliz elbette. Amacımız ücretli-ücretsiz kadın emeğine değer ve görünürlük kazandırmak, bu alandaki kadın eylem ve direnişlerini desteklemek…   </span></p>
<p><b>Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz, konumlanmanız internet üzerinden yayın yapan bir içerik sitesi mi yoksa kadın emeğini her alanda savunan bir STK gibi mi olacak?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şimdilik bir haber sitesiyiz. Ama bu alanda STK demeyelim de kendimize, nasıl tanımlarız, bilemiyorum, tartışma halindeyiz çünkü politik bir odak olmaya kararlıyız. Odak derken sadece var olanı görünür kılmak, görünür kıldıklarımızın politikasını yapmak, biriken bilgi ve deneyimleri, toplayıp, dağıtmak vs. gibi hedeflerimizin yanı sıra kadın eylem ve direnişlerine aktif olarak katılıp, buralardan kadın sorunları üzerine politika üretmek istiyoruz. Pek çok şey istiyoruz ama ne kadarını başarabileceğiz bunu zaman gösterecek.     </span></p>
<p><b>Sitede ne tür içeriklere yer verilecek? Adından hareketle ön planda kadın çalışanların haklarıyla ilgili içerikler mi olacak yoksa daha genel bir çerçevede kadınları ilgilendiren her şey mi?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-61066 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/kadin-isci-1-640x640.jpg" alt="kadın işçi" width="288" height="288" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/kadin-isci-1-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/kadin-isci-1-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/kadin-isci-1.jpg 700w" sizes="(max-width: 288px) 100vw, 288px" />Yok, genel çerçevesi olan bir feminist site değiliz, başta Çatlak Zemin olmak üzere bu konuda yayın yapan pek çok arkadaşımız var. Biz daha ziyade ücretli emek alanı, yani sendikaların örgütlemeye çalıştığı alanda bir şeyler yapmak istiyoruz. Çünkü burada gerçekten de pek fazla politika üretiliyor ve ayrıca eylemci bir feminist platform da yok. Özel olarak üzerinde durduğumuz konular ise; ücret, kadın işçi sağlığı ve iş güvenliği bir de alternatif kadın örgütlenme deneyimleri… İş yerinde pratik olarak kadın işçinin somut sorunlarına cevap ve çözüm üretebilecek köşelerimiz var. Hukuk, iş yeri hekimi, ileride belki çalışma psikolojisi, işyeri şiddeti gibi alanlardan da destek alabileceğiz.</span></p>
<p><b>Kadın İşçi’nin dert edindiği temel meseleleri neler? Özellikle üzerinde durduğunuz sorunları paylaşır mısınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadın ve erkek işçi arasındaki ücret eşitsizliğini görünür kılmak ve bu konuda politikalar üretmek, baskı grubu oluşturmak en öncelikli işlerimiz arasında yer alıyor. Çünkü kadınların çoğu çok düşük ücretlerle geçinmek zorunda kalıyorlar, buna bir de işyerindeki ayrımcılıklar ekleniyor. Gerçekten de kadın işçinin bizim geçinme diye bir derdimiz var. Çalışarak hayatını kazanan kadınlar açısından en temel sorun kendini ay sonuna kadar geçindirebilecek bir ücrete sahip olmamaktır. İşyerlerinde her şey erkeklere göre belirlendiği, sendikalar genellikle onların sorunlarını politika haline getirdiği için kadınlar ciddi ücret ayrımcılığıyla ve sağlık ve güvenlik gibi sorunlarla karşı karşıya kalıyorlar. Kadın işçiye özel bir meslek hastalığına rastlayamazsınız Türkiye’de ama meslek hastalıklarının da cinsiyeti var. Ve bunların tespit edilip görünür kılınması gerekiyor. Hava İş’te zamanında bir grev olmuştu, katılanların çoğunu uçuş ekibi hostesleri oluşturuyordu. O zamanlar onlarla yaptığımız konuşmalarda rahim kanserine yakalandıklarını, bir kısmının çocuğu olmadığını bunun da radyoaktiviteye maruz kalmaktan kaynaklandığını söylüyorlardı. Sendikanın bu sorunları ele alarak toplumsal cinsiyet bağlamında çözüm üretmesi gerekir normalde. Ama böyle bir durum yoktu. Solcu filandı adamlar ama kadınlara bıyık buruyorlardı ancak. Kadın meslek hastalıkları tanımlanıp, bunun listesi yapılmalıdır. Batıda var. Yapılabilir şeyler hepsi. Sonra da ‘cinsiyetçisiniz’ dediğimizde kızıyorlar.     </span></p>
<p><b>Pandemiyle birlikte kadın emeğine, özellikle evlerde verilen emeğe yönelik hak ihlallerinin daha da arttığını düşünüyor musunuz? Pandemi şartları, kadınlar için hangi ekstra zorlukları beraberinde getirdi? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-61067 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/feminist.jpg" alt="feminist" width="366" height="244" />Evet arttığını düşünüyoruz, zaten bu konuda yapılan araştırmalar da var. Ayrıca bu sayıda ele aldığımız sağlık ve market emekçisi kadınların anlattıklarını okuduğumuzda da bunu görebiliyoruz. Çok söylendi tekrar olacak ama ev içi emek yükü arttı, kadınlar öğretmenlerin görevlerini de yerine getirmeye başladılar, dolayısıyla bakım yükü de arttı. Kadınlar birbirlerinden de yardım alamaz hale geldiler, kapanma nedeniyle. DİSK’te genç kadın uzmanlar sayesinde artık toplumsal cinsiyet istatistikleri de belli alanlarda verilmeye başlandı, takip ediyorsanız siz de görmüşsünüzdür, genç kadın işsizliği dorukta. Bu da sırtımızdaki yükü artıran bir etken, iş bulamıyoruz. Bulduğumuzda çok düşük ücretli işler oluyor, bu ise ortalama kadın ücretlerini düşürüyor, emeğimizi değersizleştiriyor.  </span></p>
<p><b>Sizce kadın hakları, cinsiyet eşitliği gibi konularda STK’lar ne kadar etkin mücadele verebiliyor? Önlerindeki zorluklar neler?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alanında başarılı olanlar var, mesela şiddete karşı mücadele veren kadın örgütleri var. Mor Çatı bunlardan biri. Artık dizileri bile konu olabiliyorlar. Bilemem ama kadın STK’larının en önemli problemi para akışını sağlayamamaları, çalışmalarının belli gündemlerle sınırlı olması, birilerine devamlı hesap vermeleri filan, bir de paranın olduğu yerde çıkan iktidar kavgaları. Gerçi para olmadığında da iktidar kavgası çıkıyor. Bunun dışında platformlar var, Kadınlar Birlikte Güçlü gibi, Eşitiz gibi…. Platformlar tabii feminist örgütlenme biçimleri ve epey de ses getiriyor eylemleri.</span></p>
<p><b>Aynı şekilde medyanın kadın mücadelesine gösterdiği ilgiyi, verdiği katkıyı ya da zararları nasıl değerlendiriyorsunuz? Artık siz de internet mecrasından yayın yaptığınıza göre dil kullanımından verilen haberlerin ele alınış biçimine, hangi noktalar mutlak dikkat gösterecekleriniz arasında geliyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-61068 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/kadin-emegi.jpg" alt="kadın emeği" width="368" height="368" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/kadin-emegi.jpg 626w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/kadin-emegi-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 368px) 100vw, 368px" />Filmmor medyadaki cinsiyetçi dil meselesiyle çok ilgilendi, hala da belli oranlarda ilgileniyorlar. Bunun dışında dildeki cinsiyetçiliğe önem veren epey bir kadın internet gazeteleri var. Kadınlar dikkat ediyorlar ama çok tirajlı gazetelerde ve çok izlenen kanallarda hala cinsiyetçi dili varlığını sürdürüyor. Muhalif basında da görüyoruz bu dilin izlerini… Erkekler öğrenmeye kapalı bir cinsiyet. İnatla öğrenmiyorlar, tabii bu iktidarda olmalarından da kaynaklanıyor. Bir yerde kadınlar çoksa mesela kendilerine çeki düzen verip, küfür filan etmiyorlar. Kadınlar çekildiğinde, eski hallerine geri dönüyorlar. Tam iktidar mantığı işte… Böyle gitmeyeceği ise çok açık. Ya değişip insan gibi insan olacaklar ya da tarihin çöplüğüne yuvarlanacaklar. </span></p>
<p><b>Kadın İşçi kapsamında film gösterimleri, seminerler, atölyeler vs. gibi faaliyetleriniz olacak mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şimdilik yok ama kadın işçi muhabirleri yetiştirmek için atölye ve seminerler yapmak istiyoruz. Her işyerinde bir muhabirimiz olsun gibi bir hayalimiz var.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/18/bagimsiziz-ama-tarafsiz-degiliz/">“Bağımsızız Ama Tarafsız Değiliz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kriz, Kadınlar ve Kadın Emeği Forumu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/13/kriz-kadinlar-ve-kadin-emegi-forumu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Dec 2018 10:01:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın emeği]]></category>
		<category><![CDATA[keig]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33225</guid>

					<description><![CDATA[<p>KEİG Platformu 15 Aralık Cumartesi günü Mimar Sinan Üniversitesi Bomonti kampüsü'nde Kriz, Kadınlar ve Kadın Emeği başlıklı bir panel düzenliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/13/kriz-kadinlar-ve-kadin-emegi-forumu/">Kriz, Kadınlar ve Kadın Emeği Forumu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Krizin yükünü en çok kadınlar mı çekiyor?</strong></p>
<p>Bu soru son zamanlarda yeniden ve daha sık sorulmaya başlandı ve kadın hareketinin de gündemine tekrar girdi. Konu üstüne derinlemesine konuşulmaya ve tartışılmaya duyulan ihtiyaç dolayısıyla ve daha önce de yapılmış benzer tartışmalarla birlikte kadın emeği ve istihdamı alanına katkı yapmak umuduyla KEİG bir forum yapmaya karar verdi.</p>
<p>Bu forumda meseleyi farklı çalışma ve emek biçimleri üzerinden tartışmak, deneyimlerimizi paylaşmak ve ileriye dönük politikaları birlikte belirlemek istiyorlar. Tüm kadınları foruma davetli!</p>
<p><strong>Program</strong></p>
<p>10:00-10:30 Kayıt</p>
<p>10:30-11:15 Çerçeve sunuş</p>
<p>Önceki krizlerden ne öğrendik? Bu krizde bizi neler bekliyor?</p>
<p>Özge İzdeş ve Yelda Yücel</p>
<p>11:15-12:00 Tartışma</p>
<p>12:00-12:15 Ara</p>
<p>12:15-13:15 Grup çalışması*</p>
<p>13:15-14:15 Öğle yemeği</p>
<p>14:15-16:00 Grup çalışması</p>
<p>16:00-16:15 Ara</p>
<p>16:15-17:30 Sonuçların paylaşımı ve kapanış</p>
<p>*Çalışma gruplarının konuları:</p>
<p>– Sendika ve örgütlenme</p>
<p>– Sosyal ekonomi, ev eksenli çalışma ve kooperatifler</p>
<p>– Beyaz yakalılar, formel istihdam ve esnekleşme/güvencesizleşme</p>
<p>– Yoksulluk ve sosyal yardımlar</p>
<p>– Göçmen kadınların emeği</p>
<p>** Bakım emeği ve hizmet sistemi tüm çalışma gruplarını kesen bir konu olarak ele alınacaktır.</p>
<p><strong>İletişim</strong></p>
<p>E-mail: <a href="mailto:iletisim@keig.org" target="_blank" rel="noopener">iletisim@keig.org</a></p>
<p>Facebook etkinlik sayfası:<a href="https://www.facebook.com/events/517980155369071/" target="_blank" rel="noopener noreferrer" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.facebook.com/events/517980155369071/&amp;source=gmail&amp;ust=1544779709181000&amp;usg=AFQjCNGGFxh6dtZUts2V98PCaMlnsgoEpQ"> https://www.facebook.<wbr />com/events/517980155369071/ </a></p>
<p><strong>Etkinlik adresi </strong></p>
<p>Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Bomonti Kampüsü – Konferans Salonu</p>
<p><a href="https://maps.google.com/?q=Cumhuriyet+Mh.+Silah%C5%9F+r+Cd.+No:+89+Bomonti++%C5%9Ei%C5%9Fli+/+%C4%B0stanbul&amp;entry=gmail&amp;source=g" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://maps.google.com/?q%3DCumhuriyet%2BMh.%2BSilah%25C5%259F%2Br%2BCd.%2BNo:%2B89%2BBomonti%2B%2B%25C5%259Ei%25C5%259Fli%2B/%2B%25C4%25B0stanbul%26entry%3Dgmail%26source%3Dg&amp;source=gmail&amp;ust=1544779709181000&amp;usg=AFQjCNHuoIaRjp9yO7CGfLI2uD1zvyl98w">Cumhuriyet Mh. Silahş</a>ö<a href="https://maps.google.com/?q=Cumhuriyet+Mh.+Silah%C5%9F+r+Cd.+No:+89+Bomonti++%C5%9Ei%C5%9Fli+/+%C4%B0stanbul&amp;entry=gmail&amp;source=g" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://maps.google.com/?q%3DCumhuriyet%2BMh.%2BSilah%25C5%259F%2Br%2BCd.%2BNo:%2B89%2BBomonti%2B%2B%25C5%259Ei%25C5%259Fli%2B/%2B%25C4%25B0stanbul%26entry%3Dgmail%26source%3Dg&amp;source=gmail&amp;ust=1544779709181000&amp;usg=AFQjCNHuoIaRjp9yO7CGfLI2uD1zvyl98w">r Cd. No: 89 Bomonti </a>– <a href="https://maps.google.com/?q=Cumhuriyet+Mh.+Silah%C5%9F+r+Cd.+No:+89+Bomonti++%C5%9Ei%C5%9Fli+/+%C4%B0stanbul&amp;entry=gmail&amp;source=g" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://maps.google.com/?q%3DCumhuriyet%2BMh.%2BSilah%25C5%259F%2Br%2BCd.%2BNo:%2B89%2BBomonti%2B%2B%25C5%259Ei%25C5%259Fli%2B/%2B%25C4%25B0stanbul%26entry%3Dgmail%26source%3Dg&amp;source=gmail&amp;ust=1544779709181000&amp;usg=AFQjCNHuoIaRjp9yO7CGfLI2uD1zvyl98w">Şişli / İstanbul</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/13/kriz-kadinlar-ve-kadin-emegi-forumu/">Kriz, Kadınlar ve Kadın Emeği Forumu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adliye Koridorlarında Genç Kadın Olmak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/25/adliye-koridorlarinda-genc-kadin-olmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Oct 2018 10:52:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Derya Tanrıverdi]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Hazal Mintaş]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın emeği]]></category>
		<category><![CDATA[Mariye Bildirici]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31830</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yakın zamanda gerçekleşen baro seçimlerinin sonuçlarını ve genç kadın avukatların beklentilerini; Diyarbakır Baro’sundan Av. Derya Tanrıverdi, İstanbul Baro’sundan  Kadıköy Belediyesi meclis üyesi aday adayı Av. Hazal Mintaş ve Van Baro’su genç avukatlar meclisinden Av. Mariye Bildirici ile konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/25/adliye-koridorlarinda-genc-kadin-olmak/">Adliye Koridorlarında Genç Kadın Olmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Barolar kıyasıya seçimlerinin ardından yeni yönetimlerini belirledi. Adaylar seçim çalışmalarını yaparken vaadlerde bulundular. Birçok baro adayı gençlerin koşullarını düzelteceklerini, mesleki haklarının iyileştireceklerini seçim bildirilerine ekledi. Bazı adaylar seçilirse daha politik bir düzlemde gideceğini beyan ederken; bazı adaylar da tamamen sivilleşme ve baronun mesleki bir düzlemde hareket edeceğini belirttiler. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ise hemen hemen her adayın gündemindeydi.</p>
<p><b>Kıyasıya mücadeleler sonucunda baro yönetimleri belirlendi.  Gençlerin barodan beklentileri nelerdir?</b></p>
<figure id="attachment_31832" aria-describedby="caption-attachment-31832" style="width: 316px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-31832" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG-20181025-WA0004-640x853.jpg" alt="" width="316" height="421" /><figcaption id="caption-attachment-31832" class="wp-caption-text"><b>Av Derya Tanrıverdi</b></figcaption></figure>
<p><b>Av. Derya TANRIVERDİ:</b><span style="font-weight: 400;"> Her meslek grubunda olduğu gibi avukatlık mesleğinin başlangıcında da çeşitli sorunlar yaşamaktayız. Mesleğe başlayan her arkadaşım gibi bende büro ve dosya alma sorunu yaşadım. Maalesef bu konuda dayanışma olmadığı için bu sorun mesleğe yeni başlayan tüm meslektaşlarımın karşılaştığı ilk sorundur. Ders kitaplarında gördüğümüz teorik bilgilerin pratikle uyuşmaması bizlerde hayal kırıklığı yaratıyor. Baromuzdan en önemli taleplerimden biri meslek içi eğitimlere ağırlık verilmesidir. Genç avukatların gelişimine katkı sunacak seminerlerin yapılmasını istiyorum. Ülkede çok ciddi toplumsal olaylar yaşanıyor. Baro olarak toplumdan kopuk olmamamız gerekiyor. Bunun için toplumun sorunları ile yakından ilgilenerek onlarla ortak hareket etmeliyiz. Belki bu konuda “Genç bakış açısıyla nasıl çözülür? Meseleye nereden bakmalıyız?” gibi soruların cevabını kolektif bir şekilde çözebiliriz. Aslına bakarsanız tecrübeli avukatların tecrübelerinden faydalanmak tabiî ki çok kıymetli ama gençlerin de daha fazla inisiyatif alınmasına fırsat verilmeli. Belki baro bu konuda daha teşvik edici olabilir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_31833" aria-describedby="caption-attachment-31833" style="width: 296px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-31833" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG-20181024-WA0018.jpg" alt="" width="296" height="544" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG-20181024-WA0018.jpg 392w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG-20181024-WA0018-320x588.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 296px) 100vw, 296px" /><figcaption id="caption-attachment-31833" class="wp-caption-text"><b>Av. Hazal Mintaş</b></figcaption></figure>
<p><b>Av. Hazal MİNTAŞ: </b><span style="font-weight: 400;">Aslında bakarsak Baro değişmedi. İstanbul Barosu uzun yıllardır aynı ekip ile yönetiliyor. Bu ekip de Önce İlke Çağdaş Hukukçular Grubu. İlgili grup uzun yıllar önce Çağdaş Hukukçular Grubundan ayrılarak kurulmuş bir grup. Esasında hep aynı ekol ile yönetiliyor. Nitekim Prof. Dr. Ümit Kocasakal bayrağı Av. Mehmet Durakoğlu&#8217;na 2016 seçimlerinde devretti. Bu seneki seçimlerde de yine Av. Mehmet Durakoğlu ve ekibi aday olarak seçimi kazandı. Ancak 2016 Genel Kurulu&#8217;ndan 6 bin kadar daha düşük oy ile seçimi kazandı. Bunun en büyük sebebininse genç avukat seçmen olduğunu düşünüyorum. Av. Hasan Kılıç ve Av. M.Gökhan Ahi genç avukatların oylarını ciddi derecede aldılar. Av. Hasan Kılıç CMK&#8217;dan sorumlu olduğundan orada genç avukatlarla iletişim kurduğu için oy toplamayı başarırken, Av. M. Gökhan Ahi ise tamamen genç ve dinamik ekibi ile ilgili genç avukat oylarını topladı. Aslında buradan da anlaşılacağı gibi gençlerin barodan beklentisi temelde genç bir kadro ile yönetilmek, kendi sorunlarının önce dinlenmesi sonra anlaşılması. Bunun devamında da pek tabii çözüm getirilmesi. Nitekim gençler baro tarafından muhatap alınmadıklarını düşünüyorlar.</span></p>
<figure id="attachment_31834" aria-describedby="caption-attachment-31834" style="width: 347px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-31834" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG-20181025-WA0008-640x360.jpg" alt="" width="347" height="195" /><figcaption id="caption-attachment-31834" class="wp-caption-text"><b>Av.Mariye Bildirici</b></figcaption></figure>
<p><b>Av: Mariye BİLDİRİCİ:</b><span style="font-weight: 400;">  Bizim meclis olarak baro çatısı altında var oluşumuz ve yönergemiz ile kendimize yüklemiş olduğumuz sorumluluklar aslında barodan beklentilerimizi de ifade ediyor. Meclisimizin genç tanımı  5 yıllık kıdemi dolmamış olan veya kıdemi dolsa dahi 30 yaşını doldurmamış meslektaşlarımızı kapsıyor. Meclisin ortaya çıkış amacı da genç meslektaşlar arasında yaşanmakta olan problemlerin çözümü ile sosyal hayatta yaşanan hak ihlallerine karşı dinamik ve genç bir sesin ortaya çıkması idi. Dolayısıyla baromuzdan beklentilerimiz de bu yönde gelişmiş oluyor. Genç avukatların sesinin duyulması ve taleplerinin karşılanması, meydana gelen insan hakları ihlalleri karşısında güçlü bir ses-tepki oluşması, artık nerdeyse her alanda tecrübesizlik ve iş bilmezlik ile itham edilerek dezavantajlı duruma düşürülen &#8220;genç&#8221;lerin meslek kuruluşumuz olan baro içerisinde avantajlı duruma çekilmesi gibi başlıca taleplerimiz var. Umut, azim, işbirliği ve hukuk ile daha adil bir dünyaya kavuşacağımıza inanıyoruz.</span></p>
<p><b> Bu soruyu biraz daha genişletip sormak istiyorum. Hem genç hem kadın avukatlar yeni yönetimlerden neler bekliyor?</b></p>
<p><b>Av. Derya TANRIVERDİ:  </b><span style="font-weight: 400;">Maalesef  ülkenin en önemli kronikleşmiş suçlarından biri kadın cinayeti ve kadına karşı işlenen cinsel suçlardır. Diyarbakır Barosu olarak bu tarz davaları yakından takip ederek suçluların cezalandırılması için davalara aktif atılım sağlanması gerekiyor. Bu tür davaları takip eden kadın avukatlarla dayanışma sağlanmalı. Baromuzun duruşma salonunda kadınlara yalnız olmadıklarını hissettirmeli. Kadın hakları konusunda diğer meslek örgütlerine öncülük etmeli. Belki daha bilgilendirici çalışmalar yapılabilir. Aslında Diyarbakır Barosu’nun genç avukatları son seçimde ciddi çalışmalar yaptılar ve bu durum müspet anlamda adayların gençlere yönelmesine vesile oldu. Bu gençler için güzel bir başlangıç. Ayrıca baro yönetiminde 3 kadın avukatın olması açıkçası çok sevindirici bir gelişme. Kadın arkadaşlarımızın farkını da hissedeceğimize inanıyorum. </span></p>
<p><b>Av. Hazal MİNTAŞ: </b><span style="font-weight: 400;">Baro seçimleri bitti ancak önümüzde komisyon-merkez-kurul seçimleri var. İstanbul Baro&#8217;sunda her avukat en fazla 3 tane olmak üzere komisyon, merkez ya da kurul seçimi yapar. Bunun neticesinde ise seçim yaptığı </span><span style="font-weight: 400;">komisyon, merkez ya da kurul toplantısına giderek oradaki seçimlere katılır. komisyon, merkez ve kurullarda da başkanlık ve ekip seçimi gerçekleşir. Şu an genç avukatların en temel beklentisi yeni dönemde komisyon, merkez ve kurullarda kendine yer bulabilmektir. Nitekim toplantıların çoğu mesai saatleri içerisinde ya da mesai bitimine çok yakın bir saatte gerçekleştiğinden, genç avukatların büyük bir çoğunluğu ise bağlı çalıştığından bu toplantılara katılamamaktadır. Toplantıya katılamayan genç meslektaşlarımız bırakın görev alamamayı; bir kaç toplantıya katılmadıktan sonra &#8220;cezalandırılarak&#8221; diğer toplantılara davet edilmeyerek çalışmak istediği komisyon, merkez ve kurul çalışmalarından mahrum bırakılıyor. İlk olarak bu hususun ivedilikle düzenlenmesi gerekmektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci olarak ise, ciddi bir aidat problemi yaşanmaktadır. İstanbul Barosu&#8217;nun aidatı 400 TL&#8217;ye yakın bir ücrettir. Bu aidatın genç avukatlardan belli bir yaş &amp; kıdeme kadar alınmaması gerektiğine inanıyoruz. Pek çok grup seçim vaadi olarak bu hususa yer verse de daha önce verilen vaatlerin gerçekleştirilme oranlarına baktığımızda bu konu hakkındaki vaatlerin de gerçekleşmesi noktasında genç avukatlar olarak maalesef endişeliyiz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üçüncü olarak ise 2016 Genel Kurulunda vaatlerinde kendine yer bulan ancak pek çok Baro&#8217;da zaten bulunan Genç Avukatlar Platformu seçimden 4 ay önce &#8220;baronet&#8221; üzerinden bir kayıt butonu ile açılan bir platform olmaktan çıkmalıdır. Konuyla ilgili faaliyet raporunda bir toplantı görseli görsek de bu platforma kayıt olmuş ve 2016 Genel Kurulu&#8217;ndan sonra bu konuyla ilgili Baro Yönetimi ile iletişime geçip bu konuda destek vermek istediğini söyleyen genç bir avukat olarak benim ve çoğu meslektaşımın görseli bulunan toplantıdan haberinin olmaması ciddi bir problemdir. Bu platformun etkin olarak genç avukatların sorunlarının dinlendiği, çözüme kavuşturulduğu aynı zamanda da mesleki bilgilenme açısından da çalıştaylar, söyleşiler düzenleyen bir araç haline gelmesini bekliyorum. Bununla beraber bilindiği üzere İstanbul Barosu’nun yarısından fazlasını Genç Avukatlar oluştursa da, Avukatlık Kanunu gereği 5 yıl kıdem almadan yönetime girerek baroda söz sahibi olması mümkün değil. İşte bu platformun gençlerin baroda söz sahibi olabilmesini sağlayan bir platform haline getirilmesi gerektiğine inanıyorum.</span></p>
<p><b>Av: Mariye BİLDİRİCİ:</b><span style="font-weight: 400;">  </span><span style="font-weight: 400;">Demin de ifade ettiğim gibi genç olmanın dezavantaj oluşturması problemi genç ve kadın olunduğunda hayati önem taşıyan bir noktaya gelmiş oluyor. Dolayısıyla genç ve kadın avukatlar olarak barodan ilk beklentimiz yargı içerisinde var oluşumuz nedeniyle yaşadığımız sıkıntılar karşısında güçlü ve bize destek olan bir baro olunması yönünde bizlerle işbirliği yapılması. Hatta bazen öncü olunması. Yeni yönetim kurulumuzda kadın ve çocuk haklarıyla ilgilenen kadın bir meslektaşımız da yer aldı. Bu durumun oy artırdığını görmek gerekiyor. Bu da yönetimde bu alanlarda etkili bir temsil istediğimizi gösteriyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tabii ki genç kadın avukatlar olarak gerek adliye içerisinde gerekse de sosyal hayatta maruz kalmakta olduğumuz &#8220;tecrübesiz ve görece daha az nitelikli avukatlar&#8221; önyargısının kırılması başlıca taleplerimizden biri. Baro içerisinde diğer komisyonlara oranla daha iyi durumda olsa da kadın komisyonun atıl durumda olduğunu düşünüyor ve bu komisyonun çalışmalarında baromuzun maddi ve manevi bütün gücüyle çalışmalara destek olması gerektiğini düşünüyoruz. Ve tabii kadın hakları ihlalleri ile ilgili üst düzey bir hassasiyet beklediğimizi, yargılamaların etkin ve kamuoyu oluşturacak şekilde takip edilmesini beklediğimizi de belirtmeliyim.</span></p>
<p><b>Adliyeler genç ve kadın dostu mu ya da nasıl olabilir?</b></p>
<p><b>Av. Derya TANRIVERDİ: </b><span style="font-weight: 400;">Toplumun her kesiminde ve yerinde olduğu gibi adliyelerde kadın maalesef çeşitli zorluklar yaşıyor. Kadın olunca çıkan sıkıntılarda daha az tepki veriliyor. Bu bir avantaj gibi görülebilir ama işin arka planında cinsiyetçilik var. Bize atfedilen rollerin yansıması var. Belki kadınların özel ihtiyaçlarını gidermek için mekan tahsisleri yapılabilir. Adliye çalışanlarına toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimleri verilebilir.  Hak tesisinin sembol yerlerinden biridir adliyeler. Bu yüzden kadınlara da haklarının verildiği yerler olmalıdır. </span></p>
<p><b>Av. Hazal MİNTAŞ: </b><span style="font-weight: 400;">Adliyelerde genç ve kadın avukatların en çok yaşadığı iki zorluktan birincisi memurlar tarafından çok fazla ciddiye alınmama ikincisi ise üstad avukatların memurlarla kurduğu tanıdıklık ilişkisi sebebiyle iş halletme noktasında bizlerin geriye düşmesi olarak söylenebilir. Bununla beraber İstanbul Adliyesi ve İstanbul Anadolu Adliyesi ulaşım açısından kadın dostu olsa da diğer adliyelerin hepsinin bu açıdan kadın dostu olduğunu maalesef söyleyemeyeceğim. Baro servisleri olsa da son tahlilde servislerin ücretlendirilmesi, trafik problemi gibi hususlar sebebiyle avukatlar servis tercihinden ziyade hızlı ulaşım isteğiyle toplu taşımayı tercih etmek durumunda kalıyor. Gün içinde birden fazla adliyeye yetişmek zorunda olan bir genç ve kadın avukat için hayat maalesef biraz daha zor oluyor.</span></p>
<p><b>Av: Mariye BİLDİRİCİ:</b><span style="font-weight: 400;">  Adliyelerin özellikle bazı kalemlerinde genç kadınlar olarak ciddi sıkıntılar yaşadığımız dönemler oluyor. Bu sıkıntıların sadece Van Barosu içerisinde yaşandığını düşünmüyorum çünkü diğer barolara mensup olup deneyim paylaşımında bulunduğum kadın arkadaşlarımdan da aynı kalemlerde aynı sıkıntıların yaşandığına dair serzenişler duyuyorum.  Hatta bu sıkıntılar bazen taciz boyutuna ulaşabiliyor. Adliye içerisinde yapılacak eğitimler ile bu durumlara dikkat çekilebilir. Ve bu anlamda sıkı bir kontrol ortamı oluşturulabilir diye düşünüyorum. Yine kadın meslektaşların bazı özel ihtiyaçlarını adliye içerisinde temin etmeleri sağlanabilir.</span></p>
<p><b>Aslında genel bir problem ama genç ve kadın cübbesini de ekleyip öyle sormak istiyorum. -Genç kadın avukatlar- olarak Adliyede gördüğünüz aksaklıklar nelerdir?</b></p>
<p><b>Av. Derya TANRIVERDİ:</b><span style="font-weight: 400;">  Adliye çalışanları mesleğe yeni başlayan avukatların özellikle de kadın avukatların işlerini aksatma için ortak bir karar almış gibiler. Bu tutumları karşısında bazen ne yapacağımızı bilemiyoruz. Hakim ve savcılarla sadece duruşmadan duruşmaya karşılaşıyoruz. Onlarla görüşme gibi bir durumumuz yok. Maalesef hakim ve savcılar avukatlarla aynı ortamda bulunmak istemiyorlar. Görüşme talebimiz her zaman reddediliyor. Hakim ve savcıların keyfi tutumları karşısında bazen adliye koridorlarında saatlerce bekliyoruz. Bir duruşmayı almaları saat sürebiliyor. Ayrıca bizler savunma yaparken hakim ve savcılar bizleri dinlemiyorlar. İnsan kendi kendime konuşuyorum ve işimi icra edişim engelleniyor diye düşünüyor.  Bir de engelli avukatlar meselesi var. Her birime erişimleri konusunda daha gelişmiş düzenekler olabilir. Gidip gördüğüm birçok adliyeyi bu konuda yetersiz görüyorum. </span></p>
<p><b>Av. Hazal MİNTAŞ: </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Adliyedeki en temel sorun aslında iş yükü. Diğer aksaklıkların tamamı fazla iş yükünden kaynaklanıyor. Yerleri değişen, yeni atanan, stajdan sonra ilk kez görev alan hakimler henüz işlerine adapte olma şansı bulamadan fazla iş yükünden ötürü dosyalarda boğuluyor. Kimisi dosyaları okuyamıyor, kimisi değerlendiremiyor, bazen hatalı kararlar çıkabiliyor. Bir davanın bitme süresinin uzun olması, iki duruşma arasında geçen zamanın ortalama 4 ay kadar uzun sürmesi, duruşmaların 5-10 dakika arayla hatta bazen aynı saatte birden fazla duruşma olmasının sebebi de işte bu fazla iş yükünden kaynaklanıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bununla beraber icra dairelerinin hali maalesef içler acısı bir durumdadır. Sadece daireler değil koridorlar, yerler yani aklınıza gelebilecek her yer maalesef dosya ile dolu. Dosyalar çoğu zaman kayboluyor, bulunamıyor. Süreli hususlarda bu durum süre kaçımına dahi sebep olabiliyor. UYAP sisteminde ise dosyaların tamamı taranmış bir şekilde sisteme yüklü olmadığı için eksik bilgi ile işlem yapmak zorunda kalan avukat kimi zaman bu aksaklıklar sebebiyle müvekkiline mahçup olma riski ile karşı karşıya kalıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yoğunluk memurlara da yansıyor. İş yapmak istemeyen, gelen avukat ve vatandaşı sürekli geçiştiren, bugün git yarın gel, ben yapamam bu memura git diye yönlendirme yapan memurlar da maalesef ki avukatın elini zora sokarken aslında farkında olmadan kendi iş yükünü de arttırıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Adalet sistemi üzerine temelden bir reform yapılmazsa ilgili sorulara verdiğimiz cevaplar maalesef hiçbir zaman değişmeyecektir&#8230;</span></p>
<p><b>Av: Mariye BİLDİRİCİ:</b><span style="font-weight: 400;">  Mesleki olarak yaşadığımız bazı sıkıntılar var. Mesela duruşmaların belirlenen saatten çok daha sonra başlaması gibi. Meslektaşlarımız bazen bütün günlerini adliyede duruşma bekleyerek geçirmek zorunda kalabiliyorlar. Yine hakim ve savcılar tarafından avukatlara karşı rahatsız edici tutumlar sergilendiğine şahit olabiliyoruz. Bunu bazen duruşma esnasında bazen de bireysel görüşmeler talep ederken yaşıyoruz. Bu tarz durumlarda meclis olarak hızlı bir reaksiyon geliştirip olaya müdahil olmaya çalışıyoruz ama asıl beklentimiz bu olayların hiç yaşanmaması. Hakimler ve savcılarla aynı fakülteden mezun olup çeşitli nedenlerle bu onurlu mesleği seçmiş olan meslektaşlarımızın dönem dönem maruz kaldığı bu sıkıntılar çok can sıkıcı olabiliyor. Tabii genç avukatlar bu sıkıntı ile daha çok karşılaşıyor demek yeterince gerçekçi bir yaklaşım olur.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/25/adliye-koridorlarinda-genc-kadin-olmak/">Adliye Koridorlarında Genç Kadın Olmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Kreş Nasıl Kamu Zararına Dönüşür?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/02/bir-kres-nasil-kamu-zararina-donusur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Feb 2018 10:37:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[KEİG]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın emeği]]></category>
		<category><![CDATA[kadın emeği ve istihdamı girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[kreş hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=24131</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzun zamandır çocuk bakım sorumluğunun sadece kadınlara yüklenmesinin ne anlama geldiği, nelere yol açtığı hakkında araştırmalar yapıyoruz, raporlar yayınlıyoruz, bilgi notları paylaşıyoruz. Ancak maalesef ilgililer konuyu görmezden gelmeye devam ediyor. Yalnızca bizim değil devletin bir kurumu olarak TÜİK’in istatistikleriyle[1] de ortaya koyduğu gibi, kadınların istihdama katılmaları ve/veya istihdamda kalmaları ancak ve ancak haneye ait, özellikle de [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/02/bir-kres-nasil-kamu-zararina-donusur/">Bir Kreş Nasıl Kamu Zararına Dönüşür?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun zamandır çocuk bakım sorumluğunun sadece kadınlara yüklenmesinin ne anlama geldiği, nelere yol açtığı hakkında araştırmalar yapıyoruz, raporlar yayınlıyoruz, bilgi notları paylaşıyoruz. Ancak maalesef ilgililer konuyu görmezden gelmeye devam ediyor. Yalnızca bizim değil devletin bir kurumu olarak TÜİK’in istatistikleriyle<a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> de ortaya koyduğu gibi, kadınların istihdama katılmaları ve/veya istihdamda kalmaları ancak ve ancak haneye ait, özellikle de çocuk bakımına dair sorumlulukları devredebildikleri ölçüde mümkündür. Yalnız, burada önemli bir noktanın altını çizmek gerekiyor. Daha önce “büyükannelere bakım parası” olarak duyurulan uygulamada belirttiğimiz gibi, çocuklar ya da diğer bakıma muhtaç bireyler hane içinde bakılmak istense bile devletin görevi, öncelikle kurumsal bakım hizmetlerini geliştirmektir.<a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> Bu hizmetlerin yok denecek kadar az olduğu bir ortamda hane içinde bakımı istek/sevgi üzerinden değerlendirmek ise en hafif ifadeyle manipülasyon yapmaktır. Gelelim bu yazıyı yazmaktaki amacımıza.</p>
<p>Ankara’da bulunan Sami Ulus Hastanesi’nin 40 yıldır hizmet veren kreşinin 30 Nisan 2016 tarihinde kapatıldığını öğrendik.<a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a>Bu durumu öğrenmemize de daha güncel başka bir haber vesile oldu. Bu habere göre Sayıştay büyükşehir belediyelerinin kreş hizmetini kamu zararı olarak nitelendirdi ve bunun üzerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi verdiği kreş hizmetini kaldırdı.<a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a></p>
<p>Yaklaşık 9 ay önce kapatılan Sami Ulus Hastanesi Kreşinden hizmet alan Dr. Eriş Bilaloğlu’nun yerinde sorusuyla “çocuklarımıza kreş kamu zararı mıdır?” İçinde ne çalışan ne veli temsilcisi bulunan hastane “kreş komisyonunun” kreşi kapatma kararını oybirliği ile alma nedeni ise Maliye Bakanlığı’nın tebliğidir. Aslında tebliğe gönderme yapılmasının nedeni de 2014 yılında kurum kreşlerinin sosyal tesis kapsamına alınması ve Maliye Bakanlığı’nın her yıl yayınladığı Sosyal Tesislere İlişkin tebliğe uyulması zorunluluğudur. Bu tebliğde 2017 yılı için “Kamu kurum ve kuruluşlarına ait kreş ve çocuk bakımevlerine kabul edilecek devlet memurları ile diğer kamu personelinin her çocuğu için aylık bakım ücreti asgari 165,00 TL olarak tespit edildi. Ancak, belirlenen asgari aylık ücretlerin kreş ve çocuk bakımevi hizmetlerinin karşılanmasında yeterli olmadığı durumlarda, kurum ve kuruluşlar belirlenen ücretin üzerinde bedel tespit etmeye yetkilidir” deniliyor.<a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftn5" name="_ftnref5">[5]</a> Komisyon, hizmet alan velilerin 270 TL ödemesini az bularak ya kreşin kapatılmasını ya da ücretlerin 650 TL’ye çıkarılmasını gerekli buldu. O süreçte hem velilerin birçoğunun hem de sendikaların içler acısı tavrını Eriş Bilaloğlu’nun yazısından okuyabilirsiniz. Bilaloğlu, bu karar sonrası geçen yıllardaki ücret farkının istenmemiş olmasına biraz da ironik bir biçimde sevinirken, devlet aklının (kendisini devlet yerine koyanların diyelim) ‘geçmiş hatalardan’ nasıl da öğrendiğine güzel bir örnek, Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) kreşini kapatmakla kalmayıp geçmiş yıllar için kreş ücretinin hizmet alan çalışanların maaşlarından kesintiye gitmesi; üstelik İBB’nin Sayıştay’ın bu kararına itiraz etmesine rağmen, itiraz sonuçlanmadan böyle bir adım atmasıdır.</p>
<p><em>Sosyal Bakım Hizmetlerine Kamu Yatırımlarının İstihdam, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Yoksulluğa Etkileri: Türkiye Örneği</em> (2015) başlıklı raporda<a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftn6" name="_ftnref6">[6]</a> ortaya konulduğu üzere bırakın kreşlerin kamu zararına yol açmasını “erken çocukluk bakımı ve okul öncesi eğitimi için yapılacak harcamaların, kadın işgücü arzı üzerindeki etkilerine ek olarak, insana yakışır işler yaratılması, kadın işgücüne talep yaratarak cinsiyet eşitliğini geliştirmesi, yoksulluğun azaltılması ve mali sürdürülebilirlik bakımından talep tarafında güçlü bir ekonomik rasyonalitesi vardır” (s.10) deniliyor. Benzer şekilde UNICEF’in teknik desteği ve Kalkınma Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın aktif katılımı ile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı öncülüğünde hazırlandığı belirtilen<em> Erken Yaşlarda Çocuk Refahı ve Kadın İstihdamı Politika Belgesi’nin </em>(2013)<a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftn7" name="_ftnref7">[7]</a> ortaya koyduğu üzere çocuk gelişimi açısından en kritik dönem olan 0-6 yaş arası verilecek eğitim, kişinin hayatının kalanını da doğrudan belirliyor. Politika Belgesi, “etkin erken çocukluk eğitim ve bakım programlarına yapılacak kamu yatırımlarının eğitsel, toplumsal ve ekonomik anlamda çok büyük getirileri vardır” diyor ve “Türkiye’de de konuyla ilgili bilimsel araştırmalar, okul öncesi eğitime yapılan 1 TL’lik yatırımın, 6-7 TL olarak geri döndüğünün altını çizmektedir” bilgisini paylaşıyor (s.12). Diğer bir deyişle erken çocukluk eğitim ve bakım hizmetlerine yapılacak yatırım hem çocukların, hem kadınların hem de tüm toplumun refahı açısından büyük önem taşıyor.</p>
<p>Hal böyleyken Sayıştay bu kararı hangi hesaplara dayanarak alıyor? Ya da Sayıştay böyle bir karar verirken İŞKUR Genel Müdürü’nün “Kadınlarımızın sanayi kuruluşlarında işgücüne katılımının sağlanması için bazı teşvikler getirdik. Çocuklarının kreşlerde kalması için ayda 400 TL yardım yapılacak” demesinin anlamı nedir?<a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftn8" name="_ftnref8">[8]</a> Ya da<em> Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmesi</em> Madde 41 Kreş Hizmeti Başlığı altında “Kamu kurum ve kuruluşları, imkanları çerçevesinde personeline hizmet sunma, kalitesini ve kapasitesini arttırma konusunda ihtimam gösterir” şeklindeki ifade kamu zararı düşüncesinin tam tersini savunmuyor mu?</p>
<p>Devlet kurumlarının birbirinden bağımsızmışçasına hareket etmesi, birisinin teşvik dediğine diğerinin zarar demesi, kadınların hayatını doğrudan etkileyen çok önemli bir meselenin ne kadar ciddiyetsiz bir şekilde ele alındığını da gösteriyor. Aslında kadınlara “asli” görevleri olarak ev işlerini ve bakım sorumluluklarını gösteren, ama bir yandan da giderek yoksullaşan kadınları yarı zamanlı ve düşük ücretli işlerde çalışmaya teşvik eden politikaların uygulandığı bir ortamda kamu kreşlerinin zarar ve yük olarak görülmesi şaşırtıcı değildir. Kreşler kamu zararı olarak görülürken, ya birçok kadın kreş ücretini karşılayamadığı için evine dönmek zorunda kalıyor ya bu ücreti ödeyip yoksullaşıyor ya da bu sorumluluğu başka kadınlara devretmek zorunda bırakılıyor. Hiçbir yakın desteği olmayan kadınların içine düştüğü çıkmazı ise kimse görmüyor. ‘Zarar mı teşvik mi’ hesapları yapılırken, işe gitmek için çocuklarını evde bırakmak zorunda kalan ve çıkan yangın sonucunda onları kaybeden Döndü Yenilmez ve onun gibi daha birçok kadın alternatifsizlik içinde yaşam kavgası veriyor.</p>
<p><strong>Kreşler zarar değil, herkes için bir kamusal haktır!</strong></p>
<p><strong>KEİG Platformu</strong></p>
<p>26 Ocak 2018</p>
<p><a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> TÜİK HHİA 2012 Ağustos ayı verilerine göre işgücüne katılmayan 100 kadından 62,1’i işgücüne katılmama nedeni olarak “ev kadını” olmalarını gösteriyor. Bu oran, bazı bölgelerde son derece yükseliyor.</p>
<p><a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> “Kadın İsterse Torununa Bakar Ama Bakım Hizmetini Devlet Sunmalı”, Bianet, 6 Ocak 2017, <a href="https://bianet.org/bianet/toplumsal-cinsiyet/193580-sur-karsiyaka-cebeci-babiali">https://bianet.org/bianet/toplumsal-cinsiyet/193580-sur-karsiyaka-cebeci-babiali</a></p>
<p><a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> “Çocuklarımıza Kreş” Kamu Zararı mıdır?, Dr. Eriş Bilaloğlu, Bianet, 5 Mayıs 2016, <a href="https://m.bianet.org/bianet/saglik/174470-cocuklarimiza-kres-kamu-zarari-midir">https://m.bianet.org/bianet/saglik/174470-cocuklarimiza-kres-kamu-zarari-midir</a></p>
<p><a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Sayıştay’dan garip karar: Belediye kreşleri kamuya zararmış, Cumhuriyet, 19 Ocak 2018, <a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/egitim/908934/Sayistay_dan_garip_karar__Belediye_kresleri_kamuya_zararmis.html">http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/egitim/908934/Sayistay_dan_garip_karar__Belediye_kresleri_kamuya_zararmis.html</a></p>
<p><a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftnref5" name="_ftn5">[5]</a> Söz konusu haberin yapıldığı yıl bu ücret 150 TL olarak belirlendi.</p>
<p><a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftnref6" name="_ftn6">[6]</a> İpek İlkkaracan, Kijong Kim ve Tolga Kaya (2015) Sosyal Bakım Hizmetlerine Kamu Yatırımlarının İstihdam, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Yoksulluğa Etkileri: Türkiye Örneği, <a href="http://www.tr.undp.org/content/dam/turkey/docs/povreddoc/rapor-son-t%C3%BCrk%C3%A7e.pdf">http://www.tr.undp.org/content/dam/turkey/docs/povreddoc/rapor-son-t%C3%BCrk%C3%A7e.pdf</a></p>
<p><a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftnref7" name="_ftn7">[7]</a> Fatma Umut Beşpınar, Ayşe İdil Aybars (2013), Erken Yaşlarda Çocuk Refahı ve Kadın İstihdamı Politika Belgesi, <a href="http://www.sck.gov.tr/oecd/Erken%20Yas%CC%A7larda%20C%CC%A7ocuk%20Refah%C4%B1%20ve%20Kad%C4%B1n%20%C4%B0stihdam%C4%B1%20Politika%20Belgesi.pdf">http://www.sck.gov.tr/oecd/Erken%20Yas%CC%A7larda%20C%CC%A7ocuk%20Refah%C4%B1%20ve%20Kad%C4%B1n%20%C4%B0stihdam%C4%B1%20Politika%20Belgesi.pdf</a></p>
<p><a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftnref8" name="_ftn8">[8]</a> İŞKUR’dan çalışan annelere kreş yardımı açıklaması, Birgün, 25 Ocak 2018, <a href="https://www.birgun.net/haber-detay/iskur-dan-calisan-annelere-kres-yardimi-aciklamasi-201528.html">https://www.birgun.net/haber-detay/iskur-dan-calisan-annelere-kres-yardimi-aciklamasi-201528.html</a></p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.keig.org/?p=3578">http://www.keig.org/?p=3578</a></p>
<p>Görsel: &#8220;İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanları 22 Şubat 2017&#8217;de, belediyeden taleplerini belediye avlusuna bedenleriyle yazmışlardı: Ulaşım, yemek, kreş!&#8221;</p>
<p><a href="https://ekmekvegul.net/dergi/kres-hakki-ve-anayasa-degisikligi">https://ekmekvegul.net/dergi/kres-hakki-ve-anayasa-degisikligi</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/02/bir-kres-nasil-kamu-zararina-donusur/">Bir Kreş Nasıl Kamu Zararına Dönüşür?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
