<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ırkçılık arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/irkcilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/irkcilik/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Apr 2023 11:12:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>ırkçılık arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/irkcilik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Göç Araştırmaları Derneği: &#8216;Dina için Adalet&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/04/10/goc-arastirmalari-dernegi-dina-icin-adalet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 10:45:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Dina]]></category>
		<category><![CDATA[Dina İçin Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[GÖÇ ARAŞTIRMALARI DERNEĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83666</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göç Araştırmaları Derneği, 26 Mart’ta Filyos Çayı’nda ölü bulunan 18 yaşındaki Karabük Üniversitesi öğrencisi Gabonlu Dina'nın ölümünün ardındaki sis perdesinin bir an önce aydınlanması için kamuoyuna çağrıda bulundu. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/04/10/goc-arastirmalari-dernegi-dina-icin-adalet/">Göç Araştırmaları Derneği: &#8216;Dina için Adalet&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gabon uyruklu 18 yaşındaki üniversite öğrencisi Jeannah Danys Dinabongho Ibouanga&#8217;nın bedeni geçtiğimiz hafta Filyos Çayı&#8217;nda bulundu. Dina annesiyle son konuşmasında Karabük&#8217;te kötü muamele gördüğünü ve şehri terk etmek istediğini söylemişti. Dina&#8217;nın şüpheli ölümü araştırılırken uluslararası öğrenciler Dina&#8217;ya adalet için seferber oldu. Dina&#8217;nın ölüm nedeninin açıklığa kavuşması için ailesi ve arkadaşları internet üzerinden imza kampanyası başlattı. Kampanyaya <a href="https://www.change.org/p/t%C3%BCrkiye-de-%C3%BCniversite-okuyan-17-ya%C5%9F%C4%B1ndaki-dina-n%C4%B1n-%C3%B6l%C3%BCm%C3%BC-ayd%C4%B1nlat%C4%B1ls%C4%B1n-dinai%C3%A7inadalet-justicefordina-justicepourdina?recruiter=37661064&amp;utm_source=share_petition&amp;utm_medium=twitter&amp;utm_campaign=psf_combo_share_initial&amp;utm_term=dc707c207a9d4c6794db62d4160d9cbc&amp;recruited_by_id=b0e50420-2cfb-0130-c23e-38ac6f16cbb1" target="_blank" rel="noopener">buradan ulaşabilirsiniz. </a></p>
<p>İmza kampanyasını başlatan Solange yaptığı açıklamada, &#8220;Ben de Gabon asıllıyım. Irkçılık ve Cinsiyetçilik yüzünden bir kız kardeşimizi, bir kızımızı, bir arkadaşımızı kaybetmemizi kabul etmiyorum&#8221; dedi.</p>
<p>Gabon Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği, Dışişleri Bakanlığı&#8217;ndan soruşturmanın gelişmeleri hakkında bilgilendirme talebinde bulundu. Gabon Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği&#8217;ni temsil eden Avukat Kerim Bahadır Şeker, bu davanın takipçisi olacağını ve bütün emarelerin aydınlığa kavuşması için elinden geleni yapacağını belirtti.</p>
<p>Bu soruşturma Fransa&#8217;da yaşayan Afrika kökenli gruplar tarafından da takip edilirken, Dina İçin Adalet (#justicepourdina) etiketiyle bir sosyal medya kampanyası başlatıldı.</p>
<p>Olayın bir an önce aydınlatılmasını talep eden Göç Araştırmaları Derneği (GAR), Dina İçin Adalet kampanyasının takipçisi olmaya devam edeceklerini belirtti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/04/10/goc-arastirmalari-dernegi-dina-icin-adalet/">Göç Araştırmaları Derneği: &#8216;Dina için Adalet&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çatışmalı ve Bölünmüş Kentlerde Hafıza ve Mekan</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/06/17/catismali-ve-bolunmus-kentlerde-hafiza-ve-mekan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2022 10:59:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Çatışmalı ve Bölünmüş Kentlerde Hafıza ve Mekan]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikat Arayışı]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal barış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81200</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hafıza Merkezi, dünyada ve Türkiye’de hakikat arayışı, ırkçılık, adalet talebi ve toplumsal barışa dair farklı deneyim ile yaklaşımların konuşulacağı bir panel serisine başladı. Panel 21 Haziran Salı günü Çatışmalı ve Bölünmüş Kentlerde Hafıza ve Mekan başlığıyla çevrimiçi olarak düzenlenecek. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/06/17/catismali-ve-bolunmus-kentlerde-hafiza-ve-mekan/">Çatışmalı ve Bölünmüş Kentlerde Hafıza ve Mekan</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır Suriçi ve Lefkoşa üzerinden çatışmaların kentlerin tarihi dokusuna ve hafızasına etkilerinin konuşulacağı bu panelde, bu iki kente yapılan mekansal müdahaleler ve geçirmiş oldukları sosyal ve kültürel dönüşümler ele alınacak. Suriçi ile Lefkoşa’da uygulanan devlet politikalarının yanı sıra, kent sakinlerinin yaşadıkları hak ihlallerini ve bu dönüşümün politik ve sınıfsal etkileri de ele alınacak. Panelde aynı zamanda iki kentin ve mekanlarının hafızasını korumak adına yürütülen çalışmalar, bu çalışmalarda bir mücadele alanı olarak sanatın işlevsel yönü de konuşulacak.</p>
<p><b>Tarih: </b>21 Haziran Salı – 17.00</p>
<h5><b>Konuşmacılar: </b></h5>
<ul>
<li>Dilan Kaya</li>
<li>Nihal Soğancı</li>
</ul>
<p><b>Moderatör: </b>Veli Aksoy</p>
<p><strong>Panele kayıt olmak için <a href="https://bit.ly/39vRK8P">tıklayın</a>.</strong></p>
<p>Detaylar için <a href="https://hakikatadalethafiza.org/panel-catismali-ve-bolunmus-kentlerde-hafiza-ve-mekan/" target="_blank" rel="noopener">buraya tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/06/17/catismali-ve-bolunmus-kentlerde-hafiza-ve-mekan/">Çatışmalı ve Bölünmüş Kentlerde Hafıza ve Mekan</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Irkçılık Yok Söylemleri Mağduriyetlerin Üzerini Örtüyor’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/01/irkcilik-yok-soylemleri-magduriyetlerin-uzerini-ortuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2021 10:31:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Dedeoğulları Ailesi]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Konya Meram]]></category>
		<category><![CDATA[Konya Meram’da Kürt Bir Aileden Yedi Kişinin Katledilmesine İlişkin İnceleme ve Araştırma Raporu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73950</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hak İnisiyatifi Derneği, Konya’da Dedeoğulları ailesine mensup 7 kişinin katledilmesine ilişkin bir inceleme raporu yayınladı. Raporda, Türkiye’de ırkçılığın olmadığı ve nefret suçuna rastlanmayacağı söylemlerinin mağduriyetlerin üzerini örtmeye yaradığı vurgulanıyor. Ayrıca raporda, "ırkçılık ve nefret suçları ile mücadelede tek etkin yol inkâr etmek yerine, adli süreçlerde ve kamuoyu nezdinde durumun tespiti ve soruşturulması" deniyor.   </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/01/irkcilik-yok-soylemleri-magduriyetlerin-uzerini-ortuyor/">‘Irkçılık Yok Söylemleri Mağduriyetlerin Üzerini Örtüyor’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hak İnisiyatifi Derneği’nin hazırladığı “Konya Meram’da Kürt Bir Aileden Yedi Kişinin Katledilmesine İlişkin İnceleme ve Araştırma Raporu”, Konya’da STK, baro ve siyasi parti temsilcileri ile yapılan görüşme ve incelemelere dayanıyor.</p>
<p>Rapor için Hak İnisiyatifi Derneği&#8217;ni temsilen 8 ve 9 Ağustos 2021 tarihlerinde olay yerine giden heyet, ilk olarak 12 Mayıs 2021 ve 30 Temmuz 2021 tarihlerinde Dedeoğulları ailesine yönelik gerçekleştirilen saldırılara ve katliama ilişkin tespit ve incelemeler yapmak üzere çeşitli görüşmeler gerçekleştirmişti.</p>
<p>Raporda, Dedeoğulları ailesinin linç edilmesi, Dal ailesine yönelik saldırı akabinde Dedeoğulları ailesinden yedi kişinin katledilmesi ile neticelenen olaylar hakkında &#8216;ırkçı saldırı&#8217; iddialarının gündeme geldiği hatırlatılıyor. Ardından yaşanan hadiseler ile ilgili olarak &#8216;ırkçı saldırı&#8217; ve &#8216;husumete dayanan sebepler&#8217; şeklinde iki ayrı iddia süreç içerisinde dile getirildiği belirtiliyor.</p>
<h5><strong>Tespitler </strong></h5>
<p>Bu rapor çalışması sonucunda yapılan tespitlerden bazıları şunlar:</p>
<ul>
<li>Katliam sonrası henüz soruşturma başlamadığı halde gerek adli, gerek idari, gerekse de siyasi yetkililer tarafından, olayın ırkçı saiklerle gerçekleşmediği ve iki aile arasında gerçekleşen husumetten ibaret olduğu belirtilmiş, maktullerin akrabaları “olayı başka yönlere çekmemeleri” yönünde ikaz edilmişlerdir. Bu süreçte basında yer alan ilgili haberlerin niteliği ağırlıklı olarak yetkililerin tanımlamalarına paralel şekilde yer almıştır.</li>
<li>İki ailenin 11-12 yıl süren husumeti sürecinde bölgede yer alan siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının bu husumeti giderici bir rolleri gözlemlenmemiştir.</li>
<li>Söz konusu bölgeye çeşitli tarihlerde göç ederek yerleşen Kürt komşulara yönelik Kürt olduklarına atıfla tahkir edici ifadelerin kullanıldığı görülmektedir. Bu tahkir edici ifade ve hitaplara maruz kalanlar kendilerini savunmak üzere müracaat edeceği güvenilir ve etkin soruşturma yapacak bir kamu otoritesinin varlığına inanmamaktadırlar.</li>
<li>Bu süreçte Dedeoğulları ailesinin hem adli ve idari makamlara hem de İçişleri Bakanı ve CİMER’e çeşitli yollarla korunmalarını talep etmek üzere müracaatları olmuştur. Fakat buna rağmen ne yereldeki adli ve idari otoriteler, ne de merkezi otoritelerin hiçbir önlem alma çabalarına rastlanmamıştır.</li>
<li>Kriz niteliği taşıyan süreçlerde kamuoyuna yansıyan ırkçı ve ayrımcı söylemler, nefret temelli saldırılara neden olmaktadır.</li>
</ul>
<h5><strong>Öneriler </strong></h5>
<p>Raporda yer alan tespitlerden hareketle sıralanan öneriler ise şunlar:</p>
<ul>
<li>Kamu yetkililerinin ve siyasi parti yetkililerin bu ve benzeri süreçlerde Türkiye’de ırkçılığın olmadığı, nefret suçuna rastlanmayacağı gibi peşin hüküm içeren söylemleri yaşanan mağduriyetlerin üzerini örtmeye yaramaktadır. Irkçılık ve nefret suçları ile mücadelenin tek etkin yolu inkâr değil, bunun tespiti ve hem adli süreçlerde hem de kamuoyu nezdinde hesaplaşmanın yürütülmesidir.</li>
<li>Kürtlerin yaşadıkları illerden göç etmelerine temel neden teşkil eden; koruculuğu kabul ettirmeye dönük baskılar ortadan kaldırılmalı; kan davalarını ortadan kaldırıcı çözümler geliştirilmeli; geçim kaygısıyla Türkiye’nin batısına doğru kalıcı veya mevsimlik işçilik için gidilmesine karşın ekonomi politikaları devreye sokulmalı. Böylece bölge sakinlerini göçe zorlayan başlıca nedenler ortadan kaldırılmalıdır.</li>
<li>Kürtlere yönelik nefret suçlarına zemin hazırlayan Kürt kimliğine ve Kürtçenin kullanımına yönelik olarak; kamu yetkilileri, siyasiler, yazılı ve görsel yayın organlarının ırkçı söylemleri salt bu raporu konu alan Dedeoğulları ve Dal ailesine yapılanlar değil aynı zamanda tarlada çalışan Kürt işçilere, Kürtçe şarkı söyleyen bir şarkıcıya veya sokakta Kürtçe konuşanlara yönelik saldırı ve linç şeklinde netice vermektedir. Dolayısıyla yukarıda sayılan kesimlerin nefret ve ayırımcılık içeren dilden uzak durmaları gerekmektedir. Ayrıca bu tür söylemler cezasız bırakılmamalıdır.</li>
<li>Dedeoğulları ailesinin hem adli ve idari makamlara hem de İçişleri Bakanlığı ve CİMER’e çeşitli yollarla korunmalarını talep etmek üzere müracaatları olmuştur. Buna rağmen gerekli önlemlerin adli ve idari mercilerce dikkate alınmamış olması hususu soruşturulmalı, sorumlular açığa çıkarılmalıdır.</li>
<li>Bu tür suçların nefret ve ırkçı saiklerden başkaca saikler de barındırmasının nefret ve ırkçı saikleri ortadan kaldırdığına dönük yaklaşım terk edilmelidir.</li>
</ul>
<p>Raporun tümüne <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/hak-inisiyatifi-konya-meramda-kurt-bir-aileden-yedi-kisinin-katledilmesine-iliskin-inceleme-ve-arastirma-raporu/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/01/irkcilik-yok-soylemleri-magduriyetlerin-uzerini-ortuyor/">‘Irkçılık Yok Söylemleri Mağduriyetlerin Üzerini Örtüyor’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EURO 2020’nin Ardından: ‘Onur Ayı, Eriksen ve Irkçılık’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/25/euro-2020nin-ardindan-onur-ayi-eriksen-ve-irkcilik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yasin Kobulan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Jun 2021 07:37:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[2020 Avrupa Şampiyonası]]></category>
		<category><![CDATA[Dardanel]]></category>
		<category><![CDATA[euro 2020]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Kıraç]]></category>
		<category><![CDATA[Onur ayı]]></category>
		<category><![CDATA[Pride]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71959</guid>

					<description><![CDATA[<p>11 Haziran’da başlayan 2020 Avrupa Şampiyonası eleme maçları sona erdi. Turnuvanın ilk 12 gününde bir yanda ırkçılık karşıtı protestolar yaşandı diğer yandan ırkçı küfürler yine duyuldu. Danimarka Milli Takımı oyuncusu Eriksen’in maç sırasında geçirdiği kalp krizi turnuvanın en çok konuşulan konusu oldu. Türkiye’de ise turnuva, Dardanel’in tepki çeken reklamı ve Kıraç’ın şarkısının gölgesinde kaldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/25/euro-2020nin-ardindan-onur-ayi-eriksen-ve-irkcilik/">EURO 2020’nin Ardından: ‘Onur Ayı, Eriksen ve Irkçılık’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>11 ülkeden 11 şehrin ev sahipliğini yaptığı 2020 Avrupa Şampiyonası, 11 Haziran’da İtalya-Türkiye karşılaşması ile başladı. 24 ülke takımının yer aldığı turnuvanın eleme karşılaşmaları 23 Haziran’da sona erdi. Üst tura çıkan 16 ülke takımı bu defa çeyrek final için karşılaşacak.</p>
<p>12 Temmuz’da sona erecek turnuvada ilk defa böylesi bir uygulamaya gidildi. Avrupa Futbol Şampiyonası bu yıl 16. defa düzenlenecek ve tarihte ilk defa, turnuvanın 60. doğum günü şerefine, kıta çapında çok sayıda ülkede oynanmasına karar verildi.</p>
<p>Koronavirüs pandemisinin başlamasından bu yana ilk defa, futbolcular taraftarı önünde futbol oynadı. Bir yılı aşkın süre sonra tribünlerde yer alan seyirciler, alışık olmadıkları olaylara da tanık oldu.</p>
<h5><strong>Eriksen’in Kalp Krizi Turnuvaya Damgasını Vurdu</strong></h5>
<p>Turnuvanın en önemli olaylarından biri Danimarka takımı oyuncusu Eriksen’in kalbinin durması oldu. Avrupa Futbol Şampiyonası&#8217;nda (EURO 2020) 12 Haziran’da Danimarka ile Finlandiya arasında oynanan maç sırasında 29 yaşındaki futbolcu Christian Eriksen&#8217;in kalbi durdu. Saat 19:00’da başlayan karşılaşmanın 41’inci dakikasında olay yaşandı. Eriksen’in sahada yere yıkıldığı ana, stattaki izleyici ve televizyonları başında karşılaşmayı izleyen milyonlar tanık oldu. Olayı ekranları başında ve statta izleyen milyonlar ile o anları milyonlara aktaran televizyon sunucularının tek duası Eriksen’den gelecek iyi haberdi.</p>
<p>Milyonların izlediği karşılaşmada Eriksen’in hayatını kurtaran isimlerden biri Danimarka takım kaptanı Simon Kjaer oldu. Eriksen&#8217;e ilk müdahaleyi yapan isim olan Kjaer, takım arkadaşının dilini yutmasının önüne geçti ve nefes almaya devam etmesini sağladı. Doktorların müdahalesi sonrası Eriksen hastaneye kaldırıldı. Eriksen, daha sahadan çıkarılırken, iyi olduğunun mesajını kendisi verdi. Eriksen’in hastaneye kaldığı sırada gözlerinin açık olması milyonlara bir soluk aldırdı.</p>
<p>Eriksen’in kalp krizi geçirerek, sahanın içine yığılmasını sadece tribünlerdeki izleyiciler değil, dünya da televizyonlardan izledi. Takım arkadaşları gözyaşları eşliğinde kol kola girdi, Eriksen’i çembere alarak görüntülenmesinin önüne geçti.</p>
<p>Ancak, daha birkaç saat önce arkadaşlarının hayatını kurtarmak için mücadele eden oyuncular, aynı gece bir kez daha sahaya çıktı. UEFA, 19:41’de duran karşılaşmanın 21:30’da başlayacağını açıkladı. UEFA, Eriksen’in bilincinin açık olduğunu açıkladı. Hem Danimarka Milli Takımı’ndan, hem Eriksen’in kulübü İnter’den de durumunun iyi olduğuna dair açıklamalar peş peşe geldi. Eriksen, hastaneden takım arkadaşları ile telefonda görüştü.  UEFA’nın maçın devam etmesi kararı, bazı kesimlerden tepki aldı.</p>
<h5><strong>Irkçılığın Protesto Edildiği Maçta Irkçı Küfürler</strong></h5>
<p>Açılış maçından sonra sahaya çıkan tüm ülke takımları, ırkçılığı protesto etti. Sahadaki iki takım futbolcuları, maç öncesinde diz çökerek ırkçılığı protesto etti. Her ne kadar ırkçılık protesto edilse de, sahada ırkçılık yine de tepki çekti. Avusturya milli takımının Sırp kökenli futbolcusu Arnautovic, takımına 3-1 galibiyeti getiren golü sonrası Arnavut asıllı Kuzey Makedonyalı futbolcu Ezgjan Alioski&#8217;ye dönerek ırkçı küfürler etti.</p>
<h5><strong>Gökkuşağı Renkli Kaptanlık Pazubandı</strong></h5>
<p>Turnuvada bazı oyuncular tarafından Onur Ayı da unutulmadı. Onur Ayı boyunca birçok ülkede LGBTİ+ topluluğuna destek vermek amacıyla yürüyüşler ve kutlamalar yapılıyor. Almanya A Milli Takımı&#8217;nın kalecisi Manuel Neuer, Onur Ayı dolayısıyla Fransa ve Portekiz ile karşılaştıkları maçlarda gökkuşağı renkli kaptanlık pazubandı taktı. UEFA, bu girişimi &#8220;siyasi&#8221; olarak niteleyerek ve soruşturma başlattı. Ancak yapılan soruşturmada söz konusu pazubandın &#8220;farklılığın sembolü&#8221; olduğu ve dolayısıyla &#8220;iyi bir amaca hizmet ettiği&#8221; sonucuna varıldı. Neuer, Macaristan karşılaşmasında da gökkuşağı rengindeki pazubandını taktı.</p>
<h5><strong>Almanya-Macaristan Karşılaşması Öncesi Gökkuşağı Gerginliği</strong></h5>
<p>Fransa, Almanya, Portekiz ve Macaristan’ın yer aldığı “ölüm grubu”nun bir diğer gündemi ise Almanya-Macaristan karşılaşması oldu. Oynanan karşılaşmanın öncesinde LGBTİ+ tartışmaları gündem oldu. Karşılaşmadan önce Münih Belediye Başbakanı Dieter Reiter, Macaristan&#8217;da okullarda LGBTİ hakkında bilgilendirme yapılmasını yasaklayan yasayı onaylanmasına tepki göstererek, Allianz Arena&#8217;nın LGBTİ+&#8217;larla dayanışma ve ayrımcılığı protesto amacıyla gökkuşağı renkleriyle ışıklandırılması talebinde bulundu. &#8220;UEFA, tüzüğü ile siyasi ve dini açıdan tarafsız bir organizasyondur&#8221; açıklaması yapan UEFA ise söz konusu talebin siyasi bağlamı olduğunu ve bu yüzden Reiter&#8217;ın talebini kabul etmedi. Yükselen tepkiler üzerine UEFA, resmi Twitter hesabındaki logosunun renkleri çarşamba günü gökkuşağı renklerine dönüştürdü ve paylaşımında &#8216;Gökkuşağının renklerini taşımaktan gurur duyduğunu&#8217; bildirdi. Karşılaşmanın başladığı saatlerde, Allianz Arena’nın etrafı adeta rengarenk oldu. Maç seyretmeye gelen Almanlar, gökkuşağı bayrakları ile stada geldi ve renkli görüntüler oluştu. Karşılaşma sonunda Almanya turu geçerken, Macaristan turnuvadan elendi.</p>
<h5><strong>Dardanel’den Cinsiyetçi Reklam</strong></h5>
<p>Türkiye Milli Takımı’ndan, 2022 Dünya Kupası eleme karşılaşmalarındaki performans göz önüne alındığında büyük bir başarı bekleniyordu. Genç yaş ortalaması ve kadronun büyük çoğunluğunun Avrupa’da oynuyor olması bu beklentinin ana kaynağı idi. Ancak bu beklenti boşa çıktı, Turnuvada Türkiye kamuoyu Türkiye Milli Takımı’nın başarısını değil, turnuva öncesi Kıraç’ın tepki çeken ve militarist bulunan şarkısı ile Dardanel’in sonrasında silip özür dilediği cinsiyetçi reklamı konuşuldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/25/euro-2020nin-ardindan-onur-ayi-eriksen-ve-irkcilik/">EURO 2020’nin Ardından: ‘Onur Ayı, Eriksen ve Irkçılık’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Irkçılığın Olması İçin Renk Farkının Olması Gerekmiyor”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/16/irkciligin-olmasi-icin-renk-farkinin-olmasi-gerekmiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2020 09:23:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Ayhan Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Sesli Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54917</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sesli Dosya’da bu hafta George Floyd’un öldürülmesinin ardından ABD’de başlayan ve dünyanın pek çok kentine yayılan kitlesel hareketler, Prof. Dr. Ayhan Kaya ile ırkçılık kavramı bağlamında konuşuldu. “ABD’de olup bitenler ırkçılık ideolojisi içerisinde değerlendirilebilir” diyen ve “yeni ırkçılık” kavramını kullanan Kaya, “azınlıklar genellikle haklıdır”; “şiddete başvurulan hallerde, azınlıkları problematize etmek yerine, buna yol açan siyasal düzlem ve çoğunlukçu anlayışın ele alınması gerekir” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/16/irkciligin-olmasi-icin-renk-farkinin-olmasi-gerekmiyor/">“Irkçılığın Olması İçin Renk Farkının Olması Gerekmiyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ayhan Kaya, ABD’de başlayan ve dünyaya yayılan küresel sosyal hareketlerin, asıl motifinin ırkçılık olmasına karşın sadece ırkçılık karşıtı olarak değerlendirilmesinin indirgemeci olacağına işaret etti. Kaya, sağ popülist siyasetin yükselişi ve buna karşı tepkiler ile küreselleşmeci ve karşıtı hareketlerin de analize dâhil edilmesinin öneminden söz etti.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-54918 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/ayhan-kaya.jpg" alt="Ayhan Kaya" width="280" height="280" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/ayhan-kaya.jpg 280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/ayhan-kaya-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 280px) 100vw, 280px" />21. yüzyılda artık “yeni ırkçılık” kavramını kullanmaya başladığımızı belirten Prof. Dr. Kaya’ya göre, ırkçılığı tanımlamada temel ölçüt dinsel, etnik, kültürel- yaşam şekli farklılıklarının varlığı… Bu çerçevede, ırkçılığın olması için rengin, renk farkının olması gerekmiyor; etkin ayrımcılığın olduğu bir yerde ırkçılığın olduğu söylenebilir. Keza, Avrupa’da İslamofobi de bir tür yeni ırkçılık olarak okunabilir.</p>
<p>“Türkiye’de ırkçılık var mı?” sorusunu yönelttiğimiz Kaya, “renk yok diye Türkiye’de ırkçılık yoktur” denemeyeceğini söyledi ve Türkiye’nin de, dünyadaki diğer toplumlar gibi, sosyo- ekonomik sorunlar yaşandığında günah keçisi bulmaya çalışan bir toplum olduğunu belirtti. Kaya’nın vurguladığı bir diğer husus, Türkiye’de COVID-19 salgını ile etkisi artan ekonomik buhranın etkisiyle, ırkçılığın farklı boyutlarıyla toplumun her kesimine tezahür edeceği idi. Keza, Türkiye’de Suriyeli sığınmacılara ve diğer Araplara karşı artan ayrımcı pratikler de bu bağlamda değerlendirilebilirdi.</p>
<p><iframe title="Spotify Embed: “Irkçılığın Olması İçin Renk Farkının Olması Gerekmiyor”" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/6zvaZ7saLI3JwJhAYmvWJt?si=rCcVNdj6TdWHIrMr1oAKsg&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/16/irkciligin-olmasi-icin-renk-farkinin-olmasi-gerekmiyor/">“Irkçılığın Olması İçin Renk Farkının Olması Gerekmiyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Irkçılık ve Nefret Söylemi İle Mücadelede Medyanın Rolü</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/13/irkcilik-ve-nefret-soylemi-ile-mucadelede-medyanin-rolu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Korkmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2020 10:54:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[George Floyd]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Söylemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54796</guid>

					<description><![CDATA[<p>Irkçılık ve Nefret Söylemi ile mücadelede medyanın nasıl rol oynaması gerektiğini Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu üyesi Gülfem Karataş, Hrant Dink Vakfı’ndan Merve Nebioğlu, Gazeteci Nevşin Mengü ve Gazeteci Süleyman Karan ile konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/13/irkcilik-ve-nefret-soylemi-ile-mucadelede-medyanin-rolu/">Irkçılık ve Nefret Söylemi İle Mücadelede Medyanın Rolü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-54798 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/Nevşin-Mengü-640x640.jpg" alt="Nevşin Mengü" width="332" height="332" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/Nevşin-Mengü-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/Nevşin-Mengü-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/Nevşin-Mengü.jpg 1024w" sizes="(max-width: 332px) 100vw, 332px" />Hem dünyada hem de Türkiye’de  farklı etnik kimliklere, cinsel yönelimlere, dini inançlara sahip insanlara yönelik ırkçılık ve nefret söylemi toplumsal hayatın içerisinde ve internet ortamında giderek artıyor. Irkçılık ve nefret söylemi ile mücadelede en önemli faktörlerden biri de medya. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Gazeteci Nevşin Mengü, gazetecinin demokrasi ve insan haklarından yana olması gerektiğine dikkat çekerek; </span><span style="font-weight: 400;">“Gazetecinin nefreti, nefret dilini, ırkçı dili kesinlikle dışlıyor olması lazım. Bunun körüklenmemesi için medya organlarının ekstra dikkatli olması lazım. Ama medyanın bu kadar fragmante olduğu ve aslında iletişimin medyadan ziyade sosyal medyaya  döndüğü günümüzde bunun ne kadar faydası olacak onu inanın bilmiyorum. Biraz daha bu iş insanların kendi vicdanına kalmış gibi görünüyor.” dedi.</span></p>
<p><b>“Gazeteciler Temel Gazetecilik Etiğine Uygun Davranmalı”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gazeteci Süleyman Karan nefret söylemi ve ırkçılıkla mücadelede öncelikle Türkiye medyasının durduğu noktaya dikkat çekerek; “</span><span style="font-weight: 400;">Medyanın bu konuda yönlendirici işlevi önemli, ancak Türkiye’de ideolojiler üstü olarak hemen hemen tüm medya organlarında karşılaştığımız ortak nokta, ırkçılık konusuna yaklaşımda ve söylemde ithal ve yapıntı bir dil kullanılması. Bunun yanı sıra ırkçılık sorunuyla bağlantılı hemen her haberde, öznel bir tutum sergilenmesi. Söz gelimi iktidar yanlısı medya konu Afro-Amerikalılar oldu mu müthiş ırkçılık karşıtı bir söylem takınırken, Sudan’da geçmiş dönemdeki İhvancı diktatörün Darfur katliamlarını görmezden geliyor” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-54799 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/suleyman-karan.jpg" alt="Süleyman Karan" width="200" height="200" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/suleyman-karan.jpg 200w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/suleyman-karan-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" />Muhafazakar medyada ırkçılık karşıtı haberlerin başka bir ırkçı perspektifle, batı düşmanlığıyla verildiğine dikkat çeken Karan, “Benzer bir eğilimi de Kürt siyasetine yakın medyada görebiliyoruz. Dikkat edilirse, Irak ve Suriye Türkmenlerine yönelik haberlerin alt metinleri topyekun bir sıfatlandırmayla yüklü oluyor. Söz gelimi TSK’nın destekçileri, IŞİD ya da El Kaide destekçileri benzeri, aslında bir halkı tümüyle bir niteleme altına sokan ırkçı bir yaklaşımla&#8230; Ana medyanın (eğer ki öyle bir şey varsa tabii) genel olarak milliyetçi bulamaçlı ve lümpen bir yaklaşım sergilediğini görüyoruz. Kürtler’i genel olarak terörist, Türkler’den geri ve vahşi bir halk olarak gösterme eğilimi satır aralarında hissediliyor. Sosyalist medya ise ulusalcı anlayış ya da Kürt siyaseti eksenli anlayış arasında bölünmüş durumda ulusalcılara yakın kesim, diğer Kürt siyasetine yakın kesimde ise biraz önce Kürt siyasetine yakın medyadaki eğilimin aynısı görülüyor. Türkiye medyasının hemen hemen tümü, ırkçılık karşıtı söylemini hastalıklı ve çelişik bir eksen üzerinden sürdürüyor diyebilirim” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Medyanın  nefret söylemi ve ırkçılıkla mücadelede nasıl rol oynaması gerektiğine de değinen Süleyman Karan; “Medyanın rolü, öncelikle doğru haberi vermek olmalı. Yani biraz soğukkanlı bir habercilik anlayışıyla önce olguları paylaşmak ve kamuoyunu bilgilendirmek. Bu haberlerin dili ve söyleminde ise dikkatli davranmaları gerekir. Ancak bu şu anlama da gelmiyor, söz gelimi siyah ya da siyahi sözcüklerini kullanmak gizli ırkçılık değil. Bu ABD’de belki öyle bir sorun teşkil eder, bu ülkede bu bir sorun oluşturmaz, Afro-Amerikalı terimi daha uygundur ama bir zorunluluk değildir. Bu sebeple ortaya çıkan doğru sözcük hangisi tartışmalarının ben bir bağlam kaymasına sebep olduğunu, gazeteciliğin  temel işlevi olan olayları aktarmayı ikinci plana ittiğini düşünüyorum” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Söylemin bir noktada tercih ve ideolojik temelli olduğunu belirten Karan; “Söylem bir noktada tercihtir ve ideolojik temelleri vardır. Bianet gibi etnik takıntılı haber kaynakları için bu sözcüklere takılmak bir tercih olabilir, ama asıl mesele gazetecilerin mesleki kurallara uygun biçimde yapmasıdır. Bir taraftar gibi davranmak genel olarak böyle konularda öne çıkıyor ki, bu da mesleki kurallara aykırı olsa gerek. Bunu köşe yazarları yapmalı, gazeteciler değil. Bu arada olaylar verilirken, gazeteciliğin bir görevinin de haber aktarmak kadar arka planı ve tarihsel geçmişi vermek olduğunu da düşünüyorum. Bu konuda ise gazetecilerin bu bilgileri ya bilen birinden öğrenip yansıtması ya da iyi bir araştırma yaparak vermesi faydalı olur sanırım. Bu yapılamıyor. Çünkü bu meslekteki insan kaynakları bunu becerecek donanım ve meslek ahlakına maalesef sahip değil, hangi taraftan olursa olsun, böyle bir olumsuzluk var.” diye ifade etti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Nefret söylemi ve ırkçılıkla mücadele kapsamında  gazetecilere düşen görevlere de değinen Karan konuşmasında şunları kaydetti: “Gazetecilerin illa ki böyle bir görev tanımı olması gerekmez. Ancak haberleri hazırlar ve servis ederken, bağlamı doğru kurmaları ve yalan haber servis etmemeleri, olguları eğip büküp ideolojik çarpıtmalara girmemeleri gerekir diye düşünüyorum. Söz gelimi ABD’deki olaylarda abartılı ve yanlış haberler vermek gibi&#8230; Bir örnek vereyim, George Floyd’un eşinin boşanma sebebinin ırkçılık karşıtı bir tavır olarak vermek gibi, oysa ki zaten kadın boşanmaya fırsat arıyormuş. Bu süreçte ise Floyd’un bir ırkçı olmaktan çok, polis şiddetinin simgesi olduğu da gözden kaçıyor, söz gelimi eşi Güneydoğu Asyalı&#8230; Bunlar görmezden gelinebiliyor, çünkü ülkemizde kopyala-yapıştır mantığıyla gidiliyor. Türkiye’deki gazetecilerin çeviri, apartma ve kopyala yaklaşımına baktığında durumumuz ortaya çıkar. Temel olarak şunu söyleyebilirim, gazetecilerin ideolojik tercihlerinden arınarak çıplak haberi doğru kaynaktan ve doğru biçimde vermesi gerekir. Farklı tarafların görüşlerini de yansıtabilmeleri. Yani temel gazetecilik etiğine ve düsturuna uygun davranmaları yeterli, ki bunu beceremiyorlar.”</span></p>
<p><b>“Toplum Ne Kadar Ayrımcı İse Medyanın Dili de O Kadar Ayrımcı Olur”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-54800 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/Gülfem-Karataş.jpg" alt="Gülfem Karataş" width="275" height="275" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/Gülfem-Karataş.jpg 512w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/Gülfem-Karataş-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 275px) 100vw, 275px" />TGS Kadın ve LGBTİ Komisyon üyesi Gülfem Karataş, medyanın etik kurallarının olduğunu belirterek, “Bu etik kurallar çerçevesinde nefret içerikli haberler yapmak gazetecinin sorgulanmasına neden olur. Gazetecinin görevi zaten mağdur olanların sesini kamuoyuna duyurmak, haksızlıklara karşı hakkını alamayanın yanında olmaktır. Bununda insan odaklı, hak temelli yapılması gerekir” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gazetecilerin toplumun geri kalanından bağımsız olmadığına dikkat çeken Karataş, “Toplumun değişmesi de eğitime bağlıdır. Bir bebek doğduğunda ırkçı doğmaz, ırkçılığı öğrenir. Ayrımcı dili, farklı olanı ötekileştirmeyi öğrenir. Bu nedenle toplum ne kadar ırkçı ve ayrımcı ise gazetecilerin ve medyanın dili de o kadar ayrımcı olur” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">TGS Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu olarak medyadaki nefret söylemlerine, ayrımcı dile karşı mücadele etmeye devam edeceklerini ifade eden Karataş şunları söyledi: “Bu bir anda değişecek bir şey değil maalesef, o nedenle bıkmadan, yılmadan eğitimler yapmaya, hak mücadelesi vermeyi sürdüreceğiz.&#8221;</span></p>
<p><b>“Mücadele Sadece Medyaya İş Düşmüyor”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-54801 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/MerveNebioglu.jpg" alt="Merve Nebioğlu" width="203" height="135" />Hrant Dink Vakfı’ndan Merve Nebioğlu, öncelikle bu mücadelede sadece medyaya iş düşmediğini ve herkesin benimsemesi gereken adımların var olduğunu belirterek, “Irkçılık ve Nefret söylemiyle mücadele yapılacak en önemli ve etkili şey öncelikle, bunu tanımak, adını koymak ve anlamak; bu ayrıştırmayı ve nefreti mümkün ve yaygın kılan algıyı çözmek. Sonrasında ise, tüm farklılıklara yer veren, eşitlikçi ve hak odaklı çoğulcu bir dili mümkün kılacak ifade mekanizmalarının sağlanması gerekir” diye söyledi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Nebioğlu, “Ancak bu şekilde tarafgirlik, önyargılar, ayrımcılık, korkular ve düşmanlık yerine, çeşitliliğe ve farklılığa saygıyla yaklaşan diyaloğu hedefleyen bir dil yaygınlaştırılabilir” dedi. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/13/irkcilik-ve-nefret-soylemi-ile-mucadelede-medyanin-rolu/">Irkçılık ve Nefret Söylemi İle Mücadelede Medyanın Rolü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD’de Irkçılık Karşıtı Protestolar ve Küresel Tepki</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/10/abdde-irkcilik-karsiti-protestolar-ve-kuresel-tepki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2020 13:25:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[George Floyd]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[protesto]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54741</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşama hakkı, en temel insan hakkıdır. Herhangi bir cürüm ile suçlanan her birey adil yargılanma hakkına sahiptir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gereğince “bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.” Kimse kolluk kuvveti tarafından yargılanamaz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/10/abdde-irkcilik-karsiti-protestolar-ve-kuresel-tepki/">ABD’de Irkçılık Karşıtı Protestolar ve Küresel Tepki</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">25 Mayıs 2020 tarihinde ABD’nin Minneapolis kentindeki Amerikan vatandaşı George Floyd gözaltına alınırken Derek C. (44) adlı polis memuru tarafından boynuna basılarak öldürüldü. Son 3 yılda ABD’de polis tarafından gözaltına alınırken öldürülen 755 siyahiden sadece biri olan Floyd, ABD’deki polis şiddeti kurbanlarının bir simgesi oldu. Olayın hemen ardından başlayan protestolarla birlikte vakaya karışan dört polis görevden alındı ve haklarında soruşturma başlatıldı. Olaydan 2 gün sonra, 27 Mayıs’ta protestolar ABD’nin Los Angeles ve Memphis kentlerine yayılmaya başlamıştı bile. 28 Mayıs’ta ise ABD askeri kuvvetleri güvenliği sağlamak amacıyla Minnessota eyaletine konuşlandırıldı.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-54745 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/abd-irkciliga-karsi-eylemler-1-640x485.jpg" alt="ABD'de ırkçılığa karşı eylemler" width="640" height="485" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/abd-irkciliga-karsi-eylemler-1-640x485.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/abd-irkciliga-karsi-eylemler-1.jpg 989w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">30-31 Mayıs’ta Amerika Birleşik Devletleri, ilk aşamada barışçıl hareketle başlayan protestoların sonrasında isyan ve yağmalama olaylarının baş gösterdiği bir güvenlik sorununa dönüşmesine şahit oldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gösteriler giderek yayılırken askeri önlemler alan Trump hükümeti ise gelen eleştiriler karşısında geri adım atmak zorunda kaldı.</span></p>
<p><b>ABD’de Polis Şiddeti</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Protestolar ABD’de ölümcül polis şiddeti son yıllarda giderek tırmanmaktayken patlak verdi. Bu yılın ilk altı ayında 88’i siyahi kökenli olmak üzere toplam 429 sivil vuruldu. 2018 yılında ise 996 sivil hayatını kaybetti. 2018 yılında ise bu rakam 1.004’e yükseldi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-54746 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/abd-polis-siddeti-640x379.jpg" alt="ABD'de polis şiddeti" width="640" height="379" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/abd-polis-siddeti-640x379.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/abd-polis-siddeti-1024x607.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/abd-polis-siddeti.jpg 1094w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Nitekim ABD’de siyahi Amerikalılar arasında polis tarafından öldürülme oranı beyazlar ve Hispaniklere göre çok daha yüksekti; </span><a href="https://www.statista.com/statistics/585159/people-shot-to-death-by-us-police-by-month/"><span style="font-weight: 400;">Statista</span></a><span style="font-weight: 400;">’ya göre Haziran 2020 itibariyle her 1 milyon siyahi ABD’linin 30’unun polis tarafından öldürüldüğü kayda geçiliyor.</span></p>
<p><b>ABD Protestoları Dünyaya Yayıldı!</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Silahsız bir siyahi olan Floyd, ırkçı bir polis memuru tarafından diziyle yere sabitlendiğinde  “Nefes Alamıyorum!” ifadesine rağmen 8 dakika 46 saniye boyunca nefessiz bırakılarak öldürüldü. Yaşanan olay sonrasında ABD’deki protestolar, askeri kuvvetlerin de konuşlandırılmak zorunda kalındığı 28 farklı eyalete sıçramıştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kuzey Amerika’da eylemciler “Adalet Yok! Barış Yok!”, “Nefes Alamıyorum!” ve “Siyahi Hayat Önemlidir!” sloganlarıyla pankartlar taşıdılar. Güney Amerika’da ise büyük kalabalıklar Brezilya&#8217;nın en büyük ikinci şehri Rio de Janeiro ve Arjantin&#8217;in başkenti Buenos Aires’ta sokaklara dökülmüştü.</span></p>
<p><b>Gösteriler Avrupa’yı da Sarstı: Irkçılığın Kökü Bizde!</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avrupa Birliği resmi makamları ABD’deki polis müdahalesi nedeniyle “şok ve dehşet içinde olduğunu” ifade eden bir bildiri yayımlarken; “gücün kötüye kullanmaması” gerektiğini kayda geçti. Berlin, Londra ve Amsterdam da dâhil olmak üzere birçok Avrupa şehrinde, koronavirüs yasaklarına rağmen, on binlerce kişi meydanlara indi ve ırkçılığa karşı bayrak salladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gösteriler Avrupa medyasında da kıtadaki ırkçılıkla yüzleşilmesi gerektiği düşüncesini yeniden canlandırdı. Örneğin İsveç merkezli yayın organı Göteborgs-Posten “Sembolik tepkiler hiçbir sorunu çözmüyor. Burada asıl önemli mesele, ekonomik açıdan zayıf grupların sorunlarının çözümünü, beyaz ırktan olan insanların ırkçılık karşısında yeterince katı bir duruş sergileyip sergilemediğine bağlı olarak görmesi.” ifadesini kayda geçti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belçika’dan </span><a href="https://plus.lesoir.be/305653/article/2020-06-07/la-longue-route-de-george-floyd"><span style="font-weight: 400;">Le Soir</span></a><span style="font-weight: 400;"> gazetesi ise Amerika’daki büyük çalkantının adında 3 neden bulunmaktaydı: “Amerikan refahını mümkün kılan kölelik; Avrupalı kuvvetlerin güçlenmesini sağlayan sömürgecilik; daha iyi bir yaşam arzusu yaratan ve göç akınlarını hızlandıran Kuzey ile Güney arasındaki süregiden eşitsizlik.” Gazeteye göre; “isyan ve umut, nihayet dile getirilen öfke, ama bir yandan da tarihi daha iyi anlama isteği. Çünkü bellek yitimi ve bilgisizlik de ırkçılığı besleyen unsurlar.” arasında yer alıyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fransa da hafta sonunda gösterilerle yüz yüze geldi. Fakat, Fransız yayın organı </span><a href="https://www.politis.fr/articles/2020/06/de-minneapolis-a-bondy-41969/"><span style="font-weight: 400;">Politis</span></a><span style="font-weight: 400;">’e göre ceza almayan polis memurlarına bakıldığında Fransa&#8217;nın da sicili temiz değildi. 2016 yılında bir polis memurunun ağırlığı altında can veren Adama Traoré vakası henüz unutulmamıştı. Ardındansa Fransa’daki eylemlerde pazartesi günü 14 yaşındaki Gabriel’in yere itilerek tekmelenmesi sonucunda dişleri ve çenesi kırıldığı ve de büyük ihtimalle bir gözünü kaybettiği kayda kayda geçildi. Bu noktada Gazete yazarlarından Denis Sieffert’in “Burası Minneapolis değil, Paris&#8217;in Bondy banliyösü!” ifadesi kayda değerdi.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">İngiltere’den the Guardian’a göre: George Floyd’u öldüren ırkçılık zaten İngiltere’de inşa edildi!</span></p></blockquote>
<p>İsveç&#8217;te gösteriler 50 kişiyle sınırlı tutulmasına rağmen Stockholm&#8217;de çarşamba günü bir araya gelen binlerce gösterici polis tarafından dağıtıldı. Bu noktada koronavirüs nedeniyle “Nefes alamıyorum!” yazılı pankartları tepkiyle karşılayan İsveç kamuoyu yer almaktaydı. İsveçli yayın organı Upsala Nya Tidning’e göre ise adaletsizliğe karşı durmak önemliydi tabii ki ama bazı göstericilerin derdi Amerika&#8217;nın ırkçılık hikayesini İsveç&#8217;e uyarlamaktı. Gazete’ye göre “İsveç&#8217;in böyle bir ırkçılık hikayesi yok. Kalabalıklar içinde ‘Nefes alamıyorum’ yazılı bir pankart taşımak aslında Koronavirüsün özellikle tehdit ettiği yaşlıları ve hastaları bekleyen şeyin bizatihi kendisidir.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-54747 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kuresel-protestolar-640x362.jpg" alt="Küresel protestolar" width="640" height="362" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kuresel-protestolar-640x362.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kuresel-protestolar-1280x725.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kuresel-protestolar-1024x580.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kuresel-protestolar.jpg 1325w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İngiltere’den the Guardian gazetesi ise eylemlere İngiltere’nin ırkçılık geçmişle yüzleşerek cömert bir cevap verdi: Gazetenin yazarı </span><a href="https://www.theguardian.com/commentisfree/2020/jun/03/racism-george-floyd-britain-america-uk-black-people"><span style="font-weight: 400;">Afua Hirsch</span></a><span style="font-weight: 400;">’e göre George Floyd’u öldüren ırkçılık zaten İngiltere’de inşa edildi! “Karayipler&#8217;deki siyahların köleleştirilmesini sanayi haline getiren Büyük Britanya&#8217;nın kendisiydi. İki dünya savaşı yürütebilmek ve peşinden yeniden barışı sağlayabilmek için siyahların işgücüne ve kaynaklarına el koyarak Afrika kıtasının tamamında Apartheid sistemini yaratan da yine Büyük Britanya&#8217;ydı.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin yayın organlarından Duvar’a yazan </span><a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2020/06/03/george-floyd-olayi-aynasinda-kendimize-bakmak/"><span style="font-weight: 400;">Aydın Selcen</span></a><span style="font-weight: 400;">’e göre ise ABD&#8217;deki protestolar Türkiye&#8217;nin kendi ırkçılığıyla yüzleşmesi için bir fırsat niteliğindeydi. 6-7 Eylül Pogromu sonrasında el değiştiren mülkiyet, Kürt sorununun neredeyse yüz yıldır barışçıl ve siyasal yoldan çözülememesi, yerinden yönetim, katılımcılık, hak ve özgürlükler ve daha neler neler görmüştü Türkiye.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kendi ırkını öteki ırklardan üstün sayma ve siyasal tutumunu buna dayandırma eğilimi anlamına gelen </span><b>Irkçılık</b><span style="font-weight: 400;">, modern dünyanın ağır sınavlarından biri olmaya devam ediyor.</span></p>
<p><b>Kaynaklar</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Al Jazeera</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Euronews</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Statista</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/10/abdde-irkcilik-karsiti-protestolar-ve-kuresel-tepki/">ABD’de Irkçılık Karşıtı Protestolar ve Küresel Tepki</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>#MADakademi Buluşmaları: This is America! Irkçılık, Mekân ve Protestolar</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/08/madakademi-bulusmalari-this-is-america-irkcilik-mekan-ve-protestolar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2020 07:17:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[MAD]]></category>
		<category><![CDATA[#MADakademi Buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[George Floyd]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54595</guid>

					<description><![CDATA[<p>#MADakademi Buluşmaları’nın webinar formatındaki 12. etkinliğinde bugün (8 Haziran Pazartesi — saat 21.00) uzun yıllar Minneapolis’te yaşamış 6 sosyal bilimci George Floyd cinayetinden hareketle ABD’de ırkçılığın mekânsal ve gündelik mânâsını konuşacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/08/madakademi-bulusmalari-this-is-america-irkcilik-mekan-ve-protestolar/">#MADakademi Buluşmaları: This is America! Irkçılık, Mekân ve Protestolar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Buluşmada, MAD&#8217;dan Barış İne’nin moderatörlüğünde Cihan Yılmaz, Elif Kalaycıoğlu, Murat Altun, Sinan Erensü ve Yağmur Karakaya ağırlanıyor.</p>
<p id="m_-6087623506588149121m_8864654791871473956f6d9">Programda, Minneapolis kentinin özellikleri ve olayların neden Minneapolis’te başladığı, Türkiye’den bakıldığında ABD’deki ırkçığın ve ırkçılığa dair dinamiklerin nasıl algılandığı, Antifa hareketi ve hareketin ABD’deki karşılığı, şehir protestolarının nasıl organize edildiği ve nasıl gerçekleştiği, yağma faaliyetinin Amerikan toplumunda karşılık bulduğu siyasal ve kültürel bağlam konuşulacak.</p>
<p>“Eylemlerin önümüzdeki süreçte hangi yönde gelişmesi bekleniyor?” ve “Eylemler bağlamında ABD Türkiye karşılastırmasının imkan ve sınırları nelerdir?” sorularının yanıtları aranacak.</p>
<p>Webinara kayıt olmak için <a href="https://event.webinarjam.com/register/22/9pg1qcl">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/08/madakademi-bulusmalari-this-is-america-irkcilik-mekan-ve-protestolar/">#MADakademi Buluşmaları: This is America! Irkçılık, Mekân ve Protestolar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BoMoVu, Irkçılık Karşıtı Pedagoji Projesi&#8217;nin Öğretmenlere Yönelik Atölyeler&#8217;ine Davet Ediyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/18/bomovu-irkcilik-karsiti-pedagoji-projesinin-ogretmenlere-yonelik-atolyelerine-davet-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Dec 2019 08:37:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BoMoVu]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[bomovu]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık karşıtı pedagoji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45841</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal Güçlendirme için Spor ve Beden Hareketi Derneği – BoMoVu tarafından geliştirilen, çocuklara yönelik ırkçılık karşıtı bir eğitim aracı Irkçılık Karşıtı Pedagoji projesi, atölyelerine davet ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/18/bomovu-irkcilik-karsiti-pedagoji-projesinin-ogretmenlere-yonelik-atolyelerine-davet-ediyor/">BoMoVu, Irkçılık Karşıtı Pedagoji Projesi&#8217;nin Öğretmenlere Yönelik Atölyeler&#8217;ine Davet Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Irkçılık, insanlar arasında ilişkilerde çeşitli şekiller alabilen ve çoğu zaman egemen algıya görünmez iken, bedene, duygulara, bilinçaltına ciddi yaptırımları olan ve pek tartışılmayan genelgeçer bir davranış tipidir. Zaman zaman, dile getirilip politik olarak araçsallaştırıldığında, büyük kıyımlara yol açan bir akım. Uygulayan tarafından çoğu zaman bilince çıkarılmadan uygulanan bu davranışlar, çocukluktan itibaren öğrenilir. Bunun mağduru olan çocuklar, sistemik bir ırkçılık ile halihazırda yüklü bir baskı altında varlıklarını ortaya çıkarmaya çalışıyor iken, kişisel ilişkiler üzerinden bu sistemdeki hadleri çocukluktan kendilerine sert biçimde aktarılıyor.</p>
<p>Tam gün sürecek atölyeler, kültürel çeşitliliğin çok olduğu bölgelerde çalışan ilkokul, ortaokul ve lise öğretmenlerine yöneliyor.</p>
<p>28 Aralık 2019, 4 ve 5 Ocak 2020 tarihlerinde yer alacak atölyelere katılmak için <a href="https://forms.gle/VnY2Fhd5ob8PccDP8">başvuru formunu</a> doldurmanız yeterli olacaktır.</p>
<p>Proje, görünmez/adı konulmayan ırkçılığın çocuklar üzerinde bıraktığı bu tesiri hafifletmeyi amaçlıyor.</p>
<p><strong>Irkçılık Karşıtı Pedagoji Projesinin Hedefleri;</strong></p>
<p><strong>Öğretmenler İçin:</strong><br />
İstanbul’un çeşitli ilçelerinde ve özellikle kültürel çeşitlilik arz eden okullarda görev yapan öğretmenlere yönelik<br />
Kültürel ayrımcılık ve ırkçılık hakkında bilgilenme,<br />
Hassasiyet geliştirme,<br />
Vakalar karşısında tepki göstermeye yönelik güçlenme ve<br />
Çocukların duyarlılığını geliştirmeye yönelik pratik uygulamaların aktarımı.</p>
<p><strong>Çocuklar İçin:</strong><br />
Irkçılık konusunda bilgi edinmiş, duyarlılık ve pratik uygulama metotları öğrenmiş olan öğretmenlerin kendi sınıflarında çocuklar ile ırkçılık ve kültürel ayrımcılık üzerine egzersizler yaparak bu çocukların tutumunu değiştirmek.</p>
<p>Irkçılık Karşıtı Pedagoji projesi, öğretmen ve çocuklar ile çalışan tüm kişilerin açık erişimine sunulan bir kılavuz, ve öğretmen farkındalık atölyelerinden oluşuyor.</p>
<p>Atölyeye katılım ücretsizdir, atölye sonucunda sertifika/ödül verilmeyecektir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/18/bomovu-irkcilik-karsiti-pedagoji-projesinin-ogretmenlere-yonelik-atolyelerine-davet-ediyor/">BoMoVu, Irkçılık Karşıtı Pedagoji Projesi&#8217;nin Öğretmenlere Yönelik Atölyeler&#8217;ine Davet Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
