<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gülden Sönmez arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/gulden-sonmez/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/gulden-sonmez/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 31 May 2021 08:03:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Gülden Sönmez arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/gulden-sonmez/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>11. Yılında Mavi Marmara…</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/31/11-yilinda-mavi-marmara/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 May 2021 07:38:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze Özgürlük Filosu]]></category>
		<category><![CDATA[Gülden Sönmez]]></category>
		<category><![CDATA[ihh insani yardım vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Mavi Marmara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70723</guid>

					<description><![CDATA[<p>İsrail’in 30 Mayıs 2010 gecesi Gazze Özgürlük Filosu’na yönelik gerçekleştirdiği saldırının üzerinden 11 yıl geçti. Filodaki 10 sivil yardım gönüllüsünün hayatını kaybettiği, 50’den fazlasının yaralandığı saldırıyla ilgili hukuki mücadele henüz tam anlamıyla sonuçlanmadı. İsrail’in Gazze’ye yönelik yürüttüğü ambargo da sürüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/31/11-yilinda-mavi-marmara/">11. Yılında Mavi Marmara…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İHH İnsani Yardım Vakfı, abluka altındaki Gazze&#8217;ye insani yardım götürdüğü sırada uluslararası sularda İsrail&#8217;in saldırısına uğrayan Mavi Marmara gemisini sanal müze haline getirdi. <a href="https://www.mavimarmara.co/">Sanal müze</a> bugün akşam saatlerinden itibaren izleyicilere açılacak.</p>
<h5>Gazze Özgürlük Filosu…</h5>
<p>İsrail’in Gazze’ye yıllardır uyguladığı abluka, üç boyutta Cenevre Sözleşmelerini, Lahey Yönetmeliğini ve uluslararası insancıl hukuku ihlal ediyor. Ambargoyu delmek ve Gazzeliler&#8217;e insani yardım ulaştırmak için birçok ülkede girişimler oluştu. Bunlardan Free Gaza Movement 2007 yılı Ağustos-Aralık arası dönemde küçük teknelerle denizden Gazze’ye ulaşma çabalarında kısmen başarılı oldu. Aralık 2009’da Viva Palestina ve İHH İnsani Yardım Vakfı “Filistin’e Yol Açık (Viva Palestina)” adıyla bir kara konvoyu organize etti. Bütün engellemelere rağmen konvoy Gazze’ye ulaşmayı başardı. Daha sonra The European Campaign to End the Siege on Gaza, The Free Gaza Movement, İHH İnsani Yardım Vakfı, The International Committee to Lift the Siege on Gaza, Ship to Gaza Greece ve Ship to Gaza Sweden öncüllerinin oluşturduğu daha kapsamlı olan “Gazze Özgürlük Filosu” çalışmalarına başlandı. Akdeniz’de uluslararası sularda bir araya gelen filo, dünyanın 37 ülkesinden yaklaşık 700 gönüllüsüyle birlikte 30 Mayıs 2010’da Gazze’ye doğru yola çıktı. Filoda, Almanya, Kuveyt, İsrail, İrlanda, İsveç, Yunanistan, Güney Kıbrıs, Fas, Yemen, Mısır ve Cezayir gibi 36 ülkeden gelen yolcular  arasında 15’den fazla milletvekili, 60’ın üzerinde uluslararası basın mensubu, sanatçılar, din adamları ve Nobel Barış Ödüllü aktivistler de yer alıyordu.</p>
<p>Gazze Özgürlük Filosu’nun amacı, dünya kamuoyunun dikkatini Filistin’deki yaşananlara çekmek, İsrail’in uyguladığı hukuksuz ablukayı kırarak kalıcı bir insani yardım koridoru oluşturmak ve insani yardım malzemelerini Gazze’ye ulaştırmak idi. Özgürlük filosu uluslararası sulardayken; İsrail canlı olarak yayınlanan bir operasyonla saldırıda bulundu. Saldırıda Türkiye vatandaşı 10 yardım gönüllüsü hayatını kaybederken 50 kişi de yaralandı. İsrail güçleri, gemileri Aşdot Limanı’na çekip, yolcuları Berşeva Hapishanesi’nde sorguladı ve 3 Haziran’da Türkiye’ye gönderdi.</p>
<h5><strong>İsrail’in Mavi Marmara’daki Hak İhlalleri</strong></h5>
<p>İsrail’in yaşam hakkı başta olmak üzere özgürlük ve güvenlik hakkı, mülkiyet, haberleşme hakkı gibi birçok hak ihlaline sebep olduğu saldırıyla ilgili o günlerden bu yana dünyanın çeşitli ülkelerinde hukuk mücadelesi yürütülüyor. Türkiye’deki şikâyetler 2012 yılında ceza davasında birleştirildi. 78’i yabancı 502 müştekinin yer aldığı davada dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Gavriel Ashkenazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Eliezer Marom, Hava Kuvvetleri İstihbarat Sorumlusu Tuğgeneral Avishai Levi, İsrail İstihbarat Başkanı Tümgeneral Amos Yadlin yargılanmaya başlanmıştı. Ancak 28 Ağustos 2016’da Türkiye ve İsrail arasında yapılan anlaşma gerekçe gösterilerek 9 Aralık 2016’da mağdur avukatlarının itirazlarına rağmen Mavi Marmara Davası düşürüldü.  Mavi Marmara hukuk mücadelesini yürüten avukatlardan Gülden Sönmez, sürece en büyük zararı bu anlaşmanın verdiğini savunarak, “Gerçekten garabet bir anlaşma gerçekleşti. Belki de tarihte ilk defa kendi vatandaşlarını katleden insanları affeden bir anlaşmaydı. Normalde hukuken geçerli değil, evrensel hukuk kurallarına göre hangi ülkeye giderseniz gidin, hangi hukuk belgesine bakarsanız bakın mağdur insanların, katledilen insanların haklarının siyasi bir anlaşmayla yargıdan muaf edilmesi olacak iş değildir.&#8221; diyor.</p>
<p>İspanya, ABD, İngiltere, Güney Afrika’daki yargılamaların yanı sıra Mavi Marmara’nın bayrak devleti olan Komor Devleti adına Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (ICC) başvuru yapıldı. Türkiye’den hak savunucuları, Kamboçya ve Yunanistan bu başvuruya dâhil oldu. ICC’de Mavi Marmara ile ilgili soruşturma başlatılması süreci, savcılık ve üst mahkeme arasındaki usul tartışmaları nedeniyle hâlen devam ediyor.</p>
<h5><strong>Türkiye-İsrail Anlaşması Dünyadaki Hukuk Mücadelesini de Etkiledi</strong></h5>
<p>BM Uluslararası Vaka İnceleme Heyeti raporlarında Özgürlük Filosu yolcularının mağduriyeti tescillense de hukuk mücadelesinde henüz etkili bir sonuç alınamadı. Dünyanın farklı ülkelerindeki yargılamaların düşürülmesi ve İsrail&#8217;in cezasızlıkla korunmasının ana sebebi olarak 2016 yılında Türkiye’nin İsrail’le yaptığı anlaşma gösteriliyor. Aktivist hukukçu Gülden Sönmez, İsrail’in Kudüs ve Gazze’de yaptığı son saldırılar sebebiyle sosyal medyadan yaptığı açıklamada, sorunun çözümü için söz konusu anlaşmanın iptal edilmesinin önemine vurgu yaptı. Mavi Marmara ceza davasının tekrar başlaması gerektiğini vurgulayan Sönmez şu çağrıda bulunuyor: “İsrail, Türkiye ile yapmış olduğu anlaşmadaki yükümlülüklerinin hiçbirini yerine getirmemiştir. İsrail, Gazze ablukasını ölümcül şekilde uygulamaya ve Filistin işgaline devam etmekte, sokak ortasında kadın ve çocukları acımasızca infaz etmektedir. Sözleşmeyle belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ve elbette zaten hukuka aykırı olduğu için Türkiye-İsrail anlaşması derhal Türkiye tarafından feshedilmeli, TBMM bu anlaşmanın iptali için gerekeni yapmalıdır.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/31/11-yilinda-mavi-marmara/">11. Yılında Mavi Marmara…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Teklif Yasalaşırsa, STK’lar Kendini Aklayana Dek Ortada Sivil Toplum Kalmaz!”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/22/teklif-yasalasirsa-stklar-kendini-aklayana-dek-ortada-sivil-toplum-kalmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2020 14:38:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Gülden Sönmez]]></category>
		<category><![CDATA[Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=62919</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi'nin sivil toplum için hiçbir şekilde kabullenilmeyecek hükümler içerdiğini vurgulayan İnsan hakları savunucusu ve hukukçu Gülden Sönmez,  tüm STK’ların ve baroların karşı çıkması gerektiğini belirterek, “Teklif yasalaşırsa, STK’lar kendini aklayana dek ortada sivil toplum kalmaz!” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/22/teklif-yasalasirsa-stklar-kendini-aklayana-dek-ortada-sivil-toplum-kalmaz/">“Teklif Yasalaşırsa, STK’lar Kendini Aklayana Dek Ortada Sivil Toplum Kalmaz!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Teklif hakkında Twitter hesabınızdan itiraz gerekçelerinizi paylaştınız: Neden teklife karşısınız, özetler misiniz?  </strong></p>
<p>Sosyal medyada paylaştığım gibi, teklif çok fazla değişiklik içeriyor. Yeni suç ihdasları da var. Bu teklif hakkında konuşmak, tüm teknik detaylara girmeyi gerektiriyor. Ancak ben bu detaylara girmeden, Twitter hesabımdan konuya dikkat çekmeye çalıştım. Aslında uluslararası düzlemin problemli olduğunu düşünüyorum. Teklif, ABD’nin ya da BM Güvenlik Konseyi’nin ‘terörist’ dediğine ‘terörist’ deyip, bunu Türkiye’de teröre karşı operasyon gibi bir pratiğe dönüştürme zemini veriyor. Ben dünyada yürütülen bu jandarma sistemine de karşı olduğum için bu yasa teklifine karşıyım.</p>
<p><strong>Sizce bu teklife neden ihtiyaç oldu? </strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-62923 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/gulden-sonmez-1.jpg" alt="gülden sönmez" width="344" height="209" />Türkiye’nin terörle mücadele anlamında yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyacı yok. Terörle Mücadele Kanunu var. Zaten FETÖ ile mücadele kapsamında OHAL ve KHK’larla devlet istediği tüm tasarruflarını yeri getirdi. Teklifin gerekçesinde kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanın önlenmesi yer alıyor; yani Türkiye’nin FETÖ gibi yapıları terörist kabul ettiği ama BM Güvenlik Konseyi’nin terörist olarak tanımadığını biliyoruz. Bu nedenle, bu teklif bu yapılarla da alakalı değil. Mevcut durumda dernekler zaten kapatılabiliyor. Bunun için ek bir kanuna ihtiyacı yok.</p>
<p>İktidarın bu kanunu çıkarmaya mecbur kalmasının altında yatan neden, BM Güvenlik Konseyi ve Mali Eylem Görev Gücü’nün raporlarında, Türkiye’nin görevlerini yerine getirmediği tespitleri. Türkiye’nin terörün finansmanı konusunda ödevlerini yerine getirmediği uyarıları nedeniyle, bu yasayı çıkarılarak bu ihtiyacın karşılanmak durumunda kaldığını düşünüyorum. Terörün Finansmanın Önlenmesine Sözleşmesine Türkiye taraf olduğu için, 2013 yılında 6415 sayılı Terörün Finansmanının Önlenmesi yasası çıkarıldı. Özetle, Meclis Genele Kurulu’na sevk edilen kanun teklifi, 6415 sayılı yasa ile gelen süreç çerçevesinde hazırlandı. İçeriğinde örgütlenme özgürlüğünü kısıtlayıcı unsular ve avukatlara müvekkillerini ihbar yükümlülüğü gibi pek çok düzenleme barındırıyor.</p>
<p><strong>Sivil toplum aktörlerinin kanun teklifine ilişkin tutumu nasıl? </strong></p>
<p>STK’lar inanılmaz derecede sessizler. Avukatlar da yeterince ses çıkarmıyor. O nedenle baroları da göreve davet ettim. Çünkü avukatların sır saklama yükümlülüğü var. Ayrıca neyin kirli para olduğu ve neyin teröre bulaştığını nasıl tespit edilecek? Teklif, Amerika’nın herkesi jandarma ilan etmesi gibi ruh barındırıyor.</p>
<p>Sivil toplum da yeterince ses çıkarmıyor. Bugün, Mazlum-Der ve Özgür-Der bir basın toplantısı düzenledi. Ancak genel olarak sivil toplumda büyük bir sessizlik var. Oysa biz, BM Güvenlik Konseyi’nin Rusya’nın, ABD’nin, Çin’in, İngiltere ve Fransa’nın ağzına bakan bir konsey olduğunu biliyoruz. Güvenlik Konseyi’nin oybirliği ile kime terörist dediğini, 11 Eylül sonrası bunun nasıl bir politika ile uygulandığını da iyi biliyoruz. Yani bu teklifin yasalaşması durumunda, herkes kendisinin masum olduğunu aklayana dek, ortada sivil toplum kalmaz. Bir STK kendisini aklayana dek zaten ölmüş olur.</p>
<p><strong>STK&#8217;ların geneli neden sessiz?</strong></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-62922 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/Gulden-Sonmez.jpg" alt="Gülden Sönmez" width="331" height="221" />Birincisi, Türkiye’de genel olarak sessizlik ve itirazsızlık söz konusu. İnsanlar bazı korku ve kaygılar taşıyorlar. Yargılanmaktan korkuyor da olabilirler. İkincisi, sivil toplum geldiği noktada, üzerindeki işleri havale eden pozisyona düşmüş durumda. Yani Meclis bir kanun teklifi çıkarıyor ama STK’lar yazılı olarak bile görüş vermiyorlar. Ya korkuyorlar ya önemsemiyorlar ya da bir sonuç çıkmaz diye görüp adım atmıyorlar. Ancak nihayetinde şu an Meclis&#8217;te sivil toplumu çok yakından ilgilendiren bir yasal düzenleme yapılıyor ve bu varlığınızı sürdürmenizle ilgili bir teklif. Bu teklif aynı zamanda bağışçıları da etkileyen bir yasa. Size yardım yapan, bağış yapan ve hatta tüm dernek ve vakıfları ilgilendiren bir teklif. Konu sadece yardım kuruluşları ile ilgili değil. Gönüllüleri de ilgilendirdiği halde sessizler.</p>
<blockquote><p>STK’lar ve barolara, teklifle ilgili görüş beyan etmelerini tavsiye ediyorum. Bu teklifin ciddi müzakere edilmesi lazım çünkü çok ciddi uluslararası sonuçları olacak ; basit bir teklif değil.</p></blockquote>
<h5><strong>“Sivil Toplum ve Yasama Teklifi Müzakere Etmeli!” </strong></h5>
<p><strong>Süreç nasıl ilerler? Perşembe günü Meclis Genel Kurulu’na gelir ve yasalaşırsa ne olur?</strong></p>
<p>Adalet Komisyonu&#8217;ndaki tartışmalara baktığımda, şu ana dek çok fazla muhalefet bulacak gibi görünmüyor (avukatlarla ilgili kısım hariç). Tahminim bu şekliyle, STK’lar ve barolar güçlü ses çıkarmazsa, teklif olduğu gibi geçecektir.</p>
<p><strong>Eklemek istediğini başka bir husus, bir mesajınız var mı?</strong></p>
<p>Bu teklifi savunanlar, var olan kanunlarda bazı değişiklik yapıldığını söylüyor. Oysa Terörün Finansmanın Önlenmesi yasası çıkarken de aynı hatalarla çıktı. Bu kanun teklifi de hatalarla yasalaşabilir. Türkiye bir hukuk devleti olmalı ve bunun gereği olarak da dünyada hukuksuzluğun bir maşası haline getirilmesine izin verilmemeli.</p>
<p>Sivil toplum ve yasamanın kesinlikle karşılıklı olarak bu maddeleri konuşması gerekirdi. Teklif Adalet Komisyonu’na gelmeden yapılmalıydı. Bu saatten sonra, STK’lar ve barolara, teklifle ilgili görüş beyan etmelerini tavsiye ediyorum. Bu teklifin ciddi müzakere edilmesi lazım çünkü çok ciddi uluslararası sonuçları olacak; basit bir teklif değil. Kimin terörist olduğuna ya da kimin terörizmle herhangi bir şekilde uzaktan bile olsa bulaştığına karar veren, BM Güvenlik Konseyi olacak. Bu teklifle, Türkiye bunu kabul ediyor. Bunu Cumhurbaşkanlığı eliyle Resmî Gazete’de yayınlayacak. Buna göre malvarlığının dondurulması ya da kararın kaldırılması kararı verilecek.</p>
<p>Dolayısıyla, bankalar, STK’lar ve bunlarla etkileşim içinde olan tüm şahıslar, bu teklife karşı çıkmalıdır. Ben şahsen bir avukat olarak bu düzenlemeyi de “noter” benzetmesini de reddediyorum. Bugünden sonra herkesin bu tekliften haberdar olduğunu ve içerdiği maddelere itirazların artmasını umuyorum.</p>
<p>Gülden Sönmez’in “Bir Cisim Yaklaşıyor!” cümlesiyle başlayan paylaşımlarına <a href="https://twitter.com/Gulden_Sonmez/status/1341023635318960128" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/22/teklif-yasalasirsa-stklar-kendini-aklayana-dek-ortada-sivil-toplum-kalmaz/">“Teklif Yasalaşırsa, STK’lar Kendini Aklayana Dek Ortada Sivil Toplum Kalmaz!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>STK&#8217;lardan Suriyeli Mültecilerle İlgili Yanlışlara Karşı Video Kampanyası&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/26/stklardan-suriyeli-multecilerle-ilgili-yanlislara-karsi-video-kampanyasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Nov 2019 15:58:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hepimiz Göçmeniz, Irkçılığa Hayır]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Mülteciler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Mülteci Hakları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Türkali]]></category>
		<category><![CDATA[Gülden Sönmez]]></category>
		<category><![CDATA[Hepimiz Göçmeniz Irkçılığa Hayır Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi Davut]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli Dernekler Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız önen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44945</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hepimiz Göçmeniz Platformu, Uluslararası Mülteci Hakları Derneği, Suriye Dernekler Platformu ve Mülteciler Derneği İstanbul’da ortak düzenlediği basın toplantısında, Suriyeli mültecilere yönelik yanlış bilinen konularla ilgili video kampanyası başlattıklarını duyurdu. Bilgi üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Medipol Üniversitesi Akdeniz Araştırmaları Merkezi Göç Araştırmaları da ortak açıklamada imzacı olarak yer aldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/26/stklardan-suriyeli-multecilerle-ilgili-yanlislara-karsi-video-kampanyasi/">STK&#8217;lardan Suriyeli Mültecilerle İlgili Yanlışlara Karşı Video Kampanyası&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Basın toplantısında konuyla ilişkin ilk açıklamayı yapan Hepimiz Göçmeniz Platformu&#8217;ndan Yıldız Önen, sosyal medyadaki yanlış bilgi dolaşımı ve göçmenlere ilişkin ayrımcılığın, bayramlarda Suriye’ye gidenlerin ‘sanki tatile gidiyorlarmış gibi’ yansıtılmasının sonuç vermeye başladığını söyledi. Suriyeliler hakkındaki yalanların sonuç vermeye başladığını, kayıtlı göçmenlerin bile ‘gönderilebiliriz’ korkusuyla evlerinden çıkamaz hale geldiğini belirten Önen, &#8220;Kampanyamıza katılan tüm kurum ve bireyler olarak geri göndermelere Suriye&#8217;de kalıcı ateşkes ilan edilmeden ve göçmenler kendi rızalarıyla dönme kararı vermedikleri sürece karşıyız ve böyle bir gelişmeye izin verilmemelidir. Rusya ve rejim güçleri sürekli sivil yerleşim yerlerini bombalamaya devam ederken bu insanları can güvenliğinin olmadığı bölgelere geri göndermek en bariz insan hakları ihlalidir. Özellikle Suriyeli göçmenler bağlamında ayrımcılık ve ırkçılık, sosyal medyada ve başka mecralarda dolaşıma sokulan bir dizi gerçek dışı bilginin ön yargıları pekiştirmesinden besleniyor. Suriyelilerin devletten maaş aldıkları, dükkân açan esnafın vergi vermediği, istedikleri üniversiteye sınavsız girdikleri, öğrenci olanların devletten burs aldıkları, hastanelerde sıra beklemedikleri, elektrik, su, doğal gaz faturası ödemedikleri, seçimlerde oy kullandıkları gibi birçok gerçek dışı iddia, yıllardır bıkmadan usanmadan tekrarlanıp duruyor. Göçmenlerle ilgili faaliyet yürüten STK, dernek ve platformlar olarak bu yalanlarla mücadele etmek için yoğun bir çaba gösteriyoruz. Hazırladığımız videolarla bu anlatılanların gerçek olmadığının altını çizmek istiyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>“Çocuğu İntihara Sürükleyen Koşullar Değişmelidir”</strong></p>
<p>Önen, geçtiğimiz ay Koaceli’nde okulda maruz kaldığı akran zorbalığı nedeniyle intihar eden sığınmacı çocuğu hatırlatarak, “9 yaşındaki bir çocuğu intihara sürükleyen yaşam koşulları değişmelidir. Göçmenlerle bağlar kuran bir toplum, kendi sorunlarını halletme konusunda da daha güçlü olacaktır. Bu günden itibaren videolarımızı #HepimizGöçmeniz hastagı ile sosyal medyadan paylaşacağız. Bunu yaygınlaştırmamıza yardımcı olmanızı bekliyoruz” dedi.</p>
<p>Uluslararası Mülteci Hakları Derneği Başkanı Abdullah Resul Demir de, Türkiye’nin Suriye’de savaşın başladığı 2011’de uyguladığı ‘açık kapı politikası’nın insani olduğunu belirterek, “Bundan rahatsız olan kimseler, bu politikayı eleştirerek Suriyelilere karşı ırkçılığı körüklüyor” dedi.</p>
<p><strong>“Güvenli Bölge 31 Kez Bombalandı”</strong></p>
<p>Suriyeli Dernekler Platformu Başkanı Mehdi Davut ise Suriyelilerin sınır dışı edildikleri ‘Güvenli Bölge’nin son 1 ayda 31 defa bombalandığını hatırlatarak şöyle konuştu: “Türkiye sınırına yakın yerler misket bombasıyla bombalandı. Kırka yakın ölü ve yaklaşık 50 yaralı var. Bahsedilen güvenli bölge oluşmadıkça insanların oraya dönmesi imkansız. Oluştuğu zaman da buradaki Suriyeliler hiçbir baskıya gerek duyulmadan vatanlarına geri dönecektir. Herkesin bildiği gibi buradaki Suriyelilerin yüzde 70’i daha Türkçe öğrenmedi çünkü  ülkelerine dönme umutları var..” Hepimiz Göçmeniz Platformu Üyesi Doç. Dr. Ferda Keskin de “Bugün göçün ve ilticanın nedeni daha iyi bir yaşam kurma değil, hayatta kalma mücadelesidir. Savaş, iklim değişikliği, açlık sınırının altında yaşam ile karşı karşıyayız” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>“Mülteci Konusunda Dayanışma Eksikliği Yaşamaktayız”</strong></p>
<p>Suriyeli mültecilere ilişkin doğru bilinen yanlışlar üzerine mücadele yürüttüklerinin altını çizen Mülteciler Derneği Genel Koordinatörü Halil İbrahim Akıncı ise sığınmacılara dair çalışan sivil toplum örgütlerinin alanda yanız bırakıldığını belirterek şu açıklamada bulundu: “Alanda çok yalnızız. Mülteci konusunda alanda bir dayanışma eksikliği yaşamaktayız. Parçalanmış ceset, kan vs. yaşandığında çarşaf çarşaf paylaşılıyor. 9 yaşında bir çocuk intihar ettiğinde herkes duyarlı oluyor ancak tüm bunlar yaşanmadan önce kimsenin sesi çıkmıyor”</p>
<p>Son olarak Medipol Üniversitesi Akdeniz Araştırmaları Merkezi Göç Araştırmaları Koordinatörü Kenan Şahin de göçün bir süreklilik hali olduğuna işaret ederek, “Hepimiz Göçmeniz kuru bir ifade değil. Birileri bu dünya bizim tapulu malımız sanıyor. Tapulu mal olunca da birilerine hisse verme, tapu verme gibi bir gaflet yaşıyorlar. Dünyada insanlar sadece kaygıları nedeniyle göç etmiyorlar. Umut için de göç edenler var. Göç tarih boyunca hep var olacak” dedi.</p>
<p><strong>Video Kampanyasına Destek Veren İsimler </strong></p>
<p>Toplantıda oyuncu ve şarkıcı Deniz Türkali, avukat Gülden Sönmez, oyuncu Bahan Gönce, oyuncu Tuğba Çelik, yazar Tuna Emren, Doç. Dr. Ferda Keskin, Doç. Dr. Polat Alpman, aktivist Yıldız Önen, gazeteci-yazar Osman Atalay, Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci ve avukat Abdullah Resul Demir&#8217;in Suriyeliler ile ilgili doğru bilinen yanlışları anlattığı kamu spotu da kamuoyuyla paylaşıldı.</p>
<p>Fotoğraf: Pınar Gayıp</p>
<p><iframe title="Suriyeli göçmenlerle ilgili yalanlara karşı gerçekler" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/uqwXXg7B0UI?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="Suriyeliler istedikleri yerde çalışabiliyorlar mı?" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/iVlohVgTEdU?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="Suriyeliler çok mu fazla suç işliyor?" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/Rz0jfrUh_2Y?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="Suriyeliler beş yıl sonra vatandaş mı oluyor?" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/ehVU7Si7YyM?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="Suriyeliler fatura ödemiyor mu?" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/dUg0OR1jEQ0?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="Suriyeli esnaflar vergi vermiyor mu?" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/UvYLqBQN5DA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="Devlet tüm Suriyeli öğrencilere burs mu veriyor?" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/M56MIUQTKtg?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="Suriyeliler hastanede sıra beklemiyor mu?" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/Xq97WBQRwr4?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="Suriyeliler istediği üniversiteye sınavsız mı giriyor?" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/H-qGTcmvONE?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="Çocuk işçiliği Suriyelilerle birlikte mi başladı?" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/74B-rvK6r4Y?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="Suriyeliler devletten maaş mı alıyor?" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/-BdPvCbU6vc?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" title="Suriyelilerin telefon faturasını devlet mi ödüyor?" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/4ruWurzc-ZQ?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/26/stklardan-suriyeli-multecilerle-ilgili-yanlislara-karsi-video-kampanyasi/">STK&#8217;lardan Suriyeli Mültecilerle İlgili Yanlışlara Karşı Video Kampanyası&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sultanahmet&#8217;te Binlerce Kişi Tutsak Suriyeli Kadınlar İçin Toplandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/08/sultanahmet-binlerce-kisi-tutsak-suriyeli-kadinlar-icin-toplandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Mar 2019 18:16:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Bülent Yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[Gülden Sönmez]]></category>
		<category><![CDATA[ihh insani yardım vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan hareketi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36164</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sultanahmet Meydanı’nda Vicdan Hareketi’nin çağrısıyla toplanan on bini aşkın kişi, Suriyeli tutsak kadın ve çocukların özgür kalması için 'sessiz çığlık' eylemi yaptı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/08/sultanahmet-binlerce-kisi-tutsak-suriyeli-kadinlar-icin-toplandi/">Sultanahmet&#8217;te Binlerce Kişi Tutsak Suriyeli Kadınlar İçin Toplandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vicdan Hareketi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Suriyeli tutsak kadınların serbest bırakılması için 81 ilin yanı sıra 23 ülke ve bölgede eş zamanlı eylem ve basın açıklaması gerçekleştirdi. 110 ülkeden 2 binin üzerinde sivil toplum kuruluşunun destek verdiği eylem için Sultanahmet Meydanı’ndan buluşanlar, Suriyeli tutuklu kadınları temsilen ellerini oyalı yazmayla birbirine bağlayan bağlayarak tüm dünyaya &#8220;sessiz çığlık&#8221; yükseltti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-36165" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/D1IvojmWoAEw7h7-160x160.jpg" alt="" width="360" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/D1IvojmWoAEw7h7-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/D1IvojmWoAEw7h7-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/D1IvojmWoAEw7h7.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" />Eylemde konuşan Avukat Gülden Sönmez, Vicdan Hareketinin ‘tüm çocuklar yaşasın’ dili, inancı, ırkı fark etmeksizin ‘tüm kadınlar korunsun’ diye oluşmuş uluslararası bir inisiyatif olduğunu belirterek, “Hemen, şimdi tecavüzü savaş silahı olarak kullanmayı bırakın. Hemen, şimdi kadınlara acımasızca yapılan işkenceyi durdurun. Hemen, şimdi tüm Suriyeli kız kardeşlerimizi serbest bırakın. Bırakın evlerine dönsünler, bırakın ailelerine kavuşsunlar. Suriye zindanlarındaki son kadın ve çocuk özgür oluncaya dek ayaktayız. Buradan Suriye hapishanelerinde acı içinde özgürlük bekleyenleri ve meydanları doldurarak onlar için vicdanları ayağa kaldıranları selamlıyoruz. Biliyoruz ki; mazlumlar ve ezilenler için vicdanın haykırışından daha güçlü bir imkan yok.” Diye konuştu.</p>
<p>7 ay boyunca Suriye’deki hapishanede işkence altında kalan ve eşini kaybeden Majed Sharbajy da yaptığı konuşmada, “Ben hapishaneden bir şekilde çıkmayı başardım ama orada her gün binlerce insan işkence görmeye devam ediyor&#8221; dedi. Konuşmasında dünya liderlerine seslenen İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım da, “Suriye zindanlarında kadınlara ve çocuklara işkence edilirken nasıl yerinde oturuyorsunuz? Sessiz kalan herkes bu katillere yardım ediyor. Ey Müslüman halklar yazıklar olsun size. Bizler, bu çağda yaşayan erkekler olarak titreyelim ve kendimize gelelim. “ dedi. Türkiye&#8217;ye Astana’daki görüşmelerde birinci dosyanın kadınlar olması gerektiği çağrısında bulunan Yıldırım, “Hiçbir menfaat bunun önüne geçmemelidir. Çünkü kadın tutsak olursa dünya yanar. Bire bir takas teklif ediliyor. Şunu ifade etmek isterim ki kadın ve çocuk pazarlık konusu olamaz&#8221; dedi.</p>
<p>Eylemde Srebrenitsa Anneleri adına konuşan  Şehida Abdurrahmanoviç ise, &#8220;Srebrenitsa’da katliamın başladığı yerden geliyorum buraya. Bugün buradan en kısa sürede anlaşma sağlanmasını ve çocukların ailelerine, annelerin evlatlarına kavuşmalarını talep ediyoruz. Kardeşlerimize yapılan bu zulüm karşısında dilsiz şeytanlardan olmayanlar da var. İşte siz zulüm gören Müslümanların çaresiz olmadığını göstermek adına buradasınız. Bu zulüm bitene kadar işkenceyi lanetlemeyi sürdüreceğiz.&#8221; Dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/08/sultanahmet-binlerce-kisi-tutsak-suriyeli-kadinlar-icin-toplandi/">Sultanahmet&#8217;te Binlerce Kişi Tutsak Suriyeli Kadınlar İçin Toplandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
