<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>güçlendirilmiş parlamenter sistem arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/guclendirilmis-parlamenter-sistem/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/guclendirilmis-parlamenter-sistem/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Mar 2023 12:05:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>güçlendirilmiş parlamenter sistem arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/guclendirilmis-parlamenter-sistem/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Etki İçin Diyalog Bugün Neden Daha Önemli?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/07/01/etki-icin-diyalog-bugun-neden-daha-onemli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ceylan Özünel]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 10:45:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[Diyalog Haritalaması]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendirilmiş parlamenter sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81335</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün Türkiye’nin genel fotoğrafına baktığımızda hepimiz, önümüzde demokrasinin yeniden tesisi, eşitsizliklerin giderilmesi, yoksulluk ve iklim krizi gibi meselelerde kritik bir eşiğe geldiğimizin farkındayız. Bu sorunları artık tek bir kurumun veya aktörün çözemeyeceğini, bize yani sivil topluma eskisinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu da biliyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/07/01/etki-icin-diyalog-bugun-neden-daha-onemli/">Etki İçin Diyalog Bugün Neden Daha Önemli?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hepimizin toplumsal ve çevresel meseleler için çözüm üretmeye çalıştığı bu atmosferde sivil toplum ve toplumun farklı kesimleri arasındaki diyaloğun güçlenmesi kadar bu paydaşların karar vericilerle olan diyaloğunun güçlenmesi de her zamankinden daha önemli hale geldi. Bu yazıda hem yakın zamanda yürüttüğümüz “</span><a href="https://yada.org.tr/yayinlar/diyalog-haritalama-arastirmasi/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Diyalog Haritalaması</span></a><span style="font-weight: 400;">” araştırmasından elde ettiğimiz bulgulara hem de bundan sonra “etki” için nasıl modeller kurabileceğimize değinmek istiyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uzun yıllardır sivil toplumun kendi arasında ve diğer paydaşlarla kurduğu diyaloğun daha etkin olabilmesi adına çalışan bir kurum olan YADA olarak, bugüne kadar farklı arka planlara ve dünya görüşlerine sahip paydaşlar arasındaki diyaloğun güçlenmesi için birçok çalışma yürüttük. STK’ların kendi arasında ve diğer paydaşlarla kurduğu diyaloğu irdelediğimiz Diyalog Haritalaması araştırması bu çalışmalardan biri. Bu araştırmada, bulgularımızı Sivil Toplum Diyaloğu, Sivil Toplum – Kamu Yönetimi Diyaloğu ve Sivil Toplum – Özel Sektör Diyaloğu olmak üzere üç başlık altında ele aldık. STK’ların diğer STK’ları nasıl algıladığının yanı sıra, kendi alanında çalışan diğer sivil aktörleri nasıl ve neye göre kümelediği ve sivil alanı tariflerken en yaygın kullandıkları tasnifleri de analiz ettik. Bununla birlikte, bulgularımızın ışığında diyaloğun önündeki engeller ve diyaloğu mümkün kılan etmenlere odaklandık. </span></p>
<h5><b>Sivil Toplumun Kendi Arasında Diyalog Kurabilmesi İçin Üç Dikotomi Belirleyici</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">8 tematik alanda (kadın, çocuk, çevre, mülteci/insani yardım, eğitim, kent, sivil toplum çalışan ve düşünce kuruluşları ile insan hakları) faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla derinlemesine görüşmeler yaparak elde ettiğimiz niteliksel bulgular bize, tüm kategorilerde faaliyet gösteren STK’ların Türkiye sivil toplumunu tarif ederken üç dikotomiye başvurduğunu gösteriyor. Bunları 1) Hak Temelli</span> <span style="font-weight: 400;">– Yardım Temelli Dikotomisi, 2) Muhafazakârlık – Sekülerlik Dikotomisi ve 3) Yanlılık-Tarafsızlık Dikotomisi (politik dikotomi) olarak tanımlamak mümkün. Bu dikotomiler STK’lar arasında algısal düzeyde bir hiyerarşi yaratıyor. Bir STK kendini bu tanımlamaların hangi tarafında gördüğüne bağlı olarak kendisine benzemeyeni çoğu zaman bir STK olarak bile tanımlamıyor. Bu da bize Türkiye sivil toplumunun yıllardır aldığı darbelere rağmen hala siyasi kutuplaşmanın etkisinde olduğunu gösteriyor. Başka bir deyişle, sivil toplumun; hükümetlerin, karar vericilerin, siyasetin kararlarını etkileyen bir yapıda olması gerekirken, daha ziyade siyasetin sivil toplumu etkilediği bir atmosferle karşı karşıyayız. Bu durumun, özellikle önümüzdeki seçim dönemine girdiğimiz bugünlerde sivil toplum olarak üzerine daha çok eğilmemiz gereken olgulardan biri olduğunu düşünüyorum. </span></p>
<h5><b>STK’lar Arası Diyalog Arzusu Artıyor Ancak Halen Fiiliyata geçmemiş Durumda</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı alanda faaliyet gösteren STK’lar arasındaki birlikte çalışma yaklaşımının, önceki yıllarda yaptığımız “</span><a href="https://yada.org.tr/yayinlar/sivil-toplum-kuruluslarina-yonelik-algi-ve-yaklasimlar/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Sivil Toplum Kuruluşlarına Yönelik Algı ve Yaklaşımlar</span></a><span style="font-weight: 400;">” araştırma bulgularına kıyasla daha olumlu olduğunu söyleyebiliriz ancak bugüne kadar gerçekleştirilen temaslar hala düşük seviyede. Başka bir deyişle, STK’lar arası diyalog arzusu artmış, ancak halen fiiliyata geçmemiş durumda.</span> <span style="font-weight: 400;">Arzunun pratikte henüz bir karşılığı yok fakat söylemsel düzeyde diğer STK’larla bir araya gelmeye olumlu bakılıyor. Öte yandan, STK’lar kendisinden farklı temalarda çalışan diğer STK’larla bir araya gelme fikrine oldukça muğlak yaklaşıyor. Aynı faaliyet alanında bulunmamak, belli STK’larla bir araya gelmemenin meşru sebebi olarak öne sürülüyor. Diyaloğun ve temasların kurulduğu alanlar STK’ların faaliyet alanı ve çalışma konusu ile sınırlanıyor. Yukarıda bahsedilen dikotomilere referansla STK’ların kendisini bu skalaların neresinde gördüğüne bağlı olarak bu sınır iyice daralıyor. Halbuki, bugün eşitsizlik, yoksulluk, iklim krizi gibi toplumun her kesimini derinden etkileyen sorunları düşündüğümüzde, farklı alanlarda/temalarda çalışmak diyaloğun önünde bir engel olmaktan ziyade etkin bir diyalog için önemli bir zemin yaratıyor. Bu bağlamda, sivil toplumun formal, enformal, ulusal, yerel tüm yapılarının bu çatı meseleler etrafında bir araya gelmesine, her yapının kendi çalışma alanıyla bu tür temel meseleler arasında güçlü bir bağ kurmasına her zamankinden daha çok ihtiyaç var.</span></p>
<h5><b>Yeni Modellerle, Kararları Etkileyebilecek Zeminler Hala Var</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">STK’ların söylemsel düzeyde olsa da farklılıklarla diyaloğa daha açık hale gelmesi önemli bir adım. Belli meseleler etrafında farklı görüşteki STK’ları bir araya getirdiğimiz birçok etkinlikte, aslında sivil toplum gönüllüleri veya profesyonellerinin bireysel olarak diyaloğa açık olurken, kurumsal olarak bir arada bulunmaya yanaşmadığını gördük. Kendisini yukarıda bahsedilen dikotomilerin bir tarafında gören kurumlar diğer tarafta gördükleri kurumlarla isteseler de bir arada olmaktan hele de iş birliği yapmaktan oldukça çekiniyor. Bu duruma, sivil toplum alanında çalışan kişilerin yönetim kurullarını ikna etmekten, hitap ettikleri hedef gruplara karşı gösterdikleri politik tutumlarındaki çekincelerine kadar birçok etmen sebep oluyor. Bunu dikkate alarak, değişim arzusu içerisinde olan bu bireylerin çabalarını bir araya getirmek ve meselelerin savunuculuğunu yapmak yeni bir model olabilir. Peki böyle bir modelle kimi ve hangi kararları etkileyebiliriz? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Araştırmamızdan elde ettiğimiz bulgular, STK’ların karar mekanizmalarıyla ilişkilerini değerlendirdiğinde belediyelerin ve bakanlıkların ortalama %74 ile STK’ların en çok ilişki kurdukları kurumlar olduğunu gösteriyor. Karar mekanizmalarının daha merkezi kurumlarıyla diyalog azalıyor, bir başka deyişle STK’lar merkezi karar mekanizmalarının kapılarının kendilerine kapalı olduğunu ifade ediyor. Öte yandan, araştırma kapsamında görüşülen STK’ların genel anlamda siyasi partilerle diyaloğa açık olduğu görülüyor. Görüşülen STK’ların %70’inden çoğu siyasi partilerle diyaloğa açık olduğunu belirtirken, yaklaşık %11’i diyaloğa kapalı olduğunu ifade ediyor. Bununla birlikte, siyasi partilerle kurulan ilişkiler çoğu zaman çok meşru karşılanmıyor. Meşruiyeti kuran temel pratik “tek bir siyasi parti” değil “tüm siyasi partiler ile” diyalogda kalmak, hepsine erişmeye çalışmak. İlişki veya diyalog kurduğunu ifade eden kuruluşlar, “tüm siyasi partilere kapımız açık” notu ile iş birliği potansiyellerini ifade ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu noktada, özellikle de önümüzdeki seçim sürecinde sivil toplumun saha bilgisine ve uzmanlığına daha çok ihtiyaç duyan siyasi partilerin kararlarını, söylemlerini veya vaatlerini etkilemek, sivil toplum için yeni bir karar zemini olabilir. Bunu, geçtiğimiz aylarda altı siyasi partinin bir araya gelerek Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem mutabakat metni oluştururken bazı sivil inisiyatiflerin ve sivil toplum profesyonellerinin mutabakat metnine etki ettiğinde görmüştük. Demek ki sivil toplumun gayet meşru bir zeminde siyasi partileri etkilemesi mümkün. Öyleyse, sivil toplum kuruluşlarının kurumsal çekincelerini dikkate alarak, bu alana katkı veren bireylerin siyaseti etkileyebileceği yeni bir diyalog ve müzakere modelini hayata geçirmek için çalışmaları hızlandırmaya ihtiyacımız var. </span></p>
<p><em>Görsel: JO IMPERIO</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/07/01/etki-icin-diyalog-bugun-neden-daha-onemli/">Etki İçin Diyalog Bugün Neden Daha Önemli?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Açık Bir Tutumla Toplumla Güven İlişkisi Kuran Siyaset Başarılı Olur&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/01/acik-bir-tutumla-toplumla-guven-iliskisi-kuran-siyaset-basarili-olur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 May 2022 07:38:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendirilmiş parlamenter sistem]]></category>
		<category><![CDATA[güven ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Nesrin Nas]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80742</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siyasetçi akademisyen Nesrin Nas, siyaseti farklı düşünenlerin bir araya gelip uzlaşmayı aradığı alan olarak tarif ettiğini belirterek, ‘hesap verebilir bir tutumla, toplumla, sivil toplumla, güven ilişkisi’ kurmayı başaran siyaset kurumunun başarılı olacağına inandığını kaydetti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/01/acik-bir-tutumla-toplumla-guven-iliskisi-kuran-siyaset-basarili-olur/">&#8216;Açık Bir Tutumla Toplumla Güven İlişkisi Kuran Siyaset Başarılı Olur&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="&#039;Açık Bir Tutumla Toplumla Güven İlişkisi Kuran Siyaset Başarılı Olur&#039;" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/ZR4kmicV-hA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p style="font-weight: 400;">Geçmişten bugüne siyaset alanını konuştuğumuz Nesrin Nas, geçmiş yıllardaki Milli Güvenlik Kurulu’ndan kaynaklı vesayetin bugün aşıldığını ancak günümüzde başka türlü bir vesayet hali olduğunu belirterek, “Milli Güvenlik Kurulu yok ama mevcut iktidarın güvenlik stratejisini belirleyen, çizen ve bunun da ne olduğunu güne göre, ana göre, iktidarın oylarına göre yöneten ve yönlendiren başka bir vesayet var.” Dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Siyasetin uzlaşma alanı olduğunu kaydeden Nas, “Siyaset dediğiniz şey, toplumun içinde yaşadığı bütün sorunların, bunun ila içinde yaşadığı maddi olması gerekmiyor, yani onu, insanı oluşturan, insanı var eden inanç dünyasına ait, kültürüne ait, diline ait, geçmişine ait her bir şeyin en açık şekliyle tartışılabileceği ve bir şekilde buralarda birtakım tıkanmalar varsa ve insanlar kendilerini yani kamu kendini ifade etmekte zorlanıyor ve ileriye doğru kendini atmakta zorlanıyorsa bunun önündeki engellerin nasıl kaldırılacağı konusunda farklı düşünenlerle de bir araya gelip bir uzlaşmanın arandığı bir yer olarak tarif ediyorum siyaseti.&#8221; dedi. Güçlendirilmiş parlamenter sistemin yapısı gereği müzakere alanı sunduğunu altılı masanın bu yönüyle önemli bir ittifak kurduğunu belirten Nas, ancak bunun yeterli olmadığını toplumla daha açık bir şekilde ilişki kurulması gerektiğini kaydetti. Nas, “Genel olarak toplumun A’dan Z’ye birbirini besleyen, birbirini besleyerek büyüten, sorunlarını çözmek isteyen siyaset kurumunun; açık, hesap verebilir bir tutumla, toplumla, sivil toplumla, güven ilişkisi kurmayı başardığı takdirde bu sorunların önemli ölçüde aşılacağını düşünüyorum” diye konuştu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Siyasi partilerin tutumuyla kendi seçmenlerini şekillendirme imkanını önemli bulduğunu da belirten Nas, “Toplumun sorunlarını hangi vadede çözecekleri  konusunda yeterince topluma bilgi verir, açık, yeterince şeffaf olur, o güven ilişkisini toplumla kurabilirlerse önemli ölçüde hem kendileri hem toplum kazanır” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/01/acik-bir-tutumla-toplumla-guven-iliskisi-kuran-siyaset-basarili-olur/">&#8216;Açık Bir Tutumla Toplumla Güven İlişkisi Kuran Siyaset Başarılı Olur&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Demokrasisinin İstikrarı İçin Etkin Vatandaş ve Sivil Toplum Katılımı Şart&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/28/demokrasisinin-istikrari-icin-etkin-vatandas-ve-sivil-toplum-katilimi-sart/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Feb 2022 09:57:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Denge Denetleme Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[DDA]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi ve sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Denge ve Denetleme Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendirilmiş parlamenter sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum katılımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79095</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bünyesinde 279 sivil toplum örgütü bulunan Denge ve Denetleme Ağı (DDA), 'Türkiye Demokrasisinin İstikrarı için Etkin Vatandaş ve Sivil Toplum Katılımı Şart' vurgusuyla bir çağrı metni yayınladı. Metinde, sistem reformu ve parlamenter sistem tartışmalarına sivil toplumun ve yurttaşların etkin katılımının sağlaması işaret ediliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/28/demokrasisinin-istikrari-icin-etkin-vatandas-ve-sivil-toplum-katilimi-sart/">&#8216;Demokrasisinin İstikrarı İçin Etkin Vatandaş ve Sivil Toplum Katılımı Şart&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>DDA&#8217;nın yayınladığı metinde, Türkiye&#8217;nin özellikle son 20 yıldır yoğun bir hükümet sistemi tartışması içerisine girdiği, 2017 yılında gerçekleştirilen halk oylaması sonrası başkanlık sistemine yaklaşan bir sisteme geçilmesinin ardından sistemin aksayan ve sorunlu yönlerine karşı muhalefet partilerinin güçlendirilmiş parlamenter  sistem önerilerini somutlaştırdığı hatırlatılıyor. Benzer şekilde iktidar partisinin de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi&#8217;nin reformunu da içeren bir yeni anayasa yazım sürecini başlattığı belirtiliyor.</p>
<h5><strong>&#8216;Katılımcı, Oydaşmacı, Sivil Bir Anayasa İhtiyacı Türkiye’de Varlığını Koruyor!&#8217;</strong></h5>
<p>DDA, tüm aktörlerin farklı açılarda olsa bile denge ve denetleme sistemini tesis etmeye yönelik yaptıkları ortak vurguya dikkat çekiyor ve &#8220;katılımcı, oydaşmacı, sivil bir anayasa ihtiyacı Türkiye’de halen varlığını koruyor&#8221; tespiti yapıyor: &#8220;Hükümet değişikliği ya da reform öneri çalışmalarını yakından incelediğimizde, köklü anayasa değişikliği gerektiren bu çalışmaların katılımcı bir perspektif ve yöntemle ilerlemediğini gözlemliyoruz. Her ne kadar siyasi partilerin kendileri, uzman ve sivil toplum görüşlerini zaman zaman alsalar da, sürecin içerisinde etkin vatandaş ve sivil toplum katılımı son derece sınırlı kalmaktadır.&#8221;</p>
<p>Bu tespitlerden hareketle, bünyesinde 279 sivil toplum örgütünü barındıran DDA, bütün siyasi partilere, parlamenter sistem önerileri süreçlerinde etkin sivil toplum ve vatandaş katılımını dışlamayan, çoğulcu ve daha katılımcı bir perspektif izlemesi çağrısı yapıyor ve &#8220;Bunun Türkiye&#8217;de demokrasinin istikrar kazanması için yaşamsal olduğunu düşünüyoruz&#8221; diyor.</p>
<p>DDA&#8217;nın geçen yılın Aralık ayında düzenlediği Demokrasi Masası Buluşmaları&#8217;na STK ve medya kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, eski bürokratlar ve alanında uzman kişilerden oluşan 61 isim katılmıştı. Çalıştay sonucunda ortaya çıkan <a href="https://twitter.us3.list-manage.com/track/click?u=5355e71920e024c640c10b89b&amp;id=c815d33b31&amp;e=a556f7c1ae" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://twitter.us3.list-manage.com/track/click?u%3D5355e71920e024c640c10b89b%26id%3Dc815d33b31%26e%3Da556f7c1ae&amp;source=gmail&amp;ust=1646120707601000&amp;usg=AOvVaw2IQwb7hkZVgtvd_Ruj-Zir">Denge ve Denetlemeli Bir Parlamenter Sistem İçin Temel Ölçütler Çalıştayı Raporunda</a> somutlaşan 7 Adım ise şunlardı;</p>
<h5><strong>7 Adımda Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem</strong></h5>
<p><strong>1- Seçim Sistemi ve Siyasi Partiler Kanunu</strong><br />
Demokratik istikrar üreten bir parlamenter sistem için hem seçim sisteminde hem de siyasi partiler kanununda düzenlemeler yapılmalıdır. Çünkü yasama, yürütme ve yargı arasındaki kuvvetler ayrılığı ve denge ve denetleme sisteminin sağlanmasında siyasi partiler ve seçim sistemi büyük önem taşımaktadır.</p>
<p><strong>2- Adil ve Özgür Seçimler</strong><br />
Adil ve özgür seçimler demokrasinin gerekli fakat tek başına yeterli olmayan koşuludur. Seçimlerin adil ve özgür yapılmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır. Bu düzenlemeler seçimlerin her aşamasını kapsayacak nitelikte olmalıdır.</p>
<p><strong>3- Bağımsız ve Tarafsız Yargı</strong><br />
Yasama-yürütme ilişkisinden bağımsız olarak bağımsız ve tarafsız yargı erkinin varlığı, hükümet sistemlerinin demokratik şekilde işleyebilmesinin yaşamsal koşuludur. Bu koşul, yargı organlarının oluşumunda yürütmenin rolünün çok sembolik seviyeye çekilmesi ile sağlanabilir.</p>
<p><strong>4- Kanun Yapma ve Denetim Yönünden Etkin Yasama</strong><br />
Kanun yapma ve denetim yönünden etkin katılımcı bir yasama erkini kurgulayacak düzenlemeler yapılmalıdır. Bu düzenlemelerin başında siyasi parti ve seçim kanunlarında yapılacak düzenlemeler ve TBMM İç Tüzüğü ve ilgili kanunlarda yapılacak düzenlemeler gelmelidir.</p>
<p><strong>5- Katılımcı, Şeffaf ve Hesap Verebilir Yerel Yönetimler</strong><br />
Merkezi idareyi dengeleme kapasitesine sahip etkin, katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir yerel yönetimlere ihtiyaç vardır. Bunun sağlanması kapsamlı ve katılımcı mekanizmaların işletildiği bir yerel yönetimler reformu ile mümkündür.</p>
<p><strong>6- Liyakat, Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik </strong><br />
Tüm kurumlarda birbirinin tamamlayıcısı ve ön koşulu niteliğindeki şeffaflık, hesap verebilirlik, liyakat ve etkinlik ilkelerinin hayata geçirilmesi için etkin mekanizmalar ve yaptırımlar geliştirilmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong>7- Dezavantajlı Grupların ve Sivil Toplumun Aktif Katılımı</strong><br />
Başta kadınlar olmak üzere dezavantajlı grupların ve sivil toplumun daha aktif ve sorgulayıcı olması, karar alma süreçlerine etkin katılımlarını sağlayacak mekanizmaların özellikle yasama, yürütme ve yargı kurumları ve yerel yönetimler içerisinde kurgulanması gerekmektedir.</p>
<p>DDA&#8217;nın  Denge ve Denetlemeli Bir Parlamenter Sistem İçin Temel Ölçütler Çalıştayı Raporu&#8217;na <a href="https://drive.google.com/file/d/1qvXzBwyPTp9wBiY-RsE3b79Teb9rPudj/view" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/28/demokrasisinin-istikrari-icin-etkin-vatandas-ve-sivil-toplum-katilimi-sart/">&#8216;Demokrasisinin İstikrarı İçin Etkin Vatandaş ve Sivil Toplum Katılımı Şart&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
