<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>genç işsizliği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/genc-issizligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/genc-issizligi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 Feb 2023 11:10:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>genç işsizliği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/genc-issizligi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;3 Roman Gençten 2’si Eğitimde Ayrımcılığa Maruz Kalıyor&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/02/3-roman-gencten-2si-egitimde-ayrimciliga-maruz-kaliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2023 09:46:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır Ayrımcılık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[genç işsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[roman gençler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82782</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sıfır Ayrımcılık Derneği tarafından Etkiniz AB Programı desteğiyle hazırlanan 'Bu Romanlar Hep Böyle- Roman Gençlerin Eğitimde ve İstihdamda Yaşadıkları Ayrımcılık' raporu yayımlandı. Hazırlanan rapora göre yaklaşık olarak her 3 Roman gençten 2’si eğitim ortamlarında ayrımcılığa maruz kalıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/02/3-roman-gencten-2si-egitimde-ayrimciliga-maruz-kaliyor/">&#8216;3 Roman Gençten 2’si Eğitimde Ayrımcılığa Maruz Kalıyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de yaşayan Roman (Roman, Dom, Lom ve Abdal) gençlerin eğitim ve çalışma ortamlarında yaşadıkları ayrımcılıkla ilgili önemli bulguların yer aldığı rapor ayrıca bir dizi tavsiyeyi de içeriyor. Raporda, eğitim ve çalışma ortamlarına ilişkin bulgular analiz edilerek Roman gençlerin yaşadığı ayrımcılık dayanaklarıyla ortaya konuluyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;Roman Çocuklar ve Gençler Eğitime Erişemiyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin 8 farklı ilinden (Diyarbakır, Edirne, Hatay, İstanbul, İzmir, Gaziantep, Uşak ve Artvin) 15-25 yaş arası 105 Roman gençle (97 anket, 8 derinlemesine görüşme) yapılan görüşmelerden elde edilen bulgularla hazırlanan rapor, Roman çocuk ve gençlerin eğitimden kopuş oranlarının yüksek olduğunu gösteriyor. Görüşmelere katılan </span><b>95 gençten 28’i okulu bırakmış, 56 genç ise eğitim hayatı boyunca en az yarım dönem eğitime ara verdiğini ifade ediyor. </b><span style="font-weight: 400;">Gençlerin</span> <span style="font-weight: 400;">okulu bırakma nedenlerinin başında ise ekonomik zorluklar ve dışlanma-ayrımcılıktan geliyor.</span></p>
<blockquote><p>İkinci sınıftan itibaren kötü muamele başladı. Beşinci sınıfa kadar okudum, beşinci sınıfta bıraktım. Ayrımcılık yaptıkları için okuyamadım. (Derinlemesine Görüşme Notlarından, Erkek, 18 yaşında)</p></blockquote>
<h5><b>&#8216;Roman Çocuklar ve Gençler Eğitim Ortamlarında Ayrımcılığa Uğruyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda ortaya çıkan diğer önemli bir bulgu ise eğitim ortamlarında yaşanan ayrımcılık. Görüşmelere katılan 95 gençten 61’i yani </span><b>yaklaşık olarak her 3 gençten 2’si ise okul gibi eğitim ortamlarında ayrımcılığa maruz kaldığını ifade ediyor. </b></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-82790 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/ayrimcilik.jpg" alt="ayrımcılık" width="584" height="308" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğitim ortamlarında kimler tarafından ayrımcılığa maruz bırakıldığı sorusuna ise gençlerin çoğunluğu</span> <span style="font-weight: 400;">arkadaşlarım veya onların aileleri tarafından cevabını veriyor.</span><b> 95 kişiden 71’i arkadaşları veya aileleri tarafından ayrımcılığa maruz kaldığını ifade ediyor. </b><span style="font-weight: 400;">17 genç ise öğretmenleri tarafından ayrımcılığa maruz bırakıldığını söylüyor.  </span></p>
<blockquote><p>Hoca resmen ilkokulda yüzüme karşı sen çöp tenekesisin, senden hiçbir şey olmaz dediği gün benim bittiğim gündü zaten. (Derinlemesine Görüşme Notlarından, Kadın, 23 yaşında)</p>
<p>Okulda arkadaşlarım ayrımcılık yapıyorlardı. Dalga geçiyorlardı, yanlarına almıyorlardı. (Derinlemesine Görüşme Notlarından, Erkek, 18 yaşında)</p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Gençlerin okul ortamlarında maruz kaldıkları ayrımcılığın en önemli sebebi ise etnik kimlik. </span><b>57 genç etnik kökeninden kaynaklı ayrımcılığa maruz kaldığını düşünüyor.</b></p>
<blockquote><p>Lisede din dersinde öğretmen ‘Çingeneler için hırsızlık normaldir’ dedi. Çok sinirlendim ama bir şey diyemedim. O anı hiç unutamıyorum. (Derinlemesine Görüşme Notlarından, Kadın, 24 yaşında)</p>
<p>Bana öğretmenin bağırıp çağırıyordu. Bu Romanlar hep böyle diyordu. (Anket görüşmelerinden)</p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğitimde yaşanan diğer önemli bir sorun ise </span><b>“ayrı tutma”</b><span style="font-weight: 400;"> uygulamaları. Roman mahallelerinin içinde veya yakınında olan okullar Roman okullarına dönüşüyor, karma okullarda ise ayrı sınıf oluşturma gibi uygulamaların olduğu biliniyor.</span></p>
<blockquote><p>1. sınıfta bize özgü bir sınıf yaptılar. Bizi Türklerle aynı ortama koymadılar. (Derinlemesine Görüşme Notlarından, Erkek, 23 yaşında)</p></blockquote>
<h5><b>&#8216;Gençlerin Yarısından Fazlası İstihdamda Değil&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İzleme çalışması kapsamında ortaya çıkan diğer önemli bir veri ise gençlerin istihdam oranları. Görüşülen gençlerin yarısından fazlası ise istihdamda değil. 97 gençten </span><b>50’si çalışmadığını belirtiyor. </b><strong>Ç</strong><b>alışan gençlerin 23’ünün ise düzenli bir işi ve sosyal güvencesi yok. </b><span style="font-weight: 400;">Gençlerin istihdamda olmamasının birçok nedeni var. Bu nedenlerin başında düşük eğitim düzeyi ile iş arama süreçleri ve iş ortamlarında karşılaşılan dışlanma-ayrımcılık geliyor.</span></p>
<h5><b>&#8216;Roman Gençler İş Ortamlarında Ayrımcılığa Maruz Kalıyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Görüşme yapılan</span> <span style="font-weight: 400;">64 gençten 22’si iş arama süreçlerinde ayrımcılığa maruz kaldığını söylüyor. </span></p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-82791 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/ayrimcilik-1.jpg" alt="ayrımcılık" width="560" height="322" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">10 genç ise işe alım mülakatları sırasında kendilerine Roman olup olmadığının sorulduğunu anlatıyor.</span><b> </b></p>
<blockquote><p>Nerede oturuyorsun diye soruyordu. Benim mahallemin Dom mahallesi olduğunu bildikleri için iş vermediler. Bunu birçok kez yaşadım. Arayacağız diyorlar, aramıyorlar. (Anket görüşmelerinden)</p></blockquote>
<p><b>İş ortamlarında ayrımcılığa maruz kaldığını söyleyen genç sayısı ise 21. </b><span style="font-weight: 400;">Bu gençlerden 18’i iş ortamlarında etnik kimliğinden dolayı ayrımcılığa maruz kaldığını söylüyor.</span></p>
<blockquote><p>2-3 gün çalıştırıp, Dom olduğumu anlayınca hemen işten çıkarıyorlar. (Anket görüşmelerinden)</p></blockquote>
<h5><b>&#8216;Roman Gençler Ayrımcılığa Uğramamak için Kimliğini Saklıyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda ortaya çıkan diğer önemli bulgu ise Roman gençlerin istihdam alanında ayrımcılıkla karşılaşmamak için iş ortamlarında kimliklerini saklamasıdır. Gençlerden bazıları Roman (Roman, Dom, Lom ve Abdal) olduğunu işyerinde kimsenin bilmediğini bu nedenle de ayrımcılığa maruz kalmadığını belirtiyor. </span></p>
<blockquote><p>Genelde iş ortamlarında sorduklarında İstanbulluyum deyip, geçiyorum. (Derinlemesine Görüşme Notlarından, Kız Çocuğu, 17 yaşında)</p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Rapor ayrıca gençlerin çok azının yaşadığı ayrımcılık sonrasında herhangi bir girişimde bulunduğunu, ancak bu konuda resmi makamlara başvuru yapılmadığını da ortaya koyuyor.</span></p>
<h5><b>Sonuç ve Tavsiyeler</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporun sonuç bölümünde ise elde edilen bulgular ve gençlerin taleplerinden yola çıkarak </span><b>ayrımcılık, eğitim, istihdam, gençlik politikası ve ilişkili kesişimler</b><span style="font-weight: 400;"> konulara dair önemli tavsiyeler yer alıyor. Bu tavsiyelerden bazıları işe şunlardır;</span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400;">Roman gençlerin en önemli talebi, </span><b>karar verme mekanizmalarına katılımlarının artırılmasıdır</b><span style="font-weight: 400;">. </span></li>
<li><b>Roman Vatandaşlara Yönelik Stratejik Eylem Planı</b><span style="font-weight: 400;"> hazırlanması sürecinde, gençlerin katılımının anlamlı bir şekilde sağlanması ve gençlere yönelik spesifik stratejilerin belirlenmesi gerekmektedir. </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Gençlerle ilgili ve gençlerin katılımıyla tasarlanacak politika yapım süreçlerine Roman Topluluklarından grupların ve özelinde de ihtiyaçları farklılaşan gençlerin (genç kadınlar, engelliler vd.) dahiliyetlerinin sağlanması oldukça kritiktir. </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Gençler, karar vericilerden ayrımcılıkla mücadele edilmesi ve ayrımcılık yasası çıkarılarak, ayrımcılıkla ilgili caydırıcı cezaların verilmesi talep etmektedir.</span></li>
</ul>
<h5><strong>Eğitim Ortamlarında Ayrımcılığa Dair Sonuçlar ve Tavsiyeler</strong></h5>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400;">Gençler, Roman çocuk ve gençlerin eğitimlerine devam edebilmeleri için farklı açılardan desteklenmeleri gerektiğini düşünmektedir. Roman çocuk ve gençlere yönelik özel eğitim politikaları ve pozitif ayrımcılık içeren politikalar geliştirilmelidir.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Zorunlu eğitimin süresinin artması ve okula devam etmeyen çocukların sıkı takibinin yapılması, özellikle Roman çocuklar gibi birçok sebepten okulu terk etme potansiyeli olan çocuk grupları için oldukça kritiktir.  </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Çocukların okula devamının sağlanması için, derin yoksullukla mücadele edecek politikaların oluşturulması, politikaların uygulanabilir hale geleceği zamana kadar ise “geçici önlem” uygulamalarının (okul çağında çocuğu olan ailelerin maddi olarak desteklenmesi, çocuklara okula devam edebilmeleri için burs verilmesi vb.) hayata geçirilmesi gerekir.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Roman çocukların okulda öğretmenlerinden, arkadaşlarından veya roman olmayan ailelerden ayrımcılık görmektedir. Ayrımcılık, birlikte yaşam, insan hakları konularından yapılacak çalışmalar hem öğrencilere hem öğretmenlere hem de velilere yönelik kurgulanmalı ve yaygınlaştırılmalıdır.</span></li>
</ul>
<h5><b>Çalışma Ortamlarında Ayrımcılığa Dair Sonuçlar ve Tavsiyeler</b></h5>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400;">Gençler, Roman gençler için meslek edindirme kursları açılmasını ve istihdam alanları sağlanmasını talep etmektedir. İşsizliğin azaltılması, özel sektörde Romanlara özel kontenjan ayrılması, atık toplamanın yasaklandığı illerde yasağın kaldırılması, belediyelerde Romanlara iş imkanlarının sağlanması başlıca taleplerdir.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Genç İşsizliğinin Önlenmesi ile ilgili oluşturulacak olan Stratejik Planlar da dahil olmak üzere politika metinlerinde Genç Romanlar ve benzeri görünmez grupların da özellikle tanımlanması ve politikaların kapsayıcı bir şekilde oluşturulması önemlidir.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">İş yerlerinde ayrımcılığın önlenmesi için, takip sistemi kurulmalı ve ayrımcılığın bildirilebileceği mekanizmalar oluşturulmalıdır. </span></li>
</ul>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sifir-ayrimcilik-dernegi-roman-genclerin-egitimde-ve-istihdamda-yasadiklari-ayrimcilik-raporu/" target="_blank" rel="noopener">Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p><em>Kapak fotoğrafı: Ali Ekrem</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/02/3-roman-gencten-2si-egitimde-ayrimciliga-maruz-kaliyor/">&#8216;3 Roman Gençten 2’si Eğitimde Ayrımcılığa Maruz Kalıyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>140journos Belgeseli ve Gençlerin Umutsuzluk Duvarı&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/16/140journos-belgeseli-ve-genclerin-umutsuzluk-duvari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Caner Gerek]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Apr 2021 14:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[140Journos]]></category>
		<category><![CDATA[genç işsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih Tekerrür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=68701</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gençler belli ki çok dolu ve 140journos Youtube videosunun altını hayal kırıklığı duvarına çevirmişler. “Kalite ve kalifikasyon noktasında kendini ispat edebiliyorsa bir genç iş bulur” sözlerine karşılık; 'gençler sorunlarına çözüm olacak sözler istiyor' demek isterdim ama bu yazı zaten gençlerde böyle bir umudun kalmadığını anlatıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/16/140journos-belgeseli-ve-genclerin-umutsuzluk-duvari/">140journos Belgeseli ve Gençlerin Umutsuzluk Duvarı&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8217;23 yaşındayım. üniversite son sınıf öğrencisiyim. evimiz sobalı ve soguk olduğu için okuduğum memlekette hem çalışıp hem okuyorum. acıktığım zaman markete geçince iştahım kaçıyor. çünkü maddi durumuma göre alacak bir şey bulamıyorum. annem babam abim yıllardır çalışıyorlar ama hala ne bir ev ne bir araba alabildik. ailece hayatımızda 1 kere tatil yapabildik. bu yıl kpssye hazırlanıyorum kitaplar o kadar pahalı ki mecburen korsan almak zorunda kalıyorum. artık öğün atlamak için ev arkadaşımla geç uyanmaya başladık. 5 ayda 10 kilodan fazla bulgur yemişiz bi 10 kilo da makarna vardır. sadece bu iki besinle beslenir olduk. meyve bile yiyemiyoruz. bizim durumumuz böyle olmasına rağmen sokağa çıktığımda kendimi nispeten zengin bile hissediyorum. insanlar kar yağarken bile gecenin karanlığında çöp topluyor. çocukların çoğunun düzgün montları yok. geçen markete girerken bir baba görevliye çocuğum kapıda bekleyecek göz kulak olur musunuz dedi. adam muhtelemelen çocuğuna çukulata bile alamayacak durumda. sokakta aç insanlar görüyorum. bıktım artık kahrolmaktan.&#8217;</em></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-68702 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/140journos-belgeselinin-ardinda-biraktigi-youtube-yorumlari-640x213.jpg" alt="140journos Belgeselinin Ardında Bıraktığı Youtube Yorumları" width="370" height="123" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/140journos-belgeselinin-ardinda-biraktigi-youtube-yorumlari-640x213.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/140journos-belgeselinin-ardinda-biraktigi-youtube-yorumlari-1024x341.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/140journos-belgeselinin-ardinda-biraktigi-youtube-yorumlari.jpg 1080w" sizes="(max-width: 370px) 100vw, 370px" />Bu yorum 140Journos’un son belgeseli Tarih Tekerrür’ün Youtube sayfasında içinde yaşadığımız döneme dair hayal kırıklığı ve umutsuzlukla yazılan binlerce yorumdan sadece birisi, bu yazı da bu hayal kırıklıklarına dair bir yazı. Yorumlar gördüğüm kadarıyla @mortifera adlı Twitter hesabının paylaşımıyla sosyal medya gündemine geldi. Yorumlardan en çok etkileşim alanlardan birisi bu yukarıdaki yorum. Mevcut ekonomik döneme dair dar gelirli ailelerin durumunu özetleyici ve bir o kadar da can yakıcı bir yorum. Biz iktisatçılar yaşanılan yoksulluğu büyüme, işsizlik ve enflasyon verileriyle basitçe rakama indiriyoruz ve bir yandan da durumu istemeden normalleştiriyoruz. Fakat normalleştirdiğimiz milyon hikayelerinin de birçoğu aslında yukarıdaki hikayelerden. O nedenle vakaları da istatistiklerle birlikte kamuoyunun önüne çıkarmak gerekiyor. Yorumu yazan üniversite öğrencisi muhtemelen haziran ayı içerisinde mezun olacak ve karşılaşacağı durum TÜİK’in son açıkladığı 2021 şubat ayı verilene göre gençlerin %26,9’unun işsiz olduğu bir durum. Hele kadınsanız genç işsizlik oranı %34,7’ye çıkıyor. Durumu gençler için daha da korkunçlaştıran ise işgücüne katılım oranının %38,5 olduğu bir durumda bu işsizlik oranları var. Kadınlarda durum yine daha da kötü: genç kadınların işgücüne katılım oranı %26,6. Karamsarlığı daha da arttıracak veri ise genç kadınların istihdam oranı aslında sadece %17,4. Bu şu demek oluyor: 15-24 yaş arasındaki kadın nüfusu 5 milyon 769 bin ve bu 5 milyon 769 bin kişiden sadece 1 milyon 2 bini istihdam edilmiş. Bu genç insanların bir kısmı iş aradığı halde iş bulamazken çok büyük bir kısmı iş arama ümidini de kaybettiğinden istihdam piyasasına girmemekte. İşgücü piyasasına girmeyen genç kadın nüfusu 4 milyon 235 bin. Toplam 11 milyon 826 bin gencimizden ise sadece 3 milyon 327 bini istihdam edilmiş. Kabaca her 100 gençten 61’i çalışmıyor bu ülkede çünkü istihdam yaratılamıyor yıllardır ve KPSS en son küçük bir umut olarak kalıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Umutsuzluğu arttıran tek etken istihdam piyasasındaki sıkıntı değil elbette. Son yıllarda çok fazla üniversite açılmasıyla birlikte daha fazla genç daha fazla hayaller kurmaya başladı. Daha fazlasını hayal eden gençler haliyle de daha fazla umutsuzluğa ve hayal kırıklığına uğruyor. Bazı gençler yorum kısmında okumanın kendilerine iş bulma konusunda bir katkısı olmadığını söylüyor, “keşke okumasaydım” yazmış bir kısmı. Bu da bugünün Türkiye’sinde gençlerin hayal kırıklığı ve umutsuzluk içerisinde olmasına başka bir etken. </span></p>
<h5><strong>Alım Gücü Giderek Düşüyor</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Üçüncü bir etken ise yıllardır kur ve enflasyonun yukarı yönlü hareketiyle birlikte alım gücünün düşüşü. Kriz dönemlerinde insanların alım gücü düşer ama gençlerin hayalini kurduğu ev ve arabalar da hayal olmaktan çıktı. Bugün işe girseler dahi gençlerin artık ev ya da araba alma hayali yok. Alım gücündeki düşüşle umutlardaki düşüş paralel gitmiyor. Yukarıdaki yorumu yazan genç de zaten tüm aile olarak çalıştıkları halde ev ya da araba alamadıklarını söylüyor. Araç piyasasında henüz hareket etme kabiliyetini kaybetmemiş olan bir Broadway araba bile şu an 30 bin TL civarında.  Bankadan 60 ay (yani 5 sene) vadeli kredi ile almak istediğinizde aylık ödemesi 850 TL. Asgari ücretle çalışan birisi Broadway’i bu durumda kolay kolay alamaz. Broadway arabadan bahsediyoruz, bir aracın en temel özelliklerine sahip: hareket edebilme kabiliyeti ve üstünün kapalı olması. Aslında asgari ücretin kendisi arabasız hayata bile yetmiyor. Broadway almanın zorlaştığı bir yerde ev hayali zaten kurulamaz olsa gerek. Halbuki bu toplumda refaha dair hayaller ev ve arabayla başlardı. Kur ve enflasyon etkisiyle insanların en ortak refah hayalleri diyebileceğimiz ev ve arabanın fiyatları çok hızla yukarı çıkarken gençlerin (eğer iş bulabilirlerse) alacakları maaş ise asgari ücrete yakınsıyor. Para biriktirerek almaya çalıştıkları basit şeyler bile onlara yaklaştıkça yeniden gelen enflasyon dalgasıyla uzaklaşıyor. Yorumlarda 21 yaşındaki başka bir üniversite öğrencisi, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Bana KYK bursu çıkmadı mecburen kredi çekmek zorunda kaldım. Yoksa hiçbir temel ihtiyaçlarımı karşılamayacaktım. Telefonum bozuldu ve telefon alabilmek için para biriktirmeye çalıştım, ne zaman parayı tamamlayıp alabilecek seviyeye gelsem zam geldi alamadım. Yaklaşık 9-10 ay sonra alabilmiştim.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> şeklinde yazmış. Diğer birçoğu için ise aile içinde kişisel ihtiyaçlarına para kalmadığını söylüyor. Yeni mezun birisi, “</span><i><span style="font-weight: 400;">Karakalem yapıyorum ve defterim bittiğinde alamıyorum… Suratım azıcık gülsün diye yarım litre sıvı yağdan olamayız.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> yazmış. Bu uzun süredir yükselen kur ve fiyatlar seviyesinin hayallerin daha önceki krizlerden çok daha kötü şekilde yıkılmasında bir diğer neden.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dördüncü bir etken ise ülkedeki artan gelir dağılımı bozukluğu. Kriz dönemlerinde dünyada gelir dağılımı daha fazla bozulur. 2018 krizini atlatamamış bir ülke üzerine bir de pandemi ile de karşılaşınca çok muhtemelen gelirin tarihte en eşitsiz dağıldığı dönemini yaşıyoruz. Pandemi dönemi ülkeyi gelir seviyesini koruyabilenler ve koruyamayanlar şeklinde öyle bir ani ayrıştırdı ki biz bu dönemde iki farklı dünyada yaşıyor gibiyiz. Hatta pandemi döneminde iş bulabilmek için hizmet sektöründe kuryelik yapan gençlerin bu gelir eşitsizliğinden daha fazla etkilendiğini tahmin ediyorum. Gerek yaptıkları işin aldıkları eğitimle uyumsuzluğu ve zorluğu gerekse de kendi refah seviyelerinden yüksek insanlarla daha etkileşim halinde olmaları onları daha da çok etkiliyor olmalı. Üzerine iktidarla bağlantılı olan kişilerin işe daha kolay erişebilmeleri ve yaşanan lüks hayatların sosyal medyada görkemli şekilde sunulması da adalet duygusunu zedeliyordur. Gelir dağılımındaki bu sorunlar da gençlerin hayal kırıklığını daha da arttırmış olmalı.</span></p>
<h5><strong>Gençlerin Umudu da Beklentisi de Yok</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Beşinci bir etken 140journos belgeselinde Nesrin Nas’ın çok sarih bir şekilde ifade ettiği üzere eskiden insanlar işler kötüye gittiğinde düzenin değişeceğini umut eder, değişimi beklerdi. Kötü zamanlarda umutlar buradan beslenirdi. Şimdiki gençlerin ise artık böyle bir beklentisi yok. Sanki bu düzen artık hiç değişmeyecekmiş gibi bir varsayım içerisindeler ve bu da geleceğe dair ümitsizliklerini arttırıyor. 20’li yaşlarındaki gençler hayatlarında sadece bir iktidar görmüştür. Haliyle de hayatında farklı iktidar görmemiş gençlerin geleceğe dair bir değişim beklentisi içerisinde olamaması ve içinden geçtikleri zorluklardan bir değişimle çıkılamayacağı düşüncesi hayal kırıklıklarını daha da arttırıyor olmalı. Aslında TÜİK verilerinden istihdam oranlarına bakarsak Ak Parti döneminde gençlerin istihdam oranının en düşük olduğu dönem hala 2009 yılı şubat ayı. 2008 ekonomik krizinin etkilerinin en şiddetli görüldüğü dönem. Fakat o dönemki şokta bu kadar ümitsiz ve hayal kırıklığına uğramış bir gençlik olmadığını hatırlıyoruz ya da en azından ben öyle hatırlıyorum. O dönem şokun içerden gelmediği ve mevcut iktidarın kötü yönettiği durumda değişeceğine dair umutların olduğu bir dönemdi. Artık böyle bir durum yok.  Tüm bu gençleri ekonomik anlamda umutsuz yapan hayal kuramaz hale getiren faktörlerin bir pandemi hayatı içerisinde yaşanıyor olması ve düşüncelerini özgürce ifade etmekten çekinmeleri umutsuzluk katsayısını elbette daha da çok arttırıyordur. Gençlerin yazdıklarından gördüğüm tek umut kapısı olarak kendilerini yurtdışına atmak kalıyor. Yeditepe Üniversitesi ve Mak Danışmanlık işbirliği ile gerçekleştirilen <a href="https://yeditepe.edu.tr/tr/basinda-yeditepe/genclerin-yuzde-76si-daha-iyi-bir-gelecek-icin-yurt-disinda-yasamak-istiyor" target="_blank" rel="noopener">bir çalışmaya göre</a> gençlerin %76’sı daha iyi bir gelecek için yurt dışında yaşamak istiyor (1). Nitekim ilk paragrafı yazan kişi yorumunu şu ifadelerle bitiriyor:</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Diplomamı alır almaz para biriktirip yurtdışına çıkmak istiyorum. Dışarıda vahşet ve katliam var. Her gece bu sistemin içinde olmaktan nefessiz kalana kadar ağlıyorum. Dayanamıyorum artık. Kendime bir dondurma alsam bile vicdan azabı çekmekten yoruldum. Hevesim kalmadı artık</span><i><span style="font-weight: 400;">.</span></i></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben bu yazıyı bitirdiğimde 24188 yorum vardı. Birilerinin gençlerin durumunu anlatmasını dinlemek sanırım (kendi durumunu bilen) gençlere çok ağır gelmiş.  Mustafa Hoş’un “şefkatli ve sıcak bir el Türkiye haritasını okşasa hüngür hüngür ağlayacak kadar doluyuz” sözlerindeki duygusallığa benzer şekilde gençler belli ki çok dolu ve bir Youtube video altını hayal kırıklığı duvarına çevirmişler. “Kalite ve kalifikasyon noktasında kendini ispat edebiliyorsa bir genç iş bulur” sözlerini değil &#8216;sorunlarına çözüm olacak sözler istiyor&#8217; gençler demek isterdim ama bu yazı zaten gençlerde böyle bir umudun kalmadığını anlatıyor. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/16/140journos-belgeseli-ve-genclerin-umutsuzluk-duvari/">140journos Belgeseli ve Gençlerin Umutsuzluk Duvarı&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GYİAD: &#8220;Türkiye’de Gençliğin Potansiyeli Kullanılmıyor!&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/10/turkiyede-gencligin-potansiyeli-kullanilmiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2020 08:16:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği (GYİAD)]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[genç işsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[GYİAD]]></category>
		<category><![CDATA[TİSK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=62253</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği (GYİAD), "Türkiye’de Genç İş Piyasası ve Geleceğine Bakış Raporu"nu açıkladı. Genç istihdamı, girişimcilik, istihdamda cinsiyet eşitliği ve meslek liseleri eğitimi ile ilgili önemli veriler içeren rapor, genç istihdamına yönelik somut adımlar atılması gerektiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/10/turkiyede-gencligin-potansiyeli-kullanilmiyor/">GYİAD: &#8220;Türkiye’de Gençliğin Potansiyeli Kullanılmıyor!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>GYİAD tarafından Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) iş birliğiyle 9 Aralık Çarşamba günü online olarak gerçekleştirilen GYİAD Genç İstihdam ve Teknoloji Zirvesi’nde açıklanan ve İstanbul Ekonomi Araştırma şirketi tarafından hazırlanan &#8220;Türkiye’de Genç İş Piyasası ve Geleceğine Bakış Raporu&#8221; ile gençliğin önündeki engellerin daha iyi anlaşılması hedefleniyor. Ayrıca, raporun sonuçlarının kamuoyunun ve karar vericilerin dikkatine sunulmasıyla, çözümün bir parçası olunması amaçlanıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-62254 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/GYIAD.jpg" alt="GYİAD" width="334" height="294" />Rapor genç istihdamı, girişimcilik, istihdamda cinsiyet eşitliği ve meslek liseleri eğitimi ile ilgili önemli veriler içerirken aynı zamanda, genç istihdamına yönelik somut adımlar atılması gerektiğini de ortaya koyuyor.</p>
<p>GYİAD’ın gençliğin potansiyelini ortaya çıkarma vizyonu doğrultusunda hazırlanan rapor, derneğin gelecek stratejisinin temel yapı taşlarından birini temsil ediyor. GYİAD, bu raporla gençlerin iş piyasasında bugün yaşadıkları sorunları ortaya koyarken aynı zamanda geleceğe yönelik bir bakış açısı sunmayı da hedefliyor.</p>
<p>Rapor, Türkiye’nin 26 farklı şehrinde yaşayan, 18-30 yaş aralığındaki 1391 katılımcıyla hazırlandı. Katılımcılara, demografi, aile yapısı, eğitim, psikoloji, cinsiyet ve girişimcilik olmak üzere 6 farklı ana başlıkta, kapsamlı sorular soruldu. Raporda öne çıkan bulgular şu şekilde;</p>
<h5><strong>Türkiye’de genç istihdamı: 4 gençten biri işsiz</strong></h5>
<ul>
<li>TÜİK Temmuz 2020 verilerine göre, Türkiye’de işsizlik oranı yüzde 13,4, genç işsizliği oranı yüzde 25,9. Diğer bir deyişle, yaklaşık 4 gençten biri işsiz.</li>
<li>OECD (2020) ülkeleri ile kıyaslandığında, Türkiye 36 ülke arasında 9. en yüksek genç işsizliğine sahip olan ülke konumunda. Türkiye’de Genç İş Piyasası ve Geleceğine Bakış Raporu’na göre ise yeni mezun gençlerin %38’i iş arayışında.</li>
<li>İş bulamamak gençlerin psikolojilerinin yanı sıra aile ilişkilerini de negatif etkiliyor. Rapora göre %58,3 oranındaki çoğunluk, işsizlik sebebiyle aile ilişkilerinin olumsuz etkilendiğini ifade ediyor.</li>
<li>Gençler, iş bulamadıkları için ailelerine karşı mahcup hissediyor, çalışmayanlar kendilerini arkadaşlarına göre geride kalmış görüyor. İş arayışında olan gençlerin %78,2’si işsizlik durumlarından dolayı kendilerini arkadaşlarından geri kalmış hissettiğini belirtiyor.</li>
<li>İş bulamamak beklentileri düşürürken, %64’lük kesim sadece yol-yemek veren bir yerde çalışmayı isteyebileceğini söylüyor. 18-22 yaş arasında ise bu oran %74,3 ile daha yüksek. Diğer yandan çalışanların %64’ü işinden memnun olmadığını belirtiyor.</li>
</ul>
<h5><strong>İstihdamda cinsiyet eşitliği sorunu: İş arayışı olmayanların %89,4’ü kadın</strong></h5>
<ul>
<li>Rapora göre işsiz olup iş arayışı bulunmayan katılımcıların %89,4 oranındaki çoğunluğu kadınlardan oluşuyor. Bu gruba mensup kadınların %92,1’i evli, %82,4’ü ise çocuk sahibi.</li>
<li>İş arayışı bulunmayan kadınların %83,4’ü ailevi sebeplerden ötürü çalışmadığını söylerken, bu oran erkek katılımcılarda %47,6. Erkek katılımcılarda “İş arayışım oldu, artık aramıyorum” beyanında bulunan “cesareti kırılmış” grubun ise %44,1 oranında olduğu görülüyor.</li>
</ul>
<h5><strong>Her iki gençten biri girişimci olmak istiyor</strong></h5>
<ul>
<li>Rapor verileri doğrultusunda, gençlerin girişimcilik konusunda istekli olduğunu söylemek mümkün. Katılımcıların %45,2’si yani her 2 kişiden biri, fırsatı ve imkânı olursa girişimci olmaya sıcak bakıyor.</li>
<li>Daha önce denenmiş ama başarılı olamamış girişimlerin çoğu yeme-içme sektöründe yer alıyor (%19,4). Başarılı olamamış girişimler arasında 2. sırada %15 ile tekstil sektörü bulunuyor.</li>
</ul>
<h5><strong>Meslek Lisesinde okumak gençliğin kendi kararı değil!</strong></h5>
<ul>
<li>Ülkemizde meslek lisesinde okumak, gençlerin özgür iradeleriyle değil daha çok “dış” faktörlerin etkisiyle alınan bir karar niteliğinde: LGS’de düşük skor alınması ya da ailevi baskı, gençlerin meslek lisesine yönlenmesine sebep oluyor.</li>
<li>İşverenler meslek lisesi eğitimini yeterli bulmuyor. Pandemi süreci uygulamalı eğitimleri sekteye uğrattığı için, meslek lisesi öğrencilerinin eğitimleri özellikle içinde bulunduğumuz dönemde ciddi anlamda sekteye uğruyor.</li>
<li>Meslek Lisesi mezunlarının çoğunluğu okudukları şehir dışına göç etmek ya da yurtdışına gitmek istiyor.</li>
</ul>
<p>Raporun tümüne <a href="https://gyiad.org.tr/haberler/gyiad-gencligin-potansiyeli-turkiyenin-potansiyeli-" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/10/turkiyede-gencligin-potansiyeli-kullanilmiyor/">GYİAD: &#8220;Türkiye’de Gençliğin Potansiyeli Kullanılmıyor!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Yalnızca İşsizler Değil Ümidini Yitirerek İş Aramaktan Vazgeçen Grup da Büyüyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/20/yalnizca-issizler-degil-umidini-yitirerek-is-aramaktan-vazgecen-grup-da-buyuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2020 08:37:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Genç İşsizler Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[genç işsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik fonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54039</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genç İşsizler Platformu kurucu üyelerinden Hüseyin Nail Karaaslan ile Covid-19 sürecini ve genç işsizliği konuştuk. Karaaslan, “Yalnızca genç işsizlik artmıyor; ayrıca çalışma ümidini yitirerek iş aramaktan vazgeçen grup da büyüyor. Ötesi, gençlere düşük ücretler ve kayıt dışı çalışma teklifleri geliyor. Önümüzdeki yılda yeni mezun olacak gençlerin ise iş gücü piyasasındaki halleri daha sıkıntılı” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/20/yalnizca-issizler-degil-umidini-yitirerek-is-aramaktan-vazgecen-grup-da-buyuyor/">&#8221;Yalnızca İşsizler Değil Ümidini Yitirerek İş Aramaktan Vazgeçen Grup da Büyüyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sizi ve platformunuzu kısaca tanıyabilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Genç İşsizler Platformu kurucu üyelerindenim. Genç işsizliğinin sürekliliği ve bu durumun ilerleyen dönemde ciddi sosyal sorunlara yol açacağı öngörüsüyle, 2019 Ekim ayında sosyal medya tabanlı olarak bu platformu oluşturduk. Öncelikli hedeflerimiz; kamuoyunda farkındalık yaratarak genç işsizlik sorunundan etkilenen gençleri ve çözüm üretebilecek aktörleri harekete geçirmek.</span></p>
<p><b>Genç işsizler konusunda önerileriniz ve çalışmalarınız nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-54040 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Hüseyin-Nail-Karaaslan-640x572.jpeg" alt="Hüseyin Nail Karaaslan" width="347" height="310" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Hüseyin-Nail-Karaaslan-640x572.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Hüseyin-Nail-Karaaslan-1024x914.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Hüseyin-Nail-Karaaslan.jpeg 1280w" sizes="auto, (max-width: 347px) 100vw, 347px" />İlk etapta, genç işsizliğin durumunu ortaya koyan aylık raporları yayınlamaya; sosyal medya ve geleneksel medya üzerinden insanlara ulaştırmaya başladık. Bu raporlar kapsamında; genç işsizliğinin genel görünümü, üniversite mezunu olanların durumu, eğitimde bulunma oranları ve hatta iş arama süreleri gibi birçok veriyi analiz ederek kamuoyunu bilgilendirmeyi amaçladık. Çalışmalarımızın sonucunda ortaya çıkan şu: iş gücü piyasasında kaybeden tarafın gençler olduğu ve bu durumun yakın gelecekte değişmeyeceği. Ekonomik büyümenin gerçekleştiği dönemlerde dahi işsizliğin yüksek seyrettiğini, kriz sürecinde daha vahim bir hal alacağını ifade ederek; gençlerin bilinçlenmesini arzuluyoruz. Bu doğrultuda problemin bireysel değil yapısal olduğunu; hem işgücü piyasası hem de izlenen ekonomi modelden kaynaklandığını; çözümün de kolektif bir çabayla gerçekleştirilebileceğini söylüyoruz.</span></p>
<blockquote><p>Salgınının etkileri verilere tam anlamıyla yansımadı.</p></blockquote>
<p><b>Covid-19 süreci çalışma alanınızı nasıl etkiledi? Süreçle ilgili neler söyleyeceksiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgına sebep olan virüsün kâğıt üstünde sınıf, cinsiyet, ırk farkı olmaksızın herkesi eşit derecede etkilediği söylenebilir; ancak ne yazık ki sınıf farkının yaşamı belirleyici olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Haliyle salgından etkilenenler mevcut koşullarda en fazla sosyal etkileşimde bulunanlar;yani çalışanlar veya çalışmak zorunda kalanlar olduğunu biliyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hâlihazırda salgınının etkileri verilere tam anlamıyla yansımadı; ancak kısa çalışma ödeneğine yaklaşık 3,2 milyon çalışan için başvurulduğunu düşünürsek; durumun iyiye gitmediğini tahmin edebiliriz. Üstelik salgın öncesinde de 2018’deki kur atağıyla tetiklenen ekonomik krizin etkilerinin devam ettiği bir gerçek. Yaz aylarında üniversiteden 500 binden fazla gencin mezun olmasını bekliyoruz. Ekonomi toparlansa dahi, bu sayıdaki yeni üniversite mezununun iş bulması çok zor görünüyor. Zira 15-24 yaş arası istihdamda bulunan gençlerin sayısı 3 milyon 447 bin ve bu sayı 2014’ten bile düşük.</span></p>
<p><b>İşsizlik sigortası başvuruları koronavirüs sürecinin de etkisiyle arttı. Sürece dair görüşleriniz nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İçinde bulunduğumuz ekonomik krizin üstüne COVİD-19 salgını binince doğal olarak işsizlik sigortasına başvuru sayıları da arttı. Şubat ayında 118 bin olan başvuru sayısının Mart ve Nisan aylarında toplam 533 bine çıktığı görülüyor. Tabii ki bu rakamlara kayıt dışı çalıştırılan işçiler dahil değiller. Diğer yandan işten çıkarmanın yasaklanmasıyla birlikte ücretsiz izin ödeneği uygulaması başladı, ancak bu miktar da aylık 1 168 TL. Asgari ücretin bile insani bulunmadığı bu dönemde verilen 1 168 TL’lik miktarın da ciddi bir gelir kaybı yarattığı ve işsizlik benzeri bir durum oluşturduğu söylenebilir. Üstelik, üniversite mezunu olup niteliğinden ötürü asgari ücretin biraz daha üzerinde maaş kazananların bu durumdan daha olumsuz etkilendiğini ifade etmek gerekiyor. Son olarak; platformumuzun çalışmasına göre 12 aydan daha uzun süre iş arayan 15-34 yaş arası gençlerin sayısı son 1 yılda 239 binden 445 bine çıkmıştır. İşsizlik sigortasının sınırlı sürede sağlandığını ve özellikle gençlerin omuzlarında KYK borç yükünün olduğunu düşündüğümüzde sorunun bu boyutu da önem arz ediyor.</span></p>
<blockquote><p>Fon tam anlamıyla amaca hizmet etmiyor</p></blockquote>
<p><b>İşsizlik fonunda meydana gelen azalmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşsizlik fonunu normal şartlar altında, işten çıkarılan işçilerin hayatlarını idame ettirebilmeleri için sağlanan bir dayanışma ağı olarak düşünmek gerekiyor. Ancak; fon tam anlamıyla bu amaca hizmet etmiyor. Zira, işçi ve işverenlerin fona katkı koyma ve faydalanma rakamlarına baktığımızda net olarak işverenlerin daha avantajlı olduklarını görüyoruz. Bu şekilde en azından istihdamın korunmasını sağlamasını bekleyebiliriz; ancak durumun öyle olmadığını muhtemelen önümüzdeki aylarda istihdam rakamları açıklandığında göreceğiz. İşgücü piyasasının düzgün işlemediğini ve teşviklerin beklentileri gerçekleştiremediğini söyleyebiliriz. </span></p>
<blockquote><p>İlginizi Çekebilir:</p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/19/genc-issizler-issizligin-toplumsal-bir-sorun-oldugunu-anlatmak-istiyoruz/">Genç İşsizler: ‘İşsizliğin Toplumsal Bir Sorun Olduğunu Anlatmak İstiyoruz’</a></p></blockquote>
<p><b>Kadınların istihdam sürecindeki yerini nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Platformumuz genç kadınların iş durumunu özel olarak inceliyor. Genç kadınlar, karşı cinslerine göre daha az istihdam ediliyor; üstelik yüksek öğrenim görmüş kadınlarda bile istihdam görece çok düşük. Geçmişten bugüne miras alınan kadın-erkek eşitsizliğinin genç nüfusta da devam ettiğini ve genç kadınların ciddi bir kısmının ev işleriyle meşgul olduklarını değerlendirebiliriz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Benzer bir durum, eğitim olanaklarına erişim için de söz konusu. Gençlerde ne eğitim ne de istihdam olarak sınıflanan grubun büyük çoğunluğu kadın. Yani ne eğitim yolu ile kendilerini geliştirme imkânı tanınmış ne de iş sahibi olup sosyal haklarını geliştirebilmelerinin önü açılmış.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadınların iş gücüne katılma oranının düşük olduğunu; ötesi çalışma koşullarında başta ücret ve kötü muamele olmak üzere başka adaletsizliklere de maruz kaldıklarını söylemek gerek.</span></p>
<p><b>Genç işsizliğin her geçen gün artması üzerine neler söyleyeceksiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yalnızca genç işsizlik artmıyor; ayrıca çalışma ümidini yitirerek iş aramaktan vazgeçen grup da büyüyor. Ötesi, gençlere düşük ücretler ve kayıt dışı çalışma teklifleri geliyor. Önümüzdeki yılda yeni mezun olacak gençlerin ise iş gücü piyasasındaki halleri daha sıkıntılı. Korona virüs salgını sonrasında ekonomide yaşanan durgunluk kalıcı hasar yaratırsa işten çıkarmalar sonucu genç işsizlik daha da artacak. İşgücü piyasasının gençlerin aleyhine işleyen yapısal durumunun ve ekonomik sorunların öngörülebilir gelecekte çözülemeyeceğini varsayarsak; genç işsizliğinin ve iş bulma ümidini kaybedenlerin sayılarının ciddi düzeyde seyredeceğini söylemek ne yazık ki gerçekçi olacaktır.</span></p>
<p><b>Son olarak neler eklemek istersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gençler,</span><span style="font-weight: 400;"> iş arama çağına geldiklerinde umutla kendi hayatlarını kurma arzusu güdüyorlar ama sonunda işsizlik duvarına tosluyorlar. Kendilerini daha avantajlı kılmak adına eğitimlerine yatırım yaparak mezun oluyorlar ancak gene hayal kırıklığı yaşıyorlar. İş arama süreleri uzadıkça iş arama ümitlerini yitirerek otoritelerce işsiz dahi sayılmıyorlar. Gençliğin böyle acı sonla biten bir hikayeyle yaşadığını maalesef ki söyleyebiliriz. Kadınların bu hikâyedeki yeri erkeklere göre daha kötü. Platformumuz, bütün bu hikâyenin sonunun acı şekilde bitmesinin ardında bireylerin değil, sistemin hatalı olduğunu ortaya koyuyor. Bu problemin çözümü kolektif bir mücadele deneyimiyle gerçekleşebileceğini öne sürüyor. Bu vesileyle, bahsettiğim düşünce ve iyi niyete sahip herkesi platformumuza katı koymaya davet ediyorum. </span></p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ne-egitimde-ne-istihdamda/">Ne Eğitimde Ne İstihdamda: NEET Gençliği</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/20/yalnizca-issizler-degil-umidini-yitirerek-is-aramaktan-vazgecen-grup-da-buyuyor/">&#8221;Yalnızca İşsizler Değil Ümidini Yitirerek İş Aramaktan Vazgeçen Grup da Büyüyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
