<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fridays For Future arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/fridays-for-future/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/fridays-for-future/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Mar 2023 12:35:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Fridays For Future arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/fridays-for-future/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İklim Acil Diyen Greta, Yeşil Yıkamanın Bir Parçası Olabilir mi?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/08/iklim-acil-diyen-greta-yesil-yikamanin-bir-parcasi-olabilir-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emet Değirmenci]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Nov 2021 13:17:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Fridays For Future]]></category>
		<category><![CDATA[Geleceğimiz için Cumalar]]></category>
		<category><![CDATA[Glasgow Cop26]]></category>
		<category><![CDATA[Greta Thunberg]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim eylemi]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim toplumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75756</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öyle bir kriz ki bazı insanlar kendilerini başkalarından üstün görüyor ve onları sömürmeye, ülkelerinin kaynaklarını çalmaya hakkı olduğunu düşünüyorlar…</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/08/iklim-acil-diyen-greta-yesil-yikamanin-bir-parcasi-olabilir-mi/">İklim Acil Diyen Greta, Yeşil Yıkamanın Bir Parçası Olabilir mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Glasgow&#8217;da Cop26 adıyla yapılan alternatif iklim zirvelerinden bir diğerinin daha yapıldığı günlerdeyiz. 6 Kasım Halkların İklim Adaleti için sokağa çıkma çağrısına Türkiye&#8217;den de ses verildi. Bilinç altımda umudu hep canlı tutma çabasından mı nedendir bilmem aynı gün sabahı radyoyu açtığımda ucundan yakaladığım bir haberi nasıl yorumladığımla başlamak istiyorum. Duyduğum haber İstanbul ve Silivri&#8217;de trafik tıkanmış halk işine geç kalmış, yollar kapalıymış şeklinde idi&#8230; Ben de bunu ‘ne güzel, demek iklim grevcileri trafiği felce uğratabiliyorlarmış’ sevinciyle yorumlamak istedim ilk anda. Ama bir taraftan da halk bu kadar kısa sürede uyanıp ayağa kalkabilir mi kuşkusunu da duydum. 30 saniye geçmeden durumun hava koşulları nedeniyle oluşan sisten kaynaklandığını  öğrendim.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">6 Kasım&#8217;da iklim adaleti için Türkiye&#8217;de bir dizi çevre ve ekoloji örgütünün sokağa çıkmasına ben de Muğla ilçelerindeki  örgütlenmeyle katıldım. </span><i><span style="font-weight: 400;">Yeniköy Termik Santrali</span></i><span style="font-weight: 400;"> önünde Termik Santrallere Hayır diyen yüzlerce kişiden biriydim. Özellikle antikapitalist iklim adaleti geliştirmemiz gerektiğini vurgulayan bir dizi anlamlı bildiriler okundu. Sloganlar atıldı. Daha sonra Akbelen Ormanı&#8217;nı korumak için alanda olan dostlarımızın forumuna katıldık. Orada da emeğiyle geçinenlerin tüketim toplumunu sorgular hale geldiğini duymak sevindiriciydi. Akbelen&#8217;de aylardır direnen köylülerden bir kadın arkadaşımızın çocuğu minik Damla ilkokul 1. sınıfa giden yeni yazma yetisiyle ‘İklim Adaleti Hemen Şimdi Ha!’ mesajını eciş bücüş harfleriyle dizmiş mesajını herkese göstermeye çalışıyordu. </span></p>
<h5><b>Ekoloji ve Kadın Kapsamında Greta</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Ekoloji ve kadın konusuna 20 yıla yakın kafa yoran biri olarak Damla’dan başlamışken Greta’dan devam edelim.  Çünkü Greta’nın yılar önce okula gitmeyerek İsveç Parlamentosu önünde haftalarca oturarak iklim değişimine ve dünyanın geleceğine dikkat çekmesi birçok gence örnek oldu. İklim değişimine karşı bir şeyler yapmak gerektiğini aileler de çocuklarından öğrenir duruma geldi. Bu kuşağın adına Z kuşağı vb demek istemiyorum. Kadınların ve kız çocuklarının bu kitle içinde sayıca daha fazla olduğunu görebiliyoruz. Bu kararlı önderliğin ve iklim değişimine karşı kadınlarım çoğunlukta olmasının nedeni binlerce yıldır süren cinsiyetçi iş bölümünde aranabilir. Biyolojik determinizme bağlanamaz.</span></p>
<h5><b>Greta ve Ekibi Ne İstiyor?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Şu ana kadar dünya ülkelerinin karbon emisyonlarını indirgeyerek ısıda </span><i><span style="font-weight: 400;">1.5°C </span></i><span style="font-weight: 400;"> düşüş gerçekleştirilememesi ve hatta dünyanın daha da ısınmaya devam ettiği (410 ppm’e doğru) bir yükseliş olduğu gerçek. Greta ve ekibi Avaaz’da yayınladıkları bir çağrıyla şu noktalara dikkat çekiyor:</span></p>
<ol>
<li><span style="font-weight: 400;"> Fosil yakıtlara destekler kesilmeli;</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Tüketimi ve</span><span style="font-weight: 400;"> taşımacılık vb  karbon zincirleri desteklenerek karbon indirimi yapılamaz,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> İklim felaketi yaşayan ülkelere maddi yardım yapılarak eşitsizliğin giderilmesi gerek,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> İklim politikaları ve yönetmeliklerinde çalışanların sağlığının gözetilmesi gerek.</span></li>
</ol>
<p><span style="font-weight: 400;">Greta’ya göre, iklim krizinin nedeni tüketim toplumu. Var olan eşitsizliklerin de bu duruma yol açtığını çeşitli şekillerde dile getiriyor. Adaletsizliğin sömürgecilik dönemi ve hatta öncesine kadar uzanmakta olduğunu da şöyle özetliyor: “Öyle bir kriz ki </span><i><span style="font-weight: 400;">bazı insanlar kendilerini başkalarından üstün görüyor ve onları sömürmeye, ülkelerinin kaynaklarını çalmaya hakkı olduğunu düşünüyorlar…</span></i><span style="font-weight: 400;">” </span></p>
<h5><b>Greta Yeşil Yıkamanın Parçası Olabilir mi? </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Anti kapitalist bakış açısıyla  </span><i><span style="font-weight: 400;">İklim Acil</span></i><span style="font-weight: 400;"> durumunu Greta hem sağdan fosil yakıt lobilerinin hem de soldan kendilerine antikapitalist diyenlerin yüklenmekte olduğu gerçeği mevcut. </span><i><span style="font-weight: 400;">Glasgow Cop26</span></i><span style="font-weight: 400;"> nedeniyle Türkiye&#8217;de dillendirilen son söylemleri takip etmeye çalışıyorum. Greta hakkında en adaletli davranan anti kapitalist değerlendirmeyi Özgür Üniversite’den Fikret Başkaya 2 Kasım 2021 yazısıyla dile getirdi: <em>Velhasıl,”</em> diyor, Greta Thunberg, “<em>Sorunun kaynağına inmeden, radikal bir yaklaşım olmadıkça, krizle gerçek bir yüzleşme de mümkün olmayacak.”</em></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Neden Al Gore’un </span><i><span style="font-weight: 400;">Uygunsuz Gerçek</span></i><span style="font-weight: 400;"> (I</span><i><span style="font-weight: 400;">nconvenient Truth)  </span></i><span style="font-weight: 400;">belgeseli vasıtasıyla  popülaritesini artırmasına karşı sol bu kadar yüklenmedi de Greta’ya yükleniliyor? Al Gore’un </span><i><span style="font-weight: 400;">Uygunsuz Gerçek</span></i><span style="font-weight: 400;"> belgeselinden ilham alıp </span><i><span style="font-weight: 400;">sürdürülebilir nüfus </span></i><span style="font-weight: 400;">(sustainable population) adı altında Yeni Zelanda&#8217;da 2019 yılında cami katliamı ve Amerika&#8217;da </span><i><span style="font-weight: 400;">El Paso</span></i><span style="font-weight: 400;"> katliamlarını anımsayalım.  Her iki katliamın da manifestosu ekofaşizm kokuyordu. Yoksa Greta sadece cinsiyetçi politikalarınızı sarstığı için değil, aynı zamanda gerontokrasik taşlarınızı da yeninden sarstığı için olabilir mi? Yoksa aldığı fonları cebine mi indirmiş? Tüketime ve markaya yönelik olmayan yaşam biçimiyle ve dünyaya mesaj vermek için küçük bir yelkenliyle yol alması karbon ticareti yapanları öfkelendirmiş olabilir mi?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Elbette Greta ve ekibinin yaptığı hataları da  görmemiz gerekiyor. Geçmişte Afrikalı arkadaşının fotoğraftan çıkarılması gibi&#8230; O hatayı düzelttiler ki; hala aynı karedeler. Geleceğimiz için Cumalar (Fridays for Future), Evimiz yanıyor (Our home is on fire) mesajları her kıtada bir dizi genci harekete geçiren bir genç kıza sahip çıkmamız gerekir. Günümüz iklim değişiminde aynı gökyüzü altında olduğumuzu geçtiğimiz yaz yaşadığımız yurdumuzun kuzeyinden güneyine pek çok yerde ve hatta Sibirya&#8217;da olan yangınlar gösterdi. Ulusal sınırlar içinde bir kurtuluş mümkün olmadığına göre eleştirimiz de hakkaniyetli olmak durumunda değil mi? </span></p>
<p><em>*Yeşil Yıkama: İlk kez 1986’da Jay Westerfield tarafından kullanılmış bu kavram, yeşil aklama, yeşille göz boyama olarak geçer.</em></p>
<p><em>Görsel: Antonella Martino</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/08/iklim-acil-diyen-greta-yesil-yikamanin-bir-parcasi-olabilir-mi/">İklim Acil Diyen Greta, Yeşil Yıkamanın Bir Parçası Olabilir mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fridays For Future: ‘Hiç Kimse Dünyayı Değiştirmek İçin Çok Küçük Değildir’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/22/fridays-for-future-hic-kimse-dunyayi-degistirmek-icin-cok-kucuk-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Tolga Akkuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Jan 2021 11:54:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Caretta Ekolojik Ahval]]></category>
		<category><![CDATA[Fridays For Future]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=64393</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar, Kültürhane Mersin ve ÇİTTA Çukurova İnsan Tohum Toprak Atölyeleri iş birliği ile hazırlanan Caretta Ekolojik Ahval’in bu haftaki programında konuklarımız İklim Dede olarak da bilinen, iklim krizi denildiğinde ülkemizdeki önde gelen isimlerden birisi ve Açık Radyo kurucularından Ömer Madra ile iki yıldır Fridays For Future bünyesinde iklim aktivizmini yürüten, @Genc_bir_iklim_aktivisti Instagram sayfasında iklim grevini sürdüren 15 yaşındaki Defne Belkıs.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/22/fridays-for-future-hic-kimse-dunyayi-degistirmek-icin-cok-kucuk-degildir/">Fridays For Future: ‘Hiç Kimse Dünyayı Değiştirmek İçin Çok Küçük Değildir’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Caretta Ekolojik Ahval&#8217;de 2021 itibarı ile her ay bir hafta iklim krizi ile ilgili bir konuyu masaya yatıracağız. Bu kapsamdaki ilk programımızdaki konuklarımız Ömer Madra ve Defne Belkıs’a iklim değişikliği ile nasıl tanıştıklarını, bu durumu öğrendiklerinden bugüne geçen süreci sorduk.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fridays For Future (FFF, Gelecek için Cumalar) aktivisti Defne Belkıs, iklim krizini öğrenmeden önceki dönemde de çevre ile ilgilendiğini, 2018’de İsveç Parlamentosu önünde bir oturma eylemi başlatarak karar alıcıları iklim krizine dair çözüm üretmeye çağıran ve o dönem 16 yaşında olan Greta Thunberg’in grevi sonrası bu konuya eğildiğini, Eylül 2019’da tüm dünyada gerçekleşen Küresel İklim Grevi’ne İzmir’de katıldığı sırada ise Fridays for Future Türkiye ekibi ile tanıştığını belirtti. Her Cuma günü yapılan eylemlerle karar alıcıları harekete geçirmeye çağıran FFF hareketi kapsamında eylemliliğe devam ettiğini kaydeden Belkıs, iklim aktivizmine ilişkin elinin üstüne çizdiği desen ve sloganları @Genc_bir_iklim_aktivisti Instagram sayfasından paylaştığını dile getirdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim değişikliği konusu ile gazeteci Metin Münir’in 1988 yılında kendisine önerdiği bir kitap sonrası karşılaştığını söyleyen Ömer Madra, Orhan Pamuk’un Yeni Hayat romanının ilk cümlesinde olduğu gibi, Bill McKibben’ın “The End of Nature”(Tabiatın Sonu) kitabını okuduktan sonra tüm hayatının değiştiğini belirtti. Açık Radyo’da ekoloji ve iklim krizine odaklı halihazırda 17 program yayınlanmakta olduğunun da altını çizen Madra, Defne Belkıs gibi genç insanların bugün yapacaklarının yarının dünyasını da şekillendireceğini aktardı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünyada iyi yönde bir değişim yaratmak için kaç yaşında olduğunuzun önemli olmadığını belirten Defne Belkıs, Greta Thunberg’in bir sözünden ilhamla yayınlanan kitabı, ‘No One Is Too Small Make A Difference’a (Hiç Kimse Bir Fark Yaratmak İçin Çok Küçük Değildir) atıfta bulunarak, “</span><span style="font-weight: 400;">Bizim kuşağımız için bugünler çok önemli. Geleceğimiz karar alıcıların elinde. Hem bu programı dinleyen yaşıtlarıma hem de büyüklerime ve küçüklerime iklim krizi hakkında bilinçli olmanın ne kadar önemli olduğunu ve konuşulmayan konuları tek bir kişinin bile konuşmasının önemini hatırlatmak istiyorum. Dünyayı değiştirmek için asla küçük değilsiniz. Değer verdiğiniz ve önemsediğiniz bir konu varsa bunun hakkında mutlaka sesinizi duyurmanız lazım.” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2021 yılındaki küresel ölçekte gerçekleşecek ilk iklim grevi 19 Mart Cuma günü düzenleniyor. FFF hareketinin 19 Mart eylemi için “Boş Vaatler İstemiyoruz” (No More Empty Promises) hashtagini kullanacağının bilgisini paylaşan Defne Belkıs’a, Ömer Madra’dan gelen etiket önerisi ise, “</span><span style="font-weight: 400;">Ben olsam şöyle derdim, “Boş laflara karnımız tok”” şeklinde oldu.</span></p>
<p><iframe title="Spotify Embed: ‘Hiç Kimse Dünyayı Değiştirmek İçin Çok Küçük Değildir’" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/2nTGmJjrpfv37BooNNxUix?si=iTVeHggwRdK6_Bzyf0TT9A&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/22/fridays-for-future-hic-kimse-dunyayi-degistirmek-icin-cok-kucuk-degildir/">Fridays For Future: ‘Hiç Kimse Dünyayı Değiştirmek İçin Çok Küçük Değildir’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin Greta’sı Selin: &#8220;İklim Krizi İnsanlığın Geleceğini Belirliyor, Lütfen Fark Edin&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/21/turkiyenin-gretasi-selin-iklim-krizi-insanligin-gelecegini-belirliyor-lutfen-fark-edin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Dec 2019 09:39:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[TOG]]></category>
		<category><![CDATA[Atlas Sarrafoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Fridays For Future]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek İçin Cumalar]]></category>
		<category><![CDATA[Greta Thunberg]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Beti]]></category>
		<category><![CDATA[Selin Gören]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46045</guid>

					<description><![CDATA[<p>Robert Koleji son sınıf öğrencisi Selin Gören, dünyada Greta Thunberg ile yaygınlaşan Fridays for Future (FFF) Gelecek İçin Cumalar hareketinin Türkiye’de lise seviyesindeki temsilcisi… Selin Gören, geçen yaz İsviçre’de yapılan FFF toplantısına 8. Sınıf öğrencisi Atlas Sarrafoğlu ile birlikte katıldı. Selin, şu an 20 şehirde yaygınlaştırdıkları FFF’nin etki alanını tüm ülkeye yaymak ve iklim krizinin aciliyeti karşısında toplumu harekete geçirmek için Türkiye’nin en büyük gençlik örgütlenmesi TOG ile işbirliği hazırlığında…</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/21/turkiyenin-gretasi-selin-iklim-krizi-insanligin-gelecegini-belirliyor-lutfen-fark-edin/">Türkiye’nin Greta’sı Selin: &lt;br&gt;&#8220;İklim Krizi İnsanlığın Geleceğini Belirliyor, Lütfen Fark Edin&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İbrahim Betil’in daveti ile TOG binasında yapılan ilk toplantıda, Selin Gören, İbrahim Betil, TOG Müdürü Murat Çitilgülü ve TOG Departman Yöneticisi M. Bahadır Tek, TOG ve FFF arasında işbirliği olanaklarını ve muhtemel projeleri konuştular. Toplantıda, TOG’lu gençler aracılığıyla iklim krizi konusunda toplumu bilinçlendirme kampanyası düzenlemekten, yerel yöneticilerin desteğine ulaşmada TOG’un sağlayacağı katkılara kadar pek çok işbirliği olasılığı ele alındı. Ekoloji çalışmalarının TOG’un saha gündeminde olması ve gençlerin ilkim krizine dair artan farkındalıkları, bu işbirliğini kalıcı bir yapıya dönüştürme potansiyeline sahip… </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-46047 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/selin-ve-greta-640x853.jpg" alt="" width="267" height="356" />Toplantının ardından Selin ile konuştuk ve kendisine TOG dışında yeni işbirlikleri kurulmasına ilişkin yaklaşımını sorduk. Selin “değişimin olması için şirketlerle, politikacılarla ve eleştirdiklerimizle konuşmamız, çalışmamız ve onları ikna etmemiz gerekiyor. Diğer türlü, sadece muhalefet ederek yol alamayız” diyerek işbirliklerine yapıcı bir yaklaşım sahibi olduğunu gösterdi.   </span></p>
<p><b>Kendini Türkiye&#8217;nin Greta’sı olarak görüyor musun? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bana kalırsa Greta bir tane. Onu Greta yapan birçok faktör var ve Asperger&#8217;s sendromu da bunlardan bir tanesi. Bu, ona her şeyi siyah-beyaz olarak görme, sosyal normlardan sıyrılıp düşüncelerini filtresiz savunma ve kendini yaptığı işe adama imkanı veriyor. O yüzden çok farklı koşullarımız var. Zaten Greta olmak gibi bir amacım da yok. Ben Greta&#8217;nın karakterini değil, savunduğu idealleri benimsedim; tıpkı temiz bir gelecek için mücadele eden diğer arkadaşlarım gibi. Greta&#8217;ya benzemek istediğim bir konu varsa o da oluşturduğu farkındalık ve etki. Biz de Türkiye&#8217;de böylesi bir ses getirelim isterim.  </span></p>
<p><b>Aktivizm Sınıfta Değil Sokakta </b></p>
<p><b>İklim krizine dair farkındalık ve bilgi düzeyine ilişkin olarak, kendine not vermeni istesem kaç verirsin?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Farkındalık konusunda tam not verebilirim fakat bilgi düzeyi konusunda elbette çok eksiğim var. Bunu ilerleyen yıllardaki üniversite eğitimimde telafi etmek istiyorum çünkü iklim krizi çok kompleks bir problem ve bence hükümetler temiz enerji projelerine çok daha fazla yatırım yapmalı. Teknoloji karbon emisyonlarını kesmek için kullanılmalı ve bu yol da aslında hem bilimden hem de bilimin arkasında birleşen politik düzenlemelerden geçiyor.</span></p>
<p><b>Gelecek yıl üniversite eğitimine başlayacaksın. Hangi alanda eğitim almak istiyorsun? Çevre sorunları konusunda akademik olarak uzmanlaşmak gibi bir amacın var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-46048 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/selin-ve-greta-toplulukla-640x480.jpg" alt="" width="323" height="242" />Aslında bir önceki soruyla da bağlantılı olarak, üniversitede biyoloji okumak istiyorum. İklim bilimcisi olmak isterim tabi, fakat yalnızca bunla kalmayıp oradan edindiğim bilgilerle ekolojik politikaların geliştirilmesi konusunda da çalışmak istiyorum. Amerika&#8217;da şu anda tartışılan Green New Deal bunun çok güzel bir örneği. Bana kalırsa, </span><span style="font-weight: 400;">bu tarz politik planları oluşturan ve uygulayan insanlar da bilimsel altyapıya sahip olmalı; iklim krizinin dinamiklerini kavramış insanlar olmalı. Ancak bu şekilde durumun ciddiyetini ve aciliyetini</span><span style="font-weight: 400;"> anlayıp yasaları bu doğrultuda tasarlayabilirler.</span></p>
<p><b>Nasıl tepkiler alıyorsun çevrenden? &#8220;Bir avuç genç toplanmışlar&#8221; diyenler oluyor mu? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Liselerden çok güzel bir tepki ve geri dönüş aldık. Yazın Kargart&#8217;ta liseleri de iklim grevlerine katmak için ilk çağrımdan bu zamana gerçekten çok şey değişti. Üniversite başvurularım dolayısıyla Fridays For Future toplantılar katılamıyorum son dönemlerde ama o kadar güzel organize oldu ki, artık Türkiye&#8217;de 70&#8217;e yakınlar ve bana da ihtiyaç kalmıyor. Elbette gerek okulda gerekse okul dışındaki arkadaşlarım arasında Greta&#8217;yı Asperger&#8217;s sendromu, İsveçli olması , sosyokültürel olarak iyi düzeyde olan bir aileden gelmesi gibi sebeplerle eleştiren hatta ondan nefret eden insanlar da var. Onlara karşı Greta&#8217;nın da yaptığı gibi susmayı tercih ediyorum çünkü sonuçta TIME dergisi tarafından yılın en etkili insanı seçilen ve milyonlarca insanı sokağa dökmeyi başararak son yılların en büyük hareketinin lideri haline gelen Greta&#8217;ya yapılan eleştirilerin, hareketin başarısını gölgeleyemediği ortada. Ve unutmamak lazım ki kitabi bilgisine dayanarak değişimi dışarıdan eleştiren insanlar değil girişken olan, risk alan, kaybetmekten korkmayan, aktif olarak mevcut düzene karşı çıkanlar getiriyor. Sistemin bir parçası olmak zorunda hissettiğinden ancak toplumun sunduğu kurallar çerçevesinde eleştiri yapan insanlar değil. Eleştirmek kolay, değiştirmek daha zor. Yani </span><span style="font-weight: 400;">aktivizm sokakta, sınıfta değil. Okuduğumuz kitaplar elbette gerekli ama artık yeterli değil. </span></p>
<p><b>Yerelde Farkındalık Kampanyası İçin İşbirliği Çağrısı </b></p>
<p><b>Anadolu kentlerinde yaşayan ve eğitim olanakları sınırlı genç arkadaşlara nasıl ulaşmayı ve onları iklim krizi konusunda nasıl bilinçlendirmeyi düşünüyorsunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında Anadolu&#8217;da yaşayan gençlerden de bize ulaşan ve kendi bölgesinde FFF başlatan bir sürü arkadaşımız var. Daha </span><span style="font-weight: 400;">büyük ölçekte bir farkındalık kampanyası için Anadolu turuna çıksak ve köy okullarına iklim krizini anlatsak çok güzel olabilir. Ama bu tarz bir projemiz henüz yok, fikirlere açığız <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span></p>
<p><b>Yurt dışında katıldığın toplantılarda Batılı ülkelerin gençlerinin çevre bilinci ile bizim ülkemizdeki ve diğer Batılı olmayan ülkelerdeki gençlerin bilinç seviyeleri arasında bir fark gözlemleyebildin mi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gençlerin farkındalığı olarak fazla bir fark gözlemlemedim açıkçası. Burada da harekete müthiş destek olan bir sürü bilinçli arkadaşım var; her gün aramıza yeni insanlar katılıyor. Ama belki onların bu farkındalığı aksiyona dönüştürmeleri daha kolay. Ve karşılığında çok daha büyük değişiklikler gözlemleyebiliyorlar. Bizim aktivizmimizdeki en büyük problemlerden birisi de ufak değişiklikleri bile çok sonra görüyor olmamız. Örneğin Türkiye, bu kadar aksiyona rağmen hala iklim acil durumu ilan etmedi. Oysa Avrupa Parlamentosu ilan etti. Böyle bir fark olduğunu düşünüyorum. Bizde &#8220;nasıl olsa işe yaramıyor, pes edeyim&#8221; demek çok daha olası ama biz elbette kolay yolu seçmeyeceğiz.</span></p>
<p><b>FFF Türkiye ağı ve içinde olduğun diğer ağlara katılmak isteyen gençler, size nasıl ulaşabilir ve katılabilir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-46049 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/selin-iklim-grevi-foto-640x360.jpg" alt="" width="347" height="195" />Fridays for Future Instagram ve Twitter hesapları üzerinden bize yazmaları yeterli. Okullarından başka bir temsilci yoksa onları temsilciler grubuna ekliyoruz. Böylelikle kaç lisenin dahil olduğunu saptamamız ve iletişim daha kolay oluyor. @selin.goren instagram adresinden direkt bana da yazabilirler.</span></p>
<p><b>Herkes İklim Aktivisti Olmalı</b></p>
<p><b>Gençlere, yetişkinlere iletmek istediğin bir mesaj var mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yılbaşına az kaldı. 2020&#8217;ye giriyoruz. 2030&#8217;a son 10 yıl var. Ve bu 10 yıl içinde</span><span style="font-weight: 400;">ki kararlarımız aslında dünyanın kaderini belirleyecek. Aslında dünyanın da değil, insanlığın.</span><span style="font-weight: 400;"> Çünkü dünya bizden çok daha güçlü ve biz doğayı tahrip ederken aslında kendi sonumuzu hazırlıyoruz. Yoksa, doğa kendini onarmayı bilir. O yüzden, bencil olan insanların bile doğayı umursaması lazım, çünkü </span><span style="font-weight: 400;">aslında insanlığın geleceğini belirleyen bir konu bu. Lütfen bunu fark edin!</span> <span style="font-weight: 400;">Ve bir sonraki grev çağrımıza katılın. 20 Eylül&#8217;de tüm Türkiye&#8217;de 10000 kadar insanı sokağa çıkarmayı başardık. Eğer yeterince fazla insan sokağa çıkarsa, karar alıcılar bizi fark etmek zorunda kalacaklar. Daha fazla saklanacak yer olmadığında da taleplerimizi yerine getirmek ve net sıfır karbon emisyonuna geçmek, adil geçişle adım adım yeşil işlere alan açmak zorunda kalacaklar. Ama bunun olması için </span><span style="font-weight: 400;">herkesin birer iklim aktivisti olmasına ihtiyacımız var. Herkesin bizle yürümesine ihtiyacımız var. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/21/turkiyenin-gretasi-selin-iklim-krizi-insanligin-gelecegini-belirliyor-lutfen-fark-edin/">Türkiye’nin Greta’sı Selin: &lt;br&gt;&#8220;İklim Krizi İnsanlığın Geleceğini Belirliyor, Lütfen Fark Edin&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>13 Aralık’ta COP’a Karşı İklim Grevi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/12/13-aralikta-copa-karsi-iklim-grevi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Dec 2019 11:22:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[BM İklim Değişikliği Konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[Fridays For Future]]></category>
		<category><![CDATA[sıfır gelecek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45646</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sıfır Gelecek, COP25'teki iklim aktivistlerine yönelik sert müdahaleyi ve dünya liderlerinin iklim krizine karşı eylemsizliğini protesto etmek için 13 Aralık 19.00’da Taksim Odakule’de basın açıklaması gerçekleştirecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/12/13-aralikta-copa-karsi-iklim-grevi/">13 Aralık’ta COP’a Karşı İklim Grevi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İspanya’nın ev sahipliği yaptığı BM İklim Değişikliği Konferansı 25. Taraflar Konferansı’nda geçtiğimiz gün (11 Aralık) aktivistlerin Konferans Salonu önüne yapmak istedikleri barışçıl protestoya müdahale gerçekleşti. İçlerinde iklim için okul grevlerine çıkan Fridays for Future (Gelecek için Cumalar) aktivistlerinin de yer aldığı; sendikalar, gençlik grupları, kadın grupları, STK temsilcileri ve yerli halklardan oluşan yüzlerce kişiyi önce Birleşmiş Milletler (BM) çalışanları sonra da İspanyol polisi engelledi. Aktivistler, itilip kakılarak ve darp edilerek salondan dışarı çıkarılırken, giysileri ve eşyalarını almalarına da izin verilmedi.</p>
<p><strong>COP’a Asla Güvenme</strong></p>
<p>Bu müdahaleyi protesto eden Fridays for Future hareketi konferansın sonuncu gününe denk gelen 13 Aralık’ta herkesi küresel greve çağırdı ve “Madrid&#8217;deki iklim değişikliği konferansında milyonlarca insanın sesi sustu. COP25&#8217;in değerli sonuçları yoktu. Sivil toplum COP25&#8217;ten kovulurken fosil yakıt lobicileri hala içeridedir. Buna tahammül edilemez!” dedi. Genç iklim aktivistleri ayrıca sosyal medya üzerinden #NeverTrustACOP25 hashtagiyle bir kampanyaya başladılar.</p>
<p><strong>Türkiye’de Dayanışma Grevinin Yeri Taksim</strong></p>
<p>Türkiye’den de daha önce 20 Eylül küresel iklim grevinde on binlerce kişinin katıldığı iklim grevini organize eden Sıfır Gelecek kampanyası, küresel greve katılım için eylem çağrısı yaptı. Taksim Odakule’de saat 19.00’da bir araya gelecek iklim ve ekoloji aktivistleri İklim Konferansı’nda dünya liderlerinin iklim krizine karşı somut ve etkili adımlar atmadaki yetersizliklerini ve COP25’de aktivistlere yönelik müdahaleyi protesto edecek. Aynı zamanda,  Türkiye’ye Paris İklim Anlaşması’nı bir an önce onaylayarak karbon emisyonlarını 2030 yılına kadar sıfırlaması için eyleme geçme çağrısında bulunacak.</p>
<p><strong>Sıfır Gelecek Ne Talep Ediyor?</strong></p>
<p>“Ya sıfır karbon gelecek ya sıfır gelecek” sloganıyla yola çıkan Sıfır Gelecek içerisinde birçok iklim ve ekoloji örgütü, hak örgütü, meslek gruplarının bulunduğu bir kampanya. Kampanya,daha önce 20 Eylül tarihinde iklim için okul grevine çıkan öğrencilerden oluşan Fridays for Future (Gelecek için Cumalar) hareketinin çağrıcılığını yaptığı küresel iklim grevinin Türkiye ayağını organize etmişti. Türkiye’de 20 farklı şehirde 30 bin yetişkin ve genç sokaklarda, 40 bin öğrenci ise okullarda greve çıkmıştı. Kampanya talepleri arasında iklim acil durumu ilan edilmesi, karbon emisyonlarının 2030 yılına kadar sıfırlanması, fosil yakıt kullanımının bırakılması ve teşviklerinin sonlandırılması gibi maddeler yer alıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/12/13-aralikta-copa-karsi-iklim-grevi/">13 Aralık’ta COP’a Karşı İklim Grevi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk Katılımı Sempozyumu:  Çocuklar Haklarını Kendileri Koruyabilir  </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/26/cocuk-katilimi-sempozyumu-cocuklar-haklarini-kendileri-koruyabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Nov 2019 07:51:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Meltem Arık]]></category>
		<category><![CDATA[ÇOÇA]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Haklarına Dair Sözleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Fridays For Future]]></category>
		<category><![CDATA[Nilgün Çavuşoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Özge Oğuz]]></category>
		<category><![CDATA[pınar uyan semerci]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Dedektifi İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumda Çocuk Katılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Sulukule Gönülüleri Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44901</guid>

					<description><![CDATA[<p>BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin (BMÇHS) kabulünün 30. yılında Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi (ÇOÇA) İsveç Başkonsolosluğu’nun desteğiyle Genç Sesler projesi kapsamında, “Çocuğun Katılım Hakkı: Neredeyiz?” temalı bir sempozyum düzenledi. Santralİstanbul’da 22-23 Kasım 2019 tarihlerinde düzenlenen sempozyumda çocuk katılımının aile, okul, medya ve sivil toplum gibi farklı bağlamlarda, İsveç ve Türkiye’den deneyimler çerçevesinde ele alındı. Türkiye’de kamu kurumları çocuk katılımını hayata geçirmek için İl Çocuk Hakları Komiteleri, Çocuk Meclisleri gibi oluşumlar ile bu alanda çeşitli  STK’lar faaliyet gösterse de çocuk haklarının hayata geçmesinde ve çocuk katılımında istenilen düzeyde olunmadığı kaydedildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/26/cocuk-katilimi-sempozyumu-cocuklar-haklarini-kendileri-koruyabilir/">Çocuk Katılımı Sempozyumu: &lt;br&gt; Çocuklar Haklarını Kendileri Koruyabilir  </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin çeşitli gerekçelerle BMÇHS’nin bazı maddelerine koyduğu çekinceler, çocuğa kötü muamele ve istismar, çocuk işçi rakamlarının yüksekliği gibi hayati sorunlar göz önüne alındığında, çocuğun katılım hakkını konuşmak lüks gibi görünebilir. Ancak katılımcıların da vurguladığı gibi, Çocuğun Katılım Hakkı Sözleşmesi dört temel ilkesinden birini oluşturuyor. Dahası, diğer hakların hayata geçirilmesi çocuk hakları alanında tüm haklara bütüncül bir yaklaşımı gerektiriyor. Bu çevrede sempozyumda, çocukların aile, okul, kent ve medya dahil çeşitli bağlamlarda karar mekanizmalarına etkin ve anlamlı katılımını mümkün kılmanın önemi ve yolları konuşulup tartışıldı.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44903 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/P%C4%B1nar-Hoca-640x1136.jpg" alt="" width="197" height="350" />Sempozyum sırasında görüştüğümüz ev sahibi kuruluşun öğretim üyesi Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, BMÇHS’nin çok önemli bir belge olduğunu çünkü ülke mezhep, dil, vatandaşlık din, ırk  hiçbir ayrım olmadan çocukların çocuk olmaktan kaynaklanan haklarından bahsettiğini hatırlattı. Çocukların refahına daha çok vurgu yapan “çocuğun üstün yararı” kavramının yanına, son yıllarda “çocukların katılım hakkı” kavramını tartışmaya başladığımızı belirten Semerci, bu sebeple düzenledikleri sempozyumda katılımın özellikle ailede, okulda ve medyada nasıl sağlanacağı ; gerçek bir katılımı mümkün kılmanın mekanizmalarını tartıştıklarını ifade etti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Queen’s Üniversitesi Çocuk Hakları Merkezi Eş Direktörü Prof. Laura Lundy, sempozyumun ana konuşmacısı sıfatıyla, kendi geliştirdiği Lundy Modelinden bahsetti. Lundy, yetişkinlerin yanlış algılarının çocuk katılımını engelleyen faktörlerden biri olduğuna işaret ederek, çocukları dinleyip, görüşlerini dikkate almanın diğer sahip oldukları haklara otomatik olarak erişmelerini sağlayacağını savundu. Çocuk katılımı için farklı mekanizmalara bir örnek olarak İsveç’ten katılan Strängnäs Belediyesi Çocuk Ombudsmanı Helena Edvinsson, görev aldığı kentte karar alıcılar ile çocuklar arasında sürekli bir iletişimin kurulduğunu, hatta kentte alınan bazı kararlarda çocukların fikirlerinden faydalanıldığını örnekleriyle anlattı.  Edvinsson, siyasi ve toplumsal düzeyde kararlara aktif olarak çocuk katılımının aktif sağlanması gerektiğine dikkat çekti.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir diğer konuşmacı Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) kadın ve çocuklardan sorumlu Kamu Denetçisi Celile Özlem Tunçak, Türkiye’de çocukların doğrudan başvuru yapabildikleri tek resmi kurum olduklarını belirterek, kendilerine gelen her başvuruyu titizlikle incelediklerini ve sorunları çözüme kavuşturmaya çalıştıklarını belirtti. Tunçak, çocuklarda hak arama ve demokrasi kültürünün yerleşmesi ve kendilerini birey olarak hissetmelerini sağlamak için, farklı dillerde yazılmış bile olsa, kuruma yapılan başvuruların tümünü değerlendirdiklerini vurguladı. 2018 yılında bin civarında çocuğun başvuru yaptığı KDK’nın,  çocuklara özel olarak hazırladığı ayrı bir web sitesi (KDK Çocuk) bulunuyor. </span><b> </b></p>
<p><b>Çocuklar İhtiyaçlarını En İyi Kendileri Bilir </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de çocuk katılım mekanizmalarına ilişkin söz alan</span> <span style="font-weight: 400;">UNICEF temsilcisi Nilgün Çavuşoğlu, Çocuk Hakları İl Komiteleri, Çocuk Forumu ve özellikle mültecilerin yoğun yaşadığı kentlerdeki sosyal uyum konusunda uygulamalarından bahsetti. Aynı tarihte kurulmalarına karşın her ilde şehrin dokusuna göre, fiilen farklı bir Çocuk Hakları İl Komitesi oluştuğunu söyleyen Çavuşoğlu, çocukların katılım hakkının ülkemizde yakın zamanda dikkate alınmaya başlandığını ancak ataerkil toplum yapısı nedeniyle bu alanda ilerleme sağlanmasının zaman alacağının altını çizdi. Çocukların yetişkin eliyle değil kendi geliştirdikleri modellerle seslerini duyurmalarının ancak katılımla mümkün olabileceği, Çavuşaoğlu’nun konuşmasının temelini oluşturdu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sempozyumun ilk gününde öğleden sonra gerçekleşen eşzamanlı oturumlarda, çocuk haklarının ekolojide, kentte, ailede, medyada, kentte ve sivil toplumda nasıl mümkün olabildiği soruları ele alındı. Çocuk Katılımı ve Ekoloji başlıklı oturumda, iklim krizinin aynı zamanda çocuk hakları krizi sayılabileceğini belirten Burcu Meltem Arık, nesiller arası ve çevresel adalet kavramlarıyla yerkürenin çeşitli yerlerinde çocukların iklim krizinden farklı düzeylerde etkilendiklerine dikkat çekti. Başka Bir Okul Mümkün Derneği’nden Özge Oğuz, iklim krizini eğitim müfredatına alma ve içeriği şekillendirme süreçlerinde yaşadıkları deneyimi anlatırken, Sulukule Gönülüleri Derneği’nden Genç Bostan Ekibi, Bostansız Okul Olmasın projelerini; Fridays For Future Türkiye İstanbul ekibinden katılan gençler ise iklim grevine dahil olma süreçlerini ve 29 Kasım’da düzenleyecekleri takas şenliğini anlattılar.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kentte Çocuk Katılımı oturumu Şehir Dedektifi İnisiyatifi ve Çocuk İstanbul gibi oluşumlar ile örneklendirilirken; Ailede Çocuk Katılımı oturumunda çocuklar için Ashoka Programı, Dijital Medya ve Çocuk Platformu örnekleri; Eğitimde Çocuk Katılımı oturumunda ise Başka Bir Okul Mümkün Derneği’nin deneyimi ile Bilgi Üniversitesi Demokratik Okullara Doğru projesi  konuşuldu. Şişli Belediyesi Eşitlik Birimi’nden Ceren Suntekin’in deneyimleri çerçevesinde, çocukların kendi ihtiyaçlarını çok iyi bildiğini söylemesi ve sadece çocuklara danışılırsa dünyadaki en iyi kent stratejilerinin şekilleneceğine olan inancı, sempozyumda yapılan dikkate değer tespitlerden biriydi. </span></p>
<p><b>Yetişkin Merkezli Yaklaşımdan Çocuk Merkezli Yaklaşıma  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Toplumda Çocuk Katılımı oturumunda konuşan Ayşe Beyazova, çocukların kendi yaşamlarının uzmanı olduklarından hareketle, çocuk katılımın diğer hakların gerçekleşmesi için koşul olduğunu hatırlattı. Ayrıca, çocukların aktif yurttaşlar olmaları ve özne haline gelmeleri için sivil toplumun doğrudan veya dolaylı olarak çocuklarla çalışmasının öneminden bahsetti. Uluslararası Çocuk Merkez’inden Ebru Ergin, Mikro-Fon hibe programı ile çocuk katılımını sağlamak koşuluyla yürüttükleri programın etkileri ve sonrasında çocuk katımını destekleyen politika belgelerinden söz etti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayata Destek Derneği’nden Selda Bozbıyık, çocuk katılımını çocuk güvenliği ekseninde ele aldıklarını ve kurumda çalışan tüm yetişkinlerin çocuk katılımını çocuk güvenliğini gözetecek şekilde tesis etmeyi taahhüt ettiğini söyledi.  Türkiye’nin tek aktif çocuk derneği olan Hempa Çocuk Derneği Başkanı İ. Enes Duruay ise çocukların, STK’ların ve hatta kamu yöneticilerinin pek çoğunun 12 yaşını dolduran her çocuğun sivil topluma katılım hakkı olduğunu bilmediğini, bu sebeple dernek kurma aşaması ve sonrasında 18 yaşından küçük olmalarının kendilerine yaşattığı zorluklardan bahsetti.      </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sempozyumun ikinci gününde çocuk koruma perspektifinden çocuk katılımını ele alan oturumda konuşan Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, katılımın olmadığı durumda hak temelli bir korumanın mümkün olup olmadığı sorusuna yanıt aradı. Çocuk hakları alanında dünyada çocuğun refahını sağlamaktan, çocuğun iyi olma haline evrilen bir yerde olduğumuzu belirten Semerci, bunun koruma ve katılımın beraber ele alınmasına olanak sağladığını söyledi. Diğer bir deyişle, çocuğun refahını önceleyen yaklaşımda nesnel olarak koruma öne çıkarken, çocuğun bugününe de odaklanan öznel iyi olma halini değerlendirmede katılım öne çıkıyor. Esasında, Semerci’ye göre, çocuğun öznel iyi olma hali ile nesnel hali beraber değerlendirmeli ve bütüncül bir bakışla koruma ve katılım ilişkine bakılmalı…  Çocuğu bir vatandaş olarak düşünerek, çocuğun özne olması, kendini ifade edebileceği bir sistemin oluşturulması; sadece gelecekteki iyi olma haline değil bugünkü iyi olma haline de odaklanarak, bu yaklaşımla politikaların belirlenmesi ya da araştırmaların yapılması halinde, koruma ve katılım birlikte ele alınmış olur.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sempozyumun ikinci gününde öğleden sonra yapılan oturumlarda, çocuk katılımı deneyimleri üzerine çeşitli katılımcılar ile söyleşiler yapıldı. Sempozyum,  çocuk katılımının Türkiye’de anakımlaştırmanın mümkün olup olmayacağına dair forum ile sona erdi. </span></p>
<p><b>Çocuk Haklarını Hayata Geçirmede Yetişkinlere Düşen Sorumluluklar</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44904 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/gozde-durmus.png" alt="" width="307" height="307" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/11/gozde-durmus.png 531w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/11/gozde-durmus-160x160.png 160w" sizes="auto, (max-width: 307px) 100vw, 307px" />Sempozyum vesilesiyle organizasyonun evsahipliğini yapan Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimin’den Gözde Durmuş ile yaptığımız görüşmede, çocukların</span><span style="font-weight: 400;"> katılımını sağlamanın öncelikle devletin ve sonra tüm yetişkinlerin sorumluluğu olduğu vurgusu öne çıktı. Türkiye’nin ulusal mevzuatında çocuk haklarına ilişkin düzenlemelerin katılımdan çok korumaya ağırlık verdiğini söyleyen Durmuş, bu nedenle ulusal mevzuatın genel olarak katılım hakkı bakımından BMÇHS ile uyumlu olmadığı tespitini yaptı.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Durmuş’a göre, akademide ve sivil toplumda yapılan çalışmaların bütüncül bir çocuk politikasına dönüşebilmesi, çocukların hayatlarında fark yaratabilmesi için kamu ile etkin işbirliğinin kurulması ve karar vericileri etkileyebilmek gerekiyor. Çocuk alanındaki en büyük eksiklik ise “hakları savunulan” öznelerin yani çocukların bu mücadelede yer almaması / alamaması… Tüm bu değerlendirmeler çerçevesinde, Türkiye’de çocuk çalışmaları alanında bir ekosistemin oluşması,  bu ekosistemde farklı yol ve yöntemlerle çocuklarla birlikte yol alınması tüm yetişkinlerin sorumluluğunda olduğu açık…</span></p>
<p>Se<span style="font-weight: 400;">mpozyumun video kayıtlarına, Facebook’taki <a href="https://www.facebook.com/gencseslerprojesi/">Genç Sesler Projesi</a> sayfasından</span><span style="font-weight: 400;"> ulaşabilirsiniz. Ayrıca sempozyumun konuşma metinleri, daha sonra rapor-kitap halinde basılacak. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/26/cocuk-katilimi-sempozyumu-cocuklar-haklarini-kendileri-koruyabilir/">Çocuk Katılımı Sempozyumu: &lt;br&gt; Çocuklar Haklarını Kendileri Koruyabilir  </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekolojik Kıyamet ve İradenin İyimserliği</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/03/ekolojik-kiyamet-ve-iradenin-iyimserligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Polat Alpman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Oct 2019 07:25:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Fridays For Future]]></category>
		<category><![CDATA[Greta Thunberg]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ısınma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42870</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşanabilir bir dünya için mücadele eden sivil toplumun varlığı, kendi alternatiflerini hayata geçirebilecek potansiyelleri barındırmaktadır. Minör politikaların dönüştürücü etkisi ile sivil toplum mücadelesinin kolektif gücünün kesiştiği yer, bu potansiyelin cisimleşmesiyle daha da belirgin hale geliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/03/ekolojik-kiyamet-ve-iradenin-iyimserligi/">Ekolojik Kıyamet ve İradenin İyimserliği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Küresel ısınmanın nedeni olan egemen üretim biçiminin yerkürenin doğal döngülerini bozması, ozon tabakasının delinmesi, orman kayıplarının artması, toprağın üst katmanının yok olması, zehirli atıkların birikmesi, gıdaların ve suyun zehir kalıntıları taşıması, sanayi atıklarının kontrolsüz salınımı ve benzeri birçok sorunun siyasal alandaki güç ilişkilerinin bir meselesi haline dönüşebilmesi için iklim hareketlerine, sivil toplum mücadelesine ihtiyaç var. Bülent Şık’ın tüketilen gıdalarda kanserojen maddeler olduğu hakkında toplumu bilgilendirmesi ve bunun için ödüllendirilmesi gerekirken Sağlık Bakanlığı tarafından dava edilip cezalandırılması ile Neslican Tay’ın ve nice insanın kanserden yaşamını yitirmesi arasındaki ilişkiyi gösteren, bunu siyasal alana taşıyan sivil toplum mücadelesine ihtiyacımız var. Belli ki, dünyayı yönetmekle gururlanan siyasetçilerin sınıfsal ideolojileri, yaşadığımız dünyanın can çekişirken çıkarttığı iniltiyi duymalarını engelliyor. İşte, Greta Thunberg’in onların yüzüne bakarak kurduğu cümlelerin ilhamı burada gizli.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünyanın ekolojik bir yıkıma doğru ilerlediği, temiz su kaynaklarının hızla tükendiği, soluduğumuz havanın ağır metaller içerdiği, havadaki karbon miktarının canlıların yaşamı için tehlikeli hale geldiği, buzulların eridiği ve yerkürenin gittikçe ısındığı hakkında birçok uyarı yapılageldi. Bu uyarıların bir işe yaramaması, konuyla ilgili protokollerin hiçbir bağlayıcılığının olmaması ve verilen mücadelelerinin sonuçsuz kalması gittikçe umutsuzluğun artmasına neden oldu. Bu kara bulutların bir nebze de olsa dağılması için 16 yaşındaki birinin, Greta Thunberg’in ve arkadaşlarının kendi gelecekleri için mücadele etmeleri birçok kişiye umut ve ilham verdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gezegenin değilse bile, türümüzün ve birçok canlı türün yok olmasına neden olacak ekolojik felaketle mücadele etmek için birilerinin ilhamına ihtiyaç duyulmuş olması, dünyadaki egemen siyasal alanın içinde bulunduğu durumu anlamak için önemli bir örnek olarak kabul edilebilir. Siyasal alanın gittikçe neo-liberal ekonomik ilişkilerin düzenlenmesi için örgütlenmesi ve devletin gittikçe egemen sınıfın fonksiyonuna dönüşmesi ekolojik yıkım gibi sevimsiz konuları hasır altı etmeyi kolaylaştırıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Küresel Karbon Atlası’na göre dünyada en fazla karbon salınımı yapan ülkelerin başında Çin, ABD, Hindistan ve Rusya geliyor, Türkiye ise 15. sırada yer alıyor.</span><span style="font-weight: 400;"> Listenin başında yer alan ülkelerin birçoğunun gelişmiş kapitalist ülkeler olmaları tesadüf olarak kabul edilemez. Sanayi üretiminin son yetmiş yılda elli kat artmış olması bile sınırlı çevre içerisinde bu ölçekte bir genişlemenin risklerini öngörmeyi gerektirirdi. Ancak kapitalist üretim biçiminin büyüme odaklı yapısı, bu tür riskleri ciddiye almayı zorlaştırdığı gibi ekolojik kıyamete ilişkin endişeleri de küçümsemeyi gerektiriyordu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yaşanmakta olan bu yıkımı durdurmak için kapitalist üretim rejiminin içerisinde aranan çözümler, ekolojiye duyarlı bir kapitalizm yaratma arayışları ve kapitalist devletleri bir tür ahlakiliğe davet eden girişimler, kapitalizmin neden olduğu sorunlara yine kapitalizmin içinden çözümler aradıkları için başarısız olsalar bile, yaşanabilir bir dünya için mücadele eden sivil toplumun varlığı, kendi alternatiflerini hayata geçirebilecek potansiyelleri barındırmaktadır. Minör politikaların dönüştürücü etkisi ile sivil toplum mücadelesinin kolektif gücünün kesiştiği yer, bu potansiyelin cisimleşmesiyle daha da belirgin hale geliyor. Bu nedenle Thunberg ve Gelecek İçin Cuma Günleri (Fridays For Future) hareketinin birçok kişinin gündemine yerleştirmeyi başardığı bu konu, sadece ekolojik sorunlara çözümler aramakla sınırlandırılamaz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Burada, gittikçe kontrolünü kaybeden ve güç zehirlenmesi yaşayan egemen sınıfların çıkar mücadelesine karşı sıradan kişilerin kendi çıkarlarını gözetmeyi hedefleyen politikaların ve pratiklerinin yoğunlaşmasından söz edilebilir. Henüz küreselleşmiş ve kitleselleşmiş bir eylemden ya da eylem zincirlerinden söz edilemez. Ancak iklim krizi, gözlerimizi kapatıp görmezden gelemeyeceğimiz kadar ciddi bir sorun olarak kendini dayatmaya başladı. Bu sorunun kaynağı tek tek ülkeler ya da şirketler değil, egemen üretim biçimi olduğuna göre iklim mücadelesinin nihai hedefinin bu üretim biçimi olacağını öngörmek zor değil. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/03/ekolojik-kiyamet-ve-iradenin-iyimserligi/">Ekolojik Kıyamet ve İradenin İyimserliği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kriz Çoktan Başladı&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/19/kriz-coktan-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kübra Yüzüncüyıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Sep 2019 10:36:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Düşünce Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[20 Eylül]]></category>
		<category><![CDATA[Cihat Demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[Fridays For Future]]></category>
		<category><![CDATA[Green European Foundation]]></category>
		<category><![CDATA[Greta Thunberg]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Avrupa Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil ekonomi konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil ev]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Kamp]]></category>
		<category><![CDATA[Yokoluş İsyanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42354</guid>

					<description><![CDATA[<p>20 Eylül 2019’da gerçekleşecek olan küresel iklim grevi için birçok sivil toplum örgütü hazırlıklarını tamamlanmış bulunuyor. Ekolojik duyarlılığı arttırmaya yönelik çalışmalarıyla öne çıkan isimlerden biri olan Yeşil Düşünce Derneği de tüm iletişim ağlarıyla bu greve odaklanmış durumda. Grevi ve daha fazlasını derneğin iletişim koordinatörü Cihat Demirtaş ile konuştuk. Dermirtaş, İklim Krizinin artık geri dönülemez bir noktaya doğru gittiğini ve krizin çoktan başladığını belirtirken, artık gündelik ve bireysel uğraşlarla varılabilecek bir çözümden uzak olduğumuzu söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/19/kriz-coktan-basladi/">&#8220;Kriz Çoktan Başladı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeşil Düşünce Derneği’ni tanıyarak başlayalım söyleşimize. Derneğin gerçekleştirdiği faaliyetlere bakıldığında temel derdinin iklim mücadelesini güçlendirmek ve yeşil hareketi yaymak olduğu görülüyor. Peki dernek kurma fikri ne zaman, nasıl gelişti?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yeşil Düşünce Derneği varlığını 2000’lerin başından beri sürdüren Yeşil Harekete dayandırıyor. Nükleer ve madencilik gibi ekolojik yıkım faaliyetleri karşısında yeşil politik alternatifleri savunan hareket yeşil gazete, yeşiller parti inisiyatifi gibi farklı mekanizmalarda aktivizmi sürdürüyordu. Dernek de bu süreçte sivil toplumun güçlendirilmesi demokratik ve ekolojik bir zeminde kampanya ve çalışmaların gerçekleştirilmesi amacıyla 2009 yılında İstanbul’da kuruldu. </span></p>
<p><strong>Öne çıkan projelerinizden bahseder misiniz? Kamuyla, özel sektörle ya da diğer sivil toplum örgütleriyle olan işbirlikleriniz nasıl gelişti bu süreçte?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-42356 alignleft" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/09/1-8.jpg" alt="" width="329" height="372" />Yeşil Düşünce Derneği olarak son beş yıldır ağırlıklı olarak 4 temel alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz: Ekoloji ve sürdürülebilirlik, Yeşil Ekonomi, Demokrasi ve Medya, İklim Değişikliği ve Yenilenebilir Enerji. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İfade özgürlüğü ve demokratik medya üzerine yaptığımız interaktivist projesi ile Türkiye’nin yedi bölgesini kapsayan bir dizi etkinlikle hak temelli çalışan kurum ve aktivistlerle bir araya geldik ve yurttaş gazeteciliği, ifade özgürlüğü, sosyal medya kullanımı konularında kapasite geliştirme eğitimleri düzenledik.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son yıllarda özellikle yenilenebilir enerji alanında topluluk temelli yurttaş enerji santralleri üzerine çalışıyoruz. 2016 yılında Çanakkale’de gerçekleştirdiğimiz İşini Güneşe Dön projesiyle Çanakkale’nin ilçelerinde bulunan tüm okulları ziyaret ederek çeşitli seminerler düzenledik. Bu okullardan seçtiğimiz 30 liseli gence 2 ay süren yenilenebilir enerji eğitimler verdik. Proje boyunca ve sonrasında da enerjinin demokratikleşmesi için yerel, adil, temiz ve ucuz enerji modellerini Türkiye üzerinden oluşturmak, bu alandaki imkânlar ve engelleri belirlemek üzere kooperatifler, kamu kurumları, odalar ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere birçok farklı kurumla çalıştık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim konusunda da kentlerin iklime duyarlı şekilde yönetilmesi için politika önerileri sunduğumuz proje ve çalışmalar yaptık. Yeşil İklim Yeşil Ekonomi projemizde Bursa, Çanakkale, İzmir ve Brüksel’den iyi örnekleri ele alarak İklim İçin Yeşil Ekonomi Politikaları raporumuzu oluşturduk. Yerel yönetimlerin iklim acil durumuna uygun planlama yapabilmesi için de geçtiğimiz yıl Bornova Belediyesi ile Yeşil İklim Yeşil Belediye Projesini gerçekleştirdik. </span></p>
<p><strong>Yeşil Ev’in yaşayan bir mekân olmasını hedeflemiştiniz. Açıldığı günden bugüne nasıl ilerledi?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-42357 alignright" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/09/2-6.jpg" alt="" width="416" height="269" />Yeşil Ev fikri uzun zamandır aklımızdaydı. Yeşil ev fikri yeşil hareketin daha önce yürüttüğü bir hikâyeye dayanıyor. &#8216;Hepimiz kendimizi var ettiğimiz mekânlarımızla varız&#8217; diyerek önerdiğimiz politikalar ve yürüttüğümüz faaliyetlerin bir bütünlük içerisinde olmasını önemsiyoruz. Yeni tuttuğumuz 4 katlı mekânımızı da buna göre kurgulamaya çalıştık. Sadece küçük bir kısmını Yeşil Düşünce Derneği ofisi olarak kullanıyoruz. Bunun dışında kalan mekânları da gerek kendimiz gerekse paydaşlarımızın etkinlikler düzenleyebileceği, sosyalleşebileceği, vakit geçirebileceği alanlar olarak konumlandırdık. Mart ayında başlayan yolculuğumuzda ekoloji hareketinin bir çok bileşeniyle ortak bir mekân kullanır olduk. Gıda toplulukları, dernekler, Yokoluş İsyanı, Fridays For Future gibi oluşumlar sık sık Yeşil Ev’de bir araya geliyorlar. Bu da bize çok keyif veriyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> <strong>20 Eylül Küresel İklim Grevi için neler planlıyorsunuz?</strong></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">20 Eylül’e giderken neler yapabiliriz diye daha önce çeşitli kuruluşlarla görüşmelerimiz olmuştu. Ortaklaşabilir miyiz diye konuşurken 10 kuruluş bir araya gelerek Sıfır Gelecek isimli bir kampanya örgütledik. 20 Eylül’ü bu kampanya üzerinden örgütlemeye özen gösteriyoruz. Bunun dışında </span>20 Eylül’e Giderken<span style="font-weight: 400;"> başlığıyla iklim kriziyle bağlantılı su, orman, gıda, kentler, vb. konulara değinen bir dizi söyleşi organize ettik. İklim grevinin üçüncüsünü örgütleyen çocuklarla iş birliği içinde, onları dinleyerek elimizden gelen tüm katkıları vermeye çalışıyoruz. Üye ve gönüllülerimizle kampanyanın örgütlenmesinde aktif görevler alıyoruz. Bütün iletişim ağlarımızla son 15 gündür bu işe odaklandık. </span></p>
<p><strong>İklim krizine engel olmak için gündelik hayatımızda neler yapabiliriz, nereden başlayabiliriz?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim Krizi artık geri dönülemez bir noktaya doğru gidiyor. Kriz çoktan başladı. 30 yıldan fazladır bilimsel olarak yapılan tüm uyarılar ya görmezden gelindi ya da inkâr edildi, hâlâ da ediliyor. Artık gündelik ve bireysel uğraşlarla varılabilecek bir çözümden uzağız. Bu bireysel bir şey yapamayız anlamına gelmiyor. Tüketim alışkanlıklarımızı hızlıca değiştirmeli ve </span>ihtiyacın kadar tüket<span style="font-weight: 400;"> sloganını yaşamımızın ilkesi haline getirmeliyiz. Doğaya rağmen değil doğayla birlikte yaşamaya alışmalıyız. Beslenme, giyinme, ulaşım gibi en temel gereksinimlerimizi yerine getirirken ekosisteme nasıl etki ettiğimizi bilerek hareket etmeliyiz.</span></p>
<p>Yapılması gereken en önemli şey ise<span style="font-weight: 400;"> Greta Thunberg ile başlayan çocukların isyanına ortak olmak, onlarla birlikte sokakta olmak ve her kesimden insanı bu isyanın parçası haline getirmek.</span></p>
<p><strong>Eklemek istediğiniz başka bir nokta var mı?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avrupa’da yeşil politika çalışan dernek ve vakıfların uluslararası ağı olan GEF’in (Green European Foundation / Yeşil Avrupa Vakfı) Türkiye üyesiyiz. GEF ile her sene çeşitli konularda etkinliklerimiz oluyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Düzenli olarak her yıl gerçekleştirdiğimiz Yeşil Kamp, Yeşil Ekonomi Konferansı ve Yeşil Diyalog isimli üç temel etkinliğimiz oluyor. Bu etkinliklerde de o yıl çalıştığımız konular üzerine bağlantı kurarak tüm bir yıla yayılan politik bir hat oluşturmaya çalışıyoruz.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/19/kriz-coktan-basladi/">&#8220;Kriz Çoktan Başladı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yaşam İçin Verilen Bu Mücadeleye Herkesin Destek Olması Gerek&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/19/yasam-icin-verilen-bu-mucadeleye-herkesin-destek-olmasi-gerek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Sep 2019 10:36:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[BM İklim Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Ünal]]></category>
		<category><![CDATA[Fridays For Future]]></category>
		<category><![CDATA[İklim grevi]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel İklim Grevi haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır Gelecek Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikayeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42362</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sıfır Gelecek Platform'undan Elif Ünal ile 'Fridays for future' kampanyalarını konuştuk. Ünal, Türkiye'nin birçok bölgesinde gerçekleşecek iklim grevlerine destek beklediğini dile getiriyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/19/yasam-icin-verilen-bu-mucadeleye-herkesin-destek-olmasi-gerek/">&#8220;Yaşam İçin Verilen Bu Mücadeleye Herkesin Destek Olması Gerek&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">BM İklim Zirvesi’nin hemen öncesinde 20 Eylül’de başlayacak ve 27 Eylül’de sonlanacak Küresel İklim Grevi haftası boyunca 137 ülkede 4500’ün üzerinde eylem ve etkinlik düzenlenecek. Genç iklim grevcisi gençlerin başını çekeceği etkinlik haftasının şu ana kadar gerçekleşen en yüksek katılımlı iklim eylemliliği olması bekleniyor. Karar alıcıları iklim krizinin aciliyetine karşı bir an önce harekete geçmeye çağıran iklim grevlerinin 15 tanesi ise Türkiye’de gerçekleşecek. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-42364" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/09/IMG-20190919-WA0000-640x1138.jpg" alt="" width="276" height="491" />Genç iklim aktivistlerini bir araya getiren Gelecek İçin Cumalar Türkiye’nin ana çağrıcılığında gerçekleşecek etkinliklere Sıfır Gelecek Kampanyası altında bir araya gelen çeşitli sivil toplum kuruluşları ve demokratik kitle örgütleri de destek verecek</span><span style="font-weight: 400;">.</span></p>
<p><b>Sıfır gelecek kimdir? Nasıl bir motivasyonla kuruldu? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sıfır Gelecek aslında içerisinde birçok örgütün ve hareketin bir arada olduğu bir platform. Öncelikli talebi içinde bulunduğumuz iklim krizi gerçeğiyle biran önce yüzleşilmesi, karar alıcılar tarafından iklim acil durumu ilan edilmesi. Nihai olarak da iklim krizine sebep olan karbon emisyonlarının sıfırlanması. İsmimiz de buradan geliyor zaten. Biliyoruz ki ya sıfır karbon gelecek ya da bir geleceğimiz olmayacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu kaygılarla bir araya gelmemiz de aslında her hafta iklim için okul grevine çıkan öğrencilerden oluşan Fridays for Future (Gelecek İçin Cumalar) hareketinin çağrısıyla mümkün oldu. İsveç&#8217;li o zamanlar 15 yaşında olan Greta Thunberg&#8217; in 2018 Ağustos&#8217;unda başladığı eylemler dünyada milyonlarca çocuk ve gencin sokağa çıkmasını tetikledi. Her hafta süren grevlerin yanı sıra küresel çağrılar da oluyordu. İlki 15 Mart&#8217;ta ikincisi de 24 Mayıs&#8217;ta düzenlenmişti.</span></p>
<p><b>Ne gibi çalışmalarınız var? Neler yapıyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Türkiye&#8217;de de eylemler Atlas Sarrafoğlu&#8217;nun ilk çağrısıyla birlikte 15 Mart&#8217;tan itibaren gerçekleşiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üçüncüsü düzenlenecek iklim grevinin tarihi olarak öğrenciler 20 Eylül&#8217;ü belirledi. Ancak bir farkla bu sefer yetişkinlerden de greve çıkmalarını talep ettiler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz de içerisinde Fridaya for Future&#8217;ın da yer aldığı bileşenlerimizle birlikte ilk hedef olarak 20 Eylül&#8217;ü belirledik. Amacımız bu günde dünya ile eş zamanlı hareket ederek iklim krizini Türkiye gündemine taşımak. Öncesinde ise iklim krizinin boyutlarına dikkat çekmek için tematik haftalar düzenledik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunlar fosil yakıtlar, ormansızlaştırma, iklim adaleti, gıda gibi konulardan oluşuyordu. Bu haftalarda konularla ilgili film gösterimleri, söyleşiler, forumlar, ve sokak eylemleri gerçekleştirdik ve herkesi 20 Eylül&#8217;e davet ettik. </span></p>
<p><b>&#8216;Fridays For Future&#8217; kampanyası ile ne gibi bir eylem hazırlığı içerisindesiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-42365 alignright" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/09/IMG-20190919-WA0030-640x319.jpg" alt="" width="433" height="216" />Şu anda 20 Eylül küresel iklim grevine hazırlanıyoruz. Belediyeler, sendikalar ve diğer örgütlerle iletişim halindeyiz. Onlardan da iklim grevine destek vermelerini ve 20 Eylül&#8217;de greve çıkmalarını istiyoruz. Her geçen gün daha fazla büyüyoruz ve daha çok bileşen aramıza dahil oluyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şu anda birçok şehirde grev hazırlıkları sürüyor. </span><span style="font-weight: 400;">Benim dahil olduğum İstanbul ayağında ise grev için 14.00&#8217;da Kadıköy İskele Meydanı&#8217;nda buluşacağız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Grevci çocuk ve gençlerin basın açıklamalarından sonra yürüyüş ile Yoğurtçu Parkı&#8217;na geçeceğiz. Burada iklim grevi festivali düzenleyeceğiz, tabii hazırlıklar yalnızca İstanbul ile sınırlı değil. Başka illerde de birçok eylem gerçekleşecek.</span></p>
<p><b>Buradan bir çağrınız var mıdır?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle 20 Eylül&#8217;e herkesi bekliyoruz. İşlerini, okullarını bırakmalarını ve iklim için harekete geçmelerini. Eğer greve çıkma imkanları yoksa da bir şekilde desteklerini göstermelerini istiyoruz. Ancak 20 Eylül yalnızca bir başlangıç. İklim krizini durdurana kadar ne dünyanın dört bir yanındaki öğrenciler duracak ne de biz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">O yüzden herkesin yaşam için verilen bu mücadeleye destek olmasını istiyoruz. Ve ana talebimiz olan iklim acil durumunu kendi hayatlarında ve kurumlarında da ilan ederek iklim krizini gerçekte olduğu gibi yani küresel bir aciliyet olarak ele almalarını istiyoruz. Ayrıca Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleşecek grevlerimizi sosyal medyadan takip etmek için hashtagleri kullanabilirler.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/19/yasam-icin-verilen-bu-mucadeleye-herkesin-destek-olmasi-gerek/">&#8220;Yaşam İçin Verilen Bu Mücadeleye Herkesin Destek Olması Gerek&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
