<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Filantropi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/filantropi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/filantropi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 11 Jan 2022 10:14:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Filantropi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/filantropi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ücretsiz &#8216;Filantropi Gelişim ve Eğitim Programı&#8217; Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/11/ucretsiz-filantropi-gelisim-ve-egitim-programi-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Jan 2022 07:09:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Filantropi]]></category>
		<category><![CDATA[Filantropi Gelişim ve Eğitim Programı]]></category>
		<category><![CDATA[MEKADAMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz eğitim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77578</guid>

					<description><![CDATA[<p>Filantropi alanının gelişimine katkı sunmak amacıyla oluşturulan eğitim programı FEGEP (Filantropi Gelişim ve Eğitim Programı) başlıyor. Son başvuru tarihi 30 Ocak 2022. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/11/ucretsiz-filantropi-gelisim-ve-egitim-programi-basliyor/">Ücretsiz &#8216;Filantropi Gelişim ve Eğitim Programı&#8217; Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>MEKA Eğitim ve Danışmanlık (MEKADEMİ) tarafından ücretsiz olarak katılıma açık olan program daha iyi bir gelecek ve yaşanabilir bir dünya için emek veren 18-30 yaş arasındaki gençlere açık.</p>
<p>6 ay sürecek online eğitim programı, 20 kişilik bir kontenjan ile sınırlıdır.</p>
<p><strong>Başvuru</strong></p>
<p>Eğitim programına <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSc35FFvwB5HdK-Suc1oIV4szNUyjsDoDVaVKTNfi9PvjnPYwQ/viewform" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> başvurabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/11/ucretsiz-filantropi-gelisim-ve-egitim-programi-basliyor/">Ücretsiz &#8216;Filantropi Gelişim ve Eğitim Programı&#8217; Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Çapında Filantropi Sempozyumu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/25/dunya-capinda-filantropi-sempozyumu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Oct 2021 09:51:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSEV]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Charities Aid Foundation (CAF)]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Çapında Filantropi Sempozyumu]]></category>
		<category><![CDATA[Filantropi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75389</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜSEV’in Türkiye partneri olduğu Charities Aid Foundation (CAF) tarafından düzlenen Dünya Çapında Filantropi Sempozyumu 9 Kasım 2021'de çevrimiçi ortamda gerçekleşecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/25/dunya-capinda-filantropi-sempozyumu/">Dünya Çapında Filantropi Sempozyumu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın farklı bölgelerinde faaliyetlerini sürdüren CAF partnerlerinin içeriklerini oluşturduğu sempozyumda, 10 farklı ülkede, 19 saat boyunca filantropi alanındaki güncel konular ülke uzmanlarının katıldığı oturumlarda tartışılacak.</p>
<p>Bağışçılığa ilişkin mevzuat ve araştırmalar, etkili filantropik yaklaşımlar, kurumsal bağışçılıkla ilgili konular, iş birlikleri, etki yönetimi, diaspora bağışçılığı, yerel kalkınma, COVID-19’un filantropiye etkisi ve sınır ötesi bağışçılık gibi konularda oturumların gerçekleşeceği sempozyum tüm dünyadan katılımcıların erişimine açık olacak.</p>
<h5><strong>Program</strong></h5>
<p>Sempozyum programı, katılımcı ülkeler ve içerik saatlerine dair ayrıntılı bilgi içeren sempozyum ajandasını incelemek için <a href="https://www.tusev.org.tr/usrfiles/files/CAFSymposiumAgendaTR_14102021.pdf" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız.</a></p>
<h5><strong>Katılım</strong></h5>
<p>Sempozyuma katılmak, oturumları canlı olarak takip etmek veya sonrasında sempozyum kütüphanesine yüklenecek içeriklere ulaşmak için <a href="https://caf.everywhereplus.com/reg/tr/" target="_blank" rel="noopener">bu bağlantıdan</a> kayıt yaptırabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/25/dunya-capinda-filantropi-sempozyumu/">Dünya Çapında Filantropi Sempozyumu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Mevzuat Değişmeli; STK ve Kamu Temsilcilerinden Bağımsız Bir Yapı Oluşturulmalı’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/12/mevzuat-degismeli-stk-ve-kamu-temsilcilerinden-bagimsiz-bir-yapi-olusturulmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Aug 2021 08:53:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsız medya]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Gür]]></category>
		<category><![CDATA[Filantropi]]></category>
		<category><![CDATA[fon]]></category>
		<category><![CDATA[sivil düşün]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumda Yabancı Fon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73404</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Mevzuat kökten değişmeli; şeffaflık ve hesap verebilirlik için STK ve kamu temsilcilerinden oluşan bağımsız bir yapı oluşturulmalı.” Türkiye’de sivil toplumun fon kullanmasına ilişkin bu genel değerlendirmeyi yapan AB Sivil Düşün Programı’ndan Emre Gür, fon alan STK’ların bağımsızlıklarını ve şeffaflıklarını korumasının önemini vurguluyor;  yasal değişikliklerin yapılması durumunda sivil toplumun kaynaklarının çeşitleneceğini söylüyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/12/mevzuat-degismeli-stk-ve-kamu-temsilcilerinden-bagimsiz-bir-yapi-olusturulmali/">‘Mevzuat Değişmeli; STK ve Kamu Temsilcilerinden Bağımsız Bir Yapı Oluşturulmalı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de sivil toplumun fon kullanması ve fon alan STK’lara yönelik iddia ve suçlamaları ele aldığımız dosyanın bu bölümünde, Avrupa Birliği (AB)  fonları konusunda uzman olan Emre Gür’ün görüşlerine yer veriyoruz. AB’nin en önemli programlarından biri olan Sivil Düşün’de Sivil Toplum Kilit Uzmanı olarak görev alan Gür, aynı zamanda Türkiye Avrupa Vakfı’nda AB mali yardım aracının takibi için kurulmuş olan izleme ağının kurucu yöneticilerinden biri. </span></p>
<h5><b>‘Fon Alan STK’larda Araçsallaşma</b><b> ve</b><b> Fon Bağımlılığı Riski Var’</b></h5>
<p><b>STK’ların, yabancı kuruluşlardan fon alması, sivil toplumun sivilliğine ve bağımsızlığına zarar verir mi? Genel olarak fon kullanmak sivil toplumun &#8216;sivilliğine&#8217; halel getirir mi? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-73405 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/emre-gur.jpg" alt="Emre Gür" width="253" height="253" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/emre-gur.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/emre-gur-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 253px) 100vw, 253px" />Bu alanda çizilmiş olan temel standartlarla uyumlu olduğu sürece tabi ki hayır. Ama bu pek çok boyutuyla ele alınması gereken bir konu. Fon veren kurum kim, hangi şartlarla kime vermekte. Türkiye’de sivil toplum oluşumunun görece yeniliği bu alanda da tartışmayı biraz geç gündeme getirdi sanırım. Benim AB destekli projeler ile olan geçmişim üzerinden bu konuya daha kolay bir cevabım var genelde: AB değerlerine uygunluk kriterleriyle uyumluluk. Kurumlar şeffafsa, evrensel insan hakları normlarının dışına çıkmıyorlarsa buna sağlam- sağlıklı bir ilişkidir diyebilirim. Aksi için ise tabi yine pek çok örnek sıralanabilir.</span></p>
<p><b>Sivil toplumun ulusal ya da ulusaşırı, çeşitli kuruluşlardan fon temin etmesinin sivil topluma olumlu ve olumsuz etkileri neler olabilir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Toplum özünde ne şirket gibi kâr amacı ile kurulmuş ve iş yürüten bir yapı ne de vergilerle işleyen bir mekanizma. Amaçladığı değişim ve hedefler doğrultusunda kaynak geliştirmesi doğal ve bunu ulusal ya da ulusaşırı kanallardan yine yukarıda sözünü ettiğim değerler çerçevesinde yapıyorsa bu gayet sağlıklı bir ilişkidir. Gerekli değişime kaynak doğru bir aracıyla aktarılmış olur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplumun fon almasının olumsuz denebilecek risk boyutu iki yönlüdür. Birisi araçsallaşma; fon veren kuruluşun bu fon karşılığında yararlanıcıyı baskılaması, amaçlarına alet etmesi ve işin çerçevesi dışında da kendine bağlaması. İkincisi ise finansal sürdürülebilirlik kaygısı üzerinden fon bağımlılığı. Temel kuruluş amacından koparak, var oluş kaygısıyla doğru bildiğinden çok, fonların yönlendirmesi ile hareket etmek.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">AB, fon kullandırırken belirli bir dış değerlendirme, filtreleme sistemi ve buna karşılık gelen standartlaşmış başvuru formları kullanır.</span></p></blockquote>
<p><b>Proje yazım ve değerlendirme süreçleri nasıl işliyor? Fonlar karşılıksız mı veriliyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-73467 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ab-sivil-dusun-programi-1.jpg" alt="" width="364" height="209" />Burada süreçlerine hâkim olmadığım kurumlar adına çok net şeyler söylemem mümkün değil.  Ancak genel olarak şunu söylemek lazım; insan hakları ve demokrasi temelinde çalıştığını iddia eden, bu değerler bütününe saygı duyarak ve bu değerler çerçevesinde bir ekosistemde varlığını sürdüren kurumların, bunların aksi yönünde hareket etmesi zordur. Bu da fonların değerlendirme sürecinde mümkün olabildiğince tarafsız kontrol mekanizmalarının işletilmesini öngörür. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yine daha çok uzmanı olduğum alandan örnek vermek gerekirse; AB, fon kullandırırken, özellikle belirli bir dış değerlendirme ve filtreleme sistemi ve tabi ki buna karşılık gelen standartlaşmış başvuru formları kullanır. Burada bahsettiğim mekanizma, milyarlarca avroluk bir hibe dağıtım mekanizmasına referans veriyor, bunu akılda tutmak lazım. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tabi bu seviyede bir kaynak aktarımı ister istemez, bazı konularda teknik bilgi birikimi iyi olan ve proje yazımında uzman kurumların öne geçmesini de sağlıyor. Senelerdir Türkiye&#8217;de pek çok kapasite geliştirme programı vermiş biri olarak, nedense bu alanda çok ciddi bir ilerleme de sağlanmadığını söyleyebilirim. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">AB fonlarında gündemin değişme hızı ve insanların bireysel aktivizmle daha fazla manevra alanı bulmasından dolayı, artan talebe karşılık gelen hızlı ve esnek küçük destek mekanizmalarının güçleniyor</span><b>.</b></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun yanı sıra, bence çok önemli gelişmelerden bir diğeri; gündemin değişme hızı ve insanların bireysel aktivizmle daha fazla manevra alanı bulması gibi nedenlerden dolayı, artan talebe karşılık gelen hızlı ve esnek, küçük destek mekanizmalarının güçlenmesi. Türkiye Sivil Düşün programı ile bu alanda Avrupa içerisinde de örnek bir oluşumun başlangıcını yapan ilk ülkelerden biri oldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bahsettiğim bu yapı, karmaşık başvuru süreçlerinden ve belirli uygulama zorluklarından başvurucuları kurtarıp, olabildiğince sadeleştirmeyi hedefliyor.  Sayısı da giderek çoğalmakta; Etkiniz, STGM&#8217;nin programları derken aynı dönemde sayısı 10&#8217;a yaklaşan benzer programla AB&#8217;nin giderek bu alana yoğunlaştığını söyleyebiliriz. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Hem kamu kurumları hem STK&#8217;lar, dış kaynakların kullanımında hesap verebilirlik, yerinde kullanım, şeffaflık gibi konulara azami özeni göstermelidir.</span></p></blockquote>
<p><b>Türkiye’de kamu kurumlarının AB ve diğer uluslararası kuruluşlardan büyük miktarda fon almasına karşın, sivil toplumun benzer fon kaynaklarından yararlanması neden yasadışı ya da meşru değilmiş gibi gösteriliyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu tamamen siyasal iklimle alakalı bir konu ve aslında çok yeni bir konu da değil. Her zaman kullanışlı olan bir “dış mihraklar” korkusuyla perçinlenen ve bu alanda bilgi eksikliği ile ilgili de olan bir mevzudur.  Benzerini Macaristan ve Rusya gibi ülkelerde de zaman zaman görüyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu konunun özü şu: hem kamu kurumları hem STK&#8217;lar, dış kaynakların kullanımı gibi alanlarda temel prensipler doğrultusunda örneğin hesap verebilirlik, yerinde kullanım, şeffaflık gibi konulara azami özeni göstermelidir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">AB özeline bakacak olursak, aslında Türkiye’de AB kaynakların çok daha büyük kısmı kamuya gitmekte ve buradan STK&#8217;lara ayrılan fonlar toplam paket içerisinde önemli gibi gözükse de sadece küçük bir kısmı oluşturmaktadır. </span></p>
<h5><span style="font-weight: 400;">‘</span><b>Fon Kullanımında Yetersiz Kalan Mevzuat Kökten Değişmeli’</b></h5>
<p><b>Türkiye’de mevzuat, STK’ları kullandığı fonların şeffaflığı ve hesap verebilirliği için yeterli mi?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-73468 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/Turkiyede-Yardim-Toplama-Mevzuatina-Dair-Degerlendirme_-Sorunlar-ve-Engeller.jpg" alt="" width="238" height="340" />Ne yazık ki yeterli değil. Bu hem AB destekli hem de yerelde pek çok kurumun kendi imkânlarıyla üzerine düştüğü, çalışmalar yaptığı bir alan. TÜSEV&#8217;in bu alanda kıymetli çalışmaları var; herkese takip etmelerini öneririm. Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü de bir süredir konu üzerine çalışmalar yapıyor. İyi örneklerin toparlanması, derinlemesine çalışmalar, anketler önemli çalışmalar ancak tabi ki bunlar ciddi bir değişiklik yaratmadı. Bu konunun kökten bir kurumsal yapılanma ile çözülebileceğine inanıyorum. </span></p>
<p><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2860.pdf" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Yardım Toplama Kanunu</span></a><span style="font-weight: 400;"> kesinlikle değiştirilmeli ve vergilendirme ile ilgili alanda kamu yararı statüsü gibi işlerle ilgili daha kapsayıcı bir sürece gidilmeli. Bu durumda aslında sivil toplumun kaynaklarının da çeşitlenmesi daha rahat olacaktır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz Yardım Toplama Kanunu’nda iyileştirme beklerken, Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Önlenmesine İlişkin Kanun burada büyük bir sürpriz oldu. Türkiye’de bu kanun dahil mevzuatın terörün finansmanının önlenmesi ilgili asgari koşulları belirlemesi gerekir. Sivil toplumun da bu konuda hesap verebilir olmak konusunda ne kadar gönüllü olduğu sorusunu da bir kenara koymak lazım. Yurtdışında şeffaflık ve hesap verebilirliği teşvik eden çok önemli inisiyatifler var. Türkiye&#8217;de </span><a href="https://acikacik.org/?gclid=Cj0KCQjwu7OIBhCsARIsALxCUaPUuoosZh34Z0CTp7h16EkQ5pdQjQhM0EVB9wOVyAK8cXcz8KHlaWEaAjR7EALw_wcB" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Açık Açık Platformu</span></a><span style="font-weight: 400;"> bununla ilgili güzel bir örnek oldu, bu örneklerin çoğalması lazım. </span></p>
<h5><b>‘STK ve Kamu Temsilcilerinden Oluşan Bağımsız Bir Yapı Oluşturulmalı!’</b></h5>
<p><b>Yurt dışından ve yurt içinden çeşitli fonlardan yararlanan STK’ların, aynı zamanda bağımsızlıklarını ve şeffaflıklarını koruması için ne yapılmalı? STK’lar nasıl bir yok izlemeli? Bu konuda Türkiye’de iyi uygulama örnekleri var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şeffaflık ve hesap verebilirlik bu konuda anahtar. Fon alan ve fon veren kuruluşlar zaten mümkün olduğu ölçüde bunu sağlamaya çalışıyorlar. Türkiye’de bu prensipleri üyelik şartı olarak ön koşan Açık Açık buna iyi bir örnek. Şeffaf ve hesap verilebilir şekilde fon kaynaklarını paylaşan kurumların bilgileri de kötüye kullanılıyor bazen. Mesele Medyascope örneği çok tartışıldı. Yayın çizgisi, içerideki ekibi gayet net bilinen bir bağımsız medya kuruluşu, şeffaf bir şekilde yayınladığı bağışçı listesinden eleştirilmeye çalışıldı. Yani kurum zaten bunu yayınlamış sitesinde, bağımsız medyayı Rusya&#8217;dan bir kurumun destekleyeceği düşünülemez herhâlde&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bence en temel meselelerden birisi, kamunun denetim mekanizmasından ziyade STK ve kamu temsilcilerinden oluşan bağımsız bir yapının daha katılımcı temelde genel çizgileri oluşturup hesap verebilirlikle ilgili faaliyet göstermesi. Yani bu konuda da bir iyi uygulama örneği vermek gerekirse İngiltere bence gayet iyi bir model olabilir.</span></p>
<h5><b>‘Sivil Toplum Bağışları Doğru Yönlendirmeli’</b></h5>
<p><b>Türkiye’de STK’lar filantropi- hayırseverlik yoluyla hem ulusal hem uluslararası düzeyde ne kadar kaynak bulabiliyor? Türkiye’de hangi kuruluşlar filantropi yapıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73469 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/tusev-bagis-toplama-faaliyetleri.png" alt="" width="241" height="352" />Türkiye&#8217;de güçlü bir filantropi refleksi var ama kurumsallaşması ciddi bir mesele.</span><span style="font-weight: 400;"> Burada </span><span style="font-weight: 400;">seküler ve seküler olmayan ayrımını yoğun görüyoruz.</span><span style="font-weight: 400;"> Seküler olmayan STK&#8217;lar, özellikle Türkiye&#8217;nin BM Güvenlik Konseyi&#8217;ne adaylığı döneminden beri küresel anlamda da giderek güçleniyorlar. Zira siyasi idare de bu alanda olası işbirliklerinin nasıl kullanılabileceğine kafa yordu, önemini fark etti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Filantropi ve bağışçılık daha çok beraber ele alınması gereken bir konu tabi. Burada bağışların bir STK&#8217;da toplandıktan sonra nasıl kullanıldığı ile ilgili yine hep konuştuğumuz değerler etrafında hesap verebilir olması önem kazanıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu konuda çok güncel bir örnek paylaşmak isterim. Yangınlar sırasında yükselen yardımlaşma isteği aslında ilk etapta yoğun ihtiyaç olmayan hatta bu konu özelinde hiç ihtiyaç olmayan bir alanda yoğunlaştı. Alanında en çok bilenen kuruluşlarımızdan biri hem kurumsal hem bireysel bağışçılardan yoğun bir fidan bağışı aldı. Ancak kurumun başkanı bir röportajında, aslında fidan ekiminin gereksiz olduğunu, toplumsal baskı ile yapıldığını anlattı. Sivil toplumun rolü burada aslında hem bilgilendirme hem yönlendirme de olmalı. Asıl soru şu: “Bu kadar önemli bir kaynağı doğru yönlendiriyor muyuz?”</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">AB dış yardımlarının temelini oluşturan hak odaklı yaklaşımı genişletmek önemli.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizim Sivil Düşün’de çok vurguladığımız bir kavram var: “hak odaklı yaklaşım”. Hak odaklı yaklaşım, yapılan her türlü filantropi işinin bir hak odağında güçlendirme bileşeninin olması. AB dış yardımının da esası artık bu temele oturuyor ama bu alanı genişletmek önemli. Öğrencilere burs veriyoruz ama ya veremediklerimiz. Yanan yerlere fidan dikiyoruz peki ya önümüzdeki dönemde kaybetme ihtimalimiz olanlar?</span></p>
<p><b>Eklemek istediğiniz başka bir husus var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüm bu tartışmalarda benim gördüğüm en temel mesele, bilgi eksikliğinin nasıl manipülasyona neden olduğu idi. Fon konusu da dahil olmak üzere, her konuda doğru bilgi, hesap verebilirlik, doğru yönlendirme temel esaslardan biri olmalı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dosyanın diğer yazılarına </span><a href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplumda-yabanci-fon/" target="_blank" rel="noopener"><b>buradan</b></a><span style="font-weight: 400;"> ulaşabilirsiniz. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/12/mevzuat-degismeli-stk-ve-kamu-temsilcilerinden-bagimsiz-bir-yapi-olusturulmali/">‘Mevzuat Değişmeli; STK ve Kamu Temsilcilerinden Bağımsız Bir Yapı Oluşturulmalı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Sürdürülebilir Sivil Toplum: Kaynak Dağılımı, Filantropi ve Bağışçı Davranışları&#8217; Paneline Davetlisiniz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/06/surdurulebilir-sivil-toplum-kaynak-dagilimi-filantropi-ve-bagisci-davranislari-paneline-davetlisiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2021 10:23:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Hrant Dink Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışçı Davranışları]]></category>
		<category><![CDATA[Filantropi]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Ekran Paylaşıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73293</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hrant Dink Vakfı'nın 'Sivil Toplum Ekran Paylaşıyor' panel serisi bu ay "Sürdürülebilir Sivil Toplum: Kaynak Dağılımı, Filantropi ve Bağışçı Davranışları" başlığıyla 18 Ağustos 18.30-20.30 saatleri arasında yapılacak. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/06/surdurulebilir-sivil-toplum-kaynak-dagilimi-filantropi-ve-bagisci-davranislari-paneline-davetlisiniz/">&#8216;Sürdürülebilir Sivil Toplum: Kaynak Dağılımı, Filantropi ve Bağışçı Davranışları&#8217; Paneline Davetlisiniz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hrant Dink Vakfı&#8217;nın sivil toplum alanında güncel tartışmaları, ihtiyaçları ve sorunları ele alan &#8220;Sivil Toplum Ekran Paylaşıyor&#8221; panel serisi, sivil toplumdaki temel yaklaşımları, sivil toplumun sınırları ve sorumluluklarını, farklı kimlikler etrafında örgütlenmesini, sivil alanın değişen yüzlerini, Türkiye&#8217;de sivil toplum algısını, filantropi ve sivil toplum kuruluşlarının iç dinamiklerini Türkiye ve Türkiye dışından sivil toplum profesyonelleri, akademisyenler, uzmanlar ve insan hakları aktivistlerinin katılımıyla devam ediyor.</p>
<ul>
<li>Sivil Toplum Ekran Paylaşıyor panel serisi Vakfın <a href="https://www.youtube.com/channel/UC0hP-yMKM8oHHv-mssygAcQ" target="_blank" rel="noopener noreferrer">YouTube</a>, <a href="https://www.facebook.com/hrantdinkfoundation" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Facebook</a> ve <a href="https://twitter.com/HrantDinkVakfi" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Twitter</a> hesaplarından <strong>canlı yayınlanacak.</strong></li>
<li>Zoom üzerinden yapılacak panellerde aktif olarak yer almak katılımcılara sorular sormak ve yan etkinliklere katılmak için<a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSfBn8hr3JkFL6U4OhCKX4gPrYwFCc9BUqIKBAJGysEbKnhu6A/viewform?usp=sf_link" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> kayıt formunu</a> doldurabilirsiniz.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/06/surdurulebilir-sivil-toplum-kaynak-dagilimi-filantropi-ve-bagisci-davranislari-paneline-davetlisiniz/">&#8216;Sürdürülebilir Sivil Toplum: Kaynak Dağılımı, Filantropi ve Bağışçı Davranışları&#8217; Paneline Davetlisiniz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uçurtma Projesi’nden Blokchain Teknolojisiyle STK’lar İçin Kaynak Platformu…</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/02/ucurtma-projesinden-blokchain-teknolojisiyle-stklar-icin-kaynak-platformu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Aug 2021 10:30:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[blokchain]]></category>
		<category><![CDATA[Filantropi]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[merkeziyetsiz finans]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal etki]]></category>
		<category><![CDATA[uçurtma projesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73121</guid>

					<description><![CDATA[<p>Blokchain teknolojisinin sosyal yardım, sivil toplum ve filantropi alanında kullanımı giderek gündemleşmeye başladı. Dünyada orman yangınlarından, küresel ısınmaya, mülteci programlarından sahte-yalan haberlerle mücadeleye kadar birçok alanda projelerin yürütüldüğü blokchain teknolojisini, Türkiye’de bu alandaki ilk sosyal girişim olan Uçurtma Projesi ekibinden yazılım uzmanı Mert Susur ile konuştuk. Merkeziyetsiz ve şeffaf bir sistem vaad eden blokchain teknolojisiyle sivil toplum kuruluşlarının destekleneceği bir platform kurma hazırlığında olduklarını belirten Susur, alana ilgi duyan tüm STK’lara çağrıda bulunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/02/ucurtma-projesinden-blokchain-teknolojisiyle-stklar-icin-kaynak-platformu/">Uçurtma Projesi’nden Blokchain Teknolojisiyle STK’lar İçin Kaynak Platformu…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Blockchain teknolojisi, kullanıcılarına merkeziyetsiz yapı içinde işlem yapabilme imkanı tanıyan bir sistem ve bitcoin de bu teknolojide kullanılan para birimi. Türkiye’de organize dolandırıcılık gündemiyle tartışılsa da bazı ülkelerde gündelik hayatta da kullanılmaya başlayan blokchain teknolojisi son yıllarda sivil toplum ve filantropi alanı açısından ilgi görmeye başladı. UNICEF oluşturduğu İnovasyon Fonu üzerinden bu teknolojiye yatırım yapan kuruluşlardan… Yine BM de 2018 yılından bu yana gelişmekte olan ülkelerdeki programlarında Blockchain destekli uygulamalar kullanıyor. Sera gazı salınımının takip edilmesi, mülteci programları, sahte haberlerle mücadele bu teknolojininin aktif kullanıldığı diğer çalışma alanları. Şeffaf ve merkezi olmayan yapısıyla bu teknolojinin; tedarik zinciri, sağlık, finans, eğitim gibi birçok farklı sektörü dönüştürme potansiyeliyle oy saymaktan çevreyi korumaya kadar topluma fayda sağlayan alanlarda da kullanılabileceği belirtiliyor.</p>
<h5>Gençlere Hedeflerine Ulaşmada Destek</h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73125 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/mert-susur-640x427.jpeg" alt="Mert Surur" width="292" height="195" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/mert-susur-640x427.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/mert-susur.jpeg 675w" sizes="auto, (max-width: 292px) 100vw, 292px" />Blokchain teknolojisini kullanarak öğrenciler için bir destek programı sunan, aynı zamanda Türkiye’nin ilk blokchain sosyal yardım organizasyonu olan Uçurtma Projesi’nden yazılım uzmanı Mert Susur; bu teknolojinin en büyük avantajının merkeziyetsiz yapı ve şeffaflık olduğunu vurguluyor. <a href="https://ucurtmaprojesi.com/" target="_blank" rel="noopener">Uçurtma Projesi,</a> öğrencilerin, hayallerini gerçekleştirebilmeleri için gereken finansal desteği bulmalarına yardım etmeyi amaçlayan bir platform ve şu ana kadar, 21 öğrenci ve bir köy okulu için toplamda 106.997 TRYB destek toplanmış. Proje, Ethereum ağı üzerinde geliştirilen akıllı kontratlarla öğrencilere bu ağ üzerinde tanımlı kripto paralarla destek toplayıp, her ay belirledikleri miktarda desteği banka hesaplarına ekstra bir ücret ödemeden ulaştırabilmelerine olanak sağlıyor. Öğrenciler destek alabilmek için başta belirttikleri hedefleri yerine getirmekle yükümlü.</p>
<p>Blokchain teknolojisiyle sınırların ortadan kalktığını belirten Mert Susur, “Dünyanın herhangi bir noktasına herhangi bir aracı, bir banka olmadan çok hızlı bir ödeme yapabiliyorsunuz. Hızlı bir şekilde değer taşıyabiliyorsunuz. Eğer adresini biliyorsanız kimin ne kadar parası var biliyorsunuz şeffaflık da diğer fırsatı. Sınırların ortadan kalkması ve şeffaflık bu sistemin temel fırsatları. “Klasik bağış toplama yöntemlerine göre bu sistemin maliyet ve sürdürülebilirlik açısından daha avantajlı olduğunu da vurgulayan Susur, işlemlerin akıllı kontratlarla bilgisayarlar tarafından yapıldığını kaydediyor.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde Akbank sistemlerinde yaşanan sıkıntıya vurgu yapan Susur, merkezi sistemlerde yaşanan sorunların bu sistemde yaşanmayacağını ve teknolojinin giderek bu alana kaydığını savunuyor. Akıllı kontratların koşulların el verdiği sürece sonsuza dek saklanabileceğini vurgulayan Susur, “Herhangi bir mekanizmanın bu parayı alması el koyması mümkün değil. Siber güvenlik önlemleri alındığı sürece merkeziyetsiz bir aktör oluşturuyoruz. Devletlerin, banka sistemlerinin hiç kimsenin bunun üzerinde bir kontrolü yok ve bu aktör kendi başına bağımsız bir şekilde yaşayabiliyor” dedi.</p>
<h5>Filantropi ve Sosyal Etki İçin; Blokchain Teknolojisi Etkili Bir Alan Sunuyor</h5>
<p>Türkiye’de bu alandaki kurumsal yapının oluşması için bir kararname hazırlığı olduğunu ve regülasyonların netleştiği anda sivil toplum için şeffaf ve hızlı bir fonlama imkanı oluşturacağını söyleyen Mert Surur, STK’lar için finansal kaynak noktasında önemli bir model olabileceğini kaydediyor. Sosyal fayda yaratmak isteyen kişilerin, tüzel kişilik sahibi olmadan bu alanda etkili projeler yürütebileceğini de vurgulayan Surur, sistemin yayıncılıktan haberciliğe kadar bir çok alanda kaynak bulma noktasında kullanılabileceğini söyledi.</p>
<p>Blokchain sisteminin dernekler ve sosyal sorumluluk projelerine hem kaynak hem de sosyal etki anlamında dönüşüm sağlayacağını belirten Mert Surur, Uçurtma ekibi olarak bu konuda bir platform hazırlığında olduklarını da sözlerine ekledi. Üzerinde çalıştıkları projenin, farklı ülkelerden derneklerin desteklenebileceği, blokchain sisteminin filantropi alanında kullanılmasıyla ilgili bilgi edinebileceği, alt yapısını buna göre şekillendireceği bir platform olacağını belirten Mert Surur, böylece kurum ve kişilerin sosyal etkilerini arttırmayı hedeflediklerini kaydetti.  Surur, STK’lara şu çağrıda bulundu: “Bunu bir sosyal girişim olarak yapacağız, kar amacımız yok. Maliyetler dışında bir katkı almayı düşünmüyoruz. Bu platformu ve bu teknolojiyi sosyal fayda alanına sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte taşımak istiyoruz. Bize dahil olmak isteyen herkese kapımız açık.”</p>
<p>Blokchain teknolojisi ve filantropiyle ilgili geniş bilgi için <a href="https://degisimicinbagis.org/blockchain-teknolojisi-ve-filantropi/" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/02/ucurtma-projesinden-blokchain-teknolojisiyle-stklar-icin-kaynak-platformu/">Uçurtma Projesi’nden Blokchain Teknolojisiyle STK’lar İçin Kaynak Platformu…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAHA Derneği Etkinlik Koordinatörü Arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/22/saha-dernegi-etkinlik-koordinatoru-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jun 2021 11:39:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş İlanı]]></category>
		<category><![CDATA[SAHA Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlik Koordinatörü]]></category>
		<category><![CDATA[Filantropi]]></category>
		<category><![CDATA[görsel sanatlar]]></category>
		<category><![CDATA[iş ilanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71783</guid>

					<description><![CDATA[<p>SAHA Derneği, görsel sanatlar alanında filantropi anlayışıyla çalışan sivil toplum kuruluşunun misyonuna katkıda bulanabilecek bir Etkinlik Koordinatörü arıyor. Son başvuru tarihi 7 Temmuz 2021. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/22/saha-dernegi-etkinlik-koordinatoru-ariyor/">SAHA Derneği Etkinlik Koordinatörü Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Sorumluluklar</strong></h5>
<ul>
<li>SAHA’nın Türkiye’de, yurt dışında ve çevrimiçi seyahat, gezi, davet, ziyaret, toplantı, sunum, panel, konuşma, atölye, vb. etkinlikleri plânlamak, baştan sona etkinliklere dair tüm organizasyon, iletişim, bütçe ve operasyonu yürütmek,</li>
<li>SAHA’nın Galata ofisinde ve Taksim’deki SAHA Studio’da SAHA’nın ekip içi, üyelere yönelik veya kamuya açık her tür toplantı, ağırlama, buluşma, etkinlik ve programın organizasyon ve operasyonunu sağlamak,</li>
<li>SAHA’nın üye ve destekçileriyle aktif iletişim içinde olarak kurumla ilişkilerini kolaylaştırıp güçlendirmek,</li>
<li>SAHA’nın toplantı, seyahat, etkinliklerle ilgili her tür davet, duyuru, katılım takibi, raporlama ve belgelemelerini yürütmek. SAHA’nın internet sitesi, arşivi ve tüm çevrimiçi mecralarda etkinlik ve programlarının görünürlüğünü ve belgelemesini sağlamak.</li>
</ul>
<h5><strong>İş Tanımı</strong></h5>
<ul>
<li>SAHA’nın üye ve destekçilerine özel yılda 3-4 kez farklı yurt dışı/şehir dışı yerlere 1-7 gün arasında değişen seyahat ve araştırma programını düzenlemek; ön talep duyurusundan uçak, otel, transfer planlama sürecine, operasyondan seyahat sonrası raporlamaya kadar her tür içerik, akış, güzergah ve lojistiğin planlanması, bütçelendirilmesi, yürütülmesi ve raporlanması.</li>
<li>SAHA’nın ekip içi, yönetim kurulu, genel kurul vb. ilgili tüm buluşma, davet ve resmi toplantıları düzenlemek, toplantıyı raporlamak ve süreçteki iletişim ve hazırlıkları yürütmek.</li>
<li>SAHA’nın Galata ofisinde her tür toplantı, davet ve buluşmayı organize etmek. Taksim’deki SAHA Studio’nun üyelere veya kamuya açık basın toplantısı, buluşma, açık atölye günleri, sergi, panel, sunum, seminer, gezi, vb. etkinliklerini plânlamak, hazırlık, iletişim, bütçe süreçlerinin takibi ve operasyonu.</li>
<li>SAHA üye ve destekçileri için her ay 3-4 kere haftaiçi veya haftasonu gündüz veya akşamları düzenlenecek biçimde farklı mekânlarda veya çevrimiçi aylık etkinlik programını önceden tasarlamak, aylık plânlamak ve organize etmek.</li>
<li>Koleksiyon, üye, müze, kurum, galeri, sanatçı atölyesi ziyaretleri gibi farklı mekânlarda ve konukların katılımıyla gerçekleşen etkinliklerin organizasyonunu yürütmek, her tür teknik altyapı, ulaşım, konaklama, transfer, gönderim, ikram vb. süreçlerinin yürütülmesi.</li>
<li>Tüm etkinliklerinin SAHA ekibine, sanatçılara, üye ve destekçilere veya kamuya duyurulması, farklı mecralarda duyuru/davet metinlerinin ve görsellerinin hazırlanması, davet ve LCV katılımların takibi.</li>
<li>Etkinlik ve programlarının görsel ve işitsel olarak belgelenmesi, raporlanması ve arşivlenmesi.</li>
<li>SAHA’nın ara raporları, yönetim kurulları, yıllık genel kurulu, yıllık rapor kitabı, internet sitesi, Zoom, Graph Commons, Mailchimp, Issuu ve Vimeo hesabı gibi dijital platformlardaki etkinliklere dair tüm görsel, metin, tanıtım videosu, davetiye, ilan, afiş, vb. malzemenin hazırlanması, metinlerin Türkçe-İngilizce yazılması, görsellerin derlenmesi, düzeltilmesi ve yayına hazır hâle getirilmesi,</li>
<li>Belirli aralıklarla üyeleri aramak, ağırlamak, görüşmelerle düzenli iletişim içinde olmak.</li>
<li>Pazartesi-Cuma 10.00-19.00 arası ofiste ve etkinlikler için gerektikçe haftasonları ve akşamları da çalışmaya hazır olmak, iş günleri dışında da seyahat etmek ve üye telefonlarına bakabilecek uygunlukta olmak.</li>
</ul>
<h5><strong>İstenilen Nitelik ve Deneyimler</strong></h5>
<ul>
<li>Çok iyi derecede İngilizce bilen, yazılı ve sözlü sunum yapabilen, duyuru ve metin hazırlayabilen,</li>
<li>Seyahat, otel, uçak, transfer, yemek, konuk ağırlama ve davet organizasyonu alanında deneyimli,</li>
<li>Güncel sanat etkinliği organizasyon, iletişim ve operasyonunda en az 3 yıl deneyimli,</li>
<li>Etkinlik ve proje yönetimi, bütçelendirme, sunum ve raporlamaya hakim,</li>
<li>Ms Office uygulamaları (Word, Excel, Outlook vb.), Mailchimp, Zoom, internet sitesi, veritabanı, Vimeo, sosyal medya ve dijital arşiv programlarını bilen,</li>
<li>Girişken ve topluluk önünde Türkçe-İngilizce konuşma yapabilen,</li>
<li>İnisiyatif ve sorumluluk alabilen, pratik, kriz ve stres yönetiminde başarılı.</li>
</ul>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<p>Adaylar <a href="https://kulturlimited.com/etkinlik-koordinatoru/" target="_blank" rel="noopener"><strong>buradan</strong></a> başvuru yapabilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/22/saha-dernegi-etkinlik-koordinatoru-ariyor/">SAHA Derneği Etkinlik Koordinatörü Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜSEV &#8220;Destekle Değiştir&#8221; Etkinliği Düzenliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/07/tusev-destekle-degistir-etkinligi-duzenliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 May 2021 14:47:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSEV]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Destekle Değiştir]]></category>
		<category><![CDATA[Filantropi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=69722</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV), 27 Mayıs'ta çevrim içi “Destekle Değiştir” etkinliği düzenliyor. Son başvuru tarihi 24 Mayıs 2021.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/07/tusev-destekle-degistir-etkinligi-duzenliyor/">TÜSEV &#8220;Destekle Değiştir&#8221; Etkinliği Düzenliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Destekle Değiştir, toplumsal çalışmalara katkı sunmak isteyen destekçilerle sosyal değişimi hedefleyen projeleri bir araya getirirken küçük katkılarla büyük değişimler yaratan projeleri tanıtmayı hedefliyor.</p>
<p><strong>Destekle Değiştir’de tanıtılacak projeler şöyle:</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://altyazi.net/dernek/" target="_blank" rel="noopener">Altyazı Sinema Derneği</a> – Askıda Seminer Projesi</li>
</ul>
<p>Proje, Türkiye’nin farklı illerinde yaşayan, sinemaya ilgisi farklı seviyelerde olan ve sinema kültürü üzerine bilgilerini geliştirmek isteyen ancak sinema eğitimine ve etkinliklerine katılma olanağı bulamayan öğrencilerin desteklenmesini hedefliyor.</p>
<ul>
<li><a href="https://www.hayatsende.org/" target="_blank" rel="noopener">Hayat Sende Derneği</a> – Çocuk Koruma Sistemi Danışma Hattı Projesi</li>
</ul>
<p>Proje kapsamında, koruma altındaki gençlerin düzenli psikolojik destek alması sağlanacak, bireysel dava masrafları karşılanacak ve bir hak ihlaline ilişkin stratejik davalama yapılarak makro düzeyde savunuculuk yapılmasına katkı sağlanacak.</p>
<ul>
<li><a href="http://yeryuzudernegi.org/?gclid=CjwKCAjwhMmEBhBwEiwAXwFoEYrgQ9ienPJ4BIELFHnT8_tCFylCaz0myZKtbo-16Q6pP3V3rk0ylBoCRQUQAvD_BwE" target="_blank" rel="noopener">Yeryüzü Derneği</a> – Kent Bahçeleri Projesi</li>
</ul>
<p>Proje, büyük kentlerde yaşayan ve kendi sebze ve meyvesini yetiştirmek isteyen herkesin kendi üretimini yapabilmesini mümkün kılmayı hedefliyor.</p>
<p>Detaylı bilgiye ve Destekle Değiştir etkinliğine başvuru formuna <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSdeUeFItW3NgkTA0MpVON2FXr1y4bMKUaHwyTvaQulZU01HpA/viewform" target="_blank" rel="noopener"><strong>buradan</strong></a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/07/tusev-destekle-degistir-etkinligi-duzenliyor/">TÜSEV &#8220;Destekle Değiştir&#8221; Etkinliği Düzenliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salgın, Filantropi ve Türkiye’de Sivil Toplumun Durumu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/21/salgin-filantropi-ve-turkiyede-sivil-toplumun-durumu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2020 06:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSEV]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Filantropi]]></category>
		<category><![CDATA[Filantropi Profesyonelleri]]></category>
		<category><![CDATA[Filantropi Profesyonelleri Eğitim Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57100</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜSEV’in Filantropi Profesyonelleri Eğitim Programı’nın yedinci dönem mezunları, eğitim programında öğrenilen teorik bilgiler ile saha tecrübeleri arasındaki ilişkiyi, filantropinin güncel durumunu ve geleceğe dair öngörüleri ile salgın zamanında ve sonrasında sivil toplumun gidişatını yorumluyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/21/salgin-filantropi-ve-turkiyede-sivil-toplumun-durumu/">Salgın, Filantropi ve Türkiye’de Sivil Toplumun Durumu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TÜSEV’in Türkiye’de bağışçılığın gelişmesi ve yaygınlaşması konusunda çalışan sivil toplum profesyonellerinin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla 2014 yılından bu yana yürüttüğü Filantropi Profesyonelleri Eğitim Programı’nın yedinci dönemi Temmuz 2020’de tamamlandı. Ayın yazısında eğitim programında öğrenilen teorik bilgiler ile saha tecrübeleri arasındaki ilişkiyi, filantropinin güncel durumunu ve geleceğe dair öngörüleri ve salgın zamanında ve sonrasında sivil toplumun gidişatına dair yorumları Filantropi Profesyonelleri Eğitim Programı’nın yedinci dönem mezunlarından dinledik. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Kaynak Geliştirme Uzmanı İnci Damla Çiyan, İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı (İHH) Kurumsal Uyum Koordinatörü Abdülkerim Erim, Sivil Sayfalar Yazarı Derya Kap, Gazeteciler Cemiyeti Destek Programı Uzmanı Merve Kartal, Proje Danışmanı ve Eğitmen Merve Kayaokay, Mardin Kültür Derneği Saymanı ve Proje Koordinatörü Gülcan Kılıç ve Cevdet İnci Vakfı Yöneticisi Pınar Ayaz Koçer’e “filantropinin bugününü ve geleceğini nasıl değerlendirdiklerini,” “programın sağladığı yeni bilgi ve tecrübeleri iş yaşamlarına nasıl aktardıklarını, farkındalıklarını nasıl artırdıklarını” ve “salgının Türkiye’deki sivil toplumu nasıl etkilediğini ve etkilemeye devam edeceğini” sorduk. Katılımcılarımızın filantropinin ve sivil toplumun durumuna dair önemli değerlendirmelerini ve öngörülerini aşağıda sizin için derledik.</p>
<p><strong>Filantropinin Dünü, Bugünü, Yarını</strong></p>
<p>Filantropi Profesyonelleri Eğitim Programı, filantropi ve sivil toplum alanlarında çalışanların uzmanlıklarını, bilgi birikimini ve tecrübelerini artırmaya yönelik TÜSEV’in Değişim için Bağış Projesi altında altı yıldır uyguladığı önemli ve katma değeri yüksek bir faaliyet. COVID-19 salgını ülkemizde baş gösterdiğinde programın yedinci dönemi henüz başlamış, altı eğitim modülünden ikisi fiziksel şartlarda uygulanmıştı. Koronavirüs’ün yayılmasıyla ve salgına karşı alınan tedbirler ışığında eğitim programının kalan dört modülü bir çevrimiçi toplantı platformu üzerinden icra edildi. Temmuz ayında program tamamlandığında, katılımcılar programa ayırdıkları zamanlarının önemli bir bölümünü birbirlerinden uzakta geçirmiş, fiziksel ortamda yapılması gereken faaliyetlerin çevrimiçi versiyonlarına teknik ve diğer şartlar el verdiğince katılabilmişlerdi.</p>
<p>Şüphesiz “Korona günlerinin” yarattığı “yeni normal”in her sektör üzerinde farklı bir etkisi var. Sivil toplum ve filantropi açısından bakıldığında, hızlı dijitalleşme ve halihazırda kısıtlı olan fon kaynaklarının daha da azalması gibi sorunlar ön plana çıkıyor. Filantropi Profesyonelleri Eğitim Programı’nın bu dönemki katılımcılarının çoğu, gerek işleri nedeniyle gerekse programdan edindikleri yeni bilgi ve deneyimleri ışığında bu gelişmelerden hem etkilendiler hem de geleceğe dair çeşitli öngörülerin ve çözüm önerilerinin ortaya çıkmasında etkin rol aldılar. Bu anlamda, mezunlarımızın özellikle filantropinin bugününe ve geleceğine dair yapıcı ve farklı değerlendirmeleri Türkiye’de COVID-sonrası sivil alanın yapılanması açısından emsalsiz bilgiler içeriyor.</p>
<p>Salgının, beklenmedik bir hızla yayılmasının sivil toplum ve filantropinin dinamiklerine dair kanıksadığımız kaideleri nasıl tepe taklak ettiğini Gazeteciler Cemiyeti Destek Programı Uzmanı Merve Kartal şu şekilde ifade ediyor:</p>
<p>“2020 itibariyle başlayan eğitim programında, filantropinin ne olduğunu henüz tartışmaya başlamışken, koronavirüs pandemisi filantropinin, filantropiyi kolaylaştıran aktörlerin ve hareketlerin ne kadar önemli olduğunu hepimize beklenmedik bir biçimde anlattı. Eğitimden önce sivil toplumun kaynak geliştirme ihtiyaçları çerçevesinde daha dar bir pencereden baktığım filantropi alanının aslında sayısız formda hayat bulduğunu, düzenli ve stratejik bağışın çok daha büyük bir değişimin parçası olma yolundaki ilk adım olduğunu öğrendim. Eğitimle birlikte sivil alanda yaptığım çalışmalarda hak temelli yaklaşımın önemini sürekli vurguladığım bir süreçte, özellikle kriz ortamında ihtiyaç temelli çalışmaların da önemini, hak ve ihtiyaç temelli yaklaşımın pratikte nasıl birlikte değerlendirilebileceğini gördüm. Mevcut koşullarda filantropinin bugününe ve geleceğine baktığımdaysa bağışçılar vakfı modelinin filantropi ekosistemindeki öneminin giderek arttığı bir dönemde olduğumuzu söyleyebilirim. Yakın gelecekte, yerel ihtiyaçları tespit etme ve uygun çözümler üretme noktasında dünyada daha fazla örneğini gördüğümüz, kendi kendine yetebilen, yereldeki ihtiyaca yönelik hızlı ve esnek hareket edebilen bu oluşumlar, Türkiye’deki sivil toplum için temel ihtiyaçlardan bir tanesi olacak.”</p>
<p>Kartal’ın filantropinin geleceğine dair “çözüm odaklılık” vurgusuna Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Kaynak Geliştirme Uzmanı İnci Damla Çiyan da katılıyor ve bu bağlamda dijitalleşmenin önemine değiniyor: “Gelecekte, özellikle COVID-19 sonrası süreçte yaygınlaşan dijitalleşmeyle birlikte, birçok farklı iş birliği modeli ve iletişim stratejisinin ortaya çıkmasıyla tüm dünyanın bir bütün olarak ortak konulara yoğunlaşarak sivil toplumun ilerlemesine katkı sunacağını düşünüyorum.”</p>
<p>İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı (İHH) Kurumsal Uyum Koordinatörü Abdülkerim Erim’in bu konudaki düşüncelerine kulak vermekte fayda var:</p>
<p>“Filantropinin geleceğine ışık tutan, bugünden etkisini hissettiren bazı kritik kavramlardan bahsetmek istiyorum. Bu kavramları dijitalleşme, sürdürülebilirlik, ölçülebilirlik, yenilikçilik, talep ve hak odaklılık, çeşitlilik, farklılıklara açıklık ve katılımcılık olarak sıralayabilirim. Çalışmalarımızı daha etkili ve kolay hale getiren bu perspektiflerle yeni neslin alışkanlıklarına da uygun yöntemler geliştirdiğimiz oranda geleceğimizi daha eşitlikçi ve umutlu şekillendirebileceğimize inanıyorum.</p>
<p>Bütçe olarak küçük ölçekli kurumların değişime ve dönüşüme açık yaklaşımlarla samimi ve esnek modeller geliştirebileceğini görmek benim için farklı bir deneyimdi. Güvenilir, şeffaf ve hesap verebilir olma gerekliliği ise tecrübelerimle tamamen uyumluydu. Sürekli kendini tekrar eden, ezberlenmiş çalışmalar yerine daha ilgi çekici kampanyalarla filantropiye daha çok katkı verebiliriz.”</p>
<p>Sivil Sayfalar Yazarı Derya Kap da filantropinin günümüz siyasetini yönlendiren kutuplaştırıcı ve ayrımcı söylemlerin etkisinden kurtarılarak, gelecekte daha yapıcı, yaratıcı ve esnek bir alana dönüştürülmesi için önemli bir yol ayrımına gelindiğinin altını çiziyor:</p>
<p>“Filantropinin bugününü değerlendirmek, 2020 yılının olağanüstü koşullarını ve pandeminin yol açtığı ‘kriz dönemi’nin filantropi üzerindeki etkilerini anlamayı; filantropinin geleceğini değerlendirmek ise öngöremediğimiz ancak gelmesini umduğumuz ‘normal’ hayata dair bir tasavvuru gerektiriyor. Tüm bu çok bilinmeyenli denklem içinde, bir değerlendirme yapmak oldukça güç olsa da, her krizin beraberinde kendi fırsatlarını yarattığına inanan bir optimist olarak, filantropinin yeni, yaratıcı, dijitale uyumlu, esnek ve şimdiden tahmin edemeyeceğim değişim ve hatta dönüşümlere kapı aralayacağına inanıyorum. İnanıyorum ki, iklim krizi, siyasi kutuplaşmalar, ekonomik krizler ve pandemi gibi pek çok aciliyeti olan konu, diğer alanlar gibi filantropiyi de değiştirecek ve dönüştürecek.”</p>
<p>Mardin Kültür Derneği Saymanı ve Proje Koordinatörü Gülcan Kılıç ise filantropinin gelecekteki rolünü bugünkü sorunların tekrarlamasını önlemeye dair yenilikçi çözümlerle bağdaştırıyor: “Filantropinin ve sivil toplumun yeryüzünün daha demokratik, ekolojik, eşitlikçi, çoğulcu, adil ve barışçıl bir ortama dönüşmesi için üstlendiği rolün her geçen gün arttığına ve daha da arttırması gerektiğine inanıyorum. Çünkü yaşadığımız dünya maalesef daha iyi bir yere doğru gitmiyor.”</p>
<p>Sivil toplum kuruluşlarına eğitmen ve danışman olarak katkılarını sunan Merve Kayaokay da filantropinin bugünün sorunlarına yönelik geliştireceği çözümlerin sürdürülebilirliğine vurgu yaparak bu olgunun tarihten bugüne kadar uzanan kapsayıcı tanımıyla da bir köprü kuruyor:</p>
<p>“Filantropi kavram olarak “birinin, zamanını, uzmanlığını veya varlıklarını sosyal fayda yaratmak için gönüllü olarak vermesi’’ demektir. Yaşadığı evrene karşı sorumluluk bilincinde olan kişi ya da kurumların maddi ve manevi emekleri ile gelişecek filantropi eğilimlerinin temelinde “Dünyanın bize verdiklerini, dünya insanıyla paylaşma” duygusu yatmaktadır. Kişisel ve ahlaki değerlerimiz, hayat amacımız, inanç ve dini motivasyonlarımız, topluma geri verme misyonumuz ve daha güzel bir dünya arzusu gibi nedenler bizi filantropi eğilimleri içinde harekete geçirirken, aynı zamanda sürdürülebilir bir geleceği inşa etmeye de katkı sağlamaktadır. Sözün dediği gibi, “Yeryüzü, bize atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık” bilinciyle yaşayabilmek ve bunu yaygınlaştırabilmek filantropinin geleceğine de yön verecektir. Bunların yanında hayırseverlik ve stratejik bağışçılık arasındaki farkların doğru anlaşılması ve buna yönelik çalışmalar geliştirilmesi önemli olmakla birlikte kamu, özel sektör, sivil toplum ve vatandaşların sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için iş birliği içinde olması da filantropinin gelişimine önemli katkılar sağlayacaktır.”</p>
<p>Cevdet İnci Eğitim Vakfı Yöneticisi Pınar Ayaz Koçer ise filantropiye yüklenen görevlerin ve bugünün sorunlarının geleceğe taşınmamasındaki rolünü teori ve pratik arasındaki uyumda görüyor:</p>
<p>“Filantropinin bugününe baktığımızda, varlığını yeniden keşfettiğimiz, gelecekte hayatta kalmak için ihtiyaç      duyulanı sağlayabilecek zenginlikte, sinerji yaratan bir tohum benzetmesi yerinde olacaktır. Uluslararası mecrada, zamanında ekilmiş olan tohumların fidan haline geldiğini görebiliyor ve örnek alıyoruz. Türkiye’de ise bu tohumu toprağımıza yeni ekmeye ve ilk filizlerimizi almaya başladığımızı söyleyebiliriz. Gelecekte gölgesinde serinleyip, meyvelerinden besleneceğimiz bu ağaçlar için daha fazla emek ve zaman gerektiğini düşünüyorum. Teori ile uygulamanın örtüşmesi nadirdir ancak söz konusu filantropi olduğunda kaynağını zaten sahadan ve pratikten aldığı için eğitim programında anlatılanlar; uygulamaların sürdürülebilirliği ve sistemli hale getirilmesi açısından çok yararlı oldu diyebilirim.”</p>
<p><strong>Peki Eğitim Şart mı?</strong></p>
<p>Filantropi profesyonellerinin filantropinin bugünkü zorlukları ve gelecekteki eğilimleri üzerine paylaştıkları görüşlerin şekillenmesinde, COVID-19 sürecinde Filantropi Profesyonelleri Eğitim Programı ne kadar etkili oldu? Kendilerine nasıl beceriler kazandırdı? Katılımcılarımızın bu anlamda altını çizdikleri en önemli kazanımlar arasında işbirliği, farklı bakış açılarını duyma ve adapte etme, yeni kaynak ve uygulamalarla ilgili farkındalık ve dünyadaki gelişmelerden haberdar olma gibi yetileri sıralayabiliriz.</p>
<p>İHH Kurumsal Uyum Koordinatörü Abdülkerim Erim, programdaki deneyimini şu şekilde aktarıyor:</p>
<p>“Filantropi Profesyonelleri Eğitim Programı’nın bana en büyük katkısı sürekli bahsi geçen fakat uygulamada pek istediğimiz seviyeye ulaşamayan alandaki iş birliği ve birbirinden öğrenme kültürüne dair fırsatlardı. Sivil alan genişlediği takdirde toplum ve kamu yararına yapılabilecek çok iş olduğunu gördüm. Sivil toplumun üçüncü sektör olarak, hayatımızda ne kadar önemli bir yer kapladığını tekrar fark ettim. Program boyunca edindiğimiz bilgi ve deneyimler sayesinde pratikteki faaliyetlerimizin sivil alandaki teorik karşılıklarını görmek profesyonellik duygumu güçlendirdi. Eğitim sürecinin üçte ikisinin salgın sürecine denk gelmesi sebebiyle iş yapış biçimimizi doğrudan etkileyen bir örnekten şimdilik bahsedemiyorum. Önümüzdeki aylarda özellikle bireysel bağışçılığa ve hayırseverlik motivasyonuna dair açılan yeni pencereleri değerlendirmeye yönelik planlar yapıyorum.”</p>
<p>TEGV Kaynak Geliştirme Uzmanı İnci Damla Çiyan da programın STK ve filantropi profesyonelleri arasındaki birleştiriciliğine dikkat çekiyor:</p>
<p>“Bu eğitim sürecinde öncelikle farklı STK’lardan gelen kişilerle, farklı örnekler ve uygulamalar ile tanışma fırsatım oldu. Eğitim süresince ele alınan konulardan özellikle, vergisel düzenlemeler, İlkeli Temsil, fonlar ve yeni mecra kullanımları konusunda bakış açım genişledi ve yeni bilgiler edindim. Örneğin İlkeli Temsil başlığı altında konuşulan yönetim kurulları ve temsiliyet yöntemlerine dair daha geniş bir bilgi edinme fırsatım oldu. Diğer STK’ların yarattıkları farklı kampanya örnekleri ya da dijital eğilimlere bağlı olarak kullanılan yeni mecraların farkındalığıyla çalıştığım vakıfta neleri daha farklı ve daha iyi yapabiliriz diye bakmama ve ekip arkadaşlarımla paylaşmama sebep oldu.”</p>
<p>Katılımcılar nezdinde programın önemli bir katma değeri, teorik bilgi aktarımının yanı sıra kaynak geliştirme, yasal ve vergisel mevzuat, yönetişim uzmanlarının ve sivil toplum kuruluşu yöneticilerinin misafir konuşmacı olarak sahadan pratik deneyimlerini aktarmalarıydı. Bu unsurun, işlenen akademik bilgilerin teorik seviyede kalmaması ve uygulamaya dönük iyi örneklerle pekiştirilmesinin, katılımcılara kariyerlerinde yol gösterecek ve filantropi kültürünü yaymalarına imkân sağlayacak becerilerin kazandırılmasında etkili olduğu gözlemlendi.</p>
<p>“Filantropi Profesyonelleri Eğitim Programı süresince filantropinin teorisini öğrenmek, pratikte gözlemlediğim ve deneyimlediğim durumları anlamlandırmamı kolaylaştırdı. Program sayesinde öncelikle filantropinin ne kadar zengin bir alan olduğunu kavradım. Ayrıca, siyasi-ekonomik-toplumsal koşulların filantropide belirleyici etkisini fark ettim,” diyor Sivil Sayfalar Yazarı Derya Kap ve ekliyor:</p>
<p>“Doğrudan bu alanda çalışan bir profesyonel olmasam da, alana dair yaklaşımımı ‘amatör’ olmanın ötesine taşıdı; konuya bakışımın akademik ve küresel bir perspektifle genişlemesini sağladı. Özellikle deneyim paylaşımında bulunan ve bu alanda çalışan değerli yöneticiler sayesinde, sivil toplum çalışanlarının, filantropiyi kaynak geliştirmenin çok ötesinde—hem küresel hem yerel dinamikleri dikkate alan bir yaklaşımla—ele almaları gerektiğini öğrendim. Ayrıca program benim filantropiye bakışımı değiştirdi; dahası bir bağışçı olarak bağış eğilimlerimi farklılaştırdı. Tüm bunlar sayesinde sivil toplum vizyonum genişledi; sivil alana baktığım çerçeve, programın öncesine göre kesinlikle çok daha geniş ve vizyoner.”</p>
<p>Proje Danışmanı ve Eğitmen Merve Kayaokay da Kap’ın değerlendirmelerine katılıyor ve farklı kurumlardan gelen profesyonellerin iş birliğinden doğacak bir gelişime dikkat çekiyor:</p>
<p>“Dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek ve gerçekten bir şeyleri düzeltebilecek inancı farklı alanlarda çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek birbirini daha yakın tanımasının gelecekteki iş birliği ağlarını kuvvetlendireceğini düşünüyorum. Sivil toplum kuruluşlarına verdiğim eğitim ve danışmanlık çalışmalarımda bu hikayelerin ortak motivasyonunun dayanışma ve birlikte iyiliğe dair fayda üretmek olduğuna şahit oluyorum. Farklılığın zenginlik oluşturduğuna inanan biri olarak yer aldığım tüm çalışmalarda iş birliğini fazlaca önemsiyor ve güzel hikayelerin bu şekilde artacağına inanıyorum.”</p>
<p>Programın zengin ve tarihsel içeriğinin katılımcının bakış açısı üzerindeki genişletici etkisinden söz eden Mardin Kültür Derneği Saymanı ve Proje Koordinatörü Gülcan Kılıç, aynı zamanda müfredatın yerel oluşumlara daha fazla yer vermesi gerektiğinin üzerinde durarak şu yapıcı eleştiriyi yöneltiyor:</p>
<p>“Program, sivil toplum alanında yasal düzenlemelerden tarihçeye, dünyadaki eğilimlerden iletişim stratejilerinin önemine, farklı iş birliklerinden kaynaklara ve filantropi alanında daha birçok konuya dair kapsamlı bir yaklaşım sunuyor. 2014 yılından bu yana bu alanda çalışan biri olarak birçok durumda, bulunduğumuz noktadan tek bir açıyla konuları değerlendirdiğimizi ve çözüm üretmeye çalıştığımızı program sürecinde fark ettim. Örneğin; kurum olarak özel sektörle iş birliği yapmayı ajandamıza daha önce hiç almamıştık. Programda özel sektör ve sivil toplum iş birliğine dair o kadar güzel ve yaratıcı örnekler sunuldu ki bundan sonraki süreçlerde kurum olarak bu iş birliğini değerlendirmenin çok önemli olduğunu düşünmeye başladık.”</p>
<p>“Bu programla birlikte filantropi alanının ne kadar kapsamlı olduğunu görmenin yanı sıra yerel örgütlenmelere çok az noktalarının değebilmiş olduğunu da gördüm. Yerel örgütlenmelerin filantropi alanından çok kısıtlı bir şekilde faydalanması ve etkileşimin az olması yerelde yapılan çalışmaların etkisini daraltıyor olabilir. Hem yereldeki etkinin artması hem de filantropinin eğilimini ve stratejisini biraz daha yerelden belirleyebilmek için yerelle iletişimin artması gerektiğini düşünüyorum.”</p>
<p>Katılımcılardan bazıları ise programın planlanan hedeflerinde olmasa dahi, pandemi döneminde aralarında yarattığı dayanışmanın çok büyük bir artı değer olduğuna dikkat çekiyorlar. Bu bağlamda Pınar Ayaz Koçer’in aşağıdaki paylaşımına yer vermekte yarar var:</p>
<p>“Pandemi süreci tüm katılımcıları aynı şekilde vurdu ancak yarattığı hasarı hepimiz farklı deneyimledik. Bu farklı etkileri bile paylaşmak aslında hedef kitlemiz dışındaki dünyada neler olduğu ve bizim çalışmalarımızı şekillendirirken toplumun geneline yönelik nasıl etkiler yaratabileceğimiz konusunda fikir verdi. Birbirimizden esinlendiğimiz ve öğrendiğimiz; yeni alanlar yarattığımız bir deneyim oldu.”</p>
<p><strong>Pandemi Sonrasında Sivil Toplumu ve Filantropi Sektörünü Neler Bekliyor?</strong></p>
<p>Görüşlerine başvurduğumuz Filantropi Profesyonelleri Eğitim Programı mezunlarının bu soruya yanıtlarını “ihtiyatlı iyimserlik” olarak tanımlamak yanlış olmayacaktır. Yazının başında da belirttiğimiz gibi en çok karşılaşılan sorunlar, kısıtlı olan kaynakların daha da azalması, kurumların çalışmalarını dijitale uyarlamada ve stratejileri ile yöntemlerini topyekün dönüştürmede yaşadıkları problemler olarak ifade edilebilir. COVID-19 pandemisinin bu yıkıcı etkilerine Filantropi Profesyonelleri Eğitim Programı’nın henüz başında tanıklık eden katılımcıların salgın-sonrası Türkiye sivil toplumuna yönelik değerlendirmeleri, kılavuz niteliğinde önemli öngörüler de içeriyor.</p>
<p><strong>İnci Damla Çiyan</strong>: “Salgın sürecinde bir anda tüm çalışma platformunu dijitale taşımak durumunda kalan tüm kurumlar gibi sivil toplum da çalışmalarını hızlı bir şekilde eve taşımak durumunda kaldı. Çevrimiçi mecralara alışmanın, adaptasyonun ve bu mecraların etkin kullanımının yanında, saha çalışmaları bir anda kesilen STK’ların ulaşmak istediği kitlelere dijital platformlar üzerinden erişimin yolları araştırılmaya ve hayata geçirilmeye çalışıldı. Ancak henüz alt yapısı ve sistemi tam hazır olmayan STK’larda bu sürecin, erişimin kademeli olarak devreye alınacağını düşünüyorum. Pek tabii belirsiz bir ortamda varlığını sürdürmeye çalışan kurumların da sosyal sorumluluk projelerine desteklerini aniden çekmesi ya da duraklamaya almaları ekonomik açıdan STK’ları da etkiledi. Ek olarak her STK’nın özünde yatan insan ilişkilerinin kimi noktada tamamen kesilmesi kimi noktada sadece online ortamda yapılabiliyor olmasının bir dezavantaj olduğunu düşünmekle birlikte, zorunluluklardan dolayı dijitale geçişin hızlanmış olmasının ve bazı çalışma alışkanlıklarının da değişecek olmasını olumlu buluyorum.”</p>
<p><strong>Abdülkerim Erim</strong>: “Salgınla birlikte sivil toplumda hangi alanda çalışılırsa çalışılsın ihtiyaçların çok arttığı, daha önce aktif olunmayan yeni alanlarda çalışmalar yapılması gerekliliği ortaya çıktı. Sivil toplum genelde bu zorluklar karşısında esnek ve çevik cevaplar üretse de yüz yüze yapılması gerekenler başta olmak üzere ertelenen çok sayıda faaliyet oldu. Sürdürülebilirliği daha ön planda tutmamız gereken bir döneme giriyoruz. Kaynak olarak çevreyi, sermayeyi, emeği kullanırken tasarruflu ve dengeli davranmaya özen göstermeliyiz. Bu doğrultuda yapılan çalışmalarda muhataplarımızı dinlemek, duygulara da hitap etmek, stratejileri paydaşların talepleri yönünde geliştirmek kaçınılmaz hale geliyor. Birlikten doğan gücün dönüştürücü ve değiştirici sosyal etkisine odaklanacak bir sivil toplum diliyorum.”</p>
<p><strong>Derya Kap</strong>: “Sivil toplumun en öncelikli sorunlarından biri olan kaynak kısıtları, pandemi ve ekonomik koşullar nedeniyle daha fazla arttı. Siyasi ve toplumsal kutuplaşmalarla daralan sivil alana, pandemi kısıtlarının eklenmesiyle, STK’ların faaliyetlerini etkin şekilde sürdürmeleri güçleşti.  Bununla birlikte, STK’lar ile pandemiyle mücadelede faaliyete geçen yeni sivil inisiyatifler, dayanışma ağları, sosyal girişimlerin hayata geçirdiği ilham verici- örnek uygulamalar, sivil toplumun ve filantropinin sorunlarla baş etmede üstlendiği hayati rolü bize tekrar hatırlattı. Pandemi sayesinde, özel sektör-sivil toplum- kamu iş birliklerinde yeni ve iyi uygulama örneklerini deneyimledik. Tüm bunlar göz önüne alındığında, pandemi sonrası Türkiye’de sivil toplumun geleceğinin, öncelikle sivil aktörlerin kendi içlerinde dayanışabilmesi, daha sistemli ve kalıcı faaliyetler yürütebilmesi koşuluyla, parlak olduğuna samimiyetle inanıyorum.”</p>
<p><strong>Merve Kartal:</strong> <em>“</em>Salgın zamanında sivil toplumdaki tüzel kişiliğe sahip, kurumsal aktörlere oranla, sivil ve teknolojik inisiyatifler, dayanışma ağları ve aktivistler ihtiyaca yönelik olarak daha esnek harekete geçebildi. Bir yandan dayanışmanın etkili örneklerini ve yeni oluşumların başarısını izlerken, bir yandan da sivil toplumun mevcut aktörlerinin yaşadığı sıkıntıları hep birlikte gözlemledik. Saha çalışmaları yürüten ya da dijital mecralarda var olma mücadelesine henüz başlayamayan sivil toplum örgütleri faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı, en kritiği de hedef kitlesinin ihtiyaçlarına pandemi sürecinde yanıt veremeyen birçok sivil aktörün olduğunu biliyoruz. Pandemi öncesinde hak ve özgürlük alanlarının güçlendirilmesi gereken kırılgan grupların, salgın dönemindeki ihtiyaçlarının artarak devam ettiğini maalesef hepimiz farkındayız. Bunun yanı sıra geleneksel yöntemleri kullanan sivil toplum örgütlerinin kaynak geliştirme sıkıntısı hala devam ediyor. Herkesin eve kapandığı ve durumun vahametinin devam ettiği bu dönemde, sivil toplum aktörleri gerek iletişim faaliyetleriyle gerek kaynak geliştirme gerekse de mevcut faaliyetleriyle dijitalde var olmaları gerektiği gerçeğiyle karşı karşıya. Kriz ortamını köklü değişikliklerle fırsata çevirebilecek, açık ve şeffaf yönetim biçimlerini benimseyen, stratejisini değişen şartlara uyarlayabilen ve eyleme geçen sivil toplum aktörleri mevcut düzende ayakta kalabilecek.”</p>
<p><strong>Merve Kayaokay</strong>: “Salgın sadece sivil toplum değil diğer sektörlerde de belirsizlik durumunun oluşmasına neden oldu. Salgın ile birlikte birçok sivil toplum kuruluşu saha çalışmaları, eğitimler, etkinlikler ve kaynak geliştirme çalışmalarının kısmen ya da tamamen durdurmak zorunda kaldı. Bu engellerle birlikte online sürece hızlıca adapte olan sivil toplum kuruluşları faaliyet planlarını revize ederek çalışmalarını devam ettirdiğini söyleyebiliriz. Bu kapsamda online eğitim ve gönüllülük, dijital platformlarda kaynak geliştirme çalışmalarının geliştirilmesinin yanında online bilgi paylaşımının arttığını da söyleyebiliriz. Pandemi ile birlikte sivil toplum kuruluşları dijitalleşmenin çevrelediği dünyaya adapte olarak kendilerini ve yaptıkları işleri bu platformlar üzerinden aktarmaları daha da önem kazanacaktır.”</p>
<p><strong>Gülcan Kılıç</strong><em>: “</em>Salgınla birlikte sivil toplum alanında yaşanan sürdürülebilirlik sorununun artık daha ciddi boyutlara geldiğini düşünüyorum. Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının neredeyse tamamı proje ürettikçe altyapı ihtiyaçlarını ve insan kaynaklarını idame ettirebiliyor. Dolayısıyla pandemiyle birlikte sivil toplum örgütlerinin proje faaliyetlerini hayata geçirememesi onlar için varoluşsal bir soruna dönüşmüş gözüküyor. Bununla birlikte her sivil toplum örgütü yaptığı çalışmaları alanı ve ulaştığı kitle itibariyle dijital ortama adapte edemeyebiliyor. Bu ve benzeri engelleri aşmanın bir yolunun, iş birliklerini mümkün olduğunca çoğaltmak olduğunu düşünüyorum. Pandemiyle birlikte eşitsizlikler arttığı için sivil toplumun bu eşitsizlikler üzerine gidebileceğini düşünüyorum.”</p>
<p><strong>Pınar Ayaz Koçer</strong>: “Sivil toplum böyle bir deneyime hazırlıksız yakalandı diye düşünüyorum. Uzun vadeli planlamalar ile gerek mali gerekse insan kaynağının bir şekilde yaratılacağı öngörülüyordu. Pandemi ile çok kısa bir sürede bu iki kaynağa ilişkin planlamalar temellerinden sarsıldı. Bundan daha vurucu olan ise faydalanıcılar ile bağların kesilmesi idi. Çoğu sivil toplum ekibi önce bildikleri yöntemleri ve alıştıkları becerilerin hepsini unutmak zorunda kalıp sonrasında temel beceriler seviyesine dönüş yaptı. Sürdürülebilirliğin ve kurumsal yapılanmanın gereği bir kez daha anlaşıldı. Günlük ihtiyaçlara odaklı çalışmalara paralel olarak gelecek ve teknolojinin getirdiklerine yönelik ihtiyaçlar da zihinlerde kendine yer bulmaya başladı. Kendi adıma bu sektörün ana kaynağını da toplumdan alan bir yapılanma olmasında dolayı esnekliği ve çevikliği bünyesine çok hızlı katacağını savunuyor; kamu ve özel sektör ile bağların daha hedefe yönelik ve stratejik olarak kurulmaya başlanacağı ve sinerjik çözümlerin hayatımıza daha sık gireceğini düşünüyorum.”</p>
<p>Filantropi Profesyonelleri Eğitim Programı mezunlarının da dikkat çektiği gibi pandeminin sivil alan ve filantropi sektörü üzerindeki en büyük etkisi çok katmanlı bir dönüşümü zorunlu kılması oldu. En yalın haliyle bu dönüşüm, salgına hazırlıksız yakalanan sivil toplum kuruluşlarının bazı teknolojik imkanların farkına varmalarını, bunları hızlıca öğrenmelerini ve uygulamalarını sağladı. Fakat, daha da önemlisi salgınla belirginleşen toplumsal kırılganlıklar, sivil toplum çalışmaları nezdinde “dönüşüm” kavramının teknik uyum, iyi yönetişim ve etkin iletişim gibi yeniliklerin ötesinde topyekûn yapısal reformları mecbur kılacağının habercisi gibi görülebilir. Bir başka deyişle, yeni süreçte sivil toplumun ve filantropi aktörlerinin kendilerini sadece idari yönden değiştirmeleri, teknolojiyi daha iyi kullanmaları yetmeyecek; belki de COVID-19’un ortaya çıkmasında, hızlıca ve yıkıcı bir biçimde yayılmasında rol oynayan yoksulluk, savaşlar, afetler, çevre kirliliği, iklim değişikliği, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, zorunlu göç ve iltica gibi toplumların kırılganlığını artıran sorunlara daha fazla eğilmelerini gerektirecek. Program katılımcılarımızın sıkça belirttiği gibi; iş birliği, kaynak ve birikim paylaşımı, dayanışma, koordinasyon bu zorluklarla başa çıkmanın yeni kolaylaştırıcıları olacak. Bu yaşamsal geçiş döneminde TÜSEV, her zaman olduğu gibi Türkiye’de filantropinin alt yapısını geliştiren, filantropi profesyonellerini güçlendiren programlarıyla sivil topluma desteğini tüm iradesiyle sürdürecek.</p>
<p>Yazıyı TÜSEV&#8217;in sitesinden okumak için <a href="https://degisimicinbagis.org/filantropi-profesyonelleri-egitim-programi-mezunlari-degerlendiriyor-salgin-filantropi-ve-turkiyede-sivil-toplumun-durumu/">tıklayınız. </a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/21/salgin-filantropi-ve-turkiyede-sivil-toplumun-durumu/">Salgın, Filantropi ve Türkiye’de Sivil Toplumun Durumu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>COVID-19’la Mücadelede Yeni Sivil Toplum Oluşumları: Yerel Dayanışma Ağları</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/02/covid-19la-mucadelede-yeni-sivil-toplum-olusumlari-yerel-dayanisma-aglari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2020 10:34:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSEV]]></category>
		<category><![CDATA[Değişim için Bağış]]></category>
		<category><![CDATA[Filantropi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54505</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜSEV’in yürüttüğü Değişim için Bağış Projesi kapsamında düzenlenen, filantropi ve sivil toplum alanlarından uzmanların stratejik bağışçılık ve filantropiyle ilgili konularda bilgi ve deneyim paylaşımında bulunduğu Filantropi Profesyonelleri Konuşuyor toplantı serisinin yeni etkinliği 10 Haziran Çarşamba günü, saat 10:00-12:00 saatleri arasında gerçekleşecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/02/covid-19la-mucadelede-yeni-sivil-toplum-olusumlari-yerel-dayanisma-aglari/">COVID-19’la Mücadelede Yeni Sivil Toplum Oluşumları: Yerel Dayanışma Ağları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çevrimiçi olarak düzenlenecek “COVID-19’la Mücadelede Yeni Sivil Toplum Oluşumları: Yerel Dayanışma Ağları” başlıklı etkinlikte, Yurttaş Dayanışma Ağı’ndan Soner Çalış, Açık Açık Derneği’nden Doç. Dr. Itır Erhart ve Derin Yoksulluk Ağı’ndan Hacer Foggo, Türkiye’de ve dünyada yaygınlaşan yerel dayanışma ağları hakkında bilgi ve deneyim paylaşımında bulunacaklar.</p>
<p>Yerel dayanışma ağlarının ilkelerinin, amaçlarının, avantaj ve zorluklarının ele alınacağı etkinlikte, bu oluşumların COVID-19 ve salgına karşı alınan tedbirlerin artırdığı sorunların çözümüne katkılarının yanı sıra filantropi ekosistemini ve sivil toplumun geleceğini nasıl şekillendirecekleri de tartışılacak.</p>
<p>Filantropi ve sivil toplum alanlarına ilgi duyan, bu alanlardaki bilgi ve deneyimlerini paylaşmak isteyen herkes, 9 Haziran Salı günü saat 18:00’e kadar <a href="https://us02web.zoom.us/meeting/register/tZAldO-oqT8sEtH3qz43tp2UKrFAoDSqgV74">bu bağlantıdan</a> kaydını yaptırarak toplantıya katılabilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/02/covid-19la-mucadelede-yeni-sivil-toplum-olusumlari-yerel-dayanisma-aglari/">COVID-19’la Mücadelede Yeni Sivil Toplum Oluşumları: Yerel Dayanışma Ağları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
