<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Extinction Rebellion arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/extinction-rebellion/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/extinction-rebellion/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Dec 2019 10:40:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Extinction Rebellion arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/extinction-rebellion/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>CSM: İngiltere’nin Sadece Sivil Toplum ve Yardım Sektörüne Odaklanmış Tek Bağımsız Yayınevi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/12/csm-ingilterenin-sadece-sivil-toplum-ve-yardim-sektorune-odaklanmis-tek-bagimsiz-yayinevi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Meliha Nihan Çakır]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Dec 2019 07:41:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Bob Geldof]]></category>
		<category><![CDATA[Cathy Phelan]]></category>
		<category><![CDATA[Civil Society Media]]></category>
		<category><![CDATA[Daniel Phelan]]></category>
		<category><![CDATA[Extinction Rebellion]]></category>
		<category><![CDATA[Live Aid]]></category>
		<category><![CDATA[Yardım Kurumu Denetim Anketi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45542</guid>

					<description><![CDATA[<p>Civil Society Media, İngiltere’nin sadece sivil toplum ve yardım sektörüne odaklanmış tek bağımsız şirketi. Hem basılı hem de online yayınlarına devam etmekte olan kuruluş araştırma ve etkinlik faaliyetleri de yürütüyor. Daniel Phelan tarafından kurulan ve bugün eşi Cathy Phelan’ın sahibi olduğu Civil Society Media’nın grup editörü Gareth Jones ile kuruluş ve yayınları üzerine konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/12/csm-ingilterenin-sadece-sivil-toplum-ve-yardim-sektorune-odaklanmis-tek-bagimsiz-yayinevi/">CSM: &lt;br&gt;İngiltere’nin Sadece Sivil Toplum ve Yardım Sektörüne Odaklanmış Tek Bağımsız Yayınevi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Bize “Civil Society Media” ve “Charity Finance”in kuruluşundan bahseder misiniz? Sivil toplum sektörüne odaklanan bir medya şirketi oluşturma fikri nasıl ortaya çıktı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-45622 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/unnamed-3.jpg" alt="" width="220" height="220" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/12/unnamed-3.jpg 220w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/12/unnamed-3-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 220px) 100vw, 220px" />1990 yılında kurulan şirket piyasaya ilk yayın olan “Charity Finance” dergisiyle çıktı. O dönemde yardım kuruluşları, Afrika’ya yardım fonu toplamak amacıyla en ünlü rock gruplarını bir araya getiren Bob Geldof’un Live Aid etkinliğinin başarısı sayesinde daha çok dikkat çekiyor ve popülerlik kazanıyordu. Aynı zamanda 1980&#8217;lerde İngiltere’de, büyük iş skandalları yaşanıyordu ve bu da yardım kuruluşlarının profesyonelleşmesi gerektiğini vurguladı, özellikle finansal yönetim ve raporlama konularında.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kurucumuz Daniel Phelan, yardım kuruluşlarında çalışan finans uzmanları için bir dergi çıkarmaya yönelik bir ihtiyaç olduğunu tespit etmişti. Açıkçası yalnızca sivil topluma odaklanmanın o zamanki plan olup olmadığından emin değilim, ancak zaman içinde şirket, sektöre faydalı olmanın farklı yolları da ortaya çıktıkça bu yönde gelişti. Yardım kuruluşları Daniel’in en büyük tutkusu oldu. </span></p>
<p><b>Sizin için sivil toplumun tanımı ve sınırları nedir? Yerel yönetimlerin, sosyal işletmelerin/girişimlerin veya sosyal etki yaratan diğer alternatif kurumların çalışmalarını takip ve dahil ediyor musunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Genel anlamda, aile, piyasa ve devlet dışında var olan herhangi bir şey sivil toplumun kapsamına girer. Uygulamada, temel takipçi kitlemiz ortak düzenleme ve zorlukları paylaştıklarından, Yardım Kuruluşu Komisyonu’na kayıtlı yardım kuruluşları. Ancak, sosyal girişimler -ki birçok sosyal girişim de özünde yardım kuruluşudur-, topluluk eylemleri, Extinction Rebellion vb. kampanyalar gibi diğer modellere de yardım kuruluşlarının ilham alabileceği şeyler sundukları için ilgi duyuyoruz. </span></p>
<p><b>Gazeteciliğin ötesinde, Civil Society Media araştırmalar ve etkinlikler gibi çeşitli faaliyetlere ev sahipliği yapıyor. Gazetecilik ve diğer etkinlikler arasındaki ilişkiyi nasıl tarif edersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gazeteciliğimiz kârlı, ancak bugünün ticari ortamında yayın şirketlerinin büyümeye devam etmesi, büyük bir büyüme alanı olan etkinlik organizasyonları ile sağlanabilir. Basılı ürünlerimiz, etkinlik oluşturabilecek prestij ve okuyucu kitlesini sağlarken, gazetecilerimiz etkinliklerimizin katılımcılar için değerli ve gerekli olmasını sağlamak için paha biçilmez bir uzmanlık kaynağı sağlıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Araştırma çalışmalarımız özellikle “Charity Finance” dergisinin çok önemli bir parçası. “Yardım Kurumu Denetim Anketi” (Charity Audit Survey) tarafından sağlanan kıyaslama, yardım kuruluşlarına uygulanan denetim ücretlerinin enflasyonunu baskılayarak itibar kazandı. Araştırma çalışmalarımız gazetecilerimiz tarafından gerçekleştirilmekte, ancak gerekli yetenekleri olan gazetecileri işe aldığımızdan da emin oluyoruz. </span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-45690 aligncenter" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/15977553_10154108237840896_3058650816139032346_n-640x243.jpg" alt="" width="640" height="243" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/12/15977553_10154108237840896_3058650816139032346_n-640x243.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/12/15977553_10154108237840896_3058650816139032346_n.jpg 828w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><b>Civil Society Media’nın genel çalışmalarını nasıl tanımlarsınız? Sivil Sayfalar olarak biz “sivil toplum haberciliği” terimini kullanıyoruz. Sizin için de uygun bir kavramsallaştırma olacağını düşünüyor musunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Civil Society Media kâr amacı güden bir şirkettir ancak hissedarlar için milyonlarca dolar kazanma amacında değiliz. Daniel Phelan’ın 2015’te vefatından sonra eşi Cathy şirketin sahibi. Cathy’nin önceliği sivil topluma önemli bir katkıda bulunmak ve Daniel’in mirasını korumak, bu yüzden kârımızın önemli bir kısmı şirket içi yatırım olarak geri dönmekte. Kâr amacı güden bir şirket olmaktan kaynaklanan ticaret odaklı oluşumuzun başarımız için önemli olduğunu düşünsek de fiilen bir sosyal girişimiz. </span></p>
<p><b>Bildiğiniz kadarıyla sizinle benzer işler yapan bir kuruluş ya da yayın şirketi var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İngiltere&#8217;de yardım sektörüne ve sivil topluma odaklanan birkaç yayın var, ancak hepsi daha geniş bir portföyde faaliyet gösteren büyük yayınevlerine ait. Ayrıca yardım kurumlarına etkinlikler ve diğer hizmetler sunan bir dizi üyelik organizasyonu da bulunmakta. Ancak, yalnızca sivil topluma adanmış kâr amacı güden bir yayınevi olarak konumumuz bu ülkede tek örnek. </span></p>
<p><b>Çalışmalarınızın 90&#8217;lardan günümüze gelişimiyle beraber, gelecek hakkında ne düşünüyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yardım sektörünü ve gelir akışlarını desteklemenin yeni yollarını bulmak için işimizi büyütmek istiyoruz. Belki bir gün tüm yayınlarımız dijital olur, ancak şimdilik basılı ürünler sağlıklı bir metot ve öngörülebilir bir gelecek içinde böyle olmaya devam edecek. Yardım sektörü desteğe ve tavsiyeye ihtiyaç duymaya devam edecek, bu yüzden bizim için de her zaman bir rol olacak.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/12/csm-ingilterenin-sadece-sivil-toplum-ve-yardim-sektorune-odaklanmis-tek-bagimsiz-yayinevi/">CSM: &lt;br&gt;İngiltere’nin Sadece Sivil Toplum ve Yardım Sektörüne Odaklanmış Tek Bağımsız Yayınevi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yokoluş İsyanı: &#8220;Alışılmışın Dışında Eylem Metodları Benimsiyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/yok-olus-isyani-alisilmisin-disinda-eylem-metodlari-benimsiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seda Karatabanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Aug 2019 07:09:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Ünal]]></category>
		<category><![CDATA[Extinction Rebellion]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[İren Bıçakçı]]></category>
		<category><![CDATA[sıfır gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Yokoluş İsyanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41150</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yokoluş İsyanı; iklim krizi, türlerin yok olması, biyolojik çeşitlilik kaybı, sosyal ve ekonomik çöküşe karşı sivil itaatsizlik eylemleriyle başlatan Londra merkezli küresel hareket Extinction Rebellion’ın Türkiye ayağı. Alışılmışın dışında, müzik ve sanatı içinde barındıran eylemlerle iklim krizine dikkat çekmeye amaçlayan Yokoluş İsyanı, küresel iklim eylemleri takviminin yanı sıra Türkiye’nin atmosferine uygun eylemler yapmayı hedefliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/yok-olus-isyani-alisilmisin-disinda-eylem-metodlari-benimsiyoruz/">Yokoluş İsyanı: &#8220;Alışılmışın Dışında Eylem Metodları Benimsiyoruz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Yokoluş İsyanı Röportaj" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/wszpaJYEoIg?start=1&#038;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de ilk eylemlerini dünyadaki diğer iklim aktivistleriyle aynı anda Beşiktaş’ta yapan Yokoluş İsyanı, alışılmış eylem metodlarının dışına çıkmak istiyor. Nisan ayında Kadıköy’de yıkmak, yerle bir etmek anlamına gelen “Hurdahaş” adını verdikleri sanat performansı hayata geçiren Yokoluş İsyanı, demir bir konstrüksiyon yapı oluşturdu. Bu yapı yarı saydım aydınger kağıdıyla kaplandı ve sanat performansı sergilenerek kağıdın üzerine iklim kriziyle ilgili yazılar yazıldı. Yazılama bittiğinde izleyen yurttaşlara tarafında olumlu tepkiler alan eylem Yokoluş İsyanı, yaratıcı eylemlerle iklim krizine dikkat çekmeye devam edeceğini söylüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yokoluş İsyanı’nda iklim aktivistleri Elif Ünal ve İren Bıçakçı ile küresel ve yerel iklim hareketlerini, devletlerin üzerine düşen görevleri ve iklim krizinde medyanın rolünü konuştuk. </span></p>
<p><b>Yokoluş İsyanı hareketini nasıl tanımlarsınız?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> Yokoluş İsyanı, diğer çevre örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarından farklı olarak hiyerarşik yapıya sahip değil. Yatay örgütlenme düzeniyle çalışarak karar alma süreçlerinde hiyerarşiyi yıkmaya çalışıyoruz. Böylelikle ortaya daha yaratıcı ve etkileyici işleri üretmeyi amaçlıyoruz.  </span></p>
<p><b>“İlk Talebimiz İklim Kriziyle İlgili Gerçeklerin Söylenmesi”</b></p>
<p><b>Yokoluş İsyanı olarak nasıl bir araya geldiniz? Amaçlarınız, hedefleriniz nelerdir?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> Extinction Rebellion’nın Londra’da faaliyete başladığı dönemde yaşanan gelişmeleri Türkçe çevirmemiz gerektiğini düşündük. Bir Twitter hesabı açarak iklim haberlerini ve İngiltere’deki gelişmeleri aktarmaya başladık. Böyle olunca, insanlar bize katılıp nasıl katkı sağlayabileceklerini sormaya başladı. İklim kriziyle ilgili bir şeyler yapmak isteyen yaklaşık 10 kişiydik. Birlikte iş yapmazsak çok büyük haksızlık olacağını düşündük ve harekete geçtik. Herkese açık bir çağrı yaptık. İnsanlar çeviri, tasarım gibi çeşitli üretim yöntemleriyle destek olmak istedi. Çok konuşulmasa da insanlar iklim kriziyle ilgili endişelerini paylaşacakları kişileri arıyorlar. Açıkçası biz bu kaygılı insanların bir araya gelmesiyle bir hareket oluşturduk.  </span></p>
<p><b>İren Bıçakçı:</b><span style="font-weight: 400;"> İlk olarak talebimiz acil durum ilan ederek hükümetlerin gerçeği söylemesi. Karşımızda çok ciddi bir iklim krizi var ama iklim krizi olarak aktarılmadığı için kimse farkında değil, harekete geçilemiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci talebimiz ise 2030 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmak. Aslında bu talep İngiltere’de 2025 yılı olarak belirlendi. Sıfır karbona geçilmesi için bir geçiş planının hazırlanması, bu planın yurttaşlar tarafından denetlenmesini ve denetimin güçlenmesini istiyoruz. </span></p>
<p><b>Londra’daki Extinction Rebellion ile nasıl bir ilişkiniz var? </b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> İngiltere’deki ekiple bağlantı kurduk. Türkiye’de olduğumuzu ve iklim kriziyle ilgili bir şey yapmaya başladığımızı söyledik. Bize çok yardımcı oldular. Eğitim paketlerini ve bize yol gösterecek belgeleri paylaştılar. Diğer ülkelerdeki hareketlerle de güzel bir iletişim halindeyiz. </span></p>
<p><b>“Amacımız Sınırları Zorlamak”</b></p>
<p><b>Extinction Rebellion sivil itaatsizlik eylemleriyle gündeme geliyor. Siz Türkiye’de neler yapmayı planlıyorsunuz?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> Her ülkenin hareketleri ve yapabilecekleri farklı. Mesela İngiltere’de 10 gün boyunca bir meydanı kapatabiliyorlar, meclisi basabiliyor ya da bizim aşırı bulabileceğim sivil itaatsizlik eylemlerinde bulunabiliyorlar. Örneğin; eylemciler İngiltere’de bina girişlerini kendilerini yapıştırıcı ile yapıştırabiliyorlar. Kanunlara göre yapıştırıcıyla yapıştırılan bir kişiye polis 1.5 saat boyunca dokunmuyor. Aynı eylemi Fransa’da denediler. Eylemciler kendilerini bir petrol şirketinin girişine yapıştırdı ve polis eylemcilere 5 cm uzaklıktan biber gazı sıktı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz Türkiye’de sokakta olmak istiyoruz. İnsanlara ulaşabilmek insanlarla iç içe olabilmek… Başka insanlara rahatsızlık verecek eylem metodlarını benimsemiyoruz. İklim krizini anlatmak açısından yaratıcı eylemler düzenlemek istiyoruz. Sanatla, müzikle ve insanların kendilerini ait hissedebileceği eylemlerle kendimiz ifade etmek istiyoruz. Amacımız dikkat çekmek bunu mümkün olduğunca sınırları zorlayarak yapmak. </span></p>
<p><b>Türkiye’deki diğer çevre örgütleriyle birlikte “Sıfır Gelecek” kampanyanız var. Kampanyadan bahsedebilir misiniz?</b></p>
<p><b>İren Bıçakçı:</b><span style="font-weight: 400;"> İklim için ses çıkaran bütün hareketlere açığız. Çeşitli çevre hareketleriyle ve Sivil toplum kuruluşlarıyla “Sıfır Gelecek” adında bir kampanya hazırlığındayız. Bu kampanyayı Yeryüzü Derneği, Kuzey Ormanları Savunması, 350.org, Parents For Future, Antikapitalistler, Fridays For Future, Genç Yeşiller, Yeşil Düşünce Derneği ve Buğday Derneği ile birlikte düzenliyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önce sosyal medya kampanyası ile başlıyor. “2030’da ben” adlı bir sosyal medya kampanyası herkesin katılımına açık olacak. İnsanların 2030 yılındaki umutlarının, amaçlarının, beklentilerinin hayal kırıklıklarının gösterileceği bir kampanya olmasını düşünüyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Daha sonra 5 hafta boyunca iklim değişikliklerinin sonuçları ve nedenlerinin oluşan beşer tema işlenecek. Bu haftalarda ormansızlaştırma, fosil yakıt ve hava kirliliği, iklim adaleti, gıda ve plastik, olacak. İlgili temalarda sosyal medya paylaşımları, film gösterimleri, paneller, sunumlar vb. etkinlikler olacak. İklim Krizi konusunda insanların dikkatini çekmek ve bilgilendirmek istiyoruz. Daha sonra da 20 Eylül’de genel grev olacak. Bu grev gününde çocukların büyük grevinin gerçekleşeceği gün ama herkesin katılması bekliyoruz. O günün bir festival ile sonlanmasını bekliyoruz. </span></p>
<p><b>“Dünyanın Kirlenmesinde En Çok Payı Olan Yetişkinler”</b></p>
<p><b>Greta Thunberg’nin okul grevi tüm dünya ile birlikte Türkiye’de de karşılık buldu. Çocukların gazetene sahip çıkmasıyla birlikte yetişkinlerde oluşacak bilinç, iklim krizinden çıkılması için bir yol olabilir mi?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> İklim için okul grevleri Greta ile başladı. Greta, 15 yaşındayken bir pankart alıp parlamento binası önüne geçti “İklim krizi hakkında hiçbir şey yapmıyorsunuz öyleyse ben de okuluma gitmiyorum, greve çıkıyorum” diye başladı ve milyonlara ulaştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Greta’dan sonra her yerde öğrenciler sokağa çıkmaya ve seslerini duyurmaya başladılar. “Bizim bir gelecek hakkımız var bunu talep ediyoruz” dediler. Çok haklı bir talep. Şu an yetişkinler dünyanın kirlenmesinde en çok payı olan kişiler. Greve çıkan çocukların bir payı yok ama yüzleşmek zorunda kalacaklar. Ama çocukların greviyle herkes de bir umut oluşuyor. Buna en güzel cevabı “Umutlu olmanızı istemiyorum. Yaptığımı takdir ediyorsanız hareket geçmenizi istiyorum” diyerek Greta veriyor. </span></p>
<p><b>“İklim Krizi Farkındalığının Düşük Olduğu Türkiye’de Çocukların Sayısı Az Değil” </b></p>
<p><b>Dünya’da çocukların iklim grevi ses getirirken milyonlarca öğrenci sokaklara çıkarken Türkiye’deki eylemler neden sönük geçiyor?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> Türkiye’de de çok fazla çocuk var. İzmir, Antalya, Lüleburgaz, İstanbul ve Diyarbakır’da çocuklar iklim için okul grevine çıkıyorlar ve eğitimlerinde bir günü feda ediyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Greta çıktığında tek kişi olarak başladı ve onun kararlılığından cesaretinden etkilenen herkesi beraberinde sürükledi ama herkesin Greta olması beklenemez. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Buradaki çocuklar ellerinden geleni yapıyorlar. Okullarına gitmiyor eğitimlerinden feda ediyorlar. Her Cuma günü istikrarlı bir şekilde greve çıkıyorlar ve okuldaki arkadaşlarına iklim kriziyle ilgili şeyleri anlatmaya çalışıyorlar. Bu durum zaman zaman öğretmenleriyle karşı karşıya kalmalarına da yol açıyor.  Aslında alabileceklerinden ağır bir yük almış durumlarda. Peki, biz neler yapabiliriz? Çocukların yaptığı greve katkıda bulunarak duyulmasını sağlayabiliriz. Ya da kendimiz çıkıp bir şeyler yapmalıyız ancak o zaman anlamı olur. Greta’ya hiç kimse destek olmayıp Greta’dan başarılar yaratmasını bekleseydi o da başarıya ulaşamazdı. Bütün gazetecilerin, basın kuruluşlarının, siyasetçilerin şu an Türkiye’de çıkan çocukların arkasında durmaları, eylemlerine sadece söylemle değil eylemleriyle de destek olmak gerekiyor. </span></p>
<p><b>İren Bıçakçı:</b><span style="font-weight: 400;"> İklim krizi farkındalığının bu kadar düşük olduğu bir ülkede çocukların sayısı kesinlikle az değil. Okullarından genellikle hiç destek görmezken greve çıkmaları bile oldukça takdire şayan bir durum. Yetişkinlerde bu kadar cesur davranışlar göremiyoruz. Çocukların bizden daha cesur olduğunu düşünüyorum.</span></p>
<blockquote><p>Avrupa ülkeleri iklim krizi için çözüm yollarını tartışıyor. Fransa ve Almanya uçak biletlerinden çevre vergisi almayı planlarken, İngiltere iklim için acil durum ilan etti.</p></blockquote>
<p><b>Türkiye’de üst düzey yönetim tarafından iklim krizi için herhangi bir adım atılmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> Dünyanın her yerinde hükümetler iklim krizine karşı gerçekçi çözüm bulmaktan uzaklar. Bazı ülkeler iklim acil durumunu kabul etti. Aslında bunu söylemeleri de yeterli değil. Avrupa ülkelerinden bahsediyoruz ve Avrupa ülkeleri şu anki koşullarda çok büyük sorumluluğu var. İklim adaleti dediğimiz kavram da buradan çıkıyor. Hareketin Londra’da başlamasının sebebi de bu. (Sanayi Devriminin İngiltere’de başlamış olması.)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İngiltere iklim acil durumu ilan etti. Türkiye’ye baktığımızda böyle bir ilan yok. Meclisin gündemine gelmiyor, partilerin seçim söylemlerinde yok. Bir gizleme ve saklama arayışı var. Türkiye bu konuda ne yapabilir diye düşündüğümüzde acil durum ilan etmek bir çözüm değil ama ilk adım bu olmalı. İnsanların neyle karşılaştıklarını bilmeye hakkı var. Bunu yaptıktan sonra da bütün yerellerde belediyelerin iklim için geçiş planları uygulanması gerekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de hala madde 45 ile uğraşıyoruz. Şu an geri çekildi ama yeniden gündeme geleceği konuşuluyor. Maden Kanunu Teklinde yer almış olan madde 45, baca gazı filtresi olmadan çalışan kömürlü termik santralların 2 yıl daha çalışmasına imkân sunuyordu. Termik santralleri kapatmamız bir de bacasız kullanalım diyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçiş yapıldıktan sonra kapatılan termik santrallerde çalışanların etkilenmemesi için uygun işlerin ortaya çıkarılmasını ve işçilerin dönüşümün merkezinden olmasını talep ediyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mesela Avrupa’daki uluslararası sendikalar iklim için 1 milyon iş talebinde bulunuyor. Türkiye’de de böyle olmalı. Yeni iş imkanları sağlayarak işçinin dönüşümün merkezinde olduğu, haklarının güvenceye alındığı bir geçişle geçilmesini istiyoruz.</span></p>
<p><b>The Guardian haberlerinde “iklim değişikliği” yerine “iklim krizi” gibi daha net ifadeler kullanacağını açıkladı. İklim krizinde medyanın rolü nasıl olmalı?</b></p>
<p><b>İren Bıçakçı: </b><span style="font-weight: 400;">Medya aynen hükümetler gibi krizin gerçeklerini söylemesi gerekiyor. İklim krizini durdurmak için yapabileceklerimizi anlatmalı. </span></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> İklim kriziyle “İklim krizi geliyor” diye ardı ardına raporlar yayınlanıyor. Bunlar geleceğe yönelik projeksiyonlar gibi yansıtılıyor. Sansasyonel olması için “10 sene sonra 1 milyon tür yok olacak” deniyor. Oysa iklim krizi şu anda yaşanıyor. Bunun altının çizilmesi lazım. İnsanlar şu anda yaşandığını bilirse harekete geçme isteği artacaktır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Artık Türkiye’de hortumlar oluyor. Geçen yıl 13 yaşında mevsimlik tarım işçisi Berivan Karakeçili Antalya’da çıkan hortum nedeniyle çatında düşen sacın başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti. Türkiye’de daha önce hortumlar görülmüyordu. Şu anda görülmeye başlamasının sebebi iklim krizi. Gazeteler hortum haberleri yaparken, hortumun neden yaşandığını haberde anlatmalı. Hortumlar yaşanıyor; çünkü iklim krizi var. Bunun doğal bir afet olmadığı mesajı verilmesi lazım. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gıdaların pahalı olmasından, tanzim kuyruklarından bahsediyorsak bunun sebebi iklim krizi; çünkü şu an gıdayı üretmek daha zor. Yazın ortasında dolu yağıyor ve ürün üreticinin elinde kalıyor sonra pahalılaşıyor. Basın kuruluşlarının iklim krizinin herkesin hayatını etkileyen bir boyunu olduğunu göstermesi lazım. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/yok-olus-isyani-alisilmisin-disinda-eylem-metodlari-benimsiyoruz/">Yokoluş İsyanı: &#8220;Alışılmışın Dışında Eylem Metodları Benimsiyoruz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Değişikliğine Karşı Yokoluş İsyanı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/iklim-degisikligine-karsi-yokolus-isyani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Nov 2018 12:09:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Krallık]]></category>
		<category><![CDATA[Extinction Rebellion]]></category>
		<category><![CDATA[Hükümetlerarası İklim Paneli]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[IPCC]]></category>
		<category><![CDATA[Rebellion Day]]></category>
		<category><![CDATA[Yokoluş İsyanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32279</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendilerini Extinction Rebellion yani Yokoluş İsyanı olarak tanımlayan Britanyalı grup devletleri iklim değişikliği ile mücadele için acil eylem planı oluşturmaya çağırıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/iklim-degisikligine-karsi-yokolus-isyani/">İklim Değişikliğine Karşı Yokoluş İsyanı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlk eylemlerini 31 Ekim günü Londra&#8217;da parlamento binasına giden yolları kapatarak gerçekleştirdiler. Hükümet harekete geçene dek kadar sivil itaatsizlik eylemlerine devam edeceklerini belirtiyorlar. 17 Kasım’da gerçekleştirecekleri İsyan Günü (Rebellion Day) için gün sayılıyor.</p>
<p>Hükümetlerarası İklim Paneli’nin (IPCC) altı binin üzerinde bilimsel çalışmayı inceleyerek hazırladığı 1,5°C Küresel Isınma Özel Raporu geçtiğimiz ay hükümetler tarafından onaylanmıştı.</p>
<p>Rapora göre küresel ısınmayı 1,5°C’de tutarak, 2°C ve üzeri sıcaklık artışlarına göre birçok önemli iklim değişikliği etkisi önlenebilir ancak iklim değişikliği felaketini önleyebilmek için yalnızca 12 yıl var.</p>
<h3><strong>Yokoluşun başladığı yerde Yokoluş İsyanı</strong></h3>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/91887/500/322" width="500" height="322" /></strong></p>
<p>İklim değişikliği ile mücadelede dünya çapında bir mücadele gerektiğini belirten Yokoluş İsyanı, “hareketin endüstri devriminin başladığı Birleşik Krallık’ta başlaması gerektiğini” belirtiyor.</p>
<p>Dünyaya kendilerini duyurdukları ilk çağrı metinlerine “Umut Ölür Eylem Başlar” başlığını atan grup, harekete geçmek için zaman kalmadığının altını çiziyor.</p>
<p><a href="https://bianet.org/bianet/ekoloji/202440-iklim-degisikligine-karsi-yokolus-isyani" target="_blank" rel="noopener"><strong>Grubun manifestosu ve haberin devamı için tıklayınız. </strong></a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/iklim-degisikligine-karsi-yokolus-isyani/">İklim Değişikliğine Karşı Yokoluş İsyanı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yokoluş İsyanı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/02/yokolus-isyani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Nov 2018 11:37:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Krallık]]></category>
		<category><![CDATA[Britanya]]></category>
		<category><![CDATA[Extinction Rebellion]]></category>
		<category><![CDATA[Gail Bradbrook]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[Risingup]]></category>
		<category><![CDATA[Yokoluş İsyanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32155</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı 31 Ekim tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/02/yokolus-isyani/">Yokoluş İsyanı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Britanya&#8217;da asrın eylemi başladı.​ 31 Ekim 2018: Bu günün, gezegen tarihinde önemli bir tarih olarak kayıtlara geçmesi mümkün. Kendilerini “Kaygılı Yurttaşlar” olarak tanımlayan yeni bir eylem grubu bu tarihte harekete geçti. Grubun adı Extinction Rebellion, yani Yokoluş İsyanı.</div>
<div></div>
<div>Risingup.org.uk adresindeki internet sitelerinde (<a href="https://risingup.org.uk/XR/active.php" target="_blank" rel="noopener">https://risingup.org.uk/XR/active.php</a>) haklarında hem ayrıntılı bilgi, hem de aylar öncesinden planlanmış dakik eylem takvimlerini bulabileceğimiz grup, dünyaya yaptıkları ilk çağrı metinlerine “Umut Ölür Eylem Başlar” başlığını atmış. İşte bildirinin tam metni:</div>
<blockquote><p><strong>Umut Ölür Eylem Başlar</strong></p>
<p>Eşi benzeri görülmemiş bir küresel âciliyet hali ile karşı karşıyayız. Çocuklarımız ve ülkemiz vahim tehlike altında.</p>
<p>Gezegen ekolojik krizin içinde, biz de bu gezegenin deneyimlediği altıncı kitlesel yokoluş olayının ortasındayız. Bilimciler ani iklim çöküşü dönemine girmiş olabileceğimiz inancındalar.</p>
<p>Şu anda Yeryüzünün atmosferi, endüstri çağı öncesi seviyelerden 1°C daha sıcak. Paris anlaşmasında üzerinde anlaşmaya varılan 2°C derecelik ısınmanın altında kalması ihtimali de çok zayıf.</p>
<p>Son projeksiyonlar gösteriyor ki 3 derecelik bir ısınmaya, hatta potansiyel olarak bundan çok daha fazlasına doğru gidiyoruz,</p>
<p>Birleşik Krallık’ta bugün yaşamakta olan çocuklar sellerin, orman yangınlarının, aşırı hava olaylarının, alınamayan hasatların ve bir de, baskılar bu kadar büyük olunca, toplumun kaçınılmaz çöküşünün sonucu olarak, hayal bile edilemeyecek dehşetengiz olayların içinde kalacaklar.</p>
<p>Geleceğin bize arzettiği bu tehlike karşısında hiçbir hazırlığımız yok.</p>
<p>İnkâr zamanı geçti artık – iklim değişikliği hakkındaki gerçeği biliyoruz biz, halihazırdaki biyolojik mahvoluş gerçeğini de biliyoruz.</p>
<p>O gerçekliği doğru kabul ederek harekete geçmenin zamanıdır şimdi.</p>
<p>Bu doğruyla birlikte yaşamak, bizlerin nasıl bir davranış kalıbı içinde olmamızı gerektiriyor peki? Elinden gelen her şeyi yaptığını bilerek mi öleceksin?</p>
<p><strong>İsyan</strong></p>
<p>Siyasi sistemin bizi hepten yüzüstü bıraktığı apaçık – sistem, aciliyet kavramından tamamiyle bihaber gözüküyor ve hüsnü kuruntuya dayalı politikaları destekliyor.</p>
<p>Bilim insanları sürekli karbon salımında bulunmanın ne demek olduğunu daha 1990’da açıkça ortaya koymuşlardı; o tarihten beri atmosferdeki CO2 yüzde 60 arttı.O halde, bizi yönetenlerin çocuklarımızı öldürmek niyetinde olduğunu ve halihazırda insanlığa karşı suç işleme faaliyeti içinde bulunduğunu pekala söyleyebiliriz.”</p>
<p><strong>Eylem</strong></p>
<p>31 Ekimden itibaren bu ülkenin yurttaşları tekrar tekrar yıkıcı, şiddete dayanmayan sivil itaatsizlik eylemlerine girişecekler. Kitlesel gözaltılar, tutuklamalar olacak.</p>
<p>Birleşik Krallığın olağanüstü hal ilan etmesini, ülkede 2025’e kadar sıfır karbon ekonomisi yaratmak üzere harekete geçmesini, ve sıfır karbonlu geleceğimizin nasıl birşey olacağını kararlaştıracak sıradan insanlardan oluşan bir millet meclisi kurmasını talep ediyoruz.</p>
<p>Kişisel fedakârlıklarda bulunmaya razıyız. Gözaltına alınmaya, tutuklanmaya ve hapse girmeye hazırız. Davranışlarımızla örnek oluşturarak dünyanın dört bir yanında benzer eylemlere esin kaynağı olacağız. Bu dünya çapında bir çaba gerektiriyor, ama hareketin endüstri devriminin başladığı Birleşik Krallık’ta, bugün başlaması gerektiğine inanıyoruz.</p>
<p>Seçkinler ve siyasetçiler tarafından sessiz sedasız imha edilmeye razı gelmeyeceğiz. Onların soykırımsal davranışları karşısında onurumuzla, direncimizle, barışçı bir şekilde, bizden önce özgürlüklerimiz uğruna çarpışmış olan tüm o insanların ruhunu benimsemiş olarak çarpışacağız. Siyasi inanışları ne olursa olsun herkesi, ulusumuz ve yeryüzündeki hayat uğruna çarpışmak için bize katılmaya çağırıyoruz.</p>
<p><strong>Konum</strong></p>
<p>İklim değişikliğinin, kirliliğin ve doğal yaşam alanındaki tahribatın sebep olduğu bir ekolojik krizin göbeğindeyiz; türlerin dinozorları yok eden olaydan çok daha büyük çapta bir kitlesel yok oluşu kapımıza gelip dayanmış durumda. Rotamız toplumsal çöküşe, milyonların ve hatta milyarların ölümüne doğru çizilmiş durumda – insan türünün ortadan kalkması dahi ihtimal dahilinde. Gelecek karanlık, çocuklarımız da güvende değil.</p>
<p>Felaketin en büyüğünü önlemeyi sağlayacak olan değişim, teknik ve ekonomik olarak hâlâ mümkün. Değişimleri gerçekleştirmek kolay olmayacak ama dünyada bundan daha önemli, daha kayda değer hiçbir şey olamaz. Bu değişimler daha az hırçın ve telaşlı, daha güzel bir dünya yaratılmasına yönelik; gerekli değişimleri gerçekleştirmek, yeni iş sahaları da yaratacak. Bu, bir âcil durum – âcil eylem gerektiriyor.</p>
<p>Hükûmetimiz bilimin ve tarihin bize anlattıklarına uygun şekilde hareket etmiyor. O halde, Hükûmetimiz ihmal suçu işliyor demektir. Siyasi görüşlerimiz ne olursa olsun, başkaldırmak bizim ahlâki görevimiz. Sosyal bilimler bize barışçıl sivil itaatsizliğin değişimin gerçekleştirilmesinde etkili bir yol olduğunu gösteriyor. Vicdanlarımızın sesini dinlediğimizde, sevdiklerimizi korumak için fedakârlık yapmağa razı olduğumuzda hayatımıza amaç ve anlam kazandırmış oluruz. Bizim gibi duyup düşünenleri bu barışçıl İsyanımıza katılmaya çağırıyoruz.</p>
<p><strong>Talepler</strong></p>
<p>1. Hükûmet, içinde bulunduğumuz durumun ne kadar ölümcül olduğu konusunda doğruyu söylemeli, bu pozisyonla uyumlu olmayan tüm politikalarını değiştirmeli ve medyanın yanı sıra kendisi de değişimin âciliyeti konusunda halka bilgi vermeli – bireylerin, toplulukların ve şirketlerin yapması gereken şeyler hakkındaki bilgiler de buna dahildir.</p>
<p>2. İyiniyet beyanları ve rehber ilkeler yayınlamak buz örtülerini eriyip gitmekten kurtarmaz. Hükûmet, Birleşik Krallık’ta karbon salımlarını 2025 yılına kadar net sıfıra indirmek üzere bağlayıcı yasalar çıkarmalı ve ayrıca atmosferden sera gazı fazlasını çıkarmak üzere ekstra önlemler almalıdır. Hükûmet ayrıca küresel ekonominin gezegenin yıllık kaynak değerinin yarısından fazlasını kullanmaması için uluslararası işbirliği içine girmelidir.</p>
<p>3. Bu talepler, zorunlu olarak, ancak savaş zamanlarında kanunlarla düzenlenen çapta girişimleri ve seferberlik hallerini gerekli kılar. Ne var ki, Hükûmetimizin bu amaçların gerçekleştirilmesine yetecek cesur, hızlı ve uzun vadeli değişimleri yapacağına güvenmediğimiz gibi, politikacılarımıza daha geniş çaplı yetkiler vermeye de niyetimiz yok. Onun yerine, biz enkazdan çıkarken, amaca uygun bir demokrasi kurmak üzere, değişimleri gözetecek bir Yurttaşlar Meclisi talep ediyoruz.</p></blockquote>
<p>(<a href="https://risingup.org.uk/XR/active.php" target="_blank" rel="noopener">https://risingup.org.uk/XR/active.php</a>)</p>
<p>Ey okur, bu bildiri çevrilip burada yayınlandığı sırada demokrasinin ve endüstri devriminin beşiği İngiltere’de belki de ileride asrın isyanı diye adlandırılacak eylem başlamıştı bile. Guardian gazetesinin haberine göre, Londra’da Parlamento Meydanı’nda, aralarında aileler, emekliler ve 20 yaş altındaki gençlerin de bulunduğu binden fazla insan toplandı. Yokoluş İsyanı grubu, dünyanın içine girdiği iklim acil durumuna dikkat çekmek üzere –yukarıda yazılı– isyan bildirisini okudu. Grup, ondan sonra yola oturdu, başkentin en kalabalık ve yoğun trafiği olan kavşaklarından birinde iki saat boyunca trafiği bloke etti. Farklı inanç gruplarından insanlar, Yeşil partiye mensup politikacılar ve gazeteciler, hızla büyüyen ekoloji krizinin muazzam boyutları hakkında insanları uyaran, acil eylem çağırılarında bulunan konuşmalar yaptı.</p>
<p>Ayrıca, beklenen, ama korkulmayan da “başa geldi”: “Yükselen sivil itaatsizlik kampanyası”nın ilk adımı olarak, Parlamento Binaları’na giden yolları kesen protestoculardan onbeşi gözaltına alındı.</p>
<p>“İsyan”, Birleşik Krallık’ta aralarında eski Canterbury Başpiskoposu Rowan Williams’ın da bulunduğu 100’e yakın sayıda kıdemli akademisyen tarafından da destekleniyor.</p>
<p>İsyanı örgütleyenler birkaç yüz kişi beklediklerini, ama binden fazla insanın katıldığını, bu yüksek katılımın da, halkın hükûmet ve politikacılara duyduğu öfke ve hüsranın boyutunu gösterdiğini, ayrıca ekoloji krizi karşısında nihayet birşey yapma ihtiyacının had safhaya vardığına işaret ettiğini söylediler.</p>
<p>Kasım başından itibaren yoğun ve sürekli bir kitle sivil itaatsizlik hareketi yürütecek olan grup adına konuşanlar, hapse girmeye hazır yüzlerce gönüllü olduğunu, eylemlerin 17 Kasım’da Parlamento Alanı’nda bir oturma grevi ve Londra şehri köprülerinde bir dizi planlı işgal eylemi ile doruğa çıkacağını belirttiler.</p>
<p>Organizatörlerden Gail Bradbrook, Kasım’da hayatın akışını kesintiye uğratacak geniş kapsamlı eylemler olacağını belirtti. “İnsanlar artık arkalarına yaslanıp politikacılarla şirketlerin hepimizi ekolojik yıkım uçurumundan aşağı sürmesine razı değiller” dedi. Ve ilave etti: “Bu bir acil durum ve acil cevap verilmesi gerekiyor.”</p>
<p>(<a href="https://www.theguardian.com/environment/2018/oct/31/15-environmental-protesters-arrested-at-civil-disobedience-campaign-in-london" target="_blank" rel="noopener">https://www.theguardian.com/environment/2018/oct/31/15-environmental-protesters-arrested-at-civil-disobedience-campaign-in-london</a>)</p>
<p>Not: Eylem takvimine şöyle bir göz atarsanız, bazı hoş sürprizlerle ve tanıdık simalarla da karşılaşabilirsiniz. Hadi bir de tüyo verelim: 16 Kasım ve 23 Kasım “geleceğin Cumaları” etkinliğinde sabah 11:00 -12:00 arasında bizim Grevci Greta da orada olacak – Dayanışma için İklimGrevi’nde!</p>
<p>(<a href="https://risingup.org.uk/XR/active.php" target="_blank" rel="noopener">https://risingup.org.uk/XR/active.php</a>)</p>
<p>Evet ey okur, son durum budur. Vakanüvisiniz hakir, gelişmeleri sizlere iletir.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://acikradyo.com.tr/acik-gazete/yokolus-isyani" target="_blank" rel="noopener">Açık Radyo</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/02/yokolus-isyani/">Yokoluş İsyanı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
