<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Elmas Arus arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/elmas-arus/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/elmas-arus/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 26 Feb 2023 18:00:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Elmas Arus arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/elmas-arus/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sahadaki Savunucularla ‘Sivil Toplumun Deprem Deneyimi…&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/26/sahadaki-savunucularla-sivil-toplumun-deprem-deneyimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Feb 2023 11:01:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Ortak Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır Ayrımcılık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Elmas Arus]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Taşkıran]]></category>
		<category><![CDATA[Feray Salman]]></category>
		<category><![CDATA[İHOP]]></category>
		<category><![CDATA[İyilikte Yarışanlar Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanmaraş depremi]]></category>
		<category><![CDATA[romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83116</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Hakları Ortak Platformu’ndan (İHOP) Feray Salman, Sıfır Ayrımcılık Derneği’nden Elmas Arus ve İyilikte Yarışanlar Derneği’nden Fatih Taşkıran, sivil toplumun Kahramanmaraş depremlerindeki deneyimlerini Sivil Sayfalar’a değerlendirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/26/sahadaki-savunucularla-sivil-toplumun-deprem-deneyimi/">Sahadaki Savunucularla ‘Sivil Toplumun Deprem Deneyimi…&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İHOP, insan hak ve özgürlüklerinin korunması ve güçlenmesine amacıyla çalışıyor. Türkiye&#8217;nin farklı bölgelerinde Roman gruplarıyla faaliyet yürüten </span><a href="https://www.instagram.com/sifirayder/"><span style="font-weight: 400;">Sıfır Ayrımcılık Derneği’nin</span></a><span style="font-weight: 400;"> Gaziantepli, Adana, Hatay, ŞanlıUrfa ve Diyarbakır kentleri de temel çalışma gruplarının olduğu bölgeler. </span><a href="https://iyilikteyarisanlar.org.tr/"><span style="font-weight: 400;">İyilikte Yarışanlar Derneği</span></a><span style="font-weight: 400;"> insani yardım alanında farklı bölge ve coğrafyalarda faaliyetlerini sürdürüyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1999 depremleri ile 2023 depremlerinde sivil toplumun mevcut durumuna dair sorumuza Feray Salman koşullar, ortam ve kamu-STK ilişkileri açısından büyük fark olduğunu düşündüğünü söylüyor. Marmara Depremi&#8217;nin arkasından sivil toplumdaki hareketlenmenin, bugün kamu idaresinin bazı STK’lara yönelik dışlayıcı tutumu ve diğer sorunlar nedeniyle güç olduğunu belirtiyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fatih Taşkıran ise aradaki farkı 1999’da büyük oranda askerin varlığına karşın, sınırlı bir şekilde AKUT ve Kızılay ön plana çıkmasıyla açıklıyor. Kahramanmaraş depremlerinde sivil toplumun çok kritik bir rol aldığını söyleyen Taşkıran, “sivil toplum gönüllülerinin yerden fışkırırcasına bölgeye intikal ettiğini ve anında olaya müdahale ettiğine” dikkat çekiyor.   </span></p>
<h5><b>Sivil Toplum Aktörleri Deprem Bölgesinde Ne-ler Yapıyor? </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İyilikte Yarışanlar Derneği’nin yöneticisi olarak sahadaki gözlemlerini aktaran Fatih Taşkıran, Türkiye’de STK’ların afet tecrübeleri ve yüksek inisiyatif kabiliyetleri sayesinde bölgeye hızlı ulaşıp, çalıştıklarını düşünüyor. Sivil aktörlerin “ne yapacaklarını bilerek, kapasiteleri ölçüsünde başarılı bir sınav verdiklerini” söyleyen Taşkıran’a göre, deprem, sivil toplumun önemini ve nasıl bir boşluğu doldurduğunu ortaya koydu.  </span></p>
<blockquote><p>&#8216;Sahipsizlik&#8217; duygusunun kırılması, depremzedelerin psikolojisinin ayakta tutulması açısından bu çok önemliydi.</p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><span style="font-weight: 400;">Deprem bölgelerinde açlık, susuzluk gibi problemler neredeyse hiç yaşanmadı. Bunda STK’ların kısa bir sürede bölgeye paketli su ve yiyecek ulaştırması etkili oldu.” diyen Taşkıran, kurumsal yapılar, birkaç kişilik gönüllü gruplar, örgütlenerek deprem bölgesin gelen ve kendiliğinden oluşan birlikteliklerin de sivil toplum olarak değerlendirdiğini ve bu grupların yerel düzeyde etki yarattığını aktarıyor.  “Kimisi aşevi kurdu, kimisi seyyar tuvalet yapmaya başladı, kimisi enkaza müdahaleye destek oldu: </span><span style="font-weight: 400;">“Sahipsizlik” duygusunun kırılması, depremzedelerin psikolojisinin ayakta tutulması açısından bu çok önemliydi</span><span style="font-weight: 400;">.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-83130 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sahadaki-savunucularla-sivil-toplumun-deprem-deneyimi-.png" alt="Sahadaki Savunucularla ‘Sivil Toplumun Deprem Deneyimi…'" width="331" height="256" />Elmas Arus, RODA (Roman Dayanışma Ağı) çatısı altında 22 ilde ve deprem öncesinde bölgede örgütlü olmaları sayesinde sahaya daha hızlı müdahale ettikleri söylüyor. “Biz Roman toplumunun dinamiğini biliyoruz. Yemek dağıtımında, Romanların bir ekmek, yanında bir çorba, bir salça, günü atlatabileceğini, tırnak içinde “ihtiyaçlarını” giderebileceklerini biliyoruz.” diyor. </span></p>
<h5><b>Sivil Toplum Neleri Yapamıyor? </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Deprem bölgesinde yardım temelli ve dini temelli örgütlerin daha baskın olduğunu hatırlatan Feray Salman, “</span><b>Dokunduğu insanın yardıma muhtaç değil hak öznesi olduğunu düşünerek hareketinden örgüt sayısı az</b><span style="font-weight: 400;">” diyor ve çoğu yerel STK’nın depremden etkilendiğini belirtiyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Erken dönem değerlendirmelerinin bazı açılardan yetersiz kalacağını düşünen Salman, bir avuç insanın özellikle kırsal alana yönelik, görünmeyene yönelik çalışmalar yapmaya gayret ettiklerini gördüklerini ve bu örgütlerin güçlenmeleri gerektiğini kaydediyor</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fatih Taşkıran, deprem bölgesinde sivil örgütlerin ihtiyaçların tespiti, organizasyonların koordinasyonu gibi konularda eksik kaldıklarını gözlemliyor. İlk günlerde, sahaya gelen yardımlarda belli kalemlerde yığılmaların olmasının </span><b>STK’ların kendi arasında koordinasyon kuramamasının </b><span style="font-weight: 400;">kaynaklandığını kaydediyor. </span></p>
<p><b>Depremden etkilenen kişilerin kırsal bölgelere göçmesi ve dağılmasının da yardımların ulaştırılmasını güçleştirdiğini</b><span style="font-weight: 400;"> söyleyen Taşkıran, STK’ların hızla bu bölgelere de yardımları aktarmalarına karşın, yardım merkezleri ya da toplanma alanları oluşturulamadığı için, yardımların mağdurlara aktarımını tekrar geciktirdiğini tespit ediyor.  </span></p>
<h5><b>Sorunlar: Koordinasyonsuzluk, Ayrımcılık, Ayrışma </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-83117 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/feray-salman.jpeg" alt="Feray Salman" width="248" height="337" />İHOP’tan Feray Salman, deprem bölgesini ziyaret ettiklerinde arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü ve enkaz kaldırma işlemlerinin henüz başlamadığını not ediyor. Salman geçen hafta yaptıkları ve ağırlıkla “görünmez olan ya da erişmesi zor olan” yerlerde yaptıkları gözlemlere dayanarak mevcut durumu özetliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salman öncelikle afet koşullarında dahi kamu idaresinin hak temelli örgütlere yönelik tutumuna vurgu yapıyor: “</span><b>Bana bilgi vermekten kaçınan bir kamu idaresi var. Beni koordinasyona davet etmeyen bir kamu idaresi var. </b><span style="font-weight: 400;">Tabii ki yardım götüreceğiz fakat bizim başka bir işlevimiz de var. İnsan hakları ya da hak temelli örgütler adaletin ve eşitliğin nasıl sağlanacağına dair de kafa yorar. Dolayısıyla bunu reddeden bir idare içerisinde, sivil toplum olarak ilerlemek çok zor tabii ki, bir avuçsanız da zaten daha zor hale geliyor.” </span></p>
<blockquote><p>Ayrımcılıkla mücadeleyi etkin bir biçimde yapmamış, ön yargıları beslenmiş bir devlette, negatif söylemlerin sonucunu görüyoruz.</p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Salman’ın sorun olarak dikkat çektiği bir diğer nokta mülteci, Roman ve diğer kırılgan gruplara yönelik ayrımcılık. Malatya&#8217;da bir AVM&#8217;nin çadır alanındaki depremzedelerin Suriyelilerle kalmak istememeleri örneğini veren Salman </span><b>“</b><b>Şimdiye kadar ayrımcılıkla mücadeleyi etkin bir biçimde yapmamış</b><span style="font-weight: 400;">, ön yargıları beslenmiş ve</span> <b>kimseyi dışarıda bırakmama politikaları üretmemiş bir devlette,</b> <span style="font-weight: 400;">negatif söylemlerin sonucunu görüyoruz.” </span></p>
<p><b>Feray Salman “dışarıda bıraktığımız ve ayrımcılığa uğramalarına müsaade ettiğiniz insanlar</b><span style="font-weight: 400;">” </span><span style="font-weight: 400;">ifadesiyle sadece mültecileri değil, engelliler dâhil tüm ihmal edilen grupların afetzede olarak içinde bulundukları duruma dikkat çekiyor: “Politikacıların, sivil toplum örgütlerinin, aslında Türkiye&#8217;de yaşayan herkesin bu meseleyi düşünmesi gerekiyor</span><span style="font-weight: 400;">. </span><span style="font-weight: 400;">Buradan birilerinin ders çıkarmaları lazım” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salman’ın sorun olarak gözlemlediği konulardan bir diğeri yardım faaliyetleri ve diğer duyurularla ilgili “bilgilenme mekanizmalarının yokluğu”. AFAD&#8217;ın bu anlamda sistematik ve düzgün işleyen bir süreci işletemediğini aktarıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-83132 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sahadaki-savunucularla-sivil-toplumun-deprem-deneyimi-7-640x480.jpeg" alt="Sahadaki Savunucularla ‘Sivil Toplumun Deprem Deneyimi…'" width="363" height="272" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sahadaki-savunucularla-sivil-toplumun-deprem-deneyimi-7-640x480.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sahadaki-savunucularla-sivil-toplumun-deprem-deneyimi-7.jpeg 1024w" sizes="(max-width: 363px) 100vw, 363px" />Elmas Arus’a göre, deprem bölgesinde günübirlik işlerde çalışan ve depreme dayanıklı olmayan evlerde yaşayan Roman topluluklarında ilk sorun, temel gıdaya ve çadıra erişim. Çok az kişinin kamunun gönderdiği çadırlardan alabildiklerini, hala çadır, temel gıdaya, temiz suya erişim konusunda ciddi sıkıntılar olduğunu belirten Arus, Sıfır Ayrımcılık Derneği’nin yardım temelli bir örgüt olmadığı için, o sırada yarattıkları çözümlerle Romanların sorunlarını gidermeye çalıştıklarını belirtiyor: “Buradaki en büyük gücümüz daha önce oluşturduğumuz RODA ağı vasıtasıyla veriyi ve ihtiyacı belirlemek. İhtiyaca yönelik en acilinden başlayarak depremzedelerin sorunlarına müdahale ettik.” </span></p>
<blockquote><p>Roman topluluklar depremde yardımlara “hiç erişemez” hale geldi.</p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Roman grupların depremden önce de sosyal yardımlara erişmekte güçlük çektiğini hatırlatan Elmas Arus, temel vatandaşlık haklarına erişimde sıkıntı yaşayan bu grupların pandemide ve depremde yardımlara “hiç erişemez” hale geldiklerini dikkat çekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Arus’a göre, </span><b>Romanlara yardımların ulaşmamasında bir diğer etken, var olan ayrımcılığın depremde vücut bulması. “Bu nedenle Roman grupların mağduriyetleri arttı.</b><span style="font-weight: 400;"> Birçok bölgede saldırıya uğradılar, dayak yediler.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yardımlara erişim konusunda nereye başvuracaklarını bilmemelerinin Romanlar için sorun yarattığını söyleyen Arus,  mevcut yardımlardan yararlanan az sayıda Roman grubunun, depremde bunlara erişmekte daha da sıkıntı çektiğini gözlemliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-83128 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sahadaki-savunucularla-sivil-toplumun-deprem-deneyimi-3.jpg" alt="Sahadaki Savunucularla ‘Sivil Toplumun Deprem Deneyimi…'" width="351" height="234" />Deprem bölgesinden Antalya&#8217;ya, Mersin&#8217;e ve Ankara&#8217;ya gönderilen Romanların ise gittikleri bölgelerde de ayrımcılığa uğradıklarını söyleyip, geri dönmek istediklerini belirten Arus, Mersin&#8217;e giden bir grup Roman depremzedenin mahalle muhtarının su taleplerini reddettiğini, hatta havaya ateş açarak yardım almalarını engellediğini duyumuna ulaşmış.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan Roman gruplara yardım gönderme konusunda da çok ciddi sıkıntılar olduğunu söyleyen Arus, her yardımın AFAD üzerinden yapılması ve AFAD&#8217;ın bu gruplara ulaşmasının güçlüğü nedeniyle, bir süre yardıma erişimde gecikmelerin gözlemlediğini ve bunun süregeldiğini belirtiyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Deprem bölgesinde temel sorunun yardımların geç ulaşması ve koordinasyonsuzluk olarak gören Fatih Taşkıran, kamunun yetişemediği durumlarda, kapasitesi yeterli geldiği ölçüde boşluğu dolduracak sivil aktörler olduğunu belirtiyor. </span></p>
<h5><b>Sivil Toplumda Ayrışma</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplumda ayrışma tartışmalarının deprem öncesinde de gündemde olduğunu söyleyen Feray Salman, </span><b>“geldiğimiz yer, aslında neredeydiysek onun açık yüzüdür</b><span style="font-weight: 400;"> ve bu sorunlar depreme özgü değildir.” diyor. </span></p>
<p><b>“İdare ediliş biçimimiz bizatihi ayrımcılığı yeniden üretiyor, kurumsallaştırıyor.”</b><span style="font-weight: 400;"> diyen Salman,  kamu kurumlarının birlikte çalışmayı tercih ettiği STK’ların çoğunun “kamuya yararlı” olduğuna dikkat çekiyor ve ekliyor: “Biz neden kamuya yararlı olamıyoruz? İnsan hakları örgütleri kamuya yararlı olmanın dışında, başka ne işe yarar ki!” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil alandaki ayrışmada hak örgütlerinin pozisyonunu açıklayan Salman, insani yardım yapan STK’ların inanç ya da dini yönelimlerine itirazları olmadığını fakat bu örgütlerin “insana hak öznesi” olarak yaklaşmalarını beklediklerini vurguluyor. </span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-83123 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sahadaki-savunucularla-sivil-toplumun-deprem-deneyimi-2.png" alt="Sahadaki Savunucularla ‘Sivil Toplumun Deprem Deneyimi…'" width="386" height="289" />“İnsani yardım örgütleriyle insan hakları örgütleri normalde yan yana çalışırlar</b><span style="font-weight: 400;"> fakat bazı insani yardım örgütünün alanlarında ne kadar eğitimli ve yeterli oldukları konusunda fikrim yok. İnsani yardım örgütü olmak aslında insan haklarından uzak olmak anlamında asla gelmiyor.” diyen Salman kamu idaresinin beraber çalışmayı tercih ettiği STK’ları hangi kriterlere göre belirlediğini bilmediklerini kaydediyor: </span></p>
<p><b>“İnsani yardım, git oraya kuyu kaz, oraya çadır getir, para topla. Onun ötesinde? Afet sonrası yönetim bununla mı sınırlı? Ki değildir. Çok karmaşık süreçler içeriyor ve dolayısıyla o karmaşıklığın içerisinde herkesin orada yeri var.”  </b></p>
<blockquote><p>Deneye deneye öğrenerek hak temelli çalışan dernekler de insani yardım öğrenmek zorunda kaldı.</p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Feray Salman gibi hak temelli- insani yardım temelli örgütlerin bir arada çalışması gerektiğine dikkat çeken Elmas Arus, Sıfır Ayrımcılık Derneği’nin hak temelli çalıştığından insani yardım deneyimlerinin zayıflığının kendilerini depremde zorladığını paylaşıyor.  Pandemi deneyimine karşın deprem tecrübesine sahip olmadıklarına değinerek, “Yani sürekli bir deneyim kazanmak zorundasın. </span><b>Deneye deneye öğrenerek hak temelli çalışan dernekler de insani yardım öğrenmek zorunda kaldık.</b><span style="font-weight: 400;"> Pandemi bunun ilk aşamasıydı. Deprem ikinci aşaması oldu.”  diyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Elmas Arus, Türkiye gibi riskli bir bölgede hak temelli çalışan STK’ların da insani yardım konularına da odaklanmasını kaçınılmaz buluyor: “Kendi deneyimimiz üzerinden bunu söylüyorum ki </span><b>Roman grupları da her an afette gibi yaşadığı için, bizlerin daha çok deneyimli olması gerekiyor.”   </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-83131 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sahadaki-savunucularla-sivil-toplumun-deprem-deneyimi-6-640x397.jpeg" alt="Fatih Taşkıran" width="376" height="233" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sahadaki-savunucularla-sivil-toplumun-deprem-deneyimi-6-640x397.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sahadaki-savunucularla-sivil-toplumun-deprem-deneyimi-6.jpeg 666w" sizes="auto, (max-width: 376px) 100vw, 376px" />Fatih Taşkıran ise sivil alandaki ayrışma var ise bunun STK’ların sivil alandan politik alana kaymasıyla gerçekleştiğini düşünüyor. STK’ların politik ve dini görüşleri, duruşları olmasının sorun yaratmadığını kaydeden Taşkıran, </span><b>deprem bölgesinde kendisinin bir ayrışmaya rastlamadığını, “normalleşme” sürecine girilmesi durumunda ayrışmanın çıkabileceğini</b><span style="font-weight: 400;"> söylüyor. </span></p>
<h5><b>Sivil Aktörler Ne Yapmalı? </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplumun deprem bölgesinde sorunlara azami katkı sunması için nasıl bir yol izlemesi gerektiği sorusuna Feray Salman, yeniden yerleşme süreçlerinde çocukların, engellilerin, mültecilerin farklı inanç gruplarının hepsinin gözetilebileceği yavaş ve güvenli geçiş ortamlarının  sağlayacak ilişki ağlarının kurulması gerektiğini kaydediyor.  Sivil toplumun üstümüze düşen görevin </span><span style="font-weight: 400;">“</span><b>kolektif çalışma becerileri çoğaltabilmek</b><span style="font-weight: 400;">” olarak özetleyen Salman, büyük koordinasyon yapılarını değil </span><b>sivil aktörlerin birbirinden öğrenerek</b><b>, </b><b>birbirine el vererek çalışmasın</b><span style="font-weight: 400;">ı öneriyor. </span></p>
<blockquote><p>Kolektif çalışma becerileri çoğaltarak, sivil aktörler birbirinden öğrenerek, birbirine el vererek çalışmalı…</p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Elmas Arus, Roman toplulukları gibi kırılgan gruplar özelinde kamu kurumlarının ve yerel yönetimlerin, bu gruplara hızla erişebilecek mekanizma kurması gerektiğini düşünüyor: “Pandemide bu insanlar ekonomik olarak ve sosyal olarak çok geriye düştüler. Bir şeyleri toparlamaya başlamışken bu bölgedeki depremle, tüm mekanizmalar alt üst oldu. Ellerindeki her şeyi kaybettiler. Kamunun verdiği hizmetlere erişerek sorunlarını gidermeye çalışırken orada da ayrımcılık bariyerine takıldılar.”  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-83125 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/02/sahadaki-savunucularla-sivil-toplumun-deprem-deneyimi-4.png" alt="" width="326" height="244" />Deprem bölgesindeki gözlemlerinden hareketle Fatih Taşkıran, sivil toplumun örgütlenme özgürlüğüne dikkat çekiyor. </span><b>Kamu kurumların sivil toplumun imkânlarını geliştirmek, özgürce örgütlenebilmek için alan oluşturulması gerektiğini</b><span style="font-weight: 400;"> söyleyen Taşkıran, “Deprem bölgesinde, bir organizasyon ya da kurum olarak gelmedikleri için ne yapacaklarını bilmeden sokaklarda dolaşan yüzlerce insan vardı. Bu insanlar sivil toplumun potansiyel üyesi. Fakat bugüne kadar neden bir sivil toplumun parçası olmadılar, bunu düşünmemiz gerekiyor.” diyor.</span></p>
<p><b>Toplumda STK’lara yönelik yaklaşımımın “marjinalize”</b><span style="font-weight: 400;"> olduğunu kaydeden Fatih Taşkıran, derneklerine </span><b>kurumsal üye olacak kişiler bulamadıklarını</b><span style="font-weight: 400;"> ve “siz hangi grupsunuz, adım bir yerde geçerse sorun yaşar mıyım?” sorusuna muhatap olduklarını not ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Taşkıran’ın afet özelinde bir diğer tavsiyesi, kamu kurumlarının afet tecrübesi olan tecrübeli STK’lara afet koordinasyon merkezlerinde alan açması ve maliyeti yüksek ekipmanlarda destek sağlaması. </span></p>
<p><strong>Fotoğraflar:</strong> Hemra Nida</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/26/sahadaki-savunucularla-sivil-toplumun-deprem-deneyimi/">Sahadaki Savunucularla ‘Sivil Toplumun Deprem Deneyimi…&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemide Romanlar: &#8216;Yoksulluk ve Acı Katmerlendi, Yapısal Reformlar Yapılmalı&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/22/pandemide-romanlar-yoksulluk-ve-aci-katmerlendi-yapisal-reformlar-yapilmali/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/22/pandemide-romanlar-yoksulluk-ve-aci-katmerlendi-yapisal-reformlar-yapilmali/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Feb 2022 14:04:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır Ayrımcılık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[COVİD-19 ve Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Elmas Arus]]></category>
		<category><![CDATA[Fikret Adaman]]></category>
		<category><![CDATA[Pandemi ve Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Diyalog Ağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=78961</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Çok fazla yoksulluk ve acı var.” Pandemi sürecinde Türkiye'deki Romanlar’ın vahim durumu ortaya koyan araştırmanın koordinatörü Prof. Dr. Fikret Adaman, “Sorunlar katmerlendi. Yoksulluk ve acı arttı” tespiti yaparak yapısal sorunlara yönelik politika önerilerini sıraladı. Elmas Arus ise “Roman çocukların eğitimlere erişimi yüzde 2. Roman toplumunu müthiş bir karanlık karanlık bekliyor ama kimse bunun farkında değil.” </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/22/pandemide-romanlar-yoksulluk-ve-aci-katmerlendi-yapisal-reformlar-yapilmali/">Pandemide Romanlar: &#8216;Yoksulluk ve Acı Katmerlendi, Yapısal Reformlar Yapılmalı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği’nin desteklediği Roman Diyalog Ağı’nın (RODA) Güçlendirilmesi Projesi kapsamında yürütülen &#8220;Covid-19’un Türkiye’deki Roman Toplulukları Üzerindeki Sosyo-ekonomik Etki Araştırması&#8221;, Türkiye’de Romanların Covid-19 pandemisinde karşı karşıya kaldıkları ilave sıkıntıları ve pandemi esnasında sunulan yardım ve desteklere erişimde imkân ve kapasitelerini değerlendiriyor. Araştırma pandemide Romanların maruz kaldıkları sorunların, yenilerinin eklenmesiyle daha da derinleştiğini ortaya koyuyor ve çeşitli politika önerilerini içeriyor. Hazırlanan rapor ile olası yeni bir kriz karşısında Romanların kırılganlıklarının daha da artmaması için ne tür adımların atılabileceğine yönelik bir yol haritası sunuluyor.</p>
<p>Araştırmanın sonuçları İstanbul’da düzenlenen basın toplantısıyla, kamuoyuyla paylaşıldı. Açılış konuşmasında Roman Diyalog Ağı (RODA) Koordinatörü Elmas Arus, toplantıya katılan gazetecilere “şahit olmak sorumluluk yükler” sözleriyle Romanların mevcut durumuna dair farkındalığın artmasında medyanın desteğinin önemine işaret etti.</p>
<p>Araştırmanın bulgularının paylaşan Fikret Adaman’ın sunumunda öne çıkan başlıklar şunlar:</p>
<h5><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-78970 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/pandemide-romanlar-yoksulluk-ve-aci-katmerlendi-yapisal-ve-yerel-cozumler-bulunmali-3.jpg" alt="" width="361" height="167" />Yoksulluk Sarmalı Sürüyor </strong></h5>
<p>Roman kesimin çoğunluğu güvencesiz, niteliksiz ve düşük gelirli işlerde çalışıyor. Bu da gelecek nesli de kuşatan bir yoksulluk sarmalı yaratıyor. Bu ortamda çocuklarının iyi eğitim almaları ihtimali çok düşük. Bu sarmalın yapısal reformlar yapılmadan kırılabilmesi pek mümkün görünmüyor.</p>
<h5><strong>Gelir Dağılımının Bozukluğu ve Yüksek İşsizlik Oranı Sorunları Derinleşti</strong></h5>
<p>SODEV’in yürüttüğü ‘Türkiye’de Roman Toplulukları ve Yoksulluk Araştırması’na dair veriler, pandemide Romanların durumuna dair bu çalışmanın bulgularını teyit ediyor. Söz konusu araştırmada en az 1 kere işsiz kaldığını belirten kişilerin oranı yüzde 65,9.</p>
<p>Aynı çalışmada, pandemi döneminde kişisel gelirinde azalma yaşandığını ve gelirinin sıfırlandığını belirten kişilerin toplam oranı ise yüzde 88,9. İşten çıkartma yasağı, kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izinlilere destek, yoksul kesime para transferi gibi desteklerin Romanlara ne kadar yansıdığını tartışmak gerekiyor.</p>
<h5><strong>Kötü Beslenme Sonucu Büyüme Geriliği Görülebiliyor</strong></h5>
<p>Roman mahallelerinde kötü barınma koşulları, ısınma problemi, sağlıksız iş ortamı, beslenme yetersizliği gibi faktörler, Romanların sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. Roman çocuklarda, kötü beslenme sonucu büyüme geriliği görülebiliyor. Ek olarak, yoğun bir uyuşturucu bağımlılığı var. Erken yaş evlilikleri yaygın.</p>
<h5><strong>‘Roman Okulları’ Birlikte Yaşama Kültürünün Önünde Engel</strong></h5>
<p>Roman çocuklarının eğitime erişimi pek çok nedenle sınırlı kalıyor. Bu da çocukların eğitim başarısını düşürüyor ve eğitime devam etme imkânını sınırlıyor. Roman çocukların “Roman okulları” olarak bilinen salt Roman çocukların kayıt olabileceği okullara gitmeleri Roman olmayan çocukların birlikte yaşama kültürü geliştirebilmelerine engel oluyor.</p>
<h5><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-78972 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/pandemide-romanlar-yoksulluk-ve-aci-katmerlendi-yapisal-ve-yerel-cozumler-bulunmali-1.jpg" alt="" width="353" height="235" />‘Sivil Toplum, Taşra ve Yerel Yönetimler ile Akademinin İş birliği Sinerji Yaratır’</strong></h5>
<p>Araştırma bulgularının paylaşılmasının ardından Prof. Dr. Fikret Adaman ile araştırmanın bulgularının ötesinde sahadan edindiği gözlemleri ve bunların kendisinde yarattığı hissiyatı konuştuk.</p>
<p>&#8216;Burada acıların derinleşmesinden, yoğunluğunun artmasından bahsediyoruz.&#8217; diyen Adaman, yeterli besinleri alamamaktan kaynaklanan sıkıntılardan, uyuşturucu kullanımının artmasından bahsettiklerini, bu sorunların zaten var olduğunu ancak yaygınlığı ve derinliğinin arttığını, çok kötü olan koşulların daha da kötüleştiğini belirtti.</p>
<p>Karşılaştığı tablonun vehametinin kendisinde yarattığı etkiyi ise Adaman şu sözlerle aktarıyor: “Siz İstanbul&#8217;dan Boğaziçi&#8217;nden kalkıp, gidiyorsunuz. Bunları görüyorsun. Sonra tekrar geri dönüyorsunuz. Bunlar tabii ki zor, acı ve sizde üzüntü yaratan konular. Bu bende bir şey yapamamanın getirdiği sıkıntı yaratıyor.”</p>
<p>Adaman, Roman toplumunda sivil toplumun durumuna ve kısıtlarına dair yönettiğimiz soruya ise STK’lar arasında platformların ve ağların kurulmasının önemine ve gücüne dikkat çekerek yanıt verdi: “Hedefe yönelik yapılar kurmak önemli.  Roman sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler, kaymakamlık ve akademinin bir arada çalışmasının yaratacağı sinerjiye inanıyorum. Bunlar arasında iş birliklerinin etkisinin Türkiye’de yüksek olduğunu düşünüyorum. Çok az örnek var. Bu örnekler çoğalmalı.”</p>
<h5><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-78974 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/pandemide-romanlar-yoksulluk-ve-aci-katmerlendi-yapisal-ve-yerel-cozumler-bulunmali-2-1.jpg" alt="" width="243" height="321" />Roman Çocukların Eğitime Erişimi % 2: Romanları Karanlık Bir Tablo Bekliyor!</strong></h5>
<p>Arus, Roman gruplar özelinde yıllardır yürüttüğü çalışmalar ve gözlemler çerçevesinde yaptığı şu tespiti yaptı: “Roman çocukların bu kadar eğitimin bu kadar dışında kaldığı 1 dönem daha önce hiç olmadı. Romanlar için biz yüzde 60’lara varan bir oran tahmin ediyorduk. Ancak şu an gördük ki Roman çocukların eğitime erişimleri şu anda yüzde 2’lerde.  Bu korkunç bir tablo. Bunun etkilerini 5 yıl sonra daha net göreceğiz. Müthiş bir karanlık karanlık bekliyor Roman toplumu ama kimse farkında değil.”</p>
<p>Arus, ayrıca 2010 yılında bu yana Roman toplumunun durumuna dair pek çok araştırma yürüttüklerini ancak özellikle pandemi sürecinden “Romanların nasıl ayakta kalabileceklerini” merak ve endişeyle izlediğini aktardı. Romanların salgının ilk 2 ayında “ellerini kollarını nereye koyacaklarını bilemediklerini” söyleyen Arus, sokağa çıkma yasaklarının başlamasından ve Kabahatlar Kanunu’nu ihlal ederek sokağa çıkmak zorunda kalanların da para cezalarına çarptırılması ve “eve ekmek getiremez” hale geldikten sonra işe erişmek için türlü yollar denediklerini söyledi.</p>
<blockquote><p>En önemlisi herkesin çok sıradan göreceği bir maskeye bile Romanlar erişemedikleri için sokağa çıkamadılar. Çocuklar okula gitmek için ıslak mendillerden ya da çoraplardan kendilerine maske yaptılar.</p></blockquote>
<p>Arus, mevzuatın eksiklikleri nedeniyle yardımlardan Romanların yararlanamadığını ve zaten sosyal yardım sistemin dışında olmalarının da desteklerden faydalanmalarını güçleştirdiğini aktardı: “Romanlar sisteme kayıt olmak istediklerinde de ellerinde buna erişebilecekleri mekanizma yok çünkü internetleri ve dijital okur yazarlığı yok.”</p>
<p>Arus, ayrıca Romanlara ulaşan çeşitli ödeneklerin de kimi durumlarda “Covid olmaları yüzünden dışarı çıkarak  para cezası yemelerinden” ötürü alacakları yardımdan daha fazla ceza yiyenlerin olduğunu da paylaştı.</p>
<h5><strong>Politika Önerileri</strong></h5>
<p>Araştırmanın bulguları çerçevesinde raporda öne çıkan politika önerileri şunlar:</p>
<ol>
<li><strong>Kayıtlı çalışmaya geçiş:</strong> Kayıt dışı çalışma ile mücadele kapsamında şu an uygulanmakta olan (polisiye olmaktan öteye gidemeyen) yöntemler yerine, gerek hukuksal düzenlemeler gerek makro düzeyde planlamalar yapılması;</li>
<li><strong>Eğitim ve sağlıkta hak-temelli yaklaşımın gerçek anlamda uygulanması</strong><em>: </em>Yoksulluk sarmalının kırılması için, formal istihdam koşullarını sağlamanın yanı sıra, kamunun sosyal devlet sorumluluğuyla hareket etmesi ve önceliklerini buna göre belirlemesi ;</li>
<li><strong>Vatandaşlık geliri</strong><em>: </em>Parçalı halde olan mevcut yardımların yerini, tüm toplumda yaşayanları, çalışma durumuna bakmaksızın, yoksulluk sınırı üzerinde tutacak düzenli bir meblağ ödenmesi ;</li>
<li><strong>Gider düşürücü önlemler</strong><em>:</em> “Askıda Fatura” uygulaması benzeri uygulamaların hayata geçirilmesi ve bunların Romanlara özgü koşul, ihtiyaç ve taleplerin dikkate alınması ;</li>
<li><strong>Mahallelerde öğrenci etüt merkezler açılması</strong></li>
<li><strong>Yetişkin eğitimi</strong><em>: </em>Örgün eğitimin yanında yetişkin eğitiminin de sağlanması;</li>
<li><strong>Mahalle topluluk merkezleri</strong><em>: </em>Öğrenci etüt merkezlerinin yanı sıra—ya da öğrenci etüt merkezlerini içerecek bir biçimde—mahallelerde çok amaçlı topluluk merkezlerinin açılması;</li>
<li><strong>Eğitim teşvik mekanizmaları</strong><em>: </em>Okullarda devamlılığı teşvik eden mekanizmaların (örneğin okullarda kahvaltı ve/veya öğle yemeği verilmesi) tesisi;</li>
<li><strong>Kreş/okul öncesi eğitim:</strong> Kreş/okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması;</li>
<li><strong>Krizlere yönelik direncin arttırılması</strong><em>:</em> Pandeminin yanı sıra iklim değişikliği, deprem gibi birçok başka riskleri ve eşzamanlı krizlerin dikkate alınarak krizlere direncin artırılması.</li>
</ol>
<p>Covid-19’un Türkiye’deki Roman Toplulukları Üzerindeki Sosyo-ekonomik Etki Araştırması raporuna <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sifir-ayrimcilik-dernegi-covid-19un-turkiyedeki-roman-topluluklari-uzerindeki-sosyo-ekonomik-etki-arastirmasi/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong>Fotoğraflar</strong>: Sezgin Kartal</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/22/pandemide-romanlar-yoksulluk-ve-aci-katmerlendi-yapisal-reformlar-yapilmali/">Pandemide Romanlar: &#8216;Yoksulluk ve Acı Katmerlendi, Yapısal Reformlar Yapılmalı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/22/pandemide-romanlar-yoksulluk-ve-aci-katmerlendi-yapisal-reformlar-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Roman STK&#8217;ların Gündeminde Yeni Strateji Belgesi Var</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/16/roman-stklarin-gundeminde-yeni-strateji-belgesi-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hemra Nida]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Dec 2019 10:26:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Cıstır]]></category>
		<category><![CDATA[Balıkesir Gömeç Romanlar Kültür Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Elmas Arus]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Yunus Hiçyorulmazlar]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Romanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Nilay Karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Okuyan Roman Gençlik Hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Gençlik Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi I. Aşama Eylem Planı]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır Ayrımcılık Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45726</guid>

					<description><![CDATA[<p>10 Aralık’ta Resmî Gazete’de ‘Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi II. Aşama Eylem Planı (2019 -2021)’ yayınlandı. Roman sivil toplumu, yeni genelgeyi tartışıyor. Balıkesir, Edirne, İstanbul ve İzmir’den roman derneği temsilcileri resmi gazetede yer alan genelgeyi değerlendiriyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/16/roman-stklarin-gundeminde-yeni-strateji-belgesi-var/">Roman STK&#8217;ların Gündeminde Yeni Strateji Belgesi Var</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">2016 yılında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından ‘Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi I. Aşama Eylem Planı’ yayınlanmıştı. Romanların eğitim, istihdam, barınma, sağlık, sosyal hizmet ve sosyal yardımlara ulaşmalarına yönelik amaçlar belirlenmişti. O günden bugüne neler değişti? Teorideki eylemler pratiğe dönüştü mü? Roman sivil toplumu bu stratejide nasıl konuşlandı? Yeni genelge toplum tabanında nasıl karşılık buldu? Sosyal patlamanın eşiğine gelen mahallelerde son durum ne? Çözülmesi gereken en acil sorunlar neler?</span></p>
<p><strong>&#8216;Bir, Sıfırdan Her Zaman İyidir&#8217;</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-45727 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/Abdullah-C%C4%B1st%C4%B1r-1-640x640.jpg" alt="" width="322" height="322" />İzmir Romanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (İZROMDER) Başkanı Abdullah Cıstır<span style="font-weight: 400;">’a</span><span style="font-weight: 400;"> göre,</span> <span style="font-weight: 400;">belgenin Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle resmî gazetede tekrar yayınlanması, devletin en üst makamında sorunun güncellenmesi anlamına geliyor. Bu çağrıyı kıymetli bulan Cıstır, </span><span style="font-weight: 400;">strateji belgesine bakışını “Bir, sıfırdan her zaman iyidir” şeklinde özetliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cıstır, stratejik eylem planının askıda kaldığını, ihtiyaca cevap vermeyen bir takvimle bugüne gelindiğini söylüyor: “2016-2021 Eylem planı ilk açıklandığında ‘en azından elimizde yol haritası var’ gözüyle bakıyorduk. Gelinen noktada vaatlerin yerine gelmediğini görüyoruz. Hiçbir şey yapılmadı dersek konuyu değersizleştiririz. Geldiğimiz noktada yeterince karşılık bulmadı demek daha doğru. Çünkü Romanlarda beklenti yükseldi. 80’lerden evvel Roman mahallelerinde ‘devlet bize karışmasın’ yaklaşımı vardı ama artık talep eden bir toplumuz. Sorgulama arttı, artarken de serzeniş yükseldi. Vaatler yerine gelmediği için güven azaldı, umutsuzluk arttı.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Strateji belgesinin uygulanmasındaki sıkıntıların yerel yöneticilerden kaynaklandığını belirten Cıstır’ın ifadesiyle, eylem planı açıklandıktan sonra, İzmir özelinde, hiçbir koordinasyon toplantısı yapılmadı. Sorun başlıklarıyla ilgili valiliğe bağlı tüm birimler bir araya gelip izleme ve değerlendirme toplantıları yapmalıydı, yapılmadı. Stratejik plan Ankara’da kaldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2016’dan beri İzleme Değerlendirme Kurulu’na katılan Cıstır, “AB Delegasyonu, 12 STK, 12 akademisyen ve 8 bakanlığa bağlı çalışan yetkililerin olduğu iki toplantıya katıldık. Baktık ki, stratejik eylem planındaki eylemler yerine AB’den fon almış SİROMA projesinin çıktılarını paylaşıyorlar! -Mış gibi yapılan toplantılara beni çağırmayın dedim ve 2019’daki toplantıya çağrılmadım. Romanlara ayrılması gereken bütçeyi sorguladım, sorgulayan tarafımızdan rahatsız oldular.” diyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cıstır’a göre, bütçesi olmayan bir stratejik eylem planının politikaya dönüşmesini beklemek hayalcilik olur. ‘Suriyelilere 40 milyar dolar harcadık’ gibi net söylemler var, Romanlar için de ‘eğitime şu kadar barınmaya bu kadar harcama yaptık’ şeklinde bir açıklama olmalıydı. Bu yok. Dolayısıyla bütçesiz bir eylem planının alanda ne kadar karşılık bulacağı da göreceli. </span></p>
<p><strong>Strateji Planına &#8216;Acil&#8217; Başlığı Da Eklenmeli</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-45736 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/Romanlar%C4%B1n-evleri-2-640x427.jpg" alt="" width="366" height="244" />Barınma, eğitim, istihdam konusunda yaraların derinleştiğine dikkat çeken Cıstır,</span> <span style="font-weight: 400;">stratejik eylem planının “acil eylem planı” şeklinde bir başlığa ihtiyacı olduğu kanaatinde.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vaat veren yerel yönetimlerin bu sözleri yerine getirmemesinden dolayı Roman sivil toplumuna duyulan güvenin zedelendiğini de belirten Cıstır, sözlerini sürdürüyor: “Yetkililer mahalleye gelip söz verip dönüyorlar, bunun ceremesini de Roman dernekleri çekiyor. İlk katıldığımız toplantılardan paylaştığımız fotoğrafları gösterip ‘buraya katılıyorsunuz, hayatımızda bir şey değişmiyor’ diye sorguluyorlar.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cıstır, “Cumhurbaşkanının süreci takip etmesini, makyajlanmış politika belgeleriyle değil, uygulamadaki aksaklıklarla sahadaki STK’lardan geribildirim alarak süreci takip etmesi noktasında beklentilerimiz var.” diye konuşuyor.</span></p>
<p><strong>Belge, Kamu Kurumları İçin Yol Haritası</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-45728 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/Elmas-Arus-1-640x427.jpg" alt="" width="346" height="231" />Sıfır Ayrımcılık Derneği Başkanı Elmas Arus<b>,</b><span style="font-weight: 400;"> strateji belgesini kamu kurumlarına yol haritası oluşturabilecek bağlayıcı bir belge olmasından dolayı değerli buluyor. Değişimin neredeyse tüm sorumluluğunun Romanlara yıkılmasından dolayı da eleştiriyor. Örneğin Romanların eğitime erişimi temel sorunlardan biri. Belgede ailelerin bilinçlendirilmesine yönelik çalışma yapılması, çocukların okula devamsızlıklarıyla ilgili önlemlerin alınmasına yönelik ifadeler var. Ancak öğretmenlerin, okul müdürlerinin, il ve ilçe eğitim müdürlerinin de farkındalık geliştirmesine, önlem almasına yönelik ifadeler yok. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Arus, “Aileye ve çocuğa sorumluluğu yükleyip onlara sosyal destek vermeyeceksen bu belge zaten işlemeyecektir. Toplum derin yoksulluk yaşıyor. Çocuk yoklukla, açlıkla mücadele ederken derse konsantre olamayacak, okulda başarı elde edemeyecektir. Aileler bu anlamda desteklenmezse vazgeçeceği ilk şey de çocukların eğitimi olacaktır.” şeklinde konuşuyor. Bu belge nezdinde kamu görevlilerinin de sorumlulukları olduğunun altını çiziyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplumun yükünü kadınların çektiğini belirten Arus, belgede kadınlarla ilgili çalışmalara çok az değinildiğini söylüyor, strateji belgesinin de kadın ve çocuk odaklı olması gerektiğini aktarıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Arus, barınmayla ilgili bölümde ise dile dikkat çekiyor: “Özellikle tapusuz alanda ev kurulmasıyla ilgili ‘işgalci’ konumda olduğuna dair cümleler var. Tapusuzluğu, mülkiyetsizliği bir kenara bırakırsak Romanlar evsiz! Bundan bahsedilmiyor, çözüleceğine dair bilgi veriyor. Acilen sosyal konut yapılmalı fakat buna da yer verilmemiş.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belgede bölgesel yaklaşım olmadığını aktaran Arus’a göre, Güneydoğu’daki Romanlarla yönelik politikayla Batıda uygulanacak politika aynı değil, çünkü dinamikler farklı. Strateji planının eylemde yerelleştirilmesi de çok önemli. </span></p>
<p><b>İzlemeler, STK&#8217;lara Açık Değildi</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Strateji belgesinin bir önceki dönemini izleyemediklerini kaydeden Arus, sürecin STK’lara açık ve şeffaf olmadığı kanaatinde. Onun ifadesiyle, yapılan çalışmalar için bir danışma kurulu yok, neye göre kiminle karar verildiği net değil. Üstelik sonuçlar ortaya konmadı. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte izleme çalışmaları çok önemli ve bu çalışmalara farklı görüşteki STK’lar dahil edilmeli. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak belgede bütçeye rastlamadığına değinen Arus, “Bütçesi olmayan bir planının eyleme geçeceğini düşünmüyorum.” diyor.</span></p>
<p><b>Çalışmalar, Önyargılı Yetkililere Takılıp Kaldı </b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-45729 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/Nilay-Karadeniz-1-640x853.jpg" alt="" width="279" height="372" />Roman Gençlik Derneği’nden Nilay Karadeniz<b>’</b><span style="font-weight: 400;">in ifadesine göre, strateji eylem planı kapsamında SİROMA projesi yapıldı. 12 ilde devlet kurumları ve kolaylaştırıcılar sahada veri topladı, bir rapor yayınlandı. Ancak tüm bunlar popülist çalışmalar olarak kaldı. Vaatler verildi. Bu vaatler de Romanların taleplerini karşılayacak nitelikte değildi. Mahalledeki insanların talepleri gündeme bile gelmedi. Özellikle Roman kadınların talepleri gözardı edildi ve nihayetinde erkek zihniyetinin hâkim olduğu stratejiler ortaya kondu. İyi niyet taşıyan işler de Romanlara karşı önyargısı olan yöneticilere takıldı. Kısacası direkt mahallelere etki eden bir çıktı oluşmadı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Artık kâğıt üzerinde maddeler değil, icraat görmek istiyoruz.” diyen Karadeniz, herkesi empati kurmaya davet ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karadeniz, Roman toplumu adına talepleri sıralıyor: “Buradayız dememiz yetmiyor, varlığımızı ispat etmek için çabalamamız gerekiyor. Bu toplumda kadın olmak zor iken bir de Roman kadın olmak, hayata eksilerden başlamak demek. Her vatandaşın sahip olduğu haklara sahibiz ama erişemiyoruz. Roman toplumu sosyal yardımlara bağımlı olmak istemiyor, sosyal güvencesi olan, kalıcı işlerde çalışmak istiyor. Hiçbirimiz tembel değiliz, sabahın ilk ışıklarıyla para kazanmak için yollara düşüyoruz. Erken yaşta evlilik yaygın, bunun önüne eğitimle geçebiliriz. Eğitime teşvik eden çalışmalar yapılsın. Kadınlarımıza okuma yazma kursları açılsın; hasta bakımı, bilgisayar kursu gibi meslek edindirme programları şart. Güvenli yaşam alanlarımıza ihtiyacımız var, ihtiyaçlarımıza göre sosyal konutlar inşa edilsin. Hayatın her alanında dışlanıyoruz; farklı mahallelerde oturmak istesek bile ev vermiyorlar, bindiğimiz otobüsten indiriliyoruz ve daha ne olaylar… Ayrımcılığa maruz kalmak istemiyoruz, ayrımcılığı uygulayanlara da eğitim verilsin. Birlikte sohbet edebileceğimiz etkinlikler düzenlenebilir, kaynaştırma programları yapılabilir. Herkes bizi göbek atmakla tanıyor, hayatın ilkbaharı olduğumuz doğrudur. Fakat hayatımız göbek atmakla geçmiyor! Yetkilileri toplumu tanımaya davet ediyoruz.”</span></p>
<p><b>Strateji Belgesinin Uygulayıcısı Yerel Yönetimler </b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-45730 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/Kenan-Say-1.jpg" alt="" width="273" height="304" />Balıkesir Gömeç Romanlar Kültür Dayanışma Derneği Başkanı Kenan Say<span style="font-weight: 400;">, son gelişmelerle ilgili çok umutlu olmadıklarının altını çiziyor. Cumhurbaşkanı talimat verse de yerel yönetimlerin bunu uygulamadığını aktaran Say, “‘Sayın Cumhurbaşkanı özür dilenmesi gereken birileri varsa Romanlardır’ diyor, yapılması gerekenleri söylüyor ama yerel yönetimler bunu uygulamıyor. Çünkü onlar da önyargılı ve Roman toplumunu tanımıyor. Seçimden seçime mahallelere gelip oy toplayıp sonra arkalarına bakmıyorlar.” şeklinde konuşuyor. Sorunların çözümünün yerel yönetimlerden başlayacağını kaydeden Say’a göre, 2002’den bu yana Romanlar biraz da olsa ön plana çıktı. Mecliste iki Roman vekilin olması bile büyük gelişme ancak 6 milyon Roman’ın yaşadığı bir ülkede Roman vekil sayısı az. Yerel ve bölgesel yönetimlerde de temsiliyet artmalı ki sorunlar çözüme ulaşsın. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Say, bu ülkede birçok imkândan mahrum bırakıldıklarını; özellikle barınma, istihdam ve eğitim konularında en temel haklara erişemediklerini belirtiyor. Ülkenin asli unsurları olduklarını vurgulayan Say, “Romanlar olarak doktor, hâkim, mühendis, asker olmak istiyoruz. Ancak eğitime erişimde sorunlarımız var. Üniversite okuyan Roman çocuklarımız topluma önderlik edebilir ama bu sefer istihdam sorunuyla karşılaşıyorlar.” diyor ve acilen bütçeden Roman çocuklarının eğitimi için pay ayrılmasını istiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Strateji eylem planının çok yavaş hayata geçirildiğini, altının boş kaldığını aktaran Say, bu planların devlet politikası haline getirilip öncelikle yerel yöneticilerin dikkate alması gerektiğini vurguluyor. </span></p>
<p><b>Belgeye Duyulan Güven Zedelendi </b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-45732 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/Emre-Yunus-Hi%C3%A7yorulmazlar-1.jpg" alt="" width="262" height="307" />Okuyan Roman Gençlik Hareketi’nden Emre Yunus Hiçyorulmazlar, <span style="font-weight: 400;">haklara erişim konusunda Romanlara farkındalık eğitiminin nazara verildiğini söylüyor. “Romanlar okulun yolunu da biliyor, hastanenin yolunu da buluyor. Sorun orda karşılaştıkları muamele.” diyen genç aktivist, kamu kurumlarının ve vatandaşların da bilinçlendirilmesi gerektiğini aktarıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1. </span>Aşama Eylem Planı’nın sonuç raporunu görmediklerini, bu durumun 2. aşamadaki plana duyulan güveni zedeleyeceğini de belirtiyor. Bu belgenin yasal dayanak oluşturmasından dolayı güzel gelişmelerin önünü açacağına inanıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/16/roman-stklarin-gundeminde-yeni-strateji-belgesi-var/">Roman STK&#8217;ların Gündeminde Yeni Strateji Belgesi Var</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Elmas Arus: &#8220;Ayrımcılıkla Mücadele Yerelden Başlar&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/11/elmas-arus-ayrimcilikla-mucadele-yerelden-baslar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cafer Solgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Nov 2019 08:59:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır Ayrımcılık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Abdül Batur]]></category>
		<category><![CDATA[Arif Yoldaş Altıok]]></category>
		<category><![CDATA[Elmas Arus]]></category>
		<category><![CDATA[En Roman Dostu Belediye Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Hacı Bektaş Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayri İnönü]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Genç]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Kültür Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Sivil Toplum Örgütleri Projesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44276</guid>

					<description><![CDATA[<p>Batı Balkanlar ve Türkiye’de Sivil Toplumu Geliştirme Ortak Girişimi ile Sıfır Ayrımcılık Derneği tarafından verilen “En Roman Dostu Belediye Başkanı” ödülünün bu yılki sahibi İzmir Konak Belediye Başkanı Abdül Batur oldu. Sıfır Ayrımcılık Derneği Başkanı Elmas Arus, konuyla ilgili sorularımızı yanıtlarken ayrımcılıkla mücadelenin yerelden başladığına ve toplumsal dönüşümün buralardan gerçekleştiği inancında olduğunu belirtti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/11/elmas-arus-ayrimcilikla-mucadele-yerelden-baslar/">Elmas Arus: &#8220;Ayrımcılıkla Mücadele Yerelden Başlar&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>&#8220;En roman dostu belediye başkanı&#8221; ödülü hangi amaçla veriliyor? Buna neden ihtiyaç duydunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">En Roman Dostu Belediye Başkanı kampanyası Batı Balkanlar ve Türkiye’de Roman Sivil Toplumunun Güçlendirilmesi Üzerine Ortak Girişim projesi kapsamında yürütülüyor. Kampanyanın amacı yerel yönetimlerin Romanlarla ilişkisini güçlendirmek, onların sorunlarını fark etmelerini sağlamak, sorunlara yönelik çözüm geliştirirken Romanları da buna dahil etmek, ayrımcılıktan uzak, uygulanabilir, bütüncül sosyal politikalar geliştirilmesine önayak olmak, uluslararası platformlarla ilişki kurarak Romanların sosyal içermesiyle ilgili çalışmalarda birlikte yer almak olarak özetlenebilir. Kampanya ile yerel yönetimlerin Roman vatandaşların sorunlarına karşı farkındalık oluşturarak Romanlar ile birlikte çözümler üretmelerini hedefleniyor.  </span></p>
<p><b>Neden bir başka kamu kurumu değil de belediye?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44277 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/Elmas.jpg" alt="" width="381" height="212" />Roman vatandaşların en yakından temas kurabildikleri kamusal alanlar belediyeler. Bu nedenle belediyelerin bu konulara yönelmesini sağlamak, farkındalıklarını artırmak Roman vatandaşların aktif vatandaşlık haklarına kavuşmalarını sağlayacaktır. Öte yandan ayrımcılıkla mücadele yerelden başlar ve toplumsal dönüşüm  buralardan gerçekleşir inancındayız. Bu sebeple Roman vatandaşların maruz kaldıkları ayrımcılığın giderilmesinde yerel yönetimlerin farkındalığı ve ilgisi önem arz ediyor. Bu kampanya ile iyi uygulama modellerinin yayılmasını, belediyelerin bu konudaki çalışmalarının ödüllendirilerek diğer belediyelerin bu konularda çalışmaları üzerine teşvik edilmesini sağlamak istiyoruz.</span></p>
<p><b>Ödül jürisi kimlerden, hangi kurumlardan oluşuyor ve hangi kriterlere göre adaylar belirleniyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ödül jürisi, akademisyenler, Roman aktivistler, Roman dernekleri ve bu alanda çalışmalar yapan yerel yönetim çalışanlarından oluşan bir bağımsız değerlendirme kurulu. Değerlendirme kriterleri ise belediyenin kendi sınırları içerisinde yaşayan Romanlara yönelik yaptığı hizmetlerin ölçülmesi. Belediye Romaların sağlık haklarına ulaşımına nasıl katkı sağlıyor, eğitime katılımı güçlendirmek üzere çalışmaları var mı, bünyesinde ve piyasada Roman istihdamını etkin bir şekilde destekliyor mu, barınma koşullarını iyileştirmek adına çalışmalar mevcut mu, belediye meclisinde Romanlar temsil ediliyorlar mı, Roman vatandaşlara yönelik strateji belgesine uyumlu çalışmalar yapıyor mu, buna bütçe ayrılmış mı gibi soruların cevaplandırılması ile adaylar netleşiyor, belirleniyor. Öte yandan belediyenin çalışmalarının diğer belediyeler için bir örnek teşkil edip etmediği de göz önünde bulundurduğumuz önemli bir kriter. Zira bu kampanya ile ortaya çıkan iyi uygulama modellerinin diğer belediyeler bazında da uygulanabilirliğinin sağlanmasını hedefliyoruz. </span></p>
<p><b>Konak Belediye Başkanı Abdül Batur hangi çalışmalarından dolayı bu ödüle layık görüldü?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44279 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/Ad%C3%BClBatur.jpg" alt="" width="480" height="270" />Öncelikle Belediye meclisinde Roman vatandaşların temsilinin olması önemli bir etken oldu. Roman mahallelerini sık sık ziyaret ederek, Roman toplumuyla ilişkilerin geliştirilme çabasında olunması, Roman Çalışma Grubunun bulunması, belediye bünyesinde Roman vatandaşların istihdamının sağlanması, kentsel dönüşüm projelerinde Romanların fikirleri alınarak, kültürel yapılarının korunmasının esas alınması, eğitime devamlılığın sağlanması için okullarda kahvaltı verilmesi, ortaöğretim ve yükseköğretime devam eden çocuklara burs verilmesi gibi faaliyetleriyle Abdül Batur ödüle layık görülmüştür. Gerçekleşen faaliyetlerin diğer belediyeler nezdinde örnek olacağına inanmaktayız.</span></p>
<p><b>Ayrımcılıkla Mücadelede En Kararlı Belediye Hacı Bektaş</b></p>
<p><b>Hacı Bektaş Belediyesi&#8217;ne de &#8220;Ayrımcılıkla Mücadelede En Kararlı Belediye Başkanı&#8221; ödülü verilecek, neden?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44291 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/4XsKFGlJ_400x400.png" alt="" width="336" height="336" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/11/4XsKFGlJ_400x400.png 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/11/4XsKFGlJ_400x400-160x160.png 160w" sizes="auto, (max-width: 336px) 100vw, 336px" />E</span><span style="font-weight: 400;">vet. Hacıbektaş Belediyesi yoğun bir Roman nüfusuna sahip olmamakla birlikte Hacı Bektaş anma törenleri dolayısıyla tören tarihlerinde yoğun bir Roman nüfusu misafir ediyor. İki sene önce Romanların törenlere katılımını engellemek amacıyla tören tarihleri değiştirilmiş, Romanlar büyük bir ayrımcılığa maruz bırakılmışlardı. Son yerel seçimde belediye başkanı seçilen Arif Yoldaş Altıok, bu ayrımcılığın önüne geçmek isteyerek tarihleri orijinal günlerine çekmiş ve ayrımcılıkla mücadelede kararlı olduğunu göstermiştir. Önümüzdeki senelerde gerçekleşecek olan anma törenleri için ise Roman vatandaşların şartlarının iyileştirilmesi yönünde çalışmalar yapacağını vaat etmektedir.</span></p>
<p><b>Konak Belediye Başkanı Abdül Batur: Sorun Eğitim, İstihdam ve Barınma</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">‘En Roman Dostu Belediye Başkanı’ seçilen Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, ödülünü 18-20 Kasım tarihleri arasında Avrupa Parlamentosu&#8217;nda düzenlenecek olan bir törenle Brüksel’de alacak. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Konuyla ilgili görüşlerini sorduğumuz Abdül Batur, Konak’ta yoğun bir Roman nüfus bulunduğunu hatırlatarak, Roman vatandaşların yaşadıkları semtlere ‘pozitif ayrımcı’ bir gözle baktıklarını dile getirdi. “Romanların en önemli üç sorununun eğitim, istihdam ve barınma” olduğunu kaydeden Batur, “Burada kısa vadede hazırlanacak ve istihdamla ilgili olarak ihtiyacı olan herkese iş verecek kapasite hiç bir yerel yönetimde yok. Ama istihdam alanı yaratacak şeyler yapılabilir. Biz Roman Kültür Merkezi yapıyoruz. Orada düzenlenecek eğitimlerin yanı sıra madde bağımlılığıyla da mücadele edilecek. Biz gençleri, madde bağımlılığına yakalanmadan kurtarmak istiyoruz. Beş yaşından itibaren bir eğitim lazım, bu sebeple kreş de açacağız.” dedi. </span></p>
<p><b>İlki Geçen Yıl Verildi</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sıfır Ayrımcılık Derneği’nin Batı Balkanlar ve Türkiye’de Roman Sivil Toplumu Geliştirme Ortak Girişimi ile işbirliği halinde yürüttüğü Roman Sivil Toplum Örgütleri Projesi kapsamında, Türkiye’nin En Roman Dostu Belediye Başkanı ödülünün ilki geçtiğimiz yıl İstanbul Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü ile Samsun Canik Belediye Başkanı Osman Genç’e verilmişti.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/11/elmas-arus-ayrimcilikla-mucadele-yerelden-baslar/">Elmas Arus: &#8220;Ayrımcılıkla Mücadele Yerelden Başlar&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göçebe Roman Grupları, İnanç Özgürlüğü İçin Yerel Yetkililerle Bir Araya Geldi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/12/gocebe-roman-gruplari-inanc-ozgurlugu-icin-yerel-yetkililerle-bir-araya-geldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hemra Nida]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Aug 2019 13:21:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır Ayrımcılık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Abdallar Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Akhisar Çağdaş Roman Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Abdalları Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Bahattin Turnalı]]></category>
		<category><![CDATA[Elmas Arus]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Şener]]></category>
		<category><![CDATA[Hacıbektaş]]></category>
		<category><![CDATA[Hacıbektaş Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Kara]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Buluter]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Kavdağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41503</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göçebe Roman toplumlarının kanaat önderleri, Sıfır Ayrımcılık Derneği öncülüğünde Nevşehir Hacıbektaş Belediye Başkanı ve belediye meclisi ile bir araya geldi. Yerel yetkililerle, Romanların yaşadığı ayrımcılığın nedenleri ve sonuçları tartışıldı. Hacı Bektaş Veli’nin, Alevi - Bektaşi Romanlar için önemine vurgu yapılırken 16 -18 Ağustos tarihlerindeki anma törenlerinin huzur ve barış içinde geçmesi için çözüm önerilerinde bulunuldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/12/gocebe-roman-gruplari-inanc-ozgurlugu-icin-yerel-yetkililerle-bir-araya-geldi/">Göçebe Roman Grupları, İnanç Özgürlüğü İçin Yerel Yetkililerle Bir Araya Geldi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sıfır Ayrımcılık Derneği Başkanı Elmas Arus, iki yıl önce basına yansıyan ‘Çingeneler Hacıbektaş’ı bastı, Romanları Hacıbektaş’ta istemiyoruz’ şeklindeki haberlere atıf yaparak söze başladı. Arus’un ifadesiyle, önceki belediye başkanı döneminde Romanların ilçeyi kirletmesi, hırsızlık ve dilencilik yapması gerekçe gösterilmiş, yaklaşık 60 yıldır ağustosta yapılan Hacıbektaş’ı anma törenleri ekim ayına alınmıştı. Ancak ilçede ekim ayı çok soğuk geçiyor. Çadır kuran, karavanda yaşayan Romanlar için bu durum eziyete dönüşüyor. Ayrıca Türkiye’nin dört bir yanından gelen Roman grupları, aylar öncesinden bu yolculuğa hazırlanıyor ve kona göçe Hacıbektaş’a geliyor. Amaçları, Hak yolunda yürüyüp kutsal topraklara yüz sürmek, cemini edip lokmasını dağıtıp kurbanını kesmek…</p>
<p>Arus, “Bizim gibi toplumlar, bir taraftan kendilerini inançla var ediyor. Yol bizim bütün kurallarımızı belirliyor, bu yolda yürümek bizim için çok önemli. Bu yolda yürürken önümüzdeki engelleri aşmamız gerekiyor. Yola sınırların konulması bir engeldi, bu tarihin değiştirilmesi de bir sınırdı.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Alevi Romanlar Ö</strong><strong>zeleştiriden Yana</strong></p>
<p>Akhisar Çağdaş Roman Derneği Başkanı Erdoğan Şener, toplumu adına özeleştiri yapmak gerektiğine inananlardan. Hacıbektaş’a gelen iki grup olduğuna dikkat çeken Şener, bir grubun ibadet için geldiğini, diğer grubun (sayıları az da olsa) farklı amaçla geldiğini, asıl sorunun onlardan kaynaklandığını aktardı. “İbadet için gelip vecibelerimizi yerine getiriyoruz fakat meydanları piknik alanı olarak kullanan kardeşlerimiz de var. Bu durumda özeleştiri olmadan yerel yetkililerle ortak paydada buluşmamız mümkün değil. Törenlerden birkaç önce gelip entegrasyon eğitimi verilebilir, dedelerimiz üzerinden ziyaret adabı öğretilebilir.” şeklinde tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><strong>&#8220;Berlin Duvarı Örmeye Gerek Yok&#8221; </strong></p>
<p>Manisa Bölge Romanlar Kalkınma Derneği Başkanı Serdar Kavdağ, anma törenlerine gelen Alevi Romanlara engel çıkarılmasını eleştirerek, “Hak ve özgürlüklerin ön plana çıktığı şu yüzyılda Berlin Duvarı gibi duvar örmenin, sınır getirmenin anlamı yok. Belediye ve halk el ele verirse sorunlar çözülür. Tuvaleti banyosu, çöp konteynerleri olan bir alan gösterilse yeterli. Örneğin Veysel Karani Türbesi’ne gidiyorsunuz, yanında ücretsiz misafirhanesi var. Bu, burada da yapılabilir.” dedi. Abdallar Derneği Başkanı Niyazi Buluter, ‘tören için gelenlerin üç dört günden fazla kalmadığına dikkat çekerek, bu süre zarfında kullanılacak şekilde içinde çadır, tuvalet, temiz su bulunan bir yerin gösterilmesiyle birlikte düzenin sağlanacağını savundu. Cüzi bir ücretle bu alanda konaklanılması halinde ilçenin de kazançlı çıkacağını söyledi.</p>
<p><strong>&#8220;Sivil Toplum Tampon Bölgeyi Oluşturuyor&#8221;</strong></p>
<p>Anadolu Abdalları Platform Başkanı Hasan Kara, Hacıbektaş ilçesini kalkındırmak gerektiğini, özellikle tuvalet ve su ihtiyacının karşılanması için ‘hakullah’ adı altında maddi katkıda bulunabileceklerini aktardı.Sivil toplum olarak tampon bölge oluşturduklarını anlatan Roman aktivist Bahattin Turnalı, çözüm için masanın bir tarafında toplumun kendisi, diğer tarafında yerel yönetimlerin olması gerektiğini kaydetti. Turnalı, çevre belediyelerle dayanışma içerisinde bulunulabileceğini, seyyar tuvaletlerden çay ocağına kadar destek istenebileceğini söyledi.</p>
<p><strong>Çözüm Önerileri&#8230;</strong></p>
<p>Yapılan tartışmalar ışığında, yerel yetkililere sunmak üzere çözüm önerileri sıralandı:</p>
<ul>
<li>İlçe sınırının girişinde kontrol alanı oluşturulsun fakat bu kontroller, sadece Romanları kapsamasın; önlem aşamasında bile ayrımcılık yapılmasın.</li>
<li>Yer tahsis edilsin ancak toplumun ihtiyacına göre dizayn edilsin. Tuvaletinden su tanklarına kadar temin edilsin.</li>
<li>Belediyede işler üç aşamada yapılsın: Asayiş, güvenlik, hizmet.</li>
<li>Belediye hizmet verirken toplumu da karar mekanizmalarına dahil etsin. Kanaat önderlerinin dahil olduğu bir kurul oluşturulsun ve bu kurul, törenlerden önce belediyeyle ortak çalışma yürütsün.</li>
<li>Alınan kararlar, dedeler ve kanaat önderleri aracılığıyla topluma iletilsin. İyi bir bilgilendirme sistemi kurulsun.</li>
<li>Dedelerle bir ön toplantı yapılsın.</li>
<li>Ankara’da bir çalıştay düzenlensin. Dedeler, kanaat önderleri, Alevi dernekleri davet edilsin.</li>
<li>İbadet alanları ihaleye verilmesin. Veriliyorsa da bu kaynağın, topluma döneceği şekilde sistem önerilsin.</li>
</ul>
<p><strong>Belediye Başkanı Altıok, Ortak Akıldan Yana </strong></p>
<p>Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok da, sivil toplumun öncülük ettiği bu toplantıya katılmaktan onur duyduğunu belirterek, sorunları ve eksiklikleri görmezden gelmek yerine iş birliği ve ortak akılla çözebileceklerini kaydetti.  Çözüm önerilerini dikkate alan ve çözümün parçası olmak istediklerini vurgulayan Altıok, “Hünkârımızın dediği gibi 72 milleti bir tutuyoruz, yüreğinde Hacı Bektaş sevgisi olan canları davet ediyoruz ve bu felsefenin karakterine uygun davranılmasını gerektiğini söylüyoruz. Beş bin 200 nüfuslu bir ilçeyiz ama yılda 1 milyon ziyaretçimiz var. Gelenlerin temizlik, konaklama, çevre düzeni açısından bize yardımcı olmasını bekliyoruz.” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/12/gocebe-roman-gruplari-inanc-ozgurlugu-icin-yerel-yetkililerle-bir-araya-geldi/">Göçebe Roman Grupları, İnanç Özgürlüğü İçin Yerel Yetkililerle Bir Araya Geldi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
