<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>doğal afet arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/dogal-afet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/dogal-afet/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 14 Mar 2023 08:22:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>doğal afet arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/dogal-afet/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Doğal Afet Durumlarında İnsanların Korunması ile İlgili IASC Operasyonel Kılavuz İlkeleri</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/14/dogal-afet-durumlarinda-insanlarin-korunmasi-ile-ilgili-iasc-operasyonel-kilavuz-ilkeleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Mar 2023 08:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[doğal afet]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[STGM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83358</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM), Birleşmiş Milletler ve BM dışı insani yardım ortaklarından oluşan bir kurumlar arası forum IASC’in (Inter-Agency Standing Committee) 2011 yılında hazırladığı “Doğal Afet Durumlarında İnsanların Korunması ile İlgili IASC Operasyonel Kılavuz İlkeleri”ni Türkçe’ye çevirdi. Kılavuzda, doğal afetlerin insan haklarını nasıl etkilediği ve afet durumlarında insan hakları temelli yaklaşımın nasıl hayata geçirileceği ele alınıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/14/dogal-afet-durumlarinda-insanlarin-korunmasi-ile-ilgili-iasc-operasyonel-kilavuz-ilkeleri/">Doğal Afet Durumlarında İnsanların Korunması ile İlgili IASC Operasyonel Kılavuz İlkeleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Doğal Afet Durumlarında İnsanların Korunması ile İlgili IASC Operasyonel Kılavuz İlkeleri&#8221; başlıklı kılavuzda, doğal afet durumlarından insanların korunması ile ilgili ilkeler 4 grup altında ele alınıyor. Bu gruplar şöyle;</p>
<ul>
<li>Yaşamın korunması, kişi güvenliği ve fiziksel bütünlüğü ve ile bağları</li>
<li>Gıda, sağlık, barınak ve eğitim sağlanmasına ilişkin hakların korunması</li>
<li>Barınma, arazi ve mülkiyet, geçim kaynakları ve orta ve yüksek öğretim ile ilgili hakların korunması</li>
<li>Belgelendirme, hareket, aile bağlarını yeniden tesisi, ifade ve görüş ve seçimlerle ilgili hakların korunması</li>
</ul>
<p>Kılavuz, Avrupa Birliğinin finansal desteğiyle TÜSEV ile ortaklaşa yürütülen “Örgütlenme Özgürlüğü ’nün İzlenmesi Projesi” kapsamında Politika İzleme Uzmanı Hakan Ataman tarafından çevrildi.</p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/dogal-afet-durumlarinda-insanlarin-korunmasi-ile-ilgili-iasc-operasyonel-kilavuz-ilkeleri/" target="_blank" rel="noopener">Kılavuza  buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<h6><strong>Inter-Agency Standing Committee Hakkında </strong></h6>
<p>IASC, 1991&#8217;de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu&#8217;nun 46/182 sayılı kararıyla yürürlüğe giren ve politika oluşturmak, stratejik öncelikler belirlemek ve insani krizlere yanıt olarak kaynakları seferber etmek için 18 kuruluşun ve konsorsiyumun yönetici başkanlarını bir araya getiren bir forumdur.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/14/dogal-afet-durumlarinda-insanlarin-korunmasi-ile-ilgili-iasc-operasyonel-kilavuz-ilkeleri/">Doğal Afet Durumlarında İnsanların Korunması ile İlgili IASC Operasyonel Kılavuz İlkeleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Hatırlattı: Sivil Toplum Olmadan Olmaz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/01/deprem-hatirlatti-sivil-toplum-olmadan-olmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rumeysa Çamdereli]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Mar 2023 07:28:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[6 şubat]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[doğal afet]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83164</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de sivil toplum günümüzde, geçmiş tecrübelerden daha farklı olarak bulduğu “çatlaklardan” sızmak ve gittiği alanları tüm inceliğiyle yeşertmek konusunda hem gerekli uzmanlığa ve tecrübeye hem de motivasyona sahip artık.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/01/deprem-hatirlatti-sivil-toplum-olmadan-olmaz/">Deprem Hatırlattı: Sivil Toplum Olmadan Olmaz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">6 Şubat depreminin olumsuz etkilerini her geçen gün daha farklı şekillerde deneyimliyoruz. Ancak bu yazı bu korkunç tecrübenin “olumlu” sayılabilecek, sivil topluma ilişkin etkilerini tartışmak için kaleme alındı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İdeal bir senaryoda işleyiş şöyle olmalıydı: Devlet öncelikli kurtarma ve yardım çalışmalarını devam ettirmeli, sivil toplum kendi tanımı gereği bu sürecin “eksiklerini” saptamalı ve işaret etmeli, buraya yönelik çalışmalıydı. Halbuki sivil toplum geçtiğimiz süreçte hem devletin eksikliğinin yükünü omuzlarına aldı hem de tüm detaylarıyla ihtiyaca cevap vermek için önündeki hem yapısal hem de kurumsal tüm engellere, özellikle de devletin engellemelerine rağmen kollarını sıvadı. Bu da karşımıza tüm olumsuzluklar bir yana, inanılması güç derecede çeşitli ve kapsamlı bir fotoğraf çıkardı:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Sayfalar’da deprem bölgesinde birçok farklı alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına dair bir liste halihazırda </span><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/20/sivil-toplum-gucu-ve-cesitliligiyle-deprem-bolgesinde/"><span style="font-weight: 400;">paylaşıldı</span></a><span style="font-weight: 400;">. Bu listelerden çok daha fazlası da var muhakkak sahada. Bir de yalnızca afet sonrasında ve afetteki ihtiyaçlara yönelik kurulmuş, harekete geçmiş sayısız oluşum ve hareketten söz etmek mümkün. Kısa bir tarama sonrasında hemen ilk karşıma çıkanları şöyle listeleyebilirim:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;"><a href="https://afetcocukkoordinasyon.org/" target="_blank" rel="noopener">Afet-Çocuk Sivil Koordinasyon Ekibi</a> kuruldu ve çocukların özgün ihtiyaçlarına yönelik bilgi üretiyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Afet için feminist dayanışma grubu kuruldu ve etkin bir şekilde hem siyaset üretmek hem de sahadaki ihtiyaçları karşılamak için çalışıyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır Galeria sitesinde bulunan hayvanlara rağmen alınan yıkım kararı hayvan hakları aktivistlerinin yoğun çabasıyla durduruldu.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">#YurtlarÇözümDeğil hashtagiyle farklı öğrenci hareketleri içerikler üretti ve afetten doğrudan etkilenenlerin öğrenci yurtlarına yerleşmesine karşı çıkıldı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Mültecilerin afet sonrasında kurtarma sürecinde ve desteklere erişim sürecinde yaşadığı ayrımcılıklara yer veren onlarca hikaye paylaşıldı, bu konuda “kurumsuz” bir farkındalık çalışması yürütüldü.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.afet.in/" target="_blank" rel="noopener">Afet.in</a> ismindeki platform oluşturuldu ve afetten doğrudan etkilenenlerin istihdam alanlarına erişmesi sağlanmaya çalışıldı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Depremden doğrudan etkilenen çocuklar için <a href="https://www.masallarinsesi.com/" target="_blank" rel="noopener">Masalların Sesi</a></span><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.masallarinsesi.com/"> </a>isimli web sitesi kuruldu ve erişime açıldı.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun haricinde kişisel çabalarıyla öğrencilere özel ders desteklerini örgütleyenler, taraftarların destekleri… Daha onlarcası sayılabilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüm bu listeler gösteriyor ki sivil toplum, uzun zamandır konuştuğumuzun aksine daraltılmaya çalışılsa da motivasyon ve müdahale kapasitesi azalmıyor. Belki kurumsal alanlarda faaliyet göstermesinin önündeki engeller her geçen gün daha da çarpıcı olarak karşımıza çıkıyor: Yardım toplama izinleri olmadığı gerekçesiyle gözaltına alınan inisiyatif üyelerinden, yine yardımlar için toplanan merkezlere el konmasına, Ahbap başta olmak üzere farklı yapıların finansal kaynaklarının yine devlet tarafından el konmasına yönelik adımlar atılmasına kadar onlarca olumsuz şeyle karşılaştık ve karşılaşmaya devam ediyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ama şunu unutmamak gerekiyor: Türkiye’de sivil toplum günümüzde, geçmiş tecrübelerden daha farklı olarak bulduğu “çatlaklardan” sızmak ve gittiği alanları tüm inceliğiyle yeşertmek konusunda hem gerekli uzmanlığa ve tecrübeye hem de motivasyona sahip artık. Kurumsal yapıların önünde her geçen gün büyüyen engeller bile bu büyümeyi durduramıyor. O yüzden bu alanda çalışanlar olarak bizlerin öncelikle “mağdur” dilini bırakmamız gerektiğini hatırlamamız gerekiyor. Bu mağduriyetlere yönelik talepleri yenilerken bulduğumuz alternatif çözüm yollarını büyütmemiz, sivil toplum için gerekli sesi yükseltmemiz şart. Deprem sadece devlete, topluma değil, bize de hatırlattı: Sivil toplum olmadan olmaz. Bunun için yapılacaklara dair çalışmalar da yapılıyor ve yapılmaya devam edecek. Önümüzdeki süreçte, özellikle de seçime giderken bu ihtiyaçları dile getirmek sadece doğal afetlere değil tüm olumsuz koşullara ülkeyi hazırlayacak bir çizginin oluşmasını sağlayacak.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/01/deprem-hatirlatti-sivil-toplum-olmadan-olmaz/">Deprem Hatırlattı: Sivil Toplum Olmadan Olmaz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;İzmir’de Yaşananlar, Dünyada Yaşananların Bir Örneği!&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/10/izmirde-yasananlar-dunyada-yasananlarin-bir-ornegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursen Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2021 10:27:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğa Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[Dicle Tuba Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[doğal afet]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=66819</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir başta olmak üzere Türkiye ve dünyada yaşanan doğal afetleri ve iklim krizinin yansımalarını konuştuğumuz Doğa Derneği Genel Sekreteri Dicle Tuba Kılıç, "Doğaya yaptığımız müdahalelerin sonucunda ortaya çıkmış felaketlere doğal afet denilse de, bunların doğallığı tartışmalı. İzmir’de yaşananlar, dünyada yaşananların bir örneği!" dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/10/izmirde-yasananlar-dunyada-yasananlarin-bir-ornegi/">&#8220;İzmir’de Yaşananlar, Dünyada Yaşananların Bir Örneği!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Doğa Derneği hakkında kısaca bilgi verir misiniz?</b></p>
<figure id="attachment_66822" aria-describedby="caption-attachment-66822" style="width: 302px" class="wp-caption alignleft"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-66822" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/dicle-tuba-kilic.jpg" alt="Dicle Tuba Kılıç" width="302" height="281" /><figcaption id="caption-attachment-66822" class="wp-caption-text">Dicle Tuba Kılıç</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Doğa Derneği, doğanın sorunları için yapıcı ve yerinde çözümler üretmeyi ilke edinmiş, yaşamın bütünlüğüne ve çeşitliliğine inanan bir sivil toplum kuruluşu. 2002 yılında kurulan Dernek, kurulduğu günden bu yana, binlerce üyesi ve gönüllüsüyle yaşamın benzersiz çeşitliliğini anlamak ve korumak için çalışıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de “Doğa Ana Hakları Evrensel Beyannamesi”ni tanıyan kuruluşlardan biri olan Doğa Derneği’nin ufku, doğanın korunmasının gerekli olmadığı bir dünya. Bu doğrultuda; nesli tehlike altında olan kuş türleri ve yok olan ekosistemler, Önemli Doğa Alanları, Kadim Üretim Havzaları’nın korunması için çalışıyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2014 yılında, Seferihisar’da ortaklarımızla kurduğumuz Doğa Okulu’nda doğa kültürü araştırmaları yapıyor, edindiğimiz bilgi ve deneyimleri paylaşıyoruz.</span></p>
<p><b>İklim krizinin doğal afetleri arttırdığı konuşuluyor, son zamanlarda yaşadığımız de afetleri düşünürsek neler söylersiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle, bu yaşananları doğal kabul etmek bana doğru gelmiyor. Doğaya yaptığımız müdahalelerin sonucunda ortaya çıkmış felaketlere doğal afet desek de aslında ne kadar doğal oldukları tartışmalı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim değişikliği aslında kısa bir süre önce yaşam şekillerimizin bir sonucu olarak hayatımıza girmiş bir kriz. Dünyamızda yaşanan ekonomik ve sosyal değişimler elbette ekolojik değişimlere de neden oluyor. Bu değişimleri, pek çoğumuz, son yıllara kadar görmezden gelmeyi hatta inkar etmeyi tercih ediyorduk. Yaşanan afetler ve gelecekle ilgili belirsizlikler iklim krizini gündemimize getirdi. Artık iklimin nasıl değiştiğini hepimiz biliyor ve bu değişime şahitlik ediyoruz. Bir kısmımız buna kayıtsız kalırken bir kısmımız çözümün bir parçası olmak için çabalıyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim krizinde ortaya çıkan problemler ve felaketler, bölgesel olarak yaşanıyor. Sanki sadece o bölgenin sorunuymuş gibi. Ancak yerel çözümler iklim krizini sonlandırmak için yeterli değil. Krizin sonuçları yerelmiş gibi görünse de tüm gezegenimizi etkiliyor ve çözümü de tüm dünya olarak sağlamamız gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yaşamlarımız öyle bir hale geldi ki, evimizdeki eşyalardan gıdamıza kadar neredeyse hiçbir ürünün kaynağını, hikayesini bilmiyoruz. Böylece üretim aşamalarında yaşanan yok oluşlar ve doğaya verilen zararlar yokmuş gibi yaşamaya devam edebiliyoruz. Kriz de bu nedenle tüm hızıyla büyümeye devam ediyor.</span></p>
<p><b>Dünyada iklim değişikliğinin göstergeleri nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-66824 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/iklim-degisikligi-640x427.jpg" alt="iklim değişikliği" width="360" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/iklim-degisikligi-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/iklim-degisikligi.jpg 960w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" />İklim değişikliğini atmosferdeki sera gazlarının seviyesindeki artış, dünyanın ortalama yüzey sıcaklığının artması ve kuzey denizindeki buzulların erimesiyle gözlemliyoruz. Karbondioksit gibi sera gazı adını verdiğimiz, ısının atmosferde hapsolmasına neden olan gazların seviyesi her yıl yükseliyor. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) raporuna göre, sanayi devrimi öncesine göre dünyamız 1 derece ısındı. Bu ısınma, şimdiden, kuraklık ve seller gibi olağan dışı hava olayları, deniz seviyesinde yükselme ve Arktik denizinin erimesi olarak etkilerini göstermeye başladı. Ayrıca hava kirliliği ve mahsul kıtlığı da iklim değişikliğinin sonucu olarak pek çok ülkede yaşanıyor. Geçtiğimiz yıllarda Kutup Denizi buzlarında çok hızlı bir erime meydana geldi ve 2012 yılında buzulların yüzölçümü bilinen en küçük boyuta geriledi. </span><span style="font-weight: 400;">Her Eylül ayında kuzey denizindeki buz tabakasının alanı o senenin en düşük değerine ulaşıyor. </span><span style="font-weight: 400;">Bu önemli değişimler dünyamızda öngörebildiğimiz ve öngöremediğimiz pek çok değişime neden oluyor.</span></p>
<p><b>İklim değişikliği sonucunda Türkiye&#8217;de neler yaşanıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye coğrafyasının %60’ı çeşitli derecelerde “kurak iklim” olarak sınıflandırılmış. Bu nedenle, iklim krizinde en ciddi sıkıntılardan biri kuraklık olarak karşımıza çıkıyor. Su yönetimi konusunda su zengini bir ülkeymiş gibi su tüketiminden vazgeçmemiz gerekiyor. Mesele evlerdeki musluklardan akan su değil. Temel problemimiz tarımda kullanılan aşırı su ve sulu tarımın yaygınlaşması. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şiddetli ve ani hava değişimleri ve dolayısıyla yaşanan seller, kuraklıklar, yangınlar gibi pek çok sonuçları bir arada yaşıyoruz. Örneğin, Ege’de seller yaşanırken İç Anadolu’da kuraklık yaşanıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir de tarımsal üretimde yaşanan değişimler var. İklim kriziyle birlikte artan ani hava değişimleri üretimleri de etkiliyor. Fırtınalar, donlar, kuraklık&#8230; Hepsinin ayrı bölgelerde ayrı etkileri yaşanıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu süreçte, biyolojik çeşitliliğin ve ekosistemlerin nasıl etkilendiğine dair çok sınırlı çalışma var Türkiye’de. Ancak Alpin kuşaktaki yani 2000 metrenin üstünde yaşayan Alpin türlerin tıpkı kutuplardakiler gibi gidecek başka yerleri olmadığı bir gerçek.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de iklim krizini izlemek, sonuçlarını analiz etmek, bunun sonucunda da hem iklim değişikliğine adapte olmanın yollarını bulmak hem de başta su olmak üzere pek çok konuda politika değişikliğine gitmek gerekiyor.</span></p>
<p><b>Son aylarda İzmir&#8217;de art arda yaşanan doğal afetler hakkında neler söylemek istersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İzmir’de yaşananlar, dünyada yaşananların bir örneği. Pek çok canlı aynı anda farklı yerlerde aynı felaketleri ve yok oluşu yaşıyor. İzmir her ne kadar çok acı olaylar yaşasa da güzel bir imece örneği gösterdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kendi tükettiğinden fazlasını üreten bir şehir burası. Bir büyük şehir, tarım alanları ve önemli doğa alanları iç içe. İzmir, bu zenginlikleri sayesinde bu afetlerin etkilerini kısa sürede atlattı. İklim değişikliği İzmir’de gündemde ve çözüm için pek çok kurum çalışmalar yürütüyor.  </span></p>
<p><b>Türkiye’nin iklim değişikliğine adapte olması mümkün mü veya neler yapılmalı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-66826 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/taslica-640x427.jpg" alt="taşlıca" width="307" height="205" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/taslica-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/taslica.jpg 700w" sizes="(max-width: 307px) 100vw, 307px" />İklim değişikliğine adaptasyon açısından son derece şanslı bir ülkeyiz. Binlerce yıldır farklı iklim koşullarına göre yaşamış ve tarımsal üretim yapmış bir coğrafya burası. Kadim Üretim Havzaları adını verdiğimiz, insanın yaşamını doğanın bir parçası olarak tasarladığı, farklı iklim koşullarına uyum sağlayan üretimler geliştirdiği ve hala bu bilginin yaşatıldığı alanların belirlenmesi, buradaki yöntemlerin anlaşılması ve korunması gerekiyor. Bu alanlardaki üretim sürecinde havza dışından çok fazla girdi (baraj sulama suyu, elektrik enerjisi, kimyasal gübre ve zehirler) olmaması iklim değişikliğine uyum açısından Kadim Üretim Havzaları’nı önemli bir yere taşıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Anadolu’nun Kadim Üretim Havzaları’ndaki iklim dostu uygulamalar arasında; bölgenin yağış rejimine uyumlu yerli tohumların kullanılması, yerli hayvan türleriyle mera hayvancılığının yapılması, yağmur suyunu hasat etmek için geleneksel mimari unsurlarının kullanılması gibi kadim üretim yöntemleri sayılabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Adaptasyon sürecinde tarımdan suya, enerjiden madene pek çok konuda stratejik çalışmaların yapılması ve yaşanan krize göre yeni politikalar geliştirmek gerekiyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/10/izmirde-yasananlar-dunyada-yasananlarin-bir-ornegi/">&#8220;İzmir’de Yaşananlar, Dünyada Yaşananların Bir Örneği!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
