<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dernekler Kanunu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/dernekler-kanunu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/dernekler-kanunu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Aug 2024 09:38:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Dernekler Kanunu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/dernekler-kanunu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dernekler Kanunu ile Yardım Toplama Kanunu’nda Değişiklik Taslakları Görüş ve Önerilere Açıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/08/30/dernekler-kanunu-ile-yardim-toplama-kanununda-degisiklik-taslaklari-gorus-ve-onerilere-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 09:38:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Bülten]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[STİGM]]></category>
		<category><![CDATA[yardım toplama kanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86788</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü (STİGM) Dernekler Kanunu ve Yardım Toplama Kanunu’ndaki bazı maddelerde değişiklik yapılmasına ilişkin iki ayrı mevzuat taslağını internet sitesinde yayınlayarak görüş ve önerilere açtı.Taslaklara ilişkin görüş ve önerilerini paylaşmak isteyen STK’lar, STİGM’nin internet sitesinde yer alan Taslak Hakkında Görüş ve Değerlendirme Formlarını doldurarak 02.09.2024 Pazartesi gününe kadar sti.islemlermevzuat@icisleri.gov.tr adresine e-posta yoluyla iletebilirler.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/08/30/dernekler-kanunu-ile-yardim-toplama-kanununda-degisiklik-taslaklari-gorus-ve-onerilere-acildi/">Dernekler Kanunu ile Yardım Toplama Kanunu’nda Değişiklik Taslakları Görüş ve Önerilere Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü (STİGM) Dernekler Kanunu ve Yardım Toplama Kanunu’ndaki bazı maddelerde değişiklik yapılmasına ilişkin iki ayrı mevzuat taslağını internet sitesinde yayınlayarak görüş ve önerilere açtı.</strong></p>
<p>03.04.2024 tarihli ve 32509 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin 18/01/2024 tarihli ve E: 2021/28, K: 2024/11 sayılı kararı ile 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun ve 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu’nun bazı maddeleri iptal edilmişti. Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü iptal edilen maddelerde düzenleme yapılması amacıyla hazırladığı iki ayrı mevzuat taslağını internet sitesinde yayınlayarak sivil toplum kuruluşlarından görüş istedi. Taslaklara ilişkin görüş ve önerilerini paylaşmak isteyen STK’lar, STİGM’nin internet sitesinde yer alan Taslak Hakkında Görüş ve Değerlendirme Formlarını doldurarak 02.09.2024 Pazartesi gününe kadar <a href="mailto:sti.islemlermevzuat@icisleri.gov.tr" target="_blank" rel="noopener">sti.islemlermevzuat@icisleri.<wbr />gov.tr</a> adresine e-posta yoluyla iletebilirler.</p>
<p>STİGM duyurusunun tamamına <a href="https://track.inclick.email/click/5b698962f0d8d700a0e24bb1/66d04c3e752f7dfc144c230e/58a6f325b2e75e10c0b51323/66d04c68cd5c9ef810bf91bb" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://track.inclick.email/click/5b698962f0d8d700a0e24bb1/66d04c3e752f7dfc144c230e/58a6f325b2e75e10c0b51323/66d04c68cd5c9ef810bf91bb&amp;source=gmail&amp;ust=1725096319285000&amp;usg=AOvVaw0lYfZIm97e_YANcT0wkNoJ">buradan</a> ulaşılabilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/08/30/dernekler-kanunu-ile-yardim-toplama-kanununda-degisiklik-taslaklari-gorus-ve-onerilere-acildi/">Dernekler Kanunu ile Yardım Toplama Kanunu’nda Değişiklik Taslakları Görüş ve Önerilere Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Sivil Toplumun Örgütlenme Özgürlüğü, Mevzuat ve Kamunun Yaklaşımı Nedeniyle Sınırlı’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/17/sivil-toplumun-orgutlenme-ozgurlugu-mevzuat-ve-kamunun-yaklasimi-nedeniyle-sinirli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Feb 2022 11:50:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[STGM]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[örgütlenme özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil topluma ilişkin mevzuat]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de Örgütlenme Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de Örgütlenme Özgürlüğü'nün Genel Görünümü II]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=78847</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Toplum Geliştirme Merkezi’nin (STGM) 'Türkiye'de Örgütlenme Özgürlüğü'nün Genel Görünümü II' başlıklı raporuna göre, yükselen popülizm ve pandeminin sivil alanda yarattığı olumsuz etki küresel düzeyde derinleşti. Rapor, Türkiye’de örgütlenme özgürlüğünün mevzuatın kamuya tanıdığı geniş yetki ve STK’ların karar süreçlerine idarenin inisiyatifinde katılabilmesi nedeniyle sınırlandığını vurguluyor. Soruna çözüm olarak sivil toplumun karar süreçlerine katılımını zorunlu kılan bir çerçeve yasa öneriliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/17/sivil-toplumun-orgutlenme-ozgurlugu-mevzuat-ve-kamunun-yaklasimi-nedeniyle-sinirli/">‘Sivil Toplumun Örgütlenme Özgürlüğü, Mevzuat ve Kamunun Yaklaşımı Nedeniyle Sınırlı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>‘Dernekler Kanunu ile ilgili mevzuat son derece dağınık, anlaşılır olmaktan uzak ve örgütlenme özgürlüğünü serbestçe kullanmayı kısıtlar nitelikte’. &#8220;Türkiye&#8217;de Örgütlenme Özgürlüğü&#8217;nün Genel Görünümü II&#8221; adlı yayın, 2019-2020 yılları arasındaki izleme çalışmasını kapsıyor. Çalışma, Avrupa Birliği tarafından desteklenen ve 2018-2021 yılları arasında yürüttüğümüz Katılım Hakkı Projesi kapsamında hazırlanan Türkiye’de Örgütlenme Özgürlüğünün Genel Görünümü 2018 başlıklı raporun devamı niteliği taşıyor.</p>
<p>Üç bölümden oluşan raporun birinci bölümünde, COVİD-19 pandemisi ile özellikle Avrupa’da ve Türkiye’de yükselen popülist dalganın STK’lar üzerindeki etkisine dair genel bir değerlendirme yer alıyor. Raporun ikinci bölümünde, Türkiye’de örgütlenme özgürlüğünü etkileyen yasal ve idari süreçlere odaklanılıyor. Sonuç bölümünde ise uygulamada yaşanan sorunların çözümü için tavsiyeler sıralanıyor.</p>
<h5><strong>Sivil Toplum Aktörleri Tüm Dünyada Bir &#8216;Geri İtme&#8217; İle Karşı Karşıya</strong></h5>
<ul>
<li>Dünyada ve Türkiye’de sivil toplum alanındaki gelişmeleri ele alan ilk bölümde, yükselen populizmin sivil toplum örgütleri üzerinde yarattığı olumsuz etkinin sürdürdüğü vurgulanıyor. Ayrıca, COVID-19 pandemisinin bu durumu derinleştirdiğinin altı çiziliyor.</li>
<li>Bilindiği gibi, pandemi sürecinde İçişleri Bakanlığı, sivil toplum örgütlerinin &#8220;insanları bir araya getiren&#8221; faaliyetlerini ve genel kurullarını yasaklamıştı. Raporda bu süreçte şirketlerin elektronik ortamda genel kurul toplantısı yapabilmesine olanak sunulmasına karşın, benzerinin dernekler için sağlanmadığı hatırlatılıyor.</li>
</ul>
<h5><strong>Türkiye AİHM’in İhlal Kararı Verdiği Ülkeler Sıralamasında Birinci </strong></h5>
<ul>
<li>Örgütlenme özgürlüğünün değerlendirilmesi amacıyla, raporda Avrupa İnsan hakları Mahkemesi’nin (AİHM), Türkiye’yi 2020 yılı itibariyle 3309 davada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) en az bir maddesini ihlal ettiği için kusurlu bulduğu;</li>
<li>2019 yılında 35 davada, 2020 yılında ise 31 davada Türkiye&#8217;nin AİHS’in  ifade ve düşünce özgürlüğüyle ilgili 10. maddesini ihlal ettiğine hükmettiği;</li>
<li>bu rakamlar nedeniyle, Türkiye hem 2019 hem de 2020 AİHS’nin ifade özgürlüğünü koruyan 10. maddesini ihlal ettiği için kusurlu bulunan Avrupa Konseyi’ne üye ülkeler sıralamasında birinci sırada yer aldığının altı çiziliyor.</li>
<li>Ayrıca, çalışmada AİHM’nin 2020 yılı itibariyle Türkiye’yi AİHS’nin örgütlenme ve barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını koruyan 11. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle de 108 davada kusurlu bulduğu; bu nedenle Türkiye’nin AİHS’nin 11. maddesini ihlal eden Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerde sıralamasında da birinci sırada yer aldığının altı çiziliyor.</li>
</ul>
<p><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-78850 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/mudahele-olmadan-calisma-hakki-640x418.jpg" alt="" width="674" height="440" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/mudahele-olmadan-calisma-hakki-640x418.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/mudahele-olmadan-calisma-hakki.jpg 802w" sizes="(max-width: 674px) 100vw, 674px" /></strong></p>
<h5><strong>Mevzuat Kamu İdaresine Çok Geniş Takdir Yetkisi Tanıyor</strong></h5>
<ul>
<li>Çalışmanın Türkiye’de Örgütlenme Özgürlüğünü ele alan yükümlülükler, mevzuat ve uygulamada yaşanan sorunların ele alındığı ikinci bölümde, Türkiye’de örgütlenme özgürlüğü ile ilgili mevzuatın kamu idaresine çok geniş takdir yetkisi tanıdığı vurgulanıyor.</li>
<li>&#8220;Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun”la Dernekler Kanunu’na eklenen bir maddeyle İçişleri Bakanlığı’na dernekleri geçici olarak faaliyetten alıkoyma ve derneğin yönetim organlarını görevden alarak yerine bir görevli (kayyum) atama yetkisinin tanınmasının dernekleri, idarenin keyfi uygulamalarına açık hale getirdiğinin altı çiziliyor.</li>
<li>2019-20 döneminde kaç tane derneğe kapatma davası açıldığı ve nedenleri hakkında kamuoyuyla paylaşılan bir bilgi bulunmuyor.</li>
<li>Raporun dikkat çektiği hususlardan bir diğer, 2019-20 döneminde kaç tane derneğe kapatma davası açıldığı ve nedenleri hakkında kamuoyuyla paylaşılan bir bilgi bulunmadığı. Buna karşılık 7262 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında, İçişleri Bakanlığı’nın çok sayıda hak örgütüne denetim yaptığı biliniyor.</li>
</ul>
<h5><strong>‘Kamunun STÖ’lere Aktardığı Desteklerin Şeffaf İzlemesi Yapılamıyor!’</strong></h5>
<ul>
<li>Raporda kamunun sivil topluma aktardığı kaynağın şeffaflığının gerekliliğine de değiniliyor. Sivil toplum örgütlerine kamu kuruluşları tarafından aktarılan maddi ve ayni kaynağın, hangi örgütlere, hangi ölçütlerle ve hangi koşullarla transfer ve tahsis edildiğine dair kamuoyuna açık bir bilgilendirme yapılmıyor.</li>
<li>Bu konuda yapılan bilgi edinme başvurularından da sonuç alınamıyor.</li>
</ul>
<p><strong><img decoding="async" class=" wp-image-78852 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/kamu-gorevlilerinin-stk-algisi.jpg" alt="" width="605" height="643" /></strong></p>
<h5><strong>Mevzuat Katılımcı ve STÖ’lerin Katılımına İmkân Verecek Yaklaşımla Gözden Geçirilmeli! </strong></h5>
<ul>
<li>Raporun sonuç bölümünde, Dernekler Kanunu’na dayanarak üretilen ikincil mevzuatın “son derece dağınık, anlaşılır olmaktan uzak ve örgütlenme özgürlüğünü serbestçe kullanmayı kısıtlar nitelikte” olduğu belirtiliyor. Sorunun çözümü için, Dernekler Kanunu ve ilgili ikincil düzenlemelerin katılımcı ve STÖ’lerin anlamlı katılımına imkân verecek bir yaklaşımla gözden geçirilmesi ve uluslararası standartlarla uyumlu yeni bir düzenleme yapılması tavsiye ediliyor.</li>
<li>Yine bildirimler, beyannameler ve STÖ’lerin tutmakla yükümlü olduğu evraklarla ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ortaya çıkan yaptırımların orantılı olması ve STÖ’lere hemen ceza uygulamak yerine, düzeltici ara çözümler getirilmesi de tavsiyeler arasında yer alıyor.</li>
</ul>
<blockquote><p>STÖ’lerin katılım süreçlerine dahil edilmesi idarenin inisiyatifinde.</p></blockquote>
<ul>
<li>Raporda, STÖ’lerin kendileriyle ilgili yasal düzenlemelere katılabilmesi ve görüş vermesinin yetersiz olduğu ve yurttaşların da kendileriyle ilgili karar verme süreçlerine katılımını alenen ya da net bir şekilde ifade eden herhangi bir yasal düzenleme olmadığı da vurgulanıyor.</li>
<li>STÖ’lerin süreçlere dahil edilmesinin tümüyle idarenin inisiyatifine bırakıldığı tespit edilen yayında, sorunun çözümüne dair, STÖ’lerin kendileriyle ilgili düzenlemelere ve politika yapım süreçlerine katılımını zorunlu kılan bir çerçeve yasanın gerekli olduğunun altı çiziliyor. Ayrıca,  yasanın taslak aşamasından itibaren STÖ’lerin katılımına ve görüş belirtmesine uygun bir şekilde hazırlanması gerektiği tavsiye ediliyor.</li>
</ul>
<h5><strong>Mevzuata İlişkin Öneriler </strong></h5>
<p>Raporun sonuç ve öneriler bölümünde yer alan spesifik hususlar şunlar:</p>
<ul>
<li><strong>Sonuç 1:</strong> 7226 sayılı Kanun”la, &#8220;Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Dernekler Kanunu’nun 23 ve 32. maddelerinde yapılan değişiklikler ve kanuna getirilen ek geçici madde, derneklerin üye kazanmasını olumsuz etkiliyor. Bu düzenlemenin örgütlenme özgürlüğünü koruma altına alan uluslararası belgelerle uyumlu olmadığı ve anayasal hakların kısıtlanması anlamına geliyor.</li>
<li><strong>Tavsiye 1:</strong> 7226 sayılı torba yasayla, Dernekler Kanunu’nun 23 ve 32. maddelerinde yapılan değişiklikler ve kanuna getirilen ek geçici madde tümüyle iptal edilmelidir.</li>
<li><strong>Sonuç 2:</strong> Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun’la  Yardım Toplama Kanununun 6, 9, 16 ve 29. maddelerinde yapılan değişiklikler derneklerin kendi kaynaklarını yaratmalarını daha zor bir hale getirdi.</li>
<li><strong> </strong><strong>Tavsiye 2: </strong>&#8220;Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun” Kanununun 6, 9, 16 ve 29. maddelerinde yapılan değişiklikler tamamen iptal edilmeli. Dernekler ve yeni vakıflar Yardım Toplama Kanunun “izin gerekliliğinden” muaf tutulmalı, sadece bildirim yükümlülüğü getirilmeli.</li>
<li><strong>Sonuç 3:</strong> Dernekler Kanunu’na dayanarak üretilen ikincil mevzuat son derece dağınıktır, anlaşılır olmaktan uzak ve örgütlenme özgürlüğünü serbestçe kullanmayı kısıtlar nitelikte.</li>
<li><strong>Tavsiye 3: </strong>Dernekler Kanunu ve ilgili ikincil düzenlemeler katılımcı ve STÖ’lerin anlamlı katılımına imkan verecek bir yaklaşımla gözden geçirilmeli ve uluslararası standartlarla uyumlu yeni bir düzenleme yapılmalı. Yeni vakıfları ilgilendiren mevzuat da bu kapsamda ele alınmalı. Bu sürecin bütün aşamalarına etkin bir sivil toplum katılımının sağlanması önem taşıyor.</li>
<li><strong>Sonuç 4</strong>: STÖ’lerin kendileriyle ilgili yasal düzenlemelere dahi katılabilmesi ve görüş belirtmesi son derece yetersiz bir seviyede.</li>
<li><strong>Tavsiye 4:</strong> STÖ’lerin kendileriyle ilgili düzenlemelere ve politika yapım süreçlerine katılımını zorunlu kılan bir çerçeve yasa hazırlanmalı. Bu yasa taslak aşamasından itibaren STÖ’lerin katılımına ve görüş belirtmesine uygun bir şekilde hazırlanmalı.</li>
<li><strong>Sonuç 5:</strong> STÖ’leri ilgilendiren genel mevzuat son derece karmaşık. Vergilendirme usulleri ve bildirim süreçleri dağınık ve anlaşılması zordur. Üstelik bildirimler ve beyannamelerle ilgili süreçlerde STÖ’lerin idari para cezalarına çarptırılması söz konusu.</li>
<li><strong>Tavsiye 5:</strong> STÖ’leri ilgilendiren mevzuat STÖ’lerle geniş bir istişare süreci sonrasında basitleştirilmelidir. Bildirimler, beyannameler ve STÖ’lerin tutmakla yükümlü olduğu evraklarla ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ortaya çıkan yaptırımlar orantılı olmalı, STÖ’lere hemen ceza uygulamak yerine, düzeltici ara çözümler getirilmelidir. Öncelikle ek süre tanıma, uyarı yazısı yazma gibi tedbirlere uygulanmalıdır. Bu ara tedbirlerin rağmen kusurların tekrarlanması durumunda cezai işlemler olmalıdır.</li>
<li><strong>Sonuç 6: </strong>Türkiye’deki mültecilere ve diğer hassas gruplara yardım götüren ve bu konuda araştırmalar yürüten STÖ’lere getirilen kısıtlamalar hem STÖ faaliyetlerini hem de STÖ faaliyetlerinden faydalananları olumsuz etkiliyor.</li>
<li><strong>Tavsiye 6</strong>: Türkiye’deki mültecilere ve diğer hassas gruplara yardım götüren ve bu konuda araştırmalar yürüten STÖ’lere getirilen kısıtlamalar kaldırılmalı. Kamu kurumları kendi görevleri dahilinde bilgi ve verilerin toplanması ve bunların anonim hale getirilerek kamuoyuyla paylaşılması konusunda isteksiz Bu konuda kendilerine yapılan bilgi edinme başvurularını 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu’nun özellikle de 7. maddesini ileri sürerek reddediyor.</li>
<li><strong>Sonuç 7:</strong> Kamu kurumları kendi görevleri dahilinde bilgi ve verilerin toplanması ve bunların anonim hale getirilerek kamuoyuyla paylaşılması konusunda isteksiz. Bu konuda kendilerine yapılan bilgi edinme başvurularını 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu’nun özellikle de 7. maddesini ileri sürerek reddediyor.</li>
<li><strong>Tavsiye 7: </strong>STÖ&#8217;lere ilişkin kapsamlı bilgi ve veri toplanarak, bu veriler sivil toplum alanının mevcut durumunun daha iyi analiz edilmesini sağlayacak bir yaklaşımla kamuoyuyla paylaşılmalı.</li>
</ul>
<p>Raporun tamamını <a href="https://www.stgm.org.tr/yayinlar/turkiyede-orgutlenme-ozgurlugunun-genel-gorunumu-ii">buradan </a>okuyabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/17/sivil-toplumun-orgutlenme-ozgurlugu-mevzuat-ve-kamunun-yaklasimi-nedeniyle-sinirli/">‘Sivil Toplumun Örgütlenme Özgürlüğü, Mevzuat ve Kamunun Yaklaşımı Nedeniyle Sınırlı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplum Kuruluşlarına Yönelik İdari Para Cezaları</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/11/sivil-toplum-kuruluslarina-yonelik-idari-para-cezalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Feb 2022 08:57:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[itiraz süresi]]></category>
		<category><![CDATA[Kabahatler Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[STK'lara idari para cezası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=78539</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı’na kesilen idari para cezası ile gündeme gelen 'Sivil Toplum Kuruluşlarına Yönelik İdari Para Cezaları' konusunda bir bilgi notu hazırlayan Altıparmak Hukuk Bürosu'ndan Stj. Av. İpek Sezgin, cezanın dayanağı, çeşitleri ve STK'ların karara itiraz süresi hakkında bilgileri paylaşıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/11/sivil-toplum-kuruluslarina-yonelik-idari-para-cezalari/">Sivil Toplum Kuruluşlarına Yönelik İdari Para Cezaları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>İdari Para Cezası Nedir?</strong></h5>
<p>İdari para cezaları, kanunlarda açıkça öngörülen ihlaller hakkında, bir mahkeme kararına ihtiyaç duyulmaksızın, doğrudan doğruya idare tarafından verilen ve temelde bir kamusal faaliyetin yerine getirilmesini sağlamaya yönelik idari yaptırımlardır. Bu para cezalarında temel amaç, ilgili tarafa yerine getirmediği görev ve yükümlülüklerini hatırlatmak ve hukuka aykırı davranışların önüne geçmektir. İdarî nitelikteki “para cezası”, bir uyarı (ikaz) işlevi gördüğü gibi, kamu açısından oluşmuş olan zararın giderilmesi amacına da hizmet eder.</p>
<p><u>5253 Sayılı Dernekler Kanunu madde 33’e göre, derneğin yönetim kurulu başkanı derneğe yönelik uygulanan idari para cezalarından şahsen sorumludur.</u> İdari para cezaları, temelde adli yargı mercileri tarafından verilmiş bir karara dayanmadığı için, adli sicile işlenmez, ödenmemesi durumunda ise gecikme zammı uygulanmasına karar verilemez ve hapis cezasına çevrilemez. Ödeme yapılmaması durumunda icra yoluyla cezanın tahsiline gidilir.</p>
<h5><strong>İdari Para Cezasının Çeşitleri Nelerdir?</strong></h5>
<p>Kabahat karşılığı yaptırımların türü, süresi ve miktarı ancak kanunla belirlenebilir. İdari para cezası; sabit bir miktarda belirlenerek maktu, duruma göre belli bir oranda artabilen şekilde nispi, kanunda alt-üst sınır gösterilerek belirlenebilir. Nispi ve alt-üst sınırı gösterilerek belirlenmiş idari para cezalarında idarenin takdir yetkisi sınırlıdır. İdari para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile kabahati işleyen kişinin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulmalıdır. (Kabahatler Kanunu madde 17/2)</p>
<h5><strong>Sivil Toplum Kuruluşlarının Ana Mevzuatlarından Kaynaklanan İdari Para Cezalarının Dayanağı Nedir?</strong></h5>
<p>İdari Para Cezası asıl olarak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu madde 17’de düzenlenmekle beraber sivil toplum kuruluşları(STK) özellikle 5253 sayılı Dernekler Kanunu, 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu ve Dernekler Yönetmeliği’nden ve bazı özel kanunlardan (2872 sayılı Çevre Kanunu)  hukuki anlamda sorumludur. İdare tüzük, yönetmelik, sirküler gibi düzenleyici işlemleriyle çeşitli kabahatler ortaya koyabiliyorken bu kabahatlere karşı uygulanacak yaptırımların türü, süresi ve miktarı yalnızca kanun aracılığı ile belirlenebilir. İdari para cezaları,  her yıl Ocak ayından itibaren geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanunu’nca tespit edilen yeniden değerleme oranında arttırılarak uygulanır. 2022 yılı itibariyle idari para cezaları ve parasal hadlerini gösteren listeye <a href="https://www.siviltoplum.gov.tr/kurumlar/siviltoplum.gov.tr/Mevzuat/2022idari_Para_Cezalari.pdf" target="_blank" rel="noopener">buradaki linkten</a> ulaşılabilir.</p>
<h5><strong>İdari Para Cezası Tutanağında Neler Bulunmalı ve Tutanak Nasıl Tebliğ Edilmelidir?</strong></h5>
<p>İdari yaptırım kararına ilişkin tutanakta, hakkında idari yaptırım verilen kişinin kimlik ve adres bilgileri, idari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili, bu fiilin işlendiği yer ve zaman açıkça gösterilir. Bu fiilin işlendiğini ispat edecek bütün deliller, karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği ile birlikte tutanakta açıkça yazılmalıdır. İdari para cezası tutanağı yaptırıma maruz kalan STK’ya Tebligat Kanunu Hükümlerine göre tebliğ edilir ve söz konusu tebligat metninde, yetkili kişilerin bu karara karşı başvurabilecekleri kanun yolu (itiraz), süresi ve hangi makama başvuracakları açıkça yazmak zorundadır. Bu durum kural olmakla birlikte Maliye Bakanlığı tarafından elektronik ortamda yapılan tebligat da geçerli bir tebligat sayılmaktadır. Bu son durumda tebligat tarihi, tebligatın muhatabın elektronik tebligat adresine ulaşmasını izleyen beşinci gün sayılır. Yani 05.02.2022 tarihinde elektronik tebligat adresine ulaşan bir tebligat 10.02.2022 tarihinde yapılmış sayılır. Derneklerde yönetim kurulu başkanı idari para cezalarından şahsen sorumlu olduğu için, tebligat yönetim kurulu başkanına da yapılmalıdır.</p>
<h5><strong>İtiraz Süresi ve Yöntemi Nedir?</strong></h5>
<p>İdari para cezası kararına karşı yapılacak başvuru, Kabahatler Kanunu madde 27’ye göre, idari para cezası kararının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde, bizzat STK’nın kanuni temsilcisi veya avukatı tarafından idari para cezasını kesen idari makamın bulunduğu yer nöbetçi sulh ceza mahkemesine dilekçe ile başvurularak gerçekleştirilmektedir. 15 gün içerisinde başvuru yapılmazsa idari para cezası kararı kesinleşir. Bununla birlikte mücbir sebep varlığı dolayısıyla ilgili 15 günlük başvuru süresi geçirilmişse, bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç 7 gün içerisinde, başvuru yapılır. Bu halde, başvurunun süresinde yapılmasını engelleyen mücbir sebep de dayanaklarıyla gösterilir.  İtiraz yoluna başvurulması kararın kesinleşmesini engellemez ancak mahkeme, idari para cezasının yerine getirilmesini durdurma kararı alabilir.</p>
<p>İdari para cezasına karşı başvuru dilekçesinde idari yaptırım kararına ilişkin bilgiler ve bu karara karşı ileri sürülen deliller de açık bir şekilde yazılır.</p>
<h5><strong>İtiraz Başvurusu Nasıl İncelenir?</strong></h5>
<p><strong>Kabahatler Kanunu madde 28’e göre idari para cezasına itirazlar şu şekilde incelenir:</strong></p>
<p>1) Yapılan ön inceleme sonucu, dosyaya bakan sulh ceza mahkemesinin yetkili olmadığı anlaşılırsa dosyanın yetkili sulh ceza mahkemesine gönderilmesine karar verilir.</p>
<p>2) Başvuru süresi içinde yapılmamışsa, başvuru konusu idari yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının veya başvuruyu yapan kişinin, yetkili kişi olmaması durumlarında başvurunun bu nedenler açıkça belirtilerek reddine karar verilir.</p>
<p>3) Yukarıda sayılan sebeplerden birinin bulunmaması durumunda ise başvurunun usulden kabulüne karar verilir ve bu durumda mahkeme dilekçenin bir örneğini ilgili kamu kurum ve kuruluşuna tebliğ eder. İlgili kamu kurum ve kuruluşu, dilekçenin kendilerine tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde mahkemeye başvuru konusu idari yaptırıma ilişkin işlem dosyasının tamamının bir örneğini ve cevap dilekçesi ile birlikte mahkemeye verir.</p>
<p>4) Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap dilekçesinin bir örneğini tebliğ eder; talep üzerine veya re’sen tarafları belirli bir gün ve saatte dinleyebilir. Söz konusu dinleme için belirlenen gün ile tebligatın arasında en az 1 haftalık zaman olmasına dikkat edilir ve dinleme sırasında taraflar ve varsa vekilleri hazır bulunur. Tebligatta açıkça tarafların yokluğunda karar verileceği belirtildiği takdirde ve mazeretsiz olarak dinleme sırasında hazır bulunmama durumunda mahkeme, idari para cezasının akıbeti hakkında karar verir.</p>
<p>5) Bu süreçlerin sonunda sulh ceza mahkemesi, idari para cezasının hukuka uygun olması sebebiyle “başvurunun reddine”, idari para cezasının hukuka aykırı olması nedeniyle “ idari yaptırım kararının kaldırılmasına” karar verir.</p>
<p>6) Eğer Kabahatler Kanunu madde 17/2 kapsamında, Kanunda alt ve üst sınırının gösterildiği bir kabahat kapsamında İdari Para Cezasına karşı bir başvuru yapılmışsa Mahkeme;</p>
<ul>
<li>İdari para cezasının miktarında kabahatin içeriğine,</li>
<li>İşleyen kişinin kusuruna ve</li>
<li>İşleyen kişinin ekonomik durumuna göre yeniden değerlendirme yaparak başvurunun kabulüne da karar verebilir.</li>
</ul>
<p>7) Bu başvurunun sonucunda verilen karar 3.000,00-TLve daha altında verilen idari para cezaları için kesindir.  Kesin olmayan cezalar için ise Kabahatler Kanunu Madde 29’a göre kararın ilgililere tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde, Ceza Muhakemesi Kanunu madde 268/3’e göre itiraz edilmelidir. İtiraz sonucunda, dosya üzerinden inceleme yapılarak itirazın kabulüne veya reddine karar verilebilir.</p>
<h5><strong>İtiraz Edilmezse Ne Olur? </strong></h5>
<p>İdari para cezası tutanağının tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz edilmezse, para cezası kesinleşir. SGK ve mahalli idareler tarafından verilen idari para cezaları idarelerin kendi bütçelerine gelir kaydedilirken, Kabahatler Kanunu madde 17/3’e göre belirtilmiş olan diğer kurumlar tarafından verilen idari para cezaları genel bütçeye gelir olarak kaydedilir. İdari para cezası kural olarak cezayı uygulayan devlet kurumunun mal müdürlüklerine ödenir. Aynı zamanda internet vergi dairesi üzerinden de ödeme yapmak mümkündür. Ödeme yapılırken karışıklığa sebep olmamak adına nereye ödeme yapılacağı da kişiye idari para cezası tebliğ edilirken açıkça bildirilir. İdari para cezası ilgiliye tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde ödenebilir ancak tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde ve kanun yoluna başvurulmadan ödeme yapılırsa para cezasında indirime gidilerek, cezanın  ¾’ü tahsil edilir. Bu şekilde erken ödeme yapmak cezaya itiraz edilmesinin önüne geçmez. Ödeme süresinin geciktirilmesi sonucunda faiz uygulanamaz ve ödenmemesi durumunda ancak icra işlemleri başlatılarak tahsilat sürecine gidilir.</p>
<p>Bu yazının orijinali, pro-bono hukuk hizmeti veren <a href="https://altiparmakhukuk.org/blog/bilgi-notu-2022-01-sivil-toplum-kuruluslarina-yonelik-idari-para-cezalari-40" target="_blank" rel="noopener">Altıparmak Hukuk Bürosu&#8217;nun web sitesinde yayınlandı. </a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/11/sivil-toplum-kuruluslarina-yonelik-idari-para-cezalari/">Sivil Toplum Kuruluşlarına Yönelik İdari Para Cezaları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜSEV&#8217;in Dernek Üyelerinin Bildirilmesine Dair Danıştay Kararı Hakkında Açıklaması</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/05/tusevin-dernek-uyelerinin-bildirilmesine-dair-danistay-karari-hakkinda-aciklamasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Oct 2021 11:47:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSEV]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler Yönetmeliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74734</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜSEV, Dernek Üyelerinin Bildirilmesi Yükümlülüğünü Düzenleyen Yönetmeliğin İptaline İlişkin Danıştay Kararı Hakkında açıklama yaptı. Açıklamada, "Dava sonucu dernek üyelerinin kimliklerinin bildirimi yükümlülüğü getiren yönetmeliğin ilgili maddeleri Danıştay'ın kararı ile iptal edilmiş olsa da iptal edilen bu hükümler 26 Mart 2020 tarihinde Dernekler Kanunu'nda yer aldığından, dernek üyeleri için kimlik bildiriminde bulunulması yükümlüğü sürmektedir." deniliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/05/tusevin-dernek-uyelerinin-bildirilmesine-dair-danistay-karari-hakkinda-aciklamasi/">TÜSEV&#8217;in Dernek Üyelerinin Bildirilmesine Dair Danıştay Kararı Hakkında Açıklaması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="boldTitle"><span style="font-size: 16px;"><img decoding="async" class=" wp-image-73090 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/tusev.jpg" alt="TÜSEV" width="234" height="234" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/tusev.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/tusev-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 234px) 100vw, 234px" />Danıştay 10. Dairesi&#8217;nin &#8216;Dernekler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin&#8217; 1 ve 2. maddelerini iptal etmesi hakkında TÜSEV açıklamada bulundu:</span></p>
<div id="contentContainer">
<p>&#8220;Dava konusu edilen düzenleme ile derneklere, kişilerin dernek üyeliğine kabul edilme, üyelikten çıkma veya çıkarılma gibi durumlarını, beyanname verme süresi beklenilmeksizin 30 gün içerisinde mülki idare amirine yazılı olarak bildirme yükümlülüğü getirilmişti. Bu kapsamda gerçek kişi üyelerin ad, soyad, T.C. numarası, mesleği, öğrenim durumu, üyeliğe kabul ve çıkma tarihleri, tüzel kişi üyelerin ise mersis numaraları, hukuki statüsü, temsilcilerinin adı soyadı, T.C. numaraları, üyeliğe kabul ve çıkma tarihlerine ilişkin kişisel verilerin Yönetmelik Eki olan Ek-21 de yer alan Dernek Beyannamesine kaydının yapılması zorunlu kılınmıştı.</p>
<p>Dava konusu Yönetmelikte yapılan değişiklik öncesinde ise, yalnızca dernek yönetim kurulu başkanının adı ve soyadı bilgileri ile üyelerin gerçek ve tüzel kişi ve kadın ve erkek olarak sayıları istenilmekte; dernek üyelerinin tamamını kapsayan gerçek kişi ya da tüzel kişi ve temsilcileri için kimlik bildiriminde bulunulması zorunluluğu bulunmamaktaydı.&#8221;</p>
<h5><strong>Kararın Sonucu ve Güncel Durum</strong></h5>
<p>TÜSEV&#8217;in açıklamasında, ilgili Yönetmelik maddelerinin Danıştay tarafından iptali yargısal denetim ve derneklerin işleyişi bakımından son derece önemli bir gelişme olduğu; gerek davacıların gerekse de Danıştay’ın kararda yer verilen iptal gerekçelerinin konuya ilişkin aydınlatıcı ve sivil toplum için elverişli ortamı destekler nitelikte olduğu kaydediliyor.</p>
<p>Ancak TÜSEV bu kararın öncesinde, dava süreci içinde Dernekler Kanunu’nun 23. Maddesi, başlığıyla birlikte bu yükümlülüğü yeniden getirmek üzere değiştirilmiş ve 26 Mart 2020 tarihinde değişiklik Resmi Gazete&#8217;de yayınlandığını hatırlatıyor:</p>
<p>“Genel kurul toplantısı ve organlara seçilenler ile üyelerin idareye bildirilmesi” başlıklı (yeni) 23. maddede “Dernekler, genel kurulu izleyen otuz gün içinde, yönetim kurulu ve denetim kurulu ile derneğin diğer organlarına seçilen asıl ve yedek üyeleri, üyeliğe kabul edilenler ile üyeliği sona erenlerin adını, soyadını, doğum tarihini ve kimlik numarasını kabul edilme ve sona erme tarihinden itibaren kırk beş gün içinde merkezinin bulunduğu dernekler birimine bildirmekle yükümlüdür. Dernek organlarında ve yerleşim yerinde meydana gelen değişiklikler de aynı usule tâbidir. Genel kurul sonuç bildirimi ile üyeliğe ilişkin bildirimlerin şekli, içeriği ve gerekli belgeler yönetmelikte düzenlenir.”</p>
<p>Sonuç olarak açılan dava sonucu dernek üyelerinin kimliklerinin bildirimi yükümlülüğü getiren Yönetmeliğin ilgili maddeleri yargı kararı ile iptal edilmiş olsa da bu yükümlülük bu kez 26 Mart 2020 tarihinde Dernekler Kanunu&#8217;na eklendiği için, dernek üyeleri için kimlik bildiriminde bulunulması zorunluluğu devam etmektedir.</p>
<p>TÜSEV tarafından yapılan açıklamanın tümüne <a href="https://www.tusev.org.tr/tr/duyurular/dernek-uyelerinin-bildirilmesi-yukumlulugunu-duzenleyen-yonetmeligin-iptaline-iliskin-danistay-karari-hakkinda-duyuru#.YVrbmZpBzIW" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/05/tusevin-dernek-uyelerinin-bildirilmesine-dair-danistay-karari-hakkinda-aciklamasi/">TÜSEV&#8217;in Dernek Üyelerinin Bildirilmesine Dair Danıştay Kararı Hakkında Açıklaması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İçişleri Bakanlığı TESUD Yönetimini Görevden Aldığını Açıkladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/20/icisleri-bakanligi-tesud-yonetimini-gorevden-aldigini-acikladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Apr 2021 14:45:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Görevden Alma]]></category>
		<category><![CDATA[İçişleri Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Emekli Subaylar Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=68894</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emekli amiraller tarafından kaleme alınan bildiri gerekçe gösterilerek, Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) Başkanı Tuğgeneral Namık Kemal Çalışkan ve yönetim kurulu üyeleri İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alındı. Kararı “siyasi saiklerle alınmış yasal bir işlem” olarak değerlendiren Hak İnisiyatifi’nden Mehmet Arif Koçer, yöneticilerin sivil toplumu baskılama yaklaşımından vazgeçmesi gerektiğini vurguluyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/20/icisleri-bakanligi-tesud-yonetimini-gorevden-aldigini-acikladi/">İçişleri Bakanlığı TESUD Yönetimini Görevden Aldığını Açıkladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TESUD geçtiğimiz hafta, &#8220;Emekli amirallerin Montrö bildirisini kınadıkları” şeklinde Milli Savunma Bakanlığı açıklamasını yalanlamış, ardından İçişleri Bakanlığı tarafından dernek hakkında denetim süreci başlatılmıştı.</p>
<p>İçişleri Bakanlığı’nın görevden alma gerekçesinde, &#8221;Dernek yöneticilerinin beyanları ile 104 emekli amiral tarafından yayımlanan bildiriye destek oldukları görülmüştür&#8221; yer alıyor. Açıklamada ayrıca, “Dernek Yönetim Kurulu Başkanı ve diğer Yönetim Kurulu Üyeleri, 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 27’nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince geçici bir tedbir olarak Bakanlık makamının onayı ile görevden uzaklaştırılmıştır&#8221; deniliyor.</p>
<p>TESUD, k<a href="https://mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2847.pdf" target="_blank" rel="noopener">anunla kurulan “kamuya yararlı dernek” statüsüne sahip</a>. Bu nedenle, diğer derneklerden farklı bir yönetim ve  denetim prosedürüne tabi&#8230;Nitekim İçişleri Bakanlığının görevden alma kararında atıf yapılan Dernekler Kanunu’nun 27. maddesinin 3. paragrafında, “yapılan denetimler sonucunda, düzenlenen raporlar üzerine,<strong> kamu yararına çalışan derneklerin</strong> organlarında görev alan üyeler veya ilgili personel, hapis cezası (1) verilmesini gerektiren suçların işlendiğinin tespit edilmesi halinde, geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanınca görevden uzaklaştırılabilir.” hükmü yer alıyor.</p>
<p>Konuyla ilgili ulaştığımız TESUD avukatı Yurdakan Yıldız, yönetim olarak bir açıklama yapmayacaklarını ve süreci takip edeceklerini ifade ediyor.</p>
<p><strong>Siyasi Saiklerle Yapılan Yasal Bir İşlem!   </strong></p>
<p>Hak İnisiyatifi’nden Mehmet Arif Koçer, TESUD’un Dernekler Yasası’na göre değil özel yasa ile kurulduğunu hatırlatarak, İçişleri Bakanlığı’nın aldığı “yönetimin işten el çektirilmesi” kararının, kanunun kendisine tanıdığı yetkiyi kullanması nedeniyle, “yasal bir işlem” olduğunu ancak hukuki olmadığını kaydediyor: “Temel haklar açısından kararı değerlendirdiğimizde, örgütlenme özgürlüğü bağlamında çok şık bir durum değil. Şayet yöneticiler bir hata yaptı ise yöneticilere yönelik soruşturma- kovuşturma başlatılabilirdi. Dernek yönetiminin işten el çektirilmesinin demokratik bir toplumda gerekli ve zorunlu bir tedbir olduğunu düşünmüyorum. Kanuna uygun ama hukuka uygunluk noktasında sorun var. Biraz daha beklenebilirdi. Kanaatimce, bu siyasi bir karar.”</p>
<p><strong>Sivil Toplum Baskılanıyor: Önünün Açılması Gerekiyor!</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-68926 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/mehmet-arif-kocer-640x393.jpg" alt="" width="265" height="162" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/mehmet-arif-kocer-640x393.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/mehmet-arif-kocer.jpg 652w" sizes="auto, (max-width: 265px) 100vw, 265px" />Sivil toplum üzerinde bu kararın nasıl bir etkisi olabileceğine ilişkin sorumuza ise Koçer, somut olaydan bağımsız olarak, son çıkan Dernekler Kanunu’ndaki değişiklik sonrası, özellikle 657 sayılı Kanun’a tabii olan memur statüsündekiler dahil olmak üzere, insanların derneklere üye olmaktan çekindiğine ilişkin yaygın bir gözlemi olduğunu paylaşıyor.</p>
<p>Üyelikle birlikte, yönetici olmaktan daha da çekinir hale gelinmesinin, Dernekler Yasası’nda yapılan son değişikliğin sivil toplum üzerinde ciddi bir baskıya neden olduğunu gösterdiğini kaydeden Koçer, bu durumun demokratik bir toplum üzerinde yarattığı tehlikelere ve sivil toplumun hayati rolüne dikkat çekiyor:</p>
<p>“Sivil toplum, toplumun sinir uçları gibi, yapılan yanlışları açığa çıkarıp, kamuyu uyaran bir işlevi var.  Dernekler Kanunu’nda yapılan son değişiklikle sivil topluma yöneliminin baskılanması, toplum için faydalı değil. Bu yanlış bir yaklaşım. Sivil toplumun baskılanması değil teşvik edilmesi, önünün açılması gerekiyor. Sivil toplum olarak, evrensel hukuk çerçevesinde çekinmeden, korkmadan, özgürce doğru bildiğimizi söyleyebilelim. Bunun herkese faydası var: topluma da devlete de bireylere de…Bunun engellenmesini çok yanlış buluyorum ve yöneticilerin bu yaklaşımdan dönmesi gerektiğini düşünüyorum.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-68927 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/muratcan-isildak.jpg" alt="" width="138" height="188" />Genç Düşünce Enstitüsü’nden Muratcan Işıldak da Koçer’in tespitlerine benzer kaygılara dikkat çekiyor: “Derneklerin birçoğunun kasasında bütçe bulunmuyor;  küçük projeler ile faaliyetlerini sürdürüyorlar. Sivil topluma katılımın ve gönüllü çalışmanın önünün açılması gerekirken, sıkı denetim ve rutin kontrol hem sivil alanı daraltır hem de toplum ile STK’lar arasında bir duvar oluşturur. İnsanlar sivil toplum kurum ve kuruluşlarına katılımdan uzak duracak ve birçok dernek üye kayıp edecektir.” Işıldak, bu tabloda sivil toplumdaki ağ ve platformlara ciddi bir rol düştüğünü, katılımcılığı güçlendirmek ve STK’ların çözümlere katkı sunmada öncü olması gerektiğinin vurgulanması gerektiğini söylüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/20/icisleri-bakanligi-tesud-yonetimini-gorevden-aldigini-acikladi/">İçişleri Bakanlığı TESUD Yönetimini Görevden Aldığını Açıkladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sesli Dosya (2): Dernekler Kanunu&#8217;ndaki Düzenleme ve Örgütlenme Özgürlüğü</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/04/dernekler-kanunundaki-duzenleme-ve-orgutlenme-ozgurlugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2020 13:04:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Sesli Dosya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=52111</guid>

					<description><![CDATA[<p>STGM’den Genel Koordinatör Tezcan Eralp Abay ve Hak İnisiyatifi Derneği Genel Başkanı Mehmet Arif Koçer, Sesli Dosya’da  Dernekler Kanunu'nda yapılan değişikleri örgütlenme özgürlüğüne etkileri üzerinden değerlendirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/04/dernekler-kanunundaki-duzenleme-ve-orgutlenme-ozgurlugu/">Sesli Dosya (2): Dernekler Kanunu&#8217;ndaki Düzenleme ve Örgütlenme Özgürlüğü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;">Sesli Dosya’da bu hafta 26 Mart’ta Dernekler Kanunu’nda <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/25/derneklere-uye-bildirim-zorunlulugu-tbmmde-kabul-edildi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">yapılan değişikliklerin</a> sivil topluma etkisini ele alıyoruz.  Yapılan bu değişiklik, derneklerin işlemlerinin büyük kısmının elektronik ortamda yapabilmesine olanak sağlıyor. <a href="https://www.siviltoplum.gov.tr/basin-aciklamasi-1-04-2020" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.siviltoplum.gov.tr/basin-aciklamasi-1-04-2020&amp;source=gmail&amp;ust=1586011450680000&amp;usg=AFQjCNGQPJKIKM663Gt24mgiQ9HfOB1g8w">Bu değişiklik</a> aynı zamanda Derneklere üyelerini raporlama yükümlülüğü getiren maddeler içeriyor. Buna göre, Dernekler, üyeliğe kabul edilenler ile üyeliği sona erenlere ait bilgileri kırk beş gün içinde ilgili (il/ilçe) sivil toplumla ilişkiler birimlerine bildirmekle yükümlüler. Bu bildirimleri yapmayan dernek organlarına idari para cezası kesilmesi öngörülüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sesli Dosya’da<strong> </strong>Dernekler Kanunu’nda yapılan söz konusu değişikliklerin hangi ihtiyaçtan kaynaklandığını, neleri kapsadığını, bu değişikliklerle neyin amaçlandığını, olumlu bulunan ve eleştirilen hususları sivil toplumdan iki uzman değerlendirdik. Değişikliğe ilişkin bir <a href="https://www.katilimhakki.org/derneklerin-uyelerini-raporlama-yukumlulugu-getiren-degisikliklerin-ulusal-ve-uluslararasi-mevzuata-gore-degerlendirilmesi/" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.katilimhakki.org/derneklerin-uyelerini-raporlama-yukumlulugu-getiren-degisikliklerin-ulusal-ve-uluslararasi-mevzuata-gore-degerlendirilmesi/&amp;source=gmail&amp;ust=1586011450680000&amp;usg=AFQjCNE6BTnay2peajSwYaXKIgqWq8FjeA">bilgi notu</a> hazırlayan STGM’den Genel Koordinatör Tezcan Eralp Abay ve<strong> </strong>Hak İnisiyatifi Derneği Genel Başkanı Mehmet Arif  KOÇER, Dernekler Kanunun’da yapılan değişikleri yorumladı. Dernek üyelerin tümünün yetkili makamlara bildirilmesini zorunlu kılan değişikliğin örgütlenme özgürlüğünü kısıtladığını ve demokratik bir toplumda özgürlüklerin sınırlanmasındaki temel kriterlerden “orantılılık” ölçütüne uymadığını savunan Eralp ve Koçer, değişikliğin, iç hukuka ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal etmesini öngördüklerini ifade ediyorlar.</p>
<p><iframe title="Spotify Embed: Dernekler Kanunu&amp;apos;ndaki Düzenleme ve Örgütlenme Özgürlüğü" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/7DSdUAwcxGj3CIozUow6j2?si=Z-zIwMFaSJK3uKL48-dzVQ&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/04/dernekler-kanunundaki-duzenleme-ve-orgutlenme-ozgurlugu/">Sesli Dosya (2): Dernekler Kanunu&#8217;ndaki Düzenleme ve Örgütlenme Özgürlüğü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Derneklere Üye Bildirim Zorunluluğu TBMM’de Kabul Edildi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/25/derneklere-uye-bildirim-zorunlulugu-tbmmde-kabul-edildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2020 10:20:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Yeneroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Tbmm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=51199</guid>

					<description><![CDATA[<p>TBMM’de dün gece  kabul edilen “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” kapsamında derneklere üyelerini bildirme yükümlülüğü getirildi. İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, “Dernekler Kanununa getirilen bu sınırlamalar,meşru bir amaç taşımamakta; açıkça dernek üyelerinin fişlenmesinin önünü açmaktadır” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/25/derneklere-uye-bildirim-zorunlulugu-tbmmde-kabul-edildi/">Derneklere Üye Bildirim Zorunluluğu TBMM’de Kabul Edildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TBMM&#8217;de kabul edilen  “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” isimli torba yasada Koronavirüs kapsamında alınan kararlar yer alıyor. Kabul edilen torba yasanın kapsamında ‘sivil topluma fişleme getirildiği’ yorumlarıyla karşılanan Dernekler Kanunu’nda değişiklik yapılması da yer alıyor. Kabul edilen karara göre; dernekler yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeliklerine seçilenlerin yanı sıra üyelere de üyeliklerini bildirme zorunluluğu getiriliyor. Dernek üyelikleri kabul edilen ya da sona eren vatandaşların 45 gün içerisinde bildirimleri yapılacak. Ve dernekler, altı ay içinde üyeliği devam edenlerin adını, soyadını, doğum tarihini ve kimlik numarasını mülki idare amirliğine bildirecek. Bu bildirimi yerine getirmeyen dernek yöneticileri hakkında 500 lira idari para cezası uygulanacak.</p>
<p>İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu yasayla ilgili yaptığı açıklamada, “Dernekler Kanununa getirilen bu sınırlamalar, meşru bir amaç taşımamakta; açıkça dernek üyelerinin fişlenmesinin önünü açmaktadır” dedi.</p>
<h4>Konuyla ilgili TBMM tutanağını okumak için<a href="https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/Tutanak_B_SD.birlesim_baslangic?P4=23430&amp;P5=H&amp;page1=33&amp;page2=33" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> tıklayınız.</a></h4>
<h4></h4>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/25/derneklere-uye-bildirim-zorunlulugu-tbmmde-kabul-edildi/">Derneklere Üye Bildirim Zorunluluğu TBMM’de Kabul Edildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplum Fişleniyor mu?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/27/sivil-toplum-fisleniyor-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Dec 2018 08:21:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[DERBİS]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler Yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[İçişleri Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Verilerin Korunması Yasası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33707</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dernekler Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 1 Ekim 2018’de Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. İçişleri Bakanlığı, Dernekler Yönetmeliği’nde yapılan bu değişiklik ile Türkiye’de faal bulunan derneklerden, tüm kayıtlı üyelerinin kimlik bilgilerini “ivedi” bir şekilde bildirmesini istiyor. İçişleri Bakanlığı’nın gittiği bu değişiklik, ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olduğu ve sivil toplumu fişleyeceği gerekçesiyle eleştiriliyor. Üyelerin kimlik bilgilerini bildirmeyen dernek yöneticilerine idarî para cezası uygulanabilecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/27/sivil-toplum-fisleniyor-mu/">Sivil Toplum Fişleniyor mu?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İçişleri Bakanlığı, 1 Ekim 2018’de </span><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/10/20181001-1.htm"><span style="font-weight: 400;">Resmî Gazete’de yayımlanan</span></a><span style="font-weight: 400;"> yeni bir yönetmelik ile Dernekler Yönetmeliği’nin 83. maddesinde düzenlenen “beyanname verme yükümlülüğü”ne ek bir fıkra ekledi. Söz konusu değişiklik ile, derneklere üye olan tüm gerçek kişilerin ad ve soyadları, T.C. kimlik numaraları, meslekleri, öğrenim durumları, üyeliğe kabul ve üyelikten çıkma/çıkarılma tarihlerinin, beyanname verme süresi beklenmeksizin işlem tarihini izleyen 30 gün içerisinde Dernekler Bilgi Sistemi (DERBİS) üzerinden bildirilmesi zorunluluğu getirildi. Aynı bildirim zorunluluğu, derneklere üye olan tüzel kişiler için de geçerli. </span></p>
<p><b>Av. Muhsin Kemal Şimşek: Kimlik bilgilerinin paylaşılmasını kabul etmeyen üyeye “istifa et” denilmesi mi bekleniyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Sayfalar’a konuşan </span><b>Avukat Muhsin Kemal Şimşek,</b><span style="font-weight: 400;"> söz konusu yönetmelik değişikliğinin ulusal ve uluslararası mevzuata aykırılık teşkil ettiğini belirterek “</span><i><span style="font-weight: 400;">Bu bildirim zorunluluğunun, üye olurken bu yönde rızası sorulmamış bir üye için yerine getirilmesi doğru değil; sonradan bu yönde bir düzenleme yapmanın kendisi hukuka aykırılıktır. Kimlik bilgilerinin paylaşılmasını kabul etmeyen üyeye ‘istifa et’ denilmesi mi bekleniyor? Yönetmelik değişikliğinden sonra, üyenin rızasını aramak, bir dayatma ve dernek üyeliğinden istifaya zorlama sonucunu doğurabilir ki bu da doğrudan hak ihlâlidir</span></i><span style="font-weight: 400;">” </span></p>
<p><b>“Bir dayatma ve doğrudan hak ihlâli…”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><i><span style="font-weight: 400;">İçişleri Bakanlığı, her daim dernekleri denetleme yetkisine sahip. Bu denetimlerde, bakanlık denetçileri, derneğin her türlü defter ve kaydını inceleme, bunlardan kopya alma hakkına da sahip. Fakat yapılan yönetmelik değişikliği, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu&#8217;na aykırılık teşkil ediyor. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, ‘Birinci  fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir’ hükmünü içeriyor. Ancak yönetmelikler, kanunlara, Anayasa&#8217;ya ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olamaz. Dernek üyelerinin tamamının rızasını almadan, üyelerin kimlik bilgilerinin Dernekler Bilgi Sistemi&#8217;ne işlenmesi, dernek yöneticileri açısından üyelere karşı kanunî bir yükümlülük getirebilir.  Yönetmelik değişikliği ile getirilen bu bildirim zorunluluğu, dernek yöneticilerine bakanlıktan yaptırım olarak dönebilir ancak bu idarî işlemin hukuka uygunluğu da ayrı bir tartışma konusu olacaktır</span></i><span style="font-weight: 400;">” açıklamalarında bulundu. </span></p>
<p><b>CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan: Yönetmelikteki düzenleme yasaya tamamen aykırı</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Söz konusu yönetmelik değişikliğinin amacını, </span><b>CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan,</b><span style="font-weight: 400;"> İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yazılı soru önergesi ile sordu. İzmir Milletvekili Bakan, yönetmelik değişikliğine, yazılı soru önergesinde “</span><i><span style="font-weight: 400;">Kişisel Verilerin Korunması Yasası, kişisel verilerin ilgili kişilerin açık rızası alınmaksızın işlenemeyeceğini öngörmektedir. Kişilerin rızası olmaksızın kişisel verilerin işlenmesi; kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin, özel alanının ve örgütlenme özgürlüğünün ihlal edilmesi anlamına gelmektedir. Yönetmelikteki düzenleme kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesine neden olmaktadır ve yasaya tamamen aykırıdır</span></i><span style="font-weight: 400;">” şeklinde yer verdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İçişleri Bakanı Soylu ise İzmir Milletvekili Bakan’ın yazılı soru önergesini, süresi geçmesine rağmen hâlâ cevaplandırmış değil.</span></p>
<p><b>“Sivil topluma yönelik baskının, fişlemenin normalleştirildiğinin bir kanıtı”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsan hakları alanında faaliyet gösteren bir derneğin yöneticisi olan ancak ismini paylaşmak istemeyen bir aktivist ise “</span><i><span style="font-weight: 400;">Son yıllarda zaten sivil toplum üzerinde korkunç bir baskı var. Son yapılan yönetmelik değişikliği, sivil topluma yönelik baskının, fişlemenin normalleştirildiğinin bir kanıtı. Yönetmelik değişikliğinin neden yapıldığına dair kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama da yapılmadı. Güvenlik gibi gerekçeler türetilerek sivil toplumun hareket alanı, bağımsızlığı gitgide daraltılıyor. Bu otoriter tutumun Türkiye’ye hiçbir faydası olmaz aksine zararı olacak</span></i><span style="font-weight: 400;">” şeklinde konuştu.</span></p>
<p><b>Dernek yöneticilerine 1.294 TL idarî para cezası</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yönetmelik değişikliği ile derneğe kayıtlı üyeleri bildirmeyen dernek başkanına, Dernekler Kanunu’nun 32. Maddesinin (l) bendine göre, 2019 yılı itibarı ile 1.294 TL idarî para cezası uygulanabilecek.</span></p>
<p><b>Bildirim yükümlülüğü eskiden nasıldı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dernekler, eskiden kayıtlı tüm üyelerini bildirmek zorunda değildi. Sadece dernek organlarına (yönetim, denetim vb. kurullar) seçilen üyelerin tam listesini, genel kurullarından sonra 30 gün içinde; kayıtlı üye toplamını da kadın ve erkek olarak ayrı ayrı belirterek, bir sonraki yılın ilk dört ayı içerisinde DERBİS’e yüklenen beyannameler ile bildirme zorunluluğu vardı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapılan yönetmelik değişikliği ile derneklere kayıtlı tüm üyelerin “ivedi” bir şekilde İçişleri Bakanlığı’nın DERBİS sistemine kaydedilmesi istendi. Dernek yöneticilerine kısa mesaj yoluyla ulaştırılan bildirimlerde, bu zorunluluğun ne kadar “ivedi” olduğu ise belirtilmemiş durumda. Dernek yöneticileri, üyeliğe kabul kararı verdikleri yeni üyeleri ve üyeliği son bulan üyeleri, 30 gün içinde DERBİS’e bildirmekle yükümlü kılındı.</span></p>
<p><b>Dernekler Yönetmeliği’ne eklenen fıkra ne diyor?</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-33709" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-27_1117.png" alt="" width="621" height="246" /></p>
<p><b>Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ne diyor?</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-33710" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-27_1118.png" alt="" width="618" height="122" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-33711" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-27_1118_001.png" alt="" width="616" height="152" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/27/sivil-toplum-fisleniyor-mu/">Sivil Toplum Fişleniyor mu?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
