<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>COVID-19 arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/covid-19/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/covid-19/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Jul 2023 11:23:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>COVID-19 arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/covid-19/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Romani Godi&#8217;den Yeni Rapor: Pandemide Romanlar</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/12/romani-godiden-yeni-rapor-pandemide-romanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jul 2023 11:21:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Romani Godi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Hafıza Çalışmaları Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84563</guid>

					<description><![CDATA[<p>Roman Hafıza Çalışmaları Derneği’nin (Romani Godi) Etkiniz AB Programı desteğiyle hazırladığı 'Covid-19 Pandemisinden Çıkış Süresinde Türkiye’de Romanlar' raporuna göre, kapatma-karantina koşullarında işsiz kalan Romanlar daha da yoksullaştı, temel ihtiyaçlarını bile gideremez oldu. Toplumdan dışlandılar, ayrımcılığa uğradılar. Sosyal yardımlardan ve sağlık hizmetlerinden daha az yararlandılar. Roman çocuklar yoksulluktan uzaktan eğitime katılamadılar, okul terki arttı. Dernek, tüm bu nedenlerle, pandemide ağırlaşan çocuk yoksulluğu ve derin yoksulluğun gelecek nesilleri ipotek altına almaması için kamusal önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/12/romani-godiden-yeni-rapor-pandemide-romanlar/">Romani Godi&#8217;den Yeni Rapor: Pandemide Romanlar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Raporda, Türkiye’de 3 ile 6 milyon arası tahmin edilen Romanların,</span><span style="font-weight: 400;"> salgına karşı en kırılgan gruplardan olduğu fakat onlara yönelik koruyucu önlem ve planlama oluşturulmadığı belirtiliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-84569 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-640x640.jpg" alt="" width="231" height="231" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor.jpg 1080w" sizes="(max-width: 231px) 100vw, 231px" />Romani Godi Derneği’nin hazırladığı “Covid-19 Pandemisinden Çıkış Süresinde Türkiye’de Romanlar” raporundan bazı başlıklar şöyle: </span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Ayrımcılık</b><span style="font-weight: 400;">: Türkiye’nin en dezavantajlı gruplarından biri olan Romanlar, pandemi gibi sağlık krizinde bile dışlandılar: ayrımcı ve önyargılı tutumlara maruz kaldılar. Romanlara yönelik ayrımcılık politikaları ve önyargılar pandemi de sürdü.  </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>İstihdam</b><span style="font-weight: 400;">: Müzisyenlik, seyyar satıcılık, kağıt toplayıcılığı, hurdacılık gibi günübirlik kazanç getiren işlerde çalışan Romanlar, salgında çalışamaz oldular; gelir kaybına uğradılar, daha da yoksullaştılar. Bir araştırmaya göre, pandemide Romanların yüzde 70’i elektrik faturalarını, yüzde 53’ü kira ödemelerini, yüzde 50’si banka kredilerini ve yüzde 50’si özel borçlarını ödemekte zorluk yaşadı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Sağlık</b><span style="font-weight: 400;">: Romanlar, pandemide de toplumun genelinden ayrı tutuldu; temizlik hizmetlerinden bile yeterince yararlanamadı, temiz içme suyuna erişmekte zorluk çekti. Tüm bu şartlarda, salgından daha fazla etkilendiler ancak yoksulluk ve güvencesizlikten sağlık hizmetlerine yeterince erişemediler. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Sosyal Hizmet ve Yardım</b><span style="font-weight: 400;">: Daha çok desteğe ihtiyaç duymalarına rağmen sosyal yardımlardan da çok az yararlanabildiler. Pandemide Romanların sadece % 37.8’i kamu veya özel kurumlardan yardım aldı; bu yardımların da % 83.7’si ayni yardımdı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Eğitim</b><span style="font-weight: 400;">: Roman çocukların yoksulluktan eğitim alamaz oldular: çünkü velilerin ortalama geliri açlık sınırının altındaydı, aileler çocuklarının okul ihtiyaçlarını gideremedi. Roman çocukların en az yarısı, uzaktan eğitime katılabilecek teknolojik cihaza sahip değildi ya da internete erişimi yoktu. Roman çocuklarda okul terki arttı. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Barınma: </b><span style="font-weight: 400;">Hukuki düzenlemeler olsa da Türkiye’de birçok Roman,</span><span style="font-weight: 400;"> gettolarda ve ayrılmış mahallelerde, yetersiz ve aşırı kalabalık meskenlerde, altyapı ve temiz suya erişimin olmadığı sağlıksız koşullarda yaşıyor. Romanların yoğunlukla yaşadığı semtlerde “kentsel dönüşüm” kararları ve yerinden edinme politikaları, zorla tahliyeler barınma hakkını ihlal etti, </span><span style="font-weight: 400;">mülkiyet hakkını güvencesiz kıldı. </span></li>
<li aria-level="1"><b>Hak İhlalleri</b><span style="font-weight: 400;">: Romanlar, pandemide istihdam, sosyal yardımlara ulaşma, eğitim, barınma, sağlık ve toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinde mevcut sorunlarına eklenen yeni sorunlar yaşamaya başladı. Roman topluluklar içinde kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, yaşlılar ve çocuklar pandeminin yarattığı ekonomik ve toplumsal sorunlardan daha ağır etkilendi.</span></li>
</ul>
<h5><strong><img decoding="async" class=" wp-image-84570 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-1-640x640.jpg" alt="" width="323" height="323" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-1-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-1-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-1-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-1.jpg 1080w" sizes="(max-width: 323px) 100vw, 323px" />&#8216;Romanlar Pandeminin Derinleştirdiği Eşitsizliklere Karşı Korunmalı! Peki ne yapmalı?&#8217; </strong></h5>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Roman topluluklar, pandemide katmerlenen ve derinleşen mevcut sorunlarına ve maruz kaldıkları eşitsizliklere karşı sosyal politikalarla korunmalı! </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Pandemide ciddi boyutlara ulaşan çocuk yoksulluğu ve derin yoksulluğun gelecek nesilleri ipotek altına almaması için kamusal önlemler alınmalı!</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Covid-19 salgınında derinleşen sorunların kronikleşmemesi ve yaygın eşitsizliklerin kalıcı hale gelmemesi için Roman topluluklar kamusal önlemlerle desteklenmeli! </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Zira Romanlar, pandemin etkisiyle daha da ağırlaşan bu koşulları ve hasarı destek almadan onaramaz.</span></li>
</ul>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/roman-hafiza-calismalari-dernegi-covid-19-pandemisinden-cikis-suresinde-turkiyede-romanlar/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Raporun Türkçe versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz.</span></a></p>
<p>Rapor hakkında detaylı bilgi ve sorularınız için <span style="font-weight: 400;"><strong>info@romanigodi.org</strong> adresine yazabilirsiniz.</span></p>
<h6><b>Romani Godi Hakkında </b></h6>
<p><span style="font-weight: 400;">Romani Godi, Romanes’te “Roman Aklı” anlamına geliyor. Romani Godi, Romanların eşitsizlik, ayrımcılık, hak ihlalleri, Roman dilinin ve kültürünün yaşadığı yok olma tehlikesini dert eden bir grup genç aktivistin ‘Opre Roma’ sloganı ile 2022 yılı başında çıktıkları bir yolculuktur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Romani Godi; Romanların dillerini, tarihlerini, kültürlerini, Romanların yaşadığı eşitsizlikleri ve maruz kaldıkları her türlü tarihsel eylemleri; bir bütün olarak toplumsal hafıza olarak kabul eder.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Romani Godi, Romanların toplumsal hafızasının güçlendirilmesi ve eşitsizliğin ortadan kaldırılması için hak temelli çözümler üretilmesi amacıyla izleme, araştırma ve raporlama çalışmaları yürütmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir inisiyatif olarak yola çıkan Romani Godi, sonraki süreçte Roman Hafıza Çalışmaları Derneği (Romani Godi) adıyla tüzel kişiliğe dönüşmüştür. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/12/romani-godiden-yeni-rapor-pandemide-romanlar/">Romani Godi&#8217;den Yeni Rapor: Pandemide Romanlar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UNICEF: ‘Pandemi Çocukları Etkileyen En Büyük Küresel Kriz’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/10/unicef-pandemi-cocuklari-etkileyen-en-buyuk-kuresel-kriz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Dec 2021 11:21:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[UNICEF]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk işçi]]></category>
		<category><![CDATA[Çoçuk yoksulluğu]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[sığınmacı çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[unicef]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76750</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) yayınladığı raporu, COVID-19 pandemisinin çocukları daha önce benzeri görülmemiş bir ölçekte etkilediğini ve bunun UNICEF’in 75 yıllık tarihinde çocukları etkileyen en büyük kriz olma niteliğini taşıdığını gösteriyor. Rapora göre, toparlanmak ve COVID öncesi çocuk yoksulluğu düzeylerine geri dönmek 7-8 yıl sürecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/10/unicef-pandemi-cocuklari-etkileyen-en-buyuk-kuresel-kriz/">UNICEF: ‘Pandemi Çocukları Etkileyen En Büyük Küresel Kriz’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.unicef.org/reports/unicef-75-preventing-a-lost-decade" target="_blank" rel="noopener">Bir On Yılın Kaybolmasını Engellemek: COVID-19’un Çocuklar Ve Gençler Üzerindeki Yıkıcı Etkisini Tersine Çevirmek İçin Acil Eylem </a>raporu, COVID-19’un yoksulluk, sağlık, eğitime erişim, beslenme, çocuk koruma ve ruh sağlığı gibi konulardaki temel zorlukları ortadan kaldırmaya yönelik, uzun yıllar içerisinde kaydedilen ilerlemelere nasıl ket vurduğunu gösteriyor.</p>
<p>Rapora göre, pandeminin neredeyse ikinci yılı tamamlanmışken, COVID-19’un gittikçe derinleşen etkisi yoksulluğu artırdı; eşitsizlikleri derinleştirdi ve çocuk haklarını daha önce benzeri görülmemiş düzeylerde tehdit etti.</p>
<h5><strong>‘Pandemi Nedeniyle 100 Milyon Çocuk Daha Çok Boyutlu Yoksulluk İçinde’</strong></h5>
<p>Raporda öne çıkan bulgular şunlar;</p>
<ul>
<li>Pandemi sebebiyle artık 100 milyon çocuk daha çok boyutlu bir yoksulluk içinde yaşıyor; bu da 2019’dan beri yüzde 10’luk bir artış olduğu anlamına geliyor.</li>
<li>Bu rakamlar, 2020 Mart ortasından beri saniyede bir yaklaşık 1,8 çocuğa karşılık geliyor.</li>
<li>Veriler kayıpların geri kazanılması için uzun bir yol kat edilmesi gerekiyor. En iyi ihtimalle bile toparlanmak ve COVID öncesi çocuk yoksulluğu düzeylerine geri dönmenin yedi-sekiz yıl sürecek.</li>
<li>Pandemi öncesiyle kıyaslandığında artık 60 milyon çocuk daha parasal yoksulluk içindeki hanelerde yaşamaya başladı.</li>
<li>2020’de 23 milyon çocuk temel aşılarını yaptıramadı. Bu, 2019 ile kıyaslandığında neredeyse 4 milyonluk bir artış ile son 11 yıldaki en yüksek rakam.</li>
<li>Pandeminin zirve noktasında ülkelerde uygulanan kapanmalar nedeniyle 1,5 milyarı aşkın öğrenci <strong>okul dışı</strong> kaldı. Krizin ilk yılında dünya genelinde okullar, yüz yüze eğitimi neredeyse yüzde 80 oranında durdurdu.</li>
<li><strong>Ruh sağlığı </strong>sorunları dünya genelinde 10-19 yaş arası ergenlerin yüzde 13’ünden fazlasını etkiliyor. Ekim 2020 itibarıyla pandemi, ülkelerin yüzde 93’ünde kritik ruh sağlığı hizmetlerini kesintiye uğrattı veya durdurdu.<strong> </strong></li>
<li>COVID-19 pandemisinin bir sonucu olarak 2030’dan önce <strong>çocuk yaşta evlilik</strong> vakalarında 10 milyonluk bir artış meydana gelebilir.</li>
<li><strong>Çocuk işçi</strong> sayısı dünya genelinde 160 milyona ulaştı; bu, son dört yılda çocuk işçi sayısının 8,4 milyon arttığı anlamına geliyor. Pandeminin tetiklediği yoksulluk artışı sebebiyle 9 milyon çocuk daha 2022 sonuna kadar çocuk işçiliğine itilme riski altında.</li>
<li>Pandeminin zirve noktasında 1,8 milyar çocuk, <strong>şiddetin engellenemediği ve müdahale hizmetlerinin</strong> ciddi ölçüde kesintiye uğradığı 104 ülkede yaşıyordu.</li>
<li>50 milyon çocuk <strong>beslenme yetersizliğinin</strong> en tehlikeli biçimi olan boya göre aşırı zayıflıktan mustarip ve bu rakam, pandeminin çocukların beslenme biçimi, beslenme hizmetleri ve besleme uygulamaları üzerindeki etkilerinden dolayı 2022’ye kadar 9 milyon daha artabilir.</li>
</ul>
<h5><strong>426 Milyon Çocuk Çatışma Bölgelerinde Yaşıyor</strong></h5>
<ul>
<li>Rapor, pandeminin ötesinde, çocuk haklarına yönelik ciddi tehdit oluşturan diğer tehlikeler konusunda da uyarılarda bulunuyor. Dünya genelinde 426 milyon çocuk (neredeyse 5 çocuktan 1’i), gittikçe ağırlaşan ve sivillere gittikçe daha fazla zarar veren, çocukları ise orantısız şekilde etkileyen çatışma bölgelerinde yaşıyor.</li>
<li>Kadınlar ve kız çocukları için, çatışmalarla bağlantılı cinsel şiddete maruz kalma riski çok yüksek.</li>
<li>Gerçekleştirilen insani yardımların yüzde 80’i, çatışmalar sebebiyle yapılıyor.</li>
<li>Yaklaşık 1 milyar çocuk (dünya çocuk nüfusunun neredeyse yarısı), iklim değişikliğinin etkilerinin  ‘aşırı yüksek risk’ oluşturduğu ülkelerde yaşıyor.</li>
</ul>
<h5><strong>Sosyal Koruma Mekanizmalarına ve İnsan Kaynağına Yönelik Yatırım ve Harcamalar</strong></h5>
<p>Her çocuk için ihtiyaçlara yanıt vermek, geleceği geri kazanmak ve yeniden hayal etmek amacıyla UNICEF;</p>
<ul>
<li>Kapsayıcı ve güçlü bir toparlanma için sosyal koruma mekanizmalarına ve insan kaynağına yönelik yatırım ve harcamalar yapılması,</li>
<li>Pandeminin sonlandırılması, çocuk sağlığı ve beslenmesi konusundaki endişe verici kötüye gidişin tersine çevrilmesi ve bu doğrultuda UNICEF’in COVID-19 aşı dağıtımındaki hayati rolünün kullanılması,</li>
<li>Her çocuk için kaliteli eğitim, koruma ve başarılı ruh sağlığı hizmetleri sağlanarak geleceğin daha da güçlü inşa edilmesi,</li>
<li>Açlığın ortadan kaldırılması, çocukların iklim değişikliğinden korunması ve afet harcamalarının yeniden yapılandırılması yaklaşımları da dâhil olmak üzere, krizlerin daha iyi engellenmesi, müdahale edilmesi ve çocukların krizlerden korunmasına yönelik dayanıklılık geliştirilmesi çağrısında bulunuyor.</li>
</ul>
<h5><strong>Türkiye’de Çocukların % 32’si Yoksul Hanelerde Yaşıyor ! 400 Bin Okul Dışı Kalmış Sığınmacı Çocuk Var!</strong></h5>
<ul>
<li>Türkiye pandeminin ilk günlerinde enfeksiyonları azaltmaya, hayat kurtarmaya ve en kırılgan gruplardaki ailelerin sosyo-ekonomik ihtiyaçlarına yanıt vermeye yönelik bir dizi tedbirden oluşan ulusal bir müdahale planını uygulamaya koydu. Bununla birlikte Türkiye’deki çocuklar da, dünyadaki diğer her çocuk gibi refahlarına ilişkin önemli zorluklarla karşılaştılar.</li>
<li>19 milyon öğrencinin eğitimi, okulların kapatılmasından ötürü kısmen kesintiye uğradı.</li>
<li>Bu okul yılında ise, okullara kayıt yaptıran 850.000 Suriyeli ve başka ülke kökenli olanlar da dâhil olmak üzere, çocuklar yüz yüze eğitime geri döndüler.</li>
<li>Yıllar içinde kaydedilen önemli ilerlemelere rağmen <strong>yaklaşık 400 bin okul dışı kalmış sığınmacı çocuk için yalnızlaşmak, ayrımcılık, çocuk işçiliği ve çocuk yaşta evlilik riski, özellikle COVID-19 pandemisi süresince, daha da arttı</strong>.</li>
<li>COVID-19’un, mülteciler de dâhil olmak üzere zaten kırılgan durumda olan grupların yaşamları üzerinde ,sağlıklarına olan doğrudan etkisi dışında, derin ve geniş ölçekli sosyo-ekonomik etkileri de bulunuyor.</li>
<li>TÜİK’in 2020 verilerine göre <strong>Türkiye’deki çocukların yüzde 32’si yoksul hanelerde yaşıyor ve yüzde 34’ü çeşitli maddi yoksunluk türlerine maruz kalıyor</strong>.</li>
<li>Pandeminin bu durumu kötüleştirmesi ve çocuklar için yeni zorluklar yaratarak onları daha da büyük bir yoksulluk riskiyle karşı karşıya bırakma olasılığı ise oldukça yüksek.</li>
<li>Ekonomik güçlükler çocukları çocuk işçiliğine yönelterek onların okulu bırakmalarına sebep olabilir.</li>
</ul>
<h5><strong>UNICEF Sosyal Koruma Sistemlerinin Güçlendirilmesi İçin Kamu ile İş Birliği Yapıyor </strong></h5>
<ul>
<li>UNICEF, sığınmacılar da dâhil olmak üzere en kırılgan gruplardaki çocuklara yönelik sosyal koruma ve sosyal hizmetlerin güçlendirilmesi ve entegre edilmesine ilişkin önemli hedefler ortaya koyan 11. Ulusal Kalkınma Planı kapsamında sosyal koruma sistemlerinin güçlendirilmesi için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile birlikte çalışıyor.</li>
<li>2021’de UNICEF, Türkiye Devleti ve sivil toplum ile ortaklık içerisinde, COVID-19’un çocuklar ve aileleri üzerindeki etkisinin azaltılması ve temel hizmetlere erişimlerinin sağlanması çalışmalarına odaklanmaya devam etti.</li>
<li>Bu amaç doğrultusunda UNICEF, belediyelerle çok sektörlü programların genişletilmesi, en hassas durumdaki çocuklar için kapsam ve hizmetlerin iyileştirilmesi ve ulusal aktörlerin kapasitelerinin güçlendirilmesi için çalışıyor.</li>
</ul>
<p>Raporun İngilizce metnine <a href="https://weshare.unicef.org/Package/2AMZIFR9IKDI">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/10/unicef-pandemi-cocuklari-etkileyen-en-buyuk-kuresel-kriz/">UNICEF: ‘Pandemi Çocukları Etkileyen En Büyük Küresel Kriz’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemi Sürecinin Hafızası &#8216;Pandemi İstanbul&#8217; Sergisi’nde&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/29/pandemi-surecinin-hafizasi-pandemi-istanbul-sergisinde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Nov 2021 11:09:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Hilal Korucu]]></category>
		<category><![CDATA[Pandemi İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Pandemi Sürecinin Hafızası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76366</guid>

					<description><![CDATA[<p>İletişim Uzmanı ve Fotoğrafçı  E. Hilal Korucu’nun 28 Kasım’da açılan ‘Pandemi İstanbul’ isimli fotoğraf sergisi; İstanbul’un pandemi sürecindeki hafızasına tanıklık ediyor. Maltepe Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi Sergi Salonu’nda başlayan sergi, 16 Aralık’a kadar devam edecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/29/pandemi-surecinin-hafizasi-pandemi-istanbul-sergisinde/">Pandemi Sürecinin Hafızası &#8216;Pandemi İstanbul&#8217; Sergisi’nde&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İletişim uzmanlığı ve fotoğrafçılığın yanı sıra sivil toplum gönüllüsü de olan E. Hilal Korucu, pandemi sürecinin İstanbul’a yansımalarına, gündelik hayattaki dönüşümüne fotoğraf makinesiyle yaptığı tanıklığı Pandemi İstanbul sergisinde izleyicilerle paylaşıyor. Sergideki eserler, bireysel deneyimlerin yanı sıra toplumsal belleğin de izleri çarpıcı karelerden oluşuyor. Aylarca evde kaldıktan sonra dışarı çıkabilen çocukların oyun sevinci, yaşlıların izin günlerinde tenha sokaklarda özgürlüğün tadını çıkarışları, covid sebebiyle vefat eden insanların gasilhanelerdeki suskun vedaları, yoğun bakımda yatan hastaların yaşam mücadelesi, ıssızlaşan şehir sokakları bunlardan sadece bazıları.</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-76370 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/pandemi-surecinin-hafizasi-pandemi-istanbul-sergisinde-0.jpg" alt="" width="336" height="253" />Hilal Korucu’yu sergi fikrine götüren, sürecin şehrin gündelik hayatına, insanlarına olan etkileri olmuş; bireysel bir tanıklık oluşturma fikriyle başlayan çalışma bir süre sonra şehrin toplumsal belleğini oluşturmaya dönmüş. <strong>“</strong>Bir yönüyle foto muhabirlik, bir yanıyla fotoğrafçılık, bir yönüyle de hikâye anlatıcılığıydı bu çalışma benim için” diyen Korucu sergiyi şu sözlerle anlatıyor: “Bu hikayenin içinde hem benim hem de İstanbul’un pandemi öyküsü var. Yaşamımın doğal akışından hiç kopmadı çekim süreçlerim. Bu yüzden fotoğraflarda iş hayatımdan, ailemden, sosyal çevremden insanlar da var. Yaşamla ölüm arasına sığdırdığımız birçok detay bize varlığını hissettirdi ve neyin önemli olduğunu bir kez daha düşündürttü. Boş sokaklar, dolu hastaneler, toprağı taze mezarlıklar, akan yollar,  ıssız meydanlar mekanın değişen gerçekliğini yansıtıyordu. Sürecin en radikal biçimde etkilediği alanlara yönelmeye başladım. Hastane, mezarlıklar ve ibadethaneleri fotoğraflamadan bu sürecin anlatılamayacağını biliyordum. Bu sebeplerle bazı çekimler için yasal izinlere başvurdum. Bürokrasinin zorluklarına rağmen izinleri alarak çekimlerimi yaptım.”</p>
<h5><strong>Siyah-Beyaz Anılar</strong></h5>
<p>Sergiyi en baştan itibaren siyah-beyaz olarak kurguladığını belirten Korucu, “Geçmiş bir deneyimin izdüşümü olarak düşündüm. Tüm bu yaşananlar bir gün bitecek ve anı olarak hatırlayacağız olup bitenleri. Ama bellek sahibi olarak bizler de değişmiş olacağız. Kendimiz de dahil geride kalan her şeyi tek ton olarak göreceğiz. Pandemide proje yürütüyorken herkes gibi ben de tüm süreci yaşadım. Bir farkla ki sürece hem içerden hem de dışardan bakıyordum kimileri gibi. Fotoğrafın yaşamın detaylarının çerçeveleme özelliği bana yaşananları ayrı ayrı düşünme ve yorumlama fırsatı verdi. Böylece hem içinde hem dışında olabildim.” Dedi.</p>
<h5><strong>İletişim Kültürünün Dönüşmesi&#8230;</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-76371 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/pandemi-surecinin-hafizasi-pandemi-istanbul-sergisinde-1.jpg" alt="" width="342" height="256" />Fotoğraf makinesiyle kayıt tutarken bir yandan da sosyol bilimci olarak sürecin yarattığı dönüşümler üzerine düşündüğünü de belirten Korucu, “Dijital dünyanın güç kazanması ile evlere sığdırılmaya çalışılan hayatların bir süre sonra evlerden taşdığını görüyordum. Hayat dönüşüyordu ama bunu kabullenmek istemiyordu çoğunluk. İlk dönemlerdeki reddedişin ardından kabulleniş başladı. Önümüzdeki süreçte çok daha belirgin hale gelecek olan yaşamlarımızdaki değişimin bilişsel ve yaşam pratikleri açısından tohumları ekildi. Benim yakın çevremden başlayarak yaptığım gözlemlerimden bireyin kendini koruma refleksini daha da güçlendirdiğini düşünüyorum. Doktora tezimde de odaklandığım mobil iletişim araçlarının iletişim kültürümüzü dönüştürme sürecine dair önemli ipuçları yakaladım. Fiziksel dünyada birbirimize dokunamamanın içsel olarak var oluşumuza olan inancımızı azalttığını düşünüyorum. Toplumdaki bazı bireylerin bu azalışın yarattığı korku ile baş edebilmek için sosyal medyanın onay ve takdir döngüsüne yöneldiğine inanıyorum. İnsan tüm entelektüel gelişmişliğine rağmen her an ilkel benliğine teslim olacak bir canlı. Bu süreçte anladık ki bilgi bizi bu hayatta savrulmaktan geri bırakmıyor. En temel güdümüz hayatta kalmak.” Şeklinde anlatıyor.</p>
<h5><strong>Sürecin Toplumsal Etkileri&#8230;</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-76372 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/pandemi-surecinin-hafizasi-pandemi-istanbul-sergisinde-3.jpg" alt="" width="328" height="247" />Pandemi sürecinin toplumun her kesimini toplumsal rolleri ekseninde etkilediğini kaydeden Korucu, “ Özellikle yaşlılar, çocuklar ve kadınlar bu süreçte yaşamı en çok etkilenen kesimler oldu. Kadınlar özelinde benim en çok içselleştirdiğim durum şiddete maruz kalan kadınların mekânsal olarak sınırlanmış olmalarıydı.  Ama çok daha önemlisi kadın ya da erkek fark etmeksizin kurumsal bir sisteme dahil olmadan geçimini sağlamaya çalışan insanların çaresizliğiydi. Pandemi sürecinde trafikte sıkışıklığında satış yapan insanların profili değişti. Genç, iyi giyimli insanlar çoğalmaya başladı. Yasaklar kalktığında aylarca çalışmayan sokak satıcılarının yaşadığı travmalar gözlerinden okunuyordu. Bunun yanı sıra belirli süre sonra sürece alışan insanlar da vardı. Aylarca evine gidemeyen sağlıkçılar tüm yorgunluklarına rağmen cesurca hizmet etmeye devam ediyorlardı. “ dedi.</p>
<p>70 eserden oluşan sergi Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde 16 Aralık’a kadar açık kalacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/29/pandemi-surecinin-hafizasi-pandemi-istanbul-sergisinde/">Pandemi Sürecinin Hafızası &#8216;Pandemi İstanbul&#8217; Sergisi’nde&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Bütünlüklü Strateji Talep Edip Salgınlara Dur Demek Hepimizin Sorumluluğu’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/20/butunluklu-strateji-talep-edip-salginlara-dur-demek-hepimizin-sorumlulugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Oct 2021 07:35:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aşılama]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19 Pandemisi 18 Ay Değerlendirme Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75240</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) hazırladığı COVID-19 Pandemisi 18 Ay Değerlendirme Raporu’nda salgınla mücadelede bütünlüklü ve içsel tutarlılığı olan bir stratejinin bulunmadığı tespit ediliyor. Raporda, 'bütüncül bakışı talep etmek, iktidarlara yükümlülüklerini hatırlatmak ve COVID-19 virüsünün yeni salgınları körüklemesine dur demek hepimizin sorumluluğu' sonucuna ulaşılıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/20/butunluklu-strateji-talep-edip-salginlara-dur-demek-hepimizin-sorumlulugu/">‘Bütünlüklü Strateji Talep Edip Salgınlara Dur Demek Hepimizin Sorumluluğu’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>COVID-19 Pandemisi 18 Ay Değerlendirme Raporu’nda pandemi sürecinde geride kalan 18 ay değerlendiriliyor. Raporda, farklı disiplinlerden 15 yazı ile <a href="https://www.ttb.org.tr/kollar/COVID19/yayin_liste_a.php">Pandemi Bültenleri</a> metinleri ve <a href="https://www.ttb.org.tr/kollar/COVID19/yayin_liste_b.php">Pandemide Merak Ettiklerimiz</a> programlarının bağlantıları yer alıyor.</p>
<p><strong>Rapordan öne çıkan bulgular şunlar:</strong></p>
<ul>
<li>Pandemi ile doğrudan ilişkili yasal bir düzenleme olmadığından geçerli mevzuatın yeterli yanıt üretemediğinden; merkezi otoritenin tek belirleyici olduğu alan, salgın sürecini yerel yönetimlerin, emek, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve demokratik kitle örgütlerinin katılımına açmaması.</li>
<li>Salgınla mücadele stratejisi olarak tanımlanabilecek bütünlüklü içsel tutarlılığı olan yapılandırılmış bir kavramsal çerçevenin bulunmadığı; kararların günübirlik değişimler çerçevesinde ve bazen saatler içerisinde birbiriyle çelişir içerikte alındığı görülmektedir.</li>
</ul>
<h5> <strong>Türkiye’de Pandeminin Seyri </strong></h5>
<ul>
<li> 27 Eylül-3 Ekim 2021 dilimi dikkate alındığında son yedi gündeki vaka sayısı dünya genelinde Asya’da, Kuzey Amerika’da, Güney Amerika’da azalma eğilimi göstermekte iken; Avrupa’da sınırlı sayıda ülke ile Türkiye’de ise artış eğilimi sürüyor.</li>
<li>Türkiye’ye dair çıkarımları, ülkeye dair veriler üzerinden dileyenlerin ve ilgililerin erişimine açık, şeffaf, katılıma açık bir yolla yapabilmek toplum sağlığı riske atılarak tercih edilmedi.</li>
</ul>
<h5><strong>Covıd-19 Dışı Sağlık Hizmetlerine Erişim </strong></h5>
<ul>
<li>Özel sağlık kurumlarına başvuru sayısında kısmi bir azalma, kamu hastaneleri ve üniversite hastanelerine başvuru sayılarında ise ciddi bir düşüş meydana geldi.</li>
<li>COVID-19 ile ilgili veri ve bilgilerin saklanması konusunda öyle bir noktaya gelinmiştir ki; Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2020 Haber Bülteni’nde COVID-19’a yer dahi verilmedi.</li>
<li>Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2020 Haber Bülteni’ne göre, 2020 yılında hekime müracaatın %42,2’si birinci basamak sağlık hizmeti veren kurumlara yapılırken; %57,8’i ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarına yapıldı.</li>
<li>Kişi başı hekime müracaat sayısı 2019 yılında 9,8 iken; 2020 yılında %26,5 azalarak 7,2 oldu; özel merkezlere olan başvuru sayısı 6 milyon azalırken (%7,5), devlet ve üniversitelere başvuru sayısı ise 163 milyon (%37,6) azaldı.</li>
<li>Ertelenmiş sağlık hizmetleri fazladan ölümlere, geciken tanılara, komplike hale gelen hastalıklara yol açtı.</li>
<li>Acil sağlık hizmetlerine erişim konusunda pandeminin tepe süreçlerinde yaşanılan tıkanıklıklara rağmen pandemi öncesi dönemle mukayese edildiğinde Türkiye&#8217;nin diğer ülkelerden ayrıştığı dikkat çekti.</li>
<li>Pandemi sürecinde acil servis başvuru sayısının görece azaldığı bir ülke örneği sergiledik.</li>
</ul>
<h5><strong>‘Aşı Takvimini Tamamlamış Nüfus Yüzdemiz İstenilen Seviyeden Uzak’</strong></h5>
<ul>
<li>Ülkemizde hâlihazırda iki farklı COVID-19 aşısına erişilmektedir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre uygulanan toplam aşı miktarı 110 milyon dozu aştı.</li>
<li>Gerek ilk doz gerekse ikinci doz ve tanımlanmış gruplarda, takviye doz için günlük aşılanma oranlarındaki azalma kaygı vericidir.</li>
<li>Aşılanma oranlarının Bakanlığın tablolarda sunduğu gibi 18 yaş üzerini değil tüm nüfusu dikkate alır oranlarla sunulması gerçekçi değerlendirme için şarttır.</li>
<li>Tam aşılı olarak sayılan iki doz aşısını olmuş yurttaşların bir kısmının, süreler dikkate alındığında “tam aşılı” tanımından çıkmış olduğunun hesaplara dâhil edilmediği görülmektedir.</li>
<li>Aşı takvimini tamamlamış nüfus yüzdemizin, istenilen seviyeden uzak.</li>
<li>Dünyada aşının uygulamaya geçmesi sonrasında dolaşımda egemen varyant olarak bildiğimiz Delta varyantı koşullarında aşı takvimini tamamlamış nüfus oranının en az %85 olması gerektiği öngörülmektedir. Bu kat etmemiz gereken mesafenin ne kadar fazla olduğunu da işaret ediyor.</li>
<li>Bölgeler ve iller arasında ciddi eşitsizlikler söz konusudur ve hareketliliğin böylesine artmış olduğu bir çağda hiçbir il ya da bölgenin tek başına kendi koruma oranlarıyla salgından korunmasını gerçekleştireceğini bekleyemeyiz.</li>
<li>Tükenişin eşiğinde özveriyle çalışan sağlık çalışanlarının özlük haklarında değil iyileştirme, budamalar söz konusudur. Bu koşullarda COVID19, başta sağlık çalışanları olmak üzere, bir dizi alan ve çalışma koşulları bakımından halen meslek hastalığı olarak tanımlanmadı.</li>
</ul>
<h5><strong>‘Hâlâ Salgının Başlangıcına Daha Yakınız’</strong></h5>
<p>Hala salgının başlangıcına daha yakın olduğumuzu dikkate alarak; salgının sınıfsal niteliğini de gözeten bütüncül bakışı birlikte talep etmek, iktidarlara yükümlülüklerini hatırlatarak bu salgının sömürüyü derinleştiren ve yeni salgınları körükleyen varlığına dur demek hepimizin sorumluluğudur.</p>
<p>Rapora <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/turk-tabipleri-birligi-covid-19-pandemisi-18-ay-degerlendirme-raporu/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/20/butunluklu-strateji-talep-edip-salginlara-dur-demek-hepimizin-sorumlulugu/">‘Bütünlüklü Strateji Talep Edip Salgınlara Dur Demek Hepimizin Sorumluluğu’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de Aşı Karşıtlığı: Bilinmeyen Karşısında Duyulan Korkunun İstismarı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/17/turkiyede-asi-karsitligi-bilinmeyen-karsisinda-duyulan-korkunun-istismari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nuriye Ortaylı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2021 10:41:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşı karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74441</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de Haziran ayından beri isteyen herkesin aşı olma olanağı var. Ama milyonlarca vatandaş kısmen hurafelerin etkisiyle bu adımı atmadılar. Yoğun bakımlarda yatanların ve her gün bir uçak dolusu kaybettiğimiz insanların neredeyse tamamı aşı olmamış ya da aşısını tamamlamamış vatandaşlar. Bu yüzden aşı karşıtlığı basit bir saçmalıklar dizisi değil. Halk sağlığı için ciddi bir tehdit.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/17/turkiyede-asi-karsitligi-bilinmeyen-karsisinda-duyulan-korkunun-istismari/">Türkiye’de Aşı Karşıtlığı: Bilinmeyen Karşısında Duyulan Korkunun İstismarı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Bir büyük felaket olarak Covid-19 pandemisi hepimizin hayatını etkiledi ve her birimizde değişik ve zaman içinde de değişiklikler gösteren bir dizi olumsuz duygu yarattı. Korku, endişe, yerini bıkkınlığa terk eden merak, üzüntü, yoksunluk. Bu kadar yoğun duygular hem davranışlarımızı hem düşüncelerimizi etkiliyor. Her birimiz bu baskıya farklı şekillerde cevap veriyoruz.  Farklı savunma mekanizmaları kullanıyoruz. Yok varsaymak sık kullanılan savunma mekanizmalarından biridir. Şaşırtıcı olmayarak bir grup insan Covidle geçirdiğimiz bir buçuk yılda zaman zaman bu yolu seçti. Pandeminin başından beri aslında virüs olmadığını, aslında hastalık da olmadığını, televizyonlarda gösterilen hastane görüntülerinin sahte olduğunu savunan insanların sayısı hiç de az değildi. Başımıza gelen felakete karşı geliştirilen, kuşkusuz çok da işe yaramayan bir başka savunma mekanizması da kendimiz dışında bir suçlu bulmak. O zaman da devreye komplo teorileri, içimizde bir yerde kıvrılıp yatan ayrımcılık, dışarıdaki düşman korkuları girdi. İçine bir tutam kulaktan dolma bilgi de katarak, virüsün orijininin yarasalar olduğu bilgisini eklektik bir şekilde kullanarak “yarasa çorbası içmek gibi tuhaf huyları olan Çinlilerden”, ya da ezeli düşmanı batılı emperyalistlere birçok yel değirmeni arayanlar çıktı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi ilanından henüz 7-8 ay geçmişti ki tünelin ucunda ışık göründü. Virüse karşı birden çok aşı geliştirilmişti. Sayıları otuz, kırk binleri bulan gönüllülerle yapılan klinik çalışmalar bu aşıların, hastalığın ölümcüllüğünü önlemekte etkili hem de çok etkili olduğunu göstermişti. Günlük yaşamımızda hemen hepimizin kullandığı, ağrı kesicilerin, antibiyotiklerin, antidepresanların, kanser ilaçları için yürütülen klinik çalışmalar ve sağlık otoritelerince bunların kullanımına izin verme süreçleri bir avuç uzman dışında kimsenin ilgisini çekmez, sessiz sedasız yürürken, dünya nefesini tutup Covid aşılarının geliştirilmesini adım adım izledi. Medyayı biraz izleyebilen herkes insanların kullandığı, aşı, ilaç vb gelişiminin bütün basamaklarını, ruhsatlandırmanın adımlarını, üretimin çetrefil sorunlarını öğrenme şansına sahipti. Ama birincisi herkes bunları çok dikkatli izleyecek zamana ve ilgiye sahip değildi. İkincisi, itiraf etmek gerekir ki bu süreçler karmaşıktı ve bu konulara ilişkin bir altyapısı olmayanların anlatılanları tam kavraması kolay değildi. Ya da medya ve bilim insanları ve en önemlisi sağlık otoritesi bunları her düzeyden vatandaşın anlayabileceği şekilde anlatma konusunda başarılı olamadı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üstüne Sağlık Bakanlığı salgın boyunca zaten çok zayıf olan iletişim stratejisini aşı söz konusu olduğunda da düzeltemedi. </span><span style="font-weight: 400;">Aşılar geliştirilmişti, ama temini güçtü. Zengin birkaç ülke aşıların ilk üretimlerini daha yaz aylarında bağlayıcı kontratlarla kendi ülkeleri için satın almıştı. Türkiye gibi ülkelerin aşı, hele de ipi ilk göğüsleyen aşıları temin etmesi güçtü. Bütün bu süreç zaten ürkmüş, salgınla gelen kayıplarla sarsılmış, belli bir stratejisi olmadan ve genellikle son dakikada alınan, ne işe yaradığı anlaşılamayan ve sürekli değişen tedbirlerden bezmiş vatandaşın hem yönetime güvenini kaybetmesine hem de kafasının iyice karışmasına yol açtı. Bakanlık elinde talep edenlere yetecek aşı olmadığı için aşıları tanıtmak, vatandaşı özendirmek için bir kampanya yürütmedi. Sonuçta meydan hurafelere ve bu hurafeler yoluyla ilgi, şöhret, kim bilir belki de bizim bugün göremediğimiz çıkarlar peşinde koşan bir avuç aşı karşıtına kaldı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşı karşıtları, bilim karşıtlarının kullandığı bütün yöntemleri kullanıyorlar. İleri sürdükleri savların belli bir mantık zinciri izlemesi gibi bir dertleri yok. Gerçeklere dayanmasını ise hiç umursamıyorlar. Bilimsel savlara karşı çıkarken hiç çekinmeden bilimin jargonunu kullanıyorlar. Örneğin virüse karşı en etkili olan mRNA aşılarını kötülemek için, güya “bilimsel”(!) açıklamalar yapıyorlar. Söylenenleri dinleyince mRNA denen mesajcı RNA’ın esas işlevini ya bilmedikleri ya da bilmezden geldiklerini görüyorsunuz. İşi hücre içinde, taşıdığı kodla uygun proteini yaptırmak olan ve bu protein sentezlendikten sonra parçalanıp yok olan mRNA’ya sahip olmadığı özellikler atfediyorlar. Hücrenin çekirdeğine girip DNA zincirine eklendiğini ve burada kalıcı olduğunu iddia ediyorlar. RNA isminin bu konuyu kulaktan duymuş insanlarda yarattığı genlerle ilgili olma çağrışımını kullanıyor, ama bütün bu mekanizmalar hakkında bilinen diğer bilgileri yok sayıyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karşılarına bilgiyle ve kanıtla çıkarsanız, komplo teorilerine başvuruyorlar. Bu komploları düzenlediğini iddia ettikleri aktörleri sürekli değiştiriyorlar. Hitap ettikleri kitleye göre bir gün ilaç endüstrisini, bir başka gün ilaç endüstrisini düzenlemeye ve denetlemeye çalışan bilim insanlarını, başka bir yerde hepsini birden suçluyorlar.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ortada açık olanı görmüyor, olmayanı hayal ediyor ve olmuş gibi anlatıyorlar. Örneğin dünyanın gözü önünde yürütülen aşı klinik çalışmalarının varlığını reddediyor ya da sonuçlarının gizlendiğini iddia ediyorlar. Bunu yaparken de kar amaçlı ilaç endüstrisinin birçok insan üzerinde yarattığı güvensizliği kullanıyorlar. Ama aynı endüstrinin geliştirdiği ve ürettiği, üstelik Covid aşıları kadar da kamuoyu tarafından yakından izlenmemiş ürünleri pekala kullanıyorlar. Kar amaçlı ilaç endüstrisinin denetlenmesi için, on yıllar içinde geliştirilmiş kamu denetim mekanizmalarını bir kalemde geçersiz, sahte diye yaftalıyorlar. Bu denetimleri dürüstçe yapmaya çalışan binlerce uzmana ve bilim insanına çürümüş, satılmış diye saldırıyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıların hayat kurtardığını görmek istemiyorlar. Var olmayan yan etkiler uyduruyorlar. Covid yüzünden her gün hayatını kaybeden yüzlerce insanı görmüyor, ama bir tanesi bile belgeli olmayan aşıya bağlı yüzlerce binlerce ölüm olduğunu ileri sürüyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Art arda izlendiğinde bu saçmalıklar dizisi gülüp geçilecek bir tuhaflık olabilirdi. Vatandaş ne olduğunu tam anlamadığı bir hastalıktan kurtulmak için, ne olduğunu, nasıl geliştirildiğini yine tam anlamadığı (kendisine anlayabileceği şekilde anlatılmadığı için anlamadığı) bir maddeyi vücuduna uygulayıp uygulamamayı kafasında evirip çevirirken, sağdan soldan duyduğu, saçma ama, hemen herkese hitap edebilecek kadar çeşitlendirilmiş bu hurafeler yüzünden tereddüde düşüyor. Hepsine inanmasa bile karar vermesi güçleşiyor, harekete geçmeyi, gidip aşı olmayı erteliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonuçta Türkiye’de Haziran ayından beri isteyen herkesin aşı olma olanağı var. Ama milyonlarca vatandaş kısmen bu hurafelerin etkisiyle bu adımı atmadılar. Yoğun bakımlarda yatanların ve her gün bir uçak dolusu kaybettiğimiz insanların neredeyse tamamı aşı olmamış ya da aşısını tamamlamamış vatandaşlar. Bu yüzden aşı karşıtlığı basit bir saçmalıklar dizisi değil. Halk sağlığı için ciddi bir tehdit. Salgın yönetiminin bu tehdidi ciddiye alması ve vatandaşa doğruları anlatmak için toplumu seferber etmesi<a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/30/level-atlayan-pandemi-ve-sivil-toplum/" target="_blank" rel="noopener"> gerekli.</a></span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/17/turkiyede-asi-karsitligi-bilinmeyen-karsisinda-duyulan-korkunun-istismari/">Türkiye’de Aşı Karşıtlığı: Bilinmeyen Karşısında Duyulan Korkunun İstismarı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası COVID-19 Sonrası Dönemde Gönüllülük Çalıştayı Bildiri Özetlerinizi Bekliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/13/uluslararasi-covid-19-sonrasi-donemde-gonulluluk-calistayi-bildiri-ozetlerinizi-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Sep 2021 14:39:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[Kızılay]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19 Sonrası Dönemde Gönüllülük Çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Gönüllülük]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllülük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74281</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kızılay Akademi tarafından organize edilen, Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) ve Birleşmiş Milletler Gönüllüleri (UNV) ile iş birliği hâlinde düzenlenecek olan “Uluslararası COVID-19 Sonrası Dönemde Gönüllülük Çalıştayı” bildiri özetlerinizi bekliyor. 14-15 Aralık 2021 tarihinde online olarak gerçekleşecek olan çalıştaya bildiri özetlerinizi 15 Ekim 2021'e dek gönderebilirsiniz. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/13/uluslararasi-covid-19-sonrasi-donemde-gonulluluk-calistayi-bildiri-ozetlerinizi-bekliyor/">Uluslararası COVID-19 Sonrası Dönemde Gönüllülük Çalıştayı Bildiri Özetlerinizi Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası COVID-19 Sonrası Dönemde Gönüllülük Çalıştayı pandeminin gönüllük çalışmalarına etkisini, dijital gönüllülük, gönüllü yönetimi gibi öne çıkan konuları da tartışmaya açacak.</p>
<p>Çalıştay gönüllülük alanında öne çıkan konuları değerlendirmek için akademik bir platform olmayı ve bu alanda çalışan araştırmacılar arasında bir ağ oluşturmayı da hedefliyor.</p>
<h5><strong>Başlıklar</strong></h5>
<ul>
<li>Covid-19 sırasında gönüllü hizmet</li>
<li>Gönüllülükte iyi uygulama örnekleri</li>
<li>Gönüllülük ve sivil toplum</li>
<li>Gönüllülük ve kamu hizmeti</li>
<li>Gönüllülük psikolojisi</li>
<li>Gönüllü yönetimi</li>
<li>Dijital gönüllülük</li>
<li>Gönüllüğün geleceği</li>
</ul>
<h5><strong>Başvuru </strong></h5>
<ul>
<li>Çalıştay bildirileri TRC Journal of Humanitarian Action Dergisi “Gönüllülük Özel Sayısında” yayımlanacaktır. Çalıştaya katılmak için konulardaki bildiri özetlerinizi <a href="mailto:research@kizilay.org.tr">research@kizilay.org.tr</a> 15 Ekim’e kadar gönderebilirsiniz</li>
<li>Çalıştay hakkında ayrıntılı bilgiye <a href="http://www.iwov21.com" target="_blank" rel="noopener"><strong>buradan</strong></a> ulaşabilirsiniz.</li>
<li>İletişim için: kizilayakademi@kizilay.org.tr</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/13/uluslararasi-covid-19-sonrasi-donemde-gonulluluk-calistayi-bildiri-ozetlerinizi-bekliyor/">Uluslararası COVID-19 Sonrası Dönemde Gönüllülük Çalıştayı Bildiri Özetlerinizi Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndaki İlerleme İlk Kez Tersine Döndü’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/03/surdurulebilir-kalkinma-amaclarindaki-ilerleme-ilk-kez-tersine-dondu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Sep 2021 14:09:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[2021 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[EKOIQ]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Jeffrey Sachs]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74055</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni yayınlanan 2021 yılı Sürdürülebilir Kalkınma Raporu’na göre, Birleşmiş Milletler üyesi 193 ülkenin 2015’te evrensel hedefler üzerinde anlaşmalarından bu yana ilk kez ilerleme tersine döndü. Rapor, ‘COVID-19 pandemisinin hem bir küresel sağlık acil durumu hem de sürdürülebilir kalkınma krizi olduğunu vurguluyor. Rapor, ayrıca COVID-19 pandemisinin dünyanın her yerinde sürdürülebilir kalkınmayı yavaşlatan bir engel olduğuna işaret ediyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/03/surdurulebilir-kalkinma-amaclarindaki-ilerleme-ilk-kez-tersine-dondu/">‘Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndaki İlerleme İlk Kez Tersine Döndü’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2030 yılı Küresel Hedefleri’ne doğru ilerlemeyi izlemek için 2021 yılı <a href="https://dashboards.sdgindex.org/" target="_blank" rel="noopener">Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) Endeksi ve Gösterge Tablolarını içeren Sürdürülebilir Kalkınma Raporu</a> yayınlandı.</p>
<p>Rapor, Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı (Sustainable Development Solutions Network – SDSN) Başkanı Prof. Jeffrey Sachs liderliğinde bir grup yazar tarafından hazırlandı. COVID-19’un SKA’lar üzerindeki kısa vadeli etkilerini özetleyen rapor, SKA’ların toparlanmayı nasıl çerçeveleyebileceğini açıklıyor.</p>
<h5><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-74057 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/09/SKA-Endeks.png" alt="" width="566" height="456" /></strong></h5>
<h5><strong>‘COVID-19 </strong><strong>Küresel Sağlık Acil Durumu ve Sürdürülebilir Kalkınma Krizi’</strong></h5>
<p>Prof. Jeffrey Sachs, “SKA’ların 2015’te kabul edilmesinden bu yana ilk kez, dünya 2020’de SKA zeminini kaybetti. COVID-19 salgını sadece küresel bir sağlık acil durumu değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir kalkınma krizi de.” diyor.</p>
<p>Rapor, COVID-19 pandemisinin dünyanın her yerde sürdürülebilir kalkınmayı yavaşlatan bir engel olduğunu; 2015 yılında kabul edilen SKA’larında bu yana ilk kez, 2020 yılında küresel ortalama SKA Endeksi puanının bir önceki yıla göre düştüğünü gösteriyor.</p>
<p>Büyük oranda pandemiden sonra artan yoksulluk rakamları ve işsizlik bu düşüşe neden olurken; 2020 için birçok veri, uluslararası istatistiklerin gecikmesinden dolayı hazır olmadığı için, küresel olarak SKA performansındaki düşüş; bu yılki raporda muhtemelen net gerilemenin oranından daha düşük olabilir.</p>
<blockquote><p>Pandemi tüm hızıyla devam ederken sürdürülebilir kalkınma ve ekonomik iyileşme söz konusu olamaz.</p></blockquote>
<p>Rapora göre, pandemi, sürdürülebilir kalkınmanın ekonomik, sosyal ve çevresel boyutunu aynı anda etkiledi. Raporda öne çıkan diğer önemli tespit, pandemi tüm hızıyla devam ederken sürdürülebilir kalkınma ve ekonomik iyileşme söz konusu olamaz.</p>
<p>Saschs’a göre, SKA ilerlemesini yeniden sağlamak, gelişmekte olan ülkelerin küresel vergi reformu ve çok taraflı kalkınma bankaları tarafından genişletilmiş finansman yoluyla mali alanda önemli bir artışı gerektiriyor.</p>
<p>iMali harcamalar “6 SKA Dönüşümünü” desteklemelidir: Herkes için kaliteli eğitim, evrensel sağlık kapsamı, temiz enerji ve sanayi, sürdürülebilir tarım ve arazi kullanımı, sürdürülebilir kentsel altyapı ve dijital teknolojilere evrensel erişim,” dedi.</p>
<h5><strong>Türkiye 70.Sırada </strong></h5>
<p>Raporda, ilk üç sırada Finlandiya (85,90), İsveç (85,61) ve Danimarka (84,86) yer alıyor. <a href="https://dashboards.sdgindex.org/static/profiles/pdfs/SDR-2021-turkey.pdf">Türkiye ise 70,38 puanla 165 ülkeden 70. sırada yer a</a>lıyor; Türkiye, 2020 yılında 70,35 almıştı. Rapora göre, Türkiye, yalnızca “Yoksulluğa Son” ve “Nitelikli Eğitim” hedefinde ilerleme kaydederken, “Eşitsizliklerin Azaltılması” hedefinde puan kaybetti ve “Sorumlu Üretim ve Tüketim” hedefinde yerinde saydı. Kalan diğer hedeflerde durgun ya da çok az ilerleme kaydetti. Detaylı bilgiye <a href="https://dashboards.sdgindex.org/static/profiles/pdfs/SDR-2021-turkey.pdf">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<h5><strong>‘Küresel Mücadeleler, Güçlü Çok Taraflı Sistem Gerektiriyor’</strong></h5>
<p><strong>2021 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu’na göre</strong><strong>, </strong>pandeminin yanı sıra iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik krizi de dahil olmak üzere küresel mücadeleler, güçlü birçok taraflı sistem gerektiriyor. Ekosistemlere ve doğaya verilen zararlar, diğer zoonotik (hayvanlardan insanlara bulaşan) hastalıkların ve patojenlerin ortaya çıkmasına neden olabilir; hatta çok daha yüksek vaka ölüm oranları da görülebilir.</p>
<p>İklim değişikliği, kuraklıklar, tayfunlar, yükselen deniz seviyelerinin etkisi ve sıcak hava dalgaları gibi doğal afetlerde keskin bir artışa yol açtığın dikkat çekilen raporda ayrıca, dijital devrimin birçok tedarik zincirini çevrimiçi ortama taşıdığını ama aynı zamanda siber saldırı riskini de artırdığına işaret ediliyor.</p>
<p>“Hiçbir ülke bu küresel şokları tek başına önleyemez, kontrol edemez ve atlatamaz. Şimdi çok taraflı sistemin etkin bir şekilde çalışması için her zamankinden daha fazla desteklenmesi gerekiyor.” denilen raporda, hazırlıklı olmanın, koordineli müdahalelerin ve kritik risklere karşı direncin güçlendirilmesinin anahtarı olarak 2019’da BM Genel Sekreteri tarafından başlatılan SKA’lar için On Yıllık Eylem planını desteklemek gösteriliyor.</p>
<p>2021 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu’nda dikkat çekilen bir diğer önemli nokta, pandeminin evrensel sağlık hizmetlerine erişim ve dijital altyapı gibi temel altyapıya küresel erişimi mümkün kılacak ilerlemeyi hızlandırma ihtiyacı. Rapora göre, “COVID-19 krizi, etkili sosyal koruma sistemleri ve evrensel sağlık hizmetleri ile donatılmış ülkelerin bu tür krizlere yanıt vermek için en iyi donanıma sahip olduğunu açıkça gösterdi. Bu aynı zamanda daha az maliyetli.”</p>
<p>Tüm bu nedenlerle SKA’ların ülkelerin sosyal güvenlik ağlarını güçlendirmeyi ve temel tıbbi hizmetler için evrensel sağlık hizmetlerini geliştirmeyi teşvik ettiği belirtilen raporda; dijital teknolojilerin pandemi kısıtlarında oynadığı kilit rolün altı çiziliyor. Raporun devamında, dijital uygulamaların önemi, sosyal katılım, ekonomik fırsatlar ve halk sağlığı için anahtar olan geniş bant (broadband) servislerine evrensel erişimin hayati önemi vurgulanıyor.</p>
<p><strong>Bu haberin hazırlanmasına kaynak olan detaylı içeriğe </strong><strong><a href="https://ekoiq.com/2021/06/17/surdurulebilir-kalkinma-raporu-2021-ilerleme-tersine-dondu/" target="_blank" rel="noopener">EKOIQ’nun web sayfasından</a></strong><strong> ulaşabilirsiniz.</strong></p>
<p>Raporun tümüne ise <a href="https://s3.amazonaws.com/sustainabledevelopment.report/2021/2021-sustainable-development-report.pdf" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/03/surdurulebilir-kalkinma-amaclarindaki-ilerleme-ilk-kez-tersine-dondu/">‘Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndaki İlerleme İlk Kez Tersine Döndü’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salgın Süreci Yönetimi: Katılımcılıktan Uzak, Topluma Güven Vermeyen Bir Tarz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/05/salgin-sureci-yonetimi-katilimciliktan-uzak-topluma-guven-vermeyen-bir-tarz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2021 10:09:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşı karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılama oranları]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Tabip Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Halis Yerlikaya]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıkta eşitsizlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73262</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Salgın süreci katılımcılıktan uzak ve güven vermeyen bir tarzda yürütülüyor." Diyarbakır Tabip Odası’ndan Dr. Halis Yerlikaya ile sağlıkta bölgesel eşitsizlikleri ve bölge genelinde aşılama oranlarını konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/05/salgin-sureci-yonetimi-katilimciliktan-uzak-topluma-guven-vermeyen-bir-tarz/">Salgın Süreci Yönetimi: Katılımcılıktan Uzak, Topluma Güven Vermeyen Bir Tarz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır ve çevre illerde COVİD-19 vakaları artış gösteriyor. Türkiye genelinde aşılama oranının en düşük olduğu bilinen bölgede aşı stoğu bitmiş durumda. Toplumda aşıya karşı bir güvensizlik söz konusu. Hastanelerde yeniden Covid klinikleri açılmaya başladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73264 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/halis-yerlikaya.jpg" alt="Halis Yerlikaya" width="308" height="205" />Halis Yerlikaya, COVİD-19 pandemisinin tüm sürecinde başarısız salgın yönetimi nedeniyle toplumsal düzeyde yıkıcı sonuçlar ortaya çıktığını belirtti. Türkiye&#8217;nin nüfusa oranla dönem dönem Avrupa’da ve dünyada vaka sayılarının en fazla olduğu, doğrudan ve dolaylı olarak açıklananın çok üzerinde ölümün yaşandığı ülkelerden biri olduğunu, tüm süreç boyunca toplumdan gerçeklerin gizlendiğini söyleyen Yerlikaya, açıklanan vefat sayıları ve rakamların gerçekliği ifade etmediğine, meslektaşları ve sağlık çalışanlarının tanıklık ettiğini ekledi. Yerlikaya, Sağlık Bakanlığı&#8217;nın verileri ile ilgili ise, &#8220;Sağlık Bakanlığı, mızrak çuvala sığmayınca kara tabloya dönüşen turkuaz tabloya sadece bir gecede 1 milyondan fazla iyileşen hasta sayısı ekledi. Sağlık Bakanlığı tarafından sunulan verilerin güvenilmez olduğu yapılan şeffaflık araştırmasında da açığa çıktı.’’ dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgının toplumsal etkilerinin azaltılması için tedavi edici sağlık kuruluşlarından önce toplum bazında bulaşıcılığın engellenmesi gerektiğini, epidemiyoloji bilimine uygun, etkili olduğu kanıtlanmış ve yaşamın içinde sınanmış pratiklerin hayata geçirilmesinin başarıyı getireceğini, ülkemizde yapılanların akla ve bilime aykırı olduğunu ifade eden Yerlikaya, &#8220;Salgın süreci yönetimi katılımcılıktan uzak, topluma güven vermeyen bir tarzda yürütüldü. Bu da salgının kontrol altına alınamamasının en önemli etkenlerinden biri oldu. Toplum olarak büyük bir bedel ödedik. Sosyal cinayete dönüşen önlenebilir çok sayıda ölüme tanıklık ettik.’’ şeklinde konuştu. </span></p>
<h5><strong>&#8216;Aşı Kararsızlığı Küresel Sağlığı Tehdit Eden En Önemli Başlıklar Arasında&#8217;</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıları hastalıklara karşı mücadelede tıbbin en önemli başarılarından biri olduğunu, günümüze kadar aşılar sayesinde birçok hastalığın yeryüzünden silindiğini ve milyonlarca insanın yaşamının kurtarıldığını belirten Dr. Yerlikaya &#8220;Dünya Sağlık Örgütü aşı kararsızlığını, küresel sağlığı tehdit eden en önemli başlıklar arasında saymaktadır’’. dedi. Sağlık Bakanlığı&#8217;nın salgın ile mücadelede toplum üzerinde etkili bir aşı kabul çalışması yapmadığını vurgulayan Yerlikaya, mevcut yönetim anlayışının aşıya güven duygusu oluşturamadığını ekledi. </span></p>
<h5><b>&#8216;Mevsimlik Tarım İşçileri ve Göçmenlere Yönelik Ayrı Bir Çalışma Yürütülmesi Gerekmekte&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Dr. Halis Yerlikaya Türkiye aşı tedariki ve dağıtımındaki zorlukları aşmada zaman zaman başarılı olsa bile -ki son günlerde aşı tedarikinde önemli sorunlar yaşamakta olduğunu söyleyerek, COVID-19 aşısına karşı oluşan tereddütleri engelleyemezse salgını önlemek için gereken aşılama oranlarına ulaşamama ile yüz yüze kalınacağını, ayrıca mevsimlik tarım işçiler ve göçmenlere yönelik ayrı bir çalışma yürütülmesi gerektiğini ve bu dezavantajlı grupların aşılanamaması halinde toplumsal bağışıklığa da ulaşılamayacağının altını çizdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dr. Halis Yerlikaya, pandeminin ortaya çıkışı, yayılımı ve yönetimi ile ilgili uygulanan tutarsız politikaların toplumda güvensizliği tetiklediğini ifade ederken, bu durumun pandeminin bilimsel gerçeklerinin hem anlaşılmasını hem de kabul edilmesini zayıflatan yaygın dezenformasyonu tetiklediğini söyledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türk Tabipler Birliği olarak bir taraftan aşı tedariki ile ilgili gerekli uyarıları yaparken diğer taraftan tedarik edilmiş olan aşıların kullanımına dair neler yapılması gerektiği ile ilgili de uyarılarda bulunduklarını ifade eden Yerlikaya, &#8220;Milyonlarca insanı mümkün olduğunca hızlı bir şekilde aşılamaya yönelik çabada ülke çapında başarılı olmak için, hem aşılara hem de aşılama çabasından sorumlu kurumlara duyulan güven konusu öncelikli olarak ele alınmalıdır. Aşıların etkinliği ve güvenliği ile ülkede lojistik zorlukların yetkin bir şekilde yönetilme kapasitesi konusunda halk arasında güven kurulmalıdır.’’ dedi. </span></p>
<h5><b>&#8216;Aşı Yerellerde Şeffaf, Tutarlı Bir Biçimde Anadilinde Yapılmalıdır&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8216;Aşı Kampanyası&#8217; başlatılması gerektiğini ifade eden Halis Yerlikaya, bu kampanyaların yerellerde şeffaf ve tutarlı bir biçimde, anadilde yapılması gerektiğini belirtti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yerlikaya&#8217;ya göre, bölgesel farklılıklar ve eşitsizlikler gözetilerek toplumda güven oluşması, toplum katılımının sağlanması için yerel dinamiklerle iş birliği yapılması ve toplumun tüm kesimlerini temsil eden demokratik kitle örgütlerinin, meslek odalarının, sendikaların, geniş interdisipliner bilim insanlarının sürece ve karar alma mekanizmalarına doğrudan katılımı sağlanmalı. Bunun yanında, kampanya süreçlerinde görev alacak tüm sağlık çalışanlarının emek ve özverilerinin görünür kılınması ve motivasyonlarını yüksek tutacak çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıya dair tereddüt yaşayanlar ve aşı karşıtlarını ayrı değerlendirmek ve gerekli iletişim kampanyaları yürütmek gerektiğini söyleyen Yerlikaya, bölgedeki oranların düşüklüğü ile ilgili, &#8220;Bölgemizde aşılanma oranları düşük seyretmekte. İller ve bölgeler arası aşılanma oranlarında ciddi eşitsizlik olduğu verilerle ortada. Aşılamaya ilişkin sağlıklı değerlendirmelerin yapılabilmesi için aşılamanın çok iyi gittiği izlenimi yaratmaya çalışan Sağlık Bakanlığı’nın aşılama verilerini sadece il genelinde değil; ilçe ve mahalle düzeyinde yaş, cinsiyet, mesleklere göre birinci ve ikinci dozu ayrı belirtmek üzere aşılanma oranlarını, aşılanmış gruplarda COVID-19 vakalarının sayısını günü gününe paylaşması gerekiyor.&#8221; şeklinde konuştu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dr. Halis Yerlikaya, aşılama oranının düşüklüğünün sebeplerini ise şöyle açıkladı: &#8220;Pandemi sürecinde güven veren bir politika sürdürülmemesi, toplum katılımı sağlanmaması, gerekli toplumsal bilgilendirme yapılmaması, anadilinde sağlık hizmeti sunulmadığı ve teknoloji kullanımını gerekli kılan randevu, onam vb. bölge insanları açısından zorlayıcı faktörlerin olması, başlangıçta aşı tedarikinde yaşanan sorunlar nedeniyle aşılama oranları Diyarbakır ve bölgede diğer illerle kıyaslandığında düşük seyrediyor.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplum bağışıklığı için hesaplanan %70 hedefinin her yerleşim yerinde olması gerekliliği ilkesinin göz ardı edilmemesini gerektiğini ifade eden Yerlikaya, ilkeyi şöyle açıkladı: &#8220;Her yerleşim yerinde (sokak, mahalle, belde, ilçe, il, bölge ve ülke) iki doz aşı yapılan nüfusun oranının %70’in üzerinde olması. Dahası bu oranın kırılgan topluluklarda da (mülteciler, evsizler, ötekileştirilen topluluklar, cezaevindeki kalanlar vb.) sağlanması hedeflenmeli.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünyada yapılan 2 milyar doz aşının çok büyük kısmının batı Avrupa ve Kuzey Amerika&#8217;da yapıldığını, sadece binde üçünün Afrika’da yapıldığı göz önüne alınırsa dünya kapitalist sisteminin bu hedefin uzağında olduğunu belirten Yerlikaya, &#8220;Tüm dünyada riskli grupların aynı anda aşılanması gerekirken, ters hizmet yasası burada da kendini gösterdi. Birçok ülkede risksiz ama parası olan kişiler aşılanırken, onlarca ülkede sağlık çalışanlarının bile aşıya erişemediği ve yaşamlarını bir gerçeklikle karşı karşıyayız’’ dedi. </span></p>
<h5><strong>Maskesiz Günler için: Toplumsal Bağışıklık</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de salgının hala kontrol altına alınamadığını, Türkiye’de aktif hasta sayısının halen çok yüksek seyrettiğini, maskesiz günlere gelebilmemiz için toplumsal bağışıklığın elde edilmesi, nüfusun çok önemli bir bölümünün aşılanması gerektiğini ifade eden Yerlikaya, &#8220;Türkiye’de tam aşılı nüfus oranı henüz %17 civarında. Toplum bağışıklığı için hesaplanan %70 hedefinin henüz çok uzağındayız. Üstelik başta Hindistan’da görülen Delta varyantı olmak üzere endişe verici varyantlar gündemde iken aşılama çalışmalarının hızla artması, bireysel olarak alınması gereken önlemlere devam edilmesi, olası enfekte kişilerle karşılaşma sürelerinin kısa tutulması, havalandırmanın yapılması gerekmektedir.&#8221; dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıların onaylanması ve kullanıma sunulmasının, içerisinde bulunduğumuz sağlık krizinin hemen sona ereceğinin habercisi olmadığını, toplumsal düzeyde bağışıklığı oluşturacak şekilde aşılamanın henüz yapılmadığını hatırlattı.</span></p>
<h5><b>&#8216;Tedirgin Olma Aşı ol&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">TTB olarak da ifade ettikleri gibi çok uzun bir bekleyişten ve toplum olarak çok büyük kayıp yaşadıktan sonra aşılar sayesinde 1,5 yıldır süren bu derin krizden çıkma şansı doğduğunun altını çizen Yerlikaya, topluma aşı dayanışması çağrısı yaptıklarını ifade ederek kampanyalarını şöyle anlattı &#8220;#TedirginOlmaAşıOl diyoruz. Siz aşı olursanız olağan sağlık hizmetlerine erişimde kronik hastalıkların tedavi sürecinin aksamaması, onkolojik hastaların erken tanı ve tedavilerinin yürütülebilmesi konusunda yaşanan aksaklıklar giderilebilecek. Ve pandeminin ikincil nedenlere bağlı yıkımın da önüne daha hızlı geçilecektir. </span><span style="font-weight: 400;">Ama özellikle Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere kamu otoritesinin aşılama konusundaki sorumluluğunu yerel dinamikleri dikkate alarak o bölgenin kültürel özelliklerini olası tereddütleri, erişim ve uygulama sıkıntılarını dikkate alarak yerel yönetimler, sağlık meslek örgütleri, STK&#8217;lar ile birlikte çözümlemesi gerekmektedir.’’</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/05/salgin-sureci-yonetimi-katilimciliktan-uzak-topluma-guven-vermeyen-bir-tarz/">Salgın Süreci Yönetimi: Katılımcılıktan Uzak, Topluma Güven Vermeyen Bir Tarz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin COVID-19 Hafızası: Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/12/turkiyenin-covid-19-hafizasi-pandemi-surecinin-ilginc-uygulamalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2021 09:01:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aşı karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı Milliyetçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Korona Günleri]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72629</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Türk genine etki etmeyen' virüsten, lebalep parti kongrelerine, 'büyük resmi gören' aşı karşıtlarından, kısıtlama dönemi boyunca süren çelişkili yasaklar, uygulamalar... COVID-19 virüsüyle mücadelede süreç içinde tanıklık ettiğimiz ilginç uygulamaları sizler için derledik.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/12/turkiyenin-covid-19-hafizasi-pandemi-surecinin-ilginc-uygulamalari/">Türkiye’nin COVID-19 Hafızası: Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de Temmuz başında tam aşılanan nüfus oranı %18 civarında. En az 1 doz aşı alan kişi oranı %42. Aşılama hızının günlük 1 milyonu aştığı bugünlerde, pek çok ülkeye kıyasla aşı çeşitliğine sahip olunmasına rağmen Türkiye’de toplumun bir kesimi aşılara karşı şüpheyle yaklaşıyor, bir kısmı da aşı olmayı reddediyor.</p>
<p>Biontec CEO’su Prof. Dr. Uğur Şahin, birkaç gün önce aşılamanın pandemiyi kontrol altına almadaki etkisinin altını çizdi ve “Türkiye’de normal hayatlarımıza 3-4 ay içinde muhtemelen döneceğiz” dedi.</p>
<p>Yakın zamanda delta ve delta + varyantları ile tanıştığımız COVID-19 virüsüne karşı en etkili korunmanın <a href="https://twitter.com/serapsimsekyvz/status/1410677220927053828" target="_blank" rel="noopener">“hibrid bağışıklık”</a>, yani “hastalığı geçirmek+ aşılama veya iki farklı aşı türüyle aşılama” olduğu söyleniyor. Uzmanlar, yeni varyantlar ve yeni piklerin yaşanmaması ve aşı karşıtlarının etksinin azalması için Eylül&#8217;e kadar tedbirli olunması çağrısı yapıyor.</p>
<h5><strong>En Başından: Mart 2020’den</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-72639 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/0x0-saglik-bakani-fahrettin-koca-guncel-corona-virusu-rakamlarini-acikladi-10-temmuz-2021-koronavirus-tablosu-1625940619178-640x324.jpg" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="389" height="197" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/0x0-saglik-bakani-fahrettin-koca-guncel-corona-virusu-rakamlarini-acikladi-10-temmuz-2021-koronavirus-tablosu-1625940619178-640x324.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/0x0-saglik-bakani-fahrettin-koca-guncel-corona-virusu-rakamlarini-acikladi-10-temmuz-2021-koronavirus-tablosu-1625940619178.jpg 650w" sizes="auto, (max-width: 389px) 100vw, 389px" />Türkiye’de ilk vakanın açıklandığı 11 Mart 2020 tarihinden bu yana pandemi sürecinde tanık olduğumuz dikkat çekici bazı başlıkları içeren bu yazıda, COVID-19 virüsünün hayatımızın 1,5 yıllık zaman diliminde yarattığı ve içinde iken fark ettiğimiz ve bu nedenle pandemi sürecinden toplumsal olarak da etkilendiğimiz bazı ilginç ayrıntıları hatırlatıyoruz.</p>
<p>Salgının neden olduğu şok ve şaşkınlık, salgınla mücadele alınan çelişkili ya da tutarsız kararlar, toplumda gözlemlenen ilginç tepkiler, komplo teorileri, hızla yayılan yanlış bilgiler sadece Türkiye ile sınırlı değil şüphesiz.</p>
<p>Salgını dönemi, birçok ülkede <a href="https://www.dw.com/tr/koronavir%C3%BCse-dair-komplo-teorileri/a-53525023">yeni ve özgün komplo teorisine</a> de kapı araladı. Almanya&#8217;da <a href="https://www.dw.com/tr/almanyada-korona-ve-komplo-teorileri/a-53455377">&#8220;hijyen eylemleri&#8221; adı verilen</a> ve Microsoft&#8217;un kurucusu iş insanı Bill Gates hakkında çok sayıda iddia dile getirildi. Avrupa&#8217;nın pek çok ülkesinde olan &#8220;Korona Asileri&#8221; hareketinin İsviçre’deki destekçileri silahlı mücadele çağrısında bulundu. Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın salgını hafife alan, bilimsellikten uzak açıklamaları ile Çin’in virüsü biyolojik silah olarak kullandığı iddiaları en akılda kalan örneklerden birkaçı. Brezilya&#8217;da Başkan Bolsanaro’nun destekçilerinin, sokak eylemleri düzenleyerek, salgınla mücadeleye silahlı kuvvetlerin katılması talebi ise pandemide tanık olduğumuz en tuhaf haberlerden biriydi.</p>
<h5><strong>Sağlık Çalışanlarının Fedakarlıkları</strong></h5>
<p>Türkiye’nin pandemi sürecinde başarısına en büyük katkıyı sağlık sistemi ve sağlık çalışanlarının sağladığı sıklıkla dile getirildi. Bu nedenle, salgın sürecinin başat aktörleri olan sağlık emekçilerinin maruz kaldıkları bazı ilginç durumları öncelikle not etmek gerekir.</p>
<p>“Ülkemizde aşılama, sağlık çalışanlarının dünyanın hiçbir yerinde görülemeyecek fedakarlığıyla çok iyi gidiyor”. Buna benzer açıklamalar Cumhurbaşkanı, Sağlık Bakanı ve uzmanlar dahil pek çok kişi tarafından defaatle yinelendi.</p>
<p>Pandeminin başından bu yana Türkiye’de her kademede sağlık çalışanlarının canhıraş bu fedakarlıkları, maalesef ödüllendirilmedi. Aksine pandemi süreci sağlıkçılar için her zamankinden çok daha zorlu bir sürece dönüştü.</p>
<p>COVID1-19’un meslek hastalığı sayılmaması, <a href="https://bianet.org/bianet/saglik/246184-saglik-calisanlarinin-istifa-ve-izin-yasagi-kalkiyor">27 Ekim 2020 sonrasında getirilen</a> sağlık emekçilerinin izin hakkının ve istifa etme yasağının bulunması, yine Türkiye’ye özgü uygulamalardandı. Nihayet, istifa kısıtlaması bulunan çalışanlar <a href="https://www.cnnturk.com/saglik/saglik-calisanlari-istifa-yasagi-kalkti-mi-ne-zaman-kalkacak">1 Temmuz 2021 itibariyle</a> istedikleri takdirde istifa edebilme hakkına sahip oldular. Virüsün meslek hastalığı sayılması için verilen mücadele geçen mayıs ayında salgından ölen bir doktora <a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/saglik/saglik-calisanlari-icin-emsal-karar-6425466/">ölüm aylığı bağlanmasının emsal karar</a> ile mümkün olabildi.</p>
<h5><strong>Pandemide Türeyen Yanlış Bilgiler </strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-72631 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/covid-19-640x360.png" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="375" height="211" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/covid-19-640x360.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/covid-19-1024x576.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/covid-19.png 1200w" sizes="auto, (max-width: 375px) 100vw, 375px" />COVID-19 salgını sadece Türkiye’de değil tüm dünyada yanlış bilgi ve komplo teorisinin üretilmesine neden oldu<strong>. </strong>COVID-19 hakkında geçen yılın Nisan ayında başlıca yanlış bilgi (mezenformasyon) türleri, kaynakları ve iddiaları Oxford Üniversitesi Reuters Gazetecilik Çalışmaları Enstitüsü tarafından yayınlanmıştı: <a href="https://teyit.org/covid-19-yanlis-bilgi-turleri-kaynaklari-ve-iddialari">225 mezenformasyon örneklemi</a></p>
<p>Salgının başlarında dile getirilen en tuhaf iddialardan biri “Türklerin genetik yapılarından dolayı virüse <a href="https://teyit.org/genetik-yapimizin-bizi-koronavirusten-koruyacagi-iddiasi">yakalanmayacakları”</a> idi. Türkiye’de sıklıkla dile getirilen komplo teorileri ve yanlış- yalan bilgiler Teyit gibi doğrulama platformları tarafından detaylı şekilde incelendi teyitlendi. Bunlardan sadece birkaçı;</p>
<ul>
<li><a href="https://teyit.org/analiz-rna-asilarinin-insan-dnasini-degistirecegi-iddiasi">RNA aşılarının insan DNA’sını değiştireceği iddiası</a>;</li>
<li><a href="https://teyit.org/analiz-covid-19-asisi-ile-insanlara-mikrocipler-yerlestirilecegi-iddiasi">Covid-19 aşısı ile insanlara mikroçipler yerleştirileceği iddiası</a>;</li>
<li><a href="https://teyit.org/asilarin-kisirliga-neden-oldugunu-gosteren-bir-kanit-yok">Aşıların kısırlığa neden olduğunu gösteren bir kanıt yok</a>;</li>
<li><a href="https://teyit.org/analiz-covid-19-asisinin-bazi-genclerde-kalp-iltihaplanmasi">Covid-19 aşısının bazı gençlerde kalp iltihaplanmasına sebep olduğu iddiası</a>;</li>
<li><a href="https://teyit.org/analiz-covid-19-asisi-ile-insanlara-maymun-ve-domuz-genleri-enjekte-edilecegi-iddiasi">Covid-19 aşısı ile insanlara maymun ve domuz genleri enjekte edileceği iddiası</a>;</li>
<li><a href="https://teyit.org/analiz-bazi-kisilerin-kollarina-miknatis-yapismasinin-covid-19-asilarinda-cip-oldugunu-gosterdigi-iddiasi">Bazı kişilerin kollarına mıknatıs yapışmasının Covid-19 aşılarında çip olduğunu gösterdiği iddiası</a>;</li>
<li><a href="https://teyit.org/analiz-koronavirus-surekli-mutasyona-ugradigi-icin-asinin-ise-yaramayacagi-iddiasi" target="_blank" rel="noopener">Koronavirüs sürekli mutasyona uğradığı için aşının işe yaramayacağı iddiası</a>; <a href="https://teyit.org/analiz-asinin-icindeki-luciferase-enziminin-genlerimizi-degistirecegi-iddiasi">Aşıdaki luciferase enziminin genlerimizi değiştireceği iddiası</a>.</li>
</ul>
<p>Teyit ve Doğruluk Payı gibi doğrulama platformlarının yanı sıra, Türkiye’de bazı durumlarda virüsten daha hızlı yol alan yanlış bilgi yayılımını medya kullanıcılarının gözünden anlamak ve önleyici öneriler geliştirmek için Doç. Dr. Suncem Koçer’in <a href="http://infodemilab.com/" target="_blank" rel="noopener">İnfodemiLab projesi</a>, kitlelerin doğru ve güvenilir bilgiye erişimine katkı sunan örneklerden biriydi.</p>
<p>Kamuoyunu yanlış bilgilere karşı uyaran Prof. Dr. Mehmet Ceyhan hakkında “<a href="https://www.internethaber.com/prof-dr-mehmet-ceyhan-hakkinda-teror-savciligina-suc-duyurusu-tutuklansin-tt-oldu-2182687h.htm" target="_blank" rel="noopener">halkı paniğe sevk ettiği</a>” iddiasıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Bürosuna suç duyurusunda bulunulması ve #MehmetCeyhanTutuklansın etiketinin sosyal medyada gündem olması, sürecin ilginç başlıklarından biri idi.</p>
<p>Türkiye’de pandemi sürecinde tanık olduğumuz en yakın “apaçık yanlış bilgi” örneği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Avrupa&#8217;nın en gelişmiş ülkeleri dahi, aşıları ücretle yapıyorlar. <a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-57612263">İngiltere’de Aşı 100 sterlin</a>&#8221; demesi oldu. Yalanlanan bu iddiadan daha da ilginci, Sabah, Akşam, Türkiye ve Yeni Şafak gazetelerinin, Erdoğan’ın konuşmasını “Avrupa’da aşının ücretli olduğu” iddialarına <a href="https://farukbildirici.com/erdogan-in-dil-surcmeleri-bilgi-hatalari-ve-gercege-aykiri-ifadeleri/">haberde yer vermeyerek yayımlamaları idi. </a></p>
<h5><strong>Salgın Yönetiminde Son Dakika Kararları </strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-72633 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/asrin-kuresel-salgini-640x436.jpg" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="331" height="226" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/asrin-kuresel-salgini-640x436.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/asrin-kuresel-salgini.jpg 767w" sizes="auto, (max-width: 331px) 100vw, 331px" />Pandeminin başından itibaren karar alıcılar Türkiye’nin “salgını en iyi yöneten ülkeler arasında” olduğunu defaatle açıklamayı sürdürdü. Öyle ki, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, “<a href="https://www.iletisim.gov.tr/turkce/duyurular/detay/iletisim-baskanligi-turkiyenin-koronavirusle-basarili-mucadelesini-kitaplastirdi-15-3-21">Asrın Küresel Salgını &#8211; Türkiye’nin Koronavirüsle Başarılı Mücadelesi”</a> isimli kitap 15 Mart 2021 tarihinde yayınladı. Kamu Denetçiliği Kurumu ise 2020 yılının ortalarında  yabancı kamuoyunu bilgilendirmek üzere salgın sürecinde sağlık tedbirleri, idari ve ekonomik önlemleri anlatan &#8220;<a href="https://www.aa.com.tr/tr/koronavirus/kdk-turkiyenin-koronavirusle-mucadeledeki-basarisini-dunyaya-anlatacak/1879853">Türkiye&#8217;nin Koronavirüs Hastalığıyla Mücadelesi</a>&#8221; başlıklı rapor hazırladı.</p>
<p>Türkiye’de salgınla mücadele kapsamında alınan kararlar sıklıkla son saatler hatta yasağın başlamasına dakikalar kala açıklandı. Örneğin, 10 Nisan 2020’de ise Bilim Kurulu’nun tavsiyesi doğrultusunda 30 büyükşehir ve Zonguldak’ta 48 saatliğine sokağa çıkma yasağı ilan edildi. İlk kez Türkiye’de en kapsamlı sokağa çıkma yasağı ilan edilen bu karar, yasağın başlayacağı günden sadece birkaç saat öncesinde açıklandı. Kamuoyu tepkisi üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu istifa etti ancak istifa kabul edilmedi.</p>
<p>Bazı uzmanlara göre, Türkiye pandemiyle mücadelede <a href="https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiyede-pandemi-salg%C4%B1n-y%C3%B6netiminde-nas%C4%B1l-bir-s%C4%B1nav-verildi/a-56840015">yapılması gerekenlerin büyük bir kısmı yapıldı; ancak zamanında değil</a>. Tüm bu tutarsızlıklara rağmen geçen yılın Temmuz ayındaki araştırmada Türkiye, 9 ülke ile karşılaştırılarak “<a href="https://www.ipsos.com/tr-tr/koronavirus-salginiyla-mucadelede-en-basarili-ulke-turkiye">koronavirüs salgınıyla mücadelede en başarılı ülke</a>” olarak gösterildi.</p>
<p>İpsos’ın bu yılın Haziran tarihli araştırmasına göre Türkiye’de “<a href="https://www.ipsos.com/tr-tr/her-iki-kisiden-biri-salginla-mucadelenin-iyi-gittigini-dusunuyor">her iki kişiden biri salgınla mücadelenin iyi gittiğini düşünüyor.</a>” Bu yılın Nisan başında salgınla mücadelenin kötü gittiğini düşünen kişilerin oranı %60 iken, Haziran ayında aşılamanın hızlanmasıyla bu oran %38’e geriledi.</p>
<h5><strong>Salgında Sağlık İletişimi  </strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-72634 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/dso-turkiye-covid-19-verileri-640x307.jpg" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="409" height="196" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/dso-turkiye-covid-19-verileri-640x307.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/dso-turkiye-covid-19-verileri.jpg 679w" sizes="auto, (max-width: 409px) 100vw, 409px" />Türkiye’nin pandemiyle mücadelede izlediği sağlık politikaları, Kayıhan Pala gibi uzmanlar tarafından salgını “<a href="https://twitter.com/ismailsaymaz/status/1366659094195675139">önlemede başarısız, tedavide başarılı</a>” sözleriyle özetleniyor.  Bazı uzmanlar, Türkiye’nin salgın mücadelesinin <a href="https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiyede-pandemi-salg%C4%B1n-y%C3%B6netiminde-nas%C4%B1l-bir-s%C4%B1nav-verildi/a-56840015">bilimsel verilere dayalı olarak yönetilmediği</a> görüşünde.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı’nın toplumla pandemide etkili bir sağlık iletişimi kuramadığı iddiası da Türk Tabipler Birliği, HASÜDER gibi STK’lar tarafından birçok kez dile getirildi.</p>
<p>Pandemiyle mücadelesini bilimsel temellere oturtarak yönetmek isteyen Sağlık Bakanlığı, 10 Ocak 2020’de Koronavirüs Bilim Kurulu’nu oluşturdu. Kurul’un misyonu, hükümete salgınla mücadele kapsamında tavsiyeler vermekti. Ancak Kurul’da Türk Tabipler Birliği’nden bir temsilcinin yer almaması ve bazı Bilim Kurulu Üyeleri’nin zaman zaman açıklamalar yaparak, kendilerinin görüşü hilafına kararlar alındığını söylemeleri, kamuoyu ile yetkililer arasında etkili bir iletişimin kurulamadığının yansımalarından biri idi.</p>
<p>Süreç içinde kamuoyunda yetkililerin açıkladığı resmi verilere duyulan güvenin sarsıldığına tanıklık ettik. Pandeminin başında Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere toplumsal düzeyde yüksek bir güven duyulurken,  yetkililerin açıklamadığı ya da gecikmeli veya eksik veriler;  COVID-19 nedeniyle ölüm oranları ve aşıların etkinliği konusunda tedirginliğe neden oldu.</p>
<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 2020 yılının Temmuz’unda açıkladığı vaka tablosunda, “vaka sayısı” ifadesi, “hasta sayısı” olarak değiştirildi. Yoğun bakım ve entübe hasta sayıları yerine “ağır hasta ve hastalarda zatürre oranı” ifadeleri kullanıldı.</p>
<p>Bakan Koca’nın, “Her vaka hasta değildir. Çünkü testi pozitif çıktığı halde hiçbir semptom göstermeyenler var.” ifadeleri, bazı kesimlerde verilerin tam ve doğru açıklanmadığı şeklinde yorumlandı. Süreç içinde, Sağlık Bakanlığı verileri yerine, ilgili uzman ve ilgili kurumlar kendileri çeşitli hesaplamalarla istatistik oluşturmaya başladı.</p>
<p>Bu gelişmelerden hareketle, uzmanların salgın yönetiminde <a href="https://hasuder.org.tr/halk-sagligi-bakis-acisiyla-covid-19-pandeminin-ilk-yili/" target="_blank" rel="noopener">bilimsel kriterlere uygun, açık şeffaf, hesap verilebilir ilkelere uygun yapılması</a> uyarılarındaki haklılık payını, yakın zamanda TÜİK tarafından açıklanması gereken <a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/ekonomi/tuikten-olum-nedeni-verileri-icin-erteleme-duyurusu-6501163/" target="_blank" rel="noopener">ölüm ve ölüm nedenlerine ilişkin verilerini</a>n açıklanmasının ertelenmesinde gördük.</p>
<h5><strong>Yerli Aşı Çalışmaları </strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-72631 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/covid-19-640x360.png" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="393" height="221" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/covid-19-640x360.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/covid-19-1024x576.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/covid-19.png 1200w" sizes="auto, (max-width: 393px) 100vw, 393px" />Dünyada şimdiye kadar 3.25 milyar doz aşı yapıldı. Aşılananların %80&#8217;inden fazlası yüksek-orta üst gelirli ülkelerdeki insanlar. Dünya nüfusunun %70’ini aşılamak için ise 11 milyar doz gerekiyor. Bu hesapla, yoksul ülkeler aşıya ancak 2023&#8217;te ulaşabilecek. <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/20/kuresel-esitsizligin-yeni-sembolu-asi-adaletsizligi/" target="_blank" rel="noopener">Aşı siyasetinin yarattığı aşı milliyetçiliği</a>, patent hakları sorunu çözülmeden ve dünya nüfusunun büyük kısmı aşılanmadan küresel düzeyde salgının bitmesi mümkün olmayacak.</p>
<p>Salgında yerli aşı çalışmalarının da beklenen hızla ilerlememesi toplumun konuya ilgilisini azalttı. Yerli aşı çalışmaları ile adı özdeşleşen Ercüment Ovalı’nın yerli aşı iddiaları 2020 yılından bugüne sonuçsuz kaldı. Yine de Türkiye’nin yerli aşı geliştirme çalışmalarıyla “<a href="https://www.yenisafak.com/koronavirus/iste-turkiyenin-asilari-18-asimiz-dsode-kayitli-dordu-klinik-asamada-3622164" target="_blank" rel="noopener">milli ilaç ve tıbbi teçhizat hamlesinin altyapısın</a>ı” kurma gayretleri sonucu, Türkiye’nin Dünya Sağlık Örgütü’ne kayıtlı 18 aşı çalışmasından 4’ü klinik aşamada.</p>
<h5><strong>Farklı Toplumsal Kesimlerde Aşı Karşıtlığı</strong></h5>
<p>Türkiye’de “büyük resmi gördüm, aşı olmayacağım” diyen aşı karşıtları, pandemi sürecinin ilginç gelişmeleri arasında yerini aldı. Son yapılan kamuoyu araştırması, Türkiye’de <a href="https://www.ipsos.com/tr-tr/asi-olmamis-bireylerin-65i-asi-sirasi-geldiginde-olma-niyetinde" target="_blank" rel="noopener">aşı olmamış bireylerin %65’inin aşı sırası geldiğinde aşı olma niyetinde</a> olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Aşı karşıtlığı ve aşıya karşı şüpheciliğin önde gelen isimlerinden olan Ümit Aktaş, Biontech aşısı da dahil olmak üzere “<a href="https://twitter.com/drumitaktas/status/1412416696669904900" target="_blank" rel="noopener">dünya üzerinde COVID-19&#8217;u önlemek için FDA onaylı bir aşı</a>” olmadığı ve “mevcut aşıların tamamı deneysel aşılar” olduğu iddiasını sürdürüyor. Dahası, “aşıların zorunlu olmadığı ve hiç kimsenin hiçbir tedavi için zorunlu tutulamayacağı” uyarısıyla şüpheleri artırıyor.</p>
<p>Bugün, Türkiye’de hatırı sayılır bir kesimin aşı karşıtlığnı sürdürmesini <a href="https://twitter.com/mehmetceyhan23/status/1411282650824949761" target="_blank" rel="noopener">Prof. Dr. Mehmet Ceyhan,</a> “Karpuz seçimini bile deneyimine güvenip karpuzcuya bırakan halkın, salgın ve aşı konusunda uzman kesilmesi” sözleriyle özetliyor.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı, kamuoyunda aşılama hızını artırmak ve aşılamayı teşvik için kamu spotlarında pek çok ünlüye yer verdi. Bunlardan biri olan <a href="https://twitter.com/CMYLMZ/status/1408505808330137603">Cem Yılmaz</a> ise kendisine yönelik tepkilere, “ bu vebali alıyormuşum gibi şeyler yazanlar var. Aşıları ben steyşın reno ile gezip yapmıyorum. Bu aşı karşıtı da ne menem bi türmüş” sözleriyle karşılık verdi.</p>
<h5><strong>Sokağa Çıkma Yasakları, Cuma ve Teravih Namazları, Kesilen Para Cezaları</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-72637 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/tbb-civid-19-asilari-640x360.jpg" alt="" width="356" height="200" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/tbb-civid-19-asilari-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/tbb-civid-19-asilari.jpg 680w" sizes="auto, (max-width: 356px) 100vw, 356px" />Sokağa çıkma yasaklarının adil uygulanmadığı iddiası; siyasi parti kongreleri ve bazı etkinliklerde toplanan kalabalıklara ceza kesilmesi; fırından ekmek almaya giden ya da çevre için mücadele veren yerel halka ağır para cezaları pandemi sürecindeki ilginç başlıklardan bir diğeri idi.</p>
<p>Sokağa çıkma yasaklarına rağmen Cuma namazı ve Ramazan ayında teravih namazlarının kılınmasına izin verilmesi; uygulamayı destekleyen <a href="https://www.indyturk.com/node/281351/haber/diyanet%E2%80%99ten-cuma-namaz%C4%B1-i%C3%A7in-temasl%C4%B1-a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1-karantina-%C5%9Fartlar%C4%B1na-uymak-dinen" target="_blank" rel="noopener">Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun</a> COVID-19 virüsü kapan ve teması olanların “cemaate katılmamaları ve karantina şartlarına riayet etmeleri dinen zorunludur” uyarısı, virüsün yayılımını engellemedi. Nitekim, Kastamonu’da Cuma namazı kılmak için oluşturulan cemaatte, <a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/cuma-namazinda-coronaya-yakalandilar-6-olu-6426952/" target="_blank" rel="noopener">virüs bulaşan 8 kişiden 6&#8217;sı hayatını kaybetti.</a></p>
<p>AK Parti’nin pandemi sürecinde kısıtlara rağmen kongrelerini binlerin katılımı ve hıncahınç dolu salonlarda, <a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-56510563">lebalep sürdürmesi </a>; otobüslerle Ankara’ya taşınan binlerce kişinin kapalı salonlarda bulunması ve sonra yine ülkenin dört yanına dağılması, “Evde Kal” çağrısı yapan Sağlık Bakanı’nın inandırıcılığının sorgulanmasına neden oldu. Bakan, gelen tepkiler üzerine “konuyu gündemde tutmanın kimseye faydası olmadığını” açıklaması yaptı.</p>
<p>Bir tarafta tablo böyle iken diğer tarafta sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal ettiği için <a href="https://onedio.com/haber/sokaga-cikma-kisitlamasini-ihlal-ettigi-icin-para-cezasi-yiyen-kagit-toplayicisi-baba-gozyaslarina-boguldu-977448">5 bin 850 TL ceza kesilen kağıt toplayıcısı baba</a>; İstanbul Ümraniye&#8217;de sokağa çıkma yasağının bitmesine yarım saat kala yasağı ihlal ettiği gerekçesiyle <a href="https://tr.sputniknews.com/turkiye/202102051043742064-sokaga-cikma-yasaginda-ceza-kesilen-genc-gunluk-70-liraya-calisiyorum-bu-cezayi-odemek-icin-kac-ay/">3 bin 469 lira para cezası kesilen bir genç</a>; ekmek almaya otomobiliyle giden sürücüye <a href="https://www.sabah.com.tr/yasam/2020/05/01/ekmek-almaya-otomobiliyle-giden-surucuye-392-lira-ceza">392 lira ceza</a> verilmesi, pandemi sürecindeki tutarsız ve adaletsiz uygulamalardan sadece birkaçı idi.</p>
<p>Pandemide kesilen idari para cezalarından çevreciler de nasibini aldı. <a href="https://twitter.com/krtkulturtv/status/1386283247932518400">Rize İkizdere’de Jandarmanın</a> sokağa çıkma yasağı gerekçesiyle, direnişe katılan yaşlı kadınların da olduğu gruba ceza kesildi. Kazdağları’ndaki yaşam savunucularına ise Koronavirüs tedbirleri kapsamında ormanlara giriş yasağını ihlal ettikleri için <a href="https://t24.com.tr/haber/kaz-daglari-nda-altin-madenine-karsi-nobette-olanlara-kesilen-koronavirus-cezalari-400-bin-lirayi-asti,895775" target="_blank" rel="noopener">kesilen cezaların toplamı ise 400 bin lirayı geçti</a>.</p>
<h5><strong>Sokağa Çıkma Yasakları ve 65+ Üstü Bireyler  </strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-72638 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/pandeminin-dusurdugu-maskeler.jpg" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="224" height="311" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/pandeminin-dusurdugu-maskeler.jpg 404w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/pandeminin-dusurdugu-maskeler-188x260.jpg 188w" sizes="auto, (max-width: 224px) 100vw, 224px" />1 Nisan 2020’de 65 yaş ve üzeri yaştaki bireyler ile bağışıklık sistemi düşük ve kronik sağlık problemleri olan kişilerin evlerinden dışarı çıkmaları, açık alanlarda dolaşmaları ve toplu taşıma araçları ile seyahat etmeleri sınırlandırılarak sokağa çıkmaları yasaklandı.</p>
<p>Salgında en savunmasız gruplardan olan yaşlıların mevcut sorunları pandeminin getirdiği sorunlar ile iç içe geçti. 65+ Yaşlı Hakları Derneği ve diğer uzmanların pandemin başından itibaren dile getirdiği “sokağa çıkma yasaklarının yaşlıların haklarını gözetecek şekilde yeninden düzenlenmesi” talebi karşılık bulmadı.</p>
<p>Pandemide yaşlı insanlar toplumsal hayattan dışlandı, salgının kaynağı oldukları gibi bir algı yaratıldı ve “<a href="https://www.ttb.org.tr/kutuphane/covid19-rapor_6/covid19-rapor_6_Part53.pdf" target="_blank" rel="noopener">yaşçılığa” yeni bir boyut</a> getirdi. 65 yaş üstü bireyler, nihayet geçen ay, iki doz aşı olmuş olma koşulu ile sokağa çıkma kısıtlamasından kurtuldu. Ancak <a href="https://www.hurriyet.com.tr/galeri-65-yas-ustu-toplu-tasima-yasak-mi-serbest-mi-icisleri-bakanligi-genelgesinden-son-detaylar-41823347/2" target="_blank" rel="noopener">aşı olmayan 65 yaş ve üzeri kişiler</a> hala Pazar dışındaki 6 günde, sadece 10.00 &#8211; 14.00 saatleri arasında sokağa çıkabilecek; pazar günleri ise tam gün sokağa çıkma kısıtlamasına tabi olacaklar.</p>
<p>Yasaklar nedeniyle mağduriyet yaşayan yaşlılara kolluk güçlerinin desteği, basında yer bulan haberler arasında yer aldı. Denizli’de sokağa çıkma yasağı olan yaşlı kadın, <a href="https://twitter.com/trthaber/status/1248634342294925313">ineği sancılanınca kendisine yardım eden jandarma</a> ekipleri; <a href="https://twitter.com/TurkishIndy/status/1246749147547537410">yaşlı adamın tarlasını süren</a> jandarma, askeri kamuflaj giyen yaşlı bir vatandaşın bacaklarıyla ağaca baş aşağı asılarak komando marşı okuduğu görüntüler sosyal medyada ilgi gören örnekler arasındaydı.</p>
<h5><strong>Çocuklar, Gençler ve Eğitim</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-72640 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/eba-tv-640x360.jpg" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="383" height="216" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/eba-tv-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/eba-tv-1024x576.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/eba-tv.jpg 1090w" sizes="auto, (max-width: 383px) 100vw, 383px" />Pandemi sürecinde Türkiye’de en tartışmalı başlıklardan biri okulların kapatılması ve uzaktan eğitim sürecinde yaşanan sıkıntılardı. 1,5 yıllık süre zarfından ilk ve orta eğitim kurumları ile üniversiteler kimi dönemlerde bir açılıp bir kapandı.</p>
<p>Okulların kapatılmasının üzerinden bir yıldan fazla bir zaman geçti. Bu sürede eğitim çoğunlukla uzaktan devam etti; kısa süreli olsa da yüz yüze seyreltilmiş eğitim yapılan dönemler oldu.</p>
<p>Türkiye, 3 Nisan 2020’de tüm eğitim öğretim kurumları uzaktan eğitime geçti. Dünyada 210 ülkenin 112’sinde pandemide okullar tamamen açık kalırken Türkiye’de kapalı kalmasına karşı <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/07/uzmanlar-uyariyor-turkiyede-okullar-bir-an-once-acilmali/" target="_blank" rel="noopener">uzmanlar okulların mutlaka açılmasını tavsiye</a> etse de, MEB bu yılın Haziran ayına dek okulların açılmasını uygun görmedi. Türkiye’de ilköğretim seviyesinde bazı okullarda dileyen öğrenciler okullarına bu ayın sonuna dek birkaç gün de olsa gidebiliyorlar.</p>
<p>Seyreltilmiş yüz yüze eğitim, uzaktan eğitim, EBA web sitesi ve EBA TV’ye erişim sorunları, uzaktan eğitimde kapsayıcılık sorunu, Türkiye’nin doğusunda internete erişmek için dağ tepe aşan çocuklar, uzaktan eğitimi farklı deneyimleyen çocuk ve gençler, özel okulların kendi uzaktan eğitim sistemlerini kullanmaları; <a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2020/05/05/tarim-iscisi-cocuklar-uzaktan-egitime-de-cok-uzaklar" target="_blank" rel="noopener">tarım işçisi çocukların eğitime de uzak olmaları</a>; virüs nedeniyle YKS ve LGS sınavlarının ertelenme taleplerinin reddedilmesi; virüs riski gerekçe gösterilerek bazı sınavlar ertelenirken, YKS’nin öne çekilmesi; Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı’nda (MSÜ) 400 adaya Covid-19 bulaştığını iddiası; üniversiteye hiç gitmeden eğitim alan öğrenciler pandemi sürecinde eğitimde yaşanan dikkat çekici başlıklardan bazıları idi.</p>
<h5><strong>Yoksullar, Gündelik Çalışanlar, İşsizler</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-72641 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/issizlik-ve-pandemi-640x404.png" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="377" height="238" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/issizlik-ve-pandemi-640x404.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/issizlik-ve-pandemi.png 1006w" sizes="auto, (max-width: 377px) 100vw, 377px" />Pandeminin dünyada istihdamda yarattığı krizin sürdüğü ve istihdam artışının kayıpları telafi etmeye yetmeyeceği <a href="https://tr.euronews.com/2021/06/02/ilo-covid-19-krizi-nedeniyle-2021-in-ilk-ceyreginde-140-milyon-kisi-isini-kaybetti" target="_blank" rel="noopener">uyarısı yapılıyor.</a> Dünya Bankası’na göre, Türkiye COVID-19’un yayılmasını kontrol altına almaya yönelik önlemler alıyor; etkilenen şirketlere, hanehalklarına ekonomik destek sağlıyor. Ancak, “ekonomik durum, normal duruma göre daha belirsiz.”</p>
<p>IMF verilerine göre ise devletlerin pandemide yaptığı sosyal yardımlar açısından <a href="https://www.al-monitor.com/tr/contents/articles/originals/2021/01/turkey-pandemic-pandemic-expands-poverty-high-inflation.html">Türkiye dünya sıralamasında en alt sıraları</a><u>nda</u>: pek çok ülkede devletler, bireylere ve şirketlere hibe niteliğinde sosyal yardımlar dağıtırken, Türkiye 6 milyon aileye sadece bir kereye mahsus 1000 TL nakdi yardım yaptı. <a href="https://bizbizeyeteriz.gov.tr/">Dayanışma kampanyasından</a> toplanan 2 milyar TL, 2 milyon aileye 1000’er TL olarak dağıttı.</p>
<p>TÜİK verileri geniş tanımlı ele alındığında, işsizlik yüzde 40’a, gerçek işsiz sayısı <a href="http://disk.org.tr/2021/01/disk-ar-ocak-2021-issizlik-ve-istihdamin-gorunumu-raporu-yayimlandi-issizlik-artiyor/" target="_blank" rel="noopener">10 milyona yaklaştı</a><u>.</u> Diğer bir deyişle, pandemide “yoksulluk enine ve derinlemesine büyüdü.” Bu nedenle, <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/08/derin-yoksulluk-agi-yoksullukla-mucadelede-basarili-bir-dayanisma-modeli/" target="_blank" rel="noopener">Derin Yoksulluk Ağı’ndan Hacer Foggo</a>, “Bu seviyede gıda ihtiyacı, dip açlık, kronik yoklukla hiç karşılaşmamıştım. Açlıktan emziremeyen anne, bebeğine hazır çorba içiriyor.” diyor.</p>
<p>Pandemiyle mücadelede, merkezi yönetimin yanı sıra yerel yönetimler de bağış gibi çeşitli yollarla sosyal yardım desteklerini hayata geçirdi. Ankara, <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/20/yerel-yonetimlerin-pandemiyle-mucadelesi-1-iykm-esgudum-ve-koordinasyon-sagliyor/">İstanbul</a>, <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/24/yerel-yonetimlerin-pandemiyle-mucadelesi-2-izmirde-kriz-belediyeciligi/">İzmir</a> ve <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/01/yerel-yonetimlerin-pandemiyle-mucadelesi-3ortak-akilla-hareket-eden-kent-gaziantep/">Gaziantep</a> Belediyeleri pandemiyle mücadelede pek çok iyi uygulama örneğini hayata geçirdi.</p>
<p>Buna karşın <a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-52127212">CHP&#8217;li büyükşehir belediye başkanlarının başlattığı bağış kampanyalarının</a>, İçişleri Bakanlığı genelgesiyle yasaklanıp hesapların bloke edilmesi; Danıştay’ın  CHP’li belediyelerin yardım kampanyalarının engellenmesine dair yürütmenin durdurulması talepli  <a href="https://www.evrensel.net/haber/407874/danistay-belediyelerin-yardim-toplanmasina-itirazi-reddetti">başvurusunu reddetmesiyle</a> sonlanan süreç, kamuoyunda yankı bulan başlıklardandı.</p>
<h5><strong>Pandemide Tuhaf Yasaklar ve  Sanat   </strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-72642 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/sahne-yasaklari-640x379.jpg" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="362" height="214" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/sahne-yasaklari-640x379.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/sahne-yasaklari.jpg 760w" sizes="auto, (max-width: 362px) 100vw, 362px" />Pandemi sürecinde tartışmalı konulardan bir diğeri, bazı ürünlerin satışına konulan yasaklardı. Tam gün sokağa çıkma yasağı olan hafta sonlarında ve 2021 yılının Ramazan Bayramı’nda marketlerde zorunlu temel ihtiyaç dışından kalan oyuncak, züccaciye, giyim, alkol gibi ürünlerin satışına izin verilmedi.</p>
<p>Bu yasaklardan en çok içki yasağı ile <a href="https://www.ntv.com.tr/turkiye/icisleri-bakanligi-yetkilileri-ped-hijyenik-madde-kategorisinde-satis-yasagi-yok,6IZBOsYMjkiZdQd--xloEA">hijyenik pedlerin satışına yasak geldiği iddiası</a> tepki çekti. Genelge çıkarılmadan tam kapanmanın sonuna kadar alkol satışının yasaklanması, <a href="https://twitter.com/CanAnayasa/status/1387027949342400514">Osman Can</a> gibi hukukçular tarafından “temel hakları sınırlandırma yetkisinin kötüye kullanımı ve Anayasanın 14. AİHS 18. maddelerini ihlal ” olarak nitelendirildi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise “içkinin sosyal mesafeyi azaltan etkisi” nedeniyle, “<a href="https://twitter.com/solhaberportali/status/1337676586154266625">kısıtlama getirmekte haklı</a>” olduklarını savundu.</p>
<p>İçki yasağına en ilginç itiraz, Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi <a href="https://twitter.com/BirGun_Gazetesi/status/1387294005382287361">Serap Şimşek Yavuz’dan</a> geldi: “Alkollü dezenfektan kullanmaktan parmak izimiz kayboldu ama insanlar evine alkol alamıyorlar. Hiçbir akılcı tarafı olmayan bir uygulama.”</p>
<p>Pandemi sürecinin başından itibaren kapanan tiyatrolar, işlerini icra edemeyen sanatçılar,  yaşadıkları ekonomik ve psikolojik sıkıntılar ve hatta hayatlarına son verenlerin örnekleriyle gündeme geldi. Son olarak, Türkiye&#8217;nin en ünlü müzik insanları arasında yer alan keman virtüözü <a href="https://www.ntv.com.tr/sanat/keman-virtuozu-ilyas-tetik-hayatini-kaybetti-unlulerden-bassagligi-mesajlari,Ip_X-iuTn0anQB8A531lTA" target="_blank" rel="noopener">İlyas Tetik geçim sıkıntısı nedeniyle intihar etti</a>. Gece 24.00’den sonra müzik yasağı getirilmesi ve canlı müzik performanslarına bir düzenleme getirilmemesi de <a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-57314578" target="_blank" rel="noopener">müzisyenleri hüsrana uğrattı</a>. <a href="https://www.youtube.com/watch?v=iXKhIc807h0" target="_blank" rel="noopener">Hakan Altun</a>, gitarının tellerini keserek, karara tepki göstermişti.</p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2020 yılının Aralık ayında, müzik sektörü çalışanları için &#8220;Müzik Susmasın&#8221; destek programı başlatmıştı; başvurusu kabul edilen 30 bin 744 kişiye Ocak ayından itibaren 3 ay boyunca her ay net bin TL, toplamda 3 bin TL destek verilmişti. Erhan Güleryüz, bin TL desteği ve müzik alanındaki sektör kuruluşlarını “<a href="https://www.youtube.com/watch?v=XDNxifWFjco" target="_blank" rel="noopener">Siz bizi dilenci yerine koyamazsınız</a>” sözleriyle eleştirmişti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/12/turkiyenin-covid-19-hafizasi-pandemi-surecinin-ilginc-uygulamalari/">Türkiye’nin COVID-19 Hafızası: Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
