<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aydın arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/aydin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/aydin/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Jan 2020 12:38:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Aydın arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/aydin/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>JES’lerin Aydın’a Verdiği Zarar Belgeselleşti: &#8216;Yetti Gari&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/26/jeslerin-aydina-verdigi-zarar-belgesellesti-yetti-gari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metehan Ud]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Sep 2019 10:48:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Menderes Nehri]]></category>
		<category><![CDATA[Jeotermal enerji santralleri]]></category>
		<category><![CDATA[JES]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Yüksel]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Yıldırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42636</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aktivist Murat Yüksel ve Gazeteci Onur Yıldırım,  Aydınlılar'ın jeotermal santrallere karşı yürüttüğü çevre mücadelesini 'Yetti Gari'yle belgeselleştirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/26/jeslerin-aydina-verdigi-zarar-belgesellesti-yetti-gari/">JES’lerin Aydın’a Verdiği Zarar Belgeselleşti: &#8216;Yetti Gari&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-42639 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/1-10.jpg" alt="" width="235" height="336" />2007 yılında çıkan jeotermal ve maden yasası ile birlikte Aydın yöresinde JES’ler çoğalmaya başladı. Jeotermal enerji santralleri (JES) bölgede yaşayan canlıların yaşam alanlarını tehdit etmekle kalmıyor, tarım alanlarını da yok ediyor. İncirde rekolte düşüyor, zeytin ağaçları kuruyor, meyve, sebze yetişmez oluyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Jeotermallerden çıkan zehirli akışkanlar bir süre sonra çökerek toprağı ve yer altı sularını zehirliyor. Santrallerin havaya saldığı buharda yoğun CO2, metan, bor, arsenik ve hidrojen sülfür gazı bulunuyor. Bu zehirli gazlar tehlikeliler sınıfında yer alıyor. 1 ppm olması gerek bor oranı Büyük Menderes’te 50-60 ppm civarlarında. 1 kuyudan çıkan hidrojen sülfür gazı 26 km’lik alanı etkiliyor. Bu zehirli gaz 42 gün askıda kalabiliyor. Aydın yakın zamanda kuruyan zeytin ve incir ağaçları ve Büyük Menderes Nehri’ndeki toplu balık ölümleri ile gündeme geldi.  </span></p>
<p><b>JES’lerin Mağdurları ve Uzmanlar Anlattı</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">35 santral ile binin üzerinde kuyunun bulunduğu Aydın’da tarım alanlarında yeni JES&#8217;ler açılması gündemde&#8230; Aydınlar ise kurdukları çevre dernekleri ile ÇED dosyalarını yargıya taşıyarak iptal ettirebilme çabasında iken, son olarak Kızılcaköylülerin, köylerinde açılmak istenen JES’e karşı verdiği direniş ise örnek oldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yönetmenliğini Video aktivisti Murat Yüksel’in, danışmanlığını Gazeteci Onur Yıldırım’ın yaptığı ‘Jeotermal Yetti Gari’ belgeseli,  jeotermal santrallerin çevreye etkisini ve Aydınlılar&#8217;ın verdiği mücadeleyi ele aldı. Aydın bölgesinde yaşayan hak mağdurları ve uzmanlarla görüşmeleri içeren 30 dakikalık belgesel, Belgesel Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında destek alınarak hazırlandı.  </span></p>
<p><b>Yüksel: JES’lerin Etkilerini Anlatmak Gereği Duydum</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-42640 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/2-8-640x407.jpg" alt="" width="340" height="216" />Aydın’a taşındığında jeotermal santrallerin çevreye verdiği zarara bizzat şahit olduğunu belirten Murat Yüksel, “Aydın&#8217;dan İzmir&#8217;e olan seyahatlerimde gördüğüm, otoyol kenarlarında heyula gibi dizilen borular, Aydın’da yaşayan insanları da derinden etkiliyordu. Gerek sosyal medyada gerekse haberlerde jeotermal denilen şeyin ne derece zararlı olduğunu gün geçtikçe daha çok öğreniyordum. JES’lerin etkilerini anlatmak gerektiğini düşündüm, gazeteci arkadaşım Onur Yıldırım’a bu konuyu açtım ve belgesel çekme kararı aldık ve çevreye verilen zararı jeotermal direnişinin simgesi haline gelen Kızılcaköy’de çekimlerimize başladık. Sonrasında Tekinköy, Yılmazkoy, İmamköy, Alangüllü, Osmanbükü, Reisköy, Pamukören, Değirmendereköyü, Kızıldere  köylerinde çekimlerimiz oldu. Uzun uğraşlar sonrasında çekimlerimiz bitti, kurgu aşamasını da tamamlamak üzereyiz.” dedi.  </span></p>
<p><b>‘Çevre ve Kent Hakkı İhlali Var’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-42641 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/3-6-640x229.jpg" alt="" width="377" height="135" />Jeotermal santral sahiplerinin &#8216;daha fazla para kazanma hırsıyla&#8217;  tüm canlıların yaşam alanlarını tahrip ettiğini savunan Yüksel, “Aydın genelinde birbiri ardına kurulan jeotermal enerji santrallerinin &#8216;yerli ve yenilenebilir enerji&#8217; kaynağı olarak anlatılmasına rağmen, denetim yetersizliği, ilgililerin vurdumduymazlığı ile JES’ler çevreyi kirleten, doğal kaynakları tahrip eden, insan sağlığını hiçe sayan enerji türüne dönüşmüş durumda. Aynı zamanda işin fiziksel boyutu var. Jeotermal elektrik santralleri kurulma aşamasında çevreye sadece görüntü kirliliği değil aynı zamanda gürültü kirliliği de yapıyor. Bölgede yaşayan insanların psikolojileri de etkileniyor. JES’lerin, insan sağlığına verdiği zarar dışında aynı şekilde tarım alanlarına, hayvan türlerine, bitki türlerine de zarar verdiği konunun uzmanları belirtmekte. Bölgede yaşanan balık ölümleri, arı ölümleri, zeytin ve incir bahçelerinin kuruması gibi birçok olay bunun görünür kanıtları arasında. Bu durum çevre ve kent hakkı ihlalleri olarak önümüze de çıkartıyor” diye konuştu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Jeotermal Yetti Gari Belgeseli’nin facebook sayfası için <a href="https://www.facebook.com/JeotermalYettiGari/" target="_blank" rel="noopener">buraya</a> tıklayabilirsiniz. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/26/jeslerin-aydina-verdigi-zarar-belgesellesti-yetti-gari/">JES’lerin Aydın’a Verdiği Zarar Belgeselleşti: &#8216;Yetti Gari&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>3. VegFest&#8217;e Hayvan Hakları Mücadelesi Damgasını Vurdu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/26/3-vegfeste-hayvan-haklari-mucadelesi-damgasini-vurdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zümre Deniz Denli]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Apr 2019 07:56:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneye Hayır Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Deniz Atabay]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsız hayvan hakları topluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Özgüner]]></category>
		<category><![CDATA[Didim VegFest]]></category>
		<category><![CDATA[Fatoş Yiğit]]></category>
		<category><![CDATA[HADMEK]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Vegan Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[vegfest]]></category>
		<category><![CDATA[Zeynep Casalini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37948</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üçüncü VegFest Aydın’ın Didim İlçesi’nde 19-22 Nisan tarihleri arasında Apollon Tapınağı yakınında gerçekleştirildi. Didim Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapılan festivalin bu yılki etkinliklerine hayvan hakları mücadelesi yapan dernek, inisiyatif ve aktivistler damgasını vururken; Hürriyet Gazetesi yazarı Cengiz Semercioğlu’nun yazısıyla başlayan tartışmayı değerlendiren Hayvan Hakları Topluluğu Kurucusu aktivist, yazar Zülal Kalkandelen, gazetecilere verilen yemeğin festival kapsamında olmadığını belirterek, “ Didim tarihi ve kültürünün tanıtılması için getirilen bir gazeteci grubunun ‘Vegfest var, oraya da bir uğrayalım’ demesiyle gelen medya mensuplarıydı. Festival bünyesinde gazetecilere kebap yedirme söz konusu değildir. Umarım köşesinde yaptığı hatayı düzeltir, özür diler. Ama asıl hoş olmayan Türkiye Vegan Derneği’nin bunu benimseyip sayfalarından duyurması oldu. Asıl üzücü olan o.” diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/26/3-vegfeste-hayvan-haklari-mucadelesi-damgasini-vurdu/">3. VegFest&#8217;e Hayvan Hakları Mücadelesi Damgasını Vurdu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin ilk ve tek vegan festivali Didim VegFest’in üçüncüsü çok sayıda ziyaretçinin katılımıyla gerçekleştirildi. Didim Belediyesi&#8217;nce organize edilen festivalde hayvansal ürünlerin olmadığı 200 stant yer alırken; bir çok da etkinlik düzenlendi. Festival kapsamında gerçekleştirilen konserlerde, ilk gün Pamela sahne alırken, ikinci günkü konser programı şehit haberi nedeniyle iptal edildi, üçüncü gün de Derya Uluğ sahne aldı. Festivalin son gününde ise enstrümantal ve deneysel müzik yapan Nirvan Bilirmul ile vegan sanatçı Pınar Keleş sahne aldı.</p>
<p>Didim Kaymakamı Mehmet Türközü festivalde yaptığı konuşmada vegan meselesinin farkında olmanın önemine değinerek, “Daha önceki görev yerlerimde bal festivali yaptım, sonra süt festivali yaptım, şeftali festivali yaptım, dondurma festivali yaptım. Ama bu harika bir festival. Belki içimizde çok az vegan var ama vegan meselesinin farkında olmak, buna dost kent olmak gerçekten önemli. Vegan ünvanı alma konusunda dünyada 2 kent var; biri Barselona biri Didim. Bu nedenle çok önemli.” diye konuştu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37975 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Ahmet-Deniz-Atabay.jpg" alt="" width="367" height="237" />31 Mart yerel yönetimler seçiminde yeniden Didim Belediye Başkanlığına seçilen Ahmet Deniz Atabay da festivale halkın sahip çıktığını belirterek veganlık meselesinin felsefi yönünü de benimsediklerini şöyle dile getirdi: “İlk ikisinden de memnundum fakat bu seneki festivalden son derece memnunum. Vegan festivali gibi bir organizasyonu düzenlemek o kadar kolay değil, çok disiplin isteyen ve kurallara uyulması gereken bir organizasyon. Paydaşımız halk. Yerel halk sahip çıkmazsa bugüne kadar gelemezdik. Dışardan gelen bilinçli insanların da konuya sahip çıkıp ortak payda da buluşmamız ileriye dönük olarak bizi memnun ediyor. Didim Vegfest sadece ilçemizi tanıtmak için değil; vegan festivale sıkı sıkıya bağlı olduğumuz için, felsefi yönünü benimsediğimiz için ekip olarak buna odaklandık.”</p>
<p><strong>&#8220;Atlı Faytonlar Kaldırılacak&#8221;</strong></p>
<p>Başkan Atabay, Didim&#8217;in vegan dostu kent yolunda adımlar attığını, dördüncü festivale kadar ilçede atlı faytonların kaldırılacağını belirterek, &#8220;Bizden evvel yapılmış bir sözleşmeleri var fayton sahiplerinin, o sözleşme bu yıl bitiyor. Ben vegan felsefesine uygun olarak vegan insanların eleştirilerini kabul ediyor ve onlara katılıyorum, hak veriyorum. Ancak sadece festivali başarısız kılmak ve kamuoyunda festivalin üzerinde tartışılacak bir konu üzerine çıkarmaya çalışanları şiddetle kınıyorum. Bu Türkiye’de ilk vegan festivalidir, 3.’sü düzenleniyor. Bu sene kıvamını bulup oturdu. Kanunlar çerçevesinde yaptıkları sözleşme, bu sene sonuna kadar hakları var. Bittiği an zaten kalkacak. Dördüncü vegan festivalinde atlı faytonları görmeyeceksiniz.&#8221; dedi.</p>
<p><strong> </strong><strong>&#8220;Yeni Düşüncelerle Doğaya Dönüş Sağlamalıyız&#8221;</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37976 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Hüseyin-Baraner.jpg" alt="" width="376" height="425" />Dünya Kardeş Şehirler Turizm Birliği (TCWTA) Genel Sekreteri Hüseyin Baraner de festivali değerlendirirken, değişen dünyada turistlerin de artık daha seçici olduğunu, çevreye duyarlı, doğa ve hayvan sevgisinin korunduğu yerleri daha çok tercih ettiğini vurgulayarak sadece bina yaparak artık bir yere ulaşılamayacağını vurguladı. Turistlerin artık deniz, kum, güneşle yetinmediğini belirten Baraner, &#8220;&#8216;Bina yaptım gelin burada dinlenin&#8217; anlayışı eskiyen bir model. Turistleri artık içinde sanat, doğa, hayvan sevgisi, kültüre saygı olmayan konularda pek heyecanlandıramıyoruz. Bugünkü yeni arayışları olan dünyada özellikle doğanın korunması, ormanların, denizlerin korunması ile ilgili inandırıcı çalışmalar yapan, özellikle dünyadaki aşırı beslenmeden de arınmak için kendine kapılar açan Didim gibi yerlerin saygınlığı artıyor&#8221; dedi. Dünyada aşırı ve zulmedici bir şekilde hayvansal et tüketimi olduğunu savunan Baraner, &#8220;Hayvanlar çok hızlı yetiştiriliyor, çok acı çekiyor, ilaçla o kiloya getiriliyor, biz bunu yiyoruz. Her anlamda tehlikeli bir olay. Bütün bunlardan dolayı vegan olanların sayısı dünyada hızla artıyor. Biz de Didim’den dünyaya bir mesaj göndermek istedik. Bu festival gibi etkinlikler dünyada Türkiye’nin yumuşak gücünü arttırıyor. Çünkü şu an ne yazık ki ne sanatta, ne bilimde, ne arkeolojide, ne de sporda varız. Yokuz yani. Bu festival de geleneksel hale dönüşecek, eminim 10-20 yıl sonra Anadolu ve Avrupa’nın en büyük vegan festivali olmuş olacak, bunun temelleri atılmış oldu. Ben şunu söylemek istiyorum: artık Türkiye’ye akıllı şehirler değil, akıllı şehirliler lazım. Dolayısıyla yaşama sevinç ve saygı katan, zenginlik katan projeleri çoğaltarak Türkiye’nin yumuşak gücünü kuvvetlendirmemiz lazım. Türkiye çok betona, asfalta, demire, çeliğe oynadı. Dolayısıyla yeni düşüncelerle doğaya dönüş sağlayarak bir yaşam düzeni sağlamalıyız.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Semercioğlu Özür Dilemeli”</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37977 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Bağımsız-HAyvan-Hakları-Topluluğu.jpg" alt="" width="359" height="427" />Festival komitesinde görev alan ve Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu Kurucusu aktivist, yazar Zülal Kalkandelen, festivalin diğer yıllardan daha iyi geçtiğini belirterek, “İlk iki yılda aksayan durumlar daha fazlaydı. Benim başından beri istediğim şuydu; bu bir hayvan özgürlüğü mücadelesi. Bu mücadeleyi Türkiye’de sırtlayan aktivist gruplar var. Onlar her zorluğu göze alarak çok çeşitli şekillerde mücadele ediyorlar. Ve ben onlara mutlaka bir konuşma platformu verilmesi gerektiğini vurguladım. Yani orada sadece gelip stant açmaları değil, konuşmacı olmaları ve verdikleri mücadeleyi anlatmalarını arzuluyordum. Eskiden daha yemek ağırlıklı, vegan yiyeceklerin sergilendiği ve farklı ürünlerin sergilendiği bir ortam vardı. Ama sahnedeki konuşmaların mutlaka veganlık ve hayvan özgürlüğü üzerine odaklanmasını çok faydalı gördüm. Dolayısıyla bu yıl ikisini de buluşturdu.” Dedi.</p>
<p>Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Cengiz Semercioğlu’nun festivale yönelik “Vegan festivalinde kebap yedirdiler” başlıklı yazısıyla çıkan tartışmaya da değinen Kalkandelen, böyle bir durum olmadığını belirterek, “Kendisine sarf edilen bir sözü herhalde konuyu araştırmadan köşesine taşımış. Bahsettiği etkinlik, festival kapsamında gerçekleşmiş bir şey değil. Didim tarihi ve kültürünün tanıtılması için getirilen bir gazeteci grubu ‘Vegfest var, oraya da bir uğrayalım’ diyerek gelmiş.  Festival bünyesinde gazetecilere kebap yedirme söz konusu değildir. Umarım köşesinde yaptığı hatayı düzeltir, özür diler. Ama asıl hoş olmayan Türkiye Vegan Derneği’nin bunu benimseyip sayfalarından duyurması oldu. Asıl üzücü olan o.” Dedi.</p>
<p><strong>Zeynep Casalini: “Etik Nedenlerden Veganım”</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37978 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Zeynep-Casalini.jpg" alt="" width="400" height="258" />Vegan festivalin ilkinde konser vererek yer alan vegan sanatçı Zeynep Casalini bu yıl bir stant açtı. Kendi vegan tarifleriyle festivale katılan Casalini sevenleriyle burada bir araya geldi. Küçük kızının doğduğundan beri vegan olduğunu vurgulayan sanatçı veganlığın sağlık açısından sorun teşkil etmediğini vurgulayarak, “Sağlıkla ilgili sorunlarım vardı. Silvia Egger Gündevir’den yaşam rehberliği almaya başladım. Hayvan katliamlarını, ne kadar korkunç şeylerle beslendiklerini, neler getirdiklerini ondan öğrendim. Ardından vegan oldum. Şimdi çok daha iyiyim. Artık etik veganım, sağlıkla alakası yok. Benim kızlarım da vegan, küçük kızım doğduğundan beri vegan. İyi beslenmek gerekiyor. Yani sütte neden kalsiyum var? Çünkü inek otla besleniyor. Neden sen inekten geçmiş bir şeyi alıyorsun? Mesele kalsiyum almaksa ot ye. Ayrıca çocuğuna ne alıştırırsan onu yer. Hiç hastalık sorunu veya herhangi bir sıkıntı da yaşamadık. İnsanlar protein eksikliği olursa diye korkuyorlar. Oysa bugün hastaneler kalp-damar hastalıklarından geçilmiyor. Ama protein eksikliği diye bir oda yok!”  diye konuştu.</p>
<p><strong>“HADMEK Sonuçları Kamuoyu Oluşturulmasın Diye Açıklamıyor”</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37979 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Burak-Özgüner.jpg" alt="" width="395" height="255" />Deneye Hayır Platformu festivalde açtıkları stantta, ziyaretçileri  deney hayvanlarına yapılan işkenceler konusunda bilgilendirdi. Platformdan Burak Özgüner, vegan olma öyküsünü ve yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı: “2011 yılında çekim için Tuzla’da Avustralyalı bir ekiple çevirmen olarak mezbahaya girmiştim. Oradaki zulme tanık olduktan sonra vegan oldum. Bahsettiğim mezbaha, Balkanların en büyük mezbahası, günde en az 2 bin koyun kesiliyor, ayrıca büyük baş da var. Bu kadar büyük bir yere girmemiştim, onunla birebir yüzleşmek çok zor oldu. Deneye Hayır Platformu’yla Türkiye’nin pek çok yerinde insanları bilgilendirmeye çalışıyoruz.  Deneylere dair insanlar pek bir şey bilmiyorlar, çok teknik de bir konu. Endüstri tarafından gizli saklı şekilde gerçekleştirilen bir durum söz konusu. Bu nedenle insanlara anlattığımızda şaşırıyorlar. Her üniversitenin veya deney yapan merkezin kurması gereken yerel etik kurullar var. Bu kurulların onayladığı projeler HADMEK’te (Hayvan Deneyleri Merkezi Etik Kurulu) toplanıyor. Normalde bu kurul deneyleri kategorize ediyor; temel tıp bilimleri, tedavi amacıyla deneyler, davranış üzerine deneyler diye kategoriler var. Bunların yayınlanması gerekiyor. Ama tepki çekmemek adına veya sivil toplum örgütleri, hayvan hakları dernekleri kullanıp kamuoyu oluşturamasın diye bunları açıklamamakta direniyorlar. “</p>
<p><strong>Yerel Halk Festivalden Memnun</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37980 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Fatoş-Yiğit.jpg" alt="" width="353" height="539" />İlk festivalden bu yana hazırladığı veganize edilmiş yiyeceklerle stant açan ev hanımı Fatoş Yiğit festivalden çok memnun olduklarını belirtti. Yiğit, festival öncesi Kuşadası’nda gerçekleşen eğitimde vegan yoğurt, çikolata, köfte, kokoreç gibi yiyecek yapımını öğrendiklerini belirterek “Bu yıl 16 tepsi vegan baklava sattım, çok beğendiler. Biz kadınlar olarak da burada çok faydasını gördük festivalin. Kızım yurt dışında okuyor. Onun giderlerine de buradan kaynak oldu.” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/26/3-vegfeste-hayvan-haklari-mucadelesi-damgasini-vurdu/">3. VegFest&#8217;e Hayvan Hakları Mücadelesi Damgasını Vurdu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvan Özgürlüğü Mücadelesinde Sanatın Gücü</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/25/hayvan-ozgurlugu-mucadelesinde-sanatin-gucu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zümre Deniz Denli]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Apr 2019 10:46:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Refik Bıçkıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsız hayvan hakları topluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan özgürlüğü mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Melisa Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[Müge Akçakoca]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Gök]]></category>
		<category><![CDATA[zülal kalkandelen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37924</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yıl üçüncüsü düzenlenen Didim Vegan Festivali’nde sanat etkinlikleri kapsamında bir sergi açıldı. Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu’nun organize ettiği sergide topluluk sanatın gücünü kullanarak insanların hayvanlarla olan ilişkisini yeniden değerlendirmesini amaçlıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/25/hayvan-ozgurlugu-mucadelesinde-sanatin-gucu/">Hayvan Özgürlüğü Mücadelesinde Sanatın Gücü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu kurucusu Zülal Kalkandelen serginin hazırlanışına ve amacına ilişkin şunları söyledi:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Biz bir yıl önce böyle bir etkinlik dizisi başlatmaya karar verdik. Çünkü veganizm ve hayvan özgürlüğü mesajlarını sanatla çok etkin bir şekilde verebileceğimizi düşündük. Ulaşamadığımız bazı kesimlere belki bu yolla ulaşabiliriz. Üniversite öğrencisi ve fotoğraf sanatçısı Refik Bıçkıcı ile yolumuz kesişti. O balıklar üzerine bir sergi yapmıştı. İnsanlar genelde diğer hayvanlarla bir şekilde empati kurabiliyor ama balıklarda bu daha sıkıntılı. Onlarında bir canlı olduğunu insanlar düşünmüyor bile. O empatiyi kurmak üzere ona odaklandık. Biz de sergiyi desteklemek istedik. Bu konuya odaklanan vegan sanatçılar arıyorduk. Özlem Gök ve Müge Akçakoca da dahil oldu, bu konuya odaklanmışlardı. Melisa Kılıç zaten başından beri Didim Vegan Festivali’nde bireysel olarak eserlerini getiriyor. Düzenleme komitesi de sergi fikrini heyecanla karşıladı. Sergi de çok güzel oldu, birçok insan geldi, sorularını sordu, söyleşme olanağı doğdu. Bence bir fark yarattı. Bundan sonra da bu konuya odaklanan sanatçıların desteklenmesi için umarım gelenek olarak devam eder. Çünkü sanatın gücü bazen kelimelerden, her şeyden daha fazla oluyor.”</span></p>
<p><b>&#8220;Hayvanları Sınıflandırmanın Şizofrenik Yönüne Vurgu</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37931 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/20190419_164705.jpg" alt="" width="364" height="182" />Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Dr. Öğretim üyesi Müge Akçakoca “Hiçbir Şey” adlı sergisinde J. L. Borges’in hayvanları “Beraber televizyon izlediklerimiz, yediklerimiz ve korktuklarımız” olarak 3 sınıfa ayırmasından esinlenerek insanların hayvanlara karşı şizofrenik tavrını eleştiriyor: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Borges üçe ayırırken insanların hayvanlara bakışını vurgulayarak bunu yapıyor. Birlikte televizyon izlediklerimizin içinde pet hayvanları, evde baktıklarımız kedi, köpek, kuş gibi hayvanlar var. Bunlar çok sevimli duruyor. Hepimizin tanıdığı, bildiği durumlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yediklerimize geçtiğimizde bezin üzerine yaptığım baskı gördüğünüz gibi sığmıyor. Daha fazla yenen hayvan var ama en çok burası yer kaplıyor. Yeme aşamasında canlı hayvanların sömürülürken hangi malzemelerle öldürüldüğü veya süt sağıldığı gibi aletleri ahşap üzerine çizdim. Bu malzemelerin ne işe yaradığı vegan olmayan insanlar için önemli, öğrendiklerinde onlar için çarpıcı ve şaşırtıcı oluyor. Korktuklarımızda ise daha çok vahşi doğaya ait olan, bir taraftan da fantastik ögeler de kullanılan hayvanlar var. Korktuklarımıza haliyle yaklaşamıyor buna bağlı olarak da malzeme üretemiyoruz. Vahşi oldukları için bizimle yaşamıyorlar, onlar için de ahşap kısımlara var olan doğalarını; denizi, gökyüzünü ve yeryüzünü çizdim. Hayvanları bu şekilde sınıflandırmanın ne denli şizofrenik olduğunu gösterebilmek için bu üçlü sınıflamayı seçtim.”  </span></p>
<p><b>Çalışmanızda kullandığınız malzeme nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tokat’ın yazmaları meşhur. Bunlar üzerine yapılan baskılar çok orada. Yerel bir öge olarak bu baskıları kullanmak istedim, ayrıca bunlar çok doğal bir malzeme olduğu için de önemli. Kenarlarında yöresel baskılar var. İç kısımları da ben kalemle boyadım. Ahşapları da yine doğal malzeme olduğu için tercih ettim. </span></p>
<p><b>Sizin veganlığa geçiş süreciniz nasıl oldu? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">9 Yıldır veganım, bir kedimi kaybettim. Öncesinde de sorgulamaya başlamıştım. Evde hayvan beslemeye başladığınız zaman bir yandan bazılarını sevip diğer yandan başka hayvanları yemek adaletsiz ve etik değil diye düşünmeye başlıyorsunuz zaten. Bu nedenle ahlaki gerekçelerle vegan oldum. </span></p>
<p><b>Gülümseyen Avcı Fotoğraflarına Gönderme</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37929 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/20190425_104300.jpg" alt="" width="388" height="250" />Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Dr. Öğretim üyesi Özlem Gök “Türcü Natürmort” adlı sergisinde internet ortamında bulduğu gerçek av fotoğraflarından yola çıkarak hazırladığı sulu boya çalışmasıyla sergide yer aldı. Gök, eserlerinde avlanan hayvanların olduğu kısımları beyaz bir boşlukta bırakarak şiddeti uygulayanı ön planda tutmak istediğini vurguluyor. Özlem Gök çalışmasıyla ilgili şunları aktardı:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Av fotoğraflarının çoğunda da gördüğümüz üzere erkek olma sürecinde şiddetin dayatılmasıyla ilgili hayvan öldürülmesinin kullanılması, bunun tecrübe edilmesi üzerinde durdum. Çocuğun suratına baktığımızda o çekingenliği, şiddete alışık olmayan tarafı görebiliyorsunuz. Kuğu avı örneğinde de yine yetişkin erkek gülerken çocuk son derece tedirgin bir şekilde ölü hayvanı tutuyor. Ama yine de sadece erkeklerin tekelinde olan bir durum değil. Kadın ve erkek avcıların yan yana olduğu bu türcü av fotoğraflarında da gördüğümüz gibi düşünsel anlamda hayvan ölümüyle ilgili bir haz duyabiliyorlar. Öldürdükten sonra fotoğraf da çektirip bir prestijmiş gibi gösterebiliyor. Bunlar 17. yüzyıldaki avcılık natürmortlarına kadar dayanıyor. O dönemlerde aristokrasinin elinde bulundurduğu bir haktı, mesela kuğu avına çıkmak herkese verilen bir hak değil. Burjuvazinin bu dönemde bulduğu bir çare olarak karşımıza çıkıyor ölü hayvan natürmortları. Gerçeğine sahip olamayan burjuvazi toplumsal statüsünü yükseltmek için ölü hayvanların yağlı boya tablolarını satın alıyor. İnsanla insan olmayan hayvan arasında bu tür bir türcü bakışa dayanan iktidar savaşı söz konusu oluyor. Bugün 21. yüzyılda sorgulanmadan devam etmesi sorun. Özellikle gülerken çekilmiş fotoğraflardan seçtim. Çünkü gülmenin aslında delilikle eş bir anlamı da var.”</span></p>
<p><b>Eserlerinizin hayvan kısımları beyaz boşluk olarak görünüyor, neden? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avlanan hayvanların olduğu tarafları boşlukta bırakarak, hayvanı geri çekerek sadece insanlarla yüzleşmenizi sağlıyorum. Böylelikle insanların yüzlerindeki aptalca sırıtmayla karşılaşıyorsunuz. Ölü hayvanı seyretme hazzını da sizin elinizden almış oluyorum. Çünkü bu haz 17. yüzyıldan beri var. Mağdurun ifşasından yana değilim. Tıpkı kadın cinayetlerindeki gibi. Ana akım medya sürekli bıçaklanmış, şiddete uğramış mağdur kadını gösteriyor, yapan kişi teşhir edilmiyor. Eserlerimde bundan sakındım.</span></p>
<p><b>“Balıklar Diğer Hayvanlardan Daha Çok Ötekileştiriliyor”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37927 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/son_11.jpg" alt="" width="358" height="231" />Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar mezunu olan ve fotoğrafçılıkla uğraşan Ahmet Refik Bıçkıcı sergide “Diseksiyon” adlı çalışmasıyla yer aldı. Sergiyi hazırlarken babasının hobi olarak balıkçılıkla uğraşmasının da etkisi olduğunu belirten sanatçı şunları söyledi:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Benim çalışmamın adı Diseksiyon. Bilimsel olarak hayvanların içinin açılıp incelenmesidir Diseksiyon. Ben de fotoğraflarım travmatik bir görüntüye sahip olduğu için ben de gelen izleyicilere bir nevi diseksiyon yaptırmak istedim. Çalışmamda özellikle balıkları seçtim. Çünkü balıkların diğer hayvanlardan daha çok ötekileştirildiğini düşünüyorum. Çok küçükler, ses çıkaramıyorlar, çok fazlalar, veganlıkta da sık sorulan soru “Balık da mı yemiyorsun?” gibi ötekileştirme söz konusu. Babam balıkçı, çalışmamda onun etkisi de oldu. Çocukluğumdan beri hobi olarak balıkçılık yapan biri. Onunla bu konuda anlaşamıyoruz. Küçükken ben de babamla giderdim. Balık katletmişliğim vardı.</span></p>
<p><b>Çalışmanızı hazırlama sürecinden bahseder misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben Şileliyim, orda balıkçılarla görüşerek belgesel çekeceğim diye anlaştım, haberleri olmadan balıkları çektim tabi, diğer türlü izin vermezlerdi. Sabah 6’de onlarla çıktım, akşam 8’e kadar denizde balıkların nasıl katledildiğini belgeledim. Ancak onlar benim bir balıkçılıkla ilgili bir belgesel hazırladığımı sanıyorlardı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37926 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG-20190424-WA0011.jpg" alt="" width="364" height="235" />Sergide “Lost Ghost” adlı çalışmasıyla yer alan Melisa Kılıç fotoğraf üzerine yağlı boya ile hazırladığı eserlerinde günlük faaliyetlerimiz ardında saklı olan hayvan kullanımını vurguluyor. Kılıç, bir arkadaşını belli bir zaman diliminde fotoğraflayarak uyumak, kahvaltı yapmak ve diş fırçalamak gibi gündelik faaliyetleri tıpkı bir reklam gibi renklendirerek algımızın ne kadar değişken olduğunu ve bu faaliyetlerin ardında saklı olan hayvan kullanımına dikkat çekiyor. Yün kıyafetler, hayvan deneyi yapan kozmetik ve temizlik ürünleri gibi hayvanı metalaştırıp zulmeden bütün oluşumlara eserlerinde dikkat çekiyor.</span></p>
<p><b>Ne zaman vegan oldunuz, nasıl karar verdiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">3 yıl boyunca vejetaryendim, bir gün bir arkadaşım The Earthlings belgeselini izlememi tavsiye etti. Bu belgeseli izlediğim an vegan olma kararı aldım ve 2017 den beri etik veganım. Ailem ve arkadaşlarım en başta vegan oluşuma çok tepki gösterdi fakat zamanla içlerinde vegan ve vejetaryen olanlar oldu. </span></p>
<p><b>Sergiyi nasıl buldunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben Didim vegfestte 2017 yılından beri çalışmalarımı sergiliyordum aslında ama bu sene 3 vegan sanatçı arkadaşımla bunu yapma fırsatım oldu ve ortaya farklı disiplinlerde son derece keyifli bir sergi çıkardık. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Festivalin ilk günü açılan sergi festival boyunca devam etti.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/25/hayvan-ozgurlugu-mucadelesinde-sanatin-gucu/">Hayvan Özgürlüğü Mücadelesinde Sanatın Gücü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nazilli Belediyesi 2018 Yılında 297 Geziye Ulaşım Desteği Sağladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/07/nazilli-belediyesi-2018-yilinda-297-geziye-ulasim-destegi-sagladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Nov 2018 08:55:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[amatör spor kulüpleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Nazilli Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum kuruluşları (STK'lar)]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[ücretsiz ulaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32248</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaptığı yatırımlarla kültürel gelişime, sanata, spora ve eğitime büyük katkı sunan Nazilli Belediyesi, 2018 yılı içerisinde amatör spor kulüpleri müsabakaları ile dernek, sivil toplum kuruluşları ve mahalleler tarafından düzenlenen toplam 297 geziye ücretsiz ulaşım desteği verdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/07/nazilli-belediyesi-2018-yilinda-297-geziye-ulasim-destegi-sagladi/">Nazilli Belediyesi 2018 Yılında 297 Geziye Ulaşım Desteği Sağladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal belediyecilik alanında yaptığı yatırımlarla vatandaşların takdirini kazanan Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık, 2018 yılı içerisinde toplam 297 geziye ücretsiz ulaşım desteği sağladı.<br />
Sanatın ve sporun desteklenmesi, kültürel gelişimin sağlanması ve eğitimde gerekli başarının yakalanması için yapılan gezilerin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Başkan Alıcık, “Nazilli Belediyesi olarak amatör spor kulüplerimize 127, mahallelerimize, dernek, sivil toplum kuruluşu ve okullarımıza 170 araç tahsis ettik ve toplam 297 geziye ücretsiz ulaşım sağladık. Rutin olarak düzenlenen Çanakkale, Ankara, Konya, Bursa, Bilecik ve Kütahya gezileri ile şimdiye kadar binlerce vatandaşımız kuruluşun ve kurtuluşun topraklarını gördü, Ankara’da Anıtkabir’i, Çanakkale’de şehitliklerimizi ziyaret etti. Bu gezilere 5 yaşındaki çocuklarımız, 80 yaşında nenelerimiz, dedelerimiz katıldı. O ruhu yerinde yaşamak tarihimizi daha iyi anlamak adına büyük önem taşıyor” diye konuştu.</p>
<p>Nazilli Belediyesi olarak 2018 yılında kültürel ve sosyal anlamda yakaladıkları başarıyı 2019 yılında da sürdüreceklerini ifade eden Alıcık, “Amatör spor kulüplerimize katılacakları müsabakalarda araç tahsis ettik. Okullarımıza hem kültür gezileri hem spor müsabakaları için ücretsiz ulaşım desteği sağladık. Eğitim, sanat ve spora verdiğimiz önemi yalnızca ilçemizde yaptığımız yatırımlarla değil bu tür faaliyetlere desteğimizle de kanıtlamış olduk” dedi.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.haberturk.com/aydin-haberleri/64502683-nazilli-belediyesi-2018-yilinda-297-geziye-ulasim-destegi-sagladi#" target="_blank" rel="noopener">Haber Türk</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/07/nazilli-belediyesi-2018-yilinda-297-geziye-ulasim-destegi-sagladi/">Nazilli Belediyesi 2018 Yılında 297 Geziye Ulaşım Desteği Sağladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşam Hakkı Savunucuları Hayvanlar için Sokağa Çıkıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/30/yasam-hakki-savunuculari-hayvanlar-icin-sokaga-cikiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esin Erben]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jun 2017 08:40:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Bilecik]]></category>
		<category><![CDATA[Burdur]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Düzce]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları koruma kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Isparta]]></category>
		<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kırıkkale]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[Sinop]]></category>
		<category><![CDATA[Tekirdağ]]></category>
		<category><![CDATA[Tokat]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Yozgat]]></category>
		<category><![CDATA[zonguldak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=16286</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı, hayvan hakları savunucularını ayağa kaldırdı. Hayvan hakları aktivistleri ve yaşam hakkı savunucusu hukukçuların uyarıları dikkate alınmadan hazırlanan tasarının, hayvanlar için ölüm ve tecrit getireceğini savunan aktivistler, 1 Temmuz’da sokağa çıkacak. Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı, yaşam hakkı savunucuları tarafından 1 Temmuz saat 13:00&#8217;te eş [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/30/yasam-hakki-savunuculari-hayvanlar-icin-sokaga-cikiyor/">Yaşam Hakkı Savunucuları Hayvanlar için Sokağa Çıkıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı, hayvan hakları savunucularını ayağa kaldırdı. Hayvan hakları aktivistleri ve yaşam hakkı savunucusu hukukçuların uyarıları dikkate alınmadan hazırlanan tasarının, hayvanlar için ölüm ve tecrit getireceğini savunan aktivistler, 1 Temmuz’da sokağa çıkacak.</strong></p>
<p><span id="more-16286"></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı</span><i><span style="font-weight: 400;">,</span></i><span style="font-weight: 400;"> yaşam hakkı savunucuları tarafından</span> <span style="font-weight: 400;">1 Temmuz saat 13:00&#8217;te eş zamanlı olarak protesto edilecek. Protestolara 200’e yakın grup ve dernek ile beraber bağımsız aktivistler de destek verecek.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kanun tasarısına göre, </span><span style="font-weight: 400;">nüfusu 100 binden az olan 970 ilçe belediyesinde kısırlaştırma ve rehabilitasyon merkezi kurulmayabilecek. Böylece, sokakta yaşayan hayvanların ormanlara, yerleşim yeri dışına ve çevre ilçelere bırakılması engellenemez hale gelecek. Hastalık, açlık ve susuzluk bu tecritin en vahim sonucu olarak görülüyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-16290" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/06/katliam1-01.jpg" alt="" width="800" height="800" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan hakları savunucularına göre, tasarının 3. maddesi ise toplumun bir parçası olan hayvanları, toplumdan uzaklaştıracak ve hayvanların katledilmesi, zehirlenmesini hızlandıracak: “Bakım evlerindeki sahiplendirilemeyen hayvanlar, okul, hastane, ibadethane, çocuk oyun alanı gibi toplumun yoğun olarak kullandığı yerler hariç alındığı ortama bırakılır.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kanun tasarısındaki, petshoplarda hayvan satışının yasaklanmasının bir yanılsama olduğu da ortada. Tasarı komisyondan geçerse hayvanlar, üretim çiftliklerinde ve bakım evlerinde satışa sunulabilecek. Sokakta yaşayan hayvanların üzerinde deney yapılamaması üzerine, sokak hayvanlarını bakımevlerinden satın alanlar, bu hayvanlara deneylerde kullanabilecek. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvanlara yönelik şiddetin, en başta belediyelerce yapıldığını belirten aktivistler, bu tasarı ile belediyelere yönelik herhangi bir yaptırım getirilmediğini de ifade etti. Bunların yanı sıra hayvanlı sirkler, atlı faytonlar, yunus parkları gibi “eğlence” adı altında sürdürülen işkencelere yönelik de herhangi bir engel getirilmiyor.</span></p>
<p><strong>Eylem yapılacak yerler:</strong><br />
Ankara – Vedat Dolakay Nikah Salonu Önü – Kurtuluş Parkı<br />
Antalya – Yavuz Özcan Parkı<br />
Alanya – Atatürk Meydanı<br />
Adana – Atatürk Parkı<br />
Afyonkarahisar – Afyon Bakımevi<br />
Akçay – Sarıkız Heykeli Önü<br />
Adıyaman Gölbaşı – Atatürkçü Düşünce Derneği Basın Toplantısı<br />
Akçakoça – Merkez Cami Karşısı<br />
Bartın – Cumhuriyet Meydanı<br />
Batman – Atatürk Parkı<br />
Burdur – Cumhuriyet Meydanı<br />
Bursa – Fomara Meydanı<br />
Bilecik – Şehitler Parkı<br />
Bodrum – İskele Meydanı<br />
Balıkesir – Ali Hikmet Paşa Meydanı İş Bankası Karşısı<br />
Çat – Kaymakamlık Önü<br />
Çanakkale – İskele Meydanı<br />
Çorum – Hürriyet Parkı Yanı<br />
Çınarcık – Çınarcık Meydanı<br />
Denizli – Belediye Önü Çınar<br />
Didim – Cumhuriyet Meydanı<br />
Düzce – Anıt Park<br />
Dalyan – Merkez Cami Yanı Çay Bahcesi<br />
Edirne/ Uzunköprü – Edirne Saraçlar Caddesi PTT Önü<br />
Eskişehir – Adalar Migros Önü<br />
Gemlik – İskele Meydanı<br />
Güryıldız – Tokat Küçük Yıldız Mahallesi Güney Sokak<br />
Hatay – Cumhuriyet Meydanı Köprübaşı<br />
Hopa – Cumhuriyet Meydanı<br />
Hınıs – Cumhuriyet Caddesi<br />
Horasan – Belediye Binası Önü<br />
İstanbul – Kadıköy İskele Meydanı Atatürk Heykelinin Bulunduğu Alan<br />
Isparta – Parmakkapı Meydanı Belediye İş Hanı Önü<br />
İnegöl – Hükümet Konağı Önü<br />
İzmir – Konak Büyükşehir Belediyesi Önü<br />
Kastamonu – 10. Bölge Orman Su İşleri Müdürlüğü Önü<br />
Kırklareli – Özgürlük Meydanı<br />
Keşan – Enez – Keşan Hükümet Caddesi Orman Müdürlüğü Önü<br />
Kırıkkale – Maddo Kafe Önü Cumhuriyet Meydanı<br />
Kuşadası – İsmail Cem Meydanı<br />
Kayseri – Cumhuriyet Meydanı / Almer Avm Arkası<br />
Konya – Selçuklu İhsaniye Mahallesi Büyük Hayrettin Sokak Yüksel Apartmanı Önü<br />
Kars – Basın Toplantısı<br />
Karamürsel – Cumhuriyet Meydanı<br />
Karabük – Eski Belediye Önü<br />
Kütahya – Tema Vakfı<br />
Lapseki – Adliye Önü<br />
Rize – Tuzcuoğlu Memişağa Parkı<br />
Sakarya – Atatürk Kültür Merkezi Önü<br />
Samsun – İlkadım Cumhuriyet Meydanı<br />
Sinop – Eski Hal Binası Önü<br />
Siirt – Basın Toplantısı<br />
Sivas – Basın Toplantısı<br />
Şanlıurfa – Topçu Meydanı<br />
Şebinkarahisar – Basın Toplantısı<br />
Muğla – Ortaca Dalaman – Ortaca Tören Alanı<br />
Manisa – Manolya Meydanı<br />
Muş – Basın Toplantısı<br />
Mersin / Anamur – Zehra Marul Yalı Sokak İskele Mahallesi No: 23 Önü<br />
Niksar – Kaymakamlık Binası Önü<br />
Nevşehir – Valilik Önü Tören Alanı<br />
Niğde – Basın Toplantısı<br />
Ordu – Eski Fidan Gör Meydanı<br />
Uşak – Basın Toplantısı<br />
Ürgüp – İmran Mahallesi Güllüce Caddesi<br />
Trabzon – Gazeteciler Cemiyeti<br />
Tekirdağ – Çorlu Atatürk Meydanı<br />
Türkeli – Kaymakamlık Önü<br />
Tunceli – Seyit Rıza Parkı<br />
Tokat – Valilik Önü<br />
Turhal – Belediye Binası Önü<br />
Yozgat – Cumhuriyet Meydanı<br />
Yalova- Cevdet Aydın Parkı<br />
Zonguldak – Merkez Adliye Binası Önü</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/30/yasam-hakki-savunuculari-hayvanlar-icin-sokaga-cikiyor/">Yaşam Hakkı Savunucuları Hayvanlar için Sokağa Çıkıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bin kişiden &#8220;yan yanayız&#8221; çağrısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/31/bin-kisiden-yan-yanayiz-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 May 2017 14:15:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Çağrı]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[eşit yurttaşlık hakları]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15283</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Yan yanayız, bir aradayız. Bu toprakların ortak sahibi bizler; siyasi parti, din,  cinsiyet ayrımı gözetmeksizin, Kürt ,Türk, ‘Evetçi’, ‘Hayırcı’ diye bölünmek ve ayrıştırılmak istemiyoruz. Nefret dilinden, can ve mal güvenliğinden, ahlak aşınmasından, toplumsal duyarsızlıktan endişe ediyoruz&#8221; Aralarında yazar, bilim insanları, sivil toplum temsilcileri ve siyasetçilerin yer aldığı bin kişi bugün İstanbul Taksim&#8217;deki Point Otel&#8217;de bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/31/bin-kisiden-yan-yanayiz-cagrisi/">Bin kişiden &#8220;yan yanayız&#8221; çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Yan yanayız, bir aradayız. Bu toprakların ortak sahibi bizler; siyasi parti, din,  cinsiyet ayrımı gözetmeksizin, Kürt ,Türk, ‘Evetçi’, ‘Hayırcı’ diye bölünmek ve ayrıştırılmak istemiyoruz. Nefret dilinden, can ve mal güvenliğinden, ahlak aşınmasından, toplumsal duyarsızlıktan endişe ediyoruz&#8221;</strong></p>
<p>Aralarında yazar, bilim insanları, sivil toplum temsilcileri ve siyasetçilerin yer aldığı bin kişi bugün İstanbul Taksim&#8217;deki Point Otel&#8217;de bir araya geldi. “Yan yanayız, bir aradayız” açıklaması yapan imzacılar barış, demokrasi için çağrı yaptı. Çağrıda, ilk sözü alan Ahmet Türk, “Türkiye’nin her zaman ortak bir akla ihtiyacı oldu. Birçok insan ülkemizde güvenlikçi politikalarla bu ülkenin yönetilmeyeceğini anladı” dedi. Yapılan çağrıda, &#8220;Tek partili devletle Meclis&#8217;in etkisizleştirilmesine karşıyız&#8221; denildi.</p>
<p>Toplumun farklı kesimlerinde bin kişi bugün saat 11.30’da İstanbul Talimhane’deki Point Otelde “Yan yanayız, bir aradayız” çağrısında bulundu. Çağrıyı yapanların arasında  siyasetçiler, yazarlar, oyuncular, akademisyenler ve hukukçular bulunuyor.</p>
<p>Yapılan çağrıda, “Yanyanayız, bir aradayız. Bu toprakların ortak sahibi bizler; siyasi parti, din,  cinsiyet ayrımı gözetmeksizin, Kürt ,Türk, ‘Evetçi’, ‘Hayırcı’ diye bölünmek ve ayrıştırılmak istemiyoruz. Nefret dilinden, can ve mal güvenliğinden, ahlak aşınmasından, toplumsal duyarsızlıktan endişe ediyoruz” ifadeleri kullanıldı.</p>
<p>Metin, “Tek partili devletle meclisin etkisizleştirilmesine karşıyız. Yüz binlerce akademisyeni gazeteciyi haksız ve hukuksuz yargılayanlara ‘hayır!’ diyoruz. Anayasa referandumun şaibeli sonuçlarını kabul etmiyoruz. Bir arada güven içinde yaşamak için acilen OHAL’in kaldırılmasını adalet ve hukuk güvenliğinin sağlanması için hesap veren Anayasa ve şeffaf devlet için kararlı adımların atılmasını istiyoruz. Tüm yurttaşları, sivil girişimleri ve siyasi partileri güç güvenliğine çağırıyoruz. İdeolojik dayatmacı, cinsiyetçi ve ayrımcı olmayan bir eğitim sisteminin barışçı bir siyasetin egemen kılınması için güçlerimizi ortaklaştırmaya çağırıyoruz” diyerek devam etti.</p>
<p>Açıklamada, ilk söz alan Ahmet Türk, “Türkiye’nin her zaman ortak bir akla ihtiyacı oldu. Birçok insan ülkemizde güvenlikçi politikalarla bu ülkenin yönetilmeyeceğini anladı” dedi.</p>
<p>Söz alan bir diğer isim Anavatan Partisi eski milletvekili ve Diyarbakır eski müftüsü <strong>Abdulbaki Erdoğmuş</strong> yaptığı konuşmada, “Yaklaşık 50 yıldır demokrasi içerisinde olduk ama geldiğimiz noktada Türkiye ne yazık ki istikamatini demokrasiden çevirdi” dedi.</p>
<p>Bildiri&#8217;de şu ifadeler kullanıldı:</p>
<h3>Yan yanayız, biraradayız!&#8221;</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-15284 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/mr.jpg" alt="" width="363" height="235" />&#8220;Bu toprakların ortak sahibi olan bizler; ortak yaşamı kurmak, korumak, geliştirmek için, siyasî parti, ideolojik aidiyet, inanç, din, mezhep, milliyet, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin 80 milyona sesleniyoruz.</p>
<p>Bizler kutuplaşmak, birbirimize düşmanlaşmak, Türk-Kürt, dindar-laik, evetçi-hayırcı diye bölünmek, onlar-bunlar diye ayrıştırılmak istemiyoruz.</p>
<p>İnancımızı, dinimizi, dilimizi, kültürümüzü, hayat tarzımızı kendi seçtiğimiz gibi, özgür, eşit, korkusuz, huzur içinde yaşamak; birbirimize güvenmek, dayanışmak istiyoruz&#8230;</p>
<p>Savaşa sürüklenmekten, çatışmacı ortamdan, nefret dilinden, hukuk ihlallerinden, haklarımızın özgürlüğümüzün kısıtlanmasından, can ve mal güvenliğimizden, toplumun vicdanını yitirmesinden, ahlâk aşınmasından, toplumsal duyarsızlıktan endişe duyuyoruz.</p>
<h3>&#8220;Despotik siyasetin yarattığı bütün mağduriyetlere hayır diyoruz&#8221;</h3>
<p>Tek adam rejimi ve partili devlete, adaletsizlik ve hukuksuzluğa, meclisin etkisizleştirilmesine, her çeşit muhalefetin baskı ve tehditle sindirilmesine karşıyız.</p>
<p>Yüzbinlerle kamu çalışanını, siyasetçiyi, akademisyeni, medya, yargı ve güvenlik mensuplarını haksız, hukuksuz keyfî uygulamalarla, tutuklamalarla, baskılarla tasfiye eden despotik siyasetin yarattığı bütün mağduriyetlere hayır diyoruz!</p>
<p>Geleceğimizi karartan bu anlayışı anayasallaştırmaya çalışan referandumun şaibeli sonuçlarını ve halk iradesinin yasalar yok sayılarak açıkça çiğnenmesini kabul etmiyoruz.</p>
<h3>&#8220;OHAL kaldırılmalı&#8221;</h3>
<p>Birarada güven içinde yaşamak için, acilen: Hukuk ihlallerine yol açan OHAL’in kaldırılmasını, toplumun tümüne yayılan mağduriyetlere karşı adalet ve hukuk güvenliğinin sağlanmasını, Meclisin yasama ve denetleme yetkisinin güçlendirilerek iadesini, Hesap veren, anayasal, şeffaf devlet için kararlı adımlar atılmasını, gizli oy ve şeffaf sayım temelli sandık güvenliğinin sağlanmasını istiyoruz.</p>
<p>Korku, gerilim ve kutuplaştırma siyasetinden güç devşirenlere karşı; ülkemizin geleceğinden sorumlu tüm yurttaşları, farklı kanaat önderlerini, sivil girişimleri, siyasi partileri güç birliğine çağırıyoruz!</p>
<h3>&#8220;Eşit haklı işbirliğini gözeten&#8230;&#8221;</h3>
<p>Adaletli, hakkaniyetli, tarafsız ve bağımsız yargı ilkesine dayalı “hukuk devleti”nin, bireysel ve toplumsal insan haklarını tam uygulayan eşitlikçi,  çoğulcu demokrasi anlayışının, başta yerel yönetimlerde olmak üzere katılımcılığı teşvik edecek bir idari yapının, ideolojik dayatmacı, cinsiyetçi, ayrımcı olmayan; özerk ve eleştirel düşünceye dayalı bir eğitim sisteminin, bölge halkları ve dünya ülkeleriyle eşit haklı işbirliğini gözeten barışçı bir siyasetin, egemen kılınması için, güçlerimizi ortaklaştırmaya çağırıyoruz&#8230;</p>
<h3></h3>
<p><strong>Çağrı yapacak bin isimden bazıları şöyle: </strong></p>
<p>Abdülbaki Erdoğmuş (ANAP eski Milletvekili), <strong>Ahmet Türk (Eski Milletvekili), </strong>Ali Nesin (Akademisyen),<strong>Ali Sirmen (Gazeteci, Yazar), </strong>Aysel Çelikel (ÇYDD Başkanı) , <strong>Ayşenur Arslan (Gazeteci, Yazar), </strong>Barış Yarkadaş (CHP İstanbul Milletvekili), <strong>Binnaz Toprak (CHP Eski Milletvekili), </strong>Celal Yıldırım (TÜSES YK Başkanı), <strong>Celalettin Can (78’liler Vakfı), </strong>Cihangir İslam (Akademisyen, Yazar), <strong>Erdal Atabek (TTB Merkez Konseyi eski Başkanı, Yazar), </strong>Erendiz Atasü (Akademisyen, Yazar), <strong>Ergun Özbudun (Akademisyen, Yazar), </strong>Ertuğrul Günay (Kültür ve Turizm eski Bakanı), <strong>Ertuğrul Yalçınbayır (Ak Parti Kurucusu, başbakan eski yardımcısı), </strong>Fatma Bostan Ünsal (Ak Parti Kurucusu), <strong>Fikri Sağlar (CHP Mersin Milletvekili), </strong>Filiz Kerestecioğlu (HDP İstanbul Milletvekili), <strong>Genco Erkal (Sanatçı), </strong>Gülriz Sururi (Sanatçı), <strong>Hakan Aygün (Gazeteci, Yazar), </strong>Hasan Cemal (Yazar) , <strong>Hasip Kaplan (HDP eski Milletvekili),</strong>Haydar Ergülen (Yazar, Şair), <strong>Hüda Kaya (HDP İstanbul Milletvekili), </strong>Hülya Gülbahar (Hukukçu), <strong>İhsan Eliaçık (Yazar), </strong>İlhan Cihaner (CHP İstanbul Milletvekili), <strong>İlhan Tekeli (Akademisyen, Yazar), </strong>Kazım Güleçyüz (Yeni Asya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni), <strong>Levent Gültekin (Yazar), </strong>Mehmet Bekaroğlu (CHP İstanbul Milletvekili), <strong>Melda Onur (CHP eski Milletvekili), </strong>Meral Danış Beştaş (HDP Adana Milletvekili), <strong>Mithat Sancar (HDP Mardin Milletvekili), </strong>Murat Belge (Akademisyen, Yazar), <strong>Musa Çam (CHP İzmir Milletvekili), </strong>Müjde Ar (Sanatçı), <strong>Nesrin Nas (ANAP eski Genel Başkanı), </strong>Nuray Mert (Gazeteci, Yazar), <strong>Orhan Alkaya (Sanatçı), </strong>Osman Baydemir (HDP Şanlıurfa Milletvekili), Oya Baydar (yazar) <strong>Ömer Faruk Gergerlioğlu (Doktor, Yazar, Mazlumder eski Genel Başkanı), </strong>Rakel Dink (Hrant Dink Vakfı YK Başkanı), Rıza Türmen (CHP eski Milletvekili, AİHM eski Yargıcı), <strong>Rojin (Sanatçı), </strong>Seline Doğan (CHP İstanbul Milletvekili), <strong>Serra Yılmaz (Sanatçı), </strong>Sezgin Tanrıkulu (CHP İstanbul Milletvekili), Sırrı Sakık (Siyasetçi), <strong>Şenal Sarıhan (CHP Ankara Milletvekili), </strong>Şevket Pamuk (Akademisyen, Yazar), <strong>Taner Akçam (Akademisyen, Yazar), </strong>Tarhan Erdem (Sanayi ve Teknoloji eski Bakanı, CHP Eski Genel Sekreteri), <strong>Tarık Ziya Ekinci (Siyasetçi, Doktor, Yazar), </strong>Tilbe Saran (Sanatçı), <strong>Türkân Elçi (Öğretmen),</strong>Ümit Kıvanç (Yazar), <strong>Yasemin Çongar (Gazeteci-Yazar), </strong>Yiğit Gülöksüz (Akademisyen, Yazar), <strong>Zeynep Altıok (CHP İzmir Milletvekili), </strong>Zeynep Oral (Yazar), <strong>Ziya Halis (Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı), </strong>Zuhal Olcay (Sanatçı), <strong>Zülfü Livaneli (Sanatçı, Yazar)</strong></p>
<div class="right">
<div>
<div><a href="http://t24.com.tr/haber/bin-kisiden-yan-yanayiz-cagrisi-tek-partili-devletle-meclis-etkisizlestiriliyor,406665" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> Kaynak</a></div>
</div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/31/bin-kisiden-yan-yanayiz-cagrisi/">Bin kişiden &#8220;yan yanayız&#8221; çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pasaportsuz Misafir: Akdeniz Foku</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/03/pasaportsuz-misafir-akdeniz-foku/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahattin Sürücü]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Mar 2017 11:27:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz fokları]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Bahattin Sürücü]]></category>
		<category><![CDATA[Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kuşadası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12034</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yıl Samos’tan gelerek, Kuşadası Setur Marina içindeki bir teknenin içine çıkıp uyuyan Akdeniz Foku (Monuchus monachus), bu sefer Özdere’nin kayalıklarına çıkarak uyudu. Kuşadası Sahil Güvenlik’in ihbarıyla gittiğimiz Özdere’de, kayalıklarda hareketsiz olarak duran Akdeniz Foku’nu izleyenler “ölü galiba, yarası var herhalde…” gibi söylemlerle, gelen meraklıları daha da heyecanlandırdı. Fotoğraf ve video çekme yarışına giren izleyenlere, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/03/pasaportsuz-misafir-akdeniz-foku/">Pasaportsuz Misafir: Akdeniz Foku</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Geçtiğimiz yıl Samos’tan gelerek, Kuşadası Setur Marina içindeki bir teknenin içine çıkıp uyuyan Akdeniz Foku (<em>Monuchus monachus</em>), bu sefer Özdere’nin kayalıklarına çıkarak uyudu.</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12045" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/akdeniz-foku-1-Kopya-e1488538616402.png" width="900" height="598" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12047" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/akdeniz-foku-manzara.png" width="900" height="599" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12049" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/akdeniz-foku2.png" width="900" height="600" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12050" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/akdeniz-foku3.png" width="900" height="599" /></p>
<p>Kuşadası Sahil Güvenlik’in ihbarıyla gittiğimiz Özdere’de, kayalıklarda hareketsiz olarak duran Akdeniz Foku’nu izleyenler “ölü galiba, yarası var herhalde…” gibi söylemlerle, gelen meraklıları daha da heyecanlandırdı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12051" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/akdeniz-foku4.png" width="900" height="600" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12052" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/akdeniz-foku5.png" width="900" height="600" /></p>
<p>Fotoğraf ve video çekme yarışına giren izleyenlere, Akdeniz Fokuyla ve geçmişiyle ilgili bilgiler verdik. Rahatsız edilmemesi konusunda uyardık. Fokun herhangi bir sıkıntısı olmadığını sadece uyumak istediğini söyledik. “Gidip başını okşamak istiyorum” diyenleri, böyle bir müdahalede bulunmamaları, ona bir köpek gibi davranılmamasını, bunun çok tehlikeli olacağı konusunda uyardık.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12053" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/akdeniz-foku-serit.png" width="900" height="599" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12054" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/akdeniz-foku-serit1-1.png" width="900" height="600" /></p>
<p>Akdeniz Fokuna yaklaşmamaları için etrafını bir şeritle koruma altına aldık. İzleyenlerin foka yaklaşmalarını önledik.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12055" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/akdeniz-foku-serit2.png" width="900" height="599" /></p>
<p>Akdeniz Foklarının yaşam alanlarının bulunduğu Ege kıyılarının korunmasının çok önemli olduğunu, hem Türkiye’ye hem de Yunanistan’a bu canlıların korunması için önemli görev düştüğünü söyledik. Akdeniz Foku hakkında, ilgili bakanlığa bağlı müdürlüğü ve foklar konusunda çalışma yapan SAD-AFAG&#8217;dan Cem Orkun KIRAÇ&#8217;ı bilgilendirdik.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12056" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/akdeniz-foku6.png" width="900" height="600" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12057" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/akdeniz-foku7.png" width="900" height="600" /></p>
<p>Nesli tehlike altında olan memeli canlılar arasında dünyadaki en önemli 12 tür arasında özel bir yere sahip olan Akdeniz Fokları, 10-11 aylık hamilelik süresinden sonra, her yıl ya da 2 yılda bir yavru doğurmaktadır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12058" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/akdeniz-foku8.png" width="900" height="600" /></p>
<p>Dünyada 600-700 civarında bireyi kalan ve IUCN kriterlerine göre (CR) Nesli Kritik Derecede Tehdit Altında olan Akdeniz Fokları, yapılan araştırmalara göre kıyılarımızda 100 kadarının kaldığı tahmin edilmektedir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/03/pasaportsuz-misafir-akdeniz-foku/">Pasaportsuz Misafir: Akdeniz Foku</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin ilk vegan dostu kenti: Didim</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/08/10/turkiyenin-ilk-vegan-dostu-kenti-didim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esin Erben]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Aug 2016 06:22:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=9779</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşadığınız şehirde hiç et yenilmediğini ve hayvanların şiddete maruz kalmadığını düşünebiliyor musunuz? Dünyanın ilk etyemez bölgesi Palitana’dan vegan dostu olması kararlaştırılan Didim’e doğru uzanırsak bunun o kadar da zor olmadığını görebiliriz. Geçtiğimiz hafta Didim’in Türkiye’nin ilk vegan kenti olması ile ilgili haberleri medyada geniş yer buldu. Gelecek yıl Nisan ayında Didim’de düzenlenecek Vegan Vejetaryen Festivali’nde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/08/10/turkiyenin-ilk-vegan-dostu-kenti-didim/">Türkiye’nin ilk vegan dostu kenti: Didim</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Yaşadığınız şehirde hiç et yenilmediğini ve hayvanların şiddete maruz kalmadığını düşünebiliyor musunuz? Dünyanın ilk etyemez bölgesi Palitana’dan vegan dostu olması kararlaştırılan Didim’e doğru uzanırsak bunun o kadar da zor olmadığını görebiliriz.</h3>
<p>Geçtiğimiz hafta Didim’in Türkiye’nin ilk vegan kenti olması ile ilgili haberleri medyada geniş yer buldu. Gelecek yıl Nisan ayında Didim’de düzenlenecek Vegan Vejetaryen Festivali’nde yöresel mutfaktan gıdalar servis edilecek, otel ve restoranların menülerine vegan yemekler eklenecek. Bunun yanı sıra etkinlikler süresince ilçenin tarihi ve turistik yerlerinin tanıtılması da amaçlanıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-9781" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/08/didim-1024x379.jpg" alt="didim" width="1000" height="370" /></p>
<p>Türkiye Vegan ve Vejetaryenler Derneği ile iletişime geçen Didim Belediyesi, Didim’in dünyanın ikinci Türkiye’nin ilk Vegan Kenti ilan edilmesi konusunda çalışmalar yürütecek. Diğer yandan iş yerleri, dünyada &#8220;Meatless Monday&#8221; olarak bilinen etsiz pazartesi hareketine dahil olması için teşvik edilecek.</p>
<h4><strong>Vegan Kent gerçekten vegan mı?</strong></h4>
<p>Vegan Kent deyince akla hayvan hakları konusunda taviz vermeyen, şiddetsiz bir bölgenin gelmesi çok doğal. Oysa gerçekte karşımıza çıkacak olan tam anlamıyla “vegan dostu kent”. Didim’den önce dünyada resmi olarak kendini vegan dostu ilan eden ilk şehir ise Mart ayında Barcelona oldu.</p>
<h4><strong>Peki, dünyada hayvanlara şiddeti yasal olarak ortadan kaldıran bir şehir var mı?</strong></h4>
<p>Hindistan’daki Palitana 2014 yılında dünyanın et yenilmeyen ilk yasal bölgesi ilan edildi. Şiddetsizliği savunan Jain keşişlerinin hayvan katliamına karşı açlık grevi yapması üzerine yerel yönetim tarafından alınan kararda kentte et ve yumurta satışı yasaklandı. Her ne kadar bölgedeki Müslümanlar bunun ayrımcılık anlamına geldiğini belirtse de Jain keşişleri Palitana’nın kendileri için kutsal olduğunu hatırlatıyor. Bölgedeki kasaplara ne olacak sorusu ise yanıtını buldu bile. Kasapların iş değiştirmesi için onlara tazminat ödenecek.</p>
<h4><strong>Dünyanın vegan dostu kentleri</strong></h4>
<p>Vegan dostu kentler çoğunlukla sadece – ve maalesef – beslenme temelli olarak değerlendiriliyor. Dünya çapında öne çıkan vegan dostu kentler ise şöyle:</p>
<p><strong>Portland, Oregon:</strong> Birçok blog yazarı ve ABDli vegan, Portland’ın “en vegan kent” olduğu konusunda hemfikir. Vegan bardan restorana, marketten dövme stüdyosuna kadar şehirde birçok vegan mekan bulunuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-9783" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/08/oregon-1024x266.jpg" alt="oregon" width="1000" height="260" /></p>
<p><strong>Taipei: </strong>Yerel nüfusun yaklaşık %15’inin et yemediği Taipei, restoran ve marketleriyle vegan dostu kentlerden biri. Bu durumda Budizm’in etkisini de unutmamak gerek.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-9785" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/08/taipai-1024x353.jpg" alt="taipai" width="1000" height="345" /></p>
<p><strong>Toronto:</strong> Kuzey Amerika’nın en büyük vegan festivalinin gerçekleştirildiği Toronto da kafe ve fırınları ile vegan dostu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-9786" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/08/toronto-1024x297.jpeg" alt="toronto" width="1000" height="290" /></p>
<p><strong>Berlin:</strong> Barcelona’nın aksine Berlin, Avrupa’nın en vegan dostu kenti olarak biliniyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-9788" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/08/berlin-1024x253.jpg" alt="berlin" width="1000" height="247" /></p>
<p><strong>New York City:</strong> New York, Amerika’nın doğu sahilinin en çok vegan seçeneğe sahip şehri olarak listede yerini alıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-large wp-image-9789" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/08/new-york-1024x227.jpg" alt="Manhattan skyline panorama, New York City" width="1000" height="222" /></p>
<p><strong>Tel Aviv: </strong>Dünyanın en büyük vegan festivaline ev sahipliği yapan Tel Aviv şaşırtıcı olmayan bir şekilde vegan dostu şehirlerden biri olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-9794 size-large" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/08/Screen-Shot-2016-08-09-at-17.55.37-1024x277.png" alt="tel aviv" width="1000" height="271" /></p>
<p><strong>Londra:</strong> Bir vegan dostu şehir de Büyük Britanya’dan. Şehirde vegan kafe ve restoranların sayısı hızla artıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-9791" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/08/londra-1024x218.jpg" alt="londra" width="1000" height="213" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/08/10/turkiyenin-ilk-vegan-dostu-kenti-didim/">Türkiye’nin ilk vegan dostu kenti: Didim</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akdeniz fokunun son sığınakları da tehlike altında</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/07/13/akdeniz-fokunun-son-siginaklari-da-tehlike-altinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2016 09:41:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Alanya]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Marmaris]]></category>
		<category><![CDATA[Muğla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=8747</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD) Akdeniz Foku Araştırma Grubu (AFAG) Koordinatörü Cem Orkun Kıraç, Akdeniz fokunun neslinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi ve nedenlerini, çözüm yollarını anlattı. SAD AFAG, 1987 yılından bu yana faaliyet gösteren bir ihtisas derneği. Araştırma yaptığı konulardan biri de Akdeniz fokunun yaşam alanlarının belirlenmesi. Tüm kıyıları tek tek belirlemiş durumda. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/07/13/akdeniz-fokunun-son-siginaklari-da-tehlike-altinda/">Akdeniz fokunun son sığınakları da tehlike altında</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD) Akdeniz Foku Araştırma Grubu (AFAG) Koordinatörü Cem Orkun Kıraç, Akdeniz fokunun neslinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi ve nedenlerini, çözüm yollarını anlattı.</h3>
<p>SAD AFAG, 1987 yılından bu yana faaliyet gösteren bir ihtisas derneği. Araştırma yaptığı konulardan biri de Akdeniz fokunun yaşam alanlarının belirlenmesi. Tüm kıyıları tek tek belirlemiş durumda. AFAG Koordinatörü Cem Orkun Kıraç, &#8220;Son verilerimize göre Türkiye&#8217;de 104- 105 civarında Akdeniz foku var. Bunlardan 10- 15&#8217;i Antalya kıyılarında yaşıyor ve ürüyor. 2015 üreme sezonunda Alanya ve falezlerde yavru foklar tespit ettik, fotoğraflarını çektik&#8221; diyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8751" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/07/akdenizfok1-1.jpg" alt="akdenizfok1" width="600" height="502" /></p>
<h4>&#8216;SADECE TÜR DEĞİL, KIYI HABİTATI DA KORUNMALI&#8217;</h4>
<p>Dünyada Akdeniz fokunun yaşadığı 4 ülkeden birinin Türkiye olduğunu ve bunun büyük sorumluluk getirdiğini vurgulayan Kıraç, sözlerine şöyle devam ediyor:</p>
<p>&#8220;Karar vericiler sadece türün korunması gerektiğini sanıyor. Oysa yaşam alanları olan kıyı habitatlarının korunması gerektiği yeterince bilinmiyor. Bu canlının varlığını sürdürmesi için bakir kıyılar ve koyların olduğu gibi korunması gerekiyor.&#8221;</p>
<p>Bu amaçla bir proje başlattıklarını, Ege ve Akdeniz kıyılarında bakir kalan son kayalık kıyılarda aşırı imarlaşma ve betonlaşma varsa bunu tespit ettiklerini kaydeden Kıraç, &#8220;Vukuatlı kıyı alanlarını Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı&#8217;na bildirip gerekirse savcılığa da suç duyurusunda bulunuyoruz&#8221; diye anlatıyor.</p>
<h4>birinci düşmanı koylarda mantar gibi ilerleyen yapılaşma</h4>
<p>Akdeniz fokunun neslinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasının birçok nedeni olduğunu belirten Kıraç, bu nedenlerin hiçbirinin doğal olmadığını, hepsinin insan faaliyetleri sonucu olduğunu belirtiyor. Akdeniz fokunun birinci düşmanı koylarda mantar gibi ilerleyen yapılaşma ve bakir kıyıların imara açılması. Kıraç, bir diğer nedenin yasadışı balıkçılık sonucunda denizlerimizde balık, ahtapot ve ıstakoz gibi canlıların ciddi şekilde azalması olduğunu söylüyor. Ve son yıllarda artan mağara dalışlarını da önemli bir neden olarak ekliyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-8752" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/07/akdenizfok.jpg" alt="akdenizfok" width="593" height="313" /></p>
<p>Bodrum, Kaş, Kuşadası, Foça, Fethiye, Alanya ve Kemer bölgelerinde dalarak veya yüzerek fok mağaralarına girildiğini ve bunun büyük sorun olduğunu söyleyen Kıraç, &#8220;Antalya falezler ve Alanya&#8217;daki mağara dalışları ve teknelerin mağaralara girmesi büyük sorun. Alanya&#8217;da su altı girişli kıyı mağaralarına sualtı dalışları yapılıyor. Alanya mağara dalışlarının en çok yapıldığı noktalardan biri. Alanya&#8217;da en az 7- 8 tane Akdeniz foku mağarası var&#8221; diyor. Oysa fokların yaşadığı, yavruladığı, dinlendiği ve beslendikleri alanlar kıyı mağaraları. Dalışlar nedeniyle artık buraları kullanamaz hale gelmişler. Kıraç şöyle anlatıyor:</p>
<h4>Turistik dalışlar fokları yerlerinden ediyor</h4>
<p>&#8220;Önce tekneler ve yüzerek girilebilen su üstü girişli mağaralar ve daha sonra dalış firmaları tarafından mağara dalışı veya fok gösterme adı altında turist daldırılan sualtı girişli mağaralar gitgide foklar tarafından terk edilmektedir. Kanunen yasak olmasına karşın bilerek veya bilmeyerek pek çok dalış firması özellikle Bodrum, Marmaris, Fethiye, Kaş ve Alanya civarında fok mağaralarına turistik dalışlar yaptırmakta ve bu konuda hiçbir uyarı almamaktadır. Ancak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen Su Ürünleri Tebliği&#8217;nce 1991&#8217;den bu yana fokların yaşadığı mağaralarda ışık kullanmak, her türlü vasıta ile dalış yapmak ve amatör su ürünleri avcılığı yapmak yasak. Gerçek bir deniz sever ve doğa korumacı olarak, zaten etik davranış kuralları çerçevesinde Akdeniz foklarını yaşadıkları bu son sığınaklarda rahatsız etmememiz gerekiyor.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<h6>Kaynak: DHA</h6>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/07/13/akdeniz-fokunun-son-siginaklari-da-tehlike-altinda/">Akdeniz fokunun son sığınakları da tehlike altında</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
