<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AĞ-DA Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ag-da-toplumsal-cinsiyet-esitligi-dayanisma-agi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ag-da-toplumsal-cinsiyet-esitligi-dayanisma-agi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 19 Apr 2023 11:46:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>AĞ-DA Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ag-da-toplumsal-cinsiyet-esitligi-dayanisma-agi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ana Akımlaştırma Programı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/04/19/toplumsal-cinsiyet-esitligi-ana-akimlastirma-programi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Apr 2023 11:46:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[AĞ-DA Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Dört Mevsim Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet Anaakımlaştırma Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83765</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dört Mevsim Derneği, İzmir Gençlik Meclisi iş birliğinde Gençlik Örgütleri ve Gençlik Meclisleri için düzenlediği Toplumsal Cinsiyet Anaakımlaştırma Programına katılımcılarını arıyor!</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/04/19/toplumsal-cinsiyet-esitligi-ana-akimlastirma-programi/">Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ana Akımlaştırma Programı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>Program İzmir’de bulunan gençlik örgütleri ve gençlik meclislerine yönelik olacak.</li>
<li>Örgütlerin gençlik çalışması yapması ve gençlik hedef kitlesi için çalışması aranan özelliktir.</li>
<li>Örgüt gençlik çalışması dışında başka çalışmalar da yapıyor olabilir ve/veya kuruluş aşamasında “faaliyet alanı” olarak farklı bir alanda kayıtlı olabilir.</li>
<li>Şubesi/temsilciliği İzmir’de bulunan gençlik çalışması yapan örgütler de başvuruda bulunabilir.</li>
</ul>
<h5><strong>Programın Amacı</strong></h5>
<ul>
<li>İzmir’de bulunan Gençlik örgütlerini ve Gençlik Meclislerini örgütsel olarak toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımı konusunda güçlendirmek;</li>
<li>Örgütlerin faaliyetlerinde ve politikalarında toplumsal cinsiyet eşitliği temelli bir yaklaşımı benimsemelerine destek olmak;</li>
<li>Genç kadınların ve LGBTİ+’ların örgüt içi katılımını artırmak için güven artırıcı önlemler almak;</li>
<li>Örgütleri kendi toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarını oluşturmak için güçlendirmek;</li>
<li>Örgütlerin kendi kendilerini izleme ve değerlendirme kapasitelerini artırmak;</li>
<li>Örgütleri demokratik katılım açısından farklı metotlar tanıtarak güçlendirmek;</li>
<li>Mentörlük süreci ile her örgütün kendi toplumsal cinsiyet eşitliği politika belgelerini oluşturmalarına destek olmaktır.</li>
</ul>
<p>Başvuran örgütler öncelikle kendi kurumlarında, toplumsal cinsiyet eşitliğini gündem edinmiş ya da edinmeye dair istekli olmalıdır. Program kapsamında örgütler 4 eğitim ve mentörlük sürecine dahil olacaktır.</p>
<p>Eğitim başlıkları şu şekilde:</p>
<ul>
<li><strong>Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi</strong></li>
<li><strong>Toplumsal Cinsiyet Ana</strong><strong>akımlaştırma ve İzleme Eğitimi</strong></li>
<li><strong>Katılımcı Araçlar: Derin Demokrasi Eğitimi </strong></li>
<li><strong>Katılımcı Araçlar: Sosyokrasi</strong></li>
</ul>
<p>Her bir örgütten 2 kişi, planlanan eğitim ve mentörlük sürecini takip etmek üzere sorumlu olmalıdır. Örgütlerin belirledikleri 2 kişinin, beklenmedik bir durumla karşılaşıldığında sorumluluklarını devredebileceği 2 yedek kişi de belirlenmelidir.</p>
<p>Mentörlük süreci Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi ve Toplumsal Cinsiyet Anaakımlaştırma ve İzleme Eğitimi sonrasında başlayacaktır. Mentörlük desteği ile birlikte örgütlerin karar alma süreçlerinde daha katılımcı ve barışçıl olabilmeleri için Derin Demokrasi ve Sosyokrasi metotlarına dair eğitim oturumları gerçekleşecektir.</p>
<p>Katılımcı örgütler kendi iç işleyişlerini Toplumsal Cinsiyet Eşitliği perspektifinden, belirlenen gösterge setleri doğrultusunda izleyecek, süreç sonucunda kendi örgüt yapılarına uygun Toplumsal Cinsiyet Anaakımlaştırma Politika Belgelerini oluşturacaktır.</p>
<p><strong>Programın İçeriği</strong></p>
<p><strong>Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi (yüz yüze 2 gün): </strong>Toplumsal cinsiyet ve etrafında şekillenen temel kavramları ve tartışmaları, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve türlerini, dijital şiddet ve güvenlik; toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin sosyolojik arka planını;  ve bu şiddetle mücadele etmek için çeşitli mekanizmaları konularını içeren yüz yüze 2 günlük bir eğitimdir.</p>
<p><strong>Toplumsal Cinsiyet Ana Akımlaştırma ve İzleme Eğitimi (yüz yüze 2 gün): </strong>Bu eğitimde örgütlerin toplumsal cinsiyet eşitliğini ana akımlaştırmanın ne olduğunu ve nasıl olabileceğinine dair bilgi  ve beceri kazanmalarını amaçlanmaktadır. Her katılımcının kendi örgütünü eğitim sonrasında verilen gösterge seti doğrultusunda izlemesini ve toplumsal cinsiyet eşitliğini anaakımlaştırmayı uygulamaya başlamak için hangi müdahalelerin yapılması gerektiğini belirleyebilme becerisi kazanmalarını hedeflenmektedir.</p>
<p><strong>Derin Demokrasi Eğitimi (yüz yüze 2 gün): </strong>Bu eğitimde örgütlerin karar verme, çatışma yönetimi ve katılım becerilerini geliştirmek amaçlanmaktadır. Derin Demokrasi, söylemesi zor ve gizli kalmış görüşler de dahil olmak üzere tüm sesleri duyurarak imkansız gibi görünen sorunların çözülmesini mümkün kılmayı amaçlar.</p>
<p><strong>Sosyokrasi Eğitimi (çevrimiçi 1 gün):</strong> Eğitim, örgütlerin yönetişim becerilerini geliştirmeyi amaçlar. Örgütsel karar verme yöntemleri için çoğunlukçu yöntem yerine çember yöntemini benimser.</p>
<p><strong>Mentörlük Programı (6 ay): </strong>Mentörlük desteği ilk iki  temel eğitime katıldıktan sonra başlar. Örgütler uzman mentörlerle eşleşir ve 6 aylık süre içerisinde her katılımcı verilen gösterge setleri doğrultusunda kendi kurumlarını izler. Bu izleme sonucunda amaç her örgütün kendine has toplumsal cinsiyet eşitliği politika belgesini oluşturmasıdır. Örgüt temsilcileri kendi mentörleri ile kendi belirledikleri zaman aralığı içerisinde düzenli çevrimiçi/yüz yüzyüze toplantılarını yapmalıdır.</p>
<h5><strong>Program ve Tarihler</strong></h5>
<ul>
<li>Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi- 6 -7 Mayıs  (2 Gün)</li>
<li>TC Anakımlaştırma ve İzleme Eğitimi- 20-21 Mayıs  (2 Gün)</li>
<li>Derin Demokrasi Eğitimi- 17-18 Haziran (2 Gün)</li>
<li>Sosyokrasi Eğitimi- 19 Haziran</li>
<li>Mentörlük Süreci  Temmuz – Aralık 2023</li>
</ul>
<h5><strong>Başvuru Kriterleri</strong></h5>
<ul>
<li>Başvuran örgütün İzmir’de yer alması;</li>
<li>Başvuran örgütün gençlik çalışması yapıyor olması (başvuran örgüt gençlik çalışması yanında başka çalışma konularıyla ve/veya hedef kitlesi  ilgili çalışma yapıyor olabilir);</li>
<li>Başvuran örgütün toplumsal cinsiyet an anakımlaştırmayı gündem edinmiş ya da edinmeye dair istekli olması;</li>
<li>Programın faaliyetlerine sürekli olarak katılacak iki kişinin sorumlu olması (olası beklenmedik bir durumda belirlenen 2 kişinin devredebileceği 2 yedek kişi belirlenmelidir);</li>
<li>Tüm ekibin Mayıs – Aralık 2023 döneminde program bünyesinde odaklanılacak konulara yönelik motivasyon, zaman ve kapasiteye sahip olması beklenmektedir.</li>
<li>Ayrıca, eğitim ve mentörlük sürecine düzenli katılım sağlamak (eğitimlerin tüm oturumlarına katılım beklenmektedir, yarı zamanlı bir katılım mümkün değildir);</li>
<li>Mentorla birlikte çalışma sürecini takip etmek;</li>
<li>Programa katılım için başvurudan STÖ yönetimin haberdar olması (kabul alan başvuruların, temsil ettiği örgütün yönetim yapısından, tüm programa örgütünüz adına katılımınızı onayladığını belirten bir “görevlendirme mektubu” istenecektir.);</li>
<li>Sürecin sonunda, ilgili paydaşların katıldığı bir toplantıda izleme ve politika belgesi oluşturma sürecinizin deneyim aktarımını yapmak;</li>
<li>Dört Mevsim Derneği ile süreci takip etmek, bu süreçte beklenilen bilgilendirme ve raporlamayı zamanında gerçekleştirmek gerekmektedir.</li>
</ul>
<p>Programın kontenjanı 10 örgüt ile sınırlıdır.</p>
<p>Örgütlerin sorumluları için yaş sınırı olmamakla birlikte, başvuran kişilerin gençlik çalışanı olması gerekmektedir.</p>
<p>Son başvuru <strong>tarihi 27 Nisan 23.59’dur. Başvuru sahiplerine en geç 2 Mayıs günü olumlu ya da olumsuz geri dönüş yapılacaktır.</strong></p>
<p>Dört Mevsim Derneği, sürecin herhangi bir aşamasında ırk, dil, din, milliyet, cinsiyet, cinsel yönelim, yaş, ekonomik, sosyal, fiziksel hiçbir ayrımcılığın yapılmayacağını taahhüt eder.</p>
<p>Tüm örgüt katılımcılarından;</p>
<ul>
<li>Program eğitim oturumlarının tamamına (2+2+2+1 gün) katılmaları,</li>
<li>Programa eşlik eden mentörlük sürecini takip etmeleri beklenmektedir.</li>
</ul>
<p><strong>Nasıl Başvuru Yapılabilir</strong></p>
<p>Eğitim sürecinin etkin ve verimli ilerleyebilmesi için katılımcı sayısı 20 kişi ile sınırlı tutulacaktır. Her örgütten 2 katılımcı eğitimlere katılabilecektir (Belirlenen 2 kişinin sorumluluk devredebileceği 2 yedek kişi de belirlenmelidir). Örgüt temsilcileri eğitime katılacak kişilerde değişiklik yapmak isterlerse proje ekibi ile önceden iletişime geçmelidir.</p>
<p>Başvuru Formu doldurulurken detaylı bilgi verilmesi ve genel ifadeler kullanmaktan kaçınılması önerilmektedir.</p>
<p>Başvuru formuna ulaşmak için <a href="https://forms.gle/HBvpvnFWLk5LvNg28" target="_blank" rel="noopener">buraya tıklayınız</a>.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/04/19/toplumsal-cinsiyet-esitligi-ana-akimlastirma-programi/">Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ana Akımlaştırma Programı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AĞ-DA Tematik Konularda Çevrimiçi Seminerler Düzenliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/11/ag-da-tematik-konularda-cevrimici-seminerler-duzenliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Feb 2022 11:08:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AĞ-DA Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[AĞ-DA]]></category>
		<category><![CDATA[dijital aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[hak savunuculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[Queer Metodoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=78555</guid>

					<description><![CDATA[<p>AĞ-DA Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı, 'Toplumsal Cinsiyet Odaklı Dijital Aktivizm', 'Hak Savunuculuğu için Çevrimiçi Araçların Kullanımı' ve 'Queer Metodoloji ve Veri Analizi' başlıklarında çevrimiçi seminerler düzenleyecek. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/11/ag-da-tematik-konularda-cevrimici-seminerler-duzenliyor/">AĞ-DA Tematik Konularda Çevrimiçi Seminerler Düzenliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AĞ-DA Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı&#8217;nın düzenleyeceği seminerler ve tarihleri şöyle:</p>
<ul>
<li>Mert Koçak ve Elifcan Çelebi yürütücülüğünde &#8220;<strong>Toplumsal Cinsiyet Odaklı Dijital Aktivizm</strong>&#8220;: 17 Şubat-10 Mart 2022</li>
<li>Aylin Aydoğan ve Gözde Burcu Narin yürütücülüğünde &#8220;<strong>Hak Savunuculuğu için Çevrimiçi Araçların Kullanımı</strong>&#8220;: 12 Mart-2 Nisan 2022</li>
<li>Ezgi Yılmaz ve Pınar Eldemir yürütücülüğünde &#8220;<strong>Queer Metodoloji ve Veri Analizi&#8221;</strong>: 3 Nisan-24 Nisan 2022</li>
</ul>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<p>Çevrimiçi yapılacak seminerlere <a href="https://ag-da.org/form/view.php?id=10358" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> başvurabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/11/ag-da-tematik-konularda-cevrimici-seminerler-duzenliyor/">AĞ-DA Tematik Konularda Çevrimiçi Seminerler Düzenliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Medyada Artan Nefret Söylemine Karşı İşbirliği ve Politik Mücadele İhtiyacı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/medyada-artan-nefret-soylemine-karsi-isbirligi-ve-politik-mucadele-ihtiyaci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2021 11:53:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AĞ-DA Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[AĞ-DA]]></category>
		<category><![CDATA[Aslı Parlar]]></category>
		<category><![CDATA[Eser Köker]]></category>
		<category><![CDATA[Gülçin Karabağ]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kaos gl]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Burçak Belli]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Doğanay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72707</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı’nın (AĞDA) 'İstanbul Sözleşmesi ve Medyada Nefret Söylemi' başlıklı atölyesinde, kadın gazeteci ve akademisyenler, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin ardından atılacak adımları politik mücadele ekseninde ele aldı ve medyanın bu süreçte üstlenmesi gereken rolünü konuştu. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/medyada-artan-nefret-soylemine-karsi-isbirligi-ve-politik-mucadele-ihtiyaci/">Medyada Artan Nefret Söylemine Karşı İşbirliği ve Politik Mücadele İhtiyacı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AĞ-DA, İstanbul Sözleşmesi tartışmaları ekseninde ortaya çıkan hak ihlalleri ile mücadele ve ortak politika önerileri geliştirmek üzere bir dizi etkinlik başlattı.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">AĞDA’nın 10-11 Temmuz 2021 tarihlerinde düzenlediği “İstanbul Sözleşmesi ve Medyada Nefret Söylemi” adlı atölye programının ilk gününde sözü, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Doç.Dr. Eser Köker aldı. Köker, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ardından yaptıkları medya taramasının bulgularından hareketle, 1980 öncesi radikal sağ akım dilinin medyanın göbeğine yerleştiğini kaydetti. </span></p>
<h5><b>‘Alternatif Medya Yan Yana Durmalı, İş Birliği Politik Harekete Dönüşmeli’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-72712 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/eser-koker.gif" alt="Medyada Artan Nefret Söylemine Karşı İşbirliği ve Politik Mücadele İhtiyacı" width="286" height="200" />Ulusal ve yerel basının analizi ile yapılan araştırmada, LGBTİ+ların “zehirli akım, Siyonist lobi, lubunya diktatörlüğü” gibi sıfatlarla tanımlandığını belirten Köker, medyanın eski ve karşıtlığa hapsolan diline vurgu yaptı.  </span><b>1980’lerden bu yana analizini yaptıkları anaakım medyanın bugün Türkiye’de artık karşılığının olmadığını belirten Köker</b><span style="font-weight: 400;">, “bugün medya sadece basın özgürlüğü tehdidi altında değil, dilini de kaybetti” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Köker’e göre, 2010 tarihli bir medya analizinde liberal konvansiyonu bulmak mümkünken, bugün medyada bu dilin yerine, “Türkiye’ye komplo kuran Haçlılar” diyecek kadar eski bir dil ve  “aşırı yorum, aşırı kişiselleşme, aşırı vulgarlığa zaptolan bir anlayış hakim. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Köker, eski ve yeni medya tartışmalarının ötesinde, “<strong>yeni ve geleneksel medyada farklı söz ve görüşlerin birbirini görmesini sağlamak nasıl mümkün?</strong>  </span><b>Yanyanalık nasıl tesis edilecek?” ve “bu yanyanalık politik harekete nasıl dönüşecek?</b><span style="font-weight: 400;">” sorularına odaklanmak gerektiğini kaydetti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu çerçevede Köker, “yeni bir anlamlandırma stratejisi geliştirmek; ekonomik ve kültürel sermayenin dağınıklığı sorununu aşmak ve yeni iş birlikleri bulmak” gerektiğinin altını çizdi.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle kadın ve LGBTİ+ kesimlerin alternatif medya ihtiyacının çok daha güçlü olduğunu vurgulayan Köker, “baş döndürücü alanlar yaratması nedeniyle </span><b>hem desteklenen hem de parçalanmış olan alternatif medyada, iş birliğinin yollarını bulmak</b><span style="font-weight: 400;">,  yeni medya türlerine ilişkin düzenlemelerin yapılmasını sağlamak, her birimizin medya çalışanı olduğunu hatırlayarak ötekilere dair hak savunusu yapacak haberler yapmak  gerekir” dedi. </span></p>
<h5><b>&#8216;Marjinal İktidar Tarafından Ele Geçirilen Marjinal Medya’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-72713 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/gulcin-karabag.jpg" alt="Medyada Artan Nefret Söylemine Karşı İşbirliği ve Politik Mücadele İhtiyacı" width="240" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/gulcin-karabag.jpg 300w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/gulcin-karabag-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 240px) 100vw, 240px" />Eser Köker’in ardından yapılan ilk oturumda AĞDA’dan Ülkü Doğanay, ağ olarak geçen yıl Eylül ayında nasıl bir araya geldiklerini ve hedeflerini anlattı. Cumhurbaşkanı’nın İstanbul Sözleşmesi’ni tartışmaya açmasının AĞDA oluşumunun kurulması sürecini hızlandırdığını ve  84 akademisyen ile kadın ve LGBTİ+ örgütlerinden oluşan 43 STK üyesinin katılımıyla ağın faaliyetlerini sürdürdüğünü paylaştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik tartışmaların önemli bir kısmının medya üzerinden yürütüldüğünü hatırlatan Doğanay, medyada nefret söyleminin artık olağanlaştığını vurguladı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme sürecini, &#8220;</span><b>hem kadın ve LGTBTİ+ hareketinin marjinalleşmesi hem de rejimin otoriterleşmesi ve muhalefetin marjinalleşmesi&#8221;</b><span style="font-weight: 400;"> şeklinde nitelendiren Doğanay, çıkılma kararını “marjinal bir karar”;  siyasi iktidarı “marjinal bir iktidar” olarak tanımladı. Bu tanımdan hareketle Doğanay, medyayı da anaakım değil, “marjinal bir iktidar tarafından şekillenen marjinal medya” olarak değerlendirdi. </span></p>
<h5><b>‘İstanbul Sözleşmesi’ni Savunmak Yaşam Hakkını Savunmaktır!’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Doğanay’ın ardından söz alan Medysasope’dan Gülçin Karabağ, Eser Köker’in “anaakım medya yok” ifadelerine karşılık, “Medyascope’un anakıma aday” olduğunu söyleyerek konuşmasına başladı. İstanbul Sözleşmesi’ni siyaset bilimci kimliği ile değerlendiren Karabağ, Sözleşme’nin tarafında yer almanın, nasıl bir toplumda yaşamak istediğimizi gösterdiğini vurguladı. Bu noktada, &#8220;Sözleşme’nin karşısında olanlar ile savunanlar arasında neo-liberal muhafazakâr toplum ile otoriter toplum tahayyülü olanlar&#8221; şeklinde net bir ayrım olduğunu vurguladı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Kadınlar ve LGBTİ+lar olarak cinskırım içindeyiz. Bizim için Sözleşme’yi savunmak yaşam hakkını savunmak” diyen Karabağ, asıl tartışma konumuzun zihniyet, sistem ve düzen meselesi olduğunu kaydetti. Karabağ’a göre, eskinin yerine yenisinin kurulamadığı bir yapı içinde bulunuyoruz ve bu yapıda kadın hareketi, pandemi koşullarına ve polis şiddetine rağmen, muhalefetin önderliğini üstleniyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karabağ&#8217;a göre,  &#8220;hala muhalefetin sesini çıkarabilmesi ve hala tam otoriter bir rejim olmayışımız&#8221; nedeniyle Türkiye’de ümidi korumak mümkün. </span></p>
<h5><b>‘Nefret Söylemi LGBTİ+ların Yaşam Hakkına Saldırıya Dönüştü!’ </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-72715 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/asli-alpar-640x258.jpg" alt="Medyada Artan Nefret Söylemine Karşı İşbirliği ve Politik Mücadele İhtiyacı" width="374" height="151" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/asli-alpar-640x258.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/asli-alpar-1280x516.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/asli-alpar-1024x413.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/asli-alpar.jpg 1318w" sizes="(max-width: 374px) 100vw, 374px" />Atölyenin bir diğer konuşmacısı KAOS-GL’den Aslı Alpar ise İstanbul Sözleşmesi tartışmalarının LGBTİ+lara nasıl yansıdığını, Derneğin hazırladığı </span><a href="https://kaosgl.org/haber/2020-medya-izleme-raporu-lgbti-dusmanligi-tesaduf-degil-organize"><span style="font-weight: 400;">2020 Medya İzleme Raporu</span></a><span style="font-weight: 400;"> üzerinden anlattı. Raporda nefret söylemi ve ayrımcı dili oranını yüzde 61 olarak tespiti ve nefret kampanyalarının organize olduğu bulgusu yer alıyordu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alpar, söz konusu raporun büyük kısmının ulusal ve yerelde nefret söylemini sistematik olarak yayan 5 yayın üzerinden şekillendirdiklerini anlattı. Raporda, ağırlıklı olarak LGBTİ+ların temel haklarına saldırı ve derneklerinin kapatılması başlıklarının öne çıktığını kaydeden Alpar, özellikle Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Cuma hutbesinde kendilerini pandeminin sorumlusu olarak gösteren nefret söylemlerinin hafta 60 civarındaki nefret haberini bir anda 400’lere çıkardığını paylaştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alpar’ın konuşmasında vurguladığı en dikkat çeken nokta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “LGBTİ+lar, lezbiyen mezbiyen yoktur” söylemlerinin de etkisiyle, </span><b>medyada giderek artan nefret söyleminin LGBTİ+ların örgütlenme hakkına değil doğrudan yaşam hakkına saldırıya dönüştüğü idi. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2015 yılından bu yana Onur Yürüşleri’nin yasaklandığını ve OHAL bahanesiyle LGBTİ+ların toplantı ve gösteri yürüyüşlerine izin verilmediğini de hatırlatan Alpar, </span><b>İstanbul Sözleşmesi tartışmalarında da tüm LGBTİ+ların aile düşmanı gibi yansıtıldığını ve kendilerine destek veren siyasetçi ve STK’ların da hedef gösterildiğini altını çizdi.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonuç olarak, İstanbul Sözleşmesi’nin çekilme kararının sorumlusu olarak gösterilen  LGBTİ+ların medyaya yansıyan söylemlerden haklarının yok sayıldığı; toplum dışı gösterilmeye çalışıldığı; Batı tarafından desteklenen gruplar olduğu ve hastalık yayan kişiler olarak marjinalleştirilmeye çalışıldığını söyledi. </span></p>
<h5><b>‘Haber İnsan Hakları Temelinde Hazırlanmalı’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-72711 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/onur-burcak-belli-640x341.jpg" alt="Medyada Artan Nefret Söylemine Karşı İşbirliği ve Politik Mücadele İhtiyacı" width="306" height="163" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/onur-burcak-belli-640x341.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/onur-burcak-belli.jpg 976w" sizes="auto, (max-width: 306px) 100vw, 306px" />İlk atölyenin oturumunda son söz alan gazeteci Onur Burçak Belli, konuşmasında medyada özellikle kadınlara ve LGBTİ+lara yönelik </span><b>nefret söyleminin, Hannah Arendt’e referansla, sıradan bir kötülük haline geldiğini kaydetti.</b> <span style="font-weight: 400;">Belli, konuşmasında ayrıca “akım medya- yeni medya” gibi kavramları kullanmayı uygun görmediğini, belli kural ve etik kaygılar çerçevesinde gazeteciliğin yapılması gerektiğini düşündüğünün altını çizdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu çerçevede</span><b>, “haber insan hakları temelinde hazırlanmalı” </b><span style="font-weight: 400;">vurgusu yapan Belli, medyada insan haklarının gazetecilikle nasıl ilişkilendirileceğini bugünün koşullarında yeniden değerlendirmek ve nefret söylemi içermeyen bir habercilikte ısrar etmek gerektiğinin altını çizdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle Türkiye gibi hibrid (melez) siyasi sistemlerde, insan hakları bakışının çok önemli olduğunu belirten Belli, Sivil Sayfalar’a içerik geliştirme konusunda verdiği destek üzerinden, insan hakları ve demokratikleşme temelinde yayın politikasının yeniden nasıl şekillendirileceği üzerinden çalıştıklarını da paylaştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yaklaşımla İstanbul Sözleşmesi’nin medya ilkelerine nasıl uyarlanacağı konusunun medyada önemli bir başlık olarak ele alınması gerektiğini kaydeden Belli, büyük uluslararası medya kuruluşlarında dahi, toplumsal cinsiyet eşitliğine dair meslek içi eğitimlerin sınırlı olduğuna da dikkat çekti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul Sözleşmesi’nin yayın ilkelerinin şekillenmesinde kadın gazeteciler için referans olduğunu kaydeden Belli, </span><b>Sözleşme’nin yayın ilkelerine nasıl yerleştirileceğini düşünmenin önemli olduğunu paylaştı. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Medyada artan nefret söylemine karşın, bununla mücadelede büyük kazanımların da elde edildiğini hatırlatan Belli, medyada editörlere cinsiyetçi ve ırkçı ifadeler içeren içerikler konusunda uyarıda bulunabilme ve içeriğin insan hakları anlayışı ile yeniden şekillendirilmenin mümkün olduğunu sözlerine ekledi. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/medyada-artan-nefret-soylemine-karsi-isbirligi-ve-politik-mucadele-ihtiyaci/">Medyada Artan Nefret Söylemine Karşı İşbirliği ve Politik Mücadele İhtiyacı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AĞ-DA&#8217;dan Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları İçin Video Serisi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/05/ag-dadan-toplumsal-cinsiyet-calismalari-icin-video-serisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2021 07:21:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[AĞ-DA Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=65050</guid>

					<description><![CDATA[<p>AĞ-DA Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı, toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalara katkı sunmak için bir video serisi hazırladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/05/ag-dadan-toplumsal-cinsiyet-calismalari-icin-video-serisi/">AĞ-DA&#8217;dan Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları İçin Video Serisi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AĞ-DA Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında çalışan genç akademisyenler ve sivil toplum örgütleri için bir kaynak video serisi hazırladı.</p>
<p>AĞ-DA&#8217;nın hazırladığı video içerikleri ve konuları şöyle:</p>
<h5><span style="font-size: small;">Toplumsal Cinsiyet Çalışmalarının Epistemolojik Temelleri ve Kuramsal Ayrışmalar </span></h5>
<p><iframe loading="lazy" title="Toplumsal Cinsiyet Çalışmalarının Epistemolojik Temelleri ve Kuramsal Ayrışmalar - Eser Köker" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/458eeW5iNgI?start=3&#038;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Eser Köker, farklı kuram ve metodolojilerin karşılaşma, birbirini etkileme biçimleri ile feminist hareketlerin politik yönelimleri arasında bağlantıları, kurmanın tarihsel ve toplumsal bağlamı içerisinde ele alıyor.</p>
<h5><strong><span style="font-size: small;">Toplumsal Cinsiyet Araştırmaları Metodolojisi </span></strong></h5>
<p><iframe loading="lazy" title="Toplumsal Cinsiyet Araştırmaları Metodolojisi - Eser Köker" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/P8PEk293Euc?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Eser Köker, toplumsal cinsiyet araştırmalarında metodoloji tartışmalarını ele alıyor.</p>
<h5><strong>Toplumsal Cinsiyet Araştırmalarında Nicel Veri Toplama Teknikleri </strong></h5>
<p><iframe loading="lazy" title="Toplumsal Cinsiyet Araştırmalarında Nicel Veri Toplama Teknikleri 1 - Melek Göregenli" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/GqorKYXxd68?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Melek Göregenli, niteliksel ve niceliksel yöntemlerin farklarını tartışarak, niceliksel yöntemin aşamalarını ve kullanılan teknikleri ele alıyor.</p>
<h5><strong>Toplumsal Cinsiyet Araştırmalarında Nicel Veri Toplama Teknikleri 2</strong></h5>
<p><iframe loading="lazy" title="Toplumsal Cinsiyet Araştırmalarında Nicel Veri Toplama Teknikleri  2 - Melek Göregenli" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/2z6IAhz_SoQ?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Melek Göregenli, toplumsal cinsiyet araştırmalarında nicel veri toplama tekniklerini ele alıyor.</p>
<h5><strong>Niceliksel Araştırmalarda Verilerin Çözümlenmesi</strong></h5>
<p><iframe loading="lazy" title="Niceliksel Araştırmalarda Verilerin Çözümlenmesi - İnan Özdemir Taştan" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/YhJ6Fa-V3oE?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>İnan Özdemir Taştan toplumsal cinsiyet araştırmalarında niceliksel verilerin çözümlenmesinde kodlama, temel istatistik analizleri ve verileri grafik ve tablo olarak aktarma konularını ele alıyor.</p>
<h5><strong>İkincil Verilere Erişim ve Bu Verilerin Çözümlenmesi</strong></h5>
<p><iframe loading="lazy" title="İkincil Verilere Erişim ve Bu Verilerin Çözümlenmesi - İnan Özdemir Taştan" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/3NCxkg462PA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>İnan Özdemir Taştan, toplumsal cinsiyet araştırmalarında ikincil verileri tanıma, bunlara erişme, ikincil verilerle ne tür araştırmalar yapılabileceği ve ikincil verilerle çalışmanın avantaj ve dezavantajları konularını ele alıyor.</p>
<h5><strong>Post yapısalcı Feminist Söylem Çözümlemesi</strong></h5>
<p><iframe loading="lazy" title="Post yapısalcı Feminist Söylem Çözümlemesi - Meral Camcı" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/Brq2-KNR_Ro?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Meral Camcı, söylem çözümlemesi yaklaşımlarına tarihsel ve kuramsal bir giriş yaparak temel kavramları, çalışmaları ve tartışmaları ele alıyor.</p>
<h5><strong>Niteliksel Veri Çözümlemesi</strong></h5>
<p><iframe loading="lazy" title="Niteliksel Veri Çözümlemesi - İnan Özdemir Taştan" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/5oKIiUBANLI?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>İnan Özdemir Taştan, niteliksel verilerin karakteri ve bu verilerin çözümlenmesindeki ana aşamaları (verileri okuma, kodlama, analitik hatırlatma notları yazma, raporlama vd.) hakkında bilgi veriyor.</p>
<h5><strong>Veri Çözümlemede İstatistiksel Araçlar</strong></h5>
<p><iframe loading="lazy" title="Veri Çözümlemede İstatistiksel Araçlar - Mustafa Kemal Coşkun" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/zr1elOTaloE?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Mustafa Kemal Coşkun, SPSS paket program ile veri girişi ve veri analizi konularını anlatıyor.</p>
<h5><strong>Veri Çözümlemede İstatistiksel Araçlar</strong></h5>
<p><iframe loading="lazy" title="Veri Çözümlemede İstatistiksel Araçlar - Mustafa Kemal Coşkun" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/zr1elOTaloE?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Mustafa Kemal Coşkun, SPSS paket program ile veri girişi ve veri analizi konularını anlatıyor.</p>
<h5><strong>Kamu Bütçesi, Eşitsizlikler ve Toplumsal Cinsiyet</strong></h5>
<p><iframe loading="lazy" title="Kamu Bütçesi, Eşitsizlikler ve Toplumsal Cinsiyet - Yelda Yücel" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/aQwytgBeHMA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Yelda Yücel, bütçelemenin temellerini, eşitlik ve toplumsal cinsiyet temelli bütçelemenin esaslarını göstergelerle aktarıyor.</p>
<h5><strong>Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme</strong></h5>
<p><iframe loading="lazy" title="Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme - Yelda Yücel" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/cjUyqDG-9cI?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Yelda Yücel, toplumsal cinsiyet duyarlı bütçelemenin nasıl inşa edilebileceğini Türkiye ve Dünyadan örneklerle anlatıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/05/ag-dadan-toplumsal-cinsiyet-calismalari-icin-video-serisi/">AĞ-DA&#8217;dan Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları İçin Video Serisi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AĞ-DA Kadın ve LGBTİ+ Hakları İçin Bir Arada</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/29/ag-da-kadin-ve-lgbti-haklari-icin-bir-arada/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2020 12:47:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[AĞ-DA Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Doğanay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=55388</guid>

					<description><![CDATA[<p>AĞ-DA Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı, 56 akademisyen ve 40 sivil toplum örgütünden oluşan kadrosuyla  kadın ve LGBTİ + hakları üzerine çalışıyor. Ağ üzerine Proje Koordinatörü Prof. Dr. Ülkü Doğanay ile konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/29/ag-da-kadin-ve-lgbti-haklari-icin-bir-arada/">AĞ-DA Kadın ve LGBTİ+ Hakları İçin Bir Arada</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı, özellikle OHAL ve sonrasında STÖ ve akademiye yönelik artan baskılara karşı bir dayanışma ve ortak çözüm merkezi olmayı hedefliyor. Proje Koordinatörü Prof. Dr. Ülkü Doğanay; “</span><span style="font-weight: 400;">Çıkış noktamız </span><span style="font-weight: 400;">‘Birbirimizin derdine nasıl sahip çıkabiliriz? Ortak bir alan nasıl geliştirebiliriz? Sözümüzü nasıl çoğaltabiliriz?’ soruları</span><span style="font-weight: 400;"> oldu” diyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">19-20 Haziran’da ilk çevrimiçi eğitimlerini gerçekleştiren Ağ, </span><span style="font-weight: 400;">3-4 Temmuz ve 10-11 Temmuz tarihlerinde yine çevrimiçi olarak Toplumsal Cinsiyet Araştırmalarında Veri Toplama Yöntemleri ve Veri Çözümleme Yöntemleri üzerine iki atölye düzenleyecek. </span></p>
<p><b>Ağın kuruluş amacını sizden dinleyebilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-55392 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/ulku-doganay-640x479.jpg" alt="Ülkü Doğanay" width="351" height="263" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/ulku-doganay-640x479.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/ulku-doganay-1024x766.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/ulku-doganay.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 351px) 100vw, 351px" />Bizler, üniversitelerde toplumsal cinsiyet eşitliği alanında çalışmalar yürüten, dersler veren, tezler yazan akademisyenler, Barış Bildirisi’ni imzaladığımız için üniversitenin dışına itildik. İhraç edildik ve dayanışma akademilerinin çatısı altında bir araya gelerek çalışmaya devam ettik. Ancak bizlerin üniversitenin dışında kalması, kadın ve LGBTİ+ hak örgütleriyle bir araya gelme ve birlikte çalışma mecramızı da önemli ölçüde ortadan kaldırdı. Diğer yandan OHAL ve sonrasında yaşananlar yalnızca işlerini kaybeden bizlerin değil, üniversitelerinde çalışmaya devam eden çok sayıda akademisyen ve sivil toplum örgütlerinin de çalışmalarını ağır biçimde etkiledi. Baskı hem akademiye, hem STÖ’ne karşı giderek artarken diğer hak alanlarında olduğu gibi kadın ve LGBTİ+ hakları alanındaki kazanımlar da iktidarın hedefinde yer aldı. Buna karşı her birimiz, kendi yöntemlerimizle mücadele etmeye çalıştık, çalışıyoruz ve bu mücadelemizde güçbirliği yapmanın bizi kuvvetlendireceğine inanıyoruz. Çıkış noktamız da bir araya gelmenin bizi güçlendireceğine duyduğumuz bu inanç oldu. Yani bu ağ, aslında Dayanışma Akademileri çatısı altında bir araya gelen ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında çalışan akademisyenlerin sivil toplum örgütleriyle arasındaki bağı güçlendirme ihtiyacından doğdu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçtiğimiz yıl bahar aylarında Avrupa Birliği’nin yayınladığı Sivil Toplum Aracı Ağlar ve Platformlar Hibe Programı Çağrısı’na Ankara Dayanışma Akademisi (S. S. ADA Eğitim Kooperatifi) ve </span><span style="font-weight: 400;">BİRARADA Bilim, Sanat, Eğitim, Araştırma ve Dayanışma Derneği’nin işbirliğinde başvurduk. “Dayanışma Akademileri Ağı Aracılığıyla Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Geliştirme” başlığını taşıyan projemiz kabul edildi ve Ocak 2020 tarihinde yürürlüğe girdi. Dolayısıyla AB tarafından finanse edilen bir proje ile desteklenmesi, bize ağın birlikte iş yapabilme gücünü ve kapasitesini geliştirmemize imkân sağlayacak bir zemin hazırladı. Ancak biz, bu ağın proje ile sınırlı kalmaması, proje kapsamında desteklenen etkinliklerin dışına çıkarak, bunun ötesine geçerek kendi araçlarını oluşturan, yaşayan ve proje süresiyle sınırlı olmayan bir alan oluşturmasını hedefledik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu sebeple, çıkış noktamız </span><span style="font-weight: 400;">“Birbirimizin derdine nasıl sahip çıkabiliriz? Ortak bir alan nasıl geliştirebiliriz? Sözümüzü nasıl çoğaltabiliriz?” soruları</span><span style="font-weight: 400;"> oldu ve hem akademisyenlere hem de LGBTİ+ hakları alanlarında çalışan sivil toplum örgütlerine ağa katılma çağrımızı ulaştırdık. Çağrımıza şimdiye kadar 56 akademisyen ve 40 sivil toplum örgütü yanıt vererek ağa üye oldu. Şimdiye kadar ağa üye olan sivil toplum örgütlerinin yaklaşık yarısı kadın hakları ve diğer yarısı da LGBTİ+ hakları alanında çalışıyor. Bu sayı her geçen gün artıyor. </span></p>
<p><b>Nasıl bir yapılanmaya sahipsiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-55390 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/ag-da.jpg" alt="Ağ-Da " width="275" height="392" />Ankara, İstanbul, İzmir’in yanı sıra Antalya, Diyarbakır, Dersim, Eskişehir, Kocaeli’den ağa üye olan örgütler oldu. Baroların, Tabipler Birliği’nin, İnsan Hakları Derneği’nin kadın hakları alanında çalışan birimleri de üyelerimiz arasında yer aldı. Aynı şekilde Ankara Dayanışma Akademisi ve Birarada Derneği’nin yanı sıra İstanbul’dan Kampüssüzler, İzmir Dayanışma Akademisi, Kocaeli Dayanışma Akademisi, Antalya Dayanışma Akademisi’nden ve yine akademisyenler tarafından kurulan Aramızda Derneği ağın üyeleri arasında. Üniversitelerde görevlerine devam eden veya etmeyen çok sayıda akademisyen de ağda yer alıyor.</span></p>
<p><b>AĞ-DA neler yapacak? Toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde öncelikli olarak gördüğünüz sorunlar neler ve siz sorunların çözümüne dair nasıl bir yol izlemeyi planlıyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ağın proje kapsamında desteklenen bir dizi etkinliği var. </span><span style="font-weight: 400;">Bu etkinliklerle hem Dayanışma Akademilerinin hem de Sivil Toplum Örgütlerinin toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki araştırma, izleme, raporlama, savunuculuk kapasitelerini geliştirmeyi hedefliyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı zamanda, akademisyenlerle sivil toplum örgütlerinin güçbirliği içinde hareket edebilmesi </span><span style="font-weight: 400;">için bir zemin oluşturabilmeyi istiyoruz. </span><span style="font-weight: 400;">Bunların bir kısmı, ağ olarak kapasitemizi güçlendirecek ve birlikte politika geliştirmemize katkı sağlayacağını düşündüğümüz atölyelerden oluşuyor. Ağın birlikte iş yapabilme ve politika geliştirmesine katkıda bulunacağını düşündüğümüz toplam sekiz atölye, önümüzdeki bir buçuk yıllık süreç içinde gerçekleştirilecek. Eş zamanlı olarak. </span><span style="font-weight: 400;">OHAL ve sonrasında yaşanan gelişmelerin toplumsal cinsiyet eşitliği alanında çalışan akademisyenler ile sivil toplum örgütleri üzerindeki etkisini ortaya koyan ve ortak eylem stratejileri oluşturarak politik atmosferin yarattığı engellemelerle baş etme yollarını tespit etmeyi hedefleyen bir saha araştırması yürütüyoruz. Bu araştırmanın raporu da önümüzdeki yıl bu zamanlarda yayınlanmış olacak. Araştırmayı takiben </span><span style="font-weight: 400;">içeriğini ve biçimini araştırma sonuçlarına ve ağın üyelerinin taleplerine göre belirleyeceğimiz, çevrimiçi olarak yürütülecek ve her biri dört hafta sürecek 12 ayrı seminer açacağız. Ayrıca proje kapsamında akademisyenlerin ve sivil toplum örgütlerinin birlikte yapacağı araştırma ve savunuculuk gibi etkinlikleri desteklemek üzere 15 küçük hibe verilecek. </span><span style="font-weight: 400;">Bunların </span><span style="font-weight: 400;">ağdaki akademisyenler ve sivil toplum örgütleri arasındaki işbirliğinin güçlenmesine ve araştırma, bilgi ve deneyim paylaşımı, ortak eylemsellik alanlarının inşasının teşvik edilmesine katkı sağlayacağını ümit ediyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bütün bunlar, söylediğim gibi ağın proje kapsamında desteklenen faaliyetleri olacak. Ancak, bunların dışında da ağın üyelerinin birlikte yapabileceği savunuculuk, araştırma, raporlama, belgeleme faaliyetleri için ağın bir ortaklaşma alanı oluşturmasını istiyoruz. Bu kapsamda başka neler yapabileceğimizi süreç içinde birlikte göreceğiz ve kararlaştıracağız.</span></p>
<p><b>Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında sivil toplumla akademisyenlerin bağının azaldığını, kuruluş amacınızın da bunu güçlendirmek olduğunu söylüyorsunuz. Bu bağın zayıflamasının gerekçeleri nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında bu bağın zayıflamasının birden çok sebebi var; ama öncelikle, bizi bir araya getiren başlıca sebep toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki kazanımların -hem akademideki, hem de sivil toplum alanındaki kazanımlardan söz ediyorum- iktidarın baskıcı politikalarının hedefinde yer alması. Biz bunu ağa katılmaya çağrı metnimizde </span><span style="font-weight: 400;">OHAL döneminde ve sonrasında yaşanan otoriterleşmenin sivil alanda yol açtığı daralma, demokratik hakların erozyonu ve toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtı politikalar karşısında yeni demokratik yöntem ve araçlar geliştirme ihtiyacı ile açıkladık. Bu ihtiyaç OHAL ve sonrasında daha da görünür hale gelen baskıcı rejimin, bir yandan sivil alanı tahrip ederken, bir yandan da yarattığı kontrol ve kısıtlama mekanizmaları ile toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki kazanımları hedefine almasından kaynaklanıyor. Yani bize göre, bu baskı iki kanal üzerinden eşzamanlı olarak ortaya çıktı. </span></p>
<p><b>Sivil toplum ve akademide oluşan baskılara daha yakından bakabilir miyiz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir yandan kadın hakları alanında çalışan sivil toplum örgütleri arasında kapatılanlar oldu; kayyum atanan belediyelerin kadın merkezleri ve sığınma evleri kapatıldı; LGBTİ+ haklarını savunan örgütleri etkinlikleri yasaklandı, engellendi, çeşitli baskılarla karşılaştılar. Bir yandan da kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi alanlarda çalışmalar yapan çok sayıda akademisyen, Kanun Hükmünde Kararnameler ile üniversitelerden ihraç edildi, erken emekliliğe ya da istifaya zorlandı. Üniversitelerin dışına itilerek akademik çalışmalarını sürdürmenin fiziki ve maddi koşullarından mahrum bırakıldı. Bu akademisyenlerin vermekte oldukları dersler ya kapatıldı ya da çoğunlukla alanda deneyim ve birikimi olmayan akademisyenler tarafından üstlenildi. İşlerinden edilen öğretim üyelerinin yürüttükleri araştırmalar yarım, yönetmekte oldukları tezler danışmansız kaldı. İşlerinden edilen araştırma görevlilerinin akademik çalışmalarını sürdürmelerine imkân sağlayacak fiziki ve maddi koşulların yanı sıra alanda deneyim sahibi akademisyenlerle birlikte çalışabilme ve üniversitelerdeki bilgi üretim süreçlerine dahil olma imkanları ellerinden alındı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yine bu dönemde, toplumsal cinsiyet eşitliği ve LGBTİ+ hakları, hem üniversitelerde görevlerine devam eden akademisyenler hem de öğrenciler açısından çalışılması sakıncalı görülen konular arasına girdi. Öte yandan üniversitelerde çalışmaya devam eden pek çok akademisyenin de bu alanda araştırmalarını ve eğitim faaliyetlerini sürdürebilme imkanları giderek daha kısıtlı hale geldi. Üniversiteler bünyesinde oluşturulan Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezleri, Toplumsal Cinsiyet Araştırma Merkezleri, Kadın Çalışmaları Anabilim Dalları, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği sertifika programlarının pek çoğu ya kapatıldı ya da işlevsiz hale getirildi. İhraç edilen, sözleşmesi yenilenmeyen veya görevden ayrılan akademisyenlerin yerine bu merkezlere kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanı ile ilgisi olmayan akademisyenler atandı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kimi yüksek lisans programlarının ismine “aile” sözcüğü eklenerek bu programların içeriği kadının varlık alanını aile ile sınırlayan muhafazakâr tahayyül etrafında yeniden şekillendirildi. Bu süreçte Yüksek Öğretim Kurulu, 2015 yılında üniversitelere gönderdiği “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi”ni yürürlükten kaldırdığını açıkladı. YÖK,“toplumsal cinsiyet eşitliği” kavramının üniversitelerin müfredatından çıkarılmasını talep ederken “aile ve Türk toplumunun değerlerini önceleyen adalet temelli kadın çalışmaları” yaklaşımının benimsendiğini duyurdu. Ayrıca, üniversiteler bünyesinde toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinde birlikte hareket eden akademisyenler, sivil toplum örgütleri ve öğrencilerin de girişimleriyle oluşturulan Cinsel Taciz ve Saldırıyı Önleme birimleri etkisizleştirildi. Öğrenciler tarafından kurulan kadın ve LGBTİ+ hakları kulüplerinin faaliyetleri engellenirken çok sayıda öğrenci soruşturma baskısıyla karşı karşıya geldi.</span></p>
<p><b>Baskılar ve yasaklamalara karşı sivil toplumun ve akademinin etkisini güçlendirmek için hangi adımları atacaksınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadın örgütleri ve LGBTİ+ örgütleri bu baskılar ve yasaklar karşısında ayakta kalmayı ve dayanışma bakımından alternatifler geliştirmeyi, her koşul altında mücadelelerini sürdürmeyi büyük ölçüde başardı ve başarmakta. Ancak sözünü ettiğim gelişmeler, aynı zamanda kadın ve LGBTİ+ örgütlerinin üniversitelerle birlikte yürüttükleri çalışmaların önüne set çekti: Bu örgütlerin pek çoğu, kampüslerin kapısından giremez oldu; örgütlerin temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen ve akademik bilgi ile savunuculuk deneyimi arasında bir köprü kurulmasına imkân sağlayan seminer, atölye ve dersler yapılamaz oldu. Üniversitelerin Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezlerinin ve Kadın Çalışmaları Programlarının işlevsiz kılınmasıyla, bu alana dair üretilen teorik bilginin, bu programlara dahil olan aktivistlerin ve sivil toplum çalışanlarının katkısıyla sahaya taşınması zorlaştı. Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında üretilen bilginin mülteci hakları, engelli hakları, çocuk hakları, ırkçılık, ayrımcılık ve nefret söylemi ile mücadele gibi alanlardaki deneyim ve birikimle kesişmesine imkân sağlayan ortaklaşmaların zemini tahrip edildi. Böylece üniversitelerde toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden bilgi üretim süreçleri ve bilgi üretim süreçlerine feminist müdahale olanakları kısıtlandı. Akademi ile sivil toplum arasındaki bağın koparılması, kadın ve LGBTİ+ hakları açısından bu iki alan arasındaki güç birliği ve dayanışma ile elde edilen kazanımların zayıflamasına yol açtı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bütün bu gelişmeler, bize akademi ve sivil toplum alanındaki tahribat karşısında bir güç birliği, dayanışma ve ortak mücadele alanı yaratmanın ne denli önemli olduğunu gösterdi. Bu sebeple, bu bağı yeniden kurabilmek ve güçlendirebilmek için akademisyenleri ve sivil toplum örgütlerini bir araya getiren bir ortak platform, bir ağ oluşturmanın önem taşıdığını düşündük. Bu ağın hem birbirimizden haberdar olmamız hem de birlikte hareket edebilmemiz, deneyim paylaşabilmemiz, akademisyenlerin sivil toplum örgütlerinin sahada kazandığı deneyimden beslenebilmesi ve alana dair teorik bilgiyi bu deneyimin süzgecinden geçirerek yeniden üretebilmesi, ihtiyaç sahiplerine aktarabilmesi için bir aracı olabileceğini düşündük. </span></p>
<p><b>Cinsiyet eşitliğine eklenen “toplumsal” kelimesi neyi işaret ediyor? Cinsiyet eşitliği ile toplumsal cinsiyet eşitliği arasındaki farklar neler? Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliğinin tarihine bakarsak neler söyleriz? Ne kadar yol alınmış, CEDAW, İstanbul Sözleşmesi gibi imzalanmış kararlarda uygulamalar arasında ne kadar fark var? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-55393 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/kadin-orgutleri.jpg" alt="kadın örgütleri" width="294" height="196" />Buradaki temel ayrım kavramın cinsiyetin toplumsal olarak inşa edilen, atanan bir konum olduğunu vurgulamak için kullanılıyor olması. Dolayısıyla toplumsal cinsiyet eşitliğinden söz ettiğimizde, aynı zamanda biyolojik olarak belirlenmiş cinsiyetin ötesinde, cinsiyet kimliklerinin toplumsal normlar, inanç sistemleri, değerler, örneğin patriarka, heteronormativite tarafından belirleniyor olması. Bu sebeple cinsiyet eşitliğinden değil, toplumsal olarak yaratılan eşitsizliklerden söz etmek için bu kavramı kullanıyoruz. Türkiye’de 12 Eylül darbesinin ardından kadın hareketi ve özellikle 2000’li yıllarla birlikte LGBTİ+ hareketi çok önemli bir mücadele alanı açtı ve bu yolda önemli kazanımlar elde edildi. </span><span style="font-weight: 400;">CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi bu mücadelelerin de katkısıyla elde edilmiş kazanımlardı. Ancak özellikle son yıllarda, iktidarın bu kazanımları ters yüz etmek üzere bilinçli bir çaba içinde olduğunu gördük. Sözleşmelerin kağıt üzerinde kalması için ve bunlardan geri adım atılması için de sistemli bir çaba harcanıyor. Yine de kadın hakları ve LGBTİ+ hakları alanındaki örgütlerin ısrarlı mücadelesi, tüm baskılara rağmen sahayı terk etmemesi bu yolda iktidarın işini zorlaştırıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine yapılan çalışmaların önündeki engeller neler? (Hükümet, toplum, medya… tüm açılardan bakabiliriz bu soruya) </span><span style="font-weight: 400;">Onur yürüyüşlerinin engellenmesi, Diyanet’in açıklamalarıyla artan saldırılar, kadına şiddetin önüne geçilememesi, trans cinayetleri hepsi toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir meselesi. MEB 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı Hedefleri Listesi&#8217;nde toplumsal cinsiyet eşitliği dersini kaldırmıştı örneğin. Yine üniversitelerde bu alanda ders veren akademisyenlere baskı uygulandığını belirtiyorsunuz. </span></p>
<p><b>İlk atölyenizi Dayanışma Akademileri Ağı Aracılığıyla Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Geliştirme Projesi adıyla gerçekleştirdiniz. Nasıl geçti atölye? Neler konuşuldu, hangi başlıklar öne çıktı? Nasıl faydalar edinildi? Bundan sonra ajandanızda neler yer alıyor yakın zamanda? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ağın çıkış noktası akademisyenler, hak savunucuları ve sivil toplum örgütlerinin üyeleri, aktivistleri arasında karşılıklılık ilişkisi üzerine kurulu, hiyerarşik olmayan, birlikte düşünüp birlikte eylemeyi ve birbirinden öğrenmeyi önceleyen bir ilişki kurabilmek oldu. Bunun için de ağın ilk etkinliğini “iç iletişim” başlığı altında gerçekleştirmeyi planladık. Yüzyüze yapmayı umduğumuz bir atölyeydi bu, ne yazık ki pandemi koşulları nedeniyle 19-20 Haziran’da çevrimiçi olarak gerçekleştirebildik. Ancak bu sayede de daha çok üyemizin bir araya gelebilmesini ve birlikte nasıl eyleyeceğiz, neler yapacağız, nasıl karar alacağız, birbirimizle nasıl iletişim kuracağız gibi soruların üzerine düşünüp tartışabilmesine imkân sağladı. Bu atölyeye toplamda 52 kişi katıldı. Bunların yarısı Türkiye’nin çeşitli illerinde faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerindendi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">3-4 Temmuz ve 10-11 Temmuz tarihlerinde yine çevrimiçi olarak Toplumsal Cinsiyet Araştırmalarında Veri Toplama Yöntemleri ve Veri Çözümleme Yöntemleri üzerine iki atölyemiz var. Bu atölyelere alanında uzman 8 eğitimci katılacak toplamda. Feminist metodoloji, feminist araştırma etiği, queer teori, nitel, nicel veri toplama ve analiz teknikleri gibi konular ele alınacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Daha sonrasında Eylül ayından itibaren yüzyüze gerçekleştirmeyi ümit ettiğimiz başka atölyelerimiz olacak.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/29/ag-da-kadin-ve-lgbti-haklari-icin-bir-arada/">AĞ-DA Kadın ve LGBTİ+ Hakları İçin Bir Arada</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
