<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doğa Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/stk/doga-dernegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/doga-dernegi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 Oct 2024 11:11:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Doğa Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/doga-dernegi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>21. Türkiye Kuş Konferansı Yaban Hayatı Suçları ve Kuşlar temasıyla Ankara’da</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/10/15/21-turkiye-kus-konferansi-yaban-hayati-suclari-ve-kuslar-temasiyla-ankarada/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Oct 2024 11:10:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[kuş konferansı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87095</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğa Derneği’nin organize ettiği 21. Türkiye Kuş Konferansı, Gazi Üniversitesi ev sahipliğinde 18-20 Ekim 2024'te Ankara’da gerçekleşiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/10/15/21-turkiye-kus-konferansi-yaban-hayati-suclari-ve-kuslar-temasiyla-ankarada/">21. Türkiye Kuş Konferansı Yaban Hayatı Suçları ve Kuşlar temasıyla Ankara’da</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">3 gün sürecek konferansa 30 akademisyen ve uzman sunumlarıyla katkı koyacak. Van, Denizli, Bolu, Muğla, İstanbul, Edirne, Uşak ve Gaziantep gibi Türkiye’nin farklı illerinden 300&#8217;den fazla katılımcının kayıt yaptırdığı konferans, Türkiye’deki yaban hayatı suçlarına dikkat çekmeyi, bu suçlara karşı işbirlikleri oluşturmayı hedefliyor.</p>
<p dir="ltr">20 yılı aşkındır sürdürülen Türkiye Kuş Konferansı, ülkemizin kuşlarının ve onlar için özel önem taşıyan Önemli Doğa Alanları’nın izlenmesi, korunması, yeni iş birliklerinin başlatılması, deneyim paylaşımı ve kuşlara, ekosistemlere ilgi duyanlar için ortak iletişim platformu görevi görüyor. <a href="http://21.si/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://21.si&amp;source=gmail&amp;ust=1729068470159000&amp;usg=AOvVaw2-WT1QnmkhNyhu_JuKdWPb">21.si</a> gerçekleşecek olan Türkiye Kuş Konferansı, bu sene yaban hayatı uzmanları, biyologlar, karar vericiler, yerel belediyeler, jandarma ve emniyet mensuplarını bir araya getirecek.</p>
<p dir="ltr">Yaban Hayatı Suçları ve Kuşlar temasıyla düzenlenen konferansın ilk iki günü Dünya Kuşları Koruma Kurumu ortakları (BirdLife International) dahil olmak üzere Türkiye ve yurtdışından katılımcıların sunumlarıyla geçecek. Konferansta pek çok konuda sunumlar gerçekleşecek; farklı ülkelerde yaban hayatı suçlarıyla mücadele örneklerinden nesli tehlike altındaki dalıcı ördeklerin ekolojisine, genetik çalışmalardan yapay zekaya, sanatta kuş yuvalarının incelemesinden edebiyattaki yaban hayatı suçlarına kadar geniş bir kapsamda çalışmalar sunulacak. Üçüncü gün ise Mogan Gölü Önemli Doğa Alanı’nda kuş gözlem gezisi yapılacak.</p>
<p dir="ltr">‘Yaban hayatı suçları çoğu ülkede olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir tehdit.’</p>
<p dir="ltr">21. Türkiye Kuş Konferansı hakkında açıklama yapan Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç; ‘Dünya Kuşları Koruma Kurumunun <a href="http://www.birdlife.org/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://www.birdlife.org/&amp;source=gmail&amp;ust=1729068470159000&amp;usg=AOvVaw08ZEzCjS_pWcvrLl0OVanM">(BirdLife International)</a> 54 ülkede binlerce uzman ve gönüllüyle hazırladığı Avrupa Kuşları Kırmızı Listesi’nde, Avrupa’daki her beş kuştan biri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Yasadışı öldürme, yakalama ve ticaret dahil olmak üzere aşırı istismar; küresel olarak kuşların soyunun tükenmesindeki en önemli etkenlerden biri.</p>
<p dir="ltr">Yaban hayatı suçları çoğu ülkede olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir tehdit. Ancak geniş bir coğrafya olması ve insan kaynağı eksikliği nedeniyle veriler yetersiz, tehdidin şiddeti sadece tahminlere dayanıyor. Doğrudan ya da dolaylı olarak zehirlenen, yasal ya da yasadışı olarak avlanan ve kaçırılan yaban hayvanlarının sayısı tam olarak bilinmiyor. Bu tehdidin Türkiye çapında şiddetinin belirlenmesi, karar vericiler tarafından önlemlerin alınması gerekiyor. Doğa Derneği’ne sıklıkla yaban hayatı suçlarına yönelik ihbarlar geliyor ve son yıllarda bu ihbarların sayısı artıyor. Bu yılki Konferans bu suçlar konusunda çalışan uzmanlar, gönüllüler ve yetkilileri bir araya getirmeyi ve çözüm önerilerinin konuşulmasını amaçlıyor. Bu amaçla gerçekleştireceğimiz Konferansın Düzenleme Kurulu Üyeleri olan Prof. Dr. Selami CANDAN, Prof. Dr. Burçin Aşkım GÜMÜŞ, Dr. Erhan Doğan ERSOY ve Umut Ali DAĞ’a teşekkür ederiz.’’ dedi.</p>
<p dir="ltr">Doğa Derneği’nin düzenlediği konferansın ortakları arasında; Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuş Gözlem Topluluğu ve Gazi Üniversitesi Biyolojik Takip ve Araştırma Topluluğu yer alıyor. Konferans, Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı ve GEF Küçük Destek Programı tarafından destekleniyor.</p>
<p dir="ltr">21. Türkiye Kuş Konferansı programına <a href="https://dogadernegi.org/21-turkiyekuskonferansi/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://dogadernegi.org/21-turkiyekuskonferansi/&amp;source=gmail&amp;ust=1729068470160000&amp;usg=AOvVaw0xGry4XkE46lFJybpNOazG">dogadernegi.org/21-<wbr />turkiyekuskonferansi/</a>  adresin<wbr />den ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/10/15/21-turkiye-kus-konferansi-yaban-hayati-suclari-ve-kuslar-temasiyla-ankarada/">21. Türkiye Kuş Konferansı Yaban Hayatı Suçları ve Kuşlar temasıyla Ankara’da</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Adaleti Seminerleri Devam Ediyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/01/24/iklim-adaleti-seminerleri-devam-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jan 2024 09:37:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğa Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Adaleti]]></category>
		<category><![CDATA[webinar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=85918</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğa Derneği'nin iklim adaletini, kırılgan gruplar, toplumsal cinsiyet ve çocuk hakları gibi farklı perspektiflerden incelediği seminer serisi, “Çevresel Adaletten İklim Adaletine: Doğaya Adalet Penceresinden Bakmak” webinarıyla devam ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/01/24/iklim-adaleti-seminerleri-devam-ediyor/">İklim Adaleti Seminerleri Devam Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><strong>5 Şubat 2024 tarihinde 19.30-21.00</strong> saatleri arasında çevrim içi gerçekleşecek etkinlik, sınırlı sayıda katılımcı ile ücretsiz gerçekleşecek.</p>
<p class="p1">Webinar sonunda katılımcılara, İklim Adaletini savunmak için kurulan İklim Adaleti Hukukçu Ağı’na katılma hakkı sağlanacak.</p>
<p class="p1">Webinara avukatlar, stajyer avukatlar, hukuk fakültesi öğrencileri ve konuya ilgi duyan tüm hukukçular başvurabilir.<span class="Apple-converted-space">   </span></p>
<p class="p1">Başvuru için <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLScEFrlBFDng0X-FyeA_FAD69A3S9rmxauLqM0H8gLqAbRKrCQ/viewform" target="_blank" rel="noopener"><b>linke</b> </a>tıklayabilirsiniz.</p>
<p class="p1"><strong>Son başvuru tarihi:</strong> 2 Şubat 2024</p>
<p class="p1"><em><b>Dr. Defne Gönenç Kimdir?</b></em></p>
<p class="p1"><em>Dr. Defne Gönenç, küresel çevre politikaları, çevre adaleti ve kalkınmakta olan ülkelerin siyasi ekonomisi üzerine çalışmaktadır. Araştırmaları Hindistan, Yunanistan ve Türkiye üzerine yoğunlaşmıştır. Gönenç, doktorasını İsviçre’deki Graduate Institute of International and Development Studies’de, master programını ise İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi’nde burslu tamamlamıştır. Doktorası esnasında aynı üniversitede asistan olarak çalışmıştır. Lisans eğitimini 2010 yılında ODTÜ Uluslararası İlişkiler bölümünde bölüm ve üniversite derecesiyle tamamlayan Gönenç, İngilizce, Fransızca ve Yunanca bilmektedir. Birçok uluslararası makalenin yazarı olan Gönenç’in babasıyla kaleme aldığı bir de kitabı vardır.</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/01/24/iklim-adaleti-seminerleri-devam-ediyor/">İklim Adaleti Seminerleri Devam Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğa Derneği &#8216;Hukuk ve Doğa Okulu&#8217;na Davet Ediyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/07/doga-dernegi-hukuk-ve-doga-okuluna-davet-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Jul 2023 13:53:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğa Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[doğa hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Adaleti]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliğiyle mücadele]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84514</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğa Derneği, 17-18-19 Ağustos 2023 tarihlerinde doğa hakkı, iklim değişikliğiyle mücadele, iklim adaleti ve hukuka dair gelişmeleri hep birlikte tartışmayı hedefledikleri Hukuk ve Doğa Okulu'nun üçüncüsünü düzenliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/07/doga-dernegi-hukuk-ve-doga-okuluna-davet-ediyor/">Doğa Derneği &#8216;Hukuk ve Doğa Okulu&#8217;na Davet Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p class="p1">Okulda doğa savunuculuğundaki deneyimleri paylaşmak, hukuku doğa savunusunda etkin bir araç olarak kullanmak, doğa ve iklim okur-yazarlığını geliştirmek ve saha bilgilerini arttırmak için bir araya geliniyor.</p>
<p class="p1">Doğa savunuculuğu konusunda uzmanlaşmak isteyen hukukçular <b>17-18-19 Ağustos</b> <b>2023</b> tarihlerinde düzenlenecek bu üç günlük buluşmaya katılabilir.</p>
<p class="p1">Program Doğa Derneği Hukuk danışmanları <b>Özlem Altıparmak</b> ve <b>Cem Altıparmak</b> tarafından koordine edilmektedir.</p>
<h5 class="p1"><strong>Hukuk ve Doğa Okulu’nda Neler Konuşulacak?</strong></h5>
<ul class="ul1">
<li class="li3"><span class="s2">Doğa hakkı ve doğa savunuculuğunda hukukun etkin bir araç olarak kullanımı</span></li>
<li class="li3"><span class="s2">Doğa savunuculuğunda başvurulabilecek ulusal ve uluslararası hukuki mekanizmalar</span></li>
<li class="li3"><span class="s2">Türkiye’de doğa mücadelesi tarihine bakış</span></li>
<li class="li3"><span class="s2">İdari başvuru ve dava süreçleri</span></li>
<li class="li3"><span class="s2">Proje dosyası inceleme ve örnek davalar</span></li>
<li class="li3"><span class="s2">Doğa Derneği’nin savunuculuk deneyimleri</span></li>
<li class="li3"><span class="s2">Doğa ve iklim okur-yazarlığı</span></li>
<li class="li3"><span class="s2">İklim adaleti</span></li>
<li class="li3"><span class="s2">Avcılık ve doğayla uyumlu yaşam</span></li>
</ul>
<p class="p4">Yukarıdaki konuları hak temelli yaklaşımla ele alıp; Gediz Deltası ve Orhanlı Köyü JES sahasında alanında uzman kişilerle birlikte ziyaretler gerçekleştirilecek. Bu ziyaretlerin ardından doğa savunuculuğuna dair birlikte neler yapılabileceği değerlendirilecek.</p>
<h5 class="p1"><strong>Kimler Başvurabilir?</strong></h5>
<p class="p1">Doğa savunuculuğu alanında kendini geliştirmek isteyen, kolektif ve yaratıcı üretim süreçlerine uyum gösterebilen, doğa hakkı ve iklim hukuku alanında Türkiye ve Dünya’daki gelişmelere ilgi duyan;</p>
<ul class="ul1">
<li class="li6"><span class="s2">Hukuk fakültesi öğrencileri (4.Sınıf)</span></li>
<li class="li6"><span class="s2">Hukukçu akademisyenler,</span></li>
<li class="li6"><span class="s2">Stajyer avukatlar,</span></li>
<li class="li6"><span class="s2">Avukatlar</span></li>
</ul>
<p class="p1">katılımcı olarak başvurabilir.</p>
<p class="p1"><a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLScapnmA-91u83PFcfHTbWjWZyI_7N_oy6jmx2c1J_4mXgdFNg/viewform?usp=send_form" target="_blank" rel="noopener">Kayıt için buraya tıklayabilirsiniz.</a></p>
<p class="p1"><strong>Son başvuru tarihi: 23 Temmuz 2023</strong></p>
<p><a href="https://www.dogadernegi.org/23185/" target="_blank" rel="noopener">Konaklama detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/07/doga-dernegi-hukuk-ve-doga-okuluna-davet-ediyor/">Doğa Derneği &#8216;Hukuk ve Doğa Okulu&#8217;na Davet Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Susuz ve Kurak Dünya Su Günü!&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/22/susuz-ve-kurak-dunya-su-gunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Mar 2023 08:36:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[dünya su günü]]></category>
		<category><![CDATA[kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[su kullanımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83487</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğa Derneği, her yıl 22 Mart’ta su kaynaklarının korunması amacıyla 1993 yılından bu yana kutlanan Dünya Su Günü için bir bilgi notu hazırladı. Bilgi notu, suyun her ne kadar yaşamın döngüsünün temeli olduğu bilinse de su kullanımındaki yanlış uygulamaların suyun varlığını tehlikeye attığını belirtiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/22/susuz-ve-kurak-dunya-su-gunu/">&#8216;Susuz ve Kurak Dünya Su Günü!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Su Günü her yıl 22 Mart’ta <span class="s2">su kaynaklarının korunması amacıyla 1993 yılından bu yana kutlanıyor. </span>Suyun, her ne kadar yaşamın döngüsünün temeli olduğunu bilsek de su kullanımındaki yanlış uygulamalar suyun varlığını tehlikeye atıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne göre dünyadaki tatlı suyun yüzde 70’i tarımda kullanılıyor.</p>
<p class="p1">Sulak alan ekosistemleri yeryüzünün en üretken ve zengin sistemleri. Aynı zamanda en hızlı zarar gören ve yok edilen yaşam alanları. Türkiye sulak alan çeşitliliği ve sayısı açısından zengin bir coğrafya. Türkiye’deki sulak alanların büyük çoğunluğu uluslararası öneme sahip Önemli Doğa Alanı (ÖDA) statüsünde.</p>
<p class="p2">Bugüne kadar Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bu alanların 14’ü Ramsar Alanı (Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar), 59’u Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan ve 32’si Mahalli Öneme Haiz Sulak Alan statüsüyle koruma altına alındı. Bu alanlar hem üreme döneminde hem de göç döneminde kuşlar için hayati önem taşıyor. Yıl boyunca su kuşlarının güvenli bir şekilde üremesi, beslenmesi ve yeniden göç etmesi bu ekosistemlerin var olmasına ve korunmasına bağlı.</p>
<h5 class="p2"><strong>&#8216;1970’ten Bu Yana Dünyadaki Omurgalı Nüfusu Yüzde 69 Azaldı&#8217;</strong></h5>
<p class="p2">Son altmış yılda kaybedilen sulak alanların yüzölçümü iki milyon hektara, yani yaklaşık bir buçuk Marmara Denizi büyüklüğüne ulaştı. Biyoçeşitliliğin hızla yok olmakta olduğunu gösteren raporlarsa birbirini takip ediyor. 1970’ten bu yana dünyadaki omurgalı nüfusu yüzde 69 azaldı. Bu sayı tatlı su türleri için ise yüzde 83’e ulaşmış durumda ve bu durum sulak alanların ciddi ölçüde tahrip edildiğinin de bir göstergesi.</p>
<p class="p2">Türkiye yanlış politikaların da etkisiyle iklim değişikliğinden yüksek derecede etkilenecek ülkeler arasında. Kuraklığın etkilerinin arttığı ülkemizde son 22 yılın en kurak ocak ayı yaşandı. Hem kuraklıkta hem de sel olaylarının şiddetinde artış var. Hava olaylarındaki değişimlere adapte olabilmek için ilk olarak sulak alan ekosistemlerinin restore edilmesi gerekiyor. Sulak alanlar iklim değişikliğinden kaynaklı fırtına, sel ve kıyı şeridi erozyonunun etkilerini azaltıyor. Ayrıca yeraltı suyu depolarını doldurması ve suyu doğal olarak filtre etmesi özellikleri nedeniyle kritik öneme sahip.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-83488 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/03/dunya-su-gunu-640x427.jpg" alt="Dünya Su Günü" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/03/dunya-su-gunu-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/03/dunya-su-gunu.jpg 1024w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5 class="p2"><strong>&#8216;Türkiye’de Yıllık Su Tüketimi 54 Milyar Metreküp&#8217;</strong></h5>
<p class="p2">Suyun, her ne kadar yaşamın döngüsünde kilit rol oynadığını bilsek de su kullanımındaki yanlış uygulamalar suyun varlığını tehlikeye atıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne göre dünyadaki tatlı suyun yüzde 70’i tarımda kullanılıyor.</p>
<p class="p2">Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2019-2023 dönemi için hazırlanan Ulusal Su Planı’na göre, Türkiye’de yıllık su tüketimi 54 milyar metreküp civarında. Bunun 40 milyar metreküpü (yüzde 74) sulamada, 7 milyar metreküpü (yüzde 13) içme-kullanmada ve 7 milyar metreküpü (yüzde 13) sanayi suyu ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılıyor.</p>
<h5 class="p3"><strong>&#8216;Yanlış Su ve Tarım Politikalarının Değişmesi Gerekiyor&#8217;</strong></h5>
<p class="p3">Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç, “Anadolu’nun sulak alanları yarım asırdır yanlış su ve tarım politikalarıyla yok ediliyor. Ulusal Su Planı verilerine göre su kaynaklarımızın %74’ü tarımsal sulamada kullanılıyor. Dolayısıyla suyun döngüsünün ve sulak alan ekosistemlerinin yaşaması için ilk değişim tarım politikalarıyla başlamalı. Sulak alanların var olması ve suyun döngüsünün korunması Anayasal güvence altına alınmalı. Aksi halde hem ekolojik hem de ekonomik olarak pek çok kayıp vereceğiz.” dedi.</p>
<h6 class="p1"><strong><em>Doğa Derneği&#8217;nin 22 Mart Dünya Su Günü Kuraklık Bilgi Notu için <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/doga-dernegi-22-mart-dunya-su-gunu-kuraklik-bilgi-notu/" target="_blank" rel="noopener">buraya</a> tıklayabilirsiniz.</em></strong></h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/22/susuz-ve-kurak-dunya-su-gunu/">&#8216;Susuz ve Kurak Dünya Su Günü!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;İklim Değişikliği, İnsan Hakları Meselesidir&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/25/iklim-degisikligi-insan-haklari-meselesidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursen Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 May 2022 17:23:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[birleşmiş milletler]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Mücadelesi ve Hak İhlallerinde Birleşmiş Milletler Özel Prosedürlere Başvuru Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80987</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Doğa dediğimizde insanı da içine alan bir bütünlükten bahsediyoruz. İkisini ayırmadığımız, bu hakkı birlikte savunduğumuz bir şekilde konuları çalışmamız lazım. Artık tüm dünyada iklim değişikliği bir insan hakları meselesi olarak ele alınıyor.' Doğa Derneği'nden Özlem Altıparmak ile hazırladıkları Doğa Mücadelesi ve Hak İhlallerinde Birleşmiş Milletler Özel Prosedürlere Başvuru Rehberi üzerine konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/25/iklim-degisikligi-insan-haklari-meselesidir/">&#8216;İklim Değişikliği, İnsan Hakları Meselesidir&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Doğa Derneği olarak yayına hazırlanmasını sağladığınız<a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/doga-dernegi-doga-mucadelesi-ve-hak-ihlallerinde-birlesmis-milletler-ozel-prosedurlere-basvuru-rehberi/" target="_blank" rel="noopener"> Doğa Mücadelesi ve Hak İhlallerinde Birleşmiş Milletler Özel Prosedürlere Başvuru Rehberi</a> hazırladınız, rehberi  hazırlama hedef ve motivasyonunuzdan bahseder misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-80988 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/ozlem-altiparmak-640x426.jpg" alt="Özlem Altıparmak" width="325" height="216" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/ozlem-altiparmak-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/ozlem-altiparmak-350x231.jpg 350w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/ozlem-altiparmak.jpg 700w" sizes="(max-width: 325px) 100vw, 325px" />Birleşmiş Milletler insan hakları mekanizmaları Türkiye’de yeterince bilinmediği için bir savunuculuk yöntemi olarak ne yazık ki kullanılmıyor. Bunun bir sebebi elbette dil engeli, diğeri de BM mekanizmalarının oldukça karışık bir yapıya sahip olması. Kullanılan teknik dil nedeniyle bu konudaki yayınları okuyup takip etmek de oldukça zor. Bizim rehberimizde kullandığımız “özel prosedürler” ifadesi bile insana oldukça yabancı ve anlaşılmaz geliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">En basit ifadeyle BM çatısı altında başvuru yapılabilecek komiteler, raportörler ve uzmanlar var. Bir yargılama makamı değil, bir denetim organı olarak düşünebiliriz. Bu mekanizmalar da sivil toplum kuruluşları ve hak sahipleri tarafından kullanılabilir. Biz bu rehberi hazırlarken bu mekanizmaları tanıtmak ve </span><i><span style="font-weight: 400;">“Doğayı korumak için böyle bir yöntem de var”</span></i><span style="font-weight: 400;"> demek istedik. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Amacımız çevre savunucuları ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik bir kısa yayın oluşturmak ve bu alandaki eksikliği gidermekti. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Davalar açıyoruz, kamu denetçisine başvuruyoruz, kampanyalar yapıyoruz hatta bir bölgesel mekanizma olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ni de kullanıyoruz ama BM yapısını ve işlevini ne yazık ki bilmiyoruz ve etkin olarak kullanmıyoruz. Amacımız çevre savunucuları ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik bir kısa yayın oluşturmak ve bu alandaki eksikliği gidermekti. Rehberin dilini de oldukça basit tutmaya çalıştık. Çünkü dediğim gibi BM dili zaten yeterince karışık. BM yapısının bürokratik işleyişi, teknik usuller ve de tüm bunların üstüne komplike ifadeler devreye girince, sunduğunuz bilgi de anlaşılmaz hale geliyor.  O nedenle sade ve anlaşılır bir yayın oluşturmaya çalıştık. İstedik ki rehberi okuyan kişi bu başvuruları yapabileceğini, BM mekanizmalarına erişmenin mümkün olduğunu düşünsün. Umarım bunu başarabilmişizdir ve rehberimiz adalete erişim açısından bir araç işlevi görür. </span></p>
<p><b>Rehberde de değindiğiniz Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi (BM İHK), 48. Oturumunda aldığı 13. İlke Kararı ile “güvenli, temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir çevre hakkını, bir insan hakkı olarak kabul etmiştir&#8221; ilkesinden yola çıkarak yaşanan ihlallere ve doğa tahribatın önlenmesi için müdahale önerilerinize dair neler söylemek istersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çevre konusundaki savunuculuk ve çalışmalara baktığımızda insan hakları bağının oldukça zayıf olduğunu görüyoruz. Bu durum sadece çevre örgütleri için değil insan hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşları için de geçerli. İnsan hakları konusunda çalışan STK&#8217;lar için çevre, doğa ve iklim meselesi bir çalışma alanı ne yazık ki değil. Çevre STK&#8217;ları da konuyu bir insan hakları meselesi olarak ele alıp, savunuculuğu bu temelde ne yazık ki yapmıyorlar. İnsan hakları alanında özgürlük ve güvenlik hakkı, ifade özgürlüğü veya işkence gibi daha önceliklendirdikleri konular olması, insan hakları örgütlerinin gündemine çevre hakkını almasını bir anlamda engelliyor. Hâlbuki çevre ve doğaya yönelik her ihlalde, yaşam hakkımıza ciddi bir saldırı oluyor ancak konuya bütüncül bakılmadığı için, tüm dünyada doğa koruma ve insan hakları uzunca bir süre birbirinden ayrı olarak ele alınıp çalışıldı ne yazık ki.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çevre ve iklim konusunda çalışan kişi ve kurumlara baktığımızda ise, meseleyi sadece bir karbondan çıkış veya ekonomi meselesi gibi ele aldıklarını ve bu eksende bir politika ve söylem geliştirdiklerini görüyoruz. Oysa bu konuların en büyük etkisi insan üzerinde. Doğa dediğimizde insanı da içine alan bir bütünlükten bahsediyoruz. İkisini ayırmadığımız, bu hakkı birlikte savunduğumuz bir şekilde konuları çalışmamız lazım. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">İklim değişikliği en büyük etkisini yoksullar, yaşlılar, çocuklar, kadınlar gibi kırılgan gruplar üzerinde gösteriyor.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Artık tüm dünyada iklim değişikliği bir insan hakları meselesi olarak ele alınıyor. Bahsettiğiniz BM ilke kararı geçtiğimiz Ekim ayında kabul edildi ve BM çatısı altında bu Haziran ayında yeni bir iklim ve insan hakları raportörlüğü kurulacak. Bunlar çok önemli gelişmeler. İklim değişikliği en büyük etkisini yoksullar, yaşlılar, çocuklar, kadınlar gibi kırılgan gruplar üzerinde gösteriyor. İklim adaleti dediğimizde işte tüm bu grupların iklim değişikliği etkilerine karşı dirençli hale getirilmesini kastediyoruz. Bu politikaların hepsi, insan haklarına temas eder ve konunun hak temelli çalışılmasını gerektirir. Biz bu alandaki tüm kararları ve BM raporlarını Türkçeye çevirip kamuoyuyla paylaşmaya çalışıyoruz. İklim değişikliği, bu değişikliğin etkileri ve değişikliğe uyum stratejileri tüm örgütler için bir ortak kesen olmalı. Hepimiz bunun için dertlenmeli ve savunuculuk yöntemleri geliştirmeliyiz. Çünkü artık kuraklık, salgınlar, seller ve afetler derken hepimiz bu krizden gittikçe daha fazla etkilenir halde olacağız. Ben rehberimizin, insan hakları, doğa ve çevre savunuculuğu bağını kuvvetlendireceğini ve bu amaca da hizmet edeceğini düşünüyorum. </span></p>
<p><b>Rehberde yer verdiğiniz  Doğa Mücadelesi ve Hak İhlallerinde Birleşmiş Milletler Mekanizmaları nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birleşmiş Milletler çatısı altında insan hakları korumak ve denetim amacıyla kurulmuş </span><b>Sözleşmeye dayalı</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>Şarta dayalı</b><span style="font-weight: 400;"> mekanizmalar var. Sözleşmeye dayalı mekanizmalar, kaynağını BM sözleşmelerinden alıyor. Örneğin Çocuk Hakları Sözleşmesi için Çocuk Hakları Komitesi’nin olması gibi. Pek çoğumuzun adını duyduğu iklim aktivisti Greta Thunberg ve arkadaşları BM Çocuk Hakları Komitesi’ne başvurmuşlardı ve devletlerin iklim değişikliğini önleme konusundaki sorumluluğu ile gelecek kuşakların haklarının korunması açısından bir argüman sunmuşlardı. Benzer şekilde BM sözleşmelerine dayalı Engelli Hakları Komitesi ve İşkenceye Karşı Komite gibi komiteleri de duymuş olabiliriz. İşte bunların tamamı sözleşmeye dayalı mekanizmalardır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer denetim mekanizmaları kaynağını </span><a href="http://humanrightscenter.bilgi.edu.tr/media/uploads/2015/08/01/BirlesmisMilletlerSarti.pdf"><b>Birleşmiş Milletler Şartı</b></a><span style="font-weight: 400;">’ndan alır ve bu nedenle Şarta Bağlı Denetim olarak adlandırılır. BM Şartının 1. Maddesine göre, Birleşmiş Milletler’in dört ana amacından biri “insan haklarına ve temel özgürlüklerine saygıyı geliştirmek ve teşvik etmek”tir. Şarta bağlı denetim usulleri BM İnsan Hakları Konseyi (İHK)’ne şikayet ve İHK Özel Prosedürleri olarak ikiye ayrılır. İH Konseyine başvuru için ihlalin çok ağır ve sistematik olması gerekir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İHK Özel Prosedürleri ise bağımsız insan hakları uzmanları olan raportörler, bağımsız uzmanlar veya çalışma gruplarının ortak adıdır. Özel Prosedürler, çalışmaları neticesinde raporlar hazırlar, ülke ziyaretleri yapar ve tekil olarak yapılan insan hakları şikayetlerini inceler. Bizim rehberimizde yer verdiğimiz ve bir yöntem olarak kullanılabileceğini belirttiğimiz denetim usulü işte bu Özel Prosedürlere “şikayet” başvuru yoludur. </span></p>
<p><b>Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Özel Prosedürlerine başvuru nasıl yapılır? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">BM Özel Prosedürlere başvuru yapmak isteyenler, BM sistemi üzerinden online bir form doldurarak başvuru yapabilirler. Başvuru için öncelikle <a href="https://spsubmission.ohchr.org/" target="_blank" rel="noopener">buradaki </a></span><span style="font-weight: 400;"><a href="https://spsubmission.ohchr.org/">linkten</a> kayıt oluşturmanız gerekiyor. Formda mağdur ve başvurucu bilgileri ile iletişim adresleri mutlaka doldurulmalı. Bu bilgilerin kamuya açık raporlarda ve ilgili devletle yazışmalarda gizli tutulmasını istiyorsanız bu durumu özellikle belirtmeniz gerekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başvuru dili olarak ne yazık ki Türkçe kabul edilmiyor, başvuruları sadece İngilizce, Fransızca veya İspanyolca olarak sunabiliyorsunuz. Başvuru öncesinde ihlal ve insan hakları bağına dair detaylı bir çalışma yapmışsanız ve başvuru metninizi öncesinde hazırlamışsanız, formu doldurmanız çok basit. Başvuru metnindeki karakter limitinin 4000 karakter ile sınırlı olduğunu özellikle belirteyim. Bu nedenle hak ihlaline dair somut, gerçekçi, delillendirilmiş ve özet bilgi sunmakta fayda var. Bu metin dışında üç ayrı görsel, rapor, doküman gibi başvuruyu destekleyici belge sunabilirsiniz. Başvurunun sadece medyada çıkan haberlere dayanmaması gerektiğini ve bu tip başvuruların dikkate alınmayacağını da vurgulamak isterim. </span></p>
<p><b>Rehberinizde başvuru yapacaklara öneriler bölümü yer alıyor, özetle önerilerinizden söz edebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Doğa tahribatı ve çevresel zararlar söz konusu olduğunda, olayın ve gerçekleşen ihlalin insan haklarıyla olan bağını ve ilgisini mutlaka birlikte düşünmeliyiz. Çünkü insan, doğadan ayrı değil ve aslında doğanın küçük bir parçası. Doğada oluşan tahribat ve ihlallerin, bu doğa içinde yaşam bulan tüm canlıları etkileyeceği açık. İnsan da bu canlıların başında geliyor ve insan eliyle gerçekleşen tahribatın mağdurlarından biri de yine çoğu zaman insan oluyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğer çevremizde bir ihlal meydana geldiğini düşünüyorsak, bu ihlalin insan haklarına olan etkisini mümkünse verilerle desteklemeliyiz. Bir su kaynağına zehirli atık döküldüğünü tespit etmişsek; sağlık hakkımızın, suya erişim hakkımızın, yaşam hakkımızın etkilendiğini dikkate almalıyız. Nasıl bir etki oluştuğunu sağlık raporları, uzman görüşleri ve akademik çalışmalarla desteklemeliyiz. İhlalden etkilenen kişilere dair güvenilir ve somut veriye ulaşmak için muhtarlar, yerel sivil toplum kuruluşları ve hizmet sağlayıcı kurumlarla iletişime geçmek ve başvuru konusunda kapsamlı bir çalışma yürütmek faydalı olacaktır. İhlale ilişkin verileri toplarken yaş, cinsiyet, engellilik gibi iklim değişikliğine karşı kırılgan grupların ve kişilerin durumunu mutlaka dikkate almamız gerekir. Çünkü iklim değişikliği ve çevresel zararlar herkesi aynı şekilde ve derecede etkilemez. Krizlere direncimiz her zaman farklıdır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Doğa koruma ve iklim konusunda çalışan sivil toplum kuruluşlarının insan hakları odaklı etkin izleme, veri toplama ve raporlama yapması gerekir. Bu çıktıların da objektif ve güvenilir olması çok önemli. Aksi halde bu tahribatlar, hepimizin bildiği ancak bir türlü delillendirip, neden-sonuç ilişkisi içinde sunamadığımız ihlaller olarak kalır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Rehberimizde önerileri oldukça detaylı yazdık, kısaca bu şekilde özetleyebilirim. Dediğim gibi form ve başvuru çok karmaşık değil. Önemli olan bir farkındalık sahibi olmak. Çevresel ihlallere ve tahribatlara bakışımızı hak odaklı ve BM denetim mekanizmalarını da devreye sokacak şekilde düşünmemiz gerekiyor. </span></p>
<p><b>Eklemek istediğiniz bir şey var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu rehber bu ilk çalışma niteliğinde oldu. Umarım doğayı, yaşam alanlarımızı ve haklarımızı koruma konusunda hepimiz için yol gösterici olur. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/25/iklim-degisikligi-insan-haklari-meselesidir/">&#8216;İklim Değişikliği, İnsan Hakları Meselesidir&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğa Derneği Dijital İletişim Sorumlusu Arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/27/doga-dernegi-dijital-iletisim-sorumlusu-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jan 2022 07:27:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğa Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[İş İlanı]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital İletişim Sorumlusu]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[iş ilanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=78031</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğa Derneği, dijital iletişim sorumlusu olmak üzere ekip arkadaşı arıyor.  Ayrıca, doğanın sesi olmak isteyen tüm gençleri derneğin dijital platformları ve içerikleri için gönüllü olmaya davet ediyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/27/doga-dernegi-dijital-iletisim-sorumlusu-ariyor/">Doğa Derneği Dijital İletişim Sorumlusu Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Görev ve Sorumluluklar</strong></h5>
<ul>
<li>Dernek çalışmalarının yeni dijital platformlar ve araçlarına adaptasyonunu yapmak</li>
<li>Doğa Derneği’ne ait Instagram, Facebook, Twitter, Youtube başta olmak üzere dijital platformların içerik planlarını yapmak ve koordine etmek</li>
<li>Metin ve görsel içerikleri ilgili ekiplerden temin ederek ve gerekli onayları alarak paylaşıma hazır hale getirmek</li>
<li>Gerektiğinde metinlerin ve görsel tasarımlarının hazırlık sürecini koordine etmek</li>
<li>İçerikleri İngilizce diline çevirmek veya çevrilmesini sağlamak</li>
<li>Onaylanan tüm içerikleri dijital platformlarda paylaşmak</li>
<li>Canlı yayınların kurulumunu yapmak ve yayına açmak</li>
<li>Hazırlanan basın bültenlerinin FASELIS altyapısıyla dağıtımını yapmak</li>
<li>WordPress tabanlı web sitelerinin Adminlik sürecini yürütmek, içerik yüklemek ve sitelerin güncellemesini sağlamak</li>
<li>Paylaşımları yapılan içeriklerin düzenli bir şekilde arşivlenmesini sağlamak</li>
<li>Her ay sunulmak üzere dijital platformlardaki etkileşimin raporlarını hazırlamak ve rapor doğrultusunda alınacak kararları yürütmek.</li>
<li>Doğa Derneği’nin öncelikli konularındaki haberleri ve içerikleri dijital platformlarda takip etmek.</li>
</ul>
<h5><strong>Nitelikler</strong></h5>
<ul>
<li>Ulusal ve uluslararası ölçekte kuşlar ve biyolojik çeşitliliğin korunması için iyi ilişkiler ve ortaklıklar kurmaya istekli olmak.</li>
<li>Türkiye’deki ve küresel ölçekteki farklı bakış açıları ve kültürlere saygılı ve açık olmak.</li>
<li>Doğanın var olma hakkının savunulması için bir ekibin üyesi olarak özveri ve hevesle çalışmak.</li>
<li>Doğa koruma, hayvan hakları, iklim değişikliği gibi konularda gündemi takip edecek temel bilgi ve isteğe sahip olmak.</li>
<li>Saha çalışmaları ve diğer amaçlar için seyahat esnekliğine sahip olmak.</li>
<li>Esnek zaman yönetimi becerisine sahip olmak. Gerektiğinde ulaşılabilir olmak.</li>
<li>İyi seviyede Türkçe dilbilgisine sahip olmak, tercihen İngilizce ve bir diğer Anadolu dilini kullanabilmek.</li>
<li>Kendini geliştirmeye açık ve hevesli olmak.</li>
<li>Sosyal medya ve iletişim kanallarını aktif ve etkin bir şekilde kullanmak konusunda deneyimli ve hevesli olmak.</li>
<li>WordPress tabanlı internet sayfalarını yönetebilmek için gerekli teknik bilgiye sahip olmak.</li>
<li>Office programlarının kullanma becerisine sahip olmak.</li>
<li>Tercihen B sınıfı ehliyete ve aktif sürücülük becerilerine sahip olmak.</li>
</ul>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<ul>
<li>Başvuru yapmak isteyenlerin en geç <strong>10 Şubat 2022</strong> tarihine kadar, “Dijital İletişim Sorumlusu” başlığı ile <strong>basvuru@dogadernegi.org</strong> adresine bir sayfayı geçmeyecek bir niyet mektubu ve detaylı özgeçmiş gönderebilirler.</li>
<li>Gönüllü olmak isteyenler ise <a href="https://www.dogadernegi.org/gonullu-ol/" target="_blank" rel="noopener">bu sayfadan</a> başvuruda bulunabilirler.</li>
<li>Doğa Derneği’nin değerlerine <a href="https://www.dogadernegi.org/degerlerimiz/" target="_blank" rel="noopener">bu bağlantıdan</a> ulaşabilirsiniz.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/27/doga-dernegi-dijital-iletisim-sorumlusu-ariyor/">Doğa Derneği Dijital İletişim Sorumlusu Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/02/orman-yanginlarinin-onlenmesi-ve-tahribatin-giderilmesinde-sivil-topluma-buyuk-gorev-dusuyor/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/02/orman-yanginlarinin-onlenmesi-ve-tahribatin-giderilmesinde-sivil-topluma-buyuk-gorev-dusuyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Aug 2021 18:07:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AKUT Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA VAKFI]]></category>
		<category><![CDATA[Afet Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Ahbap Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan Erdönmez]]></category>
		<category><![CDATA[Doğanay Tolunay]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç haritası]]></category>
		<category><![CDATA[Kızılay]]></category>
		<category><![CDATA[Orman Genel Müdürlüğü (OGM)]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangınları]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73155</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin güneyinde orman yangınları sürüyor. Yangının yarattığı tahribatı gidermek için STK’lar hem sahada operasyonlar ile hem de bağışlar yoluyla katkı sunmaya gayret ediyor. Orman yangınlarında iklim krizinin etkisi, ihmaller, orman alanlarının imara açılması gibi pek çok konu ekseninde sorularımızı yanıtlayan Prof. Dr. Doğanay Tolunay ve Doç .Dr Cihan Erdönmez, sivil toplumun ormanların korunmasına katkı sunmada, tahribatı gidermede ve ulusal politikaların şekillenmesinde büyük bir sorumluluğu olduğunu vurguluyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/02/orman-yanginlarinin-onlenmesi-ve-tahribatin-giderilmesinde-sivil-topluma-buyuk-gorev-dusuyor/">‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye geçen haftadan bu yana güneyde başlayan ve geniş bir alana yayılan orman yangınları ve sebeplerini tartışıyor. Veriler, <a href="https://twitter.com/DoganayTolunay/status/1410614930101870592/photo/1" target="_blank" rel="noopener">orman yangınlarının % 89&#8217;unun insan kaynaklı olduğunu ve son 10 yılda nedeni bilinmeyen yangın sayılarındaki artışı</a> gösteriyor.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-73142 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/son-10-yilda-cikan-orman-yanginlari-640x285.png" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="521" height="232" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/son-10-yilda-cikan-orman-yanginlari-640x285.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/son-10-yilda-cikan-orman-yanginlari.png 1014w" sizes="(max-width: 521px) 100vw, 521px" /></p>
<p>Türkiye Ormancılar Derneği, yangın sayılarının sürekli artış göstermesinin iklim kriziyle bağlantılı olarak yaşanan kuraklığın etkisinin ve bu eğilimin süreceğine dikkat çekiyor. Son 10 yılın ortalamaları dikkate alındığında 2.631 orman yangını gerçekleşirken; yılda ortalama 9.096 hektar ormanlık alan yandı.</p>
<p><strong>‘İklim Krizi, Yangın Sayısında ve Yanan Alanda Büyük Artışa Neden Oluyor’</strong></p>
<p>Sadece 2020 yılında ise 3.399 orman yangını gerçekleşti ve bu yangınlarda 20.971 hektar orman tahrip oldu. Bilimsel veriler ve uzmanlar, iklim krizinin etkisiyle hem orman yangını sayısını hem de yanan alan miktarındaki büyük artışın eğiliminin süreceği uyarısında bulundu.</p>
<p>Nitekim <a href="https://www.dw.com/tr/orman-yang%C4%B1nlar%C4%B1-atmosferle-pazarl%C4%B1k-edemezsiniz/a-58710220" target="_blank" rel="noopener">Ümit Şahin</a> gibi pek çok uzman sıcak hava dalgaları ve kuraklık koşullarında “orman yangınlarına karşı tek çarenin iklim değişikliği ile mücadele etmek olduğunu” söylüyor. Küresel düzeyde etkilerini daha çok deneyimlediğimiz iklim krizinin Türkiye’ye özgü sonuçları <a href="https://gezegen24.com/orman-yanginlari-iklim/">ise orman ekoloğu İsmail Bekar</a> tarafından şu sözlerle özetleniyor: “A bölgesinde her 10 yılda bir yangın çıkıyorsa ve insan faaliyetleri sonucunda burada yangınlar iki senede bire düşüyorsa, işte o zaman doğal yangın rejimi değişmiş oluyor. Bu kadar ani değişiklikler ekolojik felaketlerin başlaması demek.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73139 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/orman-yanginlarinin-nedenleri.png" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="346" height="273" />Orman Genel Müdürlüğü (OGM) verileri, Türkiye’de yıllık ortalama yanan alan miktarındaki azalmaya karşın, yangın sayılarında sürekli artışa işaret ediyor. 2 Ağustos 2021 itibarıyla OGM, son <a href="https://twitter.com/OGMgovtr/status/1422089104280506369">6 günde 35 ilde meydana gelen 130 orman yangınının kontrol altına aldığını</a> açıkladı.</p>
<p>Bununla birlikte, orman yangınları konusunda ihmaller ve yangın riskinin bertaraf edilmesi ile yanan alanların tekrar orman alanı haline getirilmesine ilişkin tartışmalar kamuoyunun ve sivil toplumu ana gündem maddesini oluşturmayı sürdürüyor. Sivil toplumun fidan dikmekten daha fazla rol üstlenmesi gerektiğini, yanan yerlerin imara açılmamasını izlemesi ve mağdurların hakları için mücadele etmesi gerektiğini söyleyen <a href="https://twitter.com/ysrdnl/status/1421043733181648896" target="_blank" rel="noopener">sivil toplumcular</a>, iklim krizinin etkilerine dikkat çekmekle birlikte, STK’ların daha aktif bir mücadele yürütmesini hayati buluyor.</p>
<p><strong>‘Uzun Vadeli Bakış Açısı ve Planlama ile Ormanlar Kurulmalı’</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73135 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/doganay-tolunay.jpeg" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="261" height="261" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/doganay-tolunay.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/doganay-tolunay-160x160.jpeg 160w" sizes="auto, (max-width: 261px) 100vw, 261px" />İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Prof. Dr. Doğanay Tolunay Sivil Sayfalar’a yaptığı açıklamada, bireylerin ve STK’ların orman yangınlarını önleme ve oluşan zararı gidermede yapabileceklerini özetliyor: Ağaçlandırma çalışmaları ve fidan bağışının ötesinde, toplumsal düzeyde Ekim ayının sonuna dek devam edecek orman yangın riski ve sıcak hava dalgalarına karşı, kritik bölgelerde ormanlık alanlardan uzak durulmalı ve yangın çıkarabilecek faaliyetlerden kaçınılmalı.</p>
<p>STK’ların ne yapması gerektiği konusunda ise Tolunay, aceleyle alınan, fidan dikmek gibi, kararların faydadan çok zarar getirdiğini; oysa orman kurulurken uzun vadeli bakış açısı ile planlama yapılmasının önemini vurguluyor. “Bir orman alanı en az 80-100 yıl orada kalacak; 100 yıllık planlama ile ormanların yaşamasını sağlayacak şekilde hareket etmemiz gerekiyor. Yanan alanlardaki Kızılçam ormanları yangına karşı hassas ama o bölgede başka ağaç türü yetiştirmenin imkânı yok.” Özetle, Tolunay, yanan Kızılçam ormanlarının da iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve ekosistem hizmetleri gözetilerek öncelikli olarak doğal yollarla gençleştirilmesinin düşünülmesini <a href="https://twitter.com/DoganayTolunay/status/1421256880257654784">öner</a>iyor. Tolunay’a göre, tüm bu gerekçelerle, sivil toplum ve kamuoyu yangınların çıkma sebebine odaklanarak daha dikkatli davranmalı. Bu sayede yangın sayılarının düşürülmesi mümkün olabilir.</p>
<p><strong> </strong><strong>‘Sivil Toplum, Yerel Mücadeleleri Bir Çatı Altında Toplamalı ve Ulusal Politikalara Etki Etmeli’</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73158 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/cihan-erdonmez-1.jpg" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="284" height="252" />İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Doç Dr. Cihan Erdönmez de Sivil Sayfalar’a yaptığı açıklamada, Doğanay Tolunay’a benzer şekilde, STK’ların ağaçlandırma kampanyalarının iyi niyetinden kuşku duymadığını ancak ekolojik açıdan fidan dikiminin zararlı sonuçları olduğunu hatırlatıyor.</p>
<p>Yanan orman alanlarını ağaçlandırmak yerine, rehabilitasyonu ve doğal süreçlerle kendini onarmasının çok daha yararlı olacağının bilimsel bulgularla desteklendiğinin altını çizen Erdönmez, STK’ların ağaçlandırma kampanyaları olmasa da zaten OGM’nin en kısa sürede yanan bölgelerde ağaçlandırmaya gittiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Erdönmez, yangınların önlenmesi ve orman alanlarının korunması konusunda sivil toplumun birinci görevinin toplumu doğru bilgiyle bilinçlendirmek ve <a href="https://yesilgazete.org/10-soruda-orman-yanginlari/" target="_blank" rel="noopener">yanlış bilgilenin yayılmasının önüne geçecek</a> faaliyetlerde bulunmak olduğunu kaydediyor.</p>
<p>Türkiye Ormancılar Derneği üyesi de olan Erdönmez, ayrıca orman yangınlarının nedenleri, yangınların nasıl söndürüleceği ve yanan alanların rehabilitasyonu konusunda yanlış bilgilerin hakimiyetini koruduğunu ve sivil toplumun bu konuda daha dikkatli adım atması gerektiğini belirtiyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73140 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/orman-yangini-cikis-nedeni.png" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="356" height="247" />Geçen hafta <a href="https://twitter.com/forestercihan/status/1421801576679759877" target="_blank" rel="noopener">Turizmi Teşvik Kanunu’na yapılan değişiklik</a> ile orman alanlarının yönetimde tek otorite olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yetkili kılındığını kaydeden Erdönmez, bu düzenlemeyle ormanlarda turizm tesisi yapılmasına izin verildiği algısının yanlış olduğunu; söz konusu yasanın 1982 tarihinde çıktığından bu yana zaten “sağlıklı ormanlık alanlarda turizm faaliyetine izin verildiğini” vurguluyor. Bu nedenle, Çevre ve Orman Bakanlığı ile paylaşılan yetkilerin tümünün Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilmesi bilgisinden hareketle,  Erdönmez, ormanların korunmasında sivil topluma düşen sorumluluğa dikkat çekiyor.</p>
<p>Ormana ve genel olarak doğaya zarar veren durumlar karşısında Türkiye’nin çeşitli yerlerinde yerel düzeyde verilen güçlü tepkileri, Akbelen, Kazdağları, İkizdere gibi örneklerle paylaşan Erdönmez’e göre, Anadolu kentlerinde sivil toplumdan ziyade yöre halkı daha etkili bir savunuculuk faaliyeti yürütüyor. “Sivil toplum ile yöre halkının bu mücadelelerinin entegre olması düşünülmeli. Türkiye’nin değişik noktalarında doğayı korumak için kendiliğinden ortaya çıkan yerel mücadelenin kapsamlı bir çatı altından toplanması ve ulusal politikalara etki eder hale getirilmesinde, sivil topluma büyük rol düşüyor”.</p>
<p><strong>Orman Yangınları Konusunda STK’ların Yürüttüğü Faaliyetler </strong></p>
<p>Yangınların başladığı 28 Temmuz 2021’den bu yana STK’lar yürüttükleri çeşitli faaliyetlerle yangınla mücadeleye ve mağduriyetlerin giderilmesine katkı sunmaya çalışıyor. STK’ların sahada operasyonel destek sunması ve yardım faaliyetlerinin ihtiyaç sahiplerine ulaştırması, yangınların geniş bir bölgeyi etkilemesi ve bunun sonucunda etkilenen bölge ve kişi sayısının artması nedeniyle, daha da güçleşiyor.</p>
<p>Mevcut koşullarda çeşitli kampanya ve saha çalışmaları ile faaliyetlerini sürdüren bazı STK’lar şunlar:</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73141 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/tema-yasami-yeniden-yesertecegiz-640x360.jpg" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="374" height="210" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/tema-yasami-yeniden-yesertecegiz-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/tema-yasami-yeniden-yesertecegiz.jpg 680w" sizes="auto, (max-width: 374px) 100vw, 374px" />Fidan bağışı tartışmaları ile öne çıkan TEMA Vakfı 30 Temmuz itibariyle, ‘Hep Birlikte Yaşamı da Umudu da Yeniden Yeşerteceğiz!’ adıyla başlattığı kampanyada, yangından zarar gören bölgelerin tekrar ağaçlandırılması için bağış topluyor. Fidan bağışlarının OGM’ye aktarılacağını açıklayan ve bunun üzerine bazı bağışçıların tepkisi ile karşılaşan TEMA Vakfı, bu kararının gerekçelerini <a href="https://www.tema.org.tr/bizden-haberler/kamuoyuna-aciklama" target="_blank" rel="noopener">sosyal medya hesaplarından ve web sitesinden duyurdu</a>:  “TEMA Vakfı olarak yanan alanlar da dahil olmak üzere tüm ağaçlandırma çalışmalarımızı uzun yıllardır Orman Genel Müdürlüğü ile iş birliği içerisinde yürütüyoruz. Bize yapılan her bir bağışın takipçisi olarak, bağışlar sayesinde oluşturduğumuz ağaçlandırma sahalarımızda 3 yıl boyunca sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde olacak şekilde kontrolünü gerçekleştiriyoruz.”</p>
<p><a href="https://twitter.com/AKUT_Dernegi">AKUT Derneği</a>, yangınlarda görev alan ve çeşitli kentlerde çalışmalarını sürdüren operasyon ekipleriyle, yangına müdahaleye kesintisiz destek veriyor. AKUT ayrıca, bugün itibariyle, Türkiye’nin orman yangınları ile mücadele kapsamında resmen aktive ettiği <a href="https://twitter.com/AKUT_Dernegi/status/1421937307951714309" target="_blank" rel="noopener">AB Sivil Koruma Mekanizması</a> operasyonel havuzunda da yer alıyor.</p>
<p><a href="https://twitter.com/Kizilay/status/1421822142283493376">Türk Kızılay’ı</a>, mağdurlara acil destek ihtiyacı için açtığı bağış kampanyasının yanı sıra <a href="https://twitter.com/Kizilay/status/1421873278898081793" target="_blank" rel="noopener">sahada Kızılay gönüllüleri ve uzmanları yardımıyla</a><u>, </u> gelen bağışların tasnifi, bağışların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, Gıda ve içecek ikramı, psiko-sosyal destek faaliyetlerini sürdürüyor.</p>
<p><strong>Afet Platformu Yangınlar Sürdüğünden İhtiyaç/Durum Analizine Ağırlık Veriyor!</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73143 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-platformu-aciklamasi-640x641.jpg" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="327" height="328" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-platformu-aciklamasi-640x641.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-platformu-aciklamasi-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-platformu-aciklamasi-1024x1025.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-platformu-aciklamasi.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 327px) 100vw, 327px" />Bünyesinde 20&#8217;den fazla STK bulunan <a href="https://twitter.com/AfetPlatformu/status/1421105156620435457/photo/1" target="_blank" rel="noopener">Afet Platformu</a> resmi kurumlardan edindiği bilgi çerçevesinde, yangın devam ederken, “koordinasyon dışı” sahaya gönderilen malzeme ve ekiplerin karmaşa yarattığına dikkat çekiyor. Yardım faaliyetlerinin temelini oluşturan durum-ihtiyaç analizinin eksikliğine vurgu yapan Platform, web sitesinde yaptığı açıklamada :</p>
<p>“yangından etkilenen en fazla kişiye en kısa sürede kaliteli ve işlevsel yardımı sağlamak” için Plaftorm üyelerinin ihtiyaç analizine başladığını; yangınlar söndürülmeden ihtiyaçların doğru şekilde tespit edilemeyeceğini; “yangınlar devam ederken ortaya çıkan anlık ihtiyaçları ise kamu kurumları ve Kızılay’ın kendi ağı ve bölge kaynakları aracılığıyla giderilmekte” olduğu bilgisini paylaşıyor.</p>
<p>Dolayısıyla, Afet Platformu bünyesindeki STK’lar; “gönderilen desteklerin yerine ulaşılacağının garanti edemeyecek olmaları ve ihtiyaç tespit çalışmalarının tamamlanmaması” sebebiyle, yangından mağdur olan bireylerin ihtiyaç listelerini yayınlamasını rica ediyor. Sahada kamu kurumları ile koordinasyon halinde çalışmalarını sürdüren Afet Platformu, hem Platform’un web sitesinden hem kurumsal hesaplarından güncel bilgilendirmeleri sürdürüyor.</p>
<p><strong>Yangın Bölgesinde Güvenli Konaklama Haritası </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73145 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ahbap-guvenli-konaklama-haritasi-640x363.jpg" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="381" height="217" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ahbap-guvenli-konaklama-haritasi-640x363.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ahbap-guvenli-konaklama-haritasi.jpg 715w" sizes="auto, (max-width: 381px) 100vw, 381px" />Afet Platformu bünyesinde de yer alan Ahbap Derneği ise kurumsal olarak sahada aktif çalışmalar yürütüyor. Ahbap Derneği ayrıca, Türkiye&#8217;nin birçok şehrinde devam eden yangın nedeniyle tahliye edilen bölgelerdeki halka konaklama imkânı sunan otel, pansiyon vb. yerlere kolayca ulaşılabilmesi için <a href="https://ahbap.org/yangin-konaklama-noktalari" target="_blank" rel="noopener">Güvenli Konaklama Haritası</a> ile mağduriyetlerin giderilmesine katkı sunmaya çalışıyor.</p>
<p>Haritada, Konaklama Desteği ve Tahliye Aracı Desteği başlıklarında iki seçenek yer alıyor. Yangın bölgelerinden herhangi birine yakın konaklamaya uygun tesisi bulunan kurumların sitedeki &#8220;Konaklama Desteği Sunmak İstiyorum&#8221; butonu üzerinden ileterek, Güvenli Konaklama Noktaları Haritasına eklenmesi ve afetten etkilenen kişilerin yönlendirilmesi mümkün.<br />
Bölgedeki kişiler ve hayvanların güvenli alana tahliyesi sırasında da minibüsü, otobüsü kamyonu ya da kamyonetiyle ulaşım desteği vermek isteyenler için sitede, &#8220;Tahliye Aracı Sunmak İstiyorum&#8221; seçeneği yer alıyor.</p>
<p><strong>Afet Haritası </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73144 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-haritasi-640x640.jpg" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="321" height="321" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-haritasi-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-haritasi-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-haritasi-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-haritasi.jpg 1080w" sizes="auto, (max-width: 321px) 100vw, 321px" />İhtiyaç Haritası’nın teknik desteği ile Afet Platformu tarafından hizmete açılan <a href="http://www.afetharitasi.org/" target="_blank" rel="noopener">Afet Haritası</a> ise orman yangınlarının etkisini takip etmek ve bireysel-kurumsal destek olmak isteyenlere güncel bilgiye ulaşma olanağı sunuyor. Afet Haritası’nda halihazırda Marmaris, Manavgat ve Bodrum İhtiyaç Listeleri’ne yer veriliyor.</p>
<p>Afet Haritası aynı zamanda, yangından etkilenen kişilerin hasar tespit formu ile hasarlı yer ve görselleri paylaşmasına; bu sayede ihtiyaçların doğru şekilde tespit edilerek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasına olanak sağlıyor.</p>
<p>Yangın bölgesinde aktif olarak görev alan bir diğer STK, <a href="https://twitter.com/ihhafet/status/1422126864219394049">İHH (İnsani Yardım Vakfı). </a>  İHH Arama Kurtarma ekipleri  sahada yardım faaliyetlerini yürütüyor; Gezici Aşevi bölgede hizmet veriyor.  Ayırca İHH,  mağdurlar için bağış topluyor.</p>
<p>TEMA&#8217;dan farklı olarak ÇEKÜL Vakfı, yanan orman alanlarının ağaçlandırılması ile ilgili bir kampanya yürütmediğine ilişkin  açıklamasıyla birlikte, “Yanan ormanlarımızın telafisi ne yazık ki uzun sürecek. <a href="https://twitter.com/cekulvakfi/status/1421035121193390083" target="_blank" rel="noopener">Bu süreçte öncelik can ve mal kaybının, doğaya verdiğimiz zararın tespit edilmesidir.</a>” paylaşımını yapıyor.</p>
<p>WWF_Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ise <a href="https://destek.wwf.org.tr/trnin-canlari-yaniyor" target="_blank" rel="noopener">“Türkiye&#8217;nin Canları Yanıyor: Yaraları Sarmak için Destek Ver</a>” adıyla başlattığı kampanyada, yangınlarda yaralanan, yaşam alanları tahrip olan canlarımız için yapılacak kurtarma, tedavi ve rehabilitasyon çalışmaları için gerekli olan malzemelerin tespiti ve temini için bağış topluyor. <strong> </strong></p>
<p>Yangın dahil tüm afetlerde &#8220;can kayıpları&#8221; arasında sayıldığı nadir görülen hayvanlar ile ilgili faaliyetleri yürüten en aktif STK&#8217;lardan biri HAYTAP.  Manavgat&#8217;ta hayvanlar için tam teçhizatlı bir <a href="https://twitter.com/HaytapOfficial/status/1421894408266518529" target="_blank" rel="noopener">Sahra Hastanesi</a> kuran HAYTAP, bölgedeki mağdur <a href="https://twitter.com/HaytapOfficial/status/1422111970736672769" target="_blank" rel="noopener">hayvanların tedavi masraflarını da üstleniyor</a>.</p>
<p><strong>&#8216;Turizmi Teşvik Kanunu, Korunan Pek Çok Alanı Tehdit Ediyor&#8217;</strong></p>
<p>Ormanların korunmasına dikkat çeken bir diğer STK olan <a href="https://twitter.com/DogaDernegi/status/1422185864973717505" target="_blank" rel="noopener">Doğa Derneği</a>, Turizmi Teşvik Kanunu’nda yapılan değişikliğin “bugüne kadar korunmuş pek çok alanı tehdit ettiğini; yapılan düzenlemenin ‘Kültür ve Turizm koruma ve gelişim bölgeleri’ adıyla orman alanları, kıyılar, meralar turizm yatırımlarına açılacağını ; kanun yürürlüğe girmesi durumunda Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları, hassas ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği için geri dönüşü olmayacak zarar göreceği” uyarısında bulunuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/02/orman-yanginlarinin-onlenmesi-ve-tahribatin-giderilmesinde-sivil-topluma-buyuk-gorev-dusuyor/">‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/02/orman-yanginlarinin-onlenmesi-ve-tahribatin-giderilmesinde-sivil-topluma-buyuk-gorev-dusuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hukuk ve Doğa Okulu Başvurularınızı Bekliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/23/hukuk-ve-doga-okulu-basvurularinizi-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2021 11:48:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Altıparmak]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk ve çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk ve Doğa Okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Altıparmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72882</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğa Derneği, doğa savunuculuğu konusunda uzmanlaşmak isteyen hukukçuları, doğa okur yazarlığı becerilerini, sivil toplumla olan ilişkilerini ve saha bilgilerini geliştirmek için 23-24-25 Ağustos 2021 tarihlerinde düzenleyeceği Hukuk ve Doğa Okulu’na davet ediyor. Son başvuru tarihi 5 Ağustos 2021. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/23/hukuk-ve-doga-okulu-basvurularinizi-bekliyor/">Hukuk ve Doğa Okulu Başvurularınızı Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hukuk ve Doğa Okulu, hem saha ziyaretleri yapıp doğa savunuculuğu bilgileri geliştireceği, hem doğa hakkı konusunda konuşulacak üç günlük bir buluşma olarak organize edildi.</p>
<p>Program Doğa Derneği Hukuk danışmanları <strong>Özlem Altıparmak</strong> ve <strong>Cem Altıparmak</strong> tarafından koordine ediliyor.</p>
<h5><strong>Program Detayları</strong></h5>
<p>Katılımcı profili:<strong><em> </em></strong>Stajyer avukatlar, avukatlar, hukukçu akademisyenler, hukuk fakültesi öğrencileri (4. Sınıf)</p>
<p>Doğa ve Hukuk Okulu’nda:</p>
<ul>
<li>Türkiye’de doğa mücadelesi tarihine bakış</li>
<li>İdari başvuru ve dava süreçleri</li>
<li>Doğa Derneği’nin savunuculuk deneyimleri</li>
<li>Proje dosyası okuryazarlığı</li>
<li>Doğa hakkı ve uluslararası gelişmeler</li>
<li>Değerlendirme ve birlikte neler yapabiliriz gibi konuları ele alıp;</li>
<li>Gediz Deltası’na ve Orhanlı Köyü JES alanına konularında uzman kişilerle birlikte saha ziyaretleri gerçekleştirilecek.</li>
<li>Kamp sırasında Doğa Okulu misafirhanesinde, okul araştırma binasının salonunda, mütevazı koşullarda, kendi mat ve uyku tulumlarınızda ya da havanın uygun olması halinde çadır kurarak konaklama imkanı sunulacak.</li>
<li>Program dahilindeki köy-okul-alan ziyaretleri, yemek, çay-kahve Doğa Okulu tarafından sağlanacak.</li>
<li>Kamp yerine ulaşımı katılımcıların kendi imkanlarıyla karşılamasını bekleniyor.</li>
<li>Ulaşım hakkında ayrıntılı bilgi, katılımınızın kesinleşmesinin ardından paylaşılacak.</li>
<li>Doğa Okulu’nun kursları sabit anlatımlar içermeyecek. Kurslarda sohbete, birlikte üretmeye ve düşünmeye dayalı bir yol izlenecek.</li>
<li>Katılımcıların öğrenme faaliyeti esnasında oluşan her türlü temizlik, düzenleme, bulaşık yıkama ve benzeri işlere gönüllü olarak el vermeleri, imece ve paylaşıma dahil olmaları okulun düşünme ve çalışma biçiminin temel özelliklerinden biri.</li>
<li>Doğa Okulu’nun kurslarına katılmadan evvel internet sitelerindeki <a href="https://dogaaskina.org/oz/" target="_blank" rel="noopener"><strong><em>Öz (Değerler) </em></strong></a>ve <a href="https://dogaaskina.org/bicim/" target="_blank" rel="noopener"><strong><em>Çalışma Biçimi</em></strong></a> adlı bölümleri okumanız tavsiye ediliyor.</li>
</ul>
<p><strong>*</strong>Etkinlik sınırlı sayıda katılımcı ile ücretsiz olarak gerçekleşecek.</p>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<p>Başvuru yapmak ve detaylı bilgiye ulaşmak için Özlem Mıdık (0533 815 6663) ve kurs@dogadernegi.org adresinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/23/hukuk-ve-doga-okulu-basvurularinizi-bekliyor/">Hukuk ve Doğa Okulu Başvurularınızı Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;İzmir’de Yaşananlar, Dünyada Yaşananların Bir Örneği!&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/10/izmirde-yasananlar-dunyada-yasananlarin-bir-ornegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursen Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2021 10:27:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğa Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[Dicle Tuba Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[doğal afet]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=66819</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir başta olmak üzere Türkiye ve dünyada yaşanan doğal afetleri ve iklim krizinin yansımalarını konuştuğumuz Doğa Derneği Genel Sekreteri Dicle Tuba Kılıç, "Doğaya yaptığımız müdahalelerin sonucunda ortaya çıkmış felaketlere doğal afet denilse de, bunların doğallığı tartışmalı. İzmir’de yaşananlar, dünyada yaşananların bir örneği!" dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/10/izmirde-yasananlar-dunyada-yasananlarin-bir-ornegi/">&#8220;İzmir’de Yaşananlar, Dünyada Yaşananların Bir Örneği!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Doğa Derneği hakkında kısaca bilgi verir misiniz?</b></p>
<figure id="attachment_66822" aria-describedby="caption-attachment-66822" style="width: 302px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66822" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/dicle-tuba-kilic.jpg" alt="Dicle Tuba Kılıç" width="302" height="281" /><figcaption id="caption-attachment-66822" class="wp-caption-text">Dicle Tuba Kılıç</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Doğa Derneği, doğanın sorunları için yapıcı ve yerinde çözümler üretmeyi ilke edinmiş, yaşamın bütünlüğüne ve çeşitliliğine inanan bir sivil toplum kuruluşu. 2002 yılında kurulan Dernek, kurulduğu günden bu yana, binlerce üyesi ve gönüllüsüyle yaşamın benzersiz çeşitliliğini anlamak ve korumak için çalışıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de “Doğa Ana Hakları Evrensel Beyannamesi”ni tanıyan kuruluşlardan biri olan Doğa Derneği’nin ufku, doğanın korunmasının gerekli olmadığı bir dünya. Bu doğrultuda; nesli tehlike altında olan kuş türleri ve yok olan ekosistemler, Önemli Doğa Alanları, Kadim Üretim Havzaları’nın korunması için çalışıyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2014 yılında, Seferihisar’da ortaklarımızla kurduğumuz Doğa Okulu’nda doğa kültürü araştırmaları yapıyor, edindiğimiz bilgi ve deneyimleri paylaşıyoruz.</span></p>
<p><b>İklim krizinin doğal afetleri arttırdığı konuşuluyor, son zamanlarda yaşadığımız de afetleri düşünürsek neler söylersiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle, bu yaşananları doğal kabul etmek bana doğru gelmiyor. Doğaya yaptığımız müdahalelerin sonucunda ortaya çıkmış felaketlere doğal afet desek de aslında ne kadar doğal oldukları tartışmalı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim değişikliği aslında kısa bir süre önce yaşam şekillerimizin bir sonucu olarak hayatımıza girmiş bir kriz. Dünyamızda yaşanan ekonomik ve sosyal değişimler elbette ekolojik değişimlere de neden oluyor. Bu değişimleri, pek çoğumuz, son yıllara kadar görmezden gelmeyi hatta inkar etmeyi tercih ediyorduk. Yaşanan afetler ve gelecekle ilgili belirsizlikler iklim krizini gündemimize getirdi. Artık iklimin nasıl değiştiğini hepimiz biliyor ve bu değişime şahitlik ediyoruz. Bir kısmımız buna kayıtsız kalırken bir kısmımız çözümün bir parçası olmak için çabalıyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim krizinde ortaya çıkan problemler ve felaketler, bölgesel olarak yaşanıyor. Sanki sadece o bölgenin sorunuymuş gibi. Ancak yerel çözümler iklim krizini sonlandırmak için yeterli değil. Krizin sonuçları yerelmiş gibi görünse de tüm gezegenimizi etkiliyor ve çözümü de tüm dünya olarak sağlamamız gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yaşamlarımız öyle bir hale geldi ki, evimizdeki eşyalardan gıdamıza kadar neredeyse hiçbir ürünün kaynağını, hikayesini bilmiyoruz. Böylece üretim aşamalarında yaşanan yok oluşlar ve doğaya verilen zararlar yokmuş gibi yaşamaya devam edebiliyoruz. Kriz de bu nedenle tüm hızıyla büyümeye devam ediyor.</span></p>
<p><b>Dünyada iklim değişikliğinin göstergeleri nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66824 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/iklim-degisikligi-640x427.jpg" alt="iklim değişikliği" width="360" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/iklim-degisikligi-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/iklim-degisikligi.jpg 960w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" />İklim değişikliğini atmosferdeki sera gazlarının seviyesindeki artış, dünyanın ortalama yüzey sıcaklığının artması ve kuzey denizindeki buzulların erimesiyle gözlemliyoruz. Karbondioksit gibi sera gazı adını verdiğimiz, ısının atmosferde hapsolmasına neden olan gazların seviyesi her yıl yükseliyor. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) raporuna göre, sanayi devrimi öncesine göre dünyamız 1 derece ısındı. Bu ısınma, şimdiden, kuraklık ve seller gibi olağan dışı hava olayları, deniz seviyesinde yükselme ve Arktik denizinin erimesi olarak etkilerini göstermeye başladı. Ayrıca hava kirliliği ve mahsul kıtlığı da iklim değişikliğinin sonucu olarak pek çok ülkede yaşanıyor. Geçtiğimiz yıllarda Kutup Denizi buzlarında çok hızlı bir erime meydana geldi ve 2012 yılında buzulların yüzölçümü bilinen en küçük boyuta geriledi. </span><span style="font-weight: 400;">Her Eylül ayında kuzey denizindeki buz tabakasının alanı o senenin en düşük değerine ulaşıyor. </span><span style="font-weight: 400;">Bu önemli değişimler dünyamızda öngörebildiğimiz ve öngöremediğimiz pek çok değişime neden oluyor.</span></p>
<p><b>İklim değişikliği sonucunda Türkiye&#8217;de neler yaşanıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye coğrafyasının %60’ı çeşitli derecelerde “kurak iklim” olarak sınıflandırılmış. Bu nedenle, iklim krizinde en ciddi sıkıntılardan biri kuraklık olarak karşımıza çıkıyor. Su yönetimi konusunda su zengini bir ülkeymiş gibi su tüketiminden vazgeçmemiz gerekiyor. Mesele evlerdeki musluklardan akan su değil. Temel problemimiz tarımda kullanılan aşırı su ve sulu tarımın yaygınlaşması. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şiddetli ve ani hava değişimleri ve dolayısıyla yaşanan seller, kuraklıklar, yangınlar gibi pek çok sonuçları bir arada yaşıyoruz. Örneğin, Ege’de seller yaşanırken İç Anadolu’da kuraklık yaşanıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir de tarımsal üretimde yaşanan değişimler var. İklim kriziyle birlikte artan ani hava değişimleri üretimleri de etkiliyor. Fırtınalar, donlar, kuraklık&#8230; Hepsinin ayrı bölgelerde ayrı etkileri yaşanıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu süreçte, biyolojik çeşitliliğin ve ekosistemlerin nasıl etkilendiğine dair çok sınırlı çalışma var Türkiye’de. Ancak Alpin kuşaktaki yani 2000 metrenin üstünde yaşayan Alpin türlerin tıpkı kutuplardakiler gibi gidecek başka yerleri olmadığı bir gerçek.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de iklim krizini izlemek, sonuçlarını analiz etmek, bunun sonucunda da hem iklim değişikliğine adapte olmanın yollarını bulmak hem de başta su olmak üzere pek çok konuda politika değişikliğine gitmek gerekiyor.</span></p>
<p><b>Son aylarda İzmir&#8217;de art arda yaşanan doğal afetler hakkında neler söylemek istersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İzmir’de yaşananlar, dünyada yaşananların bir örneği. Pek çok canlı aynı anda farklı yerlerde aynı felaketleri ve yok oluşu yaşıyor. İzmir her ne kadar çok acı olaylar yaşasa da güzel bir imece örneği gösterdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kendi tükettiğinden fazlasını üreten bir şehir burası. Bir büyük şehir, tarım alanları ve önemli doğa alanları iç içe. İzmir, bu zenginlikleri sayesinde bu afetlerin etkilerini kısa sürede atlattı. İklim değişikliği İzmir’de gündemde ve çözüm için pek çok kurum çalışmalar yürütüyor.  </span></p>
<p><b>Türkiye’nin iklim değişikliğine adapte olması mümkün mü veya neler yapılmalı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66826 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/taslica-640x427.jpg" alt="taşlıca" width="307" height="205" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/taslica-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/taslica.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 307px) 100vw, 307px" />İklim değişikliğine adaptasyon açısından son derece şanslı bir ülkeyiz. Binlerce yıldır farklı iklim koşullarına göre yaşamış ve tarımsal üretim yapmış bir coğrafya burası. Kadim Üretim Havzaları adını verdiğimiz, insanın yaşamını doğanın bir parçası olarak tasarladığı, farklı iklim koşullarına uyum sağlayan üretimler geliştirdiği ve hala bu bilginin yaşatıldığı alanların belirlenmesi, buradaki yöntemlerin anlaşılması ve korunması gerekiyor. Bu alanlardaki üretim sürecinde havza dışından çok fazla girdi (baraj sulama suyu, elektrik enerjisi, kimyasal gübre ve zehirler) olmaması iklim değişikliğine uyum açısından Kadim Üretim Havzaları’nı önemli bir yere taşıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Anadolu’nun Kadim Üretim Havzaları’ndaki iklim dostu uygulamalar arasında; bölgenin yağış rejimine uyumlu yerli tohumların kullanılması, yerli hayvan türleriyle mera hayvancılığının yapılması, yağmur suyunu hasat etmek için geleneksel mimari unsurlarının kullanılması gibi kadim üretim yöntemleri sayılabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Adaptasyon sürecinde tarımdan suya, enerjiden madene pek çok konuda stratejik çalışmaların yapılması ve yaşanan krize göre yeni politikalar geliştirmek gerekiyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/10/izmirde-yasananlar-dunyada-yasananlarin-bir-ornegi/">&#8220;İzmir’de Yaşananlar, Dünyada Yaşananların Bir Örneği!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
