<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kalkınma arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/kalkinma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/kalkinma/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Oct 2025 13:46:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Kalkınma arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/kalkinma/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İklime Dirençli Doğa Dostu Zeytincilik Eğitimi ve 2. Uluslararası Tarsus Sarı Ulak Zeytin Şenliği Tarsus&#8217;da gerçekleşti</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2025/10/08/iklime-direncli-doga-dostu-zeytincilik-egitimi-ve-2-uluslararasi-tarsus-sari-ulak-zeytin-senligi-tarsusda-gerceklesti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 13:46:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Anatolivar - Anadolu’da Zeytin Üreticisi Toplulukların Güçlendirilmesi Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[slow food]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87696</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'nin Tehdit Altındaki, Nadir Zeytin Çeşitlerinden Sarı Ulak İçin Hasat Zamanı Tarsus’da Büyük Buluşma: 3-5 Ekim Tarihleri Arasındaki Buluşmada İklime Dirençli Doğa Dostu Zeytincilik Eğitimi ve 2. Uluslararası Tarsus Sarı Ulak Zeytin Şenliği Bir Aradaydı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/10/08/iklime-direncli-doga-dostu-zeytincilik-egitimi-ve-2-uluslararasi-tarsus-sari-ulak-zeytin-senligi-tarsusda-gerceklesti/">İklime Dirençli Doğa Dostu Zeytincilik Eğitimi ve 2. Uluslararası Tarsus Sarı Ulak Zeytin Şenliği Tarsus&#8217;da gerçekleşti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Proje Evi Kooperatifi tarafından A</strong><strong>vrupa Birliği’nin desteği, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) ve Slow Food ortaklığıyla yürütülen “Anatolivar &#8211; Anadolu’da Zeytin Üreticisi Toplulukların Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında 3 Ekim’de Tarsus Sanayi ve Ticaret Odası’nda bir eğitim gerçekleştirildi. Zeytincilik sektörünün tüm paydaşlarının, STKların, kamu kurumlarının ve tarım lisesi öğrencilerinin katıldığı eğitimde akademisyenler ve uzmanlar ile iklim krizi çağında doğa dostu zeytinciliğin nasıl mümkün olabileceği Sarı Ulak odağında konuşuldu, kapsamlı bilgi alışverişi yapıldı. Eğitim 3-5 Ekim tarihlerinde Tarsus Belediyesi tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Sarı Ulak Şenliği programının ilk günü gerçekleşti. Şenliğin diğer bir önemli parçası oluşturan Slow Food Tarsus Yeryüzü Pazarı 3 güç boyunca doğa dostu üreticilerle tüketicileri bir araya getirdi.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Şenliğin ilk gününde gerçekleşen ve sektörün geleceğine dair ortak bir vizyon oluşturma yolunda önemli bir adım olan eğitime üreticiler, ilgili sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ve tarım öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. Eğitim programının ilk kısmında Proje Evi Kooperatifi tarafından Anatolivar Projesiyle amaçlananlar özetlendi; iklim krizi ve Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde zeytincilik sektörünün mevcut durumunun bir analizi paylaşıldı. Ayrıca iklim değişikliğine karşı dirençli bir zeytincilik için biyoçeşitliliğin korunmasının önemi aktarıldı. Eğitime Ticaret Bakanlığı adına katılan bir yetkili ise Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Türkiye’de zeytincilik sektörüne etkileri hakkında bir sunum gerçekleştirdi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Programın ikinci bölümünde iklim krizi çağında yerel çeşitlerin korunmasının önemi, iklime dirençli, doğa dostu, sürdürülebilir zeytincilik yöntemleri ve organik tarım uygulamaları<strong>, </strong>toprak koruma yöntemleri<strong>, </strong>sıfır atık ve döngüsel ekonomi gibi konular ele alındı. Uzmanlar ve akademisyenler bu konularda zengin içerikli sunumlar gerçekleştirdiler, katılımcılarla görüş alışverişinde bulundular. Ayrıca biyoçeşitliliğin korunması ve agroekolojik zeytin yetiştiriciliğinin teşvik edilmesinde üreticilerin ve toplulukların rolü Slow Food temsilcisi tarafından İtalya’dan yaşayan bir örnek ile anlatıldı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Şenlik boyunca “İklime Dirençli Doğa Dostu Zeytincilik” Eğitiminin yanı sıra herkesin keyifle katılabileceği, bölgede zeytinin tarihinden onarıcı tarıma çeşitli konularda konuşmalar, şef atölyesi, sofralık zeytin yapımı, sabun yapımı gibi atölyeler, Sarı Ulak ağaçlarının yoğun bulunduğu Kösebalcı köylerinin zeytinliklerini ziyaret gibi etkinlikler yer aldı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Şenliğin açılışında konuşan <strong>Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç</strong> Sarı Ulak’ın sadece bir tarım ürünü değil, Tarsus’un kültürel kimliği ve hafızası olduğunu vurguladı: “Sarı Ulak zeytini, sofralarımıza lezzet katan bir ürün olmanın çok ötesinde; bu toprakların hafızası, üreticimizin alın teri ve Tarsus’un kültürel kimliğinin en güçlü simgelerinden biridir. Zeytin yalnızca Tarsus’un değil, insanlığın ortak mirasıdır. Kur’an-ı Kerim’de bereketin kaynağı, Tevrat’ta barışın ve umudun müjdecisi, İncil’de kutsallığın mekânı olarak anılır. Bu yönüyle Sarı Ulak, insanlığın belleğinde barışı, bereketi ve ışığı temsil eden kadim bir değerdir. Bu festival, üreticilerimizin emeğini görünür kılmak; köylümüzün sabrını, toprağımızın bereketini ve emeğin kutsallığını yüceltmek için vardır. Sarı Ulak’ın her tanesi, aslında bu topraklarda yeşeren umudun sembolüdür. Birlikte attığımız her adım, Tarsus’un geleceğini daha güçlü, daha bereketli ve daha görünür kılacaktır.”</p>
<p style="font-weight: 400;">3 gün süren Şenlik boyunca açık kalan Slow Food Tarsus Yeryüzü Pazarı ise üreticilerini destekleyerek çeşitliliğin korunmasına özel önem veriyor. Pazarda başta sarı ulak zeytini ve zeytinyağı olmak üzere doğa dostu zehirsiz yöntemlerle üretilmiş yerel ürünlerin satışı ile üreticilere ekonomik destek sağlandı, aynı zamanda tüketicilere güvenle tüketebilecekleri organik, doğal ve zehirsiz ürünler sunuldu.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Slow Food Türkiye Ulusal Koordinatörü Yasmina Lokmanoğlu</strong> etkinliğin önemine dair bir açıklama yaptı: “3–5 Ekim tarihleri arasında Tarsus Sanayi ve Ticaret Odası ile Tarsus Ticaret Borsası iş birliğinde düzenlenen Anatolivar ve Slow Food etkinliği, büyük bir başarıyla tamamlandı. Etkinliğin başarısında en önemli etken, çiftçilerle birebir iletişim kurularak onların deneyimlerinin dinlenmesi ve sürece aktif katılımlarının sağlanması oldu. Bu yaklaşım, üreticiler üzerinde güçlü bir motivasyon ve güven etkisi yarattı. Ayrıca, Sarı Ulak zeytin çeşidinin “Presidia”* sürecine aday olması yönünde önemli bir zemin oluşturularak, bu yerel çeşidin uluslararası ölçekte tanıtılması için yeni bir aşamaya geçildi.”</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Slow Food Aşçı Dayanışması’nın Koordinatörü şef Gökhan Çilak</strong> Tarsus’da hissettiklerini şu şekilde ifade etti: “2. Uluslararası Tarsus Sarı Ulak Zeytin Şenliği benim için, toprağın sesini yeniden duymak ve üretimle mutfak arasındaki bağı güçlendirmek adına çok değerli bir deneyim oldu. Zeytinin yalnızca bir gıda ürünü değil, bir kültürün ve yaşam biçiminin taşıyıcısı olduğunu bir kez daha hissettim. Etkinlik boyunca yapılan paylaşımlar, teknik geziler ve atölyeler; doğayla uyumlu üretimin, yerel çeşitlerin korunmasının ve üreticinin emeğine saygının ne kadar önemli olduğunu hatırlattı. Titizlikle hazırlanan bu buluşma, bana hem bir şef hem de bir Slow Food üyesi olarak sürdürülebilir gastronominin geleceğine dair ilham verdi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Son olarak<strong> Proje Evi Kooperatifi Anatolivar Projesi Koordinatörü Alen Mevlat</strong> 3 günlük programı ve eğitimi şu sözlerle değerlendirdi: “2016 yılındaki ilk Slow Olive sürecinden beri Türkiye&#8217;nin tehdit altındaki, nadir zeytin çeşitlerini korumak üzerine çalışmalar yürütmekteyiz. Bu çeşitlerden biri de Mersin ilinde, özellikle Tarsus ve civarında yayılış gösteren Sarı Ulak zeytin çeşidi. Nuh’un Ambarı (Ark of Taste) ürün envanterine (<a href="https://www.fondazioneslowfood.com/en/ark-of-taste-slow-food/sari-ulak-olive/" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.fondazioneslowfood.com/en/ark-of-taste-slow-food/sari-ulak-olive/&amp;source=gmail&amp;ust=1760012504003000&amp;usg=AOvVaw2PH19JmXSK4YmuRbIcqxx0">https://www.fondazioneslowfood.com/en/ark-of-taste-slow-food/sari-ulak-olive/</a>) kayıtlı Sarı Ulak, özellikle Tarsus Belediyesi, Tarsus Sanayi ve Ticaret Odası, Tarsus Ticaret Borsası ve Slow Food Tarsus Yeryüzü Pazarı üreticilerinin farkındalık çalışmalarıyla aranan, talep edilen ve böylece korunması sağlanan bir ürün haline geldi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;nin nadir zeytin çeşitlerinin envanter çalışmasını yaptığımız Anatolivar Projesi için de Sarı Ulak başarılı koruma çalışmalarıyla önemli bir yerde duruyor. Anatolivar ekibi olarak bu 3 gün süren festivalde, iklime dirençli ve doğa dostu zeytincilik konularında eğitimler düzenleyerek biz de koruma sürecine katkı verdik. Zeytincilik sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getiren benzer etkinliklerin farklı bölgelerde diğer zeytin çeşitlerimiz için de düzenlemesini bu çeşitlerin korunması için önemli buluyoruz.”</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>*<u>Presidia</u></strong><u>:</u><em> Slow Food’un uluslararası düzeyde yürüttüğü bir koruma ve destek inisiyatifi olup, yok olma tehlikesi altındaki yerel gıda ürünlerini, üretim yöntemlerini ve topluluklarını korumayı amaçlar.</em></p>
<p><strong>Daha fazla bilgi için</strong><span style="font-weight: 400;">:        Ceren Üzel  &#8211; </span><span style="font-weight: 400;"><a href="http://www.proje.info/" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://www.proje.info&amp;source=gmail&amp;ust=1760012504003000&amp;usg=AOvVaw3dXw793SIWbAY3lImYGtcz">www.proje.info</a></span><span style="font-weight: 400;"> / E-posta: </span><span style="font-weight: 400;"><a href="mailto:ceren@proje.info.tr">ceren@proje.info.tr</a></span><span style="font-weight: 400;"><br />
Tel: 0 216 338 26 65 &#8211; 0 532 493 72 88</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/10/08/iklime-direncli-doga-dostu-zeytincilik-egitimi-ve-2-uluslararasi-tarsus-sari-ulak-zeytin-senligi-tarsusda-gerceklesti/">İklime Dirençli Doğa Dostu Zeytincilik Eğitimi ve 2. Uluslararası Tarsus Sarı Ulak Zeytin Şenliği Tarsus&#8217;da gerçekleşti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleceğin Kooperatifleri Programı&#8217;na Başvuru Süreci Devam Ediyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2025/02/13/gelecegin-kooperatifleri-programina-basvuru-sureci-devam-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Feb 2025 11:12:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Girişimcilik Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87305</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) tarafından Google.org desteğiyle hayata geçirilen, girişimcilik ve e-ticaret eğitimleriyle kooperatiflerin gelişmesini ve sürdürülebilir bir modele dönüşmesini amaçlayan Geleceğin Kooperatifleri Programı'na başvuru süreci devam ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/02/13/gelecegin-kooperatifleri-programina-basvuru-sureci-devam-ediyor/">Geleceğin Kooperatifleri Programı&#8217;na Başvuru Süreci Devam Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK),  desteğiyle Geleceğin Kooperatifleri Programı&#8217;nı hayata geçiriyor. İki yıl sürecek programla, Türkiye&#8217;deki kooperatiflerin değişimi ve dönüşümüyle; girişimcilik, liderlik, dijitalleşme, finans ve e-ticaret alanında kapasitelerinin artması, sosyal ve ekonomik etki alanlarının genişletilmesi amaçlanıyor.</p>
<p>Geleceğin Kooperatifleri Programı’nda kooperatifler; girişimcilik bakış açısı kazanma, geniş network ağına dahil olup potansiyel iş birlikleri geliştirme, ihtiyaca göre temel-orta-gelişmiş eğitim seviyelerinde eğitimler alma, eğitimlerde eğitmenlerle bire bir iletişim kurabilme, teorik eğitimlere ek olarak pratik eğitimlerle öğrendiklerini uygulama fırsatı bulacak ve bir topluluğun parçası olarak desteklenecek.</p>
<p>Program sayesinde e-ticaret, ihracat ve dijitalleşme yetkinliklerini artıracak olan kooperatifler, girişimcilik yoluyla yenilikçi iş ve üretim yapma kapasitelerini geliştirerek, ürün ve hizmetlerini sınırlar ötesine taşıyıp global markalara dönüşecek ve geleceğin iş modeli olacaklar. Ayrıca, Türkiye ve dünyada kooperatifçilikle ilgili doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi ve farkındalık yaratılmasında etkili rol alacaklar.</p>
<p><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-87306 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2025/02/Sina_Afra-640x960.jpg" alt="" width="217" height="326" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2025/02/Sina_Afra-640x960.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2025/02/Sina_Afra-1280x1919.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2025/02/Sina_Afra-1024x1536.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2025/02/Sina_Afra-scaled.jpg 1707w" sizes="(max-width: 217px) 100vw, 217px" />“Kooperatiflerin yüzde 58,3’ü dijital becerilerini e-ticarete dönüştürememiş”</strong></p>
<p>Programla ilgili açıklama yapan <strong>GİRVAK Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra,</strong> “19 Haziran 2024&#8217;te BM Genel Kurulu, 2025&#8217;i Uluslararası Kooperatifler Yılı olarak belirledi. Bu karar, kooperatiflerin sürdürülebilir kalkınmaya yaptığı katkıları duyurmak ve bu güçlü topluluk modellerini daha görünür kılmak için harika bir fırsat. 64 ilde 329 kooperatifle yaptığımız görüşmelerde kooperatiflerin yüzde 58,3’ü e-ticaret faaliyetlerini başlatacak temele sahip olmasına rağmen dijital becerilerini e-ticarete dönüştürememiş. Kooperatiflerin kullandıkları iletişim kanallarına bakıldığında ise yüzde 83’ünün sosyal medyayı kullandığı görülüyor. Bu kullanım oranına rağmen, kooperatiflerin yüzde 41,3’ü sosyal medya ve diğer iletişim kanalları kullanımında bilgi eksikliği yaşadığını söylüyor. E-ticaret yapan kooperatiflerin yüzde 88,8&#8217;i ürünlerinin çevrimiçi ortamda talep gördüğünü belirtirken, sadece yüzde 11,2&#8217;lik bir kesim, ürünlerinin çevrimiçi ortamda talep görmediğini ifade ediyor. Bu ihtiyaçlara yönelik hazırladığımız Geleceğin Kooperatifleri Programı’nın faaliyetleri arasında ihtiyaç analizi, deprem bölgesindeki illerde pilot eğitimler, online eğitimler, mentorluk, hibe ve dijital araç yardım destekleri ve farkındalık çalışmaları yer alıyor” dedi.</p>
<p><strong>Programa hangi kooperatifler katılabilir?</strong></p>
<p>2026 yılı sonuna kadar devam edecek olan programa; ürün veya hizmet üreten, sosyoekonomik etkisi ya da etki potansiyeli olan, aktif olarak faaliyetlerine devam eden, Ticaret veya Orman ve Tarım Bakanlıkları altında kurulmuş, sosyal etki üretmeyi hedefleyen kooperatif statüsüne sahip kooperatif ve bu kooperatiflerin ortakları başvuru yapabiliyor.</p>
<p><a href="http://www.geleceginkooperatifleri.org">www.geleceginkooperatifleri.org</a> adresinden başvuru formunu doldurarak Geleceğin Kooperatifleri Programına başvurulabiliyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/02/13/gelecegin-kooperatifleri-programina-basvuru-sureci-devam-ediyor/">Geleceğin Kooperatifleri Programı&#8217;na Başvuru Süreci Devam Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalkınmaya Katkı Verenler&#8217;in Son Kitabı &#8216;İlhan Tekeli&#8217; Yayınlandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/16/kalkinmaya-katki-verenlerin-son-kitabi-ilhan-tekeli-yayinlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2022 10:49:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[İlhan Tekeli]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma Atölyesi Kooperatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınmaya Katkı Verenler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'nin sosyal kalkınması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79563</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalkınma Atölyesi'nin 'Kalkınmaya Katkı Verenler Programı' kapsamında beşinci kitabı olan İlhan Tekeli yayınlandı. Şehir ve Bölge Plancısı ve Sosyal Bilimci olan Tekeli'nin 110'u aşkın kitabı bulunuyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/16/kalkinmaya-katki-verenlerin-son-kitabi-ilhan-tekeli-yayinlandi/">Kalkınmaya Katkı Verenler&#8217;in Son Kitabı &#8216;İlhan Tekeli&#8217; Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span class="css-901oao css-16my406 r-poiln3 r-b88u0q r-bcqeeo r-qvutc0">Kalkınma</span> <span class="css-901oao css-16my406 r-poiln3 r-b88u0q r-bcqeeo r-qvutc0">Atölyesi</span><span class="css-901oao css-16my406 r-poiln3 r-bcqeeo r-qvutc0"> Kooperatifi&#8217;nin 2013 yılında gönüllü emekle başlayan Türkiye’nin sosyal kalkınmasına katkıda bulunan kişilere odaklandığı &#8220;Kalkınmaya Katkı Verenler&#8221; serisinin 5. kitabı, İlhan Tekeli&#8217;nin yaşam öyküsünü ele alıyor. </span></p>
<p>Kitaba ulaşmak ve gençlerle buluşmasına imkan yaratmak isterseniz kkv@ka.org.tr e-posta adresi üzerinden Kalkınma Atölyesi ile iletişime geçebilirsiniz. Kitabın, özellikle gençlere hediye edilmesinin sağlanması hedefleniyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/16/kalkinmaya-katki-verenlerin-son-kitabi-ilhan-tekeli-yayinlandi/">Kalkınmaya Katkı Verenler&#8217;in Son Kitabı &#8216;İlhan Tekeli&#8217; Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemide Romanlar: &#8216;Yoksulluk ve Acı Katmerlendi, Yapısal Reformlar Yapılmalı&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/22/pandemide-romanlar-yoksulluk-ve-aci-katmerlendi-yapisal-reformlar-yapilmali/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/22/pandemide-romanlar-yoksulluk-ve-aci-katmerlendi-yapisal-reformlar-yapilmali/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Feb 2022 14:04:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır Ayrımcılık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[COVİD-19 ve Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Elmas Arus]]></category>
		<category><![CDATA[Fikret Adaman]]></category>
		<category><![CDATA[Pandemi ve Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Diyalog Ağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=78961</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Çok fazla yoksulluk ve acı var.” Pandemi sürecinde Türkiye'deki Romanlar’ın vahim durumu ortaya koyan araştırmanın koordinatörü Prof. Dr. Fikret Adaman, “Sorunlar katmerlendi. Yoksulluk ve acı arttı” tespiti yaparak yapısal sorunlara yönelik politika önerilerini sıraladı. Elmas Arus ise “Roman çocukların eğitimlere erişimi yüzde 2. Roman toplumunu müthiş bir karanlık karanlık bekliyor ama kimse bunun farkında değil.” </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/22/pandemide-romanlar-yoksulluk-ve-aci-katmerlendi-yapisal-reformlar-yapilmali/">Pandemide Romanlar: &#8216;Yoksulluk ve Acı Katmerlendi, Yapısal Reformlar Yapılmalı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği’nin desteklediği Roman Diyalog Ağı’nın (RODA) Güçlendirilmesi Projesi kapsamında yürütülen &#8220;Covid-19’un Türkiye’deki Roman Toplulukları Üzerindeki Sosyo-ekonomik Etki Araştırması&#8221;, Türkiye’de Romanların Covid-19 pandemisinde karşı karşıya kaldıkları ilave sıkıntıları ve pandemi esnasında sunulan yardım ve desteklere erişimde imkân ve kapasitelerini değerlendiriyor. Araştırma pandemide Romanların maruz kaldıkları sorunların, yenilerinin eklenmesiyle daha da derinleştiğini ortaya koyuyor ve çeşitli politika önerilerini içeriyor. Hazırlanan rapor ile olası yeni bir kriz karşısında Romanların kırılganlıklarının daha da artmaması için ne tür adımların atılabileceğine yönelik bir yol haritası sunuluyor.</p>
<p>Araştırmanın sonuçları İstanbul’da düzenlenen basın toplantısıyla, kamuoyuyla paylaşıldı. Açılış konuşmasında Roman Diyalog Ağı (RODA) Koordinatörü Elmas Arus, toplantıya katılan gazetecilere “şahit olmak sorumluluk yükler” sözleriyle Romanların mevcut durumuna dair farkındalığın artmasında medyanın desteğinin önemine işaret etti.</p>
<p>Araştırmanın bulgularının paylaşan Fikret Adaman’ın sunumunda öne çıkan başlıklar şunlar:</p>
<h5><strong><img decoding="async" class="wp-image-78970 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/pandemide-romanlar-yoksulluk-ve-aci-katmerlendi-yapisal-ve-yerel-cozumler-bulunmali-3.jpg" alt="" width="361" height="167" />Yoksulluk Sarmalı Sürüyor </strong></h5>
<p>Roman kesimin çoğunluğu güvencesiz, niteliksiz ve düşük gelirli işlerde çalışıyor. Bu da gelecek nesli de kuşatan bir yoksulluk sarmalı yaratıyor. Bu ortamda çocuklarının iyi eğitim almaları ihtimali çok düşük. Bu sarmalın yapısal reformlar yapılmadan kırılabilmesi pek mümkün görünmüyor.</p>
<h5><strong>Gelir Dağılımının Bozukluğu ve Yüksek İşsizlik Oranı Sorunları Derinleşti</strong></h5>
<p>SODEV’in yürüttüğü ‘Türkiye’de Roman Toplulukları ve Yoksulluk Araştırması’na dair veriler, pandemide Romanların durumuna dair bu çalışmanın bulgularını teyit ediyor. Söz konusu araştırmada en az 1 kere işsiz kaldığını belirten kişilerin oranı yüzde 65,9.</p>
<p>Aynı çalışmada, pandemi döneminde kişisel gelirinde azalma yaşandığını ve gelirinin sıfırlandığını belirten kişilerin toplam oranı ise yüzde 88,9. İşten çıkartma yasağı, kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izinlilere destek, yoksul kesime para transferi gibi desteklerin Romanlara ne kadar yansıdığını tartışmak gerekiyor.</p>
<h5><strong>Kötü Beslenme Sonucu Büyüme Geriliği Görülebiliyor</strong></h5>
<p>Roman mahallelerinde kötü barınma koşulları, ısınma problemi, sağlıksız iş ortamı, beslenme yetersizliği gibi faktörler, Romanların sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. Roman çocuklarda, kötü beslenme sonucu büyüme geriliği görülebiliyor. Ek olarak, yoğun bir uyuşturucu bağımlılığı var. Erken yaş evlilikleri yaygın.</p>
<h5><strong>‘Roman Okulları’ Birlikte Yaşama Kültürünün Önünde Engel</strong></h5>
<p>Roman çocuklarının eğitime erişimi pek çok nedenle sınırlı kalıyor. Bu da çocukların eğitim başarısını düşürüyor ve eğitime devam etme imkânını sınırlıyor. Roman çocukların “Roman okulları” olarak bilinen salt Roman çocukların kayıt olabileceği okullara gitmeleri Roman olmayan çocukların birlikte yaşama kültürü geliştirebilmelerine engel oluyor.</p>
<h5><strong><img decoding="async" class="wp-image-78972 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/pandemide-romanlar-yoksulluk-ve-aci-katmerlendi-yapisal-ve-yerel-cozumler-bulunmali-1.jpg" alt="" width="353" height="235" />‘Sivil Toplum, Taşra ve Yerel Yönetimler ile Akademinin İş birliği Sinerji Yaratır’</strong></h5>
<p>Araştırma bulgularının paylaşılmasının ardından Prof. Dr. Fikret Adaman ile araştırmanın bulgularının ötesinde sahadan edindiği gözlemleri ve bunların kendisinde yarattığı hissiyatı konuştuk.</p>
<p>&#8216;Burada acıların derinleşmesinden, yoğunluğunun artmasından bahsediyoruz.&#8217; diyen Adaman, yeterli besinleri alamamaktan kaynaklanan sıkıntılardan, uyuşturucu kullanımının artmasından bahsettiklerini, bu sorunların zaten var olduğunu ancak yaygınlığı ve derinliğinin arttığını, çok kötü olan koşulların daha da kötüleştiğini belirtti.</p>
<p>Karşılaştığı tablonun vehametinin kendisinde yarattığı etkiyi ise Adaman şu sözlerle aktarıyor: “Siz İstanbul&#8217;dan Boğaziçi&#8217;nden kalkıp, gidiyorsunuz. Bunları görüyorsun. Sonra tekrar geri dönüyorsunuz. Bunlar tabii ki zor, acı ve sizde üzüntü yaratan konular. Bu bende bir şey yapamamanın getirdiği sıkıntı yaratıyor.”</p>
<p>Adaman, Roman toplumunda sivil toplumun durumuna ve kısıtlarına dair yönettiğimiz soruya ise STK’lar arasında platformların ve ağların kurulmasının önemine ve gücüne dikkat çekerek yanıt verdi: “Hedefe yönelik yapılar kurmak önemli.  Roman sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler, kaymakamlık ve akademinin bir arada çalışmasının yaratacağı sinerjiye inanıyorum. Bunlar arasında iş birliklerinin etkisinin Türkiye’de yüksek olduğunu düşünüyorum. Çok az örnek var. Bu örnekler çoğalmalı.”</p>
<h5><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-78974 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/pandemide-romanlar-yoksulluk-ve-aci-katmerlendi-yapisal-ve-yerel-cozumler-bulunmali-2-1.jpg" alt="" width="243" height="321" />Roman Çocukların Eğitime Erişimi % 2: Romanları Karanlık Bir Tablo Bekliyor!</strong></h5>
<p>Arus, Roman gruplar özelinde yıllardır yürüttüğü çalışmalar ve gözlemler çerçevesinde yaptığı şu tespiti yaptı: “Roman çocukların bu kadar eğitimin bu kadar dışında kaldığı 1 dönem daha önce hiç olmadı. Romanlar için biz yüzde 60’lara varan bir oran tahmin ediyorduk. Ancak şu an gördük ki Roman çocukların eğitime erişimleri şu anda yüzde 2’lerde.  Bu korkunç bir tablo. Bunun etkilerini 5 yıl sonra daha net göreceğiz. Müthiş bir karanlık karanlık bekliyor Roman toplumu ama kimse farkında değil.”</p>
<p>Arus, ayrıca 2010 yılında bu yana Roman toplumunun durumuna dair pek çok araştırma yürüttüklerini ancak özellikle pandemi sürecinden “Romanların nasıl ayakta kalabileceklerini” merak ve endişeyle izlediğini aktardı. Romanların salgının ilk 2 ayında “ellerini kollarını nereye koyacaklarını bilemediklerini” söyleyen Arus, sokağa çıkma yasaklarının başlamasından ve Kabahatlar Kanunu’nu ihlal ederek sokağa çıkmak zorunda kalanların da para cezalarına çarptırılması ve “eve ekmek getiremez” hale geldikten sonra işe erişmek için türlü yollar denediklerini söyledi.</p>
<blockquote><p>En önemlisi herkesin çok sıradan göreceği bir maskeye bile Romanlar erişemedikleri için sokağa çıkamadılar. Çocuklar okula gitmek için ıslak mendillerden ya da çoraplardan kendilerine maske yaptılar.</p></blockquote>
<p>Arus, mevzuatın eksiklikleri nedeniyle yardımlardan Romanların yararlanamadığını ve zaten sosyal yardım sistemin dışında olmalarının da desteklerden faydalanmalarını güçleştirdiğini aktardı: “Romanlar sisteme kayıt olmak istediklerinde de ellerinde buna erişebilecekleri mekanizma yok çünkü internetleri ve dijital okur yazarlığı yok.”</p>
<p>Arus, ayrıca Romanlara ulaşan çeşitli ödeneklerin de kimi durumlarda “Covid olmaları yüzünden dışarı çıkarak  para cezası yemelerinden” ötürü alacakları yardımdan daha fazla ceza yiyenlerin olduğunu da paylaştı.</p>
<h5><strong>Politika Önerileri</strong></h5>
<p>Araştırmanın bulguları çerçevesinde raporda öne çıkan politika önerileri şunlar:</p>
<ol>
<li><strong>Kayıtlı çalışmaya geçiş:</strong> Kayıt dışı çalışma ile mücadele kapsamında şu an uygulanmakta olan (polisiye olmaktan öteye gidemeyen) yöntemler yerine, gerek hukuksal düzenlemeler gerek makro düzeyde planlamalar yapılması;</li>
<li><strong>Eğitim ve sağlıkta hak-temelli yaklaşımın gerçek anlamda uygulanması</strong><em>: </em>Yoksulluk sarmalının kırılması için, formal istihdam koşullarını sağlamanın yanı sıra, kamunun sosyal devlet sorumluluğuyla hareket etmesi ve önceliklerini buna göre belirlemesi ;</li>
<li><strong>Vatandaşlık geliri</strong><em>: </em>Parçalı halde olan mevcut yardımların yerini, tüm toplumda yaşayanları, çalışma durumuna bakmaksızın, yoksulluk sınırı üzerinde tutacak düzenli bir meblağ ödenmesi ;</li>
<li><strong>Gider düşürücü önlemler</strong><em>:</em> “Askıda Fatura” uygulaması benzeri uygulamaların hayata geçirilmesi ve bunların Romanlara özgü koşul, ihtiyaç ve taleplerin dikkate alınması ;</li>
<li><strong>Mahallelerde öğrenci etüt merkezler açılması</strong></li>
<li><strong>Yetişkin eğitimi</strong><em>: </em>Örgün eğitimin yanında yetişkin eğitiminin de sağlanması;</li>
<li><strong>Mahalle topluluk merkezleri</strong><em>: </em>Öğrenci etüt merkezlerinin yanı sıra—ya da öğrenci etüt merkezlerini içerecek bir biçimde—mahallelerde çok amaçlı topluluk merkezlerinin açılması;</li>
<li><strong>Eğitim teşvik mekanizmaları</strong><em>: </em>Okullarda devamlılığı teşvik eden mekanizmaların (örneğin okullarda kahvaltı ve/veya öğle yemeği verilmesi) tesisi;</li>
<li><strong>Kreş/okul öncesi eğitim:</strong> Kreş/okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması;</li>
<li><strong>Krizlere yönelik direncin arttırılması</strong><em>:</em> Pandeminin yanı sıra iklim değişikliği, deprem gibi birçok başka riskleri ve eşzamanlı krizlerin dikkate alınarak krizlere direncin artırılması.</li>
</ol>
<p>Covid-19’un Türkiye’deki Roman Toplulukları Üzerindeki Sosyo-ekonomik Etki Araştırması raporuna <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sifir-ayrimcilik-dernegi-covid-19un-turkiyedeki-roman-topluluklari-uzerindeki-sosyo-ekonomik-etki-arastirmasi/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong>Fotoğraflar</strong>: Sezgin Kartal</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/22/pandemide-romanlar-yoksulluk-ve-aci-katmerlendi-yapisal-reformlar-yapilmali/">Pandemide Romanlar: &#8216;Yoksulluk ve Acı Katmerlendi, Yapısal Reformlar Yapılmalı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/22/pandemide-romanlar-yoksulluk-ve-aci-katmerlendi-yapisal-reformlar-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Dünyada Güvensizlik Duygusu Hakim: Dayanışma ve Kalkınmaya Odaklanılmalı&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/08/dunyada-guvensizlik-duygusu-hakim-dayanisma-ve-kalkinmaya-odaklanilmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2022 09:05:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Antroposen’de İnsan Güvenliğine Yönelik Yeni Tehditler]]></category>
		<category><![CDATA[insani gelişme]]></category>
		<category><![CDATA[İnsani Gelişme Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[UNDP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=78422</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP)'nın 'Antroposen’de İnsan Güvenliğine Yönelik Yeni Tehditler' raporuna göre, küresel kalkınmanın arttığına dair verilere rağmen, her 7 kişinin 6'sında güvensizlik duygusu hakim. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/08/dunyada-guvensizlik-duygusu-hakim-dayanisma-ve-kalkinmaya-odaklanilmali/">&#8216;Dünyada Güvensizlik Duygusu Hakim: Dayanışma ve Kalkınmaya Odaklanılmalı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>UNDP tarafından yayımlanan &#8220;Antroposen’de İnsan Güvenliğine Yönelik Yeni Tehditler&#8221; raporu, küresel kalkınmanın ilerlemesinin otomatik olarak insanlarda daha yüksek güvenlik duygusu yaratmadığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Raporda yer alan yeni veriler ve analizlere göre, yıllardır elde edilen kalkınma başarılarına rağmen, insanların güvenlik ve güvence duyguları, en varlıklı ülkeler dahil olmak üzere hemen hemen her ülkede düşük düzeyde seyrediyor. Sağlık, varlık ve eğitim bakımından en üst düzeylerde olan insanların bile bir kısmı, 10 yıl öncesine göre daha çok kaygı duyduklarını ifade ediyor.</p>
<p>İlk olarak UNDP’nin 1994 yılında yayınladığı İnsani Gelişme Raporu’nda ortaya konulan &#8220;insan güvenliği&#8221; kavramı, insanların güvenliğinin sadece toprak güvenliğine bakılarak değerlendirilmesi gerektiği fikrinden radikal bir kopuşu temsil ediyor; insan güvenliği kavramı insanların temel ihtiyaçları, onuru ve güven içinde yaşamalarının önemini vurguluyor.</p>
<h5><strong>Gezegenimizi Koruyan ve Restore Eden Yeni Bir Kalkınma Yaklaşım Gerekli!</strong></h5>
<p>Kalkınma ile algılanan güvenlik duygusu arasındaki kopukluğu gidermek için rapor, sınırlar ötesinde daha sıkı dayanışma ve insanların yokluk, korku, kaygı ve aşağılanma olmadan yaşamalarını sağlayacak biçimde kalkınmaya yeni yaklaşım çağrısı yapıyor.</p>
<p>&#8220;Küresel zenginliğin tüm zamanların en yüksek düzeyinde olmasına rağmen, insanların çoğunluğu gelecek hakkında kaygı duyuyor ve küresel salgın bu duyguları muhtemelen daha da şiddetlendirdi” diyen UNDP Başkanı Achim Steiner, “Sınırsız ekonomik büyüme çabamızla, bir yandan doğal dünyayı yok ediyoruz, diğer yandan ülkelerin içinde ve aralarında eşitsizlikleri artırıyoruz. Herkes için yeni sürdürülebilir olanaklar içerecek biçimde gezegenimizi koruma ve restore etme hedefine odaklanan, amaca uygun bir kalkınma modeline ihtiyacımız var.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<blockquote><p>İklim değişikliği muhtemelen dünyanın her yerinde önde gelen ölüm nedenlerinden birisi haline gelecek.</p></blockquote>
<p>Yeni bulgulara göre COVID-19 nedeniyle dünyada doğuşta beklenen yaşam süresi peş peşe iki yıldır düşüyor, genel insani gelişme ölçüleri de aşağı yönde seyrediyor. Dahası, iklim değişikliği muhtemelen dünyanın her yerinde önde gelen ölüm nedenlerinden birisi haline gelecek. Emisyonlar orta düzeyde azaltılsa dahi, bu yüzyılın sonuna kadar sıcaklık değişiklikleri nedeniyle 40 milyon kadar insan ölebilecek.</p>
<p>Rapor, son yıllarda evrilerek daha da ön plana çıkan tehdit başlıkları da inceliyor: Bunlar dijital teknolojiler, eşitsizlikler, çatışmalardan kaynaklanan tehditler, sağlık sistemlerinin COVID-19 küresel salgını gibi yeni zorlukları aşma yeteneği gibi.</p>
<p>Rapora göre, bu tehditlerin ele alınması politika yapıcıların koruma, güçlendirme ve dayanışmayı birlikte ele almalarını gerektiriyor, böylece insan güvenliği, gezegene ilişkin düşünceler ve insani gelişme birbirleri aleyhine değil, aynı doğrultuda işleyebilsinler. Yani, bir sorunun çözümü, başka sorunların ağırlaşmasına yol açmamalı.</p>
<blockquote><p>İnsan güvensizliği yüksek olan bireylerin başka insanları güvenilir bulma olasılığı üç kat daha düşük.</p></blockquote>
<p>Rapor ayrıca, güven düzeyinin azalışı ile güvende hissetmeme arasındaki güçlü ilişkiyi de ortaya koyuyor. Algılanan insan güvensizliği yüksek olan bireylerin başka insanları güvenilir bulma olasılığı üç kat daha düşük.</p>
<h5>1,2 milyar İnsan Çatışmalardan Etkilenen Bölgelerde Yaşıyor!</h5>
<p>Raporun diğer bazı bulguları şöyle:</p>
<ul>
<li>Gelişmişlik düzeyi daha yüksek olan ülkeler, gezegensel baskılardan daha çok yararlanıyor ve sonuçlarına daha az katlanıyor; bu da, iklim değişikliğinin eşitsizlikleri nasıl daha da artırdığını ortaya koyuyor.</li>
<li>Yaklaşık 1,2 milyar insan çatışmalardan etkilenen bölgelerde yaşıyor, bunların yaklaşık yarısı (560 milyon) ise, kırılgan olarak değerlendirilmeyen ülkelerde; bu da, hangi ülkelerin çatışmalar karşısında en kırılgan olduğuna ilişkin geleneksel görüşleri gözden geçirmemiz gerektiğine işaret ediyor.</li>
<li>2021 yılında tarihteki en yüksek GSYH düzeyine ulaşılmasına ve COVID-19 aşılarının birtakım ülkelerde daha ulaşılabilir olmasına rağmen, dünyada beklenen yaşam süresi peş peşe iki yıldır düşüyor: COVID öncesi döneme göre ortalama 1,5 yıl azaldı.</li>
<li>Ülkeler arasında sağlık sistemleri bakımından büyük ve gittikçe açılan farklar var. Raporun yeni Evrensel Sağlık Güvencesi Endeksi’ne göre, 1995 ile 2017 yılları arasında, düşük ve çok yüksek insani gelişmeye sahip ülkeler arasında sağlık performansında eşitsizlik daha da kötüleşti.</li>
</ul>
<p>Raporun tümünün <a href="https://hdr.undp.org/en/content/2022-hsr-media-package" target="_blank" rel="noopener">İngilizce metnine buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Raporun bugün saat 16.00’daki lansmanına <a href="https://undp.zoom.us/webinar/register/WN_vgkFnkDrSBmr1JhLsPWxsA" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> kayıt olabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/08/dunyada-guvensizlik-duygusu-hakim-dayanisma-ve-kalkinmaya-odaklanilmali/">&#8216;Dünyada Güvensizlik Duygusu Hakim: Dayanışma ve Kalkınmaya Odaklanılmalı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Romanlar: &#8216;Yaşlanamayacak Kadar Yoksul&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/14/turkiyede-romanlar-yaslanamayacak-kadar-yoksul/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jan 2022 07:56:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Demokrasi Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Planlama Ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır Ayrımcılık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de Roman Toplulukları ve Yoksulluk Araştırması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77660</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV), İstanbul Planlama Ajansı (İPA) ve Sıfır Ayrımcılık Derneği tarafından ortak hazırladığı Türkiye’de Roman Toplulukları ve Yoksulluk Araştırması'nın sonuçlarına göre, Roman vatandaşlarının ortalama aylık geliri 1.426 TL. Araştırmaya katılan Romanların yüzde 77.5’i işsizlik sorunu yaşıyor. Romanların yaşam süreleri (68.5) de ülke ortalamasının (78.6) altında. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/14/turkiyede-romanlar-yaslanamayacak-kadar-yoksul/">Türkiye&#8217;de Romanlar: &#8216;Yaşlanamayacak Kadar Yoksul&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 77.5’i işsizlik sorunu yaşıyor.</li>
<li>Katılımcıların yüzde 12.3’ü işçi olarak çalışırken yüzde 8.5’i ise seyyar çalışıyor. Bir başka ifade ile otoyollarda su, çiçek gibi ürünler satıyor.</li>
<li>Ücretli çalışanların hiçbiri yönetici konumunda bulunmuyor.</li>
<li>Araştırmada “seçme şansınız olsa hangi işi yapmak istersiniz” sorusuna ise tüm grupların verdiği yanıt memuriyet, en popüler meslekler ise öğretmenlik ve temizlik işi!</li>
</ul>
<h5><strong>Aylık Gelir Ortalaması 1.416 TL</strong></h5>
<ul>
<li>Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri ise aylık gelire verilen yanıtlar oldu.</li>
<li>Katılımcıların tamamı göz önüne alındığında “aylık ortalama hane halkı geliri sadece 1.416 TL”.</li>
<li>Katılımcıların yüzde 21.8’i “hiç gelirimiz yok ve yardım almıyoruz” yanıtını verirken, “gelirimiz yok ama yardım alıyoruz” diyenlerin oranı yüzde 10.3.</li>
<li>Bir hanede çalışan hiç kimsenin olmadığı grubun oranı yüzde 47.8 iken, tek bir kişinin çalıştığı grup ise yüzde 43.3! Ve yüzde 79.8’inin borcu var.</li>
<li>Emekli olamayacağını düşünenlerin oranı ise %71.5.</li>
</ul>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-77669 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/turkiyede-romanlar-yaslanamayacak-kadar-yoksul-1-640x350.jpg" alt="" width="673" height="368" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/turkiyede-romanlar-yaslanamayacak-kadar-yoksul-1-640x350.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/turkiyede-romanlar-yaslanamayacak-kadar-yoksul-1.jpg 947w" sizes="auto, (max-width: 673px) 100vw, 673px" /></p>
<h5><strong>En Çok Tüketilen Gıda Makarna ve Patates</strong></h5>
<ul>
<li>Romanların en çok tükettiği gıdalar sıralamasında ilk üçü makarna, patates ve çorba aldı.</li>
<li>Yüzde 59’u yılda bir kez bile et tüketmediğini belirtirken, yüzde 23.3’ü ise “yılda birkaç kez et tüketiyoruz” yanıtını verdi.<br />
İş ve beslenme sorunu yaşayan Romanların yüzde 62’si herhangi bir sosyal yardım almadığını belirtirken, yardım alanların büyük bir kısmı ise adres olarak kaymakamlık ve belediyeleri gösterdi.</li>
<li>Alınan yardımlarda ise ilk sırayı yüzde 18.1 ile kömür aldı.</li>
</ul>
<h5><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-77670 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/turkiyede-romanlar-yaslanamayacak-kadar-yoksul-2-640x338.jpg" alt="" width="665" height="351" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/turkiyede-romanlar-yaslanamayacak-kadar-yoksul-2-640x338.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/turkiyede-romanlar-yaslanamayacak-kadar-yoksul-2.jpg 930w" sizes="auto, (max-width: 665px) 100vw, 665px" /></h5>
<h5><strong>Covid-19 Salgını İşsiz Roman Sayısını Büyüttü</strong></h5>
<ul>
<li>Genellikle müzisyenlik ya da seyyar satıcılık yapan Romanların önemli bir bölümü, Kovid-19 salgını döneminde işini kaybetmiş.</li>
<li>“Salgında tüm gelirim sıfırlandı” diyenlerin oranı yüzde 55.7, geliri azalanlar ise yüzde 33.2’lik bir orana ulaştı.</li>
<li>Roman çocuklarının durumu 0-5 yaş arası çocuğu olanların yüzde 50’sinden fazlası çocuklarının beslenmesi konusunda ciddi sorunlar yaşadığını belirtirken özellikle Anadolu’da yaşayan Romanların önemli bir bölümü, çocuklarının eğitim gereçlerine ulaşmada büyük sorunlar yaşadığını ifade ediyor.</li>
<li>Katılımcıların yüzde 79.5’i çocuklarının geleceğinden büyük endişe duyduğunu dile getiriyor.</li>
<li>Tüm bu zorluklara karşın Roman aileleri, çocuklarının okula devam etmesi için büyük çaba harcıyor.<br />
Çünkü yüzde 77.1’i zorluklara karşın çocuklarının okula devam ettiğini söylüyor.</li>
</ul>
<h5><strong>En Büyük Beklenti Sosyal Yardım ve İş İmkanı</strong></h5>
<ul>
<li>Roman vatandaşların karşılaştığı en büyük zorluklardan biri de ayrımcılık. Türkiye genelindeki katılımcıların yüzde 40’ı ayrımcılığa maruz kaldığını söylerken yüzde 19.5’i ise “biraz maruz kaldım” diyor.</li>
<li>En çok gündelik hayatta her gün ayrımcılıkla karşılaştığını belirten Romanlar, ikinci sırada en fazla ayrımcılığa devlet daireleri ve<br />
hastanelerde maruz kaldığını belirtiyor.<br />
Araştırmada belediyelerden beklentileri de sorulan katılımcıların çok büyük bir bölümü sosyal yardımların artırılmasını istiyor. İsteklerin diğer ikisini ise ayrımcılık yapılmaması ve iş imkânı sağlanması oluşturuyor.</li>
<li>Devletten beklenti konusunda da sosyal yardımlar ilk sırada yer alırken, ayrımcılık yapılmaması ve iş imkânı istekleri öne çıkıyor.</li>
</ul>
<p>Araştırmanın detaylarına<a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sodev-turkiyede-roman-topluluklari-ve-yoksulluk-arastirmasi/" target="_blank" rel="noopener"> buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/14/turkiyede-romanlar-yaslanamayacak-kadar-yoksul/">Türkiye&#8217;de Romanlar: &#8216;Yaşlanamayacak Kadar Yoksul&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Eşitsizlik Bülteni&#8217; Türkiye’de Bölgesel Eşitsizliği İnceleyecek!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/05/esitsizlik-bulteni-turkiyede-bolgesel-esitsizligi-inceleyecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Jan 2022 09:24:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgesel Eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitsizlik Bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[sivil düşün]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77455</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağımsız bir grup araştırmacı ve sivil toplum gönüllüsü tarafından hazırlanan Eşitsizlik Bülteni, 2022 yılı boyunca 12 farklı kategoride hem ulusal hem de uluslararası kabul görmüş ölçüm metotlarını kullanarak, birçok farklı kurumdan alınan güncel veriler ışığında Türkiye’deki bölgesel eşitsizliği inceleyecek. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/05/esitsizlik-bulteni-turkiyede-bolgesel-esitsizligi-inceleyecek/">&#8216;Eşitsizlik Bülteni&#8217; Türkiye’de Bölgesel Eşitsizliği İnceleyecek!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye son 20 yılda hem ekonomik alanda hem de insani gelişmişlik seviyesinde önemli bir mesafe kaydetti. Ancak bu gelişmenin bütün bölgelerde benzer bir seyir izlemedi. Örneğin, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2017 yılında hazırlanan <strong>Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksi (SEGE)</strong><em> </em>çalışmasında haritanın güneydoğusunun diğer bölgelerle dramatik farklar gösterdi. Bölgesel eşitsizliğe mercek tutulduğunda anlaşılıyor ki bu eşitsizlik tesadüfi değil, yapısal ve sistematik olarak hemen her kategoride kendini gösteriyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-77458 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/esitsizlik-bulteni-harita.jpg" alt="" width="635" height="330" /></p>
<p>Bu bulgulardan hareketle, bir grup araştırmacı ve sivil toplum gönüllüsü AB Sivil Düşün desteğiyle Eşitsizlik Bülteni hazırlamaya karar verdi. Bülten, bu eşitsizlikleri daha yakından görmek ve göstermek, böylece gerek kamuoyu nezdinde gerekse karar alıcılar nezdinde bir farkındalık oluşturmak amacıyla yola çıkıyor.</p>
<p>Bülten&#8217;de <strong>2022</strong> yılı boyunca <strong>12</strong> farklı kategoride hem ulusal hem de uluslararası kabul görmüş ölçüm metotlarını kullanarak, birçok farklı kurumdan alınan güncel veriler ışığında Türkiye’deki bölgesel eşitsizliği incelenecek.</p>
<h5>Eşitsizlik Bölgesi</h5>
<div class="revue-p">Eşitsizlik Bülteni, “<strong>Eşitsizlik Bölgesi</strong>” adını verdiği bir bölgeye odaklanıyor ve bu bölgeyi Türkiye’nin geri kalan illeriyle kıyaslıyor. Bu bölge, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2017 yılında hazırladığı <strong>Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksi<em> (SEGE)</em></strong><em> </em>çalışmasına göre 6. düzeyde yer alan şehirleri kapsıyor. Türkiye&#8217;deki Kürt nüfusun yoğun olduğu bu şehirlerin tamamı Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu Bölgesinde yer alıyor.</div>
<div></div>
<div><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-77460 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/esitsizlik-bulteni.jpg" alt="" width="644" height="321" /></div>
<div></div>
<div>Türkiye’de puanı en yüksek ilin 4+ puanla İstanbul olduğu SEGE çalışmasına göre 6. kademedeki illerin tamamının puanı sıfırın altında kalıyor. Şırnak -1,788 puanla bu listenin en sonunda yer alıyor. SEGE puanlarına göre her kademede puanı en yüksek olan iller karşılaştırıldığında 6. kademedeki durum daha çarpıcı bir şekilde görünüyor.</div>
<div></div>
<div>Eşitsizlik Bülteni, eşitsizliği gözleyebilmek adına ağırlıklı olarak TÜİK’in 2016 senesinde düzenlediği “İllerde Yaşam Endeksi” çalışmasında kullandığı göstergelere odaklanıyor. Bu göstergeler; konut, çalışma hayatı, gelir ve servet, sağlık, eğitim, çevre, güvenlik, sivil katılım, altyapı hizmetlerine erişim, sosyal yaşam ve yaşam memnuniyeti olarak listeleniyor. Bültende TÜİK verilerinin yanı sıra hem Türkiye’de hem de dünyada resmi ve bağımsız veri kuruluşları tarafından üretilmiş verilerden de faydalanılıyor.</div>
<div></div>
<div>Eşitsizlik Bülteni <a href="https://www.getrevue.co/profile/EsitsizlikBulteni/issues/esitsizlik-bulteni-neden-nasil-ne-zaman-970062" target="_blank" rel="noopener">web sayfasına buradan</a> ulaşabilirsiniz.</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/05/esitsizlik-bulteni-turkiyede-bolgesel-esitsizligi-inceleyecek/">&#8216;Eşitsizlik Bülteni&#8217; Türkiye’de Bölgesel Eşitsizliği İnceleyecek!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kuraklıkla ve Yoksullukla Mücadele İçin &#8216;Başka Bir Tarım Mümkün&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/14/kuraklikla-ve-yoksullukla-mucadele-icin-baska-bir-tarim-mumkun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursen Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2021 09:11:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Başka Bir Tarım Mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kır yoksulluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Kuraklıkla mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Tunç Soyer]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Tohum Merkezleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72752</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen “Başka Bir Tarım Mümkün” projesi, iklim değişikliği ve yoksullukla mücadele etmeyi hedefliyor. Özellikle kır yoksulluğuna çözüm olmak için, proje kapsamında birlik ve kooperatifleri destekleniyor, alternatif ürün çalışmaları yapılıyor ve yerel tohum merkezleri açılıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/14/kuraklikla-ve-yoksullukla-mucadele-icin-baska-bir-tarim-mumkun/">Kuraklıkla ve Yoksullukla Mücadele İçin &#8216;Başka Bir Tarım Mümkün&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’ de üreticilerin ürünlerini aracısız olarak pazarlamasına olanak sağlayan “Başka Bir Tarım Mümkün” projesi hakkında İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Şevket Meriç sorularımızı Sivil Sayfalar için yanıtladı.</p>
<p>“En genel anlatımıyla kuraklıkla ve yoksullukla mücadele olarak tanımlanabilir. Üreticilerimizin ürünlerini aracısız olarak pazarlamalarını sağlayacak altyapıları hazırlıyoruz. Bunların en bilineni üretici pazarlarımızdır. Fuarlar, festivaller ve e-ticaret imkânları da yine bu maddenin altındadır. Küçük ölçekli üreticiler, kadınlar ve gençlerin tarımda hak ettiği yeri almaları ve tarımsal kaynaklı gelirlerini arttırarak kır yoksulluğuna çözüm olmaya devam ediyoruz.”</p>
<p><strong>Başka Bir Tarım Mümkün projesi hakkında bilgi verebilir misiniz?</strong></p>
<p>“Başka Bir Tarım Mümkün” aslında var olana bir başkaldırı diyebilirim. Mevcut düzen altında ezilen ve yok olmaya mahkûm edilen köylülerimizin ve üreticilerimizin hak ettiği değere ulaşması, ürettiği ile doyması-doyurması ve Atatürk’ün söylediği gibi ‘Milletin Efendisi’ olana kadar verilecek mücadelenin bir anlatımı ve politikalar bütünü diyebilirim.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-72755 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/baska-bir-tarim-mumkun-1.jpg" alt="Kuraklıkla ve Yoksullukla Mücadele İçin “Başka Bir Tarım Mümkün" width="317" height="211" /></strong>En genel anlatımıyla ‘Başka Bir Tarım Mümkün’, kuraklıkla ve yoksullukla mücadele olarak tanımlanabilir. Üreticilerimizin ürünlerini aracısız olarak pazarlamalarını sağlayacak altyapıları hazırlıyoruz. Bunların en bilineni üretici pazarlarımızdır. Fuarlar, festivaller ve e-ticaret imkânları da yine bu maddenin altındadır. Küçük ölçekli üreticiler, kadınlar ve gençlerin tarımda hak ettiği yeri almaları ve tarımsal kaynaklı gelirlerini arttırarak kır yoksulluğuna çözüm olmaya devam ediyoruz.</p>
<p>Bir diğer başlığımız ise birlik ve kooperatifleri desteklemek. Hepimizin yıkıcı etkilerini en yakından gözlemlediği doğal afetleri yaşıyoruz. Deprem, sel, dolu, yangın ve bu afetlerin sonrasında ilk başvurduğumuz yerler hep kooperatifler olmuştur. En doğru ve en adil örgütlenme biçimi kooperatiflerdir. O nedenle kooperatif ve birlikleri desteklemek ilkemiz olmuştur. Sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşmanın ve adil bölüşümün birinci basamağı kooperatifleşmedir.  Kooperatifler aynı zamanda toplumsal dayanışma modelidir.</p>
<p>Diğer adım ise alternatif ürün çalışmalarıdır. Bu anlayışla yeni ürün çalışmalarımız devam ederken, var olan ürünlerin marka tasarım ve ihracat yeteneklerini artırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 25 Haziran’da açılışını gerçekleştirdiğimiz İzmir Tarımı Geliştirme Merkezi (İZTAM) sözü geçen konularda kooperatiflerimize hizmet verecek. İhtiyaçları olan kooperatiflere, marka tasarım çalışmaları ve ihracat gibi konularda her türlü desteği vereceğiz. Bu sayede ortaya çıkan nitelikli ürünler ile ülke ekonomisine katkı koyamaya devam edeceğiz.</p>
<p>“Başka Bir Tarım Mümkün” felsefesinin ayaklarından bir diğeri de Yerel Tohum Merkezleri. İlkini 2009 yılında Seferihisar’da açtığımız Can Yücel Merkezi’nin ikincisini Bornova Âşık Veysel Rekreasyon Alanı’nda faaliyete geçirdik. Bu merkezlerde yerel tohumların çoğaltılması ve üretilmesi konularında çalışmaları yürütüyoruz. Yerel tohumlar ve yerel ırkları, dolayısıyla genetik çeşitliliğimizi korurken tüm yurttaşlarımızın sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimleri için çalışıyoruz.</p>
<p>Can Yücel Tohum Merkezlerinin suya daha az ihtiyaç duyan, bölgesel iklim koşullarına uygun ve kullanılabilir su kaynaklarımızı tüketmeyen, yerel tohumlarımızı uygun havzalarımızda üretici ve kooperatiflerimizle el ele yaygınlaştırıyoruz. Bu sayede tarımsal alanda %77’ye varan su tüketimini azaltmayı ve gelecek nesillere daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir dünya bırakmayı hedefliyoruz.</p>
<p><strong>‘Asıl Hedefimiz, İklim Değişikliği ve Yoksullukla Mücadele’.</strong></p>
<p><strong>Proje fikri nasıl ortaya çıktı, hedefleriniz nelerdir?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-72757 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/can-yucel-tohum-merkezi.jpg" alt="Kuraklıkla ve Yoksullukla Mücadele İçin “Başka Bir Tarım Mümkün" width="303" height="227" />Aslında bütün hikâye 2009 yılında Başkanımız Sayın Tunç Soyer’in Seferihisar Belediye Başkanı olmasıyla başladı. 2009 yılında Seferihisar Türkiye’nin ilk Cittaslow ünvanlı kenti olmasıyla, küçük ölçekli üretici, kooperatifler ve yerel ürünleri destekleyici projelerin ardı ardına hayata geçirilmesi ile Başka Bir Tarım Mümkün anlayışı da başlamış oldu. Asıl hedefimiz, iklim değişikliği ve yoksullukla mücadeledir.</p>
<p><strong>Çalışmalarınızı İzmir&#8217; in hangi b</strong><strong>ö</strong><strong>lgelerinde ve hangi alanlarda yapıyorsunuz? </strong></p>
<p>Projelerimizin ana paydaşı köylü ve çiftçilerdir. Özellikle kent kırsalında tarımsal üretimin teşvik edilmesi ve desteklenmesine yönelik önemli çalışmalar yürütmekteyiz. Küçükbaş hayvan, manda, yem, gübre, arılı kovan, meyve ve zeytin fidanı gibi hibelerle yerel üreticilerimizi desteklemekte, sözleşmeli alımlar ile üretici kooperatiflerine güç vermekteyiz. Kırsal desteklerimiz nedeniyle İzmir’in kent ve kırsalı dâhil tamamında ve hatta tüm yurdumuzu etkileyen çalışmalarımız mevcut.</p>
<p>Kırsal kesimde küçük ölçekli üreticilerimiz ve kooperatiflerimize verdiğimiz destekler sayesinde elde edilen ürünleri, Kadifekale, Kültürpark, Buca ve son olarak Bergama üretici pazarları ile kentte yaşayan yurttaşlarımıza ulaşmasını sağlıyoruz. Ayrıca sayıları sekize ulaşan Halkın Bakkalı şubeleri ile 30’a yakın kooperatiften 400 kalem ürün ile gerek İzmir gerekse ülkemiz genelinde üretici kooperatiflerinin ürünlerini aracısız halkımıza ulaştırıyoruz. Bu sayede tüketicinin sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimini, üretici ve üretimin de sürdürülebilirliğini sağlamış olacağız.</p>
<p><strong>Ç</strong><strong>ift</strong><strong>çilerle nasıl iletişim kuruyorsunuz? Ortak çalışmalarınız nelerdir?</strong></p>
<p>Tarımsal üretimin desteklenmesine yönelik sürdürdüğümüz tüm projelerimizi yerel paydaşlarımızla birlikte yürütüyor, köy ve kasabalarımızda çiftçi eğitimleri düzenliyoruz. Küçükbaş hayvan, manda, arılı kovan gibi desteklemeler öncesi tüm üreticilerimize yetiştiricilik eğitimleri veriliyor. İlçe belediyeleri ve her ilçemizde yer alan Yerel Hizmet Müdürlükleri aracılığı ile yürüttüğümüz tüm çalışmaları yerel halk ile paylaşıyor, projelerimizi tüm köylerimize ulaştırıyoruz. Kooperatif örgütlenmesinin burada da asıl araç olduğunu belirtmem gerekiyor.</p>
<p><strong>Pandemi d</strong><strong>ö</strong><strong>neminde çalışmalarınızda yaşadığınız zorluklar oldu mu? Olduysa ne tür çözümler geliştirdiniz?</strong></p>
<p>Kısıtlamalar nedeniyle özellikle de kırsalda yürüttüğümüz eğitim çalışmalarımızda aksamalar meydana geldi. Yüz yüze iletişim kurmakta yaşadığımız sıkıntılar nedeniyle tüm projelerimizi web üzerinden paydaşlarımıza ulaştırmayı hedefleyen mobil uygulamalar geliştirmeye çalışıyoruz.</p>
<p><em>“Doğayla dost üretim” kavramı, “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonunun önemli bir unsuru”</em></p>
<p><strong>Eklemek istedikleriniz…</strong></p>
<p>Öncelikle pandemiyle birlikte sağlıklı ve güvenli, aynı zamanda yeterli gıdaya erişimin önemiyle bir kere daha yüzleştik. Her geçen gün gıdanın maliyetinden çok temini ve üretimin sürdürülebilirliği daha ön plana çıkıyor. “Doğayla dost üretim” kavramı, “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonunun önemli bir unsuru.</p>
<p>Kentli tüketicilerin, üreticilerimizi desteklemek için üretici pazarları ve Halkın Bakkallarını tercih etmeleri sağlıklı, güvenli ve doğaya saygılı üretilen ürünlere erişim için bir kolaylığın yanı sıra toplumsal dayanışma aynı zamanda.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/14/kuraklikla-ve-yoksullukla-mucadele-icin-baska-bir-tarim-mumkun/">Kuraklıkla ve Yoksullukla Mücadele İçin &#8216;Başka Bir Tarım Mümkün&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Mirasım Türkiye” Herkesi Sürdürülebilir Turizme Katkı Sunmaya Davet Ediyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/29/mirasim-turkiye-herkesi-surdurulebilir-turizme-katki-sunmaya-davet-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 May 2021 14:24:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[UNDP Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Jolly]]></category>
		<category><![CDATA[Mert Vardar]]></category>
		<category><![CDATA[Mete Vardar]]></category>
		<category><![CDATA[Mirasım Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Ali Yurdupak]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumlu Turist]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilir Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Yasemin Develioğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70690</guid>

					<description><![CDATA[<p>UNDP Türkiye ve turizm şirketi Jolly “sürdürülebilir turizm” anlayışını yayma hedefiyle hayata geçirdikleri “Mirasım Türkiye” projesini birlikte yürütecek. Proje kapsamında hazırlanan kampanya, sürdürebilirliği temel alarak herkesi “sorumlu turist” gibi hareket etmeye ve Türkiye’nin zengin doğal, kültürel ve tarihi mirasına sahip çıkmaya davet ediyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/29/mirasim-turkiye-herkesi-surdurulebilir-turizme-katki-sunmaya-davet-ediyor/">“Mirasım Türkiye” Herkesi Sürdürülebilir Turizme Katkı Sunmaya Davet Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mirasım Türkiye projesini yürütecek olan Jolly ve UNDP Türkiye temsilcileri, kampanyanın detaylarını Antalya’daki lansman toplantısı ile tanıttı. Mirasım Türkiye projesi, dikkatli şekilde yönetilmediğinde, turizmin doğal kaynaklar, yerel kültür ve endüstri için tehdit oluşturduğu ve bu tehdidin bertaraf edilmesi; doğal, tarihsel, kültürel değerlerin ve mirasın korunup gelecek nesillere aktarılması için tek yolun sürdürülebilir turizm olduğu anlayışı ile şekillendi.</p>
<p>Mirasım Türkiye, sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda, yerel paydaşları ve halkı bilinçlendirmeyi; ziyaretçilere “sorumlu gezgin-sorumlu turist” bilincini yaymayı ve bunu yaparken yerel paydaşların kapasitesini artırmayı hedefliyor. Diğer bir deyişle, proje kısa vadede sürdürülebilir turizm anlayışı ile farkındalık yaratmayı; uzun vadede ise turizmin çeşitli alanlarda yarattığı olumsuz etkileri bertaraf edecek davranış değişikliğine neden olmayı amaçlıyor.</p>
<h5><strong>“Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Ardınızda İyi İzler Bırakın” </strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-70693 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/mirasim-turkiye.jpg" alt="" width="324" height="199" />Mirasım Türkiye kapsamında, öncelikli hedef kitle olarak belirlenen çocuklara özel çeşitli içerikler hazırlandı. 2021 yılı içinde, ilk aşamada çevrimiçi ortamda, Eylül ayından itibaren, pandemi kısıtlarının izin verdiği ölçüde, okullarda 250 bin çocuğa ulaşılması planlanıyor.</p>
<p>Lansmanda söz alan konuşmacılar, Türkiye’nin zengin mirasını korumak için sürdürülebilir turizm anlayışı ile şekillenen Mirasım Türkiye’nin bir farkındalık projesi olduğunu kaydederek, projenin ve yürütülecek olan kampanyanın detaylarına ilişkin bilgi verdi. Konuşmacılar ayrıca, sivil toplum, kamu, yerel yönetimler ve kamuoyu dahil tüm paydaşlardan kampanyaya destek sunmasını beklediklerini, ancak bu şekilde hedeflenen etkiye ulaşabileceğini belirttiler.</p>
<p>Mirasım Türkiye lansmanında ilk söz alan Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Mirasım Türkiye’yi bir sosyal sorumluluk projesi olarak gördüklerini ve UNDP Türkiye ile sürdürülebilir turizme katkı sağlamak üzere uzun soluklu bir işbirliğine adım attıklarını söyledi. Projenin öncelikle çocukların çevreye duyarlı ve zengin mirası koruyan bireyler olarak yetişmesini hedef aldığını kaydeden Vardar, bu sayede turizm alanında faaliyet yürüten bir şirket olarak üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmek istediklerini belirtti.</p>
<p>Jolly CEO’su Mert Vardar ise konuşmasında, 3 yıldan bu yana sürdürülebilir turizm konusuna yatırım yaptıklarını; seyahat etmenin gerekliliklerini unutmadan, sürdürülebilir turizm anlayışı ile çevreye duyarlı, doğa ve topluma karşı sorumluluk bilinci ile tüm aktörlerle ortak hareket etmenin gerekli olduğuna inandıklarını kaydetti. Kısa vadede projeden ekonomik bir beklentileri olmadığını söyleyen Vardar, pandemi sürecinde ve turizmin sıkıntılı döneminde UNDP Türkiye ile işbirliği ile sürdürecekleri Mirasım Türkiye’ye yaptıkları yatırımın kendileri için “ülkeye olan borçlarını ödemek ve uzun vadede sektörün ilerlemesine katkı sağlamak” anlayışı ile şekillendiğini aktardı.</p>
<p>UNDP Türkiye’nin Kapsayıcı ve Sürdürülebilir Büyüme Portföyü Yöneticisi Mustafa Ali Yurdupak ise konuşmasında, Birleşmiş Milletler’in turizm alanında Türkiye’de faaliyet yürüten tek uluslararası kuruluşu olarak, turizm sektöründe sürdürülebilirliğe büyük önem atfettiklerini ve bu alanda uzun süredir yürüttükleri çalışmalara Mirasım Türkiye’yi da dahil ettiklerini söyledi. “Sürdürülebilir turizm” anlayışı ile turizm faaliyetinin yarattığı ek maliyetleri en aza indirmeyi, atıkları minimize ederek çevreye olan baskısını azaltmayı ve yerele katkısını azamiye çıkarmayı hedeflediklerini anlatan Yurdupak, UNDP Türkiye’nin tüm projeleri “daha büyük müdahaleler için inkubatör” olarak görerek şekillendirdiğini; bu çerçevede Mirasım Türkiye’nin de daha büyük çalışmaların ortaya çıkmasına vesile olmasını beklediklerini kaydetti.</p>
<p>Lansmanda son söz alan Jolly Pazarlama Direktörü Yasemin Develioğlu, Mirasım Türkiye’nin herkesi sorumlu turist olmaya ve gelecek nesiller için daha iyi yarınlar bırakmaya davet ettiği <a href="https://www.youtube.com/watch?v=xEDNdHyRHO0&amp;feature=youtu.be" target="_blank" rel="noopener">reklam filmini</a> paylaştı. “Sorumlu turist-sorumlu gezgin” yetiştirmeye çocuklardan başlayarak, çocukları Türkiye’nin zengin tarihi, kültür ve biyolojik zenginliği konusunda eğitmeyi planladıklarını anlatan Develioğlu, “Bilmediğimizi sevemez, sevmediğimizi koruyamayız. O yüzden önce bu zengin mirası çocuklarımıza öğretip sevdireceğiz ki gelecekte sahip çıksınlar”.  diyerek bu amaç doğrultusunda çocuklara özel olarak içerik hazırlamayı  sürdüreceklerini anlattı.</p>
<h5><strong>“Sürdürebilir Turizm” ve “Sorumlu Turist” Kavramları  </strong></h5>
<p><a href="https://www.mirasimturkiye.com/surdurulebilir-turizm.html" target="_blank" rel="noopener"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-70694 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/surdurulebilir-turizm-nedir.jpg" alt="“Mirasım Türkiye” Herkesi Sürdürülebilir Turizme Katkı Sunmaya Davet Ediyor" width="368" height="304" />Mirasım Türkiye</a>, dünya nüfusundaki hızlı artış, küresel iklim değişikliği, kültürel mirasın yok olması gibi tehditlerin turizm sektöründe yeni bir bakış açısı gerektirdiği, bu nedenle seyahat etme hakkına sahip olan herkesin bu hakkın getirdiği sorumluluklara da riayet etmesi gerektiğini hatırlatıyor. Bu çerçevede, “sürdürülebilir turizm” kavramı bir turizm türü değil; farklı turizm türlerinin geliştirilmesine dönük faaliyetler yürütülürken, benimsenmesi gereken bir ilkeler bütününü tanımlıyor.</p>
<blockquote><p>Sürdürülebilir turizm, çevreye, doğaya, dünyaya ve hatta topluma karşı sorumlu olmayı gerektiriyor.</p></blockquote>
<p>Dünya Turizm Örgütü, sürdürülebilir turizm kavramını, “biyolojik çeşitlilik, temel ekolojik süreçler, kültürel bütünlüğü korumak ve tüm kaynakların ekonomik, sosyal ve estetik ihtiyaçlar doğrultusunda yönetilmesini sağlamak” şeklinde tanımlıyor. Kavram, seyahat etmenin yaratacağı zararları en aza indirmeyi hedefliyor. Dolayısıyla, çevreye, doğaya, dünyaya ve hatta topluma karşı sorumlu olmayı gerektiriyor. UNDP Türkiye’nin hazırladığı <a href="https://www.youtube.com/watch?v=tlpA82Up7hU" target="_blank" rel="noopener">kısa videoda</a> da sorumlu turist olmanın püf noktaları sıralanıyor.</p>
<h5><strong>“Mirasım Türkiye Projesi’ne Sivil Toplumun Katılımı ve Desteği Kritik</strong>”</h5>
<p>Mirasım Türkiye projesinde yerel ve ulusal düzeyde sivil toplumun katılımına ilişkin sorumuzu yanıtlayan konuşmacılardan Mustafa Yurdupak, sivil toplumun katılımının kendileri için kritik olduğunu belirtti. UNDP olarak projelerde tüm partnerlerin katılımcı şekilde sürece katkı sunmasını sağlamayı amaçladıklarını; bu çerçevede hem sivil aktörlerin hem de kamu ve yerel aktörlerin Mirasım Türkiye projesine katkı sunacak şekilde faaliyetlerini şekillendireceklerini söyledi.</p>
<blockquote><p>Her birey tercihlerini değiştirerek sürdürülebilir turizme katkı sunabilir</p></blockquote>
<p><a href="https://www.mirasimturkiye.com/index.html" target="_blank" rel="noopener"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-70696 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/sorumlu-turist-kimdir-640x351.jpg" alt="“Mirasım Türkiye” Kampanyası Herkesi Sürdürülebilir Turizme Katkı Sunmaya Davet Ediyor " width="382" height="210" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/sorumlu-turist-kimdir-640x351.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/sorumlu-turist-kimdir.jpg 642w" sizes="auto, (max-width: 382px) 100vw, 382px" />Mirasım Türkiye web sitesinde</a>, her kurum ve bireyin “sürdürülebilir turizm” ve “sorumlu turist” anlayışı ile hareket etmesinin önemi vurgulanıyor ve Türkiye’nin zengin mirasını keşfederken aynı zamanda korunması gerektiğine dair çeşitli başlıklarda içerikler yer alıyor: Sorumlu Çocuk Turist Kimdir”? Neler yapmalı? Küresel Amaçlar ve Çocuklar, Mirasım Türkiye Atlası. Web sayfasında ayrıca Türkiye’nin sahip olduğu mirasa ilişkin detaylara da yer veriliyor.</p>
<p>Mirasım Türkiye projesi ile ilgili detaylara ve kampanya çerçevesinde hazırlanan tüm içeriklere <strong><a href="https://www.mirasimturkiye.com/index.html" target="_blank" rel="noopener">web sayfasından</a></strong> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/29/mirasim-turkiye-herkesi-surdurulebilir-turizme-katki-sunmaya-davet-ediyor/">“Mirasım Türkiye” Herkesi Sürdürülebilir Turizme Katkı Sunmaya Davet Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
