<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hukuk arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/hukuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/hukuk/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Jul 2026 09:31:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Hukuk arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/hukuk/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Güz Okulu Düzenliyor: Başvurular Açıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2026/07/03/turkiye-insan-haklari-vakfi-tihv-guz-okulu-duzenliyor-basvurular-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2026 09:31:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=88118</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) olarak 4-10 Ekim 2026 tarihleri arasında bir hafta sürecek bir Güz Okulu düzenliyor. Son başvuru tarihi: 31 Temmuz 2026.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2026/07/03/turkiye-insan-haklari-vakfi-tihv-guz-okulu-duzenliyor-basvurular-acildi/">Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Güz Okulu Düzenliyor: Başvurular Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-88119" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2026/07/güz-okulu_duyuru_X-640x360.png" alt="" width="640" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2026/07/güz-okulu_duyuru_X-640x360.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2026/07/güz-okulu_duyuru_X-1280x720.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2026/07/güz-okulu_duyuru_X-1024x576.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2026/07/güz-okulu_duyuru_X.png 1600w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ’nın Güz Okulu davetini paylaşıyoruz:</p>
<p>&#8221;Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) olarak 4-10 Ekim 2026 tarihleri arasında bir hafta sürecek bir Güz Okulu düzenliyoruz. Bu çalışma, Avrupa Birliği’nin desteği ile TİHV tarafından yürütülen <em>Türkiye’deki İnsan Hakları Aktörlerinin Taban Merkezli Bir Yaklaşımla Desteklenmesi ve Korunması Projesi </em>kapsamında gerçekleştiriliyor.</p>
<p>Üniversite öğrencilerine, lisansüstü öğrenimini sürdüren araştırmacılara ve genç mezunlara yönelik, çeşitli akademik disiplinlerin katkısıyla hazırlanan Güz Okulu programı, ağır insan hakları ihlalleri ile bireysel/toplumsal travma ilişkisine odaklanıyor ve insan hakları savunuculuğunu bilgi-müdahale ilişkisi temelinde geliştirmeyi amaçlıyor.</p>
<p><strong>Travma ve İnsan Hakları Güz Okulu</strong>’nun programını, farklı disiplinlerden gelen ve uzun yıllardır insan hakları mücadelesi sürdüren savunucu ve akademisyenlerin katkısıyla yapılacak bir dizi seminer ve atölye çalışması oluşturuyor.</p>
<p><strong>Konular </strong></p>
<ul>
<li>Uluslararası insan hakları rejiminin krizi/çöküşü</li>
<li>Ağır insan hakları ihlalleri</li>
<li>Şiddetin toplumsal dinamikleri</li>
<li>İnsan hakları perspektifinden travma</li>
<li>İşkence ve işkencenin değişen yüzü</li>
<li>Zorla kaybetme</li>
<li>Hapishaneler ve ağırlaştırılmış müebbet rejimi</li>
<li>İnsan hakları savunuculuğu</li>
<li>Hakikat inşası</li>
<li>Başarılı Savunuculuk Örnekleri</li>
</ul>
<p><strong>Seminer ve Atölye Yürütücüleri </strong>(ilk isme göre alfabetik sırayla)</p>
<ul>
<li>Aslı Davas</li>
<li>Coşkun Üsterci</li>
<li>Feride Aksu Tanık</li>
<li>Hafıza Merkezi</li>
<li>Halis Ulaş</li>
<li>Metin Bakkalcı</li>
<li>Nilgün Toker</li>
<li>Sebla Arcan</li>
<li>Şebnem Korur Fincancı</li>
<li>Ümit Biçer</li>
<li>Ümit Efe</li>
<li>Zerrin Oğlağu</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Programın Amacı ve Yapısı</strong></p>
<p>Travma ve İnsan Hakları Güz Okulu, kendi mesleki ve akademik formasyonları temelinde insan hakları mücadelesine katkı sunmak isteyen üniversite öğrencileri, genç mezunlar ve lisansüstü araştırmacılara yönelik olarak tasarlanmıştır. Katılımcıların, özellikle ağır insan hakları ihlalleri ve bunlarla mücadele konusunda, farklı akademik disiplinlerden beslenen bütüncül bir perspektif kazanmaları amaçlanmaktadır.</p>
<p>Program, <strong>4-10 Ekim 2026 tarihleri arasında İzmir’de</strong> gerçekleştirilecektir. Katılımcıların bu süre boyunca kesintisiz olarak etkinliğin gerçekleştirileceği otelde konaklamaları, tüm seminer ve atölye çalışmalarına katılmaları gerekmektedir.</p>
<p>Katılımcıların ulaşım ve tam pansiyon (tüm öğünler dahil) konaklama masrafları TİHV tarafından karşılanacaktır.</p>
<p>Travma ve İnsan Hakları Güz Okulu’nun 2026 kontenjanı <strong>20 kişi</strong> ile sınırlıdır.</p>
<p><strong>Başvuru Koşulları</strong></p>
<p>Üniversitelerin dört yıllık lisans programlarında 3. ve 4 sınıfta bulunan öğrenciler (Tıp Fakülteleri için 5. ve 6. sınıf öğrencileri); lisansüstü (yüksek lisans ve doktora) öğrenimini sürdüren genç araştırmacılar ve lisans veya lisansüstü derecesini son 5 yıl içinde (2021 ve sonrasında) almış mezunlar Güz Okulu programına başvurabilirler.</p>
<p>Başvurucuların Türkiye’de ikamet etmeleri gerekmektedir.</p>
<p>Akademik alan sınırlaması yoktur. Program tüm akademik disiplinlerden başvuruculara açıktır.</p>
<p>Başvuru formunu <a href="https://tihv.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/Travma-ve-I%CC%87nsan-Haklari-Gu%CC%88z-Okulu-2026-Bas%CC%A7vuru-Formu.docx"><strong>burayı tıklayarak</strong></a> indirebilirsiniz.</p>
<p>Programa başvurmak için lütfen başvuru formunu eksiksiz bir biçimde doldurarak <a href="mailto:ihsegitim@tihv.org.tr">ihsegitim@tihv.org.tr </a>adresine e-posta yoluyla gönderiniz. <strong><u>Son başvuru tarihi: 31 Temmuz 2026.</u></strong></p>
<p><strong>Değerlendirme Süreci</strong></p>
<p><u>31 Temmuz 2026 Cuma günü saat 23.59’a kadar</u> yapılan ve yukarıda belirtilen koşulları karşılayan tüm başvurular, Türkiye İnsan Hakları Vakfı bünyesinde oluşturulan bir seçici kurul tarafından değerlendirilecek ve sonuçlar en geç 31 Ağustos 2026’ya kadar başvuruculara bireysel olarak iletilecektir.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2026/07/03/turkiye-insan-haklari-vakfi-tihv-guz-okulu-duzenliyor-basvurular-acildi/">Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Güz Okulu Düzenliyor: Başvurular Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mor Merdiven Şanlıurfa’da Yükseliyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2026/06/30/mor-merdiven-sanliurfada-yukseliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2026 08:41:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[#DahaÇokKadın]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Eşitlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=88111</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mor Merdiven Şanlıurfa’da yükseliyor! Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı Derneği ve Mor Merdiven tarafından, Friedrich Ebert Stiftung (FES)-Türkiye katkılarıyla düzenlenen atölye; kadınların yerel karar alma süreçlerine eşit, güvenli ve etkin katılımını güçlendirmeyi amaçlıyor. Program, 3–4 Temmuz 2026 tarihlerinde Şanlıurfa’da gerçekleştirilecek olup katılım kontenjanla sınırlıdır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2026/06/30/mor-merdiven-sanliurfada-yukseliyor/">Mor Merdiven Şanlıurfa’da Yükseliyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı Derneği tarafından 3-4 Temmuz 2026 tarihinde düzenlenecek Atölye Duyurusunu Paylaşıyoruz:</p>
<p style="font-weight: 400;">Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı Derneği ve Mor Merdiven tarafından, <strong>Friedrich Ebert Stiftung (FES)- Türkiye </strong>katkılarıyla <strong>3-4 Temmuz 2026</strong> tarihlerinde düzenlenecek atölye, kadınların yerel karar alma süreçlerine eşit ve güvenli katılımını güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Atölyede, kadınların kamusal ve dijital alanlarda karşılaştığı ve derneğimiz tarafından kavramsallaştırılan <strong>katılım maliyeti</strong> odağa alınacak. Dijital şiddet, güvenlik kaygısı, bakım yükü, zaman kısıtı, temsil engelleri ve veri eksikliği gibi faktörlerin yerel kadın liderliği üzerindeki etkileri tartışılacak.</p>
<p style="font-weight: 400;">Program, 3-4 Temmuz 2026 tarihlerinde Hilton Garden Inn Şanlıurfa’da, 13.00-17.00 saatleri arasında gerçekleştirilecektir. Katılım formuna Mor Merdiven sosyal medya profili üzerinden erişilebilir. Kontenjan sınırlıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Katılım için Başvuru Linki: <a href="https://docs.google.com/forms/d/1GnaT-Br2gmVUPbxN9-E8xGYG6t7xCyS93sZ1ABqCODI/preview" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://docs.google.com/forms/d/1GnaT-Br2gmVUPbxN9-E8xGYG6t7xCyS93sZ1ABqCODI/preview&amp;source=gmail&amp;ust=1782824008657000&amp;usg=AOvVaw1a5hDKBozbjmtBrHVpLCoW">https://docs.google.com/forms/d/1GnaT-Br2gmVUPbxN9-E8xGYG6t7xCyS93sZ1ABqCODI/preview</a></p>
<p style="font-weight: 400;">Proje Instagram Hesabı: <a href="https://www.instagram.com/mor.merdiven.agi/" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.instagram.com/mor.merdiven.agi/&amp;source=gmail&amp;ust=1782824008657000&amp;usg=AOvVaw3o6CIARKCBM1sNrcMYqP8M">https://www.instagram.com/mor.merdiven.agi/</a></p>
<p style="font-weight: 400;">Proje Twitter Hesabı: <a href="https://twitter.com/MorMerdivenAgi" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://twitter.com/MorMerdivenAgi&amp;source=gmail&amp;ust=1782824008657000&amp;usg=AOvVaw0w8OlMdWK1ExnTvQWh-8BS">https://twitter.com/MorMerdivenAgi</a></p>
<p style="font-weight: 400;">Proje LinkedIn Hesabı: <a href="https://www.linkedin.com/company/mor-merdiven-a%C4%9F%C4%B1" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.linkedin.com/company/mor-merdiven-a%25C4%259F%25C4%25B1&amp;source=gmail&amp;ust=1782824008657000&amp;usg=AOvVaw2hIy19Jxat0ooBXOAaM2yB">https://www.linkedin.com/company/mor-merdiven-a%C4%9F%C4%B1</a></p>
<p style="font-weight: 400;">Dernek Instagram Hesabı: <a href="https://www.instagram.com/kureselesitlikkapsayicilikagi/" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.instagram.com/kureselesitlikkapsayicilikagi/&amp;source=gmail&amp;ust=1782824008657000&amp;usg=AOvVaw3VrumX41S1wrq-eX4o6Rtf">https://www.instagram.com/kureselesitlikkapsayicilikagi/</a></p>
<p style="font-weight: 400;">Dernek Twitter Hesabı: <a href="https://twitter.com/kureselesitlik" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://twitter.com/kureselesitlik&amp;source=gmail&amp;ust=1782824008657000&amp;usg=AOvVaw2UP96sMdsGcPByOfcZq8Aq">https://twitter.com/kureselesitlik</a></p>
<p style="font-weight: 400;">Dernek LinkedIn Hesabı: <a href="https://www.linkedin.com/company/kureselesitlikvekapsayicilikagi/" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.linkedin.com/company/kureselesitlikvekapsayicilikagi/&amp;source=gmail&amp;ust=1782824008657000&amp;usg=AOvVaw2_y65BQT6UNpfyeQ_231YI">https://www.linkedin.com/company/kureselesitlikvekapsayicilikagi/</a></p>
<p style="font-weight: 400;">
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2026/06/30/mor-merdiven-sanliurfada-yukseliyor/">Mor Merdiven Şanlıurfa’da Yükseliyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnanç Özgürlüğü Girişimi 2023 Nefret Suçları Raporu Yayımlandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/11/inanc-ozgurlugu-girisimi-2023-nefret-suclari-raporu-yayimlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jul 2024 10:27:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç Özgürlüğü Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[nefret suçları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86611</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnanç Özgürlüğü Girişimi’nin “Türkiye’de Din, İnanç veya İnançsızlık Temelli Nefret Suçları 2023” raporu yayımlandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/11/inanc-ozgurlugu-girisimi-2023-nefret-suclari-raporu-yayimlandi/">İnanç Özgürlüğü Girişimi 2023 Nefret Suçları Raporu Yayımlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2011 yılından bu yana <span style="font-weight: 400;">düşünce, vicdan ve din özgürlüğünün korunması için çalışmalar yürüten <b>Norveç Helsinki Komitesi </b><a href="https://inancozgurlugugirisimi.org/"><b>İnanç Özgürlüğü Girişimi</b></a>&#8216;nin  hazırladığı </span><span style="font-weight: 400;">“Türkiye’de Din, İnanç veya İnançsızlık Temelli Nefret Suçları 2023”</span><span style="font-weight: 400;"> raporu yayımlandı. </span><span style="font-weight: 400;">Raporda, 2023 yılında yaşanmış 47 nefret suçu veya olayı tespit edildi. Bu olaylarda hedef olan gruplar sırasıyla; Hristiyanlar, Yahudiler, Aleviler, Müslümanlar, Ezidiler ve ateistler oldu. Çalışma, medya izleme sürecinde erişilen veriler ile din veya inanç topluluklarından gelen bildirimleri temel alıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda, 2023’te özellikle Protestanlara ve Yahudilere yönelik nefret suçlarında bir artış gözlemlendiği belirtildi.  </span><span style="font-weight: 400;">2023 yılında yaşanan nefret suçu veya olaylarının çoğunda, önceki yıllarda olduğu gibi, nefret suçu boyutunun irdelendiği etkili bir hukuki süreç yürütülmediği ve bu suçların sıklıkla cezasız kaldığı görülüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Funda Tekin tarafından kaleme alınan raporda, kişileri, toplumları veya kurumları din, inanç veya inançsızlıkları nedeniyle hedef alan nefret suçlarının, Türkiye&#8217;nin önemli insan hakları sorunlarından biri olduğu ifade edildi. Bu suçların, mağdura ve onların ilişkili olduğu gruba toplumun kalanıyla eşit haklara sahip olmadığına dair bir mesaj verdiği ve toplumsal barışa yönelik büyük bir engel teşkil ettiği belirtildi. </span></p>
<p><b>Hristiyanlar ve Yahudiler ilk sırada </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İzleme çalışması kapsamında, 2023 yılında “hedef alınan gruba göre” ulaşılan nefret suçu/olayı bilgisi şöyle:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Hristiyanlar 22,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Yahudiler 14,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Aleviler 7,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Müslümanlar 4,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Ezidiler 2,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Ateistler 1.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda yer alan verilere göre, 26 tehdit veya tehdit edici davranış, 11 kişilere yönelik şiddet içeren saldırı, 9 ibadet yeri veya mezarlıklara zarar verme, 7 mala veya eşyaya zarar verme, 3 hakaret ve 1 taciz olayı yaşandı. </span><span style="font-weight: 400;">Geçmiş yılların izleme verileriyle birlikte de değerlendirme yapan raporda, mezarlık, ibadet yeri, ev </span><span style="font-weight: 400;">veya okul gibi din veya inanç topluluklarıyla ilişkili mekânlara yönelik saldırıların en sık karşılaşılan </span><span style="font-weight: 400;">olaylardan olduğu tespit edildi. </span><span style="font-weight: 400;">2020’den bu yana ise en çok hedef alınan gruplar 52 olayla Hristiyanlar, 42 olayla Aleviler ve 23 olayla Yahudiler oldu. Raporda bu verilerin, Türkiye tarihi boyunca birçok kez nefret suçunun hedefi olan bu gruplara karşı kemikleşmiş önyargıların ve düşmanca tutumların devam ettiğini gösterdiği belirtildi.</span></p>
<p><b>İhbar sorunları </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda, nefret suçlarının genel olarak yaşanandan az ihbar edildiği ve raporlandığı ve bu nedenle ortaya çıkan rakamların yaşanan olayların sadece bir kısmını yansıttığı ifade edildi. Nefret suçlarının ihbar edilmesinin önündeki temel engeller şöyle sıralandı: </span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Mağdurların önyargı saikli eylemleri kanıksamış olması ve ihbar veya rapor etme eşiklerinin yüksek olması;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">kişilerin dışlanma riskini düşünerek ihbar etmekten kaçınmaları;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">mağdurların iddialarının ciddiye alınmayacağına veya ihbarda bulunduklarında, polis memurları tarafından da dahil olmak üzere, daha büyük mağduriyete uğrayacaklarına dair endişeleri.</span></li>
</ul>
<p><b>İhtiyaçlar </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda, Türkiye’deki yasal mevzuat ve uygulamanın bu suçlara karşı oldukça etkisiz ve uluslararası insan hakları hukukuyla uyumlu olmadığı vurgulandı. Raporun ortaya koyduğu veriler ışığında, Türkiye’de bu suçlarla mücadelenin ivedilikle ve çok yönlü bir şekilde geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Nisan 2021 tarihli İnsan Hakları Eylem Planı, bir yıl içinde ayrımcılık ve nefret suçuna ilişkin Türk Ceza Kanunu’nda yeni bir düzenleme ile bu suçlara dair veri tabanı ve istatistiklerin iyileştirilmesi hedeflerini içeriyordu. Ancak bu hedeflere ulaşılmış değil. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başta insan hakları standartlarını temel alan bir nefret suçu mevzuatı olmak üzere, bazı öncelikli ihtiyaçlar şu şekilde sıralandı:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Nefret suçlarına yönelik etkili soruşturulma yapılması;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">din, inanç veya inançsızlık temelli nefret suçlarının kamu kurumları tarafından sistematik bir şekilde izlenip raporlanması ve ayrıştırılmış verilerin kamu ile paylaşılması;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">zarara ilişkin etkili tazmin;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">mağdurların desteklenmesine yönelik bütünsel bir yaklaşım;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">sivil toplumun nefret suçu konusunda izleme ve savunuculuk çalışmaları yapması;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">nefret suçlarıyla mücadele için çok paydaşlı çalışmalar.</span></li>
</ul>
<p>Raporun tamamına ulaşmak için<a href="https://inancozgurlugugirisimi.org/turkiyede-din-inanc-veya-inancsizlik-temelli-nefret-suclari-2023-raporu-yayimlandi/" target="_blank" rel="noopener"> tıklayınız. </a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/11/inanc-ozgurlugu-girisimi-2023-nefret-suclari-raporu-yayimlandi/">İnanç Özgürlüğü Girişimi 2023 Nefret Suçları Raporu Yayımlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adalet Sistemini İzleme Derneği Gönüllülerini Arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/28/adalet-sistemini-izleme-dernegi-gonullulerini-ariyor-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Sep 2022 11:04:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Sistemini İzleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81893</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adalet Sistemini İzleme Derneği, adil yargılanma hakkı merkezinde birçok hak alanına ilişkin izleme faaliyetleri yürüten ekibine katılacak gönüllüler arıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/28/adalet-sistemini-izleme-dernegi-gonullulerini-ariyor-2/">Adalet Sistemini İzleme Derneği Gönüllülerini Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dernek, hukuk okuryazarlığının artırılması amacıyla eğitimler düzenliyor.</p>
<p>Bu çerçevede,</p>
<ul>
<li>Adil Yargılanma Hakkı</li>
<li>Çevre Hakkı</li>
<li>Çocuk Hakları</li>
<li>İfade Özgürlüğü&amp;Örgütlenme Özgürlüğü</li>
<li>Kadın Hakları</li>
<li>LGBTİ+ Hakları</li>
<li>Mülteci Hakları</li>
<li>Temel Hak ve Özgürlükler (Yaşam Hakkı, İşkence Yasağı vb.)</li>
</ul>
<p dir="auto">gibi alanlara ilgisi olan, izleme, raporlama, savunuculuk, eğitmenlik, proje yazma ve yönetimi gibi alanlarda deneyim sahibi olmak isteyen gönüllüleri çağırıyor.</p>
<p dir="auto">İlana başvuru için<a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSdrgzrJeJLScld0eKoVc7xtN3nlwR8noq0k16ZOYRzYiPDDPg/viewform" target="_blank" rel="noopener"> buraya tıklayabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/28/adalet-sistemini-izleme-dernegi-gonullulerini-ariyor-2/">Adalet Sistemini İzleme Derneği Gönüllülerini Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÜniKuir Derneği, LGBTİ+ Hakları Hukuku Programı Düzenlliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/26/unikuir-dernegi-lgbti-haklari-hukuku-programi-duzenlliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Sep 2022 08:06:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ünikuir Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ+ Hakları Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversiteli Kuir Araştırmaları ve LGBTİ+ Dayanışma Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81848</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversiteli Kuir Araştırmaları ve LGBTİ+ Dayanışma Derneği, stajyer avukatlar ve 4. sınıf hukuk öğrencileri için çevrim içi olarak 7 ay sürecek LGBTİ+ Hakları Hukuku Programı düzenliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/26/unikuir-dernegi-lgbti-haklari-hukuku-programi-duzenlliyor/">ÜniKuir Derneği, LGBTİ+ Hakları Hukuku Programı Düzenlliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Program, Avukat Mahmut Şeren ve Avukat S. Duygu Çildoğan&#8217;ın kolaylaştırıcılığında 29 Ekim 2022&#8217;de başlayıp Mayıs 2023&#8217;e kadar sürecek.</p>
<p>Program kapsamında LGBTİ+&#8217;lara ve insan haklarına ilişkin temel bilgilerden başlayarak LGBTİ+&#8217;ların haklarını etkileyen hukuki düzenlemeleri, süreçleri ve mekanizmaları ayrıntılı olarak incelenecek. Program kapsamında ayrımcılık yasağı, özel hayata saygı hakkı, cinsiyet uyum süreci, interseks hakları, toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğü, yaşam hakkı, eğitim hakkı ve çalışma hakkı gibi başlıklar LGBTİ+ hakları bağlamında tartışılacak. Bu sayede kısa süre sonra hukuk pratiği içerisinde yer alacak stajyer avukatların ve 4. sınıfta okuyan hukuk öğrencilerinin LGBTİ+ hakları hukukuna ilişkin kapasitelerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Program boyunca her ay çevrim içi olarak ve her biri 1.5-2 saatten oluşan iki buluşma gerçekleştirilecek. Başvuru neticesinde programa katılımı kabul edilen kişilerin, eğitimler ve ödevlerden oluşacak programın en az %80&#8217;ine katılım göstermesi beklenmekte.</p>
<p>Başvururken bazı buluşmaların vize/final haftalarına denk gelebileceğini göz önünde bulundurunuz.</p>
<p>Program takviminin kapsamlı izlencesi daha sonra katılımcılarla paylaşılacaktır.</p>
<p>Başvuru formuna <a href="https://docs.google.com/forms/d/1JoIt8YEPglxLhxO1xh-Aw7ut_GD0Ij8ccebVXj3C-Go/viewform?edit_requested=true" target="_blank" rel="noopener">buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/26/unikuir-dernegi-lgbti-haklari-hukuku-programi-duzenlliyor/">ÜniKuir Derneği, LGBTİ+ Hakları Hukuku Programı Düzenlliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Yargısal ve İdari Tacizlerin Yıkıcı Etkisine Karşı Örgütlenmeli!&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/30/yargisal-ve-idari-tacizlerin-yikici-etkisine-karsi-orgutlenmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 May 2022 15:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler Mevzuatı]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi davası]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Kerem Dikmen]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[tarlabaşı toplum merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81048</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Sivil toplum, değişikliklerin yıkıcı etkilerini uzun vadede görecek.' Bu tespitleri yapan KAOS-GL Hukuk Koordinatörü Kerem Dikmen, Gezi Davası ve diğer davalarda sivil toplumun darboğazdan çıkmaya çalıştığını ve bunun da tüm kısıtlara rağmen örgütlenmekle mümkün olabileceğini belirtiyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/30/yargisal-ve-idari-tacizlerin-yikici-etkisine-karsi-orgutlenmeli/">&#8216;Yargısal ve İdari Tacizlerin Yıkıcı Etkisine Karşı Örgütlenmeli!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="&#039;Yargısal ve İdari Tacizlerin Yıkıcı Etkisine Karşı Örgütlenmeli!&#039;" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/R3E-e2vYD3A?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>Kitle imha silahlarına yönelik düzenleme de dâhil olmak üzere, son birkaç yılda sivil toplumu ilgilendiren mevzuat değişikliklerinin, STK’lar üzerinde nasıl bir etkisi oldu? İçinde olduğunuz kurumların deneyimleri ve diğer STK’lara dair gözlemleriniz neler?   </strong></p>
<p>Buradaki temel problemlerden biri bu konudaki mevzuatın sınırlılıkları: bir derneğin faaliyetini yürütürken bakması gereken beş farklı kanun maddesi var. Ayrıca, Dernekler Kanunu&#8217;nun içerisindeki bazı maddeler, Ceza Kanunu’na ve dolaylı olarak terörle mücadele mevzuatına atıf yapıyor. Her şeyden önce bunun daha saf hale getirilmesi gerekir. Kitle İmha Silahlarının Finansmanının Önlenmesi Kanunu’nun içeriğindeki maddelerin büyük bir kısmı Dernekler Kanunu&#8217;nu değiştirdi.</p>
<p>Bu değişikliklerle, temel olarak derneklerin “risk odakları” olarak algılandığı bir metni gördük. Dernekleri “risk sınıflandırması yapılması gereken topluluklar” olarak görürseniz buna göre onların düzenini tesis edersiniz. “Bu neyi değiştirdi?” diye bakarsak, biz çok mikro düzeyde bir resmin küçük boyutuna odaklanmış oluruz. Türkiye&#8217;de sivil toplumla ilgili mevzuatın gittiği yer de böyle bir yer. Biz aslında sivil alanda iklimin değiştiğini görüyoruz.  Bir norm yürürlüğe girdiği zaman, bunun hemen yarın etkisini göremeyiz.  Türkiye’de sivil toplum bunun yıkıcı etkilerini uzun vadede görecek.</p>
<blockquote><p>Sivil alanda denetim fırtınası esiyor!</p></blockquote>
<p><strong>Pratikte ne oldu? Dernekler bundan nasıl etkilendi? </strong></p>
<p>Biz daha çok başındayız: normların hayattaki etkilerini görmek biraz daha uzun vadeli gözlem yapmayı gerektiriyor. Aktif olan derneklere baktığımızda, bir denetim rüzgârı, denetim fırtınasının estiğini görüyoruz. Dernekler denetlenecek tabii ama dernekleri “riskli yapı” olarak görmek Dernekleri senelik aralıklarla herhangi bir gerekçe olmaksızın senede bir denetlenmesinden bahsediyorsunuz. Bir derneğin denetlenmesi demek o derneğin çalışanlarının, o derneğin, gönüllülerin, o denetimden önceki ve denetim süresinde ve denetim süreci bittikten sonra denetçilerin hazırladığı raporlarla ilgili yazışmalar ya bu aslında derneklerin emeklerinden ve vesairelerinden çalınan bir zaman anlamına geliyor.</p>
<p>Örneğin dernekler zaten DERBİS sistemi üzerinden ya da periyodik beyannamelerle zaten kendilerinden istenilen bilgileri devlete veriyor. Yabancı kuruluşlardan aldıkları fon destekleriyle ilgili kullanmadan önce bu paraları devlete zaten bilgi veriyorlar. Bu da yetmezmiş gibi bu bilgilerin hepsini tekrar bir denetim sürecine sokmak, bu aslında onları asli işlerinden alıkoymak.</p>
<p>Hastaneye diyorsunuz ki “sizi denetleyeceğim. Üç gün, beş gün bir hafta hizmet verme” diyorsunuz. Bu böyle bir şey çünkü sivil toplum da toplumsal hayatta bir ihtiyaca gidermeye çalışıyor. Siz bu denetim şeyiyle birlikte fırtınasıyla birlikte onu çalışamaz hale getiriyorsunuz. Bir diğer diğer yön de şu: uzun vadede insanlar dernekleri kriminal bir yapı olarak gördüğü için üye olmaktan kaçınacaklar. Bu da örgütsüz bir toplum ve ifade özgürlüğünün kullanılamaması demek.</p>
<blockquote><p>Gezi Davası ile topluma sınırlarını göstermek, ona sınırlarını çizmek ve o sınırların dışına çıkıldığında ne tür bir sonuçla karşı karşıya kalacağını somut olarak göstermek…</p></blockquote>
<p><strong>Gezi Davası’nda alınan kararın sivil toplum üzerindeki etkisi ve önemini, hukuki boyutuyla nasıl değerlendirirsiniz? </strong></p>
<p>Siz bir eylemi cezalandırdığınızda artık toplumun o eylemi gerçekleştirmemesi gerektiği konusunda bir bilinç oluşturmaya çalışırsınız. Gezi Davası olarak bildiğimiz davada da bu yönü ağır basan bir cezalandırma var. Toplumun toplu olarak ses vermesiyle ilgili olarak, bu dava sonucunda verilen karar geçmişe dönük değil, geleceğe dönük bir mesaj. Topluma sınırlarını göstermek, ona sınırlarını çizmek ve o sınırların dışına çıkıldığında ne tür bir sonuçla karşı karşıya kalacağını somut olarak göstermekle ilgili bir anlamı var diye düşünüyorum.</p>
<h5><strong>Sivil Toplum Bilincine Açılmış, Tahrip Etkisi Yüksek Davalar!</strong></h5>
<p><strong>Tarlabaşı Toplum Merkezi ve KCDP hakkında devam eden yargı süreci, “münferit” olarak değerlendirilebilir mi? Söz konusu davalar, hukuki boyutuyla sivil alanı nasıl etkiliyor?    </strong></p>
<p>Toplumun örgütlülüğüne, sivil toplumun varlığına dönük bu tür davaları, “münferit”, sadece nokta atışı yapılan yerlerde tahribata yol açacağını düşünmemeliyiz.  Bunlar sivil toplumun bilincine açılmış davalar. Son gelen değişikliklerden sonra, bahsettiğim iklim değişikliğinin sonuçlarından biri de bu davalar oldu. Çok tahrip etkisi yüksek bu davalar açıldıktan sonra artık derneklerin Anayasadaki ya da Türkiye&#8217;nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerdeki örgütlenme özgürlüğünü gerçekleştirmesinin birer araçları olma ihtimalleri ortadan kalkıyor.</p>
<p>Burada topluma verilen mesaj “tek tek bireyler olarak varlığınız tamam ama örgütlenmeniz durumunda bir takım baskılarla yüz yüze kalacaksınız”. Bu kadar kaygılarla yüklü bir bünyenin, bu tür yargısal ve idari tacizlerle sürdürülen bir sivil hayattan dernekleşme özgürlüğünü kullanması ya da vakıflar veya diğer güzel kişilikler aracılığıyla örgütlenme özgürlüğünün kullanılmasını beklemek saflık olur.</p>
<h5><strong><img decoding="async" class="wp-image-81050 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/yargisal-ve-idari-tacizlerin-yikici-etkisine-karsi-orgutlenmeli-1-640x550.jpg" alt="Yargısal ve İdari Tacizlerin Yıkıcı Etkisine Karşı Örgütlenmeli!" width="491" height="422" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/yargisal-ve-idari-tacizlerin-yikici-etkisine-karsi-orgutlenmeli-1-640x550.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/yargisal-ve-idari-tacizlerin-yikici-etkisine-karsi-orgutlenmeli-1-1280x1099.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/yargisal-ve-idari-tacizlerin-yikici-etkisine-karsi-orgutlenmeli-1-1024x879.jpg 1024w" sizes="(max-width: 491px) 100vw, 491px" /></strong></h5>
<h5><strong>Sivil </strong><strong>Toplumun Darboğazdan Çıkma Çabası</strong></h5>
<p><strong>“Sivil alanın daraldığı” tespitleri, mevzuat değişiklikleri ve denetimler karşısında, sivil aktörlerin güçlü bir dayanışma sergilediği ve karar alıcılar üzerinde etki yaratacak şekilde savunuculuk faaliyeti yürüttükleri söylenebilir mi? Sivil toplum kendine özeleştiri yapmalı mı? </strong></p>
<p>Özeleştirileri verebilmek için vermek için öncelikle çevresel faktörlerin neler olduğunu    kararını vermiyor. Birtakım düzenlemeler, bir takım yargı kararları oluyor üzerine bu teşhisi yapıyoruz. Bir de şunu söylemek lazım: Türkiye özellikle 2000’li yıllarda Avrupa Birliği&#8217;yle yakın ilişkili olduğu dönemde bir takım reform süreçlerini hayata geçirdi. Orada<br />
özgürlük alanını gerçekten genişleten adımlar atıldı ki bu düzenlemelerin böyle bir etkisi var iken, şimdi de yeni düzenlemelerin sivil alanı daraltan etkisini görüyoruz.<br />
İkincisi, daralma içsel faktörlerden mi kaynaklanıyor? Yanıtını iyi vermek lazım. Gördüğüm kadarıyla bir dayanışma davranışı var ama şu da var : bu son kanuni değişikliklerle birlikte, zehirli yapılar olarak görüldü dernekler ve derneklerin işbirlikleri ağlar dahil oldukları ağlar ve platformlar üzerinden “toksik etkinin” diğerlerine de yansıması ihtimali var.</p>
<p>Mesela Dernekler Kanunu’ndaki son değişiklik, denetlenen derneğin ilişkide olduğu derneklerden istenilen belgelerin de karşı konulmaksızın denetçilere ibrazı hatta bankaların duruma göre kamu kurumları tarafından istenildiğinde denetçilerin ibrazına ilişkin zorunlu düzenlemeler var. Dolayısıyla, A sivil aktörüyle B sivil aktörü arasında iş birliği, ileride bir gün B sivil aktörünün uğradığı bir denetimden ötürü, A isimli sivil aktörün denetleneceği bir noktaya vardırılabilir.</p>
<p>Yaşadık bunları, geçmişte oldu bu Türkiye&#8217;de. “Neden şununla iş birliği yaptın?” “Neden  şuradan fon kullandın?” Bu tartışmalar geçmişte nasıl bir etki yarattı? Dolayısıyla, o dayanışma kanallarının da aslında, adı konularak değil ama dolaylı olarak engellendiğini görüyoruz. Bu konudaki dayanışmacı motivasyonun kırıldığını da görüyoruz maalesef.</p>
<p>Bence sivil toplum bu darboğazdan gerçekten çıkmaya çalışıyor. Ancak sivil toplum karar alıcılara ulaşamıyor. Karar alıcılara ulaşamadığınız noktada, karar alıcılara ulaşabilen diğer öznelerle, bir savunuculuk tekniği olarak. Ama karar alıcılara ulaşabilen diğer sivil öznelere de ulaşamıyorsunuz. Çünkü siz kriminalize edildiğinizde, karar alıcılara ulaşabilen sivil aktörler nezdinde de “uzak durulması gereken kriminaller” olarak yani potansiyel suçlular olarak görüyorsunuz. Bu da nihai olarak sivil alandaki dayanışmayı engelliyor, savunuculuk kararlarını etkiliyor.</p>
<p>Bir de şu boyutu var: finansal boyutu da var meselenin. Zaten bir ekonomik krizi de yaşıyoruz. Türkiye&#8217;de sivil toplumun durumunun pek iyiye gittiğini söyleyemeyiz ama ben bir çıkış noktası olacağını da düşünüyorum. Türkiye tarihine baktığınızda ya da  dünyada Türkiye&#8217;ye benzeyen diğer ülkelerin tarihine baktığınızda da zaman zaman bu tür geri çekilmeler oluyor. Sivil toplumun devlet kurumları tarafından takip edildiği idari ya da yargısal tacizlerle tahrip edildiği, işlemez hale getirildiği, daraltıldığı, kriminalize edildiği dönemler oluyor.<br />
Ama bir yandan da sivil toplum biriktiriyor ve eminim genişleme dönemi olacak. Bu genişleme dönemi de elbette Türkiye toplumunun daha refah içerisinde, daha huzur içerisinde, daha barış içerisinde yaşadığı bir dönem olacak.</p>
<h5><strong>‘Tüm Kısıtlara Rağmen Örgütlenelim’</strong></h5>
<p><strong>Hukuki konularda desteğe ulaşamayan sivil aktörler, kendilerini etkileyen düzenleme ve uygulamalara karşı ne(ler) yapabilir? Ne önerirsiniz? </strong></p>
<p>Bu ihtiyacın artması tek başına bir tespit zaten çünkü hukuki destek, sivil alanda bu kadar ihtiyaç değildi, son yıllarda arttı. Bu konuda baroların adli yardım servisleri, küçük ölçekli yerellerde faaliyet gösteren STK’lar tarafından bunu bir uyuşmazlık haline getirtilebilirler.</p>
<p>Ayrıca, hukuk koordinatörlüğünü yürüttüğüm LGBTİ+  hakları alanında çalışan derneklere, bilgi be lge üretiyor ve bunu da kamusallaştırıyor. Hukuki desteğe ulaşamayanlar, bu yayınları takip edebilirler.  Ek olarak, küçük illerdeki dernekleri özel olarak merceği alıp onların faaliyetlerinde karşılaştıkları sorunlar nelerdir diye bir araştırma ve bunu raporlaştırmak bile, onlar açısından nefes aldıracak bazı çözümleri ulaştırmaya vesile olabilir. Özellikle mesela küçük illerdeki kamu kurumlarının derneklerle kurduğu iletişim ve denetim ilişkisinde oldukça hukuk dışı uygulamaları da duyuyoruz. Belki bu durumların röntgenini çekmek, küçük yerlerdeki sivil toplumun karşılaştığı sorunların görünürlüğü için iyi olabilir.</p>
<blockquote><p>Sivil toplum “kamunun bekçi köpeği” olarak ifade edilir.  Kamuyu uyarmak, sivil toplum olarak bizim temel işlevimiz.</p></blockquote>
<p><strong>Eklemek istediğiniz başka bir husus var mı? </strong></p>
<p>Mümkün olduğunca örgütlenelim. Tüm kısıtlara rağmen örgütlenelim. Örgütlülük iyi bir şey çünkü örgütlü dayanışma sizin gibi düşünen hem kendinizin hem toplumun hem bir bütün olarak insanların daha iyi olması için yapılan bir iş. Bu sadece profesyonel anlamda düşünülmesin. Gönüllü örgütlülükler de buna dâhil.</p>
<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&#8217;nin kararlarında, İngilizce tabirle, sivil toplum “kamunun bekçi köpeği” olarak ifade edilir.  Kamuyu uyarmak, sivil toplum olarak bizim temel işlevimiz. Biz alarm zilini erkenden çalarsak, büyük felaketleri yaşamadan önce önlem alabiliriz.  Umarım, sivil toplumu “kriminal- toksik yapılar” olarak gören bakış açısı bir an evvel devlet tarafından da terk edilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/30/yargisal-ve-idari-tacizlerin-yikici-etkisine-karsi-orgutlenmeli/">&#8216;Yargısal ve İdari Tacizlerin Yıkıcı Etkisine Karşı Örgütlenmeli!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz; Hukuk Mücadelemiz Sürecek!&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/21/istanbul-sozlesmesinden-vazgecmiyoruz-hukuk-mucadelemiz-surecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2022 12:38:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK)]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Kararı]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay]]></category>
		<category><![CDATA[EŞİK Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın örgütleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79678</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiğine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının açıklandığı 20 Mart 2021’in üstünden geçen bir yılda yaşanan gelişmeleri özetledi ve kararın 'hukuksuz ve hükümsüz' olduğunu yineledi. EŞİK Platformu, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararına karşı politik mücadelenin yanı sıra hukuki mücadeleyi de sürdüreceğini açıkladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/21/istanbul-sozlesmesinden-vazgecmiyoruz-hukuk-mucadelemiz-surecek/">&#8216;İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz; Hukuk Mücadelemiz Sürecek!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>EŞİK, İstanbul Sözleşmesi&#8217;nden çekilme kararına karşı yürütmenin durdurulması ve kararın iptali talebiyle Danıştay’da dava açmıştı. EŞİK tarafından paylaşılan basın açıklamasında 20 Mart 2021&#8217;de başlayan hukuki mücadelede &#8220;umudu artıran gelişmeler&#8221; olarak sıralanan ve öne çıkan hususlar şunlar:</p>
<h5> &#8216;Hukuksuzca ve Anayasa’ya Aykırı Şekilde&#8217; İstanbul Sözleşmesi&#8217;nden Çekilmeyi Öngören Karar</h5>
<ul>
<li>Cumhurbaşkanı’nın tek başına aldığı (19/03/2021 tarih ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı) Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıkacağına dair Karar’ın ardından, 30 Nisan 2021 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ikinci bir Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye’nin 1 Temmuz 2021 tarihi itibarıyla Sözleşme’nin tarafı olmaktan çıkacağı ilan edildi.</li>
<li>Söz konusu Karar metninde Karar’ın “9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3’üncü maddesi gereğince” alındığı belirtildi. 19 Mart 2020 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı’nda dayanak gösterilen bu hüküm; bu Karar’ın duyurulmasıyla İstanbul Sözleşmesi özelinde başlayan hukuk mücadelesi için de ayrıca kritik bir önem taşıyor.</li>
</ul>
<blockquote><p>Pandemiye rağmen milyonlarca insan hem sokaklarda hem sosyal medya üzerinden “İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz” dedi.</p></blockquote>
<ul>
<li>Karar sonrası; başta kadın ve LGBTİ örgütleri olmak üzere sivil toplum örgütlerinin, baroların, yerel yönetimlerin, muhalefet partilerinin, hatta özel sektörün ve sanatçıların da dahil olduğu çok çeşitli eylemler gerçekleştirildi.</li>
<li>Pandemiye rağmen milyonlarca insan hem sokaklarda hem sosyal medya üzerinden “İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz” dedi. Bu direngen tavır, İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuzca ve Anayasa’ya aykırı bir şekilde çekilmeyi öngören Karar’a karşı sergilenen hukuki mücadelede de sürdü.</li>
</ul>
<blockquote><p>Kadınlar, kadın örgütleri, barolar ve muhalefet partileri temsilcileri tarafından Danıştay’a 200’e yakın dava açıldı.</p></blockquote>
<ul>
<li>EŞİK Platformu, Avrupa Konseyi’ne, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme girişiminin iç hukuk sistemine aykırı olduğunu belirterek, yapılan bildiriminin yasallığını ve uluslararası hukuk açısından etkilerini incelemesi için çağrıda bulundu.</li>
<li>Takip eden günlerde tek tek kadınlar, kadın örgütleri, barolar ve muhalefet partileri temsilcileri tarafından Danıştay’a 200’e yakın dava açıldı. Açılan davalarda iki talep bir arada yer almaktaydı; Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptali ve bu Karar’ın yürütülmesinin durdurulması.</li>
<li>Türkiye’nin Sözleşmeden çekilmesinin kesinleşeceği 1 Temmuz 2021 tarihine kadar tüm Türkiye’de eylemler ve protestolar sürdü. 19 Haziran 2021’de EŞİK’in çağrıcısı olduğu mitinge, Türkiye’nin pek çok kentinden kadınlar ve LGBTİ+lar gelip “İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz” dediler.</li>
<li>Bu eylemler sürerken açılan davalardan 1 Temmuz tarihine yaklaşılmış olmasına rağmen henüz bir sonuç çıkmamış olması üzerine,  24 Haziran 2021 tarihinde Danıştay’ın sessizliğini protesto etmek için Danıştay binasının önünde buluşan EŞİK gönüllülerinin basın açıklaması yapması polis tarafından engellendi ancak yürütmenin durdurulması ve kararın iptal edilmesi için Danıştay 10. Dairesi’ne ek bir dilekçe verilmesi sağlandı.</li>
<li>Danıştay’a açılan davalarda Danıştay 10. Dairesi’nden ilk karar 29 Haziran 2021 tarihinde İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener tarafından yapılan başvuru hakkında verildi. Yürütmeyi durdurma talebi Danıştay 10&#8217;uncu Dairesi tarafından üçe iki oyla reddedildi.</li>
<li>Bu karardan bir gün sonra, 1 Temmuz 2021 tarihinde; son güne kadar süren geniş katılımlı eylem ve protestolara rağmen Türkiye İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmiş oldu.</li>
<li>Takip eden günlerde yürütmenin durdurulması talepleri Danıştay 10. Dairesi tarafından aynı gerekçelerle ve yine üçe iki oyla reddedilmeye devam edildi.</li>
<li>Talepleri reddedilen başvuruculardan red kararına itiraz edenler oldu. Ancak bu itirazı değerlendiren İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK)  da itirazları 5’e karşı 8 oyla reddetti.</li>
</ul>
<h5 class="mor"><b>&#8216;Danıştay Savcısı: &#8216;İstanbul Sözleşmesinin Sonlandırılması, TBMM Kararıyla Mümkün&#8217;</b></h5>
<ul>
<li>Yürütmeyi durdurma taleplerinin reddi sonrasında Karar’ın iptali taleplerinin değerlendirilmesine yani davaların esasına geçildi ve Danıştay savcılarından ilk mütalaalar gelmeye başladı.</li>
<li>Aydın Kuşadası’nda yaşayan avukat Lalezar Nergiz ve 12 kadın adına açılan davada, Danıştay Savcısı Elmas Mucukgil Cumhurbaşkanı&#8217;nın sözleşmeden çekilme Kararı’nın hukuka aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği yönünde bir görüş bildirdi.</li>
</ul>
<p>Elmas Mucukgil verdiği görüşte 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın, metninde tam da bu karara dayanak olarak verilen 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3 üncü maddesi gereğince hukuka aykırı olduğunu ifade etti. Savcı Mucukgil, “Uygulamasını durdurma ve sona erdirme” kısmından önce kullanılan “bunların” sözcüğü ile “uygulama alanının değiştiği tespit edilen anlaşmaların kastedildiğini” vurgulayarak, cumhurbaşkanına belli durumlarda, kısıtlı yetki verildiğine işaret etti.</p>
<ul>
<li>Cumhurbaşkanı Kararı’nda “hukuka uyarlık bulunmamaktadır” şeklinde mütalaa veren Danıştay savcılarından bir diğeri de Aytaç Kurt oldu.  Kurt, “TBMM’nin onayına bağlı uluslararası sözleşmenin kaldırılması, yine TBMM’nin tasarrufuyla mümkündür. Anayasaya göre, İstanbul Sözleşmesi’nin onaylanması ve tatbikinin durdurulması veya sonlandırılması, TBMM kararıyla mümkündür” dedi.</li>
<li>Aynı yöndeki görüşlerden bir diğeri de Danıştay Savcısı Nazlı Yanıkdemir tarafından verildi.  Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği tarafından açılan davada Savcı Yanıkdemir, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine ilişkin bir kanun çıkarılmadıkça, sadece Cumhurbaşkanı kararıyla feshedilemeyeceğini ifade etti.</li>
</ul>
<h5>İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin Kaderini Danıştay Belirleyecek!</h5>
<ul>
<li>EŞİK&#8217;in açıklamasında &#8220;Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptal edilmesi gerektiğini belirten Danıştay savcılarının görüşlerinin İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin &#8216;feshinin&#8217; hukuksuz olduğuna dair iddiaları açıklamaların teyiti&#8221; olarak değerlendiriliyor.</li>
<li>Sürecin devamında, İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin fesih kararının iptaline ilişkin 200&#8217;a yakın dava gerekçeleri ile ayrı ayrı değerlendirilecek. Bu değerlendirme yapılırken, Karar’ın iptali yönündeki savcı görüşleri de dava dosyalarına eklenecek.</li>
<li>Sonrasında dosyalar, Danıştay 10. Dairesi yargıçları tarafından değerlendirilecek ve esastan kararlar verilecek.</li>
</ul>
<p>EŞİK tarafından yapılan basın açıklamasının sonunda &#8220;İstanbul Sözleşmesi kadınların yaşam haklarının teminatıdır.<br />
İstanbul Sözleşmesi kadına karşı şiddetin önlenmesinin yol haritasıdır. İstanbul Sözleşmesi&#8217;nden vazgeçmiyoruz; hukuk mücadelemiz sürecek&#8221; deniyor ve Anayasa’nın emredici hükmü gereği Danıştay yargıçlarına &#8220;önlerindeki iptal davalarında hukuka ve vicdan özgürlüklerine sahip çıkacak şekilde&#8221; karar verme çağrısı yapılıyor.</p>
<p class="mor">Açıklamanın tümüne <a href="https://esikplatform.net/kategori/basin-aciklamalari/73812/istanbul-sozlesmesi-nden-vazgecmedik-vazgecmiyoruz" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/21/istanbul-sozlesmesinden-vazgecmiyoruz-hukuk-mucadelemiz-surecek/">&#8216;İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz; Hukuk Mücadelemiz Sürecek!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anayasa Mahkemesi, DKK&#8217;ya Verilen &#8216;Dernek Yetkililerini Görevden Alma&#8217; Yetkisini İptal Etti</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/17/anayasa-mahkemesi-dkkya-verilen-dernek-yetkililerini-gorevden-alma-yetkisini-iptal-etti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Mar 2022 14:53:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Alican Uludağ]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi]]></category>
		<category><![CDATA[Dernek Yetkililerini Görevden Alma]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Denetleme Kurulu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79614</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi (AYM) Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) denetim faaliyetleri kapsamında 'dernek görevlilerini görevden uzaklaştırma' yetkisini Anayasaya aykırı bularak iptal etti. DW Türkçe'den Alican Uludağ'ın haberine göre, AYM kararında, 'dernek kurma hakkının Anayasada düzenlendiğini" hatırlattı ve "kişi haklarıyla ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılamayacağı' gerekçesiyle "görevden uzaklaştırma-açığa alma" yetkisini iptal etti.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/17/anayasa-mahkemesi-dkkya-verilen-dernek-yetkililerini-gorevden-alma-yetkisini-iptal-etti/">Anayasa Mahkemesi, DKK&#8217;ya Verilen &#8216;Dernek Yetkililerini Görevden Alma&#8217; Yetkisini İptal Etti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2021&#8217;de yapılan değişiklikle Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile DDK&#8217;ya verilen yetkiler meslek odaları, sendikaları, kooperatifleri, birlikleri, dernek ve vakıfları da denetleyecek şekilde genişletilmişti. Söz konusu Kararname, DDK&#8217;ya denetim sırasında dernek görevlileri hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulama veya bu tedbirin uygulanmasını yetkili makamlara önerme yetkisi veriyordu.</p>
<p>DDK&#8217;nın bu yetkiyi kullanabilmesi &#8221; denetimi güçleştiren veya engelleyen davranışlarda bulunma,&#8221; &#8220;görevde kalması halinde kamu zararını artıracağının anlaşılması,&#8221; &#8220;suç delillerini karartılması&#8221; ve &#8220;kamu hizmetinin gerekleri yönünden görevi başında kalmasında sakınca görülmesi&#8221; gibi gerekliliklerin bulunması gerekiyordu.</p>
<p><strong>AYM&#8217;nin İptal Kararı DDK&#8217;nın Açığa Alma Yetkisine Dair</strong></p>
<p>CHP tarafından &#8220;DDK&#8217;ya verilen yetkilerin iptali istemiyle&#8221; açılan davada, AYM  Cumhurbaşkanlığı kararnamesindeki &#8220;tedbiri uygulayabilir veya&#8221; ibaresinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verdi.</p>
<p>Diğer bir deyişle, AYM&#8217;nin iptal kararı, DDK&#8217;nin dernek denetimleri sırasında Kararnamede belirtilen şartların gerçeklemesi durumunda dahi, DKK&#8217;ya &#8220;doğrudan açığa alma yetkisi&#8221; veren hükmün iptal edilmesi anlamına geliyor.</p>
<p>Bununla birlikte, DDK, yukarıda sıralanan gerekliliklerin bulunması durumunda, dernek yetkililerini &#8220;görevden uzaklaştırma tedbirini yetkili makamlara önerme yetkisini&#8221;  kullanmayı sürdürecek.</p>
<p>AYM&#8217;nin kararı ile ilgili detayları içeren habere <a href="https://www.dw.com/tr/anayasa-mahkemesi-ddkn%C4%B1n-dernek-y%C3%B6neticilerini-a%C3%A7%C4%B1%C4%9Fa-alma-yetkisini-iptal-etti/a-61158473" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/17/anayasa-mahkemesi-dkkya-verilen-dernek-yetkililerini-gorevden-alma-yetkisini-iptal-etti/">Anayasa Mahkemesi, DKK&#8217;ya Verilen &#8216;Dernek Yetkililerini Görevden Alma&#8217; Yetkisini İptal Etti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hafıza Merkezi Ekip Arkadaşı Arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/17/hafiza-merkezi-ekip-arkadasi-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Mar 2022 07:08:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[İş İlanı]]></category>
		<category><![CDATA[Avukat]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk Çalışmaları Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Hukukçu]]></category>
		<category><![CDATA[iş ilanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79593</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hafıza Merkezi, Hukuk Çalışmaları Programı’na tam zamanlı ve profesyonel çalışma yapmak üzere avukat-hukukçu ekip arkadaşı arıyor. Adaylar pozisyona 4 Nisan 2022'ye dek başvuruda bulunabilir. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/17/hafiza-merkezi-ekip-arkadasi-ariyor/">Hafıza Merkezi Ekip Arkadaşı Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hukuk Çalışmaları Programı, başta zorla kaybetmeler olmak üzere işlenmiş ağır insan hakları ihlallerinin açığa çıkarılması, belgelenmesi, cezasızlık zırhının kırılması ve hesap verebilirliğin sağlanmasına katkıda bulunmak amaçlı çalışmalar yapar.</p>
<p>Hukuk Çalışmaları Programı ayrıca saha araştırmaları yolu ile ilgili kişi ve kuruluşlardan belge toplar, devletin ulusal ve uluslararası insan hakları hukukundan kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini araştırır ve çalışma alanında yargının ağır insan hakları ihlalleri karşısındaki tutumunu analiz eden bilimsel araştırmalar yapar, raporlar hazırlar, ulusal ve uluslararası insan hakları mekanizmaları nezdinde hukuksal müdahalelerde bulunur.</p>
<h5><strong>Aranan özellikler</strong></h5>
<p>Hukuk Çalışmaları Programı’na yukarıda açıklanan çalışma perspektifine sahip, tam zamanlı ve profesyonel çalışma yapmak üzere avukat-hukukçu ekip arkadaşı aranıyor.</p>
<p>Başvuru sahiplerinin:</p>
<ul>
<li>Hukuk Fakültesi mezunu olmaları,</li>
<li>İnsan hakları alanında uzmanlaşmış ve en az 5 yıl çalışma deneyimine sahip olmaları,</li>
<li>Sivil toplum alanındaki çalışmalarda deneyimli olmaları,</li>
<li>Konuşma/yazma/raporlama alanında çok iyi derecede İngilizce bilmeleri,</li>
<li>Ekip çalışmasına açık olmaları,</li>
<li>Saha çalışmalarına katılabilecek pozisyonda seyahat engelleri olmaması beklenir.</li>
<li>Yüksek lisans ve doktora derecesi tercih sebebi olacak.</li>
</ul>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<p>İlgilenen adayların:</p>
<ol>
<li>Özgeçmişini,</li>
<li>Neden Hafıza Merkezi’nde çalışmak istediklerini anlatan niyet mektubunu,</li>
<li>Türkçe ve İngilizce yazı örneklerini</li>
</ol>
<ul>
<li><strong>4 Nisan 2022</strong> tarihine kadar <a href="mailto:info@hafiza-merkezi.org">info@hafiza-merkezi.org</a> adresine e-postayla iletmeleri gerekiyor.</li>
<li>Başvuru dönemi bittikten sonra adaylar hem gönderdikleri özgeçmiş ve niyet mektubu ile hem de yüz yüze görüşmeler aracılığıyla değerlendirilecek. Değerlendirme süreci sonunda tüm başvuruculara geri dönüş yapılarak bilgi verilecek.</li>
<li>Başvurucuların paylaşmış olduğu kişisel veriler, 6698 sayılı Kanun ve ilgili yasal mevzuata uygun olarak işlenmekte olup, yeni açılacak pozisyonlarda değerlendirilmek amacıyla ve üçüncü kişilerle paylaşılmamak şartıyla başvuru tarihinden itibaren iki yıl süreyle saklanacak, bu sürenin sonunda silinecek.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/17/hafiza-merkezi-ekip-arkadasi-ariyor/">Hafıza Merkezi Ekip Arkadaşı Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
