<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dini Kimlik - İnanç arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/dini-kimlik-inanc/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/dini-kimlik-inanc/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Jul 2024 10:27:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Dini Kimlik - İnanç arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/dini-kimlik-inanc/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İnanç Özgürlüğü Girişimi 2023 Nefret Suçları Raporu Yayımlandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/11/inanc-ozgurlugu-girisimi-2023-nefret-suclari-raporu-yayimlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jul 2024 10:27:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç Özgürlüğü Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[nefret suçları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86611</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnanç Özgürlüğü Girişimi’nin “Türkiye’de Din, İnanç veya İnançsızlık Temelli Nefret Suçları 2023” raporu yayımlandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/11/inanc-ozgurlugu-girisimi-2023-nefret-suclari-raporu-yayimlandi/">İnanç Özgürlüğü Girişimi 2023 Nefret Suçları Raporu Yayımlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2011 yılından bu yana <span style="font-weight: 400;">düşünce, vicdan ve din özgürlüğünün korunması için çalışmalar yürüten <b>Norveç Helsinki Komitesi </b><a href="https://inancozgurlugugirisimi.org/"><b>İnanç Özgürlüğü Girişimi</b></a>&#8216;nin  hazırladığı </span><span style="font-weight: 400;">“Türkiye’de Din, İnanç veya İnançsızlık Temelli Nefret Suçları 2023”</span><span style="font-weight: 400;"> raporu yayımlandı. </span><span style="font-weight: 400;">Raporda, 2023 yılında yaşanmış 47 nefret suçu veya olayı tespit edildi. Bu olaylarda hedef olan gruplar sırasıyla; Hristiyanlar, Yahudiler, Aleviler, Müslümanlar, Ezidiler ve ateistler oldu. Çalışma, medya izleme sürecinde erişilen veriler ile din veya inanç topluluklarından gelen bildirimleri temel alıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda, 2023’te özellikle Protestanlara ve Yahudilere yönelik nefret suçlarında bir artış gözlemlendiği belirtildi.  </span><span style="font-weight: 400;">2023 yılında yaşanan nefret suçu veya olaylarının çoğunda, önceki yıllarda olduğu gibi, nefret suçu boyutunun irdelendiği etkili bir hukuki süreç yürütülmediği ve bu suçların sıklıkla cezasız kaldığı görülüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Funda Tekin tarafından kaleme alınan raporda, kişileri, toplumları veya kurumları din, inanç veya inançsızlıkları nedeniyle hedef alan nefret suçlarının, Türkiye&#8217;nin önemli insan hakları sorunlarından biri olduğu ifade edildi. Bu suçların, mağdura ve onların ilişkili olduğu gruba toplumun kalanıyla eşit haklara sahip olmadığına dair bir mesaj verdiği ve toplumsal barışa yönelik büyük bir engel teşkil ettiği belirtildi. </span></p>
<p><b>Hristiyanlar ve Yahudiler ilk sırada </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İzleme çalışması kapsamında, 2023 yılında “hedef alınan gruba göre” ulaşılan nefret suçu/olayı bilgisi şöyle:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Hristiyanlar 22,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Yahudiler 14,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Aleviler 7,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Müslümanlar 4,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Ezidiler 2,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Ateistler 1.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda yer alan verilere göre, 26 tehdit veya tehdit edici davranış, 11 kişilere yönelik şiddet içeren saldırı, 9 ibadet yeri veya mezarlıklara zarar verme, 7 mala veya eşyaya zarar verme, 3 hakaret ve 1 taciz olayı yaşandı. </span><span style="font-weight: 400;">Geçmiş yılların izleme verileriyle birlikte de değerlendirme yapan raporda, mezarlık, ibadet yeri, ev </span><span style="font-weight: 400;">veya okul gibi din veya inanç topluluklarıyla ilişkili mekânlara yönelik saldırıların en sık karşılaşılan </span><span style="font-weight: 400;">olaylardan olduğu tespit edildi. </span><span style="font-weight: 400;">2020’den bu yana ise en çok hedef alınan gruplar 52 olayla Hristiyanlar, 42 olayla Aleviler ve 23 olayla Yahudiler oldu. Raporda bu verilerin, Türkiye tarihi boyunca birçok kez nefret suçunun hedefi olan bu gruplara karşı kemikleşmiş önyargıların ve düşmanca tutumların devam ettiğini gösterdiği belirtildi.</span></p>
<p><b>İhbar sorunları </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda, nefret suçlarının genel olarak yaşanandan az ihbar edildiği ve raporlandığı ve bu nedenle ortaya çıkan rakamların yaşanan olayların sadece bir kısmını yansıttığı ifade edildi. Nefret suçlarının ihbar edilmesinin önündeki temel engeller şöyle sıralandı: </span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Mağdurların önyargı saikli eylemleri kanıksamış olması ve ihbar veya rapor etme eşiklerinin yüksek olması;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">kişilerin dışlanma riskini düşünerek ihbar etmekten kaçınmaları;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">mağdurların iddialarının ciddiye alınmayacağına veya ihbarda bulunduklarında, polis memurları tarafından da dahil olmak üzere, daha büyük mağduriyete uğrayacaklarına dair endişeleri.</span></li>
</ul>
<p><b>İhtiyaçlar </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda, Türkiye’deki yasal mevzuat ve uygulamanın bu suçlara karşı oldukça etkisiz ve uluslararası insan hakları hukukuyla uyumlu olmadığı vurgulandı. Raporun ortaya koyduğu veriler ışığında, Türkiye’de bu suçlarla mücadelenin ivedilikle ve çok yönlü bir şekilde geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Nisan 2021 tarihli İnsan Hakları Eylem Planı, bir yıl içinde ayrımcılık ve nefret suçuna ilişkin Türk Ceza Kanunu’nda yeni bir düzenleme ile bu suçlara dair veri tabanı ve istatistiklerin iyileştirilmesi hedeflerini içeriyordu. Ancak bu hedeflere ulaşılmış değil. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başta insan hakları standartlarını temel alan bir nefret suçu mevzuatı olmak üzere, bazı öncelikli ihtiyaçlar şu şekilde sıralandı:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Nefret suçlarına yönelik etkili soruşturulma yapılması;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">din, inanç veya inançsızlık temelli nefret suçlarının kamu kurumları tarafından sistematik bir şekilde izlenip raporlanması ve ayrıştırılmış verilerin kamu ile paylaşılması;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">zarara ilişkin etkili tazmin;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">mağdurların desteklenmesine yönelik bütünsel bir yaklaşım;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">sivil toplumun nefret suçu konusunda izleme ve savunuculuk çalışmaları yapması;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">nefret suçlarıyla mücadele için çok paydaşlı çalışmalar.</span></li>
</ul>
<p>Raporun tamamına ulaşmak için<a href="https://inancozgurlugugirisimi.org/turkiyede-din-inanc-veya-inancsizlik-temelli-nefret-suclari-2023-raporu-yayimlandi/" target="_blank" rel="noopener"> tıklayınız. </a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/11/inanc-ozgurlugu-girisimi-2023-nefret-suclari-raporu-yayimlandi/">İnanç Özgürlüğü Girişimi 2023 Nefret Suçları Raporu Yayımlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siyasi Partiler Düşünce, Din veya İnanç Özgürlüğüne Nasıl Yaklaşıyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/09/siyasi-partiler-dusunce-din-veya-inanc-ozgurlugune-nasil-yaklasiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 May 2023 11:55:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç Özgürlüğü Girişimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83962</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnanç Özgürlüğü Girişimi, 11 siyasi partinin inanç özgürlüğü alanındakini taahhütlerini inceleyen bir analiz yayımladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/09/siyasi-partiler-dusunce-din-veya-inanc-ozgurlugune-nasil-yaklasiyor/">Siyasi Partiler Düşünce, Din veya İnanç Özgürlüğüne Nasıl Yaklaşıyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><b>&#8216;Partilerin Din veya İnanç Özgürlüğü Alanındaki Taahhütleri Seçimlerde Belirgin Bir Rol Oynamıyor&#8217;</b></h5>
<p><a href="https://inancozgurlugugirisimi.org"><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-83968 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/inanc-ozgurlugu-girisimi-640x640.jpg" alt="" width="316" height="316" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/inanc-ozgurlugu-girisimi-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/inanc-ozgurlugu-girisimi-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/inanc-ozgurlugu-girisimi.jpg 700w" sizes="(max-width: 316px) 100vw, 316px" />İnanç Özgürlüğü Girişimi</span></a><span style="font-weight: 400;">’nin (İÖG) </span><i><span style="font-weight: 400;">2023 Seçimlerine Doğru: Siyasi Partiler Düşünce, Din veya İnanç Özgürlüğünü Nasıl Ele Alıyor?</span></i> <span style="font-weight: 400;">başlıklı analizine göre, &#8220;Siyasi partilerin insan hakları ya da din veya inanç özgürlüğü alanındaki taahhütleri seçimlerde belirgin bir rol oynamıyor.&#8221; Oysa Türkiye Büyük Millet Meclisinde sandalyesi olan ve 2023 seçimlerine katılacak siyasi partilerin Türkiye’nin uluslararası insan hakları sözleşmelerinden doğan insan hakları yükümlülükleri, laiklik, din ve vicdan özgürlüğü, azınlık hakları, kamusal din hizmetleri ve nefret suçları konularında belirgin duruşları ve ayrılıkları var. Siyasi partilerin altı kritik alana dair taahhütlerini ele alan analizle, bu farklı pozisyonların kamusal alanda farkına varılması ve tartışılması amaçlanıyor. Bu bağlamda, 11 siyasi partinin insan hakları, laiklik, din ve vicdan özgürlüğü, kamusal din hizmetleri, azınlıklar ve nefret suçu başlıklarına dair yaklaşımları karşılaştırılmalı olarak inceleniyor.</span><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışmada, TBMM’de en az iki sandalyesi olan Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Halkların Demokratik Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, İyi Parti, Türkiye İşçi Partisi, Demokrat Parti, Memleket Partisi ve hem Altılı Masa’daki yerleri hem de din veya inanç özgürlüğü konusunda farklı duruşları sebebiyle Saadet Partisi ve Demokrasi ve Atılım Partisi ile seçimlere girecek olan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi ele alınıyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;İnsan Haklarına Bağlılık Güçlendirilmeli&#8217;</b></h5>
<p><b>Analizde siyasi partilerle ilgili öne çıkan bulgular şöyle: </b></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Parti programlarında Türkiye’nin taraf olduğu insan hakları sözleşmelerine bağlılık ifadesinin güçlendirilmeye ihtiyacı var;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi bağlamında alınmış Türkiye’de insan haklarının iyileştirilmesine yönelik karar, görüş ve tavsiyelerin uygulanması taahhüdü ana akım bir taahhüt olmaktan uzak; </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">laiklik, din veya inanç özgürlüğü, azınlıklar, tarikatlar ve Türkiye’nin bu alandaki diğer sorunlarına nasıl çözüm bulunacağının bütünlüklü bir şekilde analiz edildiği insan hakları odaklı bir çerçeve ihtiyacının devam ettiği görülüyor;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">programlarda eğitim alanında din veya inanç özgürlüğü hakkının korunmasının güçlendirilmesine ilişkin, etraflı bir değerlendirmenin sonucu olarak ortaya konan çözüm önerileri sunulmuyor;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">askerlik hizmetine karşı vicdani ret hakkı parti programlarının çoğunda din veya inanç özgürlüğünün bir parçası olarak yer almıyor;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Alevilerin genel talepleri doğrultusunda değişim hedefi birçok partinin programında yer buluyor;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">nefret suçlarına ilişkin çözüm önerileri de parti programlarında daha detaylı ele alınmaya muhtaç;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">AKP ve MHP dışında diğer partilerde Diyanet İşleri Başkanlığının daha tarafsız ve içermeci bir kuruma dönüştürülmesi yönünde bir değişim hedefi gözlemleniyor.</span></li>
</ul>
<p><b>Din veya inanç özgürlüğünün herkes için eşit bir şekilde korunması için siyasi partiler hangi taahhütleri vermeli?</b></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmelerine açıkça atıf yaparak insan hakları yükümlülüklerini yerine getirmek; </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkını uluslararası insan hakları standartlarını temel alarak korumak (askerlik hizmetine vicdani ret hakkı, ibadet yeri kurma ve yaşatma özgürlüğü, dinsel sembollerin kullanımı, din ve inanç özgürlüğünün kolektif boyutu da dahil olmak üzere);</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">insan hakları sözleşmelerine konan çekinceleri kaldırmak;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">başta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları olmak üzere uluslararası insan hakları denetim mekanizmalarının karar, görüş ve tavsiyelerine uymak;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">din, inanç ve inançsızlık karşısında tarafsız olmak;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">kamusal din hizmetlerinin sunumunda eşitlik ve tarafsızlık ilkelerini gözetmek;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">ibadet yerlerini tarafsızlık ilkelerini gözeterek ve insan hakları standartlarını temel alarak tanımak;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">eğitim sisteminde çocuğun düşünce, vicdan ve din özgürlüğünü ve ebeveynlerin çocuklarını kendi dinî veya felsefi görüşleri doğrultusunda yetiştirme hakkını eksiksiz bir şekilde korumak için gecikmeden gerekli adımları atmak;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">azınlıkların Lozan Antlaşması, diğer insan hakları sözleşmeleri ve Anayasa’dan doğan haklarını eksiksiz bir şekilde yerine getirmek;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">nefret suçu mevzuatını yasalaştırmak ve nefret suçlarını engellemek için gerekli politikaları oluşturmak.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Analizin tamamına<a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/inanc-ozgurlugu-girisimi-siyasi-partiler-dusunce-din-veya-inanc-ozgurlugunu-nasil-ele-aliyor/" target="_blank" rel="noopener"> buradan ulaşabilirsiniz.</a></span></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-84087 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/FES-LOGO_20mm.jpg" alt="FES logo" width="154" height="88" /><em>&#8216;Bu içerik <a href="https://turkey.fes.de/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://turkey.fes.de/&amp;source=gmail&amp;ust=1684839228399000&amp;usg=AOvVaw1sCsJbBGxW_mzdEq6NETNm">Friedrich-Ebert-<wbr />Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği </a>desteği ile hazırlanmıştır ve derneğin görüş veya tutumunu yansıtmaz. Sayfadaki içerikten sadece Sivil Sayfalar sorumludur.&#8217;</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/09/siyasi-partiler-dusunce-din-veya-inanc-ozgurlugune-nasil-yaklasiyor/">Siyasi Partiler Düşünce, Din veya İnanç Özgürlüğüne Nasıl Yaklaşıyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Laik ve Bilimsel Bir Eğitim İstiyoruz!’ İmza Kampanyası Desteğinizi Bekliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/17/laik-ve-bilimsel-bir-egitim-istiyoruz-imza-kampanyasi-desteginizi-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Jan 2022 14:13:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[Laik eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Zorunlu Din Dersi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77724</guid>

					<description><![CDATA[<p>1-3 Aralık 2021’de toplanan Millî Eğitim Şurası’nda okul öncesi eğitim dönemindeki çocuklara (4-6 yaş) zorunlu din eğitimini tavsiye eden kararlar alınmıştı. Bu kararlara karşı Alevi çatı kurumları, sendikalar, akademisyenler, sanatçılar, siyasiler, aktivistler dahil çeşitli toplum kesimleri başlattıkları imza kampanyasıyla kamuoyuna 'laik ve bilimsel eğitim istiyoruz' çağrısında bulunuyor. Kampanya, 3 Mart 2022 tarihine kadar imzaya açık. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/17/laik-ve-bilimsel-bir-egitim-istiyoruz-imza-kampanyasi-desteginizi-bekliyor/">‘Laik ve Bilimsel Bir Eğitim İstiyoruz!’ İmza Kampanyası Desteğinizi Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Millî Eğitim Bakanlığı’nın en yüksek danışma kurulu olan Millî Eğitim Şurası, 1-3 Aralık 2021’de Ankara&#8217;da ‘<strong>Eğitimde Fırsat Eşitliği’ </strong>temasıyla toplandı. Şura eğitimin kangrenleşen problemlerine çözümler aramak yerine, okul öncesi eğitim dönemindeki çocuklara (4-6 yaş) zorunlu din eğitimini tavsiye eden kararlar aldı. Söz konusu kararlar üzerine bir araya gelen toplumun farklı kesimleri bir imza kampanyası başlattılar.</p>
<h5><strong>&#8216;Eşit Yurttaşlık Temelinde Özgür Bir Toplum İçin; Laik ve Bilimsel Bir Eğitim İstiyoruz!&#8217;  </strong></h5>
<p>Kampanya için hazırlanan metinde, “Zorunlu Din Dersi Eğitimi” ile “Eğitimde Fırsat Eşitliği” kavramlarının “birbiriyle çelişen kavramlar” olduğu ve “Eğitimde Fırsat Eşitliği’ temasının bizzat siyasal iktidar eliyle yaratılan tüm eşitsizliklere kılıf niteliğinde” olduğu belirtiliyor.</p>
<p>“Burada din eğitiminden kastedilen, ebeveynlerin inancına bakmadan belli bir din anlayışının kavram ve ritüellerinin çocuklarımıza dayatılmasıdır. Alınan bu karar, &#8220;<strong>Çocuğun Üstün Yararı”</strong> ilkesine aykırı olduğu gibi, başta Aleviler olmak üzere farklı inançtakilerin ve  inancı olmayanların asimilasyonunu hedefleyen, aynı zamanda pedagojik anlamda da çocuğun sağlıklı gelişimine ket vuran bir karardır.&#8221;</p>
<p>Metinden ayrıca, Türkiye’de yıllardır zorunlu din derslerinin kaldırılması talebiyle sürdürülen mücadelelere rağmen siyasi iktidarın, AİHM kararlarını ve altına imza atılmış Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerini “hiçe sayarak müfredata yeni din dersleri eklemesi, birçok okulu imam hatip okullarına çevirip çocuklarımızı zoraki olarak bu okullara yerleştirmesi” hukuksuzluk örnekleri olarak nitelendiriliyor. Buna göre, MEB Şurası’nda alınan kararları “hukukun, din, vicdan inanç veya inanmama özgürlükleri ile evrensel hukuk ve ahlak değerlerinin külliyen inkârı” anlamına geldiği belirtiliyor.</p>
<h5><strong>&#8216;Tekçi, Cinsiyetçi, Ötekileştirici, Laik Olmayan, Bilimden Uzak ve Asimilasyoncu Eğitime Hayır!&#8217;</strong></h5>
<p>İmzaya açılan metinde, talep edilen hususlar şunlar;</p>
<ul>
<li>Her seviyedeki zorunlu din dersleri, sözde seçmeli olanlar dâhil kaldırılmalı, din derslerini ana sınıfına kadar indiren tavsiye karar iptal edilmeli, gündeme bile getirilmemelidir.</li>
<li>Ayrıca, altına imza atılan AİHS’nin maddelerine uyulmalı, AİHM’in kararları uygulanmalıdır. Eğitim sisteminin vakıflar üzerinden düzenlenmesine, vergilerimizin gerici, dinci vakıflara aktarılmasına son verilmelidir.</li>
<li>Eğitim programları ve müfredatı bilimsel normlara göre yeniden düzenlenmelidir. Eğitimin ticarileştirilmesine son verilmelidir.</li>
<li>Yoksul öğrenciler, tarikat yapılanmalarının içinde kültürel ve inançsal olarak eritilmeye çalışıldığından, barınma sorunu acil olarak çözüme kavuşturulmalıdır.</li>
<li>Eğitim ile ilgili kararlar, bilim insanları ve  pedagogların öncülüğünde, toplumun sosyolojik yapısı da dikkate alınarak oluşturulan bağımsız kurullarca alınmalıdır.</li>
</ul>
<p>İmza kampanyasına 3 Mart 2022 tarihine dek <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSdceY-giw-M-y9hoyaq3Ypt49nq52w2IGWTTvo8b9NGJ0APtA/viewform" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> formu doldurarak ya da <strong>egitimdefirsatesitligi13@gmail.com</strong> adresine e-post göndererek destek verebilirsiniz.</p>
<p>Görsel: Pir Haber Ajansı</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/17/laik-ve-bilimsel-bir-egitim-istiyoruz-imza-kampanyasi-desteginizi-bekliyor/">‘Laik ve Bilimsel Bir Eğitim İstiyoruz!’ İmza Kampanyası Desteğinizi Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Türkiye AİHM’nin Aleviler İçin Tespit Ettiği Ayrımcılığı Çözmede Yetersiz&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/07/turkiye-aihmnin-aleviler-icin-tespit-ettigi-ayrimciligi-cozmede-yetersiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Dec 2021 07:51:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç Özgürlüğü Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Din ve İnanç Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Mine Yıldırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76619</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarının uygulanmasını denetlemek için 30 Kasım-2 Aralık tarihlerindeki toplantısında, AİHM’in Türkiye aleyhine ihlal kararı verdiği davaların icra sürecini değerlendirdi. Bakanlar Komitesi, AİHM'nin din veya inanç özgürlüğüne ilişkin Türkiye'nin hak ihlali yaptığı kararları uygularken  aldığı tedbirlerin, Alevilere yönelik ayrımcılığı önlemede yetersiz olduğunu tespit ediyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/07/turkiye-aihmnin-aleviler-icin-tespit-ettigi-ayrimciligi-cozmede-yetersiz/">‘Türkiye AİHM’nin Aleviler İçin Tespit Ettiği Ayrımcılığı Çözmede Yetersiz&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin AİHM kararlarının uygulanmasını denetlemek için yaptığı toplantıda, cemevleri ve zorunlu din dersleriyle bağlantılı olarak, din veya inanç özgürlüğüne ilişkin ihlal tespitleri içeren AİHM davalarının uygulanmasına dair önemli kararlar verildi. Bu davalar arasında, Zengin Grubu Davaları/Türkiye, Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı/Türkiye ve İzzettin Doğan ve Diğerleri/Türkiye davaları <a href="https://hudoc.exec.coe.int/eng?i=CM/Del/Dec(2021)1419/H46-36E" target="_blank" rel="noopener">yer alıyor</a>.</p>
<h5><strong>Bakanlar Kurulunun AİHM Kararlarını Denetim Süreci </strong></h5>
<p>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin 46/4 maddesi uyarınca AİHM kararları, sözleşmeye imza atan devletler açısında bağlayıcı. Bakanlar Komistesi, ulusal makamlar, başvuru sahipleri, STK&#8217;lar, insan hakları kurumları ve diğer ilgili taraflarca sağlanan bilgilere dayanarak bu kararların uygulanıp uygulanmadığını denetliyor. Bu denetim süreci kapsamında, İnanç Özgürlüğü Girişimi 12 Ekim 2021’de, din veya inanç özgürlüğüne ilişkin ihlal tespitleri içeren söz konusu AİHM kararlarının uygulanmasına dair bildirim <a href="https://inancozgurlugugirisimi.org/avrupa-konseyine-aihm-alevi-davalariyla-ilgili-bildirim-sunduk/" target="_blank" rel="noopener">sunmuştu</a>.</p>
<p>Bakanlar Komitesi, Türkiye’nin &#8220;Alevi topluluğuna, Alevilerin dinî uygulamalarına ve ibadet yerlerine yönelik tutumunun, devletin tarafsızlık ve eşit mesafelilik yükümlülüğüne ve dinî toplulukların özerk olarak var olma hakkına aykırı&#8221; olduğu tespitini yapıyor.</p>
<p><a href="https://inancozgurlugugirisimi.org" target="_blank" rel="noopener">İnanç Özgürlüğü Girişimi</a>’nden (İÖG) Dr. Mine Yıldırım, Bakanlar Komitesi’nin Alevi davalarına ilişkin kararının, bu davalarda ortaya konan din veya inanç özgürlüğü meselelerinin çözümü için atılması gereken köklü adımlarla ilgili ilerleme sağlanmadığını gösterdiğini söyledi.</p>
<p>Hatırlanacağı gibi, AİHM kararlarına rağmen Türkiye, zorunlu Din Kültürü Ahlak Bilgisi dersleri ve cemevlerinin ibadet yeri statüsü ve kamusal din hizmetlerinin eşitlik ilkesi gözetilerek sunulmaması konusunda bugüne dek adım atmadı. AİHM kararları, Türkiye’de herkesin inanç özgürlüğünün korunması için atılması gereken önemli bulgular içeriyor. Yıldırım, Bakanlar Komitesi’nin Alevi davalarına ilişkin kararının 2022’de Türkiye için kapsamlı bir danışma süreci ile bu sorunları çözmeye odaklanma olanağı sunduğunu ve hem sivil toplum hem din veya inanç topluluklarının bu konuda katkı sunmaya hazır olduğunu kaydetti.</p>
<h5>Türkiye’de İnanç Özgürlüğünün Korunması İçin Atılması Gereken Adımlar</h5>
<p>Bakanlar Komitesi’nin aldığı kararlarda, özetle Türkiye Hükümeti’nin şimdiye kadar aldığı tedbirlerin, AİHM tarafından tespit edilen ihlallerin çözümü ve Alevilere yönelik ayrımcılığın önüne geçilmesi açısından yetersiz olduğunun altını çiziyor.</p>
<p>AİHM nezdinde Alevilerle ilgili davalara dair Bakanlar Kurulu kararlarında yer alan genel tedbirler:</p>
<ul>
<li>yerel mahkemelerin cemevlerinin aydınlatma masraflarının geri ödenmesine karar verme uygulamasının, Alevi topluluğunun Devletin dinî sübvansiyonlarından ve vergi muafiyetleri dahil diğer avantajlardan genel olarak dışlanması da dahil olmak üzere, AİHM tarafından tespit edilen ayrımcılığı çözmede yetersiz,</li>
<li>bu nedenle, Alevi inancına eşit davranılmasını sağlamak için daha kapsamlı önlemler almaya ve cemevlerini aydınlatma masraflarından muaf tutmak için bazı pratik çözümleri değerlendirilmeli;</li>
<li>ilk ve orta dereceli okullarda verilen zorunlu “din kültürü ve ahlak bilgisi” derslerine yönelik 2018 müfredatının Mahkeme tarafından dile getirilen tüm endişeleri giderilmediği;</li>
<li>bu nedenle, Türk eğitim sisteminin, Devletin çeşitli dinlere, mezheplere ve inançlara karşı tarafsızlık ve eşit mesafelilik yükümlülüğünü yerine getirmeye, çoğulculuk ve nesnellik ilkelerine saygı duymaya ve Sünni İslam&#8217;dan farklı bir dinî veya felsefi inancı olan ebeveynlerin çocuklarına, öğrencilerin ebeveynlerinin dinî veya felsefi inançlarını açıklamak zorunda kalmadan zorunlu din eğitiminden muaf olması için için uygun seçenekler sunmasının gerektiği;</li>
<li>Alevi çalıştaylarında bu kararlarda vurgulanan sorunların nasıl çözüleceğine dair ulusal bir tartışma başlatıldığı, yetkililere, 2010 yılında bu çalıştayların nihai raporunda uzlaşmaya varılan tavsiyelerin uygulanmasının ilerletilmesi;</li>
<li>yetkilileri daha fazla gecikmeden belirli yasal ve idari önlemleri gösteren somut bir takvim içeren kapsamlı bir eylem planı hazırlamaya; bu bağlamda, 10 Aralık 2010 ve 29 Haziran 2016&#8217;da kabul edilen Irkçılığa ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu&#8217;nun (ECRI) raporları da dahil olmak üzere ilgili Avrupa Konseyi tavsiyelerinden ilham almaya teşviki;</li>
<li>yetkilileri, Mahkeme&#8217;nin mevcut dava grubundaki bulgularını ele almak için yeni İnsan Hakları Eylem Planı&#8217;nın uygulanması çerçevesinde belirli çözüm odaklı tedbirler alma çağrısı;</li>
</ul>
<h5><strong>AİHM Tarafından Verilen Önemli Alevi Dava Kararları </strong></h5>
<p>Zengin Grubu Davaları olarak adlandırılan <a href="https://hudoc.echr.coe.int/fre#{%22itemid%22:[%22001-82580%22]}" target="_blank" rel="noopener"><em>Hasan ve Eylem Zengin/Türkiye</em></a> ve <a href="https://hudoc.echr.coe.int/fre#{%22fulltext%22:[%22mansur%20yal%C3%A7%C4%B1n%22],%22documentcollectionid2%22:[%22GRANDCHAMBER%22,%22CHAMBER%22],%22itemid%22:[%22001-156852%22]}"><em>Mansur</em></a><a href="https://hudoc.echr.coe.int/fre#{%22fulltext%22:[%22mansur%20yal%C3%A7%C4%B1n%22],%22documentcollectionid2%22:[%22GRANDCHAMBER%22,%22CHAMBER%22],%22itemid%22:[%22001-156852%22]}" target="_blank" rel="noopener"><em> Yalçın ve Diğerleri/Türkiye</em></a> kararlarında AİHM’in Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) derslerine ilişkin önemli bulguları yer alıyor.</p>
<p>Kararlarda;</p>
<ul>
<li>DKAB ders içeriğinin nesnel ve objektif niteliklere sahip olmadığına,</li>
<li>eğitim sisteminin ebeveynlerin çocuklarını kendi dinî veya felsefi görüşleri doğrultusunda yetiştirme haklarına saygı gösterme konusunda yapısal sorunlar içerdiğine,</li>
<li>okullarda din eğitimi konusunda insan hakları standartlarıyla uyumlu bir reformun ivedilikle gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.</li>
</ul>
<p><a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#{%22itemid%22:[%22001-158584%22]}"><em>Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür </em></a><a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#{%22itemid%22:[%22001-158584%22]}"><em>Merkezi</em></a><a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#{%22itemid%22:[%22001-158584%22]}" target="_blank" rel="noopener"><em> Vakfı/Türkiye</em></a> davasında; Yenibosna Cemevi’nin aydınlatma giderlerinin, ibadet yeri olarak tanınan diğer mekânlar açısından olduğu gibi, devlet tarafından karşılanması talebinin “Cemevleri ibadet yeri değildir” gerekçesiyle reddedilmesi ile ilgili. AİHM bu davayla ilgili verdiği kararında AİHS’nin ayrımcılık yasağını içeren 14. maddesinin, din veya inanç özgürlüğünü koruyan 9. madde ile bağlantılı olarak ihlal edildiğini tespit etmişti.</p>
<p>Benzer şekilde, <a href="https://hudoc.echr.coe.int/eng#{%22tabview%22:[%22document%22],%22itemid%22:[%22001-164217%22]}" target="_blank" rel="noopener"><em>İzzettin Doğan ve Diğerleri/Türkiye</em></a> başvurusunun şikâyet konusu da İslam’ın Sünni geleneğine bağlı çoğunluğa sunulan dinî kamu hizmetinin Alevilere de sunulmasına ilişkin taleplerin reddedilmesiydi. Başvurucuların bu talepleri, Alevi dinine ilişkin hizmetlerin kamu hizmeti kapsamına alınması, Alevilerin ibadet yerlerinin ibadet yeri statüsü kazanması, Alevi din adamlarının memur olarak işe alınması ve Alevi inancını taşıyanların ibadetlerine bütçe ayrılması için özel bir hüküm çıkartılmasıydı. AİHM Büyük Daire 2016 yılında Türkiye’nin din veya inanç özgürlüğü hakkını koruyan 9. madde ve 9. maddeyle bağlantılı olarak ayrımcılığı yasaklayan 14. maddeyi ihlal ettiğine <a href="https://inancozgurlugugirisimi.org/dini-kamu-hizmetlerinin-sunulmasinda-esitlik-aihm-dogan-ve-digerleri-turkiye-karari/#_ftnref7" target="_blank" rel="noopener">karar vermişti</a>.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/07/turkiye-aihmnin-aleviler-icin-tespit-ettigi-ayrimciligi-cozmede-yetersiz/">‘Türkiye AİHM’nin Aleviler İçin Tespit Ettiği Ayrımcılığı Çözmede Yetersiz&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>27. Yılında Madımak Söyleşileri&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/02/27-yilinda-madimak-soylesileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2020 10:08:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Alevi Düşünce Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Düşünce Ocağı]]></category>
		<category><![CDATA[Doğan Bermek]]></category>
		<category><![CDATA[sivas katliamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=55511</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alevi Düşünce Ocağı, Sivas Katliamı’nın 27. yıldönümünde farklı aydınlarla Madımak Söyleşileri başlığıyla görüşmeler gerçekleştirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/02/27-yilinda-madimak-soylesileri/">27. Yılında Madımak Söyleşileri&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aralarında Prof. Dr. Ayhan Kaya, Prof. Dr Fuat Keyman, Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, Prof. Dr. İştar Gözaydın, Yazar Kelime Ata’nın da bulunduğu video söyleşilerinde,  Sivas Katliamı farklı yönleriyle değerlendiriliyor. Alevi Düşünce Ocağı’ndan Doğan Bermek’in moderatörlüğünde yapılan söyleşilere ulaşmak için <a href="http://aleviocagi.org/2020-madimak-soylesileri" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/02/27-yilinda-madimak-soylesileri/">27. Yılında Madımak Söyleşileri&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DPI’den İnanç Gruplarının ve Dini Liderlerin Çatışma Çözümündeki Rolü Toplantısı…</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/09/dpiden-inanc-gruplarinin-ve-dini-liderlerin-catisma-cozumundeki-rolu-toplantisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Sep 2019 08:03:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Demokratik Gelişim Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Çatışma Çözümü]]></category>
		<category><![CDATA[DPI]]></category>
		<category><![CDATA[Esra Elmas]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldız Ramazanoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41997</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çatışma çözümü alanında karşılaştırmalı perspektifle, birbirinden farklı çalışma ziyaretleri gerçekleştiren Demokratik Gelişim Enstitüsü (DPI) 3-8 Eylül tarihleri arasında Dublin ve Belfast’ta İnanç Gruplarının ve Dini Liderlerin Çatışma Çözümündeki Rolü isimli bir toplantı düzenledi. Alanında ilk olan çalışma toplantısına, Türkiye’den farklı inanç gruplarına mensup dini liderler, ilahiyatçılar, akademisyenler ve kanaat önderleri katıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/09/dpiden-inanc-gruplarinin-ve-dini-liderlerin-catisma-cozumundeki-rolu-toplantisi/">DPI’den İnanç Gruplarının ve Dini Liderlerin Çatışma Çözümündeki Rolü Toplantısı…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>DPI Türkiye Program Yöneticisi Esra Elmas, ilki yapılan İnanç Gruplarının ve Dini Liderlerin Çatışma Çözümündeki Rolü toplantısının, DPI’ın son sekiz senedir çatışma çözümü alanında karşılaştırmalı bir perspektife dayalı olarak yaptığı çalışmalar serisinin bir parçası olduğunu belirterek, çalışmanın gelecekte din ve çatışma çözümü alanında yapılacak faaliyetlere temel oluşturma amacı taşıdığını da vurguladı. Dünyadaki pek çok çatışmanın dini bir yönü barındırsa da uzlaşma süreçlerinde dini liderlerin oynadığı yapıcı rolün ve öneminin son zamanlarda sıkça incelenmeye başladığını belirten Elmas, “Zor zamanlarda dinler arasındaki etkileşim belirgin bir biçimde çatışmaların yönünü değiştirebilir ve dini okumalar üzerine odaklanan eğitimler, çatışma çözümü süreçlerine destek sunabilir” diye konuştu.</p>
<p>2010 yılında yapılan araştırmaya göre dünya nüfusunun sadece % 16,3’ü kendini dini olarak inançsız olarak tanımladığını hatırlatan Elmas, “Dolayısıyla çoğunluğun inananlar grubundan oluştuğu dünyamızda, dinin ve dini liderlerin sahip oldukları meşruiyet ve otoriteyi barış inşası alanında kullanabilmeleri bütün insanlık için büyük bir fark yaratma potansiyeline sahiptir. Dünyadaki pek çok başarılı çatışma çözümü örneği de, Kuzey İrlanda ve Güney Afrika’da olduğu gibi, bu potansiyelin hayata geçmesinin yapıcı etkilerini teslim ve temsil ediyor” dedi.</p>
<p>DPI’ın Dublin’de ve Belfast’ta gerçekleşen  karşılaştırmalı çalışma ziyaretinde Türkiye’den gelen farklı inanç gruplarına mensup katılımcıların, Kuzey İrlanda’da çatışma dinamiklerinin üstesinden gelmiş din insanlarının çabalarını ve barış inşasında oynadıkları rolü birinci elden dinleme ve tartışma imkânı bulduğunu vurgulayan Elmas, “Çalışma toplantısı boyunca yapılan ziyaretlerde ve yuvarlak masa toplantılarında dinin barış inşasında oynayabileceği müspet rol ve bunun yapıcı etkileri etraflıca ele alındı. Farklı din ve inançlardan konuşmacıların perspektifini dinleme imkanı buldular.” dedi.</p>
<p>DPI’nin beş gün süren toplantısına katılan katılımcılar, İrlanda Barış sürecinin önemli mekanlarından biri olan Clonard Manastırı’nı da ziyaret ederek,  Rahip Alec Reid’in Gerry Adams’ı ve John Hume’u bir araya getirdiği odayı gezdiler.</p>
<p>Çalışma ziyaretine katılan Yazar Yıldız Ramazanoğu, Clonard Manastırı’na olan ziyaretlerinin önemli bir tecrübe olduğunu belirterek, “Buluşabilmek için en güvenli yer olarak, manastırın mütevazi bir odası seçilmişti. Demek ki  dini mekanların sığınma, eşitlenme, özgürleşme, birbiriyle buluşma, dinleme, anlama yeri olarak, silah bırakma yeri olarak kıymetli bir anlamı var” dedi. Toplantıya katılmadan önce yaptığı araştırmada  inanç gruplarının çatışma çözümü alanındaki çalışmalarıyla ilgili çok kaynak bulamadığını vurgulayan Ramazanoğlu, “Bu değerli ve ihmal edilmemesi gereken bir konu… Din adamlarından beklenen tabi barışın ve çözümün tarafı olmak. Aşırı angajmanlar yüzünden herkesin kendi gettosunda kalması yüzünden bu konuda İrlanda’da da çok fazla kurumsal bir katkı verilemediğini gördük. Fakat tarafları dinlediğimiz zaman, bireysel olarak gösterilen çabaların çok büyük etkileri olduğunu öğrendik. Gerek Katolik, gerekse Protestan tarafında kendilerinden inisiyatif alan din adamları barışa çok büyük emek sunmuşlar. “ diye konuştu.</p>
<p>Ramazanoğlu, rahiplerden birinin söylediği ‘herkes bir şekilde bir statükonun içindeyken bazı insanlar öne çıkıp daha ileri hamleler yaparlar, kendilerinden beklenenin daha ötesine geçerler. Biz o zaman ilerde ne olduğunu anlayabiliriz. Onlar böyle davranmasalar ileriyi göremeyiz’ sözlerinden çok etkilendiğini belirterek, “ Bu önemli bir yaklaşım gerçekten… Bunun dışında da din adamlarının aslında toplumun uzlaşmasında, barışmasında daha fazla katkı verebileceklerini, ve şimdi ‘keşke daha çok destek verseydik’ hayıflanmalarını da gördük. “ dedi. Ramazanoğlu benzer pişmanlıkların Türkiye’de de yaşanmaması için aynı çabaların olması gerektiğini belirterek, “Herkesin elini taşın altına koyup, gençlerimizin hayatına kaybetmesine yol açan bütün bu çatışmaların sonlanması için emek vermesi, çaba sarfetmesi lazım.” çağrısında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/09/dpiden-inanc-gruplarinin-ve-dini-liderlerin-catisma-cozumundeki-rolu-toplantisi/">DPI’den İnanç Gruplarının ve Dini Liderlerin Çatışma Çözümündeki Rolü Toplantısı…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Necdet Subaşı: Alevi Açılımı Tamamlandı, Uyuşmazlıkların İşe Yarar Tarafı Yok</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/07/necdet-subasi-alevi-acilimi-tamamlandi-uyusmazliklarin-ise-yarar-tarafi-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ersin Dilli]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 May 2019 10:28:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Necdet Subaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38367</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alevi Açılımı, o dönemki Hükümetin başlattığı diğer açılımlarla birlikte, 2009-2011 yılları arasında ülke gündeminin önemli konu başlıklarından biriydi. O yıllarda çalıştaylar düzenlenmiş, fakat konu cemevlerine yasal statü verilmesi gibi önemli başlıklarda tıkanmış ve Aleviler açısından açılım tamamlanamamıştı. Söz konusu dönemde Alevi Açılımı Koordinatörü olarak çalıştaylar düzenleyen Necdet Subaşı ile görüştük. Alevi Modernleşmesi kitabıyla da ilgili konuştuğumuz Subaşı, Alevi açılımının tamamlandığını belirterek, bu türden çalışmalara tekrar tekrar dönmenin anlaşılır bir tarafı olmadığını söylüyor. Subaşı, “Cemevleri talebi, Aleviliği başka bir evrende yeniden tanzim etmekle ilgili bir çaba. Cemevlerinin, kendilerine böyle bir statü verildiğinde Alevilerin tarihsel yolculuğuna ne katacağını, onların kimliklenmelerinde ne tür bir katkı sağlayacağını bütün samimiyetimle söylüyorum, bilmiyorum” diyor. </p>
<p>Necdet Subaşı ile iki bölüm halinde yayımlayacağımız röportajın ilkinde, Alevi açılımını ve Alevilerin taleplerini sorduk, o da yanıtladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/07/necdet-subasi-alevi-acilimi-tamamlandi-uyusmazliklarin-ise-yarar-tarafi-yok/">Necdet Subaşı: Alevi Açılımı Tamamlandı, Uyuşmazlıkların İşe Yarar Tarafı Yok</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div dir="auto"><strong>Açılım sürecindeki bir röportajınızda, tarafların birbirini tanımadığını belirtmiştiniz. Sizce o günden bugüne değişen bir şey oldu mu? Tanıma anlamında yapılabilecek çalışmalar var mı?</strong></div>
<div dir="auto">Tabii ki değişen çok şey var. Siz Alevi çalıştaylarından söz ediyorsunuz. 2009’da başlayıp 2011’de tamamlanan süreçten hareket edildiğinde, Alevi grupları arasındaki ayrışma ve rekabetin bugün düne göre bir hayli zayıfladığını söylemek mümkün. Dolayısıyla aralarındaki belirsizlik ve mesafeden de artık eskisi gibi söz etmek zor. Alevilik toplum tarafından daha fazla merak edilmekte, gruplar arasındaki gerilim ve husumet de bu beklentiler ekseninde yeni bir tasavvurla ele alınmaktadır. Başka etkileşim kanalları da muhakkak vardır; ama bana kalırsa çalıştaylar bu konuda ciddi bir gelişme sağladı. Hemen her platformda, Alevilere ve Aleviliğe dair eksik bilgi ve yer yer muğlaklıkla ilişkilendirilebilecek sırlı evren de açılmaya ve konuşulmaya başlandı. Yanı sıra, toplum belli başlı kesimleriyle birlikte yaşama konusunda aradaki iletişimsizliği kötü niyetlerle kullanıp yakınlaşma duygusunu berhava eden oluşumlara karşı da daha bir inisiyatif edinme kararlılığına evirildi.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><strong>‘Çatışmaya Düşürülen Yapay Kimlikler’</strong></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><strong>Alevilerin sorunlarına baktığımızda hem Sünnilerin hem de Alevilerin tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz? Her iki tarafın da tarihten bugüne hataları mevcut mu? Neler? </strong></div>
<div dir="auto">Ortada üzerinde sıklıkla durulması gereken bir soğukluk var. Bana kalırsa siyasi ya da dinî gerekçeler üzerinden kamplaşmayı körükleyen çabalar hep var, bugün de var, yarın da olmaması için hiçbir sebep yok. Bu kötürümleştirici eğilimlerin hakkından gelecek olan Alevilerin kendi Aleviliklerini, Sünnilerin de kendi Sünniliklerini adam akıllı öğrenip kavramaları. Bugün çatışmaya, birbirine düşürülmeye çalışılanın yapay kimlikler olduğunu düşünüyorum. Bugün ortalama bir vatandaşın Sünni ya da Alevi komşusuyla bölüşemeyeceği hiçbir şeyi yok. Düşmansız yaşayamayanlar hep vardı, kimliğini bir yaratılmış düşman üzerinden kurgulama hevesi, maalesef hiç eksik olmadı. Hatalar diyorsunuz, olmaz mı? Tabii ki var. Ama söyler misiniz, iki de bir eski hikâyeleri açmanın, onları köpürtmeyi bir marifet bilip sürekli bir gerilim edebiyatını canlı tutmanın ne anlamı var? Kaldı ki sorun bugün bir Alevi’nin kendi Aleviliğini sorunsuz bir şekilde yaşama isteğiyle ve yine sahip olduğu kimlik üzerinden herhangi bir muahezeye uğramamasıysa, burada iş hatta görev en başta devlete düşüyor. Devlet, verili müfredatıyla bu gerilimi hafifletecek, çatışma zeminlerini zayıflatacak adımları, daha ilkokul çağlarından itibaren hayata geçirebilir. Sanırım çalıştay süreçleri de toplumdaki bu gri alanları yerinde görmeyi, bütün bu sorun yatakları için birlikte neler yapılabileceğini anlamak için gerçekleştirildi. Bu türden müzakereleri, bu yöndeki yaklaşımları sürekli canlı tutmak ve bu topraklarda huzur ve güven içinde yaşamak için her birimizin bir başkasının tamamlayıcı ögesi olduğumuzu bilmemiz gerekir. Bunu ihmal etmemek gerekir.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><strong>‘Alevi Açılımı Tamamlandı’</strong></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><strong>Siz Alevi Açılımı&#8217;nın koordinatörlüğünü üstlenmiştiniz. Açılım hangi sebeplerden tamamlanamadı? </strong></div>
<div dir="auto">Alevi Açılımı süreçleri tamamlandı. O da nerden çıktı? Planlanmış, belli bir akışkanlık içinde sürmesi ve sonuçlandırılması gereken bir süreçti o. Öyle de oldu. 7 çalıştay etrafında sürdürülen etaplar benim kaleme aldığım ve bütün bu müzakere ve görüşmelerin hülasası sayılabilecek bir raporla tamamlanmış oldu. Rapor, sorunu evveliyatından alarak bugün geldiğimiz noktada eriştiği yeni birtakım problemlerle buluşturuyor ve başta Aleviler olmak üzere toplumun belli başlı kesimleri arasında kabul gören öneri ve çabaları kayda geçiriyordu. Öyle de oldu, Alevi sorununun devletle milletle ve tabii ki doğrudan Alevilerle ilgili olarak ‘tersine’ işleyen pek çok boyutu vardı ve tamamlanmış rapor da bu çeşitliliği, üzerine mutabık kalınmış bir dil üzerinden ele alarak hem kamuoyuna, hem de ilgili kurumlara takdim edilmişti.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><strong>Alevi Açılımı&#8217;nın yeniden gündeme gelmesi mümkün mü?</strong></div>
<div dir="auto">Devlet ve toplum gereklilikleri konuyu yeniden ele alır mı bilmem, ancak bence bu türden çalışmalara tekrar tekrar dönmenin anlaşılır bir tarafı yok. Bana kalırsa çalıştay süreçleri geniş toplumda merhamet, adalet ve gerçeklik noktasında hatırı sayılır bir duyarlılık yarattı. Devlet buna vesile oldu; şimdiye değin farklı muhit ve mahfillerde ele alınan ve öne sürülen çözüm arayışlarıyla ilgili kesimler arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların artık işe yarar bir tarafı yok. Çalıştay raporu; bilmeyi, anlamayı ve bu toplumun geleneksel ve modern hissiyatına özen gösteren bir dikkatle sorunun ele alınması gerektiği konusunda temiz bir uzlaşma kanalı üretti. Şimdi geniş kamuoyunda Aleviliğin duygusallığa hamledilmiş, ideolojik ve ayrışma temelli bakış açılarından bağımsız bir şekilde ele alınabilmesinin yolları açıldı. Alevilik ‘alacaklı/verecekli hesabı’ üzerinden konuşulamaz. Onlar da bu toprakların asli unsurudur ve vatandaşlık temelinde sahip oldukları hak ve imkânlardan mahrum edilmeleri düşünülemez. Öte yandan tarihsel/kültürel hoşnutsuzlukları bugün yeni bir kimlik bileşeni olarak ortaya koyup, bütün bunların üzerinden toplumda yerleşik bir hoşnutsuzluğun öncülüğüne soyunma anlamında rol ve pozisyon alan çoklukla siyasi sayılabilecek aktörlerin bugün ne Aleviler, ne de Alevilik için bir katkı üretmedikleri, aksine bütün bu çabalarıyla en çok da onları bu zihnî ve entelektüel bir kargaşanın içine sürüklediklerini artık bilmeyen de kalmamış gibidir.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><strong>‘Cemevleri Talebi, Aleviliği Başka Bir Evrende Yeniden Tanzim Etmekle İlgili’</strong></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><strong>Cem evlerine hukuki statü verilmesi konusunda tarafların son tavrı nedir? Bu konuda yakın zamanda adım atılabilir mi? </strong></div>
<div dir="auto">Kimi Alevi grupları bu taleplerinde hâlâ ısrarlılar. Aleviliği İslam çatısı altında görmekten vazgeçmeyenler için bu talepte ciddi bir bölünme duygusu vehmediliyor. Bana kalırsa Alevilerin Cemevlerine yükledikleri sembolik anlam ve statüyü doğru anlamak gerekir. Öte yandan yine kimi Alevilerin cemevlerini camiyle eşleştirme ya da yerine ikame etme gibi bir eğilimleri olduğunu düşünmüyorum. Cemevleri talebi, Aleviliği başka bir evrende yeniden tanzim etmekle ilgili bir çaba. Ancak talebin çekiciliği ve devletin mesafeli tutumu, Alevi kimliğinin şekillenmesinde tahrik edici bir bütünleşme duygusu yaratıyor. Yine de ben son tahlilde cemevlerinin, kendilerine böyle bir statü verildiğinde Alevilerin tarihsel yolculuğuna ne katacağını, onların kimliklenmelerinde ne tür bir katkı sağlayacağını bütün samimiyetimle söylüyorum, bilmiyorum. Anlamadığım şeyler çok. Cemevleri tartışmaları bir tarafa, Aleviler modern dünyada nasıl ayakta kalabilecekleri, şimdi çoktan statü kaybına maruz kalmış dedelerinin yokluğunda gelenekli toplumun yeni formlarını nasıl işletecekleri konusunda kafa yormaları gerekiyor. Cemevleri bazen bir uzlaşı aracı bazen de bir rehin alma verme operasyonu gibi işliyor. Bilmem bununla nereye varılır?</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><strong>Açılım sürecinden bu yana, Alevilerin konuyla ilgili tavırlarında veya taleplerinde bir değişiklik görüyor musunuz?</strong></div>
<div dir="auto">Tabi ki var. Aleviler eskisinden daha çok fark edilir bir şekilde sorunlarının sıkı birer takipçisi olarak öne çıkıyorlar. Soğukkanlılık ve uygun bir dil tanzimi konusunda çaba gösteriyorlar. Ülkenin temel sorunlarının çözümünde herkes kadar kendileri de rol alıp adım atıyorlar. Bu çok önemli. Kendilerine giydirilmeye çalışılan azınlık kalıplarından ya da imtiyazlılık beklentilerinden uzaklaşıyorlar. Mesela eşit yurttaşlık temelinde memleketin hemen her hâlinden kendilerini de sorumlu ve ilgili görüyorlar. Bu çok önemli bir gelişmedir.</div>
<div class="yj6qo"></div>
<div class="adL" dir="auto"></div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/07/necdet-subasi-alevi-acilimi-tamamlandi-uyusmazliklarin-ise-yarar-tarafi-yok/">Necdet Subaşı: Alevi Açılımı Tamamlandı, Uyuşmazlıkların İşe Yarar Tarafı Yok</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Bir Daha Yaşanmasın Diye&#8221; Madımak Utanç Müzesi Kuruluyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/29/bir-daha-yasanmasin-diye-madimak-utanc-muzesi-kuruluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ersin Dilli]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2019 13:50:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Bektaşi Federasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Gani Kaplan]]></category>
		<category><![CDATA[Madımak Utanç Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[PSAKD]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38056</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) öncülüğündeki Alevi dernekleri, Ankara’da ‘Madımak Utanç Müzesi’ni kuruyor. 25 yıl önce yakılan Madımak Oteli’nde, 33 aydının yaşamını kaybetmesi nedeniyle yıllardır otelin müzeye dönüşmesi talepleri göz ardı edilen Alevi dernekleri, Ankara’daki müze için çalışmalara başladı. 10 milyon TL’ye mal olacak müze için onaylı bir hesap açılırken, müze arazisi belirlendi ve çalışmalara başlandı. Ankara’da 2 yıl içinde açılması planlanan ‘Madımak Utanç Müzesi’ ile ilgili, PSAKD Başkanı Gani Kaplan ile görüştük. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/29/bir-daha-yasanmasin-diye-madimak-utanc-muzesi-kuruluyor/">&#8220;Bir Daha Yaşanmasın Diye&#8221; Madımak Utanç Müzesi Kuruluyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ankara&#8217;da müze kurma fikri ilk ne zaman doğdu? Bu konuyla ilgili ne kadar süredir çalışıyorsunuz? </strong></p>
<p>Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı olarak bu çalışmalarınız için, tüm Aleviler adına size teşekkürlerimi iletiyorum. Bu topraklarda Alevi olmak her ne kadar zor olsa da belki de ondan daha zor olan bir şey daha var ki, o da sesimizin duyulmaması ve kendi yalnızlığımız içerisinde kendi çığlıklarımızla yaşamaya mahkûm edilmiş olmamız.</p>
<p>Madımak Katliamı’ndan bu yana çeyrek asır geçti. Bu ülkenin Alevileri olarak suçluların yakalanmalarını ve tam 25 yıldır hem yüreklerimizde, hem de Madımak’ta yanmakta olan yangının sönmesi için adil bir yargılanma bekledik. Madımak Alevilerin uğradığı ne ilk ne de son katliamdır. Çok uzun bir zaman dilimini incelemeye gerek var mı?</p>
<p>Sadece son elli yıla baktığımızda, 18 Nisan 1978 Malatya Katliamı, 3-7 Eylül 1978 Sivas Katliamı, 9-24 Aralık Maraş Katliamı, 3-4 Temmuz 1980 Çorum Katliamı, 2 Temmuz 1993 Madımak Katliamı, 12 Mart 1995 Gazi Katliamı ilk akla gelen katliamlar.</p>
<p>Biz 2 Temmuz 1993 Katliamı’nı yaşadığımız günden itibaren “Madımak Utanç Müzesi olmalı” talebimizi haykırdık. Bunu her zeminde, her platformda dile getirdik. Hatırlatmamızda fayda var: Yine aynı yıl, yani 1993 yılının 29 Mayıs’ında, Almanya’nın Solingen şehrinde, Türklerin yaşadığı bir ev kundaklanmış ve Genç ailesinin 5 ferdi yakılarak öldürülmüştür. Solingen katliamının ardından, olayın yaşandığı ev müze haline getirilmiş ve &#8220;Ey Alman halkı, insanlığa yaşattığın utancı hatırla&#8221; anlamına gelen bir tabela asılmıştır.</p>
<p>Oysa bizlerin 25 yıldır ‘Madımak Utanç Müzesi olmalı’ talebimiz karşılıksız kaldı. Bizim Alevi-Bektaşi örgütlerimizin içinde onlarca Sünni arkadaşımız var. Ancak ne yazık ki Sünni STK’lardan hiçbir şekilde destek görmedik. Bu coğrafya Alevilere sağır, dilsiz ve kör.</p>
<p>Tam 25 yıldır yetkili makamlarla sayısız görüşmeler yaptık ama sonuç alamadık. Geldiğimiz noktada katliamın yaşandığı Madımak Oteli, Bilim ve Kültür Merkezi yapıldı. Otelin lobisinde bir anı bölümü oluşturuldu ve Madımak Oteli’nde katledilen 33 aydın ve 2 otel personelinin yanı sıra, oteli ateşe veren katillerden olan 2 kişinin de adının bulunduğu bir levha asıldı. Düşünebiliyor musunuz? Bizi katledenlerle birlikte şehitlerimizin adı aynı levhada. Bu bile Alevilere saygı gösterilmediğinin en somut göstergesi. Oysa bizler otelin kamulaştırılmasını ve ‘Utanç Müzesi’ yapılmasını talep ediyorduk.</p>
<p>Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak Sivas’ta Madımak Oteli’nin ‘Utanç Müzesi’ olması talebimizden hiç vazgeçmedik ve vazgeçmeyeceğiz de. Ancak mademki Sivas ısrarımız karşılıksız kalıyor, o zaman bizler de bu müzeyi yapabileceğimiz her yerde yaparız, diye düşündük ve bu düşüncelerimizi hayata geçirmeye karar verdik. Yaklaşık olarak bir yıldır müze çalışmalarımızı hızlandırdık. Bizimle beraber olmak isteyen ve bize destek olan yol arkadaşlarımızla böyle bir yola koyulduk ve güzel de yol aldık.</p>
<p><strong>Müzenin İki Yılda Bitirilmesi Planlanıyor</strong></p>
<p><strong>Müze için sizin öncülüğünüzde bir ekip oluşturuldu. Ekipte başka kimler var?Müzenin açılışıyla ilgili takviminiz nasıl?</strong></p>
<p>Evet, Ankara’da bir müze düşüncemiz netleşince artık yol almamız gerektiğine karar verdik ve Madımak Müze Komitesi isimli bir komite oluşturduk. GYK üyemiz Alaattin Türkoğlu, Müze Komitesi Genel Koordinatörü olarak görev yapıyor. Genel Koordinatör Alaattin Türkoğlu ile birlikte GYK üyemiz Onur Kaya ve Denetim Kurulu Başkanımız İsmail Ateş, Müze Komitesi Yönetim Kurulu Üyesi olarak bu komitenin yürütmesini oluşturuyor. Komitede Haydar Yılmaz, Hikmet Parlak, Hüseyin Karaba, Gülizar Aysun Yiğit, Asuman Tecirlioğlu, Serdar Doğan, Murat Daşkın, Özge Özcan Diken, Mehmet Ali Ayyıldız, Orhan Tüleylioğlu, Arif Balaban da aktif olarak görev yapıyor.</p>
<p>Tabii ki ekip sadece bu kişilerden oluşmuyor. Madımak Müze Komitesi’ne bağlı olarak çalışan birden fazla komisyon var. Bu projenin hayata geçmesi için hepimize farklı görevler düşüyor ve hepimiz görevimizi ve sorumluluklarımızı bilerek çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kabul edersiniz ki bürokratik görüşmeler yapmak ve yasal düzenlemeleri takip edip sonuca götürmek bu örgütün genel başkanı olarak bana düşüyor. Ben daha çok, bu bürokratik görüşmeleri yaparak arkadaşlarımın yolunu açıyorum. Müzenin yapılacağı alanı uzun ve ısrarlı görüşmelerin ardından alabildik mesela. Burada Çankaya Belediye Başkanı Sayın Alper Taşdelen’ e sizler aracılığı ile de teşekkür etmek istiyorum.</p>
<p>Heykeltıraş arkadaşımız Murat Dalkılıç, Madımak şehitlerimizin 33  balmumu heykelinin yapımından sorumlu. Koca çınar Asım Bezirci’ye ait balmumu heykelin yapımı tamamlandı ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi’miz de yerini aldı. Murat Hoca ve ekibi, İnci Türk’e ait heykeli de tamamlamak üzere. Yakın zamanda İnci Türk’ün heykeli de dernek genel merkezimizde yerini alacak.</p>
<p>Ressam arkadaşlarımız Asuman Tecirlioğlu ve Gülizar Aysun Yiğit, 33 şehidimizin kara kalem tablolarını yapıyor. Hazırlamış olduğumuz müze tanıtım kataloğunda bu kara kalem portre çalışmalarını görebilirsiniz.</p>
<p>Elbette yapılacak çok fazla işimiz var, her şeyden evvel ‘Madımak müze oluyor’ sloganı ile kamuoyunu bilgilendirmek ve projemizi anlatmak. Çünkü bu proje büyük bir proje. Ve biz bunu tek başımıza değil, çoğulcu olarak yapmak istiyoruz. Planlamalarımız tutarsa eğer, tabii ki hedeflediğimiz destekleri alabilirsek, en fazla 2 yıl içerisinde Ankara’da ‘Madımak Utanç Müzesi’ açılışını yapmış oluruz, diye düşünüyoruz.</p>
<p><strong>Müzede Katliamın Canlandırılacağı Bir Bölüm Olacak</strong></p>
<p><strong>Nasıl bir müze planlanıyor? İçerisinde neler olacak? 2 Temmuz, ziyaretçilere nasıl yaşatılacak? </strong></p>
<p>Çankaya Belediyesi’nin tahsis etmiş olduğu arazi 1,5-2 dönüm civarında. Müze iki ana bölümden olacak. Müze bölümü ve yönetim bölümü. Yönetim bölümünde PSAKD ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) genel merkezleri yer alacak. Bir tane dijital kütüphane bulunacak. Böylece, sadece müzeyi gezmeye gelenlere değil, diğer zamanlarda da gençlere, öğrencilere, araştırma yapmak isteyen herkese hizmet veren bir kütüphanemiz olacak. Bir sinema odası bulunacak ve bu odada katliamların anlatıldığı belgesel ve sinema gösterimleri yapılacak.</p>
<p>Madımak’ta katledilen 33 şehidimizin balmumu heykeli olacak ve 33 şehidimizin eşyaları da aynı bölümde yer alacak. Asım Bezirci’nin kitaplarını da, Asaf Koçak’ın karikatürlerini de göreceksiniz. Behçet Aysan’ın şiirlerini okuyup Hasret Gültekin’in bağlamasını da dinleyeceksiniz.</p>
<p>Müzede bir bölüm daha olacak. Bu bölüm de Madımak Katliamı yeniden yaşatılacak. Bu bölüme, belli bir yaşın altındaki çocukların ve astım ve kalp rahatsızlığı gibi hastalıkları olanların girişi mümkün olmayacak. Sıcaklığı, insan bünyesinin kaldırabileceği en yüksek derecelerde olacak ve is kokacak. Katliamın yapıldığı gün, 2 Temmuz 1993 günü Madımak önünde atılan sloganlar, bağrışmalar, duman ve is kokuları olacak. Yani 2 Temmuz 1993 gününü müzeyi ziyaret eden tüm ziyaretçilerin yaşamasını istiyoruz.</p>
<p><strong>Müzenin yaklaşık 10 milyon TL&#8217;ye mal olacağı söyleniyor. Bununla ilgili &#8216;Madımak Müze Oluyor&#8217; hesabı açıldı. Bugüne dek hesapta ne kadar para birikti? </strong></p>
<p>Şu anki hesaplamalarımız bu yönde, ama ülkemiz kırılgan bir ekonomiye sahip. Bu yüzden maliyetlerin daha yukarılara çıkacağını tahmin ediyoruz.‘Madımak Müze Oluyor’ isimli İş Bankası’nda TR54 0006 4000 0014 2670 4622 40 İBAN numaralı bir hesap açtık, ancak öyle çok fazla bir birikim oluşmadı. Çünkü biz henüz kamuoyu ile bu konuda bir paylaşım yapmadık ve bir yardım kampanyası başlatmadık. Bu projeyi çok dikkatli bir şekilde yürütüyoruz. Kolay değil, en az 10 milyon lira toplamalıyız. Bu yüzden titiz ve dikkatli olmak zorundayız.</p>
<p><strong>Madımak Oteli müzeye dönüştürülmedi. Ankara&#8217;da planladığınız müzeyle ilgili kimlerden destek gördünüz? Karşı çıkanlar oldu mu?</strong></p>
<p>Başta Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kata ve 25. dönem milletvekili Aylin Nazlıaka, projenin başından bu yana bizimle olan ve bizden desteklerini esirgemeyen yol arkadaşlarımız.</p>
<p>Ayrıca bir konuya açıklık getirmek zorundayız: Biz Madımak Oteli’nin ‘Utanç Müzesi’ olması projemizden hiç vazgeçmedik ve vazgeçmeyeceğiz. Bunun altının çizilmesini istiyoruz. Bırakın ‘utanç müzelerimizi’ her yere yapalım. Yapalım ki bu katliamlar unutulmasın. Bakın iddia ediyor ve biliyorum ki, eğer ‘Madımak Utanç Müzesi’ zamanında yapılmış olsaydı, Ankara Çubuk’ta, şehit cenazesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na o saldırı yapılmayacaktı. Orada en tehlikeli şey, atılan yumruk değildir. Oradaki kalabalığın içerisinde bulunan bir kadının attığı çığlığı hatırlıyor musunuz? “Yakın, bu evi yakın” diye haykırıyordu. İşte bu histerik çığlık, yapanın yanına kâr kalmasından dolayı atılıyor. Bu linç kültürü, birilerinin genetiğinde yaşıyor. Onlar biliyor ki kendisi gibi düşünmeyen herkesin linç edilmesi, yakılması, katledilmesi hükümet edenlerce destekleniyor, sırtları okşanıyor ve zaman aşımına uğruyor.</p>
<p>Biz, intikam almak için değil, bir daha bu tür katliamların yaşanmaması için Madımak ‘Utanç Müzesi’ olana kadar mücadelemize devam edeceğiz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/29/bir-daha-yasanmasin-diye-madimak-utanc-muzesi-kuruluyor/">&#8220;Bir Daha Yaşanmasın Diye&#8221; Madımak Utanç Müzesi Kuruluyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Danıştay Kararı: Diyanet, Erenler Cemevi’nin Elektrik Giderlerini Karşılayacak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/13/danistay-karari-diyanet-erenler-cemevinin-elektrik-giderlerini-karsilayacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Feb 2019 09:20:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay 13. Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi]]></category>
		<category><![CDATA[İbadethane]]></category>
		<category><![CDATA[semah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35206</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın elektrik faturalarının devlet tarafından ödenmesi talebiyle 2015 yılında açılan dava sonuçlandı. Danıştay 13. Dairesi’nin verdiği karara göre Erenler Cemevi’nin elektrik giderleri devlet tarafından ödenecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/13/danistay-karari-diyanet-erenler-cemevinin-elektrik-giderlerini-karsilayacak/">Danıştay Kararı: Diyanet, Erenler Cemevi’nin Elektrik Giderlerini Karşılayacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi’nin elektrik faturalarının ödenmediği gerekçesiyle BEDAŞ tarafından cemevi icraya verilmiş ve cemevi yönetimi karşı dava açarak icrayı durdurmuştu. Cemevi yönetiminin, cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğu için elektrik giderlerinin devlet tarafından karşılanması istemiyle açtığı davada Danıştay 13. Dairesi Erenler Cemevi’nin elektrik giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanması gerektiğine kanaat getirdi. Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı mahkeme kararına ilişkin basın toplantısı düzenleyerek süreç hakkında bilgilendirmede bulundu.</p>
<p><strong> Yavuz Selçuk: Başvurularımız Cemevleri İbadethane Değildir Denilerek Reddedildi</strong></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-35209" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-640x426.jpg" alt="" width="640" height="426" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-1024x682.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem.jpg 1280w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>1998 yılında vakıflaşan Erenler Cemevi’nin Alevi inancına ve kültürüne hizmet ettiğini belirten vakıf başkanı Yavuz Selçuk, 16 Mayıs 2015 tarihinde CLK Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından cemevine başlatılan icranın cemevinin itirazı sonucu durdurulduğunu ifade etti. Aydınlatma ve elektrik giderlerinin devletçe ödenmesi için Esenyurt Kaymakamlığı’na ve Müftülüğü’ne başvurduklarını ancak başvurularının “Cemevleri ibadethane değildir” denilerek reddedildiğini söyledi.</p>
<p>Selçuk, “ Yürürlükte olan 6446 sayılı Enerji Piyasası kanununda “Toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderleri Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır” ibaresi yer almakta, ibadethaneler de “ Toplumun ibadetine açılmış olma ve ücretsiz girilme” dışında herhangi bir şart belirtilmemektedir. Cemevleri Alevi inancına mensup insanların inançları çerçevesinde ibadet ettiği yerlerdir.” dedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-35208" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-evi-640x330.jpg" alt="" width="640" height="330" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-evi-640x330.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-evi-1024x528.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-evi.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>“Türkiye Açısından Utanç Verici Bir Durum”</strong></p>
<p>Alevilerin yüzyıllardır maruz bırakıldıkları baskı, katliamlara karşın inançlarından vazgeçmediklerini belirten Selçuk, “ Cemevlerinin ibadethane olup olmadığını tartışmak ve bütün ibadethanelere tanınan hakların cemevlerine de tanınması için hukuk mücadelesi yürütmenin Türkiye açısından utanç verici bir durum olduğunu belirtti. Tüm bu uygulamaların Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’ne, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve AİHM kararlarına aykırı olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>&#8220;Bir Yerin İbadethane Olup Olmadığına Orada İbadet Edenler Karar Verebilir&#8221;</strong></p>
<p>Avukat Zeynel Çambeli ise söz alarak, “AİHM kararına göre bir yerin ibadethane olup olmadığına ancak orada ibadet edenlerin karar vereceğini söyledi. Çambeli, Cemevlerinin ibadethane olduğuna ve elektrik giderlerinin devlet tarafından ödenmesine yönelik kararlar olduğunu hatırlattı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/13/danistay-karari-diyanet-erenler-cemevinin-elektrik-giderlerini-karsilayacak/">Danıştay Kararı: Diyanet, Erenler Cemevi’nin Elektrik Giderlerini Karşılayacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
