<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Zehirsiz Sofralar arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/zehirsiz-sofralar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/zehirsiz-sofralar/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 23 Aug 2023 12:34:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Zehirsiz Sofralar arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/zehirsiz-sofralar/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Bencil Yaşam Tarzını Besleyen Üretim ve Tüketim Yöntemleri Gıda Sorununu Derinleştiriyor&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/08/23/bencil-yasam-tarzini-besleyen-uretim-ve-tu%cc%88ketim-yontemleri-gida-sorununu-derinlestiriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Aug 2023 12:34:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Buğday Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Ekolojik Tarım]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirsiz Kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirsiz Sofralar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84998</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yılların en sıcak yaz mevsimini yaşıyoruz ve uzmanlar sıcaklıkların giderek artacağını söylüyor. İklim krizi artık kaçamayacağımız bir gündem olarak hayatımızın merkezinde duruyor. İklim krizini artık yakından yaşarken ve hayatlarımız değişirken, bununla ilişkili bir de gıda konusu var. Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği (STGM), yürüttükleri BİRLİKTE Destek Programı faydalanıcılarından Buğday Derneği ile gıda, iklim krizi, güvenilir gıdaya erişim, doğa dostu üretim ve tüketim alışkanlıkları üzerine konuştu. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/08/23/bencil-yasam-tarzini-besleyen-uretim-ve-tu%cc%88ketim-yontemleri-gida-sorununu-derinlestiriyor/">&#8216;Bencil Yaşam Tarzını Besleyen Üretim ve Tüketim Yöntemleri Gıda Sorununu Derinleştiriyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İlk olarak gıda ve iklim arasındaki ilişkiyi sormak isteriz. Bu iki başlık birbiri ile nasıl ilişkileniyor?</strong></p>
<p>İklim krizi, dizginlenemeyen tüketim çılgınlığı ve karbon salımına neden olan üretim yöntemlerinin bir sonucu. Artık hayatımızı doğrudan etkileyen bu kriz gıda üretimini ve gıdaya adil erişimi her geçen gün daha da güçleştiriyor… Topraklar fakirleşiyor, su azalıyor, atalık tohumlar ve biyolojik çeşitlilik geri dönüşü olmayacak şekilde tahrip oluyor.</p>
<p>Savaşlar, salgın ve iklim krizi, gıda krizinin sadece buzdağının su yüzeyinde olan kısmının fark edilmesini sağladı. Yoksullar geçmişten beri gıdaya erişmekte ciddi sorunlar yaşıyor ve sayıları da her geçen gün artıyor. Türümüzün bencil yaşam tarzını besleyen üretim ve tüketim yöntemleri sorunu derinleştirmeye devam ediyor.</p>
<p>Laboratuvarda üretilmiş etler, topraksız tarım, GDO teknolojileri, vitamin hapları… Üretim ve tüketim yöntemlerimizi; gıda ve onu etkileyen tarım, enerji, ekonomi, bayındırlık, kentleşme ve kırsal yaşam gibi pek çok alanda uygulanan politikaları bir an önce dönüştürmemiz şart…</p>
<p>Bunun için de önce gıda ile kurduğumuz ilişkiye yeniden bakmamız; parasal, sosyal, ekolojik maliyetleri de katarak gıdamızın maliyetini yeniden masaya yatırmamız ve gıdaya erişimi güçleştiren nedenlerin sadece savaşlar ve ekonomi olmadığı gerçeğiyle yüzleşmemiz gerekiyor.</p>
<h3>&#8216;Gıda Üretimi İklim Krizinin Hem Nedeni Hem de Kurbanı&#8217;</h3>
<p>Bir yanda açlığın diğer yanda israfın yaşandığı günümüzde yaşadığımız çelişkilerden biri de gıda üretiminin iklim krizinin hem nedeni hem de kurbanı olması. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli IPCC Raporu’na göre, toplam sera gazı emisyonlarının %21-37’si mevcut gıda sistemine atfedilebilir. Yani iklim krizinin öncelikli nedenlerinden biri olan gıda sisteminin paydaşları, aynı zamanda iklim değişikliğinin neden olduğu afetlerle de başa çıkmak<br />
zorunda.</p>
<p>Sürdürülebilir Toprak Yönetimi, Permakültür, Toprak Besin Ağı Çiftçiliği, Bütüncül Planlı Otlatma, Onarıcı Tarım, Koruyucu Tarım, Koruyucu Toprak İşleme, Ekim Nöbeti, Tarımsal Ormancılık gibi yaklaşımlar arasında bazı yöntem ve teknik farklılıklar olsa da hepsi temelde sürdürülebilir, adil, ekolojik ve sağlıklı olma kriterlerini esas alıyor.</p>
<p>Tasarruflu su kullanımı, yağmur hasadı, azaltılmış toprak işleme ya da toprak işlemesiz tarım, bütüncül otlatma, kompost uygulamalarıyla toprağın iyileştirilmesi, üreticiden tüketiciye aracısız erişim sistemleri gibi agroekolojik yöntemler, kısa ve uzun vadede iklim değişikliğinin etkilerini azaltabilir.</p>
<p>Bu iyileştirici yöntemler konusunda çiftçilerin bilgilendirilmesi, uygulayanların teşvik edilmesi, bu yöntemlerin yaygınlaşmasını sağlayacak. Bu yöntemlerin yaygınlaşması da toprak, su varlığı ve biyolojik çeşitliliğin korunmasıyla birlikte gıdaya adil erişim, kırsal geçim kaynaklarının çeşitlenmesi ve iklim krizine dirençli sistemler anlamına geliyor.</p>
<p><strong>Siz uzun yıllardır tarımsal alanların korunması ve ürün yetiştirme süreçlerinde kimyasalın yasaklanması için savunuculuk faaliyeti yürütüyorsunuz ve &#8220;ekolojik tarım dünyayı doyurabilir&#8221; diyorsunuz. Bunu biraz açabilir misiniz? Bu nasıl mümkün kılınabilir?</strong></p>
<p>Araştırmalar dünyada 8 milyar insanı sağlıklı besleyecek kadar gıda üretildiğini gösteriyor. O zaman neden 800 milyondan fazla insan açlık çekiyor ve 2,3 milyar insan yetersiz beslenme sorunu yaşıyor?</p>
<p>Sorunun üç temel nedeni var: Birincisi gıda paylaşımındaki adaletsizlik. 2017’de ortalama et tüketimi ABD’li bir kişi için 124 kilo, bir Avrupalı için 80 kilo, Türkiyeli için 40 kilo, bir Nijeryalı için 10 kilo civarındaydı. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) raporlarına göre, yetersiz beslenen insanların sayısının en fazla olduğu yerler Güney Asya ve Sahra’nın güneyi olmak üzere Afrika.</p>
<p>İkinci neden, gıda israfı. Burada söz konusu olan israf evlerde çöpe giden gıdalar değil. Her yıl yetiştirilen gıdanın üçte biri, yani yaklaşık 1,3 milyar ton gıda tarladan tezgâha giden yolda heba oluyor. Gelişmekte olan ülkelerde, kaybın %40’ı hasat ve işleme aşamalarında; gelişmiş ülkelerde ise aynı oran, tüketim aşamasında meydana geliyor.</p>
<p>Üçüncü neden, gıda olarak sunulan ürünlerin besleyici özelliğini yitirmiş olması, yani suni ya da bir başka deyişle &#8220;&#8230;mış gibi” gıdalar… Tarımda kullanılan sentetik kimyasallar ve katkı maddeleri yiyeceklerdeki besleyicilik özelliğini geri plana iterken yetersiz beslenme kaynaklı sağlık sorunlarına neden oluyor.</p>
<p>Araştırmalar, dünya üzerinde üretilen tarım ve gıda ürünlerinin dünya nüfusunu beslemeye yetecek miktarda olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’de de var olan tarım arazilerin sadece yarısıyla 80 milyonluk nüfusumuzu ekolojik / zehirsiz tarım ürünleriyle beslemek mümkün. Geri kalan %50 ise meralar ve hayvansal üretim için kullanılabilir. (Y. Demir, B. Aslan, Organik Tarım Türkiye’yi Besler)</p>
<blockquote><p>Dünya nüfusunun beslenebilmesi için, mevcut tarım arazilerinin sadece %60&#8217;ında ekolojik üretime geçilmesi yeterli.</p></blockquote>
<p>Ortaya konan veriler sorunun; hatalı politika, planlama ve uygulamalarla birlikte, aşırı tüketim, hatalı beslenme, merkezi sistemlerin neden olduğu lojistik ve saklama sorunları, çiftçilerin giderek artan maliyetler karşısında üretimden vazgeçmeleri, geniş alanlarla tek tip ürün yetiştirme ve azalan biyo çeşitlilik, toprak, su kirliliği, iklim krizi sonucu yaşanan afetlerin yol açtığı ürün kayıpları ile savaşların gıda üretimi ve erişiminde neden olduğu sıkıntılar gibi çok yönlü olduğuna işaret ediyor.</p>
<p>Var olan endüstriyel tarım üretim modelinin tüm sorunları göz önüne alındığında agroekoloji, doğal varlıkların ve sosyal dengelerin korunmasına dayanan sürdürülebilir bir tarım modeli olduğu kadar, sağlıklı ürüne adil erişim ve kırsalın ekonomik, sosyal ve kültürel refahını sağlayacak bütüncül bir model olarak çözümler sunuyor.</p>
<p>Gıda sistemlerinin ekolojik açıdan duyarlı, ekonomik açıdan uygulanabilir ve sosyal açıdan adil olacak şekilde dengelenmesini amaçlayan agroekoloji, sosyal adaleti teşvik ederek ve kültürel kimlikleri besleyerek kırsal yaşamı güçlendiriyor. Doğal varlıkları koruyup geliştirirken dirençli ve istikrarlı üretim sistemleri oluşturan agroekoloji, çiftliklerin ve tarım arazilerinin çeşitlendirilmesi, doğal biyobozunur girdiler için kimyasal girdilerin ikame edilmesi, biyolojik çeşitliliğin optimizasyonu ve farklı tarımsal ekosistem türleri arasındaki etkileşimlerin uyarılmasını ele alıyor.</p>
<p>Araştırma kuruluşu FiBL (Research Institute of Organic Agriculture), bu konuyu inceleyerek, tüm tarım alanlarında organik üretime geçilirse, 2050’de sonucun ne olacağını ortaya koydu. Pek çok araştırma kuruluşunun işbirliğiyle gerçekleşen incelemeye göre, tamamlayıcı bazı faktörlerle birlikte, organik tarım dünyayı doyurabilir. Hatta dünya nüfusunun beslenebilmesi için, mevcut tarım arazilerinin sadece %60&#8217;ında ekolojik üretime geçilmesi yeterli.</p>
<p>FiBL&#8217;e göre bunun gerçekleşmesi için hayvansal ürün tüketiminin ve yetiştirilen hayvan sayısının, dolayısıyla yem üretimi ve israfın da azalması gerekiyor. Dünyada gıda israfının boyutları, et üretim ve tüketiminin nüfusa oranla daha hızlı artması ve gelişmiş ülkelerdeki beslenme ihtiyacından fazla et tüketilmesiyle ilgili veriler göz önüne alındığında ”hayvansal üretimdeki azalış”ın sadece planlamayla ilgili değil, temelde ahlaki ve adalet anlayışıyla ilgili<br />
bir dönüşüm gerektirdiğini söyleyebiliriz.</p>
<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu İnsan Hakları Konseyi Otuz Dördüncü Toplantı, Gıda hakkı Özel Sözcüsü’nün raporuna göre ”Günümüzde yaygın olarak kullanılan ve kullanılmaya devam edeceği öngörülen pestisitler, insan sağlığı ve çevreye tüm dünyada zarar vermektedir. Böylesine yaygın, bazı durumlarda gereksiz biçimde tüketilen ve çeşitli insan haklarını ihlal eden pestisitlerin kullanımını azaltacak alternatifler mevcuttur ve daha da geliştirilebilir. Birçok yerde artan organik tarım uygulamaları, daha az veya hiç pestisit kullanmadan çiftçilik yapmanın mümkün olduğunu gösteriyor. Araştırmalar, agroekolojinin tüm dünya nüfusunu besleyebileceği ve yeterli besin değerini sağlayabileceğine işaret etmekte.”</p>
<p><strong>Gıda başlığında obezite, gıda israfı, sağlıklı gıdaya erişim birbiriyle ilişkili sorunlar olarak karşımıza çıkıyor. Buradan hareketle gıda güvenliğini de konuşmak isteriz. İlk olarak gıda güvenliği nedir ve nasıl sağlanır?</strong></p>
<p>Gıda güvenliğini oluşturan temel öğeler; bulunabilirlik, erişilebilirlik, güvenilirlik-kalite ve istikrar olarak sıralanıyor. Yeterli miktarda uygun kaliteli gıdanın yerel üretim veya ithalat ile mevcut olması durumu bulunabilirliği; bireylerin besleyici gıdaya ulaşabilmesi için yeterli satın alma gücüne ve imkânlarına sahip olması erişilebilirliği; yeterli beslenme, temiz su, hijyen ve sağlık hizmetleri ile tüm fizyolojik ihtiyaçların karşılandığı sağlıklı beslenme durumu güvenilirlik-kaliteyi ve son olarak nüfus, hane veya bireyin her zaman yeterli miktarda gıdaya ulaşabilmesi durumu da istikrarı tanımlıyor. Bunlardan sadece birinin bile eksik olması gıda güvenliğinden yoksun olmak anlamına geliyor. Gıda güvenliği sağlıklı tohumdan, temiz toprak suya, temiz enerjiden, adil ticarete, dayanışmacı ortaklıklardan gıdasının sorumluluğunu taşıyan tüketici ve topluluklara kadar farklı alan ve boyutları içeriyor. Temiz<br />
toprak ve su olmadan sağlıklı gıdalar yetiştirmek imkansız olduğu gibi yerel üretim-yerel tüketim mekanizmaları kurulmadan da gıda sisteminin iklim krizindeki etkisini azaltmak mümkün değil.</p>
<p>Küresel Gıda Güvenliği Endeksi’ne göre Türkiye’nin sıralaması ortalamanın üzerinde yer alıyor. Buna rağmen Türkiye’deki yüksek gıda enflasyonu, Türk lirasının değer kaybetmesi, Türkiye’de üretilen ürünlerin yurt dışından ithal edilmesi, özellikle küçük çiftçilerin girdi maliyetlerini karşılayamayarak üretimden vazgeçmesi, kırsal nüfusun kentlere göç etmesi, tarımsal üretimi ciddi boyutta etkileyen kuraklık, su stresi, erozyon ve aşırı hava olayları gibi<br />
sorunlar Türkiye’nin en önemli gıda güvenliği risklerini oluşturuyor. Bu etkilerin yanı sıra Türkiye’nin nüfusunun son 20 yılda 20 milyon artması sonucu gıda talebi artarken tarım arazilerinin amaç dışı kullanılması ve giderek küçülmesi de arz-talep dengesini olumsuz etkiliyor.</p>
<p>Kentlerde yaşayanlar, büyük bir kırsal nüfusa sahip ülkelerde bile gıda arzının %70’in tüketiyor. Plansız şehirleşme ve giderek hızlanan tüketime odaklı yaşamlar, sağlıklı gıdaya erişim problemlerinden, karbon salımını artıran ve hareket serbestisini kısıtlamakla birlikte aşırı şişmanlık ve obeziteyi destekleyen bir dizi sorunun kaynağı olabiliyor. Öyle ki, artık daha fazla insan alışverişe arabalarıyla gidiyor, evde yemek pişirmek yerine hazır gıdalara yöneliyor ya da restoranların, yemekhanelerin sunduğu yiyecekleri sorgulamadan yemek zorunda kalıyor, gıdanın nerede ve nasıl yetiştiğinden bihaber çocuklar yanlış beslenme alışkanlıkları geliştiriyorlar. Ambalajın üzerindeki bilgilerle yetinen tüketicilerin sayısı azımsanmayacak kadar fazla!</p>
<h3>&#8216;Yerel ve Kendine Yeten Döngüsel Üretim Sistemlerinin Benimsenmesi Gerekiyor&#8217;</h3>
<p>Bu noktada merkezileşme ve gıdanın uzun mesafeler kat ederek kentli tüketiciye ulaşması, kent nüfusunun artmasıyla doğru orantılı olarak tırmanan gıda güvensizliği sorununu karmaşık hale getiren olgulardan biri. Gıdanın ve tarımsal girdilerin kilometrelerce öteden, hatta yurt dışından döviz ödenerek tedarik edilmesi, üretici ile tüketicinin arasındaki mesafenin giderek açılmasına ve aracı payları nedeniyle ürünün fiyatının artmasına neden<br />
oluyor. Bu sorunlara neden olan merkezileşmenin yerine yerelleşme ile birlikte olabildiğince kendine yeten döngüsel üretim sistemlerinin benimsenmesi hem karbon salımının azalması, hem de çok fazla aracının devreden çıkararak fiyat avantajının sağlanması hem de denetim mekanizmalarının daha iyi işlemesi gibi çözümleri beraberinde getiriyor.</p>
<p>Bütün bu karmaşık sorunların çözümü için, gıda üretim sistemlerinde köklü dönüşümlerden tüketimlerimize yön veren yaşam tarzı değişikliklerine kadar çok yönlü bir anlayış değişikliğine ihtiyaç var. Sadece üretici ve tüketici arasındaki mesafeyi azaltarak yerel üretim-yerel tüketim sistemleri kurmak bile gıdaya erişim, karbon emisyonunun azaltılması, tüketici denetim mekanizmalarının işletilmesi, tüketici ihtiyaçlarına yönelik üretim planlamasının yapılması, israfın azaltılması gibi pek çok yarar sağlayabilir.</p>
<p><strong>Uzunca bir süredir Zehirsiz Sofralar Platformu ile birlikte tarımsal üretimde kullanılan pestisitlere karşı da bir mücadele yürütüyorsunuz. Bu mücadelede başladığınız &#8220;Zehirsiz Kampanya&#8221; döneminde 27 pestisit aktif maddesinin kullanımını yasaklandı. Peki, son durum nedir? Biraz bize bu platformu ve son dönemlerdeki çalışmalarınızı anlatır mısınız?</strong></p>
<p>Zehirsiz Sofralar Platformu olarak “Tüm Canlılar için Zehirsiz Sofralar” ve “Zehirsiz Kentler İçin Harekete Geç” sloganları ile başlattığımız iki büyük kampanya var. Avrupa Birliği tarafından Sivil Toplum Diyaloğu V Programı kapsamında finanse edilen ve Avrupa Pestisit Eylem Ağı ortaklığında yürüttüğü “Zehirsiz Sofralar” projesi 2019’da başladı.</p>
<p>AB üyelik sürecinde AB’deki yasaklamalara paralel olarak 223 pestisit aktif maddesi yasaklandı. Bunlardan 37 tanesi ise Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği olarak yürüttüğümüz Zehirsiz Sofralar Projesi döneminde Zehirsiz Sofralar Platformu olarak yürütülen kampanya sürecinde gerçekleşti. Dünya Sağlık Örgütü tarafından “son derece tehlikeli”, “yüksek seviyede tehlikeli” ve “muhtemel kanserojen” olarak belirlenen 13 aktif madde ivedilikle ama kademeli olarak tamamının yasaklanmasını talep ediyoruz. Ne yazık ki bu 13 maddenin bile kampanya sürecinde sadece 5 tanesini yasaklanmasını sağlayabildik. Türkiye yasaklamalarda ağırlıklı olarak AB’yi<br />
takip ediyor ama kendi şartları veya AB’ye ihraç olmayan ürünler ve ilgili pestisit aktifleri gözetilerek süreçler AB’ye göre geriden geliyor.</p>
<p>Avrupa Pestisit Eylem Ağı (PAN Europe) ortaklığı ve Zehirsiz Sofralar Platformu iş birliğiyle, 1 Nisan 2021’de başlayan ve AB Sivil Toplum Diyaloğu Programı VI kapsamında desteklenen “Zehirsiz Kentlere Doğru” projesi ile de kentlerde başta yerel yönetimler tarafından kullanılan pestisitler ve pestisitler ile aynı aktif maddeleri içeren ve Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan biyosidal ürünlerin benzer biçimde kullanımının sınırlandırılmasını ve kademeli olarak alternatif doğa dostu yöntemlere geçilmesini talep ettik. Bu kapsamda da öncü belediyelerimiz iyi niyet belgelerini imzalayarak belirli taahhütlerde bulundular. Aynı zamanda halk sağlığı alanında çalışma yürüten çeşitli STK’lara danışmanlık ve halk sağlığı kongrelerine destek sağlamak da platformun faaliyetleri arasında.</p>
<p><strong>Son olarak gıda ve iklim kriziyle mücadelede büyük ölçekli adımların atılması gerektiği bilgisiyle ve devletlere düşen görevleri vurgulamakla birlikte bu krizlerle mücadele konusunda bireyler ya da küçük topluluklar ne yapabilirler? Sürdürülebilir tarım ve gıda sistemlerinin oluşturulabilmesi için bizler ne yapabiliriz?</strong></p>
<p>Tasarruflu su kullanımı, yağmur hasadı, azaltılmış toprak işleme ya da toprak işlemesiz tarım, bütüncül otlatma, kompost uygulamalarıyla toprağın iyileştirilmesi, üreticiden tüketiciye aracısız erişim sistemleri gibi agroekolojik yöntemler, kısa ve uzun vadede iklim değişikliğinin etkilerini azaltabilir.</p>
<p>Sürdürülebilir gıda sistemlerine geçilmesi çevresel, toplumsal ve sağlıkla ilgili maliyetleri azaltmanın yanı sıra her kesimin madden sağlıklı gıdaya ulaşmasını sağlayacaktır. Seçimlerimiz geleceğimizi belirler. Sistemsel dönüşümler, tüketici talepleriyle doğrudan ilgilidir. Yapacağımız seçimler ve taleplerimizle üretim yöntemlerinde değişimi hızlandırabilir, böylelikle ekolojik ve adil bir dönüşüme destek olabiliriz.</p>
<p>Beslenme tarzlarından alışveriş alışkanlıklarına kadar yaşam tarzımızda yapılacak değişiklikler de gıda sistemlerinin gezegenin sınırlarını dikkate almasında önemli bir araç olabilir. Organik ve agroekolojik yöntemlerle yetiştirilmiş gıdalarla beslenmek, et tüketimini azaltmak, yerel tohumlardan yaşadığımız bölgede üretilmiş gıdaları tercih etmek, içeriğinde ne anlama geldiğini bilmediğimiz pek çok kimyasal bulunan hazır gıdalardan mümkün<br />
olduğunca kaçınmak, yerel üreticilerden alışveriş yapmak, atıksız mutfak uygulamalarına geçiş, dayanışma için örgütlenmek (kooperatifler, gıda toplulukları vb), konuyla ilgili çalışan sivil toplum kuruluşlarını destekleme dönüşüm için ciddi anlamda fark yaratacaktır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/08/23/bencil-yasam-tarzini-besleyen-uretim-ve-tu%cc%88ketim-yontemleri-gida-sorununu-derinlestiriyor/">&#8216;Bencil Yaşam Tarzını Besleyen Üretim ve Tüketim Yöntemleri Gıda Sorununu Derinleştiriyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Yerel Gıda Sisteminin Dönüşümü Toplantısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/10/27/istanbul-yerel-gida-sisteminin-donusumu-toplantisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Oct 2022 07:51:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Buğday Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirsiz Sofralar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82099</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zehirsiz Sofralar için mücadele veren Buğday Derneği, yeni projesi ile İstanbul’daki tarım-gıda paydaşlarını dayanışmaya davet ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/10/27/istanbul-yerel-gida-sisteminin-donusumu-toplantisi/">İstanbul Yerel Gıda Sisteminin Dönüşümü Toplantısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Buğday Derneği tarafından, agroekoloji temelli kısa gıda tedarik zincirlerinin oluşmasına ve gelişmesine katkı sunma hedefiyle, Portekiz’den K-Evolution ve Türkiye’den Marmara Belediyeler Birliği ortaklığında yürütülen “İstanbul ve Setúbal’da Yerel Yönetimler ile Yerel Gıda Sistemini Dönüştürmek” projesi kapsamında <strong>5 Kasım 2022 Cumartesi</strong> günü, İstanbul-Beyoğlu’nda yüz yüze bir toplantı düzenlenecek.</p>
<p>İstanbul’da faaliyet gösteren gıda toplulukları, tüketici kooperatifleri ve bu alanda çalışan STK ve sivil inisiyatiflerinin katılımına açık olan toplantıda projeye dair bilgi paylaşımı ile birlikte İstanbul’daki tarım-gıda sisteminin genel bir resmini ortaya koymak üzere deneyim ve işbirlikleri konuşulacak.</p>
<p>Kontenjanın sınırlı olduğu toplantıya katılım için <strong>4 Kasım 2022</strong>, Cuma gününe kadar kayıt formunu doldurmak gerekmektedir. Katılımı onaylanan katılımcılara mekân ve program bilgisi toplantı öncesinde kayıtlı mail adresleri üzerinden iletilecektir.</p>
<p><a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSenxbnfgGwYqJ8N6TvaaL64vpMJQ3lJUzO4JYRL1QfaEmlxaQ/viewform" target="_blank" rel="noopener">Katılım formu için tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/10/27/istanbul-yerel-gida-sisteminin-donusumu-toplantisi/">İstanbul Yerel Gıda Sisteminin Dönüşümü Toplantısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pestisit Zehirlenmeleri 30 Yılda 15 Kat Arttı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/13/pestisit-zehirlenmeleri-30-yilda-15-kat-artti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2021 08:13:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Buğday Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[pestisit]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirsiz Sofralar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=63898</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kullandıkları pestisitlerden zehirlenen çiftçilerin ve tarım işçilerinin sayısı dünya genelinde son 30 yılda yaklaşık 15 kat arttı. 1990’da yıllık yaklaşık 25 milyon olan pestisit zehirlenmesi sayısı, 2020’de 385 milyona yükseldi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/13/pestisit-zehirlenmeleri-30-yilda-15-kat-artti/">Pestisit Zehirlenmeleri 30 Yılda 15 Kat Arttı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">BMC Public Health adlı hakemli dergide yayımlanan yeni bir araştırma, dünya genelindeki pestisit kullanımının sonuçlarına dair tehlikeli bir tabloyu ortaya koydu. Wolfgang Boedeker, Meriel Watts, Peter Clausing ve Emily Marquez’in yaptıkları araştırmaya göre, 1990’da yıllık yaklaşık 25 milyon olan pestisit zehirlenmesi sayısı, 2020’de 385 milyona yükseldi. Bu yükselişin nedeni, 30 yıl içerisinde pestisit kullanımının dünya genelinde %81 artmış olması.</p>
<p dir="ltr">Araştırmaya göre, dünyadaki 860 milyon çiftçi ve tarım işçisinin yarısına yakını (%44’ü) her yıl zehirleniyor. 141 ülkeye ait verilerin incelendiği araştırmada pestisit zehirlenmelerinin yol açtığı ölüm sayısı ise yılda yaklaşık 11 bin olarak veriliyor.</p>
<p dir="ltr">Uluslararası Pestisit Eylem Ağı (PAN International) Koordinatörü Kristin Schafer bu bulguların, son derece tehlikeli pestisitlerin kullanımının azaltılmasının aciliyetini ortaya koyduğunu belirtti.</p>
<blockquote>
<p dir="ltr">Bu pestisitler, yiyeceklerimizi üretenlerin kabul edilemez şekilde zehirlenmesine; aynı zamanda kanser gibi kronik sağlık etkilerine ve biyolojik çeşitliliğin yok olması gibi ekolojik zararlara neden oluyor. Bu konuda bir an önce harekete geçilmeli.</p>
</blockquote>
<h5 dir="ltr"><strong>Türkiye’de Çiftçilerin Saçında Bile Pestisit Kalıntısı Var</strong></h5>
<p dir="ltr"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-63901 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/zehirsiz-sofralar-1-640x426.jpg" alt="zehirsiz sofralar" width="335" height="223" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/zehirsiz-sofralar-1-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/zehirsiz-sofralar-1.jpg 700w" sizes="(max-width: 335px) 100vw, 335px" />Dr. Bülent Şık’ın, Zehirsiz Sofralar Kampanyası için hazırladığı En Tehlikeli Pestisitler tablosuna göre, Türkiye’de, çiftçi ve tarım işçilerine zarar veren 86 pestisit etken maddesi kullanılıyor. Bu etken maddelerin arasında solunduğunda ölümcül olan, kansere yol açan, hormonal ve üreme sistemini bozan, ya da birikim yoluyla vücuda zarar veren pestisitler bulunuyor.</p>
<p dir="ltr">Çukurova Üniversitesi’nde Dr. Saliha Çelik tarafından yapılan bir araştırmada, Adana Ceyhan&#8217;daki 66 tarım işçisi ve çiftçiden saç ve kan örnekleri alındı. Kontrol grubu olarak tarımla ilgisi olmayan 66 kişi de bu araştırmaya dahil edildi.</p>
<h5 dir="ltr"><strong>Sonuçlar Korkutucu:</strong></h5>
<ul>
<li dir="ltr">Çiftçilerin hepsinin saçında en az 1 tarım zehiri var.</li>
<li dir="ltr">66 çiftçinin saçlarında toplam 31 farklı tarım zehiri var.</li>
<li dir="ltr">Çiftçilerin %94&#8217;ünün kanında en az 1 tarım zehiri var.</li>
<li dir="ltr">Kontrol grubundaki tarımla ilgisi olmayan 66 kişiden 55&#8217;inin saçında, 52&#8217;sinin kanında pestisit var. Bu sonuç, sadece pestisit kullanan çiftçilerin değil, bu ürünleri tüketenlerin de etkilendiğini gösteriyor.</li>
</ul>
<p dir="ltr">Hem çiftçi ve tarım işçilerinin sağlığını korumak, hem de pestisit kullanılan ürünleri tüketen toplumun sağlığını korumak için pestisit kullanımını azaltmaya yönelik politikaların hayata geçirilmesi gerekiyor.</p>
<h5 dir="ltr"><strong>Zehirsiz Üretmek Mümkün</strong></h5>
<p dir="ltr">Pestisit zehirlenmelerine doğrudan maruz kalan, toprağı fakirleşen, hastalık ve zararlılarla eskisinden daha çok mücadele etmek durumunda kalan ve girdi maliyetleri yüzünden geliri düşen çiftçiler için zehirsiz bir gelecek mümkün.</p>
<p dir="ltr">Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), kimyasallara dayalı çiftçiliğin dünyanın gıda ihtiyacını karşılayabilecek bir seçenek olmadığını kabul ediyor ve daha sağlıklı bir geleceğin anahtarı olarak agroekolojiye dikkat çekiyor.</p>
<p dir="ltr">Agroekolojinin yanı sıra, organik tarım ve onarıcı tarım gibi zehirsiz üretim yöntemleri ile kültürel, biyolojik ve biyoteknik mücadelenin ön plana çıkarıldığı entegre zararlı yönetimi, sürdürülebilir bir tarım politikası için önemli seçenekleri oluşturuyor. Bu yöntemleri benimseyen çiftçiler, tek tip ürün yerine farklı çeşitlerin bir arada üretimi, toprak canlılığının artırılması, hastalıklara dayanıklı yerel tohumların ekimi, zararlıları çekici tuzak ve ev yapımı doğal reçetelerin kullanılması, ürün zararlılarıyla beslenen faydalı böceklerin ortama salınması ve ekim nöbeti gibi kültürel, biyolojik, fiziksel ve biyoteknik uygulamalara yer veriyor.</p>
<p dir="ltr"><img decoding="async" class=" wp-image-63900 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/pestisit-640x360.png" alt="pestisit" width="363" height="204" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/pestisit-640x360.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/pestisit.png 800w" sizes="(max-width: 363px) 100vw, 363px" />Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin öncülüğünde 100’ü aşkın kurum ve inisiyatifin oluşturduğu Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, insana ve çevreye zarar veren tarım zehirlerinin yasaklanması için 23 Kasım 2019’da <a href="https://www.change.org/p/t%C3%BCm-canl%C4%B1lar-i%C3%A7in-zehirsiz-sofralar-tar%C4%B1m-zehirleri-yasaklans%C4%B1n-zehirsizsofralar-bekirpakdemirli-tctarim" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.change.org/p/t%25C3%25BCm-canl%25C4%25B1lar-i%25C3%25A7in-zehirsiz-sofralar-tar%25C4%25B1m-zehirleri-yasaklans%25C4%25B1n-zehirsizsofralar-bekirpakdemirli-tctarim&amp;source=gmail&amp;ust=1610608319278000&amp;usg=AFQjCNFWIG1dscmaFJ3Lad3Ck91VUGalLg">Zehirsiz Kampanya</a>’yı başlattı. Kampanya kısa sürede kamuoyunda yankı buldu ve kampanyanın talepleri ile ilgili TBMM’de 3 soru önergesi, 1 araştırma önergesi verildi. Kampanyaya 146 bin kişi imza vererek destek oldu.</p>
<p dir="ltr">Kampanya olumlu sonuç verdi. Tarım ve Orman Bakanlığı 25 pestisit etken maddenin yasaklanmasına, 7 etken maddenin de kısıtlanmasına karar verdi.</p>
<p dir="ltr">Zehirsiz Kampanya, şu taleplerle devam ediyor:</p>
<ol>
<li dir="ltr">Dünya Sağlık Örgütü tarafından “son derece tehlikeli”, “yüksek seviyede tehlikeli” ve “muhtemel kanserojen” olarak belirlenen ve tarımda kullanılan 9 etken madde (ethoprophos, beta-cyfluthrin, zeta-cypermethrin, fenamiphos, formetanate X formetanate hydrochloride, tefluthrin, zinc phosphide, glyphosate, malathion) öncelikle ve acilen yasaklansın.</li>
<li dir="ltr">Pestisitlerin tamamının 2030 yılına kadar yasaklanması, doğa dostu, zehirsiz yöntemlerle tarımsal üretim yapılması için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gerekli adımlar atılsın; doğa dostu tarım yöntemleri ve bu yöntemlerle tarım yapan küçük üreticiler desteklensin; üreticileri doğa dostu, zehirsiz yöntemler kullanmaya teşvik edecek politikalar uygulansın.</li>
<li dir="ltr">Türkiye’de tarım ve gıda ürünlerinde kullanılan pestisitlerle ilgili denetimler artırılsın, elde edilen denetim sonuçlarıyla ilgili şeffaflık sağlansın.</li>
</ol>
<p dir="ltr">Kampanya linkine <a href="https://www.change.org/p/t-c-tar%C4%B1m-ve-orman-bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-t%C3%BCm-canl%C4%B1lar-i%C3%A7in-zehirsiz-sofralar-tar%C4%B1m-zehirleri-yasaklans%C4%B1n-tctarim?recruiter=1020594027&amp;utm_source=share_petition&amp;utm_medium=copylink&amp;utm_campaign=share_petition" target="_blank" rel="noopener">buradan ulaşabilirsiniz. </a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/13/pestisit-zehirlenmeleri-30-yilda-15-kat-artti/">Pestisit Zehirlenmeleri 30 Yılda 15 Kat Arttı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zehirsiz Sofralar: &#8216;Kazandık: 16 Tarım Zehiri Yasaklandı&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/10/zehirsiz-sofralar-kazandik-16-tarim-zehiri-yasaklandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2020 09:17:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[pestisit]]></category>
		<category><![CDATA[tarım zehiri]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirsiz Sofralar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54706</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı 16 pestisit (tarım zehiri) etken maddesinin yasaklanmasına karar verdi. Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı karar için “bu olumlu bir adım ve kullanılan diğer tüm pestisitlere yönelik de aynı kararın alınmasını bekliyoruz” açıklamasını yaptı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/10/zehirsiz-sofralar-kazandik-16-tarim-zehiri-yasaklandi/">Zehirsiz Sofralar: &#8216;Kazandık: 16 Tarım Zehiri Yasaklandı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>100’ün üzerinde kurum ve inisiyatifinin yer aldığı Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı tarafından başlatılan Zehirsiz Kampanya için Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan güzel haber geldi. Bakanlık, 16 pestisit etken maddesinin yasaklanmasına karar verdi.</p>
<p>Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, yasaklama kararını olumlu karşılarken, insan ve çevre için zararlı diğer tarım zehirlerinin de yasaklanması ve alternatif, zehirsiz yöntem ve tekniklerin geliştirilmesi için gereken adımların atılmasını beklediklerini belirtti. Bunun için herkesi <a href="https://www.change.org/p/t%C3%BCm-canl%C4%B1lar-i%C3%A7in-zehirsiz-sofralar-tar%C4%B1m-zehirleri-yasaklans%C4%B1n-zehirsizsofralar-d%C3%BCnya%C3%A7ift%C3%A7ilerg%C3%BCn%C3%BC-tctarim?recruiter=1020594027&amp;utm_source=share_petition&amp;utm_medium=copylink&amp;utm_campaign=share_petition" target="_blank" rel="noopener noreferrer" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.change.org/p/t%25C3%25BCm-canl%25C4%25B1lar-i%25C3%25A7in-zehirsiz-sofralar-tar%25C4%25B1m-zehirleri-yasaklans%25C4%25B1n-zehirsizsofralar-d%25C3%25BCnya%25C3%25A7ift%25C3%25A7ilerg%25C3%25BCn%25C3%25BC-tctarim?recruiter%3D1020594027%26utm_source%3Dshare_petition%26utm_medium%3Dcopylink%26utm_campaign%3Dshare_petition&amp;source=gmail&amp;ust=1591862267396000&amp;usg=AFQjCNGzhTJ_hLmMmVvCzEpkKq3W6UgahA"><u>Zehirsiz Kampanya’</u></a>ya destek olmaya davet etti.</p>
<h5>Yasaklanan etken maddeler:</h5>
<p><img decoding="async" class="wp-image-54708 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/1591757396_yasaklananlar-640x458.jpg" alt="yasaklananlar" width="553" height="396" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/1591757396_yasaklananlar-640x458.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/1591757396_yasaklananlar-1024x732.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/1591757396_yasaklananlar.jpg 1246w" sizes="(max-width: 553px) 100vw, 553px" /></p>
<p>Zehirsiz Kampanya ile tarım zehirleri konusunda önemli bir farkındalık yarattıklarını belirten Zehirsiz Sofralar İletişim ve Kampanya Koordinatörü Turgay Özçelik, yasaklama kararının sevindirici, ama yetersiz olduğunu söyledi. Özçelik kararla ilgili şunları ekledi: “Bakanlığın bu kararı ile, Zehirsiz Kampanya’da yasaklanmasını talep ettiğimiz, Dünya Sağlık Örgütü tarafından ‘son derece tehlikeli’, ‘yüksek seviyede tehlikeli’ ve ‘muhtemel kanserojen’ olarak belirtilen 13 etken maddeden 4’ü yasaklanmış oldu. Ayrıca yine Bakanlık tarafından 2019 yılı sonunda üniversitelerden kullanımlarının sonlandırılmasına yönelik görüş talep edilen 41 etken maddeden de 14’ü bu kararla yasaklandı. Oysa Avrupa Birliği, bu 41 etken maddeden 32’sini yasakladı, kalan 9 maddenin yasaklanmasını da gündemine aldı. Elbette tek bir zehirden kurtulmak bile sevindirici ama bizde neden sadece 14’ü yasaklandı? Geriye kalan tarım zehirleri de yasaklanacak mı? Bu konuda bir takvim var mı? Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan bu konuda tatmin edici bir açıklama bekliyoruz.”</p>
<p>Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, bakanlığın üniversitelere gönderdiği listede yer alan pestisitlerin insan, doğal hayattaki diğer canlıların sağlığı ve çevresel toksisite açısından ne gibi zararlara yol açtığını araştırmış, 41 etken maddenin hem insan hem de diğer canlılar için ölümcül tehlikeler barındırdığını ortaya <a href="http://zehirsizsofralar.org/2020/01/23/zehirsiz-sofralar-sivil-toplum-agindan-uyari-olumcul-tehlike/" target="_blank" rel="noopener noreferrer" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://zehirsizsofralar.org/2020/01/23/zehirsiz-sofralar-sivil-toplum-agindan-uyari-olumcul-tehlike/&amp;source=gmail&amp;ust=1591862267396000&amp;usg=AFQjCNH7WVdIptXbf3z737K_PsENvcEs9g">koymuştu</a>.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-54709 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/zehirsiz-sofralar-640x640.jpg" alt="Zehirsiz Sofralar" width="300" height="300" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/zehirsiz-sofralar-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/zehirsiz-sofralar-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/zehirsiz-sofralar-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/zehirsiz-sofralar.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Buğday Derneği Genel Müdürü Batur Şehirlioğlu, yasaklamanın yanında atılması gereken adımlara dikkat çekerek şu açıklamayı yaptı: “Geçtiğimiz 20 Mayıs Dünya Arı Günü’nde AB Komisyonu 2030 yılına kadar pestisitlerin genel kullanımının ve yüksek derecede tehlikeli pestisit kullanımının %50 azaltılması, pestisitlerin agroekolojik uygulamalarla değiştirilmesi, 2030 yılına kadar AB’nin tarım arazilerinin %25’inin organik tarıma ayrılması ve nihayetinde pestisitlerin AB kentsel yeşil alanlarında da yasaklanması yönündeki kararını açıklamıştı. AB geçiş sürecinde bugüne kadar 180’in üstünde pestisit etken maddesi yasaklandı ve her gün yasaklananlara yenileri ekleniyor. Ancak mesele sadece pestisitleri yasaklamak değil mevcut tarım sisteminin sürdürülemezliğini görüp ekolojik, sağlıklı, adil ve sürdürülebilir bir tarım &#8211; gıda sistemine bir an evvel geçebilmek için AB gibi hedefleri ve yol haritasını belirlemek. Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan, Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın hazırladığı ve bu sürece dair önerilerimizi kapsayan <a href="http://zehirsizsofralar.org/zehirsiz-sofralar-icin-yol-haritasi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://zehirsizsofralar.org/zehirsiz-sofralar-icin-yol-haritasi/&amp;source=gmail&amp;ust=1591862267396000&amp;usg=AFQjCNFpNnxKfVCbq2Fla2EGxm2ml61R1A"><u>Zehirsiz Sofralar İçin Yol Haritası</u></a> metnini dikkate almasını talep ediyoruz.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/10/zehirsiz-sofralar-kazandik-16-tarim-zehiri-yasaklandi/">Zehirsiz Sofralar: &#8216;Kazandık: 16 Tarım Zehiri Yasaklandı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemi, Tarımsal Üretimi ve Gıda Güvenliğini Nasıl Etkiliyor? (2)  Küresel Gıda Krizine Çözüm Önerileri </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/06/pandemi-tarimsal-uretimi-ve-gida-guvenligini-nasil-etkiliyor-2-kuresel-gida-krizine-cozum-onerileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 May 2020 13:59:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Pandemi Tarımsal Üretimi ve Gıda Güvenliğini Nasıl Etkiliyor?]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirsiz Sofralar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=53483</guid>

					<description><![CDATA[<p>''Pandemi, Tarımsal Üretimi ve Gıda Güvenliğini Nasıl Etkiliyor?” dosyanın bu bölümünde,  COVID-19 salgını nedeniyle gıda tedarikinin zorlaşması ve daha pahalı hale gelmesiyle, küresel düzeyde ‘gıda milliyetçiliği’ olarak adlandırılan, ülkelerin kendi stoklarını muhafaza etmelerine öncelik vermesi gibi sorunların nedenleri ile uzmanların çözüm önerilerine yer veriyoruz. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/06/pandemi-tarimsal-uretimi-ve-gida-guvenligini-nasil-etkiliyor-2-kuresel-gida-krizine-cozum-onerileri/">Pandemi, Tarımsal Üretimi ve Gıda Güvenliğini Nasıl Etkiliyor? (2) &lt;br&gt; Küresel Gıda Krizine Çözüm Önerileri </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Salgının gıda tedariki ve tarımsal üretimde yarattığı hasarın sebepleri konusunda uluslararası kuruluş ve uzmanların değerlendirmeleri iki nokta üzerinde yoğunlaşıyor: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-COVID-19 salgını önceki salgınların aksine </span><a href="https://fikirturu.com/2020/04/24/virusten-buyuk-tehlike-gida-guvenligi-mi/"><span style="font-weight: 400;">gelişmiş ülkelerde ve dünyada gıdanın üretim fazlasının olduğu bir zamanda</span></a><span style="font-weight: 400;"> başladı. Bu da gıdaya ulaşımı hem ekonomik hem de lojistik bakımdan güçleştirdi.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-COVID-19 izolasyon tedbirlerinin sonucunda, küresel düzeyde gıda tedarik zincirini olumsuz etkiledi. Tüketiciler panik içinde stok yapmaya başlayınca ve üreticiler ürünlerini kapanan mekanlar nedeniyle satamayınca, gıda tedarik zincirinde kırılmalar oldu. Bu sorunlar gıda sorunu çekmeyen gelişmiş ülkelerde de görüldüğünden, küresel düzeyde tedarikte sorunlar yaşanmaya başlandı. Bütün bunlar, </span><a href="https://fikirturu.com/ekonomi/gida-krizini-nasil-onleyebiliriz/"><span style="font-weight: 400;">gıda kıtlığı paniğine</span></a><span style="font-weight: 400;"> yol açıyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-53486 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/gida-dosyasi.png" alt="Pandemi, Tarımsal Üretimi ve Gıda Güvenliğini Nasıl Etkiliyor?”" width="384" height="209" />Buradan hareketle, gıdanın tedarik edilmesini sağlamak COVID-19’a karşı alınan acil sağlık tedbirlerinin bir parçası niteliğini taşıyor. Gıda ve tarımsal üretim konularının gündemin ön sıralarında yer alması da bundan kaynaklanıyor.  </span></p>
<p><b>Tarımda Çalışan İşçi Sorunu, Ücret ve Girdilerdeki Artışlar  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgın nedeniyle, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tarım ürünlerinin hasat döneminin başlamasına rağmen, seyahat kısıtlamaları </span><a href="https://www.bloomberght.com/cay-hasadinda-isci-krizi-icin-3-bakanlik-2-formul-ile-devrede-2254570"><span style="font-weight: 400;">tarımda çalışacak işçi teminini</span></a><span style="font-weight: 400;"> güçleştiriyor. Bu da ürünlerin tarlada kalmasına ya da hasat edilen ürünlerin tedarik zincirindeki sorunlar nedeniyle marketlere ulaşamamasına; en sonunda da hem israfa hem de </span><a href="https://indyturkish.com/node/172161/%C3%A7ift%C3%A7iler-i%C5%9F%C3%A7i-bulmakta-zorlan%C4%B1yor-%C3%BCcret-ve-giderlerdeki-art%C4%B1%C5%9F-fiyatlar%C4%B1-art%C4%B1rabilir#.Xqvpk4Y9XYg.twitter"><span style="font-weight: 400;">ücret ve giderlerdeki artış ile gıda fiyatlarının artma</span></a><span style="font-weight: 400;">sına sebep oluyor.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tarım işçilerinin gıda zincirinde oynadığı role dikkat çeken Kalkınma Atölyesi, </span><a href="http://www.ka.org.tr/dosyalar/file/Yayinlar/Raporlar/TURKCE/Virus%20mu%20yoksulluk%20mu.pdf"><span style="font-weight: 400;">Korona Virüs Salgınının Mevsimlik Gezici Tarım İşçileri ve Onların Çocukları ile Bitkisel Üretime Olası Etkisi</span></a><span style="font-weight: 400;"> başlıklı raporunda, salgına karşı alınan tedbirlerde mevsimlik gezici tarım işçilerin ihtiyaçlarının dikkate alınmaması halinde gıda tedarik zincirlerinde aksama olabileceğine dikkat çekiyor.  </span></p>
<p><b>Yeni Bir Gıda ve Tarım Sistemi Olasılığı </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünyanın 7&#8217;nci en büyük tarım üreticisi olan Türkiye’de çok çeşitli tarımsal ürünler üretilebiliyor. Türkiye salgının gıda ve tarımsal üretime olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla </span><a href="https://www.tarimorman.gov.tr/Sayfalar/Detay.aspx?SayfaId=52"><span style="font-weight: 400;">pek çok adım</span></a><span style="font-weight: 400;"> attı. Türkiye&#8217;de </span><a href="https://www.aa.com.tr/tr/koronavirus/fao-kidemli-politika-uzmani-brocadan-turkiyeye-kovid-19-tedbirleri-ovgusu/1824028"><span style="font-weight: 400;">herkese yeterli ve besleyici gıda sağlamaya yönelik olumlu adımlar atıldığını</span></a><span style="font-weight: 400;">; gıda güvenliği açısından, Türkiye&#8217;nin kısa ve orta vadede ciddi sorunlarla karşılaşmayacağını savunan uzmanlar var. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Buna karşın, alınan önlemlerin yetersiz olduğunu ve çiftçinin üretime dönmesini sağlayacak, üretimin artırmasını ve dışa bağımlılığı ortadan kaldıracak somut bir adım atılmadığını savunan diğer uzmanlar, Türkiye </span><a href="https://www.dunya.com/kose-yazisi/tarimda-yeni-donem-yeni-politikalar-ve-firsatlar/469378"><span style="font-weight: 400;">tarımsal potansiyelini üretim odaklı politikalar ile değerlendirmesi</span></a><span style="font-weight: 400;">; kendine yeterliliği benimsemesi durumunda avantajlı duruma gelebileceğini söylüyor.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">COVID-19 sebebiyle gıda tedarik zincirinde arz-talep dengesinin bozulduğundan hareket eden </span><a href="https://haberler.boun.edu.tr/tr/haber/covid-19-tedarik-zincirinde-arz-talep-dengesini-bozdu"><span style="font-weight: 400;">bazı uzmanlar ise çözüm önerilerini</span></a><span style="font-weight: 400;"> kendine yeten bir tarım politikası; üreticinin desteklenmesi ve e-ticaret olanaklarının geliştirilmesi şeklinde sıralıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uzmanların ortaklaştığı temel nokta çok uluslu şirketlerden oluşan ve ithalata dayalı tarım ve gıda sistemleri yerine, yeni- yerel alternatiflerin düşünülmesinin gereği…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgının yarattığı kriz döneminde ‘gıda egemenliği’ denen çiftçilerin kendi seçtiği üretim biçimiyle, sağlıklı, çevreye duyarlı, yerel üretim biçimlerine geçmeyi düşünmek için iyi bir zaman olduğunu söyleyen </span><a href="https://fikirturu.com/2020/04/24/virusten-buyuk-tehlike-gida-guvenligi-mi/"><span style="font-weight: 400;">BM Gıda Güvenliği Özel Raportörü Prof. Dr. Hilal Elver</span></a><span style="font-weight: 400;">, bu fırsatı değerlendirmek için her bireye, yerel yönetimlere, devlete düşen görevler olduğunu söylüyor.</span></p>
<p><b>Gıda Krizinin Kökeninde Hâkim Düşünce ve Davranış Kalıpları  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Herkese düşen bu sorumluluk kapsamında, COVID-19 salgınının toplumsal hayata, üretim-tüketim ilişkilerine farklı bir gözle bakmayı artık zorunlu kıldığına;  tarımda ekolojik yöntem ve teknikleri egemen kılacak yaklaşım- politikalara ihtiyaç duyulduğuna işaret eden bir çok </span><a href="http://bianet.org/bianet/saglik/223575-egemen-medya-ve-egemen-siyaset-bizi-viruslerden-koruyamaz"><span style="font-weight: 400;">analiz</span></a><span style="font-weight: 400;"> yapılmakta. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Buğday Derneği de bu tespitleri paylaşıyor.  Zehirsiz Sofralar, İklim Ağı, Sıfır Gelecek, GDO’ya Hayır Platfotmu gibi çeşitli oluşumlara katılarak dayanışmaya destek veren </span><a href="https://www.bugday.org/blog/"><span style="font-weight: 400;">Buğday Derneği’nden</span></a><span style="font-weight: 400;"> Turgay Özçelik ile neden Koronavirüs’ü “ekolojik dönüşümde fırsat” olarak gördüklerini ve sağlıklı gıda temini için neler yapılabileceğini konuştuk. </span></p>
<p><b>Ekosistem İle Uyumlu Üretim &#8211; Tüketim Modelleri</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgında gıda krizine karşı Buğday Derneği’nin çözüm önerilerini ve neden Koronavirüsü ekolojik dönüşüm için fırsat olarak gördükleri sorumuza Özçelik şu yanıtları verdi: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Virüsün geleceğini bilmiyorduk ama su ve toprak kirliliğinin, ormansızlaşmanın, biyolojik çeşitliliğe yönelik tahribatın, savaşların, iklim değişikliklerinin neden olacağı yıkımı biliyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Koronavirüsün neden olduğu sıkıntıların kökeninde, sağlık sisteminden yerleşim anlayışına, endüstriyel büyük çaplı hayvansal ve tarımsal üretimden tüketim kültürüne kadar, hâkim düşünce ve davranış kalıpları yatıyor. Einstein’ın dediği gibi, &#8221;Sorunları çözmeye çalışırken, o sorunları yaratırken kullandığımız düşünce yapısını kullanamayız.”  </span><span style="font-weight: 400;">Küresel ölçekte yeni bir dönüşümle karşı karşıya getiriyor: üretim ve tüketim yöntemleriyle birlikte, sağlıktan eğitime pek çok alanda dönüşüm kaçınılmaz.</span><span style="font-weight: 400;"> Her şeyin eskisi gibi olması için değil, eskiden neleri yanlış yaptığımıza dair verileri ortaya koyup, yeni düşünce, davranış biçimleri oluşturmak ve alışkanlıklar geliştirmek için çabalamamız, ekosistem ile uyumlu üretim-tüketim modelleri ve yaşam tarzını hayata geçirmemiz gerekiyor. Bu yüzden enerjiden tarıma, sağlıktan eğitime, barınmadan ulaşıma kadar bütün gereksinimlerimiz konusunda gelecek kuşaklara karşı sorumlu politika ve stratejiler geliştirmeliyiz.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-53487 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/buğday-derneği-zehirsiz-sofralar-640x356.png" alt="Zehirsiz Sofralar" width="430" height="239" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/buğday-derneği-zehirsiz-sofralar-640x356.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/buğday-derneği-zehirsiz-sofralar.png 810w" sizes="auto, (max-width: 430px) 100vw, 430px" />Buğday Derneği’nin de içinde olduğu </span><span style="font-weight: 400;">Zehirsiz Sofralar Kampanyası’nın gıda kriziyle mücadelede nasıl etkili olabileceği sorumuzu yanıtlayan Özçelik,</span> <span style="font-weight: 400;">beslenmenin hastalıklardan korunmak ve bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak için, en az sağlıklı bir çevrede yaşamak ve ruh sağlığımız kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. Bu çerçeveden bakıldığında COVID-19 sayesinde bağışıklığımızı güçlü tutmak için ihtiyacımız olan gıdaların gerçekten besleyici olup olmadığının da farkında olmamız gerektiğini hatırladık. Turgay Özçelik, pek çok tüketicinin marketten alınan gıdanın nasıl yetiştiği, hangi şartlarda depolandığı, pestisit kalıntısı içerip içermediğini bilmediğine dikkat çekerek, endüstriyel tarımda kullanılan pestisitler ve sentetik gübrelerin toprak ve suyu kirlettiği gibi sağlığımızı da olumsuz etkilediğine ilişkin bilimsel çalışmalara referans veriyor. Bu nedenle, “bağışıklığımızı güçlendirmek ve sağlıklı beslenmek ancak tarım kimyasalları kullanılmadan organik sertifikalı ya da doğa dostu yöntemlerle yetiştirilmiş gıdalar tüketmekle mümkün olabilir ” diyor.  </span></p>
<p><b>“Ekolojik Üretim Yapan Üreticilerle Tüketiciler Buluşturulmalı”</b><b> </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ekim ve dikim döneminde olduğumuz bugünlerde, yerel yönetimler ve yerel gıda topluluklarının nasıl bir yol izlemesi gerektiği sorumuza ise Özçelik, ekolojik üretim yapan üreticilerle, bu ürünleri talep eden tüketicileri buluşturmanın çok önemli olduğunu, yerel yönetimlerin bunu sağlayacak pek çok imkânı bulunduğunu belirtiyor. Halk Ekmek gibi projelerde, ekolojik üretim yapan üreticilerden un temin edilmesi ve onlara alım garantisi verilmesi ile yüzlerce üreticinin desteklenebileceğini bir öneri olarak sunuyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Temel olarak gıda tedarik sisteminin tekrar gözden geçirilmesi ve bu süreçte zehirsiz ve sağlıklı gıda üreten çiftçiler desteklenebileceğini söyleyen Özçelik kendi gıdasını üretmek isteyen yurttaşlara büyük şehirlerde bile bahçede, balkonda, saksıda kendi ürününü yetiştirmenin mümkün olduğunu vurguluyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu noktada kendi gıdamızı yetiştirmemizin önemini  “soframıza gelen yiyeceklerin öyküsüne hâkim olmamızı” sağlaması ve bu süreci deneyimlemenin tohumdan sofraya o döngüyü fark etmenin, yaşamın geri kalanı için de ufuk açıcı olacağı sözleriyle ifade ediyor. </span></p>
<p><b>Tüketimi Azaltma ve Sadeleşme Yönünde Dönüşüm Zorunluluğu</b><b> </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak Buğday Derneği’nin diğer STK’lar, yerel yönetimler ile kamu- özel sektörleri ile yürüttüğü işbirliklerinden bahsetmesini istediğimiz Özçelik, Zehirsiz Sofralar, İklim Ağı, Sıfır Gelecek, GDO’ya Hayır Platformu gibi pek çok oluşumda yer alarak sivil toplumda dayanışmaya destek verdiklerini ifade ediyor. Ayrıca %100 Ekolojik Pazarlar’da yerel yönetimlerle birlikte çalıştıklarından, salgın günlerinde hafta sonu ilan edilen yasaklar sonrasında, ilgili yerel yönetimlerle işbirliği halinde bu pazarların günlerini değiştirdiklerini belirtiyor.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">COVID-19 salgının tarımsal üretimi ve gıda güvenliğini nasıl etkilediği sorusuna yanıt aradığımız bu dosyada, hatırda tutmamız gereken asıl noktayı Özçelik’in şu sözleriyle özetlenebilir: </span></p>
<p><b>“</b><span style="font-weight: 400;">Bu salgın elbette geçecek, ama bizi bekleyen daha ciddi sorunlar var. İklim krizi, çevre kirliliği ve doğal varlıklara yönelik tahribat, önünde sonunda hepimizi, tüketimlerimizi azaltmaya ve yaşamımızı sadeleşme yönünde dönüşmeye zorlayacak. Salgın, bize üretim ve tüketim yöntem ve alışkanlıklarımızı dönüştürmek üzere bir fırsat sundu. Hepimiz için gerçek ihtiyaçlarımızı gözden geçirmek ve ne kadar sadeleşebileceğimizi ölçmek için iyi bir zaman… &#8221;</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/06/pandemi-tarimsal-uretimi-ve-gida-guvenligini-nasil-etkiliyor-2-kuresel-gida-krizine-cozum-onerileri/">Pandemi, Tarımsal Üretimi ve Gıda Güvenliğini Nasıl Etkiliyor? (2) &lt;br&gt; Küresel Gıda Krizine Çözüm Önerileri </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zehirsiz Sofralar Twitter Buluşmasına Davet Ediyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/30/zehirsiz-sofralar-twitter-bulusmasina-davet-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2020 11:05:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirsiz Sofralar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=51772</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zehirsiz Sofralar taleplerini daha çok insana ulaştırmak için bu akşam 21.00'da #ZehirsizSofralar etiketiyle Twitter'da buluşmaya davet ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/30/zehirsiz-sofralar-twitter-bulusmasina-davet-ediyor/">Zehirsiz Sofralar Twitter Buluşmasına Davet Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span class="css-901oao css-16my406 r-1qd0xha r-ad9z0x r-bcqeeo r-qvutc0">Tarım zehirlerine karşı dayanışmalarına katılmak için:</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-51774" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/03/zehirsiz_sofra_duyuru-640x640.jpg" alt="zehirsiz sofralar" width="640" height="640" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/30/zehirsiz-sofralar-twitter-bulusmasina-davet-ediyor/">Zehirsiz Sofralar Twitter Buluşmasına Davet Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zehirli Tarıma Mahkum Olmak Zorunda mıyız?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/19/zehirli-tarima-mahkum-olmak-zorunda-miyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yeliz Yirmibeş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Feb 2020 07:24:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Buğday Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[pestisit]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirsiz Sofralar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47970</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sorgulamak eylemi iyiye ulaşmanın belki de en önemli başlangıcı. Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı tarım zehiri olarak da adlandırılan pestisiti tüketiciye sorgulatarak en önemli adımı atıyor. Tarım üretiminde pestisit kullanımının zararlarını anlatan ekip, bu sefer organik tarım üreticisi Şaban Burhan’ın Bursa Karacabey’deki arazisinde organik ürünü tadıyla, kokusuyla deneyimleterek tüketiciye pestisit kullanımına mahkum olmadığını gösteriyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/19/zehirli-tarima-mahkum-olmak-zorunda-miyiz/">Zehirli Tarıma Mahkum Olmak Zorunda mıyız?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Bugün Türkiye’nin en doğusundan en batısına her insanın şikayetçi olduğu temel konular arasında kuşkusuz gıda geliyor. Yazın domatesini, kışın kerevizini eline alıp özlediği kokuyu, tadı alamayıp da iç geçiren insanlarız hepimiz. Üstelik pestisitlerin insan ve çevre sağlığına olan zararlarından bihaber olarak, yalnızca bildiğimiz kadarıyla şikayetçiyiz. Bir de vücudumuzun, toprağımızın deneyimlediği ancak bizlerin henüz bilincinde olmadığı pestisit kullanımının yarattığı zararlar var. Ne mi pestisit, uzun yıllardır tarımda verimliliği sağladığı iddiası ile kullanılan; halbuki yabancı otlar, zararlı böcekler gibi etkenlerle mücadele etmek için tercih edilen tarım zehirleri&#8230; </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-47977 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/02/1.jpg" alt="" width="375" height="250" />İsmi yabancı gelen ancak her öğün içli dışlı olduğumuz bu maddelere, bir diğer deyişle sağlıksız tarıma mahkum olmak zorunda mıyız? Bu sorunun cevabını</span> <span style="font-weight: 400;">Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı ekibi, Bursa Karacabey’de organik tarım üretimi gerçekleştiren Şaban Burhan’ın çalışmalarıyla örneklendirerek bir kez daha “hayır” olarak verdi. Organik tarımın mümkün olduğunu, pestisit kullanılmadan tarımda verim elde edilebileceğini Şaban Burhan’ın çiftliğinde deneyimledik. Tadıyla, kokusuyla organik sebze doğanın canlılığını yeniden hatırlatıyor insana. Peki organik tarım bir çözüm ise nereden başlamalı değişime? Öncelikle pestisitlerin zararlarını bilerek, farkındalığın getirdiği bilinçle tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmeli, tercihimizi organik tarımdan yana kullanmalıyız. Tüm canlılar için sağlıklı yaşamı mümkün kılmak adına taşın altına elini koyan Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ve Avrupa Pestisit Eylem Ağı yürüttükleri Zehirsiz Sofralar Projesi ile birçok konuya işaret ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Amaçlarının kamuoyuna, çiftçi ve üreticilere pestisitlerin zararlarını anlatmak ve de doğa dostu üretim yapan çiftçilerin kullandığı yöntemlere dikkat çekmek ve kullanımını yaygınlaştırmak olduğunu belirten Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği Koordinasyon Kurulu Üyesi Oya Ayman, Türkiye’de 13 tehlikeli pestisitin kullanımını yasaklanmasını Tarım ve Orman Bakanlığından talep ettiklerini hatırlatıyor. Ayman, “Tüm Canlılar İçin Zehirsiz Sofralar”başlığı ile başlattıkları imza kampanyasında 125 bin imzaya yaklaştıklarını açıklayarak, 13 pestisitin tehlikeli olduğunun Dünya Sağlık Örgütü tarafından kanıtlandığına işaret ediyor. </span></p>
<p><b>Pestisit Doğanın Dengesini Bozuyor</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pestisitlerin sadece zararlıları değil faydalı böcekleri, mikroorganizmaları ve tozlaştırıcıları da yok ederek doğanın dengesini bozduğunu dile getiren Zehirsiz Sofalar İletişim ve Kampanya</span> <span style="font-weight: 400;">Koordinatörü Turgay Özçelik</span><b> “</b><span style="font-weight: 400;">Pestisitler insan sağlığına, canlılara ve çevreye zarar veriyor. Sofraya gelene kadar bir elmaya ortalama 16 kez zehir atılıyor. Yüzde 98’i hava, su, toprağa karışarak ve de üründe kalıntı bırakarak sofraya geliyor. Yapılan araştırmalarda anne sütünde, bebek bağında, bebek mamalarında pestisit kalıntılarına rastlanıyor. Pestisitin zararları bilim adamları ve sağlık örgütleri tarafından tespit edilmiş. Ancak pestisitlerin bir arada kullanıldığı zaman neye yol açacağı henüz bilinmiyor, pestisit kokteyl denilen bu durum bilim dünyası için yeni bir alan.” diyerek tehlikenin büyüklüğüne işaret ediyor.</span></p>
<p><b>Sağlıklı Yaşam mı Pestisit mi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pestisit kullanımının Türkiye’de son dört yılda yüzde 51 artmasına dikkat çeken Özçelik, artan pestisit kullanımının bir yaşam sorunu olduğunun altını çizerek, “Türkiye’de yasal olarak kullanılan 300’e yakın pestisit etken maddesi var. Bunların tamamı zararlı ancak bir an önce 13 pestisitin tartışmasız yasaklanması gerek. Tamamen pestisit kullanılmayan bir tarıma geçilmesi için 2030 yılına kadar bir hedef koyduk. Bu geçiş aşamasında 13 pestisitin kullanımı tartışmasız yasaklanmalı. Türkiye’de pestisitin kademeli olarak azaltılarak yasaklanmasını ve doğa dostu üretim yapan çiftçilerin kullandığı yöntemlerinin yaygınlaştırılmasını talep ederek, alternatif yöntem olarak ne yapılması gerektiği gibi konularda yol haritası belirledik. Üç talebimiz var; pestisit kullanımı yasaklansın, alternatif yöntemler geliştirilsin, bu yöntemler desteklensin ve bilgi paylaşımı yapılsın.” diyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şu ana kadar farklı alanlarda 100’e kadar kurumun bu çağrıya yanıt vererek, Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağına destek verdiğini aktaran Özçelik, Tarım ve Orman Bakanlığının 13 pestisit etken maddesine başka etken maddeleri de dahil ederek şu anda 41 pestisitin yasaklanması için üniversitelerden görüş istediğini açıklıyor.</span></p>
<p><b>41 Etken Madde Ölümcül Tehlikeler Barındırıyor</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-47975 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/02/DSC_9138.jpg" alt="" width="429" height="286" />Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, bakanlığın üniversitelere gönderdiği listede yer alan pestisitlerin insan, doğal hayattaki diğer canlıların sağlığı ve çevresel toksisite açısından ne gibi zararlara yol açtığını araştırarak konunun önemini bir kez daha rakamlarla ortaya koydu. Konuşmasında proje danışmanlarından Dr. Bülent Şık’ın yaptığı araştırmada ulaştığı sonuçlara değinen Özçelik, 41 etken maddenin hem insan hem de diğer canlılar için ölümcül tehlikeler barındırdığını ortaya koyduğunun altını çizerek, şu şekilde örneklendiriyor: “8 etken madde ölümcül etki gösteriyor, 12 madde kanser tehlikesi taşıyor, 19 madde çocuklar için çok tehlikeli. Hormonal sistem bozucu pestisitler vücudu pek çok açıdan etkileyerek hormonla ilişkili kanser türleri, metabolizma bozuklukları, zihin ve davranış bozuklukları gibi sağlık sorunlarının yaşanmasında etkili. 13 madde beyne zarar veriyor, 26 madde üreme sistemini bozuyor. 13 etken madde çiftçiler ve tarım işçileri için çok zararlı, aynı zamanda ekosisteme zarar veriyor.” </span></p>
<p><b>Kurak Dönemlerde Dahi Organik Üretim Daha Verimli </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüm kurumlara çağrı yaparak birlikte bu sorunun çözülmesi gerektiğini belirten Özçelik’in eleştirdiği bir diğer önemli konu ise verimliliğin sağlanmasında pestisit kullanımına mahkum olunduğuna yönelik yargı! Nitekim pestisit kullanımı ile verimlilik arasında iddia edildiği gibi doğrusal bir ilişki bulunmuyor. Zira Tarım ve Ormancılık Bakanlığı verilerine göre 2014-2018 yılları arasında pestisit kullanımı yüzde 51,10 artmasına rağmen, hektar başına ton olarak buğdaydaki verim artışı yüzde 14,17, meyve grubunda yüzde 13,85, sebze de yüzde 7,82, ayçiçeğinde yüzde 6,4, patateste yüzde 4,4, mercimekte ise verim kaybının olması bu görüşü güçlendiriyor. Organik üretimin endüstriyel üretim kadar aynı verimi sağladığını belirten Özçelik, bunun yanı sıra kurak dönemlerde organik üretimin daha verimli olduğunun altını çizerek sözlerini tamamlıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Konuşmasında tüketiciye seslenen Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği Koordinasyon Kurulu Üyesi Oya Ayman, sağlıklı beslenmenin ve sağlıklı çevrede yaşamanın anayasal hak olduğunu hatırlatıyor. Pestisite alternatif yöntemlerin neler olduğu sorusunu cevaplayan Ayman, “Doğa dostu olan organik tarım, onarıcı tarım, permakültürde kullanılan yöntemler, bio teknik yöntemler, kültürel, fiziksel ve biyolojik mücadele yöntemleri var. Bunlar Türkiye’de çiftçiler tarafından kullanılıyor.” diyor. Sağlıklı gıda tercih edilerek sağlıklı gıda üreticisi çiftçinin de desteklendiğini belirten Ayman, organik tarım ürünlerine sayıları giderek artan ekolojik pazarlardan ulaşılabileceğini, çevrede organik marketler yok ise çiftçilerle doğrudan iletişim kurabileceğini belirtiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Organik tarım üretimi gerçekleştiren Şaban Burhan’ın hikayesi ise 20 yıl önce kendisi ve çocuklarının ihtiyacı kadar sağlıklı gıda üretebilecekleri küçük bir bahçede üretim yapmasıyla başlıyor. Sağlıklı gıda konusunda farkındalığı, gıda toptancılığı yaptığı yıllarda kullanma tarihi geçen yoğurtların uzun zaman bozulmaması, evde yaptığı yoğurtların ise birkaç gün sonrasında ekşimesini gözlemlemesi ile başlayan Burhan’ın ilk fırsatta işi, Bursa Karacabey’de 13 dönümlük bahçe satın almak olmuş. Burhan’ın organik tarım yapmaya karar vermesinde etkili olan bir diğer gelişme ise İstanbul’da ziyaretçi olarak katıldığı bir fuarda organik tarım hakkında bilgi edinmesi. Burada Türkiye’de üretilen organik ürünlerin yüzde 98’inin ihraç edildiğini öğrendiğinde yaşadığı şaşkınlığı dile getiren Burhan, “Bunu öğrendiğimde insanımız ve çocuklarımızın da organik gıdaya ulaşmaya hakkı olduğunu düşündüm” diyerek sağlıklı gıdaya ulaşabilmenin toplumun tüm kesimleri için bir yaşam hakkı olduğunu hatırlatıyor. Burhan, işin başından bu yana birçok zorlukla karşılaşmasına karşın hiç yılmamış. Güneşin sıcağını, rüzgarın sertliğini koymuş önüne doğru bildiğinden şaşmadan devam etmiş. Bugün üç oğlu ile organik tarım üreten Burhan, yetiştirdiği organik gıdaları Ankara’daki ve İstanbul’da Kartal ve Şişli’deki ekolojik pazarda tüketici ile buluşturuyor. </span></p>
<p><b>“Alım Garantili Projeler Oluşturulmalı”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-47976 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/02/DSC_9109.jpg" alt="" width="393" height="262" />Organik tarım üretiminde yaşadıkları sorunları anlatan Burhan, en büyük problemin müşteri kitlesi olduğunu aktarıyor. Tatillerde müşteri kaybından dolayı ürettiklerin ürünün yüzde 30’unu satamadıklarını açıklıyor. Bu kaygan müşteri kitlesinden dolayı ürünleri mamul ürün haline getirmeleri gerektiğini ifade eden Burhan, tarım arazisinin yanı başında yer alan yolun resmi yol yapılmasına yönelik bir proje hazırladıklarını ancak henüz gerçekleşmediğini, yolun resmileşmesi ile ürünü mamul hale getirebileceklerini açıklıyor. Organik tarımın üreticisinin yaşadığı sorunların çözümlenmesi için öncelikle alım garantili projeler oluşturulması gerektiğini önemle vurgulayan Burhan, özellikle ana kalemlerde sözleşmeli tarım yapılması konusuna yetkililere sesleniyor.  “Mamul ürün hale getirilebilecek butik işletmelerin yapılabilmesinin önü açılabilmeli ki organik üreticiler çoğalsın. Yalnızca sebze yetiştirmekle bir yere varılamıyor. Fazla olan ürünleri mamul hale getirerek sağlıklı bir şekilde insanlara sunabilmeliyiz. Ayrıca tarım arazilerinin korunması, ata tohumlarına sahip çıkılması için birlikte hareket edilmeli” diyen Burhan, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin cesur adımları ile organik tarımın Türkiye’de temelinin atıldığını, tüketici ile üreticiyi buluşturduğunu dile getiriyor. Tüketicinin taleplerinin üretim yelpazesinin gelişmesi açısından önemli olduğunu aktaran Burhan, insanların ne yediğini sorgulaması gerektiğinin de altını çiziyor.</span></p>
<p><b>Ekosisteme Zarar Vermeden Üretim Mümkün</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Organik tarımda toprağı Leonardit, kaolin, zeolit gibi doğal madenler ve solucan, büyük baş hayvan gibi doğal gübrelerle zenginleştirdiklerini belirten Burhan, toprağı beslemede Arap sabunu, odun külü gibi ürünler kullandıklarını açıklıyor. Sağlıklı üretimle ekosistemi bozmadıklarını söyleyen Burhan, zararlı böcekler için neler yaptıkları hakkında bilgi veriyor: “Domatesi harap eden tuta zararlısı ile yapışkan tuzak ile mücadele ediyoruz, dişisini yakalayarak yavrulamasını önlüyoruz. Ayrıca diğer zararlı böcekler için renk ve koku tuzakları kuruyoruz. Böylelikle pestisit kullanmadan, ekosisteme zarar vermeden zararlı böcekleri engelleyebiliyoruz.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Organik tarım yapmak isteyenlere, tarım yapacakları bölgede üretim yapan tecrübeli insanlardan bilgi edinerek o bölgeye uygun, yerel tohumlar yerel ağaçlar dikmelerini öneren Burhan, ilk birkaç sene kazanç sağlanamaması sebebiyle yatırım maliyeti ve sabır gerektirdiğini sözlerine ekliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şaban Burhan, işin başından bu yana birçok zorlukla karşılaşmasına karşın hiç yılmamış olan bir organik tarım üreticisi. Bunda insana, canlılara, toprağa, suya kısacası evrene olan sevgisinin payı büyük. Kendimize neyi layık görüyoruz? Bu soruya Burhan tüm tüketicilerin yerine okkalı bir cevap veriyor aslında. Bizleri, çocuklarımızı ve geleceğimizi daha sağlıklı olana yakıştırıyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/19/zehirli-tarima-mahkum-olmak-zorunda-miyiz/">Zehirli Tarıma Mahkum Olmak Zorunda mıyız?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gıda Üretimine Doğayla Dost, Bütüncül Bir Yaklaşım: Agroekoloji</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/09/gida-uretimine-dogayla-dost-butuncul-bir-yaklasim-agroekoloji/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kübra Yüzüncüyıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Dec 2019 09:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dört Mevsim Ekolojik Yaşam Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[AFSAD Kısa Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Agroekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Ceyhan Temürcü]]></category>
		<category><![CDATA[Tahtacıörencik Doğal Yaşam Kolektifi]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirsiz Sofralar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45424</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarımsal üretim ve tüketimin ekolojik ve sosyal duyarlılıkla yapılmasını içeren agroekoloj terimi Dört Mevsim Ekolojik Yaşam Derneği’nin anahtar kelimelerinden biri. Kurulduğu günden bugüne doğa dostu üretim pratiklerini arttırmak adına çalışmalar yürüten dernek, yerel dayanışma ağlarında da aktif rol alıyor. Agroekoloji felsefesini anlatmak, topluluk destekli tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak adına çalışmalar yürüten derneğin koordinatörü Ceyhan Temürcü ile söyleştik.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/09/gida-uretimine-dogayla-dost-butuncul-bir-yaklasim-agroekoloji/">Gıda Üretimine Doğayla Dost, Bütüncül Bir Yaklaşım: Agroekoloji</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Dört Mevsim Ekolojik Yaşam Derneği dört mevsim çalışıyor. Peki kurulma süreci nasıl gelişti? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derneğimiz resmi olarak 03.02.2014 tarihinde kuruldu. Aslında 2009 yılından itibaren, arkadaş grupları olarak Güdül İlçesi’nde çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Kardeş Bitkiler topluluğu olarak 2 yıl boyunca, Yeşilöz kasabasında, Kirmir Çayı kıyısında bir bahçede ekip biçmeyi öğrendik, ekolojik tarım pratikleri yaptık. Sonrasına Tahtacıörencik Köyü’nde edindiğimiz bir arazide benzeri çalışmaları sürdürdük. Bir grubumuz köy halkı ile yakın ilişkiler geliştirdi. Köydeki bazı üreticileri temiz tarıma teşvik ettik ve aracısız satış ağlarında yer almalarını sağladık. Özellikle Kır Çocukları ekibi olarak köy halkı ile iletişim ve işbirliği pratiklerimiz zamanla gelişti. Köyün öncü üreticilerinin de içinde olduğu bir grupla beraber, bir taban oluşumu olarak Tahtacıörencik Doğal Yaşam Kolektifi’ni kurduk ve <a href="https://tahtaciorencik.org/">Web yoluyla</a> görünürlük sağladık</span><span style="font-weight: 400;">. Bu çabalar sonucunda köydeki doğa-dostu üretim pratiklerinde ciddi bir artış oldu. 2014 yılında, çalışmalarımızın kalıcı olmasını düşünerek, Tahtacıörencik Köyü merkezli Dört Mevsim Ekolojik Yaşam Derneği’ni kurduk. Derneği aktif şekilde kullanmaya ve fon destekli projelerde yer almaya ise ancak 2018 yılında başladık. <a href="https://dortmevsimekoloji.org/">Web sitemizi</a> de bu yıl etkinleştirdik.</span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-45426 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/1-2.jpg" alt="" width="352" height="258" />Derneğin gündeminde hangi projeler var?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derneğimiz, öncelikle Güdül İlçesi ve Ankara yereli olmak üzere, agroekoloji yaklaşımının ve uygulamalarının yaygınlaşmasına yönelik faaliyetler yürütüyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Agroekoloji, üretim tarzından tedarik araçlarına, tüketimden yaşam biçimine ve politik alana kadar, gıda sisteminin bütün aşamalarını ve yönlerini kapsayan bütünsel bir yaklaşım. Bu sebeple çalışma alanlarımız kırsaldaki çiftçilerin üretim faaliyetlerinden tüketici örgütlenmelerine, yerel yönetimlerle işbirliğinden farkındalık artırıcı faaliyetlere kadar geniş bir alnı kapsıyor. Şimdilerde Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte, Güdül’de Gıda Toplulukları ile Agroekolojik Dönüşüm projesini yürütüyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>UNDP SGP/GEF Tarafından Desteklenen “Öncü Çiftçiler” İle Çalışıyoruz</strong></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu çiftçilere eğitim ve danışmanlık desteği sağlıyor, tüketicilerle ve STK’larla buluşturup görünürlüklerini artırıyor, aracısız satış ağlarına girmelerini kolaylaştırıyoruz. Projenin diğer faaliyetleri arasında bölgenin tarım ve mutfak kültürünü belgelemek, örnek uygulama alanları oluşturmak, toplu çiftlik ziyaretleri düzenlemek var. Proje faaliyetleri Kasım 2020’ye kadar devam edecek.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Gerek tüzel kişiliğe sahip gerekse taban örgütlenmesi olan çok sayıda yapıyla yakın temas ve işbirliği içinde çalışıyoruz. Bunun dışında çeşitli ağ kurma faaliyetlerinde etkin rol alıyoruz. Örneğin Güdül İlçesi ve Ankara ölçeğinde birer katılımcı güvence sisteminin oluşmasına katkı veriyoruz. Ankara’da hafta sonları merkezi bir yerde bir üretici pazarı kurulması için belediyeler ile temas halindeyiz. Buğday Derneği’nin yürüttüğü ve 95 sivil toplum örgütünün yer aldığı Zehirsiz Sofralar Ağı’na katkı veriyoruz.</span></p>
<p><b>Akdeniz TDT ağına üyesiniz sanırım,  eğitim dokümanları nasıl oluşturuldu?  Dokümanlar açık erişimli mi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-45427 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/2.jpg" alt="" width="348" height="258" />Evet, bir adıyla Akdeniz Topluluk Destekli Tarım Ağı, tam adıyla Akdeniz Agroekoloji için <a href="http://urgenci.net/the-mediterranean-csa-project/">Yerel Dayanışma Ortaklıkları Ağı</a></span><span style="font-weight: 400;">. 2016 Mart ayındaki kuruluş toplantısından başlayarak bu ağın içinde yer aldık. Sonrasında yalnızca dernek ekibi olarak değil, Türkiye’deki çeşitli gıda topluluklarından birçok kişiyle birlikte bu ağda yer aldık. 2017’de FAO’nun da desteğiyle, biri Ankara’da, diğeri Beyrut’ta çeşitli Akdeniz ülkelerinden katılımcıların olduğu öğrenme ziyaretleri gerçekleştirdik. Bu alanlardaki farklı gıda topluluğu oluşumlarını ve çiftlikleri ziyaret ederek yerinde gözlem ve deneyim paylaşımları gerçekleştirdik. Bu süreçte, Akdeniz havzasındaki gıda temelli farklı dayanışma yapılarını yansıtan ve alandaki ihtiyaçlara yanıt verecek bir eğitim müfredatı için çalışmaya başladık. 2018’de Fas’ta, Cezayir’de ve Yunanistan’da gerçekleşen buluşmalarla ve sonrasında uzaktan da çalışarak eğitim materyallerinin ilk versiyonlarını çıkardık. İngilizce, Fransızca ve Arapça versiyonlar <a href="https://hub.urgenci.net/">şu adreste</a> erişime açıklar.</span><span style="font-weight: 400;"> Şimdilerde bu materyallerin (kursiyer ve eğitmen kitapçıkları) Türkçeleşmesi için Türkiye Topluluk Destekli Tarım Ağı’ndan arkadaşlarla birlikte bir imece çalışması içindeyiz. Türkçe belgeler de açık erişimli olacak.</span></p>
<p><b>Zehirsiz Sofralar ağında da bulunuyorsunuz. Görev paylaşımı yapıldı mı? Hangi alanlarda görev alacaksınız? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet, ağda yer alan kuruluşlar hangi alanlarda katkı verebileceklerini ortaya koydular ve süreç devam ediyor. Bizler de kampanya yaygınlaştırma çalışmaları dışında kapasitemiz elverdiği ölçüde etkinliklere destek sağlıyoruz. Örneğin 14 Aralık’ta, AFSAD Kısa Film Festivali kapsamında gerçekleşecek Zehirsiz Sofralar gününde panelist olarak derneğimizden bir kişi de yer alacak. Ayrıca Güdül İlçesinde Zehirsiz Sofralar’ın yerel bir etkinliğini planlamak için de çalışmaya başladık.</span></p>
<p><b>Önünüzdeki hedeflerden bahsedelim biraz da, hangi konu başlıkları öne çıkıyor?</b></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Güdül Agroekoloji projesinde yaygın ve etkin sonuçlara ulaşmak; özellikle de tüketiciler, sivil toplum ve gıda toplulukları ile yereldeki çiftçiler/üreticiler arasında daha fazla bağ kurulmasını sağlamak. </span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Ankara’da topluluk desteği ve denetimiyle işleyen (katılımcı güvence sistemi) bir üretici pazarının kurulmasına katkı vermek.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Güdül İlçesi’nde doğa dostu bir kırsal gelişim için kamu, yerel yönetim, diğer STK’lar, üreticiler ve yerel halk ile birlikte etkin bir koordinasyon kurulmasını sağlamak.</span></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/09/gida-uretimine-dogayla-dost-butuncul-bir-yaklasim-agroekoloji/">Gıda Üretimine Doğayla Dost, Bütüncül Bir Yaklaşım: Agroekoloji</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zehirsiz Sofralar Uluslararası Konferansı Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/19/zehirsiz-sofralar-uluslararasi-konferansi-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Nov 2019 09:16:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Buğday Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirsiz Sofralar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44571</guid>

					<description><![CDATA[<p>Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği – PAN Europe (Avrupa Pestisit Eylem Ağı) ortaklığında yürütülen Zehirsiz Sofralar Uluslararası Konferansı ve Zehirsiz Kampanya basın toplantısı 23 Kasım’da Kadir Has Üniversitesi’nde!</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/19/zehirsiz-sofralar-uluslararasi-konferansi-basliyor/">Zehirsiz Sofralar Uluslararası Konferansı Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Endüstriyel tarımda kullanılan pestisitlerin zararları, doğa dostu yöntemler ve iyi örneklerin konuşulacağı Zehirsiz Sofralar Uluslararası Konferansı’nda bilim insanları, tüketiciler, üreticiler, sivil toplum örgütleri ve inisiyatifler “Zehirsiz gıda mümkün” demek için buluşacak.</p>
<p>Konferans, pestisitlerin zararları konusunda farkındalık yaratmak ve Türkiye’deki pestisit kullanımını azaltmak için, Avrupa Birliği tarafından Sivil Toplum Diyaloğu V Programı kapsamında desteklenen ve Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği – PAN Europe (Avrupa Pestisit Eylem Ağı) ortaklığında yürütülen Zehirsiz Sofralar projesi kapsamında gerçekleşecek.</p>
<p>Proje kapsamında 95 kurumun bir araya gelerek oluşturduğu Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, konferans sırasında bir basın toplantısı düzenleyerek, 23 Kasım’da başlayacak olan “Zehirsiz Kampanya” hakkında bilgi verecek. Zehirsiz Kampanya, Dünya Sağlık Örgütü’nün “son derece tehlikeli”, “yüksek seviyede tehlikeli” ve “muhtemel kanserojen” olarak belirlediği pestisitlerin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yasaklanmasını amaçlıyor.</p>
<p>Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, Zehirsiz Kampanya ile herkesi, insanların sinir ve hormonal sistemine zarar veren, pek çok kanser türüne, lösemiye, kısırlığa neden olan, çocuklarda gelişim bozukluklarına yol açan, arılara ve diğer canlılara verdiği zararla biyoçeşitlilik kaybına sebep olan, ekosistemi tahrip eden, toprağımızı ve suyumuzu zehirleyen bu pestisitlere karşı harekete geçmeye çağırıyor.</p>
<p>Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı üyelerini <a href="http://www.bugday.org/blog/wp-content/uploads/2019/11/Zehirsiz-Sofralar-Sivil-Toplum-A%C4%9F%C4%B1-%C3%9Cyeleri-1.pdf">buradan</a> görebilirsiniz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-44569" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/zehirsiz-konferans-program%C4%B1-724x1024-640x905.png" alt="" width="640" height="905" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/19/zehirsiz-sofralar-uluslararasi-konferansi-basliyor/">Zehirsiz Sofralar Uluslararası Konferansı Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
