<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>whatsapp arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/whatsapp/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/whatsapp/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 May 2021 20:28:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>whatsapp arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/whatsapp/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Akım Adı Altında Kişisel Verilerimizi Sosyal Medyaya Yüklemekten Vazgeçmemiz Lazım”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/28/akim-adi-altinda-kisisel-verilerimizi-sosyal-medyaya-yuklemekten-vazgecmemiz-lazim-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilan Karacan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 May 2021 20:28:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Big Data]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Handan Uslu]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel veri]]></category>
		<category><![CDATA[Sefa Karcıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[whatsapp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70614</guid>

					<description><![CDATA[<p>DPC Kişisel Veri Güvenliği Yönetim Kurulu Başkanı Av. Sefa Karcıoğlu, geçtiğimiz günlerde gündem olan 20-YAŞ challenge hakkında konuşurken; bu gibi akımların masum görünse de veri toplama adına çok büyük fırsatlar olduğunu, bizi biz yapan kişisel verilerimizin kolayca analiz edilmesini önlememek için akım ya da meydan okuma adı altında kişisel verilerimizi sosyal medyaya yüklemekten vazgeçmemiz gerektiğini söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/28/akim-adi-altinda-kisisel-verilerimizi-sosyal-medyaya-yuklemekten-vazgecmemiz-lazim-2/">“Akım Adı Altında Kişisel Verilerimizi Sosyal Medyaya Yüklemekten Vazgeçmemiz Lazım”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Yakın dönemde Whatsapp kişisel verilere erişim için kullanıcılarından izin isteyince olanlar olmuştu. Malumun ilamı diyenler de oldu, yerli uygulamalara geçenler de fark etmeden onaylayanlar da.. Verilerin ticari amaçla kullanılacak olması söz konusu. Günümüzde pazarlama ve teknolojinin mahremiyetle ne denli büyük etik bir çatışmaya gebe olduğunu söylemek mümkün. Big data denilen havuzda toplanılan kişisel veriler insanların mahremiyetini kapitalizmin huzuruna sayısal birer istatistik olarak sunabiliyor. Kişilerin sosyo-ekonomik durumları, kişisel zevkleri ve politik tercihleri depolanıp makro bazda satış, pazarlama ve kampanyalarda kullanılabiliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">15 mayıs sonrası sözleşmeyi onaylamayan kullanıcılara kademeli olarak uygulama işlevselliğini azaltma gibi yaptırımlar uygulanması beklenirken Rekabet Kurumu geçtiğimiz günlerde WhatsApp&#8217;ın gizlilik sözleşmesine ilişkin yaptığı bilgilendirmeyi paylaştı. Açıklamada, &#8220;WhatsApp tarafından veri paylaşımını içeren söz konusu güncellemenin, onaylayan kullanıcılar dâhil olmak üzere, Türkiye’deki hiçbir kullanıcı açısından yürürlüğe girmeyeceği tarafımıza bildirilmiştir&#8221; ifadeleri kullanıldı. Whatsapp ise &#8221;Güncellemenin Türkiye’yi kapsamayacağına dair kesin bir kararımız henüz bulunmuyor&#8221; açıklaması yaptı.</span><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<h5><b>“Whatsapp Gizlilik Sözleşmesinin İletişiminde Başarılı Olamadı.”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-70283 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/handan_uslu-640x922.jpg" alt="" width="290" height="418" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/handan_uslu-640x922.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/handan_uslu.jpg 1000w" sizes="(max-width: 290px) 100vw, 290px" />Handan Uslu Facebook’un Whatsapp özelinde gizlilik sözleşmesi durumuna dair iletişim stratejisinin başarısız olduğunu belirtiyor: “Whatsapp’ın gizlilik sözleşmesi güncellemesi ve sözleşmeyi onaya açması, aslında bütün teknoloji firmalarının standart uygulamasıdır. Firmalar sadece ürünlerini değil, gizlilik ve içerik yönetimi gibi politikaları da günceller. Ancak Facebook’un bir parçası olan Whatsapp, Facebook’un halkla ilişkiler yönetimindeki bazı başarısızlıklarının sonucu olarak, gizlilik sözleşmesinin iletişiminde başarılı olamadı.”</span></p>
<h5><b>“Talep Etmemiz Gereken, Kullanıcıların Güvenliğini Birinci Sıraya Almış Gizlilik Politikalarıdır”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Uslu kullanıcılar olarak taleplerimizi doğru niteliklerle yansıtırsak teknoloji politikalarında aktif bir rol oynayabileceğimize, oynamamız gerektiğine vurgu yapıyor. </span><span style="font-weight: 400;">Kullanıcılar olarak, kendimizi teknoloji dünyası gibi görebileceğimize değinen Uslu, &#8220;Konu teknoloji olunca, kendimizi teknoloji ürünlerinin politikalarında pasif hissetmemeliyiz.  Ürün kullanıcıları olarak, kendi haklarımız ve güvenliğimiz ile ilgili taleplerde bulunmalıyız. Burada, sözleşmelere uymadan uygulamaları kullanmayı devam ettirmek, bizim faydamıza olan bir talep değil. Talep etmemiz gereken, kullanıcıların güvenliğini birinci sıraya almış gizlilik politikalarıdır. Whatsapp’ın, gizlilik sözleşmesine onay vermeyen, aslında whatsapp’a verisini işlemesi için rıza vermemiş oluyor. Whatsapp da verisini işlemek için rızasını olmayan kullanıcının bilgilerini toplamıyor. Yani sözleşmeyi onaylamayarak, Whatsapp’a kendi verisini kullandırtmayan biziz.&#8221; diyor.</span></p>
<h5><b>“Bu Teknolojileri Şekillendirmek Bizim Elimizde.”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-70287 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/big-data.jpg" alt="" width="320" height="320" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/big-data.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/big-data-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" />Big data, veri güvenliği, etik ve kapitalizm kapsamında değerlendirmeler yapan Uslu kullanıcılar olarak bilinçli yaklaşımlarla böylesi teknolojilere şekil verilebileceğini vurguluyor: </span><span style="font-weight: 400;">“Firmalar, online yaptığımız her tıklamada, hakkımıza en mahrem verileri topluyorlar. Uykusuz kalıp sosyal medyanızı karıştırmış olabilirsiniz, hastalanmış ve tedavi araştırıyor olabilirsiniz. Teknoloji firmaları uyku düzenimizden tutun rahatsızlıklarımız, özelimiz ve bütün duygularımızdan haberdarlar. İnternette karşımıza çıkan reklamlar, aslında hiç masum değil.  İnternet platformlarında satışları arttırmak için bu özelliklerimiz kapsamında bizi hedefliyorlar. Mikro seviyede yapılan bu hedefleme, bizim irademizi elimizden alıyor. Unutmamamız gereken şu: bu teknolojileri şekillendirmek bizim elimizde. Kullanıcılar olarak, insan için tasarlanacak bir interneti katılımcı bir şekilde inşa edebiliriz.”</span></p>
<h5><b>“STÖ&#8217;ler, Bahşiş Kutusu Özelliğini Kullanacak mı, Yoksa Bu Özellik STK&#8217;lara Yasaklanacak mı?” </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Twitter ve birçok mecranın başlattığı Bahşiş kutusu özelliğine değinen Uslu, hükümetin bu gibi teknolojik hareketlere karşı izleyeceği politikaların önemine dikkat çekiyor. Uslu, bahşiş verme özelliğinin sivil toplum örgütleri için sahip olduğu potansiyel öneme vurgu yapıyor: </span><span style="font-weight: 400;">“Twitter, Instagram ve Youtube gibi sosyal medya platformları üzerinden artık bahşiş vermek mümkün. Bu uygulamalar, içerik üreten kişilere gelir kaynağı oluşturması açısından özellikle faydalı. Önemli olan Türkiye devletinden, bu yeni özelliklere karşı gelecek hamleler. Türkiye’de teknoloji politikaları, her zaman vatandaşın faydasına işlemiyor. Devletin de kendi teknoloji okur yazarlığını arttırması ve vatandaşa en faydalı uygulamalar için iş birliği yapması gerekli. Örneğin Paypal’ın yasaklanması ile, binlerce kişi işsiz kaldı, ürünlerini dünya pazarlarına açamadılar. Bu şekilde yasaklar ciddi mağduriyetlere yol açıyor, ekonomiye zarar veriyor. Bir benzer örnek sivil toplum kuruluşlarında. Türkiye’de sivil bir örgütlenme olmak için, ciddi bürokratik yük altına girmek zorundasınız. Süreç hiç esnek değil. Acaba sivil toplum örgütleri, bahşiş kutusu özelliğini kullanacak mı, yoksa bu özellik sivil toplum kuruluşlarına yasaklanacak mı? Uygulama karşısında geliştirilecek politikaları takip etmemiz gerekli.”</span></p>
<h5><b>“Rekabet Kurumunun Başlattığı Soruşturma Güzel Bir Adım”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Handan Uslu Whatsapp’ın rekabet kurumu ile paylaştığı son açıklamaya istinaden vatandaşlar için gizlilik gibi alanlarda devlet tarafından sergilenecek korucuyu eylemlerin önemini hatırlatıyor: </span><span style="font-weight: 400;">“Avrupa’nın teknoloji firmalarına dayattığı veri kanunları başta olmak üzere, artık bölgeler ve ülkeler teknoloji ürünleri ile ilgili kendi kanunlarını ve yasaklarını oluşturmaya başladı. Burada önemli olan, toplumun ve insanların faydasını ön planda tutarak adımlar atmak. Whatsapp’ın gizlilik sözleşmesi, sosyal medyada büyük tepki görünce Rekabet Kurumunun başlattığı soruşturma güzel bir adım, çünkü dijital alanda vatandaşların gizliliğini sağlamak devletin görevi. Toplumda tepki ve korku yaratan konu, Whatsapp mesajları ile Facebook profillerinin birleştirilmesi ve kullanılması idi. Toplum net bir şekilde rahatsızlığını belirtti. Buna cevap olarak Facebook, Whatsapp kişisel mesajlarının, Facebook profilleri ile entegre edilmeyeceğini belirtti. Rekabet kurumu da Whatsapp sözleşmesinin hangi maddelerinde neden, nasıl değişiklik talep ettiğini belirtebilir. Rekabet kurumunu izliyoruz, hangi maddeler neden bizim gizliliğimize zarar veriyor, açıklamalarını takip edeceğiz. Gelişmeleri izliyoruz.&#8221;</span></p>
<h5><b>Whatsapp Gizlilik Sözleşmesi Meselesi<img decoding="async" class=" wp-image-70284 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/sefa-karcioglu.jpg" alt="Sefa Karcıoğlu" width="293" height="152" /></b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Konu hakkında açıklama yapan DPC Kişisel Veri Güvenliği Yönetim Kurulu Başkanı Av. Sefa Karcıoğlu şu ifadeleri kullandı: </span><em><span style="font-weight: 400;">“</span></em><span style="font-weight: 400;">WhatsApp gizlilik ilkelerinde, kullanıcıların hesap bilgileri, bağlantıları, işlem ve ödeme verileri, kullanım ve kayıt bilgileri, müşteri desteği ve diğer iletişim bilgileri, cihaz ve bağlantı bilgileri, konum bilgileri, çerezler, başkalarının kullanıcı hakkında sağladığı bilgiler, kullanıcı bilgileri, WhatsApp işletmeleri, üçüncü taraf hizmet sağlayıcıları ve hizmetleri bilgilerinin toplanacağı Gizlilik ilkelerinde söz konusu kişisel verilerin, WhatsApp hizmetlerinin yürütülmesi, sağlanması, iyileştirilmesi, anlaşılması, özelleştirilmesi, desteklenmesi ve pazarlama yapılması amacıyla kullanılacağı bildirildi.” </span></p>
<h5><b>“WhatsApp’ın Onay Vermeyi Dayatması KVKK’ya Aykırıdır”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Karcıoğlu bu tutumun KVKK’ya göre aykırı ve yanlış olduğunu dile getiriyor: </span><span style="font-weight: 400;">“WhatsApp tarafından, kullanıcıların kişisel verilerinin detaylı bir aydınlatma ve açık bir bilgilendirme yapılmaksızın, genel ve ucu açık cümleler içeren gizlilik ilkelerinin kullanıcıya sunulması ve onay gerektiren ve/veya gerektirmeyen her türlü kişisel veri işleme süreci için zorunlu onay alınması, Kanun’un öngördüğü genel ilkelerden hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma, belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma ilkeleriyle bağdaşır nitelikte değildir. Bir ürün ya da hizmetin sunulması için, onay vermeye zorlamak KVKK’ya aykırıdır. Hizmet şartına bağlanan ve uygulamaya erişilmeme yaptırımı söz konusu olarak alınan onayın ise, veri koruma hukuku bakımından geçerli kabul edilmeyeceği açıktır. Kullanıcıların kişisel verilerinin pazarlama, anket, araştırma, teklifler sunma gibi amaçlarla işlenmesi, işlenen kişisel verilerin yurtdışında kurulu başka şirketlere aktarılması seçme hakkı tanınmış özgür irade ile mümkündür.”</span></p>
<h5><b>“Gelen Tepkiler Üzerine Askıya Aldılar. Bir Süre Sonra Yine Karşımıza Çıkabilir”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Rekabet kurumu tarafından yapılan son açıklamaya değinen Karcıoğlu Whatsapp’ın verileri kullanma onayını almaktan vazgeçmeyeceğini belirterek, </span><span style="font-weight: 400;">“Rekabet kurumunun açıklaması, kısa ve net. Whatsapp’ın resmi bir açıklamasını görmedik. Ama benim anladığım, gelen tepkiler üzerine askıya aldılar. Bir süre sonra yine karşımıza çıkabilir. Kesin bir geri dönüş yok. Çünkü çok fazla veri ve müthiş bir Pazar var. Bu verileri kullanabilmek için her yolu deneyeceklerdir.” </span><span style="font-weight: 400;">dedi. </span></p>
<h5><b>“Seçimlerden Tutun da Sivil Toplum Hareketi Bile Bir Şirket Tarafından Kontrol Edilebilir Bir Hal Alacaktır”</b><b>  </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Twitter, geçtiğimiz günlerde kullanıcıların maddi olarak desteklemek istedikleri diğer kullanıcılara para gönderebilecekleri &#8220;TIP JAR&#8221; (Bahşiş kutusu) özelliğini sınırlı sayıda kullanıcı için yayınladı. Bahşiş kutusu özelliği için konuşan Karcıoğlu sistemin zamanla yaratabileceği olası sorunlara dikkat çekiyor: </span><em><span style="font-weight: 400;">“</span></em><span style="font-weight: 400;">Masum gibi gözükse de aslında bu bir havuz sistemi. Takipçilerin kimi ne oranda ve ne şekilde desteklediğini tespiti için yapılan bir sistem. Amaç takipçisi çok olan kişilerin popülerliğinden faydalanarak, bir taraftan takipçisi çok olan kişilerin Twitter üzerinden para kazandırırken diğer taraftan bağış yapan takipçilerin profilini çıkarmak. İlerde seçim çalışmaları, sivil toplum kuruluşları bu şekilde maddi kaynak sağlayacaktır. Buradaki tehlike, tüm dünyada hâkim konumda olan bir şirketin, şirket politikası adı altında, dilediği kişi ya da gruplara imtiyaz sağlaması ya da yasaklaması söz konusu olacaktır. İşte bu halde de seçimlerden tutun da bir sivil toplum hareketi bile bir şirket tarafından kontrol edilebilir bir hal alacaktır.”  </span></p>
<h5><b>“Verinin Big Data Üzerinden İşlenmesi ve Yapay Zeka ile Analiz Edilmesi”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-70285 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/whatsapp-gizlilik-ilkeleri-640x391.jpg" alt="" width="314" height="192" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/whatsapp-gizlilik-ilkeleri-640x391.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/whatsapp-gizlilik-ilkeleri.jpg 706w" sizes="auto, (max-width: 314px) 100vw, 314px" />Karcıoğlu kişisel verilerin big data havuzuna işlendiği ve pazarlama amaçlı kullanıldığı bu sistem için çarpıcı ifadeler kullanıyor: </span><span style="font-weight: 400;">“WhatsApp kullanan kişinin günlük hayatına ilişkin konum bilgisi üzerinden nereye gittiği, hatta o an o konumda kimlerin olduğu, kimlerle görüştüğü, hangi telefonu kullandığı, rehberinde kimlerin kayıtlı olduğu, duruma yüklenen fotoğraflar ve Türkiye’de ileride devreye girecek olan ödeme bilgileri üzerinden nelere ilgileriniz olduğu gibi  bizi biz yapan, alışkanlıklarımızı ortaya koyan onlarca kritik veriyi Facebook ile paylaşılması, size özel bir çok verinin Big Data’ya işlenmesine ve pazarlama stratejilerinde kullanılmasına yasal zemin oluşturulması demektir. Ana gayesi para kazanmak gibi görünen Facebook, Analitica skandalı ile ortaya çıktığı üzere kişilerin kendi istekleri ile sisteme yüklediği kişisel veriler üzerinden yapay zeka sayesinde kişilerin siyasi düşüncelerini de etkilemekte. Ülke bazında milyonlarca kişinin günlük yaşantısına ilişkin verinin Big Data üzerinden işlenmesi ve yapay zeka ile analiz edilmesi, ulusal güvenliği de tehdit etmektedir. Facebook’un kullanıcılarının bilgilerini paylaşması, özel yaşamın gizliliği, mahremiyetin korunması, kişisel verilerin güvenliğinin sağlanması, bireylerin onların bilgisi ve izni olmaksızın veri kaynağı olarak kullanılmaması gibi etik değerleri aşındırmıştır. Bu durum hem büyük veri etiği hem de sosyal medya etiği açısından bir sorun teşkil etmektedir.</span><span style="font-weight: 400;">” </span></p>
<h5><b>“Kişisel Verilerimizi Sosyal Medyaya Yüklemekten Vazgeçmemiz Lazım”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçtiğimiz günlerde gündem olan </span><b><i>20-YAŞ challenge</i></b><span style="font-weight: 400;"> hakkında konuşan Karcıoğlu, bu gibi akımların masum görünse de veri toplama adına çok büyük fırsatlar olduğunu dile getiriyor: </span><span style="font-weight: 400;">“Kişisel bilgilerimiz ve beğenilerimiz ile beslenen big data aynı zamanda fiziksel özelliklerimizle de reklam hacmini genişletiyor. Aslında masum gibi görülen bu akım global firmaların, kişilerin geçmişteki görüntüsüne ilişkin verilerin ele edilmesini sağlıyor. Çok masum gözükse de 20 yıl önceki birçok veriyi sisteme yüklemiş oluyorsunuz. Şimdiki fotoğrafınızla 20 yıl önceki halinizi yan yana koyup paylaştığınızda veri işleyen firmalar için bulunmaz bir nimeti kendi ellerimizle sunmuş oluyoruz. Kim tarafından ne amaca hizmete ettiği belli olmayan akımlar adı altında fotoğrafların sunulması için bilinç oluşması lazım. Bu tür verilerimizi bu kadar kolay vermememiz gerekir. Bizi biz yapan kişisel verilerimizin kolayca analiz edilmesini önlememek için bilinçli olmalıyız. Akım ya da meydan okuma adı altında kişisel verilerimizi sosyal medyaya yüklemekten vazgeçmemiz, bilinçli davranmamız lazım.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/28/akim-adi-altinda-kisisel-verilerimizi-sosyal-medyaya-yuklemekten-vazgecmemiz-lazim-2/">“Akım Adı Altında Kişisel Verilerimizi Sosyal Medyaya Yüklemekten Vazgeçmemiz Lazım”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnternet Çağında Kişisel Veri Gizliliği Ne Denli Mümkün? </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/25/internet-caginda-kisisel-veri-gizliligi-ne-denli-mumkun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2021 08:19:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Yazılım Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[uçtan uca şifreleme]]></category>
		<category><![CDATA[veri gizliliği]]></category>
		<category><![CDATA[whatsapp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=64471</guid>

					<description><![CDATA[<p>WhatsApp’ın yeni gizlilik sözleşmesiyle başlayan internette kişisel verilerin gizliliği tartışması sürüyor. Uygulama, son olarak yaptığı açıklamayla sözleşmeye geçiş tarihini ertelediğini duyursa da internet genelinde veri gizliliği, denetimi güç bir alan olmaya devam ediyor. Konunun uzmanlarıyla kişisel verilerin korunması, internet güvenliği, özgür yazılım gibi başlıklar üzerine konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/25/internet-caginda-kisisel-veri-gizliligi-ne-denli-mumkun/">İnternet Çağında Kişisel Veri Gizliliği Ne Denli Mümkün? </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">WhatsApp’ın veri paylaşımıyla ilgili gizlilik sözleşmesi, veri güvenliğiyle ilgili yeni bir tartışmayı da gündeme getirdi. Çevrim içi mesajlaşma uygulamasını kullananlardan bazıları çözümü farklı uygulamalara geçmekte ve WhatsApp’ı telefonlarından kaldırmakta bulurken “güvenli internet mümkün mü?” sorusu da tartışmaların merkezine oturdu. Tartışmaların büyümesi ve uygulamayı bırakanların sayısının artması üzerine Facebook’un sahip olduğu WhatsApp, kullanıcı verilerini, ana şirketle paylaşacağına dair bir maddeyi de içeren sözleşmeyi yürürlüğe koyma tarihini 8 Şubat’tan 15 Mayıs’a erteledi. Şirket yaptığı açıklamada kullanıcıların 15 Mayıs&#8217;a kadar kademeli olarak kendi belirledikleri hızda bu değişikliği değerlendirmelerine olanak tanınacağını ifade etti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnternet güvenliği, bilişim teknolojileri gibi konularda çalışan uzmanlara ve derneklerle WhatsApp’tan yola çıkarak, “internet üzerinden haberleşmenin norm haline geldiği çağda mahremiyet ne kadar mümkün?” sorusunu yönelttik. </span></p>
<h5><b>Mehmet Tahir Sandıkkaya: Uçtan Uça Şifreleme, Tam Güvenlik Anlamına Gelmiyor</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-64472 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/mehmet-tahir-sandikkaya.jpg" alt="Mehmet tahir sıddıkkaya" width="254" height="254" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/mehmet-tahir-sandikkaya.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/mehmet-tahir-sandikkaya-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 254px) 100vw, 254px" />Bilgisayar ağları ve bilgisayar güvenliği</span><span style="font-weight: 400;"> alanında çalışan akademisyen Mehmet Tahir Sandıkkaya’ya göre WhatsApp ve benzeri uygulamalar, yaptırım gücünü sosyal hayattaki yaygınlığından alıyor: “Sözleşme değişikliği dikte etmek bir güvence gerektirir sanıyorum. Bu güvence, sosyal hayatın içine yerleşmiş olmaktan alınıyor. Yaygın bir uygulamayı kullanmamanın getirdiği bir &#8220;sosyal borç&#8221; var. Kullanmazsanız sosyal iletişiminiz sekteye uğrayacak. Kullanmayı reddederseniz şirket sizi toplumdan ayrı bırakmakla tehdit ediyor diyebiliriz. Elbette burada geçmişten gelen toplumun her kesimine ait pek çok yanlış kararın birikimini görüyoruz. Düşünürseniz, bu uygulamanın ortaya çıkmasının nedeni bir başka tekelleşmeydi. İnsanların bilfiil kullanmak zorunda oldukları SMS için fahiş ücret tahsil ediliyordu. Bir tekeli yıkan uygulamanın kendisi de zamanla tekelleşti.”</span></p>
<h5><b>“Kimi Kullanıcı Alışkanlıkları, Güvenlik Sorunu Yaratıyor”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Sandıkkaya, WhatsApp kullanım alışkanlıklarının getirdiği üç temel sorundan bahsediyor: “İnsanların çoğunlukla bir veri saklama alanı kullanarak iletişim geçmişlerini sakladıklarını görüyoruz. WhatsApp&#8217;ın kullandığı iletişim protokolüne dahil olan bir şey değil bu. Dolayısıyla güvenliğiyle ilgili bir kaygı da güdülmüyor. Daha açık söyleyelim; siz ya da iletişim kurduğunuz kişi gönderip aldığı iletileri yedekliyorsa tüm iletişim depo alanını aldığınız hizmet sağlayıcının (genelde Google ya da Apple) elindedir. Bunlar arasından Google daha önce bu yollarla topladığı pek çok veriyi reklâm amacıyla işlemişti. Özellikle bu yedeklerin kullanımı konusunda bir açıklama yaptılar mı, bilmiyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci sorun yine kullanım alışkanlığıyla ilgili. Pek çok kişinin masaüstü bilgisayarda da iletişimi sürdürmek için telefonlarını bilgisayarlarıyla eşleştirdiğini biliyoruz. Bu da ilgili iletişim protokolüne dahil değil. WhatsApp&#8217;ın bunu nasıl işlettiğini ayrıntısıyla bilmiyoruz ancak bu eşleştirme bir kere yapıldıktan sonra iletişimin sızıyor olması olasıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üçüncü ve yeni sorun, aynı grubun sahip olduğu farklı şirketlerin topladığı verilerin ilişkilendirilmesi. Veri ilişkilendirilmesi oldukça sağlıksız. Ayrıca, çoğu zaman ustaca yazılmış sözleşme maddeleriyle insanlar farkında olmadan bunu kabul ediyorlar. Örnek verelim; yaşınız, cinsiyetiniz ve oturduğunuz semt ayrı ayrı bilinirse sizin kim olduğunuzu bulmak zordur. Büyük bir kümenin içinde anonim kalırsınız. Ancak üçü birden bilindiğinde kim olduğunuz aşağı yukarı biliniyordur. Şu an olan, sizin anılarınızı, kim olduğunuzu ve geçmişinizi içeren bir veritabanı ile nerede olup kiminle görüştüğünüzü metre/saniye yaklaşıklıkta bilen bir başka veritabanının birleştirilmesi.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">WhatsApp ve benzeri aplikasyonları kullanırken kişisel verilerimizi saklamamıza yardımcı olabilecek yolları sıralayan Sandıkkaya, her uygulama için farklı şifre tercihinin özellikle altını çiziyor: “</span><span style="font-weight: 400;">Farklı alanlarda farklı kullanıcı adları ve şifreleri kullanın. Aynı şifreyi kesinlikle iki ayrı yerde kullanmayın. Buna yardımcı olan şifre yönetme uygulamalarını kullanmayı</span> <span style="font-weight: 400;">düşünebilirsiniz. Mozilla Vakfı&#8217;nın geliştirdiği tarayıcıları kullanın,</span> <span style="font-weight: 400;">Firefox en yaygın olanı. Çalışması için şifre girmeniz gerekmeyen bir </span><span style="font-weight: 400;">tarayıcının sizi izlemesi daha zor. </span><span style="font-weight: 400;">Çoğu kişi bunları yapmak istemeyecektir ama yapabilecekseniz tarayıcının oturum dışında çerez saklamamasını ve betik (script) çalıştırmamasını sağlayın. Zaman zaman, günde bir, haftada bir olabilir; tarayıcı geçmişinizi silin. Android kullanıyorsanız, benzer biçimde, günde bir, haftada bir olabilir; reklam bilgilerinizi sıfırlayın. Kişiye özel reklam ayarlarını etkinleştirmeyin (Ayarlar/Google/Reklam).</span></p>
<h5><b>“İnternet Güvenli Değil, Hiçbir Zaman Da Olmadı”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İnternetin genel olarak ne kadar özgür ve güvenli olduğunu, veri gizliliğinin mümkün olup olmadığını sorduğumuz Sandıkkaya; veri gizliliğini sağlamayı sır tutmaya benzetiyor: “Özünde, birine söylediğiniz bir verinin gizli kalması artık mümkün değildir. Bu konuda karşınızdaki kişiye/firmaya/kuruma güven duyuyor olmanız gerekir. Güven duyamadığınız zamanlarda da yasal bir güvenceniz olmasını istersiniz. Sanırım etkin yasal güvencenin getirilmesi en yerinde önlem olacaktır. KVKK&#8217;nın kurulmuş olması önemli. Yakından izlemiyorum ama kısa zaman öncesine kadar alışveriş/reklam sektörüne yönelik bir karar aldıklarını duymadım. Alışveriş ya da başkaca önemi olduğu düşünülen sektörlerle ilgili karar alarak yaptırımda bulunabilirler sanırım. İnternet güvenli değil. Hiçbir zaman olmadı. Bunu çekinmeden söyleyebilirim. Özgürlük, engeller, sıkıntılar benim ilgi alanımın dışında. Haklar konusunda çalışan kişilerin yorum yapması doğru olur.”</span></p>
<h5><b>“Yeni Açıklamada Aydınlanmayan Noktalar Var”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak, Whatsapp’ın yeni bir açıklama yaparak sözleşmeyi uygulama konma tarihini ertelemesini değerlendiren Sandıkkaya; “WhatsApp kişiler ve gruplar arasındaki iletişimi uçtan uca şifrelediğini sık sık belirtiyor. Bu doğru ve açıklamadaki vurgu yine bu yönde. Ancak uygulamanın bunun dışında bilgi toplamak için pek çok farklı yolu var. Bunlar bu açıklamada kapsam dışında kalmış. Öncelikle iletişimin kendinden söz edelim: Yedekleme veya aynı hesabı bir başka cihazla kullanma (örneğin, bilgisayardan) sırasında iletişimin sızıp sızmadığına dair bilgimiz yok. Bu yollarla iletişimin elde edilmesi mümkün. Edinilip edinilmediği, bildiğim kadarıyla, şimdiye dek açıklanmadı” diyor. Bu konuda dikkate alınması gereken bir diğer konunun üst veri paylaşımı olduğunu ifade eden Sandıkkaya, iletişimin kendisi olmasa da iletişim hakkındaki veriler konusunun netlikten uzak olduğunu ifade ediyor: “İletiler görülmese de kimin, kiminle, ne zaman ve nerede (paylaşılan konum bilgisiyle değilse de kaba yer belirleme ile) konuştuğu bilgisi buna örnektir. Anladığım kadarıyla sözleşmenin konusu temelde bu. Bu bilgi Facebook grubu ile ve WhatsApp üzerinden kampanya yürütecek şirketlerle paylaşılmaya başlanacak. Zaten açıklamanın ikinci kısmında da bunu sezdirir biçimde WhatsApp üzerinden alışverişe yönelik hizmetlerden söz edilmiş. Kullanıcıların alışveriş seçeneklerinden kendilerine uygun olanı seçebileceği söylenmiş. Bundan sonra da WhatsApp&#8217;ın gizlilik ve mahremiyete yaklaşımını açıklayacaklarını, gerçeklerin yayılmasını önemseyip dedikoduların ortadan kalkmasını istediklerini belirtmişler. Sözünü ettiğim konular açıklamalarda yer alırsa tüm konularda herkes kapsamlı bilgi edinir.” diyor.</span></p>
<h5><b>Özgür Yazılım Derneği: Whatsapp İlk Fırsatta Terk Edilmeli</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-64473 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/cemredemircioglu-640x825.jpg" alt="cemre demircioğlu" width="202" height="260" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/cemredemircioglu-640x825.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/cemredemircioglu.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 202px) 100vw, 202px" />Özgür Yazılım Derneği’nden Cemre Demircioğlu, </span><span style="font-weight: 400;">WhatsApp&#8217;in Facebook ile veri paylaşımıyla ilgili yapacağı düzenlemeyi</span> <span style="font-weight: 400;">ertelediğini açıklamasını, başlayan göçü durdurmaya yönelik bir adım olarak</span> <span style="font-weight: 400;">yorumlamanın doğru olacağını söylüyor. Demircioğlu’na göre WhatsApp geri adım atmış değil, sadece zaman kazanıyorlar: “Yayınladıkları metinde &#8220;hatalı bilgileri&#8221;</span> <span style="font-weight: 400;">düzeltmek için çalışacaklarını ifade ediyorlar, bu demek oluyor ki mayıs</span> <span style="font-weight: 400;">ayına kadar &#8220;WhatsApp&#8217;in çok güvenli olduğu&#8221; propagandasına maruz</span> <span style="font-weight: 400;">kalacağız. Bu süreçte kamuoyunda tam olarak doğru olmayan bilgiler</span> <span style="font-weight: 400;">yayılmış olsa da, WhatsApp&#8217;in kişisel verilerimizin peşinde olduğu</span> <span style="font-weight: 400;">kanısı nihayet yaygınlık kazandı ve insanlar güvenli alternatiflere</span> <span style="font-weight: 400;">geçiş yapmaya başladı. Metinden anlaşıldığı üzere Facebook ile veri</span> <span style="font-weight: 400;">paylaşımı konusunda geri adım atmış değiller, atmayacaklar. Yalnızca</span> <span style="font-weight: 400;">kullanıcılarının gözünü sahte bir güvenlik algısı ile boyayacaklar.</span> <span style="font-weight: 400;">Politikalarını kabul ettirmek için yöntem değiştirecek, günün sonunda</span> <span style="font-weight: 400;">yine bildiklerini yapacaklar.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-64474 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/neslihanturan-640x639.jpg" alt="neslihan turan" width="244" height="244" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/neslihanturan-640x639.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/neslihanturan-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/neslihanturan.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 244px) 100vw, 244px" />Derneğin diğer sözcüsü Neslihan Turan ise yaşanan son gelişmelerden bağımsız olarak, WhatsApp&#8217;ın her zaman mahremiyet düşmanı bir uygulama olduğunu ve ilk fırsatta terk edilmesi gerektiğini savunuyor. Demircioğlu da WhatsApp’ın ‘ya verilerini ver ya da terk et’ anlayışını dayattığını söylüyor: “WhatsApp, rehberinizdeki kişilerden cihaz kimliğinize, konum bilgilerinizden satın alma geçmişinize kadar pek çok veriyi uzun yıllardır topluyor ve işliyordu. 2016 yılından itibaren ise kullanıcılarına verilerin Facebook ile paylaşılıp paylaşılmaması konusunda bir seçenek sunmuştu. Şimdi gözlerini daha çok veri bürümüş olacak ki, verileri Facebook çatısı altındaki diğer şirketlere aktarmayı uygulamayı kullanabilmek için zorunlu tutuyor. Yani diyor ki &#8220;Ya verilerini ver ya terk et.&#8221; Cambridge Analytica gibi skandallara imza atan bir şirket ile bu hassas verileri paylaşmak başlı başına bir sorunken gözden kaçan bir nokta var. WhatsApp mesajlarının uçtan uca (end to end) şifreli olduğu iddia edilse de mülk bir yazılım olduğu için aslında yazılımın cihazlarda ne yaptığını, sunucuya ne gönderdiğini bilemiyoruz çünkü kaynak kodunu inceleyemiyoruz.”</span></p>
<h5><b>“Özgür Yazılıma Doğru Bir Göç Başlamalı”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Dijital uygulamalarla haberleşmenin bir norm halini aldığı çağımızda kişisel verileri korumanın kolay bir yolu olmadığını ifade eden Turan, en doğru yöntemin her özgürlük mücadelesinde olduğu gibi bütünlüklü politikalara dayandığının altının çiziyor. Turan sözlerine şöyle devam ediyor: “Kolayca söyleyebileceğimiz tek bir şey varsa o da kullanılan yazılımın özgür yazılım olması ön koşuluna uyulması olur. Çünkü özgür yazılımlar kullanma, araştırma, paylaşma ve geliştirme özgürlüğünü bize sunan; kaynak koduna erişebildiğimiz ve dolayısıyla verilerimizle ne yaptığını şeffaf bir şekilde görebildiğimiz yazılımlardır. Öte yandan mülk yazılımlar ise kullanıcının özgürlüğünü ihlal eden kapalı kutulardır; özgür yazılımlardakinin aksine verilerimizle ne yaptıklarını göremeyiz. Gündemdeki WhatsApp meselesi bir anlamda malumun ilamı olsa da insanların dijital güvenlik konusunda endişelerinin oluşmaya başladığını bize gösterdi. Kişisel verilerimizi korumak bu sistemlere olan bağımlılığımız nispetinde bir &#8220;göç&#8221; gerektiriyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özgür Yazılım Derneği olarak &#8220;göç başlıyor!&#8221; dediklerini vurgulayan Neslihan Turan, önerilerini aktarıyor: “Kullandığımız bilgisayar ve mobil cihazlara kurulu işletim sistemlerinin, e-posta, mesajlaşma, harita, VPN servislerinin tümü özgür ve güvenli alternatiflere sahipler. Twitter yerine Mastodon, Instagram yerine Pixelfed, Zoom yerine Jitsi, WhatsApp yerine Signal, Chrome yerine Firefox, Slack yerine Zulip ve aklınıza gelen herhangi başka bir yazılım yerine aynı işi yapabileceğiniz özgür bir yazılım mevcut. Eğer siz de göç zamanı olduğunu düşünüyorsanız detaylı güvenlik rehberimizi (guvenlik.oyd.org.tr) incelemenizi ve mahremiyet düşmanı yazılımları hayatınızdan çıkartmanızı tavsiye ediyoruz.”</span></p>
<h5><b>“Bir Yazılıma Körü Körüne Güvenmek Yanlış”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Cemre Demircioğlu, sosyal medya platformlarını tamamen terk edip özgür ve dağıtık sistemlere geçiş yapmadan önce mülk yazılımların yerine geçen özgür yazılımları tercih etmenin yerinde olacağını söylüyor. Demircioğlu, bir yazılıma veya sisteme körü körüne güvenmenin yanlış olduğunun altını çiziyor ve yapılması gerekenin dijital okuryazarlık seviyemizi artırarak, hayatımızın her yanını sarmış dijital araçlara dair farkındalığımızı geliştirip, kullanım pratiklerimizi sorgulamak olduğunu söylüyor: “Anlık mesajlaşma için yalnızca telefon numaranızı verip kullanabileceğiniz son kullanıcıya hitap eden, özgür bir yazılım olan Signal var. Ancak Signal bu alanda tek başına değil. Cihazda uçtan uca şifreleme yapan, mutlak gizlilik (perfect forward secrecy) sağlayan ve Signal&#8217;den farklı olarak telefon numarası gerektirmeyen bir şifreleme protokolü olan <a href="https://guvenlik.oyd.org.tr/yazisma_guvenligi/omemo.html" target="_blank" rel="noopener">OMEMO&#8217;yu Conversations uygulaması ile kullanabilirsiniz. Nasıl yapılacağına ilişkin detaylı bilgi için Güvenlik Rehberi&#8217;mizden faydalanabilirsiniz.</a></span></p>
<h5><b>“Çevrim İçi Alışverişte Mahremiyet Kalkıyor”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Çevrim içi alışverişte mahremiyetin ortadan kalktığını söyleyen Demircioğlu, “Kanunlar gereği asgari düzeyde veriyi e-ticaret şirketlerine teslim ediyoruz. İnternetten alışveriş yaparken pek çok şirket ilgili kanun gereği fatura kesmek için toplaması gerekenler dışındaki verileri de toplamaya çalışıyor. Yine pek çok şirket Kişisel Verilerin Korunması Kanunu&#8217;nun altından girip üstünden çıkarak daha fazla veri toplamaya, bu verileri işlemeye ve satmaya çalışıyor. Bankalar ise neredeyse devletlerin bir uzantısı olarak tüm müşterilerini takip ediyor. Bizlerin bu noktada yapabileceği şey; okunamasın diye uzun paragraflar ve küçük puntolarla yazılan o kullanıcı sözleşmelerini okuyup gerektiğinde şikayette bulunmamız. Pek tabii Kişisel Verileri Koruma Kurumu da re&#8217;sen inceleme başlatarak görevini yapabilir” diyor.</span></p>
<h5><b>“Sosyal Medya Yasası, Özgürlük Düşmanı ve Aşırı Müdahaleci Bir Kanundur”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye özelinde bilişim özgürlüğündeki temel sorunların en büyüklerinden birinin 5651 sayılı Sosyal Medya Yasası olduğunu söyleyen Turan; “Bağımsız medyanın yokluğunda Türkiye internetin haber almak ve örgütlenmek için etkin bir şekilde kullanıldığı bir ülkeyken, iktidarın benimsediği baskıcı ve muhafazakar siyasi tutumun öncelikli hedeflerinden biri de muhalif sesleri susturmak üzere İnternet özgürlüğü oluyor. Bilişimi, ifade özgürlüğüne alan açma potansiyeli üzerinden ele alırsak, bu alana yapılan saldırıların ülke demokrasisi için ne kadar zedeleyici olduğunu daha iyi algılayabiliriz. Sosyal Medya Yasası olarak bilinen, 5651 sayılı internet özgürlüğünün katili olan kanuna yapılan son düzenlemeyle, hükümet bu niyetini tekrar açıkça ortaya koymuştur. İfade özgürlüğü düşmanı her yasal düzenleme gündeme geldiğinde kılıfına uydurmak için öne sürülenin aksine, bireylere karşı işlenen suçlarda ise bu yasaların hiçbir faydasını görememekteyiz. Onun yerine 990 gün boyunca Vikipedi&#8217;nin engellenmesi gibi, binlerce web sitesinin halihazırda engelli olması gibi utanç dolu uygulamalara tanıklık etmekteyiz. Şu haliyle 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun&#8221; sansüre yol açan, özgürlük düşmanı ve aşırı müdahaleci bir kanundur” sözleriyle düşüncelerini ifade ediyor.</span></p>
<h5><b>Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği: İnternet Uzun Zamandır Karanlık Bir Yere Doğru Gidiyor</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39055 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/sevket-uyanik-e1558650547553.jpg" alt="şevket uyanık" width="333" height="369" />Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği, ana konularını mahremiyet, dijital güvenlik ve gizlilik olarak açıklıyor. Dernek, WhatsApp’ın kullanıcılarına sunduğu yeni sözleşmenin, yıllardır ilgilendikleri konuları gündeme getirip insanları sorgulatması açısından iyi bir fırsat olduğunu söylüyor. Dernek sözcüsü Şevket Uyanık; “İnsanlar sorgulamaya başladı. Umarım bu WhatsApp konusu ile gündeme gelen konular unutulmaz ve herkes güvenliğine daha çok önem vermeye başlar. WhatsApp aslında benzer bir sözleşmeyi 2016 yılında yine kullanıcılarına sundu ama o zaman bu kadar sorgulanmadı. Şimdi ise verileri Facebook&#8217;un diğer ticari işletmelerine ve reklam verenlere açmayı öngörüyor. WhatsApp&#8217;ta konuşmalarımız yine uçtan uca şifreli bir şekilde olmaya devam edecek yani konuşmalarımızın içeriğini şirket göremeyecek ama metadata dediğimiz üst verileri reklam verenlere açacak. Yani ne konuştuğumuz değil hangi saatte hangi sıklıkla kiminle konuştuğumuz gibi örneğin. Bir de WhatsApp bir şirketin olduğu için sahiplik yapısından dolayı ve özgür yazılım / açık kaynak olmadığından dolayı her zaman riskli ve öngörülemez” diyor.</span></p>
<h5><b>“Ne Kadar Az Ayak İzi Bırakırsak O Kadar İyi”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Uyanık, güvenli yazışma, mesajlaşma uygulamaları kullanarak mahremiyetin korunabileceğini ama hiçbir zaman yüzde yüz güvenlik olmayacağını vurguluyor. Bununla birlikte amacın güvenliğin yüzde yüze getirilmesi olduğunu belirtiyor: “Ne kadar az ayak izi bırakırsak internette o kadar yararımıza olur. Birçok kaynak var insanların yararlanabileceği ama derneğimizin </span><a href="http://dijitalguvenlik.org/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">dijitalguvenlik.org</span></a><span style="font-weight: 400;"> isimli web sitesinden de insanlar yararlanabilir. Tabii sadece mesajlaşma uygulamaları değil, şu an telefonlarımızda birçok verimizi paylaştığımız sayısız uygulama kurulu. Bunların da özgür yazılım (open source) alternatiflerini kullanarak güvenlik önlemlerimizi alabiliriz. Asıl mesele bağımlı olduğumuz &#8220;araçlar, uygulamalar&#8221; değil, mahremiyet ve güvenlik olmalı.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uyanık, güvenli internet için uygulanabilecek bazı basit yöntemleri aktarırken interneti güvensiz bir yer olmaktan çıkarmak için bizlerin de bir şeyler yapabileceğini söylüyor: “Örneğin online alışveriş yaparken &#8220;üye olmadan devam et&#8221; seçeneği varsa en azından e-posta bilginizi vermemiş olursunuz. Bunun dışında e-ticaret güvenliği çok ayrı bir konu. 3d secure kullanmak, sanal klavye kullanmak gibi basit önlemler çok etkili olabilir. Sosyal medyada da güvenli kalmak belli bir yere kadar mümkün. Örneğin kullandığınız tüm platformlarda iki adımlı doğrulama özelliği var, bunu mutlaka aktif etmeniz gerekiyor. İnternet uzun zamandır karanlık bir yere doğru gidiyor. Devletlerin, şirketlerin bir oyun alanına dönmüş durumda. Gözetim, sansür ve buna yapılan yatırımlar gün geçtikçe artıyor. Şimdiki internet güvensiz bir yere doğru gidiyor, bizlerin de suçu var bunda. Ama Korsan Parti Hareketi&#8217;nin çevirdiği 10 Aralık İnsan Hakları gününde TBİD&#8217;in de </span><a href="https://www.tbid.org.tr/blog-tr/10-aralik-dunya-insan-haklari-gunu-internette-insan-haklari/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">sitesinde yayınladığ</span></a><span style="font-weight: 400;">ı &#8220;İnternette İnsan Hakları ve İlkeleri Şartı&#8221; isimli kitapçık vardır. Burada internetin nasıl daha özgür, insan haklarını gözeten bir yer olması gerektiğine dair öneriler var. Bunlar uygulanırsa gelişmeler yaşanabilir ve internet özgür/güvenli/eşit bir yer olabilir.” </span></p>
<h5><b>“İnternet Kamuya Ait Olmalı”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Uyanık, son olarak internetin iktidarın mülkiyeti altında olmasının yanlışlarına değinirken günü yakalamayan yasaların varlığından bahsediyor: “Türkiye’de gözetim, sansür ve güvenliğe dair sorunların yanında yasalara dair günü yakalayamamış anlayışlar mevcut. İnternet, iktidarların mülkiyeti altına alınabilecek bir yapı değildir, olmamalıdır. İnternet kamuya ait olmalıdır. Örneğin hukuki anlamda AB&#8217;de GDPR var ama bizim KVKK bu standartlarda değil. Bu sebeple biraz da WhatsApp bu sözleşmeyi dayatabiliyor.” </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/25/internet-caginda-kisisel-veri-gizliligi-ne-denli-mumkun/">İnternet Çağında Kişisel Veri Gizliliği Ne Denli Mümkün? </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Whatsapp&#8217;ı Kürtçe İle Tanıştırdı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/10/whatsappi-kurtce-ile-tanistirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Dec 2018 08:43:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Anadil]]></category>
		<category><![CDATA[chalak events]]></category>
		<category><![CDATA[Gernas Nenas]]></category>
		<category><![CDATA[Kürtçe]]></category>
		<category><![CDATA[whatsapp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33043</guid>

					<description><![CDATA[<p>Batman'ın bir köyünde doğup büyüyen Gernas 2008’de okumak için İstanbul'a geldi. Kendine ait bir bilgisayarı olmadan Whatsapp’ı Kürtçeye çeviren şimdilerde Ermenice çevirisi için çalışan Gernas Nenas hikayesini Sivil Sayfalar’a anlattı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/10/whatsappi-kurtce-ile-tanistirdi/">Whatsapp&#8217;ı Kürtçe İle Tanıştırdı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Gernas kimdir? Ne iş yapar?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Batman’ın bir köyünde doğdum on yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Geçimimi inşaatta çalışarak sağlıyorum. Fakat 2008&#8217;den beri çeşitli Kürtçe dergi, gazete ve sitelerde yazarlık yapıyorum. Hala maddi sıkıntılarla ara verdiğimiz Kürtçe mizah dergisinde yazarlık yapmaya çalışıyorum. Onun yanında dublaj, çeviri ve video montajlarıyla uğraşıyorum. Bir de </span><span style="font-weight: 400;">Chalak Events </span><span style="font-weight: 400;">isimli bir oluşumun üyesiyim.</span></p>
<figure id="attachment_33045" aria-describedby="caption-attachment-33045" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-33045" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-20181205-WA0002-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-20181205-WA0002-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-20181205-WA0002-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-20181205-WA0002-1280x853.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-20181205-WA0002-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-20181205-WA0002-320x213.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG-20181205-WA0002.jpg 1296w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-33045" class="wp-caption-text">Gernas Nenas</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Chalak Event röportajı için &#8211;&gt;<a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/15/celadetin-hawari-1932den-beridir-kulaktan-kulaga-yayiliyor/" target="_blank" rel="noopener"> Celadet’in Hawar’ı 1932’den Beridir Kulaktan Kulağa Yayılıyor</a></span></p>
<p><b>Kürtçeyle ilişkin nasıl başladı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Benim Kürtçeye olan ilgim doğumundan önce olmadıysa eğer doğmamla beraber olmuştur diyebiliriz. Benim hayatım Kürtçe. Bu dille yatıp kalkıyorum, bu dille aşık oluyorum, bu dille üzülüyorum. Hepimiz hayatımız için çalışmıyor muyuz aslında? Ben de hayatım için uğraşıyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kürtçe öğrenirken okuma-yazma ile  aynı anda tanıştım. Bilirsiniz, okumayı yeni sökmüş bir kişi gördüğü her şeyi okur. O zamanlarda Kürtçe basılmış bir takvim bulmuştum. X, W, Q ve Ê harflerini ilk o zamanlar öğrendim. Zaten bu maceramı kendi blog’umda uzun </span><span style="font-weight: 400;">uzun</span><span style="font-weight: 400;"> anlattım (</span><a href="http://gernasnenas.blogspot.com/"><span style="font-weight: 400;">gernasnenas.blogspot.com</span></a><span style="font-weight: 400;">). 2008 yılında da profesyonel Kürtçe dil eğitimi aldım, çok kısa bir süre de olsa ders de verdim. Onun dışında Facebook üzerinden Dersimiz Kürtçe isimli bir sayfada yaklaşık 7 sene Kürtçe ders konularını yazdım. O zamanlar Kürtçe ile içli-dışlı olmaya başladım. Hala o sayfadan tanıdığım arkadaşlarla görüşüyoruz.’’</span></p>
<p><b>Elinde bir bilgisayar olmadan bir yazılım yapmak zor olmadı mı? Bu süreci ve motivasyonunu anlatabilir misin?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eskiden herkes gibi toplanıp internet kafelere giderdik. Fakat herkes oyun oynarken ben sürekli internet siteleriyle, site kodlamalarıyla uğraşırdım. Bu yüzden hala bilgisayar oyunlarını oynayamıyorum. (En son arkadaşımla araba yarışı oynarken bana 4 tur bindirmişti :)). Bildim bileli kodlar içindeyim, kodlarla uğraşmayı severim. Beni mutlu ediyor. Fakat hiç kendime ait bir bilgisayarım olmadığı için planladığım birçok proje yarım kaldı. Hep bir bilgisayarın eksikliğini yaşadım.</span></p>
<p><b><i>&#8221;50 milyon insanın dili teknolojik programlarda, uygulamalarda kullanılmıyorsa bu Kürtlerin değil bütün dünyanın ayıbıdır.&#8221;</i></b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">WhatsApp&#8217;ı Kürtçe’ye çevirme fikri her Kürt’ün hayalidir diye düşünüyorum çünkü günlük yaşamda hemen hemen herkesin kullandığı bir uygulama kendi dili ile konuşuyorsa yazması da gerekir. Benim çıkış noktam bu oldu ayrıca 50 milyon insanın dili teknolojik programlarda, uygulamalarda kullanılmıyorsa bu sadece Kürtlerin değil bütün dünyanın ayıbıdır. Herkes kendi dilinde kullanabiliyor milyonlarca insan bundan mahrum kalıyor. Bu insanlardan biri olmak beni böyle bir şeye itti, hep araştırdım bir yolunu bulmaya çalıştım. Olmadı yine denedim ve sonuç gördüğünüz gibi.</span></p>
<p><b><i>&#8221;WhatsApp&#8217;ı Kürtçe’ye çevirme fikri her Kürt’ün hayalidir.&#8221;</i></b></p>
<p><b>Bu yazılımı yaptıktan sonra ne gibi tepkiler aldın? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok güzel tepkiler aldım. Sanırım beş yüzü aşkın kişiye sadece İnstagram üzerinden cevap yazmak zorunda kaldım. Kimisi mutluluğunu paylaştı, kimisi tebrik etti, kimisi yardım istedi. Böyle bir ilgi beklemiyordum açıkçası. Beni mutlu etti açıkçası. Paradan daha kıymetli şeyler bunlar.</span></p>
<p><b>Bundan sonra yapmak istediğin başka uygulamalar var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birkaç arkadaş da Kürtçenin Zazakî lehçesini çevirme talebinde bulundu, çeviriler bittikten sonra ikisini aynı uygulama üzerinden yayınlayacağız ve ikisinden birini seçmek kullanıcıların elinde olacak. Eğer çeviri desteği alırsam mutlaka Soranî lehçesini de dâhil edeceğim. Bir de Ermeniceyi eklemek istiyorum, maalesef WhatsApp&#8217;ta Ermenice de yok. Çeviri konusunda yardım etmek isteyen olursa bana her zaman ulaşabilirler .</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/10/whatsappi-kurtce-ile-tanistirdi/">Whatsapp&#8217;ı Kürtçe İle Tanıştırdı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
