<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/uluslararasi-hayvan-haklari-konferansi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/uluslararasi-hayvan-haklari-konferansi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 04 Oct 2021 10:10:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/uluslararasi-hayvan-haklari-konferansi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Hayvan Hakları Yok da Avrupa&#8217;da Var mı?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/30/turkiyede-hayvan-haklari-yok-da-avrupada-var-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2017 13:51:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvancılık]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Düşün Aktivist Destek Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[Yunuslara Özgürlük Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20532</guid>

					<description><![CDATA[<p>Devletlerin değişmesini beklemek yerine biz neden değişmiyoruz? Öyle bir noktadayız ki "Türkiye'de hayvan hakları yok da Avrupa'da var mı" diye düşünüp koyvererek kendimizi daha da beter bir döneme doğru sürüklüyoruz. Nerede yaşarsak yaşayalım, hem dünyaya hem de bizlerle bu dünyada birlikte yaşayan hayvanlara âdil olmak zorundayız. Değişimi kendimizde başlatıp gerçeklerin, sebep olduklarımızın, karşı çıkmayarak onayladığımız devlet politikalarının nelere mal olduğunun farkına varmakla başlayabiliriz işe.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/30/turkiyede-hayvan-haklari-yok-da-avrupada-var-mi/">Türkiye&#8217;de Hayvan Hakları Yok da Avrupa&#8217;da Var mı?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de hayvan hakları mücadelesi verenler olarak, toplumdan sık sık, &#8220;Ülkede insan hakları var mı da hayvan hakları olsun&#8221; gibi yorumlarla karşılaşırız. Coğrafyamızın insan hakları karnesi kötü olduğu kadar hayvan hakları karnesi de kötü. Evet, Türkiye&#8217;de hayvan hakları yok. Peki, insan hakları açısından bizden iyi durumda olan Avrupa&#8217;da hayvan hakları var mı? Mesela şu sıralar İngiltere’nin, hayvanların acıyı hissedemeyen canlılar olarak kabul edilmesini oyladığını biliyor musunuz? İngiltere, hayvanlara cansız, hissiz “makineler” benzetmesini yapan Descartes’lı yıllara dönüyor.</p>
<p>Geçen eylül ayında, her sene Lüksemburg&#8217;da düzenlenen Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı&#8217;ndan sonra, Sivil Düşün Aktivist Destek Programı&#8217;nın desteği ile Hollanda&#8217;ya bir çalışma ziyareti gerçekleştirdik. Oradaki hayvan örgütleri ve Hollanda Parlamentosu’nda beş sandalyesi bulunan Partij voor de Dieren (Hayvanlar için Parti) ile görüştük. Hollanda’da hayvan haklarının ne durumda olduğunu görüştüğümüz örgütlere sorduk. Hayvan hakları açısından, Hollanda&#8217;daki durum, tabii ki Türkiye&#8217;den çok daha iyi durumda ancak ne hayvanlar ne de biz hayvan hakları savunucuları için tatmin edici durumda. Çünkü oradaki durum da daha çok hayvan refahı gelişmelerinden ibaret. Hayvanlar açısından kazanılmış bir hak maalesef yok.</p>
<h5><strong>Hayvan R</strong><strong>efahı, Kimin Refahı?</strong></h5>
<p>&#8220;Hayvan refahı&#8221; diye bir terim var. Bu terim, size, hayvanların iyiliğine yarayan bir şeymiş gibi gelebilir ancak bu teorinin temelinde yine insan menfaati yatıyor. Bu teoriye, kafes genişletme, hayvanların serbest gezmesine olanak sağlama, eti için sömürülen hayvanların kesimi esnasında elektroşok uygulama gibi uygulamalar dâhil. Bu uygulamalar, sizlerin içini rahatlatabilir ancak hayvan refahı teorisi, hayvanlar için tutsaklık, zorbalık, işkence, ölüm gibi süreçleri sonlandırmıyor, aksine insanların zihninde bir rahatlatma sağlayıp hayvan sömürüsünü meşrulaştırıyor. Hayvanlar en azından öldürülürken acı çekmesinler diye düşünebilirsiniz ancak onların hepsi yaşamak istiyor, hepsinde yaşama tutunma, hayatta kalma güdüsü var. Böyle bir gerçeklik karşısında, &#8220;hayvan refahı&#8221; diye bir teori üretip onları, kaçınılmaz bir son olarak ölüme göndermek, bunda bir sakınca görmemek çok tehlikeli yerlere taşıdı insanlığı ve taşımaya da devam ediyor. Avrupa&#8217;da da bu hayvan refahı uygulamalarına sıkça rastlamak mümkün, bunun için Avrupa parlamentolarında özel mevzuat çalışmaları yapılıyor.</p>
<h5><strong>&#8216;Refah Toplumu&#8217;nun Çözümü: Hayvan Refahı</strong></h5>
<p>Avrupa devletlerinin vatandaşlarına sunduğu &#8220;refah toplumu&#8221; olanakları, şüphesiz başka konuların da gündeme gelebilmesinin önünü açmış. Çevre, hayvan refahı gibi konular, Avrupa ülkelerinde, bizim coğrafyaya göre daha sık tartışılıyor, yer tutuyor. Hayvan refahı ise hayvanları, hisleri, acı çekme yetileri olan, duyarlı özneler, birey oldukları çizgisinden, gerçekliğinden uzaklaştırıyor. Tüm Avrupa&#8217;da, hayvanlar için korkunç anlamlar taşıyan hayvan deneyleri ve &#8220;hayvancılık&#8221; endüstrisi gibi alanlardaki zulüm, ölüm, esaret, kurallara bağlanmış durumda. Bahsettiğim bu alanlarda, sömürülen ve öğütülen bir hayvan olmadığım için, bu kuralların bizzat hayvanlar için ne kadar rahatlatıcı olduğundan tam olarak bahsedemiyorum. Ama şunu rahatlıkla söyleyebiliyorum, refah toplumunun bu çözümü hayvanları ölümden, sömürüden kurtarmıyor. Yani bu çözüm, hayvanlara yaramıyor; daha çok insan vicdanına hitap ediyor, insanın içini rahatlatıyor.</p>
<p>Mesela, Hollanda&#8217;ya yaptığımız çalışma ziyaretinde, Amsterdam&#8217;ın göbeğinde faytonlarla karşılaştık. İnsan haklarının uygulanabilir olduğu bir ülkede, hayvan hakları neden uygulanamıyor? Bir hayvanın sahip olduğu hak, ona neden ısrarla teslim edilmiyor? Sömürünün turizm, kente cazibe katmak, nostalji gibi saçma gerekçeler ile devam ettirilmesi, daha da yoz bir düşünce değil mi? Aynı zihniyet, sadece İstanbul Adalar&#8217;da, yılda 400 civarında atın, sömürülürken yaşamını yitirmesine sebep oluyor.</p>
<p>İçinde esaret, işkence, zorbalık, ölüm olan bir ortamda, haktan da bahsetmek mümkün değil. Özetle, ne Türkiye&#8217;de ne de Avrupa&#8217;da hayvan haklarından bahsedebiliyoruz.</p>
<h5><strong>Hayvan Esareti Avrupa&#8217;da da Yasal</strong><strong> </strong></h5>
<p>Örneğin yine Hollanda’da hayvanlı sirklerde, sadece yaban hayvanlarının hapsedilmesi ve sömürülmesi yasaklanmış, &#8220;evcil&#8221; diye tanımlanan hayvanların sirklerde sömürülmesi hâlâ yasal. Bu tabii ki çoğu ülkede, sirklerde hapsedilen, işkence gören ve sömürülen yaban hayvanları açısından sevindirici bir gelişme ancak bu yeterli mi? Tabii ki değil, örneğin hayvanat bahçeleri Türkiye&#8217;de olduğu gibi, Hollanda&#8217;da da hâlâ yasal&#8230; İnsan olarak, bizim dışımızdaki hayvanları eğlenmek için işkence ile ya da işkencesiz eğitme, onlara seyirlik mal muamelesi yapma gibi bir hakkımız olduğunu düşünmemiz ne kadar ahlâkî ve de âdil? Türkiye&#8217;de ise hayvanlı sirklerin ve yunus parklarının yasaklanması, 2014 yılından beri gündemde. Bu alanda Yunuslara Özgürlük Platformu&#8217;nun başı çektiği mücadelede, her türlü bilimsel argümana ve toplumsal muhalefete rağmen yunus parkları da hayvanlı sirkler de hâlâ yasal bir şekilde birer hapishane ve işkencehane olarak para kazanmaya devam ediyor ülkemizde&#8230;</p>
<h5><strong>Hayvan Koruma Derecelendirmesi: Türkiye: E &#8211; Hollanda: B</strong></h5>
<p><a href="https://www.worldanimalprotection.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">World Animal Protection&#8217;ın</a> 108 ülkenin ulusal mevzuatını tarayarak &#8216;A&#8217;dan (en iyi) &#8216;G&#8217;ye kadar (en kötü) <a href="https://api.worldanimalprotection.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">derecelendirdiği skalada</a>; Türkiye &#8216;E&#8217; notu alırken, Hollanda &#8216;B&#8217; notu almış. Hayvanları koruma konusunda, Avrupa‘da en kötü olarak belirlenen ülke ise &#8216;G&#8217; notu ile Belarus olmuş ki hemen belirteyim, Belarus insan hakları konusunda da yerlerde sürünüyor.</p>
<p>&#8216;A&#8217; notu alan Avrupa ülkeleri: Avusturya, İsviçre, İngiltere</p>
<p>&#8216;B&#8217; notu alan Avrupa ülkeleri: Almanya, Danimarka,Hollanda, İsveç</p>
<p>&#8216;C&#8217; notu alan Avrupa ülkeleri: Fransa, İtalya, Polonya, İspanya</p>
<p>&#8216;D&#8217; notu alan Avrupa ülkeleri: Romanya</p>
<p>&#8216;E&#8217; notu alan Avrupa ülkeleri: Türkiye, Ukrayna</p>
<p>&#8216;F&#8217; notu alan Avrupa ülkeleri: Rusya</p>
<p>&#8216;G &#8216;notu alan Avrupa ülkeleri: Belarus</p>
<h5><strong>İngiltere Descartes’lı Yıllara, 1600’lere Dönme Eğiliminde</strong></h5>
<p>Avrupa Birliği Anayasası’nda hayvanlar hissedebilir, duygulu bireyler olarak kabul ediliyor. AB Anayasası da yukarıdaki derecelendirme de sizi yanıltmasın. Mesela Brexit ile Avrupa Birliği’nden ayrılan İngiltere, bu ayrılık sürecinde kendi yasalarını tekrar gözden geçiriyor. İngiltere’nin notu &#8216;A&#8217; olsa da şu sıralar İngiltere Parlamentosu, hayvanların hissedemeyen canlılar olduğunu kabul etmeyi oyluyor. İngiltere’de hayvanlı sirklerin yasaklanmaması için kraliyetin ve nüfuzlu siyasetçilerin lobicilik aşamasında devreye girdiğini biliyoruz. İngiltere’de hayvan kurtaran, özgürleştiren ve hayvanları sömüren, öldüren şirketlerin kirli sırlarını açığa çıkaran hayvan hakları aktivistlerine özel olarak çıkartılan <strong>“anti-terör”</strong> yasası var. Buradaki muazzam devlet baskısını düşünebiliyor musunuz? İngiltere’de devlet, aktivistleri, oyunu kurala göre oynamazlarsa onları da tıpkı hakları için mücadele ettiğimiz hayvanlar gibi kapatmakla tehdit ediyor.</p>
<h5><strong>Farklı Bir Suç Mekânı: Hayvan &#8216;Genelevleri&#8217;</strong></h5>
<p>Türkiye&#8217;de 2004 senesinde yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Kanunu ile işkence, &#8220;hayvanlar ile cinsel ilişkiye girmek&#8221;, cinsel şiddet yasaklandı. Hollanda&#8217;da ise bestialite (hayvanlarla cinsel ilişki) 2010 yılında yasaklandı. <strong>Finlandiya&#8217;da ise hayvanlarla cinsel ilişkiye girmek hâlâ yasal. </strong>Avrupa&#8217;da daha düne kadar, yasal olmamasına rağmen bazı ülkelerde de halen hayvan &#8220;genelevleri&#8221; olduğunu biliyoruz.</p>
<h5><strong>Hayvana İşkence: Türkiye&#8217;de 546 TL; Hollanda&#8217;da Altı Aya Kadar Hapis</strong></h5>
<p>Avrupa&#8217;da birçok devlet, hayvana şiddetin ucu devlete ve toplumun bütününe dokunacağını öngördüğünden, toplumsal şiddeti azaltmak için hayvanlara yönelik suçlar için de hapis cezası verilebilmesi için kanunî düzenlemeye gitti. Hollanda&#8217;da ise hayvana işkence ya da tecavüz eden kişiye altı aya kadar hapis cezası verilebiliyor. Hollanda&#8217;da görüştüğümüz tüm örgütlere, hayvanlara yönelik işlenen suçlara dair cezaları özel olarak sordum. Görüştüğümüz örgütler, hayvana işkence ya da tecavüz eden kişilere genelde adlî para cezası verilerek yetinildiğini, bu fiil tekrarlanırsa ya da karşılaşılan vaka toplumda infial oluşturmuşsa faile nadiren hapis cezası verildiğini aktardı.<strong> Hayvana tecavüz, işkence Avrupa’da da genelde hürriyeti bağlayıcı bir suç olarak görülmüyor. </strong>Oradaki ceza hukuku sistemi de oldukça sıkıntılı yani&#8230; Bizler de Türkiye&#8217;de, karşılığı yere çöp atmak ile aynı olan hayvanlara yönelik suçların, Türk Ceza Kanunu kapsamına alınması için uzun yıllardır uğraşıyoruz. Hollanda&#8217;da görüştüğümüz aktivistler de bizimle aynı endişeyi ve düşünceyi taşıyor: Hayvana yönelik suçlarda failin tespiti ve delil toplamak oldukça zor, dolayısıyla yargılama ve cezalandırma da kolay yapılamıyor.</p>
<h5><strong>Devletler Değişmiyorsa Biz Değişelim</strong></h5>
<p>Avrupa&#8217;da hayvan hakları yok, Türkiye&#8217;de de yok; dünyadaki, “süper güç” olarak adlandırılan devletler ise bırakın hayvan haklarını tartışmayı, iklim değişikliğini geciktirmek için bile harekete geçemeyecek kadar aciz durumda ve doğa düşmanı pozisyonda. Felakete sürüklenirken el el üstünde bekleyecek miyiz? Devletlerin değişmesini beklemek yerine biz neden değişmiyoruz? Öyle bir noktadayız ki &#8220;Türkiye&#8217;de hayvan hakları yok da Avrupa&#8217;da var mı&#8221; diye düşünüp koyvererek kendimizi daha da beter bir döneme doğru sürüklüyoruz. Nerede yaşarsak yaşayalım, hem dünyaya hem de bizlerle bu dünyada birlikte yaşayan hayvanlara âdil olmak zorundayız. Değişimi kendimizde başlatıp gerçeklerin, sebep olduklarımızın, karşı çıkmayarak onayladığımız devlet politikalarının nelere mal olduğunun farkına varmakla başlayabiliriz işe.</p>
<p>Hisleri, duyguları olan hayvanlara karşı asgarî bir yükümlülük hissedip onları öldürmeden, sömürmeden yaşayabileceğimizi sanırım hepimiz artık biliyoruz. &#8220;Ben değişsem ne olur ki&#8221; diye düşünerek harekete geçmiyorsak bu ülkenin de dünyanın da değişmeyeceği, değişemeyeceği ortada. Bazen adaletsizliğe, zulme karşı hiçbir şey yapamadığımız hissine, çaresizliğine kapılabiliyoruz. Önce kendimizi değiştirelim, sonra bizimle aynı düşünen, aynı dertlere sahip olan insanlarla bir araya gelip hayvanlar için, kendimiz için, toplum için birlikte neler yapabileceğimizi görelim. Harekete geçmek, hiçbir şey yapmamaktan daha iyidir. Değişimi kendinizde başlatarak, durduğunuz yerden bile dünyayı değiştirebileceğinizi unutmayın.</p>
<p>Ana Görsel: Kopenhag Hayvanat Bahçesi’nde çocukların gözü önünde kesilen, “üretim fazlası” yavru zürafa.</p>
<p>*Bu yazı, ilk olarak <a href="https://bianet.org/biamag/hayvan-haklari/191821-turkiye-de-hayvan-haklari-yok-da-avrupa-da-var-mi" target="_blank" rel="noopener noreferrer">biamag’</a>de yayınlanmıştır. Yazarının izni alınarak Sivil Sayfalar tarafından da paylaşılmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/30/turkiyede-hayvan-haklari-yok-da-avrupada-var-mi/">Türkiye&#8217;de Hayvan Hakları Yok da Avrupa&#8217;da Var mı?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’nın ardından&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/06/uluslararasi-hayvan-haklari-konferansinin-ardindan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Nov 2017 08:25:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Avcılık]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[sivil düşün]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Düşün Aktivist Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19860</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı&#8217;nda bir kez daha gördüm ki yüreği hayvanların özgürlüğü, kurtuluşu için atan binlerce insan, hayvanlar için çabalıyor. Bunu görmek, yalnız olmadığımızı bilmek bile benim için çok önemliydi. Cehennem koşullarında yaşamaya mahkum edilen hayvanlar için, yapabileceğiniz birçok şey olduğunu unutmayın&#8221; Her sene Lüksemburg&#8217;da düzenlenen Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı&#8217;na, Sivil Düşün Aktivist Programı&#8217;nın desteği [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/06/uluslararasi-hayvan-haklari-konferansinin-ardindan/">Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’nın ardından&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı&#8217;nda bir kez daha gördüm ki yüreği hayvanların özgürlüğü, kurtuluşu için atan binlerce insan, hayvanlar için çabalıyor. Bunu görmek, yalnız olmadığımızı bilmek bile benim için çok önemliydi. Cehennem koşullarında yaşamaya mahkum edilen hayvanlar için, yapabileceğiniz birçok şey olduğunu unutmayın&#8221;</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-19862 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/DJHrSrqXUAAQ02Y.jpg" alt="" width="353" height="442" />Her sene Lüksemburg&#8217;da düzenlenen Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı&#8217;na, Sivil Düşün Aktivist Programı&#8217;nın desteği ile, Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) olarak katıldık. Konferansta Türkiye&#8217;de hayvan hakları ve güncel sosyal-politik durum hakkında bir sunum gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayvan hakları konferansında da gündemdeydi.</p>
<p>Konferansta, Türkiye&#8217;den, çoğu birbirini tanımayan yaklaşık on kişiydik. Hayvan hakları aktivisti ve gazeteci- yazar Zülâl Kalkandelen ile yolumuz Lüksemburg&#8217;da da kesişti. Ricamız üzerine sağ olsun, Zülâl Kalkandelen bizi kırmadı ve birlikte yaptığımız sunumda, Türkiye&#8217;de veganizm ve hayvan hakları hareketine dair bir konuşma yaptı. Türkiye&#8217;deki hayvan hareketinin, kurtulamadığı refahçı (hayvanların köleliğine, sömürüsüne ve öldürülmesine karşı çıkmayıp bu süreçlerin &#8220;insanî&#8221; koşullarda işletilmesi gerektiğini savunan teori) çizgiden kaynaklanan tutarsızlığına dikkat çekti.</p>
<p>Yaptığımız sunumda, Türkiye&#8217;de hayvan haklarının durumu, hayvanların hukukî statüsü, mevzuatın hayvanlara yaklaşımı, farklı konu ve alanlarda hayvanları ilgilendiren ulusal mevzuat, hayvanlar için verdiğimiz mücadele, hayvan hakları mücadelesinde bir yöntem olarak vicdanî ret, darbe girişimi ve devam eden OHAL&#8217;in ülkeye, sosyal hareketlere etkisi üzerine konuştuk.</p>
<h4><strong>&#8220;Teorik sunumların ağırlıklı olduğu bir konferans yerine coğrafî ve küresel çapta karşılaşılan sorunların tespiti ve bu sorunların çözümü, transnasyonal bir dayanışma ağının oluşturulması konularına ağırlık verilseydi konferans daha verimli geçebilirdi&#8221;</strong></h4>
<p><strong>Türkiye&#8217;deki savaş ve çatışma ortamı</strong></p>
<p>Ben de savaş ve çatışma koşullarının hüküm sürdüğü bölgelere yaptığım ziyaretlerde edindiğim gözlem ve izlenimleri, dünyanın dört bir tarafından gelen hayvan hakları aktivistleri ile paylaştım; savaşın insanlarla birlikte hayvanlar ve doğayı da katlettiğini bir kez daha dillendirdim. Benim için oldukça travmatik olan, epey zorlu geçen bu ziyaretler, konferans aracılığıyla kısmen bir kez daha amacına ulaşmış oldu; tanık olduğum yıkımı, zulmü, katliamı uluslararası bir platformda bir kez daha ifade etme imkânı buldum. Gerçekleri aktararak, yaptığımız sunum ile maalesef herkesin içini kararttık.</p>
<p><strong>Konferansa dair&#8230;</strong></p>
<p>Konferans programı, bana göre çok fazla teoriye boğulmuştu. Hepimiz hayvan hakları hareketinde aktif söylem ve eylem üreten insanlardık. Teorik tartışmalar elbette önemli, mücadelenin ilkelerinin belirlenmesi açısından hayatî öneme sahip ama programda geniş bir yer tutan teorik sunumlar, konferansa dair beklentilerimizi biraz boşa çıkardı diyebilirim. Teorik sunumların ağırlıklı olduğu bir konferans yerine coğrafî ve küresel çapta karşılaşılan sorunların tespiti ve bu sorunların çözümü, transnasyonal bir dayanışma ağının oluşturulması konularına ağırlık verilseydi konferans daha verimli geçebilirdi diye düşünüyorum. Transnasyonal bir iletişim ve dayanışma ağı, özellikle gün geçtikçe izole bir hâle getirilen, yalnızlaşan ve dolayısıyla yalnızlaştırılan Türkiye gibi ülkelerdeki sosyal hareketler için oldukça önemli ve gerekli. Ancak ne olursa olsun, aynı mücadeleyi veren güzel insanlarla dört günümüzü paylaşmak, yaşadığımız ülkelerde ve küresel olarak karşımıza çıkan, hayvanların sorunlarını ve mücadeledeki engelleri sohbet ortamında, birebir tartışmak, dünyanın dört bir yanında hayvanların kurtuluşu için çabalayan yeni insanlarla tanışmak, tabii ki oldukça umut vericiydi.</p>
<p>Almanya, Fransa, İsveç, İsviçre, İtalya, Estonya, Polonya, İngiltere, Avustralya, Brezilya, ABD, Belçika, Hollanda, Çekya, Slovenya, Danimarka, Avusturya, İspanya, Norveç, İrlanda, Portekiz&#8217;den konuşmacıların olduğu konferansta, hayvan deneylerinden kürke, avcılıktan yumurta endüstrisine. esaret altındaki hayvanlardan balıkçılık endüstrisine, veganlıktan iklim değişikliğine kadar birçok konu üzerine konuşuldu. Farklı ülkelerdeki, hayvan haklarını ilgilendiren gelişmeler hakkında konuşmalar yapıldı. Uluslararası kampanyalar hakkında sunumlar ve hayvan hakları mücadelesinin daha etkin bir şekilde yürütülmesi için atölyeler gerçekleştirildi, film gösterimleri ve konserler düzenlendi. Bizler de &#8220;Genç İnsanlara Ulaşmak&#8221; konulu açık tartışmada, bir yıllık bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkardığımız &#8220;Çocuklar İçin Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri&#8221; çalışmamız kapsamında açık kaynak hâline getirdiğimiz atölye modelini ve atölye modelinin oluşturulması sürecindeki gözlem ve izlenimlerimizi katılımcılarla paylaştık.</p>
<p><strong>Nonhuman Rights Project</strong></p>
<p>Konferans boyunca takip ettiğim birçok konuşma ve sunum arasında, Nonhuman Rights Project&#8217;in kurucusu Steven Wise&#8217;ın konuşması gerçekten umut ve ilham vericiydi. Wise, evrensel hukuk ilkelerini ve hukuku bir araç olarak kullanarak, Brezilya&#8217;daki Mendoza Hayvanat Bahçesi&#8217;nde bir kafesin içinde tek başına esaret altında tutulan ve Cecilia adı verilen şempanzeyi  Great Ape Project Brazil (GAP) ile nasıl kurtardıklarını, bizim dışımızdaki hayvanların bireylik hakkının kazanılması için nasıl bir mücadele yürüttüklerinden bahsetti. Türkiye&#8217;de birlikte çalıştığımız avukat dostlarımızın ve hak mücadelesi veren tüm avukatların, bu konuşmayı dinlemesini ve Nonhuman Rights Project&#8217;ten ilham almalarını diliyorum. Steven Wise&#8217;ın konuşmasının video kaydı <a href="https://www.youtube.com/watch?v=jU1LWiXy7n4" target="_blank" rel="noopener noreferrer">bu linkten</a> izlenebilir. Ayrıca, dünyada bir ilk olarak, tutsak şempanze Cecilia&#8217;nın, nasıl &#8220;insan olmayan birey&#8221; ilân edildiği ile ilgili olarak, Yunuslara Özgürlük Platformu&#8217;nun çevirdiği röportaj <a href="http://yunuslaraozgurluk.com/dunyada-bir-ilk-sempanze-cecilia-insan-olmayan-birey-ilan-edildi" target="_blank" rel="noopener noreferrer">bu linkten</a> okunabilir.</p>
<h4>&#8220;&#8230;hayvanlar için çok yönlü sürdürdüğümüz bu mücadelede, aynı zamanda yasal süreçleri işleterek, hukuku bir araç olarak kullanarak hayvanların haklarını korumaya çalışıyoruz. Darbe ve ardından gelen, âdeta başka bir darbe niteliği taşıyan OHAL&#8217;in, yargıyı oldukça etkisizleştirdiği ve siyasîleştirdiği, adliyeleri neredeyse bloke ettiği ise su götürmez bir gerçeklik&#8221;</h4>
<p><strong>Eğitimde vicdanî ret hakkı</strong></p>
<p>İlgimi çeken başka bir kampanya tartışması da hayvan deneyleri konusunda oldu. &#8220;Anti-vivisection&#8221; başlıklı kampanya tartışmasında, Brezilyalı aktivistler, ülkelerinde eğitimde vicdanî ret hakkının nasıl kazanıldığına ilişkin önemli deneyimler aktardılar. Bizler de Türkiye&#8217;de eğitimde vicdanî ret hakkının tanınması için bir kampanyaya başlamıştık ancak bu kampanya, Türkiye&#8217;nin bizi oradan oraya savuran süreçleri sayesinde, belli bir süre içerisinde sönümlenmişti. Etkinlikte konuşan Profesör Paula Brügger, akademisyenlerin bağnazlığı ve otoriterliğinden, akademik kariyer uğruna katledilen binlerce hayvandan ve hayvan deneylerinin gereksizliğinden bahsetti. Türkiye&#8217;de de üniversitelerindeki eğitimleri sırasında, hayvan katletmeyi ya da kullanmayı reddeden çoğu öğrencinin yoğun baskı gördüğünü biliyoruz. Her türlü zorluğa rağmen, eğitimde vicdanî ret hakkı Brezilya&#8217;da anayasal bir hak olarak kabul edilmiş durumda. Darısı Türkiye&#8217;nin başına diyorum&#8230;</p>
<p><strong>&#8220;Darbe ve OHAL&#8217;in hayvanlarla ne ilgisi var?&#8221;</strong></p>
<p>Konferansta tanıştığımız ve sunumumuzun içeriğini merak eden Türkiyeli bir hayvan korumacı, &#8220;darbe ve OHAL&#8217;in hayvanlarla ne ilgisi var ki?&#8221; diye bana sordu. Bizler, hayvanlara bireysel olarak uygulanan şiddetin yanında, yoğun bir şekilde karşımıza çıkan kurumsal şiddet ile de mücadele ediyoruz. Toplu zehirlemeler, usulsüz hayvan toplamaları, tecrit, toplama kampı işkenceleri gibi vakaların ve mekansal olarak, hayvan türleri açısından farklılık gösteren, her çeşit hayvan hakları ihlâlinin yaptırımla karşılık bulamayışı, Türkiye&#8217;de sürekli deneyimlediğimiz pratiklerdi. Ancak şu anda, bahsettiğim bu kurumsal şiddet ile mücadele etmek neredeyse imkânsız. Bizler, hayvanlar için çok yönlü sürdürdüğümüz bu mücadelede, aynı zamanda yasal süreçleri işleterek, hukuku bir araç olarak kullanarak hayvanların haklarını korumaya çalışıyoruz. Darbe ve ardından gelen, âdeta başka bir darbe niteliği taşıyan OHAL&#8217;in, yargıyı oldukça etkisizleştirdiği ve siyasîleştirdiği, adliyeleri neredeyse bloke ettiği ise su götürmez bir gerçeklik&#8230; Ülkemizde bir devlet geleneği olarak, yöneticilerin hesap vermemesi, devlet memurlarının soruşturulmaması ve cezasızlık konuları, içinden geçtiğimiz bu dönemde iyice ayyuka çıkmış durumda. Milletvekilleri aracılığıyla TBMM Başkanlığı&#8217;na sunulmasını sağladığımız, hayvan hakları ihlâlleri ile ilgili soru önergelerine bir cevap dahi alınamıyor.</p>
<p>Özellikle darbeden sonra, normal koşullarda yaşadığımızı kim iddia edebilir? Sivil toplum olarak çalışmalarımıza devam etmeye çalışıyoruz ancak Türkiye&#8217;de her daim mevcut olan devlet baskısı daha da artmadı mı? Örneğin, bizim, Çocuklar İçin Hemen Şimdi Barış Girişimi&#8217;nde, Denge ve Denetleme Ağı&#8217;nda birlikte olduğumuz, çalışmalarına kefil olduğumuz Gündem Çocuk Derneği OHAL&#8217;de kapatılmadı mı? Geçen sene, Ordu&#8217;da düzenlemek istediğimiz 3. Avrasya Hayvan Hakları Buluşması&#8217;nı OHAL nedeniyle iptal etmek zorunda kalmadık mı? İnsan hakları kadar politik ve toplumsal bir mücadele olan hayvan hakları hareketi, bu süreçten hiç etkilenmedi diyebilir miyiz? Devlet eliyle kanunun dışına itilmiş olan hayvanlar için bir hak mücadelesi vermek, bu koşullarda daha da zorlaştı. Verdiğimiz mücadeleden, geçmişte de tatmin edici sonuçlar alamıyorduk ancak son yıllarda tutunduğumuz tek dal olan hukuk da neredeyse tamamen işlevsiz hâle gelmiş durumda. Biz aktivistlerin yaşadığı yoğun travma, baskı ve tükenmişlik hâlinden bahsetmiyorum bile&#8230;</p>
<h4>&#8220;Konferansa Almanya&#8217;dan katılan aktivistler ise, Almanya basınının, Erdoğan hakkında her gün saatlerce yayın yaptığını, Cumhurbaşkanı&#8217;nın konuşmalarını sürekli aktardığını ifade etti ve &#8220;Almanya&#8217;da içimiz dışımız Erdoğan, artık katlanamıyoruz, siz Türkiye&#8217;de buna nasıl katlanıyorsunuz?&#8221; diye sordular&#8221;</h4>
<p><strong>&#8220;Nasıl vize aldınız?&#8221;</strong></p>
<p>Konferans boyunca, katılımcıların &#8220;Nasıl vize aldınız?&#8221; soruları ile sıkça karşılaştık.  HAKİM&#8217;in yürüttüğü hak ihlâllerini raporlama çalışmasını da daha önce desteklemiş olan Sivil Düşün Aktivist Destek Programı&#8217;nı yürüten AB Türkiye Delegasyonu&#8217;nun vize destek yazısı olmasaydı, muhtemelen vize alamayacaktık zaten. Konferansta konuşmacı olan, Kenya ve Pakistan&#8217;dan gelecek olan aktivistlerin ise maalesef vize alamadığını öğrendik. Halbuki en çok onların deneyimlerini merak ediyorduk ancak kendileri ile tanışamadık. Sınırlara, Avrupa Birliği&#8217;nin vize politikasına bir kez daha lanet okuduk. Pakistan ve Kenya&#8217;dan konuşmacılar, konferansa katılamayınca, &#8220;üçüncü dünya ülkesi&#8221; olarak Türkiye&#8217;den gelen aktivistler, yani bizler, konferans katılımcıları tarafından yoğun ilgi gördük. Bu yoğun ilgi, zaman zaman bizim için rahatsız edici boyutlara ulaştı.</p>
<p><strong>Gündemden düşmeyen &#8220;dünya lideri&#8221; Erdoğan&#8230;</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konferansta da gündemdeydi. Birçok ülkeden aktivist, Türkiye ve Erdoğan hakkında birçok soru sordu; herkese esip gürleyen bir cumhurbaşkanı olarak, kendisi merak konusuydu. Kimi aktivistler ise Erdoğan&#8217;ı, &#8220;çılgınlık&#8221; konusunda Trump&#8217;la benzeştirdi ve bu çılgın &#8220;dünya liderleri&#8221; olduğu sürece, &#8220;hepimizin işi çok zor&#8221; diye yakındı. Konferansa Almanya&#8217;dan katılan aktivistler ise, Almanya basınının, Erdoğan hakkında her gün saatlerce yayın yaptığını, Cumhurbaşkanı&#8217;nın konuşmalarını sürekli aktardığını ifade etti ve &#8220;Almanya&#8217;da içimiz dışımız Erdoğan, artık katlanamıyoruz, siz Türkiye&#8217;de buna nasıl katlanıyorsunuz?&#8221; diye sordular.</p>
<p>Sohbetlerde, Türkiye&#8217;de hayvanların korunması ile ilgili mevzuatın ilk kez AK Parti döneminde kabul edilerek yürürlüğe girdiğini ama kanunun 13 senedir uygulanmadığını, insan haklarının bile çok zor savunulduğu bir dönemde hayvan haklarını savunmanın ne kadar güç olduğunu aktardık. Aynı zamanda, hayvanlara yönelik hak ihlâllerinin önlenmesi ve mevzuatın hayvanlar lehine iyileştirilmesi için, siyasî bir aktör olarak hükümet ve AK Parti&#8217;nin muhatap olduğundan ve hükümet ile diyaloğun sürdürülmesinin hayvanlar için öneminden de bahsettik. 2004&#8217;te yasalaşan ve AK Parti için siyasî bir başarı olarak değerlendirilebilecek Hayvanları Koruma Kanunu&#8217;nun hükûmet tarafından neden sahiplenilmediğini gerçekten merak ediyorum. Mesela, neden 13 senede bir tane bile belediye başkanı, Hayvanları Koruma Kanunu&#8217;na muhalefet ettiği için, görevi kötüye kullanmaktan yargılanıp cezalandırılmadı? Cumhurbaşkanı&#8217;nın, AK Partili bakan ve yöneticilerin, sık sık sarf ettikleri &#8220;Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü&#8221; sözünden hepsinin hayvanları sevdiğini biliyoruz. Türkiye, hayvanları koruma hakkında bir mevzuata kavuştuğundan beri, hayvanları sevmenin yeterli olmadığını bizzat deneyimliyoruz. Onların haklarına saygı duyulmadığı sürece, barınaklardan, hayvanat bahçelerinden, yunus parklarından, hayvanların tutulduğu bilumum tesisten, onların imdat çığlıkları yükselmeye devam edecek.</p>
<h4>&#8220;Bugün korkunç boyutlara ulaşan ve önümüzdeki yıllarda bizi bekleyen ekolojik felaketlerin başlıca sebeplerinden de olan hayvancılık endüstrisi, devlet koruması altında gerçekleşiyor. Bu nedenle, hayvan hakları mücadelesi dünyadaki en zor mücadelelerden bir tanesi&#8221;</h4>
<p><strong>&#8220;Sizin yerinizde olsaydık mücadeleyi bırakırdık&#8221;</strong></p>
<p>Bizimle iletişim kuran katılımcıların kimisi, Türkiye gibi bir ülkede yaşadığımız için bizim için üzüldüğünü söyledi; kimisi ise savaştan, çatışmadan tarumar olan Suriye ile Türkiye&#8217;yi karşılaştırdı. Bu tarz tepki veren insanlara, asıl ihtiyacımız olan şeyin dayanışma olduğunu ısrarla anlattık. Bazı katılımcılar ise, aktardığımız bilgiler ve uluslararası basından takip ettiklerine dayanarak, &#8220;sizin yerinizde olsaydık mücadeleyi bırakırdık&#8221; dedi. Aktivistlerin bu denli &#8220;uç&#8221; noktalarda, hatta rahatsızlık verici boyutlarda yorum yapmalarını, şahsen Türkiye&#8217;nin iç ve dış politikadaki basiretsizliğine bağlıyorum.</p>
<p><strong>Hayvan hakları tüm dünyada yok sayılıyor</strong></p>
<p>Konferansın ardından, bir kez daha, tüm dünyada hayvan haklarının yok sayıldığını kolaylıkla söyleyebilirim. Bugün korkunç boyutlara ulaşan ve önümüzdeki yıllarda bizi bekleyen ekolojik felaketlerin başlıca sebeplerinden de olan hayvancılık endüstrisi, devlet koruması altında gerçekleşiyor. Bu nedenle, hayvan hakları mücadelesi dünyadaki en zor mücadelelerden bir tanesi. Devletlerle ayrı, hükümetlerle ayrı, sermaye grupları ile ayrı, yoğun bir tüketim çılgınlığı bombardımanı altında olan ve birçok faktör nedeniyle sorgulamaya kapalı toplum ile ayrı mücadele etmeniz gerekiyor.</p>
<p><strong>Hayvanlar için hepimizin yapabileceği şeyler var</strong></p>
<p>Mücadelemiz zor, karşılaştığımız engeller çok büyük ancak umudumuzu kaybetmeden mücadeleye devam ediyoruz çünkü her gün milyonlarcası öldürülen, sömürülen, sistematik işkenceye maruz bırakılan, ailesinden koparılan, müebbet hapse mahkum edilen hayvanların, bizlerden başka kimsesi yok. Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı&#8217;nda bir kez daha gördüm ki yüreği hayvanların özgürlüğü, kurtuluşu için atan binlerce insan, hayvanlar için çabalıyor. Bunu görmek, yalnız olmadığımızı bilmek bile benim için çok önemliydi. Cehennem koşullarında yaşamaya mahkum edilen hayvanlar için, yapabileceğiniz birçok şey olduğunu unutmayın. Hiçbir şey yapamasanız bile, değişimi kendinizde başlatabilirsiniz. Hayvanlara uygulanan rutin ve sistematik şiddet artık gün gibi ortada. Gerçeklerin farkında değilseniz &#8220;Earthlings&#8221; filmini izlemekle başlayabilirsiniz ve hayvanlara uygulanan zulme ortak olmamak için vegan olmayı en azından deneyebilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>* <em>Bu yılki Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’ndaki konuşmaların video kayıtlarına, konferansın </em><a href="https://www.youtube.com/watch?v=kE0xmHkzpFg&amp;list=PLqPXWQAGKrlbiGDu7lE0TV2OczR9yLD53" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>Youtube kanalından</em></a><em> erişilebilir.</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/06/uluslararasi-hayvan-haklari-konferansinin-ardindan/">Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’nın ardından&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’na Sivil Düşün desteğiyle katılabilirsiniz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/22/uluslararasi-hayvan-haklari-konferansina-sivil-dusun-destegiyle-katilabilirsiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Apr 2017 07:16:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Atölye Çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Konser]]></category>
		<category><![CDATA[sivil düşün]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Düşün Hareketlilik ve Ağ Oluşturma Desteği]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=13737</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı 7 – 10 Eylül 2017 tarihleri arasında Lüksemburg’da düzenlenecek. Hayvan hakları aktivistleri arasında ağ oluşturmanın hedeflendiği hayvan hakları, hayvan özgürleşmesi odaklı konferansta oturumların yanı sıra atölye çalışmaları ve konserler de organize edilecek. Konferansta stant açılması için başvurular da alınıyor. Sivil Düşün Hareketlilik ve Ağ Oluşturma Desteği’yle, siz de bu konferansa katılabilirsiniz Konferans web sitesi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/22/uluslararasi-hayvan-haklari-konferansina-sivil-dusun-destegiyle-katilabilirsiniz/">Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’na Sivil Düşün desteğiyle katılabilirsiniz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı 7 – 10 Eylül 2017 tarihleri arasında Lüksemburg’da düzenlenecek. Hayvan hakları aktivistleri arasında ağ oluşturmanın hedeflendiği hayvan hakları, hayvan özgürleşmesi odaklı konferansta oturumların yanı sıra atölye çalışmaları ve konserler de organize edilecek. Konferansta stant açılması için başvurular da alınıyor.</p>
<p>Sivil Düşün <span class="highlightNode">Hareketlilik</span> ve Ağ Oluşturma Desteği’yle, siz de bu konferansa katılabilirsiniz</p>
<p>Konferans web sitesi için<a href="https://ar-conference.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> tıklayın</a>.</p>
<p>Kayıt formu için <a href="https://ar-conference.org/registration" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> tıklayın.</a></p>
<p><strong>Uluslararası Hareketlilik ve Ağ Oluşturma Desteği ile;</strong></p>
<ul>
<li>Uluslararası ve ulusal seyahat <span class="tooltips " title="">(Uluslararası seyahate uygun ülkeler listesi) </span></li>
<li>Vize</li>
<li>Pasaport</li>
<li>Konaklama</li>
<li>Belge tercüme (Bu destek kalemi yalnızca sivil toplum örgütleri için uygun gider olacaktır.)</li>
<li>Ardıl ve diğer tercüme (Yurt dışı seyahatlerde gerekli olursa, çevirmenin yalnızca seyahat ve konaklama giderleri uygundur. Bu destek kalemi yalnızca sivil toplum örgütleri için uygun gider olacaktır.)</li>
</ul>
<p>masraflarınızı uluslararası hareketliliğiniz kapsamında talep edebilirsiniz.</p>
<p>Destek talebinde bulunan kişilerin başvuruları ilk aşamada bağımsız uzmanlar tarafından uygunluk kontrolünden geçirildikten sonra, ikinci aşamada #SivilDüşün Teknik Destek Ekibi tarafından bütçe ve diğer detaylar için uygunluk kontrolünden geçirilmektedir.</p>
<p>Destek talebinde bulunmadan önce Hareketlilik ve Ağ Oluşturma Desteği ayrıntılarına ve uygunluk kriterlerine göz atmak <a href="http://sivildusun.net/destekler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>tıklayınız</strong></a>.</p>
<p>Hareketlilik ve Ağ Oluşturma Desteği’ne başvurmak için <strong><a href="http://mis.sivildusun.net/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buraya tıklayarak</a></strong> MIS sistemine kayıt olunuz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/22/uluslararasi-hayvan-haklari-konferansina-sivil-dusun-destegiyle-katilabilirsiniz/">Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’na Sivil Düşün desteğiyle katılabilirsiniz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
