<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ulaş Bayraktar arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ulas-bayraktar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ulas-bayraktar/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 May 2021 11:56:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Ulaş Bayraktar arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ulas-bayraktar/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Pandemiyle Mücadelede Yerelden Çözümler Sürecin Başarısını Etkiliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/26/pandemiyle-mucadelede-yerelden-cozumler-surecin-basarisini-etkiliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 May 2021 09:13:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[Nahit Eren]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemiyle mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaş Bayraktar]]></category>
		<category><![CDATA[Yeliz Düşkün]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Zelal Yalçın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70503</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yerel yönetim ve sivil toplum alanından uzmanlar; pandemiyle mücadelede, kararların yerelleşmesinin ve illerin öznel koşullarının göz önüne alınmasının salgının toplumsal, ve ekonomik etkilerinin azaltılmasında etkili olduğunu kaydediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/26/pandemiyle-mucadelede-yerelden-cozumler-surecin-basarisini-etkiliyor/">Pandemiyle Mücadelede Yerelden Çözümler Sürecin Başarısını Etkiliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşılama grafiklerinin yükselmesiyle bazı ülkelerde normalleşme adımları atılsa da Covid-19 pandemisinin etkileri küresel olarak sürüyor. Pandemiyle mücadelede karantina, aşı, test gibi sağlık sistemiyle ilgili tedbirlerin yanı sıra, yönetim sistemlerinden, sosyal politikalara kadar birçok alandaki çalışmaların etkili olduğu yapılan araştırmalarla ortaya konuluyor.</p>
<p>ABD&#8217;deki Michigan Üniversitesi&#8217;nden küresel sağlık uzmanı olan Prof. Dr. Elizabeth King araştırmasında; yönetim sisteminin hem şeklinin hem de kurumsal işleyişinin pandemiyle mücadelede başarı seyrini etkilediğini savunuyor. King’e göre, yönetim sistemi (demokrasi veya otokrasi), resmi siyasi kurumlar (federal yapılar, başkanlık kurumları vs) ve devletin kapasitesi (sağlık sistemleri ve kamu yönetimi üzerindeki kontrol) gibi unsurların, ülkelerin Covid-19&#8217;a verdiği tepkileri şekillendiriyor.</p>
<p>Türkiye’de genel itibariyle tüm salgın süreci, kapanma, kısıtlama kararlarının yanı sıra; toplumsal ve ekonomik etkilerin aza indirilmesi noktasındaki destekler dahil olmak üzere merkezi uygulamalarla yönetildi, yönetilmeye devam ediliyor. İl hıfzıssıhha kurulları oluşturulsa da eğitim alanı başta olmak üzere hem önlemler hem de etkiler noktasında valiliklerin pek inisiyatif almadığı gözleniyor.</p>
<p><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-70507 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/mehmet-kaya-640x427.jpg" alt="Mehmet Kaya" width="306" height="204" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/mehmet-kaya-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/mehmet-kaya.jpg 1000w" sizes="(max-width: 306px) 100vw, 306px" />Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Mehmet Kaya</strong>, yerelden çözümler için, yetki paylaşımı yöntemiyle ilin tüm paydaşlarının sürece dahil edilmesinin gerekliliğine işaret ediyor. Pandemi sürecinde oluşan sıkıntılarla ilgili valiliklerin suçlandığını hatırlatan Kaya, bu noktada valilerin sorumluluk almaktan geri durduğunu belirtirken, bunun önlenmesi için bilim kurulunun bir benzerinin her ilde oluşturulması gerektiğini böylece hem yetki hem de sorumluluğun daha kolay üstlenileceğini kaydediyor.</p>
<p>Pandemiye karşı alınan önlemlerin yerelden belirlenmesinin önemine vurgu yapan Mehmet Kaya, özellikle ekonomik alandaki kararların merkeziliğinin olumsuz etkileri arttırdığını söylüyor. Diyarbakır-Kocaeli illerini karşılaştıran Kaya, pandeminin ekonomik etkileri noktasında kısa çalışma ödeneğinden Diyarbakır’daki yararlanma oranlarının çok düşük olduğunu belirtiyor. Kapanmalardaki yasak kararlarında illerin ticari ve ekonomik alt yapısının dikkate alınması gerektiğini de kaydeden Kaya, &#8220;Kocaeli’de istihdam açısından sanayi sektörünün oranı yüzde 60&#8217;larda bu oran Diyarbakır’da yüzde 18. Hizmet sektörü ise tam tersi daha büyük. İki ilde de aynı şekilde standart bir uygulama getirdiğiniz zaman Kocaeli belki hiç etkilenmez ama Diyarbakır tamamen etkileniyor. Yine yaptığımız anketlere göre kısa çalışma ödeneğinden yararlanma oranı çok düşük çünkü Diyarbakır’da söz konusu ödenek için getirilen şartları sağlayacak çok büyük işletmeler ve çalışan kapasitesi yok.&#8221; dedi.</p>
<p>Kriz anlarında yerelden müdahalelerin, kararların sorunların çözümündeki etkisinin daha büyük olacağını da savunan Kaya, her ilin kendine özgü sanayi, hizmet, ticaret sektör dağılımları olduğunu belirterek, kararların yereldeki ihtiyaçları gözetecek yapıda olmasının önemine vurgu yaptı.</p>
<h5>Şeffaflık ve İllerin Öznel Koşullarının Göz Önüne Alınmasının Önemi…</h5>
<p><img decoding="async" class="wp-image-70506 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/nihat-eren-640x480.jpeg" alt="Nihat Eren" width="234" height="175" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/nihat-eren-640x480.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/nihat-eren-1280x960.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/nihat-eren-1024x768.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/nihat-eren.jpeg 2048w" sizes="(max-width: 234px) 100vw, 234px" /><strong>Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren</strong> de yerelden uygulamaların desteklenmesinin önemine vurgu yaparken, pandemi yönetimindeki diğer önemli bir konunun sürecin şeffaf yürütülmesi olduğunu kaydediyor. Eren, sağlık hizmetlerinden, pandemiye karşı oluşturulan ekonomik ve toplumsal desteklere kadar tüm kararların, illerin kendi öznel koşullarına göre oluşturulması gereğinin altını çiziyor ve yerelde başta olmak üzere sivil toplumun sürece dahil edilmesinin önemini de vurguluyor.</p>
<p><strong><img decoding="async" class="wp-image-61360 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/zelal-yalcin-1.jpg" alt="zelal yalçın 1" width="176" height="274" />İstanbul Planlama Ajansı Sosyal Politikalar Koordinatörü ve Yereliz Derneği’nden Zelal Yalçın</strong> da, yerel yönetimlerin pandemi süreçlerinde ekonomik ve sosyal politikalar alanında çözümler geliştirdiğini kaydediyor. Yerel yönetimlerin bu çabalarının süreç boyunca engellenmelerle karşılaştığını da kaydeden Yalçın, “Oysa ki pandeminin ortaya çıkarttığı sosyal ve ekonomik kriz ile etkin, verimli ve yerinden mücadele etmek için yerel yönetimlerin rolünü ve bütçesini arttırmak, merkez yerel koordinasyonunu en üst düzeyde sağlamak gerekirdi. Bu kaynakların verimli kullanımı, ulaşılan kesimlerin çeşitliliğin sağlanmasını, tedarik kaynaklarının çoğaltılarak yerel ekonomilerin güçlendirilmesine ayrıca katkı sağlayabilirdi.&#8221; dedi. Sürecin devam ettiğini vurgulayan Yalçın, yine pandeminin etkilerinin daha uzun süre devam edeceğinin öngörüldüğünü belirterek, “Dolayısıyla merkez yerel arasında etkin koordinasyonun bir an evvel sağlanması, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi sosyal ve ekonomik kriz ile baş edebilmekte önemli bir fırsat alanı olarak durmaya devam ediyor.” Diye konuştu.</p>
<h5>Okul Temelli Kararların Gerekliliği…</h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-61399" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/yeliz-duskun-640x640.jpg" alt="Yeliz Düşkün" width="263" height="263" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/yeliz-duskun-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/yeliz-duskun-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/yeliz-duskun.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 263px) 100vw, 263px" /></p>
<p>Kararların merkeziliğinin eğitime ve çocukların iyi olma haline etkisini değerlendiren <strong>Eğitim Reformu Kıdemli Politika Analisti Yeliz Düşkün</strong> de, sadece pandemi şartlarında değil diğer zamanlarda da çocuklar başta olmak üzere eğitim paydaşlarının ihtiyaçlarının değişkenlik gösterdiğini ve kimi durumlarda il-ilçe düzeyinde de değil, okul düzeyinde karar alma esnekliğinin olmasının gerekliği olduğunu kaydediyor.</p>
<p>Pandemi döneminde çok kısa bir süre için köy okulları için ayrı kararlar alındığını ama genel itibariyle vakaların olmadığı köylerde de eğitimin yüz yüze yapılmadığını belirten Yeliz Düşkün, “Bu durum, okul temelli karar almanın önemini hatırlatıyor. Örneğin ERG uzun yıllardır öğretmenler için okul temelli mesleki gelişimin ön planda olması gerektiğini savunuyor. Benzer bir biçimde okullara bütçe verilmesinin önemini vurguluyor. Bu özerklik, okulların çözüm üretme ve uygulama kapasitelerinin gelişmesi için de önemli. Türkiye’de eğitim sisteminin krizlere nasıl yanıt verdiğini tartışırken, aslında şunu da sormak iyi olur: Okulların çözüm üretme ve uygulama kapasitesi yeterince güçlü mü ve okullar bu yönde teşvik ediliyor mu?&#8221; dedi.</p>
<p>Düşkün, okulların bu anlamda güçlü olması durumunda, salgın koşullarında okul düzeyinde kararlar alınmasını ve daha fazla okulun daha uzun süre yüz yüze eğitim vermesinin sağlanabileceğini vurguluyor. Eğitimin tek amacının akademik başarı olmadığını çocuğu iyi olma halinin önemine de vurgu yapan Düşkün, “Özellikle pandemi gibi bir koşulda çocuğun her açıdan iyi olmasının öncelikli olması gerektiğinden, alınan kararların önemi de artıyor. ERG’nin görüşüne başvurduğu öğretmenler özellikle kendi inisiyatifleriyle yürüttükleri çocukların iyi olma haline odaklanan çalışmalarını öne çıkarıyorlar. Çeşitli ağlar ve etkinliklerle bu tür inisiyatiflerin yaygınlaştığını görüyoruz. Okul düzeyinde alınan kararlar, çocuklarla birebir temasta olan paydaşların, yani öğretmen, aile ve okul idarecisinin kararlara dahil olmasına ve başta çocuklar olmak üzere okulun paydaşlarının ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirilmesine olanak tanıyor. Bu nedenle okul düzeyinde karar alma her zamankinden de daha önemli hale geliyor.&#8221; dedi.</p>
<h5>Civar Demokrasisine Doğru…</h5>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-70508 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ulas-bayraktar.jpg" alt="" width="219" height="219" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ulas-bayraktar.jpg 512w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ulas-bayraktar-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 219px) 100vw, 219px" />Mekanda Adalet Derneği</strong>’nin Salgın Sonrası için Ekolojik Manifestolar’ında pandemi sürecini yerelden çözümler noktasında değerlendiren <strong>Ulaş Bayraktar</strong> da, salgının oluşturduğu sosyal ve ekonomik sorunlarına karşı ‘<a href="https://mekandaadalet.org/wp-content/uploads/2021/04/mad_11_YerelDemokrasi_UlasBayraktar_ed2_single.pdf" target="_blank" rel="noopener">civar demokrasisi</a>’ kavramının çözüm noktasında berraklaştığını belirterek, “Merkezi bir konumdan konuşan aktör ve kurumların krizi yönetebilmesi, sorunları önleyen ya da çözen etkili politikalar tesis edebilmesi mümkün değil. Nitekim, geniş coğrafyalar, kalabalık ve heterojen topluluklar için merkezi yönetimin sorunları öngörmesi, doğru analiz edip yerinde tedbirleri zamanında hayata geçirebilmesi hayli zor.&#8221; diyor.</p>
<p>Uzaktan kurgulanan politikaların uygulamadaki sonuçlarının ne kadar yetersiz ve geç kaldığının pandemi sürecinde daha da görünür olduğunu belirten Bayraktar, “Merkezi yönetim sokağa çıkma yasakları sırasında yerel yönetimleri geri plana iterek kendisi sunmaya kalktığı yardım ve destek hizmetlerini ancak bu belediyelerin araç ve insan kaynağını kullanarak başarabildi. Salgın sürecinin bu deneyimi, yerel yönetimlerin sorunların çözümünde neden ve nasıl daha etkili olabileceğini göstermiş durumda. Bu anlamda özellikle belediyelerin güçlendirilmesi artık kelimenin sözlük anlamı ile hayati bir önem taşıyor.” cümlelerine yer veriyor. Bayraktar, civar demokrasisinde kentlerde yaşayan yurttaşların kararlara katılımı ve hemşehri hukuku içindeki uygulamaların belirleyiciliğine de vurgu yapıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/26/pandemiyle-mucadelede-yerelden-cozumler-surecin-basarisini-etkiliyor/">Pandemiyle Mücadelede Yerelden Çözümler Sürecin Başarısını Etkiliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anadolu’dan Dayanışma Manzaraları</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/14/anadoludan-dayanisma-manzaralari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2021 12:54:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi Avrupa Siyaset Okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Altınay]]></category>
		<category><![CDATA[Memleket Manzaraları: Bir Dayanışma Arkeolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaş Bayraktar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=65546</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boğaziçi Avrupa Siyaset Okulu, mezunlarının katkılarıyla hazırlanan Memleket Manzaraları: Bir Dayanışma Arkeolojisi’ni genişleterek yeniden yayınladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/14/anadoludan-dayanisma-manzaralari/">Anadolu’dan Dayanışma Manzaraları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlk olarak, 2020 yılının Mayıs ayında  yayınlanan Memleket Manzaraları: Bir Dayanışma Arkeolojisi genişletildi. Boğaziçi Avrupa Siyaset Okulu, salgının halen sürdüğünü hatırlatarak, “Dayanışma üzerine konuşmak, içinde yaşadığımız toplumun dayanışma pratiklerinden haberdar olmak bize hala çok önemli görünüyor. Mezunlarımızın yeni yazılarıyla genişlettiğimiz yayınımızın evlerimizde, fiziksel olarak birbirimizden uzak, ama geleceğe dair hayaller kurarken hepimize ilham olabileceğine inanıyoruz.” Diyor.</p>
<p>Coğrafyadaki farklı dayanışma pratiklerine dair anlatı, röportaj ve yazılardan oluşan yayının editörü Ulaş Bayraktar da, salgına karşı sosyal mesafenin gerekli olduğunu ancak bu mesafenin dayanışma ve yardımlaşmayı engellememesi gerektiğini vurguluyor.  Tarih ve coğrafya içinde ilham verici bir geziye çıktıklarını belirten Bayraktar, “Tüm Anadolu’yu kat ederek bu toprakların dayanışma kültürünün en özgün ve ilham verici deneyimlerini hatırlayıp öğrendik. Şölenlere ve eğlencelere katıldık, ekmek pişirdik, yemek yedik, evler yaptık, daireler satın aldık, yaşlıları ziyaret ettik, yoksullara yardım ettik, yetimlerle birlikte kamp yaptık. Ezcümle çok uzaklardaki değerleri tam içimizde hissettik, kıymetlerini en saf biçimde idrak ettik. Küçük bir ekran üzerinden koskoca bir dayanışma kıtasını keşfe çıktık, umudumuzu ve yarına olan inancımızı tazeledik. “ sözleriyle anlatıyor yayını.</p>
<p>Editörümüz Derya Kap&#8217;ın Tuğrul Paşaoğlu ile 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerindeki dayanışma hallerini konuştuğu röportajının da yer aldığı  Memleket Manzaraları: Bir Dayanışma Arkeolojisi’ne ulaşmak için <a href="http://avrupasiyasetokulu.org/memleket-manzaralari-bir-dayanisma-arkeolojisi-210214/" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız.</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/14/anadoludan-dayanisma-manzaralari/">Anadolu’dan Dayanışma Manzaraları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MoDeL Projesi’nde Daha Demokratik Bir Yerel Yönetişim İçin İlk Etap Tamamlanmak Üzere</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/15/model-projesinde-daha-demokratik-bir-yerel-yonetisim-icin-ilk-etap-tamamlanmak-uzere/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Oct 2019 07:43:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Akif Burak Atlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Kaşıkırık]]></category>
		<category><![CDATA[Bahadır Keşan]]></category>
		<category><![CDATA[Burdur]]></category>
		<category><![CDATA[Daha Demokratik Bir Yerel Yönetişim İçin Sivil Toplumun Güçlendirilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Dostu Belediye Taahütnamesi]]></category>
		<category><![CDATA[Maltepe Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[MoDeL]]></category>
		<category><![CDATA[Simten Birsen]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaş Bayraktar]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=43277</guid>

					<description><![CDATA[<p>TESEV’in yürüttüğü Daha Demokratik Bir Yerel Yönetişim İçin Sivil Toplumun Güçlendirilmesi (MoDeL) projesi’nin son yuvarlak masa toplantısı 11 Ekim 2019 tarihinde İstanbul’da Maltepe Belediyesi ev sahipliğinde yapıldı. Proje’de elde edilen ilk veriler, belediye-STK işbirliğinin ideal seviyede olmasının en temel belirleyicisinin demokratikleşme düzeyi olduğuna işaret ediyor. Daha demokratik bir yerel yönetişimi hedefleyen proje ayrıca, kamu-STK işbirliğinin geliştirilmesi ve kamu politikasına yön verebilecek bir sivil toplum için kat edilmesi gereken mesafeye dikkat çekiyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/15/model-projesinde-daha-demokratik-bir-yerel-yonetisim-icin-ilk-etap-tamamlanmak-uzere/">MoDeL Projesi’nde Daha Demokratik Bir Yerel Yönetişim İçin İlk Etap Tamamlanmak Üzere</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">“Kamu ve STK’lar Arasındaki İşbirliğinin Güçlendirilmesi İçin Ortaklıklar Ve Ağlar Hibe Programı” kapsamında Türkiye ve Avrupa Birliği tarafından destelenen 7 projeden biri olan MoDeL, yönetişim odaklı bir anlayışla geliştirildi. MoDeL, daha demokratik bir yerel yönetim ile belediye ve sivil toplum işbirliğini güçlendirmeyi hedefliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2018 yılında başlayan proje, 2020 yılının sonunda tamamlanacak. Şişli Belediyesi ve Türkiye Kent Konseyleri Birliği proje ortakları iken,  iştirakçisi Denge Denetleme Ağı olan MoDeL projesi 3 aşamalı olarak kurgulandı. İlk aşamada, Türkiye genelinde 200 civarında STK’dan ulusal bir anket oluşturmak amacıyla görüş alındı. Adana, Ankara, Burdur, Gaziantep, İzmir, Kars, Sinop, Van, Yalova ve İstanbul’dan oluşan 10 proje ilinde faaliyet gösteren STK ve belediyelerin katılımıyla yuvarlak masa toplantıları ve yerel fark analizi incelemeleri yapıldı.   Söz konusu toplantıların 2 anada gündemini belediye-STK işbirliği önündeki engeller ile belediye-STK kurumsal yönetişim kapasitelerine ilişkin öneriler oluşturdu.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">10 proje ilinde yapılan toplantılarda elde edilen bulgular ve anket çalışması birlikte değerlendirilerek 2019 yılının sonun doğru akademisyen Ulaş Bayraktar tarafından, Kamu- STK işbirliği önündeki engeller ve fırsatların inceleneceği bir ulusal değerlendirme raporu hazırlanacak. MoDeL projesinin  ikinci aşamasında, ulusal raporun önerileri doğrultusunda STK’lar için  kurumsal ve yönetişim ve kamu-STK işbirliğine yönelik kapasite geliştirici eğitimler hazırlanması öngörülüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üçüncü ve sona aşamada, STK’lar ve belediyeler için etkili ve sürdürülebilir bir demokratik mekanizma olarak kurgulanan, katılımcı bir dijital platform geliştirilmesi amaçlanıyor. Projenin nihai çıktısı olarak kurgulanan dijital platform, STK’lar ve belediyeler arasında etkin iletişim ve etkileşimin katılımcı işbirliği ile sürdürülebilir kılınmasını hedefliyor.</span></p>
<p><b>İlk Değerlendirmeler</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje yürütücüsü Akif Burak Atlar ile toplantı sonrası yaptığımız görüşmede, projenin aşamalarını, hedeflerini ve gelinen aşamada elde edilen verileri konuştuk. Atlar, </span><span style="font-weight: 400;">daha demokratik bir yerel yönetişim hedefiyle yola çıktıları projenin ilk yılı sonuna yaklaşırken, kamu- STK işbirliğinin sağlanmasının her şeyden önce bir kapasite meselesi olduğu tespitini yaptıklarını belirtti. </span><span style="font-weight: 400;">Atlar, belediye-STK işbirliğinin sağlanmasında iki taraf arasında sağlıklı bir iletişimin kurulması gerekliliğinin altını çizdi.    </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2019 yılı Mart ayında yapılan yerel seçimlerin projenin yürütülmesi sürecinde belirsizlikler yarattığını ifade eden Atlar, buna örnek olarak proje illerinden Van’da kayyum atanan belediye ya da OHAL sebebiyle kapatılan STK’ları örnek gösterdi. Atlar ayrıca, proje kapsamında 31 Mart seçimleri sebebiyle belediyelerin değişen yöneticilerinin, yerel yönetim-STK işbirliklerine ilişkin politikalarının farklılaşması, süregelen iyi uygulamaların seçimler sebebiyle kesintiye uğraması olasılığı gibi, yerel yönetimlerin kendine özgü sorunlarını da not etmenin gereğini vurguladı.   </span></p>
<p><b>Yerel Yönetim Ve STK Temsilcilerinin Yaklaşımları</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplantıya Maltepe Belediyesi adına katılan Strateji Geliştirme Müdürü Bahadır Keşan, konuşmasında yerel yönetimlerin sınırlı kaynakla pek çok görevi yerine getirmeye çalıştığını vurguladı. Keşan ayrıca, kamu- STK işbirliği çerçevesinde hayata geçirmeyi düşündükleri çeşitli projeler olduğunu ve söylerken, Maltepe Belediye’sinin hazırladığı son Kalkınma Raporu’nun  doğrudan katılımcı yöntemlerle şekillendiğini ifade etti.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">STK temsilcileri arasında yer alan KA-DER proje koordinatörü Ayşe Kaşıkırık, dernek olarak hazırladıkları Kadın Dostu Belediye Taahütnamesi’ni yerel yönetimlerin kamu-STK işbirliğine iyi bir örnek olarak görülebileceğini ve her STK’nın yerel yönetimleri stratejik partner olarak yaklaşmasının işbirliği olanaklarını artıracağını ifade etti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yereliz Derneği’den Simten Birsen ise STK’ların yalnızca hizmet talep eden konumdan çıkarak, sahadan getirdikleri verilerle, yerel yönetimlerle doğrudan işbirliği yapma ve politika geliştirme çabasında girmesi gereğinin altını çizdi.   </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/15/model-projesinde-daha-demokratik-bir-yerel-yonetisim-icin-ilk-etap-tamamlanmak-uzere/">MoDeL Projesi’nde Daha Demokratik Bir Yerel Yönetişim İçin İlk Etap Tamamlanmak Üzere</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Sivaslılar Derneği’yle Temas Ettiğinizde Önemli Bir Kitleye Ulaşmış Olacaksınız”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/26/sivaslilar-dernegiyle-temas-ettiginizde-onemli-bir-kitleye-ulasmis-olacaksiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jul 2019 07:53:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[hemşehri dernekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaş Bayraktar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40995</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hemşehri dernekleri deyince aklınıza ne geliyor? Aile büyüklerinizin sürekli gittiği, akrabaların bir araya geldiği alanlar mı yoksa bir sivil toplum öğesi mi? “Hemşehri Deyip Geçme” dosyası için görüştüğümüz Ulaş Bayraktar, sivil toplum içerisinde hemşehri derneklerinin nasıl algılandığını anlatıyor ve bu algı hakkındaki fikirlerini bizimle paylaşıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/26/sivaslilar-dernegiyle-temas-ettiginizde-onemli-bir-kitleye-ulasmis-olacaksiniz/">“Sivaslılar Derneği’yle Temas Ettiğinizde Önemli Bir Kitleye Ulaşmış Olacaksınız”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Hemşehri dernekleri hakkında ne düşünüyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-40997 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/kaynak-acık-radyo-640x427.jpg" alt="" width="397" height="265" />Hemşehri derneklerini önemli buluyorum. Şu an yeterince işlevsel değiller ama hala önemli bir potansiyel taşıdıklarını düşünüyorum çünkü her türlü örgütlülük bence mühim. İnsanların şu veya bu sebeple bir arada olması önemli. Özellikle kırılmaların yaşandığı bir dönemde, sadece Türkiye&#8217;de değil, tüm dünyada refah devleti erozyona uğrarken, piyasa sistemleri de sancılı bir süreçten geçiyor o yüzden bu zelzele bittiğinde bir aradalığa sahip insanların hayatta kalma şansı daha fazla olacak. Bu da yeni bir şey değil, bir arada olabilenler tarih boyunca daha fazla hayatta kalmıştır. </span></p>
<p><b>Sivil toplum sektörü arasında hemşehri derneklerinin rolü ve diğer sivil toplum kurumlarının hemşehri derneklerine bakışı sizce nasıl?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Küçümseyici bir bakış var ve bu inkar edilemez. Kanarya Severler Derneği&#8217;yle Siverekliler Derneği aynı amaçla açılmıştır onlara göre yani lokal açmak için kurulmuş birer paravan gibi görülürler. Sosyal sermaye yaklaşımını dünya çapında moda eden Robert Putnam adlı bir Amerikan siyaset bilimci var, o bu tür örgütlenmeleri ikiye ayırır; kaynaştırıcı sosyal sermaye ve köprüler suran sosyal sermaye. Putnam önemli olanın köprüler kuran sosyal sermaye olduğunu söyler. Toplumsal kesimin kendi içindeki bağlantılarını güçlendiren cemiyetleştiren yapıları önemser. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hemşehri derneği dediğimiz yapılanmaya baktığımızda aslında bunlar dernek olarak ortaya çıkmadılar. Köyden göçtüklerinde, bir kentte hayatta kalma stratejisiydi bu bağlantılar. Çünkü kente geldiğinizde en temel sosyal devlet ihtiyaçları olan konut, istihdam, ulaşım gibi ihtiyaçlar Türkiye&#8217;nin kentleşme sürecinde enformel olarak yürütüldü. Geldikten sonra siz köylünüzün, hemşehrinizin yanında bir gecekondu yaptınız, onunla beraber bir minibüs hattına girdiniz ve onunla birlikte seyyar satıcılık yaptınız. İnsanlar kentte var olabilmek için, sosyal devletin imkanlarından faydalanamadıkları için kendileri örgütlendiler. Zamanla, özellikle 90&#8217;lar itibariyle bu hayatta kalma stratejisi daha çok kültürel ihtiyaca hizmet eder oldu. Yani siz kendi kültürünüzün yemeğini, dansını, dilini ve ilişkilerini koruma amaçlı olarak bu alanı dernek statüsüne götürdünüz. Çünkü aynı memleketten olan insanlar artık aynı mahallelerde oturmuyorlardı. Bitirme tezimi yazarken bu derneklerin ağırlıklı olarak Mecidiyeköy ve Kağıthane&#8217;de yoğunlaştığını gördüm. Orası mesela Sivaslıların yoğun olduğu bir yer değil ama tüm Sivaslıların da kolay ulaşabileceği bir nokta. Dolayısıyla Türkiye&#8217;deki kentleşme motifininin bu hemşehri dernekleşmeleriyle çok yakından ilintili olduğunu düşünüyorum. Bu bir hayatta kalma stratejisiydi, kültürel olarak var olma yöntemine evrildi.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Bir kentleşme motifidir hemşehri dernekleri. Türkiye&#8217;de belki kentleşme değil de kente tutunma motifi olarak işlev gördü enformel dayanışma ağları ve daha sonrasında bunların dernekleşmesi. Oysa bu tür oluşumlarda yani Siverekilerle Sivaslıları, Sinoplularla Erzurumluları bir araya getirme alanları oluşturma görevini üstlenebilirdi sivil toplum.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;deki sivil toplum tartışmaları 90&#8217;ların ikinci yarısından itibaren ortaya çıktı. 96 yılında HABİTAT II adlı dünya yerleşimleri zirvesi bu tartışma alanını yarattı, sonrasında 99 yılındaki depremindeki yardım faaliyetlerinin, AKUT örneğinde görebiliriz, sivil topluma evrilmesi de bunu tetikledi. Bir yandan da Avrupa Birliği&#8217;ne giriş sürecinde ciddi fonlar gelmeye başladı ve bu fonlar, sivil toplumu bir sektöre dönüştürdü. Bu sektörleşme de belli bir terminoloji üzerinde ilerliyor. AB&#8217;den fon alıyorsanız onun terminolojisini, Birleşmiş Milletler&#8217;den fon alıyorsanız o kurumun terminolojisini benimsiyorsunuz. Hepsinin kendi terminolojileri var ve hemşehri derneklerini küçümsediğini varsaydığımız bu örgütlenmeler, daha fon odaklı, fonların talep ettiği hak temelli söylemleri üretmeye başladılar. Demokratikleşme, toplumsal cinsiyet, yönetişim, sürdürülebilirlik gibi söylemler&#8230; Fon arzına cevap vermeye çalışan bir dile evrildik. Benim için çok önemli bir örnektir bu, Cumhuriyet gazetesinde çıkmış bir karikatür vardı. Kasım depreminden sonra yayınlandı karikatür, bir deprem karesi var, bir kişi enkazın üzerine çıkmış ve &#8220;Nerede bu devlet?&#8221; diye bağırıyor. İkinci karikatürde, bu sefer karikatürün üzerinde Kasım ayı olduğu yazılıyor, aynı adam &#8220;Nerede bu sivil toplum?&#8221; diye bağırıyor. Yani sivil toplum devlet kadar dışsal bir duruma evrildi. &#8220;Sivil toplum diye bir şey var, eğitimler verirler, toplantılar yaparlar, önemli konuları gündem edinirler&#8221; izlenimi oluştu. Hemşehri dernekleri de bu konularla ilgilenmediler, kalkıp da &#8220;Avrupa Birliği&#8217;nden fon alalım da, hemşehrilerimiz faydasına cenaze aracı alalım&#8221; gibi bir arzuları yoktu. Böylece ayrım oluşmaya başladı. Bu tür bir örgütlenme var, bunlar sadece piknikler yaparlar, kurs düzenlerler, burs verirler ve cenaze hizmetleri yaparlar. Onlara müstehzi bir bakışla yaklaşan bir örgütlenme de oluştu paralelinde ve &#8220;Oysa biz daha medeni, insan haklarına daha saygılı ve toplumsal barışa hizmet eden bireyler yetişmesini istiyoruz&#8221; dediler. Bütün dünyada bahsettiğimiz ikinci tür örgütlenmeler daha orta sınıf ve eğitimli kitlelerin elinde oldu. Dolayısıyla da &#8220;Biz burada Türkiye&#8217;ye demokratikleşme getiriyoruz, onlar orada pişpirik oynuyorlar&#8221; bakışı var oldu. Bir takım toplantılarda da açık açık duymuşluğum vardır. </span></p>
<p><b>Siz bu bakışı neden eleştiriyorsunuz? Hemşehri derneklerinin piknik yapması, pişpirik oynaması nasıl bir öneme tekabul ediyor size göre?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-40998 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/hemşehri-derneg-piknik.jpg" alt="" width="481" height="189" />Çünkü ben oradaki o dışlayıcı ve küçümseyici bakışın hemşehri derneklerine ve toplumun geri kalanına ulaşmada engel yarattığını düşünüyorum. Yani bir kentleşme motifidir hemşehri dernekleri. Türkiye&#8217;de belki kentleşme değil de kente tutunma motifi olarak işlev gördü enformel dayanışma ağları ve daha sonrasında bunların dernekleşmesi. Oysa bu tür oluşumlarda yani Siverekilerle Sivaslıları, Sinoplularla Erzurumluları bir araya getirme alanları oluşturma görevini üstlenebilirdi sivil toplum. Bu aralar tek bir kültürün sergilenmesi çok moda, oysa farklı kültürleri sembolize eden bu derneklerin bir araya gelmesiyle bu toprakların zenginleşmesini amaçlamak oldukça önemli. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Siz Sivaslılar Derneği&#8217;yle bir temas sağladığınızda aslında çok önemli bir kitleye ulaşmış olacaksınız. O dili, onlara ulaşmanızı sağlayacak pedagojik tavrı kavrayabileceksiniz. Niye bir otelde eğitim verilmesi önemli de Belgrad Ormanları&#8217;nda yapılan piknik anlamlı değil? Bir otel tutup göstermelik bir eğitim sonunda rapor yazarak para almaktan ziyade daha işlevsel bir yöntem neden geliştiremiyoruz? Hak temelli yaklaşımlar muhakkak samimi ama bir noktadan sonra bir &#8220;iş&#8221;e dönüşüyor, kurumun devamlılığını sağlamak esas ve bilindik yöntemlerin dışına hiç çıkılmıyor. Hemşehri dernekleri yeni yöntemler geliştirmede yardımcı olabilirdi sivil toplum sektörüne. Belki imkansız bir şey hayal ediyorum ama onlara temas etmeye çalışmak, onları bir meclise dönüştürmek neden mümkün olmasın? Kadınlar meclisi, engelliler meclisi gibi meclisler varken neden hemşehri dernekleri meclisi gibi bu derneklerin sektörün diğer kurumlarıyla temas edebildiği, ortak dil üretebildiği alanlar var edilmesin? </span></p>
<p><b>Aslında siyasi aktörler bunu yapıyor. Her yerel seçim öncesi hemşehri derneklerini teker teker ziyaret ediyorlar fakat sivil toplum sektörü bunu pek denemiyor.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çünkü siyasal partilerle &#8220;al gülüm ver gülüm&#8221; ilişkisi kuruluyor. Yani &#8220;sen bana oy ver, ben sana meclis üyesi vereyim&#8221;, &#8220;sen bana oy ver, ben senin köyündeki sağlık ocağını onarayım&#8221; gibi bir patronaj ilişkisi kuruyor. Karşılıklılık ilkesine bağlı bir ilişki. Oysa başka bir hikaye yaratıp &#8220;komşuluk ilişkisi&#8221;, &#8220;kentte bir arada yaşama hukuku&#8221; gibi konuları tartışmak yine sivil toplumun görevi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Erzurumlu ve Beykoz&#8217;da yaşayan bir adam aynı zamanda Beykozludur. Onun diğer Beykozlularla yeni bir hemşehrilik hukuku yaratmasını sağlamak gerekiyor. Beykoz&#8217;da yaşıyoruz, farklı şehirlerden geldik ve ortak sorunlarımız var. Bu sorunları belirlemek ve yeni çözüm imkanları yaratmak &#8220;al gülüm ver gülüm&#8221; ilişkisinden öte bir ilişki gerektirir. Bu ilişkinin kurulması gerekliliğinin pek farkında değiliz.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Sivaslılar Derneği&#8217;yle bir temas sağladığınızda aslında çok önemli bir kitleye ulaşmış olacaksınız. O dili, onlara ulaşmanızı sağlayacak pedagojik tavrı kavrayabileceksiniz. Niye bir otelde eğitim verilmesi önemli de Belgrad Ormanları&#8217;nda yapılan piknik anlamlı değil? Bir otel tutup göstermelik bir eğitim sonunda rapor yazarak para almaktan ziyade daha işlevsel bir yöntem neden geliştiremiyoruz? Hak temelli yaklaşımlar muhakkak samimi ama bir noktadan sonra bir &#8220;iş&#8221;e dönüşüyor, kurumun devamlılığını sağlamak esas ve bilindik yöntemlerin dışına hiç çıkılmıyor. Hemşehri dernekleri yeni yöntemler geliştirmede yardımcı olabilirdi sivil toplum sektörüne.</span></p></blockquote>
<p><b>Geçen sene Artvin&#8217;deki HES karşıtı eylemlerde hemşehri dernekleri ve sivil toplumun diğer özneleri arasında bir dayanışmaya şahit olmuştuk aslında. İstanbul&#8217;dan ve Artvin&#8217;den hemşehri dernekleri çevre örgütleriyle dayanışmıştı. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ama dikkatinizi çekerim, orada yine Artvin söz konusuydu. Yani buradaki Artvinliler Derneği oraya sahip çıkıyordu ve çevre örgütlenmeleriyle Artvin için bir araya geliyorlardı. Yaşadığın yer değil, geldiğin yerin sorunları söz konusu hala. Bu mühim tabii ama Kağıthane&#8217;de yaşayan Artvinlinin neden Kağıthane üzerine diğer şehirlilerle bir araya gelemediği hala sivil toplum sektörünün sorması gereken bir soru. Milyonlarca liralık fonların söz konusu olduğu bu alanda hemşehri derneklerinin hiç muhatap alınmamış olması bana garip geliyor.</span></p>
<p><b>Peki bu muhatap alınamama halinde hemşehri derneklerinin hiç kabahati yok mu? Şunu da sorayım, sizin hemşehri derneklerine yönelik eleştiriniz nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kabahat meselesi değil. Varoluşlarının, ortaya çıkışlarının dinamiğini özetledim. Bir hayatta kalış, şehre tutunma stratejisiydi. Bu stratejinin başka bir yöne evrilmesi için gereken ilgi ve emeği sunamadığımız, bunun metodlarını geliştiremediğimiz için kendi kültürlerini ve dayanışma örüntülerini yeniden üreten bir işleyişe sadık kaldılar. Siyasal ilişkiler de bunu mümkün kıldı hatta teşvik etti. Siyasi ve ekonomik sıkıntıların, krizlerin eksik olmadığı bir tarihsellikte başka bir yöne evrilmemesini çok da yadırgayamıyorum. Siyasiler teşvik ediyor, sivil toplum kaale almıyor, üyeler başka bir talepte bulunmuyor. Birden bambaşka bir temelde bir işleyiş ve anlayışı beklemek bana çok gerçekçi gelmiyor.</span></p>
<p><b>Siyasi patronaj mekanizmasından bahsedelim biraz. Hemşehri derneklerinin siyasi aktörlerle ilişkisini &#8220;al gülüm ver gülüm&#8221; ilişkisi olarak tabir ettiniz. Sadece bundan ibaret mi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İyice sosyal devletin azalmasıyla, vatandaşlık mefhumunun da erozyona uğradığı dönemde kişilerin kendini belli kimliklerle tanımlama, özdeşleştirme ihtiyacına karşılık vermeye başladı memleket aidiyetleri. Bu süreç aynı zamanda siyasete de eklemlendi. Siz şu anda İstanbul meclis adaylarını belirlediğinizde ilk olarak nereli olduğunu sorarsınız çünkü kimden ne kadar oy alacağını belirler bu sorunun yanıtı. Belki İstanbul çok büyük bir ölçek ama Mersin&#8217;de adayların Araplardan oy alması için Arap, Alevilerden oy alması için Alevi, yörüklerden oy alması için yörük olması lazım. Siyasetin bu işleyişi hemşehri derneklerine hayatta kalmaları için yeni bir sebep üretiyor, hem de bu derneklerin patronaj mekanizmasında önemli işlevler üstlenmesine yol açıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer yandan dernek kamusal görünüm kazanmak için bir basamak. Yani her dernek başkanı aynı zamanda müstakbel bir aday gibi görülüyor. Siyasete atılmak için ihtiyaç duyduğu kamusal görünümü bu sayede sağlıyor. Ben kalkıp da &#8220;Bayramınız kutlu olsun&#8221; bilboardı hazırlayıp altına imzamı atsam &#8220;Sen kimsin?&#8221; derler bana ama altına bir hemşehri derneği başkanı olarak imza atsam o kabul görür. Kültürel varoluş gereksinimi siyasi bir araçsallaştırmaya döndü patronaj mekanizmasının yaygınlaşması sebebiyle. O patronaj mekanizması da aslında non governmental alanların hükümete- yerel hükümet de diyebiliriz- yönelik bir yatırım mecrası olarak görülmesine yol açtı. Siyasi aktörler hemşehri derneklerindeki potansiyeli gördü ve siyasal bir rol atfetti buralara. Dolayısıyla bu sefer de hemşehri dernekleri siyasal patronaj ilişkileri içinde kalmaya mahkum oldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hemşehri dernekleri bir topluluk içi dayanışma mekanizması işletiyor. Örneğin doktora tezimi yazdığım dönem bu derneklerin rehberleri vardı. İçinde tesisatçıdan boyacısına çeşitli telefon numaraları&#8230; &#8220;Tesisatçıya mı ihtiyacın var? Al sana memleketlin tesisatçının numarası. Kazanacaksa memleketlin kazansın&#8221; gibi. Haliyle siyasi aktörlerle olan ilişkilerinde &#8220;al gülüm ver gülüm&#8221; en birincil motivasyon. Bir siyasi aktör olarak hemşehri derneğine gittiğinizde bir &#8220;derneğime nasıl bir faydan olacak?&#8221; iki &#8220;yöreme, memleketime nasıl bir faydan dokunacak?&#8221; diye sorulur size. Şişli Belediyesi buna iyi bir örnektir. Şişli&#8217;de ağırlık kazanan hemşehri gruplarına yönelik hizmetler vardır. Yazın bu grupların memleketlerine otobüs kalkar mesela, oraya destekte bulunur, kardeş belediye olur. Dolayısıyla başka bir katılım mümkün olmuyor. </span></p>
<p><b>Bugün hemşehri derneklerinin sivil toplumda değerli olan hak temelli söylemleri -kadın hakları, çocuk hakları, demokratikleşme gibi- gündemine almamaları onları kadük hale getiriyor mu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kendi iç dayanışma işlevlerini devam ettiriyorlar. Fakat bu kavramlar odağa alındığında evet işlevsiz kalıyorlar. Diğer yandan bu bir kader değil, tercih.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/26/sivaslilar-dernegiyle-temas-ettiginizde-onemli-bir-kitleye-ulasmis-olacaksiniz/">“Sivaslılar Derneği’yle Temas Ettiğinizde Önemli Bir Kitleye Ulaşmış Olacaksınız”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hemşehri Deyip Geçme: Hemşehri Derneklerinin Türkiye Sivil Toplumundaki Yeri</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/23/hemsehri-deyip-gecme-hemsehri-derneklerinin-turkiye-sivil-toplumundaki-yeri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jul 2019 09:41:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[hemşehri dernekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kafkas Dernekleri Federasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Çalışkan]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Atalar]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaş Bayraktar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40906</guid>

					<description><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı’na bağlı Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü’nün sitesine göre Türkiye’de faal olan hemşehri derneklerinin sayısı 15 bin 941. Bu sayı, faal olan tüm derneklerin yüzde 7.2’sini oluşturuyor. Hemşehri dernekleri Türkiye sivil toplumunda nicel olarak büyük bir yer kaplıyor. Bu dosya çalışması ise hemşehri derneklerinin oynadığı nitel rolü incelemeyi amaçlıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/23/hemsehri-deyip-gecme-hemsehri-derneklerinin-turkiye-sivil-toplumundaki-yeri/">Hemşehri Deyip Geçme: Hemşehri Derneklerinin Türkiye Sivil Toplumundaki Yeri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de 1950’li yıllardan itibaren kırdan kente gerçekleşen yoğun göç, şehirlerde “hemşehrilik” adı verilen kültürü yarattı. Göçün büyük oranda tamamlandığı günümüzde, hemşehrilik kültürü hala devam etmekte. Bu kültürü koruyan hemşehri dernekleri ise sivil toplum içerisinde özgün bir yere sahip.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İçişleri Bakanlığı’na bağlı Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü’nün sitesine göre Türkiye’de faal olan hemşehri derneklerinin sayısı 15 bin 941. Bu sayı, faal olan tüm derneklerin yüzde 7.2’sini oluşturuyor. Hemşehri dernekleri Türkiye sivil toplumunda nicel olarak büyük bir yer kaplıyor. Bu dosya çalışması ise hemşehri derneklerinin oynadığı nitel rolü incelemeyi amaçlıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-40908 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/hemşehri-giriş-yazısı-e1563872324337.jpg" alt="" width="399" height="193" />Geçmişte Mersin Üniversitesi’nde Kamu Yönetimi bölümünde öğretim görevliliği yapan Ulaş Bayraktar, kaleme aldığı “Formalleşen Hemşehri Dayanışma Ağları” adlı makalesinde, görüşme yaptığı hemşehri derneği yöneticilerinin hemen hepsinin kuruluşlarını her şeyden önce birer “kültür platformu” olarak algıladığını söylüyor:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Amaçlarının, memleketlerine ait kültürü kendi aralarında yaşatmaya çalışmanın ötesinde, yeni kuşaklara ve ‘yabancılara’ tanıtabilmek için çeşitli faaliyetler yürütmek olduğu hemen hemen her dernekte çok benzer ifadelerle duyduğumuz bir saptamadır.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bugün Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde çalışan Doç. Dr. Gürbüz Özdemir, “Tampon Mekanizmadan Siyasal Aktörlüğe” adlı makalesinde hemşehri derneklerinin siyasi rollerine dikkat çekiyor. Kırdan kente göç etme sürecinde, insanların şehirlileşmesinde bir adım olarak ‘tampon mekanizma’ işlevi gören hemşehri dernekleri Özdemir’e göre; “demokrasiye katkı yapabilecek potansiyele sahip bir ‘siyasal aktör’ konumuna gelmişlerdir.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Akademi dünyasında hemşehri derneklerine, sivil toplum içerisinde bir önem atfedilse de sivil toplum dünyasıyla bu dernekler arasında bir mesafe olduğunu gözlemleyebiliyoruz.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Söz konusu mesafeyi tanımlamak için başlattığımız dosya çalışması boyunca;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Hemşehri derneklerinin işlevleri nedir?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Bu derneklerin geçmişten bugüne yaşadığı fonksiyonel değişim kendini nasıl gösterdi?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Türkiye sivil toplumu hemşehri derneklerine nasıl bakıyor?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Hemşehri derneklerinin siyasal mekanizma içerisindeki yerleri ne şekilde tanımlanır?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">şeklindeki soruların izini sürdük.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hemşehri derneklerinin varoluşundan bu yana gösterdiği gelişim ve dönüşüm hakkında konuşan Gürbüz Korkmaz, bu derneklerin “siyasi aktör” şeklindeki rollerini tanımlayacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin ilk federasyon derneklerinden biri olan Kafkas Dernekleri Federasyonu’nun bir hemşehri derneği olarak kuruluş hikayesini ve çalışma alanlarını federasyon başkan yardımcısı Ömer Atalar’dan dinleyeceğiz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ulaş Bayraktar, hemşehri dernekleri ile sivil toplum dünyası arasındaki mesafeyi tanımladı ve bu derneklerin sivil toplum içerisindeki rolünün önemini vurgulayacak </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1940’larda çeşitli şehirlerden İstanbul’a göç eden Rumelihisarı mahallesi sakinlerinin hemşehri dayanışmasını mahalleli dayanışmasına döndürme hikayelerini dosyamızda göreceğiz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak Mehmet Ali Çalışkan dosya boyunca sorduklarımızı yanıtlarken, var olduğunu tespit ettiğimiz sorunlara da çözümler önerecek.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">50’li yıllardan beri varlıklarını korumaya devam eden hemşehri örgütlenmelerinin Türkiye sivil toplumuna neler katabileceği, yine sivil toplum öznelerinin bir araya gelip konuyu ele almasıyla mümkün. Bu amaçla başlattığımız dosya çalışmasının, yapılacak katkılarla zenginleşmesini umuyoruz. </span></p>
<p><em>Kapak görseli: Star Gazetesi</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/23/hemsehri-deyip-gecme-hemsehri-derneklerinin-turkiye-sivil-toplumundaki-yeri/">Hemşehri Deyip Geçme: Hemşehri Derneklerinin Türkiye Sivil Toplumundaki Yeri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yerel yönetimlerde kadınlar ve ayrımcılık paneli</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/24/yerel-yonetimlerde-kadinlar-ayrimcilik-paneli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Oct 2017 07:19:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Aslı Atay]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Yakut Çakar]]></category>
		<category><![CDATA[Hrant Dink Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın temsili]]></category>
		<category><![CDATA[tesev]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaş Bayraktar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19492</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ulaş Bayraktar, Aslı Atay ve Burcu Yakut Çakar ile yerel yönetimlerde kadın temsilini, toplumsal cinsiyet eşitliği çerçevesinde ele alacak panele davetlisiniz. Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) tarafından hazırlanan Belediyelerde Kadın, Kadınlar İçin Belediye raporunun yazarı Ulaş Bayraktar ve raporun saha çalışmasını yapan Aslı Atay, Türkiye’de yerel yönetimlerde kadın temsilinin kadınlara yönelik belediye hizmetlerine etkisini aktaracak. Ardından, Kadınsız Kentler kitabının yazarlarından Burcu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/24/yerel-yonetimlerde-kadinlar-ayrimcilik-paneli/">Yerel yönetimlerde kadınlar ve ayrımcılık paneli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ulaş Bayraktar, Aslı Atay ve Burcu Yakut Çakar ile yerel yönetimlerde kadın temsilini, toplumsal cinsiyet eşitliği çerçevesinde ele alacak panele davetlisiniz.</p>
<p>Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) tarafından hazırlanan <em>Belediyelerde Kadın, Kadınlar İçin Belediye</em> raporunun yazarı <strong>Ulaş Bayraktar</strong> ve raporun saha çalışmasını yapan <strong>Aslı Atay</strong>, Türkiye’de yerel yönetimlerde kadın temsilinin kadınlara yönelik belediye hizmetlerine etkisini aktaracak. Ardından, <em>Kadınsız Kentler</em> kitabının yazarlarından <strong>Burcu Yakut Çakar</strong>, kadınların iktisadi kaynaklara ve kamusal alana erişimden uzak olması, kamu politikalarında toplumsal cinsiyete duyarlı bir yaklaşımın önemi ve belediyelerde kadınların yapabilirlikleri üzerine konuşacak.</p>
<p>Panel, <strong>Gülay Günlük-Şenesen</strong> moderatörlüğünde 25 Ekim Çarşamba günü saat 18.30’da Havak Salonu&#8217;nda yapılacak.</p>
<p>Detaylı bilgi için <a href="https://hrantdink.org/tr/asulis/duyurular/1030-yerel-yonetimlerde-kadinlar-ve-ayrimcilik" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın</a>.</p>
<p>Facebook etkinlik sayfası için <a href="https://www.facebook.com/events/817534258457802/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın</a>.</p>
<p><strong>Yerel yönetimlerde kadınlar ve ayrımcılık</strong><br />
<strong>Tarih:</strong> 25 Ekim 2017 // 18.30-20.30<br />
<strong>Konuşmacılar: </strong>Ulaş Bayraktar, Aslı Atay ve Burcu Yakut Çakar<br />
<strong>Moderatör:</strong> Gülay Günlük-Şenesen<br />
<strong>Mekan:</strong> Hrant Dink Vakfı, Havak Salonu</p>
<div id="jp-relatedposts" class="jp-relatedposts">
<h3 class="jp-relatedposts-headline"></h3>
<div class="jp-relatedposts-items jp-relatedposts-items-minimal jp-relatedposts-grid "></div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/24/yerel-yonetimlerde-kadinlar-ayrimcilik-paneli/">Yerel yönetimlerde kadınlar ve ayrımcılık paneli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kültürhane Yüzlerce Kişinin Katılımıyla Açıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/24/kulturhane-yuzlerce-kisinin-katilimiyla-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Sep 2017 19:58:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Gül Yılgör]]></category>
		<category><![CDATA[Galip Deniz Altınay]]></category>
		<category><![CDATA[İstemihan Talay]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[Kültürhane]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin]]></category>
		<category><![CDATA[Nalan Turgutlu Bilgin]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaş Bayraktar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=18672</guid>

					<description><![CDATA[<p>KHK ile Mersin Üniversitesi’nden ihraç edilen Prof. Dr. Ayşe Gül Yılgör, Doç. Dr. Ulaş Bayraktar ve Galip Deniz Altınay ile feminist aktivist Nalan Turgutlu Bilgin’in kurduğu Kültürhane’nin açılışı, yüzlerce kişinin katılımıyla yapıldı. Mersin’in alternatif akademisi olmaya aday olan Kültürhane yüzlerce kişinin katıldığı bir kokteylle resmi açılışını yaptı. Doç. Dr. Ulaş Bayraktar, Galip Deniz Altınay ile [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/24/kulturhane-yuzlerce-kisinin-katilimiyla-acildi/">Kültürhane Yüzlerce Kişinin Katılımıyla Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KHK ile Mersin Üniversitesi’nden ihraç edilen Prof. Dr. Ayşe Gül Yılgör, Doç. Dr. Ulaş Bayraktar ve Galip Deniz Altınay ile feminist aktivist Nalan Turgutlu Bilgin’in kurduğu Kültürhane’nin açılışı, yüzlerce kişinin katılımıyla yapıldı.</strong><span id="more-19075"></span></p>
<figure id="attachment_18673" aria-describedby="caption-attachment-18673" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18673 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/09/ayşegülyılgör-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /><figcaption id="caption-attachment-18673" class="wp-caption-text">Prof. Dr Ayşegül Yılgör</figcaption></figure>
<p>Mersin’in alternatif akademisi olmaya aday olan Kültürhane yüzlerce kişinin katıldığı bir kokteylle resmi açılışını yaptı. Doç. Dr. Ulaş Bayraktar, Galip Deniz Altınay ile feminist aktivist Nalan Turgutlu Bilgin birlikte açtığı Kültürhane’nin kurucularından olan Prof. Dr Ayşegül Yılgör açılışta yaptığı konuşmada, “Geniş bir sosyal bilimler literatürümüz var. Onları odalarımızda, kütüphanelerimizde hapsetmek istemedik. İstedik ki öğrencilerimiz ya da sosyal bilimlerle ilgilenen kişiler bu kitaplardan yararlansınlar. Yeniz tezler, makaleler çıksın , yeni toplumsal araştırmalar çıksın. Daha güzel bir hayata, daha güzel bir dünyaya katkıda bulunsun buradaki kitaplar. Diğer kısmında ise tekrardan birlikte üretmek, kültürel, sanatsal faaliyetleri birlikte örebilmek amacıyla çeşitli gösteriler, paneller, söyleşiler, açık oturumlar imza günleri yapmak istiyoruz” dedi.  Açılışa gösterilen ilgiden duydukları memnuniyeti dile getiren Yılgör, “İşimiz belki bundan sonra başlıyor.  Şu ana kadar  daha kolaydı ama sizleri gördükten sonra anlıyoruz ki, bu kütüphaneyi her gün yeni bir faaliyetle, güzel bir etkinlikle birlikte örmek konusunda bir sorumluluğumuz var” ifadelerini kullandı.</p>
<figure id="attachment_18674" aria-describedby="caption-attachment-18674" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18674 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/09/nilgün-toker-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /><figcaption id="caption-attachment-18674" class="wp-caption-text">Prof. Dr. Nilgün Toker</figcaption></figure>
<p>Açılışa katılan KHK ile işten çıkarılan öğretim üyelerinden olan Prof. Dr. Nilgün Toker ise Kültürhane ile ilgili şunları dile getirdi: “Biz aslında akademisyeniz ve kendimizi bir tür kamusal entelektüel olarak da tarif ediyoruz. Bizim gibi insanların yaşamını sürdürebilmelerinin yolu kitaplarla insanlarla ve gençlerle bir arada olmanın yöntemlerini aramak. Kültürhane bu yöntemlerden birisi. Yani hem kitaplar, hem okuryazarlar, hem insanlar. Kamu ile bir arada olmanın en güzel ortamlardan biri. Burasını önemli bir proje olarak gördüm, gerçekten arkadaşları tebrik ediyorum. Bir kültür merkezi açıp, hem bir arada sohbet etmek, çalışmak, kitapları herkesin hizmetine sunmak, paylaşmak, dayanışmak hepsini. Birleştirebilecekleri bir mekân burası. Olağanüstü bir şey olmuş. Çok heyecanlanmıştım, şimdi daha çok heyecanlıyım”</p>
<figure id="attachment_18993" aria-describedby="caption-attachment-18993" style="width: 224px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18993" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/09/istemihan-talay-e1506282880187-640x827.jpg" alt="" width="224" height="289" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/09/istemihan-talay-e1506282880187-640x827.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/09/istemihan-talay-e1506282880187-1024x1323.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/09/istemihan-talay-e1506282880187-1280x1654.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/09/istemihan-talay-e1506282880187-610x788.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/09/istemihan-talay-e1506282880187-320x413.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/09/istemihan-talay-e1506282880187.jpg 1705w" sizes="auto, (max-width: 224px) 100vw, 224px" /><figcaption id="caption-attachment-18993" class="wp-caption-text">Eski Kültür Bakanı İstemihan Talay</figcaption></figure>
<p>Eski Kültür Bakanı İstemihan Talay da, Kültürhane’nin açılışına katılmaktan hem üzüntü hem de mutluluk duyduğunu belirterek, “Üzüntümün nedeni, burayı açan arkadaşlarımızın daha kısa bir süre önce üniversitede çok önemli akademik çalışmalar yaparken OHAL uygulamaları sonucunda işlerinden ve üniversiteden uzaklaştırılmış olmaları. Hem eğitime, hem ülkenin entelektüel birikimine katkıları engellendi hem de açlığa mahkûm edildiler. Bundan üzüntü duyuyorum. Bu insanlar kolay yetişmiyor. Bu insanlarımızı yetiştiriyoruz ve ülkenin hizmetine sunuyoruz ama bir OHAL yasasının acımasız kuralları içerisinde, hiçbir gerekçe göstermeden onları sokağa terk ediyoruz. Bu büyük bir kayıp, büyük bir acı. Ülkemiz adına entelektüel ve aydınlık, çağdaş, Atatürk cumhuriyeti adına çok büyük bir kayıp, çok büyük bir ayıp. Ama burada olmaktan şu açıdan da mutlu oluyorum. Mersin halkı bu insanlarımızı bir dayanışma duygusu içerisinde açılan Kültürhane ismindeki sanat vurgusu vesilesiyle bir araya geldiler. Bu dayanışmayı ortaya koydular ve Mersin halkının Atatürkçü, sosyal demokrat ve adaletten yana insanlarının bir dayanışması olarak bu açılışta birlikte yer alarak. Bu yapılan haksızlığa karşı çok güzel bir dayanışma örneği gösterdiler. Umarım bu kara günler kısa zamanda geçecektir. 1980 darbesinden sonrada bu tip uygulamalar olmuştu. Sonra üniversiteden atılan değerli öğretim üyeleri tekrar üniversiteye dönmüşler ama maalesef hem onların hayatı, hem de üniversite entelektüel birikimimiz açısından bir kayıp dönem yaşamıştır. İnanıyorum ki bu haksızlıklar bir gün elbette telafi edilecek, giderilecek. Ama kaybettiğimiz değerler, zaman ülkemiz bir kayıp olarak tarihe geçecektir” diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/24/kulturhane-yuzlerce-kisinin-katilimiyla-acildi/">Kültürhane Yüzlerce Kişinin Katılımıyla Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
