<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkiye Gazeteciler Cemiyeti arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/turkiye-gazeteciler-cemiyeti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/turkiye-gazeteciler-cemiyeti/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 25 May 2021 13:12:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Türkiye Gazeteciler Cemiyeti arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/turkiye-gazeteciler-cemiyeti/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Alan Savunması Gazetecilere Telifli İçerik Üretme Çağrısında Bulunuyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/25/alan-savunmasi-gazetecilere-telifli-icerik-uretme-cagrisinda-bulunuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 May 2021 13:12:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Alan Savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[telifli içerik]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Gazeteciler Cemiyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70447</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alan Savunması, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen “Demokrasi için Medya/Medya için Demokrasi” projesi kapsamında, Alan Savunması’nda yayımlanmak üzere gazetecilere telif karşılığında içerik üretmeleri çağrısında bulunuyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/25/alan-savunmasi-gazetecilere-telifli-icerik-uretme-cagrisinda-bulunuyor/">Alan Savunması Gazetecilere Telifli İçerik Üretme Çağrısında Bulunuyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Program kapsamında Alan Savunması’nın yayın politikası ile hedef kitlesine uygun nitelikli içerikler, Yayın Kurulu tarafından seçiliyor. <strong>Program kapsamında sınırlı sayıda içerik desteklenecek</strong>.</p>
<p>Başvuru koşulları ve program hakkında tüm detaylar şöyle:</p>
<p>Programın genel hedefi, “Demokrasinin güvencesi olarak Türkiye’de çoğulcu medya ve özgür basının güçlendirilmesi”, özel hedefi ise “Birinci hedef toplumda çoğulcu ve özgür medyanın toplum tarafından destek gördüğü ve farkındalığın arttığı bir zemin oluşturulması, ikinci hedef ise, gazeteciler arasında dayanışmanın güçlendiği ve gazetecilerin kendini güvende hissettiği bir zeminin oluşturulması.</p>
<h5>Telif Destek Programı</h5>
<p>Programın genel hedefi spor özelinde hem sahada hem de medya tarafında eril ve cinsiyetçi bir anlayışın hüküm sürdüğü Türkiye’de, toplumsal cinsiyet odaklı spor haberciliği yapmak ve bunu teşvik etmek.</p>
<h5>Uygun Başvuru Sahipleri</h5>
<p>Program, bir medya kurum ve kuruluşuna sürekli basın iş sözleşmesi ile bağlı olmayan serbest çalışan gazeteciler ile gazetecilik bölümü öğrencilerine destek olmayı hedefliyor. Bu kimselerden gelen ürünler, Alan Savunması’nda yayımlanacak.</p>
<p><strong>a)</strong> Fiil ehliyetine sahip,<br />
<strong>b)</strong> daha önce gazetecilik mesleğini icra etmiş ve başvuru döneminde bir medya kurum ve kuruluşuna sürekli basın iş sözleşmesi ile bağlı olmayan serbest çalışan gazeteciler programa başvurabilir.</p>
<h5>Destek Konuları</h5>
<p>Toplumsal cinsiyet odaklı spor haberciliğini teşvik etmek amacıyla kadın spor insanları (eski veya aktif olarak kariyerine devam eden sporcular, yönetici, hakem vb.) ile LGBTİ+ spor insanları (eski veya aktif olarak kariyerine devam eden sporcular), spor ve toplumsal cinsiyet ilişkisi üzerine çalışan akademisyen, sivil toplum kuruluşu veya üyeleri odaklı görsel, işitsel ve video içerikler.</p>
<h5>Destek Miktarı</h5>
<p>Telif Destek Programı, uygun kişiler tarafından tek bir ürünün yayınlanması üzerine inşa edilmiştir. Yayın Kurulu tarafından seçilen ve içerikleri Alan Savunması’nda yayımlanan gazetecilere, 255 TL ödeme yapılacak.</p>
<h5>Başvuru Süreci</h5>
<p>Başvuru formuna ve detaylara <a href="http://alansavunmasi.org/alan-savunmasi-gazetecilere-telif-karsiliginda-icerik-uretmeleri-cagrisinda-bulunuyor/" target="_blank" rel="noopener"><strong>buradan</strong></a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/25/alan-savunmasi-gazetecilere-telifli-icerik-uretme-cagrisinda-bulunuyor/">Alan Savunması Gazetecilere Telifli İçerik Üretme Çağrısında Bulunuyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Burası Ayakta Durmayı Hatırlatmak İçin Var&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/29/burasi-ayakta-durmayi-hatirlatmak-icin-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seçil Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jan 2020 07:17:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Basın Evi]]></category>
		<category><![CDATA[Media4Democracy]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Gazeteciler Cemiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Kanlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47078</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gazeteciliğin güvencesizlikle eş anlamlı olduğu bu çağda, imdada bir yama olarak serbest gazetecilik ve telifli yazılar dünyası yetişiyor. M4D Koordinatörü ve TGC başkan yardımcısı Yusuf Kanlı, “Burası gazetecilere ayakta durmayı hatırlatmak için var” diyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/29/burasi-ayakta-durmayi-hatirlatmak-icin-var/">&#8221;Burası Ayakta Durmayı Hatırlatmak İçin Var&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Ankara’nın Çankaya’sında, Botanik Parkı’na çıkan sokakta, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin görkemli girişinin hemen yanındaki merdivenler Nisan 2019’da faaliyete geçmiş olan Basın Evi’ne çıkıyor. Burası ‘gıcır gıcır’ bir ofis. Sessiz odası, stüdyosu, toplantı odası, konferans bölümü, gazeteciler için tek kişilik çalışma masaları, interneti, çayı, kahvesi ve gelip giden gazetecileri var. Proje yürütücülüğü yine TGC tarafından sürdürülen “Media4Democracy” (M4D) projesinin bir kolu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">M4D’nin “Serbest çalışan gazetecileri güçlendirme destek aracı” alanına bugüne dek 195 kişi başvururken 103 haber/araştırma ve dizi yayınlanmak için onay almış. Gazetecilerin, medya alanında faaliyet gösteren STÖ’lerin ve medya kuruluşlarının çalışmalarına destek olan Basın Evi’nden ise 31 proje faydalanmış. “İnternet sitesi teknik destek aracı” için 62 kişi başvururken bunların 33’ü desteğe hak kazanmış. Genç gazetecileri destekleyen projeye ise 31 kiş başvururken onaylanan başvuru sayısı 7 olmuş durumda. Projeye en çok başvuru Ankara’dan gelirken, başkenti takip eden iller İstanbul, İzmir, Bursa, Yalova, İzmit, Düzce, Bartın, Kırşehir, Kayseri, Antalya, Antep, Mardin, Diyarbakır, Siirt, Hakkâri, Van, Ağrı, Erzurum ve Ordu. Bu çeşitlilik umut verici. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje  Koordinatörü ve TGC Başkan Yardımcısı, meslekte 41 yılını dolduran gazeteci Yusuf Kanlı ile “gözbebeğimiz” dedikleri bu Basın Evi’nde buluşuyoruz. Kanlı buraya “basının Mor Çatı’sı” adını vermiş. “Gazeteciler için kendilerini güvende hissedip, çalışabilecekleri bir alan yaratmak hayalimizdi. Burası gözbebeğimiz” diyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Basın Evi, serbest gazetecilikle doğrudan bağlantılı. Burası ofissiz gazetecilerin çalışabilecekleri bir alan. Ankara’da gazetecilerin kendilerini şimdilik güvencesizlikten olmasa bile, çalışmak için sıklıkla başvurulan modern kahvehanelerden kurtarabileceği bir yer halini alabilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Peki bu “serbest gazetecilik” bizi nereye götürür? Eski Daily News yöneticilerinden de olan Kanlı “telifli işlerin gazetecilikteki güvencesizliği arttırdığı” görüşüme ağırlıkla katılmayacak ve son sorumu romantik bulacak. Cemiyetler, meslekte örgütlenme, medyanın dönüşümü ve serbest gazeteciliğin temel sorunları üzerinden M4D’yi konuşuyoruz. </span></p>
<p><b>Basın Evi’nin bir benzeri yok muydu Ankara’da? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yoktu, ilk burası. Ve burası 5 yıldan beri kurduğumuz bir hayaldi. Şimdi ise Türkiye’de ilk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-47079 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/YusufKanli-640x426.jpg" alt="" width="325" height="216" />İstediğimiz şey, Türkiye’de gazeteciler için “mor çatı” kurmak yani bir güvenli ev oluşturmak, gazetecilerin rahatça çalışıp imkânları kullanabileceği, kendini güvende hissedebileceği, bizim onu desteklediğimizi hissedebileceği, internette kullanacağımız yazılımlarla yasaklı sitelere bile girebileceği bir alan haline getirmek. Burada her perşembe medya konuşmaları da düzenliyoruz. </span></p>
<p><b>“Gazeteci Alınıp Satılmaya Başlandığı Zaman Sorun Var Demektir”</b></p>
<p><b>Ankara’da gazetecilik, bahsettiğiniz bu 5 yılı baz alırsak, nasıl değişti sizce? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Benim meslekte 41. yılım. Başladığımda gazetecilik çok saygın bir işti. İnsanların tercih edeceği ilk sıradaki iş değildi belki ama çekinilen bir meslekti. Derler ya “Allah’a havale etmeden önceki makamdık” diye, öyle. Şimdi o yok. En güvenilmez meslekler arasında sondan ikinciyiz. Bunu istikrarlı bir çalışma ile elde ettik; kalemimizi satarak, kiralayarak, patronun baskısına boyun eğerek, siyasetin baskısına boyun eğerek, küçük hediyelerin rüşvet olduğunu anlamayarak mesleğimizin itibarını mahvettik biz. Dikkat ederseniz eleştirmeye kendimizden başlıyorum. Kendi kendimizi eleştirmiyoruz biz. Sendikaları öldürdük. Patronlar “size zam yapacağım” dediğinde sendikadan vazgeçebildik. Sarı öküzü verdiğimizde gerisinin geleceğini anlamadık. Sendika gidince dayanışma gitti ve herkes tek kaldı. Tek tek avlanmaya başladık sonra. Hürriyet’ten 45 kişi çıkarıldı en son, sebebi ise sendikalı olmaları idi. Çünkü patron örgütlenirlerse bela olacaklarını biliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kendi güvencesi olmayan insan herhangi birine güvence olabilir mi? Son 12 yılda iddialara göre 12 bin 700 gazeteci işsiz kalmış. Nereden çıktı bu rakam? Bir bilgimiz yok. Meclise bir rakam verilirken aralarda geçmiş, biz de oralardan bir bilgi edinmeye çalışıyoruz. Yine TÜİK verilerine bakarsak -çok şükür en azından onlar böyle bir açıklama yaptılar- medya sektöründe 2018 itibariyle işsizlik oranı yüzde 25 oranında. Yüzde 26 genç işsizliği varken, gazetecilerin yüzde 25’inin işsizliğinin olduğu ülkede durumun vehametini siz düşünün. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dönüp kendi geçmişime baktığımda, Daily News gazetesindeki yöneticiliğimi bıraktığımda Ankara ofisi 42 kişiydi. Ama merkezdi o zaman, ve İstanbul bizim taşramızdı. Orada 12-13 kişi çalışıyordu.  Bugünkü Daily News’te, 1,5 kişi Ankara’da, 7-8 kişi de İstanbul’da çalışıyor. Çünkü havuzun gelişmesiyle, isteyen istedi haberi alıp kullanıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Habercilik kıymetsizleşti. Gazeteler PR bülteni oldu, 10 sene önce 6-7 milyon olan tirajlar, bugün 2 milyonda, o da zar zor. Eğer aynı haberleri koyuyorsanız siz tüm gazetelere, millet de sizi okumayacaktır. 10 gazetede aynı başlık atılabiliyorsa, okuyucu neden okusun sizi? Zaten parası yok. Neden kalksın da 3 kuruşluk parasının bir kısmıyla gazete alsın. Biz kendi kendimizi sektör olarak mahvettik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Patronaj meselesi, büyük sermayenin sektöre girmesi, gazetecilerin alınıp satılabildiği bir süreci Güneş Gazetesi başlattı. Bugün o gazete kapandı ama işte yankıları sürüyor. İlk olarak gazetecilerin büyük miktarlarda transfer edilmeye başlandığı, dönemlerden buraya geldik. Gazetecilik entelektüel bir iştir. Gazeteci alınıp satılmaya başlandığı zaman bir sorun var demektir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mideden bağımlı gazetecilik yapılmaz. Bunu yapmak zorunda olan genç kuşakların, neler çektiğini tahmin ediyorum ve onlara kızmıyorum. Benim kızdığım bir aşamaya gelmiş, bu mesleğe karşı sorumlulukları olduğunun farkına varamayan zavallılara. </span></p>
<p><b>“Genci Olmayan Bir Cemiyet Yaşayamaz”</b></p>
<p><b>“Genç kuşağın neler yaşadığını tahmin edebiliyorum” dediniz. Basın Evi’ne genç kuşak gazetecilerin ilgisi nasıl? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Maalesef yüksek değil, ama kimseyi kolundan tutup “gel” diyemeyiz. Mesleki sorunlarla ilgili söyleşiler ve atölyeler yapıyoruz. İşten çıkıp gelebilmeleri için saat 18:00’de başlatıyoruz. Ulaşım açısından biraz sıkıntılı bir bölgeyiz, bu biraz zorlayıcı olabilir. İletişim öğrencileri geliyorlar ara ara. Ama yavaş yavaş olacak. Bir de sadece bizim cemiyetimiz değil, cemiyetler dışardan bakınca biraz büyük büyük gözüküyor. Farkında değiller ki aslında cemiyetler onlar. Genci olmayan bir cemiyet yaşayamaz maalesef. </span></p>
<p><b>Ankara’da genç kuşağın cemiyete ilgisi nasıl? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Var tabii, ama iş, aş derdinde olan insanın derdi gidip cemiyette lak lak yapmak değil. Biz çok uzun bir dönem sadece lokal olarak varlık gösterdik, yani mesleki çalışmalar arada bir basın açıklamasından öteye gitmeyen şeylerdi. Bu, cemiyetlerin genel sıkıntısı. Haber olmayan yerlere gençlerin gelmesi mümkün değil. Nisan 2019’da açıldı burası. Nisan’dan bu yana da 3 bin kişi geldi. 7 ilde ders verdik, 5 ilde bilgilendirme toplantısı yaptık. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu projede ise 16 kişi çalışıyoruz. Yürüttüğümüz bir diğer proje olan “Medya Köprüleri” için de çalışan 3 kişi var. Burada 20 kişiye iş imkanı veriyoruz, öyle düşünün. </span></p>
<p><b>“Hedef Kitlemiz İşsiz Gazeteciler”</b></p>
<p><b>Basın Evi herkese açık mı? M4D’nin başvuru sınırları nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Buraya gelen gazetecileri kayıt ediyoruz sistemimize ve her türlü çalışmamızda örgütlülüğü teşvik etmeyi planlıyoruz aslında. Sendikaya, başka bir cemiyete, basın kurumuna kayıtlı olan herkes bizde önceliklidir. Başta örgütlülük şartı koymaya karar verdik ama bu, meslekten kopmak zorunda kalmış ve yine örgütlenememiş kişiler için acımasızlık olur diye karar verdik. Ama İletişim Fakültesi’nden mezun olmuş bir arkadaşın bizden destek alması mümkün değil. Yeni mezunun elbette başımızın üstünde yeri var ama bizim hedef kitlemiz en başta işsiz gazeteciler. Çalışan da alabilir ama işsiz olanlar öncelikli. Biz işsiz değil, serbest gazeteciler diyoruz. Herhangi bir iş akdi ile basın kurumundan ücret almayanlar diyoruz, bunun içine telifle yazanlar da işsiz olanlar da girer. </span></p>
<p><b>“Gazetecilerin Harekete Geçme Dinamosuna Dokunuyoruz”</b></p>
<p><b>Gazetecilik gittikçe güvencesizleşirken, parça başı işler küçük ve dönemsel bir desteği getiriyor. Bunun etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz gazetecilere sadece “Siz değerlisiniz” meselesini hatırlatıp onların harekete geçme dinamosuna dokunuyoruz. İnsan kaynakları finansmanımız yok. “Gelin size web sitesi kuralım, kanal kuralım, siz gazeteciliğinizi yapın” diyoruz, bir şey kurmaları için teşvik ediyoruz. Ana akımın sizi istememesi önemsiz olduğunuz anlamına gelmez. </span></p>
<p><b>Gazetecilere telif vaadetmek güvencesizliği sürdüren hatta güçlendiren bir şey değil mi? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başvuran arkadaşlar senede sadece 5 tane telifli haber yazabileceklerini biliyor. Burası hayat kazanabileceğiniz bir alan değil. Burası ödenemeyen su faturasını ödeme, ayakta durabilme yeri. </span></p>
<p><b>Öte yandan genç kuşak gazeteciler ofislere girmek istemiyorlar… </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir arkadaşımız var Basın Evi’ne gelip gidip çalışan, ofis kullanmıyor. İki internet ağımız, sessiz odamız var. Ofis kirası vermiyor. Kaldı ki gazeteci network olmadan gazetecilik yapamaz ama mesela burada insanlarla tanışabilir, stüdyomuz var. Her şey yapılabilir. Niyet önemli. </span></p>
<p><b>M4D gibi projeler insana iyi gelmekle birlikte, insanın umudunu da kırıyor. Sonrasında “Nerede çalışacağım ben?” diye düşünüyorsunuz&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Haklısınız. Ben 1993 yılında işsiz kaldım ve aslında o dönem hayatımın en çok para kazandığım dönemiydi. Tam 42 yere yazıyordum, bir habere 42 takla attırıyordum. Ama sonuçta bir takıntımız var; sabah işe gidip akşam eve gelme, sigortalı olma. Baktım işe gitmiyorum, sabah ne zaman uyandığım belli değil, gece kaçta yattığım belli değil, bir düzenim yok, depresyona girdim. Sonra o dönem önceki işyerimde aldığım paranın üçte birine Anadolu Ajansı’ndan teklif geldi ve çalışmaya başladım. Buna hiç pişman olmadım o ayrı ama, işte serbest gazeteciyken Daily News’te kazandığımın daha azına çalışmaya başladım. Çünkü daha rahat tatmin ettim kendimi, “işim var” diye. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ama aslında bugün bu kuşağın, bir disiplin içinde bunu yapması mümkün, kendi patronu olması mümkün. Kolektifler oluşturabiliriz, küçük şirketler oluşturabiliriz, kendi sigortalarımızı ödeyebiliriz, her şeyi yapabiliriz. </span></p>
<p><b>Gazetecilik hayatınızı değerlendirdiğinizde, medya bu girdiği cendereden çıkabilir mi? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok romantik sorular bunlar bence. Radyo çıktığında da, TV çıktığında da aynı şey söyleniyordu. Dünya basınında yüzde 8-20 arasında gerileme var medyada. Tirajlar, televizyon izlenme oranları, reklam pastaları düşüyor. Türkiye’de bu gerileme yüzde 80. Bunun sebebi, aynı haberi bir düzine gazetede takla bile attırmadan görüyor olmamız. Kötü yazılmış, haber mi, PR mı olduğu belli olmayan yazıları gazeteye doldurursanız sizi kimse okumaz, kimse televizyonları seyretmez. Her şey Serdar Ortaç’ın şarkıları gibi, dipte aynı müzik var. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşte bunun sonucunda gazetecilik ölmez, sadece temizlenir. Kimse kusura bakmasın; o çok büyük gözüken ana akım medya devrini tamamladı. Reform olsa ne olur bu saatten sonra, bir imaj kalmadı. Medya dönüşecek ve tek gerçek var; gazetecilik baki kalacak. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/29/burasi-ayakta-durmayi-hatirlatmak-icin-var/">&#8221;Burası Ayakta Durmayı Hatırlatmak İçin Var&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>110 Yılda 66 Gazeteci Öldürüldü</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/06/110-yilda-100u-askin-gazeteci-olduruldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seda Karatabanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Apr 2019 08:54:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Öldürülen Gazeteciler Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Gazeteciler Cemiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Gazeteciler Sendikası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37260</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto ve  Türkiye Gazeteciler Sendikası'ndan (TGS) Can Uğur'la "Öldürülen Gazeteciler Günü' vesilesiyle basın özgürlüğünü ve gazetecilerin yaşadıkları sorunları konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/06/110-yilda-100u-askin-gazeteci-olduruldu/">110 Yılda 66 Gazeteci Öldürüldü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, ilk basın şehidi olarak anılan Hasan Fehmi’nin öldürüldüğü 6 Nisan’ı 1997 yılından bu yana Öldürülen Gazeteciler Günü olarak ilan etti. İttihat ve Terakki Cemiyetine muhalif yazılarıyla tanınan dönemin Serbesti Gazetesi Çalışanı Hasan Fehmi Bey’in 6 Nisan 1909’da Galata Köprüsü’nde öldürülmesinin ardından geçen 110 yılda TGC verilerine göre 66 gazeteci öldürüldü.</p>
<p>Türkiye’deki basın özgürlüğü tartışmaları çağımıza özgü değil. Yüzyıldır gazeteciler öldürülüyor, özgürlüğü elinden alınarak hapsediliyor ya da sık sık hedef gösteriliyor. Türkiye, Sınır Tanımayan Gazeteciler tarafından hazırlanan 2018 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’inde 180 ülke arasında 157’nci sırada. 2017 yılında göre 2 sıra gerileyen Türkiye’de Şubat 2019 itibariyle 135 gazeteci ceza evinde.</p>
<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-37263" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Turgay-Olcayto-640x360.jpg" alt="" width="360" height="203" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Turgay-Olcayto-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Turgay-Olcayto.jpg 750w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" /></p>
<p>&#8220;Öldürülen Gazeteciler Günü&#8221; vesilesiyle konuştuğumuz Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, Hasan Fehmi’nin iktidarı hedef alan yazılarından dolayı öldürüldüğünü hatırlatarak, gazetecilik mesleğinin Türkiye’de en zor yapılan mesleklerden olduğunu vurguladı. Gazetecilere olan baskının sürdüğünü belirten Olcayto, &#8220;Gazetecilere, eleştirel yayın yapan gazetelere, internet sitelerine ve televizyonlara yönelik ağır baskıyla meslektaşlarımız yıldırılmak isteniyor.” dedi.  Gazetecilerin siyasetçiler tarafından düzenli olarak hedef gösterildiğini, sözlü ve fiziksel saldırıya uğradığını anımsatan Olcayto, “Gazeteciler, yazdıkları haberler nedeniyle gözaltına alınıyor ve tutuklanıyor. Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü, halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkı için bir teminattır. Türkiye&#8217;de demokrasinin yeşermesi için basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün engellenmemesi gerekiyor. Tüm siyasetçileri bu konuda duyarlı davranmaya barış ve kardeşlik ortamının sağlanması için çaba göstermeye çağırıyoruz. Gazetecilerin tutuksuz yargılanmasını istiyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Gazetecilerin İş Güvencesi de Yok&#8221;</strong></p>
<p><img decoding="async" class="alignright wp-image-37262" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Can-Uğur--640x878.jpeg" alt="" width="263" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Can-Uğur--640x878.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Can-Uğur-.jpeg 700w" sizes="(max-width: 263px) 100vw, 263px" /></p>
<p>Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) genel merkez yöneticisi Can Uğur da, Türkiye’de gazetecilik yapmanın zor ancak &#8216;keyifli ve rahatlatıcı bir yönü&#8217; olduğunu savunarak,  “Özellikle birilerinin kendi çıkarları için toplumu manipüle etmeye çalıştığı, yalanın sıradanlaştığı bir zamanda doğruların peşinde gitmek etik olarak da oldukça önemli bir eylem. Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de ‘suyun başını tutanlar’ bazı şeylerden rahatsız oluyorlar, gerçeklerin yazılmasını istemiyorlar. Zaten bunları yazana gazeteci deniyor.” dedi. Gazetecilerin baskı mekanizmalarının yanı  sıra iş hakları açısından da sorunlar yaşadığını belirten Uğur, &#8220;Gazeteciler, sermaye medyasının başındaki patronların kuralları koyduğu bir düzende çalıştırılmak isteniyor. Mesleki anlamda haklarının alınması keyfi biçimde engelleniyor. Sendikal hakları gasp ediliyor” diye konuştu. TGS olarak gazetecilerin hem ifade özgürlüklerine hem de güvencesizliğe karşı mücadelelerine sahip çıktıklarını ifade eden Uğur, “Patronların iktidarla kurduğu ilişki,  gazetecilerin üzerinde Demokles’in kılıcı misali sürekli sallanıyor. Akabinde gazeteciler sansürün yanında yaşadıkları zorluklarla mücadele etmenin bir aracı olarak gördükleri oto sansürü geliştiriyor” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/06/110-yilda-100u-askin-gazeteci-olduruldu/">110 Yılda 66 Gazeteci Öldürüldü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TGC Başkanı: ‘Özellikle güneydoğudaki meslektaşlarımız baskı altında, destek olmaya çalışıyoruz’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2015/10/23/tgc-baskani-ozellikle-guneydogudaki-meslektaslarimiz-baski-altinda-destek-olmaya-calisiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2015 10:57:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Gazeteciler Cemiyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sivilsayfalar.overteam.com/?p=3104</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Gazeteciler Cemiyeti&#8217;nin (TGC) Konrad Adenauer Stiftung (KAS) Türkiye Temsilciliği ile birlikte düzenlediği &#8220;Gazetecilikte Özeleştiri ve Yerel Gazetelerin Karşılaştığı Zorluklar&#8221; başlıklı 11. Alman-Türk Yerel Gazetecilik Semineri,  Cağaloğlu&#8217;nda bulunan TGC Burhan Felek Konferans Salonu&#8217;nda başladı. Toplantıda gazeteciliğin geleceği ve özellikle online gazeteciliğin yazılı basını nasıl etkilediği üzerinde durulacak. &#160; Seminere; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2015/10/23/tgc-baskani-ozellikle-guneydogudaki-meslektaslarimiz-baski-altinda-destek-olmaya-calisiyoruz/">TGC Başkanı: ‘Özellikle güneydoğudaki meslektaşlarımız baskı altında, destek olmaya çalışıyoruz’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Türkiye Gazeteciler Cemiyeti&#8217;nin (TGC) Konrad Adenauer Stiftung (KAS) Türkiye Temsilciliği ile birlikte düzenlediği &#8220;Gazetecilikte Özeleştiri ve Yerel Gazetelerin Karşılaştığı Zorluklar&#8221; başlıklı 11. Alman-Türk Yerel Gazetecilik Semineri,  Cağaloğlu&#8217;nda bulunan TGC Burhan Felek Konferans Salonu&#8217;nda başladı. Toplantıda gazeteciliğin geleceği ve özellikle online gazeteciliğin yazılı basını nasıl etkilediği üzerinde durulacak.</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Seminere; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Genel Sekreter Sibel Güneş, Genel Sekreter Yardımcısı Niyazi Dalyancı, Konrad Adenauer Stiftung (KAS) Türkiye Temsilcisi Dr. Colin Dürkop,  Konrad  Adenauer Stiftung Gazetecileri Destekleme Birimi Başkanı Dr. Marcus Nicolini&#8217;nin de aralarında bulunduğu çok sayıda gazeteci katıldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" src="https://encrypted-tbn2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcT8NBwrwBhTDmbdo2ZsHG8kPAV_PN_OoRDhGliuprrzAs2PgR_pcg" alt="" /></p>
<h4>‘İLERİYE UMUTLA BAKMAK BİZİM GÖREVİMİZ’</h4>
<p>Seminerin sunuculuğunu TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş üstlendi. Seminer; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı (TGC) Turgay Olcayto, Konrad Adenauer Stiftung Derneği Türkiye Temsilcisi (KAS) Dr. Colin Dürkop,  Konrad  Adenauer Stiftung Gazetecileri Destekleme Birimi Başkanı Dr. Marcus Nicolini&#8217;nin açılış konuşmalarıyla başladı. Turgay Olcayto, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Türkiye&#8217;de gazetecilik çok zorlu bir dönemlerinden geçiyor. Yerel basın da bu zorlukları daha fazla hissediyor. Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde çalışan arkadaşlarımız büyük baskılarla karşılaşıyor. Biz de burada elimizden geldiğince onlara yardımcı olmaya çabalıyoruz. Onlarla ilişkilerimizi kesmemeye, onlara destek verme uğraşı içindeyiz. Acılı günler geçirdik ama ileriye umutla bakmak bizim görevimiz. Her zaman yinelediğim gibi birtakım aksaklıklar, gazeteciyi zorlayan siyasi anlaşmazlıklar bir gün gelip geçer, gazetecilik hep kalır. Gazetecilik içinde bu dayanışmayı sağlayabilmeliyiz.”</p>
<p>KAS ile birlikte yürüttükleri yerel basına yönelik seminerlerin, ödül törenlerinin yavaş yavaş meyvesini vermeye başladığını belirten Olcayto, “İlk başladığımız günlerde çok değişik bir yerel basın vardı. Şimdi sosyal medyada kendini kanıtlayan bir yerel basın var. İlk seminere başladığımız zaman seminerlerde bize &#8216;Makine verecekler mi? Gazeteleri nerede basacağız?&#8217; gibi sorular soruyorlardı. Ama şimdi Anadolu&#8217;da resmi ilanlara bile gereksinim duymadan gazete çıkarabilen meslektaşlarımız var.  İstanbul&#8217;da daha çok etik ilkelere uyan meslektaşlarımız var. Biz de bundan çok mutlu oluyoruz. TGC –KAS işbirliğinin daha da olumlu sonuçlara yol açacağına inanıyorum. Bunun için elimizden geleni yapacağız&#8221; dedi.</p>
<h4>‘GAZETECİLİKTE ÖZ ELEŞTİRİ ÇOK HASSAS BİR KONU’</h4>
<p>Konrad Adenauer  Stiftung Derneği (KAS) Türkiye Temsilcisi Dr. Colin Dürkop ise şunları dile getirdi: &#8220;Türkiye&#8217;de önümüzdeki hafta seçimler olacak. Türkiye&#8217;de gazeteciliğin içinde bulunduğu duruma bakıldığında;  son derece &#8216;zor bir dönemden&#8217; geçildiğini görüyoruz. Gazetecilikte &#8216;özeleştiri&#8217; kavramı çok hassas bir konu. Yerel gazetecilerin karşılaştığı çok çeşitli zorluklar var. Türkiye bu zorluklar açısından da çok zor bir dönemden geçiyor ve geçmekte.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2015/10/23/tgc-baskani-ozellikle-guneydogudaki-meslektaslarimiz-baski-altinda-destek-olmaya-calisiyoruz/">TGC Başkanı: ‘Özellikle güneydoğudaki meslektaşlarımız baskı altında, destek olmaya çalışıyoruz’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
