<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TÜRGEV arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/turgev/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/turgev/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Mar 2020 08:38:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>TÜRGEV arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/turgev/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8221;Her 5 Çocuktan 1’i Zorbalık Sebebiyle Okula Gidemiyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/12/her-5-cocuktan-1i-zorbalik-sebebiyle-okula-gidemiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2020 13:22:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRGEV]]></category>
		<category><![CDATA[Fatmanur Altun]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=48629</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Fatmanur Altun’la Zorbalığı Engelle Projesi’ni konuştuk. 2019 UNICEF verilerine göre, 15-24 yaş arası gençlerin yüzde 70,6’sının çevrimiçi zorbalık mağduru olduğunu ve her 5 çocuktan 1’inin zorbalık sebebiyle okula gidemediğini hatırlatan Altun, “Zorbalık yapan çocuk aynı zamanda zorbalığın kurbanı da olabiliyor. Zorbalığı, çocuğun kişiliğinin ayrılmaz bir parçası olarak görmemek, düzeltilebilecek bir davranış sorunu olarak görmek önem taşıyor” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/12/her-5-cocuktan-1i-zorbalik-sebebiyle-okula-gidemiyor/">&#8221;Her 5 Çocuktan 1’i Zorbalık Sebebiyle Okula Gidemiyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sizi tanıyabilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Marmara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde öğretim görevlisiyim. Bir dönem çevirmen ve yazar olarak yayıncılık sektöründe bulundum. Halen çeşitli dergilerde yazarlık ve danışma kurulu üyeliği yapıyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-48631 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/03/Ekran-AlC4B1ntC4B1sC4B1-5-640x390.jpg" alt="" width="322" height="196" />Yaklaşık iki yıldır da TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyorum. Doktorasını sivil toplum çalışmaları üzerine yapmış bir sosyolog ve Türkiye’nin en büyük eğitim vakıflarından TÜRGEV’in Yönetim Kurulu Başkanı olarak olarak mevcut toplumsal sorunlarımıza karşı farkındalık oluşturma ve çözüm üretme mekanizmaları geliştirebilmek adına çalışmalarda bulunuyorum.</span></p>
<p><b>TÜRGEV ve Zorbalığı Engelle Projesi hakkında bilgi verir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı, 1996 yılından bu yana tarihini, kendini ve hedefini iyi bilen, araştıran, sorgulayan, öğrenen, üreten, girişimci gençler yetiştirme hedefiyle kız çocuklarına eğitim ve barınma desteği veriyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Burs ve barınma desteklerinin yanı sıra, atölye programları, seminerler ve akademik dersler organize ediyor, kız çocuklarını toplumun ve kültürün yapı taşı olarak görerek, hayatın her alanında değer üreten bireyler olmaları için onları destekliyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">TÜRGEV’in misyonu doğrultusunda yürüttüğümüz Çevrimiçi Zorbalığa Karşı Farkındalık Kampanyası ile çocukları, gençleri, ebeveynleri, bakım verenleri ve eğitimcileri, internet ortamda güçlendirecek bilgiler ve araçlar sunarak zorbalık konusunda toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz. Merhameti, nezaketi ve mahremiyet bilincini odağa alan bir yaklaşımla değerler eğitimini, teknoloji okuryazarlığının ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.</span></p>
<p><b>Proje ile ne amaçlanıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Zorbalığı Engelle sloganı ile yürüttüğümüz iletişim kampanyası temel olarak zorbalık davranışının normalleştirilmemesi, çocukların yetişkin rehberliğinde ve denetiminde korunabilmesi ve her yaştan internet kullanıcısının farkındalığının artırılması için temel bilgiler ve çözüm önerileri sunuyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnternet kullanıcıları olarak hepimizin ne yazık ki sıklıkla tanığı ya da mağduru olduğu şiddet ve nefret kültürü, sosyal linç ve çevrimiçi zorbalık, çocukların ve gençlerin kişilik gelişimleri ve özgüvenleri için çok daha yıkıcı ve telafisi zor bir etki gösteriyor. Hem eğitimciler, hem anne-babalar olarak zorbalık davranışını engellemeyi, çocukları psikososyal olarak destekleyebilmek adına yapabileceklerimizi öğrenmeyi ve her yaştan internet kullanıcısını zorbalığa karşı farkındalık kazanmaya teşvik etmeyi amaçlıyoruz.</span></p>
<p><b>Anne ve Babalara Büyük Görev Düşüyor</b></p>
<p><b>Çevrimiçi Zorbalık ve Güvenli İnternet başlıklarından bahseder misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Zorbalık, sosyal yaşamın doğal bir parçası olan akran çatışmalarından ve anlaşmazlıklarından tamamen farklı değerlendirilmesi gereken, sistematik ve kronik yapısıyla basit anlaşmazlıklardan ayrışan bir şiddet tipi. Bir kişiyi ya da grubu hedef alan, kasıtlı yapılan, tekrarlayan ve adil olmayan olumsuz davranışlar zorbalık kapsamına giriyor. Çevrimiçi zorbalık ise, internet teknolojilerinin ve sosyal ağların yaygınlaşması ile hayatımıza giren bir zorbalık türü. Akıllı cihazlar aracılığıyla, mesajlaşma uygulamaları, sosyal ağlar, oyun platformları, e-posta üzerinden yapılan her türlü zorbalık davranışını kapsıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocukların ve gençlerin internette maruz kaldıkları şiddeti ve nefreti bertaraf edebilmek, denetimli bir internet ortamında bilgiye erişerek, internetten en yüksek faydayı almalarını sağlamak adına ‘güvenli internet’ yaklaşımı önem kazanıyor. Çocukları sokakta gözettiğimiz gibi, internette de gözetmemizin, onları yalnız bırakmamamızın, sağlıklı sınırlar ve kullanım alışkanlıkları ile güvenliklerini sağlamamızın önemine dikkat çekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Burada anne ve babaların temel internet okuryazarlığına sahip olması, mahremiyet, nezaket ve merhamet konularında çocuklarına iyi rol modeller olabilmeleri için yapılabilecekleri gündeme getirmeyi önemsiyoruz. </span></p>
<p><b>Proje kapsamında hazırlanan Çevrimiçi Zorbalığa Karşı Farkındalık Rehberi hakkında bilgi verir misiniz?</b></p>
<p><a href="https://zorbaligiengelle.org/farkindalik-rehberi/"><span style="font-weight: 400;">Rehberimiz</span></a><span style="font-weight: 400;"> anne-babalar ve eğitimcilere özel olarak, zorbalık hakkında temel bilgiler ve öneriler içerecek şekilde hazırlandı. Kişisel bilgisayarlara indirilmeye de basılı kullanıma da uygun bir yapıda. Rehber ile ‘’Çocuğun zorbalığa uğradığı nasıl anlaşılır?’’ ‘’Çocuğunuz zorbalığa uğradığında neler yapmalısınız?’’ ‘’Çocuğunuz zorbalık yapıyorsa nasıl bir yol izlemelisiniz?’’ ‘’Eğitimcilere düşenler neler?’’ gibi önemli sorulara cevap vermeyi ve uygulanabilir çözümler sunmayı hedefliyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Rehber içeriğiyle paralel olarak hazırlanan </span><a href="https://zorbaligiengelle.org/e-ogrenme/"><span style="font-weight: 400;">E-Eğitim</span></a><span style="font-weight: 400;"> modülleri ise zorbalık konusunda çok daha kapsamlı mini online derslerden oluşuyor. Kullanıcılar, her modülün sonunda zorbalık konusunda edindikleri temel bilgileri test edebiliyor.</span></p>
<p><b>Zorbalık konusunda yaptığınız bir çalışma ya da araştırma varsa bununla ilgili detaylara değinebilir misiniz? Zorbalığın altında yatan etkenler ya da sebepler ne olabilir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Zorbalık dünya çapında çok sayıda sivil toplum kuruluşunun, devlet kurumunun ve teknoloji şirketinin radarına girmiş ciddi bir sorun. Bu konuda Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun araştırmalarını ve ülkemizde yapılan akademik çalışmaları tarayarak yol aldık. Çarpıcı ve ürkütücü verilerle karşılaştık. Örneğin, 2019 UNICEF verilerine göre, 15-24 yaş arası gençlerin yüzde 70,6’sı çevrimiçi zorbalık mağduru. Her 5 çocuktan 1’i zorbalık sebebiyle okula gidemiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Zorbalıkla mücadelede, zorbalığın altında yatan sebeplerin irdelenmesi şüphesiz ki son derece önemli. Zorbalığı Engelle <a href="http://www.zorbaligiengelle.org" target="_blank" rel="noopener noreferrer">web sitesinde</a></span><span style="font-weight: 400;"> gerek rehber, gerek eğitim modülleri aracılığıyla vurgulamaya çalıştığımız gibi zorbalık davranışının altında, güvensizlik, çapıtılmış güç anlayışı, aile içi şiddetin mağduru olma, zorbalığa maruz kalma gibi sebepler yatabiliyor. Evet, zorbalık yapan çocuk aynı zamanda zorbalığın kurbanı da olabiliyor. Zorbalığı, çocuğun kişiliğinin ayrılmaz bir parçası olarak görmemek, düzeltilebilecek bir davranış sorunu olarak görmek önem taşıyor. Bunun yanı sıra insan ilişkilerinde tahammül, nezaket, merhamet, empati, farklılıklara saygı gibi değerlerin, teknolojinin hızına ve ilgi ekonomisine yenik düşmesi de zorbalığın yaygın olarak görülmesinin altında yatan bir başka etken olarak tartışılabilir. Çocuklarımızın evde ve okulda akademik olarak desteklendikleri gibi, ahlaki değerleri içselleştirmeleri için desteklenmeleri de önemsenmeli.</span></p>
<p><b>Zorbalık hususunda son olarak neler eklersiniz, bir mesajınız ya da çağrınız var mıdır? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnternette yapıp ettiklerimizin, öylesine yazdıklarımızın, eğlencesine paylaştıklarımızın tamamının somut sonuçları olduğunu bilmemiz ve bu sonuçlar üzerine düşünmemiz çok önemli. Zorbalığın yıkıcı etkilerinin, çocuklarımızı, gençlerimizi yetişkinlik hayatlarında da takip etmemesi, zihinlerinde, bedenlerinde kötü izler bırakmaması için, şiddetin ve nefretin kültürümüzün bir parçası haline gelmemesi için bugünden başlayarak hane içinde, okullarda, sosyal medyada basit önlemler almamız gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu konuda yapılabilecekler hakkında fikir sahibi olmak, bu mücadeleye katkıda bulunmak, internetin güvenli ve faydalı yanlarını çoğaltmak isteyen her yaştan internet kullancısını <a href="http://www.zorbaligiengelle.org" target="_blank" rel="noopener noreferrer">web sitesine</a></span><span style="font-weight: 400;"> davet ediyoruz. Fikir ve görüşlerinizi bizimle paylaşarak kampanyamızın gelişmesine katkıda bulunmanızı, zorbalık karşıtı çağrımıza katılmanızı rica ediyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlginiz ve desteğiniz için teşekkür ederiz.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/12/her-5-cocuktan-1i-zorbalik-sebebiyle-okula-gidemiyor/">&#8221;Her 5 Çocuktan 1’i Zorbalık Sebebiyle Okula Gidemiyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan Haklarını Savunmanın, Savunanın Yanında Durmanın Erdemi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/07/insan-haklarini-savunmanin-savunanin-yaninda-durmanin-erdemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Aydagül]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Aug 2017 09:55:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Çağdaş Eğitim Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Demokratikleşme]]></category>
		<category><![CDATA[DİSA]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Bir Sen Türkiye Diyanet Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[ENSAR Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem Çocuk Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İlim Yayma Cemiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan ve Medeniyet Hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsani Yardım Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[ÖNDER İmam Hatipliler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[SABANCI VAKFI TOPLUMSAL GELİŞME HİBE PROGRAMI]]></category>
		<category><![CDATA[seta]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır Ayrımcılık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRGEV]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Gençlik Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=17463</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Umuyorum ki, iktidara yakın sivil toplum kuruluşlarındaki yurttaşlarımız da zamanında bir kesim seküler Türklerin sahip olduğu orantısız güce şimdi onların sahip olduklarının farkındalardır ve yakın tarihin bize bunun güçlü bir demokrasi ve sürdürülebilir bir rejim adına sağlıklı olmadığını öğrettiğini hatırlıyorlardır&#8221; “İnsanlık tüm ulusların üstündedir.”  Bu yazı İstanbul’un iyi okullarından birinde büyük bir duvar görseli olarak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/07/insan-haklarini-savunmanin-savunanin-yaninda-durmanin-erdemi/">İnsan Haklarını Savunmanın, Savunanın Yanında Durmanın Erdemi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Umuyorum ki, iktidara yakın sivil toplum kuruluşlarındaki yurttaşlarımız da zamanında bir kesim seküler Türklerin sahip olduğu orantısız güce şimdi onların sahip olduklarının farkındalardır ve yakın tarihin bize bunun güçlü bir demokrasi ve sürdürülebilir bir rejim adına sağlıklı olmadığını öğrettiğini hatırlıyorlardır&#8221;</strong></p>
<p>“İnsanlık tüm ulusların üstündedir.”  Bu yazı İstanbul’un iyi okullarından birinde büyük bir duvar görseli olarak karşıma çıktı. Sonrasında, aynı yazının Boğaziçi Üniversitesi’nin içinde Bebek’e inen yokuşta, taştan bir bankın üzerinde de yazdığını öğrendim. Bu güçlü ifade, bana, İkinci Dünya Savaşı’nın yıkımı sonrasında Birleşmiş Milletler çatısı altında bir araya gelen ulusların ortak olarak İnsan Hakları Beyannamesi üzerinde anlaşmasını hatırlattı. Bu ortak beyanname üzerinde yıllar içinde inşa edilen uluslararası insan hakları çerçevesi, ulusların tüm insanlık adına gerçekleştirdiği çok değerli bir kazanım oldu. Türkiye ise ilk yıllarından bu yana uluslararası insan hakları çerçevesinin içindeydi ve özellikle Avrupa Birliği’ne (AB) adaylık sürecinde ulusal mevzuatını iyileştirdi, kamu kurumlarının kapasitesine yatırım yaptı ve insan hakları alanında uluslararası saygınlığını artırdı. Hiç kuşkusuz ki, ülkemizdeki insan hakları savunucularının 1980 darbesine ve artçı sarsıntılarına da göğüs gerdikten sonra verdikleri mücadele, demokrasi ve hak kazanımlarında çok etkili oldu. <strong>Buradan, ülkemizin hak mücadelesinde emeği geçen ve bu yolda bedel ödeyen herkese saygı ve minnetimi iletiyorum.</strong></p>
<p><span id="more-17463"></span></p>
<p>Türkiye’de insan hakları alanında ve demokratikleşme yolunda sağlanan iyileşme hukukun üstünlüğünün kuvvetlenmesiyle beraber gerçekleşti ve sivil toplumun da güçlenebileceği bir alanın oluşmasına katkıda bulundu. Aralık 1999’da AB adaylığımızın resmileşmesi, Ekim 2005’te müzakerelerin başlaması, askerin 27 Nisan 2007 muhtırasının etkisiz bırakılması ve sonrasında sayın Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesiyle devam eden süreçte, Türkiye’de rejim sivilleşirken sivil toplum da güçleniyordu. 2007 yılını referans aldığımda sivil toplum alanındaki güç dengesinin henüz arkasında özel sermaye desteği olan ve ana akım konulara odaklanan (çocuk, eğitim, sağlık, sanat) seküler Türkler lehine olduğunu, bunun da o kitlenin geçmişten taşıdığı avantajlardan dolayı oluştuğunu düşünüyorum. İslami, Alevi, Kürt, Roman, LGBTİ, engelli birey ve kitlelerin ve örneğin çevre alanındaki girişimlerin sivil toplum yapılanmaları ise Avrupa Birliği adaylık sürecindeki demokratik reformlar ve demokratik normalleşmeyle beraber yavaş yavaş güçleniyordu.</p>
<p><strong>Sivil toplumun -kısa süreli- kapsayıcı şekilde güçlenmesi </strong></p>
<p>2008 &#8211; 2011 arasında yaşadığımız olaylarla (örneğin Ergenekon ve Balyoz davaları) hukukun üstünlüğüne ve adalete ciddi bir gölge düşerken, demokratikleşme de sekteye uğradı. Sivil toplum açısından kötü ve iyinin beraber gerçekleştiğine tanıklık ettik. Kötü olan, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Çağdaş Eğitim Vakfı gibi seküler sivil toplum kuruluşlarının haksız suçlamalar altında kalması ve hak ihlallerine uğramasıydı. İyi olan ise sivil toplumdaki güçlenmenin daha kapsayıcı bir hal almasıydı: Muhafazakar insani yardım hareketleri (örneğin <a href="https://www.ihh.org.tr" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İnsani Yardım Vakfı),</a> büyümeye, kuvvetli kurumsal yapılar oluşturmaya ve uluslararası faaliyetlere başladı; muhafazakar ve Kürt düşünce kuruluşlarının (örneğin <a href="http://setav.org" target="_blank" rel="noopener noreferrer">SETA</a> ve <a href="http://disa.org.tr" target="_blank" rel="noopener noreferrer">DİSA</a>) görünürlüğü arttı ve yenileri kuruldu; Aleviler, Romanlar, engelliler, LGBTİ ve diğer hak ihlali yaşayan grupların aktivizm ve savunuculuk çalışmaları güçlendi (örneğin <a href="http://www.sifirayrimcilik.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Sıfır Ayrımcılık Derneği</a>) ve daha çok görünürlük kazandı; kolektif çalışmalar arttı ve farklı birey ve gruplara yönelik ayrımcılık odağa alındı (örneğin <a href="http://tarihvakfi.org.tr/HaberDetay/turkiyeegitimsistemindeayrimcilikraporuaciklandi!/4054" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Türkiye’de Eğitim Sisteminde Eşitliğin İzlenmesi Projesi</a>); yerel girişimler güç kazandı; ve sivil topluma yönelik fon ve desteklerde (örneğin <a href="http://www.sabancivakfi.org/tr/sosyal-degisim/acik-cagrili-hibe-programi" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Sabancı Vakfı Toplumsal Gelişme Hibe Programı</a>) çeşitlenme ve artış oldu. Bu kapsayıcı gelişme, “bir dönem için” sivil toplumun çoğulcu bir çerçevede güçlenmesini sağladığından çok değerliydi.</p>
<p>Temmuz 2011 seçimleri sivil toplum alanında yaşadığımız kapsayıcı ve olumlu gelişmede olumsuz bir dönüm noktası oldu. O “bir dönem” için daha eşit bir dengeye oturan fırsat avantajı hızlı bir şekilde iktidara yakın sivil toplum kuruluşları lehine dönüştü ve bu kuruluşlar genişlemek ve gelişmek için çok elverişli bir ortama sahip oldu. Seçimlerin ardından iktidarın söylem ve politikalarına yansıyan kültürel ideoloji hızlı şekilde kamunun uygulamalarına yansıdı. Bu değişim özellikle “dindar nesil” söylemi sonrasında eğitimde çok görünür bir şekilde gerçekleşti. Kamuoyu nezdinde <a href="http://www.mebpersonel.com/meb/egitim-gonullusu-stklardan-bakan-avciya-ziyaret-h189253.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">ön plana çıkan</a> kurumlara bakıldığında <a href="http://www.ensar.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">ENSAR Vakfı</a>, <a href="http://www.iyc.org.tr" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İlim Yayma Cemiyeti</a>, <a href="http://www.onder.org.tr/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">ÖNDER İmam Hatipliler Derneği</a>, <a href="http://imh.org.tr/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İnsan ve Medeniyet Hareketi</a>, <a href="http://www.tugva.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Türkiye Gençlik Vakfı</a> ve <a href="http://www.turgev.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">TÜRGEV</a> gibi sivil toplum kuruluşları çok hızlı büyüyorlar, Türkiye’nin eğitim tarihinde eşi az görülmüş bir lobi gücüne sahipler ve okullardaki öğrencilere diğer kurumlara göre çok daha rahat erişiyorlar (en yakın örneği için <a href="http://www.hurriyet.com.tr/mebden-ensar-protokolu-40534320" target="_blank" rel="noopener noreferrer">bu habere</a> bakabilirsiniz). Bu kurumların arasında bir kamu vakfı olan <a href="http://www.diyanetvakfi.org.tr/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Türkiye Diyanet Vakfı</a> da var.  Öte yandan sendikalar arasında üye sayısı hızla artan <a href="http://www.ebs.org.tr" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Eğitim-Bir Sen</a> örneğinde görülebileceği gibi genişlemeyi izleyen süreçte gelişmeye de iyi bir örnek oluşturan nitelikli AR-GE (örneğin <a href="http://www.ebs.org.tr/ebs_files/files/yayinlarimiz/egitim_izleme_raporu.pdf.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Eğitime Bakış 2016</a>) ve iletişim çalışmaları son zamanlarda sık sık karşımıza çıkıyor. Eğitim-Bir Sen’in savunusunu ve lobisini yaptığı fikirler MEB nezdinde etkili oluyor.</p>
<p><strong>Tarih gücün hareketinin hikayesidir*</strong></p>
<p>İktidara yakın muhafazakar sivil toplum kuruluşlarının güçlenmesini sivil toplum kapsayıcılığı adına bir kazanç olarak ve bu gücüyle kamuya nüfuzunun artmasını olağan görmek mümkün. İzleyebildiğim kadarıyla birçok ülkede (örneğin ABD, Almanya, Gürcistan, Hırvatistan, İngiltere, Sırbistan) iktidardaki ideolojiye yakın sivil toplum kuruluşları benzer bir “etki ve erişim” ayrıcalığı yaşarlar; bu dönemsel ayrıcalıklar kamu-sivil toplum etkileşiminin doğasında vardır. Ayrıca, Eğitim-Bir Sen örneğinde görüldüğü gibi ideolojik fikrin artık kanıtla buluşmuş hali, veri temelli tartışmalar için önemlidir. Ancak, söz konusu ayrıcalıklar ülkemizde o kadar dengesiz ve anti-demokratik bir yere geldi ki bu tür bir değerlendirme artık havada kalıyor. Sivil toplumda bir kesim iktidara yakın durmanın sonucu olarak böylesine bir ayrıcalığa sahipken, devletin diğerleri üzerindeki baskısı hem Türkiye’nin geride bıraktığını umduğumuz zayıf demokrasi günlerini hatırlatıyor hem de benzer politikalar bugün ancak otoriter rejimlerde (örneğin Azerbaycan ve Rusya’da) görülüyor. Eğer bir sendika (Eğitim-Bir Sen) güçlenir ve büyürken diğeri (<a href="http://egitimsen.org.tr/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Eğitim-Sen</a>) baskı altında varoluş mücadelesi veriyorsa, okullar iktidara yakın sivil toplum kuruluşlarına açık kapı politikası uygularken diğer kuruluşlar etkisizleştiriliyorsa, bürokrasi sivil toplumu “bizden ve bizden olmayanlar” diye ayırmaya başladıysa, burada iktidara yakın sivil toplumun GONGO’lara (kamu tarafından organize edilen ve desteklenen sivil toplum kuruluşları için kullanılan İngilizce kısaltma) dönüşmekte olduğunu görme zamanı gelmiş demektir.</p>
<p>Özellikle muhalif sivil toplum üzerindeki baskıların insan hakları alanına sıçraması ideolojik duruşumuz ve iktidarla ilişkimiz ne olursa olsun hepimiz için üzerinde -en azından- düşünmemiz gereken yeni bir eşiktir. Ne yazık ki geçtiğimiz bir yıldır adaletin tartısının iyice bozulduğuna tanıklık ediyoruz. Türkiye’de çocuk hakları savunuculuğu yapan yetkin ve kapsayıcı Gündem Çocuk Derneği gibi bir kurumun OHAL kapsamında hiçbir hukuk süreci işletilmeden kapatılması, çocuk hakları savunucuları arkadaşlarımıza yapılan bu adaletsiz müdahale hepimizin vicdanında bir yara bırakmış olmalı. Son olarak insan hakları savunucularının tutuklanması karşısında ise ülkemiz yeni bir dibi gördü. Bu ülkenin tarihinde kimliği ve görüşü ne olursa olsun herkes için hak mücadelesi yapmış insanlar ile “terörist” ifadesinin aynı cümle içinde anılmasına kalbimiz acıyarak hayret ediyoruz. Geldiğimiz noktada, yıllar içinde kolektif olarak inşa ettiğimize kendimizi inandırdığımız “Türkiye’nin başarı hikayesi,” onu taşıyan temel sütunlar olan insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokratikleşme kazanımlarıyla beraber çöküyor.</p>
<p><strong>İnsan hakları tüm farklılıklarımızı kapsar</strong></p>
<p>Böyle bir dönemde <a href="https://www.sivilsayfalar.org/"><strong>Sivil</strong></a> <a href="https://www.sivilsayfalar.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Sayfalar</strong></a>’da yazmanın ruh hali bir garip oluyor. Bir yandan her geçen gün artan bir iç sıkıntısı var, diğer yandan son yazımda değindiğim gibi “hepimizin olaylar karşısında yaşadığımız duygusal iniş çıkışları kontrol edip, gidişatı değiştirmek için olayları anlamlandırmaya, çağın gereksinimlerine uygun düşünmeye ve davranmaya ihtiyacımız” olduğuna inanıyorum. Bunlar birbirlerini dışlamıyor, sadece duygularımızı yaşarken içgüdülerimizi dinlemeyi ve aklımızı yapıcı olarak kullanmayı öneriyorum. Buradan bakınca, tüm olumsuzluklara rağmen ülkemizdeki sivil toplum mücadelesine güvenim ve inancım tam, çünkü bunun örneklerini de görüyorum ve <a href="https://www.sivilsayfalar.org/author/batuhan-aydagul/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Sivil Sayfalar’da</a> yazıyorum.</p>
<p>Umuyorum ki, iktidara yakın sivil toplum kuruluşlarındaki yurttaşlarımız da zamanında bir kesim seküler Türklerin sahip olduğu orantısız güce şimdi onların sahip olduklarının farkındalardır ve yakın tarihin bize bunun güçlü bir demokrasi ve sürdürülebilir bir rejim adına sağlıklı olmadığını öğrettiğini hatırlıyorlardır. İçinde bulunduğumuz koşullarda bunu yüksek sesle söyleyemeseler bile en azından bu olumsuz durumun farkında olanlarla konuşalım, dertleşelim, elimizden geldiği kadar sivil köprüleri tutmaya gayret edelim. Tarih boyunca gücün ve iktidarın el değiştirdiğini bilerek o değişimlerde daha güçlü durabilecek bir sivil toplum omurgası inşa edelim.  Bugün, dünyanın farklı milletlerinden ulusların kendileri üstünde bir insan hakları rejimi kurabildiğini hiç unutmadan, aynı vatanda yaşayan ve sivil toplum kuruluşlarında farklı görüşlerle, gönlümüzle çalışan insanlar olarak, din, dil, ırk, renk, bedensel farklıklık vb. ayırt etmeden, herkes için var olan insan haklarına ve o hakların savunucularına sahip çıkma günü. Ülkenin tam ortasında yıllardır sürekli kırılarak toplumsal trajedilere yol açan fay hattının tamiri başka türlü mümkün olmayacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>*Joshua Cooper Ramo, <a href="https://books.google.com.tr/books/about/The_Seventh_Sense.html?id=Vw0rjgEACAAJ&amp;source=kp_cover&amp;redir_esc=y"><em>Seventh Sense</em></a> kitabından</p>
<p>Ana görsel AK Parti&#8217;nin <a href="https://www.akparti.org.tr/site/haberler/sivil-toplum-kuruluslari-ile-is-birligini-gelistirmek-amaciyla-yeni-bir-sis/87976#1" target="_blank" rel="noopener noreferrer">sayfasından</a> alınmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/07/insan-haklarini-savunmanin-savunanin-yaninda-durmanin-erdemi/">İnsan Haklarını Savunmanın, Savunanın Yanında Durmanın Erdemi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
