<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TBMM Deprem Araştırma Komisyonu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/tbmm-deprem-arastirma-komisyonu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/tbmm-deprem-arastirma-komisyonu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Mar 2023 12:32:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>TBMM Deprem Araştırma Komisyonu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/tbmm-deprem-arastirma-komisyonu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sivil Toplum ve Deprem Raporu Yayında</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/06/sivil-toplum-ve-deprem-raporu-yayinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2021 13:16:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[#SallanmadanHazırlan]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum İçin Destek Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM Deprem Araştırma Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey Mozaik Foundation]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72407</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar’ın, Meclis Deprem Araştırma Komisyonu’nun faaliyetleri ve STK'ların katılımıyla ilgili izleme çalışmasıyla oluşturduğu Sivil Toplum ve Deprem raporu yayınlandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/06/sivil-toplum-ve-deprem-raporu-yayinda/">Sivil Toplum ve Deprem Raporu Yayında</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil Toplum ve Deprem (TBMM Deprem Araştırması Komisyonu İzlenimi) Raporu, Sivil Sayfalar&#8217;ın, Sivil Toplum İçin Destek Vakfı ve Turkey Mozaik Foundation desteğiyle yürüttüğü &#8220;TBMM Araştırma Komisyonu’nu İzleme Projesi” kapsamında hazırlandı. 6 ay süren projede, İzmir Depremi’nden sonra TBMM’de temsil edilen tüm siyasi partilerin ortak kararıyla açılan TBMM Deprem Araştırma Komisyonu ile iletişim kurma, Komisyonun faaliyetlerini izleme, bu faaliyetlere katkı sunma ve katkı sunmaya yönelik çalışmalar üretmelerini sağlayacak bir izleme çalışması yürütüldü. Türkiye’de sivil toplum haberciliğinin ana adresi olan Sivil Sayfalar ve sosyal medya kanalları aracılığıyla, STK’ların Araştırma Komisyonu ile ilgili bilgilendirilmesi, Komisyon’a başvuru yöntemlerinin tanıtılması ve Komisyon’a başvurmaları ya da Komisyon’un faydalanacağı şekilde çıktı üretilmesinin desteklenmesi yönünde “Sallanmadan Hazırlan” başlıklı bir kampanya yürütüldü. Proje kapsamında Türkiye genelinde farklı STK’ların afet çalışmalarında fırsat ve eksikliklerin tartışıldığı, STK’lar arası ve STK-kamu ilişkilerinin ve Deprem Araştırma Komisyonu için üretilebilecek içeriğin tartışıldığı geniş katılımlı bir çalıştay da düzenlendi.</p>
<p>Raporda, Meclis Deprem Araştırması Komisyonu’nun çalışma süresi boyunca üretilen içeriğin ve izleme faaliyetinin ana bulguları ve bu süreçte Parlamento-STK ve STK’lar arası ilişkilere yönelik tespitler yer alıyor. STK’ların deprem başta olmak üzere afet politikalarına etkin katılımına yönelik önerilere yer verilen raporda, TBMM Deprem Araştırma Komisyonu raporunun bağlayıcılığının sağlanması ve komisyonun daimi ihtisas komisyonuna dönüştürülmesinin önemi de vurgulanıyor.</p>
<p>Rapora ulaşmak için <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sivil-sayfalar-sivil-toplum-ve-deprem-tbmm-deprem-arastirma-komisyonu-raporu/" target="_blank" rel="noopener"><strong>tıklayınız.</strong></a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/06/sivil-toplum-ve-deprem-raporu-yayinda/">Sivil Toplum ve Deprem Raporu Yayında</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Çalıştayı Sivil Toplumda Yeni İş Birliklerine Kapı Aralıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/08/deprem-calistayi-sivil-toplumda-yeni-is-birliklerine-kapi-araliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2021 09:59:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsani Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem Çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Deprem Çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM Deprem Araştırma Komisyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=66642</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar’ın 4 Mart Perşembe 2021’de düzenlediği “Sivil Toplum ve Deprem” başlıklı çalıştaya, TBMM Deprem Araştırma Komisyonu üyesi vekiller, sivil toplum, yerel yönetim, akademi ve kamu kuruluşlarından 40’a yakın temsilci katıldı. Katılımcılar, deprem başta olmak üzere afet çalışmaları konusunda deneyimleri çerçevesinde sorunlar, çözüm önerileri ve iş birliği olanakları konusundaki görüşlerini dile getirdiler. Toplantının sonunda Komisyon ile STK temsilcileri arasında bir çevrimiçi toplantı düzenlenmesi ve STK’lar arasında benzer toplantıların yapılmasının sürdürülmesi kararı alındı. Katılımcılar, sivil toplum, kamu ve yerel yönetimler arasında iş birliği ve koordinasyonun artırılmasına yönelik adımların atılmasında da mutabık kaldı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/08/deprem-calistayi-sivil-toplumda-yeni-is-birliklerine-kapi-araliyor/">Deprem Çalıştayı Sivil Toplumda Yeni İş Birliklerine Kapı Aralıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar’ın Sivil Toplum Destek Vakfı ve Türkiye Mozaik Vakfı desteğiyle TBMM Deprem Araştırma Komisyonunu İzleme Projesi kapsamında çevrimiçi ortamda gerçekleştirdiği Sivil Toplum ve Deprem çalıştayında; sarsılmadan harekete geçmenin, iş birliği yapmanın, afet politikalarına katılımın yolları ve koşullarını tüm aktörleriyle tartışmaya açıldı. Toplantıda söz alan STK temsilcileri sivil toplumun depreme hazır olup olmadığı, STK’lar arası iş birliği ve koordinasyon, STK’ların afet yönetimine katılımları ile depreme hazırlık çalışmalarında üstlendikleri rol ile dile getirdikleri ihtiyaçlar konuşuldu.</p>
<h5><strong>Afet Alanında Çalışan STK’lar: Faaliyetler, İş Birlikleri ve Koordinasyon   </strong></h5>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/08/akut-baskani-salci-turkiyede-afet-kulturu-yerlesmeli-tum-aktorler-ortak-calismali/" target="_blank" rel="noopener"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-66651 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/komisyoan-gorus-veren-stklar-640x367.jpg" alt="Sivil Sayfalar Sivil Toplum ve Deprem Çalıştayı " width="363" height="209" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/komisyoan-gorus-veren-stklar-640x367.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/komisyoan-gorus-veren-stklar.jpg 892w" sizes="(max-width: 363px) 100vw, 363px" />AKUT Arama Kurtarma Derneği’nden</a> Murat Boz, Türkiye genelinde 27 afet müdahale ekibi oluşturduklarını, bu ekiplerin 7 gün yardım almaksızın 7 bölgede oluşabilecek bir afet durumunda hızla alan intikal edebileceğini anlattı. Boz, 2 yıldır üzerinde çalıştıkları afet planını İzmir depreminden sonra başarılı şekilde uygulayabildiklerini söylerken, afet eğitimlerinin yanı sıra AFAD ile ortak çalışmalar sürdürdüklerini kaydetti. Deprem Araştırma Komisyonu’na davet edilen az sayıdaki STK’dan biri olan AKUT’un Komisyon’a ilettikleri önerileri paylaşan Boz, oluşturdukları Deprem Yönetim Şeması, insan kaynağının kurumlar tarafından denetlenebilir olması ve STK’ların AFAD tarafından akredite olmasının önemine dikkat çekerken, İl Afet Planlarının hazırlanmaya başlanmasını olumlu bir gelişme olarak gördüklerini paylaştı.</p>
<p>İnsani Yardım Vafkı’ndan Emre Yerli, Marmara depremi odaklı çalışma yürüttüklerini, 15’e yakın hizmet birimine ek olarak 4 süreç eklediklerini, iletişim, koordinasyon ve iş birliklerini artırmak için çaba gösterdiklerini anlattı. Mahalle bazlı afet müdahale planı oluşturacak şekilde bir yazılım oluşturulmasının sürecin yönetilmesindeki önemine değinen Yerli, sorunlara ve çözüme ilişkin tespitlerini katılımcılarla paylaştı. Ardından, Komisyon’a ağırlıklı olarak kamu kurumlarının çağrılmasının önemli bir eksiklik olduğunu, asıl olarak halktan alınan bilgilere sahip olan STK’ların deneyim ve önerilerini Meclise aktarmalarının sağlanmasını önemli bulduklarını kaydeden Yerli’nin diğer vurguladığı husus, TBMM’de afet konusunda sürekli bir ihtisas komisyonunun kurulmasının gerekliliği idi.</p>
<p>Ahbap Derneğ’inden Tarık Altun, yeni bir dernek olmalarına rağmen afet konusunda pek çok çalışmanın içinde yer aldıklarını ve birkaç gün önce AFAD’la bir iş birliği çerçeve protokolü imzaladıklarını anlattı. Altun, afet öncesi çalışmalar için hijyen ve gıda kolileri hazırladıklarını söylerken aynı zamanda Afet Platformu bünyesinde de çalışmalarını sürdürdüklerini aktardı.</p>
<p>ANDA Kardeşe Vefa Derneği’nden Murat Pehlivanoğlu özellikle afet öncesi hazırlıklara yoğunlaştıklarını, afet eğitimlerinin yanı sıra “Hayatlarımız Sallanmasın” tiyatro oyunu yanında sosyal medyada temel afet sözlüğü hazırladıklarını anlattı. ANDA’nın 30 kentte 360 kişilik profesyonel arama kurtarma personeli olduğunu ve AKUT’la beraber Türkiye’de akreditasyona (hafif düzey) sahip az sayıdaki STK’dan biri olduklarını kaydetti.</p>
<blockquote><p>Pandeminin dikkat çektiği gibi, her kurumun kendi afet planını hazırlayarak faaliyetlerin kesintisiz sürmesini sağlaması önemli.</p></blockquote>
<p><em><img decoding="async" class=" wp-image-66645 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/deprem-calistayi-3.jpg" alt="Sivil Sayfalar Sivil Toplum ve Deprem Çalıştayı " width="312" height="197" /></em><a href="https://www.nirengidernegi.org/tr/afet-risklerinin-azaltilmasina-yonelik-yuvarlak-masa-toplantisi/" target="_blank" rel="noopener">Nirengi Derneği’nden Zeynep Sanduvaç</a>, insani yardım alanında Türkiye’de ortak dil geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini, bu kapsamda Kızılay’a bu alandaki uluslararası düzenlemenin tercümesine destek verdiklerini ve küresel düzeydeki 5 temel standardı sivil toplumla paylaşarak yaygınlaştırmaya çalıştıklarını belirtti. Dernek olarak sivil alanda yardım faaliyetlerinde bulunanlara psikososyal destek verdiklerini, küreselde yaygın olan bir modülü Türkiye’de tüm afetlere uyarladıklarını kaydetti. Sanduvaç, pandeminin dikkat çektiği gibi her kurumun kendi afet planını hazırlayarak faaliyetlerin kesintisiz şekilde sürmesini sağlamasının önemini vurguladı.</p>
<p>Hayata Destek Derneği’nden Sema Karaosmanoğlu ana faaliyet alanlarının afet olduğunu hem hane bazından hem kurumsal hazırlık alanında çalıştıkların kaydetti. Yakın zamanda afet alanında faaliyet yürüten STK’ların bir araya gelerek oluşturduğu Afet Platformu’nun da içinde yer aldıklarını söyleyen Karaosmanoğlu, birbirlerinin kapasitesini tanıyarak ilerlediklerini belirtti. İnsani yardım ilke ve standartlarını önemini hatırlatarak yerel yönetimlerle birlikte çalıştıklarını söyleyen Karaosmanoğlu, özel sektörün sahip olduğu büyük kaynağı Afet Platformu’na dahil etmek için çalışmalar planladıklarını da ifade etti.</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-66654 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/calistay-2.jpg" alt="" width="333" height="195" />Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği’den Esra Şimşir (SGDD-ASAM) ise 46 ilde 74 ofiste faaliyet yürüttüklerini ve yakın zamanda afet-kriz anına müdahale etmek içim ani müdahale ekibi oluşturduklarını kaydetti. Bu kapsamda insani yardım deposu kuran SGDD-ASAM, tüm lojistik süreçleri buradan yürüttüklerini, geçtiğimiz yıl Edirne’ye yönelen insani hareketlilikteki krize, Ege ve Marmara bölgesinde 250 kişilik ekiple hızla müdahale edebildiklerini söyledi. Afet Platformu çatışında olduklarını söyleyen Şimşir, ekiplerine temel afet eğitimi vermeye başladıklarını, afet yönetiminin yerelleşmesinin çok önemli olduğunu kaydetti.</p>
<p>Diğer STK’lardan farklı olarak eğitim alanında faaliyet yürüten Cevdet İnci Vakfı’ndan Ecem Argüden, İzmir depreminde afete karşı hazırlıkları olmadığın fark ettiklerini ancak krize müdahaleye katkı sunduklarını anlattı. Çadır bölgelerinde farklı kurumlarla iş birlikleri geliştirdiklerini, TEV ile burs fonu oluşturduklarını, gezici kütüphane kurduklarını anlatan Argüden, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne çocuk ve gençlik merkezleri sağladıklarını ve AKUT ile bir lojistik merkezi kurduklarını aktardı.</p>
<p>İhtiyaç Haritası’ndan Mehmet Sarıca son olarak İzmir depreminde hayata geçirdikleri uygulamaları örnek vererek afet durumlarında geliştirdikleri yeni uygulamalardan söz etti. Afet esnasında dijital araçlarla bölgede neye ihtiyaç olduğunu tespit ederek ona göre hareket ettiklerin söyleyen Sarıca, İzmir depreminde geliştirilen bir uygulama üzerinden ihtiyaçları belirlediklerini; depremzedelerin çadır kentten konteyner kente v oradan da konutlara taşınma sürecinde Bir Kira Bir Yuva kampanyası hazırlayarak, daha önce afetlerde görmediğimiz bir yenilik ortaya koyduklarını aktardı.</p>
<blockquote><p>Türkiye’nin her yeri için zemin ve fay bilgisine sahip olunmasına karşın, 6306 sayılı Kanun’un merkezi ve yerel idarelere verdiği “riskli alan ilan etme” yetkisinin yerinde kullanılmıyor; rant amaçlı kullanıyor.</p></blockquote>
<p>1999 depremi sonrası kurulan <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/02/surdurulebilir-ve-guvenli-konutlara-ilham-verecek-bir-ornek-duzce-umut-evleri/" target="_blank" rel="noopener">Düzce Evsiz Depremzedeler Kooperatifi-Umut Evleri </a> ile 6306 sayılı <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6306.pdf" target="_blank" rel="noopener">Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun</a> kapsamında deprem riski olup kentsel dönüşüm kapsamına giren bölgelerde bir araya gelen Mahaller Birliği’nin gönüllü hukukçusu olan Erbay Yucak ise konuşmasında, toplantıya katılan STK’lardan farklı gözlem ve deneyimlere sahip olduklarını söyleyerek sorun alanlarını sıraladı. Yucak’a göre, Türkiye’nin her yeri için zemin ve fay bilgisine sahip olunmasına karşın, 6306 sayılı Kanun’un merkezi ve yerel idarelere verdiği “riskli alan ilan etme” yetkisinin yerinde kullanılmıyor. Son İzmir depreminde riskli alan ilan edilen bölgede hasar oluşmazken Bayraklı’da kayıp vardı. Rant amaçlı kullanılan 6308 sayılı Kanun’un doğru uygulanması için idari yargıda mücadele verdiklerini söyleyen Yucak, ayrıca afet ve deprem konularına yüksek fon ayrılması ve konunun popülerliğinin başka toplumsal problemlere neden olduğunu; buna çözüm olarak merkezi ve yerel idarenin inisiyatif alarak deprem yıkmadan harekete geçmesi, topluma güven veren çalışmaların yapılarak daha kapsayıcı afet organizasyonlarının hayata geçirmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p>Sevgi ve Kardeşlik Vakfı’ndan Belinda Mumcu Çınar<strong>,</strong> afet ve acil duruma yanıt olarak kurulduklarını belirterek afetlerde dezavantajlı durumda olan kayıtlı-kayıtsız göçmenlerin- mültecilerin durumunun ve nasıl korunabileceğinin göz ardı edilmemesinin altını çizdi. Afgan, İranlı gibi kayıtsız mülteciler konusunda İstanbul ve Hatay’da çalıştıklarını anlatan Çınar, Afet Platformu’nda da yer aldıklarını belirterek STK’lar ve diğer kurumlar arasında koordinasyon, iletişim ve dayanışmanın önemini vurguladı.</p>
<p>Kırmızı Biber Derneği’nden Burcu Kiriş, çocuklar özelinde çalışan bir STK olduklarını, afet eğitimine ilişkin yapmayı düşündükleri eğitimlerin pandemi nedeniyle gerçekleştiremediklerini kaydetti. Kiriş, her mahallede deprem öncesi ve deprem sonrası ayrımına gidilerek her mahallede deprem simülasyon alanlarının kurulmasını önerdiklerini belirtti.</p>
<blockquote><p>Kentsel dönüşüm gibi “zor” konularda raporda ortaya konulacak hususların hayata geçirilmesi için toplumsal talebin STK’lar tarafından canlı tutulması, önerilerin hayata geçmesinde önemli rol oynuyor.</p></blockquote>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66655 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/depreme-hazirlik-icin-ele-alinmasi-gereken-konular-640x359.jpg" alt="Sivil Sayfalar Sivil Toplum ve Deprem Çalıştayı " width="385" height="217" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/depreme-hazirlik-icin-ele-alinmasi-gereken-konular-640x359.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/depreme-hazirlik-icin-ele-alinmasi-gereken-konular.jpg 892w" sizes="auto, (max-width: 385px) 100vw, 385px" />Yasama Derneği’nden (YASADER)  Murat Eker, STK’ların yasama sürecine katılımını artırmak için eğitim ve işbirlikleri yaptıklarını; sivil toplumun mevzuatı ve karar alama süreçlerine katılımı bilmelerinin sonuç almayı etkileyen önemli bir faktör olduğunu kaydetti ve bu konuda hazırladıkları <a href="http://www.yasader.org/duyurular/duyuru-stk-el-kitabi-guncellendi" target="_blank" rel="noopener">STK’lara yol gösterici yayından</a> söz etti. Deprem Araştırma Komisyonu gibi geçici bir komisyon üzerinden kentsel dönüşüm gibi “zor” konularda raporda ortaya konulacak hususların hayata geçirilmesi için toplumsal talebin STK’lar tarafından canlı tutulmasının önerilerin hayata geçmesinde önemli rol oynadığını kaydeden Eker, yoğun olan ülke gündeminde STK’ların çözüm önerilerini siyasilere iletmesinin ve hatta bunu diğer sivil aktörlerle ortak ve daha güçlü olarak yapmasının daha etkili olacağını belirtti. Eker, YASADER olarak tüm STK’lar ile yasama sürecinde daha etkin nasıl yer alınabileceğine ilişkin iş birliğine hazır olduklarını sözlerine ekledi.</p>
<p>Sarıyer Poligon Mahallesi Sosyal Dayanışma Derneği’nden Veli Sarıboğa ise yaşam ve barınma hakkının siyaset üstü görülmesi gereken en temel haklardan olduğunu hatırlattı ve STK’ların biraya gelerek merkezi iktidar ve yerel yönetimlerle iş birliği geliştirmesi gerektiğini, deprem gerçeğine duyarsız kalan birey ve kurumların ölümlere davetiye çıkaracaklarını kaydetti.</p>
<h5><strong>Meclis Deprem Araştırma Komisyon Üyeleri ve Siyasilerin Depreme İlişkin Tespitleri </strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66647 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/muzeyyen-sevkin-deprem-calistayi.jpg" alt="Müzeyyen Şevkin Sivil Sayfalar Sivil Toplum ve Deprem Çalıştayı " width="319" height="193" />Çalıştaya katılan Meclis Deprem Araştırma Komisyon Üyesi CHP Adana Milletvekili <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/09/kentsel-donusum-rantsal-donusum-olmaktan-cikmali/" target="_blank" rel="noopener">Dr. Müzeyyen Şevkin,</a> her yıl afetler nedeniyle Türkiye’de ortalama 200 kişinin hayatını kaybettiğini aktararak, kişisel olarak ve parti düzeyinde depremle mücadeleye ilişkin sorun alanları ile çözüm önerilerini aktardı. 4208 sayılı Yapı Denetim Yasası’nın ihtiyaca cevap vermediğini, çok yozlaştırıldığını, kentsel dönüşümün ranta dayalı olarak algılandığını söyleyen Şevkin, Fay Yasası’nın çıkmasını çok önemsediğini kaydetti. Komisyon’un hazırlayacağı rapordan ziyade sahici önlemlerin alınarak mevcut yasal tedbirlerin hayata geçirilmesinin, 2 yılda bir binaların güvenirliğini test eden karne verilmesi, deprem vergisinin amaca yönelik olarak kullanılması, imar affına kesinlikle gidilmemesi, jeoloji mühendislerinin denetim sürecinden yer bulması gibi tavsiyelerini paylaştı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66648 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ali-kenanoglu-1.jpg" alt="" width="346" height="207" />Çalıştaya katılan diğer <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/16/deprem-arastirma-komisyonu-uyesi-ali-kenanoglu-sivil-toplumun-komisyona-katki-sunmasi-onemli/" target="_blank" rel="noopener">Deprem Araştırma Komisyonu üyesi HDP İstanbul milletvekili Ali Kenanoğlu,</a> Meclisin bugüne dek 6 kez deprem konusunda araştırma komisyonu kurduğunu, özellikle 1999 ve 2010 Deprem Araştırma Komisyon raporlarının çok değerli olduğunu, asıl sorunun raporlarda yer alan önerilerin hayata geçirilmemesinde yattığını kaydetti. Kentsel dönüşüme hem siyasilerin hem vatandaşların rant odaklı baktıklarına dikkat çeken Kenanoğlu, riskli alanlarda genel olarak ciddi bir denetimsizlik olduğunu kaydetti. STK’ların afet alanında halihazırda deprem öncesi-anı ve sonrasına dair yürüttükleri faaliyetlerde birbirleri ile ve diğer kurumlarla koordinasyonun önemini yineleyen Kenanoğlu, AKUT gibi başarılı STK örneklerine rağmen, deprem anında en çok sıkıntının koordinasyon konusunda olduğunu gözlemlediklerini aktardı. Kenanoğlu ayrıca, çalıştaya katılan STK’ların Deprem Araştırma Komisyon üyesi vekiller ile görüşmesi konusunda destek sunacağını sözlerine ekledi.</p>
<p>Çalıştaya katılan bir diğer siyasi aktör DEVA Partisi’nden Ayhan Yılmaz idi. Yılmaz, parti olarak <a href="https://devapartisi.org/parti/e-arsiv/deva-partisi-tbmm-deprem-arastrma-komisyonuna-onerilerini-sundu-turkiye-olas-afetlere-halen-hazr-degil-kaybedecek-vakit-yok" target="_blank" rel="noopener">Komisyon’a sundukları rapordan</a> öne çıkan bazı hususları paylaştı ve Türkiye’de arama kurtarma ve müdahale kapasitesinin afetsellik riski ile orantılı olmayacak düzeyde düşük olduğunu vurguladı. Yılmaz’a göre, AFAD ve diğer tüm STK’lar ile itfaiye teşkilatı dahil edilse bile Türkiye ile benzer durumdaki ülkelere kıyasla düşük seviyede olunan arama kurtarma faaliyetlerinin kamuoyunun dikkatine sunduklarını kaydetti. Yılmaz ayrıca, afet sonrası iyileştirme konusunda daha entegre bir yaklaşım sunulması gerektiğini İl Afet Risk Azaltma planlarının hazırlanmasını ise önemli ve olumlu bir adım olarak gördüklerini kaydetti.</p>
<h5><strong>Yerel Yönetimlerin Afetle Mücadele Uygulamaları </strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66649 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/kemal-duran.jpg" alt="Sivil Sayfalar Sivil Toplum ve Deprem Çalıştayı " width="321" height="195" />Sivil Toplum ve Deprem çalıştayına katılan yerel yönetim temsilcileri de yerel düzeyde İstanbul ve İzmir’de hayata geçirilen ve geçirilmesi planlanan faaliyetleri paylaştı. <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/05/ibbnin-ana-hedeflerinden-biri-istanbulun-depreme-dayanikli-sehir-haline-gelmesi/" target="_blank" rel="noopener">İstanbul Büyükşehir Belediyesi Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü’nde Kemal Duran</a>, sivil toplum ile yerel yönetimler arasında iş birliği kurulmasında STK’lara ilişkin yeterli bilginin ve netliğinin olmamasını sorun olarak gördüklerini aktardı. Duran, sivil toplumun sürece dahil olması için yasal ve idari sorunları olan sivil aktörler hakkında derli toplu bilgiye ulaşamadıklarını, İBB olarak düzenledikleri Deprem Çalıştayı esnasında davet edilecek STK’ların belirlenmesinde yaşadıkları deneyimi aktararak ifade etti. Afet alanında çalışan ve profesyonel çalışma yürüten STK’ların belirlenmesinin öneminin yanı sıra Duran, ilçe belediyeleri düzeyinde afet yönetim müdürlüğü olmamasının idari mekanizmada yarattığı eksikliğe dikkat çekti.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Buket Yılmaz Özenç ise depremde kent olarak afete hazırlıklı olmadıklarını fark ettiklerini, zemin etüdü yapılmadan binaların kontrolsüz şekilde büyümesinin yeni bir deprem durumunda daha ağır kayıplar yaratacağını hatırlattı. Belediye bünyesinde afete müdahalede ilgili daire başkanlıklarında bilgi alarak, gönüllük alanları belirledikten sonra ilgili STKlarla birlikte çalışacaklarını anlatan Özenç, bu sayede hem belediye bünyesinde kendi farkındalıklarını hem de İzmir’de gönüllü ekip kuracaklarını kaydetti. Özenç, İzmir depreminin kendilerine kurumsal bir ders verdiğini ve afetle mücadele konusunda adım atmaya teşvik ettiğini söyledi.</p>
<h5><strong>Yer Bilimleri Mühendislerinin Afetlerin Önlenmesinde İhmal Edilen Uzmanlıkları  </strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66650 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/tmob-jeofizik-muh.odasi-erdal-bey.jpg" alt="Sivil Sayfalar Sivil Toplum ve Deprem Çalıştayı " width="183" height="244" />TBMM Deprem Araştırma Komisyonu’da sunum yapan kurumlardan biri olan ve çalıştaya Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul şubesinden katılan Erdal Şahan, afet konusundaki en temel sorunlardan ikisinin eğitim ve denetim olduğunu belirtti. İstanbul’da depreme dayanıklı olmayan tüm binaların, en hızlı bir tarama ile dönüştürülmesinin 3 yıl süreceğini kaydeden Şafak, dönüştürme işlemin hızlanması gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca 4708 sayılı yasada yer bilimcilere yine verilmemesinin de önemli bir eksiklik olduğunu belirten Şafak, tüm mühendislerin birlikte çalışması gerektiğini kaydetti.</p>
<p>Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul şubesinden diğer katılımcı Behçet Baran Koruklu, afet sonrası alanların hazırlanması gereği ile afet öncesinde çocuklar ve yetişkinlere eğitim verilmesinin ve düzenli tatbikat yapılmasının gerektiğinin altını çizdi.  Afet durumlarında engelliler ve diğer dezavantajlı bireyler için ayrı eğitim ve uygulamaların yapılması gerektiğini hatırlatan Koruklu, ayrıca yerel yönetimlerin ilçe bazlı denetim sürecinde yapı denetiminde yer bilimleri uzmanlarının da istihdam edilmesinin zemin ve yapı güvenliğini sağlayacağını kaydetti. Koruklu’ya göre yeni yasa yerine mevcut yasaların uygulanarak denetimin artırılmasının ve tüm ilgili paydaşların katılımı ile çevrimiçi çalıştay-online platform oluşturulmasının sorunların çözümüne katkı sunabileceğini belitti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/08/deprem-calistayi-sivil-toplumda-yeni-is-birliklerine-kapi-araliyor/">Deprem Çalıştayı Sivil Toplumda Yeni İş Birliklerine Kapı Aralıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“İBB’nin Ana Hedeflerinden Biri İstanbul’un Depreme Dayanıklı Şehir Haline Gelmesi&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/05/ibbnin-ana-hedeflerinden-biri-istanbulun-depreme-dayanikli-sehir-haline-gelmesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2021 11:46:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Duran]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM Deprem Araştırma Komisyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=66573</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin, TBMM Deprem Araştırma Komisyonu’na sunduğu raporu Sivil Sayfalar'a değerlendiren İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürü Kemal Duran, İstanbul’un depreme dayanıklı bir şehir haline gelmesinin İBB’nin ana hedeflerinden biri olduğunu kaydetti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/05/ibbnin-ana-hedeflerinden-biri-istanbulun-depreme-dayanikli-sehir-haline-gelmesi/">“İBB’nin Ana Hedeflerinden Biri İstanbul’un Depreme Dayanıklı Şehir Haline Gelmesi&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) TBMM Deprem Araştırma Komisyonu’na yaptığı sunumda, “İstanbul&#8217;da olası bir depremde 200 bin binanın orta ve ağır hasar alması ve 3 milyon insanın” etkilenmesinin beklendiği tespitini paylaştı. İstanbul’un deprem dahil afete hazırlıkta mevcut durumunu İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Deprem ve Zemin İnceleme Müdürü Kemal Duran ile konuştuk. “İstanbul’un depreme dayanıklı bir şehir haline gelmesinin İBB’nin birincil meselesi” olduğunu Başkan Ekrem İmamoğlu’nun da ifade ettiğini hatırlatan Duran, İBB’nin hayata geçirdiği pek çok uygulama ile Komisyon’a ilettikleri mevzuat değişiklikleri ile diğer önerileri paylaştı.</p>
<p><strong>Büyük bir deprem olasılığına karşı İstanbul, yerel yönetimler düzeyinde (il-ilçe) 2021 yılının başında ne durumda? Deprem riski, diğer afet risklerine İstanbul için en büyük tehdit denebilir mi?</strong></p>
<p>2012 yılında İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü tarafından “<strong>Afet Risk Yönetimi için Mega Şehir Gösterge Sistemi-MegaİST</strong>” hazırlandı. MegaİST, afet önleme ve risk yönetimi çalışmalarında, karar verici ve yöneticilerin doğru stratejiler geliştirebilme ve uygun risk azaltma kararları almasına yardımcı olmasına ve afet riskine ilişkin tüm bilgilerin ilgili paydaşlara doğru şekilde aktarılabilmesine olanak sağlamak üzere kurgulandı. Ayrıca, afetlerle kurumsal mücadele edebilme kapasitesine de olanak veriyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66575 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/kemal-duran-sivil-sayfalar.jpg" alt="Kemal Duran İBB Deprem Faaliyetleri Sivil Sayfalar" width="273" height="289" />“<strong>Mücadele Kapasitesi İndeksi</strong>” ve “<strong>Afet Risk Yönetimi İndeksi</strong>” çalışmanın sonuçlarından <strong>Kentsel Sismik Risk İndeksi</strong>” hazırlandı. Her üç bileşenin birbiri ile etkileşimi ve bütünleştirilmesiyle aşağıda yer alan konsept diyagram oluşturuldu. Bu modele göre, Kentsel Sismik Risk analizleri ile olası bir deprem sonrasında yaşanabilecek kayıplar fiziki ve sosyal boyutu ile ele alınıyor.  Mücadele kapasitesi analizleri ile de İBB’nin söz konusu kayıpların doğurduğu sonuçlar ile baş edebilme seviyesi değerlendiriliyor.  Afet Risk Yönetim İndeksi’nde ise tüm bu sürecin idari performans kriterlerine göre yönetilme kapasitesi analiz ediliyor. İBB bünyesinde, kurumsal mücadele kapasitesi ve diğer bileşenlerin, güncel risk analizleri ve veri setleri ile güncellenmesi çalışmaları sürüyor.</p>
<p><strong>İBB’nin TBMM Deprem Araştırma Komisyonu’na yaptığı sunumda “İstanbul&#8217;da olası bir depremde 200 bin binanın orta ve ağır hasar almasının beklendiği, bunun da 3 milyon insanı etkileyebileceği” tespiti paylaşıldı. Bu tablo karşısında, İBB’nin İstanbul’un afet ve risklerini azaltma konusunda acil olarak- kısa vadede- hayata geçirmeyi planladığı faaliyetler neler?  </strong></p>
<p>İstanbul’un Deprem Hasar Tahmin çalışmaları, 2002 yılındaki İBB DEZİM-JICA (Japon Uluslararası İşbirliği Ajansı) çalışması ile başladı. Bu çalışmayı, 2009 yılındaki İBB DEZİM-OYO çalışması izledi. Söz konusu deprem hasar çalışması, 2018 yılı sonu itibarı ile Mw =7.5  büyüklüğündeki yıkıcı bir deprem senaryosuna göre, alt-üst yapıda oluşabilecek hasar, can kaybı, ekonomik kayıplar, alt yapı hasarı, barınma ihtiyacı vb. analiz sonuçlarını içeriyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66576 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ibb-megaist-640x480.jpg" alt="İBB Deprem Faaliyetleri Sivil Sayfalar " width="368" height="277" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ibb-megaist-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ibb-megaist-1280x960.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ibb-megaist-1024x768.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 368px) 100vw, 368px" />Bu doğrultuda, İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü tarafından, “İstanbul İli Olası Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi Projesi (2019)” çıktıları özelleştirildi ve ilçelere özel  analizler ve haritalamalar yapıldı:  İstanbul’un 39 ilçesi için “İlçe Olası Deprem Kayıp Tahmini Kitapçıkları” üretildi. Bu çalışmaların sonuçlarına ve Mw =7.5  büyüklüğündeki yıkıcı bir deprem senaryosuna göre ; yaklaşık 16 milyon nüfus ve İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü’nce yapılmış 1.166.000 adetlik bina envanteri ve diğer bileşenler dikkate alınarak, 7.5 lik bir depremde; deterministik ve olasılıksal senaryolar oluşturuldu.</p>
<p>Bu senaryolara göre :</p>
<ul>
<li>14.000-49.000 aralığında can kaybı,</li>
<li> 302.000 binada hafif hasar,</li>
<li>146.500 binada orta hasar,</li>
<li>34.400 binada ağır hasar ve</li>
<li>13.500 binada da çok ağır hasar,</li>
<li>yaklaşık 100 binin üzerinde hafif, hastanede tedavi ve ağır yaralı öngörüsü mevcuttur.</li>
</ul>
<h5><strong>Bütünleşik Afet Yönetimi</strong></h5>
<p>İBB, <strong>bütünleşik afet yönetimi</strong> adına hem kendi iç birimlerinin koordinasyonunu hem de merkezi idare ile yapılabilecekler adına çalışmalarını kurgulamayı sürdürüyor.  Hali hazırda yapılmamış olan tehlike ve risk analizleri yapılıyor; deprem-tsunami erken uyarı sistemleri, deprem acil müdahale sistemler kuruluyor; bina deprem performansı irdelemeleri ; deprem odaklı kentsel dönüşüm çalışmaları; kentsel dönüşüm için finansman ve risk transferi çalışmaları ;  gaz-su vb. alt yapının iyileştirilmesi, lojistik çalışmalar, içme suyu alternatifleri oluşturması, ulaşım planları, afet bilgi sistemleri, hizmet binalarının deprem güvenliğinin sağlanması, yapı sağlığı izleme sistemleri, üst geçitlerin deprem güvenli hale getirilmesi, eğitim, deprem seferberlik planı İstanbul deprem konseyi kurulumu vb. çalışmalar yapılıyor. Bu konudaki detaylara ibb.gov.tr, depremzemin.ibb.gov.tr, akom.ibb.istanbul adresinden de ulaşılabilir.</p>
<blockquote><p> “İBB, bütünleşik afet yönetimi adına hem kendi iç birimlerinin koordinasyonunu hem de merkezi idare ile yapılabilecekler adına çalışmalarını kurgulamayı sürdürüyor.”</p></blockquote>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66577 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ibb-afet-risk-haritasi-1-640x420.jpg" alt="İBB Deprem Faaliyetleri Sivil Sayfalar" width="428" height="280" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ibb-afet-risk-haritasi-1-640x420.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ibb-afet-risk-haritasi-1-1024x672.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ibb-afet-risk-haritasi-1.jpg 1147w" sizes="auto, (max-width: 428px) 100vw, 428px" />TBMM’de kurulan Depreme Karşı Alınabilecek Önlemleri Araştırma Komisyonu yerel yönetim olarak İBB’nin ilettiği görüş ve önerileri paylaşır mısınız? İstanbul depremle mücadelede nasıl bir politika izliyor?  </strong></p>
<p>İBB olarak, yukarıda özetlenen çalışmaların yanı sıra, İstanbul için yapılacak çalışmaları hızlandırmak ve şehrin deprem dayanıklığını arttırmak amacıyla yapılması gerekli gördüğümüz bazı hukuki düzenlemeler de TBMM’ye iletildi. Özellikle 7269, 3194, 5393, 5216, 6306 sayılı yasalar ile bazı alt mevzuatlara dair düzenleme ve diğer yeni önerilerle birlikte <strong>İstanbul Deprem Konseyi’nin</strong> oluşturulması da Meclise iletildi.</p>
<p><strong>İBB, Türkiye’de diğer büyük kentlerden farklı olarak deprem riskine karşı özgün ya da farklı bir çalışma-proje yürütüyor mu? İstanbul nüfusunu ve ülke ekonomisi üzerindeki etkisini dikkate aldığımızda, İstanbul’un avantajları ve dezavantajları neler olabilir?  </strong></p>
<p>İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı’na bağlı 3 müdürlükten birisi olan Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü bünyesinde, daha çok deprem tehlike ve risk analizleri yapılıyor. Başkanlığa bağlı İstanbul Şehircilik Atölyesi Müdürlüğü’nde ise daha çok bina deprem performansı irdelemeleri, yapı sağlığı izleme sistemler v.b. projeler ile yine başkanlığa bağlı bir diğer müdürlük olan Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’nde ise deprem odaklı kentsel dönüşüm çalışmaları yürütülüyor.</p>
<p>Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü, Birleşmiş Milletler Afet Risklerini Azaltma Ofisinin (UNDRR) afet risklerini azaltmaya dair temel prensiplerine göre hareket eden, ülke genelinde diğer yerel idareler tarafından örnek alınan, merkezi idarelerin de talep ettiği raporları ve veri setlerini üreten, öncü çalışmaları yapmaya devam eden bir birimdir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66579 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ibb-agir-hasarli-bina-tahmini-640x420.jpg" alt="İBB Deprem Faaliyetleri Sivil Sayfalar" width="431" height="283" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ibb-agir-hasarli-bina-tahmini-640x420.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ibb-agir-hasarli-bina-tahmini-1024x672.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ibb-agir-hasarli-bina-tahmini-350x231.jpg 350w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ibb-agir-hasarli-bina-tahmini.jpg 1154w" sizes="auto, (max-width: 431px) 100vw, 431px" /></p>
<p>Buradan hareketle<strong>, </strong>2019 yılının Aralık ayında <strong>İstanbul Deprem Çalıştayı</strong> düzenlendi. 600 akademisyen ve 700 uzman kurumsal temsilcinin katılımıyla gerçekleştirilen Çalıştay’da, katılımcıların İstanbul’a dair gördükleri temel sorunlar ve çözüm önerileri bir rapor haline getirildi. Ocak ayı sonunda yayınlanan bu rapora <strong><a href="https://depremzemin.ibb.istanbul/calismalarimiz/tamamlanmis-calismalar/istanbul-deprem-calistayi-2019/">bağlantıdan</a></strong> adresinden ulaşılabilir.</p>
<ul>
<li>Bir diğer önemli çalışmamız, İstanbul’un 39 ilçesi için “<strong>İlçe Olası Deprem Kayıp Tahmini Kitapçıkları</strong>” üretildi. İstanbul’un, Marmara Denizi’ne ve Boğaz’a kıyısı olan 17 ilçesi için “<strong>İlçe Tsunami Risk Analizlerini ve Tsunami Eylem Planı</strong>’nı da içeren İlçe Kitapçıkları” üretildi.</li>
<li>İstanbul’un 39 ilçesi için “İlçe Heyelan Farkındalık Kitapçıkları” üretildi. İstanbul için “Deprem Sonrası İçme ve Kullanma Suyu Teminine Yönelik Olarak İstanbul İl Alanı Hidrojeolojik Ortamlarının (Yeraltı Suyu Ortamları) Tespiti ve Toplanma, Barınma ve Çadır Alanlarında İhtiyaç Duyulacak İçme Suyu İhtiyacı için Yeraltı Suyu, Kuyu Suyu ve Memba Suyu Alternatiflerinin Değerlendirilmesi” projeleri tamamlandı. Bu hususta, bir sonraki adım olan jeo-hidrolik ortamların tespiti ve eylem planı çalışmaları da kurgulanarak çalışmalara başlandı.</li>
<li><strong>Afet Eğitimi </strong>kapsamında<strong> Çevrimiçi Eğitim Projesi</strong>, Eylül 2020’den itibaren devam ediyor. Bu eğitimlerde; Temel Afet Bilinci, Tehlike ve Risk Bileşenleri, Yer Bilimleri (Jeoloji, Jeofizik, Jeodezi vb.), Deprem Dayanıklı Yapı Tasarımı, Mekânsal Planlama, Afet Ekonomisi, Acil Durum Yönetimi vb. konu başlıklarına yer verilmekte olup, bu konularda çalışan birçok akademisyen ile beraber İBB Deprem Konseyi bünyesindeki Deprem Bilim Kurulu üyelerinden, bazen de JICA vb. yurt dışından akademisyen ve bilim insanlarının tecrübelerinden faydalanılarak bu eğitimler sürdürülmektedir.</li>
<li><strong>Afet Eğitim Merkezi</strong>: İstanbul genelinde, tüm vatandaşların afet farkındalığının artırılması ve bilinç düzeyinin en üst seviyeye çıkarılması için önümüzdeki 3 yıl içinde, Avrupa ve Anadolu Yakası’nda birer adet, toplam 2 adet afet eğitim merkezi hayata geçirilecek.</li>
</ul>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66578 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/Ibb-39-ilce-olasi-deprem-kayip-tahmini.jpg" alt="İBB Deprem Faaliyetleri Sivil Sayfalar" width="433" height="243" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Kandilli Rasathanesi DAE Deprem Mühendisliği ve İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü arasında yapılan bir protokol ile <strong>İstanbul Deprem Erken Uyarı ve Acil Müdahale Sistemleri</strong> entegrasyonu, il geneli hasar tahmini güncellemeleri, sanayi, kültürel miras vb. özel katmanların risk profillerinin irdelenmesi ve hasar öngörüleri ve olası bir depremde İstanbul’da deprem erken uyarı ihtiyaç analizi raporu işlerine ait bütün aşamalar tamamlandı, proje iş kalemlerine dair çalışmalar başladı.</li>
<li><em>“Web Tabanlı Bilgi Altyapısı</em><em> ile İstanbul’a dair bütün analiz ve sonuçlar, oluşturulan web altyapısı üzerinden hem iç birimlerle hem de vatandaşlar ile paylaşılıyor.” </em></li>
<li>Özellikle, İstanbul gibi afet riskleri altındaki şehirlerde, Birleşmiş Milletler Afet Risklerini Azaltma Ofisi’nin de vurguladığı, eğitimlerin yaygınlaştırılması, paydaş ve vatandaşlarda pozitif bir bilinç oluşturma çalışmaları adına çok önemli bir çalışma sayılabilecek olan <strong>Web Tabanlı Bilgi Altyapısı</strong> oluşturuldu. İstanbul’a dair bütün analiz ve sonuçlar, oluşturulan web altyapısı üzerinden hem iç birimlerle hem de vatandaşlar ile paylaşılıyor.</li>
<li>İstanbul geneli için il alanının Jeofizik Haritaların Üretilmesi (İBB ile İstanbul Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi İşbirliği; Kentsel Risklerin İrdelenmesi, diğer veriler ile kıyaslama, Zemin Büyütme, Hâkim Frekans, Hâkim Periyot, Zemin Büyütme vb. Haritaları) çalışmlarına başlandı. Bu sayede il genelinin tamamı kapsanmış olacak.</li>
<li>Depremlerin ve Yer Hareketlerinin İzlenmesi yani Sismoloji ve Tsunami Risk Analizi, Sismoloji ve tsunami alanlarında mobil uygulamalar geliştirilmesi, tsunami uyarı sistemlerinin kurgulanması ve güncel veri paketleri ile güncellemeler (Boğaziçi Üniversitesi, İTÜ, İÜ ve Kandilli Rasathanesi DAE BDTİM ve ODTÜ İşbirliği) yapılması işlerine dair çalışmalara başlanıldı.</li>
<li>İl Geneli <strong>Heyelan Envanteri ve İlçe Heyelan Bilgi Kitapçıkları</strong> 2020’de tamamlandı. Heyelan Tehlike ve Duyarlılık Rapor ve Haritalama Çalışmaları ile Web Tabanlı Uygulama Çalışmaları ise, İTÜ ve ODTÜ ile beraber yürütülecek (2020-2022).</li>
<li>İl Geneli <strong>Kent Jeolojisi Haritası ve Raporlarının Revizyonu</strong> (2020-2022) İTÜ ve İÜ önderliğinde gerçekleştirilecek ; buradan çıkan sonuçlar da bütün diğer çalışmalarda kullanılacak.</li>
<li><strong>Mikrobölgeleme Projeleri</strong>, 2020-2024 arası, İstanbul’un daha çok batı kesimlerinde yani Silivri, Çatalca, Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt, Küçükçekmece gibi bölgelerde yapılacak (425 km<sup>2</sup>) ve bu kapsamdaki işlerin ihale edilmesi devam ediyor. Ayrıca, İstanbul il alanının kuzey kesimlerinde de (Sarıyer, Beşiktaş, Şişli vb.) mikrobölgeleme projeleri çalışmalarına başlandı.</li>
<li>2018 İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve dinamik bir veri seti olması nedeni ile sürekli güncel tutulması gereken <strong>İstanbul Bina Envanterinin Güncellenmesi/Güncel Tutulması</strong> işinde de çalışmalara başlandı.</li>
<li>İstanbul İl Alanı Hidrojeoloji Rapor ve Haritalarının Üretilmesi işi çalışmalarına da akademisyenlerin önderliğinde başlandı.  (2020-2023).</li>
</ul>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66580 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ibb-tsunami-risk-haritasi-17-ilce.jpg" alt="İBB Deprem Faaliyetleri Sivil Sayfalar" width="438" height="246" /></p>
<ul>
<li><strong>Tsunami Eylem Planı Uygulama Projelerinin Gerçekleştirilmesi</strong> işinde de yapısal olmayan ve yapısal eylemlerin hayata geçirilmesi süreci başlandı. (2020-2024)</li>
<li>İstanbul il geneli deformasyonların jeofizik, jeolojik, hidrojeolojik ve jeodezik veri setleri ile izlenmesi, irdelenmesi işi çalışmalarına da akademisyenlerin önderliğinde başlandı. (2020-2023)</li>
<li><strong>Afet Odaklı Kentsel Dönüşüm</strong> İhtiyacına Yönelik ve Yeni İmalatlara Yönelik Doğal Kaynaklar İhtiyaç Analizi (endüstriyel hammadde vb.) işi çalışmalarına da akademisyenlerin önderliğinde sürüyor. (2020-2023)</li>
<li>İstanbul il Alanı Hidrojeolojik Ortamların Jeotermal Potansiyelinin Araştırılması işine dair ön hazırlıklara başlanılmış olup; diğer yer bilimleri ile ilgili çalışmaları ile birlikte akademisyenlerin önderliğinde bu yıl içinde başlanacak. (2021-2023)</li>
<li>İstanbul İl Geneli Geneli <strong>Su Baskını/Sellenme Risk Analizleri</strong> çalışmalarına da bu yıl içinde başlanılacak. (2021 – 2024)</li>
<li><strong>İstanbul Deprem Master Planı’nın (İDMP)</strong> özetinin çıkarılması ve günümüz şartlarına göre genel bir değerlendirmesinin yapılması süreci tamamlandı.</li>
<li><strong>Engelli ve Yaşlıların Depreme Hazırlanması</strong>: Nüfusun %12’sini oluşturan engelli bireyler, onların yakın aileleri ve yaşlıların olası depremlere hazırlanması çalışmalarına katkı olması açısından görsel ve işitsel engellilere erişebilmek için, onları deprem hususunda ve olası tehlikeye dair bilgilendirmek adına işaret dili uzmanı da kullanılarak, video ve ses kaydı ile engellilere özel bir video hazırlandı. İstanbul geneli için olası yıkıcı bir depremin oluşturabileceği hasara ilişkin, Başkanlığın engelli yaşam danışmanları ile iletişim şekli ve dili üzerinde titizlikle duruldu, söz konusu altlık hazırlıklar tamamlandı. Video-ses kayıt çalışmaları ise çok yakında paylaşılacak.</li>
<li><strong>Deprem Hackathonu</strong>: İstanbul’da olası bir deprem anında ve sonrasındaki iletişim problemlerini (mağdurla yakın arasındaki, mağdurla kurtarma ekipleri arasındaki, vs.) çözmek amacıyla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Bilişim Vakfı, Başlangıç Noktası, İTÜ Yapay Zeka Merkezi, Zemin İstanbul ve Kodluyoruz işbirliği ile 28-31 Mayıs 2020 tarihlerinde on-line bir yarışma düzenledi. Öne çıkan ve ödül alan ilk 3 proje, SOUNDQUAKE, DEHA ve BLOCKLEARNERS takımlarının projelerinin uygulanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.</li>
</ul>
<blockquote><p>“İstanbul’un deprem dayanımlı bir şehre dönüşmesine katkı sağlamak ve hangi kurumun samimiyetle bu işe emek harcadığını, çözmeye çalıştığının takdirini yapmak, sayın milletimizindir.”</p></blockquote>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66581 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ibb-39-ilce-heyelan-farkinalik-kitapcigi.jpg" alt="İBB Deprem Faaliyetleri Sivil Sayfalar" width="426" height="239" />Merkezi yönetimin İBB’ye depremle mücadele konusunda sağladığı kolaylıklar ve işbirliğinden söz edilebilir mi? İBB, merkezi idareden ne talep ediyor? Bu talebe yanıt alabiliyor mu? </strong></p>
<p>İstanbul’un depreme dayanıklı bir şehir haline gelmesi, İBB’nin ana hedefleri hatta başkanımız Sn. İmamoğlu’nun da ifade ettiği üzere birincil meselesidir. Bu amaçla yapılan talepler, aslında Birleşmiş Milletler Afet Risklerini Azaltma Ofisinin (UNDRR) afet risklerini azaltmaya dair temel prensiplerde belirtilen hususlar.  Burada, özellikle mevzuattan kaynaklanan sıkıntılar ile İstanbul gibi şehirlerde merkezi idareden beklentimiz bildirildi. Yine finansman ayağında da sıkıntılar, talep olarak merkezi idareye iletildi. İstanbul’un deprem dayanımlı bir şehre dönüşmesine katkı sağlamak ve hangi kurumun samimiyetle bu işe emek harcadığını, çözmeye çalıştığının takdirini yapmak, sayın milletimizindir.</p>
<h5><strong>Senaryolarının Tümünde İstanbul’da Yıkıcı Deprem Olasılığı Yer Alıyor  </strong></h5>
<p><strong>İstanbul’da yaşayan yurttaşlara depreme hazırlık noktasında pandemi ve ekonomik koşulları dikkate alarak ne önerirsiniz? </strong></p>
<p>İstanbul için hazırlanan çeşitli senaryolarda dile getirilen yer ve büyüklük önerileri farklı olsa da yıkıcı bir deprem olasılığı devam ediyor. Dolayısı ile deprem öncesi, anı ve sonrası için alınması gerekli önlemler değişmedi. Devrem güvenli evlerde ikamet etme, binalarımızın deprem performans irdelemeleri ihtiyacı, ev içi eşyaları sabitleme, deprem çantası ihtiyacı, aile tatbikatları/hazırlıkları yapma, çök-kapan-tutun gibi pratikleri bilme vb. hususlara ihtiyaç sürüyor.</p>
<p>Deprem dayanımı ve pandemi gibi beklenilmeyen durumlar için İBB de kendi adına ekonomiye dair çözümler ve projeler geliştiriyor. Zor durumdaki saygıdeğer İstanbul’lulara yardım adına İBB’nin projeleri kamuoyu ile paylaşılıyor. Ancak, pandemi ile beraber, Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu hocamızın da ifade ettiği gibi, COVID-19 tarzı salgınlara has ilave önlemler gerekmekte. Salgın hususunda uzman görüş ve önerilerine mutlaka özen göstermek gerekir.</p>
<p><strong>Depreme hazırlık konusunda STK’lar ile iş birliği yapıyor musunuz? Sivil toplum aktörlerine ne önerirsiniz?   </strong></p>
<p>Özellikle, müdürlüğümüz, misyonuna ve vizyonuna uygun olmak kaydı ile meslek örgütleri, odalar, teknik menşeili STK’lar, yerli ve yabancı kuruluşlar, üniversiteler, enstitüler vb. ile iş birlikleri yapmaktadır. Zaten, 2019 yılının Aralık ayında düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayı kapsamında, hem hazırlık çalışmaları hem de yürütme çalışmalarında, birçok kuruluş ile beraber çalışıldı. Bunun dışında da devam eden birçok çalışmada, ortak aklın ve bilimsel işbirliğinin ağırlığı vardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/05/ibbnin-ana-hedeflerinden-biri-istanbulun-depreme-dayanikli-sehir-haline-gelmesi/">“İBB’nin Ana Hedeflerinden Biri İstanbul’un Depreme Dayanıklı Şehir Haline Gelmesi&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Araştırma Komisyonu Üyesi Ali Kenanoğlu: “Sivil Toplumun Komisyona Katkı Sunması Önemli&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/16/deprem-arastirma-komisyonu-uyesi-ali-kenanoglu-sivil-toplumun-komisyona-katki-sunmasi-onemli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2021 08:59:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[#SallanmadanHazırlan]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Kenanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM Deprem Araştırma Komisyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=64477</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de 18 ilin fay hattında olduğunu ve toplumun %70’inin deprem riski olan kentlerde yaşadığını hatırlatan TBMM Deprem Komisyonu Üyesi Ali Kenanoğlu, komisyondan toplumun hayrına bir raporun çıkması için sivil toplumun katılımına işaret ediyor. Depremlerin yer açtığı sorunların tümünün siyasi irade ile ortadan kaldırılabileceğini dile getiren Kenanoğlu, sivil toplum başta olmak üzere tüm kesimlerin duyarlılığını artırması ve komisyon çalışmalarına katkı sunması gerektiğini vurguluyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/16/deprem-arastirma-komisyonu-uyesi-ali-kenanoglu-sivil-toplumun-komisyona-katki-sunmasi-onemli/">Deprem Araştırma Komisyonu Üyesi Ali Kenanoğlu: &lt;br&gt;“Sivil Toplumun Komisyona Katkı Sunması Önemli&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TBMM Deprem Araştırma Komisyonu’nun bugüne dek gerçekleştirildiği çalışmalardan bahseder misiniz? </strong></p>
<p>Çeşitli kurumların sunumları depremle ilgili çalışan kurumların görüşleri alınıyor. Bize sunum yapılıyor. Durum tespiti denebilecek şekilde, kendi kurumları cephesinden neler yapılması gerektiğini anlatıyorlar.  Kamuoyunun merak ettiği soruları yanıtlayarak ilerliyoruz. RTÜK, AFAD, polis, jandarma dahil ilgili tüm kurumlardan görüş alıyoruz. Deprem ile ilgili tüm kurumların sunumları ile Komisyon çalışmaları devam edecek. Şu an dinleme ve soru sorma safhasındayız. Bu noktada bizim eleştirdiğimiz konu, Komisyon’a gelerek sunum yapan devlet kurumları biraz reklam yapıyor gibiler.</p>
<p>Özellikle bu sunumlarda gördüğümüz şey, “her şey yolunda, her şey sorunsuz” yaklaşımı.  Şüphesiz önemli ve olumlu gelişmeler de oluyor. Özellikle teknoloji konusunda önemli gelişmeler var. Tüm bunlara bakınca iyi şeylerin olması için elimizde olanaklar var aslında. Depremin yarattığı sorunların tamamı ortadan kalkabilir.</p>
<blockquote><p>Türkiye’de depreme ilişkin bilinmeyen bir şey yok. Her birimiz vatandaş olarak deprem uzmanı olduk.</p></blockquote>
<p><strong>Hem parti hem bir vekil olarak Komisyon’a hangi önerileri dile getirdiniz? </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-64481 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/Ali-Kenanoglu-Deprem-Arastirma-Komisyonu.jpg" alt="Ali Kenanoğlu Deprem Araştırma Komisyonu" width="283" height="283" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/Ali-Kenanoglu-Deprem-Arastirma-Komisyonu.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/Ali-Kenanoglu-Deprem-Arastirma-Komisyonu-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 283px) 100vw, 283px" />Türkiye’de depreme ilişkin bilinmeyen bir şey yok. Her birimiz vatandaş olarak deprem uzmanı olduk. Sık deprem yaşayan bir ülke olarak fiilen korunma aşamalarını da biliyoruz. Hakikaten depremle ilgili bilgi sahibiyiz. Tüm mesele bilginin hayata geçmesi, kurumsallaştırılması devletin kanun yapması, karar alması, yaptırım uygulaması. Tüm mesele burada.</p>
<p>Bugüne dek kurulan deprem araştırma komisyonlarında özellikle 1999 ve 2010 raporları oldukça iyi raporlar. İyi önermeleri var. Şu anki tüm vekillerin iyi niyetle çalıma yaptığından kuşkumuz yok. Bu komisyondan da iyi bir rapor çıkacak oradaki eksiklik şu: bu raporların sonuçlarını hayata geçirme endişemiz var. Biz aslında Komisyon’da bilinenleri hayata geçireceğiz.</p>
<p>Yeni teknolojik gelişmelerle, depreme karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiğini Komisyon’da belirleyeceğiz. Hazırlayacağımız raporun sonucu hayata geçmezse, biz sadece tarihe not düşmüş oluruz. Daha önceki komisyonlarda imar affı asla yapılamamalı, denetimler artırılmalı gibi ciddi öneriler var. Ancak raporlara rağmen birçok kez imar affı çıktı. İmara açılan alanlara bakınca rapor sonucu uygulanmadı. Bu nedenle raporun sonucu önemli. Hükümet tarafından raporun uygulanması konusunda endişelerimiz var.</p>
<p>İktidar açısından, toplumun gazını almak amacıyla ciddi bir çalıma yapıyoruz algısı yaratmak için oluşturulmuş bir komisyon olmaması gerekiyor. Diğer taraftan da parti olarak Komisyon’da söz alması için belirlenen listelere yönelik çalışma istedik. Van, Diyarbakır, Elazığ’dan da insanların olmasını talep ettik.  Parti olarak, somut olarak yapılması gerekenler konusunda katkı sunuyoruz. Şu anda dinleyerek, anlatılanları not alıyoruz.</p>
<h5><strong>“Depremle Mücadelenin Başarılı Olması İçin Siyasi İrade Şart!”</strong></h5>
<p><strong>Yerel yönetimlerin Komisyona katılım talebi oldu mu?</strong></p>
<p>Komisyona rapor gönderenler oldu. Doğrudan katılım talebi olmadı. İstanbul depremi gündeminizin önemli bir maddesi. İstanbul depremine yönelik her kuruma soru soruyoruz. İstanbul depremi Türkiye’yi ciddi şekilde etkileyecek. İstanbul’da bir deprem olursa, farklı kentlerden İstanbul’a girmek ve yardım ulaştırmak çok zor olacak. Anayolların kapanmasından ve afetzedelere ulaşılmasının mümkün olmayacağı senaryolardan bahsediliyor. Biz Komisyon’a gelen her kuruma İstanbul’a ilişkin planlarını soruyoruz. Tüm bunları konuşurken, Komisyon olarak yerinde inceleme yapmamız ve mesela İstanbul’da yürütülen çalışmaları doğrudan yerinde görmemiz gerekebilir.</p>
<p><strong>Komisyon çalışmalarında dikkate alınması ve hazırlanacak raporun öneriler kısmında yer alması gereken en önemli politika önerileri neler olabilir? </strong></p>
<p>Deprem konusu Türkiye açısından birkaç önemli maddeden oluşuyor. İlk olarak zemin çalışması yapılması gerekiyor. İkincisi bu zemine uygun binanın nasıl olacağının belirlenmesi gerekiyor. Üçüncü olarak binaların denetiminin nasıl olacağı, dördüncüsü ise denetim mekanizmasına uyulmadığında cezai yaptırımların belirlenmesi. Tüm bunlar iyi uygulanırsa bir kayıp yaşanmaz. Depreme dayanıklı teknolojik gelişmelerin pek çok yerde kullanıldığını görüyoruz.  Şu anda dünyada deniz dolduruluyor ve şehir yapılıyor. Dubai buna bir örnek. Denizi doldurarak teknoloji desteği ile depreme dayanıklı konutlar üretilebiliyor.</p>
<p>Tüm bunların hayata geçirilmesi için siyasi irade gerekiyor. Türkiye’de deprem sonrası çalışmalara daha odaklıyız. Bizde genelde deprem olduktan sonra yardıma koşmak daha öncelikli gibi. Bir yandan da yardım faaliyetlerinin siyasi şova dönüşmesi, diğer yandan da vicdani kaygıları karşılaması söz konusu. Bizim esas olarak deprem öncesi çalışmalara ağrılık vermemiz lazım. 2020 yılında tüm dünyada meydana gelen depremlerde 198 kişi öldü; bunların 167’si Türkiye’de yaşamını yitirdi. Ortada böyle bir sonuç varken, Türkiye’yi depremle mücadelede başarılı gösteremezsiniz. Toplumun yardımlaşma duygusunu sömürmeye de gerek yok.</p>
<p>Burada yürümeyen pek çok şey var. Biz bunu Komisyon’a gelen kurumlara soruyoruz: bu kadar her şey iyi ise Türkiye’de neden bu kadar can kaybı oluyor? Örneğin Şili, bu konuda çok iyi bir örnek. Önceki yıllarda depremde büyük can kayıpları veren bir ülke olan Şili’de 2015 yılında 8.3 deprem olmasına rağmen sadece 13 can kaybı oldu. Şili ne yapmış? Nasıl bu hale gelmiş? Çok basit uygulamalar ve siyasi irade ortaya koyarak Şili’nin başarısını Türkiye’de de gerçekleştirmek mümkün. Bizim parti olarak öneri ve eleştirilerimiz bunun üzerinde kurulu. Her şey biliniyor, siyasi irade olmalı.</p>
<blockquote><p>Türkiye’de 9.8 milyon bina, deprem riski taşıyor. 1,5 milyon bina acilen yıkılmalı. Bu binalardan 300 bini İstanbul’da. Bunlar tabut evler olarak tabir ediliyor. Biz şu an tabut evlerde yaşıyoruz.</p></blockquote>
<h5><strong>Rant Üzerinden Kurulu Siyasi Anlayış </strong></h5>
<p><strong>Neden siyasi irade yok? Siyasi iradenin oluşmasına engel olan nedir? </strong></p>
<p>Rant endeksli siyasi iktidarlarla karşı karşıyayız. Farklı partileri dahil ederek söylüyorum; Türkiye’de rant üzerinden kurulu bir siyasi anlayış olunca, depreme karşı mücadele öncelikli olmuyor. Siyasi iktidar rant uğuruna birçok kez imar affı çıkarabiliyor.  Türkiye’de 18 il fay hattında; toplumun %70’i deprem riski olan kentlerde yaşıyor. Türkiye’de 9.8 milyon bina, deprem riski taşıyor. 1,5 milyon bina acilen yıkılmalı. Bu binalardan 300 bini İstanbul’da. Bunlar tabut evler olarak tabir ediliyor. Biz şu an tabut evlerde yaşıyoruz.</p>
<p>Bu noktada devletin devreye girmesi ve binaların güçlendirilmesine kaynak ayırması gerekiyor.  Vatandaşın buna imkânı yok. Vatandaş tüm birikimi ile bir ev almış; bu evi yıktıktan sonra tekrar yeni bir ev yapamaz. Bu artı maliyeti vatandaş karşılayamaz.  Her yere hibe yapan, zengin holdinglerin borçlarını silen devlet, vatandaşa yardımcı olmalı. Burada bazı kişilerden katkı payı almalı; bazılarına ise faizsiz geri ödemeli kredi gibi imkanlar sunmalı.  Ama devlet vatandaşa böyle bir olanak sunmuyor.</p>
<p>Burada sivil toplum da ciddi şekilde iktidarın rant kafasına alıştı. Yurttaşlar da buna alıştı. Güçlendirilmiş sağlıklı evler yapılması lazım. Kentsel dönüşüme giren evlerin yerine daha çok daire almaya kalkmak, 5 katlı bir bina yerine 8-10 katlı bir bina inşa etmek konusunda vatandaşın ve devletin bakış açısı birleşiyor. Vatandaşta güvenli bir evde oturmak değil, köşeyi dönme eğilimi var. Bu zihniyette hata var.  Bu tabut evlerden kurtulmak için, bu bakış açısından da kurtulmak gerekiyor.</p>
<p>Bir başka çarpıcı örnek: İzmir’de yaşamını yitirenlerin çoğu kiracı çünkü riskli binada oturan ev sahipleri sağlam bir yere gidiyor.  Bu riskli olan konutu da kiraya veriyor. Bilerek, isteyerek insanları tabuta taşıyorlar. Burada şöyle bir öneri var: Bina Kimlik Kartı çalışması. Bina Kimlik Kartı, bir binanın kaç yılında yapıldığını, hangi malzemenin kullanıldığını, binanın yapı denetim tarihini, hangi aşamalardan geçtiğini, şu an ne durumda olduğu gösteren bir kart.  Ancak şu an hiçbirimiz bu bilgileri bilmiyoruz. Türkiye’de 2000 öncesi yapılan binaların tümü, riskli binalar. Binaların denetlenmesi yapı denetim şirketlerine bırakılmış. Binaların denetlenmesi yapı denetim şirketlerine bırakılmış.  Yapı denetim şirketlerinde, görev alan mühendis ve mimarı yapı denetimini talep eden kişi-şirket istihdam ediyor. Yani siz kendinizi denetleyecek kişiyi seçiyorsunuz. Bu seçtiğiniz kişinin sizi denetlemesi mümkün mü?</p>
<h5><strong>“Türkiye’de Her Alanda Denetimsizlik Dayatılıyor</strong><strong>!”</strong></h5>
<p><strong>Yapı denetim şirketlerinde, riskli binaların kiralanmasının ve satın alınmasının önlenmesine ilişkin bir düzenleme niyeti var mı? </strong></p>
<p>Burada yine siyasi irade devreye giriyor. Yapılması gereken şu; bina riskli ise vatandaşlar neden burada yaşıyorlar? Bu noktada ilgili kamu kurumlarının, mesela Bayındırlık Bakanlığı’nın devreye girmesi, riskli binaların yıkılmasını ve tahliyesini sağlaması gerekebilecek.</p>
<p><strong>Bu riskli binaların yıkılmasına engel olan nedir?  </strong></p>
<p>İzmir’de ya da İstanbul’da bir mahallede, riskli de olsa binalarının yıkılmasına vatandaş izin vermez. Burada önce böyle bir direnç var. Diğer yandan devlet güçlendirme için kesenin ağzını açmıyor. Her şey için kesenin ağzını açan devlet, tabut evler için kesenin ağzını açmıyor.</p>
<p><strong>Bugüne dek Komisyon’da yapılan sunumlardan, sizin açınızdan dikkat çekici bir bilgi oldu mu?</strong></p>
<p>Çok gerekli gördüğümüz bir konu, kurumlar arasındaki koordinasyon meselesi. Türkiye’de deprem sonrası sahada, valilik dahil birçok kurum oluyor. Tüm bu kurumlar arasında koordinasyonun sağlanması için kanuni düzenleme yapılması önerileri var. Belediyeler, AKUT gibi STK’lar dahil tüm aktörlerin bir koordinasyon çerçevesinde çalışması, işin şova dönüşmesinin önlenmesi gerekiyor. Bu konu, bir yönetmeliğe tabi olmalı. Deprem sonrasında arama kurtarma faaliyetlerinde, hangi koşullarda kimlerin görev alacağının netleştirilmesi gerekiyor. İzmir depremi sonrası olduğu gibi, bir bakanın telefonu yardım görevlisinden alarak yer altındaki afetzede ile konuşmasına şahit olmamız, düzenleme ihtiyacını gösteriyor.</p>
<p>Şu anda tabut evlerde yaşayan çok insanımız var. İmar konusunun, kentsel dönüşüm ve binaların güçlendirmesi konularında iktidar çözüm bulmalı. Denetim mekanizması etkili şekilde işletilmeli.  Denetim mekanizması olmazsa, bunları hayata geçiremezsiniz. Türkiye’de her alanda denetimsizlik dayatılıyor. Binaların denetlenmesi yapı denetim şirketlerine bırakılmış.  Yapı denetim şirketlerinde, işveren mühendis ve mimarı istihdam ediyor. Sizin seçtiğiniz bu kişiler sizi sizi denetliyor. Siz onlara ücret verip seçiyorsunuz. Böyle bir denetim mekanizması olmaz.  Dahası, sadece fatura kesen, hiç denetim yapmayan denetim firmaları da var.</p>
<p>Buna karşın, bağımsız bir denetim mekanizması kurulması gerekiyor. Yapı denetim firmaları meselesi çok ciddi şekilde ele alınmalı, yeterli düzeyde mimar ve mühendis ile bağımsız denetim yapılmalı.</p>
<p><strong>Deprem Araştırma Komisyonu görevini tamamladıktan sonra, Meclise nasıl bir rol düşecek?</strong></p>
<p>Komisyon’un görev süresi 3 ay, 1 ay daha ek süre alınırsa, Komisyon toplam 4 ay çalışma yürütecek. Ardından belli sürede rapor hazırlayacak. Raporun hazırlanıp Mecliste sunulmasının ardından TBMM Genel Kurul’una gelmesi gerekiyor. Ben Komisyon’un güzel bir rapor çıkaracağından eminim. Raporda mevzuat değişikliği önerileri de olacak. Ancak Meclis’in raporun gereğini yerine getirip ilgili düzenlemeleri çıkarması gerekecek.</p>
<blockquote><p>Bu, sivil toplumun da içinde olduğu bir süreç. Komisyon’dan toplumun hayrına bir rapor çıkacak şekilde, sivil toplumun denetim görevini yerine getirmesi gerekiyor.</p></blockquote>
<h5><strong>“Sivil Toplumun Katılımı Çok Önemli” </strong></h5>
<p><strong>Sivil toplumla iş birliği yapıyor musunuz?</strong></p>
<p>Komisyon kurulduktan sonra, parti adına ve kendi sosyal medya hesabımdan kamuoyuna duyuruyu yaptık: tüm yurttaşlara ve STK’lara mail adreslerimizi verdik; bize öneri, rapor, sorunları ulaştırmalarını istedik. Öncelikle halkın yararına bir rapor çıkmasını sağlamak ve sonra raporun takibini yapmak için bu çağrıyı yaptık.  Ancak sadece konu ile ilgili mimar ve mühendislerle temasımız oldu. Onun dışında STK’lardan bir geri dönüş olmadı.</p>
<p><strong>STK’lar ne yapabilir? Hem Komisyon hem tüm bu sorun alanları üzerinden nasıl bir rol üstlenebilir? </strong></p>
<p>Bu, sivil toplumun da içinde olduğu bir süreç. Komisyon’dan toplumun hayrına bir rapor çıkacak şekilde, sivil toplumun da denetim görevini yerine getirmesi gerekiyor. Görev aldığım Maden Komisyonu’nda ekoloji örgütlerinden gelen öneriler bize yön verdi. Bu öneriler sayesinde, çeşitli maddelerin değişmesine vesile olduk. STK’ların bizim hiç aklımıza gelmeyen, sorunlar, pratik öneriler ve sorunların nasıl çözüleceğine ilişkin tavsiyeler iletmeleri gerekiyor.</p>
<p>Kentsel dönüşüm ve tabut ev sorunun bir an önce çözülmesi için neler yapılabileceğine dair, sivil toplum Komisyona önerilerini iletebilir. Vatandaşların neler yapabileceğine ilişki sorun alanlarının bize iletilmesi gerekiyor. Bu tür öneriler hakikaten bize yön veriyor. Komisyon’da önerileri doğru yapabilmemiz için sivil toplumun katılımı çok önemli.</p>
<p><strong>İstanbul gibi büyük kentlerde yurttaşlar ne yapmalılar? Depreme hazırlık için en öncelikli adım ne olmalı? </strong></p>
<p>Öncelikle yaşadığımız binalar, hastaneler, okullar, işyerleri tüm bunların ne kadar sağlam olduğunu bilmemiz ya da bilinmesini sağlamamız gerekiyor. Yaşadığımız binanın depreme karşı dayanıklılığı ne durumda? İstanbul açısından şiddeti yüksek olacak bir deprem bekleniyor.</p>
<p><strong>Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı? </strong></p>
<p>Meclis Deprem Araştırma Komisyonu kamuoyunda çok ilgi görmedi. Komisyon çalışmaları ile ilgili bir yayın ya da bizimle ilgilenen medya yok. Toplum da çok ilgi göstermiyor. Oysa deprem hepimizin yaşadığı bir gerçek. Hepimiz risk altındayız. Duyarlılığımızı artırmamız gerekiyor.</p>
<p>Deprem Araştırma Komisyonu’nun yürütmekte olduğu çalışmalara dair <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/25/meclis-deprem-arastirma-komisyonu-sivil-toplumun-katkilarini-bekliyor/">ilk haberimize buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/16/deprem-arastirma-komisyonu-uyesi-ali-kenanoglu-sivil-toplumun-komisyona-katki-sunmasi-onemli/">Deprem Araştırma Komisyonu Üyesi Ali Kenanoğlu: &lt;br&gt;“Sivil Toplumun Komisyona Katkı Sunması Önemli&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AKUT Başkanı Şalcı: “Türkiye’de Afet Kültürü Yerleşmeli; Tüm Aktörler Ortak Çalışmalı!”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/08/akut-baskani-salci-turkiyede-afet-kulturu-yerlesmeli-tum-aktorler-ortak-calismali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2021 07:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AKUT Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[#MeclisDepremAraştırmaKomisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[#SallanmadanHazırlan]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM Deprem Araştırma Komisyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=65155</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meclis Deprem Araştırma Komisyonu’na davet edilen az sayıdaki STK’dan biri olan Arama Kurtarma Derneği (AKUT), uzman olduğu arama kurtarma ve afet öncesi eğitim- bilinçlendirme konularında pek çok öneriyi Komisyona iletti. Depremle mücadelede milli seferberlik ilan edilmesi ve toplumda afet kültürünün yerleşmesi gerektiğini kaydeden Şalcı’ya göre, afetlere hazırlıklı olmak için devlet, yerel yönetim, sivil toplum ve yurttaş olarak ortak ve planlı çalışmamız gerekiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/08/akut-baskani-salci-turkiyede-afet-kulturu-yerlesmeli-tum-aktorler-ortak-calismali/">AKUT Başkanı Şalcı: “Türkiye’de Afet Kültürü Yerleşmeli; Tüm Aktörler Ortak Çalışmalı!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin ilk gönüllü arama kurtarma derneği olan ve 1999 yılında kamu yararına dernek statüsü elde eden <a href="https://www.akut.org.tr/tarihce">AKUT</a>, o tarihten bu yana Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında bulunan Arama Kurtarma Danışma Kurulu INSARAG’ın da üyesi. 2020 yılında ise Avrupa Komisyonu altında faaliyet gösteren Avrupa Sivil Koruma Mekanizması bünyesindeki Avrupa Sivil Koruma Havuzu ECPP (European Civil Protection Pool)’a Türkiye’den giren ilk arama-kurtarma ekibi oldu. AKUT, yılda ortalama 2 bin oturumla, 100 bin kişiye ulaşarak “Temel Afet Bilinçlendirme” ve “Deprem Bilinçlendirme” seminerleri veriyor.</p>
<p>AKUT Başkanı Recep Şalcı ile deneyimleri çerçevesinde Deprem Araştırma Komisyonu’na ilettikleri önerileri konuştuk.</p>
<p><strong>1999 depremi ve ardından yaşanan depremlerden sonra hem karar alıcıların hem yurttaşların gerekli önlemleri aldığına katılıyor musunuz?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65159 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-baskani-recep-salci-640x427.jpg" alt="Recep Şalcı Meclis Deprem Araştırma Komisyonu " width="314" height="210" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-baskani-recep-salci-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-baskani-recep-salci-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-baskani-recep-salci.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 314px) 100vw, 314px" />1999 depremi özellikle afetler konusunda Türkiye’de bir milat kabul edildi. İlk birkaç yıl ciddi çalışmalar yapıldı ama zamanla büyük bir deprem olmadığından bu süreç yavaş ilerledi. Son beş yıla dek bu konuda sadece arama kurtarma ekibinin kurulması amaçtı. Afetlere hazırlık konusunda doğru yapılanma dirençli toplum konusunda maalesef hızlı adımlar atılmadı. İmar barışı ile hasarlı yapıların varlığı devam etti. Çeşitli yönetmelikler çıktı, tek olumlu davranış buydu.</p>
<blockquote><p>Depreme karşı en etkili yöntem binaların sağlam olması. Kentsel dönüşüm çok büyük bir ekonomik maliyet getiriyor, bu nedenle somut olarak adımlar yavaş atılabiliyor. Deprem önlemleri kapsamında diğer etkili yol sizin kurumsal yapınızın sağlamlığı.</p></blockquote>
<p>Son 2-3 yıla dek planlı ve düzgün bir yapılanma yoktu. Ancak son 2-3 yılda afetlere hazırlık konusunda sadece arama kurtarma ile bu işin çözülemeyeceği anlaşıldı ve yerel yönetim ve STK’ların dahil olduğu planlamalar yapılmaya başlandı. Türkiye’de şehir şehir planlar yapılmaya ve uygulanmaya başladı. “Şu an ne durumdayız?” sorusunun cevabı: yeni yeni bu alanda çalışmalar başladı.</p>
<h5><strong>&#8220;AKUT Uzmanlığını Toplumu Afetlere Karşı Bilinçlendirmede Kullanıyor&#8221;</strong></h5>
<p><strong>Afet Müdahale planlarından mı bahsediyorsunuz?  </strong></p>
<p>Afet Müdahale Planları epeydir var. Bahsettiğim şu; afetlere şehir il risk azaltma planları, yapıların, ilin ülkenin afetselliğinin tespiti, afet nedenlerin tespit edilmesi buna yönelik adımların atılması. Son 3 yıla dek “afet olunca ne yaparız?” mantığına geçildi ve buna yönelik çalımalar hızlandı. Türkiye’de kamu binalarının, yolların sağlamlaştırılması çalışmalarının büyük bölümü bitti. Ama insanların yaşadığı yerleşkelerde maalesef çalışmaların çok azı yapıldı. Kentsel dönüşüm planlaması sürüyor.</p>
<p>Şunu net söylemek lazım; depreme karşı en etkili yöntem binaların sağlam olması. Kentsel dönüşüm çok büyük bir ekonomik maliyet getiriyor, bu nedenle somut olarak adımlar yavaş atılabiliyor. Deprem önlemleri kapsamında diğer etkili yol sizin kurumsal yapınızın sağlamlığı.</p>
<p>Biz AKUT olarak 2012’ye dek hep afetlere müdahale eden bir dernek olarak bulunduk. Ancak bizim aynı zamanda toplumu afetlere karşı bilinçlendiren bir STK olmamız da gerekiyor. Bu anlayışla çalışmaları hızlandırdık. AKUT, bu alanda sivil toplumun öncülerinden, AKUT’un marka gücü çok yüksek. Bizim bu güçle afetler konusunda bilinçlendirme, afetlere hazırlık ve devleti yönlendirmede rol üstlenmemiz ve aktif olmamız gerekiyordu. 2017 sonrası devletle rekabet etmek yerine, ki zaten devletle rekabet edemezsiniz, bu alandaki yetkili kurumlardan AFAD gibi kurumlarla temasa geçtik ve bunu bir uzlaşı zemini yaratarak onlarla “nasıl iş birliği yaparız?” noktasından hareket ettik. AFAD’la ilişkilerimizi toparladıktan sonra biz de tecrübelerimizi paylaşamaya başladık. AFAD da bu konuda çok güzel bir iş birliği yaptı.</p>
<blockquote><p>Biz en iyiyiz, en büyüğüz mantığından çıkıp, biz kendimizi nasıl geliştirebiliriz” durumuna geçtik. Ayrıca, “bu alanda en büyük olmakla bir şey kazanmayız” dedik. Devlete bu konuda rakip değil paydaş olmaya başladık<strong>.</strong></p></blockquote>
<p><strong>Yani AKUT yaklaşımını mı değiştirdi? </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65160 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-logo.png" alt="AKUT Meclis Deprem Araştırma Komisyonu" width="378" height="142" />Evet, “biz en iyiyiz, en büyüğüz mantığından çıkıp, biz kendimizi nasıl geliştirebiliriz” durumuna geçtik. Ayrıca, “bu alanda en büyük olmakla bir şey kazanmayız” dedik. Devlete bu konuda rakip değil paydaş olmaya başladık.</p>
<p>STK’ların görevi devletin eksik kaldığı noktaları tamamlamak. Oysa Türkiye’de STK’lar maalesef biraz kendi alanında en iyi olmaya öncelik veriyor; bu da STK’ların etkisinin küçük kalmasına sebep oluyor. En iyi olmaktan ziyade en etkin olmak önemli. Bu süreçte özellikle biz yurtdışındaki çalışmalara öncelik verdik. 2020 başında AB’nin (Avrupa Birliği) akredite ekibi olduk ve şunu gördük: biz kendimizi Türkiye’de çok övüyoruz ama aslında AB standartlarında çok gerideyiz. Bu alanda AKUT olarak en önde olmamıza rağmen, STK’ların kurumsal kapasitesi açısından gerideyiz.</p>
<p><strong>Türkiye’de uluslararası düzeyde tek akredite olan STK AKUT mu? </strong></p>
<p>Ulusal düzeyde ilk biz olduk. Kamu adına AFAD ve STK olarak AKUT öncü. Bizden sonra 4 ekip daha akredite oldu ancak onlar henüz başlangıç seviyesinde. Akreditasyon şu açıdan çok önemli: afetlerde insanlar iyi niyetli olarak yardım etmeye çalışıyorlar. Oysa iyi niyetle yapılan her şey ey iyi değil. O alanda yetkin olmanız lazım. Yetkinlik için, belli standartlara göre sizin uluslararası düzeyde akredite olmanız lazım. AFAD’la yaptığımız işbirliği ile biz STK’lar olarak bu işe standart getirmeye çalıştık. Biz hep standartların olması için çaba gösteriyoruz.  Bu alanda kendimizi çok geliştirdik.</p>
<h5><strong>Yapısal Sorunların Depremle Mücadelede Yarattığı Zaafiyet</strong></h5>
<p><strong>Avrupa’da yürüttüğünüz akreditasyon sürecinde AKUT’ta hangi eksikleri gördünüz?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65161 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-toplu-foto-640x378.jpg" alt="AKUT Meclis Deprem Araştırma Komisyonu" width="346" height="205" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-toplu-foto-640x378.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-toplu-foto.jpg 717w" sizes="auto, (max-width: 346px) 100vw, 346px" />Türkiye’de sivil toplum lider odaklı yönetiliyor. Bir lider ve yanında 10 kişi var. Lider ne kadar sürüklerse STK o kadar başarılı oluyor. Lider biraz yorulur ya da değişirse yapı tamamen çöküyor. Biz deneyimlerimizden bunu gördük. Bundan sonraki süreçte lider odaklı değil kurumsal odaklı çalışmaya odaklandık: görev tanımının çok net olması ve herkesin yetkilerinin sınırlı olması için çalışmaya başladık.</p>
<p>STK’larda lider ne derse herkes onu yapmaya çalışıyor. Bu istediğimiz bir yapı değil. Türkiye’de STK’lar sadece sahada çalışan bir ekip görünüyor; biz görselliğe önem veriyoruz. Oysa arka planda, kurumsal düzeyde, sürdürülebilir finans oluşturacak çok ciddi bir ekibe ihtiyaç var. Biz bunu oluşturmaya gayret ettik. Önce eleştirildi ancak bu yapı oturmaya başladıktan sonra hızlı yol almaya başladık. Bu standart ve kurumsal yapı oluşunca, kuruma güven artıyor. STK’larda olması gereken yapı bu.</p>
<p>AKUT da bu yapıyı oturtana dek bu sancıyı yaşandı. Nasuh Mahruki AKUT’ta çok başarılı ve popüler idi. Ama başkan değişiminden sonra biri sürü yorum yapıldı: “AKUT bitti mi?” gibi. Başkan olarak ben ön plana çıkmayı sevmiyorum. Biz kurum olarak AKUT’un ön planda olmasını istiyoruz. Özellikle son 1 yılda kurum gerçekten lider ya da kişi düzeyinde değil yapıda-kurumsal düzeyde başarılı olmaya başlayınca gönüllülerin de motivasyonu artıyor.</p>
<p>Türkiye’de sivil toplumun bir sıkıntısı da bu, sivil topluma emek veren gönüllüklerin ihtiyaçlarını karşılamak gerekiyor. Gönüllülerin ihtiyacı finansal değil, onların görünür olması emeklerinin övülmesi gerekiyor. Bunu yapınca gönüllüler daha motive çalışmaya başlıyorlar. Özellikle afetler konusunda çalışan STK’lar bunu yapmalı. Sadece kamera önünde görünen değil, kameranın arkasında binlerce insan çok ciddi emek veriyor. Sadece STK’larda değil tüm kurumlarda liderler önemli fakat kurumsallık en temel şart.</p>
<p>Biz AKUT olarak AB düzeyinde akreditasyon sürecinde bunu gördük. Biz çok iyi kurtarama yaptığımızı düşünürken akredite sürecinde çok zorlandık. Çünkü 15 kişilik bir ekip önde çalışırken, bunun arkasında 30 kişilik bir ekip daha olması gerekiyor. Sistemin kurulması hem prosedür hem görev tanımlarının net olması, uzun vadede başarıyı getiriyor. Biz Akut&#8217;ta bunu başardık.</p>
<blockquote><p>Afetlere hazırlık sürecinde çok hızlı gidiliyor ama bunun sürdürülebilir olması gerekiyor.  Sadece birilerinin inisiyatifiyle yürümez, toplumun da baskısı ile bunun devam etmesi gerekiyor.</p></blockquote>
<p><strong>Genel olarak Türkiye’de deprem öncesine değil, ağırlıklı olarak afet sonrası kurtarma çalışmalarına ağırlık verildiği ve alanda başarılı olunduğu tespitlerine katılır mısınız?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65162 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-yerel-yonetim-isbirlikleri-640x411.jpg" alt="AKUT Meclis Deprem Araştırma Komisyonu" width="334" height="214" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-yerel-yonetim-isbirlikleri-640x411.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-yerel-yonetim-isbirlikleri-1024x658.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-yerel-yonetim-isbirlikleri.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 334px) 100vw, 334px" />Deprem sonrasındaki müdahalede dünyanın en iyi ekiplerinden birisiyiz hem sivil tolum hem devlet olarak. Ama son 2-3 yıldır, tüm planlar deprem öncesine göre yapılmaya başlandı. Önce afetselliğin tespit edilmesi gerekiyor. Depremden çok bahsediyorum ama ama küresel ısınma ile seller, kuraklık, salgın gibi çok ciddi problemleri deneyimliyoruz.</p>
<p>Burada AFAD şunu yaptı: önce afetselliği belirlemeye sonra afet haritalarını oluşturmaya başladı. Ardından da bu bölgelerde iyileştirmelere başladı. Bu yol haritasını sürdürürsek bu sorunların 10 yılda % 60’ını çözebiliriz. Afetlere hazırlık sürecinde çok çok hızlı gidiliyor ama bunun sürdürülebilir olması gerekiyor. Sadece birilerinin inisiyatifi yürümez, toplumun da baskısı ile bunun devam etmesi gerekiyor. Mevzuatta yerel yönetimler, yetkili olmalarına rağmen biraz geri planda duruyorlar. Heyelan gelecek bölgeye yerel yönetimler yapı iznine hayır demeli. Birilerin orada kötü olması, çarpık yapılara hayır demesi gerekiyor.</p>
<p>Bu alanda da devlet çok planlı çalışıyor, projelerde artık planlamadan çıkıp uygulamaya geçildi. Mecliste yapılan deprem üzerine bir araştırma komisyonu sürüyor. Biz de Komisyon çalışmalarına katıldık, görüşlerimizi ilettik. Fay yasası çalışmaları yapılıyor. Binaların depreme dayanıklılığının kontrol edilmesi için İçişleri Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından tüm kentlere talimat gönderildi. Amaç dışı ve kötü yapılaşma varsa, iyileştirilmesi için çalışmalar başladı.</p>
<p>Bütün bunları ben şuradan biliyorum; <a href="https://www.afad.gov.tr/afet-ve-acil-durum-danisma-kurulu" target="_blank" rel="noopener">Afet ve Acil Durum Danışma Kurulu</a> içindeyim. Önceden sadece kamu kurumlarında bu kararlar alınırken, artık STK ve akademiden de bizler kurulun içindeyiz. Bu kurulda çok ciddi tartışmalar oluyor. Önerileri uygulamaya başladılar. Bu da Türkiye için sevindirici bir durum</p>
<h5><strong>Yerel Yönetim ve AKUT İş Birliği</strong></h5>
<p><strong>Bu kurul dışında AKUT, karar alıcılara önerilerini iletiyor mu? Savunuculuk boyutunda ne yapıyorsunuz?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65163 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-guvendeyim-uygulamasi-640x354.jpg" alt="AKUT Meclis Deprem Araştırma Komisyonu" width="319" height="176" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-guvendeyim-uygulamasi-640x354.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-guvendeyim-uygulamasi.jpg 650w" sizes="auto, (max-width: 319px) 100vw, 319px" />Bu konuda çok etkin değildik. Son 1 yıldır bu kurumsallaşma çabalarımız sayesinde bu eksikliği gördük. Sadece birilerini kurtararak kahraman olmazsınız, ki biz kahraman olmayı sevmiyoruz. Marka gücümüzü olumlu kullanmaya gayret ediyoruz. Bu kapsamda yerel yönetimlere bu ihtiyacı anlattık ve çok sık toplantılar yaptık. Yerel yönetimlere, önce eksikleri gösterdik, bölgenizde bu eksikler var dedik. Birçok belediye ile beraber çalışmalar yürütüyoruz. Yerel yönetimlerin Acil Durum Eylem Planlarını gözden geçirdik, eksikleri gösterdik.</p>
<p>İlk başta yerel yönetimlerin yaklaşımı “size destek olalım ve ekip kuralım” şeklinde idi. Biz ise onlara zor olanı önerdik: “sizin asli göreviniz olan o bölgenin afetselliğini ortandan kaldırmak” dedik. Çok açık bir şekilde şunu da söyledik: “eğer bu kararları uygularsanız, belki bir dönem sonra seçilmeyeceksiniz ama uzun vadede hem vicdanen hem hukuken rahat edeceksiniz” dedik. Şu an 12’den fazla belediye ile çalışmalara başladık. Birçok belediye ile de protokol aşamasındayız. İl Risk Azaltma Planlama sürecinde belediyenin katılması için çok uğraştık. Bakanlık seviyesinde görüşmelere başladık. Yerel yönetimler ne kadar depreme karşı mücadelenin farkında olursa o kadar başarılı olacağız çünkü bölgeyi en iyi bilen yerel idareler. Yani somut olarak biz bu uygulamalara başladık.</p>
<blockquote><p>Türkiye’de aynı işi yapan STK’lar, dayanışma yerine biraz rekabet ortamına giriyorlar. Çünkü gönüllük ilkesi ile çalışan STK’lar, sürdürülebilir yapıları olmadığından, ne kadar görünür olurlarsa o kadar kaynak elde ediyorlar.</p></blockquote>
<p><strong>Diğer STK’larla iş birliği yapıyor musunuz? </strong></p>
<p>Türkiye’de aynı işi yapan STK’lar, üzülerek söylüyorum, dayanışma yerine biraz rekabet ortamına giriyorlar. Çünkü gönüllük ilkesi ile çalışan STK’lar, sürdürülebilir yapıları olmadığından, ne kadar görünür olurlarsa o kadar kaynak elde ediyorlar. Çok üzücü ama afetlerde çok iyi çalıştığımız diğer STK’lar, bir kazazede enkazdan çıkarılırken birbirimizi itekleyerek bir anda kameralara hangimizin daha çok görüneceği gibi çirkin bir görüntü veriyoruz. Biz bu görüntüyü vermemek için son İzmir depreminde enkazdan çıktık, bunun bir parçası olmak istemedik. Enkazlarda canlı çıkarılırken AKUT’u göremezsiniz. Bu hassasiyetin etik boyutu var: biz enkazdan çıkarılırken kameralarda görünmemesi için önlem alıyoruz, bazen battaniye çekiyoruz. Bu nedenle medyatik olmamakla eleştirildik ama bizim doğrumuz bu.</p>
<p>Diğer STK’ların da zamanla bu noktaya geleceğini düşünüyorum. Bu bir süreç. Türkiye’de STK’lar çok genç. Rekabet yerine dayanışma kısmını öne çıkarmamız lazım. Bu başladı diyebilirim.  Arama kurtarma ile ilgili STK’ler ile toplantılar yapıyoruz. Bununla ilgili görüşmelerde bulunuyoruz. AKUT olarak onların kapasitelerini yükseltmek için diğer STK’lara hem mentorlük hem eğitim veriyoruz. Bizim standartlarımız ve prosedürlerimiz var, bunun avantajlarından onların da faydalanmasını istiyoruz. BM ve AB standartlarında hep beraber iş yapalım istiyoruz. Son 1 yıldır ilginç şekilde bunu öğrenmeye başladık ancak henüz öğrendik diyemem. Umarım böyle gider. Sadece arama kurtarma alanında değil, diğer alanlarda da STK’lar ne kadar dirsek teması içinde olurlarsa, o kadar güçlü olacak ve politikaların oluşmasında söz sahibi olacaklar. Bireysel olarak cılız sesler yerine, birlikte ve farklılığımızı da koruyarak koordineli çalışırsak, o zaman eksiklerimizin tamamlanması çok daha kolay olacak.</p>
<h5><strong>Afetlerin Siyaset Üstü Politikalarla Yönetilmesi Gerekiyor!</strong></h5>
<p><strong>Meclis Araştırma Komisyonu’na davet edilen ve görüşlerini ileten az sayıdaki STK’dan birisiniz: Komisyon’da hangi konuları dile getirdiniz? Ne önerdiniz? </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65165 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-2-640x360.jpg" alt="AKUT Meclis Deprem Araştırma Komisyonu" width="347" height="195" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-2-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-2.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 347px) 100vw, 347px" />Komisyon’da beklediğimizden daha büyük ilgi gördük. Vekiller gerçekten işin nasıl yapılabileceği konusunda biraz çalışmışlar. Biz sadece uzman olduğumuz alanda, arama kurtarma ve afet öncesi eğitim ve bilinçlendirmede konusunda önerilerde bulunduk.</p>
<p>Komisyonda ilk söylediğimiz şey şu idi: &#8216;bir ülkenin arama kurtarma ekibi ne kadar güçlü ise afet öncesi hazırlıklarının kadar eksiktir.&#8217; Bu sözümüz şaşkınlık yarattı. Çünkü &#8216;bizim en başta arama kurtarma öncelikli politikadan vazgeçmemiz gerekir&#8217; dedik. Biz, arama kurtarma alanında uzman bir STK olarak, siyasilerden güçlenmemizi talep etmedik. Komisyon’da birçok önerimizi dile getirdik:</p>
<blockquote><p>“Bir ülkenin arama kurtarma ekibi ne kadar güçlü ise afet öncesi hazırlıkları o kadar eksiktir!”</p></blockquote>
<ul>
<li>Türkiye’de afetselliğin net olarak belirlenmesi gerekiyor.</li>
<li>Herkesin yetkin olduğu alanda afetlere müdahale etmesi gerekiyor. “Afet turisti” dediğimiz kişiler her şeyi yapabileceklerini sanıyor. Oysa herkesin müdahale alanı sınırlı olmalı.</li>
<li>Özellikle bazı bölgelerde can kayıplarının yanında ekonomik kayıplar, Elâzığ ve Van depreminde olduğu gibi çok fazla hayvan ölümleri de olabiliyor. Mesela hayvanların kaldığı yerlerin de standartlarının belirlenmesi gerekiyor.</li>
<li>Afetlere hazırlık konusunda ilkokuldan itibaren eğitimlerin müfredata konması, tehlikeleri göstererek özellikle bu eğitimleri veren herkesin belli bir standartta sahip olması gerekiyor. Bazı STK’lar anılarını anlatıp birkaç foto ile deprem bilinçlendirme semineri veriyor. Deprem bilinçlendirme seminerlerini eğitimciler vermeli.</li>
<li>Deprem gibi afet durumlarında engelliler üzerinde daha çok çalışılması gerekiyor. İzmir’de engelli bir yurttaşımız, deprem sonrası gelen sudan kaçamadığı için vefat etti. AKUT’un Eskişehir Üniversitesi ile ortak çalışmalar vardı, bunun gibi çalışmaların geliştirilmesi gerektiğini ifade ettik.</li>
<li>Afet anı ve sonrasının değil afet öncesine ilişkin düzenlemelerin kanunla zorunlu hale getirilmesi, bu işin vatandaşın inisiyatifine bırakılmaması konusunda önerilerinde bulunduk.</li>
<li>Uluslararası akreditasyon sürecinin Türkiye’de de oluşturulması ve bunun sadece devlet ve sivil toplumun birada oluşturacağı ortak bir kurulu tarafından yapılması gerektiğini ifade ettik.</li>
<li>Üzülerek söylüyorum, Türkiye’de siyaset hala bazı şeylerin üzerinde, oysa afetin siyaset üstü politikalarla yönetilmesi gerekiyor. Küçük hesapların üzerinde değil, deprem ve diğer afet durumlarında daha somut çalışmaların yapılması gerektiğini ifade ettik.</li>
<li>Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın çalışmalarına diğer STK’ların da destek vermesi, Mimarlar Odası, İnşaat Odası gibi kurumların bilgilerinden faydalanılması gerektiğinden bahsettik.</li>
<li>Afetlerden sonra toplanma bölgelerinin belirlenmesi ve altyapılarının hazırlanması gerektiği konusunda önerimiz çok ilgi gördü. Afet sonrası toplanma alanlarında, su ve tuvalet kabini gibi yapıların olması gerekiyor.</li>
<li>Türkiye’de artık afet kültünün artık yerleşmesi gerektiğini söyledik. Önemli olanın, afetin öncesinde yapılacak çalışmalar olduğunu ve muhakkak afet sonrasında profesyonel kişiler tarafından psikososyal desteklerin daha etkin şekilde verilmesi gerektiğini ifade ettik.  İyi niyetli STK’ların bir şey yapmaya çalışması da olumlu ancak bu tür çalışmaların daha profesyonel olması gerekiyor.</li>
<li>STK’ların ve gönüllülerin geliştirilmesi için yönetmeliklerde değişiklik olması, özelikle kamu ve özel sektör çalışanlarının afetlerde çalışması için kolaylıklar sağlanması için önerileri bulunduk.</li>
</ul>
<p>Vekiller önerilerimizi dikkatle dinlediler, umarım hayata geçirilir.</p>
<p><strong>İstanbul gibi büyük kentlerde pandemi ve ekonomik kısıtlarda depreme hazır olmak ne ölçüde mümkün? Yurttaşlar ne yapabilirler? </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65166 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-1.jpg" alt="AKUT Meclis Deprem Araştırma Komisyonu" width="360" height="203" />Kamu binaların yüzde 96’sı güçlendirildi, çok az kısmı kaldı. Yine de % 4 az bir rakam değil. Depreme özellikle büyük kentlerde nerede yakalanacağımız belli değil. Öncelikle bir milli seferlik haline getirilmesi gereken bir süreç. Ne devlet tek başına bunu yapabilir ne yerel idareler ne de vatandaş. Hiçbir aktör bunu tek başına yapamaz. Bu üç unsurun birbirine güvenmesi çok önemli. Kentsel dönüşüm rantsal dönüşüme dönüşmemeli. Kentsel dönüşüm çok hızlı ilerlese bile, yapıları çok ciddi denetleyecek mekanizmalar olmalı. İstanbul Yunanistan’dan daha büyük, mevcut bütçeler İstanbul depremine hazırlık için yetersiz kalacak.  Ancak bu bizi ümitsizliğe sevk etmemeli. Biz, tüm süreci adım adım planlamalı, iş birliği yapmalıyız.</p>
<p>Bu noktada vatandaşlar da şunları yapmalı:</p>
<ol>
<li>Yurttaşların sorumlulukları ve yetkileri var: karar alıcıların faaliyetlerini takip etmeleri ve görüşlerini, önerilerini iletmeli, siyasiler üzerinden baskı uygulamalı.</li>
<li>Ev alırken ya da kiralarken evin sadece manzarasına değil aynı zamanda binanın zemin etüdüne de bakmalılar. Bina deprem yönetmeliğine göre yapılmış mı? Bunu araştırmalılar.  Bu önlemlerin yanında kamu-yerel yönetim-STK arasında iyi bir planlama ile yıllar süren bir çalışma yapılmalı ve süreci bu şekilde sonuca ulaştırmak gerekiyor.</li>
</ol>
<p>İstanbul’da iseniz işiniz gerçekten çok zor. Eviniz, işyeriniz, kamu kurumlarının hepsinin sağlam olması gerekiyor. Şu an bundan emin olamayız çünkü 2003 öncesinde yapılan binaların nasıl yapıldığını bilmiyoruz. Dolayısıyla 2003 öncesi yapılan binaların tümü tehlikeli binalar. Bunların yenilenmesi de kısa sürede ekonomik olarak mümkün değil.  Bu binaların 5 yıl içinde %20’sinin yenilenmesi planlanıyor ki bu bile çok iyi rakam. Umarım başarırız.</p>
<p>Bu konuda genelde Japonya örnek gösterilir ancak benim idol ülkem Şili. Şili’de 1969 yılındaki depremde 300 bin insan hayatını kaybetti. Sonra Şili, kentsel dönüşümü çok iyi uyguladı. 2012’deki 9.1 şiddetindeki depremde sadece 8 kişi hayatını kaybetti. Muhteşem bir başarı hikayesi. Biz de inanırsak ve birbirimize güvenip, planlama ile çalışmayı başlatırsak, başaracağımıza inanıyorum. Bu sürecin komple bir planlama ile yapılması ve bütün olarak ele alınması gerekiyor.</p>
<blockquote><p>Afet öncesi hazırlık yapıp, binaların sağlamlaştırılması gerekiyor. Temel çözüm bu<strong>.</strong></p></blockquote>
<p><strong>Son birkaç yılda Türkiye’de “olumlu gelişmeler var” dediniz; ancak 2020’de tüm dünyada depremde oluşan 180 civarındaki can kaybının 160’tan fazlası Türkiye’de oldu. Biz neden hala çok can kaybı veriyoruz? </strong></p>
<p>Bu çok üzücü tabii. Türkiye İstanbul depremine odaklanmışken, biz 2018’den beri İzmir için hazırlık yapıyorduk. Dünya riskli kentler sıralamasında İstanbul 75. sırada, İzmir ise 25. sırada.  Hala İzmir’de büyük bir depremini bekliyoruz. İzmir afetsellik konusunda çok riskli bir kent. Kötü yapılaşması çok fazla. Zemin etüdü yapılmadan yapılaşma yüksek olduğu için yeni bir depremde yine aynı şeyler olacak. Şu an bununla ilgili bir çalışma yapılıyor ancak bunun ekonomik maliyeti yüksek.</p>
<p>Türkiye artık depremlerde insan kaybetmemeli. Biz 2 günde İzmir’e gittik, herkesi kurtardık diye övünemeyiz. Bu büyüklükte depremlerde binalarımız yıkılmamalı. Binaları güçlendirirsek AKUT’a da ihtiyaç kalmayacak. Biz şu an dünyadaki en iyi arama kurtarmanın Türkiye’de olması ile tecrübemizle övünüyoruz. Tecrübe dediğimiz şey bu kayıplarla kazanıldı. Oysa biz tecrübesiz olalım, bize ihtiyaç olmasın, binalarımız sağlam olsun diyoruz. Artık biz buna bir dur diyebilmemiz gerekiyor. Bunun için afet öncesi hazırlık yapıp, binaların sağlamlaştırılması gerekiyor. Temel çözüm bu.</p>
<h5><strong>“Egoları Kenara Koyup, Ortak Çalışma Kültürünü Kazanmalıyız!” </strong></h5>
<p><strong>Sivil topluma ve yurttaşlara bir mesajınız var mı? </strong></p>
<p>Özelikle STK’lar olarak son dönemde düştüğümüz bir hata var: her işi yapalım, burası da popüler oldu yaklaşımı. Bu doğru değil. Biz STK’lar olarak uzman olduğumuz alanlarda çalışmalıyız. O uzman olduğumuz alanda en üst standartlarda çalışmalıyız. Gerekiyorsa, politikaların oluşmasında etki etmeliyiz. STK’ların ana amacı bu olmalı. Ama Türkiye’de bazı STK’lar ya AB projeleri yapmak ya da popüler olup bağış elde etme mantığına girdi. Bu yaklaşımdan çıkıp sivil toplum olarak, güçlü kurumlar olma hedefimiz olmalı. Tüm STK’ların ana hedefi bu olmalı. Bunu yaparken de benzer işi yapanların rekabet halinde değil dayanışma içinde çalışması gerekiyor ki biz bu afetlerle başa çıkalım.</p>
<p>Afetlere hazırlık olmamız için devlet, yerel yönetim, STK’lar ve vatandaş ortak çalışmamız gerekiyor. Eğer bu ortak çalışmayı başarırsak her şeyin üstesinden geleceğiz. Hiç zor değil bunu başarmamız; yeter ki egoları kenara koyup, ortak çalışma kültürünü kazanmak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/08/akut-baskani-salci-turkiyede-afet-kulturu-yerlesmeli-tum-aktorler-ortak-calismali/">AKUT Başkanı Şalcı: “Türkiye’de Afet Kültürü Yerleşmeli; Tüm Aktörler Ortak Çalışmalı!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
