<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sivil toplum siyaset ilişkileri arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplum-siyaset-iliskileri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplum-siyaset-iliskileri/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Sep 2022 11:28:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>sivil toplum siyaset ilişkileri arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-toplum-siyaset-iliskileri/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>YADA Vakfı’ndan &#8216;Sivil Toplum-Siyaset İlişkisi Araştırması&#8217;  Sivil Toplum ve Siyaset Birbirini Yeterince Tanımıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/09/yada-vakfindan-sivil-toplum-siyaset-iliskisi-arastirmasi-sivil-toplum-ve-siyaset-birbirini-yeterince-tanimiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Sep 2022 11:28:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[YADA]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum siyaset ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşama Dair Vakıf (YADA Foundation)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81747</guid>

					<description><![CDATA[<p>YADA Vakfı’nın Sivil Toplum-Siyaset İlişkileri araştırması, siyaset ve sivil toplumun birbirini yeterince tanımadığını vurgularken, siyasetin sivil toplumu yalnızca talep eden taraf olarak görme eğiliminde olduğuna dikkat çekiyor. Araştırmanın bulgularından biri de siyaset alanındaki daralmanın toplumsal etkiyi azalttığı yönünde.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/09/yada-vakfindan-sivil-toplum-siyaset-iliskisi-arastirmasi-sivil-toplum-ve-siyaset-birbirini-yeterince-tanimiyor/">YADA Vakfı’ndan &#8216;Sivil Toplum-Siyaset İlişkisi Araştırması&#8217; &lt;br&gt; Sivil Toplum ve Siyaset Birbirini Yeterince Tanımıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-81754 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/yada-vakfi-logo.jpg" alt="yada vakfı logo" width="301" height="136" />Türkiye sivil toplumunun kararlar ve kanaatler üzerinde daha etkili olabilmesi için bir dizi çalışma yürüten YADA Vakfı, çalışmalarına bir yenisini ekledi.<strong> </strong>YADA Vakfı tarafından 2021 yılında yürütülen “Sivil Toplumun Siyaset ve Karar Mekanizmalarıyla İlişkilerinin İncelenmesi” araştırması, Türkiye’de sivil toplum ve siyaset arasındaki diyalog, ilişki ve iş birliklerinin mevcut durumunu incelemek, bu alandaki boşlukları ve ihtiyaçları tespit etmek üzere gerçekleştirildi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Araştırma; masa başı çalışması, derinlemesine görüşmeler ve sivil topluma yönelik uygulanan çevrimiçi anket ile nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı bir metodolojiyle yürütüldü. Raporda yer alan bulgular ve tespitler yoğunlukla; sivil toplum temsilcileri, siyasetçiler (milletvekilleri, belediye başkanları, bakanlık temsilcileri), akademi ve medyadan kanaat önderleriyle yapılan derinlemesine görüşmelerin çıktılarını içeriyor. “Türkiye’de sivil toplum ve siyaset ilişkisi nasıl etkin olabilir?” sorusuna yanıt niteliğinde öneriler de içeren araştırmanın çıktıları, orta ve uzun vadede sivil toplumun karar ve kanaatlere olan etkisinin artmasına katkıda bulunmayı hedefliyor.</p>
<h5 style="font-weight: 400;"><strong>&#8216;Siyaset ve Sivil Toplum Birbirini Yeterince Tanımıyor&#8217;</strong></h5>
<p style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-81755 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/sivil-toplum-siyaset-iliskisi-1-640x640.jpg" alt="YADA Vakfı’ndan 'Sivil Toplum-Siyaset İlişkisi Araştırması' Sivil Toplum ve Siyaset Birbirini Yeterince Tanımıyor" width="407" height="407" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/sivil-toplum-siyaset-iliskisi-1-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/sivil-toplum-siyaset-iliskisi-1-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/sivil-toplum-siyaset-iliskisi-1.jpg 700w" sizes="(max-width: 407px) 100vw, 407px" />Araştırmanın en önemli çıktılarından biri; siyaset ve sivil toplumun birbirini yeterince tanımaması tespiti. Siyasi aktörler, sivil toplumu ve işlevini tanımlarken kendilerinin bugüne kadar ilişki kurduğu kurumlar veya görünür olan yapılar üzerinden bir değerlendirme yapıyor. Bununla birlikte, siyaset, sivil toplumu yalnızca talep eden taraf olarak görme eğiliminde. Bu da siyasilerin sivil topluma karşı mesafelenmesine sebep oluyor. Siyasiler genelde sivil toplumla kurdukları diyaloğu ya seçmenle kurdukları bir biçimde ele alıyor ya da belli başlı çatışma alanlarında bir araya gelerek kuruyorlar. Sivil toplum kuruluşları da siyasilerle iletişime geçtiğinde siyasete angaje görünmekten çekiniyor ve tüm partilerle eşit düzeyde diyalog kurmaya çalışıyor.</p>
<h5 style="font-weight: 400;"><strong>&#8216;Siyaset de Sivil Alan Gibi Daraldı&#8217;</strong></h5>
<p style="font-weight: 400;">Araştırmada öne çıkan bir diğer önemli bulgu ise görüşme yapılan paydaşların siyasetin de sivil alan gibi daraldığını ifade etmesi. Bir başka deyişle, siyaset alanında da çalışma yapmanın giderek zorlaştığı belirtiliyor. Siyasi partiler de STK’lar gibi ifade ve örgütlenme özgürlüğü açısından sorunlar yaşıyorlar, birçok ilde alanlara çıkamıyor. Bu da siyasetin de toplumsal etkisinin düşmesine sebep oluyor. Kutuplaşmanın da aynı şekilde sadece sivil alanda değil siyaset alanında da yaşandığı görülüyor.</p>
<h5 style="font-weight: 400;"><strong>&#8216;Sivil Toplumun Özerkliği Sağlanırsa Siyaset ve Karar Mekanizmalarıyla İlişkisi Daha Sağlıklı Kurulabilir&#8217;</strong></h5>
<p style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-81756 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/sivil-toplum-siyaset-iliskisi-2.jpg" alt="YADA Vakfı’ndan 'Sivil Toplum-Siyaset İlişkisi Araştırması' Sivil Toplum ve Siyaset Birbirini Yeterince Tanımıyor" width="351" height="351" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/sivil-toplum-siyaset-iliskisi-2.jpg 600w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/sivil-toplum-siyaset-iliskisi-2-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 351px) 100vw, 351px" />Sivil toplumun kaynakları konusunda bağımsız olmasına duyulan ihtiyaç konusunda güçlü bir mutabakat var. STK’ların kamu idaresi tarafından adil ve bağımsız bir şekilde maddi olarak desteklenirse, sivil toplumun daha bağımsız ve tarafsız olabileceği görüşü hâkim. Bununla birlikte, siyasilerin de özerk ve bağımsız bir sivil toplum yapısıyla diyaloğa daha açık hale gelebileceği görülüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Araştırmanın, sivil toplum ve siyaset arasında etkin bir diyalog nasıl mümkün olur sorusuna ürettiği çözüm önerileri arasında; siyasetin, sivil toplumun kararlara katılımı konusunda kanuni bir düzenleme yapmasına duyulan ihtiyaç öne çıkıyor. Bununla birlikte, sivil toplumun daha müzakereci bir dille siyasilerle iletişime geçmesi bekleniyor.</p>
<h5 style="font-weight: 400;"><strong>&#8216;Sivil Toplum, Siyasetten Düşünce ve İfade Özgürlüğünün Sağlanmasını Talep Ediyor&#8217;</strong></h5>
<p style="font-weight: 400;">Sivil toplumun siyasetten neleri talep edebileceğine dair önerilere de yer veren araştırmada; düşünce ve ifade özgürlüğünün sağlanması, toplumsal adalet mekanizmalarının, hukuki adalet mekanizmasının işleyişinin demokratikleşmesi, sivil toplum çalışmalarının daha bağımsız bir şekilde denetlenmesinin sağlanması ve terörün finansmanının önlenmesi adı altında kabul edilen 7262 sayılı kanunun, kâr amacı gütmeyen kuruluşların faaliyetlerini engellemesinin önlenmesi gibi başlıklar öne çıkıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Raporun tamamına <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/yada-vakfi-sivil-toplum-siyaset-iliskisi-arastirmasi/" target="_blank" rel="noopener">buradaki linkten ulaşabilirsiniz.</a></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/09/yada-vakfindan-sivil-toplum-siyaset-iliskisi-arastirmasi-sivil-toplum-ve-siyaset-birbirini-yeterince-tanimiyor/">YADA Vakfı’ndan &#8216;Sivil Toplum-Siyaset İlişkisi Araştırması&#8217; &lt;br&gt; Sivil Toplum ve Siyaset Birbirini Yeterince Tanımıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Türkiye’deki Siyasal Rejim Sivil Toplum Sahasının Gelişmesine Müsaade Etmiyor&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/07/turkiyedeki-syasal-rejim-sivil-toplum-sahasinin-gelismesine-musaade-etmiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Emin İlbeyli]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2021 12:05:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Bayramoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum siyaset ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal rejim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74141</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplum siyaset ilişkilerini konuştuğumuz Gazeteci yazar Ali Bayramoğlu; “Topluluklar arası temaslar az olunca ortak alanlar azalır, ortak alanlar azalınca kamusal alanın çoğu zor oluşturulur. Sivil toplum da bir kamusal alan hadisesidir.” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/07/turkiyedeki-syasal-rejim-sivil-toplum-sahasinin-gelismesine-musaade-etmiyor/">&#8216;Türkiye’deki Siyasal Rejim Sivil Toplum Sahasının Gelişmesine Müsaade Etmiyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="&#039;Türkiye’deki Syasal Rejim sivil Toplum Sahasının gelişmesine Müsaade Etmiyor&#039;" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/yCXVx7cUke4?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><b>Sivil toplum açısından Türkiye’nin mevcut durumunu nasıl değerlendirirsiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geleneksel olarak sivil toplum alanının çok kuvvetli olmadığı bir ülkede yaşadığımız muhakkak. Batı’yla Türkiye’nin belki de en önemli farklarından bir tanesi, Türkiye&#8217;nin daha toplulukçu bir geleneğe sahip olması. Toplulukçu gelenek demek toplumun farklı kesimlerinin ve gruplarının kendi içine kapalı olması, hukuk düzenini gelenek içinde yaşaması ve diğer topluluklarla az teması olması demektir. Bu Osmanlıda da kuvvetli bir gelenektir. Topluluklar arası temaslar az olunca ortak alanlar azalır, ortak alanlar azalınca kamusal alanın çoğu zor oluşturulur. Sivil toplum da bir kamusal alan hadisesidir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son zamanlarda siyasetin alan değiştirmesiyle çevre, elitik ve gençlik meseleleri gibi meselelerin ortaya çıkmaya başlamasıyla kamusal alanın daha kuvvetli oluştuğunu ve sivil toplum sahasının gelişmeye başladığını görüyoruz. Tabii Türkiye’deki siyasal rejim buna çok fazla müsaade etmiyor. Dolayısıyla bu baskıları da dikkate alacak olursak sivil toplum hareketlerinin birçok açıdan kötü bir noktada olmadığı söylenebilir. Özellikle Anadolu’daki hak arayışları, HES meselesi ya da çevre meseleleri, ağaçların kesilmesi yani toplumsal talepler ve arayışlarının bir sivil toplum örgütü çerçevesinde dile getirildiğini görüyoruz. Velhasıl kendi tarihimize oranla kötü bir noktada değiliz ama genel olarak dünyada ve tarihte sivil toplum örgütlerine bakınca Türkiye oldukça zayıf ve geride bir tablo çizer. </span></p>
<p><b>Sivil toplum siyaset işbirliğinde siyasetten kaynaklanan sorunlar neler?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Siyaset ve sivil toplum ilişkilerine baktığımız zaman burada yine bir demokrasi algısı karşımıza çıkar. Toplumun, bireylerin, birey gruplarının taleplerini nasıl ifade ettiği; bu taleplerin gerçekleştirilmesi için ne tür eylemlerde bulunduğuna baktığımız zaman siyaset kavramının bizzat kendisiyle karşı karşıya kalırız. Türkiye’deki demokrasi algısı salt temsil ve elit temsil üzerine kuruludur. Katılım mekanizması seçimler dışında adeta tehlikeli görülen bir mekanizmadır. Türkiye’de politikanın bu tepeden inmeci ve tekelci yapısı sivil toplumun önünde önemli bir engeldir, bu ilişki bir hiyerarşi ilişkisine döndüğü için.</span></p>
<p><b>Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi sivil alana nasıl etkiler getirdi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizim yeni modelimiz cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi iki anlamda engelci bir sistemdir. Birincisi siyaset kavramını tek elde toplayan merkezi iyileşmeyi ifade ettiği için. Diğer taraftan bu model toplumun farklı katmanlarının içinde bir hiyerarşiyi de ifade etmektedir. Ne demek bu? Örneğin ekonomi, kültür, gençlik, çevre gibi temel sektörlerin ve alanların kendi iç dinamikleri ve özelliklerinin bir tür imhası, onların siyaset tarafından kontrollü ifade ettiği oranda da siyasetin tepede olduğu diğerlerinin ona bağımlı kılındığı bir piramit ortaya çıkar. Bu cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin siyaset algısı, merkezi siyaset algısını ifade eder ki sivil toplumun ruhuna aykırı bir modeldir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/07/turkiyedeki-syasal-rejim-sivil-toplum-sahasinin-gelismesine-musaade-etmiyor/">&#8216;Türkiye’deki Siyasal Rejim Sivil Toplum Sahasının Gelişmesine Müsaade Etmiyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Yüzleşmenin Önündeki En Büyük Engel Cezasızlık&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/06/yuzlesmenin-onundeki-en-buyuk-engel-cezasizlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Emin İlbeyli]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Sep 2021 12:36:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Çelikkan]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum siyaset ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74100</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hafıza Merkezi eş direktörü Murat Çelikkan ile yüzleşme pratiğinden hareketle sivil toplum - siyaset ilişkilerini konuştuk. Çelikkan, demokratik insan haklarına saygılı, katılımcı demokrasiye sahip bir ülkede yaşamanın ön koşullarından birinin geçmiş hataların kabulü ve tekrarlanmasının önlenmesi olduğunu söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/06/yuzlesmenin-onundeki-en-buyuk-engel-cezasizlik/">&#8216;Yüzleşmenin Önündeki En Büyük Engel Cezasızlık&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="&#039;Yüzleşmenin Önündeki En Büyük Engel Cezasızlık&#039;" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/ekWl7_2Sydw?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><b>Bize biraz Hafıza Merkezi’nden bahsedebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hafıza Merkezi, başlangıçta geçmişle yüzleşme özellikle Kürt meselesi ve zorla kaybedilenler üzerine başlayan çalışma bugün 4 temel çalışma alanına yayılmış vaziyette. Bunlardan birincisi hafıza ve barış çalışmaları. İkincisi cezasızlık ve hukuk alanı. Üçüncüsü özellikle son 4-5 yıldır Türkiye’de demokratik alanın tamamen kapanması sonucu hedef alınan insan hakları temelli çalışan örgütler ve kişilerin desteklenmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğü bir alan. Dördüncüsü de Hafıza Merkezi’nin kuruluşundan bu yana çok önem verdiği uluslararası ilişkiler ve uluslararası deneyimlerin paylaşıldığı bir çalışma alanı.</span></p>
<p><b>Yüzleşme pratiğinden sivil toplum siyaset ilişkilerinde ne durumdayız? Ne kadar öğreniyoruz, neleri değiştirebildik?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yüzleşme dediğimiz şeyin üzerinde kabul ve reddetme ikilemi var. Kabul gerçekleşirse bir özür dileme ve bu özrün gereklerini yerine getirme var. Türkiye’de yüzleşme konusunda sivil alanda büyük bir gelişme olduğunu söylemek mümkün. Örneğin sivil olarak Ermeni Soykırımı’nın başlangıç tarihi kabul edilen 24 Nisan’da yapılan anmalar, Dersim konusunda yapılan hafıza çalışmaları gibi. Fakat devlet nezdinde bunun bir karşılık bulduğunu söylemek mümkün değil. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Devlet olarak yüzleşmediğimiz sürece insan haklarına saygılı bir toplumda yaşama imkânını sürdürmemiz mümkün değil. Cezasızlık bu yüzleşme konusundaki en büyük engellerden birisi ve bunlar üstü örtülebilecek şeyler değil. Yüzleşilmeyen her türlü ihlalin maalesef kendini tekrar etme pratiği dünyanın pek çok ülkelerinde de görülüyor. Dolayısıyla demokratik insan haklarına saygılı, katılımcı demokrasiye sahip bir ülkede yaşamanın ön koşullarından bir tanesi geçmiş hataların kabulü ve tekrarlanmasının önlenmesidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum, Türkiye’de bunun sağlanması için mücadele yürütüyor ama şu anda sivil toplumun bunu sağlanmasını sağlayacak devlet kadrosuyla müzakere edebilmesinin önü kapatılmış durumda. Yani şu anda Türkiye’de sivil toplum-devlet ilişkisinin sıfırlandığını söylemek mümkün. Bu da gelecek açısında çok büyük bir umut vaat etmiyor maalesef. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/06/yuzlesmenin-onundeki-en-buyuk-engel-cezasizlik/">&#8216;Yüzleşmenin Önündeki En Büyük Engel Cezasızlık&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
