<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sivil Hikaye arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-hikaye/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-hikaye/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 May 2022 12:42:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Sivil Hikaye arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sivil-hikaye/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kadınların Gücüne Güç Katan Bir STK: Amazon Kadın ve Yaşam Derneği</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/16/kadinlarin-gucune-guc-katan-bir-stk-amazon-kadin-ve-yasam-dernegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Miraç Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2021 12:41:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Amazon Kadın ve Yaşam Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Züleyha Mangan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80906</guid>

					<description><![CDATA[<p>Amazon Kadın ve Yaşam Derneği Başkanı Züleyha Mangan ile kadın sorunu, şiddet, STK süreci ve İstanbul Sözleşmesi bağlamında konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/16/kadinlarin-gucune-guc-katan-bir-stk-amazon-kadin-ve-yasam-dernegi/">Kadınların Gücüne Güç Katan Bir STK: Amazon Kadın ve Yaşam Derneği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Amazon Kadın ve Yaşam Derneği ne zaman kuruldu? Kurucuları arasında kimler var? Üye sayısı nedir? Faaliyet alanı Sadece Samsun sınırları içerisinde midir? Derneği kısaca bize tanıtabilir misiniz?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Amazon Kadın ve Yaşam Derneği, 2018 Aralık ayında kuruldu. 7 kurucu üye ile başlayan derneğimizin şu anda 33 üyesi bulunmakta. Derneğimiz ilk olarak kadın-erkek eşitliğinin sağlanmasını amaçlar. Tüzüğümüzde de belirtildiği üzere derneğimiz; kadına yönelik şiddet-taciz-tecavüz, kadın cinayeti suçlarıyla mücadele eder, kadın haklarının bilince çıkarılması için faaliyet yürütür. Kadınlar üzerinde yüzyıllardır süregelen baskıların ve cinsiyet eşitsizliğine neden olan ekonomik ve toplumsal engellerin ortadan kaldırılması için çalışır. Kadın emeğinin görünür kılınması için mücadele eder. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuk istismarının ve ensest ilişkilerin önlenmesi amacıyla farkındalık çalışmaları yapıyoruz. Dernek, kadınların yaşamını kolaylaştırmak amacıyla çocuklara yönelik çalışmalar planlar. Homofobi ve transfobiye karşı mücadele eder. LGBTİ’ler ile birlikte çalışmalar yürütür. Samsun dışında başka şubemiz bulunmamakta ancak özellikle kadına yönelik cinsel suçlar ve benzeri konularda, nerede yaşanmış olursa olsun, elbette faaliyetlerimizin içerisine dahil edebiliriz. Kadın dayanışması ruhuyla birlikte öğrenmeyi, farkındalık çalışmaları yapmayı hedefleyen bir derneğiz.</span></p>
<p><strong>Bugüne kadar sizlerden yardım isteyen kadınlar adına ne gibi faaliyetleriniz oldu? Çözüm önerilerinizi nasıl sunuyorsunuz? Kamu kurumları ile işbirliği yapıyor musunuz?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-80908 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/amazon-kadin-ve-yasam-dernegi-640x311.jpg" alt="Amazon Kadın ve Yaşam Derneği" width="358" height="174" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/amazon-kadin-ve-yasam-dernegi-640x311.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/amazon-kadin-ve-yasam-dernegi-1024x498.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/amazon-kadin-ve-yasam-dernegi-754x366.jpg 754w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/amazon-kadin-ve-yasam-dernegi.jpg 1080w" sizes="(max-width: 358px) 100vw, 358px" />Öncelikle bize başvuran kadın arkadaşlarla karşılıklı güvene dayalı bir iletişim kurmaya, kadın dayanışması ruhunun psikolojik anlamda önemli olduğunun bilincinde olan kadınlar olarak bu ruhu yaşatmaya özen gösteriyoruz. Sorunu dinledikten sonra ilk ihtiyaç neyse ona yönlendiriyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şiddet-taciz vb durumlarda elbette başta kadın dayanışması ruhu, ardından muhakkak hukuki bilgilendirme için avukat arkadaşlarımızla görüştürerek, yapılması gereken başvurular, dava süreçleri konusunda bilgilendirilmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Hukuki süreçler başlamışsa da kadın arkadaşların yanında olarak destek olmaya çalışıyoruz. Gerekli durumlarda Samsun Barosu Kadın Komisyonu ile bağlantıya geçiyoruz. Psikolojik destek gereken durumlarda da fikrimizi beyan ederek muhakkak bir psikoloğa yönlendirmeye çalışıyoruz. Tüm bunları yaparken de ‘kadın beyanı esastır’ ilkesi ile hareket ediyoruz.</span></p>
<p><strong>Unutamadığınız değişim hikayeleri var mı ya da sizleri çokça şaşırtan, umudunuzu yitirmenize, tam tersi umudunuzu yeşertmenize neden olan bir olay yaşadınız mı?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Güvenlik olarak kadın arkadaşlarımızın sorun yaşamaması için detay veremesek de gerçekten her bir kadın arkadaşın yaşadığı çok büyük olaylar, hak gaspları, darp şiddet, psikolojik-ekonomik-cinsel şiddet vakası var. Beni şahsen en çok etkileyen, üyelerimizden birinin aslında ev içi şiddet yaşadığı ve bunu bizim çok sonra öğrenmemiz oldu. Güven ilişkisi bazen çok geç kurulabiliyor ya da kadın arkadaşlar yaşadığı sorunu en yakınındakine aktarmaktan imtina edebiliyor bunu görmüş olduk ve buna dair de kendi içimizde bazı çalışmalar planlıyoruz. Bunun dışında başka bir kadın arkadaşın boşanmak üzere olduğu erkek tarafından çok ağır yaralanması, ardından neredeyse imkânsızken yaşama tutunması, güçlenmesi süreçlerini izlemek de bizim bakımımızdan, konunun ciddiyeti-aciliyeti ve bir yaşama mücadelesi olması bakımından pozitif anlamda öğretici oldu.</span></p>
<p><strong>Bugüne kadar ne tarz eğitimler verdiniz? Gelecek dönemlere ilişkin neler tasarlıyorsunuz?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle üye ve aktivistlerimize yönelik birçok eğitim verdik. Aslında “eğitim verdik” ifadesi bizim ruhumuzu yansıtmıyor, birlikte öğrendik dersek çok daha anlaşılır olacaktır. Toplumsal cinsiyet eşitliği, kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı, 8 Mart ve 25 Kasım gibi takvimsel günlerde tarih anlatımı, kurumsal yönetim ve iletişim, stratejik planlama, pandemide kadın emeği söyleşisi, hak temelli yaklaşım ve dijital savunuculuk, toplumsal cinsiyete duyarlı iletişim ve medya okuryazarlığı, cinsiyet eşitliği temeline dayalı medya okuryazarlığı, lobicilik-savunuculuk, demokratik katılım eğitimleri şu ana kadar yaptığımız çalışmalar arasında sayılabilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu eğitimlerin bir kısmının yürüttüğümüz “Yerel Medya ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” başlıklı CEİD İzler Hibe programı kapsamında vermiş olduk. Bunların dışında zaman zaman film gösterimleri ve üzerine tartışmalar yürütüyoruz. Gelecek dönem için de kadına yönelik cinsel şiddet, flört şiddeti, kavram atölyeleri ve daha pek çok başlıkta çalışma yürüteceğiz.</span></p>
<p><strong>Bundan iki sene önce bir &#8220;takas pazarı&#8221; kurmuştunuz. Geri dönüşü nasıl oldu bu pazarın? Devam etmeme sebebi pandemi süreci mi? Eğer devam edecekse ne zaman, nerede yapmayı planlıyorsunuz?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-80909 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/amazon-kadin-ve-yasam-dernegi-1-640x480.jpg" alt="Amazon Kadın ve Yaşam Derneği" width="387" height="290" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/amazon-kadin-ve-yasam-dernegi-1-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/amazon-kadin-ve-yasam-dernegi-1-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/amazon-kadin-ve-yasam-dernegi-1.jpg 1080w" sizes="(max-width: 387px) 100vw, 387px" />Takas Pazarı bizim bildiğimiz kadarıyla Samsun’da bir ilkti ve mahallede çok ilgi gördü. “Benim olan senindir” ilkesiyle yola çıktık ve paranın geçmediği bir takas pazarı kurarak kadınlar arasındaki paylaşımı ve dayanışmayı güçlendirme anlamında bir adım atmış olduk. Yaşanan ekonomik krizler her anlamda kadınları daha çok etkiliyor, kadınlar ilk olarak kendi ihtiyaçlarından vazgeçiyor. Biz de bu anlamda bir paylaşım yapmak istedik ve gerçekten çok ilgi gördü. Devam edecektik ancak pandemi süreci etkili oldu. Yönetim kurulumuzla tam olarak karara bağlamasak da, yılda 4 kez takas pazarı kurmaya ve gelenekselleştirmeye çalışacağız. Bu konuda belediyelerle görüşerek uygun olan park alanlarını kullanmayı düşünüyoruz. Henüz netleşmediği için yer-zaman bilgileri sosyal medya hesaplarımızdan takip edilebilir.</span></p>
<p><strong>Kadın alanında çalışan bir sivil toplum kurumu olarak, ne gibi zorluklar yaşıyorsunuz? Toplumun sivil toplum alanına bakış açısı sizce nasıl? Geri dönüş alabiliyor musunuz?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kuruluşlarının çok ciddi sıkıntıları olduğunu biz de işin içine girdikten sonra gördük. Öncelikle yaşanan sorunların konuşulamaması, aşırı derecede bürokrasiye takılmamız en büyük sorunumuz. Toplumun sivil toplum kuruluşlarına bakışı da özellikle son yıllarda çok olumlu değil. İnsanlar üye olmaya, etkinliklere katılmaya dahi çekiniyor zaman zaman. Buna rağmen özellikle kadınların ilgisinin olduğu, her kadının anlatacak muhakkak bir sorunu olduğu ve bu dayanışmayı eğer görürse kendini ifade edeceği bir alan olması konusunda pozitif örneklerimiz de elbette var. İstenen seviyede asla değil çünkü toplum olarak hangi kesimden olursa olsun kendinden olmayanı, kendisiyle aynı düşünmeyi dışlamayı/ötekileştirmeyi ezber edinmiş gibiyiz. En azından bizim gözlemimiz bu yönde. Oysa adı üstünde Sivil Toplum Kuruluşları özgür ve özgün olmak zorunda ki savunuculuk yapabilsin.</span></p>
<p><strong>Bir dernek için en zor koşullardan birisi de ekonomik dönüşümdür. Siz de gönüllü faaliyet gösteren bir derneksiniz. Maddi sorunları aşmak adına neler yapıyorsunuz? Destek alıyor musunuz?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gerçekten çok zorlanıyoruz. Üyelerin aidatları asla yeterli olmuyor. Üye ve aktivistlerin bağışları ile idare etmek durumunda kalıyoruz. Yapmak istediğimiz çalışmaların birçoğunu dernek binamızda yapmakla sınırlı kalıyoruz. Son dönem yürüttüğümüz proje sayesinde proje içeriğine uygun olan faaliyetlerimizi ekonomik sorun yaşamadan gerçekleştirebildik. Sivil toplum kuruluşlarının yaşayabilmesi aslında bağışlara bağlı. Kanunen ticari işletme açma hakkımız var ancak bizim tercih ettiğimiz bir işleyiş olmadığı için uygulamıyoruz. Sivil toplumun yaşaması için, savunuculuk yapabilmesi faaliyetlerini devam ettirebilmesi için bağış yapılması şart.</span></p>
<p><strong>Son olarak, İstanbul Sözleşmesi gündemi hakkında fikriniz nedir? </strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle İstanbul Sözleşmesi imzalandıktan sonra tam olarak uygulanmadığı kadınlar tarafından sürekli gündeme getiriliyordu. “Sözleşmeyi Uygula” diyerek birçok etkinlik yapılmıştı sözleşme yürürlükteyken. Bu sorunun cevabı bize göre hem sözleşmeden ayrılmış olmamız ve hem o sürçte hem de öncesi ve sonrasında ayrımcı ve eril dil, nefret söylemleridir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son dönem yargının verdiği kararlar da dikkat çekici, işte tam da bu noktada, “İstanbul Sözleşmesi’nin olmaması  bazı kararların alınmasının önünü mü açıyor” sorusunu akla getiriyor. Kurum olarak özellikle erkek şiddetine uğrayan kadınları, korkularından arınıp hukuki sürece yönlendirmeye çalışırken, kadınların “mahkeme ne yapacak ki, salıverecek. Daha çok sorun yaşayacağım” cümlesi ile sıklıkla karşılaştık. Sorunun çözümü için sivil toplum kuruluşlarının çözüme dair fikirlerinin alınmaması bu ve benzeri durumları ne yazık ki daha da çok doğuracak gibi görünüyor.</span></p>
<p><strong>Son olarak, eklemek istediğiniz bir şey var mı?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz Amazon Kadın ve Yaşam Derneği olarak “Kadın, kadının yurdudur” diyerek çıktık yola. “Kadın dayanışması yaşatır” anlayışıyla da devam etmeye çalışıyoruz. Bıkmadan usanmadan emeğimizin sömürülmesine, kadın cinayetlerine, fiziksel-psikolojik-cinsel-ekonomik şiddet karşı mücadele edeceğiz ve biliyoruz ki birlikte güçlüyüz.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/16/kadinlarin-gucune-guc-katan-bir-stk-amazon-kadin-ve-yasam-dernegi/">Kadınların Gücüne Güç Katan Bir STK: Amazon Kadın ve Yaşam Derneği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bingöl Patika Derneği Gençlerle Gençler İçin Çalışıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/17/bingol-patika-dernegi-genclerle-gencler-icin-calisiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Nov 2021 12:30:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Patika Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76045</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Gençlik odaklı yaptığımız çalışmalarla Bingöl’de sivil toplum alanının öncülerinden olmaya çalışıyoruz.' Bingöl’ün ulusal ve uluslararası alanlarda tanıtımını yapan ve dışarıdan gelen öğrencilere sosyal alan sunan, tamamıyla gençlerin kurduğu ve gençlik çalışmaları üzerine faaliyetlerini sürdüren Patika Derneği’nin üye ve yöneticileriyle derneğin hikayesini konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/17/bingol-patika-dernegi-genclerle-gencler-icin-calisiyor/">Bingöl Patika Derneği Gençlerle Gençler İçin Çalışıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Patika Derneği nasıl kuruldu? Neleri temel aldınız ve ne zamandır çalışmalar yürütüyorsunuz aktarabilir misiniz?</b></p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-76049 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/patika-dernegi.jpg" alt="Patika Derneği" width="300" height="300" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/patika-dernegi.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/patika-dernegi-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Çetin Bitmez</b><span style="font-weight: 400;">: Yaşadığımız toplumda biz gençlerin sosyal alan eksikliğini gidermek için oluşturduğumuz gönüllü ekibimizle beraber toplumda farkındalık yaratmaya çalıştığımız eğitimlerle, atölyelerle ve sosyal sorumluluk projeleriyle hem faaliyet çeşitliliği az olan Bingöl yerelinin çeşitli aktivitelerle farklı temalarda konuların işlenebilirliğini sağlamayı hem de var olan kuruluşların güçlenmesini ve yeni yapılanmalara ön ayak olmayı hedefliyoruz. Patika Derneği, gençlik odaklı yaptığı çalışmalarla Bingöl’de sivil toplum alanının öncülerinden birisi. Atölyeler, eğitimler ve birbirinden farklı etkinlikler düzenleyerek hem gençleri bir araya getirip sosyalleşmeleri için alan oluşturmaya çalışıyoruz hem de farklı konularda bilgi edinmelerini ve bakış açısı kazanmalarını teşvik etmeye çalışıyoruz diyebilirim. </span></p>
<p><b>Bingöl&#8217;de Patika Derneği ne gibi faaliyetlere ev sahipliği yaptı?</b></p>
<p><b>Ruken Söylemez:</b><span style="font-weight: 400;"> Patika Derneği yerelde şimdiye kadar; küresel vatandaşlık, sosyal yoksulluk, toplumsal cinsiyet, STÖ’ler için sürdürülebilirlik, iletişim ve sosyal medya, gençlik çalışmaları ve proje döngüsü gibi farklı konularda eğitimler düzenledi. Bunun haricinde 18 tematik atölye olarak Kadın Hakları, Eşitlik, Küreselleşme, Sosyal Adaptasyon ve Gençlik Hakları atölyeleri ve Bingöl’ün çeşitli bölgelerinde trekking faaliyetleri düzenlendi. Bu atölyeleri ilgi ve yeterlilik alanlarına göre gönüllü arkadaşlarımız gerçekleştiriyor. </span></p>
<p><b>Atölye içeriklerini neye göre oluşturuyorsunuz? Atölye içerikleriyle ilgili daha detaylı bilgi verebilir misiniz?</b></p>
<p><b>Yasin ARTUNÇ</b><span style="font-weight: 400;">: Size benim yönetmiş olduğum sinema atölyelerinden bahsetmek istiyorum. Sinemanın var olduğundan bu yana bir fikri, bir ideolojiyi, bir duyguyu iletmek için bir araç olarak kullanıldığı düşünüyorum. Biz de yaptığımız sinema atölyelerinde, bir yandan gençleri bir araya getirip aralarındaki iletişimin güçlenmesini diğer yandan da yaptığımız film analizlerinden yola çıkarak farklı fikirlerin çarpışmasını böylece sinemayı sadece izlemekle kalmayıp onu aynı zamanda okuyup yeni bakış açıları kazanmayı amaçlıyoruz. Her sinema atölyesinde farklı tarzda filmler seçiyoruz. Önce bütün katılımcılarla beraber sinema odamızda izliyoruz. Sonra katılımcılarla beraber filmin analizini yapıp üstüne tartışıyoruz. Farklı fikirlerin çarpışması hem bize hem de katılımcılara çok şey öğretiyor. Sinema atölyelerinde aynı zamanda filmlerin teknik açıdan incelenmesini de yapıyoruz.</span></p>
<p><b>Davut Bor</b><span style="font-weight: 400;">: &#8216;Bende Bir Uzun Mısra&#8217; adıyla gençlerle buluştuğumuz patika edebiyat atölyelerinden bahsedeceğim sizlere. Edebiyatın insanı kendine anlatan en önemli sanat dallarından biri olduğu gerçeğinden yola çıkarak yaptığımız edebiyat atölyesinin, katılımcıların da ilgisiyle kendimizi kendimize anlattığımız bir zaman parçası olarak özetleyebiliriz. Aslında bu atölyeyi Bingöl’deki gençlerin edebiyata ilgisine borçluyuz. Çok fazla talep vardı ve biz de ekip olarak bu talebi karşılayacak bir atölye düzenleme kararı aldık. Her hafta farklı şair ya da yazarı seçip onu ve onun eserlerini konuşup tartışıyoruz. 20 katılımcıyla hem çok verimli zaman geçiriyoruz hem de farklı şeyler öğreniyoruz. İlerleyen zamanlarda şiir ve hikâye yarışmaları da düzenlemek planlarımız arasında.</span></p>
<p><b>Berfin Ayşe Duman: </b><span style="font-weight: 400;">Ben de sizlere İngilizce konuşma kulübümüzden bahsetmek istiyorum. Farklı şehirlerden katılımcıları olan otuz kişilik bir topluluk Patika İngilizce Konuşma Kulübü. Klasik İngilizce öğrenme yöntemleri dışında yaratıcı etkinlikler ve öğretici oyunlarla İngilizce pratik yapmayı daha eğlenceli hale getirmeyi amaçlıyor. Pandemi döneminde görüşmeleri çevrimiçi devam ettirdik. İlk zamanlar alışamadık ama sonra biz de çevrimiçi koşullara ayak uydurmaya başladık hatta kulüp dışından insanların katılmalarını sağlayıp daha etkili atölyeler gerçekleştirdik diyebilirim. </span></p>
<p><b>Bingöl yereli dışında bir çalışmanız mevcut mu?</b></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-76050 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/bingol-patika-dernegi-640x414.jpg" alt="Bingöl Patika Derneği" width="323" height="209" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/bingol-patika-dernegi-640x414.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/bingol-patika-dernegi-1024x663.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/bingol-patika-dernegi.jpg 1080w" sizes="auto, (max-width: 323px) 100vw, 323px" />Mazlum Bucuka:</b><span style="font-weight: 400;"> Tabii ki. Patika Derneği her ne kadar Bingöl yerelinde çalışmalar yürütse de ulusal projelerde de isminden sıkça bahsettiriyor. Ulusal çatı örgütlerden GoFor (Gençlik örgütleri Forumu) ve YGDA (Yerel Gençlik Dernekleri Ağı) kurucu üyesi sıfatını taşıyor. Aynı zamanda Aksaray’da gerçekleştiren Yunus Emre Yazarlık Kampı, Astronomi ve Uzay Kampı, Gençlik ve Tarım Kamplarının organizatör ekibini oluşturan Patika, bunun gibi Türkiye’nin farklı şehirlerinde gerçekleşen etkinliklerde de etkin rol oynuyor. </span></p>
<p><b>Uluslararası yapmış olduğunuz çalışmalar var mı? Varsa bunlardan bahsedebilir misiniz?</b></p>
<p><b>İbrahim Boğatemur:</b><span style="font-weight: 400;"> Yerelde yapmış olduğumuz çalışmalar ve ulusal anlamda görünürlüğü Patika Derneği’nin uluslararası platformlarda olmasını sağlamıştır diyebiliriz. EuroDesk Temas Noktası olan Patika, yerelde AB fırsatlarının görünürlüğü arttırmak ve gençlere bu fırsatları daha iyi faydalanmalarını sağlayarak kariyer planlarına da katkı sağladığını söyleyebilirim. EuroDesk Temas Noktası olarak gençlerin ulaşacağı kanalları iyi bilmemiz ve ulaşılabilirlik açısından gençlere daha yakın olmamız bizi bir adım öteye taşımaktadır. Aynı zamanda Bingöl Üniversitesi’nin Mevlana ve Erasmus Plus programı kapsamında gerçekleştirdiğimiz etkinliklerle Patika Derneği olarak ilimize gelen değişim öğrencilerine bölgemizi en iyi şekilde tanıtıp, onlara geniş bir sosyal alan sunmaktayız. Bununla birlikte Bingöl ilimizi ve üniversitemizi daha görünür hale getirmeyi amaçlıyor ve nitekim yerine getiriyoruz. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/17/bingol-patika-dernegi-genclerle-gencler-icin-calisiyor/">Bingöl Patika Derneği Gençlerle Gençler İçin Çalışıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eşit ve Adil Katılım için: Dört Mevsim Yaşam Boyu Oyun ve Öğrenme Derneği</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/01/esit-ve-adil-katilim-icin-dort-mevsim-yasam-boyu-oyun-ve-ogrenme-dernegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2020 07:33:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dört Mevsim Yaşam Boyu Oyun ve Öğrenme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Nilay Küme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=61645</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dört Mevsim Yaşam Boyu Oyun ve Öğrenme Derneği Başkanı Nilay Küme ile derneğin hikayesini ve hedefledikleri çalışmaları konuştuk. Küme, dernek olarak eşit ve adil katılım ve doğaya uyumlu yaşam konularına odaklandıklarını ve bu konuları çalışırken olabildiğince alternatif öğrenme metotlarına yoğunlaştıklarını belirtiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/01/esit-ve-adil-katilim-icin-dort-mevsim-yasam-boyu-oyun-ve-ogrenme-dernegi/">Eşit ve Adil Katılım için: Dört Mevsim Yaşam Boyu Oyun ve Öğrenme Derneği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Dört Mevsim Yaşam Boyu Oyun ve Öğrenme Derneği&#8217;nin kuruluş hikayesini dinlemek isteriz. Nasıl bir motivasyonla kuruldunuz? Derneğin ismi nereden geliyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-61647 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/nilay-kume-640x480.jpg" alt="Nilay Küme" width="344" height="258" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/nilay-kume-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/nilay-kume.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 344px) 100vw, 344px" />Derneğin kurucuları sivil alanla yakından ilişkili olan kişiler. Neredeyse hepimizin geçmişte bir araya geldiği, ortak bir toplumsal sorun üzerinde çalışmışlığımız var. Bizi tekrar bir araya getiren İzmir’de yaşamak oldu. </span><span style="font-weight: 400;">Yaşam döngüsü içinde çeşitli ve farklı biçimlerde yerimizi alıyoruz aslında. Kimimiz ebeveyn, kimimiz vegan, kimimiz edebiyatla ilgileniyor, kimimiz sürdürülebilir yaşam pratikleri peşinde, kimimiz gelişmek için yeni maceralar peşinde. Ortaklaştığımız noktalar ise hepimizde çok netti. Hepimiz yaşamak için daha iyi bir toplum hayali kuruyorduk. Değişime ve dönüşüme ihtiyacımız olduğunu düşünüyorduk. Kendimizi sıkışmış hissediyorduk. Bir araya gelmeye barış ve huzur dolu bir toplum için dayanışmaya ihtiyacımız olduğuna inanıyorduk. Bir taraftan da içimizde sürekli gelişmek ve büyümek için bir dürtü vardı. Kabına sığamaz derler ya öyle. İçimizdeki enerjiyi harekete geçirebileceğimiz bir topluluğa ihtiyaç duyduk. Tabii ki bu değişim ve dönüşüm isteğinde, son zamanlarda yaşadığımız pandemi koşulları, ekonomik krizler, toplumsal kırılmalar, giderek yoksullaşmamız, kendimizi çaresiz hissetmemiz, kendimizi geliştirebileceğimiz alanların daralması, örgütlenmekle ilgili sıkıntılar de etkili oldu. Böylelikle Ağustos ayında bir dernek çatısı altında bir araya gelmeye karar verdik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Adımız döngüleri temsil ediyor. Hayatımız, gezegenimiz bir döngüden ibaret; sabah olur sonra gece sonra yine sabah; mevsimler birbirini takip eder; doğarız, büyürüz, gelişiriz, yaşlanırız ve ölürüz; her bir yaşımızda da bir döngü vardır, duygularımız gün içerisinde sürekli değişir, öğrenme bir döngüdür, projeler bir döngüdür, daha birçok örneği var. Döngüler gelişimi ve değişimi de ifade eder. Sürekli birbirlerini takip etmeleri hep aynı şekilde olmaları anlamına da gelmez. Her şey gelişir ve dönüşür. Başka bir şeye evrilir. </span></p>
<p><b>Dört Mevsim Derneği ne yapar, ne gibi çalışmaları var/olacak? Hedef grupları kimler?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eşit ve adil katılım ve doğaya uyumlu yaşam konularına odaklanıyoruz. Bu konuları çalışırken olabildiğince alternatif öğrenme metodlarına yoğunlaşacağız. Amacımız öğrenmeyi oyunlaştırmak, yaşam boyu, katılımcı dostu, doğaya uyumlu öğrenmeyi herkes için ulaşılabilir kılmak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Katılım konusu bizim için çok önemli. Evde, mahallede, şehirde, ülkede kararların alımına eşit ve adil şekilde katılmak istiyoruz. Bunun için de yeni yaşam pratiklerine ihtiyacımız var. Toplum içerisinde herkesin bir farklılığı var, biz bu farklılığı seviyoruz. Farklı olanın ayrımcılığa uğramadığı, her canlı için eşit bir yaşam hayal ediyoruz. Eşitliğe erişmek için  adil olmaya ihtiyacımız var. Bu sebeple de bunu öğrenmeye, talep etmeye ve uygulamaya ihtiyaç duyuyoruz. Dernek olarak yeni </span><span style="font-weight: 400;">modeller ve teknikleri araştırmak, geliştirmek ve yaygınlaştırmak istiyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı zamanda dernek, özellikle </span><span style="font-weight: 400;">çocukların evde demokratik karar alma süreçlerine dahil edilmesi için bakım verenler ve ebeveynlerle çalışmayı planlıyor. Herkesin güvenli bir şekilde kendini ifade edebilmesi; ifade edilenlerin etkilerini görebilmesi; evde sorumlulukları paylaşabilmeyi amaçlıyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci ana konumuz sürdürülebilirlik, doğayla uyumlu yaşam. </span><span style="font-weight: 400;">Dernek olarak doğa ve aramızda barış dolu bir ilişkiyi inşa etmeye katkı sunmak istiyoruz. Bu sebeple, tüketim alışkanlıklarını gözden geçirmek, onarmak, sadeleşmek, atıklarımızın sorumluluğunu almak için çalışmalar yapmayı, doğaya uyumlu öğrenme ortamları tasarlamayı ve doğada etkinlikler yapmayı planlıyoruz. Amacımız her mevsimde, hava koşullarına bağlı olmadan açık alanda vakit geçirmeyi alışkanlık haline getirmek; ekolojik yaşam bilincini ve duyarlılığını tanıtmak, yaygınlaştırmak, birtakım doğa etkinlikleri organize etmek.</span></p>
<blockquote><p>Karar verme mekanizmalarına katılmak hâlâ oy vermekle sınırlı.</p></blockquote>
<p><b>Nasıl bir boşluğu dolduracaksınız? İşbirliğine açık mısınız? Aslında STK &#8211; STK, Kamu &#8211; STK ilişkisine bakış açınızı ya gerekçeleriyle konuşmak istiyorum.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Daha önce de belirttiğimiz gibi önceliğimiz katılım, sürdürülebilir bir yaşam konularına odaklanmak. Bu konuları oyunlaştırarak öğrenmeyi ve yaygınlaştırmak amacımız. Örneğin katılım mevzusu, sivil alanda, akademide çok anlaşılır olabilir. Ancak bu berraklığın toplumda ne yazık ki bir yansıması yok. Birçok kişi için “karar verme mekanizmalarına katılmak” hâlâ oy vermekle sınırlı. Katılım için ne yazık ki yeterli mekanizmalarımız yok. En yaygın yerel mekanizma kent konseyleri olsa da hâlâ yaygın bir katılım aracı sayılmaz. Mahallemizde, ilçemizde nerede bir belediye anaokulu yapılacağına, nerede bir çay bahçesi yapılacağına, kaldırım boylarına, parklarda, sahil boyunda hangi ağaçların dikileceğine biz karar ver(e)miyoruz. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Katılımının ne anlama geldiğini; hem şehir sakinleri için hem de yerel yönetimler için deneyimleyerek, öğrenilen </span><span style="font-weight: 400;">oyun araçları üreterek daha anlaşılır yapabiliriz. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Oyunlaştırmak bizim için konuları anlaşılır ve eğlenceli hale getirmek. Bu sebeple </span><span style="font-weight: 400;">biz oyun ve öğrenmenin birbiriyle çok bağlantılı olduğunu düşünüyoruz. Çünkü; deneyimlediğin, sevdiğin, inandığın şeyi öğrenirsin. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sürdürülebilir yaşam ve katılım çalışan birçok yerel, ulusal, uluslararası STK/kurum/ kuruluş var. Biz dayanışma temelli bir toplum hayali kuruyoruz. Çalıştığımız tüm konular toplum merkezli, bu sebeple ilgili olan tüm paydaşlarla aynı oyunu oynamaya hazırız. </span></p>
<p><b>Dernek İzmir&#8217;de kuruldu, lokal bir çalışma mı olacak yoksa ulusal ya da uluslararası bir programınız olacak mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dernek merkezi İzmir’de. Önceliğimiz İzmir’de çalışmalarımızı sürdürmek. Bu iki sebepten kaynaklanıyor: birincisi yaşadığımız kenti daha iyi bir yer yapmak için sorumluluk hissediyoruz. İzmir hızla kentleşmeye ve göç almaya devam ediyor. Kentleşme bir taraftan sahip olduğumuz sayılı yeşil alanları hızla betonlaştırırken, </span><span style="font-weight: 400;">sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkımızı tehdit ediyor. Artan göçler ise derin yoksulluk gibi bir gerçeği daha da görünür hale getiriyor. Dayanışma temelli bir toplum hayali kuruyoruz. Ayrıca İzmir’in daha fazla çocuk dostu, genç dostu, kadın dostu, canlı dostu olmasını arzu ediyoruz. Hepimizin sesi duyulsun, ihtiyaçlarımız yaşadığımız şehirde gözetilsin istiyoruz. İkinci olarak kaynak kısıtlılığı, derneğimiz yeni kuruldu, henüz maaşlı bir çalışanımız yok. Tüm çalışmalarımızı gönüllülük bazında ilerletiyoruz. Hedeflerimizi başlangıç için ulaşılabilir tutmak istiyoruz. Bu sebeple ulusal ve uluslararası çalışmalar, ağlara katılım ve işbirlikleri ilerideki dönemlerimizde mümkün olacaktır.</span></p>
<p><b>Pandemide kurulmuş olmanız çalışmalarınızı etkileyecek mi? Bu koşullarda projelerinizi nasıl revize edeceksiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi koşulları elbette etkiliyor, etkileyecek. Teknik bir konu olan genel kurul yapamamaktan tutun da gönüllülerimizle, üyelerimizle yüz yüze toplanamamak, kamuya açık etkinlikler yapamamak gibi etkileri oldu bizim için de. Sabit giderlerimizi karşılamak için de üyelerimizden destek alıyoruz. Bu dönemi kavramsal olarak güçlenmeye, fikirlerimizi somutlaştırmaya adadık. Hayata geçirmek istediğimiz projelerimiz için benzer işler yapan kişi ve kurumlarla görüşüyor, fikir alışverişi yapıyor ya da işbirliği yapmak üzere ağımızı genişletiyoruz. </span></p>
<p><b>Neden Oyun? Oyunun yaşamımızda ya da öğrenme ortamlarına ne gibi etkileri var? Siz neler gözlemlediniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çünkü oyun eğlencedir. Çünkü; </span><span style="font-weight: 400;">oyun bize eşit koşullarda, birlikte, eğlenerek, keyif alarak bir topluluğun parçası olma fırsatı verir. </span><span style="font-weight: 400;">Öğrenmeyi oyunlaştırmak da öğrenmeyi zevkli ve eğlenceli hale getirir. Oyun oynarken öğrendiğimiz tekerlemeler, oyunun kuralları, orada yaşadığımız yaşam pratikleri, deneyimler, diyaloglar, oyun sırasında hissettiklerimiz (kazanma, kaybetme, işbirliği, hırs, hayal kırıklığı, sevinç&#8230;) yaşımız kaç olursa olsun unutmadığımız, unutamadığımız şeyler. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı zamanda oyun bize çok şey öğretir. </span><span style="font-weight: 400;">Öğrenmeyi oyunlaştırmak, öğrenmeyle kurduğumuz ilişkiyi yumuşatır ve dostane kılar. Ç</span><span style="font-weight: 400;">ünkü oyunun farklılıkların çoğaldığı, dönüştüğü, etkileşime geçtiği şahane bir deneyimdir.</span></p>
<p><b>Geleneksel öğrenme yöntemleri ile oyun ile öğrenme arasında ne gibi farklılıklar var? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geleneksel öğrenme yöntemi deyince aklımıza sınıf düzeninde, okullarda halen uygulanmakta olan sistem geliyor. Öğretmenin merkezde olduğu, bilginin tek kişide olduğu inancı. Oysa bilgi artık çok erişebilir. Bugün bilgi tek başına bir anlam ifade etmiyor. O bilgiyle merak duygumuzu ve  yaratıcılığımızı nasıl harmanladığımız önemli. Önce bir şeyi merak etmeye başlarsın. Sorular sorar, merak ettiğin şeyle ilgili daha fazla şey öğrenme ihtiyacı hissedersin. Bu sebeple </span><span style="font-weight: 400;">merak ve öğrenmek birbirleriyle yakından bağlantılı. İnsan merak ettiği şeye ilgi duyar ve öğrenir. Okullarda da bilgiyi kullanılabilir hale getirmezsen ezberden ileri gidemeyiz. Oyunla herkesin kendi </span><span style="font-weight: 400;">potansiyellerini keşfetmesini, yaratıcılık, merak ve üretkenliklerinin açığa çıkmasını, duygu dağarcıklarının gelişmesini, bireysel ilgi ve ihtiyaçları ile bağ kurabilmelerine alan açmayı, sosyal, bilişsel, duygusal, dilsel ve ruhsal gelişimlerini desteklemeyi planlıyoruz.</span></p>
<p><b>Biraz girişimcilik meselesini konuşalım, nasıl bir girişimcilik tahayyülünüz var?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">‘Oyun sadece çocukların kullanabileceği bir araçtır’ anlayışını genişletmek istiyoruz. Oyunlar herkes için tasarlanabilir. Araştırmalar hep şunu söylüyor, yaratıcı düşünme pratiği en çok anaokulu yaş grubundaki çocuklarda yüksek. Neden gençlikte ve yetişkinlikte bu alışkanlığımızı sürdürmeyelim? Yaşam boyu anaokulu kurgulamak o kadar da zor olmamalı. Öğrenme ile aramıza mesafe koymadan, basit, eğlenceli araçlar geliştirebiliriz. Oyunlar hem öğrenmeyi kolaylaştırabilir, hem de bir arada yaşama pratiğini geliştirmede önemli bir araç olabilir. Bu sebeple kendimize oyun ve öğrenme girişimcileri diyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çünkü; yaratıcılıktan yanayız. Meraklıyız. Öğrenmeye açız. Hayal gücümüzü özgürce kullanabileceğimiz güvenli alanlara ihtiyaç duyuyoruz. Yaratıcı işler tasarlamayı ve alternatif çözümler üretmek için hevesliyiz. Bilgi ve deneyimin karşılıklı paylaşılmasıyla, işbirliği içinde yeni öğrenme alanları tasarlamayı hayal ediyoruz.</span></p>
<p><b>Gelecek planlarınız nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Topluluk olmak bize yeniden umut verdi. Değişebileceğimizi, dönüştürebileceğimize inandık. Bir arada yaşamak istiyoruz, dayanışarak. Eşit ve adil katılımı önce kendimizden başlayarak içselleştirmek, sürdürülebilir yaşam pratiklerini uygulamak istiyoruz.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/01/esit-ve-adil-katilim-icin-dort-mevsim-yasam-boyu-oyun-ve-ogrenme-dernegi/">Eşit ve Adil Katılım için: Dört Mevsim Yaşam Boyu Oyun ve Öğrenme Derneği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplumda ‘Verdiğimiz Kadar Zenginiz’ Felsefesiyle Hareket Eden Bir Aktör: Nef Vakfı </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/26/sivil-toplumda-verdigimiz-kadar-zenginiz-felsefiyle-hareket-eden-bir-aktor-nef-vakfi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Aug 2020 06:25:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nef Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57221</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yürüttüğü faaliyetlerin görünür kılmaktan ziyade etkinliğine öncelik veren Nef Vakfı, Nef’in şirket felsefesine uygun olarak “İnanıyoruz ki…verdiğimiz kadar zenginiz, varlığımız kadar değil” anlayışıyla ve sahip olduğu her şeyi paylaşma sorumluluğu taşıdığı bilinciyle hareket ediyor. Nef Vakfı, kurulduğu günden bu yana 200 binden fazla insanın hayatına dokundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/26/sivil-toplumda-verdigimiz-kadar-zenginiz-felsefiyle-hareket-eden-bir-aktor-nef-vakfi/">Sivil Toplumda ‘Verdiğimiz Kadar Zenginiz’ Felsefesiyle Hareket Eden Bir Aktör: Nef Vakfı </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çeşitli sivil aktör ile iş birlikleri geliştirerek birçok projeyi hayata geçiren Nef Vafkı, pandemiyle mücadeleye destek amacıyla Pandemi Danışma Heyeti kurdu ve 21 Mart’tan itibaren ihtiyaç duyulan malzemelerin üretimine başladı. <a href="http://www.nefvakfi.org/covid19/">Pandemi Aksiyon Planı ve yürütülen projeler</a> kapsamında, İhtiyaç Haritası ile ortak ‘BirlikteKart’ı hayata geçirdi. 3 Boyutlu Destek Hareketi ile çalışarak Bizbirlikteyiz sloganını kullanan Vakıf, pandemide sağlık çalışanlarına koruma siperliği, entübasyon kabini ve solunum filtresi gibi 540 bine yakın malzemeyi 81 ilde 282 hastaneye teslim etti.   Kapılarının diğer tüm STK’lara, şirketlere ve bireysel gönüllülere açık olduğunu söyleyen Nef Vakfı,  iyiliğin bulaşıcı olduğuna inanıyor ve her türlü iş birliğini destekliyor. <strong> </strong></p>
<p>Nef Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur ve Nef Vakfı Sosyal Hizmetler Koordinatörü Ercüment Arabacı ile vakfın kuruluş felsefesini, sivil topluma bakışını ve farklı alanlarda hayata geçirdikleri projeleri konuştuk.</p>
<figure id="attachment_57223" aria-describedby="caption-attachment-57223" style="width: 286px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-57223" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/erden-timur-640x806.png" alt="nef vakfı" width="286" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/erden-timur-640x806.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/erden-timur.png 813w" sizes="auto, (max-width: 286px) 100vw, 286px" /><figcaption id="caption-attachment-57223" class="wp-caption-text">Erden Timur</figcaption></figure>
<p><strong>Nef Vakfı neden kuruldu? Misyonunuz nedir? Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?</strong></p>
<p>Bundan yaklaşık 10 yıl önce, Nef’i kurarken, kendimize bir söz verdik. “Dokunduğumuz herkese ve her şeye yeni bir nefes vermek&#8230;” Şirketimizin adı bu felsefeyle konuldu. Nefes gibi can veren ve yaşamın vazgeçilmezi haline gelen işler yapmak için yola çıktık. Varoluş amacımızı sosyal bir şirket olmak, topluma katkı sağlamak olarak tanımlamaktan, bu geçen 10 yıl içinde gurur duyduğumuzu söyleyebilirim. Sosyal bilinç odaklı modelimiz ile sosyal sorumluluğu, şirketimizin ana faaliyet alanı olarak konumlandırdık. Bu kapsamda ilk günden bugüne dağıtılabilir kârımızın yarısından çok daha fazlasını sosyal sorumluluk projelerine ayırdık ve ayırmaya devam ediyoruz.</p>
<p>İnsanlara, sektörümüze ve topluma değer katabilmek için yaptığımız tüm çalışmaları ise 2015 yılında Nef Vakfı çatısı altında bütünleştirdik. Vakıf, aynı zamanda çıktığımız yolda bize katılmak isteyen gönüllülerle buluşmamızı da sağladı. Nef Vakfı olarak “iyilik” kapsamında bugüne kadar sayısız projeye imza atmanın mutluluğunu yaşıyoruz.</p>
<p>Kurulduğumuz günden bu yana yüzlerce aileye geçim desteği, öğrencilere ise burs imkânı sunduk. Ülkemize bağışladığımız okullar, kalıcı eserler, şehir planlama çalışmaları, ihtiyaç sahibi kadınlara yönelik Hay Atölye projesi ve engellilerin yaşamını kolaylaştıran projeler odağımızda olmaya devam ediyor.</p>
<p><strong> </strong><strong>Sahip Olduğunu Paylaşmakla Yükümlü Olma  </strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Nef Vakfı’nın çok farklı başlıklarda, çok çeşitli ve özgün projeleri var. Kısaca bize projelerinizden bahseder misiniz?</strong></p>
<p>Sahip olduğumuz her şeyi paylaşma sorumluluğuyla bugüne kadar 200 binden fazla insanın hayatına dokunduk. Şu ana kadar “Ailelere Nefes” adı altında 52.940 aileye, “Öğrencilere Nefes” adı altında 32.738 öğrenciye, “Kadınlara Nefes” adı altında 14.321 kadına, “Öğretmenlere Nefes” adı altında 2.500 öğretmene ulaştık. “Evlere Nefes” ile sadece 2017 yılında 60 eve nefes olduk. “Afrika’ya Nefes” ile 80.000 insanın hayatına dokunurken, “Çocuklara Nefes” ile 70 okula binin üzerinde bilim kiti bağışladık. 30 Adet anaokulu ve ilkokulu da tamamlayarak Milli Eğitim Bakanlığı’mıza teslim ettik. Halihazırda 3 adet daha okulumuzun yapımı devam ediyor. Üç yılda 18 projeyle topluma, evlere, çocuklara, engellilere, kadınlara nefes olurken, sektörde örnek olan bir iyilik hareketi başlatmanın da ayrıca mutluluğunu yaşıyoruz.</p>
<p>Nef Vakfı çatısı altında bugüne kadar aldığımız her nefesi vermek, sahip olduğumuzu paylaşmakla yükümlü olduğumuza inandık. Nef Vakfı’nın bugünlere gelmesini sağlayan bu inancı devam ettirerek, hayatına dokunabildiğimiz insan sayısını artırmak ve dokunduğumuz hayatlarda kalıcı fayda sağlamak üzere projeler üretmeye devam edeceğiz.</p>
<figure id="attachment_57224" aria-describedby="caption-attachment-57224" style="width: 350px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-57224" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/Ercüment-arabacı-foto.jpg" alt="nef vakfı" width="350" height="350" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/Ercüment-arabacı-foto.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/Ercüment-arabacı-foto-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 350px) 100vw, 350px" /><figcaption id="caption-attachment-57224" class="wp-caption-text">Ercüment Arabacı</figcaption></figure>
<p><strong>Şirketlerden Sosyal Bir Amaca Hizmet Etme Beklentisi </strong></p>
<p><strong>Bildiğimiz anlamda sivil toplum kuruluşlarından bir ölçüde farklı bir duruşunuz olabilir mi?  Nef Vakfı’nın sivil topluma yaklaşımından bahseder misiniz? </strong></p>
<p>Bugün dünyada, özellikle küresel ekonomide artık farklı bir şey konuşuyoruz. Bunun örneklerini, kamu ya da özel sektör fark etmez, ekonominin hemen hemen tüm alanlarında görüyoruz. Toplumun artık özel şirketlerden beklentisi, para kazanması, başarılı olması, kaliteli üretim yapmasının ötesinde&#8230; Hepimizin tüketici olarak beklentisi, şirketlerin aynı zamanda sosyal bir amaca hizmet etmesi.</p>
<p>Dünyayı daha “gönüllü”, daha yaşanılabilir bir yer kılmak için dünyada ve ülkemizde elini taşın altına koyan insanlar var; ve onların yazdıkları “iyi hikayeler” var. Birleşmiş Milletler 2018 Dünya Gönüllülük Raporu&#8217;na göre dünyadaki gönüllü sayısı bugün bir milyarı aşmış bulunuyor. Bir milyardan çok insan, bir o kadar hikâye anlamına geliyor.</p>
<p>Türkiye’nin Türk halkının “iyilik” söz konusu olduğunda, kültürümüzden, köklerimizden gelen bir potansiyeli olduğuna inanıyoruz. Biz bu konuda çok zengin bir birikime sahibiz. Ama ne yazık ki, kurumsal dünyada da bireysel olarak da iyilik çoğu zaman para desteği vermekle sınırlı kalıyor; yanlış anlaşılıyor.  O nedenle “gönüllülük” söz konusu olduğunda, üzülerek söylüyoruz ki Türkiye halen dünya ortalamalarının çok gerisinde, listelerin altında kalıyor.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-57222" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/nef-vakfı-2-640x640.jpeg" alt="" width="340" height="340" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/nef-vakfı-2-640x640.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/nef-vakfı-2-160x160.jpeg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/nef-vakfı-2.jpeg 697w" sizes="auto, (max-width: 340px) 100vw, 340px" />Bu kadar farklı başlıkta proje yürütürken kaynak sorunu yaşıyor musunuz?<br />
</strong>Vakfımız, kendi ekibinin yanı sıra Nef çalışanlarının gönüllü katılımı ve desteğini de düşünürsek, oldukça zengin gönüllerle dolu bir kadroya sahip. İnsanı odağımıza alarak başlattığımız bu harekete yönelik en büyük amacımız, her çalışanımızı bir şekilde bu dayanışmaya davet etmek, kalıcı mutluluğu ve insan hayatına dokunmanın verdiği gururu hep birlikte yaşamak. Nef olarak dağıtılabilir kârımızın minimum yüzde 51’ini Nef Vakfı’na bağışlıyoruz. Vakfımızın gönüllüleri ve bağışçılarının değerli katkılarıyla birlikte, Nef tarafından bağışlanan tutar ile tüm projelerimizi hayata geçiriyoruz.</p>
<p><strong> </strong><strong>Web sayfanızda 3 binden fazla gönüllünüz olduğu yazıyor? Gönüllüleriniz kimlerden oluşuyor ve hangi alanlarda gönüllük yapıyor?   </strong></p>
<p>Nef Vakfı, yardımlaşmaya gönül veren her yaştan insandan oluşuyor. Yardım ve dayanışmalarımızı çekirdek yönetimimiz organize ediyor. Elbette bizi biz yapan bazı değerlerimiz ve ilkelerimiz var. Birlikte çalıştığımız insanlarla ve kurumlarla ortaklıklar kurarak projeler geliştiriyoruz ve bu dayanışmaya <strong>ortak olmak</strong> diyoruz.</p>
<p><strong>Keşfetmek</strong> ilkemizle, değerlerin keşfedilmesine ve hayata daha farklı bakılmasına katkı sağlıyoruz. Bir diğer ilkemiz ise <strong>buluşturmak</strong>. Toplumun farklı kesimlerini bir araya getirerek ihtiyaçlarına köprü oluyoruz.</p>
<p><strong> </strong><strong>Nef Vakfı’nın Pandemi Aksiyon Planı : “BirizBirlikteyiz”</strong></p>
<p><strong>Nef Vakfı’nın Pandemi Aksiyon Planı’ndan ve yürüttüğünüz projelerden bahseder misiniz? Salgınla mücadele kapsamında nasıl bir strateji izliyorsunuz?</strong></p>
<p>Nef Vakfı olarak, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkisini gösteren pandemiyle mücadele kapsamında ivedilikle harekete geçtik. Türkiye’de ilk vakanın tespit edildiği hafta çalışmalara başlayarak, alanında uzman hocalardan, endüstriyel tasarımcılardan, malzeme ve mekatronik mühendislerinden oluşan Nef Vakfı Pandemi Danışma Heyeti’ni kurduk. Koruma siperliği, entübasyon kabini, numune alma kabini, dezenfeksiyon istasyonu, antibakteriyel tulum ve önlük üretimi gerçekleştirdik. 82 ilde 600’den fazla hastaneye 1 milyondan fazla ürün tedariki sağladık.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-57225" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/nef-vakfı-4-640x580.jpeg" alt="nef vakfı" width="360" height="326" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/nef-vakfı-4-640x580.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/nef-vakfı-4.jpeg 720w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /> </strong><strong>Pandemi çalışmalarınızı etkiledi mi? Korona günlerinde yürüttüğünüz projelerde aksama ya da ertelemeye gittiniz mi?</strong></p>
<p>Pandemi, ülkemizde etkisini göstermeye başladığı an Nef Vakfı olarak acilen bir Salgınla Mücadele Aksiyon planı hazırladık ve çalışmalarımıza bu doğrultuda yön vermeye başladık. Hali hazırda devam eden tüm sosyal sorumluluk projelerimizin önüne salgınla mücadeleyi aldık. Bu doğrultuda tüm enerjimizi ve emeğimizi hastanelere ve sağlık çalışanlarına nefes olmaya adadık. “BirizBirlikteyiz” sloganıyla herkese çağrıda bulunduk. Gönüllü olarak çıktığımız bu yolda, bize ihtiyacı olan herkese ulaşmaya devam edeceğiz.</p>
<p><strong> </strong><strong>Nef Vakfı , ‘İyi’ Hikayelerin Peşinde Olan ve Her türlü İşbirliğine Açık  </strong></p>
<p><strong>Türkiye’de sivil toplum çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong> <strong>Diğer sivil toplum kuruluşlarıyla ve kamu kurumlarıyla iş birliklerinizden bahseder misiniz?</strong></p>
<p>Biz “iyi” olmayı, fark etmek, fark yaratmak, dert ile dertlenmekle özdeşleştiriyoruz. Bu, kültürler, dinler, diller üstü bir kavram. Ancak sorunları yüreğinde hissedenlerin, bu sorunları çözmek için fark yaratanların iyi hikayeler yazdığını gördük.</p>
<p>Nef Vakfı olarak işte tam da bu iyi hikayelerin peşindeyiz. Bu kapsamda kapımız diğer tüm STK’lara, şirketlere ve bireysel gönüllülere açık. İyiliğin bulaşıcı olduğuna inanıyor, bu kapsamda yapılan her türlü iş birliğini destekliyoruz. Çünkü inanıyoruz ki başkalarını düşünerek yapacağımız en ufak bir hareket, atacağımız çok küçük bir adım dahi; toplumları, insanlığı ve dünyayı değiştirebilecek.</p>
<p>Bu kapsamda ülkemizin önemli STK’larıyla ortak hareket ettiğimiz birçok proje bulunuyor. Yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz en anlamlı iş birlikleri arasında, “Fark Yaratan ve İlham Veren Kadınlar”<strong> </strong>projesi yer alıyor.  Nef Vakfı olarak sponsor olduğumuz bu ortaklığın amacı, güçlü ve kariyerinde önemli yerlere gelmiş 8 kadının “geleceğin kadınlarına” ilham vermesi ve kız çocuklarının eğitimi için farkındalık yaratmasıydı. Betty Mazalto önderliğinde başlatılan ve sosyal sorumluluk ayağında Koruncuk Vakfı’nın yer aldığı bu projeye, Ayşe Arman, Tuvana Büyükçınar, Burcu Esmersoy, İrem Yargıcı, İrem Kınay, Nur Bilen Yavuzer, Serra Türker, Gamze Cizreli gibi isimler de katıldı.</p>
<p>Yine yakın zamanda Nef Vakfı ve İhtiyaç Haritası’nın ortak projesi olarak ‘BirlikteKart’ı devreye aldık. Amaç pandeminin yaşandığı bu dönemde dar gelirli ailelerimize umut olmak; onların ihtiyaçlarını bir nebze de olsa karşılayabilmekti. Birlikte Kart ile POS cihazı olan tüm işletmelerde gıda, hijyen ve eczane alışverişi yapılabilirken dört ay boyunca ayda 150 TL nakit desteği sunduk ve ilk 10 bin kartı Nef Vakfı adına bağışladık.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/26/sivil-toplumda-verdigimiz-kadar-zenginiz-felsefiyle-hareket-eden-bir-aktor-nef-vakfi/">Sivil Toplumda ‘Verdiğimiz Kadar Zenginiz’ Felsefesiyle Hareket Eden Bir Aktör: Nef Vakfı </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
