<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ÖNDER İmam Hatipliler Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/onder-imam-hatipliler-dernegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/onder-imam-hatipliler-dernegi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Dec 2019 13:57:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>ÖNDER İmam Hatipliler Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/onder-imam-hatipliler-dernegi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Önder 4. Kültür Sanat Ödülleri Sahiplerini Buldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/27/onder-4-kultur-sanat-odulleri-sahiplerini-buldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Dec 2019 13:57:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ÖNDER]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Muharrem Kasapoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Arısoy]]></category>
		<category><![CDATA[ÖNDER İmam Hatipliler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Zeytinburnu Belediyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46328</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Kültür Sanat Ödülleri'nin bu yıl dördüncüsü gerçekleştirildi. Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezi’ndeki gecede, 10 ayrı alanda kişi ve kurum ödüllerin sahibi oldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/27/onder-4-kultur-sanat-odulleri-sahiplerini-buldu/">Önder 4. Kültür Sanat Ödülleri Sahiplerini Buldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ÖNDER 4. Kültür Sanat Ödülleri Programı, Zeytinburnu Merkezefendi Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri Muhammed Yahya Yıldızhan ve Mustafa Hamza Aktoprak’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Serdar Tuncer’in sunumuyla gerçekleştirilen program öncesinde ise Üsküdar Hakkı Demir Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinden oluşan ÖNDER Türk Müziği Gençlik Korosu bir konser verdi. Törene, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nurettin Nebati, AK Parti İstanbul Milletvekilleri İffet Polat ve Hasan Turan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, ÖNDER Yönetim Kurulu üyeleri, eğitimciler ve öğrenciler katıldı.</p>
<p><strong>10 Alanda Ödüller Verildi</strong></p>
<p>Bu yıl dördüncü kez gerçekleştirilen törende 10 ayrı alanda kişi ve kuruma ödüller verildi. 7 ödül kişilere giderken, 3 ödül de imam hatip liselerinden farklı alanlara verildi. ÖNDER Özel Ödülü Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, ÖNDER Sanata Hizmet Ödülü Prof. Dr. Hüsrev Subaşı, Yılın Fikriyat Ödülü D. Mehmet Doğan’a gitti. Yılın Müzik Ödülü Abdülbaki Kömür’ün, Yılın Sinema Ödülü Dilsiz  filminin, Yılın Edebiyat Ödülü Gökhan Özcan’ın, Yılın Medya Ödülü de TRT 2’nin oldu. Yılın Okul Dergisi Ödülü Adana Hümeyra Ökten Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin çıkardığı Tenkid dergisine verildi. Diyarbakır Kayapınar Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrenci ve öğretmenlerinin gerçekleştirdiği Günümüz Evliya Çelebileri projesi Yılın Okul Kültür Sanat  Ödülü’ne layık görüldü. İstanbul Ataşehir Şehit Akın Sertçelik Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Onur Cansız ise Yılın Eğitimcisi olarak belirlendi.</p>
<p><strong>Danışma Kurulu Seçti</strong></p>
<p>Ödül alan isimler Kültür Sanat Ödülleri Danışma Kurulu tarafından yapılan toplantılar sonucunda belirlendi. Üst üste toplantılar yapan Danışma Kurulu, aday isimleri titizlikle inceledi ve sonunda bir oylama yaptı. Oylama sonucu ise 7 isim ve üç okula ödüller verildi. 8 kişiden oluşan Danışma Kurulu’nda ise şu isimler yer alıyor: Ali Ural (Yazar), Birol Cürgül (Sanat Yönetmeni-Oyuncu), Bünyamin Yılmaz (AA Kültür Sanat Haberleri Editörü), Gülcan Tezcan (Gazeteci-yazar), İhsan Kabil (Sinema Eleştirmeni), Mahmut Bıyıklı (Yazar), Mustafa Demirci (Müzisyen), Oğuzhan Özkan (Eğitimci).</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/27/onder-4-kultur-sanat-odulleri-sahiplerini-buldu/">Önder 4. Kültür Sanat Ödülleri Sahiplerini Buldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TOHUM &#8216;Milliyetçilik&#8217; Sayısı İle Raflarda</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/09/tohum-milliyetcilik-sayisi-ile-raflarda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Dec 2019 11:02:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Nuriye Çakmak Çelik]]></category>
		<category><![CDATA[ÖNDER İmam Hatipliler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Tohum Dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45447</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Fikre Sanata Ruha” sloganıyla yayın hayatına devam eden Tohum Dergisi yeni sayısında “Milliyetçilik” kapağıyla çıktı. “Bir Kavram Olarak Milliyetçilik” dosyasını enine boyuna işleyen dergide kültür, sanat ve edebiyat alanında birbirinden iddialı yazı ve dosyalar yer alıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/09/tohum-milliyetcilik-sayisi-ile-raflarda/">TOHUM &#8216;Milliyetçilik&#8217; Sayısı İle Raflarda</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ÖNDER İmam Hatipliler Derneği’nin dergisi olarak 1963 yılından beri yayın hayatına devam eden Tohum Dergisi, 164. sayıda okurlarıyla buluştu.</p>
<p><strong>Bir Kavram Olarak Milliyetçilik</strong></p>
<p>Yayın yönetmenliğini Ali Yıldız’ın, editörlüğünü ise Nuriye Çakmak Çelik’in yaptığı Tohum’un kapak dosyasında milliyetçilik konusu artılarıyla ve eksileriyle, enine boyuna masaya yatırılıyor. Prof. Dr. İsmail Coşkun’la Türk milliyetçiliğinin kökenleri ve tarihsel seyri üzerine bir röportajla başlayan kapak konusu, “Küreselleşme Çağında Milliyetçilik” soruşturma dosyasıyla devam ediyor. Gazeteci Sümeyye Ertekin tarafından hazırlanan bu çalışmada Prof. Dr. Ferhat Kentel, Prof. Dr. Bekir Berat Özipek, Prof. Dr. Nurullah Ardıç, Hamza Türkmen ve Tanıl Bora 3 kritik soruya cevap veriyor. Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adem Apak da yazısında “İslam’ın Kavmiyetçiliğe Bakışı” konusunu derinlemesine ele alıyor. “Hz. Peygamber (sav) soy üstünlüğü ve kavmiyet davası gütme fiillerini kınamış, bunun İslam’ın ruhuna aykırı olduğunu açıkça ifade etmiştir” diyor.</p>
<p><strong>Kodlarımızda Mülteci Düşmanlığı Yok</strong></p>
<p>İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. İsmail Coşkun ile yapılan röportaj, gazeteci-yazar Emeti Saruhan’ın kaleminden. İsmail Coşkun söyleşide, Türkiye’de ve dünyada milliyetçiliğin temellerini, Avrupa’da neden faşist akımların, Türkiye’de ise neden mülteci düşmanlığı algısının yükseldiğini anlatıyor. Türkiye’de son dönemde artan mülteci düşmanlığının Avrupa’da olduğu gibi yeni sağın yükselişi benzeri dinamiklerin ürünü olmadığını söyleyen Coşkun, bu durumun sebebini iki madde ile açıklıyor: Türkiye toplumunda değer olarak, kültürel tecrübe olarak Avrupa kodlarında olduğu gibi göçmen düşmanlığı yoktur. Biraz iktisadi daralmanın biraz da Suriyeli nüfusun iç siyasi çekişmenin malzemesi kılınmasının Suriyeli karşıtlığında rol oynadığı inancındayım.</p>
<p><strong>Hem Düşünce Hem Edebiyat</strong></p>
<p>Dergide sadece düşünce yazıları; tarihi, siyasi ve sosyolojik analizler yok. Bunun dışında edebiyata da geniş yer veriliyor. Mustafa Kutlu’nun kitabı “Kalbin Sesi” üzerine üç önemli değerlendirme ve analiz yazısı yer alıyor dergide. Bunlardan ilki Mustafa Özel’e ait. Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Özel yazısında, “Kalbin Sesi ve Kanaat Ekonomisi” üzerinde duruyor. Ardından Gaziosmanpaşa Üniversitesi Öğretim Üyesi Alpay Yıldız Doğan, “Dinle Sana Bir Nasihat Edeyim: Kalbin Sesi’ne Kulak Ver” diyor. Hikayeci Mukadder Gemici ise “Kalbin Sesini Kim Duyacak?” sorusu ile okuyucuları öykü tadında bir yolculuğa çıkarıyor.</p>
<p><strong>Yeni Sayıda Neler Var?</strong></p>
<p>Dergide, yakın zamanda ebedi aleme irtihal eden Prof. Dr. Haluk Dursun, onunla bir projede tanışmış lise öğrencisi Enes Kerim Şafak’ın gözüyle “Osmanlı Tipi Bir Alim” yazısında anlatılıyor. Tohum arşivinden “Arap Milliyetçiliği” makalesi, araştırmacı-yazar Davut Nuriler’in “Boşnak Milletinin Direniş Kültürü ve Saraybosna” yazısı, ilahiyatçı-yazar Prof. Dr. Hayrettin Karaman’dan “Kavramlar” kritiği, gazeteci-yazar Gülcan Tezcan’dan “Sinema Yerli ve Milli Dilini Gençlerle Bulacak” başlıklı yazısı, İstanbul Üniversitesi Teknokent Genel Müdürü Yasin Erol’dan “Bir Gün Halen 24 Saat mi?” başlıklı yazısı yer alıyor. Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Murat Yılmaz, “Erol Güngör ve Milliyetçilik” makalesiyle konuyu irdeliyor. Dergide, Abdurrahim Ayar tarafından hazırlanan bir kitap köşesi ve gazeteci-yazar Emine Dolmacı tarafından kaleme alınan “İyilikle Dünya Güzelleşir” yazısı da bulunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/09/tohum-milliyetcilik-sayisi-ile-raflarda/">TOHUM &#8216;Milliyetçilik&#8217; Sayısı İle Raflarda</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“İmam Hatipliler  ‘Eğitim Perspektifi’ ile Değerlendirilmek İstiyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/28/imam-hatipliler-egitim-perspektifi-ile-degerlendirilmek-istiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Mar 2019 07:58:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ÖNDER]]></category>
		<category><![CDATA[Erol Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Gazetelerde İmam Hatiplere Bakış 2018]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip okulları]]></category>
		<category><![CDATA[ÖNDER İmam Hatipliler Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36906</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÖNDER tarafından hazırlanan “Gazetelerde İmam Hatiplere Bakış 2018” raporunu Sivil Sayfalar’a değerlendiren eğitimci-yazar Erol Erdoğan, “Bu süreçte, hem ÖNDER hem imam hatiplilerden edindiğim izlenim şu, onlar şunu istiyor. Bizi haber yapın, eleştirin, takibe alın ama bunları ‘eğitim perspektifi’ ile yapın. Bunu hem aleyhte hem lehte ‘ayrımcı dil’ kullananlara yönelik söylüyorlar. Yani pozitif ayrımcı dil de, negatif ayrımcı dil de istemiyorlar.” Dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/28/imam-hatipliler-egitim-perspektifi-ile-degerlendirilmek-istiyor/">“İmam Hatipliler  ‘Eğitim Perspektifi’ ile Değerlendirilmek İstiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ÖNDER Başkanı Halit Bekiroğlu&#8217;nun geçtiğimiz günlerde düzenlediği basın toplantısıyla duyurduğu  “Gazetelerde İmam Hatiplere Bakış 2018” raporu iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde yazılı basındaki İmam Hatiplerle ilgili tarama ve analizler yer alırken, ikinci bölümde ise 53 farklı medya kuruluşunda çalışan 148 medya mensubuyla yapılan görüşmeler bulunuyor. İkinci bölümde iki dikkat çekici sonuç çıktığını belirten Erol Erdoğan, “ Bu görüşmelerde ‘Ailenizde ya da yakın akrabalarınızda imam hatip lisesinden mezun veya okuyan kimse var mı?’ sorusuna ‘Evet var’ diyenlerin oranı yüzde 89,2. Bunlar içinde imam hatipler aleyhine haber yapan ve onlara karşı ayrımcı dil kullanan basın kuruluşlarında çalışanlar ve yöneticilik yapanlar da var. Her on gazeteciden dokuzunun çevresinde imam hatipli olması, imam hatip meselesine içeriden yani imam hatiplilerin gözünden bakabilme fırsatı veriyor. Bu çok önemli. Medya mensuplarının bu doğal empati ve sağlıklı bilgi zeminini değerlendirmesi gerekir. “ diye konuştu.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-36907" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/03/DSC_0346-e1553700801346-640x840.jpg" alt="" width="360" height="472" />“Medyada imam hatiplilere yönelik yaklaşımlar sizce genel olarak nasıldır?” sorusuna yüzde 74,3 oranında “medya imam hatiplere taraflı yaklaşıyor” cevabının verilmesinin düşündürücü olduğunu ifade eden Erdoğan, “Bu sonuçtan ve diğer sorulara verilen cevaplardan şunu anlayabiliriz; medya mensubu ‘birey’ olarak, imam hatipler konusunda daha olumlu veya haberci pozisyonunda kendisini konumlandırırken, ‘bir medya kuruluşu mensubu’ olarak, çalıştığı kurumun durduğu yerden kaynaklı bir bakışla imam hatipli karşıtı olabiliyor. Doğrusu bu, üzerinde düşünülmesi gereken tuhaf karmaşık bir durumun habercisi.” sözleriyle değerlendirdi.</p>
<p><strong>“İmam Hatipliler Ayrımcı Dile Karşı Mücadele Etmeli”</strong></p>
<p>İmam Hatiplilerin ayrımcı dille muhatap olduklarını düşünen kesimler içinde olduğunu belirten Erol Erdoğan, ayrımcı dilin sebebinin Cumhuriyet dönemi boyunca İmam Hatiplerin laik-dindar, çağdaş-gerici söylemlerinin konusu olmasından kaynaklandığını vurguluyor. Ayrımcı dilin 28 Şubat süreciyle toplumsal bir boyut kazandığının altını da çizen Erdoğan, “ÖNDER, imam hatiplere yönelen ayrımcı dile dair verileri de içeren raporu iki yıldır hazırlıyor, benzeri çalışmaların çeşitlenmesi gerekir. Medya, nefret ve ayrımcı dilin, ciddi yaralara yol açtığını fark etmeli, hiçbir bireye veya topluluğa nefret ve ayrımcı dil kullanmamalıdır. Medya, nefret ve ayrımcı dil konusunda sahih bir çizgiye ulaşmak için oto kontrol mekanizmaları geliştirmeli, muhabir ve editörlerini eğitmeli, hak-hukuk konusunda bilinçlendirmelidir. İmam hatip camiası da, zaman zaman kendilerine de yönelen, medyanın nefret ve ayrımcı diline karşı, bilgilendirici yolu öncelikli tercih olarak düşünmelidir. Yanlış haberler yapan veya nefret dili kullananlarla doğrudan iletişime geçilerek bilgilendirme yapılmalı, hukuki yaptırımlar hatırlatılmalıdır. Nefret söylemi ve ayrımcı dil kullanımını alışkanlık haline getiren medya kuruluşlarına, periyodik olarak veriler-grafikler ulaştırılarak, takip edildiklerinin farkında olmaları sağlanmalıdır.” önerilerinde bulunuyor.</p>
<p>İmam hatiplilerin nefret söylemi ve ayrımcı dilin başka grupları da hedef alan genel bir sorun olduğunun farkında olması gerektiğini de vurgulayan Erdoğan,  “Bunun için imam hatipliler, nefret söylemi ve ayrımcı dilin kimseye karşı kullanılmaması için çaba sarf etmeli ve ilgili çalışmalara destek olmalıdır.” Dedi.</p>
<p><strong><img decoding="async" class="alignright wp-image-36913" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Ekran-Alıntısı-33.png" alt="" width="360" height="268" />Rapor Hakkında</strong></p>
<p>Ulusal 29 gazete üzerinden yapılan araştırmaya, yıl içinde yayınlanan 45 bin 291 haberden imam hatip ifadesinin tam olarak geçtiği 4 bin 714 haber kaynak teşkil ediyor. Araştırmada bu sayı içindeki 1101 haber esas alındı. Aralarında Akşam, Aydınlık, Birgün, Diriliş Postası, Cumhuriyet, Dünya, Güneş, Evrensel, Habertürk, Hürriyet, Karar, Milat, Milli Gazete, Milliyet, Ortadoğu, Posta, Sabah, Şok, Sözcü, Star, Takvim, Türkiye, Yeni Çağ, Vatan, Yeni Akit, Yeni Asya, Yeni Mesaj, Yeni Şafak ve Yurt gazetelerinin yer aldığı 29 gazete üzerinden yapılan araştırmada çeşitli başlıklar ortaya kondu. Yapılan kategorilendirmeye göre belirlenen 9 başlık şöyle: Ayrımcı dil, bilimsel başarı, diğer, eğitim sistemi, kültür sanat etkinlik, müfredat, örnek okul örnek öğrenci, sayılar sınavlar ve siyasi polemik.</p>
<p><strong> </strong><strong>Olumlu Haberler Daha Fazla</strong></p>
<p>Araştırmanın bulgularına göre, 1101 haber arasından 608 olumlu, 493 haber ise olumsuz olarak yer alıyor. Oransal olarak, yüzde 55 olumlu, yüzde 45 olumsuz haber şeklinde yansıyor. Bazı gazetelerin tümü olumlu haber yaparken, bazı gazetelerde ise birkaç istisna dışında olumsuz haberler göze çarpıyor. Bazı kategorilerde yine tamamen olumlu haberler bulunurken bazı kategorilerde tamamen olumsuz, bazı kategorilerde de hem olumlu hem de olumsuz haberler yer alıyor. Kategoriler arasında ise ilk sırayı 302 haber, yazı ve yorumla “Eğitim sistemi” başlığı çekiyor. Onu 296 haber, yazı ve yorumla “sayılar sınavlar” başlığı izliyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignright wp-image-36908" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Ekran-Resmi-2019-03-27-16.36.45-640x303.png" alt="" width="360" height="170" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Ekran-Resmi-2019-03-27-16.36.45-640x303.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Ekran-Resmi-2019-03-27-16.36.45.png 884w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" />Raporda imam hatiplilere yönelik nefret söylemi ve ayrımcı dil kullanımı da diğer kategorilerle beraber inceleniyor. 2018 yılına ilişkin yapılan çalışmada aynı zaman diliminde 13 yayın organında 60 adet bu yönde haber, köşe yazısı, analiz raporlandı. 2017 yılı araştırmasında 79 haber, yazı ve yorum bu alanda raporlanmıştı, oransal olarak bu yıl ayrımcı dil kullanımının azaldığını ortaya koyuyor. Bu çerçevede örneğin, geçtiğimiz yıl sık sık dile getirilen “Bu kurumlardan IŞİD sempatizanı veya IŞİD militanı” yetiştirildiği yönündeki iddia bu sene sayfalara yansımıyor. Ancak sayısal bir azalmadan söz ederken kullanılan kavramlar ve bu kavramların ötekileştirici dili noktasındaki ayrımcı dil kullanımı devam ediyor. Örneğin, cihatçı nesil, dinci-faşist, dindar ve kindar nesil, Allah ile aldatmak, deist nesil, sapık, yobaz, gerici, ortaçağ yaratığı, zavallı, beyni yıkanmış, niteliksiz öğrenci, kullaştırmak, müritleştirmek kavramları bu yıl içinde kullanıldı.</p>
<p><strong>Deizm Tartışmaları Zirve Yaptırdı</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-36910" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Ekran-Resmi-2019-03-27-16.36.59-640x266.png" alt="" width="360" height="150" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Ekran-Resmi-2019-03-27-16.36.59-640x266.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Ekran-Resmi-2019-03-27-16.36.59.png 905w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" />İmam hatip haberlerinin sıklıkla yapıldığı aylara bakıldığında Nisan, Ocak ve Haziran aylarının başı çektiği karşımıza çıkıyor. Nisan ayı başında gündeme gelen ve ay boyunca devam eden “deizm” tartışmaları Nisan ayında imam hatiplerle ilgili haberlerin zirve yapmasına neden oldu. 3 Nisan 2019 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde “İmam hatipliler deizme kayıyor” haberi ile başlayan süreç, ardından Birgün gazetesi ve diğer gazetelerle devam etti. Gerçek Hayat dergisinin de “Anne ben deist oldum” başlıklı dosya ile konuyu sayfalarına taşıması olayın muhafazakar kesimler tarafından da geniş bir çerçevede tartışılmasına zemin hazırladı.</p>
<p><strong>Sayılar ve Sınavlar Tartışma Konusu</strong></p>
<p>Haber yazı ve yorumlarda imam hatip kavramına en fazla yer verilen aylardan biri ise Haziran ayı oldu. Bunun nedeni, daha önce liselere geçişte uygulanan TEOG’un kaldırılarak yerine yeni bir sınav sisteminin ihdas edilmesi. Yeni gelen sistem LGS ile birlikte tartışmalar zirveye ulaştı ve tartışmaların birçoğu yine imam hatipler üzerinden sürdü. Gazetelerdeki haber ve köşelerde bu konu uzun uzun tartışıldı, konu aylarca gündemde kaldı. Yeni sınav sistemi tartışılırken sık sık imam hatip sayılarına ve imam hatiplerin bütçeden aldığı paya vurgu yapılırken, yeni sistemin imam hatiplerin daha başarılı gösterilmesi için getirildiği iddia edildi. Yıl içinde 169 haber çıkan Nisan ayından sonra, 146 haber yazı ve yorum Haziran ayında yayınlandı.</p>
<p><strong>Müfredat Araştırılmıyor</strong></p>
<p>İmam hatip haberlerinin verilişinde eğitim sistemi başlığı üzerinden bir artış gözlense de konu müfredat olduğunda bu haberlere pek yansımıyor. Diğer kategoriler ve yayınlanan içerik sayısı göz önüne alındığında müfredat hakkında çok fazla kafa yorulmadığı, haber ve köşe yazısı yazılmadığı ortaya çıkıyor. Araştırmanın sayısal verilerine göre müfredat ile ilgili yapılan haberler genellikle laiklik-laiklik karşıtlığı, kız çocukları ve cinsiyet ayrımcılığı, Türkiye’de din öğretimi üzerinden yapılıyor. 2018 yılı içerisinde araştırmaya konu olan toplamda 35 haber, yazı ve yorum yayınlanmış. Bu rakam oransal olarak yüzde 3’e tekabül ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/28/imam-hatipliler-egitim-perspektifi-ile-degerlendirilmek-istiyor/">“İmam Hatipliler  ‘Eğitim Perspektifi’ ile Değerlendirilmek İstiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmam Hatiplere Bakış Araştırması Yayımlandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/13/imam-hatiplere-bakis-arastirmasi-yayimlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Sep 2018 13:45:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip okulları]]></category>
		<category><![CDATA[ÖNDER İmam Hatipliler Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30479</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Basın Tanıtım Komisyonu tarafından hazırlanan ve imam hatip okullarına ilişkin 2017 yılında yazılı basında yer alan olumlu ve olumsuz haberlere yer verilen "İmam Hatiplere Bakış Araştırması" raporu yayımlandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/13/imam-hatiplere-bakis-arastirmasi-yayimlandi/">İmam Hatiplere Bakış Araştırması Yayımlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Raporda, yazılı basının imam hatip haberlerine yaklaşımı konusunda bir fotoğraf çekilmesi hedeflendi. Bir yıllık haberlerin tarandığı çalışmada, 9 ayrı başlık altında haberler değerlendirildi, olumlu ve olumsuz haberler ayrı ayrı ele alındı.</p>
<p><strong>28 gazete incelendi</strong></p>
<p>Rapor hazırlanırken, 2017 yılında günlük ulusal yayın yapan 46 gazeteden 28&#8217;inde yer alan haberler incelendi ve bu haberlere ilişkin bir değerlendirme yapıldı. Raporda, özellikle bazı yayın organlarında imam hatiplere yönelen ötekileştirici ve ayrımcı dil ile nefret söyleminin haber sunumundan öte bir davranış biçimi haline geldiği tespit edildi. İmam hatip okullarının tarihçesine yer verilen raporun giriş kısmında şu ifadeler yer aldı: &#8220;İmam hatipler, Türkiye&#8217;de bir eğitim modeli bir okul türü olmaktan öte, ülkenin yaşadığı siyasi iniş çıkışlar ve çalkantıların da göstergesi, onlarla beraber yoluna devam etmeye çalışan kurumlar olmuştur.</p>
<p><strong>Okullar tartışmanın odağında</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin en önemli yapı taşlarından biri olan bu okullar, doğdukları Milli Mücadele yıllarından bugüne kadar, daima gündemdedir ve sosyal bir gerçek olarak varlıklarını muhafaza etmektedir. İmam hatip liseleri, hemen her iktidar döneminde tartışmaların odak noktası olurken, bugün de gündemdeki yerini korumaktadır.” Raporda, 28 Şubat sürecindeki kısıtlamalar sonucunda imam hatip liselerindeki öğrenci sayısının 600 binden 60 bine kadar düştüğü hatırlatılarak, AK Parti&#8217;nin 2002&#8217;de iktidara gelmesinin ardından bu okulların şartlarında yavaş yavaş iyileştirmelerin başladığı, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Türkiye genelinde 3 bin 142 imam hatip ortaokulunun ve bin 452 imam hatip lisesi bulunduğu ve öğrenci sayısının 1 milyon 346 bin olduğu bilgisine yer verildi.</p>
<p><strong>5 bin 309 haber tarandı</strong></p>
<p>Araştırmaya, Akşam, Aydınlık, Diriliş Postası, Cumhuriyet, Dünya, Güneş, Evrensel, Habertürk, Birgün, Hürriyet, Milat, Milli Gazete, Milliyet, Ortadoğu, Posta, Sabah, Şok, Sözcü, Star, Takvim, Türkiye, Yeni Çağ, Vatan, Yeni Akit, Yeni Asya, Yeni Mesaj, Yeni Şafak, Yurt gazetelerinde çıkan haberlerin konu edildiği aktarılan raporda şu ifadelere yer verildi: &#8220;Gazeteler arasında yaptığımız taramada, 2017 yılında ÖNDER İmam Hatipliler Derneği&#8217;yle alakalı olarak, &#8216;Din Öğretimi&#8217;, &#8216;Genç ÖNDER&#8217;, &#8216;İmam Hatip Okulları&#8217;, &#8216;İmam Hatip&#8217;, &#8216;Okul Aile Birliği&#8217;, &#8216;Öncü Spor&#8217;, &#8216;Sade Soda&#8217;, &#8216;Tohum Dergisi&#8217; ve &#8216;Wonder&#8217; başlıklarından ulusal ve yerel medyada 44 bin 343 haber ve yazı yayınlandığı görüldü. Sadece &#8216;İmam hatip&#8217; kavramının yer aldığı 5 bin 309 haber ve yazı da ulusal basında yer aldı. Araştırma, söz konusu 5 bin 309 haber üzerinden gerçekleştirildi. Bulgular ise adli olaylar ve rutin haberler dışındaki içerik analizi yapabileceğimiz 683 haber ve yazı üzerinden sağlandı.”</p>
<p><strong>En çok siyasi polemik haberi var</strong></p>
<p>Araştırmanın sonuçları ise 9 ayrı kategoride toparlandı. Bu kategoriler arasında en fazla haberin yayınlandığı alanı 211 haber, yazı ve analizle &#8216;siyasi polemik&#8217; başlığı oluşturuyor. Onu 143 haber ve yazıyla &#8216;müfredat&#8217; başlığı izliyor. Araştırmada, okul sayıları ve sınavlara ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı &#8216;sayılar, sınavlar&#8217; kategorisinde 81 haber ve yazı bulunuyor. Çalışmada dikkat çeken başlıklardan ve en önemlilerinden birinin ise &#8220;ayrımcı dil&#8221; üzerine yapılan yayınlar oluşturuyor. 79 haber, yazı ve analizde imam hatipler hakkında kullanılan ayrımcı ve ötekileştirici dil karşımıza çıkıyor. İmam hatip okullarında öğrenim gören gençlerin örnek davranışları ve sosyal sorumluluk alanındaki faaliyetlerini içeren &#8220;Örnek okul, örnek öğrenci&#8217; başlığında 74 yazı, haber, yorum yer alıyor. Bunu 30 haber ve yazıyla &#8216;diğer&#8217; kategorisi izliyor. İmam hatiplerin ne olduğundan çok ne olmadığı ve kendini anlatma üzerine kurgulanan yazı, haber ve yorumlar &#8216;Savunma&#8217; başlığı altında yer alıyor. Bu alanda da 31 haber ve yazı bulunuyor. Okullardaki &#8216;eğitim kalitesi&#8221; hakkında 24 haber, yazı ve yorum yayınlanmış. Öğrencilerin bilimsel başarılarına ise 10 haber, yazı ve yorumda yer veriliyor.</p>
<p><strong>Ayrımcı dil kullanımı yaygın</strong></p>
<p>Raporda, medyadaki nefret söyleminin ve ayrımcı dil kullanımının yıllardır imam hatip okulları ve imam hatiplileri hedef aldığı vurgulanarak, 2017 yılına ilişkin yapılan araştırmada 11 yayın organında bu yönde 79 haber, köşe yazısı, analizin bulunduğu belirtildi. &#8220;Dindar ve kindar nesil&#8221; kavramının imam hatip okullarının anılması ile birlikte 18 kez kullanıldığına dikkat çekilen raporda, &#8220;Onu yine &#8216;kindar nesil&#8217; olarak kullanım takip ediyor. 6 kez de haber, yazı ve yorumlarda &#8216;kindar nesil&#8217; kullanılmış. 5 ayrı yerde imam hatip kavramıyla beraber &#8216;IŞİD&#8217; kavramı geçiyor ve kullanımlar genel olarak benzetme içeriyor. &#8216;Arka bahçe&#8217; kavramı metinlerde 4 kez kullanılıyor. &#8216;Gerici eğitim&#8217;, &#8216;gerici müfredat&#8217;, &#8216;militan&#8217;, &#8216;mahkum edilmek&#8217;, &#8216;dininin ve kininin davacısı&#8217; kavramları da ikişer kez geçiyor.  İmam hatiplilere yönelen ayrımcı dil ve nefret söylemi çerçevesinde metinlere baktığımızda çok geniş yelpazede ve saldırgan bir dil karşımıza çıkıyor&#8221; ifadelerine yer verildi.</p>
<p><strong>Başarılar daha az yer buluyor</strong></p>
<p>Raporda, imam hatip okullarının bilimsel başarı örneklerini işleyen haberlerin ve yazıların diğer kategorilerden daha az yer bulduğu aktarılarak, geleneksel ve ana akım medyanın bu okulların güzel yanlarını görmekten ziyade aksayan yanlarını haber yapmayı ve bunlar üzerinden imam hatiplere yüklenmeyi tercih ettiği aktarıldı. Raporda, proje okullarla birlikte imam hatip liselerinde hem sporda hem sanatta hem fen bilimlerinde hem de sosyal bilimlerde başarılı öğrenciler ve başarılı okulların sayısının artış gösterdiği ve bu olumlu gelişmelerin kısmi de olsa medyanın diline haber ve yazılara da yansıyacağı kaydedildi.</p>
<p><strong>Olumlu haberler de yapılıyor</strong></p>
<p>Gazetelerde olumsuz haberlerin çokluğuna rağmen olumlu haber ve yazıların bulunduğu belirtilen raporda, &#8220;Haber ver yazılarda, kişisel olarak bir başarıya imza atmış veya kişisel olarak bir sosyal sorumluluk meselesinde yer almış öğrenciler ile yine sosyal sorumluluk projelerine öğrencileri teşvik eden okullar yer alıyor. Bu kategoride hepsi olumlu sayılabilecek 74 haber ve yazı yer alıyor&#8221; ifadelerine yer verildi. Raporda imam hatip okullarının sayısının ve sınavdaki başarılarının, bu okullara bütçeden ayrılan pay üzerinden yapılan haberler ve yazılan yazıların baz alındığı belirtilerek, şunlar kaydedildi: &#8220;Burada imam hatiplerin üniversiteye girişteki başarısı tartışılırken bazı yayın organlarında diğer liseler ve meslek liseleriyle bir kıyaslama yapılarak bu oran &#8216;başarı&#8217; veya normal bir durum olarak görülürken, bazı yayın organlarında yer alan haberlerde ise sadece imam hatipler üzerinden bir değerlendirme yapılarak imam hatiplerin üniversiteye girişte başarısız oldukları işleniyor. Yine imam hatiplere ayrılan bütçe, okul ve öğrenci sayıları da baz alınarak eleştiriliyor.&#8221;</p>
<p><strong>Eğitimde gençler söz sahibi olmalı</strong></p>
<p>Bir yılı içeren ve 5 bin 309 gazete haberi üzerinden gerçekleştirilen araştırmanın sonuç kısmında şu değerlendirmede bulunuldu: &#8220;Basınla ilgili, basın kuruluşlarının neyi yapmaması gerektiği ya da ülkenin bir eğitim kurumuyla ilgili haber yaparken hangi hassasiyetlere riayet etmeleri gerektiği ortaya çıkarken, yaşı küçük çocuklar ve daha 18 yaşını doldurmamış gençler hakkındaki olumsuz, ötekileştirici ve kişilik haklarını zedeleyen yayınlar yapılmaması gerektiği bir kez daha teyit edildi. Eğitim üzerine çalışmalar yapan özelde ise imam hatiplerle ilgilenen bir dernek olarak ÖNDER&#8217;in önümüzdeki dönemlerde hangi konular üzerine eğilmesi gerektiği de bu taramada ortaya çıktı. Okulların fiziksel ortamının iyileştirilmesinden sonra eğitimcilerin ve eğitimin kalitesinin artırılması, eğitimde gençlerin söz sahibi olmaları, inisiyatif almaları, kendi ayakları üzerinde durmaları, ülkelerinden sonra dünyayı tanıyan ve yorumlama kabiliyeti olan gençlerin yetiştirilmesi hedefi bir kez daha netleşti. Eğitim kalitesi ile birlikte müfredata yapıcı eleştirilerin ve katkıların sunulması, bu konudaki iyileştirmelere destek olunması, öğrencilerin okuma-yazma, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlere katılımlarının desteklenmesi, bilimsel başarıları kadar sosyal konulardaki başarılarının da hesaba katılması, toplumsal olaylarda edilgen değil, daha etken bir konumda yer almaları, sadece ulusal değil uluslararası etkileşimlerde de bulunarak dünya vatandaşlığının geliştirilmesi, öteki anlamıyla ümmet bilincinin yerleştirilmesi gerektiği bu araştırmanın bulgularıyla birlikte de bir kez daha kendini kabul ettirdi.&#8221;</p>
<p><strong>Rapora <a href="https://www.sivilsayfalar.org/portfolio/onder-vakfi-medyanin-imam-hatiplere-bakisi/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz. </strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/13/imam-hatiplere-bakis-arastirmasi-yayimlandi/">İmam Hatiplere Bakış Araştırması Yayımlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan Haklarını Savunmanın, Savunanın Yanında Durmanın Erdemi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/07/insan-haklarini-savunmanin-savunanin-yaninda-durmanin-erdemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Aydagül]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Aug 2017 09:55:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Çağdaş Eğitim Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Demokratikleşme]]></category>
		<category><![CDATA[DİSA]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Bir Sen Türkiye Diyanet Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[ENSAR Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem Çocuk Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İlim Yayma Cemiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan ve Medeniyet Hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsani Yardım Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[ÖNDER İmam Hatipliler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[SABANCI VAKFI TOPLUMSAL GELİŞME HİBE PROGRAMI]]></category>
		<category><![CDATA[seta]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır Ayrımcılık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRGEV]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Gençlik Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=17463</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Umuyorum ki, iktidara yakın sivil toplum kuruluşlarındaki yurttaşlarımız da zamanında bir kesim seküler Türklerin sahip olduğu orantısız güce şimdi onların sahip olduklarının farkındalardır ve yakın tarihin bize bunun güçlü bir demokrasi ve sürdürülebilir bir rejim adına sağlıklı olmadığını öğrettiğini hatırlıyorlardır&#8221; “İnsanlık tüm ulusların üstündedir.”  Bu yazı İstanbul’un iyi okullarından birinde büyük bir duvar görseli olarak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/07/insan-haklarini-savunmanin-savunanin-yaninda-durmanin-erdemi/">İnsan Haklarını Savunmanın, Savunanın Yanında Durmanın Erdemi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Umuyorum ki, iktidara yakın sivil toplum kuruluşlarındaki yurttaşlarımız da zamanında bir kesim seküler Türklerin sahip olduğu orantısız güce şimdi onların sahip olduklarının farkındalardır ve yakın tarihin bize bunun güçlü bir demokrasi ve sürdürülebilir bir rejim adına sağlıklı olmadığını öğrettiğini hatırlıyorlardır&#8221;</strong></p>
<p>“İnsanlık tüm ulusların üstündedir.”  Bu yazı İstanbul’un iyi okullarından birinde büyük bir duvar görseli olarak karşıma çıktı. Sonrasında, aynı yazının Boğaziçi Üniversitesi’nin içinde Bebek’e inen yokuşta, taştan bir bankın üzerinde de yazdığını öğrendim. Bu güçlü ifade, bana, İkinci Dünya Savaşı’nın yıkımı sonrasında Birleşmiş Milletler çatısı altında bir araya gelen ulusların ortak olarak İnsan Hakları Beyannamesi üzerinde anlaşmasını hatırlattı. Bu ortak beyanname üzerinde yıllar içinde inşa edilen uluslararası insan hakları çerçevesi, ulusların tüm insanlık adına gerçekleştirdiği çok değerli bir kazanım oldu. Türkiye ise ilk yıllarından bu yana uluslararası insan hakları çerçevesinin içindeydi ve özellikle Avrupa Birliği’ne (AB) adaylık sürecinde ulusal mevzuatını iyileştirdi, kamu kurumlarının kapasitesine yatırım yaptı ve insan hakları alanında uluslararası saygınlığını artırdı. Hiç kuşkusuz ki, ülkemizdeki insan hakları savunucularının 1980 darbesine ve artçı sarsıntılarına da göğüs gerdikten sonra verdikleri mücadele, demokrasi ve hak kazanımlarında çok etkili oldu. <strong>Buradan, ülkemizin hak mücadelesinde emeği geçen ve bu yolda bedel ödeyen herkese saygı ve minnetimi iletiyorum.</strong></p>
<p><span id="more-17463"></span></p>
<p>Türkiye’de insan hakları alanında ve demokratikleşme yolunda sağlanan iyileşme hukukun üstünlüğünün kuvvetlenmesiyle beraber gerçekleşti ve sivil toplumun da güçlenebileceği bir alanın oluşmasına katkıda bulundu. Aralık 1999’da AB adaylığımızın resmileşmesi, Ekim 2005’te müzakerelerin başlaması, askerin 27 Nisan 2007 muhtırasının etkisiz bırakılması ve sonrasında sayın Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesiyle devam eden süreçte, Türkiye’de rejim sivilleşirken sivil toplum da güçleniyordu. 2007 yılını referans aldığımda sivil toplum alanındaki güç dengesinin henüz arkasında özel sermaye desteği olan ve ana akım konulara odaklanan (çocuk, eğitim, sağlık, sanat) seküler Türkler lehine olduğunu, bunun da o kitlenin geçmişten taşıdığı avantajlardan dolayı oluştuğunu düşünüyorum. İslami, Alevi, Kürt, Roman, LGBTİ, engelli birey ve kitlelerin ve örneğin çevre alanındaki girişimlerin sivil toplum yapılanmaları ise Avrupa Birliği adaylık sürecindeki demokratik reformlar ve demokratik normalleşmeyle beraber yavaş yavaş güçleniyordu.</p>
<p><strong>Sivil toplumun -kısa süreli- kapsayıcı şekilde güçlenmesi </strong></p>
<p>2008 &#8211; 2011 arasında yaşadığımız olaylarla (örneğin Ergenekon ve Balyoz davaları) hukukun üstünlüğüne ve adalete ciddi bir gölge düşerken, demokratikleşme de sekteye uğradı. Sivil toplum açısından kötü ve iyinin beraber gerçekleştiğine tanıklık ettik. Kötü olan, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Çağdaş Eğitim Vakfı gibi seküler sivil toplum kuruluşlarının haksız suçlamalar altında kalması ve hak ihlallerine uğramasıydı. İyi olan ise sivil toplumdaki güçlenmenin daha kapsayıcı bir hal almasıydı: Muhafazakar insani yardım hareketleri (örneğin <a href="https://www.ihh.org.tr" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İnsani Yardım Vakfı),</a> büyümeye, kuvvetli kurumsal yapılar oluşturmaya ve uluslararası faaliyetlere başladı; muhafazakar ve Kürt düşünce kuruluşlarının (örneğin <a href="http://setav.org" target="_blank" rel="noopener noreferrer">SETA</a> ve <a href="http://disa.org.tr" target="_blank" rel="noopener noreferrer">DİSA</a>) görünürlüğü arttı ve yenileri kuruldu; Aleviler, Romanlar, engelliler, LGBTİ ve diğer hak ihlali yaşayan grupların aktivizm ve savunuculuk çalışmaları güçlendi (örneğin <a href="http://www.sifirayrimcilik.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Sıfır Ayrımcılık Derneği</a>) ve daha çok görünürlük kazandı; kolektif çalışmalar arttı ve farklı birey ve gruplara yönelik ayrımcılık odağa alındı (örneğin <a href="http://tarihvakfi.org.tr/HaberDetay/turkiyeegitimsistemindeayrimcilikraporuaciklandi!/4054" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Türkiye’de Eğitim Sisteminde Eşitliğin İzlenmesi Projesi</a>); yerel girişimler güç kazandı; ve sivil topluma yönelik fon ve desteklerde (örneğin <a href="http://www.sabancivakfi.org/tr/sosyal-degisim/acik-cagrili-hibe-programi" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Sabancı Vakfı Toplumsal Gelişme Hibe Programı</a>) çeşitlenme ve artış oldu. Bu kapsayıcı gelişme, “bir dönem için” sivil toplumun çoğulcu bir çerçevede güçlenmesini sağladığından çok değerliydi.</p>
<p>Temmuz 2011 seçimleri sivil toplum alanında yaşadığımız kapsayıcı ve olumlu gelişmede olumsuz bir dönüm noktası oldu. O “bir dönem” için daha eşit bir dengeye oturan fırsat avantajı hızlı bir şekilde iktidara yakın sivil toplum kuruluşları lehine dönüştü ve bu kuruluşlar genişlemek ve gelişmek için çok elverişli bir ortama sahip oldu. Seçimlerin ardından iktidarın söylem ve politikalarına yansıyan kültürel ideoloji hızlı şekilde kamunun uygulamalarına yansıdı. Bu değişim özellikle “dindar nesil” söylemi sonrasında eğitimde çok görünür bir şekilde gerçekleşti. Kamuoyu nezdinde <a href="http://www.mebpersonel.com/meb/egitim-gonullusu-stklardan-bakan-avciya-ziyaret-h189253.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">ön plana çıkan</a> kurumlara bakıldığında <a href="http://www.ensar.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">ENSAR Vakfı</a>, <a href="http://www.iyc.org.tr" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İlim Yayma Cemiyeti</a>, <a href="http://www.onder.org.tr/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">ÖNDER İmam Hatipliler Derneği</a>, <a href="http://imh.org.tr/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İnsan ve Medeniyet Hareketi</a>, <a href="http://www.tugva.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Türkiye Gençlik Vakfı</a> ve <a href="http://www.turgev.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">TÜRGEV</a> gibi sivil toplum kuruluşları çok hızlı büyüyorlar, Türkiye’nin eğitim tarihinde eşi az görülmüş bir lobi gücüne sahipler ve okullardaki öğrencilere diğer kurumlara göre çok daha rahat erişiyorlar (en yakın örneği için <a href="http://www.hurriyet.com.tr/mebden-ensar-protokolu-40534320" target="_blank" rel="noopener noreferrer">bu habere</a> bakabilirsiniz). Bu kurumların arasında bir kamu vakfı olan <a href="http://www.diyanetvakfi.org.tr/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Türkiye Diyanet Vakfı</a> da var.  Öte yandan sendikalar arasında üye sayısı hızla artan <a href="http://www.ebs.org.tr" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Eğitim-Bir Sen</a> örneğinde görülebileceği gibi genişlemeyi izleyen süreçte gelişmeye de iyi bir örnek oluşturan nitelikli AR-GE (örneğin <a href="http://www.ebs.org.tr/ebs_files/files/yayinlarimiz/egitim_izleme_raporu.pdf.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Eğitime Bakış 2016</a>) ve iletişim çalışmaları son zamanlarda sık sık karşımıza çıkıyor. Eğitim-Bir Sen’in savunusunu ve lobisini yaptığı fikirler MEB nezdinde etkili oluyor.</p>
<p><strong>Tarih gücün hareketinin hikayesidir*</strong></p>
<p>İktidara yakın muhafazakar sivil toplum kuruluşlarının güçlenmesini sivil toplum kapsayıcılığı adına bir kazanç olarak ve bu gücüyle kamuya nüfuzunun artmasını olağan görmek mümkün. İzleyebildiğim kadarıyla birçok ülkede (örneğin ABD, Almanya, Gürcistan, Hırvatistan, İngiltere, Sırbistan) iktidardaki ideolojiye yakın sivil toplum kuruluşları benzer bir “etki ve erişim” ayrıcalığı yaşarlar; bu dönemsel ayrıcalıklar kamu-sivil toplum etkileşiminin doğasında vardır. Ayrıca, Eğitim-Bir Sen örneğinde görüldüğü gibi ideolojik fikrin artık kanıtla buluşmuş hali, veri temelli tartışmalar için önemlidir. Ancak, söz konusu ayrıcalıklar ülkemizde o kadar dengesiz ve anti-demokratik bir yere geldi ki bu tür bir değerlendirme artık havada kalıyor. Sivil toplumda bir kesim iktidara yakın durmanın sonucu olarak böylesine bir ayrıcalığa sahipken, devletin diğerleri üzerindeki baskısı hem Türkiye’nin geride bıraktığını umduğumuz zayıf demokrasi günlerini hatırlatıyor hem de benzer politikalar bugün ancak otoriter rejimlerde (örneğin Azerbaycan ve Rusya’da) görülüyor. Eğer bir sendika (Eğitim-Bir Sen) güçlenir ve büyürken diğeri (<a href="http://egitimsen.org.tr/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Eğitim-Sen</a>) baskı altında varoluş mücadelesi veriyorsa, okullar iktidara yakın sivil toplum kuruluşlarına açık kapı politikası uygularken diğer kuruluşlar etkisizleştiriliyorsa, bürokrasi sivil toplumu “bizden ve bizden olmayanlar” diye ayırmaya başladıysa, burada iktidara yakın sivil toplumun GONGO’lara (kamu tarafından organize edilen ve desteklenen sivil toplum kuruluşları için kullanılan İngilizce kısaltma) dönüşmekte olduğunu görme zamanı gelmiş demektir.</p>
<p>Özellikle muhalif sivil toplum üzerindeki baskıların insan hakları alanına sıçraması ideolojik duruşumuz ve iktidarla ilişkimiz ne olursa olsun hepimiz için üzerinde -en azından- düşünmemiz gereken yeni bir eşiktir. Ne yazık ki geçtiğimiz bir yıldır adaletin tartısının iyice bozulduğuna tanıklık ediyoruz. Türkiye’de çocuk hakları savunuculuğu yapan yetkin ve kapsayıcı Gündem Çocuk Derneği gibi bir kurumun OHAL kapsamında hiçbir hukuk süreci işletilmeden kapatılması, çocuk hakları savunucuları arkadaşlarımıza yapılan bu adaletsiz müdahale hepimizin vicdanında bir yara bırakmış olmalı. Son olarak insan hakları savunucularının tutuklanması karşısında ise ülkemiz yeni bir dibi gördü. Bu ülkenin tarihinde kimliği ve görüşü ne olursa olsun herkes için hak mücadelesi yapmış insanlar ile “terörist” ifadesinin aynı cümle içinde anılmasına kalbimiz acıyarak hayret ediyoruz. Geldiğimiz noktada, yıllar içinde kolektif olarak inşa ettiğimize kendimizi inandırdığımız “Türkiye’nin başarı hikayesi,” onu taşıyan temel sütunlar olan insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokratikleşme kazanımlarıyla beraber çöküyor.</p>
<p><strong>İnsan hakları tüm farklılıklarımızı kapsar</strong></p>
<p>Böyle bir dönemde <a href="https://www.sivilsayfalar.org/"><strong>Sivil</strong></a> <a href="https://www.sivilsayfalar.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Sayfalar</strong></a>’da yazmanın ruh hali bir garip oluyor. Bir yandan her geçen gün artan bir iç sıkıntısı var, diğer yandan son yazımda değindiğim gibi “hepimizin olaylar karşısında yaşadığımız duygusal iniş çıkışları kontrol edip, gidişatı değiştirmek için olayları anlamlandırmaya, çağın gereksinimlerine uygun düşünmeye ve davranmaya ihtiyacımız” olduğuna inanıyorum. Bunlar birbirlerini dışlamıyor, sadece duygularımızı yaşarken içgüdülerimizi dinlemeyi ve aklımızı yapıcı olarak kullanmayı öneriyorum. Buradan bakınca, tüm olumsuzluklara rağmen ülkemizdeki sivil toplum mücadelesine güvenim ve inancım tam, çünkü bunun örneklerini de görüyorum ve <a href="https://www.sivilsayfalar.org/author/batuhan-aydagul/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Sivil Sayfalar’da</a> yazıyorum.</p>
<p>Umuyorum ki, iktidara yakın sivil toplum kuruluşlarındaki yurttaşlarımız da zamanında bir kesim seküler Türklerin sahip olduğu orantısız güce şimdi onların sahip olduklarının farkındalardır ve yakın tarihin bize bunun güçlü bir demokrasi ve sürdürülebilir bir rejim adına sağlıklı olmadığını öğrettiğini hatırlıyorlardır. İçinde bulunduğumuz koşullarda bunu yüksek sesle söyleyemeseler bile en azından bu olumsuz durumun farkında olanlarla konuşalım, dertleşelim, elimizden geldiği kadar sivil köprüleri tutmaya gayret edelim. Tarih boyunca gücün ve iktidarın el değiştirdiğini bilerek o değişimlerde daha güçlü durabilecek bir sivil toplum omurgası inşa edelim.  Bugün, dünyanın farklı milletlerinden ulusların kendileri üstünde bir insan hakları rejimi kurabildiğini hiç unutmadan, aynı vatanda yaşayan ve sivil toplum kuruluşlarında farklı görüşlerle, gönlümüzle çalışan insanlar olarak, din, dil, ırk, renk, bedensel farklıklık vb. ayırt etmeden, herkes için var olan insan haklarına ve o hakların savunucularına sahip çıkma günü. Ülkenin tam ortasında yıllardır sürekli kırılarak toplumsal trajedilere yol açan fay hattının tamiri başka türlü mümkün olmayacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>*Joshua Cooper Ramo, <a href="https://books.google.com.tr/books/about/The_Seventh_Sense.html?id=Vw0rjgEACAAJ&amp;source=kp_cover&amp;redir_esc=y"><em>Seventh Sense</em></a> kitabından</p>
<p>Ana görsel AK Parti&#8217;nin <a href="https://www.akparti.org.tr/site/haberler/sivil-toplum-kuruluslari-ile-is-birligini-gelistirmek-amaciyla-yeni-bir-sis/87976#1" target="_blank" rel="noopener noreferrer">sayfasından</a> alınmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/07/insan-haklarini-savunmanin-savunanin-yaninda-durmanin-erdemi/">İnsan Haklarını Savunmanın, Savunanın Yanında Durmanın Erdemi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
