<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>müzik arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/muzik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/muzik/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 Mar 2021 07:11:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>müzik arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/muzik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Pandemi Yalnızca Ekonomik Olarak Değil Kültürel Fakirlik de Yarattı”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/22/pandemi-yalnizca-ekonomik-olarak-degil-kulturel-fakirlik-de-yaratti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2021 07:11:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Müzik Kültürleri Derneği']]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[İlkay Akkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[lavanta]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=67405</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anadolu Müzik Kültürleri Derneği'nin, müzik emekçileri için düzenlediği dayanışma kampanyasına yetiştirdiği lavantaların ilk hasadıyla katılan sanatçı İlkay Akkaya, “Pandemi yalnızca ekonomik olarak değil, kültürel anlamda da büyük bir fakirlik yarattı.” Dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/22/pandemi-yalnizca-ekonomik-olarak-degil-kulturel-fakirlik-de-yaratti/">“Pandemi Yalnızca Ekonomik Olarak Değil Kültürel Fakirlik de Yarattı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar Belediyesi’nin Turgut Köyü’nü lavanta üretimi için pilot bölge olarak atamasıyla üretime başladığını belirten İlkay Akkaya, üretimin zamanla arttığını belirtiyor. Emine Sevilgen ile birlikte başladıkları üretimin 500 fideyi aştığını söyleyen İlkay Akkaya, lavantanın dışındaki tarımsal üretimini ise şöyle anlatıyor: “Kendimize yetecek kadar domates, biber, patlıcan, kabak, hıyar, roka, pazı, maydanoz, nane, biberiye yetiştiriyoruz. Zeytin ve badem dışında çeşitli meyve ağaçlarımız var. Daha bebekler fakat. Sumak ağacımız bile var; Siirt&#8217;ten geldi, Seferihisar&#8217;a yerleşti. Emine Siirtli olduğu için fıstık ağacı da getirdi. Ağaç ve çiçek popülasyonu sürekli çeşitleniyor. Bir kez elinize kazma kürek alınca durmak mümkün olmuyor.”</p>
<h5><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-67407" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ilkay-akkaya-lavanta-2-640x640.jpg" alt="“Pandemi Yalnızca Ekonomik Olarak Kültürel Fakirlik de Yarattı” " width="360" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ilkay-akkaya-lavanta-2-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ilkay-akkaya-lavanta-2-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ilkay-akkaya-lavanta-2-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/ilkay-akkaya-lavanta-2.jpg 1080w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" />Pandemi Müzisyenleri İki Yönlü Etkiledi</strong></h5>
<p>Lavanta hasadıyla Anadolu Müzik Kültürleri Derneği&#8217;nin pandemiden dolayı mağdur olan müzik emekçileri için oluşturduğu dayanışma kampanyasına katılan Akkaya, pandeminin müzik emekçileri için oluşturduğu durumu şöyle değerlendiriyor: “Bir müzisyen için işin çok ötesindedir müzik. Yalnızca ekmeğimizi kazandığımız bir iş değil, kendimizi ifade ettiğimiz, duygularımızı paylaştığımız bir araçtır öncelikle. Bu alanın dışında kalmak yalnızca müzisyenler değil, tüm kültür ve sanat emekçilerinde büyük bir boşluk yarattı. Ekonomik bunalım için devletin hiçbir şey yapmaması travmatik bir sonuç oluşturdu. Bazı meslek birliklerine üye olanlara koşullu olarak komik ödemeler yapıldı ama hiçbir örgütlülüğü olmayan büyük çoğunluk tamamen yalnız bırakıldı.”</p>
<p>Pandeminin yalnızca ekonomik olarak değil, kültürel anlamda da fakirlik oluşturduğunu kaydeden Akkaya, “Bütün bunlar olurken iktidar sahipleri pervasızca kalabalıkları toparlayıp salgını tekrar büyütürken, kültür ve eğlence faaliyetleri hep kısıtlandı. Bu haksızlığı unutmayacağız.&#8221; dedi. “Varoluşumuza saldıran yalnızca virüs değil” diyen Akkaya, sağlık emekçileri başta olmak üzere emeği ile geçinenler ve işsizlerin yalnızlığa terk edildiğini belirterek, “Hak savunan tüm kişiler ve kurumlar saldırı altında bugün. Yapacağımız şey, yaşam hakkı ve ifade özgürlüğü gibi iki temel hak etrafında birleşik bir muhalefet örgütlemek ve bu cepheyi asla terk etmemek. Başka yolu yok.” Diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/22/pandemi-yalnizca-ekonomik-olarak-degil-kulturel-fakirlik-de-yaratti/">“Pandemi Yalnızca Ekonomik Olarak Değil Kültürel Fakirlik de Yarattı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Erbane Yaşanmışlıkların Kültürü…”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/16/erbane-yasanmisliklarin-kulturu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Apr 2018 11:54:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[müzik dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Taj Kürdistani]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=25919</guid>

					<description><![CDATA[<p>TRT Kürdi’de program yapan dünyaca ünlü erbane sanatçısı Seyed Tajedin Hosseini, erbanenin Kürt müziğinde önemli bir yeri olduğunu belirterek, “Kürt müziğinde dini ve ilahi ve tasavvuf ritimlerle, kültürel ritimlerde erbane kullanılıyor. Örneğin düğünde farklı, cenazede farklı ritimlerimiz var. Bir taraftan da nota, müziğin teorisi, bilimi tüm bunları karma yapıp bir armoni oluşturmaya çalışıyorum.” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/16/erbane-yasanmisliklarin-kulturu/">“Erbane Yaşanmışlıkların Kültürü…”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ne zamandan beri <img decoding="async" class=" wp-image-25921 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/IMG-20180412-WA0008-640x360.jpg" alt="" width="396" height="223" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/IMG-20180412-WA0008-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/IMG-20180412-WA0008-1024x576.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/IMG-20180412-WA0008-1280x720.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/IMG-20180412-WA0008-610x343.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/IMG-20180412-WA0008-320x180.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/IMG-20180412-WA0008.jpg 1600w" sizes="(max-width: 396px) 100vw, 396px" />Türkiye’desiniz?</strong></p>
<p>Askerden sonra benim için hayat çok daha farklılaşmıştı. Tahran’da 5 yıl yaşadıktan sonra, bir süre de Irak’ta yaşadım  ve orada çok değerli müzisyenlerle çalıştım. Daha sonra Türkiye’ye geldim. İlk geldiğimde bir kelime bile Türkçe bilmiyordum ama Kürtçe’yi iyi bildiğimden, iletişimimi bu sayede yapabildim. Beş buçuk yıldır Türkiye’deyim. Ankara’da yaklaşık 70 kadar öğrencime erbane eğitimi vermeye ve tarihini anlatmaya devam ediyorum.</p>
<p><strong>Kendinizi tanıtır mısınız? Erbaneye (def) ilginiz nasıl başladı?</strong></p>
<p>İranlıyım. Şehrim Sina, ailem İran’da yaşıyor. Benden büyük üç erkek kardeşim var. Ailem tasavvufla, dinle irfanla çok ilgilenirdi. Kadiri tarikatine mensuptu, zikirlerde erbanenin önemi büyüktür. Üç abim de erbane çalardı ve ben de böylece  çocukluğun da verdiği istekle 4 yaşında aldım elime erbaneyi. O yaşlarda işin felsefi boyutunu düşünemeden sadece hoşuma gittiği için öğrenmek istiyordum. Erbaneyi öğrenebilmek için abilerim ne yapıyorsa aynısını yapmaya çalıştım. Örneğin onlar dergaha gitti ben de gittim, onlar zikir yaptı ben de yaptım. Dergah erbane için anne gibidir, çok önemlidir. Aynı zamanda hocam da olan Bahattin abim hepimizden profesyonel çalardı. Abim, tasavvufla, Ku’ran, tefsir, Kürtçe, Farsça, Arapça edebiyatla ilişkisi olan donanımlı bir insandır. Erbane konusunda da gayet profesyoneldir. Ondan çok şeyler öğrendim. 4 yaşında sadece hoşuma gittiği için başladığım erbane, zamanla yerini ruhuma dokunan, hayatımın çok önemli bir parçası halini aldı.</p>
<p>Sonrasında festivallere katıldım konserler verdim gruplarla çaldım. Bu konuda birçok yerden ödüller almama rağmen yine de kendimde eksiklik hissediyordum. Dergahta çalarken erbaneyi nota ile  müzik teorisine dayandırmıyorduk. Orada sadece figürlar vardı  yani ritim ve hikayeler ve aslında o yoksa bence erbane de yoktur. Bu dünyada yaşıyor isek ve her  ne yapıyorsak yapalım, mutlaka bilinçli yapmalıyız. Araştırmalı ve öğrenmeliyiz diye düşünüyordum. On yedi on sekiz yaşlarındayken nota öğrenmek için Sine’den 8 saatlik yolculukla Tahran’a gidiyordum. Orada birçok değerli müzisyenlerle çalıştım hem de eğitim aldım. Eski ve yeni ritimler için nota yazdım.</p>
<p><strong>Erbane’nin ilk çıkış yeri neresidir? </strong></p>
<p>Tam olarak şurası diyemeyiz ama Mezapotamya’da doğmuştur.Yaklaşık 15 bin yıl önce  yapılmış bu enstrüman. Sümer uygarlığı zamanında belki de öncesinde erbane keşfedilmiş. Zaman içerisinde çok değişikliğe uğramış olmasına rağmen, ritim aynen devam eder. Bugün de ritim ile çalınmaya devam ediyor. O dönemlerde  nota ve ya kayıt olmamasına rağmen ailelerde, baba oğul silsilesi ile devam etti.</p>
<p><strong><img decoding="async" class=" wp-image-25922 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/IMG-20180412-WA0010-640x427.jpg" alt="" width="404" height="269" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/IMG-20180412-WA0010-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/IMG-20180412-WA0010-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/IMG-20180412-WA0010-1280x853.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/IMG-20180412-WA0010-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/IMG-20180412-WA0010-320x213.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/IMG-20180412-WA0010.jpg 1440w" sizes="(max-width: 404px) 100vw, 404px" />Erbanenin tarihiyle ilgili yazdığınız kitap ne aşamada<span style="font-weight: 400;">?</span></strong></p>
<p>Kitap bitti şu an basım aşamasında. Dört kısımdan oluşuyor. İlk kısım ritim ve erbane tarihinden bahsediyor. İkinci kısmı, tarih, felsefe, kültürel  hikayeleri anlatır. Kitapta enstrümanla ilgili nereden ve nasıl geldiği, bu süreçlerde neler yaşandığı ile ilgili  belgeler var. İnsanın eliyle yaptığı ilk enstrüman erbanedir. Ondan sonra nefesli enstrümanlar olmaya başladı. Tarihi bu kadar eskilere dayanan erbanenin neden dört tane ritim tarihi yoktur sorarım. Neden ritim makamlarımız yok peki? Baktığımızda başka enstrümanlar için milyon tane kitap yazıldı. En başından beri kimse erbaneye hakettiği değeri ve emeği vermedi diye düşünürüm hep. Evet öğrendiler ve maalesef öğretirken erbanenin tarihini anlatmadılar, anlatamadılar. Örneğin kültürel olarak çeşitli figürlarımız var. Yılda bir olan ay tutulmasında çaldığımız figür ritimler var, güneş tutulduğunda, ay tutulduğunda, bir genç vefat ettiğinde veya yaşlı vefat ettiğinde değişen ritimlerimiz var erbanede. Savaş zamanı, barış zamanı, düğün zamanları çalınan ritimler ve hikayeleri var. Bunların tümü erbanenin yaşanmışlıkları yani tarihi, yani kültürü. Bir insanı düşünün geçmişini merak eder, dedesini, babaannesini, nereden geldiğini&#8230;  Her ne enstrüman çalıyorsanız, tarihini öğrenmek zorundasınız. Tarihini öğrendikten sonra o enstrümanı daha farklı hislerle ve hakkıyla çalmış olursunuz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/16/erbane-yasanmisliklarin-kulturu/">“Erbane Yaşanmışlıkların Kültürü…”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Entu grubu horonu reggae ile buluşturdu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/27/entu-grubu-horonu-reggae-ile-bulusturdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Evrim Kepenek]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Oct 2017 05:15:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Dosktiko]]></category>
		<category><![CDATA[Entu]]></category>
		<category><![CDATA[Harun Topaloğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Hemşin]]></category>
		<category><![CDATA[Kazım Koyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19591</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaklaşık 10 yıl önce Hemşince’de karşı anlamına gelen &#8216;Entu&#8217; grubunu kuran Harun Topaloğlu, Dosktiko adını verdiği albümü ile popüler Karadeniz melodilerinin yanında, kimi zaman emin adımlarla kimi zaman horon ritimleri çokça kez de reggae tınıları ile ilerliyor. Barış aktivisti David Starr Jordan, hayatın karmaşasının içinde kendine yol açan zorlu patika yolcuları için, “Nereye gittiğini bilen [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/27/entu-grubu-horonu-reggae-ile-bulusturdu/">Entu grubu horonu reggae ile buluşturdu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Yaklaşık 10 yıl önce Hemşince’de karşı anlamına gelen &#8216;Entu&#8217; grubunu kuran Harun Topaloğlu, Dosktiko adını verdiği albümü ile popüler Karadeniz melodilerinin yanında, kimi zaman emin adımlarla kimi zaman horon ritimleri çokça kez de reggae tınıları ile ilerliyor.</h3>
<figure id="attachment_19593" aria-describedby="caption-attachment-19593" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19593 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/10/entu7-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /><figcaption id="caption-attachment-19593" class="wp-caption-text">Harun Topaloğlu</figcaption></figure>
<p>Barış aktivisti David Starr Jordan, hayatın karmaşasının içinde kendine yol açan zorlu patika yolcuları için, “Nereye gittiğini bilen kişiye yol vermek için dünya bir yana çekilir” der. Tıpkı, sevgili Kazım Koyuncu’nun Hemşin Prensi diye seslenerek sahnesine davet ettiği Harun Topaloğlu gibi. Yaklaşık on yıl önce Hemşince’de karşı anlamına gelen &#8216;Entu&#8217; grubunu kuran Topaloğlu, Dosktiko adını verdiği albümü ile popüler Karadeniz melodilerinin yanında, kimi zaman emin adımlarla kimi zaman horon ritimleri  çokça kez de regge tınıları ile ilerliyor.</p>
<p>Topaloğlu, 2006’nın sonlarına doğru ilk olarak Entu Dağaker (karşı çocuklar) olarak sahneye çıktıklarını hatırlatarak, “O çocuklar büyüdü ve sadece karşı olmaya devam etmek istediler. Yani Entu olarak grup adında kısaltmaya geçti ve Entu oldu” diyor. Entu’nun birçok gruptan farkı da dinleyicilerine uzun yıllar canlı performanslar ile ulaşması, yani, uzun yıllar boyunca (on yıl) albüm yapmaması. Bu nedenle de gruba dahil olan ve ayrılan çok sayıda müzisyen oldu. Topaloğlu, “Her birinin emeğine sağlık, her biri bizim için bir dostiko” vurgusunu yapıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-19640 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/10/Screen-Shot-2017-01-03-at-21.58.34.png" alt="" width="334" height="222" />Peki albümü de adını veren dostiko nereden geliyor, dahası ne demek? Topaloğlu, yıllar önce yakın bir  dostunun kendisine dostiko nasılsın demesinden etkilenmiş, hatta ne güzel bir kelimedir diye düşünmüş. Zamanla kendisine dostiko diye seslenen kişiyi daha yakından tanımış ve bu kişinin geçtiğimiz yıllarda yaşamını kaybeden Ömür Kılıçaslan olduğunu anlamış. Topaloğlu, dostiko ve  Ömür Kılıçaslan’ı şöyle anlatıyor:  “Kader bizi bir Ömür ile bir araya getirdi ömrünün son yıllarında. Ömür&#8217;le o kadar sevmiştik ki dostiko lafını sırf duymak için nedensiz telefon görüşmeleri yapardık, dostiko demek için birbirimize. Bir gün dostikoyu aradım açmadı. Asla sesini duymadım, sonrasında acı haber geldi bir sabah. Telefonumun ucunda ki arkadaşım dostiko ‘ne yazık ki dostikoyu kaybettik’ dedi. Olamazdı dostiko yaşamalıydı, bu gerçek olamazdı olmamalıydı ama ne yazık ki, o gerçekle karşılaştık ve yasımızı tuttuk”</p>
<p><strong> </strong><strong>‘Dostiko Kazım Koyuncu’ydu, Ömer Kılıçaslan’dı’</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-19594 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/10/entu3.jpg" alt="" width="306" height="306" />Ömür yaşamını kaybettikten sonra Entu’nun albüm yapma kararı aldığını ve  2.5 ay sonra albüm çıkmaya hazır hale geldiğinde albümün adının henüz belli olmadığını fark ettiklerini anlatan Topaloğlu, “Her an her şeyden anlam çıkarmaya çalışıyor ama hiç bir yere çıkamıyorduk. Yine bir arkadaşım albümün adı ne olacak konuşmamıza kulak misafiri olmuş yanımıza yaklaştı ve ‘Ne tartışıyorsunuz niye dostiko koymuyorsunuz?’ dedi. Biz de bir dakika kadar sessizlik oldu. Herkesin aynı anda hayal baloncuğunda koyunlar atlamaya başladı. Çünkü bizim için, Dostiko; Kazım Koyuncu&#8217;ydu, Ömür Kılıçaslan&#8217;dı, dosttu dost ötesiydi dedik ve albümün adını dostiko koyduk” diyor. İtiraf etmek gerekir ki, Entu’nun yaptığı hem klasik anlamdaki hem de alternatif anlamdaki bilinen Karadeniz müziğinden oldukça farklı. Çünkü tulum ve kemençenin sesinin yanında reggae ya da bir &#8216;ska&#8217; motifi duyuyorsunuz. Toapoğlu bu durumu, “Tam bir reggae ya da tam bir ska yapmıyoruz. Altyapı olarak olarak o motifleri kullanıyoruz. Biz reggae yapmayı denemeye çalışıyoruz. Ben seviyorum reggae müziğini dinlemeyi ve öyle yaşamaya çalışıyorum. Reggae müziğin aksak bir gidişi vardır ritim olarak Karadeniz müziğinde de o vardır. Albümdeki reggae atma sözleri anonim, müziği Entu’ya ait bir bestedir” diye özetliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/27/entu-grubu-horonu-reggae-ile-bulusturdu/">Entu grubu horonu reggae ile buluşturdu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Darüşşafaka Eğitim Kurumları &#8220;kültür yaşam koordinatörü&#8221; arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/24/darussafaka-egitim-kurumlari-kultur-yasam-koordinatoru-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Apr 2017 14:20:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İş İlanı]]></category>
		<category><![CDATA[Basın]]></category>
		<category><![CDATA[Darüşşafaka]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[organizasyon]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=13819</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin eğitim alanındaki ilk sivil toplum kuruluşu olan Darüşşafaka, 154 yıldır “Eğitimde Fırsat Eşitliği”misyonuyla yetenekli, annesi veya babası hayatta olmayan, ailesinin maddi olanakları nedeniyle iyi eğitim alamayan öğrencilere, ortaokul 1.sınıftan başlayarak lise son sınıfa kadar yatılı ve tam burslu, kolej seviyesinde eğitim vermektedir. 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılı için Darüşşafaka Eğitim Kurumları Maslak Kampüsü&#8216;nde &#8221;kültür yaşam koordinatörü&#8221; olarak görevlendirilecek adayların [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/24/darussafaka-egitim-kurumlari-kultur-yasam-koordinatoru-ariyor/">Darüşşafaka Eğitim Kurumları &#8220;kültür yaşam koordinatörü&#8221; arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="genel-nitelikler">
<p>Türkiye&#8217;nin eğitim alanındaki ilk sivil toplum kuruluşu olan Darüşşafaka, 154 yıldır “<strong>Eğitimde Fırsat Eşitliği</strong>”misyonuyla yetenekli, annesi veya babası hayatta olmayan, ailesinin maddi olanakları nedeniyle iyi eğitim alamayan öğrencilere, ortaokul 1.sınıftan başlayarak lise son sınıfa kadar yatılı ve tam burslu, kolej seviyesinde eğitim vermektedir.</p>
<p>2017-2018 Eğitim-Öğretim yılı için <strong>Darüşşafaka Eğitim Kurumları Maslak Kampüsü</strong>&#8216;nde &#8221;k<strong>ültür yaşam koordinatörü</strong>&#8221; olarak görevlendirilecek adayların sahip olmasını beklediğimiz nitelikler:</p>
<p>-Üniversilerin ilgili bölümlerinden mezun,</p>
<p>-MEB tarafından alanına atanmaya yetkin,</p>
<p>-Alanında en az 3 yıl yöneticilik tecrübesine sahip,</p>
<p>-Çağdaş eğitim yöntem ve teknolojilerini kullanabilen,</p>
<p>-Organizasyon becerisi, spor, sanat,müzik birikimi olan,</p>
<p>-Uluslararası eğitim programlarında deneyimli,</p>
<p>-Tercihen yüksek lisans derecesine sahip ve İngilizce bilen,</p>
<h4>İŞ TANIMI</h4>
<p>-Kültür ve yaşam deneyimi bölümü yıllık takvimin hazırlanması, yapılan çalışmaların bu takvime uygunluğunun takip edilmesi,</p>
<p>-Kültür ve yaşam deneyimi alanlarında okulun teknoloji kullanımı stratejisini uygulamaya yansıtması,</p>
<p>-Ders, kulüp, haftasonu etkinlikleri vb. çalışmalar için ilgili bölümlerden geri bildirimlerin alınması, değerlendirilmesi,</p>
<p>-Sorumlu olduğu alan eğitimleri ile ilgili öğretmenlere yönelik seminer, eğitim vb. gelişim çalışmalarının planlanması ve takip edilmesi,</p>
<p>-Ölçme değerlendirme neticesinde; dersler ve sınıflara göre başarının değerlendirilmesi, gereken önlemlerin alınması ve aksiyon planı oluşturulması,</p>
<p>-Ortaokul resmi tören ve özel günlerinin planlanması ve organizasyonlarının yapılması, sosyal medya, basın ve okul web sayfası üzerinden duyulmasını sağlaması,</p>
<p>-Yıllık planlar, ders planları, yöntem ve teknikler, bölüm çalışmaları, materyal standartları ve ölçme-değerlendirme araçlarının belirlenme ve hazırlanmasında ilgili bölümlerin yönlendirilmesi ve çalışmalarının takip edilmesi,</p>
<p>-Öğrencilerin ortaokul yaşamı boyunca kültür ve yaşam deneyimleri portfolyolarının oluşturulup takibinin yapılması.</p>
<p>Ayrıntılı bilgi ve başvuru için <a href="http://www.kariyer.net/is-ilani/darussafaka-egitim-kurumlari-kultur-yasam-koordinatoru-1766768?utm_content=bufferd8d5b&amp;utm_medium=social&amp;utm_source=twitter.com&amp;utm_campaign=buffer" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın</a>.</p>
</div>
<div class="is-tanimi"></div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/24/darussafaka-egitim-kurumlari-kultur-yasam-koordinatoru-ariyor/">Darüşşafaka Eğitim Kurumları &#8220;kültür yaşam koordinatörü&#8221; arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>7 Renk Korosu: Derdimizi müzikle anlatıyoruz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/17/7-renk-korosu-derdimizi-muzikle-anlatiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Ekici]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2017 09:52:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[7 Renk Korosu]]></category>
		<category><![CDATA[Arapça]]></category>
		<category><![CDATA[Farsça]]></category>
		<category><![CDATA[Feminist Forum]]></category>
		<category><![CDATA[feminizm]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem Derin]]></category>
		<category><![CDATA[Gürcüce]]></category>
		<category><![CDATA[Hintçe]]></category>
		<category><![CDATA[homofobi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları savunucusu]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kürtçe]]></category>
		<category><![CDATA[Latince]]></category>
		<category><![CDATA[Lazca]]></category>
		<category><![CDATA[Lubunca]]></category>
		<category><![CDATA[Melis Kabasakal]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Polad]]></category>
		<category><![CDATA[trans]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Zazaca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=13442</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; “Amacımız biraz da değmek, dokunmak, birbirimizden haberdar olmak, bu baskı ortamında birbirimizden kopmamak. Bunu da müzik yoluyla sağlamaya, güçlendirmeye çalışıyoruz. Bugüne kadar birçok yöntemi denedi LGBTİ&#8217;ler ve kadınlar, direnmenin birçok türünü sergilediler. Müzik bunlardan biriymiş, bunu keşfettik biz de.”  Mersin’deki 7 Renk LGBT Derneği’nin organize etmesiyle kurulan 7 Renk Korosu aynı zamanda Türkiye’nin ilk [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/17/7-renk-korosu-derdimizi-muzikle-anlatiyoruz/">7 Renk Korosu: Derdimizi müzikle anlatıyoruz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><strong>“Amacımız biraz da değmek, dokunmak, birbirimizden haberdar olmak, bu baskı ortamında birbirimizden kopmamak. Bunu da müzik yoluyla sağlamaya, güçlendirmeye çalışıyoruz. Bugüne kadar birçok yöntemi denedi LGBTİ&#8217;ler ve kadınlar, direnmenin birçok türünü sergilediler. Müzik bunlardan biriymiş, bunu keşfettik biz de.”</strong></p>
<p><strong> </strong>Mersin’deki 7 Renk LGBT Derneği’nin organize etmesiyle kurulan 7 Renk Korosu aynı zamanda Türkiye’nin ilk LGBT korosu. 11 dilde şarkılar seslendiren ve müziği dayanışmanın bir yöntemi olarak kullandıklarını belirten 7 Renk Derneği’nden Gizem Derin’le koronun öyküsünü konuştuk. Melis Kabasakal, Özlem Polad da 7 Renk Korosu’nun kendileri için anlamını paylaştılar.</p>
<p><strong>-Koro fikri nasıl çıktı?</strong></p>
<p>7 Renk Koro&#8217;nun kurulmasına geçen yıl ekim ayında başladı. OHAL sürecinin üzerimizde yeni yeni etkilerini göstermeye başladığı süreçlerdi. Açık alanlardan çok kapalı alanlara insanların geri çekildiği dönemlerdi. Bir arada olmaya ihtiyacımız vardı. İlk başlarda amacımız bir arada olmaktı. Haftanın en azından bir günü birlikte olup terapi olarak, birbirimize iyi gelip şarkı söyleyerek, müziği kullanarak rahatlamayı amaçlamıştık. Sonrasında fark ettik ki, birbirimize iyi gelmenin yanı sıra güzel de bir dert anlatma aracı müzik. O yüzden, nasıl yapabiliriz, nasıl edebiliriz üzerinde kafa yormaya sonradan başladık. Tırnak içinde kurumsallaşmaya başladı diyebiliriz. Sonrasında yalnızca LGBTİ korosu değil. Hem kadınların, hem LGBTİ&#8217;lerin, insan hakları savunucusu bir çok kadının da yer aldığı bir koro. Farklı örgütlerden, farklı hareketlerden arkadaşlarımız var, öyle de renkli. Sonrasında, bu kadar renkli ve çeşitliyken, haliyle dertler de fazla ve çeşitli, tek dilde olmaz dedik ve 11 dilde, söyleyebildiğimiz tüm dillerde, şarkılar söylemeye başladık. Zazaca, Kürtçe, Arapça, Gürcüce, Lazca, Farsça, Türkçe, Hintçe, Latince yani bir çok dilde, toplamda 11 dilde şarkı söylüyoruz. Bu 11 dilin biriside Lubunca, yani eşcinsel ve transların yıllardır Türkiye&#8217;de kullandıkları bir jargon.</p>
<p><strong>-Repertuar seçiminde neye dikkat ediyorsunuz?</strong></p>
<p>Genelde kadın temalı şarkılar söylüyoruz, dikkat ediyoruz ne söylediğimize yani. Şarkıların içinde nefret söylemi, cinsiyetçilik olmamasına özen gösteriyoruz. Uyarladığımız şarkılar da var. Mesela &#8220;Hayır&#8221;. Kendi gündemimize de &#8220;Keçe Kurdan&#8221; şarkısından uyarladığımız bir &#8220;hayır&#8221; şarkımız var. Burada da kadınların ve LGBTİ&#8217;lerin neden &#8220;hayır&#8221; dediğini anlatmaya çalıştık.</p>
<p><strong>-Grubun üyeleri kimlerden oluşuyor?</strong></p>
<p>Her yaştan, her etnik kimlikten, her cinsel ve cinsiyet yöneliminden insanlar var, kadınlar ve LGBTİ&#8217;ler oluşturuyor. Haftanın bir günü bir araya geliyoruz. Yan bir örgütlenme alanı koro bizim için. Önce bir arada olup kimin ne derdi, ne sorunu, ne sıkıntısı var, onları konuşuyoruz. Bu bağı da sıkı tutmaya çalışıyoruz. Yalnızca şarkı söylemek için bir araya gelmiyoruz. Bu süreçte aramızda tutuklananlar, gözaltına alınanlar, ailesiyle sorun yaşayanlar, özel hayatında sorunlar yaşayanlar oldu, bunları nasıl aşabiliriz diye düşünüp, birazcık dert ediniyoruz. Amacımız biraz da değmek, dokunmak, birbirimizden haberdar olmak, bu baskı ortamında birbirimizden kopmamak. Bunu da müzik yoluyla sağlamaya, güçlendirmeye çalışıyoruz. Bugüne kadar bir çok yöntemi denedi LGBTİ&#8217;leiler ve kadınlar. Direnmenin bir çok türünü sergilediler. Müzik de bunlardan biriymiş, bunu keşfettik biz de.</p>
<p><strong>-Koro olarak hangi etkinliklere katıldınız şimdiye kadar?</strong></p>
<p>Koroyu kurduktan sonra iki defa Ankara&#8217;ya gittik. Birinde Quir Fest açılışında sahne almıştık. Ardından Ankara&#8217;da Feminist Forum&#8217;da, Kadın Kadına öykü yarışmasında bir sahnemiz oldu. İstanbul&#8217;da da Koç ve Boğaziçi Üniversiteler&#8217;indeki festivallerinden, bazı öğrenci kulüplerinden konser davetleri aldık. Şu anda, onların organizasyonlarını bitirmelerini bekliyoruz. Cinsiyetçilik ve homofobi karşıtı tüm organizasyonları, olumlu yönde karşılıyoruz. Bu süreçte haver sitesi olan BBC Türkçe&#8217;de bir video haberimiz yayınlandı. Onunda dışında ana akım medyada bazı haber kuruluşlarından da haber teklifleri aldık fakat reddettiklerimiz de oldu. Çizgisini pek beğenmediğimiz ve bunu magazinsel bir boyutta ele alıp, bizi hedef olarak kullanacak diye düşündüğümüz bazı kanalları reddettik. Röportaj verdiğimiz kuruluşların çizgilerini önemsiyoruz. Çünkü durduğumuz yer politik bir yere tekabül ediyor. Bu yüzden bu görünürlüğü, doğru yerde ve doğru biçimde icra etmek istiyoruz.</p>
<p><strong>-Hem medyada hem de sosyal medyada da yoğun ilgi gördü videolarınız ne gibi tepkiler alıyorsunuz?</strong></p>
<p>Genelde ana akım veya ana akıma yakın yerlerde yapılan haberlerde, sosyalist çevre içinde de ana akım sayılabilecek mecralarda, röportaj ve haberlerin bizim çizgimiz dışında bir yerde haberleştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına karşı bir duruşumuz var. Mesela Ötekilerin Postası gibi sosyal medya hesaplarında paylaşılıyor, biz de zaten bunu gönüllü olarak yapıyoruz. Yorumlarda genelde aynı deneyimleri yaşıyoruz; hakaret edenler, küfür edenler, buna karşı çıkanlar, nefretini dökenler oluyor. Ancak biz kendi içimizde bir karar aldık: Bireysel hesaplarımızdan, koro üyesi hiçbir arkadaşımız o yorumlara cevap vermeyecek. Çünkü o birebir, kişisel bir duruma dönüştüğü zaman bizim de canımızı sıkan bir noktaya gelebilir ama gerek yok. Ve şunu izliyoruz, gözlemliyoruz; o nefreti kusan insanların yorumlarının altına, yine bizim tanımadığımız bir başkası, başka bir dilde, ona yakın taraftan cevap veriyor. Yani bizim yerimize bizi savunuyor. Ama bu daha önemli tabi. Mesela ikiside sosyalist, yani karşısında durduğumuz bir görüşü yok ama birisinin düşüncesi LGBTİ konusunda katı iken, diğeri daha yumuşak ve anlayışlı. Anlayışlı kişi kendi bulunduğu yerden bir cevap yazabiliyor tabi. Bu çok çıktı karşımıza. Bu zemin bizim için gerçekten kıymetli. Yani olumlu da olumsuz da tepkiler alıyoruz. Görünürlük sorunu olan arkadaşlarımız var, belki bundan bahsetmemiz gerekiyor. Yani kameranın karşısında yirmi kişi duruyoruz ama kamera arkasında da bir on kişi mutlaka oluyor. Aramızda memur olanlar var, ailesine açık olmayan arkadaşlarımız var. Yani bu arkadaşlarımızın görünürlük sorunu var. Kamera önünde değiller ama tüm provalarımıza ve etkinliklerimize katılıyorlar.</p>
<h4><strong>Melis Kabasakal: Kolektif bir yapımız var</strong></h4>
<p><strong>Melis:</strong> Koroda şeften bahsettik ama bir hiyerarşi oluşumu olarak görülüyor. Ancak kesinlikle öyle bir şey yok. Özellikle kolektif olmaya çalışıyoruz ki, çalışmalarımız sadece koro ile sınırlı kalmıyor. Mesela liseliler ile ders dayanışmasına giriyoruz, anlatabildiğimiz dersleri. Ailevi sıkıntıları olan arkadaşların ailelerini ziyaret ediyoruz. Bu kolektiften birkaç arkadaş o aileyi ziyarete gidiyoruz. Aldığımız kararlarda, yazılarla ilgilenenler, konserlerle ilgilenenler başlıklarıyla komisyonlarımız ilgileniyor. Yani mümkün olduğunca kolektif kararlar alıyoruz. Çoğu arkadaşımızdan güzel tepkiler alıyoruz. İşte dostluğu burada tanıyoruz, o samimiyeti burada görebiliyoruz diyen bir sürü insan çıktı. Yeni yeni tanıştığımız ama bizimle bir türlü iletişime geçemeyen bir sürü insan, bu şekilde bize geri dönüş yaptı. Gittiğimiz konserlere de, dayanışma için gitmeye çalışıyoruz. Böyle yardımcı olmaya çaba sarf ediyoruz yani.</p>
<h4>Özlem Polad: Koro bir umut oldu</h4>
<p>Öyle bir dönemdeyiz ki, bir şeylerden çekinir, bulunduğumuz ortamda insanlara güvenemez hale gelmiş durumdayız. İnançlarımızın zedelendiği, umutlarımızın kırılmaya çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz. Ama bu koro bir umut oldu. Biz orada kolektif yaşamı görüyoruz, gerçekleştirebiliyoruz. Derdimizi müzikle anlatabiliyor olmak, bir şeyleri paylaşabiliyor olmak… Biz orada yaşamı ortaklaştırıyoruz yani. Hep beraber müzik yapmaya çalışıyoruz. Evet çok iyi değiliz, hepimizin sesleri çok iyi değil ama bizim derdimiz bu da değil. O şarkıları söyleyince, sesi kendisine göre kötü olan arkadaşlarla beraber tek bir ses oluyoruz. LGBTİ ve kadın korosu, kendi yaşamımı dahil ederek en özgür hissettiğim ortamdır. Kendimi en rahat hissettiğim de ortamdır yani. Mücadelenin bu şeklini de çok sevdim ben.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/17/7-renk-korosu-derdimizi-muzikle-anlatiyoruz/">7 Renk Korosu: Derdimizi müzikle anlatıyoruz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
