<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>maden arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/maden/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/maden/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 19 Feb 2024 09:11:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>maden arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/maden/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TEMA Vakfı’ndan İliç açıklaması: &#8216;Ülkemizde Vahşi Madencilik Yapılmasını İstemiyoruz&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/02/19/tema-vakfindan-ilic-aciklamasi-ulkemizde-vahsi-madencilik-yapilmasini-istemiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Feb 2024 09:11:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Çöpler Altın Madeni]]></category>
		<category><![CDATA[maden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86082</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMA Vakfı Türkiye’deki 4. Grup madencilik faaliyetlerinin yarattığı tahribata dikkat çekti ve madenciliğe kapalı alanların kanunlara sınırlandırılması talebini yineledi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/02/19/tema-vakfindan-ilic-aciklamasi-ulkemizde-vahsi-madencilik-yapilmasini-istemiyoruz/">TEMA Vakfı’ndan İliç açıklaması: &lt;br&gt;&#8216;Ülkemizde Vahşi Madencilik Yapılmasını İstemiyoruz&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>13 Şubat’ta Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen göçük sebebiyle maden işçileri toprak altında kaldı. Göçükle beraber başta siyanür olmak üzere çok sayıda zehirli kimyasal içeren milyonlarca metreküp toprak Fırat Havzası’na karıştı.</p>
<p>Aynı maden sahasında 21 Haziran 2022’de siyanür solüsyonu borusunun patlaması sonucunda tonlarca kimyasal çevreye yayılmıştı. Bu nedenle maden şirketine para cezası kesilmiş, faaliyetleri ise geçici olarak durdurulmuştu.</p>
<p>Şirkete kesilen cezanın bir önlem olmadığını ifade eden TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Madenin barındırdığı tehlikelere karşı halk ve çevre sağlığı için hangi önlemlerin alındığı kamuoyu ile paylaşılmamıştır” diye konuştu.</p>
<p>Deniz Ataç yaşananların, ülkemizde yapılmakta olan vahşi madencilik faaliyetlerinin; yaşamımız, toprağımız, suyumuz ve havamız için büyük yıkımlara sebep olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğine vurgu yaparak, “Bilimin ve üstün kamu yararının göz ardı edildiğini ve vahşi madenciliğin ne denli büyük tehlikeler barındırdığını büyük bir acı yaşayarak gördük” dedi.</p>
<h5><strong>&#8216;Yeterli İnceleme Yapılmadan Verilen Olumlu Kararlar, Bu Faciaların Davetiyesidir&#8217;</strong></h5>
<p>Madenin geçmişine dair bilgi veren Deniz Ataç, “Bilindiği üzere Çöpler Altın Madeni’nde inşaat çalışmaları 2009 yılında başlamış ve işletmeye geçtiği 2010 yılından bugüne kadar 4 kez kapasite artırımına gidilmiştir. 07.10.2021 tarihinde ‘Çöpler Kompleks Madeni 2. Kapasite Artışı ve Flotasyon Tesisi’ projesi hakkında ÇED Olumlu, 16.08.2023 tarihinde ise ‘Çöpler Kompleks Açık Ocak Genişleme’ projesi için ÇED Gerekli Değildir kararları verilmiştir. Vahşi madencilik faaliyetinin bitmeyen büyüme taleplerine, yeterli incelemeler yapılmadan verilen bu izinler, Fırat Havzası’nın karşı karşıya kaldığı tehlikenin ve ekosistem üzerindeki baskının artırılmasına verilen onaylar olup yaşadığımız felaketin davetiyesidir. Bu izinler verilirken göz ardı edilen önemli gerçeklerden birisi de Erzincan’ın deprem bölgesi olmasıdır. Meydana gelecek depremler, atık barajı, yığın liçi ve diğer madencilik sebepli büyük çevre felaketlerine neden olacaktır” şeklinde konuştu.</p>
<h5><strong>&#8216;Son 10 Yılda 8 Maden Felaketi Yaşandı&#8217;</strong></h5>
<p>“13 Şubat’ta yaşadığımız felaket ne yazık ki ilk değil” diyen Ataç, Türkiye’de İliç ile birlikte son 10 yılda kamuoyunca bilinen 8 maden felaketi yaşandığını hatırlatarak, “2021-2024 yılları arasında; Artvin-Murgul (Ocak, 2021), Balıkesir-Ayvalık (Ocak, 2021), Giresun-Şebinkarahisar (Kasım, 2021), Balıkesir-Ayvalık (Aralık, 2021), Mersin-Toroslar (Ocak, 2022), Manisa-Gördes (Mart,2022), Erzincan-İliç (Haziran, 2022) ve Erzincan-İliç’te (Şubat, 2024) maden kaynaklı çevre felaketi yaşanmıştır. Ayrıca Şebinkarahisar’da faaliyete devam eden maden işletmesine ait atık barajının duvarının çökmesi büyük bir çevre felaketi olarak kayıtlara geçmiştir. Binlerce ton zehirli kimyasal içerikli maden atığı nedeniyle, başta yörenin su varlıkları olmak üzere Kelkit Ovası ve yöre halkı büyük bir tehditle karşı karşıya kalmıştır” diye konuştu.</p>
<h5><strong>&#8216;Siyanür ve Sülfürik Asit Anormal Doğum ve Ölümcül Hastalıklara Sebep Olabiliyor&#8217;</strong></h5>
<p>Özellikle altın madenciliğinde sülfürik asit ya da siyanür gibi çeşitli zehirli maddelerin kullanımıyla uygulanan liçleme yönteminin etkilerine de değinen Ataç, “Liçleme sırasında kullanılan kimyasal, toprak içinde bulunan arsenik, antimon, kadmiyum, kurşun, civa, çinko gibi ağır metalleri de serbestleştirip zararlı formlara dönüştürüyor. Toksik özellik taşıyan bu metaller soluma, beslenme yoluyla canlı bedeninde birikerek ölümcül vakalar dahil birçok hastalığa neden olabiliyor. Soluma, su ve gıdanın tüketilmesi yoluyla vücuda alınan siyanür ve diğer ağır metaller nedeniyle tüm canlılarda akut ve kronik zehirlenme, kansızlık, kalp yetmezliği, kanser, böbrek yetmezliği, akıl hastalıkları, anormal doğumlar görülebiliyor” dedi.</p>
<p>“Çevre ve insan sağlığı için önlenemez riskler barındıran vahşi madencilik son bulmalı, siyanür, sülfürik asit gibi zehirli kimyasallarla yapılan yığın liç yöntemi yasaklanmalıdır” diyen Ataç, “Tehdidi ortadan kaldırmanın, ekosistemi korumanın ve yaşamın sürdürülebilirliğini sağlamanın tek bir yolu var; maden yapılamayacak yerleri belirlemek ve kanunla koruma altına almak. Çünkü biliyoruz ki; kanun korumazsa maden yaşatmaz” diyerek Vakfın talebini yineledi.</p>
<p><strong>&#8216;Aklımız ve Yüreğimiz Toprak Altındaki Emekçilerimizde&#8217;</strong></p>
<p>Ataç “Milyonlarca ton kimyasal atık altında yaşam mücadelesi veren maden emekçilerimizin bir an önce kurtarılmalarına ilişkin umudumuzu koruyoruz. Zehirli kimyasal içerikli toprağa, ortaya çıkan gazlara ilişkin alınmış ve/veya alınacak önlemlerin ivedilikle kamuoyu ile paylaşılması gerekiyor. Bir felaketin daha yaşanmaması için doğaya ve insana büyük zarar veren bu faaliyetlerin sonlandırılmasını talep ediyoruz” diyerek şu soruları yöneltti:</p>
<p>-Yığın liç alanında, siyanür taşıyan boru hatları var. Bu hatların durumu nedir? Bu hatlardan kaynaklanan siyanür sızıntısı ne kadardır?</p>
<p>-Geçirimsizlik tabakası olmaksızın geniş alanda birikmiş zehirli atığın akifer sistemine sızarak karışma riski hesaplanmış mıdır? Yağmurun buna etkisi nasıl olmaktadır? Alınmış önlemler nelerdir?</p>
<p>-Felaket ile ortaya çıkan zehirli gazların solunmaması için önlemler alınmış mıdır? Etkilenen bölge boşaltılacak mıdır? Bölgede yaşayanlar, arama ve tarama çalışmalarında görev alanlar ve basın mensupları nasıl korunmaktadır?</p>
<p>-Hakim rüzgarla bu gazların ulaşabileceği yerler hesaplanmış mıdır ve bu alanlar için halk sağlığı önlemleri alınmış mıdır? Alındıysa bu önlemler nelerdir?</p>
<p>-İşletmenin üst tarafında bulunan yığın liç alanında kayma tehlikesi var mıdır? Hangi önlemler alınmıştır?</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/02/19/tema-vakfindan-ilic-aciklamasi-ulkemizde-vahsi-madencilik-yapilmasini-istemiyoruz/">TEMA Vakfı’ndan İliç açıklaması: &lt;br&gt;&#8216;Ülkemizde Vahşi Madencilik Yapılmasını İstemiyoruz&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Ordu’nun %74’ü Madenlere Ruhsatlı&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/ordunun-tu-madenlere-ruhsatli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2021 11:36:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA VAKFI]]></category>
		<category><![CDATA[maden]]></category>
		<category><![CDATA[maden ruhsatı]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72536</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maden mevzuatının ülke genelinde yarattığı tehdidi ortaya koyabilmek için çalışmalarına devam eden TEMA Vakfı, Ordu ili madencilik raporunu açıkladı. Rapora göre, zengin canlı tür çeşitliliği, su varlığı, doğası, tarım alanlarıyla öne çıkan ve Türkiye fındık ihracatının merkezi olan Ordu ilinin %74’ü madenlere ruhsatlı. Ordu ili özelindeki IV. Grup madenlere ilişkin hazırlanan çalışmanın ilk bulguları, bölgenin 435 maden ruhsatına bölündüğünü ortaya koydu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/ordunun-tu-madenlere-ruhsatli/">&#8216;Ordu’nun %74’ü Madenlere Ruhsatlı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">TEMA Vakfı</span><span style="font-weight: 400;"> tarafından Ordu ili özelinde hazırlanan son rapora göre; </span><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin en önemli doğa, tarım ve kültür merkezlerinden biri olan ilin yüzde %74’ü IV. Grup madenlere ruhsatlı. Doğası, su varlıkları, meraları ve fındık bahçeleriyle Türkiye’nin  biyolojik çeşitliliğinin ve tarımsal üretiminin teminatı olan bölgenin geleceği, 435 adet IV. Grup maden ruhsatı ile tehdit altında. Çalışma, mevcut ruhsat sahalarının hayata geçmesi halinde, Ordu’nun toprağının, suyunun, doğal varlıklarının, yöre insanının sağlığının ve tarıma dayalı ekonomisinin telafisi imkansız zararlar göreceğini ortaya koyuyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-72541 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/ordu-maden.jpg" alt="ordu maden" width="377" height="212" />TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, Maden Kanunu&#8217;nda bugüne kadar yapılan değişikliklerin, ülkemizin doğa alanlarını, tarım alanlarını, meralarını ve kültür miraslarını madencilik faaliyetlerine açtığına dikkat çekti. Ataç açıklamasında, mevcut Maden Kanunu’nda yapılan değişikliklerin, tüm koruma statülerini yok sayarak; doğayı, tarımsal üretimi ve yaşam alanlarını yüzlerce maden ruhsatı ile karşı karşıya bıraktığını söyledi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ordu’nun bu mevzuat ve mevcut maden politikalarından en ağır şekilde yaralanan illerimizden biri olduğunu belirten Ataç, Fatsa’da çalışmakta olan altın madeninin çok kısa bir sürede bölgenin doğal varlıklarına, insan sağlığına ve tarım ekonomisine ciddi zararlar verdiğinin altını çizdi. Yöre halkı ile Fatsa Doğa ve Çevre Derneği&#8217;nin, altın madeninin yarattığı tahribata karşı ilk günden bu yana, yaşam alanlarını korumak için büyük bir çaba gösterdiğini hatırlatan Ataç, &#8220;Vakıf olarak yaptığımız çalışma sonucu ortaya çıkan tablo, tüm bu çabanın ve emeklerin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bugün maalesef ülkemizde doğa koruma alanı, tarım alanı ya da içme suyu havzası kanunlarla korunmamaktadır. Halbuki, ülkemizde bu gibi alanları kanunlarla madencilik faaliyetlerinden korumamız gerekmektedir. Aksi halde madencilik faaliyetleri Çanakkale’de, Muğla’da, Ordu’da olduğu gibi doğamızı ve tarımsal üretimimizi tehdit altına almaya devam edecek. Yetkilileri yöre halkının sesini duymaya, Ordu ve tüm illerimiz için madencilik faaliyetlerine karar verirken; doğal varlıklarımızı, tarımımızı ve su varlıklarımızı göz önünde bulundurmaya, bu tarihi sorumluluğu hep birlikte almaya davet ediyoruz” dedi.</span></p>
<p><b>Ordu’da madencilik çalışmasının ilk bulguları şu şekilde:</b></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Ordu’nun %74’ü IV. Grup maden ruhsatları ile ruhsatlandırılmıştır. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">8 ilçede ruhsatlılık oranı %90’ın üzerindedir. Fatsa, Çatalpınar, Çamaş, Gülyalı, Gürgentepe, Kabadüz, Karataş, Ulubey ruhsat oranlarının % 100’e yaklaştığı ilçelerdir. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Orman alanlarının %65’i madenler için ruhsatlandırılmıştır. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Ordu’da bulunan uluslararası koruma kriterlerine göre belirlenen ve nadir flora ile fauna barındıran, dünya ölçeğinde önemli ekosistemler olan Önemli Doğa Alanları’nın %80’i madenler için ruhsatladırılmıştır.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Önemli Doğa Alanları’ndan biri olan Giresun Dağları’nın tamamı madenlere ruhsatlıdır.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Tarım alanlarının %76’sı madenler için ruhsatlandırılmıştır.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Meralarının %64’ü madenler için ruhsatlandırılmıştır. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Ordu’nun nadir canlı tür çeşitliliği, doğal ve kültürel özellikleriyle tabiatı koruma alanı, milli park gibi statülerle koruma altına alınmış alanlarının %91’i madenlere ruhsatlıdır. Korunan alanların içinde yer alan arkeolojik sit alanlarının %94’ü ve tohum-meşcere alanlarının tamamı madenlere ruhsatlıdır. </span></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/ordunun-tu-madenlere-ruhsatli/">&#8216;Ordu’nun %74’ü Madenlere Ruhsatlı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sibirya’da Şor Türkleri Kömür Talebi Yüzünden Acı çekiyor; Türkiye Büyük Müşteri</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/04/sibiryada-sor-turkleri-komur-talebi-yuzunden-aci-cekiyor-turkiye-buyuk-musteri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 May 2018 09:38:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[kömür]]></category>
		<category><![CDATA[maden]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum örgütleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=26379</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Sibirya’da Yavaş Ölüm” isimli yeni rapor, Sibirya’nın Kuzbass bölgesinde kömür madenciliğinin orman ve köylere kalıcı tahribatı ile halka uygulanan baskıyı ortaya koyuyor. - Sibirya Türklerinden Şorlar kömür talebi yüzünden ciddi hak ihlaline maruz kalırken, kömürün dördüncü büyük müşterisi ise Türkiye. - Artan baskılar ve tehditler yüzünden kömür karşıtı aktivistler bölgeden kaçmak zorunda kalıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/04/sibiryada-sor-turkleri-komur-talebi-yuzunden-aci-cekiyor-turkiye-buyuk-musteri/">Sibirya’da Şor Türkleri Kömür Talebi Yüzünden Acı çekiyor; Türkiye Büyük Müşteri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ormanlar ve temel haklar üzerine çalışan Avrupalı Sivil Toplum Örgütü<a href="http://fern.org/">Fern</a> ile Kömür Eylem Ağı (<a href="https://www.coalaction.org.uk/">Coal Action Network</a>) tarafından bugün yayımlanan rapor, Güney Sibirya’nın Kuzbass bölgesindeki kömür madeni genişlemesinin bölgedeki Türk topluluklarından olan yerli Şorların yaşam alanları üzerindeki tahribatını ortaya koyuyor.</p>
<p>2017 yılında Kuzbass’taki kömür üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 6.2 artış gösterdi. Kuzbass’tan kömür ithal eden 21 ülkenin 11’ini Avrupa Birliği ülkeleri oluştururken, <b>en çok kömür ithalatı yapan dördüncü ülke ise Türkiye oldu.</b></p>
<figure id="attachment_26380" aria-describedby="caption-attachment-26380" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-26380" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/black-snow-from-coal-in-Kuzbass-640x480.jpg" alt="" width="640" height="480" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/black-snow-from-coal-in-Kuzbass-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/black-snow-from-coal-in-Kuzbass-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/black-snow-from-coal-in-Kuzbass-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/black-snow-from-coal-in-Kuzbass-320x240.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/black-snow-from-coal-in-Kuzbass.jpg 1040w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-26380" class="wp-caption-text">Kuzbass’ta kışın kar erimeye başladığında, kömür tozunun biriktiği siyah tabaka açığa çıkıyor. Sülfür alaşımları, nitrit, nitrat, klorür, potasyum ve manganez bölgedeki karın içinde bulundu.</figcaption></figure>
<p><i>“</i><a href="http://fern.org/SlowDeathSiberia"><i>Sibirya’da Yavaş Ölüm</i></a><i>” </i>raporu, kömür madenciliğinin ormanları nasıl tahrip ettiğini, Kuzbass’ın havasını, suyunu ve toprağını nasıl kirlettiğini ortaya koyarken madenlerin yakınında yaşayan topluluklarda ortaya çıkan hastalıklar ile sağlık sorunlarındaki artışları gösteren kanıtları da içeriyor. Kanser türleri, verem, kalp ve damar hastalıklarını kapsayan sağlık sorunları, yerel halkın beklenen yaşam süresinde azalmaya yol açıyor.</p>
<p>İnanış ve yaşam biçimleri doğrudan bulundukları çevreye göre şekillendiği halde genişleyen madencilik aktiviteleri yüzünden, kendi deyimlerine göre topraklarında yavaş bir ölüme teslim edilen yerli Şor Türkleri’nin tanıklıkları ve gerçek hikayeleri raporun merkezini oluşturuyor. <b>Yapılan hesaplara göre bölgedeki Şor nüfusu, son 7 yılda yaklaşık yüzde elli azalma gösterdi.</b>Önceden ormanlık olan pek çok Şor köyü maden yüzünden bugün yok edilmiş durumda.</p>
<figure id="attachment_26381" aria-describedby="caption-attachment-26381" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-26381" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Valentina_001-e1525335538815-640x960.jpg" alt="" width="640" height="960" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Valentina_001-e1525335538815-640x960.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Valentina_001-e1525335538815-610x915.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Valentina_001-e1525335538815-320x480.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Valentina_001-e1525335538815.jpg 1000w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-26381" class="wp-caption-text">Şorlar topraklarıyla uyumlu yaşayan doğanın çocuklarıdır. Ormanların, nehirlerin, dağların, bitkilerin ve toprağın ruhunun olduğuna inanırız. Ama madencilik hepsini yok ediyor, kültürümüzü yok ediyor… Valentina Boriskina – emekli öğretmen</figcaption></figure>
<p><b>Türkiye: Kuzbass’ın en büyük dördüncü kömür ithalatçısı</b></p>
<figure id="attachment_26382" aria-describedby="caption-attachment-26382" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-26382" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/mining-in-Kuzbass-2-1024x680-640x425.jpg" alt="" width="640" height="425" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/mining-in-Kuzbass-2-1024x680-640x425.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/mining-in-Kuzbass-2-1024x680.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/mining-in-Kuzbass-2-1024x680-610x405.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/mining-in-Kuzbass-2-1024x680-320x213.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-26382" class="wp-caption-text">Türkiye Kuzbass’tan en çok ihraç yapan dördüncü ülke. Türkiye’nin ithal ettiği her 3 ton kömürün 1 tonu Şor halkının yaşadığı ve baskı gördüğü bu bölgeden geliyor. Foto: Kuzbass’ta bulunan maden sahası</figcaption></figure>
<p>Sibirya Gümrük İdaresi’ne göre 2016 yılında Kuzbass kömürünün en büyük ithalatçıları sırasıyla şu ülkelerdi: Güney Kore, Japonya, İngiltere ve <b>Türkiye</b>.</p>
<p>Her ne kadar küresel ölçekte kömür üretimi düşüşte olsa da 2016 yılında Rusya’nın kömür üretimi, bir önceki yıla göre yüzde üç artış gösterdi. Ülke, halihazırda dünyanın üçüncü en büyük kömür ihracatçısı[<a href="http://archive.premier.gov.ru/eng/events/news/17848/">1</a>]. Kuzbass bölgesi, Rusya’nın toplam kömür üretiminin yüzde elli dokuzunu sağlıyor ve Rusya’nın kömür ihracatının yüzde yetmiş altısı bu bölgeden geliyor.</p>
<p><b>Yalnızca Türkiye 2016 yılında Kuzbass bölgesinden toplamda 10.4 milyon ton kömür ithal etti. Ayrıca Rusya merkezli farklı resmi kaynaklara göre aynı yıl Türkiye’nin Rusya’dan kömür ithalatı toplamda 11.5 milyon ton oldu.</b></p>
<p>Raporun yazarlarından olan Fern’den Daria Andreeva, “Kuzbass’ta gözlemlediğimiz tam anlamıyla insan eliyle yapılmış bir facia. Öyle ki düşük karbonlu ekonomiye geçmediğimiz  için her birimizin sorumlu olduğu bir facia” dedi.</p>
<p>Raporun diğer yazarı Kömür Eylem Ağı (Coal Action Network)’den Anne Harris ise, “Kuzbass’tan kalkan kömür tozunun bir parçası kömür kaynaklı elektriği tüketen ev ve işyerlerinin üzerinde kara bir leke oluşturuyor. Bu leke içinde nefes alamayan Shor halkını, boğulan nehirleri, yer değiştirmek zorunda kalan vahşi hayatı ve bizi Shor topraklarına götüren, boydan boya zehirlenmiş alanın izlerini de içeriyor.”</p>
<figure id="attachment_26383" aria-describedby="caption-attachment-26383" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-26383" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Village-of-Chuvashka-683x1024-640x960.jpg" alt="" width="640" height="960" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Village-of-Chuvashka-683x1024-640x960.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Village-of-Chuvashka-683x1024-610x915.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Village-of-Chuvashka-683x1024-320x480.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Village-of-Chuvashka-683x1024.jpg 683w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-26383" class="wp-caption-text">Madencilik ve kömür için patlatmalardan doğanın ruhlarının bizi terk ettiğini düşünüyorm. [Madenlerden] patlamaları duydukça ruhumun da parçalandığını hissediyorum. Larissa Myzhakova</figcaption></figure>
<figure id="attachment_26384" aria-describedby="caption-attachment-26384" style="width: 533px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-26384" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Valentina_013-533x800.jpg" alt="" width="533" height="800" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Valentina_013-533x800.jpg 533w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Valentina_013-533x800-320x480.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 533px) 100vw, 533px" /><figcaption id="caption-attachment-26384" class="wp-caption-text">Valentina Boriskina</figcaption></figure>
<p>Kaynak:<a href="https://350turkiye.org/sibiryada-sor-turkleri-komur-talebi-yuzunden-aci-cekiyor-turkiye-buyuk-musteri/" target="_blank" rel="noopener"> 360Türkiye</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/04/sibiryada-sor-turkleri-komur-talebi-yuzunden-aci-cekiyor-turkiye-buyuk-musteri/">Sibirya’da Şor Türkleri Kömür Talebi Yüzünden Acı çekiyor; Türkiye Büyük Müşteri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Havva analar hain ilan edilirken, holdinglerin milli irade ilan edildiği günlerdeyiz&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/18/havva-analar-hain-ilan-edilirken-holdinglerin-milli-irade-ilan-edildigi-gunlerdeyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Evrim Kepenek]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Oct 2017 11:30:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Artvin]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz Holding]]></category>
		<category><![CDATA[Cerattepe]]></category>
		<category><![CDATA[Fırtına Vadisi]]></category>
		<category><![CDATA[maden]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[Sercan Dede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19348</guid>

					<description><![CDATA[<p>OHAL’i fırsat bilen Cengiz, Artvin’de talanı hızlandırdı Artvin Cerattepe’de Danıştay’ın “madencilik yapılabilir” kararının onaylanmasının ardından çalışmalarına başlayan şirket, açtığı ilk tünelde, onlarca ağacın kesilmesine, derelerin kirlenmesine neden oldu. Kararın iptali için Anayasa Mahkemesi’nin kararını beklemeyen şirkete tepki gösteren Artvinliler, “OHAL’i fırsat bilen Cengiz Holding, Artvin’de talanı hızlandırdı” görüşünde. Artvin’in Kafkasör Yaylası Cerattepe mevkiinde, Rize idare [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/18/havva-analar-hain-ilan-edilirken-holdinglerin-milli-irade-ilan-edildigi-gunlerdeyiz/">&#8216;Havva analar hain ilan edilirken, holdinglerin milli irade ilan edildiği günlerdeyiz&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>OHAL’i fırsat bilen Cengiz, Artvin’de talanı hızlandırdı</p>
<p><strong>Artvin Cerattepe’de Danıştay’ın “madencilik yapılabilir” kararının onaylanmasının ardından çalışmalarına başlayan şirket, açtığı ilk tünelde, onlarca ağacın kesilmesine, derelerin kirlenmesine neden oldu. Kararın iptali için Anayasa Mahkemesi’nin kararını beklemeyen şirkete tepki gösteren Artvinliler, “OHAL’i fırsat bilen Cengiz Holding, Artvin’de talanı hızlandırdı” görüşünde.</strong></p>
<p>Artvin’in Kafkasör Yaylası Cerattepe mevkiinde, Rize idare Mahkemesi tarafından verilen “madencilik yapılabilir” kararının Danıştay 14. Dairesi’nce onanması sonrası maden şirketi, Artvin’deki çalışmalarını hızlandırdı. Maden sondajı için daha ilk tünelde bile onlarca ağaç kesilip, makine yağları derelere karıştı. Artvin’de 300’ün üzerinde noktaya maden araması izni verilirken, Artvin halkı yaşananlara tepkili.</p>
<figure id="attachment_19355" aria-describedby="caption-attachment-19355" style="width: 270px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19355" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/10/Sinan_-aslan.jpg" alt="" width="270" height="180" /><figcaption id="caption-attachment-19355" class="wp-caption-text">Sinan Arslan</figcaption></figure>
<p>Artvin’de madene karşı yaptıkları direnişin demokratik olduğunu söyleyen emekli öğretmen Sinan Arslan, kendilerinin demokrat mücadelesine karşı şirketin kirli işler çevirdiğini söyledi. “İnsanların kar hırsını engellemesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullanan Sinan, “Bu kadar mücadele verdik, madenin zararlarını anlattık. Ancak yargı bizi dinlemek yerine şirketi dinledi, onlara hak verdi. Bizim canımız yanıyor şu an” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>‘Adalet olsaydı Artvin’de şirket çalışma yapamazdı’</strong></p>
<figure id="attachment_19352" aria-describedby="caption-attachment-19352" style="width: 306px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19352" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/10/sami_özcelik1.jpg" alt="" width="306" height="204" /><figcaption id="caption-attachment-19352" class="wp-caption-text">Sami Özçelik</figcaption></figure>
<p>Artvin’de uzun yıllardır gazetecilik yapan Sami Özçelik de, insanlığın bütün madenleri yeryüzüne çıkartmak istediğine dikkat çekerek, her yerin beton ve metale döndüğünü söyledi. “Bizim yukarımızda bu madencilik çalışması yapanlar, hem bizi hem doğamızı hem de kendilerini öldürüyorlar. Siz hayatı komple yok ediyorsunuz. Bir maden için her şeyi yok ediyorsunuz” dedi. Hukukun tamamen hiçe sayıldığına da dikkat çeken Özçelik, “Hukuk şeklen var ancak içerik yok. Adalet olsaydı hukuk olsaydı şirket bugün orada çalışma yapamazdı” diye konuştu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>‘Bugün Artvin’de olan yarın Rize’de olacak’</strong></p>
<p>Doğa katliamlarının her geçen gün arttığına vurgu yapan Özçelik, “Sanılmasın ki bu katliamlar sadece Artvin’le sınırlı kalacak, bugün Artvin’de olan yarın Rize’de olacak. Maden ocakları, HES; termik santraller derken Artvin’de insanın ve yabani hayvanların yaşaması mümkün olmayacaktır. Binlerce yıldır Artvin’de yaşayan şimşir ağaçları kurudu, bugün yok artık. Şirket, Artvin’i OHAL’den dolayı daha hızlı talan etti ” dedi.</p>
<p><strong>‘Cerattepe en önemli çevre direnişi’</strong></p>
<figure id="attachment_19354" aria-describedby="caption-attachment-19354" style="width: 303px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19354" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/10/sercan_dede.jpg" alt="" width="303" height="202" /><figcaption id="caption-attachment-19354" class="wp-caption-text">Sercan Dede</figcaption></figure>
<p>Haziran Hareketi’nden Sercan Dede de, yıllardır madene karşı mücadele ettiklerini hatırlattı. Küçük yaşlarından itibaren bu mücadelenin içinde olduklarını söyleyen Dede, “Türkiye’de eskiden beri doğa üzerine yağma politikaları vardı ancak son yıllarda, daha sistematik daha saldırgan bir doğa politikası görüyoruz. Havva Analar hain ilan edilirken, Cengiz Holdinglerin milli irade ilan edildiği günlerdeyiz” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>‘OHAL nedeniyle eylem ve etkinlik yasakları ile karşı karşıyayız. Ne olursa olsun kamuoyu yaratmalıyız’</strong></p>
<p>Bu projelerin hepsinin neo-liberal politikalardan kaynaklandığını söyleyen Dede, “Fırtına Vadisi’ndeki proje durdurulmuştu. Çünkü o zamanki iktidar bu projeleri bu kadar sahiplenmiyordu. Ama şimdiki projeler iktidar projesi gibi ve kolluk kuvvetleri de ona göre davranıyor” diye belirtti. Türkiye’nin birçok noktasında OHAL nedeni ile bir tıkanma yaşandığını söyleyen Dede, son olarak şunları söyledi: “Karamsarlığa gerek yok. Biz her şeye rağmen mücadele etmeliyiz. Bu nedenle de kamuoyu yaratmamız gerekiyor. OHAL’i şirket çok iyi kullanıyor. Biz, OHAL nedeniyle eylem ve etkinlik yasakları ile karşı karşıyayız. Ne olursa olsun kamuoyu yaratmalıyız.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/18/havva-analar-hain-ilan-edilirken-holdinglerin-milli-irade-ilan-edildigi-gunlerdeyiz/">&#8216;Havva analar hain ilan edilirken, holdinglerin milli irade ilan edildiği günlerdeyiz&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden Artvin&#8217;in üstü altından değerlidir?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/24/neden-artvinin-ustu-altindan-degerlidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2016 10:08:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Artvin]]></category>
		<category><![CDATA[Cerattepe]]></category>
		<category><![CDATA[maden]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sivilsayfalar.overteam.com/?p=2837</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMA Vakfı, “Artvin&#8217;in doğası, sahip olduğu doğal bitki ve hayvan türleri (flora ve fauna) bakımından bir çok öneme sahiptir. Maden yapılması planlanan alanın sahip olduğu özellikler bu bölgenin doğa yapısının altından çok daha değerli olduğunun göstergesidir” diyerek bu soruya şöyle cevap veriyor: FLORA: EN BÜYÜK DOĞAL YAŞLI ORMAN EKOSİSTEMİ Floristik açıdan çok zengin olan Artvin’de [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/24/neden-artvinin-ustu-altindan-degerlidir/">Neden Artvin&#8217;in üstü altından değerlidir?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>TEMA Vakfı, “Artvin&#8217;in doğası, sahip olduğu doğal bitki ve hayvan türleri (flora ve fauna) bakımından bir çok öneme sahiptir. Maden yapılması planlanan alanın sahip olduğu özellikler bu bölgenin doğa yapısının altından çok daha değerli olduğunun göstergesidir” diyerek bu soruya şöyle cevap veriyor:</h3>
<h3></h3>
<h4><span style="color: #000000;">FLORA: EN BÜYÜK DOĞAL YAŞLI ORMAN EKOSİSTEMİ</span></h4>
<p>Floristik açıdan çok zengin olan Artvin’de uluslararası sözleşmelere göre risk altında olan ve korunması gereken çok sayıda bitki türü ve habitatlar mevcuttur.</p>
<p>Artvin, 200’ü endemik, 305’i nadir olmak üzere yaklaşık 1900 bitki türü ile Antalya ve İstanbul’dan sonra, ülkemizin en zengin üçüncü ilidir.</p>
<p>Kafkasör, Hatila Vadisi ve Çoruh Vadisi, dünyanın biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve aynı zamanda tehlike altındaki en önemli 25 karasal ekolojik bölgesinden biri olarak kabul edilmiştir.</p>
<p>Avrupa ve Orta Asya’yı içine alan geniş coğrafyadaki en büyük doğal yaşlı orman ekosistemine burada rastlanıyor.</p>
<h4><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-2840 size-full" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2016/02/ceratt.png" alt="ceratt" width="478" height="311" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/02/ceratt.png 478w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/02/ceratt-320x208.png 320w" sizes="auto, (max-width: 478px) 100vw, 478px" /></h4>
<h4><span style="color: #000000;">KORUMADA ÖNCELİKLİ 200 EKOLOJİK BÖLGEDEN BİRİ</span></h4>
<p>Maden sahası, dünya üzerinde ılıman yaprak döken ormanların Üçüncü Zaman’dan bu yana kesintiye uğramadan varlığını sürdürdüğü nadir bölgelerdendir.</p>
<p>İnsan müdahaleleri ile değişime uğratılmamış, zengin biyolojik çeşitliliğe sahip ve yaban hayvanlarına barınak sağlaması açısından önemli olan “doğal yaşlı orman” sistemlerine burada rastlanılmaktadır. Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) da bu bölgeyi, dünya üzerinde korumada öncelikli “200 Ekolojik Bölge”den biri olarak ilan etmiştir.</p>
<p>Türkiye’de tanımlanan 144 “Önemli Bitki Alanı”ndan 4’ü (Karçal Dağları-Çoruh Vadisi-Doğu Karadeniz Dağları ve Yalnızçam Dağları) Artvin il sınırları içerisinde kalmaktadır. Maden sahası da taşıdığı bitkisel zenginlik ile Çoruh Vadisi ve Doğu Karadeniz Dağları Önemli Bitki Alanları içerisinde kalmaktadır. Bu alan aynı zamanda Gen Koruma Ormanı olarak ilan edilmiş ve öncelikli korunması gereken alanlar arasında yer almıştır.</p>
<p>Uluslararası Doğa Koruma Birliği (International Union for Conservation of Nature-IUCN) ve WWF tarafından dünya üzerinde 234 “Bitkisel Çeşitlilik Merkezi” tespit edilmiştir. Ülkemizden 5 alan bu kapsamdadır. Artvin ilindeki maden sahası “Kuzeydoğu Anadolu Bitkisel Çeşitlilik Merkezi (SWA.19)” olarak tanımlanan kesim içerisinde yer almaktadır.</p>
<p>Maden alanında 60 kadar ağaç ve çalı türü ile 100 kadar otsu bitki çeşidi tespit edilmiştir. Bunlar arasında endemik türlerin de yer aldığı başlıca öneml bitkiler şöyledi; Doğu Karadeniz Göknarı (Abies nordmanniana), Papaz külahı (Euonymus latifolius), hanımeli (Lonicera caucasica) ve çınar yapraklı akçaağaç (Acer platanoides), beş parmak akçaağacı (Acer cappadocicum subsp. cappadocicum), üç loblu akçaağaç (Acer divergens), aslan pençesi (Alchemilla tiryalensis). Ağ gülü (Rhodothamnus sessilifolius), dağ elması (Epigaea gaultherioides), Rhamnus imeritinus ve Doğu Karadeniz meşesi (Quercus pontica) ise alanda bulunan en önemli relikt (kalıntı) türlerdir.</p>
<h4><span style="color: #000000;">FAUNA: 2 ANA GÖÇ YOLUNDAN BİRİ</span></h4>
<p>Yırtıcı kuşların ülkemizden geçen 2 ana göç yolundan birisi Kafkasör – Genya Dağı bölgesidir. Birçok uluslararası sözleşmede göç yollarının korunması hüküm altına alınmıştır. Bölgede 21 memeli hayvan türünün varlığı saptanmıştır. Yine Bern Sözleşmesinin Ek Liste ll’de yer alan “Kesin Koruma Altına Alınan Fauna Türleri” içinde çok sayıda tür Cerattepe-Kafkasör –Genya bölgesinde yaşamını sürdürmektedir.</p>
<p>Artvin Çoruh Üniversitesi (eski Kafkas Üniversitesi) Artvin Orman Fakültesi Dekanlığınca Cerattepe yöresinde yapılacak madencilik faaliyetinin çevresel etkileri konusunda bir rapor hazırlanmış olup bu rapor Orman Fakültesi Akademik Genel Kurulunun 18.04.2006 tarihli toplantısında 22 akademisyenin oybirliği ile kabul edilmiş ve “Fakülte Görüşü” olarak yayınlanmıştır. Raporun sonunda: “Artvin Orman Fakültesi  Artvin-Carattepe yöresinde altın ve bakır madeninin çıkarılması sırasında geri dönülmez çevresel bozulmaların yaşanacağına inanmakta ve çevresel sorunların yaşanmayacağı yöntem,  teknoloji ve kuralların tam olarak ortaya konulana dek, yapılması planlanan madencilik faaliyetinin durdurulmasının kamu yararına uygun olduğunu düşünmekte ve tarihsel sorumluluk bilinciyle bu raporu kamuoyu ile paylaşmayı yine tarihi bir görev olarak görmektedir.” denilmektedir.</p>
<h4><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-2841 size-full" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2016/02/ceratt1.png" alt="ceratt1" width="476" height="314" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/02/ceratt1.png 476w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/02/ceratt1-350x231.png 350w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/02/ceratt1-320x211.png 320w" sizes="auto, (max-width: 476px) 100vw, 476px" /></h4>
<h4><span style="color: #000000;">CERATTEPE’DE MADEN GİRİŞİMİ KRONOLOJİSİ</span></h4>
<p>1980’lerin başlarında MTA gözlem ve sondaja başladı.</p>
<p>1987’de (kimi kaynaklara göre ise 1988’de) ilk arama/çıkarma ruhsatı alındı.</p>
<p>1992’de ruhsat Cominco isimli Kanada’lı bir şirkete devredildi ve şirket arama ve sondaj çalışmalarına başladı.</p>
<p>1994 yılında sondaj çalışmaları sonrasında ilk olumsuz etkiler görünmeye başlandı ve ölen bazı ineklerin arama çalışmaları sırasında kullanılan kimyasal maddelerin sulara karışması sonrası öldüğü iddia edildi. Konunun araştırılması amacıyla alınan ve Erzurum’a gönderilen su örneklerinin kaybolduğu iddia edildi.</p>
<p>1995’te Artvin halkı maden çalışmaları ile ilgili daha iyi bilgi sahibi olmak ve sürece katılabilmek için Yeşil Artvin Derneği’ni kurdu.</p>
<p>1996 yılında Artvin Valiliği Mahalli Çevre Kurulu’nun olumsuzluklar içeren görüşleri Resmi Gazete’de (13.02.1996 tarih 22553 sayılı) yayınlandı.</p>
<p>1998 yılında Maden Tetkik Araştırma Genel Müdürlüğü “Artvin İli Çevre Jeolojisi ve Doğal Kaynakları” adlı kapsamlı bir araştırma ile heyelan risklerine dikkat çekti ve Şubat 1998’de Artvin halkının 10.000 imzalı metniyle Çevre Bakanlığı’na müracaat edildi ve proje tekrar incelenmek üzere durduruldu.</p>
<p>2002’de Cominco Şirketi projeden çekildi ve ruhsatını başka bir Kanada şirketi olan INMET Mining isimli şirkete devretti.</p>
<p>2005’te Yeşil Artvin Derneği ve Artvin Barosu projeye karşı dava açtı ve hemen yürütmeyi durdurma verildi.</p>
<p>2009 yılının sonunda Rize İdari Mahkemesi maden ruhsatını iptal etti. Ardından Danıştay da şu gerekçeyle kararı onadı: &#8220;…maden ruhsat alanlarının milli park ve turizm alanları ile iç içe olduğu, maden işletmeciliğinin ülke ekonomisine esasen bir katkısının olamayacağı, bölgenin eşsiz doğal güzellikleri ve varlıklarının zarar göreceği, Artvin’in jeolojik olarak heyelan riski taşıyan bir alanda bulunduğu, aktif heyelan alanları bulunduğu, bu konuda birçok bilimsel rapor bulunduğu, bölgede yapılacak madencilik faaliyetinin bitki ve hayvan türlerini olumsuz etkileyeceği, ruhsatların verildiği tarih itibariyle faaliyetin ÇED yönetmeliği kapsamında olduğu, hukuka aykırı olarak ruhsatlandırma işleminin yapıldığı, ÇED olumlu raporu aranmadığı, bu nedenle işletme izni ve ruhsatların iptali”</p>
<p>Bu karar üzerine INMET Mining şirketi projeden çekildi.</p>
<p>Mart 2011’de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı içinde Artvin Cerattepe ve Genya’nın da olduğu ülke genelinde 1343 alanın ihale yoluyla ruhsatlandıracağını duyurdu</p>
<p>Şubat 2012’de Artvin’deki sivil toplum örgütleri, siyasi parti il başkanları, Belediye Başkanı vs. ile beraber Ankara’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile görüşme yapıldı.</p>
<p>17 Şubat 2012’de yapılan ihalede bu alanlar Özaltın İnş. Tic.ve San.AŞ. verildi</p>
<p>2012 yılında ihalenin feshi ve ÇED Raporu olmadan çalışmalara başlandığı gerekçesi ile Rize İdare Mahkemesinde iki ayrı dava açıldı. İhale ile ilgili dava reddedilirken, ÇED davasında iptal kararı alındı.</p>
<p>2013 yılında da Özaltın A.Ş. ruhsatını Etibakır A.Ş.’ye (Cengiz İnşaat) devretti.</p>
<p>26 Eylül 2013 tarihinde ÇED Olumlu Kararının iptali için dava açıldı.</p>
<p>20.11.2014 tarihinde Rize İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurma kararı verdi.</p>
<p>24 Aralık 2014 – Rize İdare Mahkemesi ÇED Olumlu kararını iptal etti. Ardından firma yeni bir ÇED başvurusunda bulundu.</p>
<p>02 Haziran 2015 – Yeniden ÇED Olumlu Kararı alındı.</p>
<p>10 Temmuz 2015 – 751 Kişinin imzaladığı Cerattepe’deki madencilik faaliyetlerinin durdurulması için 61 avukatın yer aldığı Türkiye’nin şimdiye kadarki en büyük çevre davası açıldı.</p>
<h6>Ayrıntılı bilgi için: <a href="http://www.tema.org.tr/web_14966-2_1/entitialfocus.aspx?primary_id=1558&amp;target=categorial1&amp;type=3&amp;detail=single">TEMA</a></h6>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/24/neden-artvinin-ustu-altindan-degerlidir/">Neden Artvin&#8217;in üstü altından değerlidir?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cerattepe’nin 20 yıllık mücadelesi: Anayasa ve mahkeme kararları yok sayılıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/17/cerattepenin-20-yillik-mucadelesi-anayasa-ve-mahkeme-kararlari-yok-sayiliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2016 08:21:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Altın]]></category>
		<category><![CDATA[Artvin]]></category>
		<category><![CDATA[Cerattepe]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Eylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[maden]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sivilsayfalar.overteam.com/?p=2561</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğayı ve yaşam alanlarını yok edecek altın madeni girişiminin mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına rağmen yeniden harekete geçmesi ve buna karşı çıkan halkın kolluk kuvvetlerince zor kullanılarak dağıtılmaya çalışılması gözleri yine Artvin Cerattepe’ye çevirdi. Avukat Arif Ali Cangı T24’te yayınlanan yazısında olayın tarihçesiyle birlikte Cerattepe’de kolluk gücüyle Anayasa’nın ihlal edildiğini belirtirken, Yeşil Artvin Derneği de “Artvin’in [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/17/cerattepenin-20-yillik-mucadelesi-anayasa-ve-mahkeme-kararlari-yok-sayiliyor/">Cerattepe’nin 20 yıllık mücadelesi: Anayasa ve mahkeme kararları yok sayılıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Doğayı ve yaşam alanlarını yok edecek altın madeni girişiminin mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına rağmen yeniden harekete geçmesi ve buna karşı çıkan halkın kolluk kuvvetlerince zor kullanılarak dağıtılmaya çalışılması gözleri yine Artvin Cerattepe’ye çevirdi. Avukat Arif Ali Cangı T24’te yayınlanan yazısında olayın tarihçesiyle birlikte Cerattepe’de kolluk gücüyle Anayasa’nın ihlal edildiğini belirtirken, Yeşil Artvin Derneği de “Artvin’in Cerattepe mevki ile Genya Dağı&#8217;nı kapsayan maden işletme ruhsatları iptal edilsin, doğa katliamına son verilsin” diyerek change.org’da bir imza kampanyası başlattı. Cerattepe’de gerginlik sürüyor.</h3>
<p>Yazısında Artvin Kafkasör Yaylası’ndaki Cerattepe’de, Cengiz Holding tarafından yapılmak istenen altın madeni için kamu otoritesinin iki gündür çevre illerden getirilen takviye polis ve jandarmayla operasyon yaptığını belirten Arif Ali Cangı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Madene karşı yaşam alanlarını korumak için direnen Artvinlilere gazlı plastik mermili müdahaleler yapılıyor, en son haber Yeşil Artvin Derneği Başkanı Neşe Karahan gözaltına alınmış. Artvin Valisi bu iş beni aşar, İçişleri Bakanı &#8216;vurun geçin&#8217; demiş. Bakan bu yetkiyi nereden alıyor? Anayasayı ihlal edilerek kullanılan yetki meşru bir yetki değildir.</p>
<p>Anayasa&#8217;nın 56.maddesini hatırlatalım; &#8220;Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir&#8221;. Artvinliler işte bu anayasa maddesine dayanıyor? Bakan neye dayanıyor?</p>
<h4><strong>20 YILLIK MÜCADELE</strong></h4>
<p>Artvin Cerattepe&#8217;de altın madeni girişiminin yirmi yıllık bir geçmişi var, bu süre için Artvin bütün olarak altın madeninin yaratacağı yıkıma karşı direndi ve madeni işletmeye açtırmadı. Türkiye Ekoloji Hareketi tarihine yazılacak bu yaşam hakkı mücadelesi sonunda yargı da onları haklı buldu. Çevre Bakanlığı tarafından altın madeni projesi için verilen 18.07.2013 tarihli 12045 sayılı ÇED olumlu belgesinin iptali için gerçek ve tüzel kişilerden oluşan  283 davacının açtığı dava sonuna Rize İdare Mahkemesi 24.12.2014 tarihli (2013/484 Esas 2014/747 Karar) kararı ile İPTAL kararı verdi. Karar davalı bakanlık tarafından yürütmeyi durdurma istemli temyiz edildi, Danıştay iptal kararını içeren mahkeme kararının yürütmesinin durdurulması istemini reddetti. Yani uygulanması zorunlu bir mahkeme kararı var.</p>
<h4><strong>MAHKEME KARARI ÇÖPE ATILDI</strong></h4>
<p>Karardan küçük bir pasaj: ‘Bu bağlamda, bilirkişi raporunda da bilimsel gerekçeleriyle birlikte açıkça ortaya konulduğu üzere planlanan bu maden faaliyetinin hayata geçirilmesinin, Artvin İlinin yöre sakinleri açısından yasam alanı olmaktan çıkacağı, bu bölgede aynı anda dava konusu proje ile bu projenin etkisi altında bulunan yaşam alanları ve koruma altındaki alanların bir arada olamayacağı kanaatine varılmıştır.’</p>
<p>Bu aşamadan sonra maden işletmesi adı 17-25 Aralık operasyonunda da geçen Cengiz Holdinge devredildi. Şu meşhur 2009/7 sayılı genelgeye dayanılarak, Rize İdare Mahkemesi&#8217;nin verdiği karar çöpe atılarak yeni şirkete 09.06.2015 tarihli 2026 sayılı ÇED olumlu belgesi verildi (Çevrenin Düşmanı; 2009/7 Sayılı Genelge için; http://www.haberekspres.com.tr/cevrenin-dusmani-20097-sayili-genelge-makale,4186.html )</p>
<p>Artvinliller bu kez 760 davacı ile mahkemeye başvurdu, mahkeme yürütmeyi durdurma konusunda keşif ve bilirkişi incelemesi sonunda karar vermek üzere keşif için 18 bin TL. para yatırılmasını istedi, para yatırıldı, keşif günü bekleniyor.</p>
<h4><strong>YAŞAM NÖBETİ SÜRÜYOR</strong></h4>
<p>İşte Artvinliler Rize İdare Mahkemesi&#8217;nin 24.12.2014 tarihli kararının ihlal edilmemesi, yeni davada alınacak kararının etkisiz kalmaması için, Anayasa&#8217;nın kendilerine yüklediği ‘çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önleme’ ödevini yerine getiriyorlar, yaşam nöbeti tutuyorlar.</p>
<p>Devlet yetkisini kullanan kolluk görevlileri ne yapıyorlar? Anayasanın 2.maddesindeki hukuk devleti ve 138.maddesindeki yargı kararlarının bağlayıcılığı ilkelerini yok sayarak, 56.maddesindeki  aynı zamanda devlete yüklenen ödevi yerine getirmedikleri gibi, Artvinlileri sağlıklı çevrede yaşama  hakkından mahrum bırakmak istiyorlar.</p>
<p>Yaşananların özeti; Artvin&#8217;de devlet eliyle doğaya karşı ve halka karşı suç işleniyor, İçişleri Bakanı’nın verdiği &#8216;vurun geçin&#8217; emri konusu suç teşkil eden bir emirdir, bakan emri olması uygulayanları sorumluluktan kurtarmaz.</p>
<p>Dikkate alırlar mı bilmem; Artvin Valisi&#8217;ne ve İçişleri Bakanı&#8217;na sesleniyorum; Cerattepe&#8217;de yargı kararına uyun, doğaya ve halka karşı suç işlemekten vazgeçin. Hükümetler değişir, elbet bir gün bun hükümet de değişecek, hesabını veremeyeceğiniz yükün altına girmeyin.</p>
<p>Demokratik ve meşru yaşamı savunma direnişindeki Artvinlileri selamlıyorum, bize umut verdiniz, çocuklarınıza en güzel mirası bırakıyorsunuz.”</p>
<h4><strong>YEŞİL ARTVİN DERNEĞİ BAŞKANI: MADEN ŞİRKETİ ŞEHRİ TERK EDENE KADAR DEVAM</strong></h4>
<p>Artvin&#8217;de 25 yıldır madene karşı eylemlerini sürdüren Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, maden şirketi şehri terk edene kadar direnişlerinin devam edeceğini söyledi. Eylemler sürerken bir açıklama yapan Karahan, &#8220;Biliyorsunuz bugün 2 kez gaz ve plastik mermi yedik ama şu anda daha güzel yerleştik. Bunlar buradan çekilmedikçe, bizim aşağı inme şansımız yok. O yüzden direnişe devam ediyoruz. Hiç kimse aşağıya gitmiyor. Bugün Artvin çok güzel bir mücadele verdi. Hem burada, hem şehirde, hem evlerimizde, her yerde. Yarın buna yine devam etmemiz gerekiyor. Büyük ihtimalle bunlara devam edersek, yarın bunları buradan süpürüp atarız&#8221; dedi.</p>
<p>7&#8217;den 70&#8217;e Artvinlilerin katıldığı eylemde gençler horon çekti. Karahan, hem eğleneceklerini hem de tedbiri elden bırakmayacaklarını ifade etti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://scontent.cdninstagram.com/hphotos-xaf1/t51.2885-15/s320x320/e15/11324361_388868387970159_1712097962_n.jpg" alt="" data-cke-saved-src="https://scontent.cdninstagram.com/hphotos-xaf1/t51.2885-15/s320x320/e15/11324361_388868387970159_1712097962_n.jpg" /></p>
<p>Doğa katliamına son vermek, CERATTEPE’ye destek olmak için <a href="https://www.change.org/p/artvinedokunma-bizim-alt%C4%B1n%C4%B1m%C4%B1z-do%C4%9Fad%C4%B1r-cerattepedireniyor?recruiter=32645002&amp;utm_source=share_petition&amp;utm_medium=twitter&amp;utm_campaign=share_twitter_responsive">tıklayınız.</a></p>
<h3>Yeşil Artvin Derneği change.org’da açtığı imza kampanyasıyla, tüm kamuoyunu Artvin halkı ve doğa savunucularına destek vermeye davet etti. Derneğin, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’ya hitaben kaleme aldığı çağrı metni şöyle:</h3>
<p>“Bilim insanları, Artvin’in Cerattepe ve Genya Dağı bölgelerinin “korunması gerekli ekosistem değerlerine” sahip olduğunu belirtiyor. Ülkemizin de imzaladığı BERN ve CITES gibi uluslararası anlaşmalar tarafından da bu özellikler açıkça belirtildi ve koruma altına alındı.</p>
<p>Bu nedenle de, farklı koruma statülerine sahip olan Kafkasör Turizm Merkezi, Kent Parkı, Hatila Vadisi Milli Parkı ve Çoruh Nehri Vadisi gibi alanlar söz konusu bu ruhsat alanının sınırları içerisinde yer alıyor veya yakın çevresinde bulunuyor. Tüm ruhsat alanı ile beraber bu alanlar, aslında, dünyanın biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve aynı zamanda tehlike altındaki en önemli 34 Karasal Ekolojik Bölgesi’nden biri olan Kafkasya SıcakNoktası içerisinde yer alıyor. Avrupa ve Orta Asya’yı içine alan geniş coğrafyadaki en büyük doğal yaşlı orman ekosistemine de yine burada rastlanıyor. Madencilik faaliyetleri başladığı takdirde bölge ne yazık ki bu özelliklerini kısa sürede kaybedecek.</p>
<p>Artvin Cerattepe&#8217;de halk, sivil toplum örgütleriyle birlikte ormanlarını, toprağını, suyunu ve havasını, kısaca yaşama alanlarını korumak için mücadele ediyor. Ilıman kuşak ormanları ile Dünya üzerinde korumada öncelikli 200 Ekolojik Bölgeden birini ortadan kaldıracak madencilik faaliyetlerinin iptal edilmesine yönelik bu mücadele 20 yıldan uzun süredir devam ediyor.</p>
<h4><strong>MADENCİLİK YAPILAMAZ KARARINA RAĞMEN…</strong></h4>
<p>İlk kez 1992’de Kanadalı bir şirkete maden çıkarma ruhsatı verildi. Halkın itirazı üzerine bu şirket maden ruhsatını 2002’de başka bir Kanadalı şirkete devretti. 2005’te Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde açılan dava sonucunda 2008 yılında bu ruhsat iptal edildi ve iptal kararı Danıştay tarafından da 2009 yılında onaylandı. Ancak, hukuksal olarak bu eşsiz doğa alanlarında madencilik yapılamaz kararına rağmen aynı alanlar, 2011’de ihale aracılığıyla ruhsatlandırılacağı duyurulan 1343 adet maden alanı listesine tekrar alındı.</p>
<p>2012’deki ihalede ÖZALTIN İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. tarafından alınan ruhsat alanının işletilmesi konusunda ihale sürecinde zaten ortak hareket ettikleri CENGİZ Holding’e ait Eti Bakır A.Ş. ile bir anlaşma sağlandı. Firmanın hazırlattığı ÇED raporu hızlı bir şekilde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca kabul edildi.</p>
<p>Yine Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde ama bu defa çeşitli yerel ve ulusal STK’lar, bazı kuruluşlar ve kişilerden oluşan yaklaşık 283 davacı tarafından 2014 yılında ÇED raporunun iptali için dava açıldı. İlgili mahkeme “bu projenin hayata geçmesi durumunda Artvin’in yaşam alanı olmaktan çıkacağını” gerekçe göstererek 2015 yılının Ocak ayında ÇED olumlu kararını iptal etti. Ancak şirket Cerattepe için mahkemelerin verdiği iki iptal kararını hiçe sayarak, bu defa 2009/7 sayılı bir genelgeye dayanarak, 3 yıl içerisinde üçüncü defa ÇED Raporu hazırlattı ve ne yazık ki bunu da kısa sürede Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na onaylattı.</p>
<p>Artvin halkının ve doğa savunucularının bu girişime karşı da mücadelesi son günlerde basın ve sanal ortamda da görüldüğü üzere bütün gücüyle devam ediyor.”</p>
<h6><strong>Fotoğraf </strong>Zete.com</h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/17/cerattepenin-20-yillik-mucadelesi-anayasa-ve-mahkeme-kararlari-yok-sayiliyor/">Cerattepe’nin 20 yıllık mücadelesi: Anayasa ve mahkeme kararları yok sayılıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
