<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İran arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/iran/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/iran/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 10 Sep 2020 19:55:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>İran arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/iran/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hak İnisiyatifi: &#8220;Türkiye Mazlum ve Mağdurların Sığınağı Olmalıdır&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/10/hak-inisiyatifi-turkiye-mazlum-ve-magdurlarin-siginagi-olmalidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2020 13:52:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Şeriatmedari]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57989</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hak İnisiyatifi, Türkiye’ye sığınmış, İranlı kadın hakları aktivisti Meryem Şeriatmedari’nin iade edilmek üzere gözaltında tutulduğuna ilişkin iddialar karşısında açıklama yapıp, ''Türkiye, dünyanın dört bir yanından kendisine sığınan mazlum ve mağdurların sığınağı olmalıdır.'' dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/10/hak-inisiyatifi-turkiye-mazlum-ve-magdurlarin-siginagi-olmalidir/">Hak İnisiyatifi: &#8220;Türkiye Mazlum ve Mağdurların Sığınağı Olmalıdır&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde sosyal medyada Türkiye’ye sığınmış, İranlı kadın hakları aktivisti Meryem Şeriatmedari’nin İran’a iade edilmek üzere gözaltında tutulduğuna, İran’da 2018 yılında başörtüsü yasağını protesto ettiği için tutuksuz yargılandığı, hapis cezasına çarptırıldığı, bu cezayla muhatap olmamak için Türkiye’de yer aldığı ve İran’a iade edilmesi halinde adil olmayan bir yargısal süreç sonucunda cezalandırılacağına ilişkin iddialar yer bulmakta.</p>
<p>Hak İnisiyatifi tarafından yapılan araştırma ve görüşmeler sonucunda, 6 Eylül 2020 günü Denizli’de yapılan rutin kontrol sırasında Şeriatmedari’nin turist vizesinin süresinin bittiği tespit edildiği ve bu sebeple gözaltına alındığı ve ifadesinin alınmasının ardından Türkiye’yi terk etmesi için 15 gün süre verilerek serbest bırakıldığı bilgisine ulaşıldı.</p>
<p>Akabinde Şeriatmedari&#8217;ye Denizli Barosu’na kayıtlı avukatlar tarafından hukuki destek sağlandığı, bu destekle iltica başvurusunda bulunduğu ve iltica başvurusu sonuçlanana kadar Türkiye’de yaşamasına bir engel olmadığı öğrenildi.</p>
<p>Hak İnisiyatifi yaptığı açıklamada, İran İslam Devletinde uygulanan başörtüsü zorunluluğu ve bu zorunluluğun protesto edilmesine ilişkin yasakların, hem İslami hem de evrensel hukuk açısından kabul edilebilir olmadığını, bu yasaklardan veya bunları protesto etmekten dolayı insanların hapis cezasına çarptırılmasının da derin bir haksızlık ve adaletsizlik içerdiğini belirtti.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin, dünyanın dört bir yanından kendisine sığınan mazlum ve mağdurların sığınağı olması gerektiğinin altı çizilen açıklama, Meryem Şeriatmedari ve benzeri şekilde Türkiye&#8217;ye sığınan insanların adaletsiz ve haksız bir muameleyle karşı karşıya olacaklarının muhtemel göründüğü koşullarda ülkelerine iade edilmemelerinin ahlaki bir ödev olduğunu hatırlatarak son buldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/10/hak-inisiyatifi-turkiye-mazlum-ve-magdurlarin-siginagi-olmalidir/">Hak İnisiyatifi: &#8220;Türkiye Mazlum ve Mağdurların Sığınağı Olmalıdır&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran’da Yasaklara Rağmen Halk Mücadeleden Vazgeçmiyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/04/iranda-yasaklara-ragmen-halk-mucadeleden-vazgecmiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hilal Tok]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Oct 2019 08:59:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz Çarşamba]]></category>
		<category><![CDATA[Esrin Derkale]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[Mavi Kız]]></category>
		<category><![CDATA[TAHRAN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42931</guid>

					<description><![CDATA[<p>İran’dan Türkiye’ye göç eden bir kadın anlatıyor... İran’da kitle örgütleri var mı, ne yapıyorlar, örgütlenmeler, işçi ve kadın eylemleri nasıl gerçekleşiyor? </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/04/iranda-yasaklara-ragmen-halk-mucadeleden-vazgecmiyor/">İran’da Yasaklara Rağmen Halk Mücadeleden Vazgeçmiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İran’daki rejim her ne kadar baskılarıyla mücadelenin önünü tıkamaya çalışsa da İran’dan neredeyse her gün bir tepki sesi yükseliyor. Bir taraftan işçi eylemleri, bir taraftan kadınların tepkileri tüm baskıya ve şeriata rağmen varlığını sürdürüyor. Ancak oradaki baskının galip geldiği, protestoların durakladığı, mücadelenin önünün kesildiği, dönemler de olmuyor değil. Kimi zaman bu ülke içinden yurt dışına göçe, kimi zaman sessizliğe dönüşüyor, kimi zaman da yasaklara rağmen illegal bir mücadele boyutuna. İran’daki duruma, bu mücadelelerin nasıl gerçekleştiğini, yakın bir zaman önce İran’dan Türkiye’ye gelen bir kadından dinliyoruz. E. Ava tam adını vermek istemiyor can güvenliği için. Çünkü İran’a gitmesi durumunda rejimin hedefine konabilir. Sorularımızı yanıtlayan Ava, İran hakkında daha  yakından bilgi edinmemizi sağlıyor&#8230; </span></p>
<p><b>İran nasıl bir ülke?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-42933 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/iranda-kadinlarin-ofkesi-orgutlu-guce-donusuyor_2_V0rn.jpeg" alt="" width="347" height="231" />İran aslında sistem olarak şeriat ile yönetilen bir yer. “İran İslam Cumhuriyeti” yani oy kullanılarak seçimler yapılsa da dini hükümlerin uygulandığı bir ülke. Anayasası din üzerine kurulmuş. Cumhuriyet kısmı sadece isminde olan kısım. Çünkü zaten seçim diye bir şey yok. Başta kim varsa o seçiyor dört, beş kişiyi ve insanlar ona oy veriyor.</span></p>
<p><b>Peki kadınların genel olarak durumu nasıl?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İran’da tabii herkesin durumu kötü, yalnızca kadınların değil. Kötü koşullarda yaşanıyor orada. Düşünce özgürlüğü yok. Ama kadınların durumu çok daha farklı. Aynı ezilmişliği kadınlar iki kat yaşıyor. Mesela kadınların kıyafet seçme özgürlüğü yok. İstediği şeyi giyme hakkına sahip değiller. Kadınlar stadyuma giremiyor mesela. Evlendirme kuralları var. Yani anayasada geçen kadınların haklarını çiğneyen bir sürü yasa var. Boşanamıyor mesela. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadınların çalıştığı işyerlerinde erkeğin yarısı kadar maaş alması da sorun. Mesela miras paylaşımında kadın, erkeğin yarısı kadar miras alabiliyor. Kadınların evlendirilme yaşı resmi olarak 13. Eğer aile izin verirse 11 yaşında bile evlendirilebilir çocuk. </span></p>
<p><b>Boşanma nasıl oluyor peki</b><span style="font-weight: 400;">?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şöyle oluyor, erkek boşanmak isterse boşanıyor. Yoksa boşanma gerçekleşmez. </span><span style="font-weight: 400;">Çocuğun da velayeti babadadır. Boşanmış bir kadın çocuğunun velayetini alamıyor erkek vermediği sürece. Büyükbabada oluyor. Büyükbaba olmazsa da amcada oluyor. </span></p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-42934 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/RbUapBoyDDn1vw1Y4gIFf2Hqqfn2S505sxPvaj6T-640x427.jpeg" alt="" width="327" height="218" />Toplumsal tepkiler de oluyor ama?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şimdi komünist hareket ya da sol hareket yasak. Onlar “yeraltında” (illegal) faaliyet yürütüyor. Örgüt kurmak İran’da başlı başına bir yasak zaten. Yasal olarak binası bulunan bir örgüt yok. </span></p>
<p><b>Sendikalar da mı yasak?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bağımsız sendika bile yasak. İşçi hakları sendikası var. İslamik İşçi Hakları Sendikası diye geçiyor. Ama bu sendika tamamen devletin kurumu. Devletin seçtiği insanlar orada çalışıyor. Ve tabi ki hiç bir şekilde işçinin haklarını savunmuyor.</span></p>
<p><b>Peki sivil toplum örgütleri yok mu? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayır, hiçbir şey yok. Dernek gibi hiçbir şey yok. Sadece buradaki Ensar gibi İslami dernekler var. Buralarda Lübnan, Suriye gibi ülkelere yardım ulaştırmak için kullanıyorlar. Ama tabi İran dışında çalışma yürüten örgütler var. İçeride de kurulan topluluklar var. Bunlar yasal değil ama. İsimleri bazen duyulabiliyor, bazen duyulamıyor. </span></p>
<p><b>Nasıl kuruluşlar peki bunlar? Onların eksikliği nasıl yaşanıyor? Nasıl yansıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-42935 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/stadyum-kısmı-640x427.jpeg" alt="" width="336" height="224" />Bunları birkaç gruba bölebiliriz. Kadın haklarını savunanlar, reformistler ve komünistler gibi&#8230; Kimisi yurtdışına bağlı çalışma yürütüyor, kimisi içeriden gizli&#8230; Ama en büyük eksikliklerden biri alternatif bir partinin olmaması. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Teokrasinin olduğu bir hükümet var ve bunun karşısında hiçbir şey yok. Doğal olarak eksikliği olumsuz olarak yansıyor. </span></p>
<blockquote><p><strong>Kadınlar Her Eylemde Vardı</strong></p></blockquote>
<p><b>Beyaz Çarşamba eylemleri var bir de. Kadınların yaptığı eylemler. Onlardan biraz bahsedebilir misin?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında devrimden yani şeriat devriminden beri kadınların başörtüsü kullanması yasal zorunluluk haline geldiğinden beri kadınlar sürekli sokağa çıkıyor zaten. Tutuklanıyor, iki sene durgunluk, suskunluk oluyor, sonra yine alevleniyor, sonra yine susturuluyor&#8230; Zaten bu 40 yıllık süreç içerisinde en fazla tutuklanan kadınlar olmuştur. En fazla işkenceyi gören, en fazla tutuklanan, en fazla idam edilen&#8230; Beyaz Çarşamba eylemleri aslında bir dönem reformist olan, İran rejiminin içinde olan, mecliste yer alan Nejat&#8217;ın bir kampanyası olarak başladı. Kadınlar beyaz başörtüsünü takıp video çekiyor, yayınlıyor. Sonrasında da tutuklanıyorlar. Daha sonra devrim sokağının kızları meselesi oldu. Ama burada fark şu. Kadın diyor ki, “Ben burada başörtüsünü çıkarıyorum ve onu sopaya bağlıyorum. Ben başörtüsünü kullanmıyorum.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yani beyaz çarşambaların izinden gidiyor değil. Çünkü Beyaz Çarşamba da sadece video çekimi yapılıyordu. Ve ondan sonra da bir sürü işçi eylemleri başladı. Tabi bu işçi eylemlerini başlatandır demiyorum ama bu eylemlerle birlikte devam etti. Kadın mücadelesi, işçi mücadelesi, kadınların işçilerin eylemlerindeki rolü, sürekli onlarla beraber oradalar ve bunu herkes biliyor zaten. Videolarda, metinlerde, haberlerde bu görüldü. Yani son iki yıldır sayıca en kitlesel eylemler kadınların olduğu eylemler oldu. Öğretmenlerin grevlerinde, emeklilerin eylemlerinde, fabrikalarda bir sürü kadın tutuklandı bu süreç içerisinde. Kadın gazeteciler tutuklandı. Ve haber alınamadı bir süre. Beyaz Çarşambalar aslında bunun başlangıcı değildi. Bu kadın mücadelesi her zaman vardı. Ama Devrim Sokağı’nın Kadınları’yla başka bir şeye dönüştü. Kadınlar artık şunu savunuyorlar. “Biz dışarıda video çekerek bir şeye varamayacağız. Biz birlikte yürürsek, biz birlikte bir şeyler yaparsak değişir. Bu bireyselciliği bir kenara bırakmamız gerekiyor. Birlikte harekete geçmemiz gerekiyor. Eğer şimdi radikal isek daha da radikal olmamız gerekiyor. Ama bu sadece birlikteyken olunur. Sadece video çekerek bir şeyler yapmak istersek eğer, bu sadece kadınların yüksek seneler hüküm giymesine neden olur” diyerek çizgisini ortaya koydu. </span></p>
<p><strong>Telegram Üzerinden Örgütlenmeler Sağlanıyor</strong></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-42936 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/gunun-hareketi-iranli-kadinlarin-guclenen-beyaz-carsambasi_2_hm8G-640x427.jpeg" alt="" width="355" height="237" />İşçi eylemleri de oluyor bir yandan. Bu kadar baskı ve yasak varken işçiler nasıl bir araya gelebiliyor? Birbirlerinden nasıl haberdar olabiliyorlar?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mesela yasal olmayan birkaç kadın örgütü var İran’da. Bunlar üniversitelerden, fabrikalardan direkt örgütlenerek birbirilerine anlatarak örgütleniyorlar. Telegram bizim hayatımızda çok önemli bir noktada. Çünkü Telegram üzerinden kanallar açıyoruz. Oradan haberleşiyoruz. Telegram üzerinden her şeyden haberdar olabiliyoruz. Örneğin Yeditepe şeker fabrikası işçileri, Şah döneminden beri özelleştirilmek isteniyor. Ama işçiler sürekli bunun önünü kesmişti. Ama tamamen özelleştirilmesinin sonrasında işçilerin eylemleri başladı. Sonrasında işçiler Yeditepe Sendikası diye bir sendika kurmaya karar verdi. Bu tamamen yasadışıydı. Orada işçiler sürekli irtibat halindeydiler ve bu şekilde eylemlere dönüştü. Yani kendiliğinden oturup konuşarak olmadı. Eylemler sırasında iki kişi öldü. Birçok kişi tutuklandı. Eylemlerin önderliğini yapan İsmail Bahşi tutuklandı. İşkence yapıldı. Yeditepe işçilerini savunan Goliyan, sadece işçilerin yanında olmak ve fotoğraf çekmek için gittiğini söylemişti. 19 sene hapis cezası verildi. </span></p>
<p><strong>&#8216;Mavi Kız&#8217;dan Sonra Grev Yapalım Diyenler Oldu</strong></p>
<p><b>Peki stadyumun kadınlara yasak olması meselesini de konuşalım.  Geçtiğimiz günlerde “Mavi Kız” diye adlandırılan kadın kendini yaktı hatırlarsan. Stadyuma girmek neden yasak? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-42937 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/Ekran-Alıntısı-7-640x434.jpg" alt="" width="336" height="228" />İran’da mezhep Şii. Ve buna göre de kadınların stadyuma girmesi yasak. Hatta bir zamanlar futbol izlemesine bile &#8216;doğru değil&#8217; denirdi. Sebebi ise kadın ve erkeğin yan yana oluyor olması ya da stadyumda küfrediliyor olması. Bunlar tabi yasağın üstünü örtmek için kullanılan şeyler. Mesela kadınlar sevdiği bir spor dalını stadyuma girip izlemek istiyor. Ama bu mümkün değil. Sırf stadyumun önüne gidip içeri girmek istediği için altı ay cezaya çarptırıldı ‘Mavi kız&#8217; dediğimiz Seher. Bu altı ay cezayı kabul etmediği için, içeri girmek istemediği için de kendisini yaktı ve öldü. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunlar birikiyor ve bir yerlerden tekrar alevlenerek kendini gösterecek. Halk arasında “Grev yapalım. Artık stadyuma girmeyelim” gibi şeyler de söylendi sonrasında. İranlı futbolcular bu konuda tepkiler gösterdiler.</span></p>
<p><b>Spora ilgi duyan kadınların oluşturduğu birlikler var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yok, hayır. Spor odaklı olmayan birlikler oluyor. Bütün kadın meseleleri ile ilgilenen örgütler var ve kadınlar olabildiğince ona dahil olmaya çalışıyorlar. “Kadının sesi topluluğu” mesela. Hem kadın haklarını hem de kadın işçi haklarını savunan bir topluluk. Mesela onlardan da Esrin Derkale bayağıdır tutuklu. Haber alınamıyor kendisinden. </span></p>
<p><b>Sen hiç stadyuma gittin mi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yok, hayır. </span></p>
<p><b>Bulunmak ister miydin peki? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tabi isterdim. </span></p>
<blockquote><p>Türkiye&#8217;de İranlıları Buluşturan Bir Ağ İsterdim</p></blockquote>
<p><b>Peki, sen İran’dan Türkiye’ye geldin ve burada İranlılar için bir hak örgütü bildiğim kadarıyla yok. Olmasını ister miydin? İranlıları buluşturan, sorunlarını konuşturan ya da mültecilik haklarını savunan&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tabi ki. Olsaydı çok iyi olurdu. Çünkü Türkiye’de yaşayan binlerce İranlı var. Ve bunlar daha çok İran’ın sorunlarından kaçıp buraya gelenler, mülteci olanlar ya da okul için gelenler. Ama tabi bu İran’daki okulların kötü olduğu anlamına gelmiyor. Mesela Tahran’daki okullar gerçekten iyi okullar ama orada bulunmak istemiyorlar gençler. Orada o baskının altında yaşamak istemiyorlar ve her biriyle konuştuğun zaman, hemen hemen aynı şeylerden dert yanıyorlar. Bunlarla ortaklaşılabilir bence&#8230;</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/04/iranda-yasaklara-ragmen-halk-mucadeleden-vazgecmiyor/">İran’da Yasaklara Rağmen Halk Mücadeleden Vazgeçmiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adalet Zemini&#8217;nden Trump&#8217;ın İran&#8217;a Saldırı Tehdidine Tepki</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/22/adalet-zemininden-trumpin-irana-saldiri-tehdidine-tepki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 May 2019 10:46:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Zemini]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer silahlar]]></category>
		<category><![CDATA[trump]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38962</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adalet Zemini yayınladığı bildiride,  Amerika Birleşik Devletleri'nin dünyayı yeni bir savaşa sürüklediği belirterek, hükümetten 'Trump’ın yalanlarına, savaş kışkırtıcı politikalarına karşı' çıkılması İncirlik Üssü başta olmak üzere ABD’nin bütün üs ve tesislerini kapatılması talebinde bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/22/adalet-zemininden-trumpin-irana-saldiri-tehdidine-tepki/">Adalet Zemini&#8217;nden Trump&#8217;ın İran&#8217;a Saldırı Tehdidine Tepki</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Açıklamada, Trump&#8217;ın seçildikten kısa süre sonra, İran&#8217;ı Amerika’nın düşmanları listesinin ‘en tepesine’ koyduğu ve nükleer antlaşmadan tek taraflı çekildiğini duyurduğu hatırlatılarak, &#8220;Bu gelişme sonrasında İran da nükleer antlaşmadan çekildi. Trump, İran’ı nükleer silahlardan arındırmak için gerekirse askeri güç kullanacağını yüksek sesle dillendiriyor. Dünyanın başındaki en büyük nükleer bela, atom bombasını atan, Hiroşima ve Nagazaki’de on binlerce insanı birkaç saniyede öldüren ABD’dir. Üstelik aynı ABD, başta İsrail olmak üzere, bölgede nükleer silahlara sahip başka ülkelerin de en büyük destekçisidir.&#8221; denildi.</p>
<p>Barış ve halkların kardeşliğini savunan Adalet Zemini katılımcılarının tüm dünyada nükleer silahların ortadan kaldırılmasını, savaşların son bulmasını istediği belirtilen açıklamada, &#8220;ABD, Irak’ı petrol için, enerji yataklarını denetlemek için, dünya hegemonyası için 2003 yılında işgal etti; hâlâ askerlerini geri çekmiş değil. 2003’ten bugüne Irak’ta yüz binlerce insan öldü, milyonlarca kişi işsiz kaldı. Kadınlara tecavüz edildi, cezaevlerinde işkenceler, kentlerde soykırımlar yapıldı. Irak’ın kültürel eserleri yağmalandı. Aynı acılı hikayelerin İran’da veya dünyanın herhangi başka bir yerinde yaşanmasını istemiyoruz.&#8221; ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Hükümete, &#8220;Trump’ın yalanlarına, savaş kışkırtıcı politikalarına karşı çıkın. İncirlik Üssü başta olmak üzere ABD’nin bütün üs ve tesislerini kapatın&#8221; taleplerinin de dile getirildiği açıklamada, &#8220;Türkiye’de halkın büyük bir çoğunluğu ABD’nin İran’a saldırısına karşı çıkmaktadır. 2003 yılının 1 Mart’ında savaş karşıtları olarak Irak’ın işgaline karşı çıktık. Bugün de ABD’nin İran’a saldırmasını asla kabul etmiyoruz. Bütün dünyadaki savaş karşıtları ile birlikte bir kez daha söylüyoruz: İran’a yönelik savaş tehditlerine hayır.” denildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/22/adalet-zemininden-trumpin-irana-saldiri-tehdidine-tepki/">Adalet Zemini&#8217;nden Trump&#8217;ın İran&#8217;a Saldırı Tehdidine Tepki</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2018 Dünyada Nasıl Geçti?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/02/2018-dunyada-nasil-gecti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jan 2019 07:47:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[irlanda]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitsizliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33834</guid>

					<description><![CDATA[<p>2018 dünya genelinde hem "iyi" hem "kötü" haberlerle dolu, kaotik ama asla sıkıcı olmayan bir yıl oldu. Yılın kazanımları İrlanda, İzlanda gibi ülkelerde yaşandı. İşte dünyada 2018'in kısa özeti...</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/02/2018-dunyada-nasil-gecti/">2018 Dünyada Nasıl Geçti?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>İsveçli aktivist iklim isyanını başlattı</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-33836" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/475-225.jpg" alt="" width="475" height="225" /></p>
<p>İsveç&#8217;in yaşadığı en sıcak yazın ardından iklim değişikliğine dikkat çekmek için okul grevine çıkan ve son yılların en büyük sivil toplum isyanlarından birini başlatan 15 yaşındaki Greta Thunberg&#8217;in okul grevi tüm dünyaya yayıldı.</p>
<p>Greta bununla da yetinmedi, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Zirvesi&#8217;nde (COP24) BM Genel Sekreteri António Guterres ve tüm liderlere seslendi, dedi ki:</p>
<p>&#8220;Dünyayı kuralına göre oynayarak kurtaramayız. Çünkü kurallar değişmek zorunda. Bu yüzden geleceğimizi önemsemek için dünya liderlerine yalvarmaya gelmedik.  İnsanlar meydan okumak için ayaklanacak.&#8221;</p>
<h3>&#8220;Kuş gibi hissediyoruz&#8221; kadınlara ehliyet ve maç izni</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/93027/475/267" width="475" height="267" /></p>
<p>Kadınların 24 Haziran tarihinden itibaren araba kullanmaya başladığı ülkede ilk ehliyetler yeni sahiplerini buldu.</p>
<p>Suudi Arabistan yasağın kaldırılmasına hazırlık olarak cinsel tacizi suç sayan ve beş yıla kadar hapis cezası öngören bir yasa çıkardı.</p>
<p>Ocak ayında da Suudi Arabistan tarihinde ilk kez kadın taraftarların stadyumda futbol maçı izlemesine izin verildi.</p>
<p>Talk şovcu Samar Almogren&#8217;in &#8220;Bugünün geleceğini biliyordum. Ama birden oldu. Kuş gibi hissediyorum&#8221; sözleri Suudi Arabistan kadınlarının yeni kazanımının sembolü oldu.</p>
<h3>İrlanda&#8217;da kadınlar sokağa çıktı, kürtaj yasallaştı</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/93002/475/307" width="475" height="307" /></p>
<p>İrlanda&#8217;da kadınların yıllar süren mücadelesi kazandı. 12 Aralık&#8217;ta 12 haftaya kadar kürtajı yasallaştıran yasa tasarısı parlamentodan geçti. On binlerce kadın, parlamento binası önünde kararı kutladı.</p>
<h3>İran&#8217;da &#8220;devrim sokağının kızları&#8221; trafolara çıktı</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/93004/475/293" width="475" height="293" /></p>
<p>İran&#8217;da kadınların kamusal alanda tesettür giymeyi zorunlu kılan yasayı protesto etmek için uzun zamandır verdiği mücadele bu yıl zirveye ulaştı.</p>
<p>Kadınlar yasayı protesto etmek için başörtülerini ince dalların ucuna yerleştirerek trafoların üstüne çıkmaya başladı Sosyal medyada ise protesto eden kadınların fotoğrafları #DevrimSokağınınKızları (#GirlsOfRevolutionSt) etiketiyle paylaşıldı.</p>
<p>İran&#8217;da 8 Mart günü kadınların metroda şarkı söylediği bir video internette rekor kırdı. Başörtüsünü çıkartmış kadınlar hep bir ağızdan bir marş söyledi.</p>
<p>Paylaşımlarda &#8220;Eşitlik Şarkısı&#8221; giderek yayıldı.</p>
<h3>4 bin 476 kişi göç ederken öldü</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/93038/475/269" width="475" height="269" /></p>
<p>Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre dünya genelinde 2018&#8217;de 4 bin 476 kişi göç ederken hayatını kaybetti.</p>
<p>BM Mülteci Örgütü rakamlarına göre bugün dünyada 68,5 milyon yaşadığı ülkeden ayrılmaya zorlandı. Bunların arasında yarısından fazlası 18 yaşın altında olan yaklaşık 25,4 milyon mülteci bulunuyor. 2018 itibariyle yaklaşık 10 milyon vatansız insan var.</p>
<h3>İzlanda iş hayatında toplumsal cinsiyet eşitsizliğini kaldırdı</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/93013/475/282" width="475" height="282" /></p>
<p>İzlanda&#8217;da 1 Ocak&#8217;tan itibaren işyerlerinin erkeklere kadınlardan daha fazla maaş vermesi yasaklandı.</p>
<p>İzlanda&#8217;da ücret eşitsizliğini ortadan kaldırması beklenen yeni yasa, parlamentonun yarısını oluşturan kadın meclis üyelerinin çabasıyla 1 Ocak&#8217;tan itibaren işverenlerin erkek çalışanlarına kadın çalışanlarından daha fazla maaş ödemesi yasaklandı.</p>
<p>Hem devlet hem de özel işyerleri, kadın ve erkeklere eşit ücret ödediklerine ilişkin bir sertifika almak zorunda. Sertifikayı alamayan işyerleri ise yasalar çerçevesinde cezalandırılacak.</p>
<h3>Chemnitz&#8217;de ırkçılık sil baştan</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/93025/475/297" width="475" height="297" /></p>
<p>Almanya&#8217;nın Chemnitz kentinde bir Almanya vatandaşının göçmen kökenli biri tarafından bıçaklanması ve ardından sokaklara yasaklı Nazi selamını taşıyan olaylar sonrası parlamentodaki AfD yanlıları ve diğer Neo Nazi gruplar sokaklara döküldü.</p>
<p>Protestolar çift taraflı arttı, Berlin&#8217;de 13 Ekim&#8217;de yapılan ırkçılık karşıtı gösteriye yaklaşık 250 bin kişi katıldı.</p>
<p>Haberin tamamı için <a href="https://bianet.org/1/23/204032-2018-dunyada-nasil-gecti" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız</a>.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/02/2018-dunyada-nasil-gecti/">2018 Dünyada Nasıl Geçti?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran’da Kadınların Öfkesi Örgütlü Güce Dönüşüyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/24/iranda-kadinlarin-ofkesi-orgutlu-guce-donusuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jul 2018 13:18:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz Çarşamba]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın mücadelesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29049</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı Hilal Tok tarafından yazılıp Ekmek ve Gül sitesinde yayınlanmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/24/iranda-kadinlarin-ofkesi-orgutlu-guce-donusuyor/">İran’da Kadınların Öfkesi Örgütlü Güce Dönüşüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İran’da ekonomik temelli ayaklanmaların ülke geneline yayılması, binlerce kişinin sokaklara dökülmesi rejim tarafından sert biçimde bastırıldı; ama işçiler, kadınlar ve öğrenciler geri adım atmıyor.</p>
<p>2017 yılının sonlarında İran’ın hiç beklenmedik bir bölgesinde, İslam’ın ve rejimin hakim olduğu Meshed şehrinde toplumsal ayaklanmalar başladı. Ekonomik boyutlu bu ayaklanmalarda özellikle emekçiler en temel ihtiyaçlarının dahi karşılanamaz hale gelmesine ve bunun karşısında rejimin kemer sıkma politikalarına tepki gösteriyordu. Meshed’de başlayan bu ekonomik temelli ayaklanmaların ardından tepkiler ülke geneline yayıldı ve birçok şehirde eylemler hak ve özgürleri talep eden mücadele çağrılarına dönüştü. Binlerce kişi sokaklara dökülürken korku rejiminin bu mücadelelere cevabı sert oldu. Tehditler, gözaltılar, tutuklamalar, işkenceler, ölümler&#8230; Ancak buna rağmen özellikle işçi, kadın ve öğrenci eylemlerinde geri adım yok.</p>
<p>İki ay önce patlak veren eylemler sırasında sokağa çıkanlara verilen tutuklama kararlarından biri de A. Samad’e çıkmıştı. A. Samad, sırf rejimi protesto ettiği, düşüncelerini özgürce haykırmak istediği için suçsuz yere vaktini hapishanede geçirmek istemedi ve ülkeyi terk etme kararı aldı. E. Ava da toplumsal baskıdan ve aldığı tehditlerden kurtulmak için okulunu yarıda bırakarak arkadaşı A. Samad ile birlikte Türkiye’ye geldi. E. Ava ülkesindeki baskılardan bunalmış, eşit ve özgür bir yaşam için tüm o karanlığın içinde mücadele eden bir kadın. Tebriz’de yaşayan E. Ava kısa bir zaman önce Türkiye’ye geldi. Okuluna burada devam etmek ve eğitimini tamamlamak istiyor. Ülkesini, yaşadıklarını, kadınların, işçilerin, mücadelenin durumunu sorduğumuz derin bir sohbete giriyoruz E. Ava ile. En büyük arzusu artık rejimin son bulması ve İran’da işçi sınıfının iktidara geldiği bir sosyalizmin yaşanması&#8230; Bu konuda oldukça umutlu, çünkü rejim her ne kadar engeller koysa da baskının insanları artık bıktırdığını ve öfkenin çoğaldığını düşünüyor. Özellikle de kadınlar arasında&#8230;</p>
<h5>9’UNDA BAŞÖRTÜSÜ, 13’ÜNDE EVLİLİK&#8230;</h5>
<p><span style="color: #000000;"><b><i>İran’daki kadınlar hangi baskılarla, ayrımcılıklarla, yaşıyor?</i></b></span></p>
<p>İran’da baba izni olmadan kadınlar evlenemiyor. Koca izni olmadan İran’dan çıkamıyorlar. Kız çocukları 9 yaşında başörtüsü ile dolaşmak zorundalar. Boşanan kadınlar çocukların velayetlerini alamıyorlar. Sadece evlenmeden önce bir sözleşme yapılırsa kadın çocuklarını alabiliyor. Sözleşme yoksa, çocuklar annelere verilmiyor. ‘İslam’ yönetiminin insanlar üzerinde etkisi çok olmuş. O yüzden bir kız evlenirken ‘ben boşanma izni istiyorum’ diye sözleşme yaptırmıyor genelde. Kanuni evlilik de imam nikahı. Mesela erkeğin yasal olarak 4 kadınla evlenmesinde sorun yok. Ama kadın mahkemeye gidiyor ve kocası başkası ile evlendiği için boşanmak istediğini söylüyorsa ‘Kaçıncı evliliği? Dört tane dolmamışsa sorun yok’ diye cevap alıyor. Bu yüzden kadınlar boşandıktan sonraki toplumsal baskılar ve hukuki engeller sebebiyle boşanmayı çok tercih etmiyorlar. Bu nedenle birçok kadın intihar etti İran’da. Kanunda olmasa bile boşanmış kadın toplumsal baskıdan ötürü mutlaka babasının evine dönmek zorunda ve çoğu zaman ev vermiyorlar kadına.</p>
<p>Futbol statları da yasak kadınlara. Ya da erkeklerin spor yaptığı yerlere gitmek&#8230; Üniversitede bazı bölümleri de seçemiyorlar. Çünkü erkeklere oranla daha az kontenjan açıyorlar bölümlerde ya da hiç açılmıyor.</p>
<p>Kadın 18 yaşını doldurduğu halde bir kere babadan izne dair imza alırsa pasaport alabiliyor ve yurt dışına çıkabiliyor, ama 18 yaşından önce her çıkışta babadan izin kağıdı alması lazım. Baba yoksa büyükbaba ve amcadan, hiçbir şekilde anne karışamaz. Çocukların lise diploması bile babaya veriliyor, annenin bunları alması yasal değil.</p>
<p>Çalışma yaşamındaysa kanuni olarak yasak yok. Fabrikalarda kadın erkek karışık çalışıyorlar mesela, birlikte sömürülüyorlar. Kadınların eğitim görmesine dair de kanunda bir yasak yok ama yine toplumsal baskı oluyor kız çocuklarının okumasına karşı. Ayrıca ilkokul ve lise eğitimi İran’da kız-erkek ayrı oluyor. Ancak üniversitede karma eğitim var. Ama karma üniversitede bir erkekle yan yana, el ele gezmek yasak, bu disiplin soruşturması demek.</p>
<p>Otobüslerde de kadınlar bir tarafta, erkekler başka bir tarafta seyehat ediyor yani otobüs ikiye ayrılmış durumda.</p>
<p>Kanunda evlilik yaşı da 13 ama daha erkenden aile izni ile dini olarak evlendirmek yasal. Buna dönük tepkiler de oluyor bazı kesimlerde&#8230;<br />
Bir iki sene önceye kadar kadınlar daha pasifti ayaklanmalarda. Ama şimdi daha tepkililer. Daha örgütlüler. Çünkü artık öyle bir noktaya geldi ki baskı, kadınlar susmuyor ve rejimin karşısında boyun eğmiyorlar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-29053" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/iranda-kadinlarin-ofkesi-orgutlu-guce-donusuyor_0_1756.jpeg" alt="" width="450" height="300" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/iranda-kadinlarin-ofkesi-orgutlu-guce-donusuyor_0_1756.jpeg 450w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/iranda-kadinlarin-ofkesi-orgutlu-guce-donusuyor_0_1756-320x213.jpeg 320w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<h5>İRANLI KADINLARIN İNADI: BEYAZ ÇARŞAMBA</h5>
<p><span style="color: #333333;"><b><i>Bu baskılara, özellikle örtünme zorunluluğuna karşı kadınların tepkilerini gördük yapılan eylemlerde&#8230; Beyaz Çarşamba eylemleri çok yankılandı. Bu eylemler nasıl ortaya çıktı, şimdi durum ne?</i></b></span></p>
<p>Beyaz Çarşamba muhalif bir gazeteci olan Masih Alinezhad’ın çağrısıyla başladı. Genel olarak gençler yanıt verdi bu eyleme ancak ayrı ayrı mesleklerden, sınıflardan kadınlar da vardı. Bu eylemlere kadınların çocuklarıyla katıldığına da şahit olduk. Eylemler zamanla kitleselleşti. Mesela emekli kadın öğretmenler toplanıp eylemler yapmaya başladı, işçi kadınlar eylemlere katılmaya başladı. Çocukları siyasi suçtan dolayı içeride olan annelerin mücadeleleri (gerek cezaevi önünde beklemek olsun, gerek dışarıdakilere bilgi akışı olsun) daha da görünür oldu. Kadınlar tehditlere ve güçlüklere karşı geri adım atmıyor.</p>
<h4>BAŞÖRTÜSÜNÜ ÇIKARTTIĞI İÇİN CEZA ALAN KADINLAR&#8230;</h4>
<p>Enghelab (Devrim) sokağında bir yüksekliğin üzerine çıkıp bir sopaya bağladığı beyaz çarşafını sallayan Vida Movahed tutuklandı. 19 aylık bebeği olan Vida Movahed’den bir süre haber alınamadı. Yakın zaman önce mahkemesi yapılan Vida Movahed 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.<br />
Vida Movahed’in yanı sıra başörtüsünü çıkaran Narges Hoseini de 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.<br />
Eylemler sırasında tutuklanan, öğrenci hakları ve medeni haklar için faaliyet yürüten Leyla Hasan Zadeh 6 yıl hapis ve 2 yıl yurt dışına çıkma yasağı cezasına çarptırıldı. Ve duruşması henüz yapılmayan ve beklemede olan bir sürü kadın var.</p>
<p>Her kadın bununla karşı karşıya aslında. Mesela biz dışarıda yürüyoruz, saçın çok dışarıda olursa, ojen olursa, makyajın çok olursa, pantolonun biraz kısa olursa zaten seni alıp götürüyorlar. Ve tutanak tutuyorlar, para cezası veriyorlar veya toplumda aşağılanma gibi cezalar veriyorlar.<br />
Rejimin kadınları engellemek için başka yolları da var. Mesela kadınların başörtülerini çıkarmak için çıktığı yükseltilere kadınlar çıkamasınlar diye dik engeller yapıldı. Ama kadınların eylemlerini destekleyen erkekler, gece saatlerinde engellerin üzerine ahşaptan zeminler yaparak kadınların o yükseltilere çıkmasına olanak sağladılar.</p>
<p>Mesela kısa bir zaman önce bir video ulaştı bana. Bir kadın başörtüsünü çıkarmış yürüyor, bir adam önüne arabayı kırıp kadını darp ediyor. Eskiden insanlar buna tepki vermezdi can korkusundan ama şimdi kadına yardıma koşuyorlar, tepki veriyorlar&#8230;</p>
<figure id="attachment_29050" aria-describedby="caption-attachment-29050" style="width: 450px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-29050" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/iranda-kadinlarin-ofkesi-orgutlu-guce-donusuyor_1_yuPM.jpeg" alt="" width="450" height="300" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/iranda-kadinlarin-ofkesi-orgutlu-guce-donusuyor_1_yuPM.jpeg 450w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/iranda-kadinlarin-ofkesi-orgutlu-guce-donusuyor_1_yuPM-320x213.jpeg 320w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /><figcaption id="caption-attachment-29050" class="wp-caption-text">Kadınların başörtülerini çıkarmak için çıktığı yükseltilere engeller koyuldu ama o engeller de aşıldı.</figcaption></figure>
<h4><span style="color: #333333;"><b>YÜZ BİNLERCE KİŞİLİK TELEGRAM KANALLARI İLE HABERLEŞME</b></span></h4>
<p><span style="color: #333333;"><b><i>İran internetin bile çok kısıtlı kullanıldığı bir yer. Kadınlar nasıl birbirlerinden haberdar oluyorlar, nasıl örgütleniyorlar, eylem kararı alıyorlar?</i></b></span><br />
İçerdeki örgütlenmeler ya dışarıdakilere bağlı olarak yapılıyor ya da bireysel olarak yapılıyor, iki kişi, arkadaşlar kendi arasında vs&#8230; Ama arkadaşlar akrabalar bir örgüte bağlı olsalar bile hangi örgüte, neye bağlı olduğu bilinmiyor. Çünkü işkence ve sıkı takip var, güvenlik için gizliliğe dikkat ediyoruz. Mesela 100 bin kişilik telegram kanalları var, buralar haberleşme ağı olarak çalışıyor ve çok geniş bir kitleye hitap ediyorlar. Medyada göremediğimiz şeyleri oradan paylaşıyoruz. Sosyal medyadaki çağrıyı görenler direkt belirlenen yere gidiyor. Çağrıları genelde fenomen yazarlar, partiler veya siyasiler yapıyor.<br />
Ülke dışından yayın yapan televizyonlar bazen ideolojik olarak yön veriyor İranlı halka, bunlar takip ediliyor ama bunlar hep yasa dışı.</p>
<h6><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-29052" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/iranda-kadinlarin-ofkesi-orgutlu-guce-donusuyor_2_V0rn.jpeg" alt="" width="450" height="300" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/iranda-kadinlarin-ofkesi-orgutlu-guce-donusuyor_2_V0rn.jpeg 450w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/iranda-kadinlarin-ofkesi-orgutlu-guce-donusuyor_2_V0rn-320x213.jpeg 320w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /></h6>
<h5><span style="color: #333333;"><b>İRANLI KADINLARIN VE ERKEKLERİN ORTAK DERDİ: EMEK SÖMÜRÜSÜ</b></span></h5>
<p><span style="color: #333333;"><b><i>Ülkenin genel olarak sınıfları ve ekonomik durumları nasıl?</i></b></span><br />
Muhalif olanlar genel ortalamanın altında geçim ücreti ile yaşıyor. Ama refah içinde yaşayanlar genelde rejimden yanalar. Çünkü rejimden olmayan insan doktor olsa bile çalışamaz hale geliyor. Kumpas kuruyorlar, devre dışı bırakıyorlar&#8230; Onun için iki tabaka oluşmuş. Mesela Tahran’a gidiyoruz çok zengin, çok paraları olanlar da var ama akşam evleri olmadığı için mezarda yatanlar da çok.<b><i><span style="color: #311873;"><br />
<span style="color: #333333;">İran’da ülke dışına çok yansımayan ama epey fazla sayıda işçi eylemleri olduğundan da haberdarız aslında. İşçilerin özellikle işçi kadınların bu toplumsal harekette yeri ne?</span><br />
</span></i></b>Kanuni olarak eşit ücret görünüyor ama uygulamada kadın işçiler erkek işçilerden daha az ücret alıyorlar. Fabrikalarda hak gaspları olduğu için sürekli eylemler oluyor. Bizim telegram kanallarına sürekli videolar geliyor fabrikalardan. Rejim, oralardaki eylemlere her ne kadar daha ılımlı olsa da yine tutuklamalar ve baskılar kaçınılmaz oluyor.</p>
<p>Muhaliflerin eylemlerine işçiler de geliyor, kadın işçiler de var hatta. Mesela Ney Şeker Haft Tape’de büyük bir eylem vardı. Ve o eylemdeki en güçlü konuşmayı bir kadın işçi yaptı. Eylemlerde tutuklanan işçiler için diğer işçiler de ‘tutuklular serbest bırakılsın’ talebiyle eylemler yaptı. İran’daki işçilerin en büyük sorunu haklarını alamaması, ödemelerin çok uzun süre boyunca yapılmaması&#8230; Bu yüzden ödemeleri yapılmayan işçiler haklarını almak için eylemler yapıyor. Sadece geçtiğimiz hafta bile 42 işçi eylemi gerçekleşti.</p>
<h5>İSTEMEDİĞİN BİR YAŞAM İÇİNDE VAR OLMAK ÇOK ZOR</h5>
<p><span style="color: #333333;"><b><i>İran’da kadınların politikleşmesi ve örgütlenmesinin önünde büyük engeller olduğu görülüyor. Böyle bir atmosferde sen nasıl muhalif oldun ve mücadeleye giriştin?</i></b></span></p>
<p>Erken yaşlarda politik olmaya başlıyorsun aslında İran’da, çünkü kız çocuğu olduğun için baskılarla 9-10 yaşlarında yakından tanışıyorsun. Okulda olsun, dışarıda olsun&#8230; Zaten ailem politik olduğu için rejimin onların üzerinde de baskısı vardı, bunu görüyordum. Bu gibi durumlarda ister istemez politik oluyorsun çünkü istemediğin bir yaşam içinde var olmak çok zor.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://ekmekvegul.net/sinirlarin-otesi/iranda-kadinlarin-ofkesi-orgutlu-guce-donusuyor" target="_blank" rel="noopener">Ekmek ve Gül</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/24/iranda-kadinlarin-ofkesi-orgutlu-guce-donusuyor/">İran’da Kadınların Öfkesi Örgütlü Güce Dönüşüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran’dan “İslami Kıyafet” İtirafı: Zor Kullanmak Sonuç Vermiyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/19/irandan-islami-kiyafet-itirafi-zor-kullanmak-sonuc-vermiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jul 2018 09:04:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed Cafer Montazeri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28895</guid>

					<description><![CDATA[<p>İran’da yıllardan beri süren kılık kıyafet konusundaki baskıdan bir sonuç alınamadığı itiraf edildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/19/irandan-islami-kiyafet-itirafi-zor-kullanmak-sonuc-vermiyor/">İran’dan “İslami Kıyafet” İtirafı: Zor Kullanmak Sonuç Vermiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="intro">İran Başsavcısı, kadınların “İslami olmayan” giyimleriyle mücadelede alınan polisiye ve hukuki önlemlerin işe yaramadığını itiraf ederek “Zor kullanmak sonuç vermiyor” dedi.</p>
<p><strong>İran Başsavcısı Muhammed Cafer Montazeri</strong>, kadınların “İslami olmayan” kıyafetlerine karşı mücadelenin başarısızlıkla sonuçlandığını söyledi. Başsavcı, kadınlara yönelik polisiye önlemlerin de hukuki adımların da sonuç vermediğini ve ülkenin uluslararası imajını zedelemenin dışında hiçbir işe yaramadığını belirtti.</p>
<p>İran resmi haber ajansı Irna’ya konuşan Montazeri, ülkedeki birçok kadının dine de İslami kıyafet normlarına da inanmadığı kanısında olduğunu söyledi. Kendi de bir din adamı olan İran Başsavcısı, “Her halükarda zor kullanmak işe yaramadığı gibi bizi bir yere de götürmüyor” tespitinde bulundu.</p>
<h3><strong>Başörtüsü ve manto zorunluluğu</strong></h3>
<p>İran’da tüm kadınlar ve 9 yaşından itibaren tüm kız çocukları, kamusal alanda saçlarını örtmek için başörtüsü takmak ve vücut hatlarını gizlemek için de uzun bir manto giymek zorunda. Bu kurallara uymayan ve “günahkâr” olarak görülen kişiler ahlak polisi tarafından tutuklanabiliyor, bazı durumlarda haklarında cezai işlem uygulanabiliyor ve suçlu bulundukları takdirde yüksek para cezasına çarptırılabiliyorlar.</p>
<h3><strong>Yeni yasak da işe yaramadı</strong></h3>
<p>“İslami giyim”e dair yasalar ve cezai yaptırımların yaklaşık 40 yıldır yürürlükte olmasına rağmen başörtülerinin giderek daha gevşek bağlandığı, mantoların giderek kısaldığı ve daraldığı gözlemleniyor. Geçen hafta alınan bir önlemle, önü açık ve düğmesiz mantoların satışı yasaklanarak, yasağa uymayan satıcılara bir yıl çalışma yasağı getirileceği açıklanmıştı. Ancak “İslami olmayan” mantoların satışının devam ettiği ve birçok kadının sokakta bu mantolarla dolaştığı gözlemleniyor.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://yesilgazete.org/blog/2018/07/19/irandan-islami-kiyafet-itirafi-zor-kullanmak-sonuc-vermiyor/" target="_blank" rel="noopener">Yeşil Gazete</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/19/irandan-islami-kiyafet-itirafi-zor-kullanmak-sonuc-vermiyor/">İran’dan “İslami Kıyafet” İtirafı: Zor Kullanmak Sonuç Vermiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2018 Dünya Kupası: İran&#8217;da ilk kez stadyuma alınan kadınlardan çok sayıda sosyal medya paylaşımı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/22/2018-dunya-kupasi-iranda-ilk-kez-stadyuma-alinan-kadinlardan-cok-sayida-sosyal-medya-paylasimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Jun 2018 09:42:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[2018 Dünya Kupası]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[kadın taraftarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28040</guid>

					<description><![CDATA[<p>1979'daki İslam Devrimi'nden bu yana stadyumlara alınmayan İranlı kadınlar, bir Dünya Kupası karşılaşması ile birlikte ilk kez erkeklerle birlikte maç izleyebildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/22/2018-dunya-kupasi-iranda-ilk-kez-stadyuma-alinan-kadinlardan-cok-sayida-sosyal-medya-paylasimi/">2018 Dünya Kupası: İran&#8217;da ilk kez stadyuma alınan kadınlardan çok sayıda sosyal medya paylaşımı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İspanya karşılaşmasını dev ekranlardan izlemek için Tahran&#8217;daki Azadi Stadyumu&#8217;nda bir araya gelen binlerce kişi arasında tezahurat yapan İranlı kadınlar da vardı.</p>
<p>Stadyum içinde çekilen selfieler sosyal medyada paylaşıldı. İran futbol takımının resmi Twittet hesabı da stadyumda bayraklı bir kadının fotoğrafını paylaştı.</p>
<p>Mayıs ayında 5 kadın erkek kılığına girerek Azadi Stadyumu&#8217;na girmeyi başarmıştı.</p>
<p>Spor salonlarına ve stadyumlara kadınların girmesi konusunda ülkede resmi bir yasak olmasa da, polis kadınları kapıdan geri çeviriyordu.</p>
<p>Bu gayri resmi yasağı aşarak Mart ayında bir maça girmek isteyen 35 kadın hakkında soruşturma başlatışmıştı.</p>
<p>Çarşamba günkü etkinliğe kadınların da alınacağının açıklanması sonrası Azadi stadyumuna çok sayıda biletli kadın seyirci de geldi.</p>
<h4 class="story-body__crosshead">İzin önce iptal edildi</h4>
<p>Ancak güvenlik güçleri &#8220;altayapı problemleri nedeniyle&#8221; kadınların maça girişi ile ilgili iznin iptal edildiğini duyurdu.</p>
<p>Bu gelişme üzerine protestolar ve sloganlar arasında bir oturma eylemi başladı.</p>
<p>Protestonun videoları sosyal medyada kısa sürede yayıldı ve #Azadi_iptali etiketiyle kısa sürede 2 bine yakın paylaşım yapıldı.</p>
<p>İran İçişleri Bakanı Abdurrıza Rahmani Fazli&#8217;nin özel talimatı sonrası maçın başlama vuruşundan bir saat önce kadın taraftarların stadyuma girişine izin çıktı.</p>
<p>Maç esnasında kadınlar sosyal medya hesaplarından çok sayıda fotoğraflı paylaşım yaptı.</p>
<p>Reformcu milletvekili Tayyebeh Siavashi paylaştığı fotoğrafa, &#8220;Kadınlar ve erkekler bir arada mutlu olabilmeli&#8221; ifadesini yazdı.</p>
<p>İspanya kaptanı Sergio Ramos da bu önemli gelişmeyi kutlayarak, zaferin İranlı kadınlara ait olduğu mesajının yer aldığı bir paylaşım yaptı.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-44566412" target="_blank" rel="noopener">BBC</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/22/2018-dunya-kupasi-iranda-ilk-kez-stadyuma-alinan-kadinlardan-cok-sayida-sosyal-medya-paylasimi/">2018 Dünya Kupası: İran&#8217;da ilk kez stadyuma alınan kadınlardan çok sayıda sosyal medya paylaşımı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İranlı yeni genç kuşak mücadeleyi bırakmayacak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/01/10/iranli-yeni-genc-kusak-mucadeleyi-birakmayacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal Aktaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2018 13:41:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[HAKAN GÜNEŞ]]></category>
		<category><![CDATA[HAMANEY]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[İRAN DEVRİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[İSYAN]]></category>
		<category><![CDATA[protesto]]></category>
		<category><![CDATA[RUHANİ]]></category>
		<category><![CDATA[suudi arabistan]]></category>
		<category><![CDATA[TAHRAN]]></category>
		<category><![CDATA[TUDEH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sivilsayfalar.overteam.com/?p=23199</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doç. Dr. Hakan Güneş: İran tarihinde büyük protesto zincirlerine bakarsanız, Tahrir gibi tek bir meydana belirli bir süre için dolan toplumsal bir hareket değil, sürekli kendini yeniden ve yeniden ortaya çıkaran eylemler zinciri olduğunu görürsünüz. Dolayısıyla yakın bir zamanda, çok daha güçlü bir hareket başlarsa hiç şaşırtıcı olmaz! İran’ın Meşhed kentinde 28 Aralık 2017’de ekonomik sıkıntıları [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/01/10/iranli-yeni-genc-kusak-mucadeleyi-birakmayacak/">İranlı yeni genç kuşak mücadeleyi bırakmayacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doç. Dr. Hakan Güneş: İran tarihinde büyük protesto zincirlerine bakarsanız, Tahrir gibi tek bir meydana belirli bir süre için dolan toplumsal bir hareket değil, sürekli kendini yeniden ve yeniden ortaya çıkaran eylemler zinciri olduğunu görürsünüz. Dolayısıyla yakın bir zamanda, çok daha güçlü bir hareket başlarsa hiç şaşırtıcı olmaz!</strong></p>
<p>İran’ın Meşhed kentinde 28 Aralık 2017’de ekonomik sıkıntıları protesto etmek üzere başlayan eylemler kısa sürede farklı kentlere de yayılarak, rejim karşıtı gösterilere dönüştü. Süre giden eylemlerde en az 30 kişi yaşamını yitirirken, İran Devrim Muhafızları Komutanı Muhammed Ali Caferi, ülkesinde bir hafta süren ‘rejim karşıtı’ gösterilerin bastırıldığı ilan etti. Türkiye’de de ekranlarda  boy gösteren ‘derin analizciler’, ‘stratejistler’ ve ‘terörle mücadele uzmanları’, İran’daki toplumsal öfkeyi, yumurta fiyatlarındaki ‘vurguna’,  başta ABD, İsrail ve Suudi Arabistan olmak üzere ‘dış güçlerin oyununa’, İran rejiminin toplumda biriken ‘gazı almasına’ vb. nedenlerle açıkladı.</p>
<p>Bu ‘açıklayıcı’ zihin fırtınası ortamında, Sivil Sayfalar adına İran’daki  protestoları, sosyoloji ve sivil toplum temelinde konuşmak için mikrofonumuzu İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Üyesi Doç. Dr. Hakan Güneş’e uzattık. Hakan Hoca, İran’daki protestolarda hiçbir etnik söylemin gün yüzüne çıkmadığını belirterek ‘dış güçlerin oyunu’ açıklamalarının temelsizliğine işaret ederken, kuluçka döneminde olan yeni bir halk hareketinin kesintisiz olarak devam edeceğinin altını çiziyor.  Ve ekliyor: Ne İran rejimi ne de ‘düşmanları’, İran halkının müştereklerinde buluşmasını istemiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İran’da ne oluyor sorusuyla başlayalım…</strong></p>
<p>Birden fazla faktörün bir arada olduğu bir toplumsal itirazla karşı karşıyayız. Buna henüz tam bir ayaklanma diyemeyiz ama büyük bir toplumsal protesto ve itiraz olarak nitelendirebiliriz.</p>
<h4>“… KİMİSİNİN ETNİK NEDENLERLE, KİMİLERİNİN SOSYAL VE SİYASAL NEDENLERLE, BÜYÜKÇE BİR KISMININ DA EKONOMİK NEDENLERLE YAPTIĞI BU İTİRAZIN ORTAK NOKTASI, DİKTATÖRLÜĞÜN SON BULMASI YA DA EN AZINDAN KAPSAMLI BİR REFORMA GİDİLMESİ.”</h4>
<p><strong>Neye itiraz ediliyor?</strong></p>
<p>Birden fazla başlık söz konusu. İran sıkışmış bir toplum. Ekonomik rahatsızlıkların tetiklediği ama farklı türden çok fazla toplumsal, ekonomik ve siyasal itirazın ortaya döküldüğü bir patlama anı bu.</p>
<p><strong>Bu ‘patlamanın/öfkenin’ temelleri nedir?</strong></p>
<p>Tek bir temeli yok, onu söyleyelim. Belli bir ölçeğin üzerindeki toplumsal olaylar aslında herkesin kendi meşrebince katıldığı bir süreçtir. Dolayısıyla, ortak olan tek şey, bunun sebebi olan rejim. Yani İran’daki teokratik diktatörya. Dolayısıyla kimisinin etnik nedenlerle, kimilerinin sosyal ve siyasal nedenlerle, büyükçe bir kısmının da ekonomik nedenlerle yaptığı bu itirazın ortak noktası, diktatörlüğün son bulması ya da en azından kapsamlı bir reforma gidilmesi.</p>
<p><strong>1979’daki İran Devrimi’den farklı olarak güncel eylemlerde bir liderlik görülmüyor, bir de 1979 Devrim’inde esnaflara yönelik baskıların devrim sürecini tetiklediği gibi bir sav söz konusuydu…</strong></p>
<div id="attachment_21322" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-21322     lazyloaded" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/WhatsApp-Image-2018-01-08-at-17.38.28.jpeg" sizes="auto, (max-width: 311px) 100vw, 311px" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/WhatsApp-Image-2018-01-08-at-17.38.28.jpeg 557w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/WhatsApp-Image-2018-01-08-at-17.38.28-300x167.jpeg 300w" alt="" width="311" height="173" data-lazy-src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/WhatsApp-Image-2018-01-08-at-17.38.28.jpeg" data-lazy-srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/WhatsApp-Image-2018-01-08-at-17.38.28.jpeg 557w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/WhatsApp-Image-2018-01-08-at-17.38.28-300x167.jpeg 300w" data-lazy-sizes="(max-width: 311px) 100vw, 311px" /></p>
<p class="wp-caption-text">İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Üyesi Doç. Dr. Hakan Güneş.</p>
</div>
<p>1979’a ilişkin bu tespite katılmam. 1979 neredeyse kesintisiz beş-altı yıllık protestolar zincirinin bir sonudur. Ve özellikle onun son bir yılı kesintisiz olarak devam etmiştir. Burada bir şeye dikkat çekeyim, bu çok önemli; bugün bu isyanın bitmiş olacağı söyleniyor, olabilir, bitebilir ama 40 gün sonra tekrar çıkmayacağını kimse söyleyemez. Zaten İran tarihinde büyük protesto zincirlerine bakarsanız, Tahrir gibi tek bir meydana belirli bir süre için dolan toplumsal bir hareket değil, sürekli kendini yeniden ve yeniden ortaya çıkaran eylemler zinciri olduğunu görürsünüz. Dolayısıyla yakın bir zamanda, çok daha güçlü bir hareket başlarsa hiç şaşırtıcı olmaz!</p>
<p>İkincisi, burada da 1979’da da tek bir toplumsal kesim yok. O meşhur literatürden söz ediyorsunuz, bu Bazarilerin ve esnafın rolü konusu…O biraz da Türkçe’ye çevrilen kitapların kabahati, tabii ki çok önemli ama şüphesiz tek faktör değil. Bazariler özellikle İslami hareketin gücünü devşirdiği bir kesim. Bu çok önemli. Yoksa, öğrenci hareketinin, sosyalist hareketinin, işçi hareketinin, kadın hareketinin, Kürt-Türk etnik hareketlerinin değil. Ama haklısınız 1979’dan ve hatta 2009’dan farklılıklarını konuşalım.</p>
<h4>“AKTİVİSTLER REFORMCULARDAN DA UMUDUNU KESTİ.”</h4>
<p><strong>O halde İran’daki güncel protestoların, 1979 İran Devrimi’nden ve 2009’daki ayaklanmadan farkı ne?</strong></p>
<p>1979’da farklı siyasal liderlikler vardı. Dinci hareketin bir liderliği vardı, solcu-dinci akımın (Mücahidin-i Halk) liderliği vardı, ki bu çok önemli ikinci grup, Fedaiin ve TUDEH olmaz üzere sosyalist iki akımın liderliği vardı ve bunların arasında pek çok grup vardı. Bunların hepsi örgütlü güçlerdi ve karar aldıklarında bunları uygulayabilecek belirli bir mekanizmaya sahiptiler. İran’da gerek 2009’da gerekse şu anda tanık olduğumuz 2017-2018’deki eylemlerde kitleler örgütlü değiller. Fakat 2009’dakinin hiç değilse sözcüleri vardı yani o zamanki seçimle ilgiliydi ve seçimdeki Musavi ve Kerrubi gibi reformcu adaylar bir tür sözcülük yapıyorlardı. Dikkat edin orada da lider değillerdi. Yani İran’da örgütlenme hürriyeti olmadığı için insanlar çok yatay ve küçük gruplar halinde temas ediyorlar ve ortada birkaç yüz kişiyi geçebilecek bir örgütlenme olanağı zaten yok. Kuzey Kore gibi olmasa da İran’da çok çok baskıcı bir rejim ve insanlar bir araya kesinlikle getirilmiyorlar. Ama şu kadarına izin veriliyor: Mesela tiyatro grupları; ben size hiçbir yerde bulunmayan bir bilgi vereyim, sadece Tahran’dan 3 bin tane yeraltı tiyatrosu var. Bu şu demek: İran’da on yıllardır insanların ancak sanatla, şiirle ve tiyatroyla kendilerini ifade etme veya politika yapmalarına izin verilen bir denklem oluştu. Dolaysıyla insanlar ancak bu yatay sahalarda yaşam buluyorlardı. Şimdi her kentte faklı dinamikler söz konusu ama Tahran’ı konuşacak olursak, Tahran’daki gençlerin büyük ölçüde isyanının nedeni elektrik faturası, yumurta fiyatları değil. Ama Meşhed’de öyle başladı, İsfahan da kısmen öyle ve tabii ki Kermanşah. Kermenşah çok önemli Şii şehridir. Kermenşah’da da yine bütün basının atladığı bir bilgiyi söyleyeyim size, hepimizin gözleri önünde oldu: Daha çok kısa bir süre önce Mahmud Ahmedinejad döneminde yapılan “TOKİ”ler yıkıldı ve yüzlerce insan öldü. Dolayısıyla Kermanşah’a hiç şaşırmamak gerekiyor.  Depremde evi yıkılan, İslami rejim tarafından aldatılan, haklarını kullanamayan, gençler vs. bütün bunlar bir araya geldi. Not edelim İran’da genç işsizlik oranı çok yüksek. Şimdi bütün bunlar bir araya geldi ve toplumsal patlama oldu. Bu toplumsal patlama bugün/yarın bastırılabilir çünkü 2009’daki kadar kitlesel değil. Tekrar ediyorum İran’daki toplumsal hareketler tarihini bilmeyenler bunu fark edemez ama ben 40 gün sonra tekrar ortaya çıkmasına hiç şaşırmam.  Her eylem sürecinden bir ders çıkarılmalıdır. Ve evet, örgütsüz oldukları için galiba bu gençlerin bu kez çıkaracağı en önemli ders hızlı bir şekilde örgütlenmektir. Çünkü herkes değil ama bu eylemi yapan aktivist gençler, “Kahrolsun Hamaney” ve “Kahrolsun Ruhani” diyorlar. Yani reformculardan da umudu kestiler, bu en önemli fark. Bu şekilde yapılan eylemden çıkarılacak ders ise bunu örgütlü yapmak olacaktır. Dolayısıyla 2017-2018 eylemleri bitse dahi buradan çıkan en önemli sonuç başta gençler olmak İran’daki geniş toplumsal kesimler örgütlenmeye daha fazla ağırlık vereceklerdir.</p>
<p><strong>Diasporadaki İranlılardan da birtakım açıklamalar/yorumlar geliyor…</strong></p>
<p>Yurtdışında açıklama yapan gerek sol gerekse diğer örgütlerin İran içerisinde de bir etkisi olmadığını da rahatlıkla söyleyebiliriz. Onlar daha çok basından izleyip ne olması gerektiği konusunda fikir yürütüyorlar ve çok zayıflar. Belki bundan sonra etki gösterebilirler ama Türkiye’de de insanlar özellikle sol kesim, olan biteni bu örgütlerin yayınladığı bildirilerden okumaya çalıştı fakat İran’da bu bildiriler okunmuyor, varlığı da bilinmiyor. Ama tabii ki, İran’daki hareket bir tür sekülerizm, liberalizm ve sol kültürün karışımıdır. Bunları, onların siyasal eylem kültüründe görmek mümkün.</p>
<h4>“SOKAĞA ÇIKAN VE İTİRAZ EDENLER ASLINDAN BİRBİRİNDEN FARKLI SLOGANLARLA ÇIKSALAR BİLE GERÇEKTEN ÇOK ÖNEMLİ BİR ORTAK PAYDALARI VAR: ‘ÜLKENİN KAYNAKLARINI NE DIŞARIDA SAVAŞI FİNANSE ETMEK NE DE MOLLALAR SINIFINI ZENGİNLEŞTİRMEK İÇİN DEĞİL ÜLKE HALKI İÇİN KULLANIN’ DİYORLAR.”</h4>
<p><strong>Bir çeşit karışım olarak nitelendirdiniz İran’daki siyasal eylem kültürünü. O halde İran’daki farklı toplum kesimlerin talepleri bir alanda, müştereklerin de buluşabilir mi?</strong></p>
<p>Mevcut rejimin hem ekonomi hem de siyasal ve toplumsal politikalarından rahatsızlar. Ne demek bu! Dünyanın en güçlü petrol kaynaklarına sahip bir ülkeden bahsediyoruz. Bu gelirlerin yurtdışındaki savaşları finanse etmek için kullanıldığı, İran halkına aktarılmadığını ve söz konusu paranın mollaların lüks harcamaları için kullanıldığını söylüyorlar. Dolayısıyla ‘Bu zenginlikleri içeride kullanın’ diyorlar, ikincisi bu bir diktatörlüğe dönüşmüş durumda ve hiç kimse kendisini ifade edemiyor. Yönetim ‘Baskıcı bir dini diktatörlük haline gelmiştir, buna son verilmelidir’ diyorlar. Bunun yerine ne geleceğini söylemiyorlar, herkes farklı bir şeyi dile getiriyor. Şimdi bu ikinci bölüm içerisinde tabii ki siyasal özgürlüklerin yanında toplumsal özgürlüklerde var yani kadınların zorla kapatılması gibi kuralların kaldırılması…Şöyle söyleyelim karmaşık bir şey yok. İran’da insanların çok büyük bir çoğunluğunun ne istediği çok belli. Yani sokağa çıkan ve itiraz edenler aslından birbirinden farklı sloganlarla çıksalar bile gerçekten çok önemli bir ortak paydaları var: ‘Ülkenin kaynaklarını ne dışarıda savaşı finanse etmek ne de mollalar sınıfını zenginleştirmek için değil ülke halkı için kullanın’ diyorlar. İkinci olarak da ‘Özgürlüklerimizi artırın yani siyasal hayatın kısıtlanması, farklı örgütlenme ve partilerin oluşturulmasının önündeki engelleri kaldırın, ifade hürriyeti istiyoruz’ diyorlar. Burada bütün İran halkı birleşiyor.</p>
<h4>“…İRAN HALKI SÜREKLİ BİR UZLAŞMA YÖNÜNDE OY KULLANIYOR, EYLEM VE GÖSTERİLERDE BULUNUYOR. İRAN HALKININ ÇOK BÜYÜK BİR KISMI İNSANİ VE BARIŞÇIL EYLEMLER YAPIYORLAR, TALEPLERİ DE UZLAŞMA YÖNÜNDE FAKAT REJİM SERTLİK ÜZERİNE KURULMUŞ. YANİ ABD BAŞKANI TRUMP VE HAMANEY BİRBİRLERİNE MUHTAÇ İKİ FİGÜR.”</h4>
<p><strong>Peki bu ayaklanmanın İslami kültürel bir geri planı var mı?</strong></p>
<p>Hem 2009’da hem de bu eylemlere katılanların tamamının radikal bir sekülarizm peşinde olduklarını ben ileri süremem. Belki bazı öne çıkan radikal seküler fikirler görebilirsiniz ama büyük bir kısmı aslında yolsuzluğa bulaşmış ve dini, kişisel zenginlikleri için kullanan rejime karşılar. Yoksa dinin toplumsal hayattan tümüyle silinmesine taraftar olduklarını kesinlikle söyleyemeyiz. Reformcular tam da burada varlar, şimdi dolayısıyla 2009’da daha fazla ama bu eylemlerde de belli ölçülerde, her ne kadar “Kahrolsun Ruhani” sloganları atılsa bile, önemli ölçüde reformcuda sokaklarda. Dolayısıyla sokaklarda reformcular da var ve elbette Şii toplumsal kültürünün burada bir etkisi var.</p>
<p>Anladığım kadarıyla siz İran’ı bilen birisisiniz, şöyle bir konu var, İran zaten Türkiye’den de diğer İslam ülkelerinden de çok farklı. 1979 ‘daki kompozisyon zaten çok ilginç, orada İslamcı örgütler, solcu-İslamcı örgütler, İslami temaları olan solcu örgütler ve solcu örgütler olmak üzere enteresan bir skala var. Yani, sol, Şiizm, İslamizm oldukça karışıktır bu coğrafyada. Fakat artık şunu rahat bir şekilde söyleyebilirim artık İran’da da büyük bir kesim Türkiye’deki gibi yorulmuş durumda. Bütün bu söylediğim uçları, solu ve İslam’ı, ikisini de çok ılımı düzeyde sahipleniyorlar. Yani dinlerine ve kültürlerine ılımı bir şekilde sahip çıktıkları gibi sol siyaseti de bir tür Sovyet solu olarak algılamıyorlar daha çok sosyal demokrasi, özgürlük ve adalet olarak algılıyorlar. Bu temalar İran halkında yaşıyor ama hepsi daha ılımlı bir biçimde yaşıyor ve bir tür aslında uzlaşma arayışı içerisinde.</p>
<p><strong>Farklı kesimler arasında bir uzlaşma arayışının filizlendiğine mi işaret ediyorsunuz?</strong></p>
<p>Evet. Fakat ne tuhaf tıpkı bundan öncekiler gibi ne uluslararası güçler ne de mollalar rejimi (Hamaney) bu uzlaşmaya olanak vermiyor. İran halkı sürekli bir uzlaşma yönünde oy kullanıyor, eylem ve gösterilerde bulunuyor. İran halkının çok büyük bir kısmı insani ve barışçıl eylemler yapıyorlar, talepleri de uzlaşma yönünde fakat rejim sertlik üzerine kurulmuş. Yani ABD Başkanı Trump ve Hamaney birbirlerine muhtaç iki figür. Dolayısıyla İsrail, Suudi Arabistan, Hamaney ve Trump, bunlar birbirlerini besleyen rejimler. İran halkı öbür tarafı oluşturuyor.  İran halkı bütün halklar gibi sabah çocuğunu okula göndermek, geçim ve güvenlik kaygısı duymamak istiyor. Ve bunu da bence oldukça güzel bir şekilde söylemine yansıtabilen bir halk.</p>
<h4>“..TAHRAN’DAKİ GENÇ AKTİVİSTLER RUHANİ’Yİ DE HAMANEY’İ DE İYİ POLİS KÖTÜ POLİS OLARAK ALGILIYORLAR. FAKAT BU DAHA UZUN BİR SÜREÇ ALIR ÇÜNKÜ BUNUN BİR LİDERİ, ÖRGÜTÜ, SÖZCÜSÜ VE YÖNLENDİREN BİR MEKANİZMASI YOK. AMA BUNA KARŞILIK ÇOK BÜYÜK BİR TEPKİ VAR.”</h4>
<p><strong>Gençlerin muhalif örgütleri yeterli bulmadığını söylemiştiniz.  Muhalif parti ve örgütler temsiliyetlerini yerine getiremiyor mu, yoksa gençler farklı bir şekilde mi  temsil edilmek istiyor? Biraz idealize edersek İran’da olup-bitenler sanki bu yönüyle Gezi sürecindeki kitle hareketini andırıyor</strong>…</p>
<p>Zaten tam anlamıyla bir muhalefet partisi yok. Sadece rejimin müsaade ettiği ılımlı, reformcu eğilimler var biliyorsunuz. Ruhani onlardan birisi, cumhurbaşkanı ama cumhurun başı olarak aslında İran’daki sistemde ikinci konumdaki kişi. Birinci konumdaki kişi anayasal olarak tanımlanmış dini lider, rehber yani. Şimdi dolayısıyla pek çok anayasal kurumun da başında cumhurbaşkanı değil, dini lider, Ali Hamaney var.</p>
<p>Şimdi gençler derken şunu kastediyorum: 2009’da aslında 80’li kuşak sokaktaydı bu sefer ise 90’lı kuşak sokakta. Bunlar bir kere farklı. Bu kez işsizlik daha fazla. Daha önce iş bulma umudu olan ve iş bulabilen bir kesim varken, şimdi iş tecrübesi olmayan ve iş bulma umudu da çok yüksek olmayan bir kesim var sokaklarda. Sokaklardaki gençler açısından söyleyecek olursak öncelikle yeni bir kuşak şu anda sahne almaya başlamış durumda. İkinci olarak da, Tahranlı gençler, tıpkı İstanbullu gençler gibi, ülkenin siyasal gidişatına diğer kentlerden daha farklı ve daha fazla yön verebilen kesim. Tahranlı üniversiteli gençlik diğerlerinden daha radikal fikirlere sahip ve daha öncü konumda. Şimdi bu kesimler şuna inanıyor: Sistem, geride bıraktığımız yaklaşık 40 yıl içerisinde sıkıştığı zaman bir reformcuyu öne çıkardı, toplumsal tepkinin gazını aldı, onları biraz rahatlattı/ pasifize etti ve tekrar yeni bir radikal adayı getirdi. Dolayısıyla bu rejim, derin İran saray entrikalarının devamıdır diye düşünüyorlar. Dolayısıyla da, özellikle Tahran’daki genç aktivistler Ruhani’yi de Hamaney’i de iyi polis kötü polis olarak algılıyorlar. Fakat bu daha uzun bir süreç alır çünkü bunun bir lideri, örgütü, sözcüsü ve yönlendiren bir mekanizması yok. Ama buna karşılık çok büyük bir tepki var. İran halkı oldukça iyi eğitimlidir. İslami rejimin yadsınamayacak iyi özelliklerinden birisi de kadınları için olağan üstü yüksek bir eğitim imkânı sağlamış olmasıdır. Ve bu eğitimli kesim şimdi çok güçlü bir şekilde, 1979’dan daha fazla üstelik kadının içinde olduğu bir toplumsal yapı halini, rejimin toplumun sosyal siyasal varlığını sorguluyor.</p>
<h4>“…EĞER ABD VE İSRAİL, İRAN’I KARIŞTIRACAK OLSAYDI, ETNİK KARTI OYNAYACAKTI FAKAT GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ ETNİK KART MASADA DEĞİL. DOLAYSIYLA SÖZÜ EDİLEN YABANCI GÜÇLERİN EN ÇOK YATIRIM YAPTIĞI KARTLAR DEVREDE OLMADIĞI İÇİN, BENCE O SÖZÜ EDİLEN YABANCI ODAKLAR HENÜZ OLAYI ANLAYABİLMİŞ DEĞİLLER SÖYLENDİĞİNİN AKSİNE.”</h4>
<p><strong>İran’daki sivil toplumu ne bekliyor, toplum kendi içine mi kapanacak yeni hareketlere mi gebe yoksa şimdiki hareket yeni bir lider doğurur mu?</strong></p>
<p>Size şunu söyleyeyim, Türkiye’deki özellikle televizyon ve yaygın basındaki en önemli hata nedeni sosyolojiden bihaber olmalarıdır. Yani başında güvenlik uzmanı, terör uzmanı, stratejist veya benzeri unvanlar taşıyanların en önemli eksikliği hiç sosyoloji okumamış olmalarıdır. Bu vesilesiyle söylemiş olalım, sosyolojiye bakma lazım. Yani bu tolumda belirli bir eğitim seviyesi var, aç-sefil değiller zira çok aç-sefil olsalar o zaman da hareket çıkmıyor. Belirli bir ekonomik refah varsa ve sorunlar da varsa, işte bu toplumsal hareket bitmeyecek. Kesinlikle ve kesinlikle İran’da tekrar çıkacak çünkü kabına sığmıyor bu toplum, olmuyor bu çok basit. Yakın zamanda da, uzun zamanda da olmayacak. Yani şunu gördük bu rejimin son 40 yılda çok başarılı taktik/manevraları var, gerçekte reformlar yapabiliyor, kendisini farklı şekilde bir devinime sokabiliyor. Fakat öte yandan İran halkının en az yüzde 50’sinide hiçbir şekilde memnun edemiyor. Aslında rahatsızlık kümesi yüzde 50’den daha da fazla çünkü seçimler adil değil. Yüzde 60’a varan desteği var rejim karşıtı muhalefetin. Dolayısıyla bu kendini yeniden ve yeniden gösterecek.</p>
<p><strong>Son olarak İran’daki protestolar için ‘Dış mihrakların İran’ı karıştırmak çabası’ deniliyor. Siz ne dersiniz, İran “oyuna mı geliyor”?</strong></p>
<p>İran’daki protestolarda Kürt Beluci ve Azeriler çok ön olanda değil farkındaysanız. Dolayısıyla tam da bu nedenle eğer ABD ve İsrail, İran’ı karıştıracak olsaydı, etnik kartı oynayacaktı fakat gördüğünüz gibi etnik kart masada değil. Dolaysıyla sözü edilen yabancı güçlerin en çok yatırım yaptığı kartlar devrede olmadığı için, bence o sözü edilen yabancı odaklar henüz olayı anlayabilmiş değiller söylendiğinin aksine.</p>
<p>*Ana Görsel: STR/AFP/GETTY IMAGES/ Tahran Üniversitesi’nde, eylemi bastırmak için güvenlik güçlerinin attığı göz yaşartıcı gaz dumanının ortasında İranlı bir kadın yumruğunu kaldırıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/01/10/iranli-yeni-genc-kusak-mucadeleyi-birakmayacak/">İranlı yeni genç kuşak mücadeleyi bırakmayacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran&#8217;da kadınların başlarını örtme zorunluluğuna karşı çıkan kadınlar &#8220;Beyaz Çarşamba&#8221;yı başlattı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/02/iranda-kadinlarin-baslarini-ortme-zorunluluguna-karsi-cikan-kadinlar-beyaz-carsambayi-baslatti/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/02/iranda-kadinlarin-baslarini-ortme-zorunluluguna-karsi-cikan-kadinlar-beyaz-carsambayi-baslatti/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jun 2017 03:37:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[iran'da başörtü zorunluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Masih Alinejad]]></category>
		<category><![CDATA[my stealthy freedom]]></category>
		<category><![CDATA[whitewednesdays]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15358</guid>

					<description><![CDATA[<p>İran&#8217;da kadınların başlarını örtmeden sokağa çıkamamaları yeni kampanyalarla protesto ediliyor. İranlı aktivist ve gazeteci Masih Alinejad&#8217;ın başlattığı My Stealthy Freedom (Benim Saklı Özgürlüğüm) adlı hareket kadınlara her çarşamba beyaz örtüler takmaları çağrısında bulundu. Alinejad&#8217;ın geçen sene yaptığı çağrıyla başlayan My Stealthy Freedom Hareketi&#8217;nin kampanya açıklamasından bir kesit; &#8220;Örtüsüz geçen çarşamba günleri veya #WhiteWednesdays (Beyaz Çarşambalar) adlı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/02/iranda-kadinlarin-baslarini-ortme-zorunluluguna-karsi-cikan-kadinlar-beyaz-carsambayi-baslatti/">İran&#8217;da kadınların başlarını örtme zorunluluğuna karşı çıkan kadınlar &#8220;Beyaz Çarşamba&#8221;yı başlattı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İran&#8217;da kadınların başlarını örtmeden sokağa çıkamamaları yeni kampanyalarla protesto ediliyor. İranlı aktivist ve gazeteci Masih Alinejad&#8217;ın başlattığı My Stealthy Freedom (Benim Saklı Özgürlüğüm) adlı hareket kadınlara her çarşamba beyaz örtüler takmaları çağrısında bulundu.</strong><span id="more-15358"></span></p>
<p>Alinejad&#8217;ın geçen sene yaptığı çağrıyla başlayan My Stealthy Freedom Hareketi&#8217;nin kampanya <a href="https://www.facebook.com/StealthyFreedom/videos/1798180076862745/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">açıklamasından</a> bir kesit;</p>
<p><em>&#8220;Örtüsüz geçen çarşamba günleri veya #WhiteWednesdays (Beyaz Çarşambalar) adlı yeni bir kampanya başlatıyoruz. (Örtü) zorunluluğu olmayan bu Çarşamba, (örtü) zorunluluğuna karşı olan tüm erkek ve kadınlar için olan bir gün. Bu kampanya aynı zamanda peçe giymeyi isteyen, ancak bunu başkalarına dayatma fikrine karşı çıkan kadınlara da hitap ediyor. İran&#8217;daki birçok örtülü kadın, zorunlu örtünün dayatılmasını bir hakaret olarak görüyor. Bu kadınlar, beyaz giymiş fotoğraflarını çekerek, örtü zorunluluğuna itirazlarını gösterebilirler. Kampanyamız zorlamaya karşı olan barışçıl bir protesto ve hepinizi bize katılmaya davet ediyoruz.</em></p>
<p><em>&#8220;Beyaz bilezik takan erkekler ve beyaz başörtüsü örten kadınlar lütfen videolarınızı bize gönderin. Örtü zorunluluğuna karşı olan bu protesto gösterisinin amblemi barış rengi olan beyaz rengidir. İran&#8217;da yaşayan her İranlı kadın, başörtüsü takmayı seçer ya da seçmez. Zorunlu peçeyi savunanların kendi mitinglerini kolaylıkla yapmalarına izin verildiğine göre, her Çarşamba günü kampanyamızın işareti olan beyaz renkle tepkimizi göstereceğiz.&#8221;</em></p>
<p>İranlı kadınlar ve erkekler beyazlı videolarını ve fotoğraflarını #WhiteWednesdays etiketiyle göndermeye başladı.</p>
<p>Hareketin çağrıcısı Alinejad Instagram hesabında iki erkek arkadaşının beyaz bilezik, bir kadının ise beyaz örtü taktığı bir fotoğrafı #WhiteWednesdays etiketiyle paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.facebook.com/page.masihalinejad/posts/10154949838492740">https://www.facebook.com/page.masihalinejad/posts/10154949838492740</a></p>
<p>&#8220;Örtülü veya örtülü olmayan tüm kadınları, aramızdaki dayanışmalarını göstermek için davet ediyoruz.&#8221;</p>
<p><a href="https://www.facebook.com/StealthyFreedom/videos/1798952000118886/">https://www.facebook.com/StealthyFreedom/videos/1798952000118886/</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Erkekler ve kadınlar, lütfen bu kampanyaya beyaz bir sembol takarak katılın.&#8221;</p>
<p>https://www.facebook.com/StealthyFreedom/videos/1799034973443922/</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Kadınların kendi tercih ettiklerini seçme haklarının olduğu bir günü umut ediyorum&#8221;</p>
<p>https://www.facebook.com/StealthyFreedom/videos/1799139063433513/</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;83 yaşındayım. Siyahtan hep nefret ettim. Bütün gençler günümüzde siyah giyiyorlar. Yas tutmaya zorlanmış gibiler. Gerçekten yas tutuyorlar mı tutmuyorlar mı belli değil. Lütfen gençlerin elbiselerine müdahale etmeyin&#8221;</p>
<p>https://www.facebook.com/StealthyFreedom/videos/1807469412600478/</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Hepimiz farklı nesillerdeniz ve #WhiteWednesdays kampanyasına destek veriyoruz. Kızlarım başlarını örtüp örtmeyeceklerini kendileri seçebilmeliler.&#8221;</p>
<p>https://www.facebook.com/StealthyFreedom/videos/1807434592603960/</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kampanyanın ikinci haftasını geride bırakan hareket geçen günlerde Facebook hesabından paylaştığı bir <a href="https://www.facebook.com/StealthyFreedom/posts/1805608789453207" target="_blank" rel="noopener noreferrer">postta</a> İran Hükümeti&#8217;nin kampanyalarına siber saldırıda bulunduğunu söyledi. &#8220;Ancak ne yaparlarsa yapsınlar vazgeçmeyeceğiz&#8221; diyen My Stealthy Freedom Hareketi #WhiteWednesdays kampanyasının devam edeceğini söyledi.</p>
<h6>Bu da dikkatinizi çekebilir</h6>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/iranli-erkekler-basortusu-takiyor/">https://www.sivilsayfalar.org/iranli-erkekler-basortusu-takiyor/</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/02/iranda-kadinlarin-baslarini-ortme-zorunluluguna-karsi-cikan-kadinlar-beyaz-carsambayi-baslatti/">İran&#8217;da kadınların başlarını örtme zorunluluğuna karşı çıkan kadınlar &#8220;Beyaz Çarşamba&#8221;yı başlattı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/02/iranda-kadinlarin-baslarini-ortme-zorunluluguna-karsi-cikan-kadinlar-beyaz-carsambayi-baslatti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
