<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İçişleri Bakanlığı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/icisleri-bakanligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/icisleri-bakanligi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 Apr 2021 09:41:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>İçişleri Bakanlığı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/icisleri-bakanligi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İçişleri Bakanlığı TESUD Yönetimini Görevden Aldığını Açıkladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/20/icisleri-bakanligi-tesud-yonetimini-gorevden-aldigini-acikladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Apr 2021 14:45:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Görevden Alma]]></category>
		<category><![CDATA[İçişleri Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Emekli Subaylar Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=68894</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emekli amiraller tarafından kaleme alınan bildiri gerekçe gösterilerek, Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) Başkanı Tuğgeneral Namık Kemal Çalışkan ve yönetim kurulu üyeleri İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alındı. Kararı “siyasi saiklerle alınmış yasal bir işlem” olarak değerlendiren Hak İnisiyatifi’nden Mehmet Arif Koçer, yöneticilerin sivil toplumu baskılama yaklaşımından vazgeçmesi gerektiğini vurguluyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/20/icisleri-bakanligi-tesud-yonetimini-gorevden-aldigini-acikladi/">İçişleri Bakanlığı TESUD Yönetimini Görevden Aldığını Açıkladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TESUD geçtiğimiz hafta, &#8220;Emekli amirallerin Montrö bildirisini kınadıkları” şeklinde Milli Savunma Bakanlığı açıklamasını yalanlamış, ardından İçişleri Bakanlığı tarafından dernek hakkında denetim süreci başlatılmıştı.</p>
<p>İçişleri Bakanlığı’nın görevden alma gerekçesinde, &#8221;Dernek yöneticilerinin beyanları ile 104 emekli amiral tarafından yayımlanan bildiriye destek oldukları görülmüştür&#8221; yer alıyor. Açıklamada ayrıca, “Dernek Yönetim Kurulu Başkanı ve diğer Yönetim Kurulu Üyeleri, 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 27’nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince geçici bir tedbir olarak Bakanlık makamının onayı ile görevden uzaklaştırılmıştır&#8221; deniliyor.</p>
<p>TESUD, k<a href="https://mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2847.pdf" target="_blank" rel="noopener">anunla kurulan “kamuya yararlı dernek” statüsüne sahip</a>. Bu nedenle, diğer derneklerden farklı bir yönetim ve  denetim prosedürüne tabi&#8230;Nitekim İçişleri Bakanlığının görevden alma kararında atıf yapılan Dernekler Kanunu’nun 27. maddesinin 3. paragrafında, “yapılan denetimler sonucunda, düzenlenen raporlar üzerine,<strong> kamu yararına çalışan derneklerin</strong> organlarında görev alan üyeler veya ilgili personel, hapis cezası (1) verilmesini gerektiren suçların işlendiğinin tespit edilmesi halinde, geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanınca görevden uzaklaştırılabilir.” hükmü yer alıyor.</p>
<p>Konuyla ilgili ulaştığımız TESUD avukatı Yurdakan Yıldız, yönetim olarak bir açıklama yapmayacaklarını ve süreci takip edeceklerini ifade ediyor.</p>
<p><strong>Siyasi Saiklerle Yapılan Yasal Bir İşlem!   </strong></p>
<p>Hak İnisiyatifi’nden Mehmet Arif Koçer, TESUD’un Dernekler Yasası’na göre değil özel yasa ile kurulduğunu hatırlatarak, İçişleri Bakanlığı’nın aldığı “yönetimin işten el çektirilmesi” kararının, kanunun kendisine tanıdığı yetkiyi kullanması nedeniyle, “yasal bir işlem” olduğunu ancak hukuki olmadığını kaydediyor: “Temel haklar açısından kararı değerlendirdiğimizde, örgütlenme özgürlüğü bağlamında çok şık bir durum değil. Şayet yöneticiler bir hata yaptı ise yöneticilere yönelik soruşturma- kovuşturma başlatılabilirdi. Dernek yönetiminin işten el çektirilmesinin demokratik bir toplumda gerekli ve zorunlu bir tedbir olduğunu düşünmüyorum. Kanuna uygun ama hukuka uygunluk noktasında sorun var. Biraz daha beklenebilirdi. Kanaatimce, bu siyasi bir karar.”</p>
<p><strong>Sivil Toplum Baskılanıyor: Önünün Açılması Gerekiyor!</strong></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-68926 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/mehmet-arif-kocer-640x393.jpg" alt="" width="265" height="162" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/mehmet-arif-kocer-640x393.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/mehmet-arif-kocer.jpg 652w" sizes="(max-width: 265px) 100vw, 265px" />Sivil toplum üzerinde bu kararın nasıl bir etkisi olabileceğine ilişkin sorumuza ise Koçer, somut olaydan bağımsız olarak, son çıkan Dernekler Kanunu’ndaki değişiklik sonrası, özellikle 657 sayılı Kanun’a tabii olan memur statüsündekiler dahil olmak üzere, insanların derneklere üye olmaktan çekindiğine ilişkin yaygın bir gözlemi olduğunu paylaşıyor.</p>
<p>Üyelikle birlikte, yönetici olmaktan daha da çekinir hale gelinmesinin, Dernekler Yasası’nda yapılan son değişikliğin sivil toplum üzerinde ciddi bir baskıya neden olduğunu gösterdiğini kaydeden Koçer, bu durumun demokratik bir toplum üzerinde yarattığı tehlikelere ve sivil toplumun hayati rolüne dikkat çekiyor:</p>
<p>“Sivil toplum, toplumun sinir uçları gibi, yapılan yanlışları açığa çıkarıp, kamuyu uyaran bir işlevi var.  Dernekler Kanunu’nda yapılan son değişiklikle sivil topluma yöneliminin baskılanması, toplum için faydalı değil. Bu yanlış bir yaklaşım. Sivil toplumun baskılanması değil teşvik edilmesi, önünün açılması gerekiyor. Sivil toplum olarak, evrensel hukuk çerçevesinde çekinmeden, korkmadan, özgürce doğru bildiğimizi söyleyebilelim. Bunun herkese faydası var: topluma da devlete de bireylere de…Bunun engellenmesini çok yanlış buluyorum ve yöneticilerin bu yaklaşımdan dönmesi gerektiğini düşünüyorum.”</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-68927 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/muratcan-isildak.jpg" alt="" width="138" height="188" />Genç Düşünce Enstitüsü’nden Muratcan Işıldak da Koçer’in tespitlerine benzer kaygılara dikkat çekiyor: “Derneklerin birçoğunun kasasında bütçe bulunmuyor;  küçük projeler ile faaliyetlerini sürdürüyorlar. Sivil topluma katılımın ve gönüllü çalışmanın önünün açılması gerekirken, sıkı denetim ve rutin kontrol hem sivil alanı daraltır hem de toplum ile STK’lar arasında bir duvar oluşturur. İnsanlar sivil toplum kurum ve kuruluşlarına katılımdan uzak duracak ve birçok dernek üye kayıp edecektir.” Işıldak, bu tabloda sivil toplumdaki ağ ve platformlara ciddi bir rol düştüğünü, katılımcılığı güçlendirmek ve STK’ların çözümlere katkı sunmada öncü olması gerektiğinin vurgulanması gerektiğini söylüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/20/icisleri-bakanligi-tesud-yonetimini-gorevden-aldigini-acikladi/">İçişleri Bakanlığı TESUD Yönetimini Görevden Aldığını Açıkladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Alanı Daraltacak Kanuna İlişkin Tartışmalar Sürüyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/28/sivil-alani-daraltacak-kanuna-iliskin-tartismalar-suruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2020 09:54:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İçişleri Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İHOP]]></category>
		<category><![CDATA[Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=63197</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilen Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine Dair Kanun içinde yer alan sivil toplumla ilgili düzenlemelere yönelik tepkiler sürüyor. İçişleri Bakanlığı kanun hükümlerinin sivil toplumu kısıtlayıcı hükümler içermediğine yönelik bir açıklama yaparken, STK’lar derneklerle ilgili düzenlemelerin veto edilmesini istiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/28/sivil-alani-daraltacak-kanuna-iliskin-tartismalar-suruyor/">Sivil Alanı Daraltacak Kanuna İlişkin Tartışmalar Sürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun’a dair İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlemenin sivil toplum üzerinde ek bir kısıtlayıcı hüküm getirmediği yönünde açıklamalar yapılsa da bazı STK’lar kanunun içerdiği pek çok maddenin Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmesi çağrısında bulunuyor.</p>
<p><strong><img decoding="async" class=" wp-image-62292 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/ihop-640x242.jpg" alt="ihop" width="318" height="120" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/ihop-640x242.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/ihop.jpg 700w" sizes="(max-width: 318px) 100vw, 318px" />Kanun Neden Veto Edilmeli? </strong></p>
<p>İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP) bir açıklama yayımlayarak kanunun Cumhurbaşkanı tarafından neden veto edilmesi gerektiğini paylaştı. İHOP, “Bu kanun kesinleşmeden Cumhurbaşkanı tarafından bir kez daha görüşülmek üzere TBMM’ye iade edilerek, Mali Eylem Görev Gücü’nün 6 numaralı “hükümetleri, terörizmin ve kara para aklamanın finansmanını önlemek için çalışırken insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne saygı duymaya ve masum üçüncü kişilerin haklarını tanımaya” dair çağrısına uygun bir kanun haline dönüştürülmesi çağrısında bulundu.</p>
<p>Kanun teklifinin “Anayasaya ve örgütlenme özgürlüğüne aykırı” olduğu konusundaki uyarıların yinelendiği <a href="https://ihop.org.tr/bu-kanun-veto-edilmelidir/">açıklamada</a>, kanuna itirazlarının gerekçeleri sıralandı:</p>
<ul>
<li>Yasaya gerekçe olarak gösterilen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarını izleyen Mali Eylem Görev Gücü’nün 2019 tavsiyeleri ileri sürülmesine ve sözü edilen tavsiyeler, 7 ana başlıktan oluşmasına karşın bu başlıklardan sadece bir tanesi ele alındı. Dikkate alınan tek tavsiye de yanlış değerlendirildi.</li>
<li>Yapılan değişikliklerde, mevcut dernek ve vakıfların yardım toplama faaliyetleri ve örgütlenme özgürlüğü ciddi şekilde kısıtlanacak; belirsiz suçlar nedeniyle hakkında kovuşturma açılan yöneticilerle bir derneğin yönetimine el koyulmasının yolu açılmış olacak, bu da İçişleri Bakanlığı’na dernekler üzerinde siyasi bir vesayet sağlayacak.</li>
<li>Kanunda İçişleri Bakanı’na haklarında kovuşturma açılan dernek yöneticileri, İçişleri Bakanlığı personeli gibi ele alınarak görevden uzaklaştırılması, dernek faaliyetlerinin durdurulması ve derneğin yönetimine el konulması yetkileri verildi.</li>
<li>Dolayısıyla, Türkiye’nin “uluslararası bir kurumun tavsiyelerini yerine getiriyorum” diyerek, aslında Türkiye’de zaten problemli olan özgürlük alanlarını daraltması, durumu daha da sorunlu hale getirecek.</li>
<li>650 STK’nın açıklamalarına ek olarak pek çok STK’nın medyada yer alan ve destek gören endişelerini ve hassasiyetlerini dikkate almayan, bu Kanun öngörülen ve bugünden öngöremeyeceğimiz pek çok sıkıntılara neden olacak.</li>
<li>Dernek ve Yardım Toplama Kanunu dahil 7 temel kanunda değişiklik öngören 43 maddelik bu kanun, fiilen bir torba kanundur ve başta Anayasa olmak üzere bağlı olduğumuz uluslararası insan hakları sözleşmelerine ve edinilmiş müktesep haklara aykırıdır.</li>
</ul>
<h5>Bakanlıktan Kanunla İlgili Açıklama</h5>
<p><a href="https://twitter.com/TC_icisleri/status/1343246286892523520?s=03">İçişleri Bakanlığı tarafında yapılan açıklamada</a> kanuna ilişkin öne çıkan bazı hususlar şunlar:</p>
<h5><strong>Kanun hükümleri ile yardım toplama zorlaşıyor mu? </strong></h5>
<p>Hayır. Yardım Toplama Kanunu’nda yer alan düzenlemelere ek olarak, internet üzerinden izinsiz yardım toplanmasının önüne geçmek amacıyla yeni düzenleme yapıldı. Ek olarak, her türlü izinsiz ya da usulüne uygun yapılmayan yardım toplama faaliyetlerine dair idari para cezaları artırıldı. Özetle, yardım toplamayı zorlaştırıcı bir hüküm getirilmedi.</p>
<h5><strong>Yurtdışına yapılacak yardımlara sınırlama getirildi mi? </strong></h5>
<p>Hayır. Gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışına yapacakları yardımda sınırlama getirilmedi. Sadece derneklere yurtdışına yapacakları yardım miktarı ve gideceği yere dair kanunda yer alan ilgili mercilere bildirim zorunluluğu getirildi.</p>
<h5><strong>Derneklere üye olmada sınırlama getirildi mi? </strong></h5>
<p>Hayır. Kanun buna dair bir sınırlandırma içermiyor.</p>
<h5><strong>Hangi durumlarda kişiler Dernek organlarında görev alamaz? </strong></h5>
<p>1-Terörizmin finansmanı, 2- uyuşturucu ve 3- kara paranın aklanması suçlarından mahkûm olanları, derneklerin yönetim ve denetim organlarında görev alamayacaklar. Eğer bu kişiler, yasaklanmış hakların geri verilmesi durumunda ise görev alabilecekler.</p>
<h5><strong>Derneklerden görevden uzaklaştırma kararı hangi durumlarda verilecek?  </strong></h5>
<ol>
<li>Terörizmin Finansmanın Önlenmesi Hakkında Kanun’da yer alan suçlar</li>
<li>Türk Ceza Kanunu’nda yer alan uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticaretine dair suçlar,</li>
<li>Türk Ceza Kanunu’nda yer alan suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamaya dair suçlar.</li>
</ol>
<p>Bu suçlar kapsamında, bir derneğin yönetim ve denetim kurullarında görevli olanlar ve ilgili personeller hakkında, mahkeme dava açar ve kovuşturma başlatırsa, bu kişiler ya da bu kişilerin görev yaptığı organlar, İçişleri Bakanı geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırılabilir. Bu kişilerin yerine sadece mahkeme yeni kişileri göreve atayabilir.</p>
<h5><strong>Hangi durumlarda derneklere faaliyetlerinden alıkonulma kararı verilecek?  </strong></h5>
<p>Kanunda belirtilen 3 sebebin gerçekleşmesi durumunda dernekler yönetiminde görevli kişilerin görevden uzaklaştırma tedbiri yeterli olmazsa ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, İçişleri Bakanı söz konusu derneğin geçici olarak faaliyetlerinden alıkoymak için mahkemeye başvuracak. Mahkeme, alıkoyma kararını 48 saat içinde verecek.</p>
<h5><strong>Vakıflar dernekler kanunu kapsamına mı alınıyor?</strong></h5>
<p>Sadece merkezleri yurtdışında bulunan vakıfların Türkiye’de yürüttükleri faaliyetler yeni kanun kapsamına alındı. Kanun, merkezleri Türkiye’de olan vakıflara ilişkin bir düzenleme içermiyor.</p>
<h5><strong>Kanun örgütlenme özgürlüğüne aykırı hükümler içeriyor mu?  </strong></h5>
<p>Hayır. Kanun maddeleri, derneklerin kurulması, derneklere üye olunması ve derneklerin faaliyetlerine dair bir sınırlama içermiyor.</p>
<p>İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamanın tümüne <a href="https://twitter.com/TC_icisleri/status/1343246286892523520?s=03" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/28/sivil-alani-daraltacak-kanuna-iliskin-tartismalar-suruyor/">Sivil Alanı Daraltacak Kanuna İlişkin Tartışmalar Sürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplum Kuruluşlarının Toplantı ve Etkinlikleri 1 Aralık’a Kadar Ertelendi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/02/sivil-toplum-kuruluslarinin-toplanti-ve-etkinlikleri-1-aralika-kadar-ertelendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2020 14:27:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[İçişleri Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=58963</guid>

					<description><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Koronavirüs Bilim Kurulu tavsiye kararını gerekçe göstererek, 2 Ekim 2020 tarihinden 1 Aralık 2020 tarihine dek sivil toplum kuruluşları ve diğer ilgili kurumlar tarafından düzenlenecek tüm toplantı ve etkinlikleri erteleme kararı aldı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/02/sivil-toplum-kuruluslarinin-toplanti-ve-etkinlikleri-1-aralika-kadar-ertelendi/">Sivil Toplum Kuruluşlarının Toplantı ve Etkinlikleri 1 Aralık’a Kadar Ertelendi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzası ile İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından 2 Ekim 2020 tarihinde ilgili kurumlara iletilen “Koronavirüs Ek Tedbirler” başlıklı genelgede, Sağlık Bakanlığı’nın 1 Ekim 2020 tarihli açıklamasına atıf yapılıyor. İçişleri Bakanlığı’nın yazılı olarak ilgili kurumlara ilettiği genelgede, dünyada halen COVID-19 salgını ve vaka artışlarının devam etmekte olduğu, Avrupa kıtasında salgının seyrinin yükseliş seyri, Türkiye’de içinde bulunulan ‘kontrollü sosyal hayat’ döneminin temel prensipleri olan temizlik, maske ve mesafe kurallarının yanı sıra salgının seyri ve olası riskler göz önünde bulundurduğu, bu çerçevede hayatın her alanında uyulması gereken kural ve önlemlerin belirlenmekte olduğu hatırlatılıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-58970 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/Icisleri-Bakanligi.jpg" alt="içişleri bakanlığı" width="589" height="478" /></p>
<p>Genelgenin devamında, Sağlık Bakanlığı tarafından İçişleri Bakanlığı’na iletilen yazıda, “COVID-19 Bilimsel Danışma Kurulu ve Sağlık Bakanlığı’nın çalışmaları ve her ne kadar vaka sayıları belirli düzeyde kontrol altına alınmış olsa da önümüzdeki aylarda damlacık yolu ile solunum yolu hastalıklarının görülme sıklığında artış olacağı beklendiği” kaydediliyor. Bu kapsamda “Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulan COVID-19 Bilimsel Danışma Kurulu’nun fiziksel mesafenin korunmasının zor olacağı sivil toplum kuruluşları, kamu kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, birlikle veya kooperatiflerin geniş katılımlı toplantılarının yapılmamasını ve ileri tarihe ertelenmesini önerdiği” kaydediliyor.</p>
<p>Bu öneri çerçevesinde Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiye kararı doğrultusunda, mevsimsel etkileri göz önüne alan İçişleri Bakanlığı, 2 Ekim 2020 tarihinden itibaren 1 Aralık 2020 tarihine dek sivil toplum kuruluşları, kamu kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, birlikle ve kooperatifler tarafında düzenlenecek tüm toplantı ve etkinlikleri erteledi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/02/sivil-toplum-kuruluslarinin-toplanti-ve-etkinlikleri-1-aralika-kadar-ertelendi/">Sivil Toplum Kuruluşlarının Toplantı ve Etkinlikleri 1 Aralık’a Kadar Ertelendi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyanname ve Bildirimler Ağustosa Ertelendi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/04/beyanname-ve-bildirimler-agustosa-ertelendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2020 13:42:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Dernek]]></category>
		<category><![CDATA[İçişleri Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=52117</guid>

					<description><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, Koronavirüs salgını sebebiyle derneklerin beyanname ve bildirim verme süresini 1 Ağustos 2020'ye kadar erteledi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/04/beyanname-ve-bildirimler-agustosa-ertelendi/">Beyanname ve Bildirimler Ağustosa Ertelendi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlık tarafından 81 İl Valiliğine gönderilen 03.04.2020 tarihli ve 2612 sayılı yazıda, derneklerin beyanname ve mevzuattan kaynaklı diğer bildirimlerin verilmesinin 1 Ağustos 2020 tarihine kadar geçici olarak ertelendiği bildirildi. Yazıda, tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs salgını sebebiyle dernek yönetim kurullarının karar alma süreçleri ile beyannamelerin hazırlanması ve verilmesi gibi süreçlerin sekteye uğradığının gözlendiği, bu nedenle derneklerin mağdur olmasını ve idari yaptırımlarla karşılaşmasını önlemek adına beyanname ve mevzuattan kaynaklı diğer bildirimlerin verilmesinin 1 Ağustos 2020 tarihine kadar geçici olarak ertelendiği bildirildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/04/beyanname-ve-bildirimler-agustosa-ertelendi/">Beyanname ve Bildirimler Ağustosa Ertelendi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadına Yönelik Artan Şiddet Ve Ortak Mücadele Zemini  </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/25/kadina-yonelik-artan-siddet-ve-ortak-mucadele-zemini/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Nov 2019 07:50:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[25 kasım]]></category>
		<category><![CDATA[Acil Yardım Hattı]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Canan Güllü]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İçişleri Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[KADES]]></category>
		<category><![CDATA[kadın cinayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[TKDF]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44838</guid>

					<description><![CDATA[<p>25 Kasım  Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü'nde, nafaka, af ve kadınların kazanımlarından kayıp tartışmaları sürerken, Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi 15 Kasım 2019 tarihinde Ankara’da 13. kez toplandı. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı (TKDF) Canan Güllü ile toplantıya dair görüşlerini, konuyla ilgili STK’lar ile diğer kadın örgütleri arasında görüş farklılıkları olup olmadığını ve 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele gününü ilişkin değerlendirmelerini konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/25/kadina-yonelik-artan-siddet-ve-ortak-mucadele-zemini/">Kadına Yönelik Artan Şiddet Ve Ortak Mücadele Zemini  </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl katılımcı çeşitliliğini artıran komitede, bu yıl ilk kez 4 sendika temsilcisi, 75 kamu kurumu, 21 STK, 9 uluslararası kuruluş temsilcisi ve 15 akademisyen ile birlikte yer aldı.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (AÇSHB) yetkililerinden aldığımız bilgiye göre, AÇSHB, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları tarafından oluşturulan yeni eylem grubu, 75 maddelik bir yol haritası üzerinde mutabık oldu. Söz konusu yol haritası, 25 Kasım 2019’da düzenlenecek özel bir programda açıklanacak. Ardından, AÇSHB, İçişleri, Adalet, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları ile Diyanet İşleri Başkanlığı’nın katılımıyla bir protokol imzalanacak ve yol haritasına ilişkin sivil toplumdan görüş alınacak. </span></p>
<p><b>TKDF Başkanı olarak Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi toplantısı katılımcıları arasındaydınız. Toplantıya ilişkin değerlendirmenizi paylaşır mısınız? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44840 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/Canan-G%C3%BCll%C3%BC.jpg" alt="" width="361" height="203" />Açıkçası 13. kez toplanan Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi’nde “havanda su dövmeye devam edildi” tabirini kullanmakta bir beis görmüyorum. Şahsen 12. kez katılımcısı olduğum bir toplantıya 3 Bakanın katılması iyi ancak yarım güne sıkıştırılmış bir program olması; Bakanların icraatlarını dinlemekle heba edilen zaman dilimi ve katılımcı sayısının fazlalığı ile konunun spesifik olma durumundan uzaklaşması çok üzücü. Ülke gündemimizde erken yaş evliliklerine getirilecek af, nafaka ve İstanbul Sözleşmesi’ne şerh maddeleri konuşulurken 3 bakanın bu konularda ağız birliği etmişçesine sessizlikleri dikkatimizden kaçmadı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın söz konusu başlıkların kenarından bile dolaşmamış olması, bize bu konularda siyasi bir çekince olduğunu düşündürdü. Kanaatimce, bu Komite’nin toplanma amacı “toplanmış olmaya” endekslenmistir. Ayrıca, İçişleri Bakanlığı’nın kadın cinayetlerine dair verdiği rakamlar tanıdık gelmedi; bizim rakamlarımız çok farklı.  İçişleri Bakanlı Süleyman Soylu, STK’ları İçişleri Bakanlığı’nın uygulaması olan KADES’in tanıtımını yapmamakla suçladı. Benim kaldığım süre içinde  konuşulanlar, kurumların kendilerine ayrılan sürede sadece çalışmalarını tanıtmakla sınırlıydı. </span></p>
<p><b>Bakanlıkların ortak çalışması ile hayata geçirilmesi planlanan yeni Eylem Planı içeriği hakkında malumatınız var mı?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Haberimiz  yok çünkü toplantılara çağrılmıyoruz. Sahada en çok bulunan kurum olarak TKDF’nin pek çok kurumdan müteşekkil Koordinasyon Kurulları var. Bizim TKDF olarak, kolluk güçleri, yerel yönetimler, barolar, STK’lar ve Diyanet İşleri Başkanlığı gibi pek çok birimlerle işbirliğimiz var. Biz, oluşturduğumuz Whatsapp gururlarımızla, bizlere ulaşan sorunları gece gündüz demeden çözüyoruz. Yani aslında kadına yönelik şiddetin çözümüne dair heybemizde kelimelerimiz var. Ayrıca, Acil Yardım Hattı işletiyoruz. Biz, ülkemizin içinde bulunduğu  sorunun birebir tanığıyız. Bizi arayan mağdurla direkt görüşüyoruz. Özeli bizde, çözümü de bizde… Hükümet işlevsel davranamadığı için figüran konumunda… Açıkçası bizden faydalanılması işlerine ve memleket hayrına olurdu.</span></p>
<p><b>Toplantıda sizin açınızdan “yeni” ortaya konan bir öneri ya da bilgi oldu mu?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Açıkçası yok. Sadece, Bakanlıkların sahada dönüşü olmayan çalışmalarına dair reklam izledik.</span></p>
<p><b>Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesinde kurum olarak sizin pozisyonunuzu, önerileriniz ve ilettiğiniz görüşleri bizimle paylaşır mısınız</b><span style="font-weight: 400;">? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu konuda biz aşağıdaki cümlelere yanıt bekledik ve şunları dile getirdik: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Eğitimden kaynaklı sorunlar yaşadığımız için Milli Eğitim Bakanlığı’nın olması gerektiğini, hatta geçmiş yıllarda Sağlık Bakanının da Komite toplantılarında olduğunu hatırlatmak, </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının yanlış anlaşıldığınI, doğrusunun ifade edilmesi gerektiğini, </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Kadın cinayeti davalarında STK’ların  müdahilliğinin kabul görülmemesinin İstanbul Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">&#8211; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatlarının yetersizliğini ve kadın cinayetleri davalarını takipte sıkıntı olduğunu,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Kadınlara şiddet durumlarında hâkimlerin aldığı tedbir kararlarının 10 güne indiğini,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">&#8211; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kadınlarla ilgili yasal değişikliklerin tartışıldığı bir ortamda sessiz kalmasının rahatsızlık yarattığını,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-“Israrlı takip” konusunda failin cezasız kalmasına neden olan (suçun karşılığında) “cezasızlık” durumunun yarattığı sorunları,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Elektronik kelepçe konusunda denetimin arttırılması gerekliliğini,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-STK  ve baroların deneyimlerinden yararlanılması gerekliliğini, </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Nafaka konusunda yasal değişikliğe gitmek yerine, araştırma yapılarak sorunların yönetmelikle düzenlenmesi; asıl olarak tahsil edilemeyen nafaka konusuna çözüm üretilmesi gerektiğini,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-18 yaş altı evliliğin suç olmasına karşın TBMM’de erken yaş evlilikleri konusunun konuşuluyor olmasının sakıncalarını ve affa karşı olduğumuzu,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Duruşmalarda görev alan masa hâkimlerinin toplumsal cinsiyet eşitliği bilgisinden yoksun olmalarının yarattığı sorunları ve davaların bundan etkilenmesini,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Acil yardım hattımıza gelen ihbarlar konusunda bazı ASPB birim ve yetkilileri ile sorun yaşadığımızı</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Şiddet nedeniyle boşanma davası süren ya da boşanmış kişilerin yani kökeninde şiddet olan kişilerin dosyalarının uzlaşmaya gönderilmesinin ve Aile arabuluculuk sistemlerinin yanlışlığını,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Kadın Bakanlığı kurulması gerekliliği taleplerimizi ilettik. </span></p>
<p><b>TKDF, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin önlenmesi konusunda ne tür çalışmalar yürütüyor? </b><span style="font-weight: 400;">  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Federasyonumuzun işlettiği bir acil yardım hattı var. Yasa yapım sürecinde bulunduğumuz için,  sahada işlemeyen mekanizmalar konusunda bilgimiz var. Bu nedenle, örneğin yeni ve güçlü bir enstrüman olarak gördüğümüz Uluslararası İstanbul Sözleşmesi konusunu barolarla çalışıyor ve illerde Koordinasyon kurulları kuruyoruz. Sözleşme’nin uygulanması açısından karşılaşılan sorunların giderilmesine katkı koyuyoruz. “Değişim yarat” adlı çalışmayla toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda yerelde toplumsal dönüşümü sağlamaya çalışıyoruz. Siyasette kadınların daha fazla yer alması adına, yerelde “Kadın Politikaları” adlı çalışmayı belediyelerle yürütüyoruz. Yerel yönetimlerde toplumsal cinsiyet eğitimleri çerçevesinde çalışmaları, barolarla işbirliği yaparak destekliyoruz. Yerel yönetimlerle protokoller imzalayarak şehirleri sorunsuz hale getirmeye çalışıyoruz. “İş Dünyası Şiddete Karşı Projesi” ile mavi ve beyaz yakalara toplumsal cinsiyet eğitimleri ve yasal haklarını öğretiyoruz. </span></p>
<p><b>Sizce, Türkiye’de kadın örgütleri arasında özellikle kadına yönelik artan şiddetin önlenmesine  ilişkin fikir birliği var mı? Aranızda fikir ayrılıkları var diyebilir miyiz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben olmadığı kadar güçlü bir birliktelik olduğuna inanlardanım. Bir yılda 377 kadının öldürüldüğü durumda, bunun tersi düşünülemez. Şimdi “birlikte güçlüyüz” sloganı zamanı…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> </span><b>25 Kasım sizin için ne ifade ediyor</b><span style="font-weight: 400;">? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında acıyı hatırlatıyor. Düzenin ve zihniyetin değişip dönüşmediğini  bir kez daha hatırlatıyor.  Biz yıl içinde kesintisiz çalışmalar yürüttüğümüz için, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi tek bir güne indiremiyoruz. Artan kadın cinayeti ve çocuk istismarını konuşuyor ve hükümetin bunları önlemeye dair kadın politikasızlığına tanıklık ediyorsak eğer, mesajlar ve sayılardan ziyade, 25 Kasım’da eylemselliğe dönüşen politikalar beklediğimizi söylememiz gerek.</span></p>
<p><b>Eklemek istediğiniz başka hususlar var mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Söylenecek çok şey var, gündemimiz çok ağır… Erken yaş evlilikler konusunda TBMM’de af getirileceği söylemlerinin gölgesinde, tüm siyasilerden bu tecavüzlere onay vermemelerini bekliyoruz. Nafakada kazanılmış haklardan taviz verilirse kadınların ikincillestirilmesine yol açılacağını söylüyoruz. Nafaka ile ilgili geniş bir araştırma yapılması gerektiğini ve iktidarın şerhsiz-çekincesiz imzaladığı İstanbul Sözleşmesi’nin mekanizmalarını hayata geçirmesini talep ediyoruz. Biz mücadeleden vazgeçmeyiz. Çünkü biliyoruz ki mücadele kazandırır!</span></p>
<p><b>Resmi veriler ne söylüyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadına Yönelik Şiddeti İzleme Komitesi sırasında Türkiye’de kadına yönelik şiddete ilişkin</span> <span style="font-weight: 400;">açıklanan resmi verilerin bazıları şu şekilde;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; </span><span style="font-weight: 400;">118 bin polis, 12 bine yakın jandarma personeli, 100 bini aşkın sağlık personeli ve yaklaşık 87 bin din görevlisine olmak üzere, toplam 300 bini aşkın kamu görevlisine kadına yönelik şiddetin önlenmesi için eğitim verildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-ACSHB, 100 bini aşkın kadına şiddet davasına müdahil oldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Kadına Destek Uygulaması’nı (KADES) indiren kişi sayısı yaklaşık 350 bin; gelen ihbar sayısı 16 bin 51, ihbarlarda gerçeklik oranı yaklaşık yüzde 50. Uygulamanın başladığı 24 Mart 2018’den itibaren, 8 bin kadın polisin müdahalesiyle kurtarıldı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Kadın cinayetlerinin en çok işlendiği mekân yüzde 72.8’lik oranla kadının evi; faili meçhul bir kadın cinayeti söz konusu değil. Suçluların yüzde 82.4’ü yakalandı, yüzde 16.2’si ise olayı müteakip intihar etti. Faillerin yüzde 86,5&#8217;inin cinayet öncesi  sabıka kaydı yok. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Kadın cinayeti işleyenlerin yüzde 69’u ilk ve ortaokul mezunu: eğitim durumu yükseldikçe kadın cinayetine karışma oranı azalıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Türkiye’de 2016-2019 Ağustos ayları arasında öldürülen kadın sayısı bin 167: bunlardan sadece 76 tanesi hakkında koruma kararı verildi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Faillerin yüzde 63.5’inin eş veya partner, yüzde 32’si ise akraba.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-2019 yılında 174 bin 958 kişi hakkında, 509 bin 172 farklı tedbir kararı alındı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Kişi başına düşen kadın cinayeti sayısı bakımından İngiltere, Fransa, Japonya gibi ülkeler 1.8-2 bandında iken Türkiye bu sıralamada 2019 verilerine göre 3.6 bandında yer. Kadına karşı şiddetin en yüksek olduğu ülke yüzde 52 ile Danimarka.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/25/kadina-yonelik-artan-siddet-ve-ortak-mucadele-zemini/">Kadına Yönelik Artan Şiddet Ve Ortak Mücadele Zemini  </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İçişleri Bakanlığı, Bin Mermi Genelgesinin Gerekçesini Açıkladı!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/11/icisleri-bakanligi-bin-mermi-genelgesinin-gerekcesini-acikladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Feb 2019 08:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Avcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Biltekin]]></category>
		<category><![CDATA[genelge]]></category>
		<category><![CDATA[gerekçe]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları İzleme Komitesi’nden]]></category>
		<category><![CDATA[İçişleri Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Avcılığı Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[mermi]]></category>
		<category><![CDATA[mermi miktarı]]></category>
		<category><![CDATA[silahlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Tbmm]]></category>
		<category><![CDATA[Umut Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yurttaşa yıllık 1000 mermi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35109</guid>

					<description><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı’nın 14 Mart 2018 tarihli genelgesi ile, yurttaşların yıllık mermi alma hakkı, beş kat arttırılarak 200’den 1000’e çıkartılmıştı. Milletvekilleri, ilgili genelgeyi parlamentoda birçok kez gündeme getirmiş ancak genelgenin gerekçesi bakanlıkça ısrarla açıklanmamıştı. Sivil Sayfalar olarak, “mermi miktarı” konusu ile yayımlanan genelgenin gerekçesini İçişleri Bakanlığı’na sorduk. Bakanlık açıklama yaptı:</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/11/icisleri-bakanligi-bin-mermi-genelgesinin-gerekcesini-acikladi/">İçişleri Bakanlığı, Bin Mermi Genelgesinin Gerekçesini Açıkladı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığı</strong>, 14 Mart 2018 tarihinde yayımladığı, 2018/5 sayılı ve “<strong>mermi miktarı</strong>” konulu genelge ile sivil yurttaşların yıllık mermi alma hakkını 200’den 1000’e çıkarmıştı. Genelge, ateşli silahlar ve av silahı bayilerine de emniyet birimlerince duyurulmuştu. Yayımlanan genelge, özellikle darbe girişiminden sonra sıkça dile getirilen “<strong>iç savaş</strong>” endişelerini tekrar gündeme taşımış, bireysel silahlanma tartışmalarını da şiddetlendirmişti.</p>
<p><strong>Mermi Miktarında Artış, Silah Reklamlarına Yasak</strong></p>
<p>Günümüzde bireysel silahlanma, her gün duyduğumuz cinayet ve şiddet olaylarını kolaylaştıran faktörlerin başında geliyor. Birçok ülke, bireysel silahlanma konusunda ciddi kısıtlamalar ve yasaklar getirirken, Türkiye’de bireysel silahlanmayı engellemeye yönelik girişimler maalesef emekleme seviyesinde… <strong>Ticaret Bakanlığı’</strong>nca hazırlanan “<strong>Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik</strong>” 28 Aralık 2018’de Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yürürlükteki yönetmeliğe yapılan bir ek ile, ateşli ve ateşsiz silahların reklamı yasaklandı: “Her türlü ateşli ve ateşsiz silah, silah üreticisinin ve satıcısının reklamına izin verilemez”. Silah reklamları yasaklansa da İçişleri Bakanlığı’nın tepki çeken mermi genelgesi hâlâ yürürlükte&#8230;</p>
<p><strong>Milletvekillerinin Soru Önergeleri Yanıtsız Bırakıldı</strong></p>
<p>Geride bıraktığımız 26. yasama döneminde, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri, söz konusu genelgenin gerekçesini İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya birçok kez sormuş ancak bu soru önergelerinin tamamı yanıtsız bırakılmıştı. Bu yasama döneminde de CHP’den, İstanbul Milletvekili Özgür Karabat ve Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, söz konusu genelgeyi tekrar parlamento gündemine taşıdı ancak her iki milletvekili de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplandırmasını istediği soru önergelerine yanıt alabilmiş değil.</p>
<p><strong>Genelge Deliniyor mu?</strong></p>
<p>CHP Grup Başkanlığı’nca 2 Ekim 2018 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sunulan yazılı soru önergesinde, Niğde Milletvekili Gürer’in Bakan Soylu’ya yönelttiği ancak herhangi bir cevap alamadığı bir diğer soru ise ülkemizde hüküm süren denetimsizliğe dikkat çekiyor: “Birden farklı ilden mermi talebi açıldığı ve elektronik ortamda takip edilmediği için yıllık istihkakın üzerinde merminin şahıslarca alındığı doğru mudur?”</p>
<p><strong>İçişleri Bakanlığı’nın Genelge Gerekçesi: Kaçak ve Usulsüz Mermi Edinimini Engellemek</strong></p>
<p>Milletvekillerinin soru önergeleri aylardır cevapsız bırakılırken, <strong>Sivil Sayfalar</strong> olarak, toplumun birçok kesimini ilgilendiren ve toplumsal tepki çeken genelgenin gerekçesini İçişleri Bakanlığı’na bilgi edinme hakkı kapsamında sorduk. Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Daire Başkanlığı, söz konusu genelgenin gerekçesini kaçak ve usulsüz mermi edinimini engellemek olarak açıkladı:</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-35111" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/gerekce-640x608.png" alt="" width="640" height="608" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/gerekce-640x608.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/gerekce-1024x973.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/gerekce.png 1158w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>“Atıcılık sporunu yapan vatandaşlarımızın poligonlarda ve meskûn mahal dışında yaptıkları atışlarda 200 adet mermi istihkakının az olmasından dolayı daha fazla mermi edinimi için kaçak yollara ve usulsüz edinimine gittikleri görülmektedir. Çalışır durumda olmayan ve ekonomik ömrünü tamamlamış tehlike arz eden bu silahları sırf mermi istihkakı alabilmek için ellerinde bulundurdukları bilinmektedir. Bu gerekçelerle yıllık 200 adet olan mermi istihkakı 1000 adete artırılmıştır. Bu mermi istihkakları tek seferde alınabileceği ğibi parça parça da alınıbilinir.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-35112" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/silahlanma-640x318.png" alt="" width="640" height="318" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/silahlanma-640x318.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/silahlanma-1024x508.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/silahlanma.png 1036w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Son 4 Yılda, Silahlı Şiddette % 69 Artış Yaşandı</strong></p>
<p>Bireysel silahlanmaya karşı 1993’ten bu yana mücadele veren Umut Vakfı’nın “<a href="http://www.umut.org.tr/umut-vakfi-turkiye-silahli-siddet-haritasi-2018/"><strong>Türkiye Silahlı Şiddet Haritası &#8211; 2018 Raporu</strong></a>”na göre, &#8220;2018 yılında basına 3 bin 679 olay basına yansımış bulunuyor… Yani sonu yaralama ve öldürmeye varan silahlı şiddette son 4 yılda % 69 artış dikkat çekiyor. Geçen yıl basına yansıyan bu 3 bin 679 olayda insanlar tüfeklerle, tabancalarla, kesici aletlerde ki, birçoğu acımasızca 2 bin 279 kişiyi öldürdü, 3 bin 762 kişiyi de yaraladı”. Umut Vakfı, “ağır yaralıların ne kadarının hastanede öldüğünü belirleme şansımız yok” diyor.</p>
<p>Ülkemizde, % 85’i ruhsatsız olmak üzere en az 25 milyon silah bulunduğunun belirtildiği, Umut Vakfı’nın 2018 raporuna göre, ateşli ve kesici aletlerle işlenen cinayetlerin 1.478’inde tüfekler, 1.429’unda (100’ün üzerinde beylik silahı olmak üzere) tabancalar”, 772’sinde ise kesici aletler kullanıldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-35113" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/silahlanma-verileri-640x375.png" alt="" width="640" height="375" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/silahlanma-verileri-640x375.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/silahlanma-verileri.png 1006w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Av tüfekleri, Cinayetlerde Başı Çekiyor</strong></p>
<p>Her gün aldığımız hayvanlara yönelik şiddet haberlerinde ise, kaç hayvanın bireysel silahlar ile öldürüldüğü ve yaralandığı bilinmiyor. Avcılık, neredeyse tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yasal bir şekilde sürdürülüyor; kayıtlı ve kaçak avcılar, yılda yüzbinlerce hayvanı bireysel silahları ile öldürüyor. Av tüfeklerinin, bireysel silahlar ile işlenen cinayetlerde başı çektiği, yine istatistik verilerine yansımış durumda. Hayvan hakları savunucuları da hem hayvanların yaşam hakkını gasp ettiği, hem toplumsal şiddeti arttırdığı, hem de kadın ve nefret cinayetlerinde kolaylaştırıcı olduğu gerekçesiyle, avcılığın tüm Türkiye’de yasaklanması gerektiğini savunuyor.</p>
<p><strong>HAKİM: Bireysel Silahlanma da Avcılık da Yasaklanmalı</strong></p>
<p>Hayvan Hakları İzleme Komitesi’nden (HAKİM) Fatma Biltekin “Avcılığın tamamen yasaklanması için yıllardır mücadele veriyoruz. Avcılık, dünyadaki en güçlü endüstri olan silah lobisinin en büyük pazarlarından biri. Hem şirketler hem de devletler, silah endüstrisinden büyük paralar kazanıyor. Günümüzde, şirketlerin, devletlerin kârı, yaşam hakkından maalesef ağır basıyor. Bu yüzden avcılığı yasaklatamıyoruz. Avcılık, hayvanları doğrudan katlederken, insanları da dolaylı olarak katlediyor. Av tüfeği edinmek, Türkiye’de çok kolay. Bireysel silahlanma da avcılık da yasaklanmalı” diyor.,</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-35114" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/avcılık-640x362.png" alt="" width="640" height="362" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/avcılık-640x362.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/avcılık.png 952w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Gelir Kapısı: Avcılık</strong></p>
<p>Türkiye’de tür ayırt etmeksizin, hayvan hakları ihlâllerini raporlayan HAKİM’in edindiği resmî bilgilere göre avcılık, Tarım ve Orman Bakanlığı için ciddi bir gelir kaynağı… HAKİM’in, bilgi edinme hakkı kapsamında edinmiş olduğu bilgilere göre, 2017 yıl sonu itibarı ile Türkiye’de 260 bin 764 kayıtlı avcı var; bu şahısların 153 bin 510’u aktif avcı. Bu aktif avcılardan, sadece 2017’de, avlanma izin kartı satışı ve avlanma harcından toplam 47 milyon 278 bin 548 TL gelir elde edildi.</p>
<p>Yine 2017’de, Kara Avcılığı Kanunu’na muhalefet eden avcıların, 1301’i ateşli silah olmak üzere 2509 adet av araç ve gerecine el konulmuş; el konulan bu araç ve gereçlerin satışından ise 575 bin 754 TL gelir elde edilmiş.</p>
<p>*Haberde yer verilen, İçişleri Bakanlığı’nın cevabî yazısı, imla hataları düzeltilmeden, aynen aktarılmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/11/icisleri-bakanligi-bin-mermi-genelgesinin-gerekcesini-acikladi/">İçişleri Bakanlığı, Bin Mermi Genelgesinin Gerekçesini Açıkladı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplum Fişleniyor mu?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/27/sivil-toplum-fisleniyor-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Dec 2018 08:21:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[DERBİS]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler Yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[İçişleri Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Verilerin Korunması Yasası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33707</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dernekler Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 1 Ekim 2018’de Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. İçişleri Bakanlığı, Dernekler Yönetmeliği’nde yapılan bu değişiklik ile Türkiye’de faal bulunan derneklerden, tüm kayıtlı üyelerinin kimlik bilgilerini “ivedi” bir şekilde bildirmesini istiyor. İçişleri Bakanlığı’nın gittiği bu değişiklik, ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olduğu ve sivil toplumu fişleyeceği gerekçesiyle eleştiriliyor. Üyelerin kimlik bilgilerini bildirmeyen dernek yöneticilerine idarî para cezası uygulanabilecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/27/sivil-toplum-fisleniyor-mu/">Sivil Toplum Fişleniyor mu?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İçişleri Bakanlığı, 1 Ekim 2018’de </span><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/10/20181001-1.htm"><span style="font-weight: 400;">Resmî Gazete’de yayımlanan</span></a><span style="font-weight: 400;"> yeni bir yönetmelik ile Dernekler Yönetmeliği’nin 83. maddesinde düzenlenen “beyanname verme yükümlülüğü”ne ek bir fıkra ekledi. Söz konusu değişiklik ile, derneklere üye olan tüm gerçek kişilerin ad ve soyadları, T.C. kimlik numaraları, meslekleri, öğrenim durumları, üyeliğe kabul ve üyelikten çıkma/çıkarılma tarihlerinin, beyanname verme süresi beklenmeksizin işlem tarihini izleyen 30 gün içerisinde Dernekler Bilgi Sistemi (DERBİS) üzerinden bildirilmesi zorunluluğu getirildi. Aynı bildirim zorunluluğu, derneklere üye olan tüzel kişiler için de geçerli. </span></p>
<p><b>Av. Muhsin Kemal Şimşek: Kimlik bilgilerinin paylaşılmasını kabul etmeyen üyeye “istifa et” denilmesi mi bekleniyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Sayfalar’a konuşan </span><b>Avukat Muhsin Kemal Şimşek,</b><span style="font-weight: 400;"> söz konusu yönetmelik değişikliğinin ulusal ve uluslararası mevzuata aykırılık teşkil ettiğini belirterek “</span><i><span style="font-weight: 400;">Bu bildirim zorunluluğunun, üye olurken bu yönde rızası sorulmamış bir üye için yerine getirilmesi doğru değil; sonradan bu yönde bir düzenleme yapmanın kendisi hukuka aykırılıktır. Kimlik bilgilerinin paylaşılmasını kabul etmeyen üyeye ‘istifa et’ denilmesi mi bekleniyor? Yönetmelik değişikliğinden sonra, üyenin rızasını aramak, bir dayatma ve dernek üyeliğinden istifaya zorlama sonucunu doğurabilir ki bu da doğrudan hak ihlâlidir</span></i><span style="font-weight: 400;">” </span></p>
<p><b>“Bir dayatma ve doğrudan hak ihlâli…”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><i><span style="font-weight: 400;">İçişleri Bakanlığı, her daim dernekleri denetleme yetkisine sahip. Bu denetimlerde, bakanlık denetçileri, derneğin her türlü defter ve kaydını inceleme, bunlardan kopya alma hakkına da sahip. Fakat yapılan yönetmelik değişikliği, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu&#8217;na aykırılık teşkil ediyor. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, ‘Birinci  fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir’ hükmünü içeriyor. Ancak yönetmelikler, kanunlara, Anayasa&#8217;ya ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olamaz. Dernek üyelerinin tamamının rızasını almadan, üyelerin kimlik bilgilerinin Dernekler Bilgi Sistemi&#8217;ne işlenmesi, dernek yöneticileri açısından üyelere karşı kanunî bir yükümlülük getirebilir.  Yönetmelik değişikliği ile getirilen bu bildirim zorunluluğu, dernek yöneticilerine bakanlıktan yaptırım olarak dönebilir ancak bu idarî işlemin hukuka uygunluğu da ayrı bir tartışma konusu olacaktır</span></i><span style="font-weight: 400;">” açıklamalarında bulundu. </span></p>
<p><b>CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan: Yönetmelikteki düzenleme yasaya tamamen aykırı</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Söz konusu yönetmelik değişikliğinin amacını, </span><b>CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan,</b><span style="font-weight: 400;"> İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yazılı soru önergesi ile sordu. İzmir Milletvekili Bakan, yönetmelik değişikliğine, yazılı soru önergesinde “</span><i><span style="font-weight: 400;">Kişisel Verilerin Korunması Yasası, kişisel verilerin ilgili kişilerin açık rızası alınmaksızın işlenemeyeceğini öngörmektedir. Kişilerin rızası olmaksızın kişisel verilerin işlenmesi; kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin, özel alanının ve örgütlenme özgürlüğünün ihlal edilmesi anlamına gelmektedir. Yönetmelikteki düzenleme kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesine neden olmaktadır ve yasaya tamamen aykırıdır</span></i><span style="font-weight: 400;">” şeklinde yer verdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İçişleri Bakanı Soylu ise İzmir Milletvekili Bakan’ın yazılı soru önergesini, süresi geçmesine rağmen hâlâ cevaplandırmış değil.</span></p>
<p><b>“Sivil topluma yönelik baskının, fişlemenin normalleştirildiğinin bir kanıtı”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsan hakları alanında faaliyet gösteren bir derneğin yöneticisi olan ancak ismini paylaşmak istemeyen bir aktivist ise “</span><i><span style="font-weight: 400;">Son yıllarda zaten sivil toplum üzerinde korkunç bir baskı var. Son yapılan yönetmelik değişikliği, sivil topluma yönelik baskının, fişlemenin normalleştirildiğinin bir kanıtı. Yönetmelik değişikliğinin neden yapıldığına dair kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama da yapılmadı. Güvenlik gibi gerekçeler türetilerek sivil toplumun hareket alanı, bağımsızlığı gitgide daraltılıyor. Bu otoriter tutumun Türkiye’ye hiçbir faydası olmaz aksine zararı olacak</span></i><span style="font-weight: 400;">” şeklinde konuştu.</span></p>
<p><b>Dernek yöneticilerine 1.294 TL idarî para cezası</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yönetmelik değişikliği ile derneğe kayıtlı üyeleri bildirmeyen dernek başkanına, Dernekler Kanunu’nun 32. Maddesinin (l) bendine göre, 2019 yılı itibarı ile 1.294 TL idarî para cezası uygulanabilecek.</span></p>
<p><b>Bildirim yükümlülüğü eskiden nasıldı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dernekler, eskiden kayıtlı tüm üyelerini bildirmek zorunda değildi. Sadece dernek organlarına (yönetim, denetim vb. kurullar) seçilen üyelerin tam listesini, genel kurullarından sonra 30 gün içinde; kayıtlı üye toplamını da kadın ve erkek olarak ayrı ayrı belirterek, bir sonraki yılın ilk dört ayı içerisinde DERBİS’e yüklenen beyannameler ile bildirme zorunluluğu vardı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapılan yönetmelik değişikliği ile derneklere kayıtlı tüm üyelerin “ivedi” bir şekilde İçişleri Bakanlığı’nın DERBİS sistemine kaydedilmesi istendi. Dernek yöneticilerine kısa mesaj yoluyla ulaştırılan bildirimlerde, bu zorunluluğun ne kadar “ivedi” olduğu ise belirtilmemiş durumda. Dernek yöneticileri, üyeliğe kabul kararı verdikleri yeni üyeleri ve üyeliği son bulan üyeleri, 30 gün içinde DERBİS’e bildirmekle yükümlü kılındı.</span></p>
<p><b>Dernekler Yönetmeliği’ne eklenen fıkra ne diyor?</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-33709" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-27_1117.png" alt="" width="621" height="246" /></p>
<p><b>Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ne diyor?</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-33710" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-27_1118.png" alt="" width="618" height="122" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-33711" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-27_1118_001.png" alt="" width="616" height="152" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/27/sivil-toplum-fisleniyor-mu/">Sivil Toplum Fişleniyor mu?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dernekler Dairesi Sivil Toplum Kuruluşları için Proje Yardımları Başvuruları Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/10/dernekler-dairesi-sivil-toplum-kuruluslari-icin-proje-yardimlari-basvurulari-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2017 08:18:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Dernekler Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[İçişleri Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan hakları ve demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[PRODES]]></category>
		<category><![CDATA[Proje Destek Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum kuruluşları]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12222</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Sivil Toplum Kuruluşları için Proje Yardımları&#8221; Programı için, 2017 yılı proje teklif çağrısına çıkılacaktır. Dernekler Dairesi Başkanlığı, Program kapsamında, STK&#8217;ların kapasitelerinin geliştirilmesi, kamu ile olan ilişkilerinin artırılması ve karar alma mekanizmalarına aktif katılım sağlanması gibi amaçlar ile projeleri desteklemektedir. 2017 yılı için desteklenecek proje konuları, İçişleri Bakanlığınca aşağıdaki şekilde belirlenmiştir; Aile ve toplum değerlerinin korunması [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/10/dernekler-dairesi-sivil-toplum-kuruluslari-icin-proje-yardimlari-basvurulari-basliyor/">Dernekler Dairesi Sivil Toplum Kuruluşları için Proje Yardımları Başvuruları Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Sivil Toplum Kuruluşları için Proje Yardımları&#8221; Programı için, 2017 yılı proje teklif çağrısına çıkılacaktır. Dernekler Dairesi Başkanlığı, Program kapsamında, STK&#8217;ların kapasitelerinin geliştirilmesi, kamu ile olan ilişkilerinin artırılması ve karar alma mekanizmalarına aktif katılım sağlanması gibi amaçlar ile projeleri desteklemektedir.</p>
<p>2017 yılı için desteklenecek proje konuları, İçişleri Bakanlığınca aşağıdaki şekilde belirlenmiştir;</p>
<ul>
<li>Aile ve toplum değerlerinin korunması ve geliştirilmesine yönelik projeler,</li>
<li>İnsan hakları ve demokrasi bilincinin yaşatılması ve etkin hale getirilmesine yönelik projeler,</li>
<li>Karar alma mekanizmalarına katılım, kamu-sivil toplum diyaloğunun arttırılması ve aktif vatandaşlık konulu projeler,</li>
<li>Toplumda huzur ve barışı temin etmek üzere farklı toplum kesimleri arasında uzlaşı, işbirliği ve etkileşimi artırmaya yönelik projeler,</li>
<li>Gençlerin, kadınların ve engellilerin girişimciliğini, liderlik vasıflarını ve istihdamını arttırmaya yönelik projeler,</li>
<li>Çocuklar, gençler, kadınlar, engelliler, maddi durumu iyi olmayan ve sosyal risk altındaki gruplara yönelik projeler,</li>
<li>Kültür, tarih ve medeniyet değerlerinin korunması, geliştirilmesi ve ihyasına yönelik projeler,</li>
<li>Eğitim, kültür, sağlık, spor konulu projeler,</li>
<li>Madde bağımlılığı ile mücadeleyi konu alan sosyal içerikli projeler,</li>
<li>Şehit yakınları ve gaziler ile terör olaylarına maruz kalmış vatandaşlara yönelik sosyal, ekonomik ve kültürel faaliyetler içeren projeler,</li>
<li>Toplumun ihtiyaç ve sorunlarına çözüm sağlamaya ve toplumsal gelişmeye katkıda bulunulmasına yönelik projeler.</li>
</ul>
<p>Proje başvuruları <strong>13 Mart &#8211; 31 Mart 2017</strong> (Saat: 17.00) tarihleri arasında <a href="https://sso.dernekler.gov.tr/" target="_blank">sso.dernekler.gov.tr/</a> adresinde yer alan Proje Destek Sistemi (PRODES) üzerinden elektronik olarak yapılacaktır. Program kapsamında desteklenecek proje konuları, desteğin miktarı ve kapsamı, kimlerin başvurabileceği, başvurunun nasıl ve nereye yapılacağı konuları ile ilgili detaylar aşağıda ve PRODES’ te yer alan Başvuru Rehberinde açıklanmıştır.</p>
<p><a href="https://www.dernekler.gov.tr/media/templates/dernekler/images/folder/2017_basvuru_rehberi.pdf" target="_blank"> Proje Başvuru Rehberi</a></p>
<p>Ayrıntılı bilgi için<a href="https://www.dernekler.gov.tr/tr/haberler/prodes-slider.aspx" target="_blank"> tıklayın</a>.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/10/dernekler-dairesi-sivil-toplum-kuruluslari-icin-proje-yardimlari-basvurulari-basliyor/">Dernekler Dairesi Sivil Toplum Kuruluşları için Proje Yardımları Başvuruları Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
