<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hava kirliliği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/hava-kirliligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hava-kirliligi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Sep 2024 11:36:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>hava kirliliği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hava-kirliligi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>THHP: &#8216;Türkiye&#8217;nin Hava Kirliliği Karnesi&#8217; Kara Rapor 2024: Nüfusun En Az %92&#8217;si Hala Kirli Hava Soluyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/27/thhp-turkiyenin-hava-kirliligi-karnesi-kara-rapor-2024-nufusun-en-az-%92si-hala-kirli-hava-soluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Sep 2024 11:13:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz Hava Hakkı Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Rapor]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Rapor 2024]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz Hava Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87013</guid>

					<description><![CDATA[<p>Temiz Hava Hakkı Platformu’nun (THHP) 2016 yılından bu yana düzenli olarak hazırladığı, Türkiye’deki hava kalitesi ve hava kirliliğinin insan sağlığına etkilerini inceleyen Kara Rapor 2024 yayınlandı. Kömür, petrol ve doğal gazın yakılmasının, fosil yakıtlara bağımlılığın en önemli çevresel bedellerinden biri hava kirliliği. Türkiye’de hava kalitesinin yönetimiyle ilgili detaylı bir mevzuat olsa da bu mevzuatın içeriğinde ve uygulanmasında ciddi sıkıntılar [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/27/thhp-turkiyenin-hava-kirliligi-karnesi-kara-rapor-2024-nufusun-en-az-%92si-hala-kirli-hava-soluyor/">THHP: &#8216;Türkiye&#8217;nin Hava Kirliliği Karnesi&#8217; Kara Rapor 2024: Nüfusun En Az %92&#8217;si Hala Kirli Hava Soluyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Temiz Hava Hakkı Platformu</strong>’nun <strong>(THHP)</strong> 2016 yılından bu yana düzenli olarak hazırladığı, Türkiye’deki hava kalitesi ve hava kirliliğinin insan sağlığına etkilerini inceleyen <strong>Kara Rapor 2024 </strong>yayınlandı. Kömür, petrol ve doğal gazın yakılmasının, fosil yakıtlara bağımlılığın en önemli çevresel bedellerinden biri hava kirliliği. Türkiye’de hava kalitesinin yönetimiyle ilgili detaylı bir mevzuat olsa da bu mevzuatın içeriğinde ve uygulanmasında ciddi sıkıntılar var. En önemli sorunlardan biri, mevzuatta belirli sektör ve tesislere tanınan istisnalar. 2016 yılından beri Türkiye genelinde, yıl bazında hava kalitesi verilerini, mevzuat, politika ve uygulamalarını inceleyen THHP, Kara Rapor’un altıncısında da hava kirliliğiyle ilgili sorunları ortaya koyup somut çözüm önerileri getiriyor.</p>
<p><strong>Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Deniz Gümüşel</strong>, İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında şunları söyledi: “Temiz hava hakkı, temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevrede yaşama hakkının önemli bir bileşeni ve bir insan hakkı. Bu hakkın etkili biçimde kullanılabilmesinin ön koşulu, soluduğumuz havanın kalitesini bilmek. Bu da ancak etkin bir hava kalitesi izleme sistemi, bu sistemden elde edilen verilerin doğru değerlendirilmesi ve kamuoyu ile şeffaf süreçlerle paylaşılmasıyla mümkün.</p>
<p>Kara Rapor’da şunu ortaya koyuyoruz: 2022 ve 2023 yıllarında Türkiye genelinde hava kalitesi izleme ağındaki istasyon sayıları artsa hava kirliliğinin izlenmesi verimi hala çok düşük. Yani altyapımız var, ama bu altyapıyı etkin işletemiyoruz. Özellikle fosil yakıt kullanan ağır sanayinin olduğu bölgelerde hava kalitesi düzenli takip edilmiyor. Maalesef Türkiye’de nüfusun yüzde 92’sinden fazlası hala Dünya Sağlık Örgütü standartlarına göre kirli hava soluyor.”<strong> </strong></p>
<p><strong> </strong><strong>İZMİR’DE HAVA KALİTESİ ALARM VERİYOR</strong></p>
<p>Kara Rapor’a göre hava kirliliğine yol açan partikül maddeler PM10 ve kanserojen PM2,5, üç büyük şehir İstanbul, Ankara ve İzmir’de düzenli ve yeterli ölçülmüyor.</p>
<p>Ulaşılabilen kısıtlı resmi verilere göre İstanbullular 2022 yılı boyunca ortalama 38,41 μg/m<sup>3</sup> yani Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) kılavuz değerinin iki buçuk katı PM10 kirliliğine maruz kaldı. Kansorejen partikül madde PM2,5 ise yeterince ölçülmedi. Ankara’da 2022 yılı PM10 yıllık ortalaması 39,25 μg/m<sup>3</sup>, İzmir’de ise 45,18 μg/m<sup>3</sup>’tü. İzmirliler yıl boyu ulusal mevzuatın koyduğu sınır değerin üstünde kirli hava soluyor. Ankara ve İstanbul ise bu limitin sınırında.</p>
<p><strong>HAVA KİRLİLİĞİ MEME KANSERİNE YOL AÇIYOR  </strong></p>
<p>Kara Rapor 2024’ün en çarpıcı vurgularından biri, hava kirliliğiyle meme kanseri arasındaki ilişkinin ortaya konması.</p>
<p>Dünyada meme kanseri ile hava kirliliği arasındaki ilişkiye işaret eden bilimsel araştırmaların sayısının giderek arttığına dikkat çeken raporun yazarlarından halk sağlığı uzmanı <strong>Prof. Dr. Gamze Varol</strong><strong> </strong>şunları kaydetti:<strong> </strong></p>
<p>“P10 ve PM2,5 ile birlikte hava kirliliğinin önemli bir bileşeni olan NO<sub>2</sub>’deki (azot dioksit) her 10 μg/m<sup>3</sup>’lük artış, meme kanseri riskini 1,02 kat artırıyor. Her 10 μg/m<sup>3</sup> PM10 artışıyla meme kanserinden ölme riski 1,05 kat artıyor. ABD’de yapılan bir araştırmaya göre ise PM2,5&#8217;a daha fazla maruz kalınan bölgelerde yaşayanlarda meme kanseri vakalarında yüzde 8&#8217;lik bir artış gözlemlendi.”<strong> </strong></p>
<p>Raporda ayrıca şu bilgilere yer veriliyor: Egzoz dumanı solumak meme kanseri riskini artırıyor. Fransa’da yıllık meme kanseri vakalarının yüzde 3,15’i, ana kaynağı trafik olan NO<sub>2</sub>’ye atfediliyor. Bu artışın maliyeti yıllık 825 milyon euro.</p>
<h4><strong>HAVA KİRLİLIĞİNDEN KAYNAKLANAN ÖLÜMLER 70 BİNE YAKLAŞTI</strong></h4>
<p>Kara Rapor kapsamında her yıl düzenli olarak yürütülen sağlık etki değerlendirmesine göre 2022 yılında Türkiye’de hava kirliliği sonucu gerçekleştiği tahmin edilen ölümler hem sayısal hem de orantısal olarak önceki yıllara göre daha yüksek.</p>
<p>Sağlık etki değerlendirmesi çalışmasını yöneten halk sağlığı uzmanı <strong>Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan </strong>şöyle konuştu: “2022 yılında illerdeki ortalama ince partikül madde (PM2,5) düzeyleri DSÖ kılavuz değeri olan 5 μg/m<sup>3</sup>’e indirilebilseydi 68 bin 440 ölüm önlenebilirdi.  2022’de kazalar, yaralanmalar ve COVID19 nedenli ölümler harici gerçekleşen 30 yaş üstü toplam ölümlerin yüzde 14.2’si hava kirliliği kaynaklıydı.”</p>
<p><strong>EN ÇOK ÖLÜM HAKK</strong><strong>A</strong><strong>Rİ’DE</strong></p>
<p>Hava kirliliğine bağlı ölümlerin yüzde olarak en yüksek olduğu iller, PM2,5 düzeyinin en yüksek olduğu ilk 10 il. Bir önceki yıl birinci sırada olan Batman’ın yerini Hakkari aldı. Hakkari’de 230 kişi hayatını kaybetti. Ancak PM2,5 düzeyi 5 µg/m<sup>3</sup> ‘ün altına düşürülseydi bu ölümlerin yüzde 41’i önlenebilirdi. Ölüm oranlarında Hakkari’yi Batman, Şırnak, Muş, Malatya, Iğdır, Şanlıurfa, Ağrı, Osmaniye ve Gaziantep gibi Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde bulunan iller takip ediyor.</p>
<p>Bununla birlikte DSÖ değerlerine göre hava kirliliğine atfedilen ölümlerin sayısal olarak en fazla olduğu il, İstanbul (8 bin 357); onu İzmir (4 bin 852) ve Bursa (3 bin 657) izledi. Ankara’da hava kirliliğinden hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 155. Ölümlerin bu illerde sayısal olarak daha fazla olması, hava kirliliği düzeylerinden ziyade il nüfuslarının yüksek olması ile ilişkili.</p>
<p><strong>AĞIR SANAYİNİN YOĞUN OLDUĞU YERLERDE PARTİKÜL MADDE İZLEMESİ SINIRLI</strong></p>
<p>Türkiye genelinde 2022’de 365 adet hava kalitesi izleme istasyonu olmasına ve bu sayının 2023’te 380’e yükselmiş olmasına rağmen, tüm istasyonlarda mevzuata göre izlenmesi gereken parametrelerin tamamına bakılmıyor. 2023 yılında toplam istasyon sayısı artmış olmasına rağmen, yeterli veri alımı sağlanan istasyon sayıları 2022 yılına göre daha düşük. Dokuz ilde hiçbir istasyonda yıllık PM10 değerlerini hesaplamak için yeterli veri yok.</p>
<p>Üretimde fosil yakıt, özellikle de kömür kullanan ağır sanayinin yoğun olduğu bölgelerdeki partikül madde izlemesi çok sınırlı. Kirliliğin yoğun olduğu bilinen Sakarya -Hendek OSB, Kocaeli  &#8211; Gebze OSB ve Kocaeli – Dilovası  &#8211; İMES OSB 2 istasyonlarında 2022 ve 2023 yılları boyunca hiç PM10 ölçümü yapılmadı.</p>
<p>2023 yılında en yüksek PM10 ortalamasına sahip olan 10 il sırasıyla Malatya, Kahramanmaraş, Osmaniye, Hakkari, Aydın, Batman, Iğdır, Şırnak, Gaziantep ve Kilis.</p>
<p>Yıllık ortalaması, ulusal mevzuattaki yıllık ortalama PM10 limit değerinin (40 µg/m<sup>3</sup>) altında gerçekleşen, bir başka deyişle PM10 açısından havası görece temiz olan sadece 13 şehir var: Adıyaman, Bitlis, Karaman, Isparta, Antalya, Bilecik, Kırşehir, Trabzon, Giresun, Rize, Sinop, Afyonkarahisar, Samsun. Ancak ulusal mevzuatta izin verilen yıllık ortalama PM10 kirliliği, DSÖ’nün insan sağlığı için belirlediği kılavuz değerin 2,7 katı.</p>
<p><strong>THHP’DEN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ </strong></p>
<p>THHP, Kara Rapor 2024’te, Türkiye’de hava kirliliğinin ve buna bağlı sağlık sorunlarının yol açtığı ölümlerin azaltması için şu önerilerde bulunuyor:</p>
<ul>
<li>Türkiye enerjide fosil yakıtlara bağımlılığını hızla azaltmalı.</li>
<li>Ulusal hava kalitesi standartları iyileştirilmeli.</li>
<li>PM2,5 için ulusal limit değer belirlenmeli ve yürürlüğe alınmalı.</li>
<li>Hava kalitesi izleme çalışmaları iyileştirilmeli.</li>
<li>Ağır sanayi bölgelerinde hava kalitesinin izlenmesi, değerlendirilmesi ve yönetimi sistematik hale getirilmeli.</li>
<li>Hava kirliliğinin sağlık etkileri saha çalışmaları ile araştırılmalı.</li>
<li>Çevresel etkisi olan tüm projeler için sağlık etki analizinin de yapılması mevzuata dahil edilerek zorunlu hale getirilmeli.</li>
<li>Türkiye imzaladığı hava kalitesine yönelik uluslararası sözleşmeleri uygulamalı.</li>
<li>Çevresel bilgiye ulaşabilmek için bilgi edinme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi sağlanmalı.</li>
</ul>
<p><strong> </strong><strong>RAKAMLARLA HAVA KİRLİLİĞİ</strong></p>
<ul>
<li>Dünyada her yıl 4 milyondan fazla insan PM2,5 kaynaklı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor.</li>
<li>2022’de Türkiye’de PM2,5 düzeyleri DSÖ kılavuz değeri indirilebilseydi 68 bin 440 ölüm önlenebilirdi.</li>
<li>2022’de Türkiye’de kaza, yaralanma ve COVID19 nedenli ölümler harici gerçekleşen 30 yaş üstü toplam 480 bin 991 ölümün yüzde 14,2’ü hava kirliliğine bağlıydı.</li>
<li>Yeterli ölçüm yapılan 71 ilde DSÖ’nün önerdiği yıllık ortalama PM10 kılavuz değer olan 15 µg/m<sup>3</sup> aşıldı.</li>
<li>Türkiye’de nüfusun en az yüzde 92’si kirli hava soluyor.</li>
<li>2022’de İstanbul ortalama 38,41 μg/m<sup>3</sup> yani DSÖ’nün 2,5 katı PM10 kirliliğine maruz kaldı. Ankara’da 39,25 μg/m<sup>3</sup>, İzmir’de ise 45,18 μg/m<sup>3</sup> oldu. İzmir’deki PM10 kirliliği ulusal limit değerin de üzerinde.</li>
<li>Türkiye’de yaşayan bir kişi, yıllık ortalamada 26 µg/m<sup>3</sup> PM2,5 kirliliğine maruz kalıyor. Bu değer DSÖ’nün kılavuz değerinin beş katı.</li>
<li>2023’te SO<sub>2</sub> (kükürt dioksit) oranı altı ilde, Manisa, Şırnak, Adana, Muğla, Konya, Kütahya’da aşıldı. Bu illerde kömürlü termik santraller ve enerji için kömür kullanan ağır sanayi bulunuyor. Kükürt dioksitin başlıca kaynağı kömürün yakılması.</li>
<li>NO<sub>2</sub> (azot dioksit) Kayseri, Kahramanmaraş, Kütahya, Erzincan ve Bolu’nun aralarında olduğu 10 il DSÖ’nün 24 saatlik ortalama kılavuz değeri olan 25 µg/m<sup>3</sup>’ü en çok aşan iller oldu. Azot dioksit kirliliği en çok trafikte ve sanayide fosil yakıt tüketiminden kaynaklanıyor.</li>
<li>NO<sub>2</sub>’deki (azot dioksit) her 10 μg/m<sup>3</sup>’lük artış, meme kanseri riskini 1,02 kat artırıyor. Her 10 μg/m<sup>3</sup> PM10 artışıyla meme kanserinden ölme riski 1,05 kat çoğalıyor.</li>
</ul>
<p>Raporun tamamına <a href="https://www.temizhavahakki.org/raporlar/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.temizhavahakki.org/raporlar/&amp;source=gmail&amp;ust=1727518513614000&amp;usg=AOvVaw2OaX8U3iohWk77ZoDmymfi">buradan</a> <wbr />ve Sivil Sayfalar E-kütüphane&#8217;den ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/27/thhp-turkiyenin-hava-kirliligi-karnesi-kara-rapor-2024-nufusun-en-az-%92si-hala-kirli-hava-soluyor/">THHP: &#8216;Türkiye&#8217;nin Hava Kirliliği Karnesi&#8217; Kara Rapor 2024: Nüfusun En Az %92&#8217;si Hala Kirli Hava Soluyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hava Kirliliğinin En Yüksek Olduğu Ülkeler Sıralamasında Türkiye İlk Üçte Yer Alıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/25/hava-kirliliginin-en-yuksek-oldugu-ulkeler-siralamasinda-turkiye-ilk-ucte-yer-aliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 May 2021 09:01:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[Ember]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[kömür]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70435</guid>

					<description><![CDATA[<p>Enerji konusunda faaliyet gösteren düşünce kuruluşu Ember'in yayınladığı analiz, Avrupa'da kömürden elektrik üretimi kaynaklı hava kirliliğinin en yüksek olduğu ülkeleri ortaya koyuyor. Ülke ölçeğinde gerçekleştirilen sıralamada Türkiye ve Ukrayna, tüm kirletici türlerinde ilk üç sırada yer alıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/25/hava-kirliliginin-en-yuksek-oldugu-ulkeler-siralamasinda-turkiye-ilk-ucte-yer-aliyor/">Hava Kirliliğinin En Yüksek Olduğu Ülkeler Sıralamasında Türkiye İlk Üçte Yer Alıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-70440  alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/hava-kirliliginin-en-yuksek-oldugu-ulkeler-siralamasinda-turkiye-ilk-ucte-yer-aliyor-640x360.jpg" alt="Hava Kirliliğinin En Yüksek Olduğu Ülkeler Sıralamasında Türkiye İlk Üçte Yer Alıyor" width="373" height="210" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/hava-kirliliginin-en-yuksek-oldugu-ulkeler-siralamasinda-turkiye-ilk-ucte-yer-aliyor-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/hava-kirliliginin-en-yuksek-oldugu-ulkeler-siralamasinda-turkiye-ilk-ucte-yer-aliyor.jpg 1000w" sizes="(max-width: 373px) 100vw, 373px" />Batı Balkanlarda yer alan ülkeler, görece küçük ölçeklerine rağmen Türkiye ve Ukrayna’yı takip ediyor. Almanya ve Polonya gibi Avrupa Birliği ülkeleri ise azot (NOx) kirliliği açısından üst sıralarda kendisine yer buluyor.</span><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Elektrik üretimi amacıyla kullanılan kömür, havaya kirleticiler yayarak insan sağlığına tehdit oluşturuyor ve çok sayıda erken ölüme sebep oluyor. Bu kirleticilerin yayılımı binlerce kilometreyi bulabiliyor. Ember tarafından gerçekleştirilen analiz, Avrupa Birliği içerisindeki 27 ülkeyi, İngiltere&#8217;yi, Enerji Topluluğu’na üye ülkeleri ve Türkiye&#8217;yi kapsıyor. Hava kirliliği verilerinin değerlendirildiği analizde kömür santralleri, üç kirletici (SO2, PM10, NOx) göz önünde bulundurularak sıralanıyor. </span></p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-70442 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/toz-acisindan-avrupada-havayi-en-cok-kirleten-10-komur-santrali-640x359.jpg" alt="toz açısından avrupa'da havayı en çok kirleten 10 kömür santrali" width="640" height="359" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/toz-acisindan-avrupada-havayi-en-cok-kirleten-10-komur-santrali-640x359.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/toz-acisindan-avrupada-havayi-en-cok-kirleten-10-komur-santrali.jpg 700w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kömür santrallerinden kaynaklanan PM10 kirliliğinin büyük bölümü Ukrayna&#8217;daki santrallerden kaynaklanıyor. Ukrayna’da faaliyet gösteren sekiz santral, PM10 açısından en fazla kirlilik yayan on santral arasında yer alıyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Avrupa&#8217;da kömürden elektrik üretimi kaynaklı SO2 (kükürt dioksit) kirliliğinde Ukrayna (%27), Türkiye (%24), Sırbistan (%15) ve Bosna Hersek (%11) başı çekiyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">En fazla kükürt dioksit yayan on kömür  santrali, Avrupa’nın kömürden elektrik üretimi kaynaklı SO2 emisyonlarının yaklaşık yarısına (%44) denk geliyor. Bu santrallerin üçer tanesi Sırbistan ve Türkiye’de, ikisi Bosna’da, birer tanesi de Ukrayna ve Makedonya’da yer alıyor.</span></li>
</ul>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-70443 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/kukurt-dioksit-acisindan-avrupada-havayi-en-cok-kirleten-10-komur-santrali-640x365.jpg" alt="kükürt dioksit açısından avrupa'da havayı en çok kirleten 10 kömür santrali" width="640" height="365" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/kukurt-dioksit-acisindan-avrupada-havayi-en-cok-kirleten-10-komur-santrali-640x365.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/kukurt-dioksit-acisindan-avrupada-havayi-en-cok-kirleten-10-komur-santrali.jpg 700w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;de kömürden elektrik üretimi kaynaklı NOx (azot) kirliliği, Avrupa toplamının beşte birini oluşturuyor (%20). Türkiye’yi, Almanya (%16), Ukrayna (%16) ve Polonya (%14) takip ediyor.</span></li>
</ul>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-70444 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/azot-acisindan-avrupada-havayi-en-cok-kirleten-10-komur-santrali-640x366.jpg" alt="azot açısından avrupa'da havayı en çok kirleten 10 kömür santrali" width="640" height="366" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/azot-acisindan-avrupada-havayi-en-cok-kirleten-10-komur-santrali-640x366.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/azot-acisindan-avrupada-havayi-en-cok-kirleten-10-komur-santrali.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Batı Balkan ülkeleri 2019 yılında, Enerji Topluluğu üye ülkeleri için ulusal ölçekte belirlenmiş olan hava kirliliği emisyon limitlerine uyum sağlamadılar. Avrupa’daki en kirli santraller sıralamasında birçok santrale sahip olan Ukrayna ise, ilginç bir şekilde Ukrayna için belirlenen tavan limitlerin oldukça altında kaldı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Avrupa&#8217;daki en kirli 30 kömür santralin neredeyse tamamı 30 yıldan fazla süredir faaliyet gösteriyor iken bu duruma tek istisna Türkiye. Türkiye’de son on yılda inşa edilen bazı santraller de listenin üst sıralarında kendisine yer buluyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Ukrayna, Türkiye ve Batı Balkan ülkeleri, kömür santrallerine doğrudan veya dolaylı şekilde teşvik sağlıyorlar. Ancak bu teşvikler, bahsi geçen ülkelerin kömürü ikame edebilecek kadar yüksek potansiyele sahip yenilenebilir enerji kaynaklarına yönlendirilebilir.</span></li>
</ul>
<p><b>EMBER Elektrik ve İklim Veri Analisti Ufuk Alparslan</b><span style="font-weight: 400;">, Ukrayna, Türkiye ve Batı Balkan ülkelerinin, Avrupa&#8217;da kömürden elektrik üretimi kaynaklı hava kirliliğinde öne çıktıklarını belirtiyor.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Kömür santrallerinin havaya yaydığı kirlilik binlerce kilometreye ulaşabiliyor. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Alparslan, &#8220;Temiz enerji alternatiflerinde çok yüksek potansiyele sahip bu ülkelerin kaynaklarını, emisyon standartlarına uyum sağlamak için yüksek maliyetli rehabilitasyon yatırımları ve kömür teşvikleri yerine enerji dönüşümünü daha da hızlandıracak yatırımlara yönlendirmesi gerekiyor,&#8221; diyor.</span></p>
<p>Çalışmanın tamamına<a href="https://ember-climate.org/commentary/2021/05/25/coal-power-air-pollution/" target="_blank" rel="noopener"> buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<h5><b>Ember Hakkında</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Ember, küresel ölçekte elektrik üretiminin kömür yerine temiz kaynaklarla ikame edilmesini hızlandırmak amacıyla kurulan bağımsız, kâr amacı gütmeyen bir düşünce kuruluşudur.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/25/hava-kirliliginin-en-yuksek-oldugu-ulkeler-siralamasinda-turkiye-ilk-ucte-yer-aliyor/">Hava Kirliliğinin En Yüksek Olduğu Ülkeler Sıralamasında Türkiye İlk Üçte Yer Alıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kentler Emisyonlara ve Hava Kirliliğine Karşı Mücadelede Oyunu Değiştirebilir:  Fosil Yakıt Yasakları 2020’de Beş Kat Arttı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/18/kentler-emisyonlara-ve-hava-kirliligine-karsi-mucadelede-oyunu-degistirebilir-fosil-yakit-yasaklari-2020de-bes-kat-artti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2021 12:00:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[fosil yakıt]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kentlerde Yenilenebilir Enerjinin 2021 Küresel Durum Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[REN21]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=67239</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya çapında kentlerin enerji dönüşümü kapsamında attıkları adımların kapsamlı bir değerlendirmesini sunan REN21'in hazırladığı Kentlerde Yenilenebilir Enerjinin 2021 Küresel Durum Raporu, bir milyar insanın, yenilenebilir enerji hedefi ya da politikası bulunan kentlerde yaşadığını gösteriyor. Fosil yakıt kullanımını kısmen veya tamamen yasaklayan kentlerin sayısı ise 2020 yılında beş kat arttı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/18/kentler-emisyonlara-ve-hava-kirliligine-karsi-mucadelede-oyunu-degistirebilir-fosil-yakit-yasaklari-2020de-bes-kat-artti/">Kentler Emisyonlara ve Hava Kirliliğine Karşı Mücadelede Oyunu Değiştirebilir: &lt;br&gt; Fosil Yakıt Yasakları 2020’de Beş Kat Arttı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>REN21, bu raporuyla, dünya çapında kentlerde hava kirliliğini ve iklim değişikliğini önlemek üzere emisyon azaltımında yenilenebilir enerji kullanımını değerlendiriyor. Dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşıyor ve kentler küresel ölçekte enerjinin dörtte üçünü tüketiyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-67248 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/rana-adib-640x427.jpg" alt="Rana Adib" width="273" height="182" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/rana-adib-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/rana-adib.jpg 850w" sizes="auto, (max-width: 273px) 100vw, 273px" />REN21&#8217;in İcra Direktörü Rana Adib, yenilenebilir enerjiye dayalı geleceğin planlanmasında, geliştirilmesinde ve inşasında en iyi seçeneğimiz olan kentlerin öneminin katlanarak arttığını belirtiyor. Ancak çoğu zaman, kentlerin dönüşüm potansiyellerinin yeterince kullanılmadığını hatırlatan Adib, &#8220;Düşük karbon hedeflerini nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu kentlerde gerçekleştirmek zor bir iş. Hükümetlerin finansman, kapasite ve mevzuata dair yetkilerini yerel ölçekteki karar vericilerin sorumluluğuna devretmesi gerekiyor.” diyor.</p>
<blockquote><p>Kentler yenilenebilir enerjiye geçmeli ve tüm sektörlerde fosil yakıt kullanımını sonlandırma tarihi belirlemelidir.</p></blockquote>
<p>Kentlerin iklim stratejilerinin başarısı için fosil yakıt kullanımını, ısıtma ve soğutma sektörlerinde olduğu kadar ulaşım sektöründe de hızla yenilenebilir enerji ile ikame etmek önem taşıyor. Bu sektörler, küresel ölçekte emisyonların en büyük sorumluları arasında ve bu sektörlerin yerel seviyede ele alınması gerekiyor.</p>
<p>Rapor, birçok koşulda, kent yönetiminin kendi idari faaliyetlerinde yenilenebilir elektrik kullanımının, yerel yöneticilerin attığı ilk adımlardan biri olduğunu gösteriyor. Ancak Adib&#8217;e göre <wbr />bu yeterli değil. Adib, “Hamburg, San Francisco ve Şangay gibi kentlerde, iklim değişikliğiyle mücadelenin hızlanması ile tüm sektörlerde yenilenebilir enerji kullanımının artması arasında doğrudan bir ilişki bulunuyor. Kent yönetimleri binalara yönelik kuralları sıkılaştırıyor ve yenilenebilir enerji yükümlülüklerini zorunlu hale getiriyor. Kentlerin aldığı kararların en önemlisi ise, doğal gaz, petrol ve kömür kullanımını sonlandırma tarihi belirlemeleri&#8221; diyor.</p>
<p>2020 yılına kadar 43 kentte ısınma ve/veya ulaşım sektörlerinde fosil yakıt kullanımını sonlandıran politikalar yürürlüğe konuldu. Bu rakam, 2019&#8217;daki rakamın beş katı<a href="https://ecf.apms5.com/anywhere/m?s=ecf&amp;m=s_59018798-c23c-4fd2-aa1f-ef68db112cc9&amp;u=e1jq4wvfdtfm6da289232d1t5n144h265mu34d245mw3je1n5mum8hhh6mr30dhq6rv44&amp;r2=d1u78w1u5wqqavk4cnk6jvk5cg&amp;n=8" target="_blank" rel="noopener" name="m_7942197093397588403__ednref3" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://ecf.apms5.com/anywhere/m?s%3Decf%26m%3Ds_59018798-c23c-4fd2-aa1f-ef68db112cc9%26u%3De1jq4wvfdtfm6da289232d1t5n144h265mu34d245mw3je1n5mum8hhh6mr30dhq6rv44%26r2%3Dd1u78w1u5wqqavk4cnk6jvk5cg%26n%3D8&amp;source=gmail&amp;ust=1616143756363000&amp;usg=AFQjCNEFvlOVAWMVsETnRPGB4tGwEtZQjQ"></a>na denk geliyor. Küresel ölçekte kentsel nüfusun yaklaşık dörtte birini oluşturan bir milyar insan, yenilenebilir enerji hedefi ya da politikası bulunan kentlerde yaşıyor. Adib, bu örneklerin ilham verici olduğunu, ancak iklim değişikliğini zamanında durdurmaktan hâlâ oldukça uzakta olduğumuzu belirtiyor.</p>
<h5><strong>Temiz Hava ve Açık Gökyüzü</strong></h5>
<p>Geçtiğimiz yıl yürürlüğe konan sınırlandırmalar yaşam tarzlarının tamamen değişmesinin yanı sıra, trafiğin aniden ortadan kalkmasıyla havanın daha temiz hava olmasını sağladı ve daha az gürültüye yol açtı. Bu durum, kalabalık yollar ve kirli gökyüzü olmadan nasıl yaşanabileceğine dair ipuçları sundu.</p>
<h5><strong>Yenilenebilir Enerjiye Yönelik Yarış Engelli Koşuyu Andırıyor</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-67249 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/hava-kirliligi-640x413.jpg" alt="hava kirliliği" width="377" height="243" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/hava-kirliligi-640x413.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/hava-kirliligi.jpg 970w" sizes="auto, (max-width: 377px) 100vw, 377px" />Kentlerde Yenilenebilir Enerjinin 2021 Küresel Durum Raporu, enerji konusunda kendi geleceğine kendi elleriyle yön verenlere, emisyon azaltımının yanı sıra yerel ölçekte birçok faydayı işaret ediyor: yerel istihdamın yaratılması, refahın ve hayat kalitesinin artması ve kent sakinlerinin daha sağlıklı olması bu faydalar arasında yer alıyor.</p>
<p>ABD’nin Florida eyaletinde yer alan Orlando Şehri&#8217;nin Belediye Başkanı Buddy Dyer, &#8220;Sıfır karbonlu ekonomiye geçiş, Orlando ve Orta Florida bölgesi için önemli ekonomik kalkınma fırsatları sunuyor. Bu fırsatlardan bazılarının yerel ekonomimizi canlandırmaya başladığını, halk sağlığını iyileştirdiğini, çevresel etkileri azalttığını ve vatandaşlarımız için yüksek ücret kazandıran yeni işler yarattığını görmeye başlıyoruz” diyor.</p>
<p>Japonya ve Güney Kore örneklerinde görüldüğü gibi bazı durumlarda kent yönetimleri ulusal karar vericileri daha iddialı şekilde harekete geçmeye zorlayabiliyor. Raporda dünyanın dört bir yanından cesaret verici iyi uygulama örneklerine yer veriliyor<a href="https://ecf.apms5.com/anywhere/m?s=ecf&amp;m=s_59018798-c23c-4fd2-aa1f-ef68db112cc9&amp;u=e1jq4wvfdtfm6da289232d1t5n144h265mu34d245mw3je1n5mum8hhh6mr30dhq6rv44&amp;r2=d1u78w1u5wqqavk4cnk6jvk5cg&amp;n=10" target="_blank" rel="noopener" name="m_7942197093397588403__ednref4" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://ecf.apms5.com/anywhere/m?s%3Decf%26m%3Ds_59018798-c23c-4fd2-aa1f-ef68db112cc9%26u%3De1jq4wvfdtfm6da289232d1t5n144h265mu34d245mw3je1n5mum8hhh6mr30dhq6rv44%26r2%3Dd1u78w1u5wqqavk4cnk6jvk5cg%26n%3D10&amp;source=gmail&amp;ust=1616143756363000&amp;usg=AFQjCNGdV8kFOBoGCJPpSfFfNliw4cdL7A"></a>, ancak kentlerin büyük çoğunluğunun daha iddialı hedefler koymaya yönelik planları, güçleri ya da kaynakları bulunmuyor.</p>
<h5><strong>&#8220;Tüm Dünyada Kentleri Destekleyin&#8221;</strong></h5>
<p>İlerlemeye hazırlıklı ve istekli insanlar dahi engellerle karşılaşırlar. Çoğu zaman, fosil yakıt sektörünün çıkarları, kentlerin karbondan arınma planlarını engelliyor. Adib, “Maalesef dünyanın her yerinde kent yönetimleri ne zaman fosil yakıtları aşamalı olarak sonlandırmaya çalışsa, sektör buna karşı mücadele için kaynaklarını kullanıyor. Fosil yakıt sektörü yerel yönetimlere karşı yasal mücadele başlatıyor ya da son zamanlarda ABD&#8217;de görüldüğü üzere, eyalet ölçeğindeki karar vericileri yerel yönetimlerin bu tür kararları almasını yasal açıdan imkânsız hâle getirmeye ikna ediyorlar” diyor.</p>
<p>BM Çevre Programı Kentler Programı’nı yürüten Martina Otto, “Burada henüz hayata geçmemiş büyük bir potansiyel bulunuyor. Dünya çapında ulusal ve bölgesel hükümetlerin, kentlere etkin finansal koşullar yaratmanın ötesinde destek sağladıkları durumda, bu potansiyeli hayata geçirebiliriz. Kent yönetimlerini güçlendirmek için idari sınırların varlığını aşmak aynı zamanda en etkili müttefiklerimizin gücünü ortaya çıkarmak anlamına geliyor&#8221; diyor.<a href="https://ecf.apms5.com/anywhere/m?s=ecf&amp;m=s_59018798-c23c-4fd2-aa1f-ef68db112cc9&amp;u=e1jq4wvfdtfm6da289232d1t5n144h265mu34d245mw3je1n5mum8hhh6mr30dhq6rv44&amp;r2=d1u78w1u5wqj6qv5chq74tb664&amp;n=14" target="_blank" rel="noopener" name="m_7942197093397588403__edn1" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://ecf.apms5.com/anywhere/m?s%3Decf%26m%3Ds_59018798-c23c-4fd2-aa1f-ef68db112cc9%26u%3De1jq4wvfdtfm6da289232d1t5n144h265mu34d245mw3je1n5mum8hhh6mr30dhq6rv44%26r2%3Dd1u78w1u5wqj6qv5chq74tb664%26n%3D14&amp;source=gmail&amp;ust=1616143756364000&amp;usg=AFQjCNEnq4fARwcnh-4J3rkNZlCEjfINeA"></a><a href="https://ecf.apms5.com/anywhere/m?s=ecf&amp;m=s_59018798-c23c-4fd2-aa1f-ef68db112cc9&amp;u=e1jq4wvfdtfm6da289232d1t5n144h265mu34d245mw3je1n5mum8hhh6mr30dhq6rv44&amp;r2=d1u78w1u5wqj6qv5chq74tb66c&amp;n=16" target="_blank" rel="noopener" name="m_7942197093397588403__edn3" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://ecf.apms5.com/anywhere/m?s%3Decf%26m%3Ds_59018798-c23c-4fd2-aa1f-ef68db112cc9%26u%3De1jq4wvfdtfm6da289232d1t5n144h265mu34d245mw3je1n5mum8hhh6mr30dhq6rv44%26r2%3Dd1u78w1u5wqj6qv5chq74tb66c%26n%3D16&amp;source=gmail&amp;ust=1616143756364000&amp;usg=AFQjCNEc4Xf5S1rut2m4lEVHLIXWBjusug"></a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/18/kentler-emisyonlara-ve-hava-kirliligine-karsi-mucadelede-oyunu-degistirebilir-fosil-yakit-yasaklari-2020de-bes-kat-artti/">Kentler Emisyonlara ve Hava Kirliliğine Karşı Mücadelede Oyunu Değiştirebilir: &lt;br&gt; Fosil Yakıt Yasakları 2020’de Beş Kat Arttı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>5 Ölümün 1&#8217;inden Fosil Yakıt Kaynaklı Hava Kirliliği Sorumlu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/09/5-olumun-1inden-fosil-yakit-kaynakli-hava-kirliligi-sorumlu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2021 13:57:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[fosil yakıt]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=65298</guid>

					<description><![CDATA[<p>Harvard Üniversitesi, University College London ve diğer üniversitelerden bir grup bilim insanı yaptıkları araştırma ile fosil yakıt kullanımından kaynaklanan hava kirliliğinin dünya çapında beş ölümden birinin sorumlusu olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/09/5-olumun-1inden-fosil-yakit-kaynakli-hava-kirliligi-sorumlu/">5 Ölümün 1&#8217;inden Fosil Yakıt Kaynaklı Hava Kirliliği Sorumlu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Environmental Research dergisinde yayınlanan araştırmaya göre fosil yakıt kaynaklı hava kirliliğinin en yoğun olduğu Kuzey Amerika’nın doğusu, Avrupa ve Güneydoğu Asya gibi bölgeler, en yüksek ölüm oranlarına sahip.</p>
<p>Bu araştırma, hava kirliliğinin neden olduğu hesaplanan ölüm sayısını, büyük ölçüde yükseltiyor. Dünya çapında ölüm nedenleri hakkında en büyük ve kapsamlı araştırma olan Küresel Hastalık Yükü’nün (Global Burden of Disease) son çalışmasında hava ile taşınan partikül madde (orman yangınları ve tarımda denetimli yakmadan kaynaklanan toz ve duman dahil) nedeniyle gerçekleşen ölüm sayısı değeri 4,2 milyon idi.</p>
<h5><strong>Araştırmacılar, 2018 yılında yalnızca fosil yakıt için 8,7 milyon gibi bir sayıya nasıl ulaştı?</strong></h5>
<p>Önceki araştırmalar, hava ile taşınan ve PM2.5 olarak bilinen partikül maddenin ortalama yıllık küresel yoğunluğunu hesaplamak için, uydu ve yeryüzü istasyon gözlemlerine başvuruyordu. Fakat bu gözlem yöntemleri, fosil yakıt kaynaklı partikül maddeyi toz, yangın ve diğer kaynaklardan ayırt etme imkânına sahip değil.</p>
<p>Harvard Üniversitesi Mühendislik ve Uygulamalı Bilimler Fakültesi (SEAS)’ta Kimya-İklim Etkileşimi alanında Kıdemli Araştırma Görevlisi ve araştırma makalesinin yazarlarından Loretta J. Mickley: “Uydu verileriyle bulmacanın yalnızca bazı parçalarını görebiliyorsunuz. Uyduların parçacık türlerini ayırt etmesi zor olduğu için verilerde açıklar olabiliyor.”</p>
<p>Bu sorunun üstesinden gelmek için Harvard’daki araştırmacılar Vasco McCoy Family Atmosfer Kimyası ve Çevre Mühendisliği Profesörü Vasco McCoy liderliğinde SEAS’te yürütülen küresel, üç boyutlu bir atmosfer kimyası modeli olan GEOS-Chem’e başvurdu. Partikül maddelerin sağlığa etkilerini modellemek için araştırmalarda önceden de kullanılan GEOS-Chem’in sonuçlarının doğruluğu, yeryüzü, hava ve uzay gözlemleriyle karşılaştırılarak onaylandı.</p>
<p>GEOS-Chem’in küresel bir model için yüksek olan mekânsal çözünürlüğü, araştırmacıların dünyayı 50 km’ye 60 km’lik kutulardan oluşan bir sisteme bölüp, her bir alandaki kirlilik düzeylerini ayrı ayrı incelemelerini sağladı.</p>
<p>Birmingham Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi Karn Vohra: “Geniş bölgelere yayılmış ortalama değerlere dayanmaktansa insanların yaşadığı ve kirliliğin bulunduğu yerleri haritalayarak insanların neyi soluduğu hakkında daha kesin bilgi edebilmeyi amaçladık.” Vohra’nın akademik danışmanı olan, Harvard’da doktora sonrası eski araştırma görevlisi ve UCL Coğrafya Bölümü’nde doçent olarak görev alan Eloise Marais, araştırma makalesinin yazarlarından biri.</p>
<p>Araştırmacılar, fosil yakıt tüketimi ile üretilen PM2.5’i modellemek amacıyla deniz, hava ve kara taşıtları, enerji ve endüstri gibi birçok sektörden hesaplanan tahmini emisyon miktarlarını ve NASA Küresel Modelleme ve Özümleme Ofisi yardımıyla elde edilen meteoroloji kaynaklı oksidan-aerosol kimyası simülasyonunu GEOS-Chem sistemine girdi.</p>
<p>Her 50 km x 60 km alan için, dış mekânda fosil yakıt kaynaklı PM2.5 yoğunluğunu tespit eden araştırmacıların atması gereken sonraki adım, bu yoğunluk düzeylerinin insan sağlığına etkisini saptamaktı. Hava ile taşınan parçacıkların halk sağlığına zararlı olduğunun yıllardır bilinmesine rağmen, Çin ve Hindistan gibi yüksek maruz kalma düzeylerine sahip bölgelerde bu kirliliğin sağlığa etkilerini ölçen çok az epidemiyolojik araştırma gerçekleştirilmişti. Önceki araştırmalar, iç mekânda dumana maruz kalmanın sağlık risklerini dış mekânda PM2.5’e maruz kalma için uyarlıyordu. Fakat Asya’da yakın zamanda yapılan araştırmalar, bu yaklaşımın dış mekândaki yoğun kirliliğin risklerini önemli ölçüde azımsadığını gösteriyor.</p>
<p>Araştırmanın yazarları arasında bulunan Alina Vodonos ve Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Fakültesi (HSPH) Çevresel Epidemiyoloji Profesörü Joel Schwartz, fosil yakıt kullanımından kaynaklanan partikül madde yoğunluğunu sağlık etkileri ile ilişkilendiren bir risk değerlendirme modeli geliştirdi.</p>
<p>Bu yeni model, düşük yoğunluklarda bile fosil yakıt emisyonuna uzun vadeli maruz kalmanın daha yüksek bir ölüm oranına yol açtığını gösteriyor. Araştırmacıların bulgularına göre 2012’de dünya çapında fosil yakıt emisyonları nedeniyle gerçekleşen ölümler, tüm ölümlerin %21.5’ine denk geldi. Bu oran, Çin’in hava kalitesi hakkında sıkılaşan önlemleri ile 2018’de %18’e geriledi.</p>
<p>Joel Schwartz: “Fosil yakıt kullanımından doğan tehlikeleri düşünürken genelde karbondioksit miktarı ve iklim değişikliğinden bahsederiz, öte yandan sera gazlarıyla birlikte salınan kirleticilerin sağlığa zararı sık sık gözden kaçan bir nokta olur. Fosil yakıt kullanımının sağlık açısından sonuçlarının miktarını belirterek politika, belirleyiciler ve alternatif enerji kaynaklarına geçişten yararlanacak olan paydaşlara açık bir mesaj verdiğimizi umuyoruz.”</p>
<p>Marais: “Araştırmamız, fosil yakıtlara olan devamlı bağımlılığımızın küresel sağlık açısından zararlarını gösteren birçok kanıttan biri niteliğinde. Bu kadar zararlı etkilere ve geliştirilen etkili ve temiz alternatiflere rağmen, vicdanımız rahat bir biçimde fosil yakıtlara güvenmeye devam edemeyiz.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/09/5-olumun-1inden-fosil-yakit-kaynakli-hava-kirliligi-sorumlu/">5 Ölümün 1&#8217;inden Fosil Yakıt Kaynaklı Hava Kirliliği Sorumlu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Hava Kalitesini Kalıcı Olarak İyileştirebilmek İçin Harekete Geçmeye Davet Ediyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/27/hava-kalitesini-kalici-olarak-iyilestirebilmek-icin-harekete-gecmeye-davet-ediyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2021 12:01:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz Hava Hakkı Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=64646</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hava kirliliği ve sağlık etkilerini gündeme getiren, basın ve kamuoyunda ses getiren çalışmalara imza atan ve Türk Tabipleri Birliği kurucularından Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Buket Atlı, ülkemizde konuyla ilgili yapılan çalışmalar hakkındaki sorularımızı yanıtladı. Atlı, yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde tüm ilgili ve yetkili kurum ve kuruluşları işbirliği yaparak 2021 yılında acilen harekete geçmeye davet ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/27/hava-kalitesini-kalici-olarak-iyilestirebilmek-icin-harekete-gecmeye-davet-ediyoruz/">&#8220;Hava Kalitesini Kalıcı Olarak İyileştirebilmek İçin Harekete Geçmeye Davet Ediyoruz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Temiz Hava Hakkı Platformu kimlerden oluşur ve neler yapar?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-52442 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/buketatli-640x960.jpg" alt="Buket Atlı" width="262" height="393" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/buketatli-640x960.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/buketatli-1280x1920.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/buketatli-1024x1536.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/buketatli-scaled.jpg 1707w" sizes="auto, (max-width: 262px) 100vw, 262px" />Temiz Hava Hakkı Platformu, doğa koruma ve sağlık alanında çalışan 16 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelmesiyle 2015 yılında çalışmalarına başlamıştır. Platform aynı zamanda, çevre ve sağlık alanında çalışan sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin ortak çatı altında temsilcileri aracılığıyla çalışmaya başladığı ilk örneklerden birisi. Platformun amacı, öncelikle kömürlü termik santraller olmak üzere; çevresel kirleticilere bağlı olarak ortaya çıkan hava kirliliğinin azaltılması, halk sağlığının korunması ve temiz hava hakkının savunulması için çalışmalar yapmaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Platform’un bileşenleri arasında Çevre için Hekimler Derneği, Greenpeace Akdeniz, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER), İş ve Meslek Hastalıkları Uzmanları Derneği (İMUD), Pratisyen Hekimlik Derneği, Türk Nöroloji Derneği, TEMA Vakfı, Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD), Sağlık ve Çevre Birliği (HEAL), Türk Tabipleri Birliği (TTB), Yeşil Barış Hukuk Derneği, Yeşil Düşünce Derneği, Yuva Derneği,</span><span style="font-weight: 400;"> 350.org</span><span style="font-weight: 400;">, Avrupa İklim Ağı (CAN Europe) ve WWF-Türkiye bulunuyor.</span></p>
<p><b>Hava kirliliği nedir? Temiz Hava Hakkı Platformu olarak bu konuda yaptığınız çalışmaları paylaşır mısınız?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hava kirliliği, havaya yabancı maddelerin verilmesi sonucu hava kalitesinin canlılara zarar verecek seviyeye inmesidir. Bazı kirleticiler kaynaktan atıldığında doğrudan havayı kirletir ya da atmosferde iki kirleticinin tepkimeye girmesiyle yeni bir kirletici oluşabilir. Sıcaklık ve nem gibi (meteorolojik) koşullar kirleticilerin dönüşmesinde etkili olur. Partikül maddeler (PM</span><span style="font-weight: 400;">10</span><span style="font-weight: 400;"> ve PM</span><span style="font-weight: 400;">2.5</span><span style="font-weight: 400;"> gibi), kükürt dioksit (SO</span><span style="font-weight: 400;">2</span><span style="font-weight: 400;">), azot oksitler (NOx), ozon (O</span><span style="font-weight: 400;">3</span><span style="font-weight: 400;">) gibi gazlar, sessiz bir katil gibi çoğu zaman biz fark etmeden soluduğumuz havayı kirletir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gözle bile görülmeyen, solunduğunda direk kana karışan ince partikül maddeler başta olmak üzere Türkiye’deki hava kirliliğini azaltabilmek için Temiz Hava Hakkı Platformu  dört başlıkta çalışmalar yürütüyor:</span></p>
<p><b>Veri üretmek:</b><span style="font-weight: 400;"> Türkiye’deki hava kirliliği ve sağlık etkileri ile ilgili veri üretmek,</span></p>
<p><b>Bilgi alışverişi: </b><span style="font-weight: 400;">Çevre ve sağlık alanında çalışan sivil toplum kuruluşları arasında bilgi alışverişini sağlamak,</span></p>
<p><b>Kamuoyu:</b><span style="font-weight: 400;"> Hava kalitesi ile ilgili üretilen verileri basın başta olmak üzere kamuoyu ile paylaşmak,</span></p>
<p><b>İşbirliği:</b><span style="font-weight: 400;"> Hava kalitesinin iyileştirilmesi için ilgili tüm karar vericiler ve sivil toplum kuruluşları ile çalışarak yasaların gelişmesi ve uygulanması için savunuculuk yapmak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Platform’un, 2015 yılından beri düzenli olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yayınladığı hava kalitesi ölçüm verilerini kullanarak Türkiye’nin hava kalitesini analiz ettiği ve hava kirliliğinin sağlık etkilerini inceleyerek yayınladığı ‘Kara Rapor</span><b>’ </b><span style="font-weight: 400;">medya, akademi ve sivil toplum kuruluşları ve milletvekilleri tarafından illerindeki hava kalitesini değerlendirmek için başvurulan bir başucu kaynağı haline gelmiştir. Bu sayede, en son yayınlanan Kara Rapor’da; Türkiye’nin hava kalitesi ve önlenebilir ölüm sayıları ile ilgili uzun dönemli (2016 – 2020 yılları arasında) bir inceleme yapılmıştır.</span></p>
<p><b>Hava kirliliği neden kaynaklanmaktadır, sebepleri ve sonuçları nelerdir? Hava kirliliğinin sağlık etkileri nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sağlık çalışanları olarak artık biliyoruz ki hava kirliliği pek çok farklı alanda sağlık etkilerini kapsayan bir konu. Sağlık etkileri konusunda genelde gösterge kirletici olarak seçilen partikül maddeler (PM), havada asılı katı ve sıvı parçacıkların karışımından oluşan bir hava kirleticisidir ve boyutlarına göre adlandırılır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Uluslararası Kanser Araştırmaları</span> <span style="font-weight: 400;">Ajansı’nın (IARC) 2013 yılında özellikle saç telinin 1/30’u kadar ince olan PM 2.5 başta olmak üzere dış ortam hava kirliliğinin akciğer ve mesane kanserine yakalanma riskini arttırdığının ortaya konulduğunu; bu nedenle hava kirliliğini, kanser yapıcı etkenler Grup</span><i><span style="font-weight: 400;"> I </span></i><span style="font-weight: 400;">listesine aldığını açıkladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Partiküler maddelerin daha büyük boyutlu olanları hızla yere çökerken, saç telinin yaklaşık 1/30’u kadar küçük olan bazı ince partiküller (PM</span><span style="font-weight: 400;">2.5</span><span style="font-weight: 400;">) meteorolojik olaylar sonucunda kilometrelerce yol alabilirler. Özellikle PM</span><span style="font-weight: 400;">2.5</span><span style="font-weight: 400;"> daha tehlikelidir çünkü solunduğunda akciğerler içindeki gaz alışverişine müdahale edebilir ve kana karışabilirler. Bu nedenle kirli havayı soluyan tüm canlılar sağlık sorunları ile karşılaşabilirler. Ayrıca oluşabilecek asit yağmurları bitkiler, hayvanlar ve insanlar için oldukça büyük zararlara yol açabilir.</span></p>
<p><b>Hava kirliliği ile Covid-19 arasında ilişki var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Havadaki her 10 µg/m³’lük partikül madde (PM10) artışı, kalp ve damar sisteminden kaynaklı sorunlarda %0,7 ve solunum yolu kaynaklı sağlık sorunlarında %1,4’lük bir artışa neden olabiliyor. Yapılan çalışmalar, uzun süreli hava kirliliğine maruz kalan kişilerin, ortaya çıkan kronik hastalıklar nedeniyle COVID-19 gibi virüslere yakalanma ve olumsuz etkilenme riskinin daha yüksek olduğunu belirtiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Temiz Hava Hakkı Platformu Türk Tabipleri Birliği Temsilcisi Prof. Dr. Nilay Etiler’in</span><i><span style="font-weight: 400;"> </span></i><span style="font-weight: 400;">Bianet’te de yayınlanmış olan görüşünde belirttiği gibi;</span><i><span style="font-weight: 400;"> </span></i><span style="font-weight: 400;">“Hava kirliliği, kronik solunum yolu hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, felç ve özellikle akciğer kanseri gibi COVID-19&#8217;un şiddetini ve ölüm riskini artıran önemli bir risk faktörü. Havası kirli olan bir yerde yaşamak COVID-19 virüsünün yol açtığı hastalıklar gibi solunum yolu enfeksiyonlarına zemin hazırlıyor. Bu nedenle pandemi ile mücadele edebilmek için hava kirliliğinin azaltılmasını sağlayacak önlemlerin de alınması gerek.”</span></p>
<p><b>Platformun yayınladığı &#8216;</b><b>Kara Rapor 2020: Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri’ raporunun sonuçları nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin hava kalitesi ile ilgili değerlendirmeleri içeren Kara Rapor 2020, yayınlandıktan sonraki ay içinde basında geniş yer tutarak; 46 yerde ana haberde çıkmış ve toplamda hakkında 565 haber yayınlanarak 630.000 kere okunmuştur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2019 yılında; maalesef </span><span style="font-weight: 400;">Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan ölçümlerdeki veriler yetersiz olduğu için, </span><span style="font-weight: 400;">30 ilde yaşayan yaklaşık 18 milyon kişi (nüfusun %21’i) yıl boyunca soluduğu havanın kalitesi (PM</span><span style="font-weight: 400;">10</span><span style="font-weight: 400;">) konusunda yeterli veriye ulaşamadık.</span><span style="font-weight: 400;"> Toplam 2 milyon 196</span> bin <span style="font-weight: 400;">kişinin yaşadığı</span><span style="font-weight: 400;"> </span><span style="font-weight: 400;">Eskişehir, Muş, Uşak ve Şırnak illerinde hava kirliliği seviyesi üç yıldır bilinmiyor. Ayrıca, kanserojen olan ince partikül madde (PM</span><span style="font-weight: 400;">2.5</span><span style="font-weight: 400;">) ölçümü yılın %90 ve üzeri günde yapılmadığı için 60 ilde</span><b> </b><span style="font-weight: 400;">de yeterli veri bulunmuyor.</span></p>
<p><b>Temiz Hava Hakkı Platformu Türk Tabipleri Birliği Temsilcisi Doç. Dr. Gamze Varol, Türkiye’deki tabloyu şu şekilde özetliyor:</b><span style="font-weight: 400;"> ‘Geçmişte hava kirliliğine maruz kalmış olmak, insanları COVID-19&#8217;a karşı daha savunmasız hale getiriyor ve ölüm oranlarını yükseltiyor. Platformun verilerine göre 2019 yılında Türkiye’de yeterli hava kalitesi verisi (PM10) elde edilebilen 51 ilin yüzde 98’inde Dünya Sağlık Örgütü ’nün (DSÖ) sınır değerlerinin üzerinde kirli hava solundu. Son dört yıl boyunca düzenli olarak yüksek derecede kirli hava soluyan Iğdır, Düzce, Manisa, Bursa, Kahramanmaraş ve Afyon’da hava kirliliği sorunu çözülemeyen kronik bir sorun haline gelmiştir.&#8217;</span></p>
<blockquote><p>Türkiye’de hava kirliliği DSÖ kılavuz değerine indirilseydi, 2019 yılında tüm ölümlerin yüzde 7,9’u (31 bin 476 ölüm) ve 2018 yılındaki tüm ölümlerin yüzde 12,13’ü (45 bin 398 ölüm) önlenebilirdi. Türkiye’de 2017 yılından beri her yıl hava kirliliği trafik kazalarının altı katından fazla ölüme sebep oluyor.</p></blockquote>
<p><b>Hava kirliliği ile ilgili mevzuatımız ne durumda?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2019 yılı itibariyle PM 10 için Avrupa Birliği limitleri ile ulusal mevzuat limitlerimizin eşitlenmiş olması umut verici bir gelişmedir. Fakat uygulamada limitlerin aşıldığı zaman gerekli önlemlerin de alınması mevzuat kadar hava kalitesini iyileştirmek için önemlidir. Türkiye’nin hava kirliliği ve sağlık etkisi ile ilgili en fazla yol almasını sağlayacak konu ise; hava kirleticiler arasında en tehlikelisi olan PM</span><span style="font-weight: 400;">2.5</span><span style="font-weight: 400;"> için acilen Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri ile uyumlu bir yasal limit kabul edilmesidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca; Temiz Hava Hakkı Platformu olarak Ekim 2020’de, Türkiye’de ilk defa bir enerji projesi için hazırlanan Sağlık Etki Değerlendirmesi (SED) raporunu açıkladık. Eskişehir’de yapılması planlanan projenin değerlendirildiği </span><span style="font-weight: 400;">“Eskişehir/Alpu Kömürlü Termik Santrali Sağlık Etki Değerlendirmesi”</span><i><span style="font-weight: 400;"> </span></i><span style="font-weight: 400;">isimli rapor, santralin halk sağlığı üzerindeki etkisi inceleniyor ve karar vericilere izin süreçlerine sağlık etkisinin dahil edilmesi için öneriler sunuyor.                     </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Platformun internet sayfasından erişilebilen rapor; benzer projeler için kapsamlı bir sağlık etki değerlendirmesi yapılması gereğini ortaya koyuyor ve izin süreçlerinde sağlık etki değerlendirmesi yapılması ile ilgili mevzuat ihtiyacına vurgu yapıyor. Konuyla ilgili çalışan kamu, sivil toplum ve akademi temsilcilerini bir araya getirerek; ülkemizde de izin süreçlerinde sağlık etkisinin dahil edilmesi için mevzuat oluşturulması ve iyileştirilmesi konusunda fikir alışverişi yapılmasını sağlamaya çalışıyoruz.</span></p>
<p><b>Hava kalitesini iyileştirmek için Platform olarak önerileriniz neler?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2020 yılı başında kapatılan kömürlü santrallerin ve pandemi sürecinde azalan taşıt trafiğinin de etkisiyle tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hava kalitesinin iyileştiğini gösteren gelişmeler oldu. Fakat, hava kirliliğinin neden olduğu erken ölüm ve kronik hastalıklar gibi sağlık etkilerinin azaltılabilmesi için uzun süreli maruziyetin de azaltılması gerekir.</span><b> </b><span style="font-weight: 400;">Yapısal önlemler alınmadığı için kirliliğin, Haziran 2020 itibariyle tekrar eski haline döndüğünü görüyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Örneğin, Türkiye’de kükürtdioksit emisyonlarının %90’ı kömür kaynaklı. Afşin &#8211; Elbistan A ve B Termik Santralleri ile Kangal Termik Santrali’nin oluşturduğu bölge, dünyada en çok kükürtdioksit emisyonuna sebep olan kaynaklar sıralamasında 10. sırada.  Afşin &#8211; Elbistan’da 33 yıldır çalışmakta olan A Santrali ve 15 yıldır çalışan B Santrali</span><span style="font-weight: 400;">; </span><span style="font-weight: 400;">bugüne kadar 17 bin erken ölüme neden oldu.</span><span style="font-weight: 400;"> Bölgeye </span><span style="font-weight: 400;">yapılması planlanan 6 tane yeni kömürlü termik santral daha var ve yapılırlarsa 35 yıl sonunda toplamda 32.000 erken ölüme neden olacaklar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de hava kalitesinin kalıcı olarak iyileştirilmesi için acilen,</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Tüm hava kalitesi ölçüm istasyonlarının veri kalitesinin arttırılması,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">İnce partikül madde (PM2.5) kirleticisinin tüm iller ve tüm istasyonlarda ölçülmesi,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Ulusal sınır değerleri içeren mevzuat düzenlemeleri yayınlanması,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Gerekli çevre yatırımlarını tamamlamamış olan kömürlü termik santrallerin çalışmasına izin verilmemesi,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Planlanan sanayi tesislerinin sağlık etki değerlendirmesinin yapılması,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Halk sağlığını merkeze koyan, sürdürülebilir istihdam ve krizlere karşı dayanıklı modeller oluşturmayı amaçlayan ekonomik toparlanma paketleri oluşturulması gerekiyor.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Temiz Hava Hakkı Platformu olarak, sağlıklı bir çevrede yaşamanın en temel şartlarından birisi olan hava kalitesini kalıcı olarak iyileştirebilmek için yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde tüm ilgili ve yetkili kurum ve kuruluşları işbirliği yaparak 2021 yılında acilen harekete geçmeye davet ediyoruz.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/27/hava-kalitesini-kalici-olarak-iyilestirebilmek-icin-harekete-gecmeye-davet-ediyoruz/">&#8220;Hava Kalitesini Kalıcı Olarak İyileştirebilmek İçin Harekete Geçmeye Davet Ediyoruz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Hava Kirliliği Trafik Kazalarının Yedi Katı Fazla Can Alıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/19/hava-kirliligi-trafik-kazalarinin-yedi-kati-fazla-can-aliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2021 09:01:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSAD]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=64202</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hava kirliliğine ilişkin sorularımızı yanıtlayan Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) Mesleki ve Çevresel Akciğer Hastalıkları Çalışma Grubu, araştırmalarında hava kirliliğinin bütün dünyada kalp-damar hastalıklarından kaynaklı ölümlerin %19’undan sorumlu olduğunu saptadıklarını belirtiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/19/hava-kirliligi-trafik-kazalarinin-yedi-kati-fazla-can-aliyor/">&#8220;Hava Kirliliği Trafik Kazalarının Yedi Katı Fazla Can Alıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, dünyada her yıl 10 kişiden 9’u hava kirliliğine bağlı olarak hayatını kaybediyor. Tüm dünyada hava kirliliği her yıl 1.4 milyon kalp krizi, 2.4 milyon kalp hastalığı ve 1.8 milyon solunum yolu hastalığı ve akciğer kanserine neden oluyor. Yapılan araştırmalarda hava kirliliği, trafik kazalarının yedi katı fazla can alıyor.</span></p>
<p><b>Dünya Sağlık Örgütü’nün “tütünden bile tehlikeli” olarak nitelendirdiği hava kirliliği, nedir? Bunu bize açıklar mısınız? Hava kirliliği nasıl tarif ediliyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hava kirliliği; atmosferde toz, duman, gaz, su buharı şeklindeki kirletici maddelerin miktarının artması sonucu hava kalitesinin canlılara zarar verecek seviyeye erişmesidir. Çöl tozu veya yanardağ patlamaları sonucu doğal yollardan ortaya çıkan kirleticilerin yanı sıra trafik, ulaşım, endüstri ve ısınmadan kaynaklanan kirleticiler (antropojenik kaynaklı) hava kirliliğinin başlıca etkenidir. Genelde gözle göremediğimiz partikül maddeler (PM), kükürt dioksit (SO2), azot oksitler (NOx ) ve ozon (O3 ) gibi kirleticiler kaynaktan çıktığı gibi doğrudan havayı kirletebileceği gibi sıcaklık ve nemin etkisi ile birbirleri ile tepkimeye girerek de kirliliğe katkıda bulunabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Partikül maddeler (PM), havada asılı katı ve sıvı parçacıkların karışımından oluşan bir hava kirleticisidir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2013 yılında hava kirliliğini oluşturan etmenlerden olan partikül maddeyi kanserojen ilan etmiştir. Bu partiküllerin çaplarına göre etkileri değişebilir. Hava kirliliğinin en zararlı bileşenleri, çapı 10 μm (mikrometre) veya daha düşük olan partikül maddelerdir (PM10 ve PM2.5). Saç telinin yaklaşık 1/30’u kadar küçük olan ince partiküller (PM2.5), akciğerlerden geçip doğrudan kana karışabildiği için sağlık açısından daha risklidir ve kanserojendir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kriter hava kirleticileri şöyle sıralayabiliriz: Karbonmonoksit (CO), azotdioksit (NO2), kükürtdioksit (SO2), ozon (O3), partikül madde (PM) ve kurşun (Pb).</span></p>
<p><b>Endüstri devrimiyle birlikte önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya başlayan hava kirliliği, halen bütün dünyada sağlığı tehdit etmektedir. Hava kirliliğinin solunum sistemine etkilerinin altında yatan mekanizmalar ile nasıl bir ilişkisi var?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hava kirliliğine neden olan maddelere baktığımızda partiküler maddenin özellikle akciğer kanseri etkeni olduğunu belirttik. Şehirlerde oturanlar için ince partikül maddenin ana kaynağı olan dizel egzozu ile astımlı kişilerin genomlarında DNA metilasyon düzeylerindeki değişiklikler arasında ilişki bulunmuştur. Bir başka çalışmada, benzer bir bağlantı azotdioksite (NO2) maruz kalanlarda gösterilmiştir. Ayrıca yüksek konsantrasyonda NO2 içeren havanın solunması, insan solunum sistemindeki hava yollarını tahriş edebilir. Kısa süreli maruziyet solunum hastalıklarını, özellikle astımı şiddetlendirebilir, solunum semptomlarına (öksürük, hırıltılı solunum ve nefes almada zorluk gibi) bağlı olarak hastaneye yatışa yol açabilir. Yüksek NO2 konsantrasyonlarına daha uzun süre maruz kalmak astım gelişimine katkıda bulunabilir ve solunum yolu enfeksiyonlarına yatkınlığı artırabilir. Astımlı insanlar, çocuklar ve yaşlılar genellikle NO2’nin sağlık etkileri için daha büyük risk altındadır. Okside edici bir gaz olan ozon (O3), solunum yollarında tahrişe neden olarak akciğerde ve soluk borusunda inflamasyon oluşturur, solunum fonksiyonlarını bozar ve astım ataklarını tetikler. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu etkiler KOAH, astım gibi kronik akciğer hastalıklarına yakalanmış kişilerde, yaşlılarda ve çocuklarda daha çok görülür. Ozona uzun süre tekrarlayan bir şekilde maruz kalan çocuklarda akciğer gelişimi bozulabilir ve astım gelişimi tetiklenebilir. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Hava kirliliği yaratan kükürtdioksit (SO2), ölümlere ve hastalıklara yol açan kirleticiler arasında yer almaktadır. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Akut sağlık etkileri akut bronşit, hırıltılı solunum ve nefes darlığı, bronkospazm ve havayolu aşırı duyarlılığı olarak sıralanabilir. Uzun süreli veya kronik etkileri kronik bronşit, kronik tıkayıcı akciğer hastalığı, astım ve solunum fonksiyonlarında azalmadır. Uzun süreli kükürt dioksit maruziyeti, kalp ve dolaşım sistemindeki sorunların yanı sıra; üreme sağlığı ile ilgili sorunlara da yol açar ve ölümleri artırır. SO2’nin daha ileri safhada oksidasyonu ve genellikle NO2 benzeri bir katalizörün ortamda bulunması sonucunda sülfürik asit (H2SO4) ve sonucunda asit yağmuru oluşmaktadır. Bir diğer kirletici olan karbonmonoksit (CO) kalp ve beyin gibi organlara ve dokulara oksijen dağıtımını azaltarak zararlı etkilere yol açabilen bir maddedir; yüksek düzeyde solunması halinde ölümle sonuçlanabilir. CO maruziyeti insanlarda kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltır; bu durum kalbin yeterince kanlanamamasına, göğüs ağrısına ve yüksek düzeyde maruz kalınması halinde ise ölüme yol açabilir.</span></p>
<p><b>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2013 yılında hava kirliliğini kanser nedenleri arasında sayıyor. Akciğer ve mesane kanseri nedenleri arasında sayılıyor. Hava kirliliği sorunu dünyada, ülkemizde ve bölgemizde insan sağlığı üzerindeki üzerindeki etkisi ve sonuçları nelerdir? Hava kirliliği hangi hastalıklara yol açıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tek cümle ile yanıtım; tüm sistemlerle ilgili hastalıklara yol açar. 016 yılında tüm dünyadaki ölümlerin %7,5 (6,6-8,4)’inin dış ortam hava kirliliği nedeniyle olduğu tahmin edilmektedir. Bu yüzde 4,1 milyon (3,6 milyon-4,6 milyon) ölüme karşılık gelmektedir. Hava kirliliğine atfedilen hastalıklar arasında en büyük payı, alt solunum yolu enfeksiyonları ve KOAH oluşturmaktadır. Tüm alt solunum yolu enfeksiyonları ölümlerinin %27,5 (21,4-34,4)’inden ve tüm KOAH ölümlerinin %26,8’inden (16,1-38,6) dış ortam havasındaki partikül maddeler sorumludur. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Araştırmalarla hava kirliliğinin bütün dünyada kalp-damar hastalıklarından ölümlerin %19’undan sorumlu olduğunu saptanmıştır. Tüm ölümlerin %21’i iskemik kalp hastalıkları, %23’ü inme nedeniyle olmaktadır.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Partiküler hava kirliliğinin kanserojen riskle de ilişkisi vardır. Plasental DNA tamir genlerinin metilasyon düzeyleri incelenmiş, havadaki kirleticilerin fetüs ve yeni doğanın DNA tamir kapasitesindeki değişiklikleri indükleyebildiği ve tümör baskılayıcı genleri etkileyebildiği bildirilmiştir. 2013 yılında Uluslararası Kanser Ajansı (UKA) tarafından “Grup 1 Karsinojen” listesine alınan “dış ortam hava kirliliği” akciğer kanseri açısından kesin olarak kanserojen olarak sınıflandırmış, ek olarak mesane kanseri açısından da riski arttırdığı bildirilmiştir. Ayrıca dış ortam hava kirliliğinin ana bileşeni Partikül maddeyi (PM) ayrı olarak değerlendirilmiş ve PM’yi de “Grup 1 Karsinojen” olarak sınıflandırmıştır. Dış ortam hava kirliliğini bir bütün olarak, PM kirliliği de özel olarak kesin karsinojen olarak sınıflandırmıştır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de hava kirliliğinin oluşturduğu sağlık yükü de giderek arttığı bilinmektedir. Tüm dünyada geniş bir saha çalışması ile yürütülen Küresel Hastalık Yükü raporunun güncel verilerine göre, Türkiye’de ölüm ve sakatlığa sebep olan bir risk faktörü olarak hava kirliliği 2007-2017 yılları arasında %17,4 artış göstermiş.  Türkiye’de en çok ölüm ve hastalığa sebep olan risk faktörü sıralamasında hava kirliliği 2007’de 7. sıradayken, 2017’de 6. sıraya yükselmiştir. Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği olarak katkıda bulunduğumuz Temiz Hava Hakkı Platformu&#8217;nun geçtiğimiz yıl hazırladığı Kara Rapor çalışması da 2017 yılında hava kirliliği Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği seviyelere indirilebilseydi trafik kazalarının 7 katı kadar kişinin (yaklaşık 52.000) ölümünün önlenebileceğini ortaya koymaktadır.</span></p>
<p><b>Dünyada ilk kez, İngiltere Yüksek Mahkemesi, annesiyle birlikte Londra’da yoğun trafiğin olduğu bir yolun yakınında yaşayan 9 yaşındaki Ella Kissi Debrah’ın ölüm nedenleri arasında hava kirliliğinin bulunduğuna karar verdi. Ella, İngiltere’de ve hatta dünyada, hava kirliliğinin ölüm nedeni olarak belirtildiği ilk kişi olması ve her yıl binlerce kişinin ölümüne sebep olan hava kirliliğinin bir ölüm sebebi olarak kabul edilmesini nasıl değerlendirirsiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hava kirliliğinin anne karnındaki süreçten başlayarak özellikle çocukları etkilediğini bilmekteyiz. Hava kirliliğine bağlı hastalıkların oluşumunda eldeki bilimsel veriler kullanılarak nedensellik ilişkisinin kurulması ve bunun hukuk sistemi tarafından kabul edilerek yasal bir çıktının ortaya çıkması önemli bir gelişme olarak kabul edilmelidir. Hava kirliliği konusunda görevli ve yetkili idarelerin hava kirliliğinden oluşan zararlara karşı hem önleyici hem de tazmin edici tedbirler konusunda bağlayıcı, uygulanabilir politikalar geliştirmesi için önemli adımlar atılması yolunu açmıştır.</span></p>
<p><b>Bu durumda hava kirliliği sağlık açısından en çok hangi grubu etkilemektedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hava kirliliği her yaştan insanı etkilemektedir. Ancak hava kirliliğinin çocuklar üzerinde daha şiddetli ve kalıcı etkisi vardır. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından yayınlanan bir rapor, düşük gelirli ailelerde yaşayan çocuklar hava kirliliğine daha fazla maruz kaldığını belirtmiştir. Dünyadaki çocukların 1/7’si, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sınır değerlere göre kirli hava solumaktadır. Dış ortamdaki hava kirleticileri fetüsün kan akışına plasenta ve göbek kordon kanı yoluyla girebilir ve bu kirleticilerin olumsuz etkilerini gösteren çok sayıda araştırma vardır. Genel olarak, kirli havanın bebek ve çocukların kalbi, beyni, hormon sistemleri ve bağışıklığı üzerindeki etkileri kanıtlanmıştır ve büyüme, zeka, beyin gelişimi ve koordinasyon üzerindeki etkilerine yönelik kanıtlar çoğalmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Rehberlerdeki sınırlara uymak; ayrıca milyonlarca insanın genel sağlığını daha da iyileştirebilir, çocuklar arasında akut ve kronik solunum yolu enfeksiyonu vakalarını azaltmaya yardımcı olabilir, gebelik ve doğum sırasındaki komplikasyonları azaltabilir. Son olarak, araştırmalar çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimlerini artırarak daha uzun ve daha verimli yaşamlar sürmelerine yardımcı olabileceğini göstermektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hava kirliliğinin çocuklarda görülme riskini arttırdığı sağlık sorunlarından bazıları; düşük doğum ağırlığı, otizm, diyabet (Tip 1), ani bebek ölümü sendromu, astım, KOAH, bronşiolit ve bronşit gibi solunum hastalıkları, zatürre, bebek ölümü, zeka geriliği olarak sayılabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gebelik süresince maruz kalınan hava kirliliğinin sağlığa olumsuz etkileri gebelikte ve doğumda (düşük tartı ile doğum, fetüs gelişiminin kısıtlanması, erken doğum gibi) veya hayatın daha sonraki dönemlerinde (nörogelişimsel bozukluklar, bebeğin akciğer işlevinde azalma gibi) ortaya çıkar. Hamilelik süresince hava kirliliğinin etkisinde kalmak, aynı zamanda gebeliğin tetiklediği hipertansif hastalıklarla da ilişkilidir. Çocukluk çağı yaşamın tüm dönemlerinde hava kirliliğine bağlı olumsuz sağlık etkileri görülebilir, ancak çocukların bu kirliliğe hassasiyetleri bu yaş grubuna özgündür. Bir yandan akciğerlerin gelişimi çocukluk boyunca devam eder. Ayrıca, çocuklar ağırlıklı olarak ağızdan nefes alırlar; bu durum burundaki ilk filtrelerin atlanması anlamına gelir ve böylece kirli partiküller daha aşağıdaki hava yollarına geçebilirler. Çocuk hastalarda yapılan çalışmaların çoğu hem global hem de gene özgü DNA metilasyonunun hava kirliliği ile astım atakları arasında olası aracı rolü üzerinedir. Yaşlanma süreci, ileri yaştaki kişileri hava kirliliğinin kısa ve uzun süreli etkileri dahil olmak üzere pek çok sağlık tehdidine yatkın hale getirmektedir.</span></p>
<p><b>Dernek olarak ülkemizde artan hava kirliliği ve insan sağlığı üzerindeki etkileri ile ilgili yaptığınız bir çalışma var mı, paylaşır mısınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) olarak katkıda bulunduğumuz Temiz Hava Hakkı Platformu’nun 2019 ve 2020 yıllarında yayınladığı “Kara Rapor” ile durum tespiti yapılmış ve önerilerde bulunulmuştur. Türkiye’de hava kalitesinin kalıcı olarak iyileştirilmesi için geniş kapsamlı önerilerde bulunulan rapor ile 2019 yılında binlerce kişinin talebinin karşılık bulması sonucu çevre mevzuatına uygun yatırımları olmayan kömürlü termik santrallerin faaliyetleri durduruldu. Kapatılan santrallerin ve pandemi sürecinde azalan taşıt trafiğinin de etkisiyle tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hava kalitesinin iyileştiğini gösteren gelişmeler yanı sıra ölçümler ile durum tespiti yapılarak, verilerin kamuya açık şekilde izlenip sağlık etkilerinin ortaya koyulması ve politikaların oluşturulması ile ilgili çalışmalarımız devam etmektedir. Bunun yanı sıra pek çok farkındalık çalışması ve kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik çalışmalar yapmaktayız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu arada şunu da belirtmeliyim; Ulusal Hava Kalitesi İndeksi, Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı’nın (US EPA) geliştirdiği hava kalitesi indeksini Ulusal Mevzuatımız ve sınır değerlerimize uyarlayarak oluşturulmuştur. 5 temel kirletici için hava kalitesi indeksi hesaplanmaktadır. Bunlar; partikül maddeler (PM10), karbon monoksit (CO), kükürt dioksit (SO2), azot dioksit (NO2) ve ozon (O3)’dur. Ulusal Hava Kalitesi İndeksi tüm ölçüm istasyonlarımızın indeksleri hesaplanarak </span><a href="https://www.havaizleme.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">www.havaizleme.gov.tr</span></a><span style="font-weight: 400;"> web sitesinin ana sayfasında sırasıyla yayımlanmaktadır.</span></p>
<p><b>Ulusal hava kalitesi izleme ağı hakkında da bilgi verir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hava kalitesinin izlenmesi görevi Çevre ve Orman Bakanlığı’na aktarıldıktan sonra, temiz hava politikalarının oluşturularak hava kalitesinin iyileştirilmesi için hava kirliliğinin doğru bir şekilde ölçülmesi amacıyla, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından 2005-2007 yılları arasında 81 ilde hava kalitesi ölçüm istasyonları kurulmuştur.  İlk olarak PM10 ve SO2 kirleticilerinin ölçümü ile kurulan Ağ’da daha sonra NO, NO2, NOX, CO, O3, PM2.5, BTEX ölçümleri ve gravimetrik yöntemle ağır metal örneklemesi de ilave edilmiştir. Tüm dünyada yaygın olarak kullanılan, Hava Kalitesi İndeksi (HKİ) denilen sınıflama sistemi ile havadaki kirleticilerin konsantrasyonlarına göre hava kalitesini iyi, orta, hassas, sağlıksız, kötü ve tehlikeli şeklinde derecelendirme yapılmaktadır.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/19/hava-kirliligi-trafik-kazalarinin-yedi-kati-fazla-can-aliyor/">&#8220;Hava Kirliliği Trafik Kazalarının Yedi Katı Fazla Can Alıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hava Kirliliği Sağlık Sorunlarını Ciddi Boyutlara Taşıyor:  Temiz Hava Hakkı Platformu&#8217;ndan Hava Kirliliği İçin 10 Maddelik Yol Haritası</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/04/hava-kirliligi-saglik-sorunlarini-ciddi-boyutlara-tasiyor-temiz-hava-hakki-platformundan-hava-kirliligi-icin-10-maddelik-yol-haritasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2021 14:26:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz Hava Hakkı Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=63467</guid>

					<description><![CDATA[<p>Temiz Hava Hakkı Platformu, kış aylarının gelmesiyle birlikte alarm vermeye başlayan hava kirliliğine karşı 10 maddelik yol haritası çıkardı. Buna göre, akciğerlerden solunarak kana karışan ve kanserojen olan ince partikül maddeler (PM2.5) için Dünya Sağlık Örgütü’nün kılavuz değerleri ile uyumlu sınır değerler kabul edilmeli. Ayrıca, sanayi tesislerine izin verilmeden önce sağlık etki değerlendirmesi (SED) yapılmalı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/04/hava-kirliligi-saglik-sorunlarini-ciddi-boyutlara-tasiyor-temiz-hava-hakki-platformundan-hava-kirliligi-icin-10-maddelik-yol-haritasi/">Hava Kirliliği Sağlık Sorunlarını Ciddi Boyutlara Taşıyor: &lt;br&gt; Temiz Hava Hakkı Platformu&#8217;ndan Hava Kirliliği İçin 10 Maddelik Yol Haritası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kış aylarının gelmesiyle  birlikte hava kirliliği alarm vermeye başladı. Hava kirliliğine uzun süre maruz kalan insanlarda kronik hastalıkların ortaya çıkması sebebiyle COVID-19 gibi virüslerin etkileri daha ölümcül olabiliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul, 2017’den beri hava kirliliğine bağlı ölüm sayısının (3 bin 761) en yüksek olduğu il. İstanbul’u İzmir (2 bin 75) ve Manisa (bin 680) takip ediyor. Iğdır, Düzce, Manisa, Bursa, Kahramanmaraş ve Afyon’da hava kirliliği, çözülemeyen kronik bir sorun.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-63469 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/temiz-hava-hakki-640x640.jpg" alt="temiz hava hakkı" width="321" height="321" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/temiz-hava-hakki-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/temiz-hava-hakki-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/temiz-hava-hakki.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 321px) 100vw, 321px" /></span><span style="font-weight: 400;">Temiz Hava Hakkı Platformu, 2021’de Türkiye genelinde temiz hava solumak ve COVID-19 salgını ile mücadele etmek için 10 maddeden oluşan çözüm önerilerini paylaştı. </span><span style="font-weight: 400;">Buna göre, akciğerlerden solunarak kana karışan ve kanserojen olan ince partikül maddeler (PM</span><span style="font-weight: 400;">2.5</span><span style="font-weight: 400;">) için Dünya Sağlık Örgütü’nün kılavuz değerleri ile uyumlu sınır değerler kabul edilmeli. Ayrıca, sanayi tesislerine izin verilmeden önce sağlık etki değerlendirmesi (SED) yapılmalı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kışın gelmesiyle hava kirliliği ve buna bağlı olarak da diyabet, akciğer hastalıkları, astım, kalp hastalıkları ve kanser gibi kronik sağlık sorunları artıyor. Kirli hava solumak hem kronik hastalıklara neden oluyor hem de var olan kronik hastalıkları alevlendirerek COVID-19 etkilerinin daha ölümcül seyretmesine neden olabiliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sağlık ve çevre alanında faaliyet gösteren 16 kurumun oluşturduğu Temiz Hava Hakkı Platformu, Türkiye’de özellikle kış aylarında artan hava kirliliğine dikkat çekerek, hava kalitesinin iyileştirilmesinin insan sağlığı üzerinde olumlu etkileri olacağını söylüyor. </span></p>
<h5><strong>Kirli Hava Soluyanlar Covid-19 Karşısında Daha Kırılgan</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Temiz Hava Hakkı Platformu Türk Tabipleri Birliği Temsilcisi Prof. Dr. Nilay Etiler, “Hava kirliliği, kronik solunum yolu hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, felç ve özellikle akciğer kanseri gibi COVID-19&#8217;un şiddetini ve ölüm riskini artıran önemli bir risk faktörü. Havası kirli olan bir yerde yaşamak COVID-19 virüsünün yol açtığı hastalıklar gibi solunum yolu enfeksiyonlarına zemin hazırlıyor. Bu nedenle pandemi ile mücadele edebilmek için hava kirliliğinin azaltılmasını sağlayacak önlemlerin de alınması gerek” diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mart ve Haziran ayları arasında Türkiye’de uygulanan karantina ile trafikte yaşanan azalma sonucu büyük şehirlerde hava kalitesinin kısmen iyileştiğini, ancak yapısal önlemler alınmadığı için kirliliğin tekrar eski haline döndüğünü belirten Temiz Hava Hakkı Platformu Türk Tabipleri Birliği Temsilcisi Doç. Dr. Gamze Varol, Türkiye’deki tabloyu şu şekilde özetliyor: “Geçmişte hava kirliliğine maruz kalmış olmak, insanları COVID-19&#8217;a karşı daha savunmasız hale getiriyor ve ölüm oranlarını yükseltiyor. Platformun verilerine göre 2019 yılında Türkiye’de yeterli hava kalitesi verisi (PM</span><span style="font-weight: 400;">10</span><span style="font-weight: 400;">) elde edilebilen 51 ilin yüzde 98’inde, Dünya Sağlık Örgütü ’nün (DSÖ) sınır değerlerinin üzerinde kirli hava solundu. Son dört yıl boyunca düzenli olarak yüksek derecede kirli hava soluyan Iğdır, Düzce, Manisa, Bursa, Kahramanmaraş ve Afyon’da hava kirliliği sorunu çözülemeyen kronik bir sorun haline gelmiştir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de hava kirliliği DSÖ kılavuz değerine indirilseydi, 2019 yılında tüm ölümlerin yüzde 7,9’u (31 bin 476 ölüm) ve 2018 yılındaki tüm ölümlerin yüzde 12,13’ü (45 bin 398 ölüm) önlenebilirdi. Türkiye’de 2017 yılından beri her yıl hava kirliliği trafik kazalarının altı katından fazla ölüme sebep oluyor. Kara Rapor 2020’nin il bazındaki rakamları da bunu ortaya koyuyor: İstanbul, kirli havaya maruz kalan kişi sayısının çok olmasından dolayı, 2017’den beri hava kirliliğine bağlı ölüm sayısının (3 bin 761) en yüksek olduğu il. İstanbul’u İzmir (2 bin 75) ve Manisa (bin 680) takip ediyor.” </span></p>
<h5><b>“Afşin Yeni Santralleri Kaldıramaz”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Zonguldak, Kütahya, Afşin, Çanakkale, Manisa, Sivas ve İzmir gibi, hava kirliliğine sebep olan kömürlü termik santral ve madenlerin yoğun olduğu yerlerde yaşayanların kronik solunum hastalıklarına daha fazla yakalandığı görülüyor. Ayrıca Kahramanmaraş ve Iğdır, ölüm sebepleri arasında hava kirliliğinin en yüksek olduğu iller arasındadır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu Temsilcisi İbrahim Yalçın şöyle diyor: “Son dört yıldır hava kirliliği riskli derecede yüksek olan Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde, iyileştirme yapıldığı söylenerek Afşin-Elbistan A Kömürlü Termik Santrali’nin tekrar çalışmasına izin verildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı çevre mevzuatına uyabilmesi için yatırımları yapmamış olan santrallerin çalışmasına izin vermemeli. Daha da önemlisi, Afşin’de çalışmakta olan iki kömürlü termik santraline ek olarak altı yeni santralin daha inşa edilmesi planlanıyor. Yapılan bilimsel çalışmalara  göre, mevcut santrallerle birlikte yapılması planlanan santraller önümüzdeki 30 yıl boyunca toplamda 32 bin erken ölüme neden olacak.” </span></p>
<h5><b>10  Maddede Hava Kirliliğine Çözüm</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Temiz Hava Hakkı Platformu, Türkiye’deki tüm kurum ve kuruluşlara hava kirliliğini azaltacak yapısal önlemler alınması için iş birliği çağrısında bulundu. Platform, 2021 yılında temiz hava solumak için 10  maddelik yol haritasını açıkladı. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-63471 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/olcum-640x640.jpg" alt="ölçüm" width="258" height="258" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/olcum-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/olcum-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/olcum.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 258px) 100vw, 258px" /></p>
<ol>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Ölçüm:</b><span style="font-weight: 400;"> Hava kalitesi ölçüm istasyonlarının veri kalitesi artırılmalı  ve hava kalitesi konusunda şeffaf ve güvenilir veri paylaşımı yapılmalı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Sınır değer:</b><span style="font-weight: 400;"> Kanserojen ince partikül madde (PM</span><span style="font-weight: 400;">2.5</span><span style="font-weight: 400;">) ile ilgili Dünya Sağlık Örgütü’nün kılavuz değerleri ile uyumlu olan ulusal sınır değerleri içeren mevzuat düzenlemeleri yapılmalı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Eylem planı:</b><span style="font-weight: 400;"> Tüm iller için hava kirliliği kaynaklarını ve azaltılması için bağlayıcı tedbirleri açıklayan Temiz Hava Eylem Planları hazırlanarak acilen uygulanmalı. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Şeffaf veri:</b><span style="font-weight: 400;"> Hava kirliliğinin sağlık etkilerini ve Türkiye’de her ildeki tahmini erken ölüm sayısını ortaya koyabilecek tüm veri kaynakları kamuoyuna açıklanmalı. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Sağlık etkisi:</b><span style="font-weight: 400;"> Yapılması planlanan sanayi tesislerinin izin süreçlerinde sağlık etki değerlendirmesi (SED) yapılmalı. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>İzin süreçleri:</b><span style="font-weight: 400;"> Çevre yatırımlarını tamamlamamış kömürlü termik santrallerin çalışmasına izin verilmemeli.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Teşvikler:</b><span style="font-weight: 400;"> Kömüre dayalı enerji üretimine verilen teşvikler sona erdirilerek, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi için verilen teşvikler artırılmalı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Ulaşım:</b><span style="font-weight: 400;"> Kentlerde toplu taşıma ve bisikletli ulaşımı teşvik edilmeli, yeşil alanlar artırılmalı. Araçlardan kaynaklanan kirletici emisyonları azaltacak yasal değişiklikler yapılmalı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Isınma:</b><span style="font-weight: 400;"> Evsel ısınma için kömür ve doğal gaz gibi fosil yakıtlar yerine alternatif kaynaklar yaygınlaştırılmalı. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Sağlıklı toparlanma:</b><span style="font-weight: 400;"> Salgın sonrası süreçte halk sağlığını merkeze koyan, adil bir geçiş sunan istihdam planları, krizlere dirençli ekonomik toparlanma paketleri oluşturulmalı.</span></li>
</ol>
<h6><strong>Kaynaklar:</strong></h6>
<p><a href="https://www.temizhavahakki.com/kararapor2020/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Kara Rapor 2020: Hava Kirliliği ve Sağlık Etkisi </span></a></p>
<p><a href="https://www.greenpeace.org/static/planet4-turkey-stateless/2019/09/a6735e23-a6735e23-afsinde-komurlu-termik-santrallerin-bedeli.pdf" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Afşin’de Kömürün Gerçek Bedeli Raporu</span></a></p>
<p><a href="https://www.temizhavahakki.com/hava-salgin/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Hava Kirliliği ve Covid-19 İlişkisi Bilgi Notu</span></a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/04/hava-kirliligi-saglik-sorunlarini-ciddi-boyutlara-tasiyor-temiz-hava-hakki-platformundan-hava-kirliligi-icin-10-maddelik-yol-haritasi/">Hava Kirliliği Sağlık Sorunlarını Ciddi Boyutlara Taşıyor: &lt;br&gt; Temiz Hava Hakkı Platformu&#8217;ndan Hava Kirliliği İçin 10 Maddelik Yol Haritası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyaz Çamaşır Asılamayan Şehir (ler)</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/13/beyaz-camasir-asilamayan-sehir-ler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Buket Atlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2020 07:56:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz Hava Hakkı Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[termik santral]]></category>
		<category><![CDATA[zonguldak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=52435</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilimsel verilere de dayanarak diyebiliriz ki; havası kirli olan bir yerde yaşamak, korona virüsü gibi solunum yolu enfeksiyonlarına zemin hazırlıyor ve kronik hastalıklara sebep olarak, kişilerin koronadan çok daha kötü etkilemesine sebep oluyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/13/beyaz-camasir-asilamayan-sehir-ler/">Beyaz Çamaşır Asılamayan Şehir (ler)</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Zonguldak’a ilk defa gidişim yaklaşık 7 sene öncesine denk geliyor. İlk defa bir şehre girdiğimi ve oradan ayrıldığımı gözlerimin gördüğü tabeladan değil de; burnumun içindeki histen anlamıştım. Gözlerimin gördüğü ise; Ankaralı olduğumdan tanıdık olan gri renginin bu sefer bir ton daha koyularak, Karadeniz yeşilinin üzerine çöküşüydü. Özellikle 4 tane santral olan Çatalağzı ilçesinde, normalde en bereketli yerlerden biri olan ve çiçeklerin bizleri şaşırtarak fışkırdığı kaldırım kenarlarında, kömür tozları birleşip çiçek yerine gri öbekler oluşturmuştu. Kulaklarım da ilk defa kömürle yaşamanın günlük hayattaki en sade tanımını işitmişti: ‘Biz balkona çıkıp beyaz çamaşır asamayız, hemen gri olur. Her gün iki kere balkondaki masa sandalyeyi siliyorum yoksa balkona çıkılmıyor. Bezi de silince atmak gerekiyor, o kadar kara olur.’  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu seneler boyunca bu şehirdeki hava kirliliğini ölçmem için evini bana açan, yemeğini paylaşan, gece gündüz demeden çalışan gerektiğinde kalkıp Meclis’e gelen, sürekli araştırıp bilgi edinme başvurusu yapan, imzalar toplayıp milletvekillerine teslim etmeden önceki gece heyecandan uyuyamayan, beni otogara yağmurda çamurda da olsa yürüyerek bırakan bir sürü güzel insanla tanıştım. Zonguldak duvarlarda yazdığı gibi ekmeğin taştan çıkarıldığı, insanların öleceksek yabancı kömürden değil kendi ülkemizin kömüründen ölelim diye ölümlerden ölüm beğenmeye mahkum edildiği bir şehir. Şimdi de korona günlerinde çoğumuz için 30 büyükşehir ve Zonguldak için ilan edilen önlemlerle gündemde. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Zonguldak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan 2018 Yılı Zonguldak Çevre Durum Raporu [2]</span><span style="font-weight: 400;">’nda, belirtildiği üzere; Yüksek Kirlilik Potansiyeli bulunan iller arasında yer almaktadır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yanı sıra; Çevre Mühendisleri Odası da 2018 yılında mobil istasyon yerleştirerek hava kalitesi ölçümleri yapmış ve aşağıdaki gibi gözle de görülebilen bir hava kirliliği tespit etmiştir.[3]</span></p>
<figure id="attachment_52437" aria-describedby="caption-attachment-52437" style="width: 405px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-52437 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/olcum-filtreleri.jpg" alt=" Zonguldak Çatalağzı PM10 ve PM2.5 Ölçüm Filtreleri (ÇMO / 2018)" width="405" height="299" /><figcaption id="caption-attachment-52437" class="wp-caption-text">Zonguldak Çatalağzı PM10 ve PM2.5 Ölçüm Filtreleri (ÇMO / 2018)</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Zonguldak’taki hava kirliliği sebeplerine bakıldığında; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan 2010 &#8211; 2016  Yılları Zonguldak İli Hava Kalitesi Analiz Raporu[4]</span><span style="font-weight: 400;"> 6 yıllık SO2 ve PM10 verileri incelemesi neticesinde; ısınma, ulaşım ve sanayinin SO2 ve PM10 kirliliğinin temel sebepleri olduğu anlaşılıyor.  Ayrıca raporda belirtildiği üzere; Zonguldak il sınırları içinde sanayi sektörü dağılımının ağırlıklı olduğu ilçeler Merkez, Ereğli, Kilimli, Alaplı ve Çaycuma’dır. Şu anda Zonguldak ilinde Çatalağzı beldesinde 1.5 km lik alan içerisindeki toplam 3095 Mw kapasiteli 7 ünite kömürlü termik santral mevcut.</span><span style="font-weight: 400;"> İki farklı şirkete ait olan santrallerden birisi vatandaşların ve sivil toplum kuruluşlarının 2019 yılında yürüttüğü #temizhavahaktır kampanyası sayesinde; 31 Aralık 2019 tarihine kadar tamamlamaları gereken çevre yatırımlarını  tamamlayamadığı için Çevre Kanunu&#8217;nun 11 ve 15&#8217;inci maddeleri gereği 01.01.2020 tarihi itibariyle gerekli yatırımlar yapılıp izinler alınana kadar kapatılmıştır [5].</span><span style="font-weight: 400;"> </span><span style="font-weight: 400;">Ayrıca liman ve kömür yıkama tesisleri, demir çelik sanayi de bölgedeki kirliliği arttıran diğer faktörlerdir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/hava-kalitesi-durum-haritasi.jpg" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-52438" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/hava-kalitesi-durum-haritasi-640x428.jpg" alt="İl bazında hava kalitesi durum haritası" width="454" height="304" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/hava-kalitesi-durum-haritasi-640x428.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/hava-kalitesi-durum-haritasi.jpg 692w" sizes="auto, (max-width: 454px) 100vw, 454px" /></a>Aslında benim yukarıda anlattığım beyaz çamaşır asılamayan evler, Zonguldak dışında Türkiye’nin pek çok başka ilinde daha var. 30 büyükşehir ve akciğer hastalıklarının yaygın olduğu il kontenjanında Zonguldak’ın yanına Manisa-Soma-Çan- Afşin- Iğdır- Aliağa ve daha pek çok il ve ilçemiz rahatlıkla eklenebilir. Aşağıda, Temiz Hava Hakkı Platformu tarafından 2018 yılı için hazırlanan hava kirliliğini gösteren haritada koyu renk olan illerimiz bunlara örnektir [6]</span><span style="font-weight: 400;">. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kirli havanın içerisinde; insan sağlığına ve diğer canlılara zarar verecek seviyede istenmeyen madde bulunur. Partikül maddeler (PM), kükürt dioksit (SO2), azot oksitler (NOx), ozon (O3) gibi kirleticiler hava kalitesinin göstergesi olarak sürekli takip edilmektedir. Partikül maddelerin daha büyük boyutlu olanları hızla yere çökerken, saç telinin yaklaşık 1/30’u kadar küçük olan bazı parçacıklar (PM2.5) meteorolojik olaylar sonucunda ülkeler arası sınırların ötesinde kilometrelerce yol alabilirler. Özellikle PM2.5 daha tehlikelidir çünkü solunduğunda akciğerler içindeki gaz alışverişine müdahale edebilir ve kana karışabilirler [7].</span><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hava kirliliğine sebebiyle ortaya çıkan hastalıklar arasında en büyük payı, alt solunum yolu enfeksiyonları ve KOAH oluşturmaktadır. Tüm alt solunum yolu enfeksiyonları ölümlerinin %27,5’inden ve tüm KOAH ölümlerinin %26,8’inden dış ortam havasındaki partikül maddeler sorumludur [8].</span><span style="font-weight: 400;"> Gözle görülemeyen küçük partiküllerden oluşan PM</span><span style="font-weight: 400;">2.5</span><span style="font-weight: 400;"> solunduğu zaman; solunum sistemi ve dolaşım sistemi başta olmak üzere rahatsızlanmaya, hastalanmaya ve hastane başvurularına ve akciğer kanseri</span><span style="font-weight: 400;"> [9] de içinde olmak üzere solunum sistemi ve dolaşım sistemi hastalıkları yüzünden erken ölümlere yol açmaktadır. Bu bakımdan PM</span><span style="font-weight: 400;">2.5</span><span style="font-weight: 400;"> düzeyinin izlenmesi ve sağlığı etkileyecek düzeyde artış göstermemesi için önlem alınması halkın sağlığının korunması açısından bir zorunluluktur. </span></p>
<p><b>İnce partikül maddeler</b> <b>(PM</b><b>2.5</b><b>), 2019 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kurulan</b> <b>339 tane Ulusal Hava Kalitesi İzleme İstasyonu’ndan sadece 81 tanesinde ölçüldü. </b><span style="font-weight: 400;">Yapılan ölçümler yüksek olsa bile, PM</span><span style="font-weight: 400;">2.5</span><span style="font-weight: 400;"> için bir ulusal sınır değer ve mevzuat olmadığı için hiçbir önlem alınmıyor. Avustralya ve Kanada ulusal mevzuatında Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği değerlere uyarken; Japonya ve ABD’de bu değere yakın limitler belirlendi. Enerji politikasında kömürün büyük yeri olan Çin bile geçtiğimiz yıllarda kent ve kırsal için farklı PM</span><span style="font-weight: 400;">2.5</span><span style="font-weight: 400;"> limitleri kabul etti. </span><b>Türkiye’de ise ne yazık ki PM</b><b>2.5</b><b>’e yönelik hiçbir sınır değer ve ulusal mevzuat yok. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-52439 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/pm2.5-sinir-degeri.jpg" alt="Ülkelere göre PM 2.5 sınır değeri" width="443" height="220" />Hava kirliliğinin sağlık etkileri kirli havaya maruziyetin artmasına bağlı olarak ortaya çıkarken, herhangi bir sağlık etkisinin görülmeyeceği güvenli bir eşik değer yoktur. Yapılan çalışmalarda, PM2.5’e uzun süre maruz kalma ile ölüm arasında güçlü ilişkiler olduğu bildirilmiştir [10].</span><span style="font-weight: 400;"> Aynı sebeple; yapılan çalışmalarda h</span><span style="font-weight: 400;">ava kalitesindeki iyileşmenin, bölgede yaşayan kişilerin sağlık durumunun iyileştirdiği görülmekte. Özellikle PM</span><span style="font-weight: 400;">10</span><span style="font-weight: 400;"> ve </span><span style="font-weight: 400;">PM</span><span style="font-weight: 400;">2,5</span><span style="font-weight: 400;"> yoğunluğunun düşürülmesi akciğer sağlığını korumakta, var olan solunum sistemi hastalıklarının kötüleşmesini önlemekte ve yaşam beklentisini arttırıyor. </span><span style="font-weight: 400;">PM</span><span style="font-weight: 400;">2,5</span><span style="font-weight: 400;"> düzeyindeki her 10µg/m3 düşüş ortalama yaşam beklentisini 0.61±0.20 yıl uzatmaktadır [11]</span><span style="font-weight: 400;">. Her 10µg/m3’lük artış akciğer kanseri kaynaklı ölümlerde %15-27 oranında artışa yol açmaktadır[12]. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu sebeple özellikle KOAH başta olmak üzere hava kirliliği kaynaklı kronik solunum hastalıkları yaygın olan illerimizde Covid-19’un ölümcül seyretmesini engellemek için hava kirliliğini azaltacak önlemlerin alınması şarttır. Kirli hava solumak, korona virüsü de dahil olmak üzere solunum yoluyla bulaşan tüm hastalıkların etkisinin artmasına sebep olan çok önemli bir faktördür. Hava kirliliği hem kronik hastalıklara neden oluyor hem de var olan kronik hastalıkları alevlendirerek virüsün daha ölümcül seyretmesine neden oluyor. Ayrıca, kirli hava solumak bireylerde solunum sisteminin savunma mekanizmasını bozarak, virüsün vücuda alınmasını ve yerleşmesini de kolaylaştırıyor. </span></p>
<p><b>Bilimsel verilere de dayanarak diyebiliriz ki; havası kirli olan bir yerde yaşamak, korona virüsü gibi solunum yolu enfeksiyonlarına zemin hazırlıyor ve kronik hastalıklara sebep olarak kişilerin koronadan çok daha kötü etkilemesine sebep oluyor.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Temiz Hava Hakkı Platformu olarak yaptığımız Kara Rapor çalışmasında, 2017 yılında hava kirliliğini Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün önerdiği seviyelere indirebilseydik; Türkiye genelinde trafik kazalarının 7 katı kadar (yaklaşık 52 bin kişi) ölümünün engellenebileceğini ortaya koyuyordu. Covid-19 pandemisi ile mücadele ettiğimiz bu günlerde, hava kirliliğinin korona virüsünün olumsuz sağlık etkisinin artmasına sebep olarak daha fazla can almasını engelleyebiliriz. Covid-19’un daha fazla kişiyi ölümcül olarak etkilememesi için alınabilecek önlemlerin başında; kronik solunum, damar ve kalp hastalıklarına neden olan hava kirliliğinin azaltılması geliyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca saç telinin 1/30&#8217;u kadar küçük olan ve solunum yolundan geçerek direk kana karışan PM2,5 kirliliğini düzenleyen bir mevzuatın da hemen hazırlanması azami önem taşıyor. Bu mevzuatta, uluslararası uygulamalarla uyumlu sınır değerlerin acilen kabul edilmesi ve her ilde ölçüm yapılmaya başlanması gerektiği vurgulanıyor. Şimdi, daha da yüksek sesle, temiz hava istemenin tam zamanı!</span></p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<ol>
<li>Kapak Fotoğrafı: Caner Özkan</li>
<li><span style="font-weight: 400;">Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (2019), 2018 Yılı </span><span style="font-weight: 400;">Zonguldak Çevre Durum Raporu </span><a href="https://webdosya.csb.gov.tr/db/ced/icerikler/zongudak_2018-cdr_son-20190926093732.pdf"><span style="font-weight: 400;">https://webdosya.csb.gov.tr/db/ced/icerikler/zongudak_2018-cdr_son-20190926093732.pdf</span></a></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Çevre Mühendisleri Odası (2018), </span><span style="font-weight: 400;">Zonguldak-Çatalağzı Hava Kalitesi Değerlendirme Raporu </span><a href="http://www.cmo.org.tr/resimler/ekler/6ae6a12690174e0_ek.pdf?tipi=72&amp;turu=X&amp;sube=0"><span style="font-weight: 400;">http://www.cmo.org.tr/resimler/ekler/6ae6a12690174e0_ek.pdf?tipi=72&amp;turu=X&amp;sube=0</span></a></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (2017), </span><span style="font-weight: 400;">2010- 2016  Yılları Zonguldak İli Hava Kalitesi Analiz Raporu </span><a href="https://kiathm.csb.gov.tr/static/uploads/2018/11/zonguldak.pdf"><span style="font-weight: 400;">https://kiathm.csb.gov.tr/static/uploads/2018/11/zonguldak.pdf</span></a></li>
<li>https://www.cnnturk.com/turkiye/bakan-kurum-5-termik-santral-tamamen-kapatildi</li>
<li><span style="font-weight: 400;">Temiz Hava Hakkı Platformu, (2019). Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri: Kara Rapor. </span><a href="https://www.temizhavahakki.com/kara-rapor/"><span style="font-weight: 400;">https://www.temizhavahakki.com/kara-rapor/</span></a></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Temiz Hava Hakkı Platformu, (2019). Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri: Kara Rapor.  </span><a href="https://www.temizhavahakki.com/kara-rapor/"><span style="font-weight: 400;">https://www.temizhavahakki.com/kara-rapor/</span></a></li>
<li><span style="font-weight: 400;">GBD 2016 Risk Factors Collaborators</span><span style="font-weight: 400;"> (2017). </span><i><span style="font-weight: 400;">Global, regional, and national comparative risk assessment of 84 behavioural, environmental and occupational, and metabolic risks or clusters of risks, 1990–2016: a systematic analysis for the Global Burden of Disease Study 2016</span></i><span style="font-weight: 400;">. The Lancet, </span><i><span style="font-weight: 400;">390 </span></i><span style="font-weight: 400;">(10100), 1345-1422.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">IARC (2013), Air Polution and Cancer </span><a href="https://www.iarc.fr/wp-content/uploads/2018/07/AirPollutionandCancer161.pdf"><span style="font-weight: 400;">https://www.iarc.fr/wp-content/uploads/2018/07/AirPollutionandCancer161.pdf</span></a></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Dünya Sağlık Örgütü (2005), Air Quality Guidelines Global Update 2005. Particulate matter, ozone, nitrogen dioxide and sulfur dioxid</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Brook RD, Rajagopalan S, Pope CA 3rd, Brook JR, Bhatnagar A, Diez-Roux AV, Holguin F, Hong Y, Luepker RV, Mittleman MA, Peters A, Siscovick D, Smith SC Jr, Whitsel L, Kaufman JD (2010). American Heart Association Council on Epidemiology and Prevention, Council on the Kidney in Cardiovascular Disease, and Council on Nutrition, Physical Activity and Metabolism. Particulate matter air pollution and cardiovascular disease: An update to the scientific statement from the American Heart Association. Circulation; 121 (21): 2331-2378:</span><a href="http://circ.ahajournals.org/content/121/21/2331.long"> <span style="font-weight: 400;">http://circ.ahajournals.org/content/121/21/2331.long</span></a></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Turner MC, Krewski D, Pope CA, et al. (2011). Long-term ambient fine particulate matter air pollution and lung cancer in a large cohort of never-smokers. Am J Respir Crit Care Med; 184 (12): 1374-81:</span><a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21980033"> <span style="font-weight: 400;">https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21980033</span></a></li>
</ol>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/13/beyaz-camasir-asilamayan-sehir-ler/">Beyaz Çamaşır Asılamayan Şehir (ler)</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temiz Hava Platformu 50. Maddenin Meclis&#8217;ten Geçmemesi İçin Çağrıda Bulunuyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/16/temiz-hava-platformu-50-maddenin-meclisten-gecmemesi-icin-cagrida-bulunuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Nov 2019 09:16:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz Hava Hakkı Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Buket Atlı]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[kütahya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44480</guid>

					<description><![CDATA[<p>16 sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu Temiz Hava Hakkı Platformu, Meclis Genel Kurulu’nda oylamaya sunulması beklenen 15 adet kömürlü termik santrale 4. kez havayı kirletme izni verecek yasal düzenlemenin kabul edilmemesi için çağrıda bulunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/16/temiz-hava-platformu-50-maddenin-meclisten-gecmemesi-icin-cagrida-bulunuyor/">Temiz Hava Platformu 50. Maddenin Meclis&#8217;ten Geçmemesi İçin Çağrıda Bulunuyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Temiz Hava Hakkı Platformu’nun hazırladığı Kara Rapor’a göre, Türkiye’de 2017 yılında hava kirliliği trafik kazalarından 7 kat fazla insanın ölümüne neden oldu. Hava kirliliği, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği kılavuz değerlere indirilseydi yaşanan ölümlerin yaklaşık %13’ü önlenebilirdi. Önlemlerin alınmaması devam ederken gelecek hafta mecliste görüşülmesi beklenen Madde 50’nin nelere sebep olabileceğini Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Buket Atlı anlattı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44482 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/2-hava-640x640.jpg" alt="" width="299" height="299" />Hava kirliliğinin doğal sebeplerden kaynaklanabileceği gibi  insan faaliyetleri sonucunda da ortaya çıktığını ifade eden Atlı şöyle diyor: “</span><span style="font-weight: 400;">Havadaki gazlar ve asılı duran katı ve sıvı halindeki gaz karışımının içerisinde insan sağlığına zararlı kimyasalların ağırlıkta olmasına hava kirliliği diyoruz. Hava kirliliğini bazen sis ve koku gibi özelliklerinden dolayı duyularımızla anlayabiliriz. Bazen de gözle görünmeyen saç telinin 30’da biri kadar olan ince partikül maddelerden (PM</span><span style="font-weight: 400;">2.5</span><span style="font-weight: 400;">) kaynaklandığından anlamamız mümkün olmayabilir. Bu sebeple hava kirliliğine “Sessiz Katil” diyoruz.“</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Atlı, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kurduğu istasyonlarda yapılan hava kirliliği ölçümlerini  </span><a href="http://www.havaizleme.gov.tr"><span style="font-weight: 400;">www.havaizleme.gov.tr</span></a><span style="font-weight: 400;"> üzerinden Türkiye dahil tüm dünyadaki ölçümleri ise </span><a href="http://aqicn.org/map/world/"><span style="font-weight: 400;">http://aqicn.org/</span></a><span style="font-weight: 400;"> sitesinden anlık olarak takip edilebilir. Ülkemizde diğer kirleticiler olan PM</span><span style="font-weight: 400;">10</span><span style="font-weight: 400;"> ve SO</span><span style="font-weight: 400;">2</span><span style="font-weight: 400;"> için yasal mevzuat ile belirlenen sınır değerler Avrupa Birliği ile uyumlanmış olsa da sağlık açısından DSÖ’nün önerdiği kılavuz değerlerin üzerindedir. Temiz Hava Hakkı Platformu’nun yayımladığı Kara Rapor’daki resmi ölçüm verileri kullanılarak yapılan analizler, Türkiye’de 2018 yılında yeterli ölçüm yapılan 163 istasyonun yüzde 96,3’ünde yıllık PM</span><span style="font-weight: 400;">10</span><span style="font-weight: 400;"> ortalamasının DSÖ limitlerinin üzerinde kirli olduğunu gösteriyor. “ dedi.</span></p>
<p><b>Santrallere Havayı Kirletme İzni Veren Yasa Hangisi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1 Kasım 2019’da yapılan Plan Bütçe Komisyonu toplantısında karara bağlanan ve  Meclis Genel Kurulu’nda oylanması beklenen Madde 50’nin 14 Şubat 2019’da geri çekilen madde 45’in devamı niteliğinde olduğunu belirten Atlı, “Türkiye’nin en kirli 15 termik santralinin havayı kirletmemesi için yapmaları gereken yatırımlar için şirketlere daha önce defalarca süre tanındı.</span> <span style="font-weight: 400;">2019 Şubat ayında, Maden Kanunu ve Diğer Kanunlarda Değişiklik Hakkında Kanun Teklifi’ne, Madde 45 adı ile bilinen düzenleme gelmiş ve 14 Şubat 2019 tarihli meclis genel kurulunda 5 partinin kararı ile geri çekildi.  AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, İYİ Parti, Cumhuriyet Halk Partisi ve Halkların Demokratik Partisi&#8217;nin ortak kararı ile düzenleme geri çekilmiş, tüm siyasi partilerin temsilcileri, “bu santrallerin 2019 sonuna kadar gerekli yatırımları yapmalarını savunmuştu. Madde 50  yasalaşırsa, kirli santraller Haziran 2022’ye kadar, havayı kirletmeye devam edeceklerdir.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Haftaya Meclis’te görüşülmesi beklenen Madde 50’ye göre; </span></p>
<p>&#8220;MADDE &#8211; 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan &#8220;31/12/2019” ibaresi &#8220;30/6/2022” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya &#8220;üretim faaliyeti durdurulamaz ve” ibaresinden sonra gelmek üzere &#8220;çevre mevzuatına uyuma yönelik yatırımların gerçekleştirilmemesi ve çevre mevzuatı açısından gerekli izinlerin tamamlanmaması nedeniyle” ibaresi ve ikinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiştir.</p>
<p>&#8220;Ancak çevre mevzuatına uyuma yönelik yatırımlara dair yapım sözleşmesi ile iş termin planını 30/6/2020 tarihine kadar Bakanlığa sunmayan üretim tesisleri bu haklardan yararlanamaz. İş termin planı sunulan üretim tesisleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bu iş termin planına uyum açısından 1/7/2020 tarihinden itibaren 4 ayda bir denetlenir. Yapılan her bir denetimde bu iş termin planına uygun olmadığı tespit edilen tesislere 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununda yer alan ilgili idari para cezaları yirmi kat artırılarak uygulanır. İş termin planındaki herhangi bir işin yapımının belirtildiği süreye göre bir yıl geciktiğinin tespiti halinde üretim tesisinin faaliyeti durdurulur. Bu madde kapsamında verilen idari para cezalarına karşı dava açılması cezanın tahsil işlemlerini durdurmaz.”</p>
<p><strong>Çevr</strong><b>e Mevzuatına Uyum Yatırımı Yapmayan Santraller Hangileri</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44483 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1-640x320.jpg" alt="" width="416" height="208" />Çanakkale, Kahramanmaraş, Muğla, Zonguldak, Sivas ve Kütahya’da çalışmakta olan 30 yaşını aşmış eski kömürlü termik santrallerin 2013 yılından itibaren baca gazı kükürt giderim tesisi, filtre sistemleri, kül barajı gibi gerekli yatırımları yapmadığını belirten Atlı şöyle devam etti: “ Bu santrallere 2013 yılından itibaren Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarını hiçe saymak pahasına ek süre verilmiş ve çevre yatırımlarını yapmaları talep edilmiştir. Oysa ki, bu şirketler çevre ve halk sağlığını hiçe sayarak, söz konusu çevre yatırımlarını 6 yıldır hayata geçirmemekte havayı kirletmeye ve halk sağlığına zarar vermeye devam etmektedir.  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanan partikül madde (PM</span><span style="font-weight: 400;">10</span><span style="font-weight: 400;">) ölçüm verileri kullanarak Temiz Hava Hakkı Platformu tarafından yapılan Kara Rapor isimli çalışma, en eski santrallerden Kahramanmaraş’taki Afşin Elbistan kömürlü termik santrallerinin yer aldığı Kahramanmaraş’ın %25,1 oranı ile hava kirliliğine bağlı ölümlerin il bazında yüzde olarak en fazla olduğu ikinci il  olduğunu saptamıştır. Toplam yedi santralin bulunduğu Zonguldak’ta ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın mobil istasyonuyla 2018’de yapılan ölçümler PM</span><span style="font-weight: 400;">10</span><span style="font-weight: 400;"> değerlerinin DSÖ’nün sınır değerlerinin üç katı olduğunu ortaya koydu.” </span></p>
<p><b>“Madde 50 Kabul Edilmesin”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Atlı, “Plan ve bütçe komisyonunda 1 Kasım 2019 tarihinde kabul edilen düzenleme, meclis genel kurulunda yasalaşırsa, bu santraller Haziran 2022’ye kadar havayı kirletmeye, çevreye zarar vermeye ve halk sağlığını tehdit etmeye devam edecekler. </span> <span style="font-weight: 400;">TBMM’deki tüm si̇yasi̇ parti̇leri̇n temi̇z hava hakkını talep eden yüz bi̇nlerce i̇nsana, bu santrallere i̇li̇şki̇n 14 Şubat 2019’da verdi̇kleri̇  sözü </span><span style="font-weight: 400;">i̇stisnasız bi̇r şeki̇lde </span><span style="font-weight: 400;">yeri̇ne geti̇rmeleri̇ni̇ talep edi̇yoruz. </span><span style="font-weight: 400;">Bütün partilerin grup başkan vekillerine hem</span><span style="font-weight: 400;"> twitter</span> <span style="font-weight: 400;">üzerinden, hem telefonla arayarak hem</span><span style="font-weight: 400;"> imza</span> <span style="font-weight: 400;">vererek bu santrallerin havayı kirletmesine izin verecek tasarı kabul edilmesin diyebiliriz.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/16/temiz-hava-platformu-50-maddenin-meclisten-gecmemesi-icin-cagrida-bulunuyor/">Temiz Hava Platformu 50. Maddenin Meclis&#8217;ten Geçmemesi İçin Çağrıda Bulunuyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
