<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Flormar Direnişi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/flormar-direnisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/flormar-direnisi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 05 Dec 2019 12:09:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Flormar Direnişi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/flormar-direnisi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Flormar Direnişi’ni Dünya Kadınlar Günü’nde İşçiler Kazandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/08/8-mart-dunya-kadinlar-gununde-flormar-direnisini-isciler-kazandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurcan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Mar 2019 15:29:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[flormar]]></category>
		<category><![CDATA[Flormar Direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[flormar işçileri]]></category>
		<category><![CDATA[Şivan Kırmızıçiçek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36153</guid>

					<description><![CDATA[<p>Flormar Direnişi, 297 gün sonra 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, işverenin sunduğu teklifin kabul edilmesiyle sona erdi. 10 ay süren eylemlerin sonunda Flormar işçisi Hatice Sugur; “İşe geri iademiz de verilseydi sevincimiz ikiye katlanacaktı. Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde en güzel hediyemi almış oldum” dedi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/08/8-mart-dunya-kadinlar-gununde-flormar-direnisini-isciler-kazandi/">Flormar Direnişi’ni Dünya Kadınlar Günü’nde İşçiler Kazandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Sendikaya üye oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan ve 15 Mayıs 2018’den bu yana Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan fabrika önünde direnişlerine devam eden Flormar işçilerinin direnişi, işverenin sunduğu teklifin oy çokluğu ile kabul edilmesiyle sona erdi. Türkiye sınırlarını aşan Flormar Direnişi, sesini tüm dünyada Flormar’ın çoğunluk hissesini elinde bulunduran Fransız Yves Rocher’ye de duyurmuştu. Hakları konusunda ısrarcı olan işçiler geri adım atmadı ve 297 günün sonunda, Petrol-İş Sendikası’na Flormar avukatları tarafından ilk defa yazılı bir teklif ulaştırıldı. Flormar tarafından işçilere 12 maaş sendikal tazminat, boşta geçen süreler için de 4 maaşlık bir ödeme teklif edildi. Flormar ayrıca işçileri suçlu ilan ettiği ibareyi kaldırıp, eski çalışanlarının işsizlik sigortasından faydalanması için gerekli işlemleri de yapacak.</span></p>
<p><strong><span class="s1">“Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde en güzel hediyemi almış oldum”</span></strong></p>
<figure id="attachment_33690" aria-describedby="caption-attachment-33690" style="width: 360px" class="wp-caption alignleft"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-33690" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5848-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" /><figcaption id="caption-attachment-33690" class="wp-caption-text">Hatice Sugur</figcaption></figure>
<p class="p1"><span class="s1">Aralık 2018&#8217;de ‘Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu’nun desteğiyle gerçekleşen eylemde <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/27/insan-haklarinin-dini-dili-irki-yoktur/" target="_blank" rel="noopener">röportaj</a> yaptığımız Hatice Sugur ile tekrar görüştük. 297 gündür tüm zor şartlara rağmen direnişini sürdüren Sungur, direnişin kazanımla sonuçlanmasından dolayı çok memnun olduğunu belirtti. Türlü baskılar ve sindirmelerle karşılaştıklarını ama birlikte dayanışma içinde olarak bugüne ulaştıklarını vurgulayan Sungur, “Kazancımız bir zafer ve o soğuk günlerde yaşadıklarımızı düşününce çok duygulanıyorum. Çok zor zamanlar geçirdik, psikolojimiz bozuldu. Zatürre olan ve direnişe devam edemeyecek kadar hasta olan arkadaşlarımız oldu ama asla geri adım atmayı düşünmedik. Flormar tarafı da bizim bu kararlılığımızı gördü. Şimdi sonucu görünce biraz olsun içim rahatladı. İşe geri iademiz de verilseydi, o zaman sevincimiz ikiye katlanacaktı. Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde en güzel hediyemi almış oldum” şeklinde konuştu.</span></p>
<p><span class="s1"><b>“Flormar Direnişi’ni Sonlandırmamız Şartıyla Teklif Sundular”</b></span></p>
<figure id="attachment_33691" aria-describedby="caption-attachment-33691" style="width: 360px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" class="wp-image-33691" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5837-640x418.jpg" alt="" width="360" height="235" /><figcaption id="caption-attachment-33691" class="wp-caption-text">Şivan Kırmızıçiçek / Petrol-İş Sendikası Gebze Şube Bşk. Yrd.</figcaption></figure>
<p class="p4"><span class="s1">Flormar Direnişi’nin ilk gününden beri işçilerin yanında olan Petrol-İş Sendikası Gebze Şube Başkan Yardımcısı Şivan Kırmızıçiçek,<span class="Apple-converted-space">  </span>Sivil Sayfalar’a kazanımlarla sonuçlanan Flormar Direnişi’ni değerlendirdi. Kırmızıçiçek direnişin dünya çapında da ses getirdiğini, hem Türkiye işçi sınıfına hem de sermaye sınıflarına güzel mesajlar verildiğini belirterek şöyle devam etti: “Bugüne kadar işveren direnen tüm arkadaşlarımızı suçlu ilan etti hatta terörist gözüyle bakıyordu. Ama bu mücadelenin uzaması ve işçilerin hiç geri adım atmaması üzerine işçilerin haklarını vermeye razı oldu. Son iki aydır bize arabulucular vasıtasıyla yeni yeni tekliflerle gelmeye başlamışlardı. Sundukları teklifleri kabul etmedikçe iyileştirme yapıp yeni teklifler sunmaya başladılar. İlk defa 6 Mart 2019 günü yazılı ve resmi bir şekilde Flormar avukatları bir teklif sundular. Bu teklifi ise Flormar Direnişi’ni sonlandırmamız şartıyla sundular.”</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Flormar avukatı tarafından resmi olarak yapılan teklifi hep birlikte değerlendirdiklerini ifade eden </span><span class="s1">Kırmızıçiçek, “Yaptığımız<span class="Apple-converted-space">  </span>toplantı sonunda artık direnişi sonlandırma notasında bir çoğunluk sağlandı ve onların istekleri doğrultusunda Flormar Direnişi’ni sonlandırdık ama Flormar markasıyla üretim yapan Kosan Kozmetik ile sendikal mücadelemiz ve yargıya taşınan örgütlenme sürecimiz devam edecektir” dedi.</span></p>
<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-36158" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/IMG_5812-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" /></p>
<p class="p4"><span class="s1"><b>&#8220;İşçi Sınıfının Tarihine Yazılacak Bir Eylem Oldu&#8221;</b></span></p>
<p class="p4"><span class="s1">Petrol-İş Sendikası olarak Flormar işçileriyle birlikte 10 ay süren uzun soluklu bir mücadele verdiklerini vurgulayan Kırmızıçiçek, “İki gündür hepimiz duygusal anlar yaşıyoruz. Çok zor şartlar altında ve her türlü baskıya rağmen hiç pes etmeden devam etti mücadelemiz. Acısıyla tatlısıyla geçen bu süreçle etle kemik olduk diyebilirim. Fakat böylesi bir direnişin daha anlamlı bitmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu haklar hukuk yoluyla eninde sonunda kazanılacaktı zaten. Ama direnişin son günü üzerinden de değerlendirme yapmak biraz eksik kalır. 297 gündür Flormar direnişçileriyle işçi sınıfın tarihine yazılacak, örnek gösterilecek bir eylem şekli oldu, bu tarz hak arama mücadelelerinde nasıl bir yol izleneceği konusunda bir yol haritası olacak nitelikte bir mücadele oldu. Bu yüzden sonucu bir bütün olarak değerlendiriyorum ve mücadelemizin başarıyla sonuçlandığını düşünüyorum” şeklinde konuştu. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/08/8-mart-dunya-kadinlar-gununde-flormar-direnisini-isciler-kazandi/">Flormar Direnişi’ni Dünya Kadınlar Günü’nde İşçiler Kazandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;İnsan Haklarının Dini, Dili, Irkı yoktur&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/27/insan-haklarinin-dini-dili-irki-yoktur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurcan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Dec 2018 07:40:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Filiz Kerestecioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Flormar Direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice Çügür]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar Birlikte Güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[Nurcan Oğul]]></category>
		<category><![CDATA[Petrol-İş Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Şivan Kırmızıçiçek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33685</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sendikalı oldukları için işten atılan 132 Flormar işçisinden biri olan Hatice Sugur, 226 gün önce başlattıkları eylemi sürdürmeye kararlı olduklarını belirterek, "Kapalı bayan sesini çıkaramaz, yürüyüşlere katılamaz baskısı var üzerimizde. Bana göre başı kapalı ya da açık olmak hiç önemli değil. Önemli olan hakkı çalınan insandır ve insan haklarının dini, dili, ırkı yoktur.” dedi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/27/insan-haklarinin-dini-dili-irki-yoktur/">&#8220;İnsan Haklarının Dini, Dili, Irkı yoktur&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Sivil toplumun kadın aktörleri ve HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, dün öğle saatlerinde Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Flormar Fabrikası önünde, 226 gündür eylem yapan Flormar işçilerini ziyaret etti. Sendikaya üye oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan 132 Flormar işçisine destek olmak için, ‘Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, “Flormar değil, direniş güzelleştirir” &#8220;Flormar direnişi dayanışmayla büyüyor&#8221; ve “Flormar ürünlerine boykot” yazılı pankartlar açtılar.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_33690" aria-describedby="caption-attachment-33690" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-33690 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5848-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" /><figcaption id="caption-attachment-33690" class="wp-caption-text">Hatice Sugur / Flormar Direnişçi</figcaption></figure>
<p><strong><span class="s1">&#8220;Neden bizim fikrimiz önemsenmiyor?&#8221;</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hatice Sugur da 8 yılın sonunda hakları verilmeden işten çıkarılan ve hayatında ilk defa eyleme dahil olan bir kadın işçi. Sendikalaşma taleplerini ilan ettikleri gün<span class="Apple-converted-space"> </span>çevik kuvvet polisleri tarafından dışarı atıldıklarını belirten Sugur, “Biz hırsızlık mı yaptık? Anayasa’da iki sendikaya üye olma hakkı tanınıyor ama biz bir tanesine olmak isterken başımıza gelenlere bakın. Emeğimizin hakkını istediğimiz için polisler bizi kapının önüne koydu. Bu çok zoruma gitti, benim için travmaydı hala da unutamıyorum.” dedi. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Zor şartlar altında geçirdiği 226 günle ilgili duygularını paylaşan Sugur, “Ben Müslüman ve başörtülü bir kadınım ama bize en çok destek olan kesim sol kesimden gelen arkadaşlar oldu. Lütfen beni yanlış anlamasınlar. Her birini tanıdığım için gurur duyuyorum. Hak arama mücadelesi sadece solcuların iyi yapabildiği şey olmasaydı keşke. Kapalı bayan bir yere gidemez, kapalı bayan sesini çıkaramaz, yürüyüşlere katılamaz baskısı var üzerimizde. Neden bizim fikrimiz önemsenmiyor? Bana göre başı kapalı ya da açık olmak hiç önemli değil. Önemli olan hakkı çalınan insandır ve insan haklarının dini, dili, ırkı yoktur.” şeklinde konuştu. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_33689" aria-describedby="caption-attachment-33689" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-33689 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5845-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5845-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5845-1024x682.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5845.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-33689" class="wp-caption-text">Nurcan Oğul / Flormar Direnişçi</figcaption></figure>
<p class="p1"><strong><span class="s1">“Başörtülü kadınlar da direnir”</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">9 yıl Flormar’da çalıştıktan sonra sendika üyesi olduğu için işine son verilen Nurcan Oğul, hak arama mücadelesine sonuna kadar devam edeceğini söylüyor. </span><span class="s1">Daha önce hiç bir eyleme katılmayan Oğul, “İlk defa kendimi bu kadar özgür hissediyorum. Bizim toplumumuzda başörtülü kadınların hakkını araması pek hoş karşılanmıyor. Kadınsan ve bir de başörtülüysen, meydanlarda bağırıp eylem yapamazsın. Ben bunun tam tersini düşünüyorum. Benim hakkım elimden alındı ve ben bu hak için mücadele ediyorum. Başörtülü kadınlar da direnir” diyor. </span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s1">&#8220;Sağcısı, solcusu dindarı, herkes birbirine destek oluyor&#8221;</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Her kesimden kadınla birlikte mücadele etmenin çok gurur verici olduğunu vurgulayan Oğul, “Normalde görüşlerimizin farklılığından dolayı yan yana gelemeyeceğimiz bir sürü kadınla omuz omuza mücadele ediyoruz. Hak arama mücadelesi sadece bir kesimin elinde değildir. Sağcısı, solcusu dindarı, herkes birbirine destek oluyor. Benim dindar bir ailem var. En büyük desteği onlardan görüyorum. Onlar olmasaydı, bu kadar güçlü olamazdı. Ama asıl destek beklediğimiz makamlardan hala somut bir dönüş alamadık” şeklinde konuştu.</span></p>
<div class="mceTemp"></div>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_33693" aria-describedby="caption-attachment-33693" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-33693 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5817-640x542.jpg" alt="" width="640" height="542" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5817-640x542.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5817-1024x867.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5817.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-33693" class="wp-caption-text">Filiz Kerestecioğlu / HDP Ankara Milletvekili</figcaption></figure>
<p class="p1"><span class="s1">Flormar işçilerini ziyaret eden Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da, kadınların mücadelesine ve gücüne inandığını belirterek,  “Bu mücadeleye destek olmak için parti olarak önergeler verdik, farklı partilerden destek olanlar oldu. Mecliste söz aldığımızda dile getirdik. Çünkü sonuçta burada hakları için mücadele eden insanlar var. Türkiye’de hak için mücadele etmek suç haline getirilmeye çalışılıyor. Keşke daha fazla insan hakkını arasa ve böyle direnişler güçlense. O zaman Türkiye zaten çok daha demokratik bir ülke haline gelebilir.” dedi. </span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s1">“Sendikalı Olmak Anayasal Bir Haktır”</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hukukçu kimliğiyle işçi davaları hakkında yorum yapan Kerestecioğlu, “Anayasa’da yer alan sendikalı olma hakkını kullandıkları için insanlar işlerinden oldular. Zaten işçi davalarında patronlar işe son vermek için hep başka bahaneler üretirler. İstanbul Havalimanı işçilerinin davasını izledim. Hazırlanan iddianamede; işçilerin sendikacılarla ve milletvekilleriyle görüştüğü, sendikaların örgütlenme yaptığı yazıyordu. Sendikalar zaten örgütlenme yapar. Sendikalı olmak Anayasal bir haktır ve bir iddianamede suç olarak yazılabilecek bir şey değildir. Tüm bunlar sermaye odaklı. OHAL’de, mecliste kabul edilen bütçe de sermayedarlar ve zenginler için. Ama biz haklıdan ve emekçiden yanayız. Bu ülkede herkesin hak ettiği ücreti alması ve hak ettiği yaşam koşullarına erişmesi da için çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_33691" aria-describedby="caption-attachment-33691" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-33691 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5837-640x418.jpg" alt="" width="640" height="418" /><figcaption id="caption-attachment-33691" class="wp-caption-text">Şivan Kırmızıçiçek / Petrol-İş Sendikası Gebze Şube Bşk. Yrd.</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span class="s1">&#8220;Herkesin hak arama mücadelesinde sonuna kadar yanında oluruz&#8221;</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sivil Sayfalar&#8217;a süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan Petrol-İş Sendikası Gebze Şube Başkan Yardımcısı Şivan Kırmızıçiçek, “Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu, Flormar direnişiyle ilgili geniş kitlelere yayılan kampanyalar düzenledi. Özellikle sosyal medyada ses getiren kampanyalar oldu. Burada şunu gözlemledik; sanki bu ülkede sadece solcular, demokratlar ve sosyalistler eziliyormuş gibi yanlış bir bakış açısıyla yapılan yorumlara rastladık. Bizim için böyle bir algının varlığı dahi önemli değil. Bizim için başörtülü veya değil, fark etmez. Herkesin hak arama mücadelesinde sonuna kadar yanında oluruz.” dedi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Flormar tarafından işten atılan kadınların eylemlerinin ilk gününde hükümetten büyük beklentileri olduğunu ve sorunlarının görüleceği düşüncesinde olduğunu belirten Kırmızıçiçek, &#8220;Bu beklentilerini karşılayacak görüşmeler yaptık ama hâlâ sonuç alamadık. Ziyarete gelen siyasiler, hukuk devleti vurgusu yapıp gittiler. Bu insanlar ilk defa ekmeğiyle karşı karşıya gelmiş, hayatlarının belki de en zor dönemlerinden geçiyorlar ve yıllarca oy verip iktidara taşıdıkları parti yanlarında değil. Ama diğer yandan yaşantısını, dünya görüşünü, düşüncesini sevmediği insanlar en zor anında hep yanlarındaydı. Bunu 226 günde yaşayarak gördüler. Özellikle bu ayrımın farkında olan çok insan var.” diye konuştu.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-33692" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5810-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5810-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5810-1024x682.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5810.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong><span class="s1">&#8220;İnsanların mücadele azminde en ufak bir azalma olmadı&#8221;</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">7 aydır zor şartlar altında direnişlerini sürdürdüklerini belirten Kırmızıçiçek şunları söyledi: “Burada hukuksuz bir durum yaşanıyor. Biz de işin nasıl çözüleceği noktasında taleplerde bulunduk. Devletten bu noktada tarafsız davranıp sorunu çözmesini beklerken, tam tersi oldu ve işverenin şikayetlerini muhatap aldılar ve bize baskı uygulamaya başladılar. Havalar iyice soğuduğu için çadır kurup soba yaktık. Hemen sonrasında soba yakılmayacak, çadır kurulmayacak diye bir tebligat geldi. Şimdi battaniyelere sarılıp oturmaya başladık ama aramızda soğuktan zatürre olan bile var.<span class="Apple-converted-space">  </span>Tüm baskı ve yıldırmalara rağmen insanların mücadele azminde en ufak bir azalma olmadı. Aksine biz dönüşümlü durmayı ya da otobüs kiralayıp içinde oturmayı teklif ettik, asla kabul etmediler. Kar da yağsa, hastalansalar da asla mücadelelerinden vazgeçmeyecekler.” </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_33694" aria-describedby="caption-attachment-33694" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-33694 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5807-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5807-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5807-1024x682.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5807.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-33694" class="wp-caption-text">Selin Tok / Kadınlar Birleşince Güçlü Platformu</figcaption></figure>
<p class="p1"><strong><span class="s1">“Toplumun Gözünde Flormar İşçisi Çoktan Kazandı”</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Flormar patronlarının geçen 226 gün süresince, kayda değer bir adım atmadığını söyleyen Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu’nun gönüllü destekçisi Selin Tok, “Global pazarda ‘Biz toplumsal cinsiyete duyarlıyız’ gibi cümleler kuran Flormar’ın ortaklarından dünyaca ünlü Fransız markası Yves Rocher, Türkiye’de hukuksuz bir şekilde 132 kişi işten atılıyor ve sessiz kalıyor. Kayda değer bir adım atmayan Yves Rocher bu suça ortak oluyor.” dedi. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Flormar patronlarının yani Koşar Kozmetik sahiplerinin toplumun gözünde bütün güvenilirliklerini yitirdiğine dikkat çeken Tok, “Flormar patronları her seferinde yalan söylüyorlar. İçerideki işçilerle dışarıdaki işçilerin iletişim kurmalarını önlemek için fabrikanın duvarlarını yükseltip tel ile çevirdiler. Bunca olumsuzluk karşısında kadın işçiler daha da güçlendi ve birbirine kenetlendi. Her kesimden insanın bu direnişe destek vermesi de, toplumun gözünde Flormar işçisinin çoktan kazandığının bir göstergesi” şeklinde konuştu. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_33688" aria-describedby="caption-attachment-33688" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-33688 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5843-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5843-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5843-1024x682.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_5843.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-33688" class="wp-caption-text">Flormar Direnişi 226. gününde</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/27/insan-haklarinin-dini-dili-irki-yoktur/">&#8220;İnsan Haklarının Dini, Dili, Irkı yoktur&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Flormar Direnişi: Artan İşçi Kadın Eylemleri Neyi Gösteriyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/17/flormar-direnisi-artan-isci-kadin-eylemleri-neyi-gosteriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Aug 2018 07:58:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Meslek Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Flormar Direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Necla Akgökçe]]></category>
		<category><![CDATA[Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar Koca]]></category>
		<category><![CDATA[Şivan Kırmızıçiçek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29771</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sendikalaşmak isteyen işçilerin işten çıkarılmasıyla başlayan Flormar direnişi bugün 95. gününde. Çoğunluğunun kadın olduğu bu direnişi destekleyen Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi Başkan Yardımcısı Şivan Kırmızıçiçek, Petrol-İş Kadın Dergisi eski editörü Necla Akgökçe ve işçilerden Pınar Koca’yı dinledik. Necla Akgökçe kadın ağırlıklı eylemlerin niteliği ve bu eylemlerin sendikalar üzerindeki etkisi hakkında konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/17/flormar-direnisi-artan-isci-kadin-eylemleri-neyi-gosteriyor/">Flormar Direnişi: Artan İşçi Kadın Eylemleri Neyi Gösteriyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Şivan Kırmızıçiçek- Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi Başkan Yardımcısı</b></p>
<blockquote><p><i><span style="font-weight: 400;">“Oturalım. Karşılıklı diyalog kuralım, karşılıklı çözelim” dedik. “Ne firma zarar görsün ne çalışan zarar görsün.”</span></i></p></blockquote>
<p><b>Şivan Bey Flormar sürecinin nasıl başladığından bahseder misiniz bize?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Burası kozmetik üzerine üretim yapan bir firma. Biz Petrol-İş Sendikası olarak Ocak ayında bir örgütleme çalışması başlattık. Sayımız 60-70&#8217;e ulaştığında şirket bizden haberdar oldu. Haberdar olunca da  bu işi yürüten arkadaşlara baskı yapmaya başladılar sendikadan istifa etmelisiniz diye. Etmedikleri takdirde iş akitlerinin feshedileceği söylendi onlara. Sonrasında bu arkadaşlarımız bir adım atmayınca iş akitleri feshedildi. Aynı zamanda da diğer arkadaşlarımıza da baskılarını sürdü. Bizler sendika olarak iletişime geçmeye çalıştık. Aradık kendilerini. “Oturalım. Karşılıklı diyalog kuralım, karşılıklı çözelim” dedik. “Ne firma zarar görsün ne çalışan zarar görsün.” Onlar değerlendirip bize bir dönüş yapacaklarını söylediler. Ama maalesef bize bir dönüş yapmadılar. Tam tersine iş yapmaya devam ettiler. Üçer dörder bize baskı yaptılar. “İstifa edin, istifa etmezseniz diğer arkadaşlarınızı çıkardık. Sizi de aynı şekilde çıkartırız. Diğer sanayideki iş yerleriyle görüşürüz, bir yerde işe sokturmayız, ettirmeyiz” dediler. Sonrasında işten çıkartılan arkadaşların hiçbirisinin tazminatlarını da yatırmadılar.  Biz de sendikalılar olarak kapı önünde bir basın açıklaması yaptık. Bu basın açıklaması işlerin akışını daha çok hızlandırdı. Ramazan&#8217;ın ilk gününde burada toplu bir çıkışa giriştik. 60-70 arkadaşımızın iş akitlerini toplu bir şekilde feshettiler.. O günden beri direniyoruz. Toplu bir çıkış yapınca direnişe başlamak zorunda kaldık. Bizler direnişe başladıktan sonra toplam atılan işçi sayısı 85 kişiydi. Ondan sonra aynı zamanda içeride de üyelerimiz vardı. Biz üyelerimize sesleniyorduk. Sendikanın anayasal hak olduğunu, anayasal haklarına sahip çıkmaları gerektiğini söylüyorduk. İş veren bu defa fabrikanın etrafına dikenli teller çekti, brandalar çekti, duvarları yükseltti. Kapıları yükseltti. Her tarafı kapattı içerideki işçilerle bağımızı kırmak adına. Zaten burada çalışanların %80&#8217;i kadın.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-29773" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/flormar-1-1-640x431.jpg" alt="" width="640" height="431" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/flormar-1-1-640x431.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/flormar-1-1-610x411.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/flormar-1-1-320x215.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/flormar-1-1.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Bugünden itibaren sendikal sebeplerle fabrikadan çıkarılan kişi sayısı kaç?               </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">127 kişi.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Peki bu kişiler dava açtılar mı?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Evet.</span></p>
<p><b>Hukuki süreç devam ediyor o zaman?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşten atılır atılmaz davalarını açtık. Araya bir tatil girdiği için dava eylülde başlayacak.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Flormar başka ülkelerde de üretim ve satış yapan bir marka. Uluslararası kadın örgütlerinden destek istendi mi Flormar direnişinin başarıya ulaşması için? Destekler nasıl?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;de destek daha yüksek buradaki kadın örgütleri başta olmak üzere. Türkiye&#8217;de destek var. Aynı amanda burası %70&#8217;i Fransız tekeli olan Yves Rocher&#8217;ye ait. Biz Yves Rocher üzerinden de bazı girişimlerde bulunduk. “İşte burada böyle hukuksuz bir durum var.” dedik. Yves Rocher aynı zamanda uluslararası süreçlere imza atmış bir firma. Çalışanlarının haklarını koruyacağına, sendika üye olmalarına teşvik edeceğine dair biirçok çalışmaya imza atmış ama Türkiye&#8217;de bunlara uymuyor. Aynı zamanda oradaki çalışanların sendikalı olmasına rağmen Türkiye&#8217;de maalesef Flormar işvereni bunu kabul etmiyor. Bunlar da işte bize “araştıracağız, işçilerin hakkına saygılı bir firmayız” dediler ama üç ay geçmesine rağmen maalesef hiçbir şey söz konusu değil. 85 kişi var burada direnişe başlayan ve atılan kişi sayısı 127 oldu. Diğerleri de içeride selam veriyor. Girerken bizi alkışlayan kim varsa kanunsuz eyleme destek vermekten 25.2 nolu maddeden attı bir de bu arkadaşlarımızı.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">127 insan hırsızlık yapmadık, bir suç işlemedik. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ndaki haklarını kullanıp sendikaya üye olmak istediler. Ama bunu karşılığı maalesef hukuksuz bir şekilde 25.2. maddeden işten çıkarılmak oldu.</span></i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Bu maddenin ne anlama geldiğini söyler misiniz?</b><b><br />
</b><span style="font-weight: 400;">Yüz kızartıcı suçlar da bu maddeye giriyor. Hırsızlık, kavga gibi suçlar&#8230; Her şey 25.2&#8217;ye girer. 25.2&#8217;den çıkartılan kişi aynı zamanda işsizlik sigortasından da faydalanamıyor. İşçileri zaten tazminatsız bir şekilde attılar. Normalde biliyorsunuzdur işçi işinden çıkartıldığı zaman bu işsiz kaldığı sürelerde işsizlik fonundan yararlanabiliyor. Ama sırf bundan faydalanamasın diye bu 25.2. maddeden attılar arkadaşlarımızı. Bir el sallaman ya da sendikaya üye olman 25.2 olarak yorumlanıyor. Burada her türlü hukuksuzluk oluyor. Fabrika yönetimi bu ülkenin ne anayasasına saygı duyuyor ne işçilerin anayasal haklarına saygı duyuyor. Ama hiçbir yetkili de bu duruma maalesef herkes sessiz kalmış durumda herkes. AK Parti milletvekillerinden tutun MHP&#8217;lilere, HDP&#8217;liler, CHP&#8217;liler buraya geliyor ama bu olayın çözülmesi için somut adımı kimse atmıyor. Tam tersine üzerimizde büyük bir baskı var. Burayı terk etmemiz gerektiğini, dağılmamız gerektiğini, bitirmemiz gerektiğini söylüyorlar ama bu hukuksuzluğun çözümü hakkında kimse ciddi bir adım atmıyor yani.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Burada dediğim gibi 127 insan hırsızlık yapmadık, bir suç işlemedik. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ndaki haklarını kullanıp sendikaya üye olmak istediler. Ama bunu karşılığı maalesef hukuksuz bir şekilde 25.2. maddeden işten çıkarılmak oldu. Birilerinin bir şeye el atmasını bekliyoruz, hiçbir şey yapamazlarsa bile bir arabulucu rolünü oynayabilirler. Diyalog olabilir. Devlet yetkililerinden bekliyoruz. Özellikle iktidar partisi ve iktidar milletvekilleri başta olmak üzere bu adımları atabilirler. 92 gündür  yağmur yiyoruz burada sıcak havada güneşin alnında pişiyoruz. Buradaki işçilerin büyük bir çoğu da AK Partili arkadaşlarımız. Ama hepsi şu an büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorlar. Maalesef kimse sesimizi duymuyor. Sesimizin duyulmasını istiyorum. Talebimiz bu.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">&#8221;Biz sadece şu an kapının önünde direniyoruz. Fabrikaya sadece bir şans tanıyoruz. Sendikayı kabul etmesi, bizi daha fazla zorlamaması için bir şans tanıyoruz.&#8221;</span></i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Pınar Koca – Eski Flormar İşçisi</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b><br />
</b><b>Neden sendikalaşmak istediğinizi anlatır mısınız? İlk olarak neden sendikaya başvurdunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında bu Ocak ayından itibaren başladı ama bundan öncesinde de fabrikadaki yöneticilerden zam istedik, haklarımızın olduğunu söyledik, verdiği paraların bize yetmediğini defalarca söyledik ama bize her defasında farklı farklı şeylerle geldiler. Size bir örnek vereyim: 500 TL’lik bir kart veriyorlardı. Bununla marketlerde alışveriş yapabiliyoruz. Sonrasında bunu 250 TL’ye düşürdüler. Biz  “Verilen hakkı neden geri alıyorsunuz, neden düşürdünüz?” diye sorduğumuzda &#8220;Arkadaşlar o hak değil sadece bir hediyeydi” diye cevap verdiler. Daha sonrasında defalarca zaman talebinde bulunduk. %3 zamla burada o kadar insan var ki eve ekmeğini götüren. Yani bununla insanlar nasıl geçinebiliyor? Hak vermeyi geçin, zam konusunda bile defalarca uyardık ama bizi muhatap almadılar. Daha sonrasında bütün arkadaşlarla birlikte toplandık. Konuştuk. Bunların bizden tarafta olmadığını, işçiye zam yapmadıklarını veya değer vermediklerini. Hakkımızı almamız gerektiğini düşündük. Daha sonra arkadaşlarla konuştuktan sonra topluca bir karar verdik. Petrol İş Sendikası’na gittik. Orada konuştuk. Daha sonra herkes üye oldu. Üye sayımız tamamlandı. Üye olduğumuzu anladıktan sonra bizi işten tek tek çıkarmaya başladılar.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Peki, siz kadın işçi ağırlıklı bir eylemci grubusunuz. Bu süreçte kadın örgütlerinin size verdiği desteğin ölçüsü nasıldı? Ne düşünüyorsunuz bu konuda?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Bu konuda gerçekten çok memnunuz.  Çünkü sürekli kadın örgütlerinden, STK, feministler olsun, hepsinden defalarca kez bize destek geliyordu. Bu konuda gerçekten çok mutluyuz. Sonuçta biz bayanız. Ekmeğimizin derdindeyiz, ekmeğimizi istiyoruz. O yüzden bayanların bizim yanımızda olması bizi çok mutlu ediyor. </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Peki Pınar Hanım, son olarak şunu sormak istiyorum. Şimdiye kadar yürüttüğünüz eylem fabrikanın önünde eylem yapmaktı. Aynı zamanda çalışan işçilere selam yolluyorsunuz dışarıda. Sizce başka neler denenebilir?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Biz aslında deneyebileceğimiz şeyleri deneyebiliyoruz. Hatta bizim haberimiz olmadan bile İstanbul&#8217;da, Fransa&#8217;da boykot oluyor. Bizi destekleyen kadın grupları yapıyor boykotu. Biz dediğimiz gibi daha bu eyleme başlamadık. Biz sadece şu an kapının önünde direniyoruz. Fabrikaya sadece bir şans tanıyoruz. Sendikayı kabul etmesi, bizi daha fazla zorlamaması için bir şans tanıyoruz. Şu an yürüyen boykot, kadın örgütlerinin ya da çeşitli STK&#8217;ların bize vermiş olduğu destek. Eğer böyle devam ederse&#8230; Bizim tavrımız sert değil, kavga dövüş değil ama tavrımız daha fazla büyüyecek. Her yerde boykotlar yapacağız. Çünkü şu an bizi destekleyen insanların yaptığı boykotla Flormar %70 indirimde. Yves Rocher %50 indirimde. Biz daha boykota başlamadık. Sadece bize yardım eden insanların yaptığı boykotlar bunlar. Biz de yaptığımızda sanıyorum %70&#8217;e değil, %100&#8217;e varan bir indirim falan olacak Flormar&#8217;da.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-29774" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/necla_akgokce_kadin_istihdami_3aralik2017.jpg" alt="" width="610" height="380" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/necla_akgokce_kadin_istihdami_3aralik2017.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/necla_akgokce_kadin_istihdami_3aralik2017-320x199.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 610px) 100vw, 610px" /></p>
<p><b>Necla Akgökçe- Petrol-İş Kadın Dergisi eski editörü</b></p>
<blockquote><p><i><span style="font-weight: 400;">Cinsiyetçi emek piyasalarında kadınlar genellikle erkeklerin yapmadığı ucuz ve koşulları çok kötü olan işlerle çalışıyorlar</span></i></p></blockquote>
<p><b>Flormar işçileriyle esas öğrenmek istediğim şey, daha önce TEDİ işçileri, yine kadınların ağırlıkta olduğu Sera Pool işçileri son dönemlerde kadın işçilerin eylemliliklerini daha ön plana çıkartıyor bunu nasıl değerlendiriyorsunuz, onu merak ediyorum. </b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Şöyle değerlendirmek mümkün cinsiyetçi emek piyasalarında kadınlar genellikle erkeklerin yapmadığı ucuz ve koşulları çok kötü olan işlerle çalışıyorlar. Bu kötü ve ucuz çalışma kadınları ister istemezse bu koşulları ortadan kaldırmak için bir şey yapmaya itiyor. Tabii sendikalaşma istekleri ortaya çıkıyor. Sendikaya üye olursak bu şartları bir miktar kendi lehimize çevirebiliriz gibi bir bilinç ortaya çıkıyor. Her zaman kendiliğinden olmayabilirdi. Bazen orada çalışma yapan bir takım grupların sorumlu göstermesi ile de ortaya çıkmış olabilir. Fakat temelde kadınlar gerçekten çok kötü koşullarda çalışıyorlar emek piyasalarında. Emek piyasasının en altında olan kesimler. Ben genel olarak bu örgütlenme isteklerini ve örgütlenme istekleri neticesinde ortaya çıkan bu grev ve direnişleri bu biçimde değerlendiriyorum.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-29776" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/flormar-1-640x480.jpg" alt="" width="640" height="480" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/flormar-1-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/flormar-1-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/flormar-1-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/flormar-1-320x240.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/flormar-1.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Geçmişte kadın politikası oluşturuyorduk. Herhangi bir direnişte sendikaya dair kadın politikası oluşturma birikimine sahiptik. Şimdi öyle bir şey yok.” </span></i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Biz sendikalarda kadın ağırlığını pek göremiyorduk. Yakın zamanda DİSK&#8217;in başkanı kadın bir başkan oldu. Bu belki olumlu bir adımdı. Bir şekilde kadın eylemlerinin görünür olması sendikalardaki toplumsal cinsiyet ayrımcılığını dengeleyebiliyor mu? Etkileyebiliyor mu?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Şöyle diyeceğim bazı sendikalarda evet. Ama bunu genelleyemeyiz. Çünkü sendikalarda hala ister solda ister sağda olsun, ideolojilerinden bağımsız olarak köklü, sağlam bir erkek  egemen düzen var. Bu düzen devamlı kendi kültürünü, yani erkek egemen kültürü, devamlı çeşitli araçlarla, örgütlenme araçlarıyla, yayınlarıyla, ilişkileriyle, gündelik ilişkileriyle devamlı yeniden üretiyor. Bu devamlı üretim de kadınların bu sürece girmesini engelliyor. Çünkü sendikalardaki kültürel atmosfer erkek egemen olduğu için sendikalar içerisinde toplumsal cinsiyet merkezli bir çalışma yapmaya çalışan kadınlar oraya topluyorlar. Oraya tosluyorlar, bunu ortadan kaldırmanın olanağı ne? Daha fazla kadının sendikaya üye olması ve daha fazla kadının toplumsal cinsiyet duyarlılığına sahip olması. Bunu şu koşullarda öyle olduğunu söylemek mümkün gözükmüyor. Ama sizin de dediğiniz gibi istisnalar var. O çatlaklardan girebilir miyiz? Evet bazı sendikalar için bunu söyleyebiliriz.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Flormarla ilgili şunu söylemek isterdim; geçen günlerde Novamed mücadelesinin </span><a href="https://catlakzemin.com/bir-kadin-grevi-novamed-okuyuculari-ile-bulustu/"><span style="font-weight: 400;">kitabı çıktı</span></a><span style="font-weight: 400;">. Bizim ilk kadın hareketiyle sendika ve örgütlerle karşılaştığımız ve başarıyla sonuçlanan bir grevdi. Flormar açısından şöyle bir şey var. Eskiden Petrol-İş’te kadın bürosu gibi çalışan bir kadın dergisi vardı. Kadın bürosu gibi çalışan kadın dergisinin iişlevsizleştirilmesinin deolojik nedenleri vardı. İdeoloji neden derken cinsiyetçi bakış açısıyla işlevsizleştirilmesinden bahsediyorum. Bu durum Flormar grevinin uluslararası planda sendikaların kadın yapılarını harekete geçirmemizi engelledi. Yani bu kurumsal adamların kadın çalışması da neymiş efendim. 3 kere çıkarırız ya da kim olsa onla yaparız anlayışının buradaki grevin seyrini de etkilediğini düşünüyorum ben. Eğer orada Novamed&#8217;teki gibi  sağlam bir büro olsaydı biz orada sendikaların dünya sendikalarının kadın yapılarını harekete geçirip kadın ezilmesi üzerinden yürütürdük. Mesela “Novamed&#8217;te çiğnenen kadının insan haklarıdır” dedik. Kadın ezilmesi üzerinden kurumsal yani örgütlü bir karşı çıkışı örgütledik. Batıda bu tür sendikal hareketler uluslararası dayanışmayla sonuca ulaşır. Oradaki sendikalı kadınların mücadelesi Novamed&#8217;in seyrini değiştirmişti ama burada onu yapma olanağımız yok. </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Çok önemli bu kıyaslama. Bir şey soracağım. Sendika bu tür bir karşılaştırmaya nasıl cevap verir?</b></p>
<p><b></b><span style="font-weight: 400;">Şöyle diyeceklerdir size. Kadın dergisi var, o da çalışıyor. Kadın dergisi çıkıyor ama biz o zaman büro gibi çalışıyorduk. Kadın politikası oluşturuyorduk. Herhangi bir direnişte sendikaya dair kadın politikası oluşturma birikimine sahiptik. Şimdi öyle bir şey yok. </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-29775" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/flormar2-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/flormar2-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/flormar2-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/flormar2-320x213.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/flormar2.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/17/flormar-direnisi-artan-isci-kadin-eylemleri-neyi-gosteriyor/">Flormar Direnişi: Artan İşçi Kadın Eylemleri Neyi Gösteriyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
