<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eşitlik arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/esitlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/esitlik/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 Oct 2022 07:46:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Eşitlik arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/esitlik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sosyal Hizmet Uzmanlarına Yönelik Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Eğitimi Başlıyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/10/04/sosyal-hizmet-uzmanlarina-yonelik-cesitlilik-esitlik-ve-kapsayicilik-egitimi-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Oct 2022 07:46:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[17 Mayıs Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[kapsayıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal Hizmet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81928</guid>

					<description><![CDATA[<p>17 Mayıs Derneği 'Sosyal Hizmet Uzmanlarına Yönelik Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Eğitim Programı' düzenliyor. Eğitimin son kayıt zamanı 7 Ekim 2022 Cuma günü saat 17.00.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/10/04/sosyal-hizmet-uzmanlarina-yonelik-cesitlilik-esitlik-ve-kapsayicilik-egitimi-basliyor/">Sosyal Hizmet Uzmanlarına Yönelik Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Eğitimi Başlıyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>17 Mayıs Derneği Sosyal Hizmet Uzmanı Rıza Yılmaz’ın yürüteceği programda her gün alanında uzman konuklar o günün konusunu sunacak, sonrasında ise sosyal hizmet bağlamında tartışmalar gerçekleştirilecek. Eğitim programına dair sorularınız için <b><strong>riza@17mayis.org</strong></b> adresine mail atabilirsiniz.</p>
<p style="font-weight: 400;">4 gün sürecek eğitimler saat 20.00-22.30 arasında aşağıdaki planla çevrim içi olarak yapılacak:</p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>10 Ekim, Pazartesi</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; LGBTİ+ Kavramlar</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; Kapsayıcı Sosyal Hizmet</p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>11 Ekim, Salı</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; Yaşlı LGBTİ+&#8217;lar ve Sosyal Hizmet</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; İnterseks Hakları ve Sosyal Hizmet</p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>12 Ekim, Çarşamba</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; HIV ve Sosyal Hizmet</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; Mülteci LGBTİ+&#8217;larla Sosyal Hizmet</p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>13 Ekim, Perşembe</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; Trans+&#8217;larla Sosyal Hizmet</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; Vaka Tartışması</p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>Eğitime sadece sosyal hizmet uzmanları ve sosyal hizmet öğrencileri kabul edilecek.</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;">4 günlük eğitim programının en az 3 gününe katılan kişilere Katılım Belgesi verilecek.</p>
<p style="font-weight: 400;"><b><strong>Eğitimin son kayıt zamanı 7 Ekim 2022 Cuma günü saat 17.00.</strong></b></p>
<p style="font-weight: 400;">Eğitimin kayıt formunu doldurmak için <b><strong><a href="https://forms.gle/RMGAhpkY6KMfp9D29" target="_blank" rel="noopener">buraya tıklayın.</a></strong></b></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/10/04/sosyal-hizmet-uzmanlarina-yonelik-cesitlilik-esitlik-ve-kapsayicilik-egitimi-basliyor/">Sosyal Hizmet Uzmanlarına Yönelik Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Eğitimi Başlıyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Eşitlik Mahallede Başlar”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/28/esitlik-mahallede-baslar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2019 07:55:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[KA.DER]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet Tanyıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Erbay Arıkboğa]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın muhtar]]></category>
		<category><![CDATA[Nuray Karaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek Seçim Kurulu (YSK)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=43677</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA.DER), muhtar seçilme hakkının yıldönümünde kadın muhtarlarla bir araya geldi. Buluşmada konuşan KA.DER Genel Başkanı Nuray Karaoğlu, eşitliğin mahallede başladığına dikkat çekti. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/28/esitlik-mahallede-baslar/">“Eşitlik Mahallede Başlar”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de yapılan son yerel seçimlerde 674 olan kadın muhtar sayısı bin 71’e yükseldi. KADER, “Yüzde 2,14 yetmez, daha fazla kadın muhtar!” çağrısıyla Muhtarlar Günü’nde bir buluşma düzenledi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-43679 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/başkan-640x845.jpg" alt="" width="228" height="301" />Açılış konuşmasını  KA.DER Genel Başkanı Nuray Karaoğlu’nun yaptığı Kadın Muhtarlar Buluşma Toplantısı’nda  daha fazla kadının muhtar adaylığına ilgisini artıracak çalışmalar yapmaya devam edecekleri vurgulandı. Karaoğlu, “Son yerel seçimlerde zorlu bir mücadeleden geçildiğinin farkındayız ve siz yüzyıllardır varolan erkek egemen yapının yıkılmasına neden oldunuz. Sizlerin o mevkide olması her kadın için bir rol model olduğunuz anlamına geliyor. Biz KA.DER olarak diyoruz ki eşitlik mahallede başlar. Dolayısıyla eşitliğin sağlanmadığı yerde demokrasinin olması mümkün değil. Bu toplumun yarısını kadınlar oluşturuyorken erkekler de bizim hakkımız olanı bize bırakmalı.” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Anayasanın 10. maddesinde devlete kadın ve erkek eşitliğini sağlama konusunda ciddi bir sorumluluk yüklendiğini ifade eden Karaoğlu, “Şüphesiz yalnızca Türkiye’de değil dünyanın birçok ülkesinde kadınlar hakları olan eşitlik mücadelesini veriyorlar. 1930’da başlayan kadınların kazanımı aradan geçen yıllara rağmen istenen düzeye gelmemiş. Ne genel seçimlerde ne yerel seçimlerde kadınlar istedikleri eşitliğe sahip olamamışlardır. KA.DER tüzüğünde de belirttiği gibi her türlü ayrımcılığa karşı olmak üzere, tüm karar mekanizmalarında kadın erkek eşitliğini sağlanması için çalışıyor.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son yerel seçimler öncesinde Türkiye’de 674 kadın muhtar sayısı olduğunu ve bu sayıyı arttırmak için eğitimler düzenlediklerini belirten Karaoğlu, “KA.DER eğitimler, toplantılar düzenleyerek çalıştı ve son seçimlerde kadın muhtar sayısı 1071’ yükseldi. 2014 yerel seçimlerinde 8 ilde kadın muhtar seçilmezken, 2019 yılında sadece 3 ilde kadın muhtar seçilmedi. Bu iller Bitlis, Muş ve Sinop. Seçim sonrası kadın muhtar sayısına ulaşmak için Yüksek Seçim Kurulu’nu (YSK), İçişleri Bakanlığı’nı aradık ama cevap alamadık. En son Çevre Bakanlığı’na yönlendirildik. Ve cevap bakanlıktan geldi. Kadın muhtarların hangi mahallelerden seçildiğine ilişkin veri ise bulamadık. Bunun için de Cimer’e başvurduk. Her türlü çalışmamızı eşit temsiliyet sağlanana de devam ettireceğiz.” diye konuştu.</span></p>
<p><b>“Kadınlar Siyasetin de Her Alanında Olmalı”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Osmanlı’dan günümüze muhtarlık kurumunun işleyişini anlatan Prof. Dr. Erbay Arıkboğa ise muhtarların sorumluluklarına değindi. Muhtarlık kurumun 190 yıllık bir tarihi olduğunu belirten Arıkboğa, bu kurumun korunması gerektiğini söyledi. Toplantı, muhtarların yaşadıkları sorunları aktarmalarıyla devam etti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-43680 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/Muhtar-640x363.jpg" alt="" width="353" height="200" />Kadınların siyasete katılımını ve muhtarlık yaptığı sürede karşılaştığı sorunları Sivil Sayfalar’a değerlendiren Sancaktepe Atatürk Mahallesi Muhtarı Cennet Tanyıldız şunları söyledi: “Muhtarlıkta üçüncü dönemim. Erkek egemenliğinin yoğun olduğu bir toplumda  ve erkekliği de güç olarak algılayan bir toplumda yaşıyoruz. Özellikle son dönemlerde artan boşanmalarla ilgili ara ara sıkıntılar yaşıyoruz. Kadınlar, şiddet ve tehdit endişesiyle eşlerinin adresini öğrenmesini istemiyor. Böyle durumlarda erkekler geliyor, sizin kadın olduğunuzu görünce de hemen masaya yumruğunu koyup eşlerinin adres bilgilerini istiyorlar. Zaten yasal olarak bizim bilgi paylaşımımız yasak. Ama vatandaş ben bu kadını korkutursam, bağırırsam, silahımı gösterirsem bundaki bilgileri alırım algısıyla geliyor.  Böyle sıkıntılarla karşılaşıyor olsak da geri adım atmıyoruz. Muhtarlık işin temeldeki diyalog kısmı. Kadınların her yerde daha çok söz söylemelerini ve siyasetin her alanında olmaları gerektiğine inanıyorum.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/28/esitlik-mahallede-baslar/">“Eşitlik Mahallede Başlar”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>O Kadar Çok Seviyorsanız Evinize Alın!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/13/o-kadar-cok-seviyorsaniz-evinize-alin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Polat Alpman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Jun 2019 06:48:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[hak kavramı]]></category>
		<category><![CDATA[Mudanya Belediye Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[sığınmacı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=39583</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Evine al” tepkisi sığınmacıların bu ülkede yaşayan vatandaşlar gibi hak sahibi kişiler olduklarını değil, bir besleme-sığıntı olduklarını iddia eden ve siyasal alana hâkim olan imtiyazlı kimlikler rejiminin devamlılığını talep eden egemenlik arzusunun bir yansımasıdır. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/13/o-kadar-cok-seviyorsaniz-evinize-alin/">O Kadar Çok Seviyorsanız Evinize Alın!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir süredir Sivil Sayfalar’da sivil toplum – devlet ilişkisinin teorisini anlamak ve açıklamak için bir <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/17/sivil-toplum-teorilerinde-devlet-i/">yazı dizisi</a> yazıyorum. Konunun boyutları ve zorluğu kadar sivil toplum – devlet ilişkisinin değişmekte olan dinamiklerini anlamaya çalıştığım bu yazı dizisinin Türkiye’deki sivil toplum örgütleri için erken bir tartışma olduğu öne sürülebilir. Ancak önümüzdeki dönemde bu konunun gündeme gelmesinin ve yeni tartışmalarla eklemlenmesinin zorunlu olduğunu düşünüyorum. Bunu düşünmeme neden olan şeylerden biri Türkiye’deki demokrasi tartışmalarının, sivil toplum ve bununla ilgili örgütlenme deneyimlerinin içerisinde şekilleneceğine, en azından küresel deneyimlerin tarihsel gelişimlerinin bu yönde ilerlemiş olduğu öne sürülebilir.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak Türkiye’nin gerçekleri ve baş döndürücü hızda seyreden gündem değişiklikleri sosyal teorinin sorunlarını gündem haline getirmeyi zorlaştırıyor. Bunun son örneklerinden biri Bolu Belediye Başkanı’nın Türkiye’deki sığınmacılarla ilgili ayrımcı politikalarını sosyal medyada ilan etmesiyle başlayan ve giderek yerel yönetimlerin politik davranış kalıbına dönüşen sığınmacı düşmanlığı ile ilgili gelişmelerdi. Mudanya, Gemlik, Gazipaşa belediyeleri ile artarak devam eden bu liste, Türkiye’deki sığınmacılara yönelik düşmanlığın geldiği düzeyi göstermesi bakımından endişelenmeyi gerektiriyor.</span></p>
<p><strong>&#8220;Eşitlik Talebinin Karşılığı Yok&#8221;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Konuyla ilgili bazı kişilerin ve sivil toplum örgütlerinin dile getirdiği itirazların temelini oluşturan hak temelli yaklaşımların eşitlikçi talepler içermesine yönelik gösterilen tepkiler ise bu endişelerin artmasına neden oluyor. Eşitlik talebinin Türkiye’de pek karşılığı yok. Buna rağmen evrensel değerlerin dile getirilmesi sivil toplum örgütlerinin erteleyebileceği politikalardan biri olmadığına göre bu talebi dile getirmekte ısrarcı olmak gibi bir yükümlülükleri var. Her eşitlik talebinin muhakkak bir karşı-tepkiyle karşılanması Türkiye’deki kimlik politikalarının sonuçlarından biri. Tanzimat’tan bu yana devam eden kimlik politikalarından nasibini alan sığınmacılar ise toplumda gittikçe artan nefretin nesnesine dönüştükleri için onların hakkını dile getiren her açıklama ya da görüş beyanı sert bir tepki duvarıyla karşılaşıyor. Bu tepki duvarının merak etmek, anlamak ya da soruna ve çözüme odaklanmak gibi dertleri yok. Ham hamaset, derin korku ve koyu öfke ile taleplerinin, daha doğrusu ayrıcalıklarının yeniden üretilmesini ve ayrımcılıklarının kabul görmesini istiyor.</span></p>
<p><strong>&#8220;Tepkilerin Ortak Yüklemi: Gitsinler&#8221;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Örneğin Mudanya Belediye Başkanı&#8217;nın Suriyelilere dair paylaşımının utanılması gereken bir şey olduğunu, demokrasilerde kişilerin temel haklarının bu tür ırkçı, ayrımcı, eşitsizlik politikalarıyla ortadan kaldırılamayacağını öne süren görüşlerin altına yapılan yorumlar bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bu tepkilerin hepsine makul cevaplar verilebilir. Anlaşılması gereken şey bu tepkilerin ortaya çıkmasına neden olan sosyo-politik ve tarihsel zeminin kendisidir. Türkiye’nin siyasal tarihi, bu zeminin mukavemetinin sürekli yeniden üretilmesinin tarihidir. Bu nedenle günümüzde sığınmacılara yönelik ortaya çıkan düşmanca tutumun ve tepkilerin arkasında geniş hacimli bir yerli-milli uzlaşma var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Kadınlar, yaşlılar ve çocuklar kalsın, geri kalan erkekler gidip savaşsın” gibi bölgenin gerçekliğinden bîhaber ezber tepkiler kadar sığınmacıları istismar etmeyi kendine hak gören çarpık ahlakilik de bu zihniyetin bir parçası. Bütün tepkilerin ortak noktası tek bir yüklem altında toplanıyor: Gitsinler!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gitsinler tepkisi, gidilebilecek bir yer olup olmadığı sorusunun bir devamı olarak değil, kendi siyasal, sosyal, ekonomik menfaatinin bir gereği olarak dile getiriliyor. Gitsinler, çünkü onlar geldikleri için siyasi kriz yaşanıyor, sosyo-kültürel doku bozuluyor, ekonomik sıkıntılar ortaya çıkıyor. Mutlu değiliz, o zaman gitsinler. </span></p>
<p><strong>Sığınmacıları Tek Tipleştiren Nefret Dili</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gitsinler tepkisine eşlik eden bir diğer söylem ise aile, kadın, çocuk üzerinden dile getirilen ve genellikle babaerkil/patriarkal tahakkümün yabancı düşmanlığı ile harmanlandığı bir içeriğe sahip. “Ailemizle oturamaz hale geldik, akşamları sokakta yürüyemiyoruz, çocuklarımızın güvenliğinden endişe ediyoruz” şeklinde dile getirilen bu talepler, milyonlarca kişinin haklarını olumsuz örneklere indirgemenin kolaycılığına dayanıyor. Tıpkı “nargile içiyorlar, yere çöp atıyorlar, etrafta saygısızca hareket ediyorlar, sapık sapık etrafı kesiyorlar, saygılı olmayı öğrensinler” tepkisindeki gibi bütün sığınmacıları tek tipleştirmeyi hedefleyen bu nefret dilinin üstenciliğini görmek çok zor değil. Sığınmacılarla ilgili dile getirdiği bu eleştirilerden çok daha fazlasını hak eden vatandaşlar için bu tür tepkiler akla gelmiyor, yere çöp atanları sınır dışı etmek makul gözükmüyor. Konu vatandaşlar olunca haklar işe yarıyor, fakat aynı haklar sığınmacılar söz konusu olduğunda buharlaşıp kayboluyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hak kavramının, eşitlik gibi ardında binlerce yıllık mücadelelerin bulunduğu evrensel değerlerin aşındırıldığı bir çağda yaşıyoruz. Küresel ölçekte yaşanan bu büyük gerilemenin Türkiye’deki karşılıkları birçok ülkede yaşanan tecrübelerden görece daha ağır ve dramatik seyrediyor. Bu nedenle hakları hatırlatan her girişim, toplum düşmanlığı, vatana ihanet gibi pejoratif  nitelemelerle karşılaşmayı beraberinde getiriyor. Bundan daha tuhaf bir diğer gelişme ise hakları hatırlatan kişilerin ya da örgütlerin bu gelişmelerden sorumlu tutulması ve suçlanması. Söz, yetki, karar süreçlerinin tümüyle dışında bırakılanların suçlanması ve onlara sorumluluk atfedilmesi gerçek sorumluların gizlenmesinin de bir diğer yolu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu tepki “evine al o zaman” ezberinde görülebilir. Bu cümle ayrımcı görüşleri dile getirmeyi meşrulaştıran, kendini temize çekmeyi sağlayan, sığınmacılara yönelik zor kullanmayı ve onları geri göndermeyi zorunlu bir çözüm olarak sunan militarist bakış açısının bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Tıpkı “gidip savaşsınlar” ezberindeki bulanıklık, burada da var.  “Evine al” ifadesi sığınmacıların kamusal alandaki varlığını bir sosyal sorun, suç, kirlilik gibi gösteren, onların varlığını özel alanın temsili olan ev ile sınırlandırmayı teklif eden babaerkil ayrımcılığın bir başka türevidir. Gözden uzak olmalarını, burada, bizimle bir arada yaşayan kişiler olduklarını gösterecek bütün sembollerin ortadan kaldırılması gerektiğini ima eden bu yaklaşımın, plajdaki Suriyelilerin varlığından rahatsız olması ve onları nezih Türk plajlarından sürmek istemesi, saf-homojen toplum arzusunun bir tekrarı ama bununla sınırlı değil. “Evine al” tepkisi sığınmacıların bu ülkede yaşayan vatandaşlar gibi hak sahibi kişiler olduklarını değil, bir besleme-sığıntı olduklarını iddia eden ve siyasal alana hâkim olan imtiyazlı kimlikler rejiminin devamlılığını talep eden egemenlik arzusunun bir yansımasıdır. “O kadar çok istiyorlarsa evine alsın o zaman, alsın, evinde beslesin o zaman!” nobranlığının bu kadar rahat dile getirilmesini sağlayan şey, kendini ötekiyle eşit olan biri olarak değil, efendiliğin imtiyazlarına sahip olanlardan biri olarak görmesi. Eğer onlar kadar rahatsız değilseniz, o kadar endişeli değilseniz, onlarla benzer kaygılarınız yoksa bu sorunu çözmek sizin yükümlüğünüzde ve buna sığınmacıları evinize alarak başlayabilirsiniz.</span></p>
<p><strong>&#8220;Sorunların Nedeni Sığınmacılar Değil&#8221;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Peki, sığınmacılarla ilgili sahada çalışan sivil toplum örgütleri, savunuculuk yapan ve eşitlik talep edenler örgütler, hak temelli yaklaşımların gerekliliğini vurgulayan kişiler milyonlarca kişinin bir anda Türkiye’ye gelmiş olmasından rahatsız değil mi, onlar güvenlik endişesi taşımıyor mu, plajlara iç çamaşırlarıyla giren erkeklerin sebep olduğu manzaradan hoşnutlar mı, yaşam koşullarının zorlaştığını hissetmiyorlar mı ve benzeri birçok soru sorulabilir. Bu sorulara ilerde değinmek üzere geçip şunu ifade edelim: Sorunları ve çözümleri tartışmanın yollarını bulmadan kendi yankı odalarımızda bağırmanın bir faydası yok. Kabul etmek gerek ki ulus-devlet rejiminin egemen olduğu bir çağda, bir kısmı kayıt altına alınmaksızın, milyonlarca kişinin çok kısa bir sürede sınırdan içeri alınmasını açıklamak kolay değil. Böyle bir sınır politikasının birçok soruna neden olacağını ön görmek için basiret sahibi olmaya da gerek yok. Ancak bu sorunların nedenini, bu gelişmelerin sorumluluğunu sığınmacılara yüklemek, onları bize benzemedikleri için olumsuz ve aşağılayıcı sıfatlarla etiketlemek, yaşanan ekonomik, siyasal, sosyal sorunların sebebi olarak onları göstermek birilerini rahatlatabilir, fakat gerçek bu değil. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Burada “evinize alın o zaman”cı kişilere şunu hatırlatmakta fayda var: sofrandaki katığı azaltan, iş güvenliğini ve iş güvencesini ortadan kaldıran, sokaktaki asayişi kırılganlaştıran, evindeki odanı küçülten, hastanedeki, okuldaki hizmetlerin kalitesini düşüren, kurumlardaki işini zorlaştıran, adaletsizliği kural haline getiren, gelecek kaygısı yaşamana neden olan malını-mülkünü, işini-gücünü, bağını-bahçesini, eşini-dostunu, dilini-kültürünü, çarşısını-pazarını, geçmişini-geleceğini, şakasını-türküsünü terk edip buraya sığınan kişiler değil. Biraz daha yakından bakmayı başardığında vatandaş olarak kendi suretinle karşılaşman an meselesi! Senin siyasal tercihlerin, senin ekonomik hırsların, doymak bilmez hakimiyet istencin bugün milyonlarca kişinin yersiz-yurtsuz kalmalarına neden oldu. Bu bile onlar karşısında utanç hissetmen için yeter!</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/13/o-kadar-cok-seviyorsaniz-evinize-alin/">O Kadar Çok Seviyorsanız Evinize Alın!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müslüman’da İslam Endeksi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/29/muslumanda-islam-endeksi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Neslihan Akbulut Arikan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 May 2019 10:59:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[George Washington Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[H. Askari]]></category>
		<category><![CDATA[İslamilik Endeksi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[S.S. Rahman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=39191</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her türlü Müslüman tezahürün dışlanıp devlet kurumlarından uzaklaştırıldığı 28 Şubat süreci sonunda bu ambargoyu kıran Müslümanların uzun yıllar iktidar olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bu süreç sonunda eşitlik ve adalet gibi temel İslami değerlerin yayılmasını beklerken, siyasal, ekonomik ve sosyal kurumlarında yolsuzluğun, kayırmacılığın ve kadrolaşmanın genel-geçer kural olduğu bir yapının sürdürüldüğünü görüyoruz. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/29/muslumanda-islam-endeksi/">Müslüman’da İslam Endeksi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>George Washington Üniversitesi’nden iki akademisyen S.S. Rahman ve H. Askari’nin hazırladığı “İslamilik Endeksi” Müslüman ülkelerin Müslüman olmayan ülkelerden “daha az İslamî” olduğunu ortaya koyduğundan beri Türkiye’de de ciddi eleştirilere maruz kaldı. Eleştirilerin minvaline baktığımızda bize asıl rahatsızlık verenin içinde bulunduğumuz durum olmadığı ne yazık ki ortada. Rahman ve Askari Kuran metni ve sahih hadislerden çıkardıkları temel değerlerle bu endeksi oluşturduklarını iddia ediyorlar. Ülkeleri ise şu dört başlıkta değerlendiriyorlar: 1. Ekonomik yapı, ekonomi politikaları ve ekonomik sosyal adalet; 2. Hukuk sistemi ve devlet yönetimi; 3. İnsani ve siyasal haklar; 4. Yabancılarla İlişkiler (özellikle Müslüman olmayan topluluklarla). Araştırmanın detaylarını merak edenler yayınlanmış metne bakabilirler. Eleştirilere dönersek, bunların hiç biri Türkiye’nin bu dört alandaki durumundan bahsetmeyip bizi yine büyük resmi görmeye davet ediyorlar. Demek ki başka bir rahatsızlık var.</p>
<p>Endekse eleştiri yazanların kimisi yazarlarının İranlı olmasından, kimisi İsrail’in durumunun Türkiye’den üstte olmasından, kimisi de Washington merkezli bir çalışmanın nasıl bir proje olacağından dem vuruyor. Rahman ve Askari araştırmaları sonucunda Kuran’dan ve İslam peygamberi Hz. Muhammed’in Sünnetinden açıkça iki temel ilke elde edildiğini yazıyor: <strong>adalet</strong> ve <strong>eşitlik</strong>. Endeksi bir kenara bırakıp gelin kendimizi adalet ve eşitlik aynalarında değerlendirelim. Kendimize bir soralım bakalım sosyal refah toplumun tüm kesimlerine eşit dağılıyor mu? İşçinin İslamî düstura göre “teri kurumadan” ödenmesi gereken hak kendisine ödeniyor mu? Diri diri toprağa gömülen kadınlara hakkını veren İslam dinine mensup İslam ülkeleri kadını yaşatabiliyor mu? Fakir zenginden hakkını alabiliyor mu? Zengin malında, makamında, servetinde fakirin de hakkı olduğunu görüyor mu? Vahşi kapitalist politikalara, faize, kayırmacılığa, haksız rekabete dur diyecek mekanizmalarımız var mı? Ve daha pek çok soru. Endeks üzerine eleştirilerin hiçbirinin bu konulara dokunmaması kendilerini asıl rahatsız edenin bunlar olmadığını düşündürüyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-39193" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/turkiyenin-islama-en-uygun-yasayan-ulkeler-arasinda-95-sirada-yer-aldigi-iddiasi-640x299.jpg" alt="" width="492" height="230" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/turkiyenin-islama-en-uygun-yasayan-ulkeler-arasinda-95-sirada-yer-aldigi-iddiasi-640x299.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/turkiyenin-islama-en-uygun-yasayan-ulkeler-arasinda-95-sirada-yer-aldigi-iddiasi.jpg 750w" sizes="(max-width: 492px) 100vw, 492px" />Endeksler, yüzdeler, sıra numaraları ve sayısal değerler kültürel, siyasal, ekonomik ve sosyal yapıyı anlamada tek başına yeterli değildir dersek, anlamamıza yardımcı olmak için bir bir tekil küçük örneklere bakmamız anlamlı olacaktır. Bu haberi okuduğumda aklıma ilk gelen şey İsveç’te yaptığım yüksek lisans çalışmam oldu. İsveç, endekse göre ilk üçte yer alan bir ülke ve ben yüksek lisansta İsveç’teki Türkiye’den göçenlerin kurduğu camilerde üç ay süreyle görüşmeler yapmıştım. Darül harb ve darül İslam tartışmaları ekseninde Müslümanların kendilerini İsveç’te ne derece rahat, dini yaşantıda özgür ve kendilerine adaletle muamele edildiği konusunda tatmin olmuş hissettiklerini araştırıyordum. Cemaat İsveç’te Müslüman oldukları için herhangi bir hak ihlaline uğramayacakları konusunda emin konuşuyorlardı. Dahası kanunlara güveniyorlardı. Kendilerini İsveç siyasal ve sosyal yaşantısında rahatlıkla temsil edebildiklerini anlatıyorlardı. Tam o günlerde İsveç’te başörtüsü nedeniyle ayrımcılığa uğrayan bir öğretmen vakası medyaya yansımıştı. Başörtülü olduğu anlaşılınca işe alınmaktan vazgeçilen öğretmen mağduriyetini ispat edince okuldaki işi almıştı ve ona bu muameleyi yapan okul idarecisi görevden alınmıştı. Gittiğim her camide bu örneği anlatarak kendilerince meseleyi ispat etmeye çalışıyorlardı. Şimdi hâlâ “bu endeksin neyi var ki İsveç’i başta gösterip bizi çok aşağılarda gösteriyor” diye soruyorsak, gelin ülkemizde Gayrimüslimlerin, yabancıların ve göçmenlerin hak ihlaline uğradığında neler yaşadıklarına bakalım. Yakın tarihimizdeki en kara leke olarak yılan hikayesine çevrilen Hrant Dink davasından başlayıp, göz altında öldürülen Festus Okey’in on yıl sonra başa dönen davasına, “Fatih’i Suriyelilere teslim etmeyeceğim!” seçim pankartlarına, el konulan vakıf mallarına, varlık vergilerine ve daha nice yaşanmışlıklarımıza bakalım. Bunlar İslam&#8217;ın iki temel sütunu olan eşitlik ve adalet sütunlarından tam olarak hangisine dahil edilebilir? Endeksin değerlendirmelerini bu süzgeçten geçirdiniz mi hiç?</p>
<p>İkinci bir örnek olarak aklıma 2010’da ABD’de New Jersey şehrinde karşılaştığım İspanyol Müslüman bir kadın geldi. Kadın Müslüman olmuş ve bir Türk ile evlenmişti. 11 Eylül’den sonra ABD’de Müslümanlar için zorlukların arttığını düşünerek Türk eşi ile birlikte çocuklarını alıp Türkiye’ye yerleşmeye karar vermişlerdi. “Çocukların İslami bir ülkede büyümesi onlar için daha iyi olur diye düşündük” diyordu. Bu saikle geldikleri Türkiye’de Ankara’ya yerleşmişler ve daha en baştan geliş sebepleri olduğu üzere çocuklarına istedikleri gibi bir dini eğitim aldıramamışlardı. Çünkü zorunlu din dersi dışında dini bir eğitim mümkün değildi. İspanyol kadın İslam’a girdikten sonra siyah başörtüsü ve pardesü ile örtünüyordu ve bu nedenle her yerde tepkilerle karşılaşmıştı. Aile içinde bile “nedir bu siyahlar, çıkarsana, bizim gibi örtün” demişlerdi. Sokakta hiç tanımadığı kişilerin kendisine laf ettiğini, resmi kurumlarda yabancı olarak hiç de iyi muamele göremediğini bir bir anlattığında iki Türk kadın olarak biz onun yaşadığı zorlukları anlayabilmiştik. Böyle zorlu geçen bir yılın sonunda her şeye rağmen ABD’de İslam’ı daha rahat yaşadıklarına karar verip geri dönmüşlerdi. Çünkü bu ülkede ana akım devlet söylemi dışında Müslüman olarak da kendinizi özgürce ifade etme hakkınız çok kolay ihlal edilebiliyor. Yakın geçmişimizdeki başörtüsü yasakları yüzünden okullarından ve işlerinden atılıp hayatları sekteye uğratılan binlerce kadın bu devlet söyleminin baskıcılığının nelere varabileceğinin göstermektedir. Evet, bugün başörtüsü yasakları konusunda ciddi bir serbestlik söz konusudur. Fakat öncelikle başörtülü kadınların herhangi bir iktidar değişikliğinde tekrar haklarının gasp edilip kapının önüne konmama garantisi yok. İkinci olarak da kadın üzerindeki kontrol mekanizmaları her durumda ciddi şekilde işliyor. Bugün devlet kurumlarında önceden başörtülü olup da artık başını örtmemeyi seçen kadınların türlü dışlanma, kademe düşürülme ve yok sayılma muamelelerine maruz kaldığı yer de yine bizim güzel ülkemizdir. Bununla da yüzleşmemiz gerekiyor.</p>
<p>Bugün Türkiye’de din ile ahlakın bağının aşındığına şahit olmaktayız. Dindar olmanın başını örtmek, namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek gibi bireysel hak ve yükümlülüklerle ilişkilendirildiği, kamusal yozlaşmaya neden olacak faizin, eşitsiz ekonomik bölüşümün, yalanın, yolsuzluğun ve hak yemenin yani ahlaki konuların hiçbir değerlendirme kriterimize girmediği günleri yaşıyoruz. İşçisinin sigortasını yapmayan, yapsa da en düşükten prim ödemeyi marifet sanan, vergi kaçırmakta hiçbir beis görmeyen ya da maaşları düzenli ödemeyip işçisini mağdur eden Müslüman iş adamının değil de başörtüsünü çıkaran Müslüman iş kadınının dini ifsat ettiğini düşünmemiz ahlak ile dinin bağının koparıldığının en güzel ve yaygın örneklerinden biridir. Ya da üzerindeki malları –kızlar hak almasın- diye ölmeden önce erkek evlatlarının üzerine geçiren hacı amcanın günde beş vakit namaz kılmasını cennete gitmek için yeterli görmesinin çok yaygın bir tutum olması… Her türlü Müslüman tezahürün dışlanıp devlet kurumlarından uzaklaştırıldığı 28 Şubat süreci sonunda bu ambargoyu kıran Müslümanların uzun yıllar iktidar olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bu süreç sonunda eşitlik ve adalet gibi temel İslami değerlerin yayılmasını beklerken, siyasal, ekonomik ve sosyal kurumlarında yolsuzluğun, kayırmacılığın ve kadrolaşmanın genel-geçer kural olduğu bir yapının sürdürüldüğünü görüyoruz. Bu konuda içeriden ve dışarıdan her türlü eleştiride büyük resmi görememekle ya da vizyonsuzlukla suçlanıyoruz. Ama belki de asıl gözden kaçırdığımız o tek tek birikip çığ olan küçük resimlerdir. Belki de küçük resimleri umursamadığımız için böyle kötü bir tabloyla karşı karşıya kalıyoruz. Bir de böyle düşünelim.</p>
<p><strong>Kaynakça:</strong></p>
<ol>
<li>Rahman, S.S. ve Askari, H. (2010). How Islamic are Islamic Countries? (Müslüman Ülkeler Ne Kadar İslami?), Global Economy Journal, volume 10, issue 2.</li>
<li>Akbulut, N. (2006). Islam Abroad: Turkish Muslims in Sweden (Yurtdışında İslam: İsveç’te Türk Müslümanlar). Dalarna Üniversitesi, Avrupa Siyaset Sosyolojisi Yüksek Lisans Programı. (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi).</li>
</ol>
<p>“Festus Okey davası 11 yıl sonra silbaştan”, 28.05.2019’da erişildi: <a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/festus-okey-davasi-11-yil-sonra-silbastan-40984350">http://www.hurriyet.com.tr/gundem/festus-okey-davasi-11-yil-sonra-silbastan-40984350</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/29/muslumanda-islam-endeksi/">Müslüman’da İslam Endeksi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;4 Parti, Kadınları Seçilme İhtimali Az Olan Yerlerden Aday Gösterdi&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/09/4-parti-kadinlari-secilme-ihtimali-az-olan-yerlerden-aday-gosterdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jan 2019 14:05:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet ve Kadın Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[yerel seçim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34120</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eşitlik, Adalet ve Kadın Platformu: Partiler, yerel yönetim seçimlerinde kadınları yine göz ardı etti. 31 Mart'ta yapılacak yerel seçim yaklaşırken, partilerin aday listeleri de yavaş yavaş netleşmeye başladı. Listelerdeki kadın oranlarını inceleyen Eşitlik, Adalet ve Kadın Platformu, cinsiyet eşitliğine ilişkin karamsar bir tablo ortaya çıktığını belirtti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/09/4-parti-kadinlari-secilme-ihtimali-az-olan-yerlerden-aday-gosterdi/">&#8220;4 Parti, Kadınları Seçilme İhtimali Az Olan Yerlerden Aday Gösterdi&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eşitlik, Adalet ve Kadın Platformu&#8217;nun paylaştığı verilere göre AKP&#8217;nin açıkladığı 155 belediye başkan adayından 12 tanesi, CHP&#8217;nin 628 adayından 29&#8217;u, MHP&#8217;nin 410 adayından yalnızca 11&#8217;i, İyi Parti&#8217;nin de 114 adayından 4&#8217;ü kadın. HDP ise henüz adaylarını açıklamadı. Kadınların aday gösterildiği ilçelerin 2014 yerel seçim sonuçlarına bakıldığında, partilerin çoğunlukla seçilme şansının az olduğu ilçelerde kadınları aday gösterdiği göze çarpıyor.</p>
<p>Platform, yerel seçimde kadın adaylarla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:</p>
<p>Yerel yönetimlerin belirleneceği seçime üç aydan az bir zaman kaldı. Partiler aday listelerini tamamlarken kadın adayların azlığı dikkat çekti. Dünya Ekonomik Forumu&#8217;nun açıkladığı 2018 Cinsiyet Eşitliği Raporu&#8217;na göre Türkiye, kadının siyasete katılımı konusunda 149 ülke arasında 113&#8217;üncü sırada. Açıklanan adaylara bakıldığında bu sıralamada olumlu bir gelişme yaşanmayacak gibi görünüyor.</p>
<h3>İllerde kadınların adı neredeyse hiç geçmiyor</h3>
<p>AKP&#8217;nin 75 ilde açıkladığı belediye başkan adaylarının sadece bir tanesi kadın; Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Fatma Şahin. Aynı tablo CHP&#8217;de de hâkim, açıklanan 44 ilde sadece Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu önümüzdeki beş yıllık dönem için de aday olarak gösterildi. MHP&#8217;de de durum farklı değil. 36 ilde açıklanan belediye başkan adaylarının sadece 3 tanesi kadın; Tunceli Belediye Başkan Adayı Mücella Saler, Şırnak Belediye Başkan Adayı Bahar Cavlak ve Nevşehir Belediye Başkan Adayı Filiz Kılıç. İYİ Parti&#8217;de ise açıklanan 22 ilde hiç kadın aday bulunmuyor.</p>
<h3>Üç partide de kadın adayların oranı yüzde 10&#8217;nun altında</h3>
<p>AKP, İstanbul, İzmir ve Ankara&#8217;da toplam 80 ilçenin adaylarını açıkladı. Bu 80 adayın arasında sadece 11 kadın aday bulunuyor. Toplama baktığımızda, açıklanan 155 belediye başkan adayının 12 tanesi, yani yüzde 7,7&#8217;si kadın. Geri kalan adayların açıklanmasıyla bu oranın yüzde 5&#8217;lere gerilemesi bekleniyor.</p>
<p>CHP&#8217;de açıklanan 585 ilçe belediye başkan adayı içindeki kadın sayısı ise 28. Toplama baktığımızda, tüzüğünde cinsiyet kotasını yüzde 33&#8217;e çıkaran CHP&#8217;nin açıkladığı 628 belediye başkanının 29 tanesinin, yani sadece yüzde 4,6&#8217;sının kadın olduğu görülüyor. Üç büyük şehirdeki adayların belirlenmesiyle bu oranın yükseleceği öngörülüyor.</p>
<p>MHP&#8217;deki kadın aday sayısı ise en düşük seviyede. 576 ilçe belediye başkan adayından yalnızca 11&#8217;i kadın olan MHP aday listesinde toplamda 612 belediye başkan adayının ismi netleşmiş oldu. 14 kadın adayla MHP&#8217;li kadınlar yüzde 2,2&#8217;de kaldı.</p>
<p>İYİ Parti&#8217;de ise şimdiye kadar açıklanan adaylar için tablo şöyle: 92 ilçe belediye başkan adayı içindeki kadın sayısı 4. Toplama baktığımızda, 114 belediye başkanının 4 tanesi, yani sadece yüzde 3.5&#8217;i kadın. Saadet Partisi&#8217;nde açıklanan 70 il ve ilçe belediye başkan adaylarının arasında ise sadece bir kadın bulunuyor.</p>
<p>Haberin tamamı için <a href="http://t24.com.tr/haber/4-parti-kadinlari-secilme-ihtimali-az-olan-yerlerden-aday-gosterdi,794370" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız</a>.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/09/4-parti-kadinlari-secilme-ihtimali-az-olan-yerlerden-aday-gosterdi/">&#8220;4 Parti, Kadınları Seçilme İhtimali Az Olan Yerlerden Aday Gösterdi&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Film Fonu 2018 İkinci Başvuru Dönemi Başladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/13/yeni-film-fonu-2018-ikinci-basvuru-donemi-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Sep 2018 11:45:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Film Fonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30460</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anadolu Kültür ve !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali ortaklığıyla kurulan ve değişime yol açan, insan haklarını, eşitlik ve özgürlüğü ilke edinen belgesel filmlere destek veren Yeni Film Fonu'nun 2018 ikinci başvuru dönemi başladı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/13/yeni-film-fonu-2018-ikinci-basvuru-donemi-basladi/">Yeni Film Fonu 2018 İkinci Başvuru Dönemi Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başvurular 05 Eylül &#8211; 15 Ekim 2018 tarihleri arasında <a href="http://www.yenifilmfonu.org/tr/basvuru-formu" target="_blank" rel="noopener">http://www.yenifilmfonu.org/tr/basvuru-formu</a> adresinden gerçekleştirilebilecek.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-30461" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/unnamed-16-640x908.jpg" alt="" width="640" height="908" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/unnamed-16-640x908.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/unnamed-16-610x865.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/unnamed-16-320x454.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/unnamed-16.jpg 874w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Başvuru Koşulları için lütfen <a href="http://www.yenifilmfonu.org/tr/basvuru-kosullari" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız. </a></p>
<p>Kaynak: <a href="http://stgm.org.tr/tr/icerik/detay/yeni-film-fonu-2018-ikinci-basvuru-donemi-basladi" target="_blank" rel="noopener">STGM</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/13/yeni-film-fonu-2018-ikinci-basvuru-donemi-basladi/">Yeni Film Fonu 2018 İkinci Başvuru Dönemi Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eşitlik, Adalet, Kadın Zirvesi: Ataerkillik İslam&#8217;ın getirdiği bir düzen değildir</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/01/esitlik-adalet-kadin-zirvesi-ataerkillik-islamin-getirdigi-bir-duzen-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2017 10:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet ve Kadın Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Cihangir İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Bostan Ünsal]]></category>
		<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Atalar]]></category>
		<category><![CDATA[Rümeysa Çamdereli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20555</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumsal cinsiyet eşitliği hakkında düşünen herkesi bir araya getirerek dayanışma zeminini güçlendirmeyi hedefleyen Eşitlik, Adalet ve Kadın Zirvesi&#8217;nde İslam&#8217;ın eşitliğe yönelik yorumları konuşuldu. Moderatörlüğünü Deniz Bayramoğlu&#8217;nun yaptığı “İslamın eşitlikçi yorumları ve toplumsal cinsiyet” oturumuna Fatma Bostan Ünsal, Cihangir İslam, Ömer Atalar ve Rümeysa Çamdereli konuşmacı olarak katıldı.* Teorik bir eşitlikten bahsetmenin yeterli olmadığını vurgulayan Siyasetçi ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/01/esitlik-adalet-kadin-zirvesi-ataerkillik-islamin-getirdigi-bir-duzen-degildir/">Eşitlik, Adalet, Kadın Zirvesi: Ataerkillik İslam&#8217;ın getirdiği bir düzen değildir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Toplumsal cinsiyet eşitliği hakkında düşünen herkesi bir araya getirerek dayanışma zeminini güçlendirmeyi hedefleyen Eşitlik, Adalet ve Kadın Zirvesi&#8217;nde İslam&#8217;ın eşitliğe yönelik yorumları konuşuldu.</strong></p>
<p>Moderatörlüğünü Deniz Bayramoğlu&#8217;nun yaptığı “İslamın eşitlikçi yorumları ve toplumsal cinsiyet” oturumuna Fatma Bostan Ünsal, Cihangir İslam, Ömer Atalar ve Rümeysa Çamdereli konuşmacı olarak katıldı.<strong>*</strong></p>
<p>Teorik bir eşitlikten bahsetmenin yeterli olmadığını vurgulayan <strong>Siyasetçi ve İnsan Hakları Aktivisti Fatma Bostan Ünsal</strong>, “Teorik bir eşitlikten bahsetmek yeterli değildir. Kur&#8217;an psikolojik ve hukuki olarak kadınları cesaretlendirir. Şu anki haliyle İslam kendi çıktığı halinden çok uzaklaşmış durumda. Kadının çalışmasını ailenin yapısını bozan bir unsur gibi göstermeye çalışıyorlar, halbuki Kuran&#8217;da ‘Hür kadınlarla evlenin&#8217; diye emredilir. İslam&#8217;da hakikat kurucu olarak kadının kendisini görüyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Kadın mücadelesi ideolojiler üstü olmayı bu zamana kadar çok güzel başarmıştır”</strong><br />
Müslüman bir müzisyen kadın olarak çok fazla tepki çektiğini belirten <strong>Rümeysa Çamdereli </strong>“Müziğe başladığımda başıma gelenlerinin hepsini başörtülü olmama bağlıyordum, feminizm okumaları yapmaya başladığımda bu tepkilerin kadın olduğum için geldiğini anladım. Kadın mücadelesi ideolojiler üstü olmayı bu zamana kadar çok güzel başarmıştır. Bu nedenle farklılıklar ve bir arada durma konusunu en iyisi kadınlar başaracaklardır” dedi.</p>
<p>Konuşmasında saha çalışmalarından anekdotlar paylaşan <strong>İnsan Hakları Savunucusu Ömer Atalar</strong>, ”Üç norm kaynağından bahsederiz; en dar haliyle hukuk, sonra din ve en geniş olanı ahlak. Biz şu anda ahlak konusunda bile ortaklaşma sorunu yaşıyoruz. Halbuki bir insanı dost kılan şey siyasi düşüncesi ya da sınıfı değildir. Yeterince iyi Müslüman, yeterince iyi Ateist, yeterince iyi Türk, iyi Çerkes bir araya gelirse adaletsizlik ve eşitsizliğe karşı başarı şansımız artar” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Biz, eşitliği kurabilme yetisine sahibiz</strong><br />
“Ataerkillik İslam&#8217;ın getirdiği bir şey değildir, tüm dünyadaki mülklerin yüzde 96&#8217;sı erkeklere aittir. Sadece Müslüman toplumlarda değil en çağdaş bildiğimiz batı toplumlarında da böyledir.” diye konuşan <strong>Akademisyen ve Siyasetçi Cihangir İslam</strong>, “Hayata baktığımızda doğadan bir anlam çıkartacak olursak, doğada sadece olgular vardır. Aslanın ceylanı yemesini günah, ayıp, ahlaksız diye niteleyemeyiz. Doğada iyi diye bir kavram yok, ama biz insanlarda var. Biz eşitliği kurabilme yetisine sahibiz. İnsan etik ve estetik anlayışla bunu geliştirebilir” dedi.</p>
<p><strong>*</strong>Eşitlik, Adalet, Kadın Zirvesi Basın Bülteni</p>
<p><strong>Eşitlik, Adalet, Kadın Zirvesi Hakkında</strong><br />
Kadınların eşitlik ve adalet sorununun derinlemesine tartışılacağı Eşitlik, Adalet, Kadın Zirvesi 30 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında WOW İstanbul&#8217;da gerçekleştirilecek. Zirveye her kesimden kadın sivil toplum örgütleri, bağımsız aktivistler, politikacılar, akademisyenler ve medya temsilcileri konuşmacı olarak katılacak. Tüm katılımcıların aktif katkıları ile ortak akıl yakalanarak geleceğe dönük etkin örgütlenme yolları aranacak. Zirve oturumları sırasında oluşan politik taleplerin etkin bir şekilde karar alıcı ve uygulayıcılarla toplumun her kesimine ulaşması için bir iletişim süreci yürütülecek. <a href="http://lnk.marjinal.com.tr/wf/click?upn=YtQdv9Fq-2B4KdOqLEftvE02b1cBKLgpylqZL8tWSNy8IAJqNMj5FpeeaZ3C6VwtaO_yvBYfsilmQIXGZ5wsaRTiHPlLmFWGBK0Bl4b-2BPaebzhRIZa-2BqlvfwFwNiTPCEOo3nskFjl7BWHb77ekaMuKWEDxoMJ2ekVICVK6Zjadpuu-2F1PSMRblCcQhORj2LffPbBx6NVrHh1eR0KlwydG0fr1Hc5yYfC9RkeoVVo32vvdX-2FAZE5SdmqAObPGLFCSg6-2F6Q4uvy6-2F-2FmmzqQRpK4gq8OsaKBIs86r0DQhoVSd1h4LlUr6w5V1iL5rMoQ-2BXAzJTh-2Fmfx8rU7GvOuR63IBKZ4dxCWruT5JtSJX8UHp2UZSbJ5h7YKbyiUi7As8P8puAEGxzL8s-2BxM3SnUgvlu8inPnesxeqH8hvnO6Ln4ljAnmNRrU7K86brSc8hi93P-2FofA1g9F93KbHOqr-2FCQbP-2B9zElyZmVJU8JUrlQHAE-2FlXqZYY-3D" target="_blank" rel="noopener noreferrer">www.kadinzirvesi.org</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/01/esitlik-adalet-kadin-zirvesi-ataerkillik-islamin-getirdigi-bir-duzen-degildir/">Eşitlik, Adalet, Kadın Zirvesi: Ataerkillik İslam&#8217;ın getirdiği bir düzen değildir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Eşitlik, Adalet ve Kadın Zirvesi&#8217; toplanıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/07/esitlik-adalet-kadin-zirvesi-toplaniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Nov 2017 07:28:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet ve Kadın Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Arman]]></category>
		<category><![CDATA[Cihangir İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Bostan Ünsal]]></category>
		<category><![CDATA[Fatmagül Berktay]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Nevşin Mengü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19915</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8216;Eşitlik, Adalet ve Kadın Zirvesi&#8217; 30 Kasım&#8217;da&#8230; Zirveye çok sayıda kadın hareketi temsilcisi katılacak. Kadınların eşitlik ve adalet mücadelesine odaklı sivil toplum kuruluşları, 30 Kasım-1 Aralık tarihlerinde yapılacak “Eşitlik Adalet ve Kadın Zirvesi”nde bir araya geliyor. Zirvenin katılımcıları arasında, gazeteciler, siyasetçiler, kadın mücadelesi yürütenler, akademisyenler yer alıyor. Zirve düzenleyicileri “Neden Eşitlik, Adalet, Kadın Zirvesi” sorusuna [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/07/esitlik-adalet-kadin-zirvesi-toplaniyor/">&#8216;Eşitlik, Adalet ve Kadın Zirvesi&#8217; toplanıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8216;Eşitlik, Adalet ve Kadın Zirvesi&#8217; 30 Kasım&#8217;da&#8230; Zirveye çok sayıda kadın hareketi temsilcisi katılacak.</strong></p>
<p>Kadınların eşitlik ve adalet mücadelesine odaklı sivil toplum kuruluşları, 30 Kasım-1 Aralık tarihlerinde yapılacak “Eşitlik Adalet ve Kadın Zirvesi”nde bir araya geliyor. Zirvenin katılımcıları arasında, gazeteciler, siyasetçiler, kadın mücadelesi yürütenler, akademisyenler yer alıyor.</p>
<p>Zirve düzenleyicileri “Neden Eşitlik, Adalet, Kadın Zirvesi” sorusuna “Çünkü, kadınların eşitlik ve adalet mücadelesi bütün toplumun eşitlik ve adalet mücadelesidir.” cevabını veriyor.</p>
<p><strong>‘ÖZGÜR KAMUSAL ALANIN YOKLUĞUNDA DEMOKRASİDEN SÖZ EDİLEMEZ’</strong></p>
<p>Etkinliğin duyuru metninde artan eşitsizlikten en çok kadınlar zarar gördüğü ve adaletin çiğnenmesinden en çok kadınların etkilendiği söyleniyor. Militarizm ve otoriterlikten beslenen bu şiddet hayatın her alanına yayıldığı vurgulanıyor. Çağrı metninde özgür kamusal alanın yok olduğu, eşitlik ve adaleti savunan kadın sivil toplum örgütlerinin etkilerini kaybettiği; şiddetin, militarizmin, otoriterliğin kol gezdiği bir ortamda demokrasiden bahsedilemeyeceği ifade ediliyor.</p>
<p>Zirvenin organizasyon komitesinde Bertil Emrah Oder, Çiğdem Aydın, Emel Armutçu, Fatma Köse, Fatmagül Berktay, Gülseren Onanç (Küratör), Hülya Gülbahar, Meral Tamer, Müjgan Suver, Nuray Özbay, Sensiz Olmaz Takımı, Sevgi Uçan Çubukçu, Tijen Mergen, Yasemin Bektaş ve Zeynep Alemdar gibi isimler yer alıyor.</p>
<p><strong>PROGRAM:</strong><br />
<strong>30 Kasım 2017 Perşembe</strong><br />
Açılış<br />
10:00-10:30<br />
Eşitlik Olmadan Adalet Olmaz<br />
10:30-12.00<br />
Nevşin Mengü (moderatör)-Bertil Emrah Oder-Fatmagül Berktay-Necmiye Alpay<br />
Eşitlik ve Adalet Arayışında Liderlik<br />
12:00-13:30<br />
Ayşe Arman (moderatör)-Kemal Kılıçdaroğlu<br />
İslamın Eşitlikçi Yorumları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği<br />
14:30-16:00<br />
Deniz Bayramoğlu (moderatör)-Fatma Bostan Ünsal-Cihangir İslam-Hüseyin Sarıgül<br />
Kadına Yönelik Şiddet Nedenleri ve Sonuçları<br />
14:30-16:00<br />
Semiha Öztürk (moderatör)-Hülya Gülbahar-Gülsüm Kav-Sevgi Çubukçu<br />
Evrensel Haklarımızdan Hukukta Ne kadar Geriye Gittik?<br />
16:30-18:00<br />
Özlem Gürses (moderatör)-Nazan Moroğlu-Canan Güllü-Şehnaz Kıymaz Bahçeci<br />
Sosyal Devlet Eşitlik ve Adalet<br />
16:30-18:00<br />
Ahu Özyurt (moderatör)-Ayşe Buğra-Selin Sayek Böke-İpek İlkkaracan<br />
————-<br />
<strong>1 Aralık 2017 Cuma</strong><br />
10:30-12:00<br />
Eşitlik ve Adalet için Yerel Yönetim<br />
Şirin Payzın (moderatör)-Özlem Çerçioğlu-Handan Toprak-Yılmaz Büyükerşen-Bülent Kerimoğlu<br />
Eşitlik ve Adalet için Kadın Politikacılar<br />
10:30 -12:00<br />
Nevşin Mengü (moderatör)-Meral Danış Beştaş-Candan Yüceer-Gönül Saray-Önay Alpago<br />
Eşitlik ve Adalet için Örgütlenme Çalıştayı<br />
14:30-17:30<br />
Eşitlik ve Adalet için örgütlerin ortak gelecek arayış<br />
Konser<br />
18:00<br />
Ayrıntılı bilgi ve kayıt için: <a href="https://www.kadinzirvesi.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">kadinzirvesi</a></p>
<p>Kaynak<a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/turkiye/2017/11/07/esitlik-adalet-ve-kadin-zirvesi-toplaniyor/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">:gazeteduvar</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/07/esitlik-adalet-kadin-zirvesi-toplaniyor/">&#8216;Eşitlik, Adalet ve Kadın Zirvesi&#8217; toplanıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cinsiyetsiz pasaportlar Kanada’da tanıtılacak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/31/cinsiyetsiz-pasaportlar-kanadada-tanitilacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 May 2017 10:10:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[Jody Wilson-Raybould]]></category>
		<category><![CDATA[Kanada]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15267</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanada hükümeti, pasaporttaki cinsiyet politikalarını yeniliyor. Kendini kadın veya erkek olarak tanımlamayan vatandaşlar için cinsiyet kısmının boş olacağı pasaportlar geliyor. Yeni tasarıyla birlikte kişiler isterlerse “kadın” ve “erkek” opsiyonunu seçmek zorunda kalmadan cinsiyetsiz pasaportlarıyla seyahat edebilecekler. Ülkenin Adalet Bakanı Jody Wilson-Raybould, yeni gelişmenin önemli bulduğunu ancak eşitlik sağlamak için yapılması gereken daha çok şey olduğunu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/31/cinsiyetsiz-pasaportlar-kanadada-tanitilacak/">Cinsiyetsiz pasaportlar Kanada’da tanıtılacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanada hükümeti, pasaporttaki cinsiyet politikalarını yeniliyor. Kendini kadın veya erkek olarak tanımlamayan vatandaşlar için cinsiyet kısmının boş olacağı pasaportlar geliyor.</p>
<p>Yeni tasarıyla birlikte kişiler isterlerse “kadın” ve “erkek” opsiyonunu seçmek zorunda kalmadan cinsiyetsiz pasaportlarıyla seyahat edebilecekler.</p>
<p>Ülkenin Adalet Bakanı Jody Wilson-Raybould, yeni gelişmenin önemli bulduğunu ancak eşitlik sağlamak için yapılması gereken daha çok şey olduğunu vurguladı.</p>
<h3>Sınır belgelerinde de cinsiyetsiz seçenek mevcut</h3>
<p>Kanada, yabancı ziyaretçilerin kendilerini bir cinsiyette tanımlamak zorunda olmadığı ülkeler arasında. Ekim 2016’dan bu yana ziyaretçiler “kadın” ve “erkek” dışında üçüncü bir seçenek olarak cinsiyet ibaresinin boş bırakabiliyorlar.</p>
<p><a href="http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=23886" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kaynak</a></p>
<div></div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/31/cinsiyetsiz-pasaportlar-kanadada-tanitilacak/">Cinsiyetsiz pasaportlar Kanada’da tanıtılacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
