<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erkek Şiddeti arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/erkek-siddeti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/erkek-siddeti/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 Feb 2022 12:52:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Erkek Şiddeti arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/erkek-siddeti/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;9 Yıl Babamın Cinsel İstismarına Uğradım;&#8217;  Verilen Hapis Cezasına Rağmen Sanık Tutuklu Değil</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/07/9-yil-babamin-cinsel-istismarina-ugradim-verilen-hapis-cezasina-ragmen-sanik-tutuklu-degil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurcan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Dec 2021 13:48:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[BİMER]]></category>
		<category><![CDATA[CİMER]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel İstismar]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76216</guid>

					<description><![CDATA[<p>8 yaşından 17 yaşına kadar öz babası tarafından cinsel istismara maruz kalan A.A, yıllardır hukuk mücadelesi veriyor. Uzun bir terapi sürecinden sonra babasına dava açmaya karar veren A.A, 'Ben 9 yıl öz babamın cinsel istismarına uğradım; yasalar ona 13 yıl ceza verdi. Şimdi o elini kolunu sallayarak geziyor.' diyerek yetkililere seslendi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/07/9-yil-babamin-cinsel-istismarina-ugradim-verilen-hapis-cezasina-ragmen-sanik-tutuklu-degil/">&#8216;9 Yıl Babamın Cinsel İstismarına Uğradım;&#8217; &lt;br&gt; Verilen Hapis Cezasına Rağmen Sanık Tutuklu Değil</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Bianet</span><span style="font-weight: 400;">’</span><span style="font-weight: 400;">in </span><span style="font-weight: 400;">‘</span><span style="font-weight: 400;">Erkek Şiddeti Çetelesi</span><span style="font-weight: 400;">’</span><span style="font-weight: 400;">ne göre, 2021 yılının ilk on ayında en az 160 çocuk, erkeklerin cinsel istismarına uğradı. Okuyacağınız bu haberde yıllar önce istismara uğrayan bir kız çocuğunun yıllar sonra verdiği hukuk mücadelesi anlatacağız. Dileriz adalet daha fazla geç gelmez!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uşak</span><span style="font-weight: 400;">’</span><span style="font-weight: 400;">ta, 8 yaşından 17 yaşına kadar öz babası tarafından cinsel istismara maruz kalan A.A, aldığı terapiler neticesinde cesaretini toplayarak 26 yaşında dava açmaya karar veriyor. Mayıs 2016 yılından beri adaletin tecelli etmesini bekleyen A.A. ile istinaf sürecini tamamlayan ve yargıtay aşmasında olan dava sürecini ve bu süreçte verdiği mücadeleyi konuştuk. </span></p>
<h5><b>&#8216;Annem İnanmadı, Beni Tehdit Etti&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Dava açmaya karar verme sürecinin hiç kolay olmadığını belirten A.A yaşadıklarını şöyle anlattı: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“9 yıl boyunca babamın cinsel istismarına maruz kaldım ve bu süre boyunca öz annem dahil kimse bana inanmadı. Annem , ‘Şikayetçi olursan bize kim bakacak karnımızı kim doyuracak?’ ‘Kızlığın mı bozuldu, gebe mi kaldın sanki, ne var bunda bu kadar büyütülecek?&#8217; gibi sözlerle bana inanmadığı gibi şikayetçi olursam iftira attığımı, başkasıyla birlikte olduğumu ve babama iftira attığımı söylemekle tehdit etti. Sadece erkek kardeşim benim yanımda oldu hep, çünkü o zaten yaşadıklarıma şahitti. Mahkemede de birinci derece görgü şahidi oldu.”</span></p>
<figure id="attachment_76654" aria-describedby="caption-attachment-76654" style="width: 335px" class="wp-caption alignleft"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-76654" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/sendika-org-arsivi.jpg" alt="Sendika.org Arşivi" width="335" height="251" /><figcaption id="caption-attachment-76654" class="wp-caption-text">Sendika.org Arşivi</figcaption></figure>
<h5><b>&#8216;Uzun Bir terapi Sürecinden Sonra Dava Açmaya Karar Verdim&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">19 yaşına geldiğinde evlenerek baba evinden ayrılan A.A, “Yaşadığım istismarı hiç unutamadım. Evliliğimde de sorunlar yaşamaya başladım. Eşime karşı sürekli agresif tavırlar içindeydim. 2 kız çocuğu sahibi olduktan sonra kaygılarım iyice arttı ve eşimin de desteğiyle psikoloğa gitmeye karar verdim. Eşim yaşadıklarımı ve annem dahil kimse tarafından destek görmediğimi biliyordu. Uzun bir terapi sürecinden sonra dava açmaya karar verdim.” dedi.</span></p>
<h5><b>&#8216;İddianamenin Hazırlanması 20 Ay Sürdü&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">A.A, Mayıs 2016’da Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na suç duyurusunda bulunduktan 1 ay sonra babası tutuklanıyor. Babasının 6 ay tutuklu kaldıktan sonra denetimli serbestlik yasalarından faydalandığını belirten A.A şöyle devam etti: </span><span style="font-weight: 400;">“Her ne kadar suçu işlediğine dair deliller güçlü olsa da, ‘Hüküm yememiş birisini daha fazla hürriyetinden yoksun bırakamayız’ diye tahliye ettiler. İddianamenin hazırlanması 20 ay sürdü. Yine benim mücadelem sayesinde bu kadar sürdü diyebilirim. Gecikmeden dolayı BİMER&#8217;e ve CİMER&#8217;e şikayetlerde bulundum ama her defasında ‘Yargı bağımsızdır, bizim herhangi bir yaptırımımız olamaz’ şeklinde dönüş yapıldı.”</span></p>
<figure id="attachment_76655" aria-describedby="caption-attachment-76655" style="width: 357px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" class=" wp-image-76655" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/gulnaz-bingol.jpg" alt="Fotoğraf: Gülnaz Bingöl" width="357" height="238" /><figcaption id="caption-attachment-76655" class="wp-caption-text">Fotoğraf: Gülnaz Bingöl</figcaption></figure>
<h5><b>&#8216;Sesimi Duyurmak İçin Gazeteci Melis Alphan’a Ulaştım&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">“Ülkemizde hukukun gerçekten yavaş işlediğine şahit oldum. Baktım beklemekle olmuyor; sesimi duyurmak için sosyal medya üzerinden gazeteci Melis Alphan’a ulaştım. O dönem Hürriyet gazetesinde olan Melih Alphan bir cumartesi günü benim haberimi yaptı. Haberin gündem olmasıyla birlikte 1 gün sonra pazar günü resmi tatil olmasına rağmen Uşak Adliyesi&#8217;nden arandım. CİMER başvurumun incelendiğini ve iddianamenin hazırlandığı bilgisi verildi. Hemen sonraki gün de Nisan 2018’e dava günü verildi. Sonra hemen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı konuya müdahil oldu. Fakat çok bir katkısı olmadı. Bu süreçte birçok kadın sivil toplum örgütü davayı yakından takip etti. </span><span style="font-weight: 400;">Dava iki duruşma olarak görüldü. Nisan 2018’deki ilk duruşmada 13 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Fakat ‘hürriyetinden yoksun bırakmaktan’ beraat verildi. Hürriyetimden yoksun bırakmamış, aynı mülkü kullandığımız için herhangi bir yere kaçırıp, kapatmadığı için ‘hürriyetinden yoksun bırakmaya’ girmiyormuş. Bu durumdan faydalanmış. Cinsel istismar suçundan ise olayın işlendiği tarih baz alınarak o dönemin yasalarına göre en üst sınırdan ceza verildi. Biz karara itiraz ettik; 2 yıldan fazla istinaf mahkemesi sürdükten sonra Ekim 2021’de karar çıktı.&#8221;</span></p>
<h5><b>&#8216;Yasalar Böyle Olmamalı, Aklım Almıyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">“‘Hürriyetinden yoksun bırakmaya’ itiraz etmiştik, ‘Hürriyetinden yoksun bırakmamıştır, aynı mülkü kullanmıştır’ diyerek kabul edilmedi. Ben burada şunu anlamıyorum: Adam zaten aynı evde istediğini yapıyor, neden beni kaçırmak istesin ve başını belaya soksun ki? Üstelik benim kapıları kilitlediğim ve anahtarı bulup kapıların kilitlerini söktüğü davada yer almasına rağmen itirazımız reddedildi. Benim kendime oluşturduğum güvenli alanı ihlal etmesi de hürriyetten yoksun bırakmak değil mi?”</span></p>
<figure id="attachment_76656" aria-describedby="caption-attachment-76656" style="width: 307px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class=" wp-image-76656" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/serra-akcan.jpg" alt="Fotoğraf: Serra Akcan" width="307" height="205" /><figcaption id="caption-attachment-76656" class="wp-caption-text">Fotoğraf: Serra Akcan</figcaption></figure>
<h5><b>&#8216;Ona Bu Gücü Yasaları Uygulamayanlar Veriyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">“İkinci anlamadığım konu ise o zamanki yasalara göre ceza veriliyor. O dönem cezalar caydırıcı değildi demek ki şimdi cezalar artırıldı. Neden günümüze göre ceza verilmiyor. Böyle bir yasa olamaz, aklım almıyor. Hem yerel mahkeme hem de istinaf tarafından bana ‘evet sen haklısın, evet bu suçu işlemiştir, şüphemiz yoktur’ yanıtı verilmesine rağmen neden tutuklanmıyor? Ben 9 yıl öz babamın cinsel istismarına uğradım yasalar, 13 yıl ceza verdi. Şimdi o elini kolunu sallayarak geziyor. Nerede düğün dernek var hep orada. Herkese de ‘Ben suçlu olsam burada ne işim var?’ diyerek kendisine iftira attığımı söylüyormuş. Hala beni bu şekilde bile rahatsız etmeye çalışıyor. Ona bu gücü yasaları uygulamayanlar veriyor.”</span></p>
<h5><b>&#8216;Bu Korkunç Şeyi Yaşayan Kim Bilir Kaç Çocuk Var?&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">“Ben davayı açtığımda o evden ayrılmıştım ve istismar son bulmuştu ama benim gibi bu korkunç şeyi yaşayan kim bilir kaç tane çocuk var. Ve maalesef seslerini çıkaramıyorlar. Çünkü korkutuluyor ve susturuluyorlar. Hatta en yakınları tarafından susturuluyorlar. Benim annelik yanım ağır bastı ve şikayetçi oldum ama her anne benim gibi değil.”</span></p>
<figure id="attachment_76658" aria-describedby="caption-attachment-76658" style="width: 275px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-76658" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/sumeyye-kahraman-640x853.jpeg" alt="Sümeyye Kahraman | A.A’nın avukatı " width="275" height="366" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/sumeyye-kahraman-640x853.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/sumeyye-kahraman.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 275px) 100vw, 275px" /><figcaption id="caption-attachment-76658" class="wp-caption-text">Sümeyye Kahraman | A.A’nın avukatı</figcaption></figure>
<h5><b>&#8216;Verilen Hapis Cezasına Rağmen Sanık Tutuklu Değil&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">2016’da açılan davanın en başından beri A.A’nın avukatlığını yapan Sümeyye Kahraman dava açıldıktan sonraki süreci şöyle özetledi: </span><span style="font-weight: 400;">“Yerel Mahkeme tarafından sanık hakkında 13 yıl 6 ay cezalandırma kararı verilmişti. Biz verilen cezanın az olması sebebiyle itiraz ettik. Karşı tarafın avukatı da cezanın azaltılması ve beraat yönünde talepte bulunmuştu. Bölge Adliye Mahkemesi de cezayı onadı, şu an 13 yıl 6 ay hapis cezası var. İki tarafta temyiz isteminde bulunduğu için dosya şu an Yargıtay aşamasında. Yargıtay’dan olumsuz bir karar çıkacağını ummuyoruz. Zaten dava açıldıktan sonra 20 ay iddianamenin hazırlanmasını bekledik. Sonra yerel mahkeme aşamasında karar çıktıktan sonra istinaf aşamasında 3 yıl bekledi dosya. 11 Ekim 2021’de karar çıktı ve şimdi de Yargıtay aşaması derken bu süreç çok uzadı. Verilen hapis cezasına rağmen sanık tutuklu değil. Dışarda istediği gibi dolaşıyor olması müvekkilimi tedirgin ediyor.” </span></p>
<h5><b>&#8216;Cinsel Suç Davaları Daha Hızlı Sonuçlanmalı&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok uzun yargılama süreçlerini adalet sağlanmış olsa bile ‘geç gelen bir adalet’ olduğuna dikkat çeken avukat Sümeyye Kahraman, “Türkiye’de müvekkilim gibi bir çok kadın, mağdur. Çünkü yargılama süreci hem çok yavaş işliyor hem de çok uzun sürüyor. Bu kadar uzun sürmesi mağduriyeti daha da artırıyor. Cinsel suç davaları daha hızlı sonuçlanmalı. Bu tarz dosyalarda dava sürecinin hızlanması için çalışma yapılmalı. Hapis cezası olmasına rağmen sanık dışarıda dolaşıyor. Sonuçta bunu kızına yapan başka kadınlara neler yapar kim bilir?” dedi. </span></p>
<figure id="attachment_76657" aria-describedby="caption-attachment-76657" style="width: 253px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-76657" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/canan-tekin-cekicc-640x853.jpeg" alt="Canan Tekin Çekiç | Avukat " width="253" height="337" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/canan-tekin-cekicc-640x853.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/canan-tekin-cekicc.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 253px) 100vw, 253px" /><figcaption id="caption-attachment-76657" class="wp-caption-text">Canan Tekin Çekiç | Avukat</figcaption></figure>
<h5><b>&#8216;Hukukta Tutukluluk Tedbirdir&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">UCİM Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı İle Mücadele Derneği avukatlarından Canan Tekin Çekiç, A.A’nın yaşadığı dava sürecine dair değerlendirmelerde bulundu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cinsel istismar davalarında, istismarın devam etmemesi için verilen hükümle birlikte tutukluluğun devam etmesini vicdanen istediklerini belirten avukat Canan Tekin Çekiç, “Şu an tahliye olması bu cezayı çekmeyeceği anlamına gelmiyor. Hukukta tutukluluk bir tedbirdir. Bu tedbir tanığın kaçma şüphesi varsa, yerleşik bir ikamet sahibi değilse, delilleri karartma gibi bir şüphesi varsa mahkemeler tutukluluk tedbirine başvurabilirler. Yargıtay da istinaf gibi karar verir ve bu hükmü onaylarsa sanık cezasını çekecek” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu tarz davalarda Yargıtay büyük oranda üst mahkemelerin gördüğü, istinafın verdiği kararı onadığına vurgu yapan Tekin Çekiç, “Karar ancak dosyada ilk incelemeleri yapan yerel mahkemenin gözünden kaçan ve dosyanın seyrini değiştirecek çok önemli bir eksiklik tespit ederlerse ancak bozulur. Böyle olsa bile beraat gibi bir sonuç çıkmaz, eksikliğin giderilerek dosyanın devamına karar verilir” şeklinde konuştu. </span></p>
<h5><b>&#8216;Tutuksuz Yargılanan Sanıklar, Dışarıda Olduğu İçin </b><span style="font-weight: 400;">‘</span><b>Suçsuzum</b><span style="font-weight: 400;">’ </span><b>İmajı Yaratmaya Çalışır&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">“Cinsel istismar davalarında tutuksuz yargılanan sanıklar genelde, dışarda olduğu için ‘suçsuzum’ imajını yaratmaya çalışır” diyen avukat Tekin Çekiç şöyle devam etti: “Mahalle halkı ‘tutukluluk nedir?’ tam olarak bilmediği için, sanıklar bu yönde bir imaj takınabiliyor ama bu durum suçsuz oluğu veya cezasını çekmeyeceği anlamına asla gelmiyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;Rehabilitasyon Desteği Şart&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz bu süreçte STK olarak mağdur olan kişilere bu süreçle baş edebilmeleri için manevi gücü, desteği vermeye devam ediyoruz. Rehabilitasyon desteği bu süreçte çok önemli. Bu dava sürecinde de mağdur olan arkadaşımızın bu rehabilitasyon desteğini almasını hukuka erişim kadar önemli olduğuna inanıyoruz. Davanın sonucu ne çıkarsa çıksın kişinin hayatına devam edebilmesi için rehabilitasyon desteği şart” açıklamalarında bulundu. </span></p>
<p><em><b>Fotoğrafı: Hale Güzin Kızılaslan</b></em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/07/9-yil-babamin-cinsel-istismarina-ugradim-verilen-hapis-cezasina-ragmen-sanik-tutuklu-degil/">&#8216;9 Yıl Babamın Cinsel İstismarına Uğradım;&#8217; &lt;br&gt; Verilen Hapis Cezasına Rağmen Sanık Tutuklu Değil</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konuşma Zamanı, Duvarları Kadın+’ların Sözleriyle Donatıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/06/konusma-zamani-duvarlari-kadinlarin-sozleriyle-donatiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Dec 2021 08:39:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Konuşma Zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitsizliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76580</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Konuşma Zamanı: Kenti Kadın+’ların Sözü ve Sanatıyla Donatmak' projesi; eşitlik, adalet, yaşam hakkı, etik yaklaşımlar, özgürlük talepleri içeren ve kazanılmış hakları savunan sloganların kamusal alanda bir kez daha görünür yapıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/06/konusma-zamani-duvarlari-kadinlarin-sozleriyle-donatiyor/">Konuşma Zamanı, Duvarları Kadın+’ların Sözleriyle Donatıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Meral Akkent, Şehlem Kaçar, Merve S. Öztürk ve Burcu Yılmaz’la kadınlar ve LGBTİ+ bireylerin özgürce yaşam hakkına yönelik gerçekleştirdikleri “Konuşma Zamanı” adlı çalışmaları üzerine konuştuk. Proje ekibi Konuşma Zamanı’nı “bir diyalog projesi” olarak tanımlıyor. Ekip projenin çıkış aşamasını şu sözlerle anlatıyor: “Son yıllarda evde, okulda, sokakta, iş yerinde kısacası her yerde duyduğumuz, şahit olduğumuz, müdahil olduğumuz ya da yaşadığımız şiddet, bize bu projeyi yaptırdı. Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet sorununu, özellikle feminist sloganlar bağlamında görünür ele aldık. İstanbul Sözleşmesi’nin kadınlar ve LGBTİ+ bireyler için yaşamsal önemini vurgulamayı amaçladık ve hep bir ağızdan meydanlarda haykırdığımız ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ demeyi, bu defa da başka yöntemlerle denemek istedik.” </span></p>
<h5><b>&#8216;Devlet Erkek Şiddetini Önlemekle Yükümlüdür&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-76585 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani-640x365.jpg" alt="konuşma zamanı" width="384" height="219" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani-640x365.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 384px) 100vw, 384px" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadına şiddetin her gün katlanarak sürdüğünü ifade eden Konuşma Zamanı ekibi, şiddetin kaynağının toplumsal cinsiyet eşitsizliği olduğunu söylüyor ve devleti önlem almaya çağırıyor: “Devlet; erkek şiddetini önlemek, koruyucu tedbirleri geliştirmek ve şiddet sonrası destek mekanizmalarını oluşturmakla yükümlüdür. Etkin soruşturma ve kovuşturmalar yapılmalı, failler ceza almalı ve yargıda göremediğimiz adil yaklaşımın temellerini oluşturmalıdır. Yani devlet, şiddetin kaynağı olan toplumsal cinsiyet eşitsizliğini giderecek önlemler almalıdır. Dolayısıyla, kadınların ve LGBTİ+ bireylerin şiddetten uzak yaşayabilmesi için devletlerin zorunlu yükümlülüklerini belirten İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek, devletin bu yükümlülüklerini ciddiye almak istemediği anlamına geliyor. Kısacası, İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı kararı ile çıkılmasını, Türkiye’deki milyonlarca kişiyle birlikte kabul etmiyoruz!” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ekip, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne özel bir çalışma düzenledi. “Konuşma Zamanı: Kenti Kadın+’ların Sözü ve Sanatıyla Donatmak” isimli çalışmanın içeriğini ve amacını şöyle anlatıyorlar: </span><i><span style="font-weight: 400;">“</span></i><span style="font-weight: 400;">Konuşma Zamanı: Kenti Kadın+’ların Sözü ve Sanatıyla Donatmak projesi; eşitlik, adalet, yaşam hakkı, etik yaklaşımlar, özgürlük talepleri içeren ve kazanılmış hakları savunan sloganların kamusal alanda bir kez daha görünür yapıyor. Çalışmada, feminist hareketin sloganları, amatör ya da profesyonel kadın+ sanatçılar tarafından yorumlandı. Bu eserler, billboardlarda gösteriliyor ve </span><a href="http://www.konusmazamani.com/"><span style="font-weight: 400;">web</span></a><span style="font-weight: 400;"> </span><span style="font-weight: 400;">sitesinde, Türkçe ve İngilizce dil seçenekleriyle ziyaret edilebilecek sanal sergide ziyaretçilerle buluşuyor. Aynı adı taşıyan bir de kitap yayınlandı.”</span></p>
<h5><b>&#8216;Sesimiz Kamusal Alanda Yer Buluyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-76586 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani-1-640x359.jpg" alt="konuşma zamanı" width="423" height="237" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani-1-640x359.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani-1.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 423px) 100vw, 423px" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışmanın mesajının en önemli taşıyıcısının dil olduğunu ifade eden Konuşma Zamanı ekibi, “Dil ne kadar erkek hâkim bir alansa kamusal alanlar da o kadar ataerkil alanlardır. Dile müdahale eden feminist sloganları, billboardlarda göstermekle, sesimiz, sözümüz, taleplerimiz, kaygılarımız, umutlarımız, kışkırtan fikirlerimiz ve sanatımız, kamusal alanda kendine yer buluyor,” diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Konuşma Zamanı, yaptıklarının aynı zamanda billboard aktivizmi olarak da tanımlanacağını söylerken duvar yazılamasının feminist mücadeledeki yerine vurgu yapıyorlar: “Duvar yazılaması feministlerce 70’lerden beri kullanılan bir yöntem. Kentlerde kamusal alanda dışlanan kadınlar, kentin duvarlarını kullanarak, tebeşirle ya da spreyle yazdıkları slogan ve talepleriyle kamusal alanda görünür olmak, kendilerini ifade etmek, yani kamusal alanı dönüştürmeyi bir yöntem olarak benimsediler. Bu projede aynı sloganlarla reklam mecralarında, yani billboardlarda karşılaşıyoruz. Aslına bakarsanız feminist hareket bu mecralara yabancı değil, billboard aktivizmi Tuğba Taş’ın sergi için kaleme aldığı yazısında da aktarıldığı gibi, feminist sanatçıların da yaratıcı aktivist stratejilerinden biri. Taş’ın yerinde tespitiyle billboard aktivizmi ‘ürünleri galeri ve müzelerden bağımsızlaştırıp toplumsal alana taşıyor ve bu alandaki dönüşüm talebini güçlü biçimde dile getirebiliyor’.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje kapsamında billboardların yanı sıra bir sanal sergi ve kitap çalışması yer alıyor. Ekip sanal sergi ve kitap çalışmasını şu sözlerle anlatıyor: “Sanal sergide 57 sanatçının esprili, öfkeli, alaycı, talepkâr, cüretkâr eserleri ve sanatçılar hakkında kısa bilgiler yer alıyor. Ayrıca ‘İnteraktif’ başlığı altında hem herkesin feminist sloganlar hakkındaki bilgisini sınayacağı hem de çok eğleneceği bir bulmaca bölümü var. Biz yaparken çok keyif aldık. </span><b>‘</b><span style="font-weight: 400;">Konuşma Zamanı</span><b>’ </b><span style="font-weight: 400;">projesi, bir kültürel aktivizm çalışması da olduğu için, projenin oturduğu temeli tanımlayan üç kısa makaleye de yer verdik. Tuğba Taş, feminizm, aktivizm ve sanat konusunda düşünüyor ve ‘Konuşma zamanı’ sergisini inceliyor. Seda Yavuz, sanatın neden bir cinsin tekelinde olduğunu tartışıyor. Demet Sayınta ise 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü‘nün tarihini ve önemini bize tekrar hatırlatıyor.”</span></p>
<h5><b>Projede Türkiye’de Konuşulan 18 Anadile Yer Verildi</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Konuşma Zamanı ekibi projede kapsayıcı ve feminist olmak üzere iki yöntem izlediklerini anlatıyor: “Projenin feminist yöntemi, sanatçı seçiminde duyarlı olmamıza yardım etti. Bu yöntemle sanatçı belirleme süreci, açık çağrıya başvuranların çoklu kimlik özelliklerinin farkında olarak, büyük bir özenle yapıldı. 76’dan 16 yaşına kadar farklı yaşlarda katılımcımız var. Etnik, dinî ve kültürel arka plan çeşitliliği, anadil, bireyin kendini ait hissettiği toplumsal cinsiyet, engellilik, göçmenlik, yaşanan bölge gibi özellikler, projeye katılacak sanatçıların seçiminde özellikle bir dikkate alındı. Projenin kapsayıcı yöntemi ise, çalışmanın çok anadilli olarak tasarlanmasıyla gerçekleştirildi. Sanatçılar, önce proje ekibince hazırlanan feminist sloganlar havuzundan bir slogan seçtiler. Biz de seçtikleri Türkçe slogana ek olarak, onları Türkiye’de konuşulan anadillerinden birisini seçmeleri için teşvik ettik. Böylece, billboardlardaki posterlerde, sanal sergi ve kitapta Türkiye’de konuşulan 18 anadil yer aldı. Feminist sloganlar sanatsal çalışmalarla yorumlandılar ve farklı dillere çevrildi. Sonuçta hem yorumlama hem de çeviri sürecinde erkek hâkim bir alan olan dile, farklı müdahalelerde bulunan bir proje gerçekleşti.”</span></p>
<h5><b>&#8216;Projemize Sansür Uygulamak İstendi&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-76587 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani-2-640x359.jpg" alt="konuşma zamanı" width="389" height="218" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani-2-640x359.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/konusma-zamani-2.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 389px) 100vw, 389px" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje ekibi üretim sürecinde çok keyifle ilerlemiş olsalar da uygulama evresinde sorunlarla karşılaştıklarını anlatıyor. Bu sorunların en büyüğü iş birliği yaptıkları İstanbul Kadın Müzesi’nin bağlı bulunduğu vakıfla yaşanmış: “İstanbul Kadın Müzesi’yle başladığımız çalışmaya, müzenin bağlı olduğu vakıf tarafından sansür uygulanmak istendi. İstanbul Kadın Müzesi küratörü Meral Akkent, bu müdahaleleri kabul etmeyerek vakıf ve müzeyle ilişkisini kesti. Vakfın içeriğe ve çalışmanın feminist yöntemlerine müdahalesi nedeniyle, </span><i><span style="font-weight: 400;">‘Konuşma Zamanı’</span></i><span style="font-weight: 400;"> çalışması, proje ekibi tarafından ve Aramızda’nın katkısıyla tamamlandı. Vakfın bu sansür müdahalesinin belediye görüşmelerine de olumsuz yansıdığını düşünüyoruz. Bu projede 8 belediye ile görüştük. Bir belediye 40 billboard verme kararı verdi, diğeri 6 billboardla projeye katılmak istedi, billboard sayısı kesinleşmemiş 3 belediye ile ön görüşmeler yapıldı. Belediyeler, poster tasarımlarını inceledikten sonra ‘doluluk nedeniyle’ çalışmalara yer verilemeyeceğini bildirdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Belediyesi ile uzun süre yazıştığımızı burada söylemek isteriz. Billboard aksiyonuna şu anda sadece Şişli Belediyesi ve Tunceli Belediyesi katılıyor. Ülkede korku ikliminin hüküm sürmesi, seçimlerin yaklaşması nedeniyle, iptallerin sansür uygulaması olduğunu düşünüyoruz. Bu sansürün, açıkça söylenmese de posterlerde yer alan anadiller ve gökkuşağı bayrağı nedeniyle olması muhtemel. Sanatçılar ve aynı ekiple yola devam ediyor olmak çok anlamlı bizim için.”</span></p>
<h5><b>&#8216;Konuşma Zamanı&#8217; Kitabı 15 Aralık’ta Çıkacak</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">“Konuşma Zamanı” kitabı 15 Aralık’ta yayınlanacak ve üniversite kütüphanelerine, projeye katılan sanatçılara ve hak odaklı çalışan STK’lere ücretsiz olarak ulaştırılacak. Aynı tarihten itibaren projenin sitesinden kitabın PDF versiyonu da ücretsiz olarak indirilebilecek.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/06/konusma-zamani-duvarlari-kadinlarin-sozleriyle-donatiyor/">Konuşma Zamanı, Duvarları Kadın+’ların Sözleriyle Donatıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Erkek Şiddeti Yeni Değil, Tedbirsizlik Normal Değil&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/29/erkek-siddeti-yeni-degil-tedbirsizlik-normal-degil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2020 08:29:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54372</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı Bileşenleri kadına yönelik şiddetle mücadele için Acil Önlem/Eylem Planı talebiyle bir kampanya başlattı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/29/erkek-siddeti-yeni-degil-tedbirsizlik-normal-degil/">&#8216;Erkek Şiddeti Yeni Değil, Tedbirsizlik Normal Değil&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Açıklamada kadına yönelik şiddetle mücadelede muhatabın yalnızca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olmadığı, İstanbul Sözleşmesi’nin öngördüğü üzere koordinasyon içinde çalışması gereken İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı başta olmak üzere devletin bütün kurumları olduğunun altı bir kez daha çizilirken pandemi sürecinde yükümlülükleri olan devletin, bakanlıklar ve yetkili tüm kuruluşların bu sınavdan kaldığı belirtiliyor.</p>
<blockquote><p>Bir kere daha anladık ki olağan ve olağanüstü dönemlerde kadına yönelik şiddete dair İstanbul Sözleşmesi’ni temel alan istikrarlı bir politikanın uygulanmasına ihtiyacımız var.</p></blockquote>
<p>Kurultay bileşeni örgütler devleti bağımsız kadın örgütlerinin deneyimlerini dikkate alıp dahil ederek detaylı bir acil önlem/eylem planı hazırlamaya ve tüm devlet mekanizmalarını ve yerel yönetimleri bu plan çerçevesinde harekete geçirmeye çağırıyor.</p>
<h5>Taleplerin bir kısmı şöyle:</h5>
<ul>
<li>Alo 183, sadece kadına yönelik şiddet alanında başvuru alan Acil Yardım Hattı olmalıdır.</li>
<li>6284 sayılı Kanun ve İstanbul Sözleşmesi etkin ve eksiksiz şekilde uygulanmalıdır!</li>
<li>Sığınak ve acil barınma ihtiyacının karşılanması için sığınak sayısı ve kapasitesi artırılmalı,  gerektiği takdirde bunun için uygun kamu binaları ve özel yerleşkeler devreye sokulmalıdır.</li>
<li>Telefonla konuşamayacak durumda olan kadınlar için işlevli bir uygulama olan KADES, tüm platformlarda etkin bir şekilde duyurulmalı/paylaşılmalıdır.</li>
<li>Kadınların şiddet sonrası destek mekanizmalarına erişimi için pandemi önlemleri çerçevesinde kolaylaştırıcılık sağlanmalıdır.</li>
</ul>
<p>Taleplerin tamamı ve açıklama için <a href="https://morcati.org.tr/basin-aciklamalari/erkek-siddeti-yeni-degil-tedbirsizlik-normal-degil/">buraya</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/29/erkek-siddeti-yeni-degil-tedbirsizlik-normal-degil/">&#8216;Erkek Şiddeti Yeni Değil, Tedbirsizlik Normal Değil&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karar Aldım: Mor Çatı’dan Yeni Kampanya</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/16/karar-aldim-mor-catidan-yeni-kampanya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Nov 2018 12:31:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[Karar Aldım Kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Çatı]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32463</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erkek şiddetine maruz kalan kadınları suçlamanın geniş bir skalası var. Bunun bir ucunda kadınların şiddeti hak ettiklerine dair açık açık ya da örtük düşmanlık varsa diğer ucunda da “ee ayrılsın o zaman” kolaycılığı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/16/karar-aldim-mor-catidan-yeni-kampanya/">Karar Aldım: Mor Çatı’dan Yeni Kampanya</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlar için şiddet gördükleri ilişkiden çıkmalarını zorlaştıran, karar almalarının önüne geçen sayısız durum var[1]. Peki karar aldığımızda ne oluyor, hangi desteklerden faydalanabiliyoruz? Mor Çatı, Karar Aldım isimli kampanyası ile erkek şiddetinden uzaklaşmak istediğimizde kullanabileceğimiz yasal mekanizma olan 6284’e dair bilgi sunuyor. Bu yasanın varlığının kadınlar için ne kadar hayati olduğunu hatırlatıyor. Kampanya <a href="https://www.kararaldim.org/" target="_blank" rel="noopener">web sitesinden</a> 6284’e dair derli toplu bilgiye ulaşmak mümkün.</p>
<p><strong>6284 sayılı Kanun kapsamında alacağınız desteklerle şiddeti hayatınızdan uzaklaştırmanız mümkün. </strong></p>
<blockquote><p>Kadınlar için şiddeti hayatlarından uzaklaştırmak kolay verilebilen bir karar değil. Koca, sevgili, baba, erkek kardeş gibi yakınlarından gördükleri şiddeti hayatlarından çıkarma kararı aldıklarında onları güçlendirecek destek mekanizmalarının varlığı hayati önem taşıyor. Türkiye’de kadına yönelik şiddetle mücadelede en önemli mekanizmalardan biri 6284 sayılı Kanun. Maruz kaldığınız şiddeti sonlandırma, şiddetten uzak yeni bir hayat kurma kararı aldığınızda bunu sağlayacak destekleri 6284 sayılı Kanun kapsamında talep edebilirsiniz. Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı olarak, bu kanunun kadınlar için yaşamsal önemini vurgulamak, kadınların 6284 sayılı Kanun kapsamındaki haklarının bilinirliğini artırmak ve kanunun nitelikli olarak uygulanmasını yaygınlaştırmak amacıyla Karar Aldım Kampanyası’na başlıyoruz. 6284 sayılı Kanun kapsamında alacağınız desteklerle şiddeti hayatınızdan uzaklaştırmanız mümkün. Daha çok kadının şiddeti hayatından uzaklaştırma kararı alabilmesi için kadın dayanışması ile güçleniyoruz.</p></blockquote>
<p>[1] Bu konuda yapılmış iyi bir söyleşi için: https://m.bianet.org/bianet/kadin/169534-kadinlar-siddet-gordukleri-erkekleri-neden-terk-etmiyor</p>
<p>Kaynak: <a href="https://catlakzemin.com/karar-aldim-mor-catidan-yeni-kampanya/" target="_blank" rel="noopener">Çatlak Zemin </a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/16/karar-aldim-mor-catidan-yeni-kampanya/">Karar Aldım: Mor Çatı’dan Yeni Kampanya</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Grup Feminist&#8217;ten Basın Bildirisi: #SinemGedikveİntizarınYanındayız</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/17/bir-grup-feministten-basin-bildirisi-sinemgedikveintizarinyanindayiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jul 2018 08:09:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[intizar]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Ceceli]]></category>
		<category><![CDATA[sinem gedik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28790</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir grup feminist #SinemGedikveİntizarınYanındayız hashtagiyle basın bildirisi yayınladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/17/bir-grup-feministten-basin-bildirisi-sinemgedikveintizarinyanindayiz/">Bir Grup Feminist&#8217;ten Basın Bildirisi: #SinemGedikveİntizarınYanındayız</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mustafa Ceceli, çocuklarının velayetini almak için eski eşi Sinem Gedik’e İntizar’la arasında bir ilişki olduğu iddiasıyla dava açtı. Bu davaya delil olarak gösterdiği İntizar’ın evine yerleştirilmiş gizli kamera görüntüleri oldu. Bunun üzerine İntizar’ın birlikte çalıştığı plak şirketi Poll Production “Kendisi hakkında çıkan haberleri üzüntü ve şaşkınlıkla okuduk” diyerek İntizar’la olan sözleşmesini feshetti.</p>
<p>Tüm bu olaylar anaakım haber sitelerinden “yasak aşk”, “yılın skandalı”, “büyük ahlaksızlık” şeklinde duyuruldu. Evet ortada bir skandal var. Fakat bu skandal iki kadının bir ilişki yaşama ihtimali ya da gerçekliği değildir. Skandal olan 1,5 sene önce boşandığı eski eşi Sinem Gedik’i aldattığı ortaya çıktığı için prestijini ve ona verdiği nafakayı kurtarmaya çalışan Mustafa Ceceli’nin ve İntizar’ı homofobik tutumuyla işsiz bırakan Poll Production’nın erkeklik skandalıdır.</p>
<p>Bir erkeğin, arkasındaki desteğe ya da sadece erkek egemen sistemin ona bahşettiği pozisyona güvenerek kadınların hayatına müdahale etmesine, cinselliklerini yasaklamaya çalışmasına, toplumdaki erkekten yana ahlak anlayışına sığınmaya çalışmasına, ülkedeki erkek lehine işleyen hukuktan faydalanmaya çalışmasına, insanların yatak odasına kamera koyma alçaklığına, bir çocuğu kendi kaybedişine malzeme etmesine, medyanın tüm bu duruma alet olmasına izin vermiyoruz ve #SinemGedikveİntizarınYanındayız  Gelen tepkilerden de görüyoruz ki bu erkek rezilliğinizde kazanamayacaksınız. Kadınlar seçimlerini istedikleri gibi yapmaya, hayatlarını istedikleri gibi yaşamaya ve baskılar karşısında siz ne kadar çırpınsanız da susmamaya devam ediyorlar. Lezbiyen ve biseksüel kadınlar vardır, anneler vardır ve bir çocuk için kötü olan esas şey bu homofobik erkek zihniyetle büyütülmektir. Çocukların yaşadığı şiddeti, kadınların gördüğü baskıyı görmezden gelerek kadınların cinselliğinin “skandal” olduğu bir ahlak anlayışını teşhir ediyoruz. Ceceli ve ekibi suçlusunuz!</p>
<p>Kaynak: <a href="https://catlakzemin.com/sinemgedikveintizarinyanindayiz/" target="_blank" rel="noopener">Çatlak Zemin </a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/17/bir-grup-feministten-basin-bildirisi-sinemgedikveintizarinyanindayiz/">Bir Grup Feminist&#8217;ten Basın Bildirisi: #SinemGedikveİntizarınYanındayız</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa Ceceli: Kilometrelerce Uzaktan Tanıdığımız Şiddet Uygulayan Profili</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/16/mustafa-ceceli-kilometrelerce-uzaktan-tanidigimiz-siddet-uygulayan-profili/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/16/mustafa-ceceli-kilometrelerce-uzaktan-tanidigimiz-siddet-uygulayan-profili/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Bayram]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jul 2018 13:18:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Biseksüel]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[intizar]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Ceceli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28770</guid>

					<description><![CDATA[<p>''Bu yazı ilk olarak Çatlak Zemin'de yayınlanmıştır.''</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/16/mustafa-ceceli-kilometrelerce-uzaktan-tanidigimiz-siddet-uygulayan-profili/">Mustafa Ceceli: Kilometrelerce Uzaktan Tanıdığımız Şiddet Uygulayan Profili</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumartesi gününden itibaren haberlerden edindiğim ve şiddete maruz kalan kadınlar ile çalışma deneyimimin getirdiği bilgiler ile bir şiddet uygulayan profilini anlatacağım. Yazıyı bu şiddet hikayesinde adaletli bir hukuk kararının neye benzediğini de tarif ederek bitireceğim. Manşetlerde fiziksel şiddetin can yakmış görüntüleri, kadın cinayeti ya da ünlü figürlerin aldatma denklemi yok. Boşanma ile sona ermiş bir evliliğin arkasından devam eden, velayet kavgası, iki kadının eşcinsel ilişkisinin, boşanmayla arkada kalmış eski koca tarafından velayet, kamusal bir meşruiyet kazanma ile kadına ödediği nafakadan kurtulma çabası içinde “skandal” aracı haline getirilmesi var. Bitmedi; ısrarlı takip, özel hayatın gizliliğini ihlal, İntizar’ın iş ilişkisi içinde olduğu bir yapım şirketi tarafından uygulanan ayrımcılık da var. Çok katmanlı, birbiri içine geçmiş, içinden yeni hikayeler çıkaran şiddet, ayrımcılık sarmalının ortasında kalmış iki kadın, Sinem Gedik ve İntizar. Bu şiddet ve ayrımcılıktan bir kazanç elde etme gayesinde bir şiddet uygulayan, Mustafa Ceceli.</p>
<p><strong>Neler olmuş? </strong></p>
<p>Mustafa Ceceli ve Sinem Gedik bir süre önce boşanmışlar. Sinem Gedik, ortak çocuğun velayet hakkına sahip. Mustafa Ceceli, Sinem Gedik’e nafaka ödüyor. Bir süredir kendi cemiyetlerinde, Sinem Gedik ve İntizar’ın ilişkisi olduğu konuşuluyor. Mustafa Ceceli’nin açıklamalarına göre, Sinem Gedik’in evine kamera yerleştirip İntizar ile görüntülerini kaydeden bir kişi (Mustafa Ceceli’ye yapılan bu büyük iyiliğin nedeni ne olsa gerek?), görüntüleri Mustafa Ceceli’ye ulaştırıyor. Mustafa Ceceli, görüntüler ile, İntizar ile Sinem Gedik’in lezbiyen ilişkilerini gerekçe göstererek, Aile Mahkemesi’ne çocuğun velayet hakkı ve Sinem Gedik’e ödediği nafakanın kaldırılması talepleri ile başvuruda bulunuyor. Olaylar birden bütün medyanın manşetlerine düşüyor. Tam bu noktada, hikayenin homofobi baş sorumlusuna ihtiyaç var. Poll Production: “İntizar ile iş sözleşmemizi sona erdirdik” diye açıklama yapıyor.</p>
<p><strong>Boşanma sonrası şiddet </strong></p>
<p>Türkiye’de boşanma istatistiklerine baktığımızda, boşanmaların ciddi bir kısmı, şiddet nedeni ile oluyor fakat şiddet, boşanma/ayrılma ile sona ermiyor. Boşanma sonrası, türlü taktik ve stratejiler ile erkekler kadınlarla iletişim kurmaya devam ediyor. Bu kimi zaman, nafaka, velayet gibi davalar yoluyla (kadın ile mahkemede karşılıklı olma, hukuk kanalı ile haberleşme, iletişim kurma) kimi zaman da dijital araçlar veya fiziksel, mekansal olarak ısrarlı takip kanalları ile oluyor.</p>
<p>Mor Çatı’ya 2017 yılında başvuruda bulunan 1001 kadından, 38’i boşandıktan sonra şiddet görürken, ayrılık sonrası 20 kadın özellikle ısrarlı takibe maruz kalmış. Evli olmayan, partnerinden ayrıldıktan sonra şiddet görmeye devam eden kadınların sayısı ise 52. Sadece Mor Çatı’ya yapılan başvurularda, boşanma/ayrılık sonra devam eden erkek şiddeti oranı %10.</p>
<p>Boşanma sonrası uygulanan şiddetin büyük bir kısmı, müşterek çocukların kullanılması aracılığı ile oluyor. Müşterek çocuğun velayeti veya nafaka kararı erkekler tarafından bir savaş alanı olarak ilan ediliyor. Evet erkekler tarafından. Savaş alanı ilan eden tarafı erkekler olarak işaret etmekte bir sakınca görmüyorum. Çünkü şiddet cinsiyetlidir. Boşandıktan sonra yıllarca nafaka ve velayeti konu ederek hukuk aracılığıyla ve/veya özel alanda kadınların peşini bırakmayan, iletişim ve ilişkiyi, doğal olarak da şiddeti bu araçlar ile sürdüren erkeklerin sayısı çok fazla. Bu şiddet iletişiminin merkezinde çoğu zaman müşterek çocuk var. O kadar ki, son dönemde, “boşanmış baba” adı altında bir statü oluştu. Bu isim altında örgütlenenler, kadınların on yıllara dayanan kazanımlarına göz diken örgütlenmeler var.</p>
<p>Erkekler şiddeti, biçimi ne olursa olsun, kadınların hayatları üzerinde denetim kurmak için uygular. Tıpkı Mustafa Ceceli’nin, basına servis ettiği görüntülerle, Sinem Gedik’in hayatını kontrol etme amacı gibi. İki gündür, izleyicisi olduğumuz şiddet hikayesinde, Sinem Gedik’in baş etmesi gereken bir hukuk süreci, kamusal alanda hayatının didik didik edilmesine maruz kalma, türlü sorulara, yargılamalara mecburiyet ve muhtemel ekonomik sonuçlar var. Bir kriz ile baş etmek, mümkün mertebe kendisi ve çocuğu için en az hasarla, şiddetten uzaklaşmak zorunda, boşanma/ayrılık sonrası şiddet gören binlerce kadın ve çocuk gibi.</p>
<p>Erkekler şiddet uyguladığında, sadece kadınların hayatları üzerinde denetim kurmazlar, aynı zamanda bundan bir kazanç elde ederler. Söz söyleme haklarının olduğu bir konfor alanına sahip olurlar. Kazanç, hikayenin dinamiklerine göre değişir. Mustafa Ceceli, kuşkusuz geçen hafta olduğundan çok daha ünlü. Sosyal medyadan takip edebildiğimiz bir kesim, İntizar ve Sinem Gedik’e koşulsuz destek gösterirken, haberdar olmadığımız çok büyük bir topluluk Mustafa Ceceli’yi mağdur buluyor ve çocuğunun velayetini, Türk gelenek ve ahlakına uygun ve makbul bir kadın olmayan Sinem Gedik’ten almalı diye düşünüyor büyük olasılıkla. Mustafa Ceceli’nin bir kadına ve kendi çocuğuna geri dönüşü zor zararlar veren şiddetin uygulayıcısı olduğu bu kesimin akıllarına bile gelmeyecek.</p>
<p><strong>Mustafa Ceceli’nin başvurduğu hukuk ne yapmalı? </strong></p>
<p>Oysa Mustafa Ceceli, şiddet alanında çalışan ve şiddete maruz kalan kadınların kilometrelerce uzaktan tanıdığı bir şiddet uygulayan. Bu profil için boşanmak ona yetmez. Kadın ile iletişimini sürdürmeye devam etmeli, varlığını ve varlığının neden olduğu potansiyel tehdidi her an kadına hissettirmeye devam etmelidir. Boşandıktan sonra birçok erkek için iletişim kurmaya devam etmenin en makul “usule uygun” aracı müşterek çocuktur. Bu profil, çocuk için değil ama kadını rahatsız etmek, tehlike oluşturmak için velayet davasının peşine düşer. Velayet davası açmadıysa, çocuk ziyaretlerini kadın için bir ıstıraba dönüştürür. Çocuk, çoğu kez, boşanma sonrası, erkeklerin, kadınların hayatını takip etmek için de bir haber aracı olur. Böylece çocuk da, olayların oluşuna göre, şiddetin doğrudan veya dolaylı mağduru olur.</p>
<p>Hukuk ne yapmalı sorusuna cevap vermek için eylemleri doğru tanımlayalım;</p>
<p>Mustafa Ceceli’nin çocuğun velayetini almak talebi ile açtığı ve dava dosyasına eklediği ve basına servis ettiği görüntüler, Sinem Gedik’e karşı doğrudan ayrılma/boşanma sonrası şiddettir. Görüntülerin nasıl elde edildiği şaibeli. Şiddet uygulayan ünlü, kendisine ulaştırıldığını söylese de, bu hikayeye çok da uygun görünmüyor. Mustafa Ceceli, Sinem Gedik’e ısrarlı takipte bulunuyor. Kadın ve ilişkisi hakkında bilgi almak için dijital şiddet, kamera görüntülerinin elde edilmesi ve kamusallaştırılması tezgahlanmış görünen o ki.</p>
<p>Birçok şiddet hikayesinde, erkekler ödemekle yükümlü oldukları nafakayı ödemeyerek veya sonradan açtıkları nafakanın kaldırılması davaları ile ekonomik şiddet uygulamaya devam eder. Mustafa Ceceli de, şiddet uygulayan profiline son derece uygun şekilde, boşanma sonrası bu şiddetin maddi kazancını elde etmek istiyor ve velayet talebinin yanı sıra, bir de araya nafakanın kaldırılmasını sıkıştırıveriyor; ayrılma sonrası nafaka aracılığı ile ekonomik şiddet.</p>
<p>Mustafa Ceceli’nin şiddet eylemi, İntizar’ın özel hayatının gizliliğini ihlali. Görüntüleri yayınlayan medya da Mustafa Ceceli kadar sorumlu. Üstelik öyle bir ihlal ve sorumluluk ki, hiçbir medya, bu olayda, ünlü kişilerin özel hayatlarının kamusal nitelik taşıdığını iddia edemez. Zira, en son Anayasa Mahkemesi, verdiği bir kararda, ünlü kişilerin mahremiyet hakkı ile basın özgürlüğü arasında bir denge olması gerektiğine karar verdi. Karara göre, “özel hayata saygı ile ifade özgürlüğü arasında makul denge kurulurken haberin konusu ve bilgi edinildiği yöntem ve doğruluğu ile resim ve görüntünün çekildiği koşullar ve yayının içeriği şekli, ve sonuçları göz önünde bulundurulur”. Bu olayda, görüntülerin, kamusal olarak habercilerin izleyicisi olabilecekleri bir mekandan değil, hukuka aykırı bir şekilde eve yerleştirilen kamera ile elde edilen görüntüler olması, bu görüntülerin basına verilmesinin amacının ünlü kişinin hayatı ile ilgili magazinel/kamusal nitelik taşımaktan ziyade, bir erkeğin bir kadına şiddet uygulama amacının olması, bir çocuğun da doğrudan şiddete maruz kalan hale gelmesi söz konusu. Bu nedenle İntizar, hem Mustafa Ceceli’ye hem de görüntülerini yayınlayan tüm medya mecralarına karşı davalara girişse, adaletli bir hukuk kararı, İntizar’a ödenmesi gereken milyonlarca lira bedelinde maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi yönünde olur.</p>
<p>İntizar, sadece özel hayatının gizliliğinin ihlal edilmesi nedeni ile değil, aynı zamanda, eşcinsel ilişkisi nedeni ile (sonradan inkar etseler de) iş ilişkilerini fesheden Poll Production yapım şirketinden de, temel insan hakkı olan özel hayatı ve cinsel yönelimi gerekçe gösterilerek, iş alanında maruz kaldığı ayrımcı muamele nedeni ile davacı olabilir.</p>
<p>Sinem Gedik ve ortak çocuk açısından, adaletli bir mahkeme kararında, Mustafa Ceceli’nin hukuka aykırı olarak elde ettiği delillerin hiçbiri inceleme konusu yapılamaz. Aile Mahkemesi, hukuka aykırı olarak elde edilen delilleri reddetmeli. Elbette meselemiz sadece görüntülerin hukuka aykırı olarak elde edilmesi değil, aynı zamanda, boşandığı kadının ve ilişkisi olan diğer kadının, tüm kişilik haklarını milyonların bilgisine açan, kadınlara dijital şiddet uygulanması ve doğrudan şiddetin bir diğer maruz kalanın da çocuk olması.</p>
<p>Aile Mahkemesi’nin, Şiddet Yasası olarak bildiğimiz 6284 Sayılı Kanun uyarınca, Mustafa Ceceli’nin tüm taleplerini reddederek, kendisinin, Sinem Gedik, İntizar ve müşterek çocuk ile hiçbir şekilde, iletişim kurmaması, yanlarına yaklaşmaması, haklarında konuşmaması için 6 ay süre ile, sonradan koşullara göre uzatması mümkün olacak şekilde, uzaklaştırma tedbir kararı vermeli. Sinem Gedik’in kendisini içinde bulduğu hukuk sürecinde, çocuğun velayet hakkına sahip, Mustafa Ceceli’yi hayatından uzaklaştırmış, nafaka hakkı devam eden, şiddeti def etmiş ve maruz kaldığı zararı tüm yönleri ile şiddet uygulayana tazmin ettirmiş şekilde sonuca ulaşması dileği ile.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://catlakzemin.com/mustafa-ceceli-kilometrelerce-uzaktan-tanidigimiz-siddet-uygulayan-profili/" target="_blank" rel="noopener">Çatlak Zemin </a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/16/mustafa-ceceli-kilometrelerce-uzaktan-tanidigimiz-siddet-uygulayan-profili/">Mustafa Ceceli: Kilometrelerce Uzaktan Tanıdığımız Şiddet Uygulayan Profili</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/16/mustafa-ceceli-kilometrelerce-uzaktan-tanidigimiz-siddet-uygulayan-profili/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mor Çatı&#8217;dan Erkek Şiddeti Veri Toplama Projesi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/25/mor-catidan-erkek-siddeti-veri-toplama-projesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 May 2018 09:12:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[veri toplama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=27145</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mor Çatı, “Kadına Yönelik Şiddeti Önlemede Önemli Bir Başlangıç: Veri Toplama Modeli Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması” projesiyle, sivil toplum ve kamu kuruluşlarının şiddetle mücadelesini desteklemeyi hedefliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/25/mor-catidan-erkek-siddeti-veri-toplama-projesi/">Mor Çatı&#8217;dan Erkek Şiddeti Veri Toplama Projesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın 2 yılı aşkın süredir yürüttüğü “Kadına Yönelik Şiddeti Önlemede Önemli Bir Başlangıç: Veri Toplama Modeli Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması” projesi tamamlandı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-27147" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/500-375.jpg" alt="" width="500" height="375" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/500-375.jpg 500w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/500-375-320x240.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p>Kadına yönelik erkek şiddeti alanında faaliyet gösteren kadın örgütleri, yetkili kamu kurumları ve dayanışma merkezi olan belediyeler için bir veri modeli ve sistemi oluşturmak amacıyla düzenlenen proje, dün akşam düzenlenen basın toplantısı ve kokteylle tanıtıldı.</p>
<h3>Projenin hedefleri</h3>
<p>Mor Çatı projenin hedeflerini şöyle özetledi:</p>
<p>* Kadın örgütlerinin kadına yönelik şiddet alanında veri temelli çalışmasını desteklemek, dolayısıyla daha güçlü ve etkili izleme, savunuculuk ve politikalar yapmak,</p>
<p>* Mor Çatı’da, erkek şiddetine maruz kalmış kadın ve çocukların ihtiyaç ve risk analizlerini daha doğru şekilde yapabilmek ve böylece ihtiyaçlara daha nitelikli etkin şekilde cevap verebilmek,</p>
<p>* Kamu kurumları ve karar vericilerin erkek şiddeti ile mücadelede veri toplamanın önemi ve modelleri hakkında daha farkındalıklarını arttırmak.</p>
<h3>Veri toplama modeli örgütler ve yerel yönetimlerle paylaşıldı</h3>
<p>Proje kapsamında, Beylikdüzü Belediyesi, Şişli Belediyesi, Çankaya Belediyesi, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Bağlar Belediyesi, Bayraklı Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden eşitlik birimi, kadın danışma merkezi ve sığınak çalışanları katılımıyla “Mor Çatı Veri Yönetimi ve Başvuru Takip Programının Belediyelere Bağlı Kadın Da(ya)nışma Merkezleriyle Paylaşılması” atölyesi düzenlendi.</p>
<p>Ayrıca Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) ve Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü (KSGM) çalışanları ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) başkanvekili Candan Yüceer ile de toplantılar yapılarak proje sonuçları paylaşıldı.</p>
<h3>Öne çıkan veriler</h3>
<p>Mor Çatı’ya senede ortalama 1000 kadın başvuruyor. Başvuranlardan toplanan veriler, şiddetle mücadelede kadınların yüzleştiği zorlukları da ortaya koyuyor.</p>
<h3>Kadınlar şiddetle mücadele ederken başka hangi zorluklarla başa çıkıyor?</h3>
<p>* Hizmetlere erişimin zorluğu</p>
<p>* Cinsiyetçi yargılar ve uygulamalar</p>
<p>* Utanç, korku, çaresizlik gibi duygular</p>
<p>* Mücadele mekanizmalarına erişim önündeki yasal engeller</p>
<p>* Şiddeti önleme, koruma ve güçlendirme mekanizmalarının yetersizliği ya da kötü uygulamaların yarattığı sonuçlar</p>
<p>* Çocuklarla ilişkiler etrafında gelişen endişe ve sorunlar</p>
<p>* İş bulmakta yaşanan zorluklar</p>
<p>* Sosyal güvencesizlik</p>
<p>* Yoksulluk</p>
<h3>Kadınların başvuru sebepleri neler?</h3>
<p>* Yasal süreçler konusunda bilgi almak ve danışmak</p>
<p>* Geçmiş şiddet deneyiminin etkileriyle baş etmek</p>
<p>* Haklarını öğrenmek</p>
<p>* Kurumlarda karşılaşılan zorlukları aşmak için destek istemek</p>
<p>* Önyargısız bir ortamda yaşadıklarını paylaşabilmek</p>
<p>* Şiddeti sonlandırmak için birlikte plan yapmak</p>
<p>* Sığınağa gitmek</p>
<p>* Ayni ve nakdi yardım talep etmek</p>
<p>* Ç:ocuklarına yönelik psikolojik destek almak</p>
<h3>Kadınlar güçlenmeyi nasıl tanımlıyorlar?</h3>
<p>* Uğradıkları şiddet ve ayrımcılığın kadın olmaktan kaynaklandığını fark etme</p>
<p>* Şiddetten uzaklaşma</p>
<p>* Şiddet sebebiyle yıpranan ilişkilerini düzeltme ve sosyal ilişkilerini geliştirme</p>
<p>* Kurumlarda karşılaştıkları kötü uygulamaları şikayet edebilme</p>
<p>* Sorunlarıyla baş edebilme gücüne sahip olduklarını fark etme</p>
<p>* Sorunları çözme konusunda kendi özgün yollarını bulma</p>
<p>* Kendi kararlarını alabilme</p>
<p>* Toplumsal rolleri ve cinsiyetçi yargıları sorgulama.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://bianet.org/bianet/toplumsal-cinsiyet/197509-mor-cati-dan-erkek-siddeti-veri-toplama-projesi" target="_blank" rel="noopener">Bianet</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/25/mor-catidan-erkek-siddeti-veri-toplama-projesi/">Mor Çatı&#8217;dan Erkek Şiddeti Veri Toplama Projesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Mayıs ayında 39 kadın erkekler tarafından öldürüldü</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/04/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformu-mayis-ayinda-39-kadin-erkekler-tarafindan-olduruldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Jun 2017 09:50:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Cinayet]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İstismarı]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[şüpheli ölümler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15484</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 2017 Mayıs raporunu kamuoyu ile paylaştı. Rapora göre 2017’nin mayıs ayında erkekler tarafından 39 kadın öldürüldü, 38 çocuk istismara uğradı, 17 kadına cinsel şiddet uygulandı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu&#8217;nun, yayınladığı raporda şu ifadelere yer verdi: Kadın cinayetlerinde sayısal artışın yanında işleniş biçimi de değişiyor, daha vahşi nitelikte cinayetler işleniyor. Kadınlar işkence [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/04/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformu-mayis-ayinda-39-kadin-erkekler-tarafindan-olduruldu/">Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Mayıs ayında 39 kadın erkekler tarafından öldürüldü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="post-title">
<p><strong>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 2017 Mayıs raporunu kamuoyu ile paylaştı. Rapora göre 2017’nin mayıs ayında erkekler tarafından 39 kadın öldürüldü, 38 çocuk istismara uğradı, 17 kadına cinsel şiddet uygulandı.</strong></p>
<p><a href="https://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu&#8217;nun</strong></a>, yayınladığı raporda şu ifadelere yer verdi:</p>
<p>Kadın cinayetlerinde sayısal artışın yanında işleniş biçimi de değişiyor, daha vahşi nitelikte cinayetler işleniyor. Kadınlar işkence görüyor, çocuklarının gözleri önünde veya çocuklarıyla beraber öldürülüyor, şüpheli ölümler artıyor. Evine patlayıcı yerleştirmek, &#8220;levye&#8221; ile öldürmek gibi savaş yöntemleri ve barbar yöntemler kullanıyor. Faili meçhul oranı artıyor, olarak kapatılan kadın cinayeti dosyaları ailelerin uğraşlarıyla açığa çıkarılıyor.</p>
<p>2017 yılında kadın cinayetlerinde en yüksek rakamları mayıs ayında görüyoruz; 39 kadın erkek şiddetiyle hayatını kaybetti.</p>
<p>2016 yılının ilk 5 ay içerisinde kadın cinayeti 137 iken, bu yıl 5 ay içerisinde toplam 173 kadın öldürüldü.</p>
<p>Kadın cinayetlerinde sayısal artışın yanında işleniş biçimi de değişiyor, daha vahşi nitelikte cinayetler işleniyor. Kadınlar işkence görüyor, çocuklarının gözleri önünde veya çocuklarıyla beraber öldürülüyor, şüpheli ölümler artıyor.  Evine patlayıcı yerleştirmek, “levye” ile öldürmek gibi savaş yöntemleri ve barbar yöntemler kullanıyor. Faili meçhul oranı artıyor, olarak kapatılan kadın cinayeti dosyaları ailelerin uğraşlarıyla açığa çıkarılıyor. 2015 yılında kaybolan Betül Türkmen’in cesedi, bu yıl gömülmüş halde bulundu. Bunların tümü, kadın düşmanlığının arttığı yeni bir cinsiyet rejiminin tehlikeli yeni semptomları sayılabilir. Kadın hak ve özgürlükleri için daha çok mücadele ve çaba göstermek gerektiğini ortaya koyar.</p>
<p>Bu ay kadın cinayetinin en çok işlendiği iller:  İstanbul’da 6; İzmir’de 5; Bursa, Gaziantep ve Kayseri ‘de 3 kadın öldürüldü.</p>
<p><b><strong>Kadın cinayetleri artığı halde basında kadın cinayeti haberleri düşüyor!</strong></b></p>
<p>Ajans Press&#8217;in gerçekleştirdiği medya araştırmasında 2016 yılının ilk yüz gününde kadına yönelik şiddet ve cinayetle ilgili 4 bin 90 haberin basına yansıdığı belirtilirken; 2017 yılının ilk yüz günlük diliminde ise yapılan haber sayısı 2 bin 44 olarak belirtildi. Kadın cinayeti ve kadına yönelik şiddet geçtiğimiz yıla oranla ciddi oranda artış gösterirken; basında yer alan haberler nasıl aynı oranda düşüş gösterebiliyor? Türkiye&#8217;nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi maddelerine göre kadın cinayeti verilerinin çıkartılması ve nedenlerin tespitleri devletin göreviyken,  Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak bu verileri her ay basından aldığımız haberlerle hazırlıyoruz. Kadın cinayeti ve kadına yönelik şiddet günümüzde artarken basında bu haberlerin yarıya düşmesi  toplumda kadınların yalnız bırakılmaya çalışılmasının, şiddetin bir başka boyutunun göstergesidir. Türkiye’de ifade özgürlüğünün kısıtlanmasının ve bir çok basın kuruluşunun kapatılmasının bu sonuçta payı olabilir.</p>
<p>Kadınların basından beklentisi, kadın cinayeti gerçeğini  konunun ciddi bir toplumsal sorun olduğu bilinciyle ele alması ve hayat mücadelesinde kadınların yanında olmasıdır.</p>
<p>Kendi hayatına dair karar vermek isteyen kadınlar yaşam mücadelesi veriyor<br />
Kadınlar kendi hayatlarına dair karar vermek istediklerinde ölümle burun buruna geliyor.</p>
<p>Manisa’da kendi hayatına dair karar vermek isteyen 22 yaşındaki E.K. babası tarafından bıçaklandı. Ağır yaralı E.K., ambulansla Alaşehir Devlet Hastanesi&#8217;ne kaldırılarak tedaviye alındı.</p>
<p>Antalya&#8217;da yine kendi hayatına dair karar vermek isteyen Kıymet B. Kocası tarafından taksi içerisinde çocuklarının gözleri önünde bıçaklandı.</p>
<p>Muğla’da Melek A., 1 yaşındaki oğlu ile 2 yaşındaki kızının gözleri önünde, cezaevinden firar eden kocası tarafından bıçaklandı. Başka bir kadının yardım etmesiyle kurtulduğunu söyleyen Melek A, eşinin kendisini tehdit etmeye devam ettiğini, cezaevinden tekrar kaçarak benzer bir olaya kalkışmasından korktuğunu dile getirdi.</p>
<p>İstanbul&#8217;da S.Ç. evinde uyuyorken camdan giren eski sevgilisi tarafından, uzaklaştırma kararı bitikten hemen sonra, önce tecavüze uğradı sonra bıçaklandı. S.Ç.’nin kaldırıldığı hastanede tedavisi sürüyor.</p>
<p>İstanbul’da 11 yaşındaki kız çocuğunu 2 yıl istismar eden baba, istismarı ortaya çıkaran eşini vurdu. Bedeninde 3 kurşunla taburcu edilen A.D. kocasının öz kızına tacizde bulunduğunu öğrenince şikâyetçi olduğunu, şikâyetten vazgeçmesi için kendisine baskı yaptığını açıkladı. 3 çocuk annesi kadının, kızını kurtarmak için kocasına direnerek şikâyetinde ısrar ettiği, 30 yıl hapis istemiyle dava açılmasını sağladığı ortaya çıktı.</p>
<p><b><strong>17 kadına cinsel şiddet uygulandı</strong></b></p>
<p>Cinsel şiddet verilerini platformumuza başvuran kadınların şikâyetleri ve duyurmaları üzerine basından aldığımız bilgilere göre oluşturuyoruz. Bu bakımdan Mayıs ayında da 17’den daha fazla kadına cinsel şiddet uygulandığını söylemek mümkündür.</p>
<p>Bize yansıyan kadarıyla kadınlar okudukları okullarında, çalıştıkları iş yerlerinde, sokakta yürürken, toplu ulaşım araçlarında cinsel şiddete maruz kalıyor. İstanbul’da bir kadın, yemek yediği restoranın tuvaletinde restoran çalışanı tarafından tecavüze uğruyor.</p>
<p>Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü’nde okuyan kadın öğrenciler resim bölümündeki bir araştırma görevlisinin ve ‘Mizah Kulübü’ nde eğitim veren bir kişinin tacizlerine ve cinsel saldırısına uğradıklarını basına duyurdular.</p>
<p><b><strong>38 çocuk istismara uğradı</strong></b></p>
<p>Yine basından aldığımız bilgilere göre Mayıs ayında 35 çocuk istismara uğradı. Bu çocuklardan 4’üne aylarca tecavüz edildiğini öğrendik.  İstanbul’da; ortaokul öğrencisi üç kız çocuğuna 4 kişi aylarca cinsel istismarda bulundu. Kızların durumu öğretmenlerine anlatması ile gün yüzüne çıktı. İstanbul Esenyurt’ta 8 aile, çocuğunun bir kırtasiyecinin istismarına maruz kaldığını ifade ederek polise şikayette bulundu. Batman&#8217;da çocuk yaştaki G&#8217;nin hamile kalmasıyla, birçok çocuğun istismarı ve fuhuşa zorlandığı öğrenildi. Karaman’daki toplu istismar davasından bu yana çocuk istismarının üzerin örtülmeye çalışılması, istismarın artmasına sebep oluyor. Siirt’te 16 yaşındaki çocuk babasının istismarını kompozisyonda yazması üzerine, Rehber öğretmeni bu durumu savcılığa aktardı. Çocuk İzleme Merkezi heyeti ‘şizofren’ dedi, savcılık dosyayı açmadan kapattı. Çocukları çözümsüzlüğün içine hapsetmek yerine Çocuk Koruma Kanunu ve Lanzarote sözleşmesi esas alınmalıdır.</p>
<p><b><strong>Kadın cinayetlerinde vahşet artıyor, kadınlar korunmuyor</strong></b></p>
<p>Mayıs ayında 15 kadın, kendi hayatına dair karar vermek istediği için ve boşanmak istediği için öldürüldü. Boşanmak isteyen kadınların hayatları ellerinden alınıyor. Hatay’da boşanma davaları sürerken, 21 yaşındaki Kübra Karasu kocası tarafından tabancayla öldürüldü. 6284 sayılı korum kanunu etkin uygulanmıyor, kadınlar açıkça korunmuyor. İzmir’in Dikili ilçesinde Işık İkizoğlu, boşandığı kocası Yahya Cengiz Küçük ile aralarında yaşanan tartışmanın ardından karakola giderek şikâyette bulundu. Küçük&#8217;ün kendisini darp ve tehdit ettiğini belirten İkizoğlu’na, götürüldüğü Adli Tıp Kurumu&#8217;nda “Darp yoktur” raporu verildi. Ardından evine dönen İkizoğlu, şikâyetin üzerinden saatler geçmeden Küçük tarafından başına vurulan çekiçle öldürüldü. Daha önce Küçük’e 3 ay &#8220;Uzaklaştırma&#8221; cezası verilmişti. Öldürülen 8 kadının ise faili belli değil. Bu ay öldürülen kadınların %21’ini oluşturan bu “şüpheli ölümler” kadın cinayetlerindeki artışın korkunçluğu gibi vahşetin bir başka boyutunu gözler önüne seriyor.</p>
<p>Raporun tamamına ulaşmak için <a href="https://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/veriler/2818/mayis-2017-veriler" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayınız.</a></p>
</div>
<div class="entry-meta"><a href="http://yarinhaber.net/kadin/54608/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformu-mayis-ayinda-39-kadin-erkekler-tarafindan-olduruldu" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> Kaynak</a></div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/04/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformu-mayis-ayinda-39-kadin-erkekler-tarafindan-olduruldu/">Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Mayıs ayında 39 kadın erkekler tarafından öldürüldü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
