<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Emre Erdoğan arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/emre-erdogan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/emre-erdogan/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Feb 2023 10:05:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Emre Erdoğan arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/emre-erdogan/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Data Talks: “İnfodemi” İle Etkin Mücadele Araştırması</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/29/data-talks-infodemi-ile-etkin-mucadele-arastirmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Oct 2021 10:01:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Data Talks]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[infodemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83017</guid>

					<description><![CDATA[<p>Data Talks'un bu bölümünde Ulaş Tol ve Prof. Dr. Emre Erdoğan “İnfodemi” İle Etkin Mücadele Araştırmasını konuşuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/29/data-talks-infodemi-ile-etkin-mucadele-arastirmasi/">Data Talks: “İnfodemi” İle Etkin Mücadele Araştırması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Spotify Embed: Bölüm 005 | İnfodemi İle Etkin Mücadele" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/0PWweUGWb6a074f33KZfmr?si=876853dbc2814872&#038;nd=1&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p><a href="https://drive.google.com/file/d/1xDGRZC0tNDUIUb6UWMO-0wOFDhELr62L/view" target="_blank" rel="noopener">Rapora buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/29/data-talks-infodemi-ile-etkin-mucadele-arastirmasi/">Data Talks: “İnfodemi” İle Etkin Mücadele Araştırması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilgi Düzensizliği: RDM edu Farkındalık Yaratmayı Amaçlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/17/bilgi-duzensizligi-rdm-edu-farkindalik-yaratmayi-amacliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Korkmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2021 10:54:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi düzensizliği]]></category>
		<category><![CDATA[Dezenformasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[malenformasyon]]></category>
		<category><![CDATA[mezenformasyon]]></category>
		<category><![CDATA[RDM edu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71604</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Sivil toplum kuruluşları içerisinde bulunduğumuz bilgi düzensizliği sorunlarından en fazla etkilenen kurumlar arasında.” Prof. Dr. Emre Erdoğan ile ‘bilgi düzensizliği’ kavramını ve yaşama geçirdikleri RDM edu projesini konuştuk. Proje bilgi düzensizliğine sebep olan ve bu yolla bilgi ekosistemine derinden zarar veren faktörlerin neler olduğunu ve hangi kanallarla engellenebileceği konusunda iki aşamalı eğitim anlayışıyla geniş kitlelerde farkındalık yaratmayı amaçlıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/17/bilgi-duzensizligi-rdm-edu-farkindalik-yaratmayi-amacliyor/">Bilgi Düzensizliği: RDM edu Farkındalık Yaratmayı Amaçlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarihsel kökleri oldukça eskilere dayanan günümüzde daha da görünürlüğü artan dezenformasyon, mezenformasyon, daha geniş anlamıyla bilgi düzensizliği nedir?</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-71610 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/emre-erdogan-640x360.jpg" alt="Emre Erdoğan" width="354" height="199" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/emre-erdogan-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/emre-erdogan-1024x576.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/emre-erdogan.jpg 1280w" sizes="(max-width: 354px) 100vw, 354px" />Şu anda yaygın olarak kullanmakta olduğumuz dezenformasyon, mezenformasyon ve malenformasyon gibi kavramların hepsine biz bir şapka terimle “bilgi düzensizlikleri” adı veriyoruz. Bu bilgi düzensizliklerinin en önemli özelliği, insanların gerçek dünya hakkındaki algılarının dışarıdan bir müdahaleyle yanlış hale gelmesi. Bu yanlış müdahale, dezenformasyonda kötü bir niyetle yapılabildiği gibi mezenformasyon örneğinde iyi bir niyetle yanlış bilginin yayılması olarak gerçekleşebilir. Malenformasyon ise iyi doğru bir bilginin kötü niyetle, yani zarar vermek amacıyla yaygınlaştırılması olarak tanımlanıyor.</p>
<p>Buradaki en önemli nokta bilgi düzensizliklerinin de tıpkı psikolojik düzensizlikler gibi normalden bir sapma olduğunu düşünülmesi ve insanların bu bilgi düzensizliklerine maruz kalmasalar daha doğru bir dünya algısına sahip olacaklarının ve kendileri için daha doğru kararlar verebileceklerinin varsayılması. Bu açıdan, bireylerin doğru karar vermelerine yönelik en büyük tehdit olarak görülüyor.</p>
<p><strong>Sosyal medya ile mobil teknolojilerinin kullanımının giderek yaygınlaştığı bu dönemde yanlış bilgilerin yayılımı da ciddi oranda arttı. Peki, günümüzde yanlış bilgi neden bu kadar çok yaygınlaştı?</strong></p>
<p>Yanlış bilginin günümüzde bu kadar çok yaygınlaşmasının en önemli sebebi içinde bulunduğumuz bilgi ekosistemi. Özellikle enformasyon teknolojilerinin ve sosyal medyanın gelişmesi ile bilgi alışverişimiz hiç olmadığı kadar hızlandı ve farklılaştı, içinde bulunduğumuz bilgi ekosisteminde hız en önemli faktör. Bilgi daha önce hiç olmadığı kadar büyük hacimde üretiliyor ve çok hızlı bir şekilde yaygınlaşıyor. Üstelik geleneksel medyanın yanı sıra sosyal medya dediğimiz platformlar bilginin yaygınlaşmasına çok katkıda bulunuyor.</p>
<blockquote><p>İnsanlar olarak daha önce hiç karşılaşmadığımız kadar yoğun bir bilgi akışı ile karşı karşıyayız.</p></blockquote>
<p>Bu nedenle doğru bilgiyle yanlış bilgi arasındaki ayrımı yapamaz hale geldik, üstelik şu anda içerisinde bulunduğumuz pandemi gibi faktörler de bizi paniğe sürükledi. Pandeminin ve benzer krizlerin verdiği belirsizlik halinden kurtulmak için bir an önce kesin ve doğru olduğunu düşündüğümüz bilgilere sarılmak istedik. Ancak doğru bilgiyle yanlış bilgi arasındaki ayrım yapamayışımız bizi yanlış bilgilere daha fazla maruz bıraktı.</p>
<p>Bu noktada dezenformasyonun da arttığını söylememiz gerekebiliyor. Ülkeler, “Melez Savaş” adı verdiğimiz bir yöntemle ve düşmanlarının ya da rakiplerinin olumsuz etkilenmeleri için dezenformasyonun yayılmasını tetiklediler. 2016 Amerikan Başkanlık Seçimleri ya da aşılarla ilgili yanlış bilgilerin yayılması bunun iyi örneklerinden biri oldu. Bugün Avrupa Birliği ve NATO dezenformasyonu en önemli güvenlik sorunlarından biri olarak görüyor, buna karşı tedbirler geliştirmeye çalışıyor.</p>
<p><strong>Bilgi düzensizliğine sebep olan ve bu yolla bilgi ekosistemine derinden zarar veren faktörlerin neler olduğunu ve hangi kanallarla engellenebileceği konusunda iki aşamalı eğitim anlayışıyla geniş kitlelerde farkındalık yaratmak amacıyla yaşama geçirdiğiniz RDM edu projesi fikri nasıl ortaya çıktı? Proje kapsamında hangi faaliyetler yürütülecek?</strong></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-71611 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/rdm-edu-640x640.jpg" alt="RDM Edu" width="311" height="311" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/rdm-edu-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/rdm-edu-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/rdm-edu.jpg 900w" sizes="(max-width: 311px) 100vw, 311px" />Bizim Türkiye’de Bilgi Düzensizliği ile Mücadele Etmek ya da kısaca, “rdm.edu” adı verdiğimiz eğitim projesi, geçen yıl Kasım ayında başlattığımız bir çalışmanın devamı. Kasım 2020’de bu konunun Türkiye’de fazla çalışılmadığını düşünerek bir seminer dizisi başlatmıştık. 4 hafta süren seminerde on iki ayrı ders verilmiş ve yaklaşık 300 katılımcı, dersleri başarıyla tamamlamıştı. Bu yıl da daha geniş bir kesime erişebilmek ve daha önemlisi Türkiye&#8217;de bilgi düzensizliği ile mücadeleye yönelik bir müfredat geliştirmeyi hedefledik. Bu amaçla öncelikle daha önce bizim eğitimlerimize katılmışlara öncelik vererek seçtiğimiz 25 arkadaşımızı yoğun bir eğitim sürecinden geçirdik. Bu eğitim sürecinde hep daha önce öğrenilen kavramlar tekrarlandı hem de yeni kavramların nasıl öğretilebileceğine dair bir kapasite geliştirilmesini hedefledik. İkinci aşamada bu arkadaşlarımız bizim geliştirmiş olduğumuz eğitim müfredatını kullanarak kendi katkılarıyla da çok sayıda gence uzaktan eğitim verecekler.</p>
<p>Bu eğitimler sonucunda katılımcıların bilgi düzensizlikleri, hakkında bilgi sahibi olmasını ve önemlisi bu konuda güçlenmelerini hedefliyoruz. Proje sonucunda hem bu konuda bilgi sahibi olmuş ve Türkiye&#8217;ye yayılmış bir ağa sahip olacağız. Hem de ülkemizde okullarda ya da üniversitelerde öğrenebilecek yaklaşık 3 saatlik bir uzaktan eğitimin müfredatını oluşturmuş, temellerini atmış olacağız.</p>
<p><strong>STK’lar RDM edu projesi kapmasında nasıl bir rol oynayabilir? Ayrıca sivil toplum kuruluşları bilgi düzensizliği ile mücadele kapsamında neler yapmalı?</strong></p>
<p>Sivil toplum kuruluşları içerisinde bulunduğumuz bilgi düzensizliği sorunlarından en fazla etkilenen kurumlar arasında. Yaptıkları birçok faaliyet dezenformasyon ve mezenformasyon sisinin arkasında kayboluyor. Bu nedenle hem sivil toplum kurumu çalışanlarının hem de toplumun bilgi düzensizlikleri konusunda dayanıklılık kazanması hepimizin işimizi daha iyi yapmamızı sağlar.</p>
<p>Projemiz süresince sivil toplum kuruluşlarından bizim eğitimimize hem öğrenci, hem de eğitici olarak katılabilmeleri bizim çabalarımıza katkıda bulunacaktır. Ayrıca, Kasım 2020’de yaptığımız seminerlerden yola çıkarak uzaktan erişimli bilgi düzensizlikleri konusunda eğitim planlıyoruz. Bir tür kitlesel eğitim platformu olacak bu araçla; bireyler kendi kendilerine, bilgi düzensizlikler konusunda bilgi sahibi olabildikleri gibi kurumlar da oradaki malzemeyi kullanarak çalışanlarına bu konuda eğitim verebilirler. En önemlisi bilgi düzensizlikleri karşısında geliştireceğimiz ortak farkındalık daha etkin bir mücadele yürütmemizi de sağlayabilir.</p>
<p><strong>Bilgi düzensizliği ile mücadelede medya nasıl bir yol haritası izlemeli? </strong></p>
<p>Bilgi düzensizlikleri söz konusu olduğunda medya hem bu bilgi düzensizliklerini yayan hem de bilgi düzensizliklerinden zarar gören kurum olarak karşımıza çıkıyor. Tiraj ve tık kaygısı taşıyan medya yanlış bilginin sansasyonelliğine kapılıp yaygınlaşmasına katkıda bulunabiliyor. Öte yandan geleneksel medyanın sansasyonel gazetecilik yapanlar, troller ve botlar karşısında yenik düştüğünü de biliyoruz.  Yurttaş gazeteciliği ise  ne kadar övülse de yanlış bilginin yaygınlaşmasına katkıda bulunuyor.</p>
<p>Bu nedenle medyanın yapabileceği bazı şeyler var. Birincisi, kendisinin yanlış bilgi yayılımına katkıda bulunduğunun farkına varması ve yanlış bilgi yayılımına engel olması. Bu da haber üretenlerin yani gazetecilerin ve diğer içerik üreticilerinin yanlış bilgi konusunda farkındalığa sahip olmasıyla mümkün olabilir. İkincisi yanlış bilgiye yer vermeyerek, daha temiz bir bilgi ekosisteminin oluşmasına katkıda bulunabilir. Eğer bu kolektif bir çabayla gerçekleştirilirse yanlış bilgiye yer vermemekten oluşan zarar da büyük olmaz. Üçüncü olarak okuyucuların, takipçilerin ya da izleyicilerin yanlış bilgi konusunda farkındalığa sahip olması ve donanımlanması konusunda çaba harcayabilir, o zamanda yanlış bilgiye karşı olan talep azalacaktır bundan da temiz bilgiye yer veren medya daha karlı çıkacaktır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/17/bilgi-duzensizligi-rdm-edu-farkindalik-yaratmayi-amacliyor/">Bilgi Düzensizliği: RDM edu Farkındalık Yaratmayı Amaçlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mevsimlik işçi çocukları: Zehirli pet toplayıp satıyoruz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/23/mevsimlik-isci-cocuklari-zehirli-pet-toplayip-satiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Apr 2017 09:57:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ben kendim büyüdüm demiyorum araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Karakaş]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İşçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimlik işçiler]]></category>
		<category><![CDATA[pınar uyan semerci]]></category>
		<category><![CDATA[tarım işçiliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=13760</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin, “Ben Kendim Büyüdüm Demiyorum” başlığıyla Adana’da çalışan mevsimlik tarım işçileri hakkında yayımladığı araştırma, işçi çocuklarının yaşadıklarını ortaya koydu. *Bu haber ilk olarak Journo&#8216;da yayınlanmıştır ve Burcu Karakaş tarafından hazırlanmıştır. Doç. Dr. Pınar Uyan Semerci ve Doç. Dr. Emre Erdoğan tarafından hazırlanan raporun araştırma ekibinde, Veysi Kondu, Garip [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/23/mevsimlik-isci-cocuklari-zehirli-pet-toplayip-satiyoruz/">Mevsimlik işçi çocukları: Zehirli pet toplayıp satıyoruz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin, “Ben Kendim Büyüdüm Demiyorum” başlığıyla Adana’da çalışan mevsimlik tarım işçileri hakkında yayımladığı araştırma, işçi çocuklarının yaşadıklarını ortaya koydu.</h3>
<h6><em><strong>*Bu haber ilk olarak <a href="https://journo.com.tr/mevsimlik-isci-cocuklari" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Journo</a>&#8216;da yayınlanmıştır ve Burcu Karakaş tarafından hazırlanmıştır.</strong></em></h6>
<p>Doç. Dr. Pınar Uyan Semerci ve Doç. Dr. Emre Erdoğan tarafından hazırlanan raporun araştırma ekibinde, Veysi Kondu, Garip Hanay, Zübeyde Ekmekçi ve Gizem Külekçioğlu yer aldı. Rapor kapsamında, mevsimlik tarım işçileri ile bu işçilerin çocuklarının çalışma ve yaşam koşulları araştırıldı.</p>
<p>Araştırmaya göre, 6-10 yaş arası çocukların yüzde 7’si tarlada çalışırken, bu oran 11-14 yaş diliminde erkek çocuklarda yüzde 52, kız çocuklarında ise yüzde 60’a yükseliyor. 15-18 yaş diliminde ise tarlada çalışanların oranı yüzde 91 oluyor.</p>
<p>Araştırmada öne çıkan başlıklar şöyle:</p>
<ul>
<li> Ailelerin yüzde 80’inin kökeni Şanlıurfa. İkinci sırada yüzde 15 ile Şırnak geliyor. Şanlıurfa-Merkez ve Şırnak-Merkez ilçelerden gelenler hanelerin yüzde 50’sini oluşturmakta. Yoğunlukla işçi gönderen diğer ilçeler ise Suruç, Siverek, Harran ve Cizre.</li>
<li>Şırnak kökenli mevsimlik tarım işçilerine baktığımızda iki ana grup olduğu görülüyor. Bunlardan birincisi eskiden beri tarım işçiliği yapanlar. İkinci grup ise 2016 yılı içinde Şırnak’taki koşullar sebebiyle göç etmek zorunda kalmış, mevsimlik tarım işçisi olarak bölgeye çalışmaya gelmiş olanlar.</li>
</ul>
<h4>25 yıldır evine dönmeyen aileler</h4>
<ul>
<li>Görüşülen haneler ortalama 15 yıldır mevsimlik tarım işçiliğiyle uğraşmakta. Yüzde 25’lik bir kesim için mevsimlik tarım işçiliği 20 yıldır süregiden bir uğraş. 20 ya da 25 yıldır evine dönmeyen aileler var. Evlerine dönmeyen mevsimlik tarım işçileri, büyük çoğunlukla çadırda kalmaya devam etmekte (yüzde 67), çalışmadıkları dönemde bir eve geçmemekte.</li>
<li>Araştırmamız sırasında tarlaya gitmeyen çocukların bir kısmının mahalledeki köylülerin evlerinde ya da çiftliklerinde çalıştıkları ya da hurda, pet şişe, hortum, muşamba, demir, plastik boru ve “zehirli pet” toplayıp sattıkları gözlemlendi.</li>
</ul>
<h4>Güneş çarpmasına en çok kız çocukları maruz kalıyor</h4>
<ul>
<li>12-14 yaş aralığındaki çocuklar arasında çalışanların oranı erkek çocuklar<br />
için yüzde 51, kız çocukları için yüzde 62. Kız çocukları tarlada çalışmaya daha erken yaşta başlamakta. 15-18 yaş dilimindeki erkek çocuklarının yüzde 92’si, kız çocuklarınınsa tamamı tarlada çalışmaya gitmekte. Erkekler ve kızlar arasındaki bu farkın en önemli sebebinin erkek çocuklarının okumaya devam etmeleri olduğunu düşünülüyor.</li>
<li>Çocukların başlarına gelen kazalara bakıldığında en fazla güneş çarpması (yüzde 39 ve 42), arı/böcek sokması (yüzde 51 ve yüzde 40) ön plana çıkıyor. Cinsiyet bazında bakıldığında güneş çarpmasının kız çocuklarının başına daha fazla (yüzde 47) geldiği görülmekte. Bunun sebebi de kız çocukları arasında tarlada çalışanların oranının daha fazla olması.</li>
</ul>
<h4>15’inden küçük yaşta doğuran kadınlar</h4>
<ul>
<li>Kadınlar ilk çocuklarını ortalama 21 yaşında doğurmuş. Yaklaşık yüzde 8’lik bir kesim ise ilk doğumunu 15 yaşından daha küçükken yapmış.</li>
</ul>
<p>Erkek çocukları arasında tarlada çalışsa da eğitimine devam edenlere rastlanırken, kız çocuklarında tarlaya çalışmaya gitmek, eğitimden kopmak anlamına gelmekte.</p>
<p>12-14 yaşları arasındaki kız çocuklarının büyük çoğunluğu çadır temizliği, bulaşık yıkama, ateş yakma, odun toplama, su taşıma ve küçük kardeşe bakma gibi ev işlerine dâhil olmakta. Aynı yaş grubu erkek çocuklarında bu işlerle ilgilenenlerin oranı daha düşük. Bununla birlikte erkek çocuklarının su taşıma, odun toplama ve ateş yapma gibi işlere daha fazla katıldıkları görülmekte.</p>
<p><strong>Raporda yer alan anlatımlardan bazıları ise şöyle:</strong></p>
<ul>
<li>Biz yaklaşık dördüncü ayımıza girdik işte. Dört aydır buradayız… Yani Şırnak’taki yasağın bu kadar kalacağını düşünmüyorduk… Hani kalsın kalsın bir ay kalıp gideriz diye düşünmüştük. Zaten geldiğimizde sadece şu dolaptaki iki parça elbiseyle geldik. Başka hiçbir şey yanımızda getirmedik… Şu anda ne Şırnak’a dönebiliyoruz, ne burada kalabiliyoruz. (Kadın Odak Grup Görüşmesi)</li>
<li>Zehir petleri topluyorum. Mesela tarlalara ilaç veriyor. Petler, ilaçların petleri. Biz ona zehir diyoruz. Sonra onları satıyoruz. Köprünün üstünde bir tane bakkal var ona satıyoruz. (8-11 yaş, Çocuk Odak Grup Görüşmesi)</li>
<li>Yani inan ki, bugün pazara gittik, hani pazardaki çocukları ağladı illa bana elbise al diye. Karneye gideceğiz, karnede giyecek elbisemiz yok. Annemiz sen bize elbise al. Gitti borç aldı. O da tabii ki n’apsın, onlar da diyor ki abla biz şöyleyiz, böyleyiz. N’apıyım kardeşim, çocuğum istiyor param yok, vereceğim. Canımı almayacaksın ya vereceğim. (Kadın Odak Grup Görüşmesi)</li>
<li>Gelirim yetseydi zaten çadırda kalmazdım, bir ev tutmuştum. İnsan yeni evlendiği zaman, çadırda yaşamak zor geliyor. Her şey zor geliyor. Yürümek bile zor geliyor yemin ederim. Ben bazen öyle çadıra bakıyorum, lanet ediyorum hem kendime hem burada yaşadığım için buradaki insanların ben hepsine küfrediyorum. Bazen yakmayı düşünüyorum ha, o derece. (Kadın Odak Grup Görüşmesi)</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/23/mevsimlik-isci-cocuklari-zehirli-pet-toplayip-satiyoruz/">Mevsimlik işçi çocukları: Zehirli pet toplayıp satıyoruz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
