<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doğanay Tolunay arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/doganay-tolunay/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/doganay-tolunay/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Sep 2021 10:19:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Doğanay Tolunay arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/doganay-tolunay/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Yanlış Uygulamalar Devam Ederse Yangınlar Artarak Sürecek&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/06/yanlis-uygulamalar-devam-ederse-yanginlar-artarak-surecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2021 11:36:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[afet koordinasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Doğanay Tolunay]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangını]]></category>
		<category><![CDATA[yangınla mücadele]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73309</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Komplo teorileri, iklim krizi ve insan kaynaklı sorunların konuşulmasını engelliyor." Türkiye, orman yangınlarıyla mücadelede bir haftayı geride bıraktı. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi'nde Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay ile son 30 yılda üç kat artan orman yangınlarını ve yangınla mücadelede yapılan yanlışları konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/06/yanlis-uygulamalar-devam-ederse-yanginlar-artarak-surecek/">&#8216;Yanlış Uygulamalar Devam Ederse Yangınlar Artarak Sürecek&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye, bir haftadır yoğunluklu olarak Akdeniz ve Ege bölgelerinde çıkan orman yangınlarıyla mücadele ediyor. Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey’in açıklamasına göre, altı günde Türkiye&#8217;nin farklı illerinde çıkan toplam 144 orman yangını tespit edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın paylaştığı güncel verilere göre şu an Antalya’da iki, Muğla’da beş, Isparta’da bir yangın etkisini sürdürüyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;2019 İzmir Yangını Sonrası Bir Arpa Boyu Yol Alınmadı&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-73316 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/doganay-tolunay-640x311.jpg" alt="Doğanay Tolunay" width="352" height="171" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/doganay-tolunay-640x311.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/doganay-tolunay.jpg 700w" sizes="(max-width: 352px) 100vw, 352px" />Prof. Dr. Doğanay Tolunay, 2019 yılında söndürülmesi günler alan İzmir’deki orman yangınları zamanında dört akademisyenle birlikte orman yangınlarıyla ilgili yerleşik hatalı bilgilerin düzeltilmesi için bir bildiri yayınlamıştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tolunay, İzmir yangınları yaşanırken yayınladıkları bildirinin içeriği hakkında bilgi verirken, orman yangınlarına yönelik hangi yanlış uygulamaların ve bilgi kirliliğinin devam ettiğini de anlattı: &#8220;2019 yılı Ağustos ayındaki İzmir yangını günlerce sürmüş, yangının sabotaj nedeniyle çıktığı iddiaları ortaya atılmış, THK uçaklarının neden yangın söndürmede kullanılmadığı tartışılmış ve yanan ormanların imara açılacağı iddiaları ayyuka çıkmıştı. Kamuoyunda inanılmaz bir bilgi kirliliği vardı. Bunun üzerine İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesinden Prof. Dr. Ünal Akkemik, Doç. Dr. Cihan Erdönmez, Bartın Orman Fakültesinden Prof. Dr. Erdoğan Atmış ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesinden Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu hocalarımızla birlikte “Ormanın Çağrısı” adlı bir bildiri yayınladık. Bildiride Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Üniversiteler, STK’lar ve kamuoyunun orman yangınları konusunda yaptığı hatalara dikkat çekmiş ve yapılması gerekenleri maddeler halinde sıralamıştık. Arada geçen iki yıl içinde maalesef hiçbir şeyin değişmediğini, bir arpa boyu yol almadığımızı söyleyebilirim.” </span></p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-73317 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/yangin-cikis-nedednleri.jpg" alt="yangın çıkış nedenleri" width="634" height="440" /></p>
<h5><b>&#8216;Ormanın Çağrısı&#8217; Bildirisi’nde Öne Çıkan Başlıklar </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Tolunay ve diğer akademisyenler, yayınladıkları &#8216;Ormanın Çağrısı&#8217; bildirisinde üstünde durdukları başlıklar şöyle:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Ormanlara zarar veren politikalardan vazgeçilmesi gerekiyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Ormancılık meslek örgütlerinin siyasetin güdümünden çıkmalı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sessizlik ve suskunluk akademi ile yan yana gelmemeli.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kuruluşları ve doğaseverler, eleştirileri ve görüşlerini bilimsel bilgiye dayanarak vermeli.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Orman Genel Müdürlüğünün kafalarda soru işareti bırakmayacak şekilde etkili, hızlı ve tatmin edici bilgi akışını sağlamalı ve şeffaflık konusunda bahane üretmemeli.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">700 bin hektara (günümüzde 738 bin ha) ulaşan madencilik, turizm, altyapı vb. tesislere tahsis edilen ormancılık dışı uygulamalar, ormanların parçalanmasının nedeni ve orman yıkımının en büyük sebebi.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Yanan orman alanlarının yeniden ormanlaştırılması Anayasa gereğidir, bunun aksi yönünde kuşkusu olan yurttaşların ilgili ormancılık birimlerinden bilgi alması ve tatmin olmazlarsa yasal yollara başvurması anayasal bir haktır.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Yanan alanların aceleyle ağaçlandırılması yerine yöredeki doğal ağaç türlerinin tohumla gençleşmesine olanak sağlayacak yöntemler uygulanması gerekiyor.</span></li>
</ul>
<h5><b>&#8216;Ağaç Dikerek Orman Ekosistemi Oluşturulamayacağını Anlatamadık&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Dr. Tolunay, her yangın sonrası yanan alanlara fidan dikimi çağrısı yapmanın doğru olmadığını, orman ekosisteminin sadece ağaçlardan oluşmadığını söyledi. “Gerek yangınlarla gerekse ormanlara zarar veren diğer uygulamalarla kaybedilenin bir ekosistem olduğunu, ağaç (doğrusu fidan) dikerek orman ekosistemi oluşturulamayacağını anlatamadık.&#8221; diyen Tolunay, diğer bir ihtimalin de karar vericiler tarafından anlaşılmak istenmemesi olduğunun altını çizdi. Ancak anlaşılana kadar anlatmanın bilim insanlarının görevi olduğuna değinen Tolunay, &#8220;Orman bir ekosistemdir ve sadece ağaçlardan oluşmaz. Yüzlerce canlı barındırır. Yangınlar ve diğer ekosistem tahribatları ile bu canlılar hatta ekosistemi oluşturan cansız varlıklar da zarar görür. Bu tür tahribatlardan sonra asıl olan ekosistemi eski haline getirmektir.” dedi.</span></p>
<h5><b>&#8216;Kızılçam ve Maki, Yangından Sonra Kendini Yeniden Var Edebilir&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Ülkemizde orman yangınlarının çoğunlukla Ege ve Akdeniz Bölgesinde çıktığını ifade eden Tolunay, bu bölgedeki orman varlıklarının yangın sonrasında da yeniden hayata dönmeye uyumlu oldukları bilgisini verdi: &#8220;Ülkemizin toplam orman alanı 22,9 milyon ha. Bunun 5.9 milyon ha’ı meşe, 5,6 milyon ha’ı ise kızılçam ormanlarından oluşuyor. Kızılçam ülkemizin en geniş yayılışa sahip 2. türü ve tamamen doğal. Ege ve Akdeniz bölgelerimizin doğal bitki örtüsü kızılçam ve maki. Kızılçam ormanları ve maki türleri insandan önce de bu coğrafyada vardı. Günümüzde yüzde 89’u insan kaynaklı olan yangınların tamamı insan öncesinde doğaldı. Kızılçam ormanları ve maki gençleşmek için yangına uyum sağlamıştı. Kızılçam ağaçlarının kozalakları ağaçtan düşmez ve yangından fazla zarar görmez. Yangın sonrasında toprak üzerindeki külün içine düşer ve bir sonraki baharda çimlenerek köklerini toprakta geliştirir. Yangın olmadığında tohumlar toprak üzerindeki kalın bir örtü halindeki kuru yaprak tabakasına düşer ama çimlenemez. Maki bitki türlerinin ise yangında sadece toprak üstündeki gövdeleri ve sürgünleri yanar, kökleri ise zarar görmez. Bu nedenle yangın sonrasındaki bahar aylarında hem kızılçam fidanları hem de maki örtüsü yanan alanlara tekrar gelir. Bu ekolojik döngüden kopya çekmemiz halinde kızılçam ve makiliklerde kaybedilen bitki örtüsünün yeniden kazanılması mümkün. Ağaçlandırma ise bir yıl sonra fidan ve diğer otsu ve çalı türlerinin gelmediği alanlarda düşünülmeli.”</span></p>
<h5><b>&#8216;Son 30 Yılda Orman Yangınları 3 Kat Arttı&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’deki orman yangınlarının son 30 yılda 3 kat artış gösterdiğini söyleyen Tolunay,  bunun en büyük nedeninin insan orman etkileşiminin artması olduğunu ifade etti. Orman içindeki tesislerin ve yerleşimlerin artmasının orman yangınlarını doğrudan etkilediğini söyleyen Tolunay’a göre orman alanları dahilinde izin verilen ormancılık dışı uygulamalardaki artış da tehlikeyi artıran faktörler arasında. Tolunay; “Ormanlarımıza, orman yangınlarından ziyade ormancılık dışı kullanımlara verilen izinler daha fazla zarar vermektedir. Yıllık ortalama 9.166 ha orman yangını olurken ormanlardan yıllık olarak verilen ortalama izin miktarı 29.199 hektardır. Sadece son 9 yılda 342.845 ha orman alanı kamu yararı denilerek orman dışına çıkarılmıştır Kamuoyu orman yangınlarına karşı son derece hassas. Ancak kamu yararı var denilerek ormanlardan verilen izinler de gözden kaçmamalıdır” diyerek bu tehlikeye de dikkat çekti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tolunay, ormancılık dışı uygulamalara örnek olarak; elektrik nakil hatları, madenler, çöplükler, yolları saydı. Özellikle elektrik nakil hatlarının yangına neden olan faktörlerden anız yakma ve izmaritlerle birlikte ilk üçte yer aldığını söyledi. </span></p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-73320 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/yanan-alan-karsilastirmasi-640x516.jpg" alt="yanan alan karşılaştırması" width="640" height="516" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/yanan-alan-karsilastirmasi-640x516.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/yanan-alan-karsilastirmasi.jpg 698w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>&#8216;Halk Yangınlara Karşı Bahar Aylarından İtibaren Uyarılmalı&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Tolunay, orman yangınlarının yıldan yıla yükselen grafiğini engellemek için bir dizi önlem sıraladı: “Orman Genel Müdürlüğü’nün yangınla mücadeledeki stratejisi yangın çıktıktan sonra en kısa sürede söndürmek üzerine kurgulanmış. Ancak bir yangına dahi geç müdahale ettiğinizde yanan orman alanı miktarı artmakta. Halbuki yangın sayısının azaltılmasına odaklanılması halinde yanan orman miktarı da azalacaktır. Bunun için bahar aylarından itibaren kamuoyunun bilinçlendirilmesi, yangına neden olan anız yakma, mangal konusunda önlemler alınması, orman içindeki tesislerin ve özellikle elektrik nakil hatlarının denetlenmesi, yangın riskinin yükseldiği Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında ormana giriş çıkışların yasaklanması halinde dahi yangın sayısı azalacaktır. Diğer yandan orman yangınları artarken helikopter sayımızın artmaması, uçak sayısının oldukça sınırlı kalması ve yangınları söndürmede bu ikisinden daha etkili olan yangın müdahale ekiplerindeki personel sayısının azalması da önemli bir eksiklik.”</span></p>
<h5><b>&#8216;Komplo Teorileri, İklim Krizi ve İnsan Kaynaklı Sorunların Konuşulmasını Engelliyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim değişikliğinin orman yangınlarının sayısına ve büyüklüğüne etkilerinin farkında olunmadığını söyleyen Tolunay, komplo teorilerinin gerçekte mücadele edilmesi gereken faktörlerin önüne geçtiğini vurguluyor:  “Aynı anda birkaç yerde yangın çıktığında bunun insanların orman içine daha fazla girdiği, neredeyse her ağacın altında mangal yakıldığının ya da en bilinçlimizin dahi izmaritini otomobillerinin camından dışarı attığı da gözden kaçıyor. Böyle olunca ilk akla gelen sabotaj oluyor. Halbuki iklim değişikliğiyle birlikte artan sıcaklıklar ot ve çalıların kurumasına, ağaçların yapraklarının kurumasa bile su içeriklerinin azalmasına ve kolayca tutuşmaya hazır hale geldiğini de bilmiyoruz. Özellikle sıcak hava dalgaları olduğunda yangın riski yükselmekte ve en ufak kıvılcım yangına dönüşmekte. Sadece ülkemizde değil tüm Akdeniz ülkelerinde hatta kuzey Avrupa ülkelerini aynı anda yangınlarla mücadele ederken, komplo teorileri sadece iklim değişikliği etkilerinin değil, yangınlarla mücadeledeki eksikliklerinin de tartışılmasının önüne geçiyor. İklim değişikliği ve orman yangınları arasındaki ilişkiler tartışılsa bile bu tartışmanın yangınlarla mücadeledeki eksiklikler nedeniyle iklim değişikliğinin günah keçisi olarak ilan edilmesiyle sonuçlanacağını düşünüyorum. Seller de benzer bir durum yaşanıyor ve ‘son 500 yıldaki en fazla yağış oldu, biz ne yapalım?’ söylemine sığınılıyor maalesef.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/06/yanlis-uygulamalar-devam-ederse-yanginlar-artarak-surecek/">&#8216;Yanlış Uygulamalar Devam Ederse Yangınlar Artarak Sürecek&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;If The Wrong Practices Continue, The Fires Will Continue to Increase&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/06/if-the-wrong-practices-continue-the-fires-will-continue-to-increase/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2021 10:17:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Civil Pages]]></category>
		<category><![CDATA[climate crisis]]></category>
		<category><![CDATA[Doğanay Tolunay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74396</guid>

					<description><![CDATA[<p>‘Conspiracy theories prevent to talk about climate crisis and human-caused problems.’ Turkey left behind a week in the fight against forest fires. We talked to Prof. Dr Doğanay Tolunay, who is a lecturer at Istanbul University-Cerrahpaşa - Faculty of Forestry, about the forest fires, which have tripled in the last 30 years, and the mistakes made in firefighting.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/06/if-the-wrong-practices-continue-the-fires-will-continue-to-increase/">&#8216;If The Wrong Practices Continue, The Fires Will Continue to Increase&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Turkey has been fighting forest fires in the Mediterranean and Aegean regions for a week. According to the statement of General Director of General Directorate of Forestry, Bekir Karacabey, a total of 144 forest fires were detected in different provinces of Turkey in six days. According to the current data shared by the Ministry of Agriculture and Forestry, there are currently two fires in Antalya, five in Muğla and one in Isparta.</span></p>
<p><b>‘No Progress Has Been Made After The 2019 İzmir Fire’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Dr. Doğanay Tolunay, together with four academics during the forest fires in İzmir, which took days to extinguish in 2019, published a statement to correct the established erroneous information about forest fires.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">While Tolunay gave information about the content of the declaration they published while the İzmir fires were taking place, he also explained what wrong practices and information pollution continue regarding forest fires: ‘The İzmir fire in August 2019 lasted for days, allegations were made that the fire was caused by sabotage, it was discussed why the THK (Turkish Air Force) planes were not used to extinguish the fire, and they were allegations like the burning forests would be zoned for construction. There was an incredible amount of information pollution in the public. Thereupon, together with our professors such as Prof. Dr. Ünal Akkemik, Assoc. Prof. Dr. Cihan Erdönmez from Istanbul University-Cerrahpaşa &#8211; Faculty of Forestry, Prof. Dr. Erdoğan Atmış from Bartın University &#8211; Faculty of Forestry and Assoc. Prof. Dr. Oğuz Kurdoğlu from Karadeniz Technical University &#8211; Faculty of Forestry, we published a declaration called “The Call of the Forest”. In the declaration, we drew attention to the mistakes made by the Ministry of Agriculture and Forestry, General Directorate of Forestry, Universities, NGOs and the public about forest fires and listed the things that should be done. I can say that unfortunately nothing has changed in the intervening two years, and we have not made any progress.’</span></p>
<p><b>Compiled from forestry statistics of the general directorate of forestry (OGM)</b></p>
<p><b>Reasons of the forest fires (average number of fires per year between 2013 – 2020): Natural(lightning), stubble fire, dump, hunting, shepherd fire, cigarettes, picnic, other negligence-accidents, terror, incension, expanding, other intentions, energy, traffic, other accidents, unknown reasons]</b></p>
<p><b>Featured Topics in The Call of the Forest’ Declaration</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">The topics that Tolunay and other academics focused on in their &#8216;The Call of the Forest’ declaration they published are as follows:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Policies that harm forests need to be abandoned.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Forestry professional organizations should not be in the control of politics.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Academia should not stay silent and be speechless.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Non-governmental organizations and nature lovers should criticize and express their opinions based on scientific knowledge.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">The General Directorate of Forestry should provide an effective, fast and satisfactory information flow without leaving any question marks in the minds and should not make excuses for transparency.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Non-forestry practices allocated to facilities such as mining, tourism, infrastructure, etc., which reach 700 thousand hectares (738 thousand hectares today), are the cause of the fragmentation of forests and the biggest cause of forest destruction.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Reforestation of burned forest areas is a requirement of the Constitution, and it is a constitutional right for citizens who suspect otherwise to obtain information from the relevant forestry units and to take legal action if they are not satisfied.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Instead of hastily afforestation of the burned areas, methods that will enable the natural tree species in the region to be rejuvenated with seeds should be implemented.</span></li>
</ul>
<p><b>&#8216;We Couldn&#8217;t Explain That a Forest Ecosystem Can&#8217;t Be Created by Planting Trees&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Dr. Tolunay said that it is not right to call for planting saplings in burned areas after every fire, and that the forest ecosystem does not consist of only trees. ‘We could not explain that what is lost is an ecosystem, both by fires and other practices that damage the forests, and that a forest ecosystem cannot be created by planting trees (in fact saplings).’ Tolunay underlined that another possibility is that the decision-makers do not want to understand this. However, Tolunay, who mentioned that it is the duty of scientists to explain until they are understood, said ‘The forest is an ecosystem and does not consist of only trees. It contains hundreds of creatures. With fires and other ecosystem destructions, these living things and even the non-living things that form the ecosystem are also damaged. After such destruction, the main thing is to restore the ecosystem’.</span></p>
<p><b>&#8216;Red Pine and Maqui Can Re-exist After the Fire&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Stating that forest fires occur mostly in the Aegean and Mediterranean Regions in our country, Tolunay informed that the forest assets in this region are compatible with being able to come back to life after the fire: ‘The total forest area of our country is 22.9 million ha. 5.9 million ha of this consists of oak forests and 5.6 million ha of red pine forests. Red pine is the second most widespread species in our country and is completely natural. The natural vegetation of our Aegean and Mediterranean regions is red pine and maquis. Red pine forests and maquis species existed in this geography before humans. All the fires, of which 89 percent are man-made today, were natural before humans. Red pine forests and maquis had adapted to the fire to rejuvenate. Cones of red pine trees do not fall from the tree and are not damaged much by fire. After the fire, it falls into the ash on the soil and germinates the next spring and develops its roots in the soil. In the absence of fire, the seeds fall into a thick layer of dry leaves on the soil but cannot germinate. On the other hand, only the stems and shoots of the maquis plant species are burned in the fire, and their roots are not damaged. For this reason, both the red pine saplings and the scrub cover come back to the burned areas in the spring months after the fire. If we copy from this ecological cycle, it is possible to regain the lost vegetation in red pine and scrub. Afforestation should be considered in areas where saplings and other herbaceous and shrub species do not come a year later.’</span></p>
<p><b>&#8216;Forest Fires Have Increased 3 Times in the Last 30 Years&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Stating that forest fires in Turkey have increased 3 times in the last 30 years, Tolunay mentioned that the biggest reason for this is the increase in human forest interaction. According to Tolunay, who says that the increase in facilities and settlements in the forest directly affects forest fires, the increase in the non-forest practices allowed within the forest areas is also among the factors that increase the danger. By saying ‘Permits for non-forestry uses do more damage to our forests than forest fires. While an average of 9,166 ha of forest fires occurs annually, the average annual permit amount from forests is 29,199 hectares. Only in the last 9 years, 342,845 hectares of forest area have been taken out of the forest as public interest. The public is extremely sensitive to forest fires. However, it should not be overlooked that the permissions given from the forests by saying that there is a public interest,’ Tolunay also drew attention to this danger.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">As an example of non-forest practices, he counted power lines, mines, dumps, roads. He said that especially electricity transmission lines are in the top three, along with burning stubble and cigarette, which are among the factors that cause fires.</span></p>
<p><b>(burning/allowed forest area)</b></p>
<p><b>comparison of forests and burnt areas with granted permits (ha)</b></p>
<ul>
<li aria-level="1"><b>permits for other area uses in the forest (ha)</b></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><b>burning area (ha)</b></li>
</ul>
<p><b>Source: It is taken from The General Directorate of Forestry Strategic Plans and Forestry Statistics</b></p>
<p><b>&#8216;People should be warned against fires in spring&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tolunay listed a number of measures to prevent the increasing graph of forest fires from year to year: ‘The strategy of the General Directorate of Forestry in fighting the fire is based on extinguishing the fire as soon as possible after it breaks out. But, when you intervene in a fire late, the amount of burned forest area increases. However, if the focus is on reducing the number of fires, the number of burning forests will also decrease. For this reason, the number of fires will decrease even if the public awareness is raised from the spring months, measures are taken to burn stubble and barbecue that cause fires, the facilities in the forest and especially the electricity transmission lines are inspected, and the entrance and exit to the forest is prohibited in July, August and September when the fire risk increases. On the other hand, the fact that the number of helicopters does not increase while the forest fires increase, the number of aircraft is quite limited and the number of personnel in the fire response teams, which are more effective than these two, is also an important shortcoming.”</span></p>
<p><b>‘Conspiracy Theories Prevent to Talk about Climate Crisis and Human-Caused Problems’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Stating that there is no awareness of the effects of climate change on the number and size of forest fires, Tolunay emphasizes that conspiracy theories actually precede the factors that need to be tackled: ‘When a fire breaks out in several places at the same time, it is also overlooked that people go into the forest more, barbecue is lit under almost every tree, or that even the most conscious of us throw their cigarettes out of their car windows. When this happens, the first thing that comes to mind is sabotage. However, we do not know that the increased temperatures with climate change make grass and bushes dry, the leaves of trees decrease in water cornet even if they do not dry, and they become ready to ignite easily. Especially when there are heatwaves, the risk of fire increases and the smallest spark turns into a fire. While not only our country but also all Mediterranean countries and even northern European countries are fighting fires at the same time, conspiracy theories prevent discussion of not only the effects of climate change but also the deficiencies in the fight against fires. Even if the relationships between climate change and forest fires are discussed, I think that this discussion will result in the scapegoat of climate change due to the deficiencies in the fight against fires. It is also the same with the floods, and unfortunately, it is said “it has been the heaviest rainfall in the last 500 years, what should we do?”’</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/06/if-the-wrong-practices-continue-the-fires-will-continue-to-increase/">&#8216;If The Wrong Practices Continue, The Fires Will Continue to Increase&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/02/orman-yanginlarinin-onlenmesi-ve-tahribatin-giderilmesinde-sivil-topluma-buyuk-gorev-dusuyor/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/02/orman-yanginlarinin-onlenmesi-ve-tahribatin-giderilmesinde-sivil-topluma-buyuk-gorev-dusuyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Aug 2021 18:07:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AKUT Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA VAKFI]]></category>
		<category><![CDATA[Afet Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Ahbap Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan Erdönmez]]></category>
		<category><![CDATA[Doğanay Tolunay]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç haritası]]></category>
		<category><![CDATA[Kızılay]]></category>
		<category><![CDATA[Orman Genel Müdürlüğü (OGM)]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangınları]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73155</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin güneyinde orman yangınları sürüyor. Yangının yarattığı tahribatı gidermek için STK’lar hem sahada operasyonlar ile hem de bağışlar yoluyla katkı sunmaya gayret ediyor. Orman yangınlarında iklim krizinin etkisi, ihmaller, orman alanlarının imara açılması gibi pek çok konu ekseninde sorularımızı yanıtlayan Prof. Dr. Doğanay Tolunay ve Doç .Dr Cihan Erdönmez, sivil toplumun ormanların korunmasına katkı sunmada, tahribatı gidermede ve ulusal politikaların şekillenmesinde büyük bir sorumluluğu olduğunu vurguluyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/02/orman-yanginlarinin-onlenmesi-ve-tahribatin-giderilmesinde-sivil-topluma-buyuk-gorev-dusuyor/">‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye geçen haftadan bu yana güneyde başlayan ve geniş bir alana yayılan orman yangınları ve sebeplerini tartışıyor. Veriler, <a href="https://twitter.com/DoganayTolunay/status/1410614930101870592/photo/1" target="_blank" rel="noopener">orman yangınlarının % 89&#8217;unun insan kaynaklı olduğunu ve son 10 yılda nedeni bilinmeyen yangın sayılarındaki artışı</a> gösteriyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-73142 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/son-10-yilda-cikan-orman-yanginlari-640x285.png" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="521" height="232" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/son-10-yilda-cikan-orman-yanginlari-640x285.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/son-10-yilda-cikan-orman-yanginlari.png 1014w" sizes="auto, (max-width: 521px) 100vw, 521px" /></p>
<p>Türkiye Ormancılar Derneği, yangın sayılarının sürekli artış göstermesinin iklim kriziyle bağlantılı olarak yaşanan kuraklığın etkisinin ve bu eğilimin süreceğine dikkat çekiyor. Son 10 yılın ortalamaları dikkate alındığında 2.631 orman yangını gerçekleşirken; yılda ortalama 9.096 hektar ormanlık alan yandı.</p>
<p><strong>‘İklim Krizi, Yangın Sayısında ve Yanan Alanda Büyük Artışa Neden Oluyor’</strong></p>
<p>Sadece 2020 yılında ise 3.399 orman yangını gerçekleşti ve bu yangınlarda 20.971 hektar orman tahrip oldu. Bilimsel veriler ve uzmanlar, iklim krizinin etkisiyle hem orman yangını sayısını hem de yanan alan miktarındaki büyük artışın eğiliminin süreceği uyarısında bulundu.</p>
<p>Nitekim <a href="https://www.dw.com/tr/orman-yang%C4%B1nlar%C4%B1-atmosferle-pazarl%C4%B1k-edemezsiniz/a-58710220" target="_blank" rel="noopener">Ümit Şahin</a> gibi pek çok uzman sıcak hava dalgaları ve kuraklık koşullarında “orman yangınlarına karşı tek çarenin iklim değişikliği ile mücadele etmek olduğunu” söylüyor. Küresel düzeyde etkilerini daha çok deneyimlediğimiz iklim krizinin Türkiye’ye özgü sonuçları <a href="https://gezegen24.com/orman-yanginlari-iklim/">ise orman ekoloğu İsmail Bekar</a> tarafından şu sözlerle özetleniyor: “A bölgesinde her 10 yılda bir yangın çıkıyorsa ve insan faaliyetleri sonucunda burada yangınlar iki senede bire düşüyorsa, işte o zaman doğal yangın rejimi değişmiş oluyor. Bu kadar ani değişiklikler ekolojik felaketlerin başlaması demek.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73139 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/orman-yanginlarinin-nedenleri.png" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="346" height="273" />Orman Genel Müdürlüğü (OGM) verileri, Türkiye’de yıllık ortalama yanan alan miktarındaki azalmaya karşın, yangın sayılarında sürekli artışa işaret ediyor. 2 Ağustos 2021 itibarıyla OGM, son <a href="https://twitter.com/OGMgovtr/status/1422089104280506369">6 günde 35 ilde meydana gelen 130 orman yangınının kontrol altına aldığını</a> açıkladı.</p>
<p>Bununla birlikte, orman yangınları konusunda ihmaller ve yangın riskinin bertaraf edilmesi ile yanan alanların tekrar orman alanı haline getirilmesine ilişkin tartışmalar kamuoyunun ve sivil toplumu ana gündem maddesini oluşturmayı sürdürüyor. Sivil toplumun fidan dikmekten daha fazla rol üstlenmesi gerektiğini, yanan yerlerin imara açılmamasını izlemesi ve mağdurların hakları için mücadele etmesi gerektiğini söyleyen <a href="https://twitter.com/ysrdnl/status/1421043733181648896" target="_blank" rel="noopener">sivil toplumcular</a>, iklim krizinin etkilerine dikkat çekmekle birlikte, STK’ların daha aktif bir mücadele yürütmesini hayati buluyor.</p>
<p><strong>‘Uzun Vadeli Bakış Açısı ve Planlama ile Ormanlar Kurulmalı’</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73135 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/doganay-tolunay.jpeg" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="261" height="261" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/doganay-tolunay.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/doganay-tolunay-160x160.jpeg 160w" sizes="auto, (max-width: 261px) 100vw, 261px" />İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Prof. Dr. Doğanay Tolunay Sivil Sayfalar’a yaptığı açıklamada, bireylerin ve STK’ların orman yangınlarını önleme ve oluşan zararı gidermede yapabileceklerini özetliyor: Ağaçlandırma çalışmaları ve fidan bağışının ötesinde, toplumsal düzeyde Ekim ayının sonuna dek devam edecek orman yangın riski ve sıcak hava dalgalarına karşı, kritik bölgelerde ormanlık alanlardan uzak durulmalı ve yangın çıkarabilecek faaliyetlerden kaçınılmalı.</p>
<p>STK’ların ne yapması gerektiği konusunda ise Tolunay, aceleyle alınan, fidan dikmek gibi, kararların faydadan çok zarar getirdiğini; oysa orman kurulurken uzun vadeli bakış açısı ile planlama yapılmasının önemini vurguluyor. “Bir orman alanı en az 80-100 yıl orada kalacak; 100 yıllık planlama ile ormanların yaşamasını sağlayacak şekilde hareket etmemiz gerekiyor. Yanan alanlardaki Kızılçam ormanları yangına karşı hassas ama o bölgede başka ağaç türü yetiştirmenin imkânı yok.” Özetle, Tolunay, yanan Kızılçam ormanlarının da iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve ekosistem hizmetleri gözetilerek öncelikli olarak doğal yollarla gençleştirilmesinin düşünülmesini <a href="https://twitter.com/DoganayTolunay/status/1421256880257654784">öner</a>iyor. Tolunay’a göre, tüm bu gerekçelerle, sivil toplum ve kamuoyu yangınların çıkma sebebine odaklanarak daha dikkatli davranmalı. Bu sayede yangın sayılarının düşürülmesi mümkün olabilir.</p>
<p><strong> </strong><strong>‘Sivil Toplum, Yerel Mücadeleleri Bir Çatı Altında Toplamalı ve Ulusal Politikalara Etki Etmeli’</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73158 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/cihan-erdonmez-1.jpg" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="284" height="252" />İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Doç Dr. Cihan Erdönmez de Sivil Sayfalar’a yaptığı açıklamada, Doğanay Tolunay’a benzer şekilde, STK’ların ağaçlandırma kampanyalarının iyi niyetinden kuşku duymadığını ancak ekolojik açıdan fidan dikiminin zararlı sonuçları olduğunu hatırlatıyor.</p>
<p>Yanan orman alanlarını ağaçlandırmak yerine, rehabilitasyonu ve doğal süreçlerle kendini onarmasının çok daha yararlı olacağının bilimsel bulgularla desteklendiğinin altını çizen Erdönmez, STK’ların ağaçlandırma kampanyaları olmasa da zaten OGM’nin en kısa sürede yanan bölgelerde ağaçlandırmaya gittiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Erdönmez, yangınların önlenmesi ve orman alanlarının korunması konusunda sivil toplumun birinci görevinin toplumu doğru bilgiyle bilinçlendirmek ve <a href="https://yesilgazete.org/10-soruda-orman-yanginlari/" target="_blank" rel="noopener">yanlış bilgilenin yayılmasının önüne geçecek</a> faaliyetlerde bulunmak olduğunu kaydediyor.</p>
<p>Türkiye Ormancılar Derneği üyesi de olan Erdönmez, ayrıca orman yangınlarının nedenleri, yangınların nasıl söndürüleceği ve yanan alanların rehabilitasyonu konusunda yanlış bilgilerin hakimiyetini koruduğunu ve sivil toplumun bu konuda daha dikkatli adım atması gerektiğini belirtiyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73140 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/orman-yangini-cikis-nedeni.png" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="356" height="247" />Geçen hafta <a href="https://twitter.com/forestercihan/status/1421801576679759877" target="_blank" rel="noopener">Turizmi Teşvik Kanunu’na yapılan değişiklik</a> ile orman alanlarının yönetimde tek otorite olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yetkili kılındığını kaydeden Erdönmez, bu düzenlemeyle ormanlarda turizm tesisi yapılmasına izin verildiği algısının yanlış olduğunu; söz konusu yasanın 1982 tarihinde çıktığından bu yana zaten “sağlıklı ormanlık alanlarda turizm faaliyetine izin verildiğini” vurguluyor. Bu nedenle, Çevre ve Orman Bakanlığı ile paylaşılan yetkilerin tümünün Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilmesi bilgisinden hareketle,  Erdönmez, ormanların korunmasında sivil topluma düşen sorumluluğa dikkat çekiyor.</p>
<p>Ormana ve genel olarak doğaya zarar veren durumlar karşısında Türkiye’nin çeşitli yerlerinde yerel düzeyde verilen güçlü tepkileri, Akbelen, Kazdağları, İkizdere gibi örneklerle paylaşan Erdönmez’e göre, Anadolu kentlerinde sivil toplumdan ziyade yöre halkı daha etkili bir savunuculuk faaliyeti yürütüyor. “Sivil toplum ile yöre halkının bu mücadelelerinin entegre olması düşünülmeli. Türkiye’nin değişik noktalarında doğayı korumak için kendiliğinden ortaya çıkan yerel mücadelenin kapsamlı bir çatı altından toplanması ve ulusal politikalara etki eder hale getirilmesinde, sivil topluma büyük rol düşüyor”.</p>
<p><strong>Orman Yangınları Konusunda STK’ların Yürüttüğü Faaliyetler </strong></p>
<p>Yangınların başladığı 28 Temmuz 2021’den bu yana STK’lar yürüttükleri çeşitli faaliyetlerle yangınla mücadeleye ve mağduriyetlerin giderilmesine katkı sunmaya çalışıyor. STK’ların sahada operasyonel destek sunması ve yardım faaliyetlerinin ihtiyaç sahiplerine ulaştırması, yangınların geniş bir bölgeyi etkilemesi ve bunun sonucunda etkilenen bölge ve kişi sayısının artması nedeniyle, daha da güçleşiyor.</p>
<p>Mevcut koşullarda çeşitli kampanya ve saha çalışmaları ile faaliyetlerini sürdüren bazı STK’lar şunlar:</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73141 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/tema-yasami-yeniden-yesertecegiz-640x360.jpg" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="374" height="210" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/tema-yasami-yeniden-yesertecegiz-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/tema-yasami-yeniden-yesertecegiz.jpg 680w" sizes="auto, (max-width: 374px) 100vw, 374px" />Fidan bağışı tartışmaları ile öne çıkan TEMA Vakfı 30 Temmuz itibariyle, ‘Hep Birlikte Yaşamı da Umudu da Yeniden Yeşerteceğiz!’ adıyla başlattığı kampanyada, yangından zarar gören bölgelerin tekrar ağaçlandırılması için bağış topluyor. Fidan bağışlarının OGM’ye aktarılacağını açıklayan ve bunun üzerine bazı bağışçıların tepkisi ile karşılaşan TEMA Vakfı, bu kararının gerekçelerini <a href="https://www.tema.org.tr/bizden-haberler/kamuoyuna-aciklama" target="_blank" rel="noopener">sosyal medya hesaplarından ve web sitesinden duyurdu</a>:  “TEMA Vakfı olarak yanan alanlar da dahil olmak üzere tüm ağaçlandırma çalışmalarımızı uzun yıllardır Orman Genel Müdürlüğü ile iş birliği içerisinde yürütüyoruz. Bize yapılan her bir bağışın takipçisi olarak, bağışlar sayesinde oluşturduğumuz ağaçlandırma sahalarımızda 3 yıl boyunca sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde olacak şekilde kontrolünü gerçekleştiriyoruz.”</p>
<p><a href="https://twitter.com/AKUT_Dernegi">AKUT Derneği</a>, yangınlarda görev alan ve çeşitli kentlerde çalışmalarını sürdüren operasyon ekipleriyle, yangına müdahaleye kesintisiz destek veriyor. AKUT ayrıca, bugün itibariyle, Türkiye’nin orman yangınları ile mücadele kapsamında resmen aktive ettiği <a href="https://twitter.com/AKUT_Dernegi/status/1421937307951714309" target="_blank" rel="noopener">AB Sivil Koruma Mekanizması</a> operasyonel havuzunda da yer alıyor.</p>
<p><a href="https://twitter.com/Kizilay/status/1421822142283493376">Türk Kızılay’ı</a>, mağdurlara acil destek ihtiyacı için açtığı bağış kampanyasının yanı sıra <a href="https://twitter.com/Kizilay/status/1421873278898081793" target="_blank" rel="noopener">sahada Kızılay gönüllüleri ve uzmanları yardımıyla</a><u>, </u> gelen bağışların tasnifi, bağışların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, Gıda ve içecek ikramı, psiko-sosyal destek faaliyetlerini sürdürüyor.</p>
<p><strong>Afet Platformu Yangınlar Sürdüğünden İhtiyaç/Durum Analizine Ağırlık Veriyor!</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73143 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-platformu-aciklamasi-640x641.jpg" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="327" height="328" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-platformu-aciklamasi-640x641.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-platformu-aciklamasi-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-platformu-aciklamasi-1024x1025.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-platformu-aciklamasi.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 327px) 100vw, 327px" />Bünyesinde 20&#8217;den fazla STK bulunan <a href="https://twitter.com/AfetPlatformu/status/1421105156620435457/photo/1" target="_blank" rel="noopener">Afet Platformu</a> resmi kurumlardan edindiği bilgi çerçevesinde, yangın devam ederken, “koordinasyon dışı” sahaya gönderilen malzeme ve ekiplerin karmaşa yarattığına dikkat çekiyor. Yardım faaliyetlerinin temelini oluşturan durum-ihtiyaç analizinin eksikliğine vurgu yapan Platform, web sitesinde yaptığı açıklamada :</p>
<p>“yangından etkilenen en fazla kişiye en kısa sürede kaliteli ve işlevsel yardımı sağlamak” için Plaftorm üyelerinin ihtiyaç analizine başladığını; yangınlar söndürülmeden ihtiyaçların doğru şekilde tespit edilemeyeceğini; “yangınlar devam ederken ortaya çıkan anlık ihtiyaçları ise kamu kurumları ve Kızılay’ın kendi ağı ve bölge kaynakları aracılığıyla giderilmekte” olduğu bilgisini paylaşıyor.</p>
<p>Dolayısıyla, Afet Platformu bünyesindeki STK’lar; “gönderilen desteklerin yerine ulaşılacağının garanti edemeyecek olmaları ve ihtiyaç tespit çalışmalarının tamamlanmaması” sebebiyle, yangından mağdur olan bireylerin ihtiyaç listelerini yayınlamasını rica ediyor. Sahada kamu kurumları ile koordinasyon halinde çalışmalarını sürdüren Afet Platformu, hem Platform’un web sitesinden hem kurumsal hesaplarından güncel bilgilendirmeleri sürdürüyor.</p>
<p><strong>Yangın Bölgesinde Güvenli Konaklama Haritası </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73145 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ahbap-guvenli-konaklama-haritasi-640x363.jpg" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="381" height="217" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ahbap-guvenli-konaklama-haritasi-640x363.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ahbap-guvenli-konaklama-haritasi.jpg 715w" sizes="auto, (max-width: 381px) 100vw, 381px" />Afet Platformu bünyesinde de yer alan Ahbap Derneği ise kurumsal olarak sahada aktif çalışmalar yürütüyor. Ahbap Derneği ayrıca, Türkiye&#8217;nin birçok şehrinde devam eden yangın nedeniyle tahliye edilen bölgelerdeki halka konaklama imkânı sunan otel, pansiyon vb. yerlere kolayca ulaşılabilmesi için <a href="https://ahbap.org/yangin-konaklama-noktalari" target="_blank" rel="noopener">Güvenli Konaklama Haritası</a> ile mağduriyetlerin giderilmesine katkı sunmaya çalışıyor.</p>
<p>Haritada, Konaklama Desteği ve Tahliye Aracı Desteği başlıklarında iki seçenek yer alıyor. Yangın bölgelerinden herhangi birine yakın konaklamaya uygun tesisi bulunan kurumların sitedeki &#8220;Konaklama Desteği Sunmak İstiyorum&#8221; butonu üzerinden ileterek, Güvenli Konaklama Noktaları Haritasına eklenmesi ve afetten etkilenen kişilerin yönlendirilmesi mümkün.<br />
Bölgedeki kişiler ve hayvanların güvenli alana tahliyesi sırasında da minibüsü, otobüsü kamyonu ya da kamyonetiyle ulaşım desteği vermek isteyenler için sitede, &#8220;Tahliye Aracı Sunmak İstiyorum&#8221; seçeneği yer alıyor.</p>
<p><strong>Afet Haritası </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73144 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-haritasi-640x640.jpg" alt="‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’ " width="321" height="321" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-haritasi-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-haritasi-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-haritasi-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/afet-haritasi.jpg 1080w" sizes="auto, (max-width: 321px) 100vw, 321px" />İhtiyaç Haritası’nın teknik desteği ile Afet Platformu tarafından hizmete açılan <a href="http://www.afetharitasi.org/" target="_blank" rel="noopener">Afet Haritası</a> ise orman yangınlarının etkisini takip etmek ve bireysel-kurumsal destek olmak isteyenlere güncel bilgiye ulaşma olanağı sunuyor. Afet Haritası’nda halihazırda Marmaris, Manavgat ve Bodrum İhtiyaç Listeleri’ne yer veriliyor.</p>
<p>Afet Haritası aynı zamanda, yangından etkilenen kişilerin hasar tespit formu ile hasarlı yer ve görselleri paylaşmasına; bu sayede ihtiyaçların doğru şekilde tespit edilerek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasına olanak sağlıyor.</p>
<p>Yangın bölgesinde aktif olarak görev alan bir diğer STK, <a href="https://twitter.com/ihhafet/status/1422126864219394049">İHH (İnsani Yardım Vakfı). </a>  İHH Arama Kurtarma ekipleri  sahada yardım faaliyetlerini yürütüyor; Gezici Aşevi bölgede hizmet veriyor.  Ayırca İHH,  mağdurlar için bağış topluyor.</p>
<p>TEMA&#8217;dan farklı olarak ÇEKÜL Vakfı, yanan orman alanlarının ağaçlandırılması ile ilgili bir kampanya yürütmediğine ilişkin  açıklamasıyla birlikte, “Yanan ormanlarımızın telafisi ne yazık ki uzun sürecek. <a href="https://twitter.com/cekulvakfi/status/1421035121193390083" target="_blank" rel="noopener">Bu süreçte öncelik can ve mal kaybının, doğaya verdiğimiz zararın tespit edilmesidir.</a>” paylaşımını yapıyor.</p>
<p>WWF_Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ise <a href="https://destek.wwf.org.tr/trnin-canlari-yaniyor" target="_blank" rel="noopener">“Türkiye&#8217;nin Canları Yanıyor: Yaraları Sarmak için Destek Ver</a>” adıyla başlattığı kampanyada, yangınlarda yaralanan, yaşam alanları tahrip olan canlarımız için yapılacak kurtarma, tedavi ve rehabilitasyon çalışmaları için gerekli olan malzemelerin tespiti ve temini için bağış topluyor. <strong> </strong></p>
<p>Yangın dahil tüm afetlerde &#8220;can kayıpları&#8221; arasında sayıldığı nadir görülen hayvanlar ile ilgili faaliyetleri yürüten en aktif STK&#8217;lardan biri HAYTAP.  Manavgat&#8217;ta hayvanlar için tam teçhizatlı bir <a href="https://twitter.com/HaytapOfficial/status/1421894408266518529" target="_blank" rel="noopener">Sahra Hastanesi</a> kuran HAYTAP, bölgedeki mağdur <a href="https://twitter.com/HaytapOfficial/status/1422111970736672769" target="_blank" rel="noopener">hayvanların tedavi masraflarını da üstleniyor</a>.</p>
<p><strong>&#8216;Turizmi Teşvik Kanunu, Korunan Pek Çok Alanı Tehdit Ediyor&#8217;</strong></p>
<p>Ormanların korunmasına dikkat çeken bir diğer STK olan <a href="https://twitter.com/DogaDernegi/status/1422185864973717505" target="_blank" rel="noopener">Doğa Derneği</a>, Turizmi Teşvik Kanunu’nda yapılan değişikliğin “bugüne kadar korunmuş pek çok alanı tehdit ettiğini; yapılan düzenlemenin ‘Kültür ve Turizm koruma ve gelişim bölgeleri’ adıyla orman alanları, kıyılar, meralar turizm yatırımlarına açılacağını ; kanun yürürlüğe girmesi durumunda Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları, hassas ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği için geri dönüşü olmayacak zarar göreceği” uyarısında bulunuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/02/orman-yanginlarinin-onlenmesi-ve-tahribatin-giderilmesinde-sivil-topluma-buyuk-gorev-dusuyor/">‘Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Tahribatın Giderilmesinde Sivil Topluma Büyük Görev Düşüyor’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/02/orman-yanginlarinin-onlenmesi-ve-tahribatin-giderilmesinde-sivil-topluma-buyuk-gorev-dusuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orman Yok Etmenin Karşılığı Ağaçlandırma Değil</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/20/orman-yok-etmenin-karsiligi-agaclandirma-degil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seçil Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Sep 2018 07:33:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[ağaçlandırma çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Doğanay Tolunay]]></category>
		<category><![CDATA[HES]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer santral]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangınları]]></category>
		<category><![CDATA[RES]]></category>
		<category><![CDATA[termik santral]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30698</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Yanıyoruz. Ormanlarımız yanıyor. Hem de her geçen gün daha da şiddetlenerek, bir öncekinden daha fazla insan-hayvan canına, doğa tahribatına mal olarak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/20/orman-yok-etmenin-karsiligi-agaclandirma-degil/">Orman Yok Etmenin Karşılığı Ağaçlandırma Değil</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sivil Sayfalar</strong> ve <strong>Yeşil Gazete</strong> ortaklığında bu soruna el atalım, gündeme taşıyalım istedik.</p>
<p>Gezegen çapında sorunu kavramak, yerelde durum tespiti yapmak, kimlikler işin içine girdiğinde orman yangınlarına karşı tavırda değişim oluyor mu (bknz. Dersim Yangınları) araştırmak , uzmanlara danışmak ve en nihayetinde dosya konusunun bittiği an itibarı ile kapsamlı bir <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/19/dersim-yanginlari-2018/" target="_blank" rel="noopener">#OrmanDosyası</a> içerik dizgesini önünüze sunmaktır ana gayemiz.</p>
<p>Dosya kapsamında <strong>Seçil Türkkan</strong>, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Profesör <strong>Doğanay Tolunay</strong> ile görüştü&#8221;</p>
<p>Türkiye orman zengini bir ülke gibi dursa da gerçeklik öyle değil. Orman miktarımız yüzölçümünün yüzde 28’i gibi hesaplansa da, uluslararası standartlara göre yüzde 16’da. Prof. Doğanay Tolunay, enerji projeleri, yapılaşma gibi nedenlerle yok edilen ormanların yerini ağaçlandırmanın tutmayacağını söylüyor.</p>
<p dir="ltr">İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Profesör Doğanay Tolunay’ın çalışma alanları toprak ilmi, ekoloji ve iklim değişikiği. Tam da bu alanları konuşmak için bu yüzden oldukça doğru bir isim. Prof. Tolunay günümüzde ormanlık alanların yok edilmesine karşılık ağaç dikilmesinin birbirinin yerine asla geçmeyeceğini belirtiyor. Böyle bir durumda yeni ağaçlık alanın ormana dönüşmesi eğer şanslıysanız 20-30 yıl. Her istediğiniz alana da ormanlık yapamazsınız zaten. Toprağın şartlarının buna uygun olması gerekir.</p>
<p dir="ltr">Türkiye, orman konusunda zenginmiş gibi gözükse de, durum böyle değil. Türkiye’de orman miktaro yüzölçümümüzün yüzde 28’i gibi değerlendirilse de bu alanların uluslararası standartlardaki karşılığı yüzde 16. Bizim orman dediğimiz yüzde 12, uluslarası standartlara göre ağaçlık olarak kalıyor. Kaldı ki elimizde kalanları da yapılaşmaya açıyoruz. Prof. Tolunay son 5 yılda ormanlarda imar ya da enerji projeleri için verilen izin miktarının ağaçlandırılan alan miktarını aştığını söylüyor. Ormansızlatırma iklim değişikliği konusunda da önemli bir hızlandırıcı faktör.</p>
<p dir="ltr">Her yaz iklim değişikliği ile birlikte konuştuğumuz diğer mesele ise, orman yangınları oluyor. Prof. Tolunay Türkiye’nin orman yangınları konusunda Akdeniz havzası ülkeleri arasında iyi bir sıralamada olduğunu belirtse de, Türkiye’nin önemli bir sorununun yangın için önleyici bir politika yürütmemek olduğu kanısında.</p>
<p dir="ltr">Prof. Tolunay ile, orman ekosistemini konuştuk.</p>
<p dir="ltr"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-30700 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/doganay-tolunay.jpg" alt="" width="333" height="333" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/doganay-tolunay.jpg 333w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/doganay-tolunay-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/doganay-tolunay-320x320.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 333px) 100vw, 333px" /></p>
<p dir="ltr"><strong>İlginç bir dönemdeyiz. Türkiye’nin kadim ormanları devlet eliyle ortadan kaldırılırken, öte yandan her yer “ağaçlandırılıyor”. Ağaçlandırma ve ormansızlaştırma birbirini tolere eden olgular mı?</strong></p>
<p dir="ltr">Kesinlikle değil. Öncelikle orman bir ekosistemdir, ağaçlandırmaların ise ekosistem haline gelmesi için uzun bir zaman gerekir. Orman sadece ağaçlardan oluşmaz, ekosisteminde ağaçlar haricinde birçok hayvan ve diğer bitki türleri bulunur, ayrıca cansız öğeleri de vardır. İklim ve toprak yapısı çevresindeki diğer tarım ve mera alanlarından daha farklıdır. Orman ekosistemlerinde madde ve enerji döngüleri gerçekleşir. Bu döngüler sayesinde “ekosistem hizmetleri” üretilir. Ekosistem hizmetleri orman ekosisteminin sadece insanlara değil canlılara sağladığı faydalar olarak tanımlanabilir.</p>
<p dir="ltr">Örneğin ormanlar canlılara habitat oluşturur, yüzeysel akışı azaltarak selleri ve erozyonu önler, suyun toprağın içine sızmasını sağlayarak temiz su üretimine katkı da bulunur,ağaçlar fotosentezle oksijen üretir ve karbon depolar, insanlar ve diğer canlılar için gıda sağlar, habitat oluşturur. Bütün bu hizmetler de ormanın bir ekosistem olmasından kaynaklanır. Daha önce üzerinde orman olmayan bir yer ağaçlandırıldığında oraya sadece 5-10 cm boyunda fidanlar dikilir. Orman ekosisteminin diğer canlı öğelerini getiremezsiniz. Ağaç tepelerinin toprağı örterek oluşturduğu mikroiklimi, ya da ağaçlardan dökülen yaprakların ayrışıp humus oluşturmasını ve toprağın organik maddece zenginleşmesini sağlayamazsınız. Ağaçlandırılan alanların ekosistem haline gelmesi ve ekosistem hizmetlerini üretmesi için zaman gerekir. Bu zaman ağaç türüne göre değişir ama kabaca 20-30 yıl diyebiliriz.</p>
<p dir="ltr">ORMAN OLMAYAN ALANLAR, ORMAN GİBİ GÖSTERİLİYOR</p>
<p dir="ltr"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-30701" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2017-orman-yanginlari-haritasi.jpg" alt="" width="624" height="351" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2017-orman-yanginlari-haritasi.jpg 624w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2017-orman-yanginlari-haritasi-610x343.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2017-orman-yanginlari-haritasi-320x180.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 624px) 100vw, 624px" /></p>
<p dir="ltr"><strong>Türkiye&#8217;de ormanlar nasıl kullanılıyor?</strong></p>
<p dir="ltr">Orman Kanunun 16., 17. ve 18. Maddeleri ile kamu yararı adı altında birçok başka kullanıma izin veriliyor. Madencilik, yol, havaalanı, elektrik nakil hattı, enerji üretim santralları (HES, RES, termik santral, nükleer santral), boru hattı, üniversite, turistik tesis, katı atık bertaraf tesisi, cezaevi gibi onlarca örnek verilebilir. Bu izinler en fazla 49 yıllığına oluyor. Ancak çoğu izin süre bitiminde tekrar uzatılıyor. Orman Kanununa göre verilen izinlerin toplam miktarı 2017 sonu itibarıyla 651 bin hektara ulaştı. Bu rakama verimsiz orman alanlarında ceviz, badem, fıstık çamı gibi meyve ağaçları ile ağaçlandırma yapılması için verilen 135 bin hektar eklendiğinde ormanlardan verilen izinler toplam 786 bin hektara ulaşıyor. Orman olmayan bu alanlar envanterlerde orman olarak gösterilmeye devam ediyor çünkü Anayasamızın 169. Maddesi orman mülkiyetinin devredilemeyeceği ve orman sınırlarında daraltma yapılamayacağını açıkça belirtir.</p>
<p dir="ltr">AĞAÇLANDIRMADAN ÇOK ORMANSIZLAŞTIRMA UYGULANIYOR</p>
<p dir="ltr"><strong>Ağaçlandırmanın rakamları ne durumda?</strong></p>
<p dir="ltr">Türkiye’de ağaçlandırma çalışmaları 1940’lı yıllardan beri yapılıyor. Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 1980’lerde yıllık ağaçlandırma miktarı 100 bin hektarı aştı. 2004-2017 arasında ağaçlandırma miktarı 38 bin ha kadar. Aynı dönemde ormanlardan verilen izin miktarı ise 28 bin 500 ha olmuş. Son 5 yıl içinde ormanlardan verilen izin miktarı ağaçlandırılan alan miktarını aşmıştır. Son 5 yıl içinde yıllık ortalama 44 bin ha ağaçlandırma yapılırken, ormanlardan başka kullanımlara verilen izinler yıllık ortalama 45 bin ha olarak gerçekleşmiş.</p>
<p dir="ltr"><strong>Yunanistan yakın zamanda ciddi bir yangın atlattı. Türkiye’de de Orman Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre her gün pek çok irili ufaklı yangın çıkıyor. Bir röportajınızda, “Türkiye Yunanistan yangınlarından ders almalı” demişsiniz. Bu yönde bir gözleminiz var mı?</strong></p>
<p dir="ltr">Başta Ege ve Akdeniz Bölgeleri olmak üzere ülkemiz orman alanlarının önemli bir bölümü iklim gereği büyük risk altında. Buna rağmen orman yangınları ile mücadele konusunda başarılı olduğumuz söylenebilir. Türkiye&#8217;de her yıl ortalama 2 bin 500 kadar yangın çıkıyor. Yanan alan miktarı ise 9-10 bin hektar. Bu rakamlar benzer ekolojik koşullara sahip Akdeniz ülkeleri ile karşılaştırıldığında oldukça düşük. Örneğin Portekiz’de yıllık ortalama 13 bin yangın çıkarken ortalama yanan alan miktarı 77 bin ha civarında. Orman Genel Müdürlüğü yangınlarla mücadeleye önemli bir bütçe ayırıyor. Ancak orman yangınları ile mücadelede genel strateji yangın çıktıktan sonra mücadele şeklinde.</p>
<p dir="ltr">Bugün insan-orman etkileşimi arttığı için ormanlarda yangın riski arttı. Bu etkileşimin artması, başka bir ifadeyle insanların orman içine daha fazla girmesi aynı zamanda yangınlardan etkilenecek insan sayısının da artması demek. Yunanistan’da yaşanan son orman yangını, orman içindeki yerleşimlerin oldukça fazla olması ve insanların yangın esnasında ne yapacağını bilmemesi nedeniyle çok fazla can kaybına neden oldu. “Türkiye Yunanistan yangınlarından ders almalı” derken ülkemizde de Ege ve Akdeniz sahillerindeki yerleşimlerin çoğunun ormanla iç içe olduğunu ve bu nedenle her an Yunanistan&#8217;da olduğu gibi bir felaketle karşı karşıya kalabileceğimizi vurgulamak istedim. Nitekim Yunanistan’daki yangından hemen sonra Mudurnu’da yerleşim yerlerine oldukça yakın bir yerde çıkan orman yangını yerleşim yerlerine sıçramadan durduruldu. Orman içinde ya da civarında yaşayanların öncelikle orman yangınlarına neden olan insan faaliyetleri, yangına müdahale ve yangından korunma yöntemleri konularında bilinçlendirilmesi gerekmekte. Aynı zamanda yangın çıktıktan sonra tahliye planları yapılması da son derece önemli. Ancak bu konudaki bilinçlendirme çalışmalarının oldukça eksik olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca son yıllarda aynı anda birkaç noktada çıkan yangınlarda da artış gözlenmekte olup, bu durum da yangınla mücadeleyi zorlaştırıyor.</p>
<p dir="ltr">ORMAN YANGINLARI İÇİN ÖNLEYİCİ POLİTİKA GEREKİYOR</p>
<p dir="ltr"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-30702" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/Kuzey-Ormanlari-içinden-gecen-3.-Kopru-insaati-1-640x360.png" alt="" width="640" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/Kuzey-Ormanlari-içinden-gecen-3.-Kopru-insaati-1-640x360.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/Kuzey-Ormanlari-içinden-gecen-3.-Kopru-insaati-1-1024x576.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/Kuzey-Ormanlari-içinden-gecen-3.-Kopru-insaati-1.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/Kuzey-Ormanlari-içinden-gecen-3.-Kopru-insaati-1-610x343.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/Kuzey-Ormanlari-içinden-gecen-3.-Kopru-insaati-1-320x180.png 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p dir="ltr"><strong>Türkiye yangınlardan ders aldığını, bu yönde bir iradesi olduğunu nasıl gösterebilir? Neye ihtiyaç var?</strong></p>
<p dir="ltr">Bunun için orman yangınlarıyla yangın çıktıktan sonra değil yangın çıkmadan mücadele etmek gerekli. Orman yangını çıkmadan mücadelenin yolu ise aynı önleyici hekimlikte olduğu üzere orman yangınları hakkında halkın bilinçlendirilmesi, ormanların öneminin anlatılması şeklinde olmalı. Bu bilinçlendirme çalışmaları orman yangınlarının yoğunlaştığı mayıs-ekim aylarından önce mart-nisan aylarında başlamalı. Televizyonlarda halen yayınlanan kamu spotlarındaki gibi yangın görüldükten sonra “Alo 177 Orman Yangın İhbar Hattı”nı arayın şeklinde değil yangın çıkmaması için yapılacakları anlatan kamu spotlarına ihtiyaç bulunmakta. Ayrıca orman yangın riski bulunan yerleşimler belirlenmeli, yangın esnasında yapılacaklar eğitimleri ve tahliye planları hazırlanmalı.</p>
<p dir="ltr">ORMAN MİKTARIMIZ ALT SIRALARDA</p>
<p dir="ltr"><strong>Türkiye’nin orman varlığını bulunduğumuz dönemde nasıl değerlendirirsiniz? Yapılaşma orman varlığını nasıl etkileyecek?</strong></p>
<p dir="ltr">Türkiye’nin orman alanı 2015 yılı verilerine göre 22,3 milyon ha kadar. Bu da ülke yüz ölçümünün yüzde 28’ine karşılık geliyor. Dünya ortalaması yüzde 31. Dolayısıyla orman varlığımızın dünya ortalamasından düşük olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca orman varlığımızın yüzde 43’ü verimsiz orman olarak adlandırdığımız ağaçların oldukça seyrek olduğu, ormandan çok meraya benzeyen yapıdaki ormanlar. Uluslararası ormancılık literatüründe bu ormanlara orman denilmee daha çok “ağaçlık” olarak kabul edilmekte. Bu nedenle Dünya Gıda ve Tarım Organizasyonu gibi kurumların Türkiye ile ilgili orman verilerinde orman alanı 12,7 milyon ha olarak gösterilmektedir. Bu da ülke yüzölçümünün yüzde 16’sı kadar. Ama orman alanlarımız genel olarak artış gösteriyor. Orman alanlarındaki artışın nedenleri köyden kente göç nedeniyle ormanların genişlemesi, yapılan kadastro çalışmaları ile orman niteliğindeki ancak envantere girmemiş alanların kayıt altına alınması ve ağaçlandırmalar. 1946-2017 arasında 2,3 milyon ha kadar bir alan ağaçlandırılmış. Ağaçlandırmaların en yoğun yapıldığı dönem ise 1980’li yıllar. Bu dönemde toplam olarak 800 bin ha kadar bir ağaçlandırma yapılmış.</p>
<p dir="ltr">Ülkemizde ormanların doğrudan yerleşime ya da yapılaşmaya açılması suç. Ancak zaman zaman yapılan yasal düzenlemelerle ormanlardan açılan yerler orman dışına çıkarılmaktadır. Bunlardan en bilinenini kamuoyunda 2-B olarak bilinen Orman Kanunun 2. Maddesinin B bendine göre 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş orman alanları orman sınırları dışına çıkartılmaktadır. 2017 yılı sonu itibarıyla bu orman dışına çıkartılan alan miktarı 535 bin hektara ulaşmıştır. Ayrıca Nisan 2018’de kanunlaşan ““Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile de 31.12.1981 tarihinden sonra orman niteliğini kaybetmiş ya da niteliği kaybettirilmiş orman alanlarının da orman sınırları dışına çıkarılmasına olanak sağlandı. Bu yasaya dayanarak da Temmuz 2018 ayında son Bakanlar Kurulu kararı ile İstanbul, Kocaeli, İzmir ve Kütahya’da 1600 ha kadar bir alan orman sınırları dışına çıkarıldı. Karşılığında bu alanın iki kadar bir alan ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsisi yapıldı. Aynı yasayla ayrıca orman içindeki boşlukların yerleşime açılmasına da olanak sağlandı. Bu da gelecekte orman-insan etkileşiminin artmasına bağlı olarak yangın riskinin artması, yeni yerleşim alanları için yol açılması, elektrik nakil hattı, boru hattı inşa edilmesi ile orman alanlarının azalmasına neden olabilecek. Ormanlardan verilen 651 bin ha izinle değerlendirildiğinde bir zamanlar orman olan yaklaşık 1,2 milyon ha orman alanı artık orman özelliğini kaybetmiş halde. Üstelik son 5 yıl içinde ormanlardan verilen izin miktarı sürekli artarak 38 bin hektardan 57 bin hektara ulaşmış. Bu trendin aynı hızla devam etmesi halinde her 10 yılda bir 608 bin ha olan Trakya’daki tüm orman alanları kadar bir orman alanının, orman özelliğini kaybetmesi anlamına geliyor.</p>
<p dir="ltr">ORMANSIZLAŞTIRMA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİ ETKİLİYOR</p>
<p dir="ltr"><strong>İklim değişikliği Türkiye ve dünyada orman varlığını nasıl etkiliyor?</strong></p>
<p dir="ltr">Ormanlar ile iklim değişikliği arasında karşılıklı ilişkiler mevcut. Ormanlar hem iklim değişikliğini azaltıcı hem de arttırıcı yönde etki yapmakta. Aynı zamanda da iklim değişikliğinden çoğunlukla olumsuz olarak etkileniyor. Ağaçlar fotosentezle atmosferdeki karbondioksiti yaprak, dal, gövde ve köklerinde depolayabilmekte. Ormanlarda ve topraklarda da yüksek miktarda karbon depolanmakta. Ancak ormansızlaşma ile birlikte depolanmış bu karbon CO2 olarak tekrar atmosfere geri dönüyor. Herkes tarafından sera gazlarının en önemli kaynağı fosil yakıtlar olarak bilinse de sanayi devriminden bugüne kadar atmosfere verilen sera gazlarının üçte biri arazi kullanım değişiklikleri ve ormansızlaşmadan kaynaklanmıştır.</p>
<p dir="ltr">İklim değişikliğinin etkileri enlemlere göre değişir. Kuzey enlemlerde yağış artarken ülkemizin de içinde bulunduğu enlemlerde yağışlar düzensizleşmekte, sağanak yağışlar ve sıcaklıklar artıyor. Bu nedenle kuzey enlemlerdeki ülkelerde, orman alanlarında artış beklenirken ülkemiz ve benzer ekolojik koşullara sahip ülkelerde ormanların olumsuz etkilenmesi bekleniyor. Örneğin Türkiye&#8217;de 2070’li yıllarda sıcaklıkların 3-4 °C kadar artabileceği yağışların ise yüzde 30-40 kadar azabileceği öngörülüyor. Bu durum ülkemiz için orman yangını, böcek ve mantar zararlarının artması, kuraklık nedeniyle ağaçların ölmesi, ölmeseler de büyümelerinin yavaşlaması anlamına geliyor. İklim değişikliği dağlık alanlarda bulunan ormanları daha yükseklere göç etmek zorunda bırakacak. Orman içinde bulunan flora ve fauna elemanlarından bu değişimlere uyum sağlayamayan türlerin popülasyonlarının azalması hatta yok olması riski bulunuyor. Diğer bir ifadeyle biyolojik çeşitlilikte azalma bekleniyor.</p>
<p dir="ltr">KAMU YARARI HANGİSİ: ORMAN MI MADEN Mİ?</p>
<p dir="ltr"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-30703" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/Agaclandirmanin-tanimi-suni-bir-orman-faaliyeti-olarak-geciyor-640x474.jpg" alt="" width="640" height="474" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/Agaclandirmanin-tanimi-suni-bir-orman-faaliyeti-olarak-geciyor-640x474.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/Agaclandirmanin-tanimi-suni-bir-orman-faaliyeti-olarak-geciyor-1024x758.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/Agaclandirmanin-tanimi-suni-bir-orman-faaliyeti-olarak-geciyor.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/Agaclandirmanin-tanimi-suni-bir-orman-faaliyeti-olarak-geciyor-610x452.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/Agaclandirmanin-tanimi-suni-bir-orman-faaliyeti-olarak-geciyor-320x237.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p dir="ltr"><strong>Türkiye’nin orman politikalarına dair bir iyileştirme yapması için öneriniz var mı?</strong></p>
<p dir="ltr">Öncelikle ormancılığa ekonomik bir faaliyet olarak yaklaşılmamalı. Çünkü ormanların insanlara ve diğer canlılara sağladığı ekosistem hizmetlerinin fiyat olarak bir karşılığı yok. Çoğunlukla ormanın ekonomik değeri ormandan üretilen odun miktarı ile ifade edilmeye çalışılıyor. Ama ormanların ürettiği suyun ve oksijenin, önlediği erozyon ve selin, oluşturduğu mikroiklimin parasal bir karşılığı yok. Böyle olunca da orman alanlarından kamu yararı adı altında başka kullanımlara izin verilmesi oldukça kolaylaşıyor.Bu nedenle orman alanlarından verilecek izinlerde “üstün kamu yararı” yaklaşımının ön plana çıkması gerekli. Üstün kamu yararı örneğin bir orman alanında taş ocağı açılmasının mı yoksa ormanın orman olarak kalmasının mı daha çok kamu yararına olduğuna karar verilmesidir. Ayrıca ormanların parçalanmasına izin verilmemesi, korunan alanların miktarının arttırılması, korunan alanların iklim değişikliği de dikkate alınarak ağaç yetişmeyen yüksek dağlık alanları da kapsayacak şekilde ilan edilmesi, özel şirketlerin ve bireylerin de kendi arazilerinde özel ormanlar kurmasının teşvik edilmesi, parçalanmış ormanları birbirine bağlayacak ekolojik koridorlar oluşturulması gibi öneriler ilk aklıma gelenler.</p>
<p dir="ltr">ORMAN MÜHENDİSLERİNİN DE SAYISI AZALIYOR</p>
<p dir="ltr"><strong>İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi, Cerrahpaşa Kampüsü olarak anılmaya başlandı bile. Bu durumun Türkiye’de kurumsal ormancılık çalışmalarına ve akademiye vereceği olası zararlar neler?</strong></p>
<p dir="ltr">Bilindiği üzere Mayıs 2018’de İstanbul Üniversitesi bölünerek içlerinde Orman Fakültesinin de olduğu bazı fakültelere yeni kurulan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’ya bağlandı. Bu bölünme öncelikli olarak gerek orman fakültesinin gerekse diğer fakültelerin mensupları ve öğrencilerinde motivasyon kaybına ve dışlanmışlık hissinin oluşmasına neden oldu. Sonuçları henüz tam olarak görülmese de bölünmenin İstanbul Üniversitesinin Dünya’daki ilk 500 üniversite arasındaki yerini kaybetme riski yarattığını söylemek mümkün. Hem İstanbul Üniversitesi hem de adı İstanbul Üniversitesi ile özdeşleşen Orman Fakültesinin marka değerini kaybedeceği endişesini taşıyorum. Ayrıca büyük çoğunluğu kamuda çalışmak zorunda olan orman mühendislerinin kadro açılmadığı için iş bulamaması nedeniyle orman fakültelerini tercih edenlerin sayısı gün geçtikçe azalmakta. Bölünmenin bu puanları daha da düşürmesi ihtimali var. Öğrenciler açısından ise özellikle yurtdışında diploma tanınırlığı ve denkliğinde sorun yaşanıp yaşanmayacağını zaman gösterecek.</p>
<p dir="ltr">İstanbul Üniversitesinin öğrenci sayısı temel alınarak bölünmesi yerine kontenjanların düşürülerek ve lisansüstü eğitime ağırlık verilerek üniversitenin ülkenin ihtiyaç duyduğu yabancı dil bilen, araştıran, sorgulayan ve üreten yüksek donanımlı mezunlar verecek şekilde yapılandırılması ülkemiz açısından daha faydalı olacaktı diye düşünüyorum.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/20/orman-yok-etmenin-karsiligi-agaclandirma-degil/">Orman Yok Etmenin Karşılığı Ağaçlandırma Değil</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
