<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/birlesmis-milletler-multeciler-yuksek-komiserligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/birlesmis-milletler-multeciler-yuksek-komiserligi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 24 Jan 2020 09:19:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/birlesmis-milletler-multeciler-yuksek-komiserligi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>BM&#8217;den İklim Göçü İçin Emsal Karar: &#8216;İklim Göçmenleri Geri Gönderilmeye Zorlanamaz&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/24/bmden-iklim-gocu-icin-emsal-karar-iklim-gocmenleri-geri-gonderilmeye-zorlanamaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Selim Vatandaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jan 2020 09:19:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği]]></category>
		<category><![CDATA[Ethemcan Turhan]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Ioane Teitiota]]></category>
		<category><![CDATA[John Knox]]></category>
		<category><![CDATA[Nansen Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Paris Anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[UNHRC]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47299</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi, hükümetlerin iklim krizi nedeniyle göç etmek zorunda kalan insanları geri göndermeye zorlayamayacağıyla ilişkin bir karar aldı.  Söz konusu karar bir ilk niteliğinde ve küresel ısınma nedeniyle hayatları tehdit altında olan insanların iltica talepleri için aynı zamanda bir “giriş kapısı” olabilme özelliğini taşıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/24/bmden-iklim-gocu-icin-emsal-karar-iklim-gocmenleri-geri-gonderilmeye-zorlanamaz/">BM&#8217;den İklim Göçü İçin Emsal Karar: &lt;br&gt;&#8216;İklim Göçmenleri Geri Gönderilmeye Zorlanamaz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>BM kararının arka planında Pasifik’teki adalar topluluğu Kribati’de yaşayan Ioane Teitiota isimli bir vatandaşın 2013 yılında Yeni Zelanda’ya yaptığı iltica başvurusu yatıyor. Kiribati&#8217;deki evi değişen iklim koşulları ve yükselen deniz seviyesi nedeniyle tehdit altında olan Teitiota, 2013&#8217;te Yeni Zelanda&#8217;dan sığınma talep etmiş ve söz konusu talep Yeni Zelanda yargısı tarafından reddedilmişti. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi de Teitiota’nın acil bir tehlike ile karşı karşıya olmadığını ifade ederek başvurusunu reddetti fakat kararında aynı zamanda iklim değişikliği nedeniyle hayatları risk altında olan insanların sığınma hakkı bulunduğunu ve geri gönderilmeye zorlanamayacağını ifade etti. BM böylece uluslararası mülteci hukuku çerçevesinde, devletlerin mültecilerini herhangi bir şekilde yaşam ve özgürlüklerinin tehdit altında olabileceği ülkelere ya da sınırlara geri gönderilmesini yasaklayan “geri-göndermeme” (non-refoulement) ilkesini iklim değişimi nezdinde yeniden yorumlamış oldu. BM’nin kararının üye devletler açısından bir bağlayıcılığı bulunmasa da iltica talebindeki sığınmacıları geri göndermeyi düşünen ülkelere yönelik bir uyarı niteliği taşımakta.</p>
<p><strong>Ioane Teitiota Kararı bir “Kırılma Noktası” Niteliğinde</strong></p>
<p>BM İnsan Hakları ve Çevre Raportörü John Knox ise komite’nin ifadesinin dikkatli okunması gerektiğinin altını çiziyor. Knox’a göre İnsan Hakları Komitesi’nin kararı önemli fakat medyanın geri göndermeme ilkesine ilişkin yorumları için henüz erken. Komite kararı ile ilgili “iklim mültecileri” ifadesinin kullanılmaması konusunda hassasiyet gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Knox, uluslararası hukukta “mülteci” tanımı iklimin etkilerinden kaçanları içermeyecek kadar dar olduğuna dikkat çekiyor. Bunun yanında Knox’a göre “Komite iklim krizi nedeniyle göç etmek zorunda kalanların yurtlarına geri dönmeye zorlanamayacaklarını kabul etmedi hatta Teitiota’nın ülkesi Kribati’ye geri gönderilmesi gerektiğini kaydetti. Komite Teitiota’nın ülkesinin 10-15 yıl içinde deniz seviyesinin altında kalabileceği ve yaşanmaz hale gelebileceğine ilişkin iddiasını kabul etti. Bunun yanında Komite ayrıca devletlerin yaşama hakkına saygı gösterme yükümlülüğünün çevresel tehditleri de içerecek şekilde genişletebileceğini de hatırlattı. Bu yönüyle Komite kararının sonuçlarının uzun vadede etkili olacağını ve önümüzdeki yıllarda iklim krizleri derinleşmeye devam ederse benzer vakalarla çok farklı sonuçla da karşılaşacağımızı öngörmek mümkün.</p>
<p><strong>İklim Değişikliği ve Göç İlişkisi</strong></p>
<p>İklim değişikliği nedeniyle önümüzdeki on yıl içinde on milyonlarca insanın yer değiştirmesi bekleniyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHRC) verilerine göre 2008 yılından günümüze her yıl ortalama 21,5 milyon insan sel ve kuraklık gibi afetlerden dolayı göç etmek zorunda kalıyor. 2018 yılında Dünya Bankası tarafından yayımlanan rapora göre ise 2050 yılına kadar iklim değişimi nedeniyle yaklaşık 140 milyon insanın yer değiştirme ihtimali bulunmakta.</p>
<p>Dünya Bankası’na göre sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik çabalar ve devlet düzeyinde sürdürülebilir kalkınma planlarının mümkün kılınmasıyla 140 milyonluk “en kötü” göç senaryosu ancak 100 milyon insana kadar düşürülebilecek. 2018 yılında yayımlanan rapora göre iklim koşulları ile ilgili acil bir eylem planı uygulamaya geçirilmezse su kıtlığı, mahsul yetmezliği, deniz seviyesinin yükselmesi ve fırtına dalgaları gibi giderek büyüyen risk faktörleri nedeniyle özellikle Sahra Altı Afrika, Güney Asya ve Latin Amerika coğrafyalarında milyonlarca iklim göçmeni ile yüz yüze geleceğiz.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-47300 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/d.jpg" alt="" width="370" height="405" /></p>
<p><strong>Paris Anlaşması Göç ve İklim İlişkisini Yeni </strong><strong>Bir Boyuta Taşıdı</strong></p>
<p>İklim değişikliği tehlikesine karşı küresel sosyoekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesini hedefleyen Paris Anlaşması 2016 yılında yürürlüğe girdi. Anlaşmayla aynı zamanda tarihte ilk kez iklim nedeniyle göç etmek zorunda kalan insanlar resmi olarak uluslararası bir çevre sözleşmesinde tanınmış oldular. Bunun yanında anlaşma göçmen sayısının iklim değişikliği ile artacağına ilişkin kaygıların siyasi karar alıcılara da taşınmasını sağladı.</p>
<p>Fakat İklim ve Göç Uzmanı Ethemcan Turhan’ın altını çizdiği üzere iklim krizi ve tetiklenen göç dalgalarına karşı örülen savunmacı duvarlar da krizi teknokratlara havale etmek isteyen “güvenlikleştirilmiş” bir dünyanın yolunu hazırlıyor. Turhan’a göre, “iklim değişikliği ile ilgili her ne kadar ortalıkta bolca spekülasyon ve ampirik kaynağı olmayan sansasyonel rakamlar dolaşsa da, iklim değişikliği-göç bağlamındaki tartışmalarda farklı yaklaşımlardan bahsetmek mümkün. İklim değişikliği konusunda daha  gerçekçi analizler göçün iklim değişikliğine uyum sağlamaktaki en temel yöntemlerden biri olduğu noktasında uzlaşıyor. Netice itibariyle insan toplulukları tarih boyunca hem göçer olmuş hem de değişen iklim şartları, sosyal, kültürel, politik ve ekonomik dönüşümlere uyum sağlamışlar.”</p>
<p>Bu noktada Turkan, iklim değişikliği bağlamında göçü “idare edilmesi gereken” bir mesele olmaktansa küresel ölçekte göçmenler ve mülteciler arasında ulus aşırı bağlar kuran dönüştürücü bir fırsat olarak ele almanın faydalı olacağını vurguluyor. Bu bağlamamda her ne kadar Yeni Zelanda dünyanın ilk iklim mültecisi Ioane Teitioa’nın açtığı davayı esastan reddederek Kiribati vatandaşını sınır dışı etmiş ve BM’de bu kararı teyit etmiş olsa da, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi’nin iklim krizi nedeniyle göç etmek zorunda olan insanların tekrar ülkesine geri gönderilmeye zorlanamayacağını kayda geçmesi iklim göçü açısından kayda değer bir gelişme.</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-47301 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/Ekran-Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1-14.jpg" alt="" width="456" height="288" /></p>
<p><strong>Avustralya’daki Yangınlar ve Seller Ne Söylüyor?</strong></p>
<p>BM’nin Teitioa kararı tartışıladururken ünlü iklimbilimci Michael Mann küresel sıcaklıklar arttıkça daha da sıcak ve kuru hale gelen Avusturalya’nın vatandaşlarının ilk iklim değişikliği göçmeni olabileceğini vurguluyor. Avustralya’da Eylül 2019’da başlayan ve yaklaşık 4 aydır ülkedeki ormanlık arazileri etkisi altına alan yangınların ardından ülke 2020 yılının ilk ayında bu kez de sel felaketleri ile gündeme geldi.</p>
<p>Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ise milyonlarca vatandaşı çevre felaketleri ve iklim değişikliği nedeniyle ülke sınırları içinde göç etmek zorunda kalan Avustralya’nın “iklim göçmenleri”nin korunması konusunda öncü rol oynayabileceğini vurguluyor.</p>
<p><strong>“Nansen Girişimi” İklim Göçünde Dikkate Değer bir Organizasyondu!</strong></p>
<p>IOM’a göre bu noktada geçim kaynakları yükselen deniz seviyeleri ve iklim felaketleri nedeniyle tehdit edilen insanlara yardım etmek için 2012 yılında kurulan Nansen Girişimi (Nansen Initiative) dikkate değer bir örnek niteliğindeydi. Nansen Girişimi, doğal afetler ve iklim değişimi sonucunda devletlerinin sınır ötesine göç etmek zorunda kalan insanların ihtiyaçlarını ele alan bir koruma gündemi üzerine fikir birliğine varmak için devletler liderliğinde yürütülen istişare sürecini ifade etmekteydi. Son aylarda iklim değişiminden doğrudan etkilenen ülkelerden biri olan Avustralya da 2015 yılında son toplantısını gerçekleştiren organizasyonun üye ülkelerinden biriydi.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-47302" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/n.jpg" alt="" width="615" height="184" /></p>
<p>İsviçre ve Norveç tarafından finanse edilen Nansen Girişimi, her yıl milyonlarca insan doğal afetler ve iklim değişikliği nedeniyle göç etmek zorunda kalırken ulusal ve uluslararası insan hakları hukuku alanında göç hareketlerine ilişkin büyük bir boşluğun bulunduğunu ifade etmekteydi. Zorunlu göç ve gönüllü göç hareketlerini ayırt etmek için gerekli olan kriterlerin henüz detaylandırılmamış olduğunu vurgulayan Nansen Girişimi, afetler ve iklim değişikliğinin insanlar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için sınır ötesi yer değiştirmenin zorluklarının ele alındığı hükümetler arası bir süreci organize etmekteydi.</p>
<p>Girişim 2012 ve 2015 yılları arasında hükümetler arası işbirliğini sağlamak ve sürece sivil toplum örgütlerini de dahil etmek için Pasifik’te (Cook Adaları ve Fiji), Orta Amerika’da (Kosta Rika ve Guatemala), Afrika’da (Kenya) ve güneydoğu Asya’da (Filipinler ve Tayland) sürekli olarak toplantılar düzenlemiş ve göçmenler için devletler arasında temel ilkelerin ve de bir koruma gündeminin unsurlarının belirlenmesi konusunda fikir birliği oluşturmaya çalışmıştı.</p>
<p>Küresel Güney ve Küresel Kuzey’i temsilen dengeli olarak belirlenmiş dokuz devlet (İsviçre ve Norveç başkanlığında; Avustralya, Bangladeş, Kosta Rika, Almanya, Kenya, Meksika ve Filipinler) koordinasyonu ve yönlendirmeyi sağlarken, koruma sürecinin ele alınması için  BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Uluslararası Göç Örgütü gibi uluslararası organizasyonların yanı sıra akademik uzmanlar, sivil toplum ve etkilenen kişiler de bu süreçte aktif olarak yer almıştı.</p>
<p><strong>İklim Değişimi Göçmenleri Hakkında</strong></p>
<p>İklim değişimi göçmenleri, küresel iklim değişimi sonucunda zorlaşan iklim koşulları nedeniyle anavatanlarını terk etmek zorunda kalan insanlar için ifade edilen bir kavram. Söz konusu kavramın gelecek on yıllarda örnek vakaların giderek çoğalmasıyla siyasi gündemde ve uluslararası göç hukuku literatüründe yoğun bir şekilde tartışılması bekleniyor. Her ne kadar BM, iklim krizi nedeniyle göç etmek zorunda olan insanların tekrar ülkesine geri gönderilmeye zorlanamayacağını vurgulasa da bu durumdaki insanlar için ülkeleri zorlayıcı yasal bir koruma bulunmuyor. Nansen Girişimi söz konusu yasal boşluğu siyasi karar alıcıları organize ederek aşmaya çalışan dikkate değer bir platformdu.</p>
<p><strong>Kaynaklar</strong></p>
<p>The Guardian</p>
<p>BBC English</p>
<p>World Bank GroundsWell</p>
<p>UNDP | Overseas Development Institute</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/24/bmden-iklim-gocu-icin-emsal-karar-iklim-gocmenleri-geri-gonderilmeye-zorlanamaz/">BM&#8217;den İklim Göçü İçin Emsal Karar: &lt;br&gt;&#8216;İklim Göçmenleri Geri Gönderilmeye Zorlanamaz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mülteci Örgütleri: &#8216;Öncelikle Mültecilere Statü Verilmeli&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/20/multeci-orgutleri-oncelikle-multecilere-statu-verilmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metehan Ud]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Jun 2019 07:14:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[20 Haziran]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Mülteciler Günü]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci dernekleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=39853</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'deki 4 milyon mülteci bir Dünya Mülteciler Günü'ne daha statü belirsizliği altında girerken Sivil Sayfalar'a konuşan mülteci örgütleri, devletin kalıcı çözüm adına bir an önce mülteci statüsü vermesi gerektiğine ve sahada sivil toplum kuruluşları ile yapılacak ortak çalışmaların uyum adına önemine değindi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/20/multeci-orgutleri-oncelikle-multecilere-statu-verilmeli/">Mülteci Örgütleri: &#8216;Öncelikle Mültecilere Statü Verilmeli&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), 2001 yılında aldığı karar ile 20 Haziran’ı “Dünya Mülteciler Günü” olarak ilan etti ancak 18 yıllık süreçtede Ortadoğu&#8217;da çatışma koşulları ve afetlerin ardı arkası kesilmedi, milyonlarca kişi daha mülteci olmak zorunda kaldı. Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) verilerine göre savaş, çatışma, işkence ve kötü muamele nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan insan sayısı 2018 yılı sonu itibarıyla dünyada 70 milyonu aştı. 2. Dünya Savaşı&#8217;nın ardından göçmen ve sığınmacı sayısı dünya tarihindeki en yüksek sayıya ulaşmış durumda.</p>
<p>Suriye&#8217;de 2011 yılında başlayan savaşın ardından Türkiye dışarıdan en çok göç alan ülke konumu haline geldi. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü&#8217;nün 16 Mayıs 2019 tarihli verilerine göre Türkiye’deki kayıtlı Suriyeli mülteci sayısı 3 milyon 606 bin 737.  Irak, Afganistan, İran ve  Afrika&#8217;dan gelen mültecilerle bu rakam 4 milyonu aşıyor. Ancak Türkiye’deki mülteciler, Mülteciler Günü&#8217;nünü yoksulluk, güvencesiz çalışma, sömürü, geleceksizlik, statüsüzlük, nefret söylemleri ve linç girişimlerinin kıskacında karşılıyor.</p>
<p><strong>Geçici Koruma Statüsü Kalıcılaştı</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39855 alignleft" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/06/multeci_gunu_aciklama-2-640x427.jpg" alt="" width="330" height="220" />Türkiye, 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi’nin 1967 tarihli protokolüne koyduğu “coğrafi” sınırlamayla sadece Avrupa’dan gelenleri mülteci olarak görmeyi sürdürüyor. 2013 yılında çıkarılan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile birlikte Türkiye’deki bütün mülteciler ‘geçici koruma statüsü’ kapsamında alındı. Ancak ‘geçici koruma statüsü’ mültecilerin Türkiye’de insanca bir yaşam kurmalarını sağlayamadı. Geçici koruma statüsü ise isminin aksine kalıcılaşmaya gidiyor. Üstelik hukuki entegrasyonun başlamaması sosyal entegrasyonu da engelliyor. Artan kiraların ve işsizliğin sebebi olarak mültecilerin gösterilmesi ve kimi külterel farklılıklar toplum içindeki kutuplaştırmayı arttırırken bu durum bazen en ufak bir kavganın bir linç girişimine dönmesine sebep olabiliyor. Uygulanan ayrımcılık ise son olarak kimi sahillerin Suriyeli mültecilere yasaklanmasına kadar geldi.</p>
<p><strong>Ege Denizi&#8217;nden Geçişler Azalsa da Sürüyor</strong></p>
<p>Öte yandan bölgede devam eden çatışma ortamı ve ağır ekonomik krizden kaynaklı mültecilerin güvenli bölgelere geçiş çabası sürüyor. Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği ile arasındaki geri gönderme anlaşmasına rağmen mülteciler ölümü göze alarak Ege Denizi&#8217;nden geçmeye çalışıyor. Uluslararası Göç Örgütü&#8217;nün (IOM) verilerine göre sadece 2019 yılının ilk beş ayında 11 binin üzerinde mülteci Türkiye üzerinden Yunanistan&#8217;a geçerken, on binin üzerinde mülteci ise Sahil Güvenlik Ekiplerine takıldı. Pazartesi günü batan teknede yaşamını yitiren 12 mülteci ile birlikte bu sene 46 mülteci Ege Denizi&#8217;nde yaşamını yitirdi.</p>
<p>Mülteci alanında çalışan Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği, Afgan Mültecilerle Dayanışma Derneği, İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi ve Konak Mülteci Meclisi&#8217;nin temsilcileri ile devletin ürettiği çözümlerin sürdürülebilirliği, acilen atılması gereken adımlar ve devlet ile sivil toplum kuruluşlarının birlikte yapabileceği çalışmalar üzerine konuştuk.</p>
<p><strong>&#8216;4 Milyon Mülteciye Ev Sahipliği Yapmak Kolay Değil&#8217;</strong></p>
<p>Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Başkanı Muhammed Salih Ali, dört milyon mülteciye ev sahipliği yapmanın kolay olmadığını belirterek, Türkiye&#8217;deki mültecilerin durumunun Ürdün, Lübnan ve diğer Arap ülkelerindeki mültecilere daha iyi olduğunu dile getirdi. Hükümetin eğitim, sağlık alanında iyileştirici adımlar attığını ifade eden Salih Ali, &#8220;Tabi ki eksikler, bazı ilaçlar pahalı alamıyoruz ve gözlük ve işitme cihazları alınması konusunda zorluk çekiyoruz. Kızılay eliyle verilen yardımla mülteci aileler rahatladı. Büyük bir miktar ya da ev kirası değil ama mülteciler açısından önemli bir miktar, 1.5 milyon kişi faydalanıyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8216;Yardım Politikasından Çıkıp Kalıcı Çözümler Üretilmeli&#8217;</strong></p>
<p>Bütün bu adımlara karşı daha kalıcı çözümler sağlanması gerektiğine değinen Salih Ali, &#8220;Çalışma izinleri kolaylaştırılmalı, kotalar kaldırılmalı, diploma sahibi hekim, mühendis ve avukatlar mesleğini yapabilmeli. Yardımla bir yere kadar ve her zaman yeterli değil, yardım politikasından çıkıp kalıcı politikalar üretilmeli. Özellikle Türkiye&#8217;deki kişilerin Suriye&#8217;de yaşadığı yerlerde çatışma ortamı devam ediyor ve Suriyeliler mülteciler bir süre daha Türkiye&#8217;deler. STK&#8217;lar toplumun dilidir ve daha çok halkın içindeler. Devlet, STK&#8217;ları daha çok dinlemeli, önerilerini hayata geçirmelidir. Birlikte çalışma daha ciddi sonuçlar doğurabilir. Sadece yukarıdan kararlar almamalı, süreç birlikte yürütülmeli&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8216;Türkiye&#8217;nin Mülteci Politikası&#8217;ndan İlerleme Var Ama&#8230;&#8217;</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39856 alignright" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/06/multeci_gunu_aciklama-3-640x427.jpg" alt="" width="375" height="250" />İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi Başkanı Metin Çorabatır da 2011 yılından bugüne Türkiye&#8217;nin mülteci politikasında ilerleme olduğunu belirterek, &#8220;Kamplardan vazgeçildi, eğitim, sağlık ve çalışma hayatı konusunda düzenlemeler yapıldı. Mültecilerin bir kısmını uyum sağlamaya başlamasına rağmen hala eksikler var ama şunu da dikkate almak gerekir ki kısa sürede ülkeye gelen 4 milyon kişinin hakkını vermek ve yeni bir hayata başlatmak en büyük devletlerin bile kabusu olan bir şey. Türkiye bunu kendi imkanları ile yapmaya çalışıyor. Büyük çabalar sarf ediliyor ama coğrafi kısıtlama devam ediyor. Mülteci statüsü konusu önümüzde duruyor. Türkiye&#8217;nin uzun vadede ne yapacağına dair bir politika yok. Çok önemli adımlar atılıyor. Türkiye bu yılı uyum yılı ilan etti&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8216;İstihdama Yönelik Çalışmalar Yapılmalı&#8217;</strong></p>
<p>Muhalefetin ardından hükümetin de geri gönderme söylemlerine kullanmaya başladığını ifade eden Çorabatır,  şunları söyledi: &#8220;Bunlar çözüm değil. Geri gönderme için koşullar mümkün değil. İdlip&#8217;te yaşananları takip ediyoruz. Türkiye&#8217;nin ikinci bir reform hareketi yapıp coğrafi kısıtlamayı kaldırıp mültecilere statü vermeye başlamalı. Kızılay kartı üzerinden ayda kişi başı 120 lira yardım vermek sürdürülebilir bir şey değil. AB&#8217;den ikinci 3 milyar avroluk gelen paket bittiğinde ne olacak? Benzer bir paket daha gelecek mi soru işareti. Bir an evvel istihdama yönelik çalışmalar yapmak gerekiyor. İzin mekanizması çok iyi çalışmıyor. Çalışma hayatında daha esneklik sağlanmalı. Mesleki eğitim kursları verilmeli ve devamındaki süreç takip edilmeli&#8221;</p>
<p><strong>&#8216;Devlet STK&#8217;larla İşbirliğini Güçlendirmeli&#8217;</strong></p>
<p>STK ve devletin birlikte neler yapması gerektiğini sorduğumuz Çorabatır, &#8220;Mülteci hukukunun gelişmesinde sivil toplum kuruluşlarının çok önemli rolü var. Suriye krizi ile birlikte bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarının sayısı arttı. Devlet ile sivil toplum birbirlerinin hizmetlerini tamamlayacak anlayışa sahip olmalı. Bunun güzel örneklerini görüyoruz. Göç İdaresi ile ortak etkinliklerimiz ve çalışmalarımız oluyor. Mevzuattaki engeller kaldırılarak, STK&#8217;ların rolü konusunda yeni bir anlayışa varmak, iş birliğini güçlendirmek gerekiyor.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8216;Misafir S</strong><strong>ö</strong><strong>yleminden Vazge</strong><strong>ç</strong><strong>ilmeli&#8217;</strong></p>
<p>Konak Kent Konseyi Mülteci Meclisi Başkanı Mete Hüsünbeyi de, devletin göçe hazırlıksız yakalandığını ifade ederek, &#8220;Suriye savaşının uzun süremesi Göç Idaresi&#8217;nin açılması ve bazı yasal düzenlemelerin yapılması 3 yıl kadar sonra gerçekleşebildi. Suriyeli mültecilere karşı açık kapı politikasının uygulanması doğru ve olması gereken bir yaklaşımdı ancak son bir kaç yıldır geçislere kolay kolay izin verilmiyor. 8 yıldır burada bulunan Suriyelilere misafir söyleminden vazgeçilerek onların her birinin hak sahibi olduğu bilinciyle hareket ederek bu yönde gerekli düzenleme ve uygulamaları gerçekleştirilmeli. Umarım Türkiye bu düzenlemeyi yapar, mülteci hakkını tanınması gerçekleştirir.Zira bu durum uluslararası anlaşma ve sözleşmelerle garanti altına alınmıştır&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8216;M</strong><strong>ü</strong><strong>ltecilere Y</strong><strong>ö</strong><strong>nelik Saldırılar ve Nefret Su</strong><strong>ç</strong><strong>ları Cezalandırılmalıdır&#8217;</strong></p>
<p>Devletin özellikle eğitim ve sağlık alanlarında onemli adımlar attığını dile getiren Hüsünbeyi, &#8220;Lâkin uygulamalarda sıkıntılar bulunmaktadır. Bunun için tüm kamu personelinin ayrımcılık ve ötekileştici yaklaşımlara karşı eğitimden geçmelidirler. Ayrımcılığa karşı hiç bir tolerans gösterilmemeli, mültecilere ve toplumun herhangi bir kesimine yönelik saldırı ve nefret suçları ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Mültecilerle ilgili yaklaşım ve çalışmalar tek bir kuruma indirgenmemelidir. Mülteci alanında kısa-orta ve uzun dönem planlamaları yapılmalı.  Bu planlamaları kamu ile beraber yerel yönetimler, ilgili sivil toplum kurumları işbirliği içinde yürütmeli. Yerelin, işveren örgütlerinin, çalışan kesimlerin bir arada olduğu üretim planlaması yapılmalı. Mültecilerin yoğun olarak çalıştığı sektörlerde üretilen ürünleri batı ülkeleri teşvikli bir şekilde almalıdır. Bu vesileyle kimseye yük olmadan, istihdamı arttırarak, herkes için daha verimli hale gelebilir. Kaçak çalışmanın ve ucuz iş gücünün önüne de geçilebilir&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8216;Sığınmacılar Arasında Ayrımcılık Yapılıyor&#8217;</strong></p>
<p>Afgan Mülteciler Dayanışma Başkanı Mohamad Ali Hakmat ise sığınmacılar arasında bir ayrımcılık olduğunun düşüncesinde. Suriyeliler dışındaki mültecilerin yok sayıldığını ifade eden Hakmat, &#8220;Devlet sığınmacılara karşı olumlu bakışları vardır ama sadece bir kitleye karşıdır. Sayıca fazla yani Suriyelilerden sonra sayıları fazla olan sığınmacılar Afganistanlılardır. Maalesef bu sayı hep unutulmuştur, Devlet ve uluslararası kurum ve kuruluşların dikkatından da uzak kalmıştır, Türkiye&#8217;de herkes ve her şey Suriyeliler için yapılmaktadır.  Aynı ülkede yaşayan Sığınmacılar arasında da ayrımcılıkları görmekteyiz, Örneği bir ülkeden gelen kişiler için çalışma izinlerin alma koşullarında kolaylık sağlanmışken diğer ülkelerden gelen sığınmacılar için bu kolaylık sağlanmamıştır&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8216;Devlet, STK&#8217;lar, Özel Sektör Daha Duyarlı Yaklaşmaya Başladı&#8217;</strong></p>
<p>Devletin, uluslararası örgütlerin, sivil toplum kuruluşlarının, gönüllülerinin, girişimcilerin, özel sektör temsilcilerinin mülteci sorununa daha duyarlı yaklaştığını belirten Hakmat, şunları söyledi, &#8220;Öncelikle hiçbir devlet dünyadan bağımsız şekilde hareket etmemelidir. Bunun için Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, NATO gibi kuruluşları müdahil olmalı. Mülteciler için sürdürülebilir çözümler olarak görünmeyen potansiyeli ortaya çıkarmak, yaratıcı istihdam modelleri, mültecileri güçlendirme programları geliştirilmeli. Gençlerin sesine ses katmak, kadınları güçlendirmek, girişimcilik, dayanışma ağlarını oluşturmak, mültecileri bir sorun olarak değil, değişimin bir paydaşı olarak görerek kapsayıcı çözümler üretmesi umutlarımızı artırıyor. Burada kuşkusuz hepimize iş düşüyor, bakış açımızı bu yönde değiştirerek başlayabiliriz işe&#8221;.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/20/multeci-orgutleri-oncelikle-multecilere-statu-verilmeli/">Mülteci Örgütleri: &#8216;Öncelikle Mültecilere Statü Verilmeli&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mültecileri Müziğin Evrensel Dili ile Buluşturan İMECE Band’de Müzik Rüzgarı Esti</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/05/multecileri-muzigin-evrensel-dili-ile-bulusturan-imece-bandde-muzik-ruzgari-esti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Dec 2018 12:34:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Habitat Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği]]></category>
		<category><![CDATA[imece band]]></category>
		<category><![CDATA[UNHCR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32956</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ile Habitat Derneği’nin 2016 yılında hayata geçirdiği İMECE Projesi’nin sosyal uyum etkinliklerinden biri olan İMECE Band, 30 Kasım – 3 Aralık tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşti. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/05/multecileri-muzigin-evrensel-dili-ile-bulusturan-imece-bandde-muzik-ruzgari-esti/">Mültecileri Müziğin Evrensel Dili ile Buluşturan İMECE Band’de Müzik Rüzgarı Esti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye, Suriye, İran, Irak ve Azerbaycan’dan 40 müzisyenin katıldığı müzik şöleninde gruplar; 3 Aralık final gecesi IF Performance Hall Beşiktaş’ta canlı performanslarıyla jüri üyeleri ve dinleyiciler karşısında hünerlerini sergilediler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de yaşayan mültecilerin ekonomiye katılım ve katkılarını sağlayarak, birlikte ortak bir gelecek oluşturmayı hedefleyen İMECE Projesi kapsamında bu yıl ikincisi organize edilen </span><b><i>İMECE Band’de</i></b><span style="font-weight: 400;">; birbirini tanımayan ve farklı kültürlerden olan müzisyenler, 3 günlük süre zarfında gruplar kurarak kendi şarkılarını bestelediler. Farklı müzik türleri ve stillerinin buluştuğu etkinlikte müzisyenler performansları ile göz doldurdular.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32959" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC05009_1-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC05009_1-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC05009_1-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC05009_1.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC05009_1-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC05009_1-320x213.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Müziğin birleştiriciliğiyle kültürel ve dilsel sınırların ötesinde bir iletişim kurulmasını sağlayan etkinlikte “İsimsiz” parçasıyla Paris in İstanbul birinci olurken, “Benim Dünyam” parçalarıyla Elphis grubu ikinci, Ahlat grubu da “İlüzyon” parçasıyla üçüncü oldular. Birinci olan gruba ödülünü vermek için sahneye çıkan </span><b>Habitat Derneği Başkanı Sezai Hazır</b><span style="font-weight: 400;"> şunları ifade etti:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Doğduğumuz yeri seçme şansımız yok ama yaşadığımız yeri ve nasıl yaşamak istediğimizi seçebiliriz. Mültecilik bir kader değil. Hepimiz mülteci olabiliriz. Maalesef dünyadaki sistemleri veya dünyayı yönetenler bizler değiliz. Ama onların bu kötü yönetiminin cezasını çeken de biz olmamalıyız. Dünyada son dönemlerde göç ve hareketlilik dünyanın en büyük problemi haline geldi. Bizler hep bu duruma negatif bakıyoruz. Hâlbuki gelişmiş ülkelere baktığımız zaman o ülkeye en büyük katkıyı sunanlar mülteciler ve göçmenlerdir. Mültecileri karşı çıkılması gereken bir grup olarak değil, ülkemize zenginlik katan bir değer olarak görürsek, gerçekten o zaman barışa inanırız, gerçekten barışı içselleştirmiş oluruz ve gerçekten barış için adım atmış oluruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğer burada şu an bir arada yaşayabiliyorsak ve bir arada yaşamanın mutluluğunu, keyfinin hep beraber yaşamalıyız. Nereden geldiğimizin hiçbir önemi yok. Bu yolculuk uzun bir yolculuk bu uzun yolculukta hepimiz aynı duyguları paylaştığımız sürece dünya daha güzel olacak. Ve dünyanın daha güzel olması için bir kez daha gördük ki aslında şarkıların, müziğin dili yok. Müziğin evrensel bir dil olduğunu bu 3 günlük süre zarfında çok güzel yaşadık.”</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32960" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC04820_1-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC04820_1-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC04820_1-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC04820_1.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC04820_1-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC04820_1-320x213.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/05/multecileri-muzigin-evrensel-dili-ile-bulusturan-imece-bandde-muzik-ruzgari-esti/">Mültecileri Müziğin Evrensel Dili ile Buluşturan İMECE Band’de Müzik Rüzgarı Esti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İMECE Band İkinci Kez Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/06/imece-band-ikinci-kez-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Nov 2018 08:34:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği]]></category>
		<category><![CDATA[Habitat Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[imece band]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32222</guid>

					<description><![CDATA[<p>Habitat Derneği ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin hazırladığı IMECE projesi kapsamında yürütülen sosyal uyum etkinliği İMECE Band, 30 Kasım – 3 Aralık 2018 tarihleri arasında İstanbul’da.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/06/imece-band-ikinci-kez-basliyor/">İMECE Band İkinci Kez Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>IMECE projesi, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilip Türkiyeli ve mülteci müzisyenlerin bir araya gelerek yeni bir grup oluşturacağı, kendi şarkılarını besteleyeceği ve seyirci önünde canlı performans sergileyeceği dört günlük bir müzik yarışmasını kapsıyor.<strong> </strong><strong>30 Kasım – 3 Aralık 2018 </strong><strong>tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşecek olan İMECE Band</strong>’de farklı stillerin ve yeteneklerin ahengiyle oluşturulacak gruplar, farklı müzik türleri ve stilleriyle ortaya yenilikçi, yaratıcı ve özgün müzik örnekleri çıkartacaktır.  Dördüncü günün sonunda yeni oluşturulan gruplar, besteledikleri şarkıları seyircinin önünde sahneleyecek ve müzik sektörünün önde gelen isimlerinden oluşan jüri tarafından değerlendirilecekler.</p>
<p><strong>Kimler Katılabilir?</strong></p>
<p>1- Katılımcıların Türkiye’de ikamet etmesi gerekmektedir fakat katılım her milletten müzisyenin başvurusuna açıktır. (Konaklama, yeme-içme ve ulaşım masrafları karşılanacaktır)</p>
<p>2- 18 yaş ve üstündeki katılımcılar,</p>
<p>3- Herhangi bir enstrüman çalabilen ya da şarkı söyleyebilen herkes.</p>
<p><strong>Başvuru Nasıl Yapılır?</strong></p>
<p>İMECE Band etkinliği tamamen ücretsizdir. Başvuru için herhangi bir bedel ödemeniz gerekmez.</p>
<p>Aşağıdaki başvuru formunu eksiksiz olarak doldurarak başvurunuzu yapabilirsiniz. Kişisel bilgilerinizin yanı sıra yeteneğinizi gösterebileceğiniz bir videonun linkini paylaşınız.</p>
<p>Başvurunuzun değerlendirilebilmesi için formun tamamını eksiksiz olarak doldurmanız gerekmektedir.</p>
<p><strong>Katılım Koşulları</strong></p>
<ul>
<li><strong>Gereklilikler:</strong> Katılımcılar en az 18 yaşında ve Türkiye’de ikamet ediyor olmalıdır.</li>
<li><strong>Katılım şartı:</strong> Tüm katılımcılar etkinlik programına eksiksiz katılım sağlamalıdır. (30 Kasım – 3 Aralık 2018)</li>
<li><strong>Beceri Seviyesi:</strong> Katılımcıların orta ya da üstü düzeyde bir enstrüman çalabilmesi ya da iyi bir vokal yeteneğine sahip olması beklenmektedir.</li>
<li><strong>Ekipman:</strong> Katılımcılardan kendi enstrümanlarını getirmeleri beklenmektedir.</li>
<li><strong>Müzik:</strong> Kampta oluşturulacak şarkıların sözü ve müziği özgün olmalıdır. Ayrıca yazılacak olan şarkıların herhangi bir dini ya da politik referanslar ve uygunsuz sözler içermemesi gerekmektedir.</li>
<li><strong>Dijital İçerik:</strong> Canlı performanslar ve sahne arkası görüntüler dahil olmak üzere etkinlik boyunca video kaydı yapılacaktır. Katılımcıların video kaydı alınmasına ve online platformlarda yaygınlaştırılmasına onay vermesi gerekmektedir.</li>
<li>Video kaydına ek olarak, etkinlik boyunca çekilen fotoğraflar da tanıtım amaçlı kullanılabilecektir.</li>
</ul>
<p><a href="https://form.jotform.com/82912888280972" target="_blank" rel="noopener"><strong>Başvuru Formuna Ulaşmak için Tıklayınız.</strong></a></p>
<p><strong>Son Başvuru Tarihi: 10 Kasım 2018</strong></p>
<p><b>Türkçe Duyuru Videosu:<br />
</b><a href="https://www.youtube.com/watch?v=qN98mRnb-oA" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.youtube.com/watch?v%3DqN98mRnb-oA&amp;source=gmail&amp;ust=1541577078528000&amp;usg=AFQjCNGincyUhRcNM43LTgldn6Lpz8pGjQ">https://www.youtube.com/watch?<wbr />v=qN98mRnb-oA</a></p>
<p><b>İngilizce Duyuru Videosu:<br />
</b><a href="https://www.youtube.com/watch?v=rtmNkYvzYRI" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.youtube.com/watch?v%3DrtmNkYvzYRI&amp;source=gmail&amp;ust=1541577078528000&amp;usg=AFQjCNGxfdTbKXgxkzwUlre-S8iH60yiaQ">https://www.youtube.com/watch?<wbr />v=rtmNkYvzYRI</a></p>
<p><b>Arapça Duyuru Videosu:<br />
</b><a href="https://www.youtube.com/watch?v=5OuMshhh10Y" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.youtube.com/watch?v%3D5OuMshhh10Y&amp;source=gmail&amp;ust=1541577078528000&amp;usg=AFQjCNEyihBLWfJHbY-jZYovA150QbDYWg">https://www.youtube.com/watch?<wbr />v=5OuMshhh10Y</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/06/imece-band-ikinci-kez-basliyor/">İMECE Band İkinci Kez Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayata Destek Derneği’nden #16GÜNKAMPANYASI’na katkı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/01/hayata-destek-derneginden-16gunkampanyasina-katki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2017 12:01:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[16 Gün Kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[STL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20559</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayata Destek Derneği (STL), 25 Kasım itibariyle kadına yönelik şiddetle mücadele temasını işleyerek Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK/UNHCR) tarafından yürütülen 16 Gün Kampanyası’na destek veriyor. Kurumun sahalarında kadının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen faaliyetlerde yer alan kadınlar, kendi deneyimlerini ve tanık oldukları hikayeleri kaleme alıyor. Şu ana kadar Mardin ve Şanlıurfa’dan iki yazı paylaşıldı. Kurum toplamda altı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/01/hayata-destek-derneginden-16gunkampanyasina-katki/">Hayata Destek Derneği’nden #16GÜNKAMPANYASI’na katkı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hayatadestek.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Hayata Destek Derneği</a> (STL), 25 Kasım itibariyle kadına yönelik şiddetle mücadele temasını işleyerek Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK/UNHCR) tarafından yürütülen 16 Gün Kampanyası’na destek veriyor.</p>
<p>Kurumun sahalarında kadının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen faaliyetlerde yer alan kadınlar, kendi deneyimlerini ve tanık oldukları hikayeleri kaleme alıyor. Şu ana kadar Mardin ve Şanlıurfa’dan iki yazı paylaşıldı. Kurum toplamda altı içerik yayınlamayı planlıyor.</p>
<p>Yazıları okumak için <a href="http://www.hayatadestek.org/blog/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın</a>.</p>
<div id="jp-relatedposts" class="jp-relatedposts"></div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/01/hayata-destek-derneginden-16gunkampanyasina-katki/">Hayata Destek Derneği’nden #16GÜNKAMPANYASI’na katkı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklar İçin Barış Temalı Resim Yarışması</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/13/cocuklar-icin-baris-temali-resim-yarismasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Sep 2017 13:34:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[SGDD- ASAM]]></category>
		<category><![CDATA[ASAM]]></category>
		<category><![CDATA[Barış]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği]]></category>
		<category><![CDATA[SGDD]]></category>
		<category><![CDATA[Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=18326</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği , 21 Eylül Uluslararası Barış Günü vesilesiyle barışın inşasına vurgu yapmak için çocuklar arası bir resim yarışması düzenliyor.  Savaşlardan en çok etkilenenler, savaşın hiçbir şekilde öznesi olmayan çocuklardır. Doğup büyüdüğü mekânların yerle bir olduğuna tanıklık eden, aile ve arkadaşlarını savaşlarda kaybeden çocuklar, yaşamları boyunca atlatamayacakları yıkımlar yaşamaktadırlar. Sığınmacılar ve Göçmenlerle [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/13/cocuklar-icin-baris-temali-resim-yarismasi/">Çocuklar İçin Barış Temalı Resim Yarışması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği , 21 Eylül Uluslararası Barış Günü vesilesiyle barışın inşasına vurgu yapmak için çocuklar arası bir resim yarışması düzenliyor. </b></p>
<p>Savaşlardan en çok etkilenenler, savaşın hiçbir şekilde öznesi olmayan çocuklardır. Doğup büyüdüğü mekânların yerle bir olduğuna tanıklık eden, aile ve arkadaşlarını savaşlarda kaybeden çocuklar, yaşamları boyunca atlatamayacakları yıkımlar yaşamaktadırlar. Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği , Türkiye’ye gelen sığınmacı ve mültecilere yönelik çalışmalarımızı onlara psikososyal destek vermek ve onların topluma uyumunu sağlamak üzerine yoğunlaştırıyor.<span id="more-19019"></span></p>
<p>21 Eylül Uluslararası Barış Günü, 1981’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda “Savaş insanların zihinlerinde başladığından beri, barış için savunmanın da insanların zihinlerinde inşa edilmesi gereklidir” denilerek ilan edildi. Bu anlamlı günü kutlamak amacıyla 24 Eylül 2017’de Altındağ Belediyesi Necip Fazıl Kültür Merkezi’nde gerçekleştireceğimiz etkinliğimizde sergilenmek üzere Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, Birleşmiş Milletler Çocuklara  Yardım Fonu, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Ankara Büyükşehir Çocuk Meclisi ve Uluslararası Demokrasi Bilinci Derneği’nin destekleriyle barış temalı bir resim yarışması düzenliyoruz. Yarışmaya 7-11 yaş aralığındaki bütün çocuklar katılabilir. Resim yarışmasına, “barışı anlatan” resimleriniz bekleniyor.</p>
<p><a class="shortc-button medium green " href="http://sgdd.org.tr/barisgunuveresimyarismasi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Yarışma Detayları ve Şartname</a></p>
<p>Kaynak:<a href="http://sivilalan.com/sen-de-barisi-anlatan-bir-resim-yap/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> sivilalan</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/13/cocuklar-icin-baris-temali-resim-yarismasi/">Çocuklar İçin Barış Temalı Resim Yarışması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı Çalışma Arkadaşları Arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/24/insan-kaynagini-gelistirme-vakfi-calisma-arkadaslari-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Aug 2017 10:36:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İKGV]]></category>
		<category><![CDATA[İş İlanı]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk Danışmanı]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[UNHCR]]></category>
		<category><![CDATA[Welthungerhilfe]]></category>
		<category><![CDATA[WHH]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=17928</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı (İKGV), Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) Uygulayıcı Ortaklık Programı ve Welthungerhilfe (WHH) ortaklığıyla yürüttüğü projeleri için çalışma arkadaşları arıyor. İKGV&#8217;nin ilanı şöyle: Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) Uygulayıcı Ortaklık Programı ve Welthungerhilfe (WHH) ortaklığıyla yürütülen projelerimiz kapsamında İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı’nın (İKGV) İstanbul’da Esenler, Elmadağ ve Kadıköy’de bulunan mülteci destek ofislerine [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/24/insan-kaynagini-gelistirme-vakfi-calisma-arkadaslari-ariyor/">İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı Çalışma Arkadaşları Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.ikgv.org/index1.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı</a> (İKGV)</strong>, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) Uygulayıcı Ortaklık Programı ve Welthungerhilfe (WHH) ortaklığıyla yürüttüğü projeleri için çalışma arkadaşları arıyor. İKGV&#8217;nin ilanı şöyle:</p>
<p>Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) Uygulayıcı Ortaklık Programı ve Welthungerhilfe (WHH) ortaklığıyla yürütülen projelerimiz kapsamında İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı’nın (İKGV) İstanbul’da Esenler, Elmadağ ve Kadıköy’de bulunan mülteci destek ofislerine 2 Hukuk Danışmanı, 3 Mülteci Koruma Sorumlusu, 3 Danışman ve 2 Tercüman olarak görev alacak çalışma arkadaşları arıyoruz.<span id="more-17928"></span></p>
<p>• Aşağıda belirtilen özelliklere sahip olan adayların, en geç<em><strong> 5 Eylül 2017 Salı günü saat 17:00</strong></em>’ye kadar özgeçmişlerini e-posta konu başlığında başvurulacak pozisyonun kodunu yazarak <strong><em>basvuru@ikgv.org</em> </strong>adresine yollamaları rica olunur.</p>
<p>• E-posta başlığında başvuru kodu belirtilmeyen ve eksik yapılan başvurular geçersiz sayılacaktır.<br />
• Sadece ön elemeyi geçen başvurulara geri dönüş yapılacaktır.<br />
• İş ilanları ile ilgili telefon, e-posta ve sosyal medya üzerinden kesinlikle bilgi verilmemektedir.<br />
• Kuruluşumuzda yaş, din, ırk, cinsiyet, cinsel yönelim, etnisite, engellilik ve benzeri sebeplere dayalı ayrımcılık yoktur.<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
Pozisyon: <strong>HUKUK DANIŞMANI</strong><br />
Pozisyon Türü: Tam Zamanlı<br />
Başvuru Kodu: HUKUK DANIŞMANI</p>
<p><strong>Genel nitelikler</strong><br />
• Üniversite eğitimini hukuk alanında tamamlamış,<br />
• Tercihen insan hakları ve/veya mülteci hakları konusunda yüksek lisans yapmış,<br />
• İyi derecede İngilizce bilen (Arapça, Kürtçe ve/veya Fransızca bilmek tercih sebebidir),<br />
• Takım çalışmasına yatkın,<br />
• İletişim yeteneği yüksek,<br />
• Tercihen daha önce göç alanında, benzer bir danışma merkezi veya sivil toplum kuruluşunda çalışmış,<br />
• Danışma merkezinin yoğun çalışma temposuna ayak uydurabilecek,<br />
• Etkili konuşma, ikna etme becerisi, organizasyon ve takip yeteneği güçlü,<br />
• Temel ofis bilgisayar programları (Word, Outlook) kullanabilen.</p>
<p><strong>İş tanımı </strong><br />
• Danışanlara bireysel ve toplu hukuk danışmanlığı vermek,<br />
• Danışanların resmi kurumlarda yaşadığı sorunlara çözüm odaklı destek vermek,<br />
• İlde bulunan yerel otoriteler ve sivil toplum örgütleriyle işbirliği sağlamak,<br />
• Toplumsal kaynakların tespitini yaparak sığınmacı ve mültecilerin bu kaynaklardan yararlanmasını sağlamaya yönelik çalışmalara gerekli hukuki desteği sağlamak,<br />
• Raporlama faaliyetlerine yardımcı olmak,<br />
• Proje ekibine düzenli olarak bilgi vermek ve gerektiğinde rapor sunmak.<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
Pozisyon: <strong>MÜLTECİ KORUMA SORUMLUSU</strong><br />
Pozisyon Türü: Tam Zamanlı<br />
Başvuru Kodu: MÜLTECİ KORUMA SORUMLUSU</p>
<p><strong>Genel nitelikler</strong><br />
• Üniversite mezunu (tercihen hukuk, sosyoloji, psikoloji, sosyal hizmet alanlarından),<br />
• İyi seviyede İngilizce bilen (Arapça bilmek tercih sebebidir),<br />
• Tercihen daha önce göç ve mülteci alanında benzer bir danışma merkezi veya sivil toplum kuruluşunda çalışmış olmak,<br />
• Takım çalışmasına yatkın,<br />
• Çözüm odaklı çalışan,<br />
• Destek ofisinin yoğun çalışma temposuna ayak uydurabilecek,<br />
• Bilgisayar programlarına (Word, Excel vb.) hakim olmak.</p>
<p><strong>İş tanımı</strong><br />
• Danışmanlara süpervizyon ve koordinasyon desteği vermek,<br />
• Mültecilerin yasal ve psiko-sosyal ihtiyaçlarını tanımlayarak bu ihtiyaç ve problemlere yönelik ortak çalışmayı ve takibi gerçekleştirmek,<br />
• Toplumsal kaynakların tespitini yaparak mültecilerin bu kaynaklardan yararlanmasını sağlamaya yönelik çalışmalar yapmak,<br />
• Gerektiğinde merkezi ziyaret eden Suriyeli danışanların hukuki, sağlık, eğitim vb. sorunlarının çözümü için resmi ve özel kurumlarla çözüm odaklı iletişime geçmek ve gerekli koordinasyonu sağlamak,<br />
• Hassas vakaların takibini ve düzenli raporlamasını yürütmek,<br />
• Destek ofisinin çalışma alanlarını ilgilendiren etkinlikleri (toplantı, seminer, eğitim vb.) düzenlemek.<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
Pozisyon: <strong>DANIŞMAN</strong><br />
Pozisyon Türü: Tam Zamanlı<br />
Başvuru Kodu: DANIŞMAN</p>
<p><strong>Genel nitelikler</strong><br />
• T.C. vatandaşı olmak,<br />
• Suriye Arapçası’na sözlü ve tercihen yazılı hakim (İngilizce bilmek tercih sebebidir),<br />
• Takım çalışmasına yatkın,<br />
• İletişim yeteneği yüksek,<br />
• Tercihen daha önce göç ve mülteci alanında benzer bir danışma merkezi veya sivil toplum kuruluşunda çalışmış olmak,<br />
• Danışma merkezinin yoğun çalışma temposuna ayak uydurabilecek,<br />
• Etkili konuşma, ikna etme becerisi, organizasyon ve takip yeteneği güçlü,<br />
• Temel ofis bilgisayar programları (Word, Outlook vb.) kullanabilmek.</p>
<p><strong>İş tanımı</strong><br />
• Merkezi ziyaret eden Suriyeli danışanlara bireysel çeşitli alanlarda danışmanlık hizmeti sağlamak; bu hizmeti doğrudan Suriye Arapçası ile gerçekleştirmek,<br />
• Gerektiğinde Suriyeli danışanların sorunlarına çözüm getirmek için resmi ve özel kurumları ziyaret veya eşlik etmek,<br />
• Suriyeli danışanların ihtiyaçlarını ve problemlerini tanımlayarak, proje ekibiyle beraber bu ihtiyaç ve problemlere yönelik ortak bir çalışmayı ve takibi gerçekleştirmek,<br />
• Toplumsal kaynakların tespitini yaparak sığınmacı ve mültecilerin bu kaynaklardan yararlanmasını sağlamaya yönelik çalışmalar yapmak,<br />
• Raporlama faaliyetlerine yardımcı olmak,<br />
• Proje ekibine düzenli olarak bilgi vermek ve gerektiğinde rapor sunmak.<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
Pozisyon: <strong>TERCÜMAN</strong><br />
Pozisyon Türü: Tam Zamanlı<br />
Başvuru Kodu: TERCÜMAN</p>
<p><strong>Genel nitelikler</strong><br />
• Lise veya üniversite mezunu,<br />
• Suriye Arapçası ve/veya Kürtçeye sözlü ve tercihen yazılı olarak hakim,<br />
• Takım çalışmasına yatkın.</p>
<p><strong>İş tanımı</strong><br />
• Danışanlarla proje ekibi arasındaki sözlü ve yazılı iletişimlerde tercümanlık yapmak,<br />
• Gerektiğinde danışanlara resmi ve özel kurumlarda eşlik ederek tercümanlık hizmeti sağlamak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/24/insan-kaynagini-gelistirme-vakfi-calisma-arkadaslari-ariyor/">İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı Çalışma Arkadaşları Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oyun oynayarak mültecilere yardım etmek ister misiniz?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/31/oyun-oynayarak-multecilere-yardim-etmek-ister-misiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 May 2017 08:39:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği]]></category>
		<category><![CDATA[My Life as a Refugee (Mülteci Olarak Yaşamım)]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[UNHCR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15262</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mülteci olmak zorunda kalsanız ne yapardınız? ‘My Life as a Refugee (Mülteci Olarak Yaşamım)’ adı verilen İOS ve Android platformundan indirilebilen oyun, mültecilerin neler yaşadığını sanal olarak anlamanıza yardım ediyor. My Life as a Refugee mobil temalı ve bir hayatta kalma oyunudur. Oyunu indirmeniz ve oynamanız durumunda yapımcılar mülteciler için bağış topluyor ve siz de [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/31/oyun-oynayarak-multecilere-yardim-etmek-ister-misiniz/">Oyun oynayarak mültecilere yardım etmek ister misiniz?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mülteci olmak zorunda kalsanız ne yapardınız? ‘My Life as a Refugee (Mülteci Olarak Yaşamım)’ adı verilen İOS ve Android platformundan indirilebilen oyun, mültecilerin neler yaşadığını sanal olarak anlamanıza yardım ediyor. My Life as a Refugee mobil temalı ve bir hayatta kalma oyunudur. Oyunu indirmeniz ve oynamanız durumunda yapımcılar mülteciler için bağış topluyor ve siz de ekstra bağış yapabiliyorsunuz. Yıllarca yaşadığınız topraklardan göç etmek zorunda kalmak, ölüm korkusuyla her şeyinizi geride bırakarak yollara düşmek, çadırlarda bir sonraki öğünde ne yiyeceğini bilemeden yaşamak, geride kalan yakınların sağlığından haberdar olamamak, işkence, kaçırılma ve tecavüz riski… Bunlar, mültecilerin yaşadığı sorunlardan sadece birkaçı. Mülteci olmak nasıl bir duygu? Mülteci olmak zorunda kalsanız neler yaşardınız? Şu anda Türkiye’de sayıları 3 milyona yaklaşan Suriyeli mültecilerin yaşadıklarını daha yakından anlayarak onlarla daha fazla empati kurmak ister misiniz?</p>
<p><iframe loading="lazy" title="My Life as a Refugee" src="https://player.vimeo.com/video/43666084?dnt=1&amp;app_id=122963" width="500" height="375" frameborder="0" allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture; clipboard-write; encrypted-media"></iframe></p>
<p>Mültecilik şu anda sadece Suriyelilerin yaşadığı bir sorun da değil. Dünyada her dakika sekiz insan savaştan, terör ve zulümden kaçıyor. Elinizden bir şey gelmiyor ama kayıtsız da kalmak istemiyorsanız sanal olarak mültecilerin duygularını yaşayabilirsiniz. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), bu önemli soruna sanal oyun ve uygulamayla parmak basıyor. ‘My Life as a Refugee (Mülteci Olarak Yaşamım)’ adı verilen oyun, mültecilerin neler yaşadığını sanal olarak anlamanızı sağlıyor. İOS ve Android platformunda bulunan uygulama, gerçek hayat hikâyeleri üzerinden kurgulanmış. Mülteci oyunu, oyuncuların hayatta kalmak için kararlar vermesini, güvenli alanlara ulaşmasını, sevdiklerini tekrar bulması ve hayatını yeniden başlatmasını sağlıyor. UNHCR, bu oyunla dünyadaki milyonlarca mültecinin yaşadığı sorunlara dikkat çekmeyi hedefliyor. My Life as a Refugee’nin senaryosu çatışmanın ortasına sürüklenmeyle başlıyor, bir yandan zulümden kaçarken bir yandan aile üyelerini arıyorsunuz. Oyunda, eğer siz ve aileniz bir çatışmanın ortasında kalırsanız neler yapabileceğinizi de öğrenebiliyorsunuz? Sahi siz bir savaşın ortasında kalsanız ne yapardınız? Evinizde kalıp hayatınızı riske mi atardınız? Kaçırılma, işkence ve tecavüz riskini göze alıp yerinizi yurdunuzu terk edip en yakın ülkeye mi sığınırdınız?</p>
<p><a href="https://www.ab-ilan.com/oyun-oynayarak-multecilere-yardim-etmek-ister-misiniz/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kaynak</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/31/oyun-oynayarak-multecilere-yardim-etmek-ister-misiniz/">Oyun oynayarak mültecilere yardım etmek ister misiniz?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
