<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bernard Van Leer Vakfı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/bernard-van-leer-vakfi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/bernard-van-leer-vakfi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Mar 2020 22:10:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Bernard Van Leer Vakfı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/bernard-van-leer-vakfi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘‘Kente Bakınca Çocukların Nerede Olduğunu Görmüyoruz’’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/21/kente-bakinca-cocuklarin-nerede-oldugunu-gormuyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sevde Tunç]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jan 2020 22:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bernard Van Leer Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul95]]></category>
		<category><![CDATA[Superpool]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit aksakoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47089</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bernard Van Leer Vakfı’nın Türkiye Temsilcisi Yiğit Aksakoğlu vakfı ve öncülüğünde başlatılan İstanbul95 projesini anlattı. Proje, İstanbul’a 3 yaşında sağlıklı bir çocuğun boyu olan 95 santimetreden bakmayı, kentin planlanmasını, çocuk ve ebevyn destekleyici programların oluşturulmasını amaçlıyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/21/kente-bakinca-cocuklarin-nerede-oldugunu-gormuyoruz/">‘‘Kente Bakınca Çocukların Nerede Olduğunu Görmüyoruz’’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Yiğit Aksakoğlu İstanbul95 Projesini Anlatıyor" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/-5NNRXMOWc4?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vakıf, &#8216;Kente 95 santimden baksaydın neyi farklı yapardın&#8217; sorusunu mimarlara, şehir plancılarına, kamu görevlilerine ve belediye başkanlarına sorarak yeni cevaplar ve çözümler oluşturuyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1960 yılında kurulan Bernard Van Leer Vakfı, Hollanda merkezli bir vakıf. Kurucusu Bernard Van Leer, II. Dünya savaşının yıkıcı etkisini gördükten sonra şirketini vakfa bağışlayarak çocuklara yatırım yapmayı ve böyle bir savaşın bir daha tekrar etmemesi için dünyaya bir katkıda bulunmaya karar vermiş. 2000’lere kadar elliye yakın ülkede faaliyet gösteren vakıf, 94’ten beri de Türkiye’de çeşitli çalışmalara finansal ve teknik destek sağlıyor.</span></p>
<p><b>Vakfın 2016-2020 Stratejisi KENT95</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şehirler yetişkinlerin ihtiyaçlarına göre tasarlanırken çocuklar göz ardı ediliyor. Kent95 projesi şehre 3 yaşında sağlıklı bir çocuğun boyu olan 95 santimden baksaydın neyi farklı yapardın sorusuyla yola çıkıyor, çözümler üretiyor. Vakfın Türkiye Temsilcisi Aksakoğlu projeyi şöyle anlatıyor: ‘‘Kent95’in 4 tane çalışma alanı var. Bu 4 çalışma alanı üzerinden İstanbul’da bir çalışma ile başladık. Önce yaptığımız çalışmaya İstanbul95 dedik. Yaptığımız işbirlikleri ile İstanbul’da 2 yılı tamamladık. Şu anda İstanbul95’in de ötesine geçerek İzmir ve Gaziantep Büyükşehir Belediyeleriyle de çalışmaya başladık.’’</span></p>
<p><b>‘‘Kente Bakınca Çocukların Nerede Olduğunu Görmüyoruz’’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul95 projesi kapsamında yürütülen çalışmalardan ilki veriye dayalı karar verme araçları üretmek diyen Aksaoğlu, bu alanda yapılan çalışmaları ve neler yaptıklarını şöyle ifade ediyor. ‘‘Kente bakınca çocukların nerede olduğunu görmüyoruz. İstanbul gibi 15 milyonluk bir kentte acaba dezavantajlı çocuklar nerede sorusuyla başladık. Sadece İstanbul’da 0-4 yaş grubunda TÜİK verilerine göre 1,2 milyon çocuk var. Her yıl 230.000 bebek sadece İstanbul’da dünyaya geliyor. Bu da günde 630&#8217;dan fazla demek. Bu çocukların özellikle dezavantajlı olanların kentin nerelerinde yaşadığını görebilmek için TESEV ve Kadir Has Üniversitesi&#8217;nin İstanbul çalışmaları merkezi ile birlikte hareket ettik. Dezavantajlı çocukların nerede olduğunu bulabilmek için rayiç bedelleri yani metrekare fiyatları üzerinden belirleme yaptık. Sokak başına metrekare fiyatlarından ortalama mahalle için bir metrekare fiyatı çıkarıldı. Bunun üzerine de TÜİK’ten yaş grupları verisini alıp 0-4 yaş grubunun daha yoğun olduğu yerleri harita üzerinde işaretledik. Böylece İstanbul&#8217;un genelinde bütün mahallerine bakarak dezavantajlı çocuklar nerede sorusunun cevabını harita üzerinde gösterebildik. İstanbul’da 39 ilçe var ve bu ilçelerin çocuk ve ebeveynlerine yönelik hizmetleri dağınık bir şekilde ilerliyor. Bunu haritalamak için TESEV gidip ilçe belediyelerinden bu verileri topladı. Böylece hepsini istanbul.kent95.org sitesinde görebilir hale geldik. Böylece parklar, kreşler nerede? Nakit yardımı varsa bunlar hangi mahallelere gidiyor? sorularını önceki haritalarla kesiştirince hizmetler, yardımlar doğru yerlere gidiyor mu? sorusunun cevabı da çıkmış oldu. Bunu sadece biz değil ilgili belediyeler de görebilir hale geldi.’’</span></p>
<p><b>‘‘Dünyada Geçerliliği Olan Yöntem Ev Ziyareti Temelli Aile Rehberliği’’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Erken çocukluk döneminin önemine vurgu yapan Aksakoğlu, sadece çocuklara değil ebevynlere de İstanbul95 projesi kapsamında destek sunulduğunu dile getiriyor ve şöyle devam ediyor. ‘‘Bu çalışma alanında Boğaziçi Üniversitesi ile birlikteydik. Dünyada çok geçerliliği olan bir müdahale yöntemi var ev ziyareti temelli aile rehberliği. Bu model genel olarak dezavantajlı aileyi belirleyip hamilelikten 3 yaşa kadar olan dönemde ona destek olacak bir aile rehberini göndermeyi kapsıyor. Boğaziçi Üniversitesi, bu programı geliştirdi ve Türkiye&#8217;ye adapte etti. Eksik olan anne depresyonu, beslenme ile ilgili bilgileri de dahil ettiler. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Program, hamileliğin son 3 ayından başlayıp çocuk 3 yaşına gelene kadar beslenme, depresyon, çocuk gelişimi gibi konularda destek olmayı sağlar hale geldi.’’</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul’da 4 ilçe belediyesiyle çalıştıklarını söyleyen Aksakoğlu, bu belediyelerde 4’er kişilik ekip kurarak hareket edildiğini belirtti. Beyoğlu, Maltepe, Sultanbeyli ve Sarıyer belediyeleri İstanbul95 projesinin çalışma alanlarından oldu diyen Aksakoğlu sözlerini şöyle sürdürdü. ‘‘Belediyeler tarafından oluşturulan ekipler önce Boğaziçi Üniversitesine eğitime gönderildi. Sonrasında sahaya dönüp haritalardan tespit ettikleri mahallelerde hamile anneleri programlara dahil ettiler. Program şu an 2. yılını doldurdu. Programa dahil olan bebeklerde 2 yaşına geldiler. Şu an bir belediye çalışanı en fazla 40 aileye ulaşabiliyor. Bu sayıyı, daha çok aile rehberlik programından yararlanabilir hale gelsin diye yükseltmeye çalışıyoruz.’’</span></p>
<p><b> ‘‘Oyun Parkları 0-3 Yaş ve Ebeveynleri İçin Uygun Değil’’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocukların eğlenerek vakit geçirdikleri alanlar özellikle de şehirlerin içerisinde daha da kısıtlı. Bu durum 0-3 yaş çocuklar için daha kötü. Çünkü parklar bu yaş grubu ve ebeveynler için tasarlanmıyor. Aksakoğlu, proje kapsamında bunun üzerine de çalıştıklarını anlatıyor: ‘‘İstanbul95 projesi kapsamında üçüncü yürüttüğünüz çalışma yeşil ve kamusal alanların 0-3 yaş ve ebeveynlerine yönelik düzenlenmesi. Maalesef oyun parkı diye geçen alanlar 0-3 yaş ve ebeveynleri için uygun değil. Plastik kaydıraklar ve salıncaklar en erken 5 yaşından sonra çocuğu oynatabileceğiniz yerler. Hem yeşil alanların hem kamusal alanın daha çok 0-3 yaş ve ebeveynine yönelik düzenlenebilmesi için Superpool mimarlık şirketi ile çalıştık. Superpool, çocuğun gelişim dönemlerine göre ilk 3 yılda açık alanlarda ne tür ihtiyaçları var onları anlatan bir fikir rehberi geliştirdi. Çocuktan bahsediyoruz onu ailesinden bağımsız düşünmemek gerekiyor. Ebeveynin de açık alanlarda ihtiyaçlarına dikkat edilmesi gerekiyor.  Anne eğer kendi de rahat ediyorsa o parka daha sık çocuğu götürüyor. Gittiğinde de o parkta daha uzun süre kalıyor. Dolayısıyla bu fikir rehberinden hareketle yine bu dört ilçede Superpool pilot parklar tasarladı, belediyeler uyguladı. İki tanesinin açılışı yapıldı. Bir tanesi bitmek üzere bir diğeri de 2020’nin ilk üç ayında tamamlanacak. Bunun ötesinde sadece park değil aslında kamusal alanın da 0-3 yaşa uygun hale getirmek mümkün. Seyyar oyun parkı diye bir uygulamayı da hayata geçirdik. Seyyar oyun parkı, çocukların oynamayı en çok sevdiği şeylerden birisi mukavva kutular. Onları kendi hayal güçleri doğrultusunda çeşitli şeylere dönüştürebiliyorlar. Bir yere bir kısım mukavva kutu götürmeniz bile aslında orayı oyun parkı halini dönüştürebiliyor.’’</span></p>
<p><b>‘‘Kentleri Orta Yaş Üstü Engelsiz Erkekler Kendilerine Benzeyen Bireyler İçin Tasarlıyor’’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul95 projesi kapsamında son çalışma alanlarının kent içi hareketlilik olduğunu aktaran Aksakoğlu, şehirlerde küçük çocuklara ve ailelerine yönelik düzenlemeler olmadığını söylüyor. Aksakoğlu bu konuyla ilgili şunlara değiniyor: ‘‘Kentleri orta yaş üstü engelsiz erkekler yine kendilerine benzeyen bireyler için tasarlıyorlar. Küçük bir çocukla karşıdan karşıya geçmek ne kadar vakit alıyor, arabalar ne kadar dikkat ediyor gibi temel şeyleri düşününce kent içi hareketlilikte çözümler üretmeye çalıştık. Uluslararası bir başka STK ile birlikte çalışarak ilk örneğini Maltepe Zümrütevler&#8217;de denedik. İşgal edilen bir kamusal alanda arabaları ve çöp konteynırlarını kaldırarak bir kent meydanı haline dönüştürdük. Eğer orada yaşayanlar bu uygulamayı benimserse orası kalıcı hale dönüştürülecek ve benzer uygulamalar sadece Maltepe&#8217;de değil başka yerlerde de tekrar ederek yaygınlaştırılacak.’’ </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yerel yönetimlere çok iş düştüğünü belirten Aksakoğlu, ‘‘Uzun dönemli ve büyük yatırımlar değil, kısa dönemli ve hemen yapılacak bir çok iş var.’’ diyor. Aksakoğlu, bu işleri yapabilmek için de çocuklara yukarıdan kafasını okşayacak mesafeden değil, onlarla göz göze gelmek gerektiğini ve onların boyundan kendi yönettikleri kente bakmaları yeterli olduğunu dile getiriyor. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/21/kente-bakinca-cocuklarin-nerede-oldugunu-gormuyoruz/">‘‘Kente Bakınca Çocukların Nerede Olduğunu Görmüyoruz’’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de İlk Kez &#8216;Kent Ve Çocuk Yüksek Lisans Programı&#8217; Açılıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/25/turkiyede-ilk-kez-kent-ve-cocuk-yuksek-lisans-programi-aciliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jun 2019 09:21:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Bernard Van Leer Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Has Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kent ve Çocuk Yüksek Lisans Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Suporpool]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40066</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadir Has Üniversitesi, Bernard van Leer ve Suporpool işbirliği ile Türkiye’de çocukların kent yaşamıyla kurduğu ilişkiyi tasarımsal, psikolojik, sosyal ve kamu idaresi boyutlarıyla ele almak amacıyla ''Kent ve Çocuk Yüksek Lisans Programı”nı hayata geçiriyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/25/turkiyede-ilk-kez-kent-ve-cocuk-yuksek-lisans-programi-aciliyor/">Türkiye&#8217;de İlk Kez &#8216;Kent Ve Çocuk Yüksek Lisans Programı&#8217; Açılıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8216;Türkiye Nüfusunun Yüzde 28.7&#8217;si Çocuk&#8217;</strong></p>
<p>Dünya nüfusunun yarıdan çoğu kentlerde yaşıyor ve Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 28,7’si çocuklardan oluşuyor. Buna bağlı olarak şehirlerin kentsel tasarımı üzerindeki etkisi tartışmaya açık hale geliyor. Kadir Has Üniversitesi, Türkiye’de çocukların ve çocuk bakımını üstlenen kişilerin kent yaşamı içerisindeki konumuna odaklanmak amacıyla Eylül ayı itibari ile tezsiz “Kent ve Çocuk Çalışmaları Yüksek Lisans Programı”nın kapılarını açıyor.</p>
<p>Geçtiğimiz yıl “Tasarım Yüksek Lisans Programı”nın altında bir çalışma modülü olarak başlayan Kent ve Çocuk Çalışmaları, Eylül ayı itibari ile kendi adıyla disiplinler arası bir lisansüstü programı statüsüne sahip olacak.</p>
<p><strong>“Kentsel Mekan Üzerinde Çalışan Kamu Personeline Destek&#8221;</strong></p>
<p>Sanat ve Tasarım Ana Bilim Dalı’na bağlı olan “Kent ve Çocuk Çalışmaları Yüksek Lisans Programı”nda ayrıca kentsel mekan üzerinde çalışan kamu personellerinin eğitimine destek olacak içerikler de yer alıyor.<strong> </strong>Dünyada 0-5 yaş erken çocukluk odaklı çalışmalar yürüten Bernard van Leer Vakfı (BvL)<strong>,</strong> program kapsamında, yüksek lisansa kabul edilecek kamu çalışanlarının bir kısmına da burs sağlayacak.</p>
<p>Detaylı bilgi için <a href="http://sgs.khas.edu.tr/3052/kent-ve-cocuk-calismalari-tezsiz" target="_blank" rel="noopener">buraya</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/25/turkiyede-ilk-kez-kent-ve-cocuk-yuksek-lisans-programi-aciliyor/">Türkiye&#8217;de İlk Kez &#8216;Kent Ve Çocuk Yüksek Lisans Programı&#8217; Açılıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadir Has Üniversitesi “Kent ve Çocuk Çalışmaları” Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/02/kadir-has-universitesi-kent-ve-cocuk-calismalari-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jan 2019 13:25:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Bernard Van Leer Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Has Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kent ve Çocuk Çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Kent95]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33855</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadir Has Üniversitesi, Tasarım Yüksek Lisansı altında yer alan disiplinlerarası “Kent ve Çocuk Çalışmaları” çalışma modülü Bahar 2019’da başlıyor. Başvuruları 15 Ocak 2019 tarihine kadar yapabilirsiniz. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/02/kadir-has-universitesi-kent-ve-cocuk-calismalari-basliyor/">Kadir Has Üniversitesi “Kent ve Çocuk Çalışmaları” Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadir Has ve Boğaziçi üniversiteleriyle işbirliği içinde İstanbul ilçe belediyelerinin kapasitelerini güçlendirme amacını taşıyan İstanbul’daki Kent95 ortaklığı (İstanbul95) <b>Bernard van Leer Vakfı</b>’nın çocukların yaşamlarının büyük önem taşıyan ilk beş yılını şekillendiren ortam ve fırsatlarda kalıcı değişiklikler yaratmak üzere hayata geçirdiği bir girişimidir ve bu programın ilişkide olduğu paydaşlar arasında yer almaktadır. Programın hedefleri arasında kentsel mekan üzerinde aktif olarak çalışan<b> kamu personelinin eğitimine</b> –yüksek lisansa kabul edilecek öğrencilerin bir kısmına vereceği<b> bursla</b>– destek olmaktır. Bu destek Bernard van Leer Vakfı tarafından sağlanacaktır.</p>
<p>Çalışma modülü, çocuğun kent yaşamı içindeki yerine odaklanmakta; çocuğun ve bakım verenlerinin kentsel ortamla kurdukları ilişkiyi, konunun psikolojik, sosyal, tasarım ve kamu idaresi boyutlarıyla birlikte ele alınması gereken bir çerçevede değerlendirmektedir. Ciddi bir ihtiyaç olmasına karşın bu alanda, Türkiye’de verilen bir eğitim programı mevcut değildir. Dünyadaki eğitim programları da oldukça sınırlıdır. Bu açıdan Kent ve Çocuk Çalışmaları’nın aciliyetli bir konuda öncü bir niteliğe sahip olacağı düşünülmektedir. Yakın gelecekte Kent ve Çocuk Çalışmaları adlı Yüksek Lisans Programına dönüşmesi planlanan Tasarım Yüksek Lisansı, İngilizce Tezsiz Programı’na kayıt yaptıracak öğrencilerin, özel öğrenci statüsünde alacakları derslerin ardından yine İngilizce ve Tezsiz açılacak olan Kent ve Çocuk Çalışmaları Yüksek Lisansı Programı’na geçiş yapmaları öngörülmektedir.</p>
<p><a class="mks_button mks_button_medium squared" href="http://www.khas.edu.tr/3052/kent-ve-cocuk-calismalari-tezsiz" target="_blank" rel="noopener">Ayrıntılı Bilgi İçin Tıklayınız!</a></p>
<p>Kaynak:<a href="https://sivilalan.com/2018/12/24/kadir-has-universitesi-kent-ve-cocuk-calismalari-tasarim-yuksek-lisansi-calisma-modulu-subat-2019da-basliyor/?utm_source=Sivil+Alan+Haberleri&amp;utm_campaign=f96c6f7d7d-EMAIL_CAMPAIGN_2018_10_12_08_15_COPY_01&amp;utm_medium=email&amp;utm_term=0_21fc9030bf-f96c6f7d7d-264896293" target="_blank" rel="noopener"> Sivil Alan</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/02/kadir-has-universitesi-kent-ve-cocuk-calismalari-basliyor/">Kadir Has Üniversitesi “Kent ve Çocuk Çalışmaları” Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk Hakları İçin Çalışan Aksakoğlu&#8217;nun Tutukluluğuna İtiraz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/20/cocuk-haklari-icin-calisan-aksakoglunun-tutukluluguna-itiraz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Nov 2018 12:26:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Bernard Van Leer Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Hacer Foggo]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul95]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit aksakoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32514</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anadolu Kültür’e yapılan operasyon kapsamında gözaltına alınan hak savunucusu Yiğit Aksakoğlu’nun tutuklanmasına tepkiler sürüyor. Avukat Aslı Kazancı, tutukluluğa itiraz edeceklerini belirtirken, Bilgi Üniversitesi'nden Alper Akyüz, "Çocukların iyi hali için çabalayan Yiğit Aksakoğlu'nun çağrıldığı takdirde ifade vermeye gidecekken, çocuklarının yanında gözaltına alınması trajik " dedi. Aksakoğlu'nun birlikte hak savunuculuğu yaptığı Tolga İslam ve Hacer Foggo, Çocuk Hakları Koruma Günü'nde bu alanda çalışan Aksakoğlu'nun tutuklanmasının izah edilebilir yanı olmadığını belirterek, bir an önce serbest bırakılmasını dile getirdiler.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/20/cocuk-haklari-icin-calisan-aksakoglunun-tutukluluguna-itiraz/">Çocuk Hakları İçin Çalışan Aksakoğlu&#8217;nun Tutukluluğuna İtiraz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademi, STK ve yerel yönetimler arasında köprü kurarak 0-3 yaş arası erken çocukluk dönemi için İstanbul95 projesini yürüten Bernard van Leer Vakfı Türkiye Temsilcisi Yiğit Aksakoğlu, Anadolu Kültür’e yapılan operasyonda göz altına alındıktan sonra ‘sivil itaatsizlik ve şiddetsiz eylem adı altında yeniden çeşitli gösteri ve eylemlerin yapılmasına yönelik bir takım eğitimler ve konuşmalar düzenlendiği kanaatine ulaşıldığı” suçlamasıyla tutuklandı. Sivil toplum alanında uzun yıllar önemli çalışmalar yürüten son yıllarda da erken çocukluk dönemiyle ilgili çalışan Aksakoğlu’nun tutukluluğu, kamuoyunda büyük bir üzüntü ve şaşkınlıkla karşılandı.</p>
<p>Aksakoğlu’nun Avukatı Aslı Kazancı, müvekkilinin 2013 yılında başlatılan, Kavala dosyası açısından kullanışlı olduğu düşüncesiyle 5 yıl sonra tekrar kapağı açıldığı anlaşılan bu soruşturmada haksız ve hukuka aykırı bir biçimde tutuklandığını belirterek, “Soruşturma dosyasında gizlilik kararı olduğu İçin inceleme imkanımız olmadı. Ancak yöneltilen sorulardan 2013 yılının Haziran ayı itibariyle Yiğit Aksakoğlu hakkında iletişimin dinlenmesi ve fiziki takip kararları alındığı ve uygulandığı anlaşılıyor. O dönemde iletişimin dinlenmesi ve fiziki takip talep eden savcı, talep doğrultusunda karar veren hakim ve bu kararları uygulayan polis memurları büyük bir ihtimalle bugün FETÖ’den ihraç edildiler. Ancak ne yazık ki onların yarım bıraktığı kumpas dosyası bugün tekrar açıldı” dedi. Aksakoğlu’nun  6 ay boyunca tüm telefon görüşmelerinin kayıt altına alındığı ve her adımının izlendiğinin anlaşıldığını belirten Kazancı, “Her nasılsa “içeriğine ulaşılamamış” bir toplantı nedeniyle 5 yıl sonra tutuklanıyor. Tutuklama kararı, sulh ceza hakiminin kendi vurgusuyla  ‘bu anlamda karanlıkta kalan yönleri olan’ bir delile dayanarak verilmiştir. ‘Şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi ihlal edilmiş, karanlıkta kalan yönleri olduğu, yani açık ve net olmadığı kabul edilen bir delil esas alınmış ve savcının talebi doğrultusunda Yiğit Aksakoğlu tutuklanmıştır. Böylece, çözüm sürecine destek için, bölgede yaşanan şiddetin sona ermesi için, şiddetsiz eylem yöntemini savunmuş olan müvekkilimizin, şiddetsiz eylemlerle geziyi yaygınlaştırmaya çalışıyormuş gibi değerlendirildiği ve inanılmaz bir şekilde &#8220;cebir ve şiddet&#8221; kullanarak hükumeti devirmeye çalıştığının kabul edildiği anlaşılmaktadır.” dedi. Kazancı ‘büyük hukuksuzluk’ olarak nitelendirdiği durumun düzeltilmesi için itirazda bulunacaklarını da kaydetti.</p>
<p>&#8220;Sivil Alan Daraltılıyor&#8221;</p>
<p>Yiğit Aksakoğlu ile 1990’larda  Avrupa Öğrencileri Forumu Kulübü (AEGEE) çalışmalarında tanıştıklarını belirten Bilgi Üniversitesi&#8217;nden Alper Akyüz, &#8220;Daha sonra Bilgi Üniversitesi STK Yönetimi Birimi’nde yıllarca birlikte çalıştık. Yiğit Aksakoğlu yıllardır Türkiye’de sivil toplumun gelişmesi, ifade ve düşünce özgürlüğü için çalışmalar yapan, dersler veren, kitap yazan biri. Bu bilgileri daha çok kişiye ulaştırmak için samimiyetle çaba gösteren bir hak savunucusu…Bu haklar temel insani haklar olarak uluslararası sözleşmelerle korunmuş yasal haklardır. Ancak Aksakoğlu tam da bu yasal haklarını toplum yararına kullandığı için tutuklanmış görünüyor.&#8221; dedi. Dünyanın genelinde sivil alanın daralması fenomeniyle karşı karşıya olduğumuzu belirten Akyüz, &#8220;Türkiye bu konuda biraz daha ön cephede görünüyor. Bu tip operasyonlar herkesi suskunluğa itmek, sivil alanın daralmasına, en temel haklar için bile savunuculuk yapmamaya itmek gibi gayelerle yürütülüyor. Sivil toplum bu tip operasyonlarda genel itibariyle tam da yapılmak istenen amaca hizmet edecek şekilde bir suskunluğa gömülüyor. Bir elin parmağını geçmeyecek itirazlar yükseliyor. İtirazların ille sert bir muhalefetle yapılması gerekmiyor. Burada öncelenmesi gereken; bu tip operasyonların, tutuklamaların sivil toplumun anayasal haklarla teminat altına alınan toplantı yapma, örgütlenme özgürlüğü gibi ana faaliyet alanlarını tehdit eden bir durum olduğunun gözler önüne serilmesidir. Bu sadece operasyona maruz kalanların değil tüm sivil toplum camiasının sorun etmesi gereken bir durum, çünkü daraltılan hem bizim hem de toplumun özgürlük alanı…&#8221; diye konuştu. Çocuğun iyi hali için çalışan Yiğit Aksakoğlu’nun çağrıldığı taktirde ifade vermeye kolaylıkla gidebilecekken, sabahın erken saatlerinde gözaltına alınmasının büyük bir haksızlık ve ironi olduğunu dile getiren Akyüz, “Biri 7, diğeri 2,5 yaşında iki çocuğu var. Bu onlar için başlı başına bir travma. Aynı zamanda eşi için de çok zor bir durum. Aile yakınları, arkadaşları destek olmaya çalışıyor ama çocuklar olağanüstü bir durumun yaşandığının farkında, gözaltının kendisi zaten yeterince travmatik.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>“Yaşatılanlar İçin Özür Dilenmeli”</strong></p>
<p>Yiğit Aksakoğlu ile geçtiğimiz yıllarda ‘asker hakları’ alanında önemli çalışmalar yürüten akademisyen Tolga İslam da, bu yanlıştan bir an önce geri dönülmesini dile getirdi. Aksakoğlu’yla 2011 yılında toplumdaki hemen herkesi doğrudan ya da dolaylı etkileyen ‘asker hakları’ konusunda hak savunuculuğu yaptıklarını belirten İslam, “Türkiye’de on yıllardır devam eden, herkesin bildiği ama kimsenin bir şey yapmadığı bir konuyu, zorunlu askerlik sırasında erlerin yaşadığı kötü muameleleri, hak ihlallerini görünür kılmaya çalıştık. Bu sorunun ortadan kaldırılması için bir çok faaliyet yaptık. Defalarca Meclis’e gittik, çoğunluğu Ak Partili olmak üzere bir çok milletvekili ile görüştük. Savunma Bakanıyla görüştük, medya üzerinden görünür olması için çabaladık. Ve netice de aldık, askerlerin işkence gördüğü diskolar (disiplin koğuşları) kaldırıldı. Rütbeli askerlerin zorunlu askerlere karşı tavırlarında hissedilir değişiklikler oldu.” Dedi. Bu çalışmaları küçük bir ekiple yaptıklarını belirten İslam, “ Tamamen gönüllü olarak, kendi kişisel zamanından, ailesine, çocuklarına ayıracağı zamandan çalarak, kimsenin umursamadığı toplumsal bir sorunun ortadan kalkması için yıllarını veren, emek harcayan biridir Yiğit… Toplumda böyle insanların sayısı zaten çok az. Yiğit gibi insanların cezalandırılması değil, ödüllendirilmesi gerekir. Yiğit’in bir an önce serbest bırakılması gerek ama bu yeterli değil. Bu yaşatılanlar için kendisinden özür de dilenmeli” şeklinde konuştu.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-20752 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/10/hacer-foggo_445825-e1507138636324.jpg" alt="" width="251" height="230" />Roman hakları olmak üzere sivil toplum çalışmalarıyla bilinen Hacer Foggo da, Yiğit Aksakoğlu’nun sivil toplum alanında uzmanlaşmış biri olarak kendisiyle birlikte bir çok kişiye eğitimler verdiğini kaydetti. Aksakoğlu’ndan çok şey öğrendiğini ve hak temelli sivil toplumun oluşmasında katkılarının çok olduğunu dile getiren Foggo, “Özellikle son yıllarda erken çocukluk eğitimi ile ilgili yaptığı çalışmalar çok önemli. Bu alanda çalışan; sivil toplumu, akademiyi, belediyeyi, okulu, kamuyu da dahil ederek modeller oluşturan pek kimse yok. Yiğit iyi bir dünya için ve çocukların geleceği için çalışan bir arkadaşımız değil ceza evine göndermek bugüne kadar yaptıkları için ödüllendirilmeli.” diye konuştu. Foggo sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada da; &#8220;Bugün Dünya Çocuk Hakları Günü çocukların da, bebeklerin de haklarını yıllardır gözetip kollayan arkadaşımızı bırakın&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Yiğit Aksakoğlu Kimdir?</strong></p>
<p>Yiğit Aksakoğlu, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği eğitimi aldıktan sonra master için İngiltere’ye gitti.  London School of Economics’te Sivil Toplum Yönetimi üzerine yüksek lisans yaptı. 10 yıldır çeşitli sivil toplum kuruluşlarında gönüllü ve profesyonel olarak çalıştı. Üniversiteler, STK’lar, kamu kurumları ve vakıflar olmak üzere birçok kuruluş ile işbirliği yürüten Aksakoğlu, Bernard van Leer Vakfı, Türkiye Temsilcisi olarak İstanbul95 projesinin koordinatörlüğünü yapmaktadır. Aksakoğlu, lisans eğitimi aldığı inşaat alanında çalışmak istemeyip, sivil toplum alanında yüksek lisans yapmasının sebebini şöyle anlatıyor…</p>
<p><iframe title="Yigit AKSAKOĞLU - İngiltere Macerası" src="https://player.vimeo.com/video/120164920?dnt=1&amp;app_id=122963" width="500" height="281" frameborder="0" allow="autoplay; fullscreen; picture-in-picture; clipboard-write; encrypted-media"></iframe></p>
<p>Aksakoğlu&#8217;nun tutukluluğuyla ilgili sosyal medyada yapılan yorumların bazıları şunlar&#8230;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32560" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1418.png" alt="" width="570" height="177" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1418.png 570w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1418-320x99.png 320w" sizes="auto, (max-width: 570px) 100vw, 570px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32561" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1420.png" alt="" width="563" height="195" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1420.png 563w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1420-320x111.png 320w" sizes="auto, (max-width: 563px) 100vw, 563px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32562" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1421.png" alt="" width="564" height="220" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1421.png 564w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1421-320x125.png 320w" sizes="auto, (max-width: 564px) 100vw, 564px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32563" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1421_001.png" alt="" width="569" height="180" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1421_001.png 569w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1421_001-320x101.png 320w" sizes="auto, (max-width: 569px) 100vw, 569px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32564" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1422.png" alt="" width="567" height="156" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1422.png 567w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-20_1422-320x88.png 320w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/20/cocuk-haklari-icin-calisan-aksakoglunun-tutukluluguna-itiraz/">Çocuk Hakları İçin Çalışan Aksakoğlu&#8217;nun Tutukluluğuna İtiraz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Babaların Yüzde 91’ine Göre Çocuk Bakımında Birincil Sorumlu Anne</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/13/babalarin-yuzde-91ine-gore-cocuk-bakiminda-birincil-sorumlu-anne/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jun 2017 14:24:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Çocuk Eğitim Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Babalar Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Babalık]]></category>
		<category><![CDATA[Bernard Van Leer Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15786</guid>

					<description><![CDATA[<p>AÇEV’in Türkiye’de Babalık araştırmasına göre, babalar uzun çalışma saatlerinin çocuklarıyla birlikte zaman geçirmesinin önünde engel olduğunu vurguluyor, yüzde 79&#8217;u çocuklarıyla evdeyken televizyon izliyor. Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) Türkiye’de Babalık başlıklı araştırmasının sonuçlarını duyurdu. Araştırmaya göre, Türkiye’de babaların yüzde 91’i çocuk bakımında birincil sorumlunun anne olduğunu düşünüyor. Türkiye’de babalık algısını ortaya çıkarmak amacıyla Bernard van [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/13/babalarin-yuzde-91ine-gore-cocuk-bakiminda-birincil-sorumlu-anne/">Babaların Yüzde 91’ine Göre Çocuk Bakımında Birincil Sorumlu Anne</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>AÇEV’in Türkiye’de Babalık araştırmasına göre, babalar uzun çalışma saatlerinin çocuklarıyla birlikte zaman geçirmesinin önünde engel olduğunu vurguluyor, yüzde 79&#8217;u çocuklarıyla evdeyken televizyon izliyor.</h3>
<p>Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) Türkiye’de Babalık başlıklı araştırmasının sonuçlarını duyurdu.</p>
<p>Araştırmaya göre, Türkiye’de babaların yüzde 91’i çocuk bakımında birincil sorumlunun anne olduğunu düşünüyor.</p>
<p>Türkiye’de babalık algısını ortaya çıkarmak amacıyla Bernard van Leer Vakfı’nın da desteğiyle gerçekleştirilen araştırma 51 ilden 3235 babanın katılımıyla yapıldı.</p>
<p>Araştırmaya katılan babaların yüzde 50’si çocuğunu hiçbir zaman tuvalete götürmediğini, yüzde 36’sı çocuğunun hiç altını değiştirmediğini, yüzde 35’i ise hiçbir zaman tırnaklarını kesmediğini söylüyor.</p>
<p><strong>Uzun çalışma saatleri</strong></p>
<p>Araştırmaya göre, babaların çalışma saatlerinin uzunluğu ciddi bir sorun olarak ortaya çıkıyor.</p>
<p>Babaların çalışma süresinden sonra çocukla birlikte geçirdikleri zaman çocukların gelişimlerini desteklemiyor.</p>
<p>Araştırmaya göre, babalar gün içinde ortalama 9 saat 20 dakikalarını işte geçiriyor, çocuklarına 2 saat 20 dakika ayırabiliyor.</p>
<p>Ama çocukla geçirilen zamanın içeriği onların gelişimlerini destekleyecek nitelikte olmuyor. Babaların yalnızca yüzde 50&#8217;si çocuklarına masal ve hikayeler anlatıyor, yüzde 57’si ise çocuklarıyla birlikte kurmaca oyunlar oynamıyor. Yüzde 30’u çocuklarıyla daha fazla zaman geçirebilecekleri alanlar istiyor.</p>
<p>Babaların yüzde 21’i ise çalışma saatlerinin çocuklarına vakit ayırabilecekleri şekilde düzenlenmesini arzu ediyor.</p>
<p>Öte yandan babaların yarısı yasal hakları olan babalık iznini ya işyerlerinden izin alamadıkları ya da yasayı bilmedikleri için kullanmıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://bianet.org/resim/olcekle/81872/500/983" width="500" height="983" /></p>
<p><strong>Toplumsal cinsiyet faktörü</strong></p>
<p>Babalık davranışlarını etkileyen bir diğer faktör kadına karşı cinsiyetçi tutum. Babaların yüzde 78’i kadınların, tabiatları gereği erkeklerden daha güçsüz olduğunu düşünüyor.</p>
<p>Toplumsal cinsiyet eşitliğine inanmayan babalar çocuklarının fiziksel bakımına da katılmıyor.</p>
<p>Çocukların fiziksel bakımına katılmayan babalar aynı zamanda ev içindeki diğer işleri de paylaşmıyor.</p>
<p>Babaların yarısından fazlası hiç yemek yapmıyor ve ev temizliğine destek olmuyor. Sadece dört babadan biri çamaşır yıkama, çamaşır asma ve cam silme işlerine yardımcı oluyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://bianet.org/resim/olcekle/81873/500/1095" width="500" height="1095" /></p>
<p><strong>Şiddet, disiplin&#8230;</strong></p>
<p>Araştırmaya göre, babaların bir kısmı gerçekte çocuklarının zararına olan bazı disiplin yöntemlerini onlar için faydalı olduğunu zannederek uyguluyor. Bazı babalar &#8220;şöyle hafifçe vurmanın&#8221;, dövmek olmadığını düşünüyor.</p>
<p>Babaların büyük bir çoğunluğu kendi babalarından gördükleri şiddeti unutamadıklarını ve bugün bile hatırladıklarını söylüyor.</p>
<p>Araştırmanın sonuçlarından bazıları şöyle&#8230;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://bianet.org/resim/olcekle/81874/500/966" width="500" height="966" /></p>
<h4>&#8220;Çok sevdiğim için&#8230;&#8221;</h4>
<p>* Babalar yüzde 92 oranında çocukları çok sevdiği için çocuk sahibi olduğunu belirtiyor.</p>
<p>* Babaların yüzde 58’i “ilk baba olduklarında ne yapacaklarını bilmiyor gibi hissediyor.”</p>
<p>* Babaların yüzde 50’si çocuğunu hiçbir zaman tuvalete götürmüyor, yüzde 36’sı çocuğunun altını değiştirmiyor, yüzde 35’i çocuğunun tırnaklarını kesmiyor.</p>
<p><strong>Okul etkinlikleri</strong></p>
<p>* Babaların yüzde 35’i çocuklarının okul etkinliklerine katılmıyor.</p>
<p>* Babalar, genelde çocuklarıyla birlikte sokakta dolaşarak, akraba ziyaretleri gerçekleştirerek ve alışveriş merkezlerine giderek zaman geçiriyorlar. Çocuklara uygun sinema veya tiyatroya giden babaların oranı ise yalnızca yüzde 30.</p>
<p>* Babalar en çok çocuklarının zihinsel gelişimi konusunda desteğe ihtiyaç duyuyor.</p>
<h4><strong>“Cezalandırma”</strong></h4>
<p>* Babalar çocuklarının kabul etmedikleri davranışları karşısında onları cezalandırmayı gerekli görüyor. Cezalandırma yöntemlerinde yüzde 33 yasaklama, yüzde 24 sözel ve psikolojik şiddet, yüzde 13 fiziksel şiddet kullanıyor. (YY)</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://bianet.org/resim/olcekle/81875/500/1057" width="500" height="1057" /></p>
<p>Kaynak: <a href="http://bianet.org/bianet/cocuk/187392-babalarin-yuzde-91-ine-gore-cocuk-bakiminda-birincil-sorumlu-anne" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Bianet</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/13/babalarin-yuzde-91ine-gore-cocuk-bakiminda-birincil-sorumlu-anne/">Babaların Yüzde 91’ine Göre Çocuk Bakımında Birincil Sorumlu Anne</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Benim de Söyleyeceklerim Var!&#8221; sergi ve kokteyl daveti</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/24/benim-de-soyleyeceklerim-var-sergi-kokteyl-daveti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Apr 2017 12:59:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Benim de Söyleyeceklerim Var]]></category>
		<category><![CDATA[Bernard Van Leer Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukların Şiddet Algısı Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Şişli]]></category>
		<category><![CDATA[tarlabaşı toplum merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=13814</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarlabaşı Toplum Merkezi&#8217;nin Bernard Van Leer Vakfı desteği ile derlediği sergi 25-27 Nisan tarihlerinde ziyarete açık olacak. 7-15 yaş arası çocukların şiddet algısını araştıran ve bunlar sonucunda çocuklar tarafından ortaya konulan ürünlerden derlenen serginin açılış kokteyli 25 Nisan Salı günü 18:00-20:00 saatleri arası gerçekleşecek ve 25-27 Nisan tarihlerinde Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi Abidin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/24/benim-de-soyleyeceklerim-var-sergi-kokteyl-daveti/">&#8220;Benim de Söyleyeceklerim Var!&#8221; sergi ve kokteyl daveti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarlabaşı Toplum Merkezi&#8217;nin Bernard Van Leer Vakfı desteği ile derlediği sergi 25-27 Nisan tarihlerinde ziyarete açık olacak.</p>
<p>7-15 yaş arası çocukların şiddet algısını araştıran ve bunlar sonucunda çocuklar tarafından ortaya konulan ürünlerden derlenen serginin açılış kokteyli <strong>25 Nisan Salı günü 18:00-20:00</strong> saatleri arası gerçekleşecek ve<strong> 25-27 Nisan</strong> tarihlerinde Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi Abidin Dino katında ziyarete açık olacaktır.</p>
<p>Kaynak</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/24/benim-de-soyleyeceklerim-var-sergi-kokteyl-daveti/">&#8220;Benim de Söyleyeceklerim Var!&#8221; sergi ve kokteyl daveti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın istihdamı erken çocukluk eğitimine yatırımla artacak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/03/18/kadin-istihdami-erken-cocukluk-egitimine-yatirimla-artacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Betigül Onay Özman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Mar 2016 07:26:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Arif Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Bernard Van Leer Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[fırsat eşitliği modeli]]></category>
		<category><![CDATA[fransız kalkınma ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[Hacettepe Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ)]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın istihdamı]]></category>
		<category><![CDATA[kadının emeğini değerlendirme vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Kagider-Türkiye Kadın Girişimciler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[özge berber]]></category>
		<category><![CDATA[uçan balon anaokulları]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası çalışma örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit aksakoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=4680</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fransız Kalkınma Ajansı, 15-16 Mart’ta Türkiye&#8217;de kadınların saygın işlere katılımını destekleme ve sürekliliğini sağlama konusunda Fransa&#8217;dan ve Türkiye&#8217;den çocuk bakım hizmetleriyle ilgili deneyimlerin ve modellerin konu edildiği etkinlikler gerçekleştirdi. Kamu yetkililerini, yerel yönetimlerden temsilcileri, özel sektör yöneticilerini, sivil toplum ve akademi dünyasını biraraya getiren etkinliklerde, çözüm önerileri ortaya kondu. Ekim 2015’te düzenlenen W20 zirvesiyle G20 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/03/18/kadin-istihdami-erken-cocukluk-egitimine-yatirimla-artacak/">Kadın istihdamı erken çocukluk eğitimine yatırımla artacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Fransız Kalkınma Ajansı, 15-16 Mart’ta Türkiye&#8217;de kadınların saygın işlere katılımını destekleme ve sürekliliğini sağlama konusunda Fransa&#8217;dan ve Türkiye&#8217;den çocuk bakım hizmetleriyle ilgili deneyimlerin ve modellerin konu edildiği etkinlikler gerçekleştirdi. Kamu yetkililerini, yerel yönetimlerden temsilcileri, özel sektör yöneticilerini, sivil toplum ve akademi dünyasını biraraya getiren etkinliklerde, çözüm önerileri ortaya kondu.</h3>
<h3></h3>
<p>Ekim 2015’te düzenlenen W20 zirvesiyle G20 liderlerine şu konularda çağrılarda bulunulmuştu:</p>
<ul>
<li>eğitim, istihdam ve girişimcilik arasındaki güçlendirilmiş bağlar,</li>
<li>daha iyi sosyal bakım hizmeti mekanizmaları (özellikle de çocuk bakım hizmetleri) sayesinde iş ve hayat arasındaki iyileştirilmiş denge,</li>
<li>ayrımcılıktan arınmış işyerleri,</li>
<li>kadınlar için iyileştirilmiş çalışma koşulları,</li>
<li>kadınların sahip olduğu kurumlara verilen destek.</li>
</ul>
<p>Bu gündemi takip ederek Fransız Kalkınma Ajansı, 15 Mart’ta Türkiye&#8217;de kadınların saygın işlere* katılımını destekleme ve sürekliliğini sağlama konusunda, 16 Mart’ta ise kadınların saygın işlere katılımını desteklemek için Fransa&#8217;dan ve Türkiye&#8217;den çocuk bakım hizmetleriyle ilgili deneyimlerin ve modellerin konu edildiği etkinlikler gerçekleştirdi. Kamu yetkililerini, yerel yönetimlerden temsilcileri, özel sektör yöneticilerini, sivil toplum ve akademi dünyasından temsilcileri biraraya getirerek, çözüm önerilerinin ortaya konulması amaçlandı.</p>
<h4>Türkiye’de her 3 kadından 2’si iş gücü piyasasında değil</h4>
<p>Türkiye’de her 3 kadından 2’si iş gücü piyasasında değil. Kadının iş gücüne katılımındaki en büyük engellerden biri ise çocuk, yaşlı, engelli bakımı. Kadınların %45’i çocuk sahibi olmadan önce çalışmalarına rağmen hali hazırda çalışmıyor. Bu noktada, çocukların erken çocukluk eğitimine erişebiliyor olmaları büyük önem taşıyor. Fakat Türkiye’de erken çocukluk eğitimi ile ilgili bir yasa ya da bir model mevcut değil. Konuya dair bir ulusal eylem planı da yok.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-4683" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/03/kadinistihh.jpg" alt="kadinistihh" width="1632" height="1224" /></p>
<p>Fransız Kalkınma Ajansı’nın düzenlediği ‘Türkiye’de Kadınların Saygın İşlere Katılımını Destekleme ve Sürekliliğini Sağlama’ yuvarlak masa toplantısında konuşan, ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) Program Yöneticisi Özge Berber Ağtaş’ın ortaya koyduğu Türkiye’nin kadın istihdamı ile ilgili tablo hiç parlak değil. OECD ülkelerinin arasında kadınların iş piyasasına katılımında en düşük orana sahip olan Türkiye’de her 3 kadından sadece biri iş gücü piyasasında. 20 milyon kadın iş gücüne dahil değil. İş gücü piyasasında olanlar da nitelik gerektirmeyen işlerde, ağırlıklı olarak hizmet sektöründe. İŞKUR mesleki eğitimlerinin katılımcılarına bakıldığında ise kadınların erkeklerden daha fazla olduğu görülüyor fakat istihdama yansıması aynı oranda olmuyor. İşe yerleştirilen kadınlar ağırlıklı olarak, yine nitelik gerektirmeyen temizlik görevlisi, tekstilde makineci gibi işlere yerleştiriliyor.</p>
<p>Eğitim seviyesi arttıkça, kadının istihdama katılımı da artıyor, nitekim 2014 yılında yükseköğrenim mezunu kadınların iş gücüne katılım oranı %72. Fakat evli kadınlar evli olmayanlara göre iş gücüne daha düşük oranda katılım gösteriyor. Çocuk sayısı arttıkça da kadınların iş gücüne katılımı azalıyor.</p>
<h4>Okul öncesine yatırım inşaata yatırımdan daha fazla kazandırıyor</h4>
<p>İnşaat sektörü yerine okul öncesi eğitime yapılacak aynı miktarda yatırım 2,5 kat kadar iş imkanı sağlıyor. Prof. Dr. İpek İlkkaracan, Türkiye’nin OECD ortalamasını yakalaması için 3.2 milyon çocuğun anaokuluna gitmesi gerektiğinden yola çıkarak, 20 milyar TL’lik bir harcama gerektiğini söylüyor. Bu harcama yapıldığı takdirde, 719 bin kişilik istihdam yaratılıyor, aynı bütçe inşaat sektörüne harcansa, sadece 272 bin iş yaratılıyor. Yapılan simülasyonların işaret ettiği başka bir şey ise, bu harcamalar okul öncesi eğitime yapılırsa, yaratılan işlerin %73’ünde kadınlar çalışacak, aynı harcama inşaata yapıldığında ise %6’sında. Çocuk bakımında yaratılan işlerin %85’i kayıtlı iş iken, inşaat sektöründe bu oran sadece %30. Ayrıca 20 milyar TL’lik yatırım yoksulluğu %1,5 puan düşürürken, inşaat sadece %0,5 düşürüyor. Tüm bu bulgular okul öncesine yapılacak yatırımı her açıdan destekliyor.</p>
<h4>6 yıl önce askıya alınan destek</h4>
<p>İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. İpek İlkkaracan, “Sosyal Bakım Hizmetlerine Yapılan Kamu Yatırımlarının İstihdam, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Yoksulluğa Etkisi Üzerindeki Etkileri: Türkiye Örneği” araştırmasının sonuçlarını paylaştı. 2010 yılında hükümet yetkilileri ile çocuk başına kreş desteği verilmesi tartışılmış, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın desteği ile Bakanlar Kurulu’na tasarı sunulmuş, fakat Maliye ve Ekonomi Bakanlıklarının itirazları ile destek askıya alınmış. Bu çalışmanın gerekçesi bu itiraz. Kreş desteğinin verilmemesinin bir mali soruna dayandırılması, İlkkaracan ve ekibi Türkiye’nin gerekli kaynağı okul öncesine ayırmasının sonuçlarını ortaya koymak istemesine yol açmış.</p>
<h4>İş yerinde fırsat eşitliği, aile yaşamında ise çocuk bakımı için destek şart</h4>
<p>KAGİDER (Türkiye Kadın Girişimciler Derneği) Fırsat Eşitliği Modeli ile iş yerinde kadınlara fırsat eşitliği sağlamayı hedefliyor. Başka bir sivil toplum kuruluşu olan YenidenBiz Derneği ise işe geri dönen &#8211; birçoğunun ara verme sebebi çocuk sahibi olmak-,  kadınlara destek olmayı amaçlıyor.</p>
<p>KEDV (Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı) ise kooperatifler yoluyla mahallelerde toplu çocuk bakımı sağladıkları modeli anlattı. KEDV çocuk bakımı hizmetine ihtiyaç duyan kadınları bir araya getiriyor. Kadınların mahallelerindeki 0-6 yaş çocukların durumlarını ve ihtiyaçlarını analiz etmelerini sağlıyor ve Kadın ve Çocuk Merkezi açmalarına, kurumsal kimlik kazanabilmeleri için bu kadın gruplarının kooperatif kurmalarına destek veriyor. Çocuk bakımı ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra, kadınların liderliğinde verilen erken çocukluk eğitimi hizmetlerinin hem yoksulluğun giderilmesinde ve hem de dar gelirli kadınların güçlenmesinde önemli bir strateji olarak görülüyor.</p>
<h4><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-4685" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/03/erkencoc.jpg" alt="erkencoc" width="1500" height="826" /></h4>
<h4>Doğaner: “Türkiye’ye özgü Erken Çocukluk Eğitimi Modeli yok”</h4>
<p>Kadının iş hayatına katılmasının önündeki en büyük engellerden biri, çocuk bakımının kadının sorumluluğu olarak görülüp, Türkiye’de erken çocukluk eğitim olanaklarının gelişmemiş olması.</p>
<p>Türkiye’de 3-5 yaş arasında 3.8 milyon çocuk var, bunlardan 2.7 milyonu erken çocukluk eğitimi ve bakım hizmetlerinden faydalanamıyor. Bununla bağlantılı olarak, kadınların %45’i çocuk sahibi olmadan önce çalışmalarına rağmen hali hazırda çalışmıyor.</p>
<p>Uçan Balon Anaokulları Kurucusu Aysan Doğaner’e göre, Türkiye’de erken çocukluk eğitimi için bir ulusal eylem planının olmaması, Türkiye için uygulanabilir bir model geliştirilmemesi eksikliklerden bazıları. Çocuk bakımı ve okul öncesi alanında nitelikli yönetici ve öğretmen bulunamaması, sektöre yönelik teşvik ve hibelerin olmaması gibi zorluklar da mevcut.</p>
<p>Çocuk bakımı ve okul öncesi hizmetlerin sağlanması ile ilgili yasal çerçeveler tutarlı olmadığı için eleştiriliyor. Yasal çerçevede en çok eleştirilen konulardan biri, 150&#8217;den fazla kadın istihdam eden şirketlerin çocuk bakım hizmetleri için uygun bir yer sağlama zorunluluğu. Mevcut mevzuata rağmen, hüküm bünyesindeki çocuk bakım hizmetlerinin sağlanması özel sektörde oldukça az. Öncelikle, sanayi ve hizmet sektöründeki Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ’ler) toplam girişim sayısının yüzde 99,8’ini oluşturuyor.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> Bu nedenle kadın çalışan sayısının 150’ye ulaştığı işletmeleri bulmak kolay değil. Hatta bu sayının 150’ye ulaşmaması için çabalayan şirketler olduğu da tartışılıyor. Diğer yandan, bu hüküm, baştan cinsiyetçi bir içeriğe sahip. 150 “kadın ve erkek” çalışan denilmiyor, çocuğun bakım sorumluluğu baştan sadece kadına yükleniyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-4684" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/03/kagider.jpg" alt="kagider" width="596" height="468" /></p>
<p>KAGİDER, Dünya Bankası desteği, PricewaterhouseCoopers ve Ernst&amp;Young işbirliği ile, 2011 yılında Fırsat Eşitliği Modeli’ni (FEM) hayata geçirdi. Kurumsal yapılarına fırsat eşitliği kültürünü yerleştiren kurumlar, bağımsız bir değerlendirme sürecinden geçerek işe alım, şirket içi eğitim, kariyer planlama ve geliştirme gibi süreçlerdeki eşitsizlikleri saptıyor, eşitlikçi uygulamaları hayata geçirerek iş ortamlarında fırsat eşitliğinin sağlanması ile Fırsat Eşitliği Sertifikası’na sahip olabiliyorlar. FEM’in de amacı bu; iş hayatında fırsat eşitliğinin sağlanması için şirketleri motive etmek.</p>
<h4>Erken çocukluk eğitimi yasasına ihtiyaç var</h4>
<p>Bernard Van Leer Vakfı temsilcisi Yiğit Aksakoğlu ucuz ve erişilebilir erken çocukluk eğitiminin sağlanmasının şart olduğunu vurguluyor. Bunun ise, kısa dönemli hedefler koyarak kaliteden ödün verilerek yapılmaması gerektiği ortada. Türkiye’de standartlar geliştirilmiş durumda ama uygulamada sorunlar var. Üç alanda standartlardan bahsediliyor: Kurum standartları, meslek standartları, ve ailede/evde bakım veya mahalle evinde bakımın standartları.</p>
<p>Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Yar. Doç. Dr. Arif Yılmaz ise kalite standartlarını efektif bulmuyor. Akreditasyon sisteminin yerleştirilmesi, devamlı denetimin olması ve bunun için de, -şu an mevcut olmayan-, yeterli denetim elemanının olması gerekiyor. Diğer yandan da standartlar ve yükümlülüklerin de basit ve erişilebilir olması lazım. Tüm bunları düzenleyecek bir erken çocukluk eğitimi yasasına ihtiyaç duyuluyor.</p>
<p>Katılımcılar kadın istihdamı ve erken çocukluk eğitimi ile ilgili kendi projelerinden bahsederken, üzerinde uzlaşılan nokta bunların model olabileceği, modellerin kamu politikalarına dönüştürülerek çözüm önerilerinin ancak bu şekilde kalıcılaştırılabileceği yönünde oldu. Fransız katılımcıların da Türkiye’den katılanların da vurguladığı, kamunun politikasını netleştirmesi, erken çocukluk eğitim modelini Türkiye ihtiyaçlarına yönelik olarak şekillendirmesi, buna bağlı olarak kamunun ne kadar sorumluluk alacağını, verilecekse özel sektöre ne tür teşvikler verileceğinin kararlaştırılması gerektiği yönünde.</p>
<p><em>*saygın iş: Uluslararası Çalışma Örgütü’nün “insana yakışır iş” olarak tanımladığı, güvenceli, iş yerinde ayrımcılığın olmadığı, örgütlenme haklarının ve temel çalışma haklarının olduğu işler.</em></p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> <a href="http://www.haberturk.com/ekonomi/is-yasam/haber/1155461-kobiler-girisimlerin-yuzde-99-8ini-olusturdu">http://www.haberturk.com/ekonomi/is-yasam/haber/1155461-kobiler-girisimlerin-yuzde-99-8ini-olusturdu</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/03/18/kadin-istihdami-erken-cocukluk-egitimine-yatirimla-artacak/">Kadın istihdamı erken çocukluk eğitimine yatırımla artacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
