<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ayrımcılık arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ayrimcilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ayrimcilik/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 07 Nov 2024 09:06:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Ayrımcılık arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ayrimcilik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Engelli Kadınların Siber Zorbalık Deneyimleri Araştırma Raporu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/11/07/engelli-kadinlarin-siber-zorbalik-deneyimleri-arastirma-raporu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Nov 2024 09:02:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[engelli birey hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87167</guid>

					<description><![CDATA[<p>Engelsiz Yaşam Hakkı Ağı’nın Avrupa Birliği Sivil Düşün desteğiyle hazırladığı ‘’Engelli Kadınların Siber Zorbalık Deneyimleri’’ araştırma raporu yayınlandı</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/11/07/engelli-kadinlarin-siber-zorbalik-deneyimleri-arastirma-raporu/">Engelli Kadınların Siber Zorbalık Deneyimleri Araştırma Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Engelsiz Yaşam Hakkı Ağı’nın Avrupa Birliği Sivil Düşün desteğiyle hazırladığı ‘’</span><span style="font-weight: 400;">Engelli Kadınların Siber Zorbalık Deneyimleri’’ araştırma raporu yayınlandı. Raporda siber zorbalığın psikolojik, sosyal ve profesyonel etkileri; başvuru mekanizmaları ve destek arayışı; dijital güvenlik bilgisi ve kendini koruma yöntemleri gibi önem arz eden konular derinlemesine inceleniyor. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşağıdaki bağlantı aracılığıyla raporun tamamını görüntüleyebilirsiniz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400;">https://drive.google.com/file/d/1CDaODKo4cbcr7sFDp5yQYrufJjst0cH0/view?usp=drive_web</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/11/07/engelli-kadinlarin-siber-zorbalik-deneyimleri-arastirma-raporu/">Engelli Kadınların Siber Zorbalık Deneyimleri Araştırma Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haklar Projesi Eşitlik Kampanyası Yol Haritası Yayında!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/11/04/haklar-projesi-esitlik-kampanyasi-yol-haritasi-yayinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Nov 2024 11:10:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87157</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eşitsizlik ve ayrımcılıkları ortadan kaldırmaya yönelik politika üretilmesinin yanı sıra eşitsizlik ve ayrımcılığa maruz kalan kırılgan gruplardan gençleri destekleme imkânı tanıyan Haklar Projesi, yol haritasını yayınladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/11/04/haklar-projesi-esitlik-kampanyasi-yol-haritasi-yayinda/">Haklar Projesi Eşitlik Kampanyası Yol Haritası Yayında!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Haklar Projesi Eşitlik Kampanyası Yol Haritası, </b><span style="font-weight: 400;">insan haklarının eşitliği ve kırılgan gruplardan gençlerin güçlendirilmesine katkı sağlayan bilgi birikimi ile kanıta dayalı politika, planlama ve faaliyetlerin oluşturulması için uygulanan </span><b><i>savunuculuk</i></b><span style="font-weight: 400;"> ana akımlaştırma stratejisinin en temel </span><b><i>katılımcı dijital araçlarından</i></b><span style="font-weight: 400;"> birisidir. Haklar Projesi Eşitlik Kampanyası tasarımında, kampanya örgütlemesi (gündem yaratma, farkındalık, etkileşim, yaygınlaştırma), medya – iletişim ve görünürlüğe dair (internet savunuculuğu, afiş kampanyaları, yaygınlaştırma kanallarının etkin kullanımı vb.) rehber niteliğindedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Haklar Projesi Eşitlik Kampanyası Yol Haritası eşitsizlikleri ve ayrımcılıkları </span><b><i>görünür</i></b><span style="font-weight: 400;"> kılmayı amaçlar. Aynı zamanda mevcut durumu eşitsizlik ve ayrımcılık açısından sorgulamayı mümkün kılar. Eşitsizlik ve ayrımcılıkları ortadan kaldırmaya yönelik politika üretilmesinin yanı sıra eşitsizlik ve ayrımcılığa maruz kalan kırılgan gruplardan gençleri destekleme imkânı tanır.</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kırılgan gruplardan gençlerin </span><b>farklılaşan ihtiyaç, öncelik ve beklentilerinin</b><span style="font-weight: 400;"> politika yapım sürecinde anlaşılmasını sağlar.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;"> </span><span style="font-weight: 400;">İnsan hakları ihlallerini azaltıcı politika önerilerinin bu </span><b>farklılıkları gözeterek</b><span style="font-weight: 400;"> sunulup sunulmadığını tespit eder.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;"> </span><span style="font-weight: 400;">Bilgi ve verilerin </span><b>durum ve koşullara göre ayrıştırılmış</b><span style="font-weight: 400;"> olarak toplanmasının önemini ortaya koyar.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Dijital katılım</b><span style="font-weight: 400;"> ile </span><b>savunuculuk </b><span style="font-weight: 400;">arasında doğrusal bağlar kurar </span><b>ve yapılandırılmış diyalog alanları oluşturur.</b></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">  </span><span style="font-weight: 400;">Demokrasi ve katılım kültürünün geliştirilebilmesi için yeni ve yenilikçi dijital katılım araçlarının kullanımını destekleyerek </span><b>gençleri değişimin özneleri olmaya çağırır.</b></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">  </span><span style="font-weight: 400;">Hedef grubun, paydaşların ve nihai yararlanıcıların kampanya sürecine dair </span><b>farkındalığını artırarak</b><span style="font-weight: 400;"> aktif katılımını teşvik eder.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">  </span><span style="font-weight: 400;">Haklar Projesi Eşitlik Kampanyası </span><b>tasarımında kampanya söyleminin bağlamını oluşturan unsurları </b><span style="font-weight: 400;">belirler (açıklama, kanıt, örnek, harekete geçme çağrısı).</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;"> </span><b>Gençlerin birbirlerinden öğrenme (akran öğrenme</b><span style="font-weight: 400;">) ve </span><b>beraber keşfetme süreçleri aracılığıyla etkileşime girmelerini ve örgütlenmelerini sağlar.</b></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">  </span><span style="font-weight: 400;">Kampanya amaç, hedef ve göstergeleri </span><b>herkes için ulaşılabilir olur.</b></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">  </span><span style="font-weight: 400;">Kampanya sürecine dair </span><b>hedef odaklı görünürlük ve yaygınlaştırma</b><span style="font-weight: 400;"> sağlar.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">  </span><span style="font-weight: 400;">Projenin etki, sonuç, amaçlar ve faaliyetler düzeyinde planlanan </span><b>kampanya sürecinin şeffaflık ve hesap verebilirliğini arttırır.</b></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>Detaylı bilgi ve iletişim için:</p>
<p><span style="color: #000000; font-family: arial, sans-serif;"><b>Facebook:</b> </span><span style="color: #0000ee; font-family: arial, sans-serif;"><u><a href="http://www.facebook.com/haklarprojesi" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://www.facebook.com/haklarprojesi&amp;source=gmail&amp;ust=1730803761662000&amp;usg=AOvVaw0Pe-Bm_kbeXAx6nInpvJ1G">www.facebook.com/<wbr />haklarprojesi</a></u></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: arial, sans-serif;"><b>Twitter:</b></span><span style="color: #0000ee; font-family: arial, sans-serif;"><b> </b><u><a href="http://www.twitter.com/HaklarProjesi" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://www.twitter.com/HaklarProjesi&amp;source=gmail&amp;ust=1730803761662000&amp;usg=AOvVaw2YOURYkKEfoST8wCJ0p1UE">www.twitter.com/<wbr />HaklarProjesi</a></u></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: arial, sans-serif;"><b>Instagram:</b> </span><u><a href="http://www.instagram.com/haklarprojesi" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://www.instagram.com/haklarprojesi&amp;source=gmail&amp;ust=1730803761662000&amp;usg=AOvVaw2J3_ixSgEOURwRgsYgVF0q">www.instagram.com/<wbr />haklarprojesi</a></u></p>
<p><b>Web: </b><a href="http://www.haklar.org/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://www.haklar.org/&amp;source=gmail&amp;ust=1730803761662000&amp;usg=AOvVaw0lAx3MrTpORXsHgwbX8ToN">www.haklar.org/</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/11/04/haklar-projesi-esitlik-kampanyasi-yol-haritasi-yayinda/">Haklar Projesi Eşitlik Kampanyası Yol Haritası Yayında!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılık &#8211; Video Serisi 3 &#8211; Rümeysa Çamdereli</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/22/sivil-topluma-yonelik-ayrimcilik-video-serisi-3/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2024 10:53:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[YADA]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[YADA Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86683</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar olarak  “Ayrımcılığın Haberini Sivil Toplum Yaparsa” isimli projemiz kapsamında hazırladığımız serinin üçüncü bölümünde YADA Vakfı Araştırma Direktörü Rümeysa Çamdereli'yle konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/22/sivil-topluma-yonelik-ayrimcilik-video-serisi-3/">Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılık &#8211; Video Serisi 3 &#8211; Rümeysa Çamdereli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar olarak Avrupa Birliği Tarafından Finanse Edilen “Sahne” projesi kapsamında aldığımız İncele alt hibe desteğiyle yürüttüğümüz “Ayrımcılığın Haberini Sivil Toplum Yaparsa” isimli projemiz kapsamında bir video-podcast serisi hazırladık. Bu projeyle kapsamlı çalışmalar yürüten birçok sivil toplum kuruluşunun kendi tematik alanlarında maruz kaldığı ayrımcılıklardan ziyade, genel olarak sivil toplumun maruz kaldığı ayrımcılıkları gündemimize aldık. Serinin 3. videosunda YADA Vakfı Araştırma Direktörü Rümeysa Çamdereli&#8217;yle konuştuk.</p>
<p>Görüşme: Büşra Bulut</p>
<p><iframe title="Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılık Video Serisi - 3- Rümeysa Çamdereli" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/m72A2dPzsYI?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/22/sivil-topluma-yonelik-ayrimcilik-video-serisi-3/">Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılık &#8211; Video Serisi 3 &#8211; Rümeysa Çamdereli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılık &#8211; Video Serisi &#8211; 2- Ömer Burak Tek</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/22/sivil-topluma-yonelik-ayrimcilik-video-serisi-2-omer-burak-tekle-gorusme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2024 10:47:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[İlke Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Burak Tek]]></category>
		<category><![CDATA[rapor bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86679</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar olarak “Ayrımcılığın Haberini Sivil Toplum Yaparsa” isimli projemiz kapsamında bir video-podcast serisi hazırladık. Serinin 2. videosunda İlke Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi, Rapor Bülteni direktörü Ömer Burak Tek'le konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/22/sivil-topluma-yonelik-ayrimcilik-video-serisi-2-omer-burak-tekle-gorusme/">Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılık &#8211; Video Serisi &#8211; 2- Ömer Burak Tek</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar olarak Avrupa Birliği Tarafından Finanse Edilen “Sahne” projesi kapsamında aldığımız İncele alt hibe desteğiyle yürüttüğümüz “Ayrımcılığın Haberini Sivil Toplum Yaparsa” isimli projemiz kapsamında bir video-podcast serisi hazırladık. Bu projeyle kapsamlı çalışmalar yürüten birçok sivil toplum kuruluşunun kendi tematik alanlarında maruz kaldığı ayrımcılıklardan ziyade, genel olarak sivil toplumun maruz kaldığı ayrımcılıkları gündemimize aldık. Serinin 2. videosunda İlke Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi, Rapor Bülteni direktörü Ömer Burak Tek&#8217;le konuştuk.</p>
<p>Görüşme: Büşra Bulut</p>
<p><iframe title="Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılık Video Serisi - 2- Ömer Burak Tek" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/WGiW5wCY0Pc?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/22/sivil-topluma-yonelik-ayrimcilik-video-serisi-2-omer-burak-tekle-gorusme/">Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılık &#8211; Video Serisi &#8211; 2- Ömer Burak Tek</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılık Video Serisi &#8211; 1 &#8211;  Pınar İlkiz&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/22/sivil-topluma-yonelik-ayrimcilik-video-serisi-1-pinar-ilkizle-gorusme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2024 10:30:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar İlkiz]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal fayda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86675</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar olarak “Ayrımcılığın Haberini Sivil Toplum Yaparsa” isimli projemiz kapsamında bir video-podcast serisinin ilkinde Pikan Ajans kurucularından Pınar İlkiz'le sivil toplumun iletişim, farkındalık çalışmalarını ve aynı zamanda alandaki sorunları konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/22/sivil-topluma-yonelik-ayrimcilik-video-serisi-1-pinar-ilkizle-gorusme/">Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılık Video Serisi &#8211; 1 &#8211; &lt;br&gt; Pınar İlkiz&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar olarak Avrupa Birliği Tarafından Finanse Edilen “Sahne” projesi kapsamında aldığımız İncele alt hibe desteğiyle yürüttüğümüz “Ayrımcılığın Haberini Sivil Toplum Yaparsa” isimli projemiz kapsamında bir video-podcast serisi hazırladık. Bu projeyle kapsamlı çalışmalar yürüten birçok sivil toplum kuruluşunun kendi tematik alanlarında maruz kaldığı ayrımcılıklardan ziyade, genel olarak sivil toplumun maruz kaldığı ayrımcılıkları gündemimize aldık. Serinin 1. videosunda sosyal fayda iletişimcisi, Pikan Ajans kurucularından Pınar İlkiz&#8217;le konuştuk. Görüşme: Büşra Bulut</p>
<p><iframe title="Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılık Video Serisi - 1 - Pınar İlkiz" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/CGj_mglcERk?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/22/sivil-topluma-yonelik-ayrimcilik-video-serisi-1-pinar-ilkizle-gorusme/">Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılık Video Serisi &#8211; 1 &#8211; &lt;br&gt; Pınar İlkiz&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnanç Özgürlüğü Girişimi 2023 Nefret Suçları Raporu Yayımlandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/11/inanc-ozgurlugu-girisimi-2023-nefret-suclari-raporu-yayimlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jul 2024 10:27:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç Özgürlüğü Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[nefret suçları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86611</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnanç Özgürlüğü Girişimi’nin “Türkiye’de Din, İnanç veya İnançsızlık Temelli Nefret Suçları 2023” raporu yayımlandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/11/inanc-ozgurlugu-girisimi-2023-nefret-suclari-raporu-yayimlandi/">İnanç Özgürlüğü Girişimi 2023 Nefret Suçları Raporu Yayımlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2011 yılından bu yana <span style="font-weight: 400;">düşünce, vicdan ve din özgürlüğünün korunması için çalışmalar yürüten <b>Norveç Helsinki Komitesi </b><a href="https://inancozgurlugugirisimi.org/"><b>İnanç Özgürlüğü Girişimi</b></a>&#8216;nin  hazırladığı </span><span style="font-weight: 400;">“Türkiye’de Din, İnanç veya İnançsızlık Temelli Nefret Suçları 2023”</span><span style="font-weight: 400;"> raporu yayımlandı. </span><span style="font-weight: 400;">Raporda, 2023 yılında yaşanmış 47 nefret suçu veya olayı tespit edildi. Bu olaylarda hedef olan gruplar sırasıyla; Hristiyanlar, Yahudiler, Aleviler, Müslümanlar, Ezidiler ve ateistler oldu. Çalışma, medya izleme sürecinde erişilen veriler ile din veya inanç topluluklarından gelen bildirimleri temel alıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda, 2023’te özellikle Protestanlara ve Yahudilere yönelik nefret suçlarında bir artış gözlemlendiği belirtildi.  </span><span style="font-weight: 400;">2023 yılında yaşanan nefret suçu veya olaylarının çoğunda, önceki yıllarda olduğu gibi, nefret suçu boyutunun irdelendiği etkili bir hukuki süreç yürütülmediği ve bu suçların sıklıkla cezasız kaldığı görülüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Funda Tekin tarafından kaleme alınan raporda, kişileri, toplumları veya kurumları din, inanç veya inançsızlıkları nedeniyle hedef alan nefret suçlarının, Türkiye&#8217;nin önemli insan hakları sorunlarından biri olduğu ifade edildi. Bu suçların, mağdura ve onların ilişkili olduğu gruba toplumun kalanıyla eşit haklara sahip olmadığına dair bir mesaj verdiği ve toplumsal barışa yönelik büyük bir engel teşkil ettiği belirtildi. </span></p>
<p><b>Hristiyanlar ve Yahudiler ilk sırada </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İzleme çalışması kapsamında, 2023 yılında “hedef alınan gruba göre” ulaşılan nefret suçu/olayı bilgisi şöyle:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Hristiyanlar 22,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Yahudiler 14,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Aleviler 7,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Müslümanlar 4,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Ezidiler 2,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Ateistler 1.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda yer alan verilere göre, 26 tehdit veya tehdit edici davranış, 11 kişilere yönelik şiddet içeren saldırı, 9 ibadet yeri veya mezarlıklara zarar verme, 7 mala veya eşyaya zarar verme, 3 hakaret ve 1 taciz olayı yaşandı. </span><span style="font-weight: 400;">Geçmiş yılların izleme verileriyle birlikte de değerlendirme yapan raporda, mezarlık, ibadet yeri, ev </span><span style="font-weight: 400;">veya okul gibi din veya inanç topluluklarıyla ilişkili mekânlara yönelik saldırıların en sık karşılaşılan </span><span style="font-weight: 400;">olaylardan olduğu tespit edildi. </span><span style="font-weight: 400;">2020’den bu yana ise en çok hedef alınan gruplar 52 olayla Hristiyanlar, 42 olayla Aleviler ve 23 olayla Yahudiler oldu. Raporda bu verilerin, Türkiye tarihi boyunca birçok kez nefret suçunun hedefi olan bu gruplara karşı kemikleşmiş önyargıların ve düşmanca tutumların devam ettiğini gösterdiği belirtildi.</span></p>
<p><b>İhbar sorunları </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda, nefret suçlarının genel olarak yaşanandan az ihbar edildiği ve raporlandığı ve bu nedenle ortaya çıkan rakamların yaşanan olayların sadece bir kısmını yansıttığı ifade edildi. Nefret suçlarının ihbar edilmesinin önündeki temel engeller şöyle sıralandı: </span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Mağdurların önyargı saikli eylemleri kanıksamış olması ve ihbar veya rapor etme eşiklerinin yüksek olması;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">kişilerin dışlanma riskini düşünerek ihbar etmekten kaçınmaları;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">mağdurların iddialarının ciddiye alınmayacağına veya ihbarda bulunduklarında, polis memurları tarafından da dahil olmak üzere, daha büyük mağduriyete uğrayacaklarına dair endişeleri.</span></li>
</ul>
<p><b>İhtiyaçlar </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda, Türkiye’deki yasal mevzuat ve uygulamanın bu suçlara karşı oldukça etkisiz ve uluslararası insan hakları hukukuyla uyumlu olmadığı vurgulandı. Raporun ortaya koyduğu veriler ışığında, Türkiye’de bu suçlarla mücadelenin ivedilikle ve çok yönlü bir şekilde geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Nisan 2021 tarihli İnsan Hakları Eylem Planı, bir yıl içinde ayrımcılık ve nefret suçuna ilişkin Türk Ceza Kanunu’nda yeni bir düzenleme ile bu suçlara dair veri tabanı ve istatistiklerin iyileştirilmesi hedeflerini içeriyordu. Ancak bu hedeflere ulaşılmış değil. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başta insan hakları standartlarını temel alan bir nefret suçu mevzuatı olmak üzere, bazı öncelikli ihtiyaçlar şu şekilde sıralandı:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Nefret suçlarına yönelik etkili soruşturulma yapılması;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">din, inanç veya inançsızlık temelli nefret suçlarının kamu kurumları tarafından sistematik bir şekilde izlenip raporlanması ve ayrıştırılmış verilerin kamu ile paylaşılması;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">zarara ilişkin etkili tazmin;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">mağdurların desteklenmesine yönelik bütünsel bir yaklaşım;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">sivil toplumun nefret suçu konusunda izleme ve savunuculuk çalışmaları yapması;</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">nefret suçlarıyla mücadele için çok paydaşlı çalışmalar.</span></li>
</ul>
<p>Raporun tamamına ulaşmak için<a href="https://inancozgurlugugirisimi.org/turkiyede-din-inanc-veya-inancsizlik-temelli-nefret-suclari-2023-raporu-yayimlandi/" target="_blank" rel="noopener"> tıklayınız. </a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/11/inanc-ozgurlugu-girisimi-2023-nefret-suclari-raporu-yayimlandi/">İnanç Özgürlüğü Girişimi 2023 Nefret Suçları Raporu Yayımlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplumcular “Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılıklar Raporu” İçin Toplandı!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/01/sivil-toplumcular-sivil-topluma-yonelik-ayrimciliklar-raporu-icin-toplandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jul 2024 16:52:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Avrupa Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[sivil sayfalar]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil topluma yönelik ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[TAV]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86588</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar’ın Türkiye Avrupa Vakfı (TAV) Sahne Projesi İncele alt hibe programı kapsamındaki desteğiyle hazırladığı “Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılıklar Raporu” bulguları, sivil topluma katkı sunan bir grupla Müze Gazhane’de paylaşıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/01/sivil-toplumcular-sivil-topluma-yonelik-ayrimciliklar-raporu-icin-toplandi/">Sivil Toplumcular “Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılıklar Raporu” İçin Toplandı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar’ın Türkiye Avrupa Vakfı (TAV) Sahne Projesi İncele alt hibe programı kapsamındaki desteğiyle hazırladığı “Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılıklar Raporu” bulguları, sivil topluma katkı sunan bir grupla Müze Gazhane’de paylaşıldı. Katılımcılar, raporun bulgularını teyit etti ve sivil topluma yönelik siyasi aktörlerden ve kutuplaşma ikliminden kaynaklanan ayrımcılıklar ile sorunlara deneyimleriyle katkı sundular. Yanı sıra, STK’ların birbirlerine karşı ayrımcı tutumlarına dikkat çekerek diyalog ihtiyacına vurgu yaptılar.</p>
<p>Müze Gazhane ’de toplanan sivil topluma profesyonel ve gönüllü olarak katkı sunan grup, raporun bulgularına dair görüş ve önerilerini paylaşırken, toplumsal ve siyasal düzeyde kutuplaşmanın sivil alan üzerindeki etkilerini aşmanın yollarında dair tespitler de yaptı.</p>
<p>Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılıklar Raporu, literatür taraması, saha çalışması ve önceki araştırmaların bulgularını harmanlayan bir araştırma niteliğini taşıyor.  Araştırmada, sivil toplumun bir bütün olarak maruz kaldığı ayrımcılık ve sorunlar 5 başlıkta toplanıyor:</p>
<p>1-Kamu ve Sivil Toplum Kuruluşu İlişkileri,</p>
<p>2-Sivil Toplum Kuruluşlarının Karar Alma Mekanizmalarına Katılımı,</p>
<p>3-Sivil Toplum Kuruluşlarının Bilgi Edinme Hakkı ve Bilgiye Erişimleri,</p>
<p>4-Sivil Toplum Kuruluşlarının Mali Kaynaklara Erişimi,</p>
<p>5-Sivil Toplum Kuruluşlarının Görünürlüğü</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-86590 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/07/IMG_9972-640x480.jpeg" alt="" width="640" height="480" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/07/IMG_9972-640x480.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/07/IMG_9972-1280x960.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/07/IMG_9972-1024x768.jpeg 1024w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>“Siyaset Değiştikçe Sivil Toplum da Değişiyor!” </strong></p>
<p>Sivil Sayfalar adına raporun tanıtımını yapan Rümeysa Çamdereli, “sivil topluma yönelik ayrımcılık meselesinin ne kadar az konuşulduğu” tespitinden hareketle, araştırmaya dair katılımcıların görüş ve deneyimleriyle rapora nihai halini vereceklerini söyledi.</p>
<p>Katılımcılar da siyasetin kutuplaştırıcı ortamının sivil toplumu etkilemesinin kaçınılmaz olduğunu, karar alma süreçlerinde STK’ların görüşlerine yer verilmeyişini, &#8220;her siyasetin kendi STK&#8217;larıyla&#8221; işbirliği yaptığı algısının yarattığı ayrıştırıcı duruma deneyimleriyle katkı sundu.</p>
<p>Katılımcılar, sivil alanın güncel durumu hakkında “daralma-genişleme” tartışmaları da dahil bir çok konuda görüşlerini paylaştı.</p>
<p><strong>“Sivil Toplumun Kendi İçindeki Ayrımcılıkları ve Bunu Aşma Yollarını da Konuşmalıyız” </strong></p>
<p>Toplantıda söz alan katılımcılardan Pınar İlkiz, “sivil toplum 5’ten büyüktür” sözleriyle toplum tarafından en çok bilinen birkaç STK’nın sivil alan üzerindeki egemenliğine dikkat çekti. İlkiz ayrıca, afet odağında dahi STK’ların ayrımcılıklara maruz kaldığını, hatta hani STK’nın hangi bağlamda desteklendiğini konusunun bile bulanıklaştığını kaydetti.</p>
<p>Araştırmacı Ulaş Tol, “sivil toplumun daraldığına” ilişkin dilimize pelesenk olan tespite son zamanlarda kendisinin de ikna olduğunu fakat asıl olarak toplumda STK’ların itibarına odaklanılması gerektiğini söyledi: “sivil toplum eskisinden daha itibarsız, bir nedeni iktidar politikası ve STK’ların kendisi. STK’ların toplumsal bağları zaten zayıftı, artık daha zayıf” dedi. Tol, “sivil toplum daraldı dedikçe, alan daha da kapandı.” tespitini yaptı.</p>
<p>Tol’dan farklı olarak uluslararası projelerin değerlendirilmesi alanında uzman Didem Tekeli, “sivil toplumdaki daralma zihinlerimizde olabilir, akvitizme ve sivil topluma bakış açısı farklılaşmalı” görüşünü paylaştı.</p>
<p>TAV adına toplantıya katılan Uygar Altınok ise “yekpare bir sivil toplum algısının” olmadığını vurguladı. Özellikle Twitter-X sosyal medya platformunda “troll”denilen profillerin etki alanlarının sanılandan daha büyük olduğunu ve bunun sivil toplumu olumsuz etkilediğini kaydetti.</p>
<p>Bir diğer katılımcı Ömer Burak Tek, hazırladıkları Rapor Bülteni üzerinden edindiği deneyimleri paylaşırken, toplumdaki tüm fay hatlarının sivil alanı da etkilediğini ve bu gerçek ile çözüm önerileri geliştirmenin gereğini vurguladı.</p>
<p>Zeynep Duygu Ağbayır ise yeni kurdukları ve yoksulluk odağında çalışan dernekleri üzerinden edindiği içgörüden hareketle “sivil toplumun kendi içinden yeni bir sivil toplum anlayışı filizlenmesi gerekiyor” sözleriyle toplumla daha yakın bağların kurulması için değişmesi gereken zihniyete dikkat çekti.</p>
<p>Son olarak, katılımcıların paylaşımlarından da edindiği izlenimle Rümeysa Çamdereli, “sivil toplumda tartışma ve konuşmalara ihtiyaç var, bunun için Sivil Sayfalar olarak elimizden gelen katkıyı sunmaya gayret edeceğiz” sözleriyle <a href="http://www.meydanda.org">Meydan</a> buluşmalarının benzerlerine duyulan ihtiyacı paylaştı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/01/sivil-toplumcular-sivil-topluma-yonelik-ayrimciliklar-raporu-icin-toplandi/">Sivil Toplumcular “Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılıklar Raporu” İçin Toplandı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;En Büyük Zorluk, Genel Atmosferdeki Düşmanlık Söyleminin Etkisi&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/04/19/en-buyuk-zorluk-genel-atmosferdeki-dusmanlik-soyleminin-etkisi/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2024/04/19/en-buyuk-zorluk-genel-atmosferdeki-dusmanlik-soyleminin-etkisi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Apr 2024 10:23:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[DİDEM DANIŞ]]></category>
		<category><![CDATA[GÖÇ ARAŞTIRMALARI DERNEĞİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86416</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göç Araştırmaları Derneği'nden Didem Danış ile mülteci derneklerinin yaşadıkları ayrımcılık üzerine konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/04/19/en-buyuk-zorluk-genel-atmosferdeki-dusmanlik-soyleminin-etkisi/">&#8216;En Büyük Zorluk, Genel Atmosferdeki Düşmanlık Söyleminin Etkisi&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Mülteci dernekleri 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşadı. Onların deprem deneyimiyle ilgili değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle belirtmek gerekirse, biz İstanbul&#8217;da yerleşik bir derneğiz, ancak depremden hemen sonra sahada mültecilerle çalışan sivil toplum örgütleriyle iletişime geçtik. Elbette, depremin yıkıcı etkileri onları da derinden etkiledi. Zarar gören veya depremden etkilenen birçok STK, özellikle büyük sivil toplum örgütlerinde, yani hemen her ilde çalışan örgütlerde can kayıpları yaşandı. Özellikle Hatay ve ilçelerinde bu durum çok yoğun şekilde gözlemlendi. Depremin can ve mal kaybının yanı sıra, sahada aktif olarak çalışan mülteci alanında faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri de etkilendi. Ancak, bir diğer etkisi ise ilk şok atlatıldıktan sonra özellikle sosyal medyada mültecilere karşı artan nefret söylemiyle yaşandı. Sahada bir süre sonra toparlanıp çalışma yürütmek isteyen mültecilere yönelik çalışma yapmak isteyen sivil toplum örgütleri, bu yabancı düşmanı söylemle ve mülteci karşıtı söylemle ciddi anlamda sınırlanmış oldular. Bu şekilde genel bir ikili tablodan bahsedebiliriz.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Örneğin, bazı STK&#8217;lar deprem sırasında yaptıkları yardımlarda normalde üzerinde isimlerinin bulunduğu ve &#8220;sığınmacı&#8221; yazan yeleklerini giymemeye başladılar.</span></p></blockquote>
<p><b>Mülteci dernekleri toplum içindeki algı ve ayrımcılıkla mücadelede hangi stratejileri kullanıyor ve bu stratejilerin etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Dernek olarak sizin bu konudaki stratejiniz nasıl?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Deprem özelinde değerlendirdiğimizde, 2023 yılında özellikle deprem ve sonrasında sosyal medyada yükselen mülteci karşıtlığı, nefret söylemi ve düşmanlaştırıcı suçlamalarla dolu bir döneme girdik. Bu durum, mülteci alanında çalışan STK&#8217;ları da genellikle daha düşük profilde çalışmaya yönlendirdi. Özellikle büyük örgütler, hem çalışan sayısı hem de maddi güçleri bakımından daha güçlü olduğundan, isim değişikliğine gittiler veya logolarının görünmemesi için ek çabalar sarf ettiler. Örneğin, bazı STK&#8217;lar deprem sırasında yaptıkları yardımlarda normalde üzerinde isimlerinin bulunduğu ve &#8220;sığınmacı&#8221; yazan yeleklerini giymemeye başladılar. Bu nedenle, güçlü karşı söylem, sivil toplum alanında çalışanların kendilerini daha az fark ettiren bir pozisyona çekilmelerine yol açtı. Özellikle uluslararası kuruluşlara baktığımızda, Birleşmiş Milletler ve bağlantılı kurumların mültecilere ve özellikle de bu dönemde ekstra ayrımcılığa maruz kalan mültecilere yönelik etkili bir çalışma yürütmediklerini ve görevlerini neredeyse tamamen unuttuklarını gözlemledik.</span></p>
<p><b>Mülteci hakları savunuculuğu yaparken kişi ve kurum olarak nasıl zorluklarla karşılaşıyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Göç Araştırmaları Derneği olarak, alanımız genellikle bilgi üretme ve bu bilgiyi politika oluşturma süreçlerine ve araştırmaya dayalı çalışmalara katkıda bulunma üzerine odaklı. Bu sebeple, insani yardım alanında aktif olan diğer sivil toplum örgütlerinden farklı olarak, daha çok hak savunuculuğuna olanak tanıyacak bilgi üretimi, bilgiyi yayma ve söz üretme çabalarına odaklanıyoruz. Bu nedenle, depremden doğrudan etkilenmemiş olabiliriz ancak depremin neden olduğu yabancı düşmanlığı söylemi de bizim üzerimizde etkili oldu, elbette sınırlı da olsa. Dolayısıyla, sorunumuz şudur: Mülteci haklarını savunurken kişi ve kurum olarak hangi zorluklarla karşılaşıyoruz? En büyük zorluk, genel atmosferdeki düşmanlık söyleminin etkisidir. Bu söylem, bize yönelik, &#8220;seviyorsan al da evine besle&#8221; gibi korkunç ifadelerle kendini gösterebiliyor. </span></p>
<p><b>Mülteci derneklerinin çalışmalarına karşı medyanın nasıl bir bakışı olduğunu düşünüyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Medya, genel olarak siyasi kutuplaşmanın ötesinde son birkaç yılda göçmen karşıtı bir hava benimsemiş durumda. Özellikle muhalif medyada, yani hükümete karşı olan medyada, çok güçlü bir göçmen karşıtlığı görülmekte. Bu durum, işimizi daha da zorlaştıran bir atmosfer oluşturuyor. Hükümete daha yakın olan medya, hükümetin açık kapı politikası izlemesi ve göreceli olarak kucaklayıcı bir yaklaşım sergilemesi nedeniyle mülteci karşıtı dalgaya kapılmıyor, daha temkinli davranıyor. Ancak, son birkaç yılda toplumda ve seçmenlerde yükselen tepkinin farkında olmalarına rağmen bu konuyu görmezden gelme eğilimi gözlemleniyor. Bu nedenle, hak odaklı sivil toplum faaliyeti yürütmeye çalışanlar için iki türlü görmezden gelme ve yok sayılma tavrı mevcut. Ancak, muhalif kanatta bu durum daha zorlayıcı olabiliyor çünkü orada bir anlamda düşmanlaştırıcı bir tavır sergileniyor.</span></p>
<p><b>Mülteci derneklerinin yaşadığı ayrımcılık, sürdürülebilirliği de etkiliyor. Sürdürülebilirlik ve uzun vadeli etki sağlamak için hangi stratejileri önemsiyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizim odaklandığımız en önemli nokta, Türkiye&#8217;deki güncel gelişmeler çerçevesinde konulara müdahil olmak. Örneğin, geçtiğimiz günlerde yerel seçimler bağlamında kentlerdeki göçmen ve sığınmacıların durumu tekrar gündeme geldi. Kasım ve Aralık aylarında hızlı bir çalışma yürüterek bu konuda bir rapor hazırladık. Benzer şekilde, deprem döneminde deprem bölgesindeki mültecilerle ilgili çalışmalar yaptık. Bu çalışmaların amacı, onların yaşadığı zorlukları ve başa çıkma stratejilerini araştırmaktı. Stratejimiz, gündeme paralel olarak araştırmalar yaparak söylemimizi güçlendirmek ve esnek bir şekilde hareket etmektir. Derneğimiz küçük olmasına rağmen, üyelerimizin çoğunun akademisyen olması ve farklı üniversitelerde çalışıyor olmaları sayesinde araştırmaya dayalı çalışmaları küçük bütçelerle gerçekleştirebiliyoruz. Bu da, diğer derneklerle kıyaslandığında daha hızlı hareket etmemizi sağlıyor. Küçük bütçelerle çalışmanın getirdiği esneklik ve hızı stratejimizde değerlendiriyoruz.</span></p>
<p><b>Mülteci derneklerinin ayrımcılıkla mücadelede daha etkin olabilmesi için, toplumun genelinde ve devlet politikalarında ne gibi değişikliklere ve tutuma ihtiyaç var?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">En büyük sorunlardan biri, toplumun genelinde sığınmacılara karşı bir hava olması. Yapılan araştırmalar zaten bunu gösteriyor. Türkiye&#8217;de, siyaseten kutuplaşmış bir yapıda bile herkesin hemfikir olduğu nadir konulardan biri göçmenlerdir. Dolayısıyla, toplumda kendimize müttefik olarak görebileceğimiz kesimlerin çok sınırlı olması önemli bir zorluk. Avrupa eleştirilir, devlet politikaları göçmen karşıtıdır ve çeşitli hak ihlalleri yapılır, ancak Avrupa&#8217;da göçmen haklarını savunan güçlü sivil toplum örgütleri ve halk inisiyatifleri bulunmaktadır. Bizde ise birkaç STK dışında toplumda göçmenlerle duygudaşlık veya dayanışma gösteren yapılar çok azdır. Dolayısıyla, mülteci alanında çalışan sivil toplum örgütleri genellikle tek başlarına hareket etmekte. Bu durumda, sivil alanda hak arayabileceğimiz çok fazla aktör bulunmamakta. Baroların mülteci komisyonları bu alanda önemli bir rol oynamaktadır ve diğer sivil toplum örgütlerini güçlendirmek için çaba göstermektedirler. Ancak, güçlü bir hak savunuculuğu hareketinin varlığından bahsetmek zor. Birkaç yerel girişim hariç, etkinlik açısından sınırlı. Örneğin, Gaziantep&#8217;teki Kırkayak gibi yerel girişimlerden bahsedebiliriz. Ancak, genel olarak, bu girişimlerin etkinlikleri sınırlı.</span></p>
<p>Kapak görseli: Anastasiia Kucherenko/Shutterstock</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/04/19/en-buyuk-zorluk-genel-atmosferdeki-dusmanlik-soyleminin-etkisi/">&#8216;En Büyük Zorluk, Genel Atmosferdeki Düşmanlık Söyleminin Etkisi&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2024/04/19/en-buyuk-zorluk-genel-atmosferdeki-dusmanlik-soyleminin-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Türkiye&#8217;deki Sivil Toplum, Afetlerin Ardından Daha da Güçlendi ve Çeşitlendi&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/03/25/turkiyedeki-sivil-toplum-afetlerin-ardindan-daha-da-guclendi-ve-cesitlendi/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2024/03/25/turkiyedeki-sivil-toplum-afetlerin-ardindan-daha-da-guclendi-ve-cesitlendi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Mar 2024 11:54:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Vural Tarlan]]></category>
		<category><![CDATA[Kırkayak Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86285</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplumdaki ayrımcılık üzerine konuştuğumuz Kırkayak Kültür Genel Koordinatörü Kemal Vural Tarlan, yaşanan afetlerin ardından sivil toplumun güçlenerek ve çeşitlenerek çıktığını söyledi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/03/25/turkiyedeki-sivil-toplum-afetlerin-ardindan-daha-da-guclendi-ve-cesitlendi/">&#8216;Türkiye&#8217;deki Sivil Toplum, Afetlerin Ardından Daha da Güçlendi ve Çeşitlendi&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yakın zamanda birinci yılı dolan 6 Şubat depremleriyle başlamak gerekirse; sivil toplumun alanda yaşadıklarıyla ilgili neler söylersiniz?</strong></p>
<p>Sivil toplum, özellikle depremin etkilediği bölgelerde faaliyet gösteren STK&#8217;lar, afet sonrası dönemlerde nasıl müdahale edeceklerini, kapasitelerinin bu tür durulmalarda nelere yeteceğini,  bence önemlisi de, dezavantajlı kesimlerin afet sonrası süreçte kırılganlıklarının nasıl artığını yaşayarak deneyimledi. Özellikle, 2011&#8217;de başlayan kitlesel göçle, Suriyeli mültecilerin yoğun olduğu illerde pek çok yere, ulusal ve uluslararası örgüt zaten aktif olarak çalışıyordu, bu illerdeki ve sınır ötesi çalışan ekipleri, çünkü deprem sadece sınırın bu tarafını etkilemedi, sınırın diğer tarafında, Suriye içerisinde de büyük yıkıma sebep oldu, bu sebeple, onlarca sivil toplum örgütü  yerel ihtiyaçlara odaklanarak çalışmalarını sürdürüyordu. Ancak, depremin ardından herkes gibi sivil toplum da zorlu bir süreç yaşadı. Örneğin, Kırkayak Kültür’ün her iki merkezinde de hafif hasarlar oluştu ve bir süre kullanılamadı. Sivil toplum çalışanları, özelliklede gönüllüler, ilk günlerde fiziksel mekanlara girmeden çalışmaya başladılar. Ancak diğer yandan Pandemi sürecinde de yaşadığımız gibi ne yazık ki, insani yardım örgütleri de dahil olmak üzere sivil toplum, bu tür acil durumlara hazırlıklı değildi. Pandemi sürecinde de aynı durum yaşandı; sivil toplum bu tür beklenmedik doğal tehlikelerin yaratacağı afetlere hazırlıklı değildi. Ancak, yine de kısa süre içinde, uluslararası ve yerel sivil toplum örgütlerinin hızla organize olması ve sağlanan uluslararası fonlarla birlikte etkin bir şekilde çalışma için sahaya dönüldü ve bir yıldır bu çalışmalar sürüyor. Bir yıl sonra, dönüp geriye baktığımızda, Türkiye&#8217;deki sivil toplum, afetlerin ardından daha da güçlendi ve çeşitlendi. Gölcük Depremi ve Van Depremi gibi geçmiş afetlerin ardından kurulan STK&#8217;lar, şimdi sahada aktif olarak çalışıyor. Suriyeli mültecilerin kitlesel göçüyle birlikte Türkiye’de sivil toplumun yapısı da değişmişti, şimdi afet sonrası dönemde sivil toplum yeniden bir değişim yaşıyor.  Bugün, sivil toplum hala bu alanda faaliyet gösteriyor, ancak çalışmalarının etkinliği ve ihtiyaçlara göre yönlendirilmesi hala tartışma konusu, özellikle insani yardım alanı hak temelli bir yaklaşımın çok uzağında, oysa afet sonrası dönemlerde şunu gördük ki, hak temelli yaklaşım insanları hem afet riskinden korumayı hem de afet sonrası hayatlarını sürdürebilmeleri için onları güçlendirmek için olmazsa olmazlardan biri.</p>
<p><strong>Afet sonrası dönemde insan haklarına saygı ve koruma açısından sivil toplum kuruluşlarının paydaşlarla iş birliği nasıl sağlanabilir?</strong></p>
<p>Kırkayak Kültür olarak, hak temelli  çalışmalar bir sivil toplum örgütüyüz. Özellikle dezavantajlı toplum kesimleri için koruma faaliyetleri yürütüyoruz ve savunuculuk yapıyoruz. İnsani yardım alanında faaliyet göstermiyoruz, ancak pandemi sonrasında gönüllülük esasıyla ihtiyaç sahibi ailelere destek olduk. Depremle birlikte fark ettiğimiz bir şey var. Depremin yaşandığı ilk dönemlerde, sivil toplum örgütlerinin insani yardım ve koruma alanında hak temelli bir çalışma yürütmediğini gördük. Yardım yerine destek vurgusu yapmamız gerektiğini fark ettik. Konteyner ya da çadır gibi desteklerin, aslında barınma hakkı içinde, bir hak olduğunu vurguladık.</p>
<p>Bu deprem bize, insani yardımın koruma olmadığını, ancak hak temelli yaklaşımla korumanın bir aracına dönüşebileceğini gösterdi. Bu nedenle, gelecek için dersler çıkarmamız gerekiyor. Bu depremde sivil toplum örgütlerinin ne kadar önemli olduğunu anladık. Ancak, afet öncesi ve sonrası çalışmalarda sivil toplumun daha fazla dahil edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye&#8217;nin deprem bölgesi olması ve küresel göç yolları üzerinde bulunması nedeniyle, afet öncesi koordinasyonun sivil toplumu da içerecek şekilde yapılması önemli.</p>
<p>Şimdiye kadar, AFAD ve kamu kurumları bu konuda düzenleyici rol oynadı, ancak sivil toplum örgütlerinin bu sürece daha fazla dahil edilmesi gerekmekte. Afet sonrası dönemde koruma ekseninin insan hakları temelli olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu yaklaşımla, dezavantajlı toplum kesimlerinin ihtiyaçlarına daha etkili bir şekilde yanıt verebiliriz.</p>
<blockquote><p>Özne, hizmet götürdüğümüz ya da hizmet verdiğimiz toplum kesimleri, hedef kitlemiz, yaralanıcılarımız, ne ad verirsek verelim, ama özne biz değiliz. Bu büyük bir yanılgı… Özne olarak kendimiz alırsak sadece kendimiz eksenli düşünürüz, proje odaklı düşünürüz ve asli görevlerimizi unuturuz.</p></blockquote>
<p><strong>Sivil toplum kuruluşlarının kendi içinde çeşitliliği teşvik etme ve ayrımcılığı önleme konusundaki çabalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p>Şu anda dünyada belirli terimler ve alanlar trend olabiliyor. Sivil toplumda da benzer bir durum söz konusu. Son dönemlerde, kırılganlık ve yerelleşme gibi terimler üzerinden bir söylem oluştu. Ancak, bu trendler genellikle pratikte karşılığını bulmuyor. Bence, sivil toplum çalışanlarının ve sivil toplum örgütlerinin öncelikle kabullenmeleri gereken bir şey var ki o da, kendilerinin özne olmadığı gerçeğini kabullenmeleri, özne hizmet götürdüğümüz ya da hizmet verdiğimiz toplum kesimleri, hedef kitlemiz, yaralanıcılarımız, ne ad verirsek verelim, ama özne biz değiliz. Bu büyük bir yanılgı… Özne olarak kendimiz alırsak sadece kendimiz eksenli düşünürüz, proje odaklı düşünürüz ve asli görevlerimizi unuturuz… Yıllardır ayrımcılıkla mücadele ediyoruz ve ayrımcılığa uğrayan toplum kesimlerinin ve bireylerin uğradıkları ayrımcılığın epeyce bir kısmının da sivil toplum çalışanlarınca yapıldığına tanık oluyoruz. Birçok örnekte, sivil toplum çalışanlarının ayrımcı tavırlarla sergilediğini görüyoruz. Örneğin, bir Çingene mahallesine giden bir çalışanın, mahalleye girdiğinde &#8220;burası Çingene dolu, dikkatli olun bir şeyini çalmasınlar&#8221; gibi ifadelerle kullanması ya da depremden sonra sivil toplum kurumlarının bir kısmının, Dom, Abdal ve mültecileri desteklememesi, sağladıkları desteklerde onları geride bırakmaları gibi…  Ne yazık ki bu tür ön yargılar ve kalıp yargılar her dönemde ve her toplumda oldukça yaygın ve bunlar ayrımcı uygulamalara sebep oluyor. Ama son 10 yılda öğrendiğimiz bir şey var ki afet sonrası dönemler, bu tür önyargıların ve ayrımcı uygulamaların daha da güçlenip, toplum içerisinde yaygınlaşıyor. Dünyanın her yerinde bu ayrımcı uyulmalarla, başta sivil toplum örgütleri olmak üzere, insan hakları savunucuları, aktivistler mücadele ediyor. Sivil toplum bu açıdan çok önemli ama bugün neo-liberalizmin de etkisiyle artık kendisini bir sektör olarak tanımlıyor. Oysa sivil toplum örgütleri, dünyayla dertleri olan insanların, devletin boşalttığı yada erişemediği alanlarda çalışmalar yapmak için kurulur, var olma sebeplerinden biri de budur.</p>
<p>Sivil toplum sektörü olarak adlandırılan bu dönemde, özellikle gençlerin insan hakları alanında eğitilmesi ve ayrımcılık konusunda duyarlı hale gelmeleri önemli. Ancak maalesef, gelinen noktada, pek çok sebebi olmakla birlikte, bu konuda duyarlılık artık pek yaygın değil, bu alana artık sektörel iş olarak bakılıyor.</p>
<p><strong>Yapılan çalışmalar, dezavantajlı grupların yaşam koşullarının normal zamanlarla kıyaslanamayacak kadar kötüleştiğini gösteriyor. Haklara ve hizmetlere erişimleri zorlaştı. Deprem sürecinde sivil toplumun da ‘dezavantajlı gruba’ dönüştürüldüğünü düşünürsek, bir dezavantajlının diğeri için ne yapabileceğini düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p>Şu anda elimizde özellikle göç dönemini ve deprem sonrası dönemi ilgilendiren sivil toplum verileri oldukça sınırlı. Tabi ki, deprem sivil toplum çalışanlarını da etkiledi ve bazı travmatik deneyimler yaşandı, özellikle Hatay’da sivil toplumda da can kayıpları oldu, büyük kayıplar yaşandı.  Ancak sivil toplum örgütleri insan kaynağı açsından hızla kendini yeniledi ve sivil toplum örgütleri hala topluma hizmet etmeye çalışıyorlar, özellikle deprem sonrası travma yaşayan kesimlere destek olmaya çalışıyorlar. Bu süreç zorlu olsa da, sivil toplumun görevi bu tür durumlarda topluma yardımcı olmak, biz bunun için varız.</p>
<p><strong>Ayrımcılıkla mücadelede sivil toplum kuruluşlarının karşılaştığı en büyük zorluklar nelerdir ve bu zorlukların üstesinden gelmek için neler yapılabilir?</strong></p>
<p>Şu anda dünyada çok güçlü bir mülteci karşıtı hareket var ve bu hareketin temeli aslında ırkçılık. Bu ırkçı düşünce, özellikle de  yeni medya aracılığıyla, toplumda hızla yayılıyor ve sokakta, gündelik hayatta ciddi bir ayrımcılığa dönüşüyor. Günümüzde özellikle sivil toplum örgütlerinin dezavantajlı toplum kesimleri için çalışanlarının en büyük problemi, siyasetin popülist eğilimleri üzerinden ayrımcılığı körüklemesi. Ancak şunu da unutmamak gerekiyor ki, bu eğilime karşı bir karşı dalga daha var,  ben bu dalgadan oldukça umutluyum, son dönemde dünyanın farklı yerlerinde katıldığım, toplantılar, forumlarda bu kaşı dalganın filizlenip güçlendiğini gördüm, bu gün dünyanın her yerinde birlikte yaşamı savunan dalga da yükseliyor. Bu yıl katıldığımız,  Nepal’de düzenlenen Dünya Sosyal Formu, Cenevre’de düzenlenen Göç ve Kalkınma Formu ve daha pek toplantı, özellikle, bu yeni dalganın güçlenmesinin görünürlüğü açsından oldukça önemliydi. Dünyanın her tarafında bu dalga yükseliyor. Özellikle de küresel güneyden gelen taban hareketleri, dünyanın her tarafından dezavantajlı, marjinalleştirilmiş toplum kesimlerinin temsilcileri, küresel kuzeye göç etmiş göçmen örgütleri,  yeni kuşak göçmen gençler, göçmen işçi örgütleri, insanı önceleyen, sadece geleceği değil bugünü de isteyen, farklıkların birlikte ve eşit yaşayacağı bir dünya talebiyle bir araya geliyor. Bu günün dünyasında kadın hareketinin en güçlü olduğu dönemi yaşıyor. Özellikle gençler arasında, kadın hareketinin de verdiği güçle ve göçmen kökenli gençlerin söz sahibi olduğu, bir hareket güçleniyor. Diğer taraftan tarihsel olarak marjinalleştirilmiş, dezavantajlı Roman, Dom ve diğer topluluklar içinde eğitimli bir kuşağın ortaya çıkması da bu dalgayı güçlendiriyor. Tüm bunlar bir araya geldiğinde yeni ve yaşanabilir bir dünyanın geç olmadan kurulması gerektiğinin farkına varan insan sayısı da artıyor. Çünkü dünyanın her tarafında, biraz olsun olup bitenin farkına varan herkes, yaşanan iklim, çevresel ve ekonomik krizlerin dünyanın sonunu getireceğini görüyor, mevcut sistem sürdürülebilirliğini hızla yitiriyor.</p>
<p>Belki bu günlerde, popülist siyasetin yükselişiyle birlikte, sivil toplum örgütlerinin ayrımcılıkla mücadele etmesini zorlaştıran bir ortam oluşuyor. Türkiye&#8217;de de benzer bir durum söz konusu, mülteci ve göçmen karşıtlığıyla mücadele eden sivil toplum örgütlerinin seslerini duyurmakta zorlandıkları bir dönemden geçiyoruz. Ancak, yaptığımız işlerde  hak temelli yaklaşımı eksen alan kurumlar olarak, bizim de içinde bulunduğumuz dalganın pozitif enerjisini hissederek, bu zorlukların üstesinden gelmek için çaba gösteriyoruz.</p>
<p><strong>Sıfırdan başladık, yine sıfıra döndük raporunuz Abdal ve Dom’ların yaşadığı ayrımcılığa odaklanıyor. Bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşları diğerlerinden farklı olarak neler yaşadı deprem sürecinde.</strong></p>
<p>&#8220;<a href="https://www.kirkayak.org/download/sifirdan-basladik-yine-sifira-donduk/" target="_blank" rel="noopener">Sıfırdan başladık, yine sıfıra döndük</a>” raporu, Suriyeli mültecileri de içererek afet sonrası dönemlerdeki  haklara ve hizmetlere erişim ve ayrımcı uygulamalara odaklanıyor ve geleceğe dair politika önerilerini içeriyor. Mevcut deneyimlerimiz bize afetlerin ilk günlerinde toplumların homojenleştiği, herkesin etkilendiği ara dönemler oluştuğunu gösteriyor. Ancak zamanla afetlerden sonraki o kaos hali sona erince, sosyoekonomik açıdan farklılıkların görünürlüğü hızla artıyor ve heterojenleşme daha hızlı ve daha keskin bir hal alıyor. Afetlerin, özellikle dezavantajlı toplum kesimlerini daha fazla etkilediğini görüyoruz. Çünkü deprem gibi afetlerde en çok zarar görenlerin genellikle yoksul bölgelerde yaşayanlar olduğu, depreme dayanıksız konutların en çok yoksulların yaşadığı bölgelerde olduğunu, toplumsal dayanıklılığın bu toplum kesimlerinde daha düşük olduğunu görüyoruz. Bunu son yaşadığımız afet sonrasında da gördük, kitlesel göçün yaşandığı dönemde de. Bu raporu hazırlarken görüşmeler yaptığımız insanlar, desteklerin sağlandığı yerlerde, medyada özellikle de sosyal medyada ayrımcılığın yaşandığını, dile getirdiler. Hizmetlere ve haklara erişimde dezavantajlı ve kırılgan toplum kesimlerinin nasıl geride bırakıldığını, onlardan dinledik ve bunu raporladık.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/03/25/turkiyedeki-sivil-toplum-afetlerin-ardindan-daha-da-guclendi-ve-cesitlendi/">&#8216;Türkiye&#8217;deki Sivil Toplum, Afetlerin Ardından Daha da Güçlendi ve Çeşitlendi&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2024/03/25/turkiyedeki-sivil-toplum-afetlerin-ardindan-daha-da-guclendi-ve-cesitlendi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
