<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AFAD arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/afad/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/afad/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Mar 2023 06:48:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>AFAD arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/afad/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Deprem Bölgesinde Umudun Taşıyıcısı Sivil Toplum ve Gönüllüler! (1)</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/28/deprem-bolgesinde-umudun-tasiyicisi-sivil-toplum-ve-gonulluler-1/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/28/deprem-bolgesinde-umudun-tasiyicisi-sivil-toplum-ve-gonulluler-1/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Mar 2023 13:28:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[6 Şubat depremleri]]></category>
		<category><![CDATA[AFAD]]></category>
		<category><![CDATA[Afet Plaformu]]></category>
		<category><![CDATA[Çorbada Tuzun Olsun Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç haritası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83548</guid>

					<description><![CDATA[<p>Depremin üzerinden iki aya yakın bir zaman geçti.  Biz “normal” hayatlarımıza dönmeye odaklanır ya da bocalarken, bölgede “sivil toplum ve sivil aktörler ne yapıyor? Umut yeşeriyor mu?” sorularına yanıt aradım. Antakya’da Afet Platformu’nın koordinasyonunda Hatay Expo çadırında iki gün geçirdim. Herkes sanki orada ve elinden geleni yapıyor ama çeşitlenen ihtiyaçlar ve azalan gönüllü desteğiyle ihtiyaçlara yetebilmek çok güç. Yine de afetzedelerin tükenen ümidine karşın, burada umudun taşıyıcı kolunu sivil aktörler, gönüllüler… İlk yazıda, depremin başından beri saha olan Afet Plaformu’ndan 4 STK temsilcisinin sorunlara ve çözüme dair tespitleri yer alıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/28/deprem-bolgesinde-umudun-tasiyicisi-sivil-toplum-ve-gonulluler-1/">Deprem Bölgesinde Umudun Taşıyıcısı Sivil Toplum ve Gönüllüler! (1)</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Deprem Bölgesinde Umudun Taşıyıcısı Sivil Toplum ve Gönüllüler! (1)" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/Fow8rZYFQog?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><span style="font-weight: 400;">11 ve 12 Mart’ı Antakya’da </span><a href="https://www.instagram.com/afetplatformu/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Afet Platformu’nu</span></a><span style="font-weight: 400;">n gönüllüleri ile geçirdiğimde izlenimlerini paylaşmak ve analiz yapabilmek için karşılaştığım herkesin görüşüne ve deneyimine başvurdum. Çokça eleştirilen AFAD’dan görüş almayı başaramadım ancak bir grup AFAD görevlisi ile havaalanında kayıt dışı sohbet ettim. Kanaatim şu ki: herkes elinden geleni yapıyor, hatta dahası için zorluyor ama ihtiyaçlar o kadar çok ve çeşitli ki yetebilmek şu aşamada imkansız gibi…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-83551 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/03/deprem-bolgesinde-umudun-tasiyicisi-sivil-toplum-ve-gonulluler-1-1-640x480.jpg" alt="" width="359" height="269" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/03/deprem-bolgesinde-umudun-tasiyicisi-sivil-toplum-ve-gonulluler-1-1-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/03/deprem-bolgesinde-umudun-tasiyicisi-sivil-toplum-ve-gonulluler-1-1.jpg 700w" sizes="(max-width: 359px) 100vw, 359px" />Bölgeye gönüllü olarak gitmiş biri olarak, dayanışmaya katkı sunmak isteyen herkese bir STK ile bağlantı kurarak, onların deneyim ve koordinasyonunda hareket etmelerini tavsiye ederim. 30’a yakın gönüllü, İBB’nin Afet Platformu üyeleri ve gönülleri için tahsis ettiği iki otobüs ile Afet Platformu koordinasyonunda faaliyetlerini sürdüren Hatay Expo çadırına ulaştık.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Farklı gruplar özelinde yaptığım görüşme ve gözlemlerle aldığım notlar:  </span></p>
<p><b></b><b>Sivil Aktörler</b><span style="font-weight: 400;">: Azalan gönüllü desteğine karşın sürekli artan ve çeşitlenen ihtiyaçlara yetmeye çalışan Türkiye&#8217;nin pek çok kentinden deprem bölgesine gelen çok çeşitli sivil aktörler (en bilinen STK&#8217;lar; Ahbap, Afet Platformu, İHH, kadın örgütleri, Okçular Vakfı, &#8220;İslami STK&#8217;lar&#8221;, adını önceden duymadıklarım&#8230;)</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Gönüllüler</b><span style="font-weight: 400;">: Hayatında hiçbir STK’ya destek olmamış, dahası hiç gönüllü faaliyete de katılmadan kendini &#8220;afet gönüllüsü&#8221; gibi ağır bir yükümlülük altında bulan; deneyimli ve gönüllüğü yıllardır sürdüren farklı eğitim, statü ve deneyime sahip gönüllüler&#8230;</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Kamu Kurumları ve Belediyelerin Çalışanları</b><span style="font-weight: 400;">: Çok farklı kentlerden “görevlendirme” ile ya da gönüllü gelen çeşitli kamu kurumları ve belediyelerin çalışanları ve askerler…</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Özetle, herkes aslında elinden geleni yapıyor ama hayat o kadar yerle bir olmuş, moloz yığınları, toz-duman arasında ihtiyaçlar o kadar değişken ve çeşitli ki yetebilmek çok zor!</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></p>
<h5><b>&#8216;Afete Hazır Değiliz!  Ama Artık Nasıl Hazır Olunacağını Biliyoruz!&#8217;</b></h5>
<p><a href="https://www.instagram.com/ihtiyacharitasiofficial/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-83553 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/03/deprem-bolgesinde-umudun-tasiyicisi-sivil-toplum-ve-gonulluler-1-2-640x480.jpg" alt="" width="408" height="306" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/03/deprem-bolgesinde-umudun-tasiyicisi-sivil-toplum-ve-gonulluler-1-2-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/03/deprem-bolgesinde-umudun-tasiyicisi-sivil-toplum-ve-gonulluler-1-2.jpg 700w" sizes="(max-width: 408px) 100vw, 408px" />İhtiyaç Haritası’ndan</span></a><span style="font-weight: 400;"> Mehmet Sarıca ile de toplum olarak afetten çıkarmamız gereken dersi ve afet gönüllüğünün önemini konuştuk. Sarıca, öncelikle Maraş depremlerinin büyüklüğünü ve tüm gayretlere rağmen ihtiyaçlara yetişememe hissiyatını paylaşıyor. </span><span style="font-weight: 400;">“Burada çok fazla sivil kuruluş var; bir yandan devlet kuruluşları çalışıyor ama bir yetememe hali hissediyorum.” diyor ve bunu İhtiyaç Haritası’nın kurduğu WhatsApp hattına her gün artan ihtiyaç girilmesinden hareketle teyit ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sarıca, kamu ve sivil toplum AFAD-AHBAP tartışmalarını yersiz buluyor ve 11 ili etkileyen bir depremde ihtiyaçlara sadece kamunun yetebilmesinin olanaksızlığını vurguluyor. Bu nedenle, sivil toplum, kamu ve özel sektörün desteği ile ciddi iş birlikleri kurulması gerektiğini söyleyen Sarıca gönüllü desteğine ihtiyaca dikkat çekiyor: “İlk günlerde destek de gönüllü sayısı da çok fazlaydı. Ama 1 ayın sonrasında gelen destekler azaldı. Bizim çok fazla gönüllüye ihtiyacımız var burada. Örgütlü, gönüllü olursa çok daha iyi oluyor. Çünkü ne yapacağını bilen, sahada da daha önce gönüllülük yapmış insanlara özellikle ihtiyaç var”. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sarıca ile afet gönüllüsü olmanın farkını ve zorluklarını da konuştuk: “Gönüllülük dediğin şey zaten zor bir iş. Profesyonel çalışandan da zor.  Afet gönüllülüğü ise çok daha zor bir iş. Burada hayatında ilk defa gönüllülük yapan insanlar, afet gönüllülüğü yapmaya çalıştı. Ama maneviyatı da aslında diğer gönüllülük yapanlara nazaran çok daha doyurucu, çok daha iç huzurunu artıran, zenginleştiren bir şey.”  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sarıca’ya göre Maraş depremlerinden sonra, sahaya çok ciddi bir gönüllü akışı oldu. Bunların arasından güzel çalışan, nitelikli, kendini geliştiren insanlar da oldu. Depoculuğu, makine kullanmayı, insani yardım dağıtmayı burada öğrendiler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak Sarıca’ya hem Adana’da depremi yaşayan bir depremzede ve yıllardır edindiği  afet gönüllüsü deneyimi ile 6 Şubat depremlerinin çıkarılması gereken dersin sordum: “</span><span style="font-weight: 400;">Devletin ve diğer kuruluşların çıkaracağı ders şu; hazır değiliz. Hazır olmalıyız!</span><span style="font-weight: 400;"> Nasıl hazır oluruz? Gerekli olan nitelikli insan gücü, gönüllü ya da profesyonel, nitelikli ekipman. Bunlarla hazır olmamız lazım. Sahada neye ihtiyaç var biliyoruz artık.” </span></p>
<h5><b>Koordinasyon Sorunu Sivil Toplumda da Var!  </b></h5>
<p><a href="https://www.instagram.com/corbadatznolsun/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Çorbada Tuzun Olsun Derneği</span></a><span style="font-weight: 400;"> Başkanı Ahmet Türker, depremin başından beri sahada; Afet Plattormu’nun Expo deposunu koordine ediyor.</span><span style="font-weight: 400;"> Türker ile afetin başından bu yana en sık tekrarlanan koordinasyon sorununu ve AFAD ile ilgili eleştirileri konuştuk.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-83555 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/03/deprem-bolgesinde-umudun-tasiyicisi-sivil-toplum-ve-gonulluler-1-3-640x480.jpg" alt="" width="393" height="295" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/03/deprem-bolgesinde-umudun-tasiyicisi-sivil-toplum-ve-gonulluler-1-3-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/03/deprem-bolgesinde-umudun-tasiyicisi-sivil-toplum-ve-gonulluler-1-3.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 393px) 100vw, 393px" />Türker, Elazığ depreminde kurulan Afet Platformu&#8217;nun içinde olan, kendi alanında uzmanlıkları olan STK&#8217;ların en iyisi yapmaya, eleştirileri de dikkate alarak gayret ettiğini söylüyor. “Yapılabilecek birçok şey var; bunlara yetecek kaynaklarımız, gücümüz var ama en büyük problemimiz koordinasyon.” diyen Türker,</span><span style="font-weight: 400;"> “Sadece kamuda değil, sivil toplumda da koordinasyon sorunu var. Bireycilik, ego sivil toplumu kitliyor ve koordinasyon sorunu yaratıyor.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Koordinasyonsuzluğun toplumda çok yaygın olduğunu belirten Türker, “Diyalogdan çok uzaklaşabiliyoruz çünkü çok da duygusal bir toplumuz. Duygularımızı biraz geri planda tutmayı hepimizin öğrenmesi lazım.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türker ayrıca </span><b>toplumdaki yaygın ayrışmaya dikkat çekerek,  koordinasyonsuzluğu sadece AFAD üzerinden kamu kurumlarına yüklemenin doğru olmadığını belirtiyor ve toplumsal olarak öz eleştiri yapmamız gerektiğine inanıyor. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">AHBAP-AFAD tartışmalarına da değinen Türker, hem Çorbada Tuzun Olsun Derneği hem Afet Platormu çatısı alında AFAD ile kolektif çalıştıklarını, çünkü AFAD&#8217;ın koordineli çalışmadan, afet sahasında görev alınamayacağını hatırlatıyor: “Sahada faaliyetleri yarıştırmak da kurumları kötülemek de doğru değil.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türker’in dikkat çektiği bir diğer nokta, Türkiye&#8217;de sivil topluma yönelik ciddi güvensizlik. “İnsanlar gönüllü olmak, iyi şeylerin parçası olmak, bağış yapmak istiyor ama sivil toplumda aşırı bir parti siyasileşme mevcut.” diyen Türker&#8217;e göre, bu sebeplerle STK’lara duyulan güven zayıf.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak Ahmet Türker, bölgeye destek vermek ve dayanışmak isteyen yurttaşlara şu mesajı veriyor: “Sahayı duymazsak, sadece duygularımıza göre hareket edip gereksiz yardımlar yaparız. Her yardım, her desteğin gerekli bir şekilde sahada karşılığını bulabilmesi lazım. Bizim şu anda en çok istediğimiz şey insan kaynağı, gönüllü desteğine ihtiyacımız var.” </span></p>
<h5><b>&#8216;Gönüllü İhtiyacı Çok Fazla&#8217;</b></h5>
<p><a href="https://www.instagram.com/nefvakfi/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Nef Vakfı’ndan</span></a><span style="font-weight: 400;"> Sosyal Hizmet Koordinatörü Ercüment Arabacı, Afet Platformu’nun kurulduğu günden bu yana tüm afetlerde sahada aktif olarak görev alıyor. Arabacı da depremin büyüklüğüne ve gönüllü ihtiyacına dikkat çekiyor: “Depremin üzerinden geçen zamanda burada yaralar sarılmadı. Buradaki ihtiyaçlar bitmedi. Gelen malzemelerin hızlı bir şekilde afetzedelere ulaştırabilmesi için gönüllü ihtiyacımız var.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hatay deprem bölgesi özelinde hayatın hızlı bir şekilde geri dönmesinin çok zor olduğunu belirten Arabacı, “Biz STK’lar olarak, Nef Vakfı ve Afet Platformu olarak el ele verdik. Sahada çalışmalarımıza devam ediyoruz. Depo faaliyetleri yanında, konteyner kentler çalışmalarımız da devam ediyor.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bölgeye gelecek gönüllülere çağrı yapan Arabacı, “Sağlık sorununuz yoksa, kendinize fiziken ve ruhsal olarak güveniyorsanız, ‘her türlü zorlukta çalışırım. Her türlü sıkıntıyı katlanırım’ diyorsanız siz de buyurun. Afet Platformu sayfasında bulunan üye kuruluşlarından hangisini istiyorsanız bizimle iletişim kurup, gönüllü olarak Hatay&#8217;a gelebilirsiniz.”  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Afetzedelere destek vermenin pek çok yolu olduğunu hatırlatan Arabacı, “paranız olmayabilir</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">önemli olan gönlünüz olsun. Önemli olan bir derdiniz olsun. Hiçbir şey yapamıyorsanız, sosyal medyadan gönüllü çağrısına destek verin ya da Afet Platformu’nun </span><span style="font-weight: 400;">İhtiyaç Haritası’nın malzeme çağrılarını, paylaşabilirsiniz.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gönüllülerin emeğini bir anekdotla paylaşan Ercüment Arabacı, TOG gönüllüsü olarak Expo çadırında tekerlekli sandalyesiyle destek veren gönüllüyü paylaşıyor:  “Evet. Sağlık sorunları vardı. Problemleri vardı ama tekerlekli sandalyesiyle masada kayıt tuttu. Çay dağıttı. Onu unutamayız. Gönüllülüğün parayla pulla alınacak bir yeri yok</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">sonsuz saygı duyuyoruz, sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz.” </span></p>
<h5><b>&#8216;Doğal Afet + İnsan Elinden Çıkan Yıkım&amp; Şiddet: Etkilerini Tüm Türkiye Görecek!&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Afet Platformu koordinasyonunda çalışan </span><a href="https://www.instagram.com/worldhumanrelief/?hl=tr" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">World Human Relief</span></a><span style="font-weight: 400;"> (WHR- Dünya İnsani Dayanışma Derneği) Başkanı Doç.Dr. Ayten Zara ile deprem sonrası bölgenin çeşitlenen ve artan ihtiyaçları karşısında dayanışmanın ve gönüllüğün sürdürülebilir kılınması için ne yapılabileceğini ve afetin psikolojik etkilerini konuştuk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye gündemindeki siyasi konuların ağırlığının da etkisiyle afetin gündemdeki yerinin azaldığını söyleyen Zara, öncelikle azalan ilgilinin sahaya tekrar kanalize edilmesi gerektiğini kaydediyor: “Deprem bölgesinde her şey normalmiş gibi insanların ilgisini de azalttı bu ya da afet bölgesindeki ihtiyaçları arka plana eti. Oysa hala orada çok ciddi anlamda temel ihtiyaçlarının giderilmesi, psikolojik desteklenmesi gerekiyor. Hem yazılı hem de görsel medyanın bu konuya sık sık vurgu yapıyor olması lazım.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayten Zara’ya ayrıca deneyimleri çerçevesinde, 6 Şubat depremlerinde “yeni” olanın ne olduğunu sordum. Ulusal ve uluslararası düzeyde birçok afette görev alan Zara, depremleri sadece “doğal afet” olarak tanımlamıyor; “Aynı zamanda insan elinden çıkan bir şiddetti, bir yıkımdı. İnsanların sevdiklerini kurtaramayışı ya da ölüm yani kurtaracak kimseyi bulamayışı ve ölüme terk edilişi de bence insan elinden çıkan yıkım olarak görüyorum</span><span style="font-weight: 400;">.</span> <b>6 </b><b>Şubat depremleri sadece doğal afet değil aynı zamanda insan elinden çıkan yıkımı da şiddeti de barındıran özelliği nedeniyle, etkisi hem kısa dönemde hem de uzun dönemde çok fazla olacak</b><b>.</b><span style="font-weight: 400;"> Bu sadece afet bölgesinde bu yıkımı yaşayan insanlar için değil, Türkiye de bir toplum olarak bunun etkilerini maalesef çok olumsuz olarak görecek.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Afetten doğrudan etkilenmeyen biz yurttaşların “normal hayata” dönerken bir yandan da nasıl dayanışmayı ve desteği sürdürebileceğimizi, özetle aradaki dengeyi nasıl kuracağımız sorusunu Zara’nın psikoloji bilimi çerçevesinde yanıtı şu oldu: </span><span style="font-weight: 400;">“Afetin bu kadar yıkıcı olduğu ve binlerce insanın öldüğü ve yakınlarını kaybettiği bir afette hemen normale dönülemeyebilir ancak normale dönmek için çabalayabiliriz. Evet işimize gidebiliriz, sorumluluklarımızı yerine getirebiliriz, okula gidebiliriz. Sosyal hayatımızda olabilir. Ama bu sosyal hayatın içinde hiçbir şey yokmuş gibi eğleniyor olmak aslında bizim o afet bölgesinde acıları olan, kayıpları olan insanlara karşı büyük saygısızlık olduğunu düşünüyorum.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Zara’ya göre, </span><b>“afetzedeler kadar acılıyken bir şey yokmuş gibi eğleniyor olmamız, onları unutuyor olmamız onları yeniden kendi yüreklerinde öldürmek anlamına gelir</b><span style="font-weight: 400;">. ”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şu durumda, “ ne yapmalıyız?” soruma Zara’nın yanıtı şu oldu: “Onların acılarını anıyor, tanıyor olmamız lazım. İlla oraya gidip bir şey yapmakla da olmaz. Ama onları anarak, onların acılarına saygı duyarak olur. Bunu yapabilmenin birçok yolu var, hem bireysel düzeyde hem de toplumsal düzeyde yapabiliriz.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayten Zara, bu kadar büyük bir yıkım karşısında yas sürecinin birkaç aydan uzun sürmesi gerektiğini düşünüyor.  Zara’nın biz afetzede olmayanlara ve “normal hayatı” da sürdürme kaygısı taşıyanlara önerisi şu: “Görmezlikten gelmek, unutmak değil. Onları hala düşündüğümüzü, onlar için canımızın, kalbimizin attığını hissettirecek bir sosyal medya paylaşımı bile çok kıymetli olur.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/28/deprem-bolgesinde-umudun-tasiyicisi-sivil-toplum-ve-gonulluler-1/">Deprem Bölgesinde Umudun Taşıyıcısı Sivil Toplum ve Gönüllüler! (1)</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/28/deprem-bolgesinde-umudun-tasiyicisi-sivil-toplum-ve-gonulluler-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Türkiye &#8216;Doğal Afet&#8217; ile &#8216;Sivil Afeti&#8217; Birlikte Yaşıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/12/turkiye-dogal-afet-ile-sivil-afeti-birlikte-yasiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2023 11:47:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[İnsani Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[AFAD]]></category>
		<category><![CDATA[Ahbap]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanmaraş]]></category>
		<category><![CDATA[sivil afet]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Alan]]></category>
		<category><![CDATA[Sunay Demircan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82849</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahramanmaraş merkezli depremin neden olduğu büyük yıkıma karşın, umudumuzu yeşerten muazzam bir dayanışma da var. Öte yandan siyasi kutuplaşma ve ayrışma, kaçınılmaz olarak sivil alana da yansıyor. Sivil toplumun duayen isimlerinden Sunay Demircan, 1999 depremlerinden farklı olarak Türkiye’nin bugün iki farklı depremi birlikte yaşadığını söylüyor: “Biri doğal afet, diğeri ise toplumsal gerilimlere bağlı, derin kırılmalarla yaşanan sivil afet.” Demircan, AFAD- Ahbap ayrışmasında ise; ''Sorun kamu otoritesinin işlevsizliği ve yarattığı güven algı” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/12/turkiye-dogal-afet-ile-sivil-afeti-birlikte-yasiyor/">&#8221;Türkiye &#8216;Doğal Afet&#8217; ile &#8216;Sivil Afeti&#8217; Birlikte Yaşıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Biz toplum olarak şu an ne yaşıyoruz? 1999 depreminden farklı olan ne? Benzerlikler var mı?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-53115 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/sunay-demircan.jpeg" alt="Sunay Demircan" width="222" height="222" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/sunay-demircan.jpeg 388w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/sunay-demircan-160x160.jpeg 160w" sizes="auto, (max-width: 222px) 100vw, 222px" />1999 yılında, kamu otoritesi ve kurumların (ordu hariç) geç uyanmasına karşılık, seri hareket ederek, olağanüstü bir toplumsal dayanışma sergileyen, eşgüdümlü sayılabilecek yurttaş hareketi vardı. Bugün de yurttaş hareketi var, dayanışma da var ama ortada gözümüze ve gönlümüze saplanmış, sürekli büyüyen kocaman bir başka fay hattı var. Bence mesele de burada. </span></p>
<p><b>Ne kast ediyorsunuz bu ‘başka’ fay hattından?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin şu anda iki farklı depremi birlikte yaşadığını düşünüyorum. Biri, yer kabuğunun hareketlerine bağlı olan doğal afet; diğeri ise </span><b>toplumsal gerilimlere bağlı, derin kırılmalarla yaşanan sivil afet. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Deprem gibi ortaklaşa yaşanan acıların sivil toplumun kendi içinde ve devletle ilişkisinde, dayanışma temelli iş birliğini güçlendirmesi beklenir; böyle zamanlarda halkın moral desteğine çok ihtiyacı olur ve bu morali oluşturan da tüm tarafların dayanışma temelli bir araya gelmeleridir. </span></p>
<h5><strong>&#8216;Kriz İçinden Kriz Doğuran Kriz Halimiz&#8217;</strong></h5>
<p><b>Bir araya gelmiyorlar mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu depremde gözlediğim üç önemli nokta var. </span><b>Birincisi</b><span style="font-weight: 400;">, canını dişine takmış, gece gündüz tükenmeyen bir umutla çalışan </span><b>gönüllülerin de içinde olduğu bir arama kurtarma, dayanışma seferberliği. Evet, bu açıdan bakınca bir araya gelen büyük bir halk kitlesi var.  </b></p>
<p><b>İkincisi</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>bir türlü beceremediğimiz yerel ve ulusal ölçekteki koordinasyon meselemiz</b><span style="font-weight: 400;">. Olmuyor işte, hala ‘Sistematik nedir, plan ne işe yarar?’ sorularının zihnimizde karşılığı yok. </span></p>
<p><b>Üçüncüsü ise, kriz içinden kriz doğuran kriz halimiz</b><span style="font-weight: 400;">. Nasıl anlatayım, matruşka gibi. Tarafların keskinliklerinden zerre ödün vermedikleri, parçalayıcı dil ve dışlayıcı tavırla, öfke nöbetlerini dalga dalga toplumun üzerine sererek huzur duydukları, nevrotik bir hal bu.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son yıllarda artan siyasi, ekonomik fay hatlarındaki çatlaklar bu felaketle de birleşince, zaten süreç oluşturup yönetme kapasitesinin düştüğü bir dönemde, gidiş ciddi ve kalıcı kayıplara neden olabilir ki</span> söz konusu vatandır; aklımızı başımıza almamız lazım.</p>
<h5><b>Devlet Kurumlarına Güvensizlik, İktidarın Siyasi ve Beşeri Uzantısı  ‘Sivil’ Yapılar</b></h5>
<p><b> “Sivil afet” tespitinizi hangi faktörlerle açıklarsınız? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu şimdinin meselesi değil ki tarihi, kültürel, ideolojik temelleri, geçmişten birikimi olan bir meseleyi, şurada şıpınişi cümle içine sıkıştırıp, ‘ahan da budur’ demek sadece spekülasyon olur. </span><span style="font-weight: 400;">Ortada ciddi bir güven sorunu var. Yurttaşların önemli bölümü devletin kurumlarına, yetkililerine güvenmiyor</span><span style="font-weight: 400;">. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kızılay gibi bu işin zirvesinde olması gereken kuruluşlar da ne yazık ki son yıllarda kendilerine olan güveni sarsmak için epey çaba harcadılar. Bu güvensizlik, kutuplaşmayla el ele vererek, sivil alanda da kendine yer edindi. Hal böyle olunca da </span><span style="font-weight: 400;">her taraf kendi kurtarıcı kahramanını seçmeye başladı</span><span style="font-weight: 400;">.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu sivil alandaki fay hatlarının derinleşmesinde, kamu otoritesinin geçmişe göre çok daha etkili rolü olduğunu düşünüyorum. Daha yeni AFAD’ın <a href="https://www.aa.com.tr/tr/asrin-felaketi/stkler-depremzedelerin-yaralarini-sarmak-icin-tek-yurek-oldu/2814985#" target="_blank" rel="noopener">‘tek yürek STK’lar’</a> diyerek, Anadolu Ajansı üzerinden duyurduğu infografikte gördük bunu. Sadece iktidarın siyasi ve beşeri uzantısı olarak kurgulanmış ‘sivil’ yapılardan bir ‘tek yürek’ oluşturulmuş. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hiç olmazsa şu günlerde, bunu bağırarak duyurmayaydınız. Duyurmalarının da bir sebebi var tabii, kazanamazsa kaybedeceğinden korkuyor. Mesele var oluş, yok oluş ikilemine gelip dayandı, çok tehlikeli, bu nedenle de duramıyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mesela, </span><span style="font-weight: 400;">bu katılaşma halini 1999 depreminde görmemiştik mesela</span><span style="font-weight: 400;">. </span></p>
<h5><b>&#8216;Faylar İçine Sıkışmış Haldeyiz&#8217;</b></h5>
<p><b>Sivil toplum deprem bölgesinde ne yapıyor şu an?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum dediğimiz aslında halk, güruh değil ama, halk. Yani kültür bağlarıyla, ortak değerleriyle bir arada durarak, ortaklaşa medeniyet teşkil etmiş insan grubu. Bu bağlar sivil alanın bin bir emek inşa ettiği ritüelik bağlarıdır,</span> <span style="font-weight: 400;">düğündür, bayramdır, sofradır, yastır…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Daha durun, sivil toplum olarak acımızı yaşamadık ki, şu telaş bitsin gidenleri uğurlayalım, yasımızı yaşayalım, kalanlarla kucaklaşalım, el birliği yıkılanı inşa edelim… Değil mi? Anadolu’da böyle bir sivil medeniyet oluşturmuştuk. Her türlü iktidar zorbalığına rağmen ayakta kalabilen bir halk medeniyetiydi bu. Ne oldu şimdi? </span></p>
<blockquote><p>Nihayetinde meselenin cereyan ettiği mekân sivil alandır; artık ya el birliği ile batacağız açtığımız çukurda, ya da el birliği ile çıkacağız.</p></blockquote>
<p><b>Ne oldu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Deprem işte;  faylar içine sıkışmış haldeyiz. Yarığı derinleştirip, bizi birbirimize bağlayan bağları kopartırcasına çekiştiriyoruz, hele de onlara şiddetle ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde. Bu gerilimde elbette iktidarın rolü var ama şuracıkta birilerini suçlu ilan edip, infaza durmak gibi bir niyetimiz de yok, nihayetinde meselenin cereyan ettiği mekân sivil alandır; artık ya el birliği ile batacağız açtığımız çukurda ya da el birliği ile çıkacağız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Soruya dönecek olursam, Türkiye’de özellikle son on yıldır, Suriye ağırlıklı mülteci sorunları nedeniyle, insani yardım konularında ciddi bir sivil deneyim oluştu. Bu deneyime sahip kuruluşlar da zaten şu anda sahada var güçleriyle çalışıyorlar.  Onun dışında da teker teker saymayayım ama pek çok kurum sahada, aktifler, tüm güçleriyle çalışıyorlar, ama dediğim gibi</span><b> mesele tepeden başlayarak ülke sathına yayılmış olan şu ayrışma meselesi.  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Manzaraya bak, </span><b>yardım yapacağın kurumu, sahadaki becerisi ve deneyimine göre değil, siyasi duruşu ve popülerliğine göre seçiyoruz</b><span style="font-weight: 400;">. Daha dur, bunun orta ve uzun vadede yapılacak işleri var, milyonlarca insan, yeni bir hayatın inşası… Hiç kolay değil, daha ilk günde ayrışarak işe başlayacaksak, vah halimize! </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Unutmadan şunu da söyleyeyim, 1999 depreminde olmayan bir şey de sosyal medyaydı; sosyal medyanın oluşturduğu bir habitat ve onunla gelenler var. </span></p>
<h5><b>&#8216;En Küçük Hata Sadece Ahbap’a Değil Sivil Alana Zarar Verir&#8217;</b></h5>
<p><b>Ahbap-AFAD tartışmalarını nasıl değerlendirirsiniz? Spesifik olarak Ahbap’ı ve Haluk Levent’i sivil toplum içinde nasıl konumlandırırsınız? Ahbap Türkiye’de sivil toplum aktörlerinin yapamadığı neyi yapıyor? Başarısı, sivil toplum aktörlerine nasıl yansımalı?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ahbap’ın bir sivil toplum örgütü olup olmadığını tartışmıyorum. Haluk Levent’in popüler ve sevilen kimliğinde vücut bulmuş, kişisel / kitlesel yardım ihtiyaçlarında, çağrılara koşarak yardım götüren, dernek statüsünde, işlevsel bir mekanizmadır. Üyelerinin özgür iradesiyle seçilen bir yönetim yapıları var mıdır? Olmak zorunda. Sivil alanda faaliyet yürütüp, etki oluşturuyor mu? Evet, o halde konu kapanmıştır. İlle tartışılacaksa, burada Ahbap üzerinden asıl tartışılması gereken konu başkadır. </span></p>
<blockquote><p>Güvensizlik o boyuta gelmiş ki, Haluk Levent’in kişiliğinde, bir tür güven vorteksi oluştu, çekime kapılıp, hep birlikte gidiyoruz.</p></blockquote>
<p><b>Nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sorun Ahbap değil, Ahbap’ı bugün, bu kadar ön plana çıkmasını sağlayan durumun kendisidir. Yani, bir kuş havada kanadı kırılmış, düşüyor, düşerken de konacak, güvenebileceği bir dal arıyor. Mesele budur, anlatabiliyor muyum?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsanlar bu çöküş halinde, güvenip, tutunacakları dala muhtaçlar. Sormuyorlar ki Ahbap bu boyutta kaç tane kamp alanı kurdu? Kaç kere bu kadar karmaşık insani yardım programı kurgulayıp yürüttü? Bu kadar büyük bütçeyi yönetebilecek kapasitesi var mı? </span><b>Güvensizlik o boyuta gelmiş ki, Haluk Levent’in kişiliğinde, bir tür güven vorteksi oluştu, çekime kapılıp, hep birlikte gidiyoruz</b><span style="font-weight: 400;">. </span></p>
<p><b>Sorunlu durum budur, insanların güvenecekleri dalı olmaması. Kamu otoritesinin işlevsizliği ve yarattığı güven algısıdır</b><span style="font-weight: 400;">. Bu güvensizlik sivil örgütlere yönelik de var tabii, sadece kamu otoritesi değil. Maalesef, ülkenin uluslararası görünüm itibarıyla da durum böyle. Kişiler ve kurumlar yapacakları yardımın akıbetinden o kadar kuşkulular ki, “bunlar ne yapacaklarını bilmeseler de hiç değilse dürüstler” deniyor. </span></p>
<p><b>Ahbap bu durumda ne yapmalı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ahbap’ın kısa vadede yönetmesi gereken riskleri var. Tahmininin üzerinde kaynak akışı oluyor, buna uygun süreç planlayıp yönetebilmesi ve bu sırada da hiçbir suistimal olmadan, her kuruşunun hesabını vererek bunu yapabilmesi önemli. Şimdi Haluk Levent açıklama yaptı, dernek bütçesinin bağımsız denetçiler tarafından denetlenerek, raporlanacağını söyledi, önemli bu.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gelen saldırılardaki dile dikkat ederseniz, “Bunlara bu parayı yedirmemek lazım” diyen bir dili kıpırdatan akıldan konuşuyoruz. </span><b>Meselenin yemek / yiyememek meselesine kadar indirgendiği politik zeminde, Ahbap’ın titiz ötesi titiz olması gerekiyor</b><span style="font-weight: 400;">. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aksi halde, bu ayrışma ortamında olabilecekleri tahmin edebiliyorum. </span><b>Olabilecek en küçük bir istismar ya da hata sadece Ahbap’a değil, Türkiye’de sivil alanda bunca yıldır inşa edilmiş olan ilişkilere ve güvene de tesir eder. </b></p>
<blockquote><p>Ahbap olarak iki kapılı bir odaya girdiler şu an; diğer kapıdan ‘A’ olarak çıkmayacakları kesin, ne halde çıkmak istediklerini şimdiden tasarlayıp, ona göre bir yol çizmeleri gerek.</p></blockquote>
<p><b>Kapasite derken, neyi kast ediyorsunuz? </b></p>
<p><b>Kurumsal kapasite tabii, konunun kişiyi aşmış olması lazım artık, kurumun teknik, finansal ve idari olarak bu işi yönetecek kapasiteye ulaşmış olması önemli</b><span style="font-weight: 400;">. Diyebilirsin ki, “Nereden biliyorsun o kapasitede olmadığını?” Benimki sadece deneyimlerden hareketle üretilmiş temenni cümleleri; </span><b>bir haftada yağan bu kadar büyük kaynak ve iş yükünü yönetmek hiç kolay değil</b><span style="font-weight: 400;">, umarım vardır, söyledikleri gibi de işleri yoluna koyarlar.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sadece finans yönetimi ile bitmiyor ki iş. Yapılanları izleme ve değerlendirme, denetleme başka kapasite istiyor; bunları kamuoyu ve destekçilere raporlama başka kapasite… Acil bir iletişim planı lazım, bunu hazırlayıp yürütmek de kapasite. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşleri zor, morallerini bozmak istemem ama dilerim bu durumun onlar da farkındadırlar.  İki kapılı bir odaya girdiler şu an; diğer kapıdan ‘A’ olarak çıkmayacakları kesin, ne halde çıkmak istediklerini şimdiden tasarlayıp, ona göre bir yol çizmeleri gerek, bak bu da kapasite. Ne diyeyim işleri zor, </span><b>bu gibi durumlarda yardım edenin umulandan öteye yardım ihtiyacı olabiliyor, anlamaya çalışmalıyız. </b></p>
<h5><b>‘Çok Kritik Bir Andayız ’</b></h5>
<p><b>“Muhafazakâr STK&#8217;lar sahada değiller&#8221; çıkışına ve tespitlerine yorumunuz olur mu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kim diyor bunu? Bal gibi sahadalar, İHH başta, hepsi sahada! Benim bildiğim bu ama yanılıyor da olabilirim, yorum yapmam doğru değil.</span></p>
<p><b>Bu koşullarda ve bu iklimde, sivil toplum aktörleri ne yapabilirler? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Esas iş bundan sonra başlıyor. Sivil toplum için uzun ve zor bir yol var önümüzde, restorasyon, rehabilitasyon, yeni yerleşimlerin kurulması, değişen demografiler, tüm bunlar olurken seçim ve ekonomik krizin etkileri, dibimizde ne olacağı belli olmayan savaş gerilimi… </span><b>Soğukkanlı olmalıyız, zor günleri ancak dayanışmayla atlatabiliriz. Kritik, çok kritik bir anda olduğumuzu idrak ederek adım atalım lütfen. </b></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/12/turkiye-dogal-afet-ile-sivil-afeti-birlikte-yasiyor/">&#8221;Türkiye &#8216;Doğal Afet&#8217; ile &#8216;Sivil Afeti&#8217; Birlikte Yaşıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüm Afetler İçin Yardım Kampanyalarında AFAD Yetkili Olacak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/13/tum-afetler-icin-yardim-kampanyalarinda-afad-yetkili-olacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2021 11:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[AFAD]]></category>
		<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangını]]></category>
		<category><![CDATA[Resmi Gazete]]></category>
		<category><![CDATA[sel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73445</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'de son günlerde yaşanan sel ve yangınlarla ilgili Cumhurbaşkanı kararıyla, meydana gelen zararların karşılanması için Afet ve Acil Durum Başkanlığı AFAD'ın yetkili olacağı “insani yardım kampanyası” başlatıldı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/13/tum-afetler-icin-yardim-kampanyalarinda-afad-yetkili-olacak/">Tüm Afetler İçin Yardım Kampanyalarında AFAD Yetkili Olacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Resmi Gazete&#8217;de yayınlanarak kamuoyuna duyurulan kampanya, yaşanan ve sonrası için meydana gelebilecek afetler sonrası uygulanmak amacıyla başlatıldı. AFAD&#8217;ın açtıracağı kamu ve özel bankalardaki hesaplar, yine AFAD Başkanlığınca duyurulacak.</p>
<p class="description">AFAD&#8217;dan yapılan açıklamada kampanya ile ilgili detaylar şu şekilde paylaşıldı: &#8220;Batı Karadeniz bölgemizde meydana gelen sel felaketinde daha önceki afetlerde olduğu gibi, ayni ve nakdi yardımlar, etkili, verimli ve yerinde dağıtılabilmesi için AFAD koordinasyonunda yapılacaktır. Ayni yardımlar afet bölgelerinde oluşturulacak depolar, nakdi yardımlar ise daha önce duyurulan hesaplar üzerinden yapılacaktır.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/13/tum-afetler-icin-yardim-kampanyalarinda-afad-yetkili-olacak/">Tüm Afetler İçin Yardım Kampanyalarında AFAD Yetkili Olacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yeni&#8221;lenen Deprem Haritasının Güncelliği ve Ak-kuyu&#8217;nun Depremselliği</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/07/yenilenen-deprem-haritasinin-guncelligi-ve-ak-kuyunun-depremselligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Demircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Feb 2020 07:41:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[AFAD]]></category>
		<category><![CDATA[Akkuyu Nükleer Güç Santrali]]></category>
		<category><![CDATA[Haluk Eyidoğan]]></category>
		<category><![CDATA[NGS]]></category>
		<category><![CDATA[Sismik Uyum Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Atom Enerjisi Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Deprem Tehlike Haritası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47645</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Evimin altından, yakınından fay hattı geçiyor mu? "Neoliberal dönemde bireylerin öznelliğini dışa vuran türden sayılabilecek bu soru yeni deprem haritasının ruhunu da ortaya koyuyor, sanki yurttaşın tekil olarak  bilgilendirilmesiyle diğerinden"kopuk oluş" yeniden tesis ediliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/07/yenilenen-deprem-haritasinin-guncelligi-ve-ak-kuyunun-depremselligi/">&#8220;Yeni&#8221;lenen Deprem Haritasının Güncelliği ve Ak-kuyu&#8217;nun Depremselliği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Deprem haritaları sismik tehlikeye dair yurttaşların bilgilendirilmesi amacıyla hazırlanır, inşaat yönetmeliklerinin düzenlenmesi ve depreme karşı önlemlerin alınmasına temel teşkil eden Deprem Yönetmeliği için veri sağlar. Küresel çapta depremlerin meydana gelme eğilimini değerlendiren World Atlas&#8217;a göre dördüncü; Avrupa Birliği ülkeleri tarafından yürütülen Sismik Uyum Programı çerçevesinde gerçekleştirilen araştırmaya göre İtalya ve Yunanistan&#8217;ı da geçerek ilk sırada yer alan Türkiye için kuşkusuz deprem tehlike haritasının anlamı büyüktür ve güncelliği hayatidir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;de deprem tehlike haritasının hazırlanmasında yetkili kurum olan AFAD da 18 Mart 2018 tarihinde resmi gazetede yayımlanmasını müteakip, 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Deprem Tehlike Haritası&#8217;nı tanıtarak diri fay sayısının 485 olduğunu kamuoyuna duyurdu. Ancak, bu bilgi verilirken söz konusu rakamın 2012 yılında 326 olarak açıklanan diri fay sayısına bilinen fay segmentlerinin dahil edilmesiyle elde edildiğinden bahsedilmiyordu. Nitekim dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da Türkiye genelinde 485 fay kırığı olduğunu ifade ederek bilim insanları tarafından önceden bilinen parça fay hatlarının bir araya getirilmesiyle bu sonucun mühendislik çalışmalarına katkıda bulunacağına 2014 yılında </span><a href="https://www.sabah.com.tr/yasam/2012/06/20/aktif-fay-sayisi-iki-katina-cikti"><span style="font-weight: 400;">değinmiştir.</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Peki 24 Ocak 2020&#8217;de  meydana gelen Elazığ Depremi&#8217;nin ardından &#8220;kamuoyunda algı iyiyken&#8221; açıklanan Yenilenmiş Deprem Haritası&#8217;na dair &#8220;yeni&#8221; olan nedir? AFAD yetkilisinin: &#8220;En güncel deprem kaynak parametreleri, deprem katalogları ve yeni nesil matematiksel modeller dikkate alınarak çok daha fazla ve ayrıntılı veriyle hazırlanmıştır&#8221; açıklaması bu soruya bir yanıt sayılabilir mi? Elbette, zira yurttaşların e-devlet &#8216;ten ve/veya AFAD&#8217;ın web sitesinden giriş yaparak bu haritadaki verilere göre belirttikleri adresin fay kırığına mesafesini öğrenmesi mümkün. Nitekim noktasal bilgi edinebileceği söylenen harita medyada &#8220;Evimin altından, yakınından fay hattı geçiyor mu?&#8221; manşetiyle yer buldu. Esasen Neoliberal dönemde bireyin öznelliğini dışa vuran türden sayılabilecek bu soru yeni deprem haritasının ruhunu da ortaya koyuyor, sanki yurttaşın tekil olarak bilgilendirilmesiyle diğerinden &#8220;kopuk oluş&#8221; yeniden tesis ediliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan, 1996 yılındaki Türkiye Deprem Yönetmeliği&#8217;nin 23 yıl sonraki ilk ayrıntılı revizyonu olarak karşımıza çıkan bu haritanın bölgesel değil, noktasal niteliği önceki duruma göre bazı bölgelerin depremselliğinin düştüğü gibi bir algı yaratması nedeniyle tartışmalı da olan bir konu. Nitekim Kocaeli Üniversitesi&#8217;nden Prof. Dr. Şerif Barış 46 şehir için deprem tehlikesinin düşürüldüğünü hatta, Adana ve Gemlik gibi aktif fay hatlarının üzerindeki yerleşim yerlerinde deprem tehlikesinin düşük gösterilmesine karşı Jeoloji ve Jeofizik Mühendisleri Odası&#8217;nın itirazlarının olduğunu dile getiyor. Prof. Dr. Barış&#8217;a göre depremselliğin düşük gösterilmesi inşaat yönetmeliklerine sirayet ederek deprem güvenliğinden kaçınmaya neden olabilir.</span></p>
<p><b>Akkuyu NGS&#8217;nin Depremselliği </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle şunu belirtelim ki, ne eski ne de &#8220;Yenilenen&#8221; Deprem Tehlike Haritası fay hatlarının bilinmesinin kritik önem arz ettiği inşaat halindeki Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) için referans alınabilir. Zira Deprem Haritası yönetmeliğinin ilk maddesinde belirtilen yönetmeliğin kapsamı çerçevesinde açıkça köprülerin, nükleer tesislerin kısaca bugünkü ifadeyle mega proje kapsamına giren inşaatların yönetmelik kapsamının dışında olduğu yazıyor:</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">&#8220;1.1.7 – Binalar ve bina türü yapıların dışında kalan köprüler, barajlar, kıyı ve liman yapıları, </span></i> <i><span style="font-weight: 400;">tüneller, boru hatları, enerji nakil hatları, nükleer tesisler, doğal gaz depolama tesisleri gibi </span></i> <i><span style="font-weight: 400;">yapılar, tamamı yer altında bulunan yapılar ve binalardan farklı hesap ve güvenlik esaslarına </span></i> <i><span style="font-weight: 400;">göre projelendirilen diğer yapılar bu Yönetmeliğin kapsamı dışındadır&#8221;. </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan, yönetmeliğin kapsamı dışında kalan tesis ve yapıların kendi özel yönetmeliklerinin  olduğu, bu inşaatların kendi yönetmeliklerinde belirtilen ilkelere göre inşa edileceği hemen sonraki maddelerde ifade ediliyor:</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">&#8220;1.1.9 – Bu Yönetmeliğin kapsamı dışındaki bina ve bina türü yapıların deprem etkisi altında </span></i> <i><span style="font-weight: 400;">tasarımı için kendi özel yönetmelikleri yapılıncaya dek, öncelikle ilgili Türk Standartlarında </span></i> <i><span style="font-weight: 400;">verilen hükümler ile birlikte, uluslararası geçerliliği kabul edilen eşdeğer diğer standart, </span></i> <i><span style="font-weight: 400;">yönetmelik gibi teknik düzenlemeler veya kurumlarınca belirlenen teknik kurallar, bu </span></i> <i><span style="font-weight: 400;">Yönetmelikte öngörülen ilkeler gözetilerek kullanılabilir&#8221;. </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Buna göre, 1. reaktörünün inşaatının neredeyse tamamlandığı Akkuyu NGS&#8217;de özel  inşaat yönetmelikleri hazırlanmış olmalı. Zira Akkuyu Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED)&#8217;ne karşı 13 ayrı sivil toplum örgütü tarafından açılarak bölgede dikkate alınmayan fay hatlarının varlığına işaret eden davaların bilir kişi incelemelerinde yapılan bilimsel sunumlara rağmen toptan reddine karar verilmesiyle ak-lanan Akkuyu NGS&#8217;nin inşa edildiği bölge üzerinde fay hatlarına istinaden başlatılmış olan derin sismik etüdlerle model çalışmalarının sonuçları da açıklanmıyor, kamuoyuyla paylaşılmıyor.  </span></p>
<figure id="attachment_47648" aria-describedby="caption-attachment-47648" style="width: 409px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-47648 " src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/02/akkuyu-nukleer-sanrali-1fay.jpg" alt="" width="409" height="307" /><figcaption id="caption-attachment-47648" class="wp-caption-text">Türkiye ve yakın çevresinin güncel tektonik levha hareketleri ve etkin ana tektonik unsurları. (6) Siyah daire Akkuyu NGS’nin konumunu gösterir. NAF, Kuzey Anadolu Fayı; EAF, Doğu Anadolu Fayı; NEAF, Kuzeydoğu Anadolu Fayı; CA, Kıbrıs Dalma-Batma Kuşağı; ECFZ, Ecemiş Fay Kuşağı; TGFZ; Tuzgölü Fay Kuşağı. Bu fay kuşakları etkin fay yapılarını içerir (Prof.Dr.Haluk Eyidoğan, Bilim ve Gelecek)</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Bugün, AFAD&#8217;ın internet sitesinde ilgili çalışmaların tamamlanmış olduğu gösterilen bazı raporlar Jeofizik Mühendisi Prof. Dr Haluk Eyidoğan&#8217;ın belirttiğine göre Türkiye&#8217;de Akkuyu NGS bölgesi çevresinde  Akdeniz-Kıbrıs arasındaki Dalma-batma çukuru dahil Türkiye genelinde kıyıdan 200 kilometre mesafede tsunami olasılığı da gözetilerek yapılan etüdleri içermektedir. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Buna göre toplam aktif fay sayısı açıklanmış olan 485&#8217;in de üstünde 553 &#8216;e çıkmış durumdadır. Esasen etüdlerin Akkuyu NGS&#8217;ye özel olmayıp Türkiye genelinde gerçekleştirilmiş olması Türkiye Deprem Yönetmeliği&#8217;nin ilgili maddesine aykırı hareket edilerek Akkuyu NGS&#8217;ye yönelik özel yönetmeliklerin yapılmadığının da ispatı sayılabilir. Kaldı ki, Akkuyu NGS açısından önemli bir tehlike kalın toprak veya kaya türleri tarafından üzeri örtüldüğü için jeologlar tarafından tespit edilemeyen &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">kör faylar</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8220;dır. Prof. Dr Eyidoğan,  2011 yılında yaşanan Van Depremi&#8217;ne bu fay tipinin yol açtığını ifade ettiği  </span><a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/489802/Kor_faylara_dikkat_.html"><span style="font-weight: 400;">makalesinde</span></a><span style="font-weight: 400;"> benzer tipteki fayların deniz ortamı dahil Akkuyu NGS bölgesinde bulunduğuna işaret ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Akkuyu NGS&#8217;ye ait Saha Parametreleri raporunun, dönemin onaya yetkili tek kurumu Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) tarafından santrale yeniden yer lisansının verilmesinden sonra hatta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından da ÇED onayı verilmesinden sonra, diğer bir deyişle ters bir sıralamayla 2017 yılında onaylanmış olması da bu nükleer santral projesinin depremsellik açısından değerlendirilmediğinin diğer ispatı olarak değerlendirilebilir. Yine Akkuyu NGS&#8217;nin depremselliğinden bahsedildiği noktada kör fayların birleşiyor olma ihtimaliyle bölgedeki 2500 yıl içinde deprem meydana getirmiş Ecemiş Fay hattından tutun da Namrun fay hattına kadar çeşitli fay hatlarıyla kuşatılmış olmasının dikkate alınmış olması gerekirdi.  Bunlarla birlikte Prof. Dr. Eyidoğan&#8217;ın aynı yıl Bilim ve Gelecek&#8217;teki </span><a href="https://bilimvegelecek.com.tr/index.php/2016/06/01/akkuyu-nukleer-guc-santrali-ve-deprem-tehlikesi/"><span style="font-weight: 400;">makalesinde </span></a><span style="font-weight: 400;">detaylı bilgi verdiği üzere </span><span style="font-weight: 400;">Uluslararası Deprem Sismolojisi ve Yeriçi Fiziği Birliği</span><span style="font-weight: 400;"> (IAESPEI), tarafından önerilen ulusal sismotektonik haritasını edinmeden Akkuyu NGS&#8217;yi  inşa etmeye kararlı görünen Türkiye&#8217;nin tatmin edici deprem ve tsunami olasılık tespiti de olanaklı bulunmuyor Dip toplamda nükleer yakıtın tesise getirilmesi itibariyle inşaat temelinin iki kez çatladığına dair haberlerini okuduğumuz Ak-kuyu NGS&#8217;de bir nükleer felaketin yaşanma ihtimalini vicdan gözüyle görmek zor değil. Ne var ki, gerçekler engelse hiç bir göz görmek istemeyenden daha kör, hiç bir kulak da duymak istemeyenden daha sağır değildir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/07/yenilenen-deprem-haritasinin-guncelligi-ve-ak-kuyunun-depremselligi/">&#8220;Yeni&#8221;lenen Deprem Haritasının Güncelliği ve Ak-kuyu&#8217;nun Depremselliği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Van&#8217;da Kurtarma Ekipleri Çığ Altında Kaldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/05/vanda-kurtarma-ekipleri-cig-altinda-kaldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Feb 2020 15:26:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[AFAD]]></category>
		<category><![CDATA[çığ]]></category>
		<category><![CDATA[Van]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47609</guid>

					<description><![CDATA[<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'ndan (AFAD) yapılan açıklamada Van'ın Bahçesaray ve Çatak ilçeleri arasında yaşanan çığ felaketinde 33 kişinin hayatını kaybettiği 53 kişinin de yaralandığı bildirildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/05/vanda-kurtarma-ekipleri-cig-altinda-kaldi/">Van&#8217;da Kurtarma Ekipleri Çığ Altında Kaldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Van Bahçesaray ve Çatak ilçeleri arasındaki karayoluna, 4 Şubat 2020 17.45’te çığ düşmüştü. AFAD Van koordinasyonundaki arama kurtarma ekipleri, çığ altında kalan minibüs ve iş makinesinden 8’i sağ olmak üzere 13 kişiyi çıkarmıştı. Ulaşılamadığı değerlendirilen 2 kişi için AFAD Van ve koordinasyonundaki Jandarma, UMKE, 112 Acil Sağlık, Karayolları, Büyükşehir Belediyesi ile itfaiye ekiplerinin çalışmaları sürerken 12.00 sularında ikinci çığ düştü. Alanda çalışan ekiplerden bir kısmı çığ altında kaldı. AFAD&#8217;dan yapılan açıklamada bugün yaşanan ikinci çığda, aralarında güvenlik görevlilerinin de bulunduğu, toplam 33 kişinin hayatını kaybettiği; 53 kişinin ise yaralandığı kaydedildi. Çığ altında kalan AFAD Van İl Müdürü ile Birlik Müdürü&#8217;nün  hastanede tedavi gördüğü belirtilen açıklamada, müdahale için bölgedeki AFAD il müdürlüklerinden 67 arama kurtarma uzmanının alana sevk edildiği ifade edildi. Bölgeye 75 kişilik Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ve 10 kişilik AFAD arama kurtarma ekibi de Ankara&#8217;dan uçakla gönderildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/05/vanda-kurtarma-ekipleri-cig-altinda-kaldi/">Van&#8217;da Kurtarma Ekipleri Çığ Altında Kaldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplum Kuruluşları Afet Koordinasyon Platformu Oluşturuldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/27/sivil-toplum-kuruluslari-afet-koordinasyon-platformu-olusturuldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jan 2020 07:16:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ACEV]]></category>
		<category><![CDATA[Açık Açık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Ahbap Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Çorbada Tuzun Olsun Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[TOG]]></category>
		<category><![CDATA[AFAD]]></category>
		<category><![CDATA[Afet Koordinasyon Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Kızılay]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47335</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elazığ depreminde sahadaki çalışmaların yürütülmesi için Sivil Toplum Kuruluşları Afet Koordinasyon Platformu Kuruldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/27/sivil-toplum-kuruluslari-afet-koordinasyon-platformu-olusturuldu/">Sivil Toplum Kuruluşları Afet Koordinasyon Platformu Oluşturuldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AÇEV, Açık Açık Derneği, Ahbap Derneği, Ahtapot Gönüllüleri Derneği, Birleşmiş Milletler Gönüllüleri, Çorbada Tuzun Olsun Derneği, Hayata Destek Derneği, INOGAR, INOGAR ART, İhtiyaç Haritası, KAGİDER, Nef Vakfı, Nirengi Derneği, Sağlam Kobi, Temel İhtiyaç Derneği ve Toplum Gönülleri Vakfı temsilcileri Elazığ’da giderek Elazığ Valiliği’nde düzenlenen Afet Koordinasyon toplantısına katıldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-47337 size-boldthemes_small" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/EPOfpO9WsAAEDW9-320x213.jpg" alt="" width="320" height="213" />AFAD ve Kızılay’ın da katıldığı toplantıda, hem ulusal hem yerel STK’ların birlikte nasıl çalışacağı konuşuldu ve Sivil Toplum Kuruluşları Afet Koordinasyon Platformu kuruldu. Toplantının ardından, ulusal, yerel STK’lar ve İl Gençlik Meclisi ile birlikte valilik çalışmalarına destek olmak ve birlikte hareket etmek üzere görüşmeler yaptı. Toplanın ardından Sivil Toplum Afet Platformu ismiyle sorumluluk dağılım ve destek koordinasyon sistemi oluşturuldu. Bölgede çalışmalarını sürdüren platform detaylı ihtiyaç raporunu da önümüzdeki günlerde yayınlayacağını duyurdu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/27/sivil-toplum-kuruluslari-afet-koordinasyon-platformu-olusturuldu/">Sivil Toplum Kuruluşları Afet Koordinasyon Platformu Oluşturuldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Elazığ Depremi&#8217;nde Hayatını Kaybedenlerin Sayısı 36 Oldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/26/elazig-depreminde-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-36-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Jan 2020 18:06:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[AFAD]]></category>
		<category><![CDATA[Elazığ Depremi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47331</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elazığ Sivrice’de, 24 Ocak’ta meydana gelen 6,8’lik depremde ölü sayısı 36 yaralı sayısı da bin 607 oldu. Bölgede AFAD ekipleri ile birlikte sivil toplum kuruluşları da, arama kurtarma faaliyetlerinin yanı sıra hayatı normale döndürmek için de çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/26/elazig-depreminde-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-36-oldu/">Elazığ Depremi&#8217;nde Hayatını Kaybedenlerin Sayısı 36 Oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Afet ve Acil Yönetimi Başkanlığı’ndan (AFAD) yapılan açıklamada şimdiye kadar 45 kişinin enkaz altından sağ kurtarıldığı deprem bölgesinde; kamu ve sivil toplum kuruluşlarından 3 bin 637 personelin görev aldığı belirtildi. Ölü sayısının 35, yaralı sayısının bin 607’ye çıktığı belirtilen açıklamada, Elazığ şehir merkezinde, 1 bina enkazında arama kurtarma çalışmaları, 2 bina enkazında da tarama faaliyetlerinin sürdüğü belirtildi. Açıklamaya göre, hasar tespit çalışmalarında, 380 teknik personel ve 4 araç görev yapıyor. Şimdiye kadar Elazığ ve Malatya’da incelenen 1.521 binadan 76’sının yıkıldığı, 645’inin ağır hasar aldığı, 38’inin orta ve 503’ünün az hasarlı olduğu belirlendi. Acil olarak yıkılacak 12 binanın tespit edildiği çalışmalarda, 347 binanın ise hasarsız olduğu anlaşıldı.</p>
<p><strong>Psikososyal Destek İçin Girişim</strong></p>
<p>Bu arada Türkiye Psikiyatri Derneği’nden yapılan açıklamada, derneğin de aralarında olduğu bir çok sivil toplum kuruluşunun, kamu kuruluşlarıyla birlikte yaşanılan afetle ilgili destek girişimlerine başladığı belirtildi. Deprem sonrasında destek sağlanmasıyla ilgili daha önceki tecrübelerden yola çıkarak, öncelikli gereksinimlerin karşılanması, psikososyal desteğin planlı, koordinasyonlu ve sürdürülebilir şekilde sağlanmasının üzerinde durulduğu belirtilen açıklamada, “Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Göç, Afet ve Acil Durumlarda Psikososyal Destek Dairesi ile iletişime geçilerek üyelerimiz arasından bir gönüllü listesi oluşturulması planlanacaktır. Ruhsal Travma ve Afet Psikiyatrisi Çalışma Birimi üyelerimiz hem bölgedeki uzmanlara psikososyal destek konusunda birikimlerin aktarılması, hem de daha sonra gerekebilecek gönüllü uzman desteğinin organizasyonunu sağlamak üzere harekete geçmiştir.” Denildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/26/elazig-depreminde-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-36-oldu/">Elazığ Depremi&#8217;nde Hayatını Kaybedenlerin Sayısı 36 Oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Elazığ’daki Depremde Arama Kurtarma Çalışmaları Sürüyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/25/elazigdaki-depremde-arama-kurtarma-calismalari-suruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Jan 2020 07:58:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsani Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[AFAD]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Elazığ Depremi]]></category>
		<category><![CDATA[ihh]]></category>
		<category><![CDATA[UMKE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47324</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elazığ’ın Sivrice ilçesinde dün gece meydana gelen depremin ardından AFAD, AKUT, İHH ve UMKE ekipleri arama kurtarma çalışmalarını sürdürüyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/25/elazigdaki-depremde-arama-kurtarma-calismalari-suruyor/">Elazığ’daki Depremde Arama Kurtarma Çalışmaları Sürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Elazığ’ın Sivrice ilçesinde dün akşam saat 20.55’de 6,8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Çevre illerde ve ülkelerde de hissedilen depremde Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı&#8217;nın (AFAD) verilerine göre; 21 kişi hayatını kaybederken, bin 30 kişi de yaralandı. Depremin ardından resmi kurumların yanı arama kurtarma ve insani yardım çalışmaları yürüten sivil toplum kuruluşları da seferber oldu.</p>
<p>İHH İnsani Yardım Vakfı Arama Kurtarmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yakup Işık, depremin ardından genel merkezde kriz masası oluşturduklarını ve bölgeye çadır, mobil aşevi, battaniye yardımı çalışmalarının yanı sıra arama kurtarma ekiplerinin de hem İstanbul’dan hem de çevre illerden Elazığ’a gittiklerini duyurdu. Arama Kurtarma Derneği (AKUT) da yakın yerleşim yerlerindeki ekipleri depremin hemen ardından arama kurtarma çalışmaları için Elazığ’a yönlendirdi. Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) enkaz altında en az 39 kişinin olduğunu belirtti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-47325 size-boldthemes_small" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/EPFr5RyWsAANofa-320x213.jpg" alt="" width="320" height="213" />Arama kurtarma çalışmaları AFAD, AKUT, İHH ve UMKE ekipleri tarafından sürdürülüyor. Ekipler Gezin ve Mustafa Paşa mahallesinde üç kişiyi sağ olarak kurtardılar. İstanbul, İzmir ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri başta olmak üzere yerel yönetimler de deprem için yardım ekiplerini bölgeye sevketti.</p>
<p>AFAD’dan yapılan açıklamada, 1.162 arama kurtarma personeli ve 233’in bölgeye sevk edildiği belirtilerek, vatandaşlara şu uyarılarda bulunuldu: “Afet bölgesindeki hasarlı yapılara kesinlikle girilmemesi gerekmektedir. Yollar acil yardım araçları için boş bırakılmalıdır. Depremden sonra evler terk edilirken, ortamda herhangi bir gaz kokusu olmaması halinde, doğalgaz ve su vanaları ile elektrik şalterleri kapatılmalıdır. Vatandaşlarımız, acil yardıma ihtiyaç duymadıkları sürece, telefonlarını kullanmamalıdır. Yardıma ihtiyaç duyabilecek bebek, çocuk, yaşlı ve engellilere destek olunmalıdır.”</p>
<p>İhtiyaç Haritası’nın depremin ardından açtığı destek hattı için<a href="https://ihtiyacharitasi.org/ihtiyac/elaziga-acil-destek-28500" target="_blank" rel="noopener"> tıklayın.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/25/elazigdaki-depremde-arama-kurtarma-calismalari-suruyor/">Elazığ’daki Depremde Arama Kurtarma Çalışmaları Sürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Godzilla&#8217;yı Çağırmak!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/04/godzillayi-cagirmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Demircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Oct 2019 12:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[1999 depremi]]></category>
		<category><![CDATA[AFAD]]></category>
		<category><![CDATA[Akkuyu NGS]]></category>
		<category><![CDATA[Çernobil Nükleer Felaketi]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[İkinci Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Lucky Dragon]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk Savaş dönemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42955</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğa ve doğal olanın vahşiliğine üstün gelmenin derdindeyken kendinden bir canavar yaratan insan kendi gazabından kurtulabilecek mi? İleri teknolojinin yıkıcılığını tırmandıran iklim krizi çağında siyasi iktidarlar felaketi önlemek yerine davet ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/04/godzillayi-cagirmak/">Godzilla&#8217;yı Çağırmak!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İkinci Dünya Savaşı&#8217;nın ardından başlayan Soğuk Savaş dönemi boyunca yapılan iki bine yakın atom bombası denemelerinden yalnızca biriydi 1954 yılında Pasifik Okyanu&#8217;ndaki Marshall adalarında gerçekleştirilen deneme. Denemenin ardından Lucky Dragon (Şaslı Ejder) adındaki Japon menşeili gemi ve mürettebatı yoğun nükleer serpintiye maruz kalmış, bir balıkçı yaşamını yitirmişti. Godzilla fikri Toho film şirketi yapımcıları tarafından atom bombası denemesiyle ilgili haberler yayılırken yoğun radyoaktif serpintinin bir sürüngen türünü mutasyona uğratmasının hayali eseriydi. Godzilla gemileri, binaları, uçakları eline ne geçirse param parça ettiği gibi radyasyon da yayarak devasa cüssesiyle adeta atom çağının ejderhasıydı! 2019 yılında Canavarların Kralı adıyla olduğu gibi öncesinde de onlarca farklı versiyonuyla karşımıza çıkan Godzilla bu yazıda ise nükleer riskleri bu çağın diğer riskleriyle birlikte düşünmemize yardımcı olacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-42957 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/lucky-dragon3Ydeyq.jpg" alt="" width="347" height="238" />Çıkış noktası itibariyle Godzilla&#8217;nın kardeşi denebilecek nükleer santrallerin bir patlama, kaza halinde atom bombası gibi radyoaktif mağduriyet nedeni olduğu bilinen bir gerçektir.  Nitekim tarihte meydana gelen kazalar atom bombası patlamalarıyla açıklanır: 1986&#8217;da Çernobil Nükleer Felaketi&#8217;nde Hiroşima&#8217;ya ABD&#8217;nin atmış olduğu atom bombasıyla yayılan radyasyonun 400 kat fazlası yayılmıştır; 2011 yılında meydana gelen Fukuşima Nükleer Felaketi&#8217;nde ise yayılan radyasyon miktarı Hiroşima&#8217;ya atılan atom bombasıyla yayılanın 168 katıdır&#8230; Bu bağlamda en az iki nükleer santral rüyası gören ancak deprem ülkesi de olan Türkiye daha şimdiden temel inşaatında meydana gelen çatlaklarıyla tehlike sinyalleri yayarken Godzilla&#8217;yı karşılamaya hazırlanıyor gibi. Üstelik nükleer santral inşaatını yürüten Rus menşeili şirketin kendi ülkesinin jeolojik yapısı dahil bugüne kadar proje yaptığı ülkelerin profili açısından deprem riskini gözetmiş bir nükleer santral inşaatı da yok!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Daha bir hafta önce İstanbul&#8217;da 6 şiddetinde bir deprem meydana geldi ve uzmanların söylediğine göre bu hareket ana fay hattındaki kırılmanın öne çekilmesine neden oldu hatta büyük İstanbul depreminin 6 yıl içinde meydana geleceğine dikkat çekilmekte. Nihayet şehrin büyüklüğü ve düzensizliği, çarpık yapılaşması meseleyi daha tartışmalı hale getirirken deprem anında kullanılması gereken toplanma alanlarına alışveriş merkezlerinin yapılmış olması skandal olarak gündemde! Bununla birlikte AFAD başkanının bir </span><a href="https://medyascope.tv/2019/10/02/depreme-karsi-herkes-bireysel-tedbirini-almali-diyen-afad-baskani-mehmet-gulluogluna-tepki-erk-sahiplerinin-boyle-bir-uyarida-bulunma-hakki-yok-maruf19/"><span style="font-weight: 400;">konuşmasında</span></a><span style="font-weight: 400;"> depreme karşı herkesin bireysel tedbirlerini almasını salık vermesi neoliberal dönemde yurttaşların sorunlarla tek başlarına baş etmeye bırakıldığını gösteren örneklerden yalnızca biri. Hele riskli okul ve hastanelerin güvenli binalara dönüşmesi için 100 milyar TL&#8217;nin gerektiğini ve böyle bir kaynağın olmadığını söylemesi deprem vergilerinin akıbeti de sorgulanırken fazlasıyla can yakıcı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Deprem, tsunami ve nükleer patlamaların vurduğu 11 Mart 2011 tarihi itibariyle gerek Fukuşima&#8217;da gerekse ülke genelinde Japonların sokak eylemlerindeki en yaygın sloganı &#8220;Fukuşima&#8217;yı geri ver !&#8221; olmuştur. Zira radyoaktif kirliliğin öyle bugünden yarına yok olmaması mümkün değildir, deprem ve tsunaminin izleri silinirken ölçüm cihazlarıyla ölçülmedikçe anlaşılmayan radyoaktivite Fukuşima&#8217;daki eski hayatı adeta yutmuştur. Fukuşima Nükleer Felaketi Japonya ve dünya genelinde nükleer santrallerin inşaatında deprem riskinin dikkate alınmadığına dair tespitlerinin yapılması açısından önemlidir ve nükleer endüstrinin ülkedeki nüfusuna rağmen tüm nükleer santraller kapatılmıştır (Bugün yalnızca 9 reaktör aktif olup yeniden devreye alınma ihtimali olan reaktör sayısı  ise 28&#8217;dir). Deprem riski dünya genelindeki nükleer santraller açısından da güvenlik standartlarının yükseltilmesine, birçok tesisin testlerden geçirilmesine uygun olmayanların kapatılmasına neden olmuş ve diğerlerinin kapatılması için toplumsal muhalaefet yükselmiştir. Yine Asya kıtasının bir başka deprem ülkesi olan ve nüfusu Türkiye&#8217;nin nüfusunun dörtte birine tekabül eden Tayvan&#8217;da üç bin kişinin ölümüne on bin kişinin yaralanmasına neden olan depremin meydana geldiği 1999 yılından bugüne halk nükleer santrallerden çıkılması için uğraşmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-42958 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/deprem-map-640x452.jpg" alt="" width="391" height="276" />1999 yılı Türkiye açısından da  Marmara ve Düzce depremleriyle damgasını vurmuş, 30 bin kişinin yaşamını yitirdiği yıl olmuştur. Yine 2011 yılındaki Van Depremi ve ondan önceki Erzincan depremi binlerce kişinin can kaybına neden olmuş, toplumsal acıların yaşanmasıyla sonuçlanmıştır. Türkiye&#8217;nin bir deprem ülkesi olduğu ve fay hatlarının %98&#8217;inin aktif  durumda olduğu hemen herkes tarafından bilinir. Bununla birlikte en bilinen fay hatlarından Ecemiş, Akkuyu Nükleer Santrali&#8217;nin 30 kilometre ötesinden geçmektedir. Hatta 1990&#8217;larda dahi yeni teknolojilerle yapılan incelemeler 30 yeni fay hattı tespitini beraberinde getirmiştir. Bugün en tehlikeli varsayılan Kıbrıs dalma Batma çukuru Akkuyu ile 90 kilometre mesafedeki  Kıbrıs arasında mühim bir tespittir. Ancak bugünkü yeni teknolojiler kullanılarak yapılacak fay hattı taramasının Akkuyu NGS projesini tarihin çöp sepetine gönderme ihtimali olduğundadır ki bağımsız bilim insanları tarafından yapılacak yeni fay hatlarının araştırılmasından imtina edilmektedir. Diğer taraftan afet ve acil durumlara ilişkin tek yetkili kurumun 6 şiddetindeki deprem sonrasında herkesin kendi başının çaresine bakması önerisi aynı siyasi iktidarın nükleer santral kurma planlarıyla birlikte düşünülmesi gerekmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim krizi ise nükleer santrali olan bazı ülkelerin teyakkuza geçerek bir an önce milyonlarca dolar maliyet gerektiren önlemler almasını gerektiren bir gerçektir. 2050 yılından itibaren su seviyesindeki yükselmelerin 60 santimetreye çıkması riski ABD&#8217;de 13 ve Birleşik Krallık&#8217;ta 12 reaktör için santral sahasına su dolması ve tesis içinde tutulan atıkların sular altında kalması felaketiyle sonuçlanabilecektir. Bununla birlikte normal şartlarda nükleer santrallerde kullanılmış olan yakıt çubuklarının tesisten çıkarılması için önce tesis içindeki havuzlarda 20 yıl bekletilerek soğutulması gerekir ki su seviyelerinin yükselme hızı öngörülenden yüksek olabileceği için bu ülkeler birçok riskin ve maliyet içerse de santrallerin tasfiyesini ivedilikle planlamak zorundadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim krizi çağının doğayla barışık olmayan endüstrilere pek şans tanımayacağı aşikar. Türkiye hala nükleer santrallerle ilgili maddi manevi sorunları yaşamama şansına sahip ülkelerdendir. Nükleer güç olma projesinden vazgeçmesi ona bu sorunlarla uğraşan ülkelerin kaybettiği zamanı kazanmış olarak gereksiz maliyet ve faturaların altına girmekten kurtulabilir. Kaldı ki yüzünü dünya endüstri devi Almanya&#8217;dan alabileceği feyzle gerçek yerli ve milli kaynakları olan güneşine ve rüzgarına dönmesi onu gelecekte olası bir enerji kısıtı yaşamaktan da kurtaracağı gibi gerçek gücüne de kavuşturacaktır. Aksi halde bir deprem ülkesi olan ve iklim krizinin etkilerini yaşayan Türkiye&#8217;de siyasi iktidarın nükleer endüstriye kapı aralaması Godzilla&#8217;yı çağırmaktan başka bir şey değildir!</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/04/godzillayi-cagirmak/">Godzilla&#8217;yı Çağırmak!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
