<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Adalet Bakanlığı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/adalet-bakanligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/adalet-bakanligi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 10 Feb 2022 09:07:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Adalet Bakanlığı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/adalet-bakanligi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Tartışılması Gereken Nafaka Değil, Derinleşen Kadın Yoksulluğu&#8217; </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/10/tartisilmasi-gereken-nafaka-degil-derinlesen-kadin-yoksullugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Feb 2022 09:07:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[Boşanma ve Nafaka Hakkı için Feministler]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlandırılmış boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=78497</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boşanma ve Nafaka Hakkı için Feministler, gündemdeki 'hızlandırılımış boşanma' ve nafaka tartışmalarına dair basın açıklaması yayınladı. Açıklamada, "asıl sorun kadın yoksulluğu, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadınların siyasi, sosyal ve ekonomik haklarına erişememesi iken kadınların nafaka hakkına dokunmayın!" deniliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/10/tartisilmasi-gereken-nafaka-degil-derinlesen-kadin-yoksullugu/">&#8216;Tartışılması Gereken Nafaka Değil, Derinleşen Kadın Yoksulluğu&#8217; </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Boşanma ve Nafaka Hakkı için Feministler&#8221; ismiyle bir araya gelen kadın örgütleri &#8220;Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Karşı Bir İktidarın Boşanma ve Nafaka Konularındaki Düzenlemeleri Kadınların Lehine Olamaz!&#8221; başlıklı bir basın açıklaması yayınladı. Açıklamada, Adalet Bakanlığı&#8217;nın gündemindeki düzenlemenin &#8220;boşanma davalarının hızlandırılması&#8221; adı altında nafaka, velayet, tazminat konularının boşanma sonrasına bırakıldığı kaydediliyor. Söz konusu düzenleme ile kadınların haklarını temin etmeden boşanmaların hızlandırılmasının amaçlandığı belirtilen açıklamada, kadınların hakları temin edilmeden boşanmaların sonuçlandırılamayacağı vurgulanıyor.</p>
<h5><strong>&#8216;Kadınların Hakları Temin Edilmeden Boşanmalar Sonuçlandırılamaz!&#8217;</strong></h5>
<p>&#8220;Türkiye’de boşanma davalarının diğer tüm davalar gibi uzun sürmesi tarafların, özellikle de kadınların haklarına kavuşması bakımından büyük bir sorun. Boşanma davalarının uzun sürmesinin önüne geçilmek isteniyorsa, öncelikle yargıda buna sebebiyet veren idari ve teknik sorunların kaynağı tespit edilmeli ve açıklanacak veriler üzerinden çözümleri üretilmeli.&#8221; denilen açıklamada, iktidar tarafından önerilen ve Adalet Bakanlığı tarafından önerilen yöntemin kadınlar ve çocuklar için birçok hak kaybının önünü açacağı; düzenlemenin hayata geçmesi durumunda özellikle kadınların boşanmalarının önünü büyük oranda tıkayacağı vurgulanıyor:</p>
<p>&#8220;Zira Türkiye’de boşanmış kadın olmanın zorluğu, kadın istihdamının, kadınların mal varlığının ve gelirlerinin düşüklüğü ve giderek artan kadın yoksulluğu ortada iken nafaka, velayet, tazminat gibi talepler karara bağlanmadan boşanmak kadınlar için büyük bir belirsizlik ve güvencesizlik demek.&#8221;</p>
<p>Açıklamada dikkat çekilen bir diğer husus,  önerilen &#8220;hızlandırılmış boşanma&#8221; sonrası diğer konuların karara bağlanması için zorunlu arabuluculuğa başvurulması durumunda, kadın ve erkek arasındaki eşitsiz güç dengelerinin kadınları tekrar şiddete açık hale getireceği, manipülasyon, baskı ve telkin riski ile karşı karşıya bırakacağı; bunun da kadınların haklarından feragat etmesi riskini taşıdığı.</p>
<p>&#8220;Boşanma davalarının çoğunluğu erkek şiddeti sebebiyle açılıyorken yapılması gereken, boşanma ve boşanmaya bağlı sonuçların birlikte değerlendirileceği şekilde yargılamanın hızlandırılmasına yönelik tedbirlerin alınmasıdır.&#8221;</p>
<h5><strong>Tartışılması Gereken Asıl Sorun: Derinleşen Kadın Yoksulluğu </strong></h5>
<p>Basın açıklamasında özetle, tartışılması gereken asıl sorunun kadın yoksulluğu, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadınların siyasi, sosyal ve ekonomik haklarına erişememek olduğu hatırlatılıyor ve &#8220;kadınların nafaka hakkına dokunmayın!&#8221; deniliyor:</p>
<p>&#8220;Nafaka meselesinde esas tartışılması gereken, gerek baroların gerekse bağımsız kadın örgütlerinin araştırmalarında ortaya koyduğu üzere giderek derinleşen kadın yoksulluğudur. Kadınların boşanma sonucu yoksullaşacağı apaçıkken yoksulluk nafakası bağlamaktan imtina eden hakimlerin tutumlarıdır. Erkeklerin nafaka ödememek için binbir oyunla gelirlerini saklamalarıdır.&#8221;</p>
<blockquote><p>Devletin görevi, nafakayı sınırlandırarak kadınların haklarını gasp etmek değil.</p></blockquote>
<p>Önerilen düzenlemede nafakayı devletin ödemesinin öngörülmesi konusunda da şu tespitlere yer veriliyor:</p>
<p>&#8220;Devletin nafaka ödemesini önermek, nafaka yükümlülüğünü kadınları evlilik içinde yıllarca şiddet sarmalıyla çevreleyen, kadınların eğitim ve istihdama katılımını engelleyen, ev içi ve bakım emeğini görünmez hale getirerek kadınları yoksullaştıran erkeklerin üzerinden almak anlamına gelmektedir.</p>
<p>Devletin görevi, nafakayı sınırlandırarak kadınların haklarını gasp etmek değil, kadınların işgücü piyasasına katılabilmeleri için kamu hizmeti olarak ücretsiz, çalışma saatleri ile uyumlu, nitelikli ve erişilebilir bakımevleri ve kreşleri açmak, kadınların eğitime katılmaları önündeki engelleri kaldırmaktır.&#8221;</p>
<blockquote><p>Kamu kaynakları toplumsal cinsiyet eşitsizliğini giderecek şekilde kullanılsın.</p></blockquote>
<p>Boşanma ve Nafaka Hakkı için Feministler tarafından yapılan açıklamanın sonunda, nafaka hakkı sorununa çözüm olarak; kamu kaynaklarının toplumsal cinsiyet eşitsizliğini giderecek, kadınların ev ve aile içindeki konumlarını güçlendirerek onların evliliğe, aileye, erkek şiddetine mahkum olmamalarının önünü açacak şekilde kullanılması talep ediliyor.</p>
<p>Ayrıca, kamu kaynaklarının ücretli ve güvenceli işlere kadınların katılımlarını kolaylaştırarak ekonomik bağımsızlıklarını kazandıracak ve erkeklerle eşit ve nitelikli bir eğitim alabilmelerini sağlayacak politikalara ayrılması, ve eşitsizliklerin giderilerek olanak ve hakların genişletilmesi için önlemler alınması isteniyor.</p>
<p>Basın açıklamasının tümüne <a href="https://kadinininsanhaklari.org/wp-content/uploads/2022/02/Bos%CC%A7anma-ve-nafaka-du%CC%88zenlemelerine-dair.pdf" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/10/tartisilmasi-gereken-nafaka-degil-derinlesen-kadin-yoksullugu/">&#8216;Tartışılması Gereken Nafaka Değil, Derinleşen Kadın Yoksulluğu&#8217; </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yargı Reformu Stratejisi Belgesi Süreci: 2019’dan Bu Yana</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-2019dan-bu-yana/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Yazgan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2021 14:08:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Eylem Planı]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı reformu]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı Reformu Stratejisi Belgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı Reformu Stratejisi İzleme ve Değerlendirme Kurulu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72545</guid>

					<description><![CDATA[<p>Reform, şimdilik sadece paketler veya torba yasalar olarak görünürlük kazandı. Çünkü eşzamanlı olarak hak ihlalleri ve hak savunucularına yönelik sistemli saldırılar da devam ediyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-2019dan-bu-yana/">Yargı Reformu Stratejisi Belgesi Süreci: 2019’dan Bu Yana</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>30 Mayıs 2019’da bizzat Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan Yargı Reformu Stratejisi Belgesi’nin [bundan sonra kısaca YRSB] yargı reformu ile ilgili bir rehber değeri taşıdığı iddia edilmişti.</b><span style="font-weight: 400;"> Bu belgede, demokrasinin güçlendirilmesi ile hak ve özgürlüklerin geliştirilmesinin büyük önem taşıdığı belirtiliyordu. </span><b>İlk olarak, ifade özgürlüğünün insan hakları içindeki yerinin vazgeçilmezliğine vurgu yapılıyor, başat ölçüt olarak “uygulama” esas alınıyordu.</b><span style="font-weight: 400;"> Geçmişte yapılan mevzuat iyileştirme ve zihniyet değişimi çalışmalarına karşın, uygulamada yeterli ya da beklenen düzelmenin gerçekleşmediği açık biçimde kabul ediliyordu. </span></p>
<p><b>Belge’nin giriş bölümünde</b><span style="font-weight: 400;"> hukukun üstünlüğüne dayanan, hak ve özgürlüklerin korunabildiği, yargının bağımsız ve tarafsızlığının sağlanabildiği, rasyonel, ideal, şeffaf, basit süreçli, adalete erişilebilir, makul sürede yargısal sonuç alınabilir bir sisteme yönelik bir perspektif sunulmuştu. Bu perspektifin, Avrupa Birliği üyeliğinin stratejik bir hedef olarak görülmesi ve katılım sürecine bağlılığın dile getirilmesi ile doğrudan ilgili olduğu açıklanıyordu.  </span></p>
<p><b>İlkeler ve Değerler bölümünde</b><span style="font-weight: 400;">, insan odaklı hizmet anlayışının geliştirilmesi, hak ve özgürlüklerin daha etkin korunup geliştirilmesi, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının geliştirilmesi, hukuki güvenliğin güçlendirilmesi, adalete erişimin kolaylaştırılması, makul sürede yargılanma hakkının gözetilmesi ve yargıya güvenin artırılması ayrı ayrı ele alınıyordu. </span></p>
<p><b>Bu tür bir sisteme erişilebilmesi için, toplam 9 amaç, 63 hedef ve 256 faaliyet sıralanırken, bir Eylem Planı hazırlanacağı, Adalet Bakanlığı’nca yıllık izleme raporları yayımlanacağı ve Yargı Reformu Stratejisi İzleme ve Değerlendirme Kurulu oluşturulacağı, hazırlanan raporların kamuoyu ile paylaşılacağı açıklanıyordu.</b></p>
<p><b>YRSB’de gösterilen amaçlar,</b><span style="font-weight: 400;"> “hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi”, “yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı ve şeffaflığının geliştirilmesi”, “insan kaynaklarının nitelik ve niceliğinin artırılması”, “performans ve verimliliğin artırılması (hedef süre)”, “savunma hakkının etkin kullanılmasının sağlanması”, “adalete erişimin kolaylaştırılması ve hizmetlerden memnuniyetin artırılması”, “ceza adaleti sisteminin etkinliğinin artırılması”, “hukuk yargılaması ile idari yargılamanın sadeleştirilmesi ve etkinliğinin artırılması”, “alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin yaygınlaştırılması” olarak sayılıyordu.</span></p>
<p><b>Adalet Bakanlığı 02 Mart 2021 günü, “Özgür Birey, Güçlü Toplum: Daha Demokratik Bir Türkiye” vizyonu ile hazırlandığı iddiası ile İnsan Hakları Eylem Planı’nı açıkladı.</b><span style="font-weight: 400;"> Bu plan, 11. Kalkınma Planı ile YRSB’de dile getirilen reform iradesinin bir devamı olarak, tüm bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının faaliyetlerini kapsıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">30 Nisan 2021 günü Resmî Gazete’de Cumhurbaşkanı’nın 2021/9 sayılı ve 29.04.2021 tarihli bir genelge yayımladığı görülür. Genelge ile, 2021-2023 arası iki yıllık dönemi kapsayacak şekilde hazırlanan İnsan Hakları Eylem Planı’nın amaç, hedef ve faaliyetler bakımından somut biçimde kaleme alındığına, Uygulama Planı için kısa (1-3 ay), orta (6 ay-1 yıl) ve uzun (2 yıl) vadeli süreçler belirlendiğine dikkat çekiliyor ve plana uyulması için duyarlı ve sorumlu davranılmasına dair beklenti dile getiriliyordu. Söz konusu uygulama takvimini hazırlama görevi de Adalet Bakanlığı’na veriliyordu.</span></p>
<p><b>Bu arada, “İnsan Hakları Eylem Planı İzleme ve Değerlendirme Kurulu” da oluşturuldu. Kurulun başkanı Cumhurbaşkanı. Görevi ise takip ve koordinasyon.</b><span style="font-weight: 400;"> Yani kurul başkanı olarak Cumhurbaşkanı bizatihi Eylem Planı etkin ve  şeffaf biçimde uygulansın diye çalışacak. Kurul için Cumhurbaşkanı yardımcısı, bazı bakanlar (Adalet, Dışişleri, İçişleri, Aile ve Sosyal Politikalar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Hazine ve Maliye) ile Hukuk Politikaları Kurulu başkan vekili ile sınırlı bir üye listesi var. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üyeler arasında hiçbir sivil toplum temsilcisinin bulunmadığı dikkat çekiyor. Ancak ihtiyaç duyulduğunda ilgili kurum temsilcilerinin görüşlerine başvurulmak üzere toplantılara çağrılabilecek.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kurul üyesi olarak adı geçen bakanlıklar dört ayda bir rapor hazırlayıp Adalet Bakanlığı’na gönderecek. Hazırlanan “yıllık uygulama raporu”, Kamu Denetçiliği Kurumu ile Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’na gönderilecek, onlar da raporla ilgili değerlendirmelerini TBMM’ne ve Cumhurbaşkanı’na sunacak. Bu raporun son halini ise kamuoyuna yine bizatihi Cumhurbaşkanı açıklayacak.  </span></p>
<p><b>Peki bu kapsamda bugüne dek reform adı altında neler yapıldı? </b><span style="font-weight: 400;">“Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair” torba kanun değişiklikleri içeren dört paket hazırlandı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Paketlerin içeriklerinde ise, çok minik seviyede iyileştirmelerin yanı sıra öne çıkan iki ilginç nokta var:</span></p>
<p><b>Bunlardan ilkini </b><b>‘vazgeçtiklerimize geri dönüş’</b><b> diye nitelemek mümkün.</b><span style="font-weight: 400;"> Sihirli torbasına elini daldıran yasa koyucu, reform diye geçmiş denemeleri yeniden güncelliyor. Buna en iyi örnek olarak </span><i><span style="font-weight: 400;">‘</span></i><b><i>birinci paketin’</i></b><span style="font-weight: 400;"> ardından Ceza Muhakemesi Kanunları (CMK) madde 250 ve 252 ile aramıza yeniden katılan </span><b>ceza kararnamesi</b><span style="font-weight: 400;"> gösterilebilir. (</span><b>Ceza kararnamesi,</b><span style="font-weight: 400;"> savcının yaptırımı belirlediği, yargıcın yalnızca bu yaptırımı incelediği müesseseye verilen ad.) </span></p>
<p><b>2005’te ceza ve ceza muhakemesi kanunları “baştan yazılırken”,</b><span style="font-weight: 400;"> idarenin ceza kararnamesi kesmesi ile yetinilmiş, ceza muhakemesi içinde savcılık ve mahkemelerin ceza kararnamesi düzenlemesinden vazgeçilmişti. </span><b>İşte bugün karşımıza getirilen Yargı Reformu’nun birinci paketiyle</b><span style="font-weight: 400;"> CMK 250 ve 252. maddeler yeniden düzenlenerek, bu yetki savcılık ve asliye ceza mahkemelerine yeniden verildi. Hükümet 2005’te değiştirdiği sistemi, </span><b>‘yeni’ yargı reformuyla eski haline getiriyor.</b></p>
<p><b>İkincisi ise Strasbourg’dan esen rüzgârın siyasi iktidar üzerinde hala etkili olması.</b><span style="font-weight: 400;"> İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) tarafından hâlihazırda incelenen ve karara bağlanmak üzere olan bireysel başvurularda, Türkiye aleyhine ihlal kararı verileceğine dair sinyal gelen uygulamalarda rötuş ya da kelime oyunu denebilecek, göstermelik sayılabilecek hukuki düzenlemeler yapılıyor. Sanki, bir anlamda Strasbourg merkezli Mahkeme’ye ‘sorunu gördük, düzeltiyoruz’ mesajı veriliyor.</span></p>
<p><b>Reform adı altında, “kendi kendimizi tekrar etmek” ve aynı fasit daire içinde dönmekten öteye gidebilecek miyiz?</b><span style="font-weight: 400;"> Emin değiliz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Reform, şimdilik sadece paketler veya torba yasalar olarak görünürlük kazandı. Çünkü eşzamanlı olarak hak ihlalleri ve hak savunucularına yönelik sistemli saldırılar da devam ediyor.  </span></p>
<p><b>Bugüne kadar yargı reformu süreci ile üç paket geldi Meclis’e ve kabul edildi.  </b></p>
<ol>
<li><b> Paket:</b><span style="font-weight: 400;"> 7188 sayılı Kanun (soruşturmada tutukluluk için üst süre, seri muhakeme, basit yargılama </span></li>
<li><b> Paket:</b><span style="font-weight: 400;"> 7242 sayılı 14.04.2020 günlü Kanun ceza infaz rejimi değişikliği</span></li>
<li><b>Paket:</b> 7251 sayılı 22.07.2020 günlü Kanun Hukuk Muhakemeleri Kanunu değişikliği</li>
</ol>
<p><span style="font-weight: 400;">6 Haziran Salı günü, </span><b>IV. Paket</b><span style="font-weight: 400;"> TBMM Genel Kurulu’na sevk edildi.  </span></p>
<p><strong>Haberin 2. bölümü olan <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-dorduncu-paketin-icerigi/" target="_blank" rel="noopener">&#8216;Yargı Reformu Stratejisi Belgesi Süreci: Dördüncü Paketin İçeriği&#8217; bölümüne buradan</a>, 3. bölüm olan <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-teklif-hakkindaki-dusunceler/" target="_blank" rel="noopener">&#8216;Yargı Reformu Stratejisi Belgesi Süreci: Teklif Hakkındaki Düşünceler…&#8217;e ise buradan</a> ulaşabilirsiniz.</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-2019dan-bu-yana/">Yargı Reformu Stratejisi Belgesi Süreci: 2019’dan Bu Yana</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilgi Edinmeyle İlgili İtirazlar Artık Adalet Bakanlığı’na Yapılacak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/25/bilgi-edinmeyle-ilgili-itirazlar-artik-adalet-bakanligina-yapilacak/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/25/bilgi-edinmeyle-ilgili-itirazlar-artik-adalet-bakanligina-yapilacak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Jan 2019 08:35:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[BEDK]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi edinme]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi edinme talepleri]]></category>
		<category><![CDATA[CİMER]]></category>
		<category><![CDATA[Fuat Oktay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34590</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakanlığın cevabına göre, bilgi edinme taleplerine ilişkin itirazlar, “T.C. Adalet Bakanlığı, 06659, Kızılay/Ankara” adresine yapılabilecek. Bakanlığın cevabî yazısında, mevzuata göre yazılı olarak posta yolu ile yapılması zorunlu olan itirazların, bakanlığa teslim edildikten sonra, 0312 414 81 61 numaralı telefondan takip edilebileceği belirtiliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/25/bilgi-edinmeyle-ilgili-itirazlar-artik-adalet-bakanligina-yapilacak/">Bilgi Edinmeyle İlgili İtirazlar Artık Adalet Bakanlığı’na Yapılacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilgi edinme hakkı ile ilgili itirazlar, daha önce Başbakanlığa bağlı Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na (BEDK) yapılıyordu.  Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçtikten sonra, Başbakanlık makamının lağvedilmesi ile bilgi edinme hakkına ilişkin itiraz başvurularının hangi kurula yapılacağı belirsileşti.</p>
<p>Sivil Sayfalar olarak, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER), bu konudaki itirazların nereye yapılması gerektiğini sorduk.</p>
<p>2003 yılında Türkiye’de resmen tanınan “bilgi edinme hakkı”, ülkemiz için önemli bir dönüm noktası oldu. Toplumun her kesiminden yurttaş, bu hak sayesinde birçok konuda bilgilendi, belge taleplerini karşıladı; hakkı gasp edilmiş ise hakkını geri kazanmak için edindiği bilgiler ile kendine has mücadele yöntemleri belirledi, gasp edilen haklarını geri kazandı.</p>
<p>Bilgi edinme mevzuatına göre, bilgi edinme talepleri reddedilen ya da tam olarak karşılanmayan yurttaşlar, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na (BEDK) itirazda bulunarak istedikleri bilgi ve belgelere ulaşmak için çaba sarf ediyordu. Yurttaşın bilgi ve belgelerini karşılamamakta direnen kamu kurumları, itirazı kabul ya da kısmen kabul edilen yurttaşların bilgi ve belge taleplerini başvuru sahiplerine iletmek zorunda kalıyordu. Ancak Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçtikten sonra, Başbakanlığa bağlı faaliyet gösteren BEDK’ye yurttaşlar ulaşamadı; yurttaşların itirazları yeni sistemde değerlendirilemez oldu. Çünkü ortada yetkili bir merci yoktu.</p>
<p>Bu belirsizlik sürecinde, bilgi edinme hakkına ilişkin itirazlar, hem basında hem de parlamentoda gündem oldu; itirazların hangi merciye yapılması gerektiği tartışma konusu oldu. 7 Ocak’ta, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da BEDK’nin faal olup olmadığını, bu konudaki itirazların hangi yetkili devlet birimine yapılması gerektiğini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a yazılı soru önergesi ile sordu:  İstanbul Milletvekili Tanrıkulu: Yurttaşların yaşayacağı hak kayıpları ne şekilde giderilecektir?</p>
<p>İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, bu konudaki soru önergesine hâlâ cevap alabilmiş değil. Tanrıkulu’nun, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay’a yönelttiği sorulardan biri de yurttaşların hak kayıpları idi: “Şayet BEDK&#8217;nin iletişim adresi değişmiş ve yurttaşların itirazları, BEDK&#8217;nin eski adresine teslim edilmiş ise yurttaşların yaşayacağı hak kayıpları ne şekilde giderilecektir?”</p>
<p><strong>Sivil Sayfalar CİMER’e Başvuruda Bulundu</strong></p>
<p>Bugün hayatımızda büyük bir yer kaplayan bilgi edinme hakkına ilişkin bu belirsizliği gidermek için, Sivil Sayfalar CİMER’e başvuruda bulundu.</p>
<p>CİMER kanalıyla Sivil Sayfalar’dan Burak Özgüner’e cevap veren Adalet Bakanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü, “Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna sunulmak üzere talep/itirazınıza dair evrakınızı Bakanlığımıza gönderebilirsiniz” şeklinde beyanda bulundu.</p>
<p><strong>Bakanlığın cevabına göre, bilgi edinme taleplerine ilişkin itirazlar, “T.C. Adalet Bakanlığı, 06659, Kızılay/Ankara” adresine yapılabilecek. Bakanlığın cevabî yazısında, mevzuata göre yazılı olarak posta yolu ile yapılması zorunlu olan itirazların, bakanlığa teslim edildikten sonra, 0312 414 81 61 numaralı telefondan takip edilebileceği belirtiliyor.</strong></p>
<p>Adalet Bakanlığı’nın bu cevabına göre, bilgi edinme hakkına ilişkin itirazlar artık Adalet Bakanlığı’na yapılacak ancak hâlâ Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun teşekkül ettirilip ettirilmediği bilinmiyor.</p>
<p>Anayasal bir hak olan “bilgi edinme hakkı” gasp mı ediliyor?</p>
<p>Birçok yurttaş, Anayasa’nın 74. maddesi ile güvence altına alınan “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”nda belirtilen bilgi edinme hakkının gasp edildiğine ilişkin şikâyetlerde bulunmaya devam ediyor. Bilgi edinmeye ilişkin mevzuat hâlen yürürlükte olsa da bilgi edinme taleplerine ilişkin itirazlar, doğrudan Adalet Bakanlığı’na yapıldığında hangi müdürlük tarafından, ne şekilde değerlendirileceği de belirsizliğini koruyor.</p>
<p>Adalet Bakanlığı’nın cevabına rağmen, bilgi edinme taleplerine ilişkin itirazların tam olarak hangi bakanlık birimine yapılması gerektiği hâlâ belli değil. Bilgi edinme hakkına ilişkin kanun ve yönetmelikler gereği faal olması gereken Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu web sitesine ise hâlen ulaşılamıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/25/bilgi-edinmeyle-ilgili-itirazlar-artik-adalet-bakanligina-yapilacak/">Bilgi Edinmeyle İlgili İtirazlar Artık Adalet Bakanlığı’na Yapılacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/25/bilgi-edinmeyle-ilgili-itirazlar-artik-adalet-bakanligina-yapilacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adalet Bakanlığı&#8217;ndan Cinsel İstismara Karşı 7 Maddelik Genelge</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/19/adalet-bakanligindan-cinsel-istismara-karsi-7-maddelik-genelge/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Nov 2018 12:03:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel istismara karşı genelge]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32504</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığı, çocuklara ve kadınlara yönelik cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlara karşı 7 maddelik bir genelge yayımladı. Genelgede, adli işlemlerin titizlikle yerine getirilmesi gereğine vurgu yapıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/19/adalet-bakanligindan-cinsel-istismara-karsi-7-maddelik-genelge/">Adalet Bakanlığı&#8217;ndan Cinsel İstismara Karşı 7 Maddelik Genelge</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığı, çocuklara ve kadınlara yönelik istismara karşı 7 maddelik genelge yayımladı. Adalet Bakanlığının genelgesine göre, çocuklara ve kadınlara yönelik cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlarda soruşturma dosyasına ilişkin delil veya görüntüleri usulüne aykırı olarak paylaşan ya da buna sebebiyet verenler hakkında kanuni gereği yapılacak.</p>
<p>7 maddelik genelge şöyle:</p>
<p>1- Cinsel dokunulmazlığa karşı bir suç işlendiğinin öğrenilmesi halinde, Cumhuriyet savcısınca derhal soruşturmaya başlanması ve bu konuda mutlaka Cumhuriyet başsavcısına bilgi verilmesi,</p>
<p>2- Cumhuriyet savcısınca; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için araştırmaya başlanması, tüm delillerin hızlı bir şekilde toplanması, adli kolluk birimlerine gerekli emir ve talimatların gecikmeksizin iletilmesi ile kolluk tarafından yerine getirilecek işlemlerin takip ve denetiminin yapılması,</p>
<p>3- Cinsel istismara uğramış çocukların ikincil örselenmelerinin önüne geçilebilmesi için ifadelerin uzmanlar eşliğinde, zorunlu haller dışında tek seferde ve mümkün olduğu ölçüde Çocuk İzlem Merkezleri kullanılarak bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından alınması,</p>
<p>4- Cinsel dokunulmazlığı ihlal edilen suç mağdurlarının ifade alma işlemlerinde gerektiği ve mümkün olduğu ölçüde Adli Görüşme Odalarının kullanılması,</p>
<p>5- Cinsel suç soruşturmalarında, delillerin toplanması sırasında yaşanabilecek eksiklik veya gecikme nedeniyle koruma tedbirleri hakkında birbirinden farklı değerlendirme ve uygulamalara gidilmesinin, mağdur ve yakınları kadar toplumun da adalete olan inancını olumsuz etkileyebileceği hususunun göz önünde bulundurulması,</p>
<p>6- Bu soruşturmalarda, mağdur ve çocuğun mahremiyetinin korunması, soruşturma konusu eylemin onların geleceği üzerinde olumsuz etkiler bırakmasının önüne geçilebilmesi ve masumiyet karinesinin korunabilmesi açısından soruşturmanın gizliliği ilkesine riayet edilmesi,</p>
<p>7- Soruşturma dosyasına ilişkin delil veya görüntüleri usulüne aykırı olarak paylaşan ya da buna sebebiyet verenler hakkında kanuni gereğine tevessül edilmesi, konularında gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi istenmiştir.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2018/11/19/adalet-bakanligindan-cinsel-istismara-karsi-7-maddelik-genelge/" target="_blank" rel="noopener">Duvar</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/19/adalet-bakanligindan-cinsel-istismara-karsi-7-maddelik-genelge/">Adalet Bakanlığı&#8217;ndan Cinsel İstismara Karşı 7 Maddelik Genelge</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu Kuruldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/15/hayvan-haklari-yasama-izleme-delegasyonu-kuruldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Nov 2018 07:54:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları koruma kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[sokak hayvanları]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32386</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvanları Koruma Kanunu'nun değiştirilmesine dair kanun tasarı taslağı yine gündemde. Adalet Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ortak çalışması sonucunda, bir yasa tasarısı taslağı oluşturuldu ancak taslak metin sivil toplumdan saklanıyor. Buna karşılık, hayvan haklarını ilgilendiren bu yasama çalışmasının peşini bırakmayan sivil toplum ise güç birliği yaptı. 350'ye yakın sivil toplum kuruluşu ve yurttaş inisiyatifi bir araya gelerek “Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu”nu kurdu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/15/hayvan-haklari-yasama-izleme-delegasyonu-kuruldu/">Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu Kuruldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın, 24 Haziran seçimleri öncesinde hayvan hakları konusundaki vaatleri ve geçtiğimiz ay da “</span><i><span style="font-weight: 400;">Bu kanun hâlâ neyi bekliyor?</span></i><span style="font-weight: 400;">” diye sormasının ardından, ilgili bakanlıklardaki yasama çalışmaları da hızlanmıştı. Sivil toplum kuruluşları, yasama sürecine dâhil olmak için ciddi çaba sarf etmişler ancak bakanlıklarda sürdürülen tasarı çalışmalarına maalesef katılımları mümkün olamamıştı. Bürokrasinin bu direnci karşısında, sivil toplum da gücünü birleştirerek, yasama sürecine dâhil olma çabalarında ısrarcı olduğunu gösterdi ve yasama çalışmalarını belirli ölçütler dâhilinde takip etmek, sürece müdahil olmak için delegasyon çatısı altında birleşti. Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu&#8217;nun kırmızı çizgisi, sokak hayvanlarının sokaklarda yaşamalarına müdahale edilmemesi&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Delegasyon, TBMM ve bakanlıklarda görüşmelerde bulunuyor. Ankara&#8217;da görüşmelerini sürdüren delegasyon bileşenleri, sivil toplum katılımına kapalı olarak hazırlanan söz konusu tasarının, sokak hayvanlarını sürgün, esaret ve ölüme göndereceği görüşünde. 11 Kasım&#8217;da, delegasyonun çağrısı ile, Anadolu ve Trakya&#8217;da, Türkiye&#8217;nin 69 il ve ilçesinde, eş zamanlı basın açıklamaları yapıldı. Delegasyon, bu kez, 25 Kasım&#8217;da, hayvanları önemseyen herkesi, </span><b>“Katliam Yasa Tasarısına Hayır” </b><span style="font-weight: 400;">demek için İstanbul Kadıköy&#8217;e çağırıyor.</span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32388" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1049.png" alt="" width="632" height="425" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1049.png 632w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1049-610x410.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1049-320x215.png 320w" sizes="(max-width: 632px) 100vw, 632px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, 2004 senesinden beri yürürlükte. Ak Parti&#8217;nin önemli icraatlarından biri olan söz konusu kanunun amacı “</span><i><span style="font-weight: 400;">hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamak</span></i><span style="font-weight: 400;">” olsa da tüm hayvanların eşit olarak doğduğunu belirten bu kanun, özellikle hayvanlara karşı işlenen suçların yaptırımla sonuçlanması konusunda oldukça yetersiz. Hayvan hakları örgütleri, kanunun hayvanlar lehine değiştirilmesi için 2011&#8217;den bu yana mücadele veriyor ancak sivil toplumun talepleri yine karşılanacağa benzemiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kanun, daha çok sokak hayvanlarının yaşamlarını önemserken, insan menfaati amacı ile sömürülen ve öldürülen, diğer türlerdeki hayvanların neredeyse tamamı, kanunun koruma kapsamı dışında. Hayvan hakları savunucularının çoğu, her yasama döneminde, yasa tasarı ve tekliflerinden kaynaklı olarak, sokak hayvanları üzerindeki tehdit ve tehlikeler nedeniyle, insan tahakkümü altında, sistematik zulme maruz bırakılan hayvanların haklarının gündeme gelemediğinden de yakınıyor.</span></p>
<p><b>Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi&#8217;nde, bürokratlar yasama sürecine etki etmemeli</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu, yasama sürecinin şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve yasama sürecine sivil toplum katılımının sağlanması için mücadele veriyor. Öte yandan, Türkiye&#8217;nin geçiş yaptığı Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi&#8217;nde, eskiden Bakanlar Kurulu&#8217;nun sunduğu kanun tasarılarının da artık tarihe karışması ve yasama yetkisinin sadece parlamentoda olması gerekiyordu. Ancak eski âdet sürdü; yakında gündeme gelecek olan yasa tasarısı taslağı, yine masa başında, bürokratlarca hazırlandı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun böyle olacağını az çok kestirmek mümkündü ancak hayatî öneme sahip olan, yüzbinlerce canlının yaşam hakkını, özgürlüğünü ilgilendiren yasama çalışmalarına sivil toplumun katılımı sağlanmalı ki Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi de layıkı ile uygulanabilsin. Yani kanun teklifleri, referandum öncesinde denildiği gibi, sadece milletvekillerince hazırlanmalı. Parlamentodaki komisyonlarımızın uzmanları bu konuda oldukça bilgili ve sivil toplumla da işbirliğine gayet açık.</span></p>
<p><b>Bürokrasinin “şantaj”ı: Sokak hayvanları&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanı&#8217;nın hayvan hakları konusundaki beyanlarının ardından, Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu, Tarım ve Orman Bakanı&#8217;ndan çok zor da olsa bir randevu alabildi. Bu toplantıya, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli&#8217;nin yanı sıra, Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu, bakanlık danışmanları ile Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürü Yusuf Kandazoğlu katıldı. Bu toplantıda delegasyon temsilcileri, yakında gündeme gelecek olan tasarının detayları hakkında bilgi almaya çalışsalar da bu mümkün olmadı.</span></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32389" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1049_001.png" alt="" width="633" height="351" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1049_001.png 633w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1049_001-610x338.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1049_001-320x177.png 320w" sizes="(max-width: 633px) 100vw, 633px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yürürlükteki kanunun, sokak hayvanlarının yüzyıllardır olduğu gibi Türkiye sokaklarında yaşamalarının yasal garantisi olan ancak maalesef pratikte hayvanlara bir garanti sağlayamayan 6. maddenin değiştirilip değiştirilmediği, delegasyonun ana merak konusuydu. Çünkü konuyla ilgili ne zaman bir kanun değişikliği gündeme gelse “ünlü” 6. madde üzerinde değişiklikler yapılmak isteniyor. Yürürlükteki kanunun 6. maddesini açmakta fayda var: “&#8230; </span><i><span style="font-weight: 400;">Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle </span></i><b><i>alındıkları ortama bırakılmaları esastır.</i></b><span style="font-weight: 400;">”</span></p>
<p><b>“Sokakta hayvan mı olurmuş?”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Delegasyon, Genel Müdür Kandazoğlu&#8217;na, 6. madde ile ilgili hayatî bir soru sordu ve Genel Müdür de taslakta, maddenin değiştirilmiş olduğunu şu sözler ile ifade etti: “</span><i><span style="font-weight: 400;">Sokakta hayvan mı olurmuş, toplayıp belediyelerin barınaklarına göndereceğiz</span></i><span style="font-weight: 400;">”.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu cevabı bekliyorduk çünkü 2012&#8217;den beri, mevcut kanun değiştirilmek isteniyor ve yüzyıllardır bizimle aynı sokakları, gündelik hayatı paylaşan sokak hayvanlarının sürgün, ölüm ve esarete gönderilmesi gündeme geliyor. “</span><i><span style="font-weight: 400;">Sokakta hayvan mı olurmuş</span></i><span style="font-weight: 400;">” diye soran Genel Müdür, sokak hayvanlarını soykırıma uğratmış herhangi bir Avrupa ülkesinde yetişmiş olabilir ama Türkiye&#8217;nin de kendine özgü, yüzyıllara dayanan bir sosyo-kültürel yapısı var. Ancak bu nedense sürekli bürokratlarca gözardı ediliyor. </span></p>
<p><b>Hayatında bir kere bile barınak ziyaret etmemiş bürokratlar&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Burada herhangi bir niyet okumasında bulunmuyorum çünkü Bakan Pakdemirli&#8217;nin ve diğer bürokratların katıldığı toplantıda ben de vardım ve sokak hayvanlarını barınaklarda toplama ile ilgili olan beyanı, Genel Müdür Kandazoğlu&#8217;nun ağzından bizzat duydum. Bu beyan üzerine, Genel Müdür&#8217;e “</span><i><span style="font-weight: 400;">Hayatınızda bir kez bile belediye barınaklarından birini ziyaret ettiniz mi</span></i><span style="font-weight: 400;">” diye sorduk ve “</span><i><span style="font-weight: 400;">HAYIR</span></i><span style="font-weight: 400;">” cevabını aldık. Belediyelerin ölüm ve toplama kampı barınaklarına adımını dahi atmamış; birçoğu, 14 senelik kanunun varlığına rağmen sokak hayvanlarını zehirleyen, çöplüğe, ıssız ormanlara, taş ocaklarına terk eden belediyelerin icraatları hakkında hiçbir bilgiye sahip olmayan bürokratlar, yine masa başında yasama çalışması yürütüyor ve hayvanların sürgününe, ölüm fermanına imza atabilecek kadar kibirli olabiliyor. Yüzbinlerce hayvanın tecrit, tehcir ve ölüm fermanının sorumluluğunu almak belki bürokratlarca kabul edilebilir bir fiil ancak eminim ki ülkemizde vicdana sahip, duyarlı insanlar bu girişime karşı çıkacaklar ve 11 Kasım&#8217;da, Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu&#8217;nun çağrısı ile olduğu gibi, Türkiye&#8217;nin dört bir yanında, bu tasarıyı veto edeceklerdir.</span></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32390" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1050.png" alt="" width="555" height="381" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1050.png 555w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1050-320x220.png 320w" sizes="(max-width: 555px) 100vw, 555px" /></p>
<p><b>Veto demişken, Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;a da seslenmek istiyorum:</b><span style="font-weight: 400;"> Deneyimli bir siyasetçisiniz ve Anayasa&#8217;da da belirtildiği üzere tüm Türkiye&#8217;yi temsil ediyorsunuz. Yüzyıllardır sokak hayvanları ile birlikte yaşıyor, hayatlarımızı paylaşıyoruz. Bugüne dek bürokratların, masa başında hazırladıkları birçok yasa tasarısı kabul edildi ve toplumumuzun taleplerini karşılamadıklarından, bu kanunlar defalarca değiştirildi ancak Hayvanları Koruma Kanunu&#8217;na 14 senedir sıra gelmedi, gelemedi. Bu süre zarfında, hayvanlara, korkunç zulümler yaşatıldı. Şimdi böyle bir fırsat elimize geçmişken, hayvanlı sirkinden hayvan deneylerine; yunus parklarından hayvanat bahçelerine; hayvanların kapatıldığı, zulüm gördüğü tüm alanlara, konulara müdahale etme ve tüm dünyaya örnek bir yasa teklifini kanunlaştırmak hiç de zor değil. </span></p>
<p><b>Tasarı taslağı Cumhurbaşkanlığı&#8217;nda&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tasarı taslağının Cumhurbaşkanlığı&#8217;na sunulduğunu öğrendik ve 11 Kasım&#8217;da, Türkiye&#8217;nin 70&#8217;e yakın noktasından, duyarlı insanlar Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;a seslendi ve bu yasama çalışmasına sivil toplumu dâhil etmesini rica ettiler. Her gün zulüm gören, belediyelerce zehirlenen, öldürülen, çöplüklerde ölüme terk edilen hayvanların kaderini daha da kötüleştirmeyelim. Yüzbinlerce hayvanın kaderini, sokak hayvanları ve barınak/bakımevi gerçeğinden bihaber olan bürokratların eline terk etmek demek, onları gözden çıkarmak, ölüme göndermek demek. Sivil toplumun katılımı olmadan, bu yasama çalışmasının hayvanları hiçbir şekilde koruyamayacağını da adım gibi biliyorum. </span></p>
<p><b>25 Kasım&#8217;da, İstanbul Kadıköy&#8217;de basın açıklaması yapılacak</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye, dünyaya örnek bir yasa tasarısını mı kabul edecek, yoksa hayvanlara dünyayı dar mı edecek, bunu ilerleyen günlerde göreceğiz. Ben, bu ülkede vicdana sahip olan herkesi, bu yasama çalışmasını yakından takip etmeye, sokak hayvanları ile ortak yaşam kültürümüze sahip çıkmaya davet ediyorum. 11 Kasım&#8217;da Anadolu ve Trakya&#8217;da yapılan eş zamanlı basın açıklamalarının ardından, bu kez 25 Kasım&#8217;da İstanbul Kadıköy&#8217;de buluşulacak. Yaşam hakkı, şiddetsiz bir dünya, hayvan hakları sizler için de bir öneme sahipse lütfen basın açıklamasına katılım sağlayın.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışmalarına hızla devam eden Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu sosyal medya hesaplarını takip edebilir, yakın bir zamanda gündeme gelecek olan yasa tasarısı taslağı konusunda bilgi sahibi olabilirsiniz.</span></p>
<p><a href="https://www.facebook.com/yasamaizleme"><span style="font-weight: 400;">Facebook</span></a></p>
<p><a href="https://twitter.com/IzlemeYasama"><span style="font-weight: 400;">Twitter</span></a></p>
<p><b>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu&#8217;nun ana talepleri:</b></p>
<ol>
<li><span style="font-weight: 400;"> 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’ndaki tüm yasal değişiklikler, düzenlenecek çalıştaylar sonrası, sivil toplum kuruluşlarının görüşleri dikkate alınarak hazırlanmalıdır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Türkiye genelinde sayısı yüzbinleri bulan sokak hayvanları, toplanarak belediye barınaklarına götürüleceği bahanesi ile kırsala atılacaktır. Bu atılmaların devam etmesi durumunda, hayvanlar döngü halinde açlıkla, hastalıkla, kötü hava koşulları altında üreyecek ve yaşamını yitirecektir.  Bu durum, iddia edildiği gibi halktan gelen şikayetleri sonlandırmayacak, toplama kamplarının aslında bir çözüm olmadığı, katliam yasa tasarısını hazırlayan bürokratlar tarafından da görülecektir. Bunun yerine belediyelerin kanunu uygulayarak sokak hayvanlarını, hayvan sağlığı ve cerrahî prosedürlere uygun olarak kısırlaştırılmaları sağlanmalı ve alındığı yere bırakılmalarını esas alan 6. MADDEYE dokunulmamalıdır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Hayvana şiddet içeren tüm fiillere hapis cezası getirilmelidir.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Kanunu uygulamayarak hayvana şiddet, vahşet uygulayan belediye görevlileri de ADLÎ YAPTIRIM kapsamına alınmalıdır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Hayvana İŞKENCE, TECAVÜZ, ÖLDÜRME SUÇLARININ cezaları 2 yıl 1 aydan başlamalıdır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> İlgili bakanlığın belediyeler üzerinde yaptırımı olması için gerekli düzenlemeler yapılmalı; kanun ve yönetmelikle belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen belediyelere idari para cezası ve benzeri idari yaptırımlar getirilmeli, bu cezalar belediye bütçesinden yani vergi veren halktan alınmamalı, ihlali yapan görevliye rücû ettirilmelidir.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> “Sahipli hayvanlar”ın sokağa terkedilmelerine karşı caydırıcı (en az 10 bin TL) idarî para cezası verilmeli ve terk eden şahısların bir daha hayvan edinmesi men edilmelidir.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Hayvanat bahçeleri, sirk, yunus parkları, deney, avcılık, insan gıdası, yük ve insan taşıma amacıyla sömürülen, öldürülen ve dövüştürülen hayvanlar üzerindeki zulme son verilmeli; bu zulüm sektörleri yasaklanmalıdır. İnternet-petshop-üretim çiftliklerinden hayvan satışları tamamen yasaklanarak barınak ve sokaklardaki hayvanların yuvalandırılmaları teşvik edilmeli, her türlü hayvan ithalat ve ihracatı yasaklanmalı, illegal yollardan yurda kaçak girişler engellenmelidir.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> “Tehlikeli ırk” tanımı kaldırılmalı, özellikle hâlihazırda ailelerin evlerinde baktıkları ve belediye barınaklarına alınan bu tür köpekler kısırlaştırılıp kayıt altına alınarak koruyucularına geri verilmelidir. Üretim çiftliklerinde olanlar ise kısırlaştırılarak yuvalandırılmalı, dövüşlerde kullanılan köpeklere el konulup kısırlaştırılmalı, belediye barınaklarında özel bakım alanlarında rehabilite edilerek kayıt altına alınarak yuvalandırılmalıdır.</span></li>
</ol>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/15/hayvan-haklari-yasama-izleme-delegasyonu-kuruldu/">Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu Kuruldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İHD’den Tarsus Kadın Cezaevi’ndeki kötü muamelelerle ilgili rapor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/12/ihdden-tarsus-kadin-cezaevindeki-kotu-muamelelerle-ilgili-rapor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jul 2017 11:16:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[C Tipi Kadın Kapalı Cezaevi ve Tarsus T Tipi Cezaevi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[HDP]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Derneği Akdeniz Bölge Temsilciliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Tutuklu ve Hükümlülere Yönelik Hak İhlali Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[Meclis İnsan Hakları Komisyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=16677</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, anayasa ve tüm ceza kanunlarında, savaş veya olağan koşullarda dahi insanlara işkence, kötü muamele ve haysiyet kırıcı davranışlar mutlak olarak yasaktır ve suç olarak kabul edilmiştir&#8221; İnsan Hakları Derneği (İHD) Akdeniz Bölge Temsilciliği’nin Kadın Tutuklu ve Hükümlülere Yönelik Hak İhlali Raporu’nda, darp raporu alınmasının engellenmesi, su ve elektriğin bulunmaması, koğuşlarda kalanların [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/12/ihdden-tarsus-kadin-cezaevindeki-kotu-muamelelerle-ilgili-rapor/">İHD’den Tarsus Kadın Cezaevi’ndeki kötü muamelelerle ilgili rapor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, anayasa ve tüm ceza kanunlarında, savaş veya olağan koşullarda dahi insanlara işkence, kötü muamele ve haysiyet kırıcı davranışlar mutlak olarak yasaktır ve suç olarak kabul edilmiştir&#8221;</strong></p>
<p>İnsan Hakları Derneği (İHD) Akdeniz Bölge Temsilciliği’nin Kadın Tutuklu ve Hükümlülere Yönelik Hak İhlali Raporu’nda, darp raporu alınmasının engellenmesi, su ve elektriğin bulunmaması, koğuşlarda kalanların yarısına yetecek kadar yemek verilmesi, kağıt ve kalem verilmeyerek  dilekçe yazılmasını engelleme , çıplak arama dayatması, yemeklere katılan şap maddesinin aşırı şekilde kullanılması ve nakil esnasında işkence yapıldığına dair tespit ve iddialar yer alıyor.</p>
<p>İnsan Hakları Derneği Akdeniz Temsilciliği, mahpus ve yakınlarının yoğun başvurularını dikkate alarak gerçekleştirdiği cezaevi ziyaretlerinde Tarsus C Tipi Kadın Kapalı Cezaevi ve Tarsus  T Tipi Cezaevi&#8217;ne nakil esnasında ve sonrasında yaşanan kötü muamele, hak ihlali ve işkence iddialarına dair tespit raporu yayınladı.  Raporla ilgili savcılığa suç duyurusunda  bulunan temsilcilik, HDP, CHP, Adalet Bakanlığı ve Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na da başvuru yaptı.</p>
<p>Yapılan suç duyurusunda, ‘yaşanan hak ihlalleri ile ilgili soruşturma yapılması cezaevi koşulları ve gardiyanların uygulamalarının düzeltilmesi, disiplin cezalarının hakkaniyete aykırı olduğunun değerlendirilmesi,  hasta tutukluların tedavilerinin yapılması ve İstanbul Protokolü&#8217;ne uyulması talebinde’ bulunuldu.</p>
<p>İHD Akdeniz Bölge temsilcisi Av. Yasemin Dora Şeker,  yaşanan hak ihlalleri ile ilgili olarak “ Asla kabul edilemez bir durum. Yetkililerle iki görüşme yaptık. Birinci görüşmeden sonra düzelmek bir yana daha da ağırlaştı sorunlar. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, anayasa ve tüm ceza kanunlarında, savaş veya olağan koşullarda dahi insanlara işkence, kötü muamele ve haysiyet kırıcı davranışlar mutlak olarak yasaktır ve suç olarak kabul edilmiştir” dedi.</p>
<p>Rapor için<a href="http://www.ihd.org.tr/tarsus-c-tipi-kadin-kapali-cezaevinde-yasanan-hak-ihlallerine-iliskin-tespit-ve-gozlem-raporu/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> tıklayın</a></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/12/ihdden-tarsus-kadin-cezaevindeki-kotu-muamelelerle-ilgili-rapor/">İHD’den Tarsus Kadın Cezaevi’ndeki kötü muamelelerle ilgili rapor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“CİSST Kadın Mahpuslar İçin Ücretsiz Ped Kampanyası” Toplantısına Çağırıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/19/cisst-kadin-mahpuslar-icin-ucretsiz-ped-kampanyasi-toplantisina-cagiriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jun 2017 12:30:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cistt]]></category>
		<category><![CDATA[Meclis İnsan Hakları Komisyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15972</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği &#8211; Hapiste Kadın Ağı, kadın mahpusların genel ihtiyaçlarının gündemleştirilmesi ve bu doğrultuda ücretsiz ped hakkı kampanyasının içeriği ve taleplerini 21 Haziran 2017 tarihinde 15:00’ da  CİSST- toplantı salonunda  düzenleyeceği basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşacak. 2006 yılından beri hapishaneler alanında çalışmalar yapan, mahpusların sorunlarına dair doğrudan çalışmalar yürüten Ceza İnfaz Sisteminde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/19/cisst-kadin-mahpuslar-icin-ucretsiz-ped-kampanyasi-toplantisina-cagiriyor/">“CİSST Kadın Mahpuslar İçin Ücretsiz Ped Kampanyası” Toplantısına Çağırıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği &#8211; Hapiste Kadın Ağı, kadın mahpusların genel ihtiyaçlarının gündemleştirilmesi ve bu doğrultuda ücretsiz ped hakkı kampanyasının içeriği ve taleplerini 21 Haziran 2017 tarihinde 15:00’ da  CİSST- toplantı salonunda  düzenleyeceği basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2006 yılından beri hapishaneler alanında çalışmalar yapan, mahpusların sorunlarına dair doğrudan çalışmalar yürüten Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği&#8217; nin hapiste kadın çalışmaları alanında faaliyetini sürdüren “Hapiste Kadın Ağı” kadın mahpuslar için ücretsiz ped kampanyası toplantı çağrısı şöyle:</span></p>
<p><span id="more-15972"></span></p>
<p><b>Kadın Mahpuslar İçin Ücretsiz Ped Hakkı Kampanyası </b><b>Basın Toplantısı Daveti:</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye hapishanelerinde 1 Kasım 2016 tarihli rakamlara göre 7.894 kadın bulunmaktadır. Söz konusu kadınlar hem hapishanede olmaktan hem de kadın olmaktan kaynaklı birçok sorun yaşamakta ve dayanışmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle duvarların ardında da kadınların var olduğunu duyurmak, kadın mahpusların taleplerini gündeme getirmek gerekmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Genel kanının aksine mahpusların birçok ihtiyacı kendileri tarafından/ ücreti ödenmek suretiyle karşılanmaktadır. Geçici destekler söz konusu değil ise kadın mahpuslara ücretsiz ped sağlanmamaktadır. Pedler hapishane kantinlerinde ücretli olarak satılmakta, kadın mahpuslar yapılan görüşme ve mektuplarda pedlerin kantinlerde kimi zaman bulunamadığını, bulunsa dahi tek tip ve tek marka olduğunu, tampon kullanan kadınlar açısından ise durumun daha da kötü olduğunu belirtmektedirler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadın mahpusların genel ihtiyaçlarının gündeme getirilmesi, bir talepler listesi oluşturularak, listenin kamuoyunun ve Adalet Bakanlığı, Meclis İnsan Hakları Komisyonları gibi kurumların gündemine taşınması, söz konusu taleplerden birisi olan ücretsiz ped hakkının öne çıkartılması ihtiyacı insan hakları örgütleri nezdinde bir süredir tartışılmaktadır. Bu tartışmalar çerçevesinde bir kampanya başlatıyoruz. Kampanyamızın içeriğini, taleplerimizi kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz. </span></p>
<p><b>Hapiste Kadın Ağı</b></p>
<p><b>Toplantı Tarihi</b> <span style="font-weight: 400;">: 21 Haziran 2017</span></p>
<p><b>Toplantı Saati</b> <span style="font-weight: 400;">: 15.00</span></p>
<p><b>Toplantı Yeri</b> <span style="font-weight: 400;">: Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği- Toplantı Salonu</span></p>
<p>Katip Mustafa Çelebi Mah. Billurcu Sk. 5/ 2 Beyoğlu/ İSTANBUL</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/19/cisst-kadin-mahpuslar-icin-ucretsiz-ped-kampanyasi-toplantisina-cagiriyor/">“CİSST Kadın Mahpuslar İçin Ücretsiz Ped Kampanyası” Toplantısına Çağırıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk İstismarıyla Mücadele Derneği’nin çocuk istismarı raporu OHAL nedeniyle yasaklandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/03/cocuk-istismariyla-mucadele-derneginin-cocuk-istismari-raporu-ohal-nedeniyle-yasaklandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Jun 2017 09:37:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ÇİMDER]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İstismarıyla Mücadele Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[Şakran Çocuk Cezaevi raporu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15425</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk İstismarıyla Mücadele Derneği’nin (ÇİMDER) Şakran Çocuk Cezaevi raporunun kamuoyu ile paylaşılmasının olağanüstü hal (OHAL) gerekçesiyle yasaklandığı ortaya çıktı. Cumhuriyet’ten Zehra Özdilek’in haberine göre, istismar raporunun yasaklanmasına ilişkin konuşan ÇİMDER Başkanı Canan Arıtman, iktidarın çocuk istismarını önlemede engel teşkil ettiğini ifade etti: “Ülkemizde son yıllarda çocuk istismarı çok arttı, telefonumuzun çalmadığı gün yok. Önümüzdeki en büyük [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/03/cocuk-istismariyla-mucadele-derneginin-cocuk-istismari-raporu-ohal-nedeniyle-yasaklandi/">Çocuk İstismarıyla Mücadele Derneği’nin çocuk istismarı raporu OHAL nedeniyle yasaklandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk İstismarıyla Mücadele Derneği’nin (ÇİMDER) Şakran Çocuk Cezaevi raporunun kamuoyu ile paylaşılmasının olağanüstü hal (OHAL) gerekçesiyle yasaklandığı ortaya çıktı.</p>
<p><a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/753376/OHAL_istismari.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Cumhuriyet’ten Zehra Özdilek’in haberine göre</a>, istismar raporunun yasaklanmasına ilişkin konuşan ÇİMDER Başkanı Canan Arıtman, iktidarın çocuk istismarını önlemede engel teşkil ettiğini ifade etti: <strong>“Ülkemizde son yıllarda çocuk istismarı çok arttı, telefonumuzun çalmadığı gün yok. Önümüzdeki en büyük engel de bu iktidar. İktidar yapması gerekenleri yapmıyor ve yapmaya çalışan sivil toplum örgütlerinin de önünü kesiyor. Onlarca bilim insanı bu rapora bir sene emek verdi ama geldiğimiz nokta bu.”</strong></p>
<h4>‘Neler yapılması gerektiğini anlatıyoruz’</h4>
<p>Arıtman, dernek olarak Şakran Cezaevi’nde bir rehabilitasyon çalışması yaptıklarını, projede alanında uzman birçok akademisyenin de yer aldığını söyledi.</p>
<p>Arıtman raporda<strong> ‘Bakanlık aleyhine’</strong> bir şey söylenmemesine rağmen engele takıldığını ifade ederek şöyle devam etti: <strong>“Çocuklara öfke kontrolünü öğrettik, filmler izlettik. Güzel sanatlar fakültesinden öğretim üyeleri geldi. O filmlerden ne algıladıklarını sorduk, sohbetler ettik. Bir terapi programı içerisinde bilimsel olarak çalışıldı. Program öncesi ve sonrası çocuklardaki değişimin tespitini yaptık. Bizim amacımız çocukların oradan topluma ve kendilerine zarar vermeyecek bireyler olarak çıkması. Bu çalışmayla bunun başarılabileceğini gördük. Çalışmamızı Adalet bakanlığına izniyle yaptık. Raporlaştırıp bakanlığa sunduk. Raporda onların aleyhine tek kelime edilmiyor, neler yapılması gerektiğini anlatıyoruz.”</strong></p>
<h4>‘Bir kelime için saatlerce düşünüldü’</h4>
<p>Arıtman, daha önce çocuklar için 12 kişilik bir akademisyen grubuyla broşür de hazırladıklarını anımsatarak bu broşürün de İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından okullara dağıtılmasına izin verilmediğini söyledi.</p>
<p>Arıtman, <strong>“Broşür 6, 10 yaş arası çocuklara kendilerini korumayı öğretiyor. Komisyonları incelemiş 6-10 yaş arası gruba uygun görmemiş. Bir kelime için saatlerce düşünüldü. Onların yapacağı işleri yapıyoruz. Bize destek olmaları gerekirken, tavır bu. Bilseydik izin istemezdik”</strong> diye konuştu.</p>
<p><a href="http://www.diken.com.tr/cocuk-istismari-raporu-ohale-takildi-iktidar-mucadelenin-onunu-kesiyor/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">KAYNAK</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/03/cocuk-istismariyla-mucadele-derneginin-cocuk-istismari-raporu-ohal-nedeniyle-yasaklandi/">Çocuk İstismarıyla Mücadele Derneği’nin çocuk istismarı raporu OHAL nedeniyle yasaklandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mehmet Ali Başaran: Cezaevlerindeki yasaklar zincirinin son halkası kitap yasakları oldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/10/mehmet-ali-basaran-cezaevlerindeki-yasaklar-zincirinin-son-halkasi-kitap-yasaklari-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2017 10:19:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cezaevi Koşulları]]></category>
		<category><![CDATA[imza kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet ali başaran]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=13151</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan hakları aktivisti ve avukat Mehmet Ali Başaran geçen ay gelen bir yasakla artık mahkumlara kitap-dergi gibi okuma materyallerinin gönderilmesinin mümkün olmadığını söyledi ve bir imza kampanyası başlattı. Başaran kampanyayı başlatma sebeplerini ve hedeflerini Sivil Sayfalar&#8217;la paylaştı. Olağanüstü halden sonra cezaevlerinde keyfiyet, hak ihlalleri tavan yapmış durumda Mahkumlara kitap ve dergi gibi kitap materyalleri göndermenin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/10/mehmet-ali-basaran-cezaevlerindeki-yasaklar-zincirinin-son-halkasi-kitap-yasaklari-oldu/">Mehmet Ali Başaran: Cezaevlerindeki yasaklar zincirinin son halkası kitap yasakları oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsan hakları aktivisti ve avukat Mehmet Ali Başaran geçen ay gelen bir yasakla artık mahkumlara kitap-dergi gibi okuma materyallerinin gönderilmesinin mümkün olmadığını söyledi ve bir imza kampanyası başlattı. Başaran kampanyayı başlatma sebeplerini ve hedeflerini Sivil Sayfalar&#8217;la paylaştı.</strong><span id="more-13151"></span></p>
<h4>Olağanüstü halden sonra cezaevlerinde keyfiyet, hak ihlalleri tavan yapmış durumda</h4>
<p>Mahkumlara kitap ve dergi gibi kitap materyalleri göndermenin neden yasaklandığı hakkında resmi kurumların herhangi bir açıklama yapmaktan kaçındığını ve mazaret olarak olağanüstü hal koşullarını ileri sürdüğünü söyleyen Mehmet Ali Başaran, bu kampanyayı başlatma amacını &#8220;Türkiye&#8217;de yargı oldum olası sorunludur. Hukuktan bağımsızdır ve ağır ihmaller ile hatalı sonuçlar üretmeye çok müsaittir. Mağdur ve mahkum üreten bir sistemin parçasıyız. Buna bağlı olarak cezaevlerinde haksız yere tutuklanan, hukuki değil siyasi kararlarla mahkum edilen çok fazla sayıda insan bulunmaktadır. İnsanlarımızda şöyle bir algı var: vatandaş cezaevine düşmüşse, yapmıştır bir şeyler. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz! Bu algı yanlış. Öte yandan cezaevleri sivil denetime, insan haklarına büyük oranda kapalı alanlar.</p>
<figure id="attachment_13155" aria-describedby="caption-attachment-13155" style="width: 600px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-13155" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/m.ali_.basaran-e1491819163929.jpg" alt="" width="600" height="344" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/m.ali_.basaran-e1491819163929.jpg 600w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/m.ali_.basaran-e1491819163929-320x183.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-13155" class="wp-caption-text"><strong>Kaynak: İslami Analiz</strong></figcaption></figure>
<p>Ne haksızlıkların döndüğünü, kurumsallaştığını, gelenekselleştiğini, ne tür fiziki ve psikolojik işkenceler yapıldığını zindana düşenler, onların yakınları ve ilgili avukatlar biliyor ancak. Yasaklar o kadar saçma sapan bir hal alabiliyor ve insanların soluğunu o denli kesiyor ki, artık bu kadarı da fazla diyoruz. Olağanüstü halden sonra cezaevlerinde keyfiyet, hak ihlalleri tavan yapmış durumda. Yasaklar zincirinin son halkası da kitap yasakları oldu. Bu yasaklara, zorbalığın bu kadarına isyan ediyorum şahsen!&#8221; diyerek anlattı. Başaran kampanya hedefleri hakkında ise şunları söyledi:</p>
<h4>Cezaevindeki insanlar bir gün çıkacaklar ve topluma karışacaklar</h4>
<p>&#8220;Cezaevlerindeki insanlık dışı, hukuk dışı, fıtrata aykırı uygulamaların sonlandırılması. Modern ulus devletin, vatandaşları cezalandırma yetkisini kullanırken haddini aşmaması gerektiğini hatırlatmak. Cezaevindeki insanlar bir gün çıkacaklar ve topluma karışacaklar. Ne şekilde? Yaşayan ölüler şeklinde mi? &#8220;Bana ne, ne halleri varsa görsünler&#8221; demek müslümana yakışmaz.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13153" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/1-e1491818269125.jpg" alt="" width="300" height="424" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13154" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/2-e1491818343968.jpg" alt="" width="300" height="424" /></p>
<p>Change.org&#8217;da başlatılan kampanya açıklamasında yazanlar şu şekilde:</p>
<h4>2017 Türkiye’sinde kitap açıkça mahkûm ediliyor</h4>
<p>&#8220;Cezaevindeki insanlar için okumak çok önemli bir hak ve imkân. Bu hak ve imkân mahkûmların elinden zorla alınıyor. Bu yılın başında mahkûmların koğuşlarında 5’ten fazla kitap bulundurması yasaklandı. “Fazlalık” görülen kitaplar gardiyanlar eliyle koğuşlardan çıkartılıp depolara kaldırılıyordu ki geçen ay bir yasak daha geldi. Bu son yasağa göre, artık mahkûmlara kitap-dergi gibi okuma materyali gönderilemeyecek.</p>
<p>&#8220;Artık sadece parası olan mahkûmlar cezaevi idaresinden kitap talep edebilecekler. Bu talepler toplanacak ve civardaki bir kitapçıdan temin edilmeye çalışılacak. Kitap taleplerinin toplanma süresi, kitapçıya iletilmesi,  istenen kitapların taşrada bulunma ihtimali, bulunamazsa nasıl ve ne sürede temin edileceği, hatta temin edilip edilmeyeceği, bürokrasinin duvarlarına çarpmaya hazır çok can sıkıcı sorular.</p>
<p>&#8220;Kesin olan bir şey var: 2017 Türkiye’sinde kitap açıkça mahkûm ediliyor. Mahkûmların zihin ve ruh sağlığı için hayati öneme sahip kitap okuma hakkı ayaklar altına alınıyor. Kasım 2016 verilerine göre Türkiye’deki cezaevi sayısı 372, toplam tutuklu ve hükümlü sayısı ise 197 bin. Mevcut durum yaşanan hak ihlalinin boyutlarını gözler önüne seriyor.</p>
<p>&#8220;Bu yasaklar çağ dışıdır ve insanlığın yüzünü kızartacak utanç kaynaklarıdır. Adalet Bakanlığı’nı, insan haklarına saygı duymaya, Türkiye’yi daha fazla utandırmamaya davet ediyoruz. Kültür Bakanlığı’na, kitaplara karşı girişilen bu anlamsız savaşa kayıtsız kalmaması için uyarıda bulunuyoruz. Kültür, edebiyat ve sanat dünyasının, tarihte kara bir leke oluşturacak bu ayıptan haberdar olmasını, sesimize ses vermesini istiyoruz.&#8221;</p>
<h6><strong>İmza kampanyasına ulaşmak için <a href="https://www.change.org/p/cezaevlerindeki-kitap-yasaklar%C4%B1-kald%C4%B1r%C4%B1ls%C4%B1n" target="_blank" rel="noopener">tıklayın</a></strong></h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/10/mehmet-ali-basaran-cezaevlerindeki-yasaklar-zincirinin-son-halkasi-kitap-yasaklari-oldu/">Mehmet Ali Başaran: Cezaevlerindeki yasaklar zincirinin son halkası kitap yasakları oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
