<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>17 Ağustos arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/17-agustos/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/17-agustos/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 17 Aug 2020 10:57:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>17 Ağustos arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/17-agustos/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>AKUT&#8217;tan Deprem Farkındalığı İçin Web Sitesi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/17/akuttan-deprem-farkindaligi-icin-web-sitesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2020 10:52:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[17 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Afet-Akut web sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=56945</guid>

					<description><![CDATA[<p>AKUT, Büyük Marmara Depremi’nin 21. yıldönümünde, afetler konusunda bilinçlenme odaklı, www.afet.akut.org.tr adresli yeni bir web sitesi hazırladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/17/akuttan-deprem-farkindaligi-icin-web-sitesi/">AKUT&#8217;tan Deprem Farkındalığı İçin Web Sitesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>17 Ağustos 1999 Büyük Marmara Depremi’nin 21’inci yılında, bu afetteki rolüyle ülke gündemine giren AKUT Arama Kurtarma Derneği; afetler konusunda bilinçlenme odaklı, www.afet.akut.org.tr adresli yeni bir web sitesi hazırladı. Sloganı, “Bilinç Hayat Kurtarır” olan ve 17 Ağustos günü açılışı yapılacak web sitesi ile özellikle deprem konusunda toplumsal farkındalığı artırmak hedefleniyor. Yeni web sitesi, AKUT’un yakın zamanda başlattığı, deprem, sel ya da diğer acil durumlarda insanların, telefon şebekelerini meşgul etmeden sevdiklerine güvende olduğunu bildirmesini sağlayan “Güvendeyim” uygulamasından sonra; hayata geçirdiği yeni bir sosyal sorumluluk örneği olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/17/akuttan-deprem-farkindaligi-icin-web-sitesi/">AKUT&#8217;tan Deprem Farkındalığı İçin Web Sitesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Denge Denetleme&#8217;den Marmara Depremi Soruları&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/17/denge-denetlemeden-marmara-depremi-sorulari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2020 09:42:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Denge Denetleme Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[17 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Marmara Depremi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=56934</guid>

					<description><![CDATA[<p>Denge Denetleme Ağı, 17 Ağustos Depremi'nin 21. yıldönümünde yetkililere denge ve denetleme perspektifinden deprem sorularını yönelttiği bir açıklama yaptı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/17/denge-denetlemeden-marmara-depremi-sorulari/">Denge Denetleme&#8217;den Marmara Depremi Soruları&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Depreme hazırlıkta denge ve denetleme mekanizmaları işletilirse, herkes üzerine düşeni en iyi şekilde yapar, yerine getiremedikleri için hesap verir ve vergilerimizin hakkı olan yaşam hakkımız korunur&#8221; denilen açıklamada kurumlara şu sorular iletiliyor:</p>
<h4>Cumhurbaşkanlığı ve TBMM&#8230;</h4>
<p>Türkiye’de depreme hazırlık ve olası bir depremin yaralarının sarılması için görevli kurumların tam listesi ve görev tanımları nelerdir? Bu kurumların çalışmaları kimler tarafından denetlenmektedir? Bugüne kadar yaptıkları harcamalara denk bir kapasiteye erişmişler midir?<br />
Olası Marmara depremine hazırlık süreci, şeffaf, hesap verebilir ve konusunda uzman ulusal ve uluslararası kurumların katkısı ve denetimine açık gerçekleştirilmiş midir?<br />
Farklı kurumların depreme hazırlıkla ilgili verdiği birbirinden uzak rakamlar nasıl açıklanmaktadır? Ortak kriterler kullanıldığından vatandaşlar nasıl emin olacaktır?<br />
Türkiye ekonomisi 1999 depreminden bu yana, uzun yıllar büyümüş ve kişi başı milli gelir artmıştır. Bu ilerleme, insanların yaşam hakkı ile sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkı açısından da sağlanabilmiş midir?<br />
Yürütmenin bu konuda yaptığı çalışmalar, yeterli ve gerekli meclis, yargı ve kamuoyu denetiminden geçmiş midir?</p>
<h4>Hazine ve Maliye Bakanlığı&#8230;</h4>
<p>Merkezi idarenin 1999 depreminden bu yana topladığı vergi tam olarak nasıl harcanmıştır? Toplanan vergiye denk bir depreme hazırlık kapasitesine erişilebilmiş midir?<br />
Olası bir İstanbul depreminin Türkiye ekonomisine vereceği zarar hesaplanmış ve gerekli kısa &amp; uzun vadeli mali hazırlıklar yapılmış mıdır?<br />
Zorunlu deprem sigortasında hedef oranlara neden erişilememiştir? Mevcut sigorta sistemi ve sistemde biriken kaynak, olası bir zararın karşılanmasında yeterli olacak mıdır?<br />
Bakanlığın bu konuda yaptığı çalışmalar, yeterli ve gerekli meclis, yargı ve kamuoyu denetiminden geçmiş midir?</p>
<h4>İstanbul Büyükşehir Belediyesi&#8230;</h4>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi, depreme hazırlık için 1999 depreminden bu yana ne kadar kaynak ayırmıştır? Bu kaynak nereye harcanmıştır ve yapılan harcamaya denk bir kapasiteye erişilmiş midir?<br />
İlgili bakanlık ile koordinasyon içinde, depremden zarar görmesi muhtemel binaların listeleme çalışması yapılmakta mıdır?<br />
Depremde zarar görme ihtimali daha yüksek olanlar başta olmak üzere, ilçe belediyeleri ile yeterli koordinasyon sağlanmış mıdır?<br />
Sivil toplum ile ulusal ve uluslararası kurumların katkı sunmaları ve izleme yapmalarına olanak tanınmış mıdır?<br />
Afet toplanma alanları için verilen çelişkili ifadelerin gerçek sebebi nedir? İstanbul’da, bu konuda üzerinde uzlaşılmış kriterlerin tamamını karşılayan, tam olarak kaç afet toplanma alanı bulunmaktadır?<br />
Belediyenin bu konuda yaptığı çalışmalar, yeterli ve gerekli meclis, yargı ve kamuoyu denetiminden geçmiş midir?<br />
İstanbul’da belediyenin yetki alanındaki ulaşım hatlarında, olası bir deprem anı ve sonrası için hazırlık yapılmış mıdır?</p>
<h4>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı&#8230;</h4>
<p>Olası bir depremde, İstanbul ve çevresinde kara, deniz ve demiryolu ulaşımları sorunsuz sağlanabilecek midir? Hatlar depreme ne ölçüde dayanıklıdır? Afet senaryoları hazırlanmış ve hazırlıklar yapılmış mıdır?<br />
Tahliyeler ve acil yardım ulaşımı için yaşamsal olan havayolu ulaşımı olası bir depreme hazır mıdır? Yardım helikopterlerinin inip kalkabileceği yeterli sayıda ve donanıma sahip alan mevcut mudur? Atatürk Havalimanı depremde hangi amaçlar için kullanılacaktır?<br />
5,9 büyüklüğündeki depremin ardından çöken internet ve telefon başta olmak üzere haberleşme altyapısı, daha büyük bir depremde ne hale gelecektir? Bu konuda kamu, özel sektör ile ne gibi çalışmalar yürütmüştür ve yürütecektir?<br />
İstanbul’da meydana gelebilecek bir deprem, Türkiye’nin geri kalanında ulaşım ve haberleşme altyapısını nasıl etkileyecektir? Gerekli hazırlık yapılmış mıdır?<br />
Bakanlığın bu konuda yaptığı çalışmalar, yeterli ve gerekli meclis, yargı ve kamuoyu denetiminden geçmiş midir?</p>
<h4>Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı&#8230;</h4>
<p>Türkiye’de olası bir İstanbul depreminde arama kurtarma görevini yerine getirebilecek, gerekli nitelik ve donanıma sahip, sivil ve kamu çalışanı kaç kişilik arama ve kurtarma gücü bulunmaktadır? Arama ve kurtarmadan sorumlu kişilerin güvenliği sağlanmış mıdır? Arama ve kurtarma ekipmanları ile köpeklerin sayısı ve durumu nedir?<br />
Nüfusu 15 milyondan fazla bir şehirde yaşanabilecek bir depremde, yaralılara kitlesel ilk yardım ulaştırılabilmesi için nasıl bir plan ve hazırlık yapılmıştır?<br />
Bir afet anı ve sonrası için gerekli gıda &amp; ihtiyaç malzemesi stoku hesabı yapılmış mıdır, bu stokun ne kadarı mevcut ve iyi durumdadır? Dağıtım, kaosa sebebiyet vermeksizin nasıl koordine edilecektir?<br />
Yaralıların tedavisi için hastane altyapısı ve sağlık personeli sayısı yeterli midir? Salgın hastalık ve kıtlık ihtimallerine karşı senaryolar ve planlar hazırlanmış mıdır? Bu konularda uluslararası işbirliği için görüşmeler yürütülmüş müdür?<br />
Afet sonrası rehabilitasyon ve psikolojik destek için altyapı ve personel sayısı yeterli midir?<br />
Bakanlığın bu konuda yaptığı çalışmalar, yeterli ve gerekli meclis, yargı ve kamuoyu denetiminden geçmiş midir?</p>
<p><strong>Çevre ve Şehircilik Bakanlığı&#8230;</strong></p>
<p>1999 yılından bu yana, İstanbul ve çevresinde kaç bina deprem riskine karşı yenilenmiştir ve bu binalara hangi ölçütlere göre öncelik verilmiştir? Halen risk altında olan kaç bina bulunmaktadır?<br />
Acil barınma ihtiyacı nasıl çözülecektir? Çadır ve prefabrik konut stoku ne durumdadır? Bunların kurulacağı alanlar belirlenmiş ve altyapı çalışması yapılmış mıdır?<br />
Talep yetersizliğinden ötürü boş olan konutlara yerleştirme yapılması için bir hazırlık söz konusu mudur?<br />
Uzun vadeli kentsel dönüşümle ilgili nasıl bir plan söz konusudur? Bu konuda yerel yönetimlerle işbirliği ne durumdadır?<br />
Yetkililerin çalışmaları, yeterli ve gerekli meclis, yargı ve kamuoyu denetiminden geçmiş midir?<br />
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na soruyoruz&#8230;</p>
<p>Olası büyük bir depremde yaşamsal bir öneme sahip olacak elektrik ve doğalgaz üretim ve dağıtım hatları için afet senaryoları hazırlanmış mıdır? Türkiye’nin böyle bir durumda enerjisiz kalma olasılığını gerçekçi olarak değerlendirebilir misiniz?<br />
Olası bir deprem anında enerji üretim ve iletim hatları ne kadar güvenli olabilecektir? Bu konuda ne gibi hazırlıklar yapılmıştır?<br />
Bakanlığın bu konuda yaptığı çalışmalar, yeterli ve gerekli meclis, yargı ve kamuoyu denetiminden geçmiş midir?</p>
<h4>Milli Eğitim Bakanlığı&#8230;</h4>
<p>İstanbul başta olmak üzere, fay hattı üzerinde olduğu apaçık olan diğer yerleşim yerleri için, 1999 depreminden bu yana yeterli bilgilendirme ve beceri kazandırma çalışması yapılmış mıdır? Halkın halen depremle ilgili yanlış bilgi ve hurafelere inanmaya meyletmesinin sebepleri araştırılmış, doğru ve güvenilir bilgi kaynağı için etkili kanallar kurgulanmış mıdır?<br />
Marmara Denizi’nde deprem araştırmaları yapmak üzere, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan talep ettiği yaklaşık 1 milyon avroluk fon, bugüne kadar neden yaratılamamıştır?<br />
Bakanlığın bu konuda yaptığı çalışmalar, yeterli ve gerekli meclis, yargı ve kamuoyu denetiminden geçmiş midir?</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/17/denge-denetlemeden-marmara-depremi-sorulari/">Denge Denetleme&#8217;den Marmara Depremi Soruları&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Depremin Yıkıcı Etkisine Güvenli Yapılar Şart!&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/03/depremin-yikici-etkisine-guvenli-yapilar-sart/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yeliz Yirmibeş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2020 07:58:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İZODER]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[17 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli yapı]]></category>
		<category><![CDATA[riskli bina]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=51985</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin yakın geçmişine tanık olan her birey için 17 Ağustos 1999 hafızasında asla unutulmayacak bir tarih… Depremin yıkıcı etkisi ile yüzleşen ülkede o günden bugüne çok şey tartışıldı, kararlar alındı ancak 6.8 şiddetindeki Elazığ depremi gösterdi ki atılması gerekilen daha çok adım var. Bugün yalnızca İstanbul’da 2 milyon civarında riskli konuttan bahsediliyorken, Türkiye genelinde bu rakam katbekat fazla. Depremde daha fazla insan kaybetmeden nasıl yaşayabiliriz, binalarımızı nasıl güvenli kılabiliriz? Bu soruların cevabını sektörün iki önemli sivil toplum kuruluşunun yetkilileri Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Mithat Yenigün ve İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent Gökçe ile konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/03/depremin-yikici-etkisine-guvenli-yapilar-sart/">&#8221;Depremin Yıkıcı Etkisine Güvenli Yapılar Şart!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span data-contrast="auto">Bina ve tesisatlarda yapılan ısı, su, ses ve yangın yalıtımı gibi dört hayati konuyu ele alan Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER)</span><b><span data-contrast="auto"> </span></b><span data-contrast="auto">olarak,</span><b><span data-contrast="auto"> </span></b><span data-contrast="auto">27 yıl önce çıktıkları yolculuklarında; sektörlerinde standartları oluşturmak ve ülke genelinde yalıtım bilincini yaygınlaştırmak amacıyla güçlü adımlarla ilerlediklerini belirten </span><span data-contrast="auto">İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent Gökçe, </span><span data-contrast="auto">binalarda</span><span data-contrast="auto"> korozyon oluşumunun önlenmesinde su yalıtımın önemine işaret ediyor.</span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><b><span data-contrast="auto">İZODER’in</span></b><b><span data-contrast="auto"> faaliyet alanları nedir, çalışmalarında neyi amaçlamaktadır? </span></b><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Bugün ülke olarak güvenli ve sağlıklı yapılara kavuşmak için yönetmelik ve standartlara uygun olacak  yalıtım uygulamalarını yapmamız gerekiyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 12 Eylül’de açıkladığı ‘Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’, ülkemizde uygulanan yalıtım mevzuatlarının AB ülkeleri ile aynı seviyeye getirilmesi hususunda önemli bir fırsat olarak kullanılmalıdır. </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><b><span data-contrast="auto"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-51987 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/IZODER-Baskani-Levent-Gokce-1.jpg" alt="Levent Gökçe" width="239" height="368" />Gökçe</span></b><b><span data-contrast="auto">:</span></b><b><span data-contrast="auto"> </span></b><b><span data-contrast="auto">“</span></b><b><span data-contrast="auto">Korozyona Maruz Kalan Bir Bina 20 Yıl İçinde Taşıma Kapasitesinin Yarısından Fazlasını Kaybedebiliyor</span></b><b><span data-contrast="auto">”</span></b><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Yalıtımın binalara olumlu etkisinin farkında olan kamunun desteği ve kamuoyunun ilgisinin artmasıyla, sektör daha da gelişecek ve büyüyecektir. İZODER olarak, binalarda yalıtım uygulamalarının artırılmasına yönelik çalışmalarımızla, hem topluma hem ülkemiz ekonomisine katkıda bulunmaya devam edeceğiz.</span></p>
<p><b><span data-contrast="auto">17 Ağustos 1999 depreminde yaklaşık 133.683 bina çökmüş, binlerce bina da zarar görmüştü. Binaların güvenli ve sağlıklı olması için yapı malzeme tercihinde hangi kriterlere dikkat edilmeli? </span></b><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Yapıyı oluşturan ana unsurlar demir ve betonu binanın ömrü boyunca koruyan su yalıtımı hayati önem taşıyor. Betonarme yapı sistemlerinin en çok etkilendikleri noktalardan biri suya karşı hassasiyetleridir. Yapılarımıza suyun nüfuz etmesi durumunda, taşıyıcı elemanlarda bulunan demir donatılar korozyona maruz kalarak paslanıyor ve binalarımızın ömrü ve </span><span data-contrast="auto">dayanıklılığı azalıyor. Korozyona maruz kalan bir bina, yapımından sonraki 20 yıl içinde taşıma kapasitesinin yarısından fazlasını kaybedebiliyor. </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559739&quot;:240,&quot;335559740&quot;:240}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">17 Ağustos Marmara Depremi sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu tarafından yapılan incelemeler sonucu, yüzde 79’u hasarlı bulunan 55 bin 651 konut ve işyerinin yüzde 64’ünde korozyon tespit edilmesi de su yalıtımının önemini ortaya koyuyor.</span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<blockquote><p>Su Yalıtım Uygulamaları İle Güvenli Yapılarda Yaşama Şansımız Olacak</p></blockquote>
<p><b><span data-contrast="auto">Depreme karşı yapıların mukavemetli kılınmasında su yalıtımın önemi nedir?</span></b><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Biz İZODER olarak, deprem gerçeği ve yalıtım konusunda kamuoyunu bilinçlendirmeyi görev edindik. Çünkü ülke olarak depremle yaşamayı öğrenmeli, güvenli ve kaliteli yapılaşma bilinciyle hareket etmeliyiz. Topraklarının yüzde 95’lik bölümü deprem kuşağında yer alan ülkemizde, can ve mal güvenliğini sağlayabilmek için alınması gereken en temel önlemlerin başında uzun ömürlü ve depreme dayanıklı binalar inşa etmek geliyor. Depremin yol açtığı büyük yıkımların en önemli nedenlerinden biri olan korozyonun önüne, binalarımızı su yalıtımıyla koruyarak geçmeliyiz. Doğru yapılmış su yalıtım uygulamaları ile betonarmeyi ve beraberinde donatıyı koruyarak tasarım ömrü içerisinde güvenli yapılarda yaşama şansımız olacaktır.</span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559739&quot;:240,&quot;335559740&quot;:240}"> </span></p>
<p><b><span data-contrast="auto">Kentsel dönüşüm sürecinde yapıların daha güvenli ve verimli olabilmesi için sizce nasıl bir yol izlenilmeli? </span></b><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Ülke genelinde milyonlarca konutta halen su yalıtımı yok. Bugün su yalıtımı ile donatılmış güvenli ve nitelikli binaların inşa edilmesinde kentsel dönüşüm büyük bir fırsat yaratıyor. Kentsel dönüşüm sürecinde inşa edilen yeni binalarda yalıtım uygulamalarına öncelik verilmeye başlandığını görmek hem yalıtım sektörü hem toplum adına sevindirici bir gelişme. Bina dayanımı için gerekli olan su yalıtımı, şimdiye kadar çoğunlukla ihmal edildiği için, ülkemizde 30-40 yıllık binalar ömrünü tamamlamış olarak görünüyor. Oysa asgaride 80-100 yıl gibi bir süre için tasarlanan ve inşa edilen binalarımız, bu süre içinde korozyon etkisine karşı korunmuş olmalı. Önümüzdeki kentsel dönüşüm sürecini iyi değerlendirip, su yalıtımını kaliteli malzeme ve uzman uygulamalar ile gerçekleştirirsek, her deprem sonrasında yaşadığımız üzücü durumların önüne geçebiliriz.</span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:240}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Su yalıtımının maliyetinin sanıldığı kadar yüksek değil. Bugün yeni inşa edilen bir binada su yalıtımı uygulamalarının maliyeti toplam bina maliyetini yüzde 3 ila yüzde 4 üne tekabül eder. Mevcut binalarda elbette bu maliyet biraz daha artıyor. Arazi yapısı, binanın zemini gibi başka faktörler de devreye giriyor. Ancak yine de inşaatın geneline göre yüksek maliyetler söz konusu değil. Su yalıtımı yapılmamış, dolayısıyla korozyona uğramış binaların depremden olumsuz etkilenmesi sonucu ortaya çıkan sonuçlar ise ne yazık ki hem can güvenliği hem de mal güvenliği açısından çok ciddi sonuçlar ortaya koymaktadır.</span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335551550&quot;:6,&quot;335551620&quot;:6,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"><img decoding="async" class=" wp-image-51986 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/TMB_Baskani_Mithat_Yenigun_2.jpg" alt="Mithat Yenigün" width="299" height="252" /> </span><b><span data-contrast="auto">Yenigün: </span></b><b><span data-contrast="auto">“</span></b><b><span data-contrast="auto">Deprem Odaklı Kentsel Dönüşüm Süreci</span></b><b><span data-contrast="auto"> </span></b><b><span data-contrast="auto">Vakit Kaybetmeden Gerçekleştirilme</span></b><b><span data-contrast="auto">li”</span></b><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Depremin değil, kusurlu yapıların ve ihmalin öldürdüğünün altını çizen </span><span data-contrast="auto">Türkiye Müteahhitler Birliği (</span><span data-contrast="auto">TMB</span><span data-contrast="auto">)</span><span data-contrast="auto"> Başkanı Mithat Yenigün</span><span data-contrast="auto">, </span><span data-contrast="auto">konuşmasında </span><span data-contrast="auto">deprem odaklı kentsel dönüşüm sürecinin vakit kaybetmeden gerçekleştirilmesi</span><span data-contrast="auto"> gerektiğini vurguluyor. </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><b><span data-contrast="auto">Türkiye Müteahhitler Birliği sektöre yönelik hangi çalışmaları yürütüyor?</span></b><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Ülkemizin ilk sivil toplum kuruluşlarından biri olan Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), bu çerçevede 68 yıldır ülke ekonomimiz, inşaat sektörümüz ve üye firmalarımıza azami katkı için faaliyet göstermektedir. Sektörümüzde ekonomik yönden verimli, rekabet gücü yüksek, topluma karşı sorumlu, çevreye duyarlı, sürdürülebilir bir gelişme sağlanmasına öncülük etmek Birliğimizin ana hedefidir. Vizyonumuz ise TMB öncülüğünde, yurtiçinde yapılanmasını tamamlamış, dünya taahhüt sektöründe ağırlığı olan ve bölgesinde lider “Türk müteahhitliği” markasını oluşturmaktır.</span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">TMB Tüzüğü’nde yer alan amaçlarımız özetle şöyle sıralanabilir: Ulusal, </span><span data-contrast="auto">sektörel</span><span data-contrast="auto"> ve kurumsal hedefler doğrultusunda iç ve dış pazarlarda üyelerimizin rekabet gücünü arttırmak, haklarını ve yararlarını korumak; üyelerimiz arasında işbirliğini ve dayanışmayı geliştirmek; Türkiye içinde ve dışında ilgili kuruluşlarla stratejik ve uygulamaya yönelik işbirlikleri yapmak; mesleki standartlar ve iş etiğini geliştirmek; inşaat sektörü ile ilgili hukuki, ekonomik ve teknik konularda kamu kuruluşlarına bilgi desteği hizmeti vermek; sektörle ilgili konularda kamuoyunun bilinç ve bilgi düzeyini yükseltmek. </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><b><span data-contrast="auto">Türkiye doğusundan batısına depremin sıklıkla yaşandığı bir ülke. </span></b><b><span data-contrast="auto">Yalnızca İstanbul’da 2 milyon civarında riskli konut olduğu biliniyor. </span></b><b><span data-contrast="auto">Siz yapı güvenliği açısından Türkiye’deki tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz? </span></b><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Dünyanın en aktif deprem kuşaklarından birinde bulunan Türkiye’de sağlam yapıların önemi her geçen gün daha fazla hissedilmektedir. Toplumsal belleğimizde büyük kayıplar ve derin acılarla yer alan depremin içinde bulunduğumuz andan yarınlarımıza uzanan çok ciddi bir tehdit olduğu unutulmamalıdır. Ancak deprem değil, kusurlu yapılar ve ihmal öldürür. Bu tespitin doğruluğunu yıllardır başta Japonya örneğinde olduğu gibi görmekteyiz. </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<blockquote><p>Müteahhitlik Kriterlerini Doğru Belirleyecek Yasal Altyapı Tamamlanmalı</p></blockquote>
<p><b><span data-contrast="auto">Binaların depreme karşı güvenli bir şekilde inşa edilmesinde nasıl bir yol izlenmesi gerekir? </span></b><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Yaşanan son depremler </span><span data-contrast="auto">doğru müteahhitliğin ve yapı denetimlerinin önemini </span><span data-contrast="auto">bir kez daha ortaya koymuştur.  </span><span data-contrast="auto">Müteahhitlik kriterlerini doğru belirleyecek yasal altyapı tamamlanmalı ve etkin biçimde uygulanmalı, deprem odaklı kentsel dönüşüm sürecinin vakit kaybetmeden gerçekleştirilmesi </span><span data-contrast="auto">gerekmektedir</span><span data-contrast="auto">. Bina inşa edilirken malzemelerin kaliteli ve eksiksiz olması tek başına yeterli olmayabilir; nitelikli ve eğitimli işgücü de dayanıklı yapılar için büyük önem taşımaktadır. </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><b><span data-contrast="auto">Güvenli yapıların inşa edilmesi amaçlanan Kentsel dönüşüm sürecinin ülke genelinde daha hızlı yürütülmesi için neler yapılmalı? Acil çözülmesi gereken ihtiyaçlar, sorunlar nelerdir?</span></b><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Deprem riskinin yüksek olduğu ülkemiz açısından kentsel dönüşüm hayati önem taşımaktadır. Ancak kentsel dönüşüm bina bazlı ve rant odaklı ele alınmamalı; dönüşüm bütünsel biçimde, kentsel altyapı, yeşil alan ihtiyacı ile başta mülkiyet hakkı olmak üzere bölge sakinlerinin tüm hakları gözetilerek planlanmalı, planlama aşamasında inşaat atıklarının çevresel etkileri ve geri kazanımı dikkate alınmalıdır.</span><span data-contrast="auto"> </span><span data-contrast="auto">Ülkemizde güvenli yapılara ilişkin farkındalık artmakta ve önlemler memnuniyet veren biçimde alınmakta olsa da deprem gündeminin sürekli kılınarak ihtiyaçların tamamlanması gerekmektedir. </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><b><span data-contrast="auto">Türkiye Müteahhitler Birliği bu yıl hangi konulara odaklanacak?</span></b><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">İstihdama katkı ve döviz girdisiyle öne çıkan Türk inşaat sektörünün temsilcisi olarak; bu zorlu dönemde bir taraftan ülke ekonomimize en büyük katkıyı vermeye çalışırken diğer taraftan deprem odaklı ve sürdürülebilir kentleşmenin önemini anlatmaya öncelik vermeyi sürdüreceğiz</span><span data-contrast="auto">. </span><span data-contrast="auto">Faaliyetlerimiz 2014 yılında açıkladığımız 10 maddelik İnşaat Sektörü Bildirgemiz çerçevesinde yoğunlaşmaktadır. Bildirgemizde yer alan reformların hayata geçirilebilmesi amacına yönelik olarak ilgili Bakanlık, kurum ile kuruluşlarla ortak çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Bu kapsamda geçen dönemde teknik ve finansal kapasite yeterliliği vurgusunu yaptığımız sektörümüzde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması” mevzuatının hayata geçirilmesi öncü bir adım oldu.  Kentsel dönüşümde dikey yapılaşmanın önlenmesi, imar değişikliklerinin kısıtlanması gibi önerilerimize ilişkin düzenlemeler yapıldı. Temel hedeflerimizden, ölümlü iş kazalarının azaltılmasına yönelik olarak ise Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Birliğimizin de aralarında yer aldığı sektör kuruluşları tarafından &#8220;Hedef Sıfır&#8221; Deklarasyonu imzalandı. Bu kapsamda sektörümüzün hem yurtiçindeki hem de yurtdışındaki performansını artırmaya yönelik çalışmalarımıza önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz.</span><span data-contrast="auto"> </span><span data-contrast="auto">Ayrıca üyelerimizin yeni pazar arayışları ve mevcut pazarlardaki konumlarını güçlendirmelerine katkıda bulunmak üzere ilgili tüm tarafları buluşturan etkinliklerimiz öne çıkan faaliyetlerimizdendir. Birliğimiz, mevcut 120 üyesi ile ülkemizin yurtdışında üstlendiği yaklaşık 400 milyar ABD Doları tutarındaki proje portföyünün yüzde 90’ını temsil etmektedir. Yurtdışında ihtiyaç duyduğumuz mevzuat düzenlemelerinin hayata geçirilmesi halinde 35 binlere kadar gerileyen Türk işgücü istihdamını 100 binin üzerine çıkarma hedefimiz de bulunmaktadır.</span><span data-contrast="auto"> </span><span data-contrast="auto">Müteahhitlerimizin projelerinde yerli ürün kullanımının teşvik edilmesi önem verdiğimiz diğer konular arasında yer almaktadır. Nitekim Birliğimiz binasının da yapımında yerli ürün ve çevre dostu inşaat malzemeleri kullanılmıştır. Ankara’daki merkez binamız, “sürdürülebilir inşaat” hedefi doğrultusundaki ilke ve yaklaşımlara uygun bir yeşil bina örneğidir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/03/depremin-yikici-etkisine-guvenli-yapilar-sart/">&#8221;Depremin Yıkıcı Etkisine Güvenli Yapılar Şart!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Son Gelecek Bükücüler: Sivil Toplum Örgütleri </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/29/son-gelecek-bukuculer-sivil-toplum-orgutleri/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/29/son-gelecek-bukuculer-sivil-toplum-orgutleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ebru Ağduk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jul 2019 07:18:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[17 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[CIVICUS]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geleceği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40979</guid>

					<description><![CDATA[<p>17 Ağustos depremi; küresel ve ulusal düzeyde yaşananların sivil topluma etkilerinin neler olabileceğini gösteren bir örnek. Bugün de birçok faktörden beslenen ve doğrudan sivil toplumu etkileyen bir süreç ve dönemin içinden geçiyoruz. Çok değil bundan on yıl sonra, temellendiği ilke ve değerlerin aynı kaldığı ama yaklaşım ve çalışma alanlarının farklılaştığı bir sivil toplumla karşı karşıya olacağız.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/29/son-gelecek-bukuculer-sivil-toplum-orgutleri/">Son Gelecek Bükücüler: Sivil Toplum Örgütleri </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>O yaz tatilinde elektriğin olmadığı bir sabaha uyandık. Bu topraklarda elektrik kesintisi olağandır, kesintilere başka anlamlar yüklediğimiz yıllar sonra gelecek, elektrikler neden yok diye sormadık bile. Cep telefonlarımız henüz akıllı değil, sosyal medya hesaplarımız yok, o yıllarda sabah kalkar kalkmaz ilk işimiz telefona bakmak değil, yüz yıkamak.  Bu yüzden GSM şebekeleri de dahil olmak üzere tüm alt yapı hizmetlerinin ülkenin bir kısmıyla birlikte yerle yeksan olduğunun farkına varmadık. Takvimde herhangi bir gün olan 17 Ağustos’ta; yer kabuğunun hareket etmesiyle sadece bireysel hayatlarımız değişmedi, Türkiye toplumunun ve siyasetinin gelecekteki yılları da şekillendi.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Deprem sonrasında geç müdahale eden devlet kurumlarının boşluğunu, yıkım bölgelerine koşan insanlar doldurmaya çalıştı. İhtiyaç ve aciliyet örgütlenmeyi doğurdu. Deprem sonrasındaki arama kurtarma çalışmaları ve yanlış yapılaşmanın bedelinin farkına varılması ülke çapında ve yerelde afet alanında çalışan örgütlerin kurulmasının önünü açtı. 17 Ağustos depremi; küresel ve ulusal düzeyde yaşananların sivil topluma etkilerinin neler olabileceğini gösteren bir örnek. Bugün de birçok faktörden beslenen ve doğrudan sivil toplumu etkileyen bir süreç ve dönemin içinden geçiyoruz. Çok değil bundan on yıl sonra, temellendiği ilke ve değerlerin aynı kaldığı ama yaklaşım ve çalışma alanlarının farklılaştığı bir sivil toplumla karşı karşıya olacağız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uluslararası düzeyde çalışmalar yapan örgütler başta olmak üzere, sivil toplum alanında çalışan birçok profesyonel ve akademisyen değişen durumun ve koşulların farkında, bunları daha iyi tanımlayarak yola devam etmenin araçları tanımlanmaya çalışılıyor. İngiltere’de sivil toplum, yerel yönetimler ve özel sektörün bir araya gelerek 2017 yılında başlattığı ve bir yıl süren </span><a href="https://civilsocietyfutures.org/about/"><span style="font-weight: 400;">“Sivil Toplum Geleceği”</span></a><span style="font-weight: 400;"> çalışması da bu farkındalığın sonucunda ortaya çıkmış. Çalışmayı yürüten grup, çoğulcu ve kapsayıcı bir yaklaşımla katılım ve diyalog süreci tasarlamış. Kısaca İngiltere’nin değişen toplumsal ve siyasi dinamiklerini anlayarak sivil toplum çalışmalarının gelecekte nasıl gözükeceğine dair bir çerçeve oluşturma çabası diyebiliriz.   Ama çalışmanın asıl derdi, “hızlı değişen dünya koşullarında sivil eylemliliğin olumlu etkilerini ortaya çıkarmak ve olumlu bir değişimi yönetmesi için potansiyelini nasıl ortaya çıkaracağına dair bir yol, yöntem oluşturmak.” Çalışmanın çarpıcı olan bir diğer yanı ise, sivil toplum eylemliliğinin ve aktivizmin toplumsal değişimdeki öncü rolünün özel sektör ve yerel yönetimler tarafından da kabul görmüş ve ortak bir çalışmanın yürütülmüş olması. Zaten günümüzün hızlı değişen koşulları çeşitli paydaşların bir arada çalışmasını ve iş birliği yapmasını gerekli kılıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Peki değişen koşullar neler ve Türkiye sivil toplumu da bu bunlardan nasibini alıyor mu? Sivil toplum olarak benzer bir süreci inşa etmeyi düşünür müyüz? Bunun için farklı paydaşları bir araya getireceğimiz bağımsız bir çalışmayla sivil toplum için bir gelecek tanımlamamız mümkün mü? Bu soruların bazılarının yanıtlarını yola çıkmadan bilemeyiz ama sivil toplum alanının gün geçtikçe daraldığını göz önüne aldığımızda bir çalışmanın gerekli olduğu da ortada. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünya çapında sivil toplum ve yurttaş eylemliliğini destekleyen Civicus’un sivil toplumun ahvalini anlattığı küresel ölçekli </span><a href="https://www.civicus.org/index.php/state-of-civil-society-report-2019"><span style="font-weight: 400;">son iki raporuna</span></a><span style="font-weight: 400;"> baktığımızda sadece var olan durum hakkında fikir sahibi olmuyoruz, sivil toplumun ve aslında dünyanın geleceğini nasıl şekillendirebileceğimize ilişkin ipuçlarını da yakalayabiliyoruz.   Rapordaki verilere göre sivil toplumun özgür bir biçimde var olabileceği alan daralmaya devam ediyor. 111 ülkede &#8211; ki bu sayı yeryüzündeki ülkelerin yarısından fazlasına işaret ediyor &#8211; ifade, örgütlenme ve toplanma özgürlüğünde ciddi kısıtlamalar var. Bu durum elbette bir sonuç, hepimizin bildiği milliyetçi popülist liderlerin birçok ülkede seçimleri kazanmasıyla ortaya çıkan bir sonuç. Bir zamanlar otokrasi dediğimizde aklımıza gelen ülkelere ne yazık ki yeni isimler eklendi, artık yeryüzündeki her kıtada en az bir ülke popülist otoriter bir lider tarafından yönetiliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yönetimlere de şans eseri gelmiyorlar elbet, neo-liberal düzenin bırakın vaatlerini yerine getirmeyi, küreselleşmeyle birlikte etkilerinden kimsenin kaçamayacağı bir ekonomik krizi kucağımıza bırakmış olması popülist liderlerin elini güçlendiren bir fırsatı da sundu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son dönemin otokrat popülist liderleri, lafta başka işe koyulduklarında başka ve kapitalist sistemle uzlaşma bağlamında daha önceki liderlerden çok da farklı olmamalarına rağmen, seçmenin kendilerine gösterdiği teveccüh ortada. Bir kez yönetime geldikten sonra da var olan yasaları özellikle de seçim yasalarını iktidarda kalmak için eğip büküyor, seçim dönemlerinde kamu kaynakları kullanılarak, adil seçimlerin temeli olan eşit yarış ilkesini de çöpe atmış oluyorlar. Bunların sivil toplumla ilişkisi ne diye soracak olursak; demokratik güçlerin zayıflaması, demokrasinin temel araçlarının zedelenmesi, yüzyıllar süren uğraşlar sonucunda elde edilen ve sivil toplumun özgürce çalışmasının temeli olan hak kazanımlarında geriye düşmemize yol açıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı raporda değinilen bir başka önemli ve gün geçtikçe güç kazanan bir diğer gelişme ise, sivil topluma yön ve şekil veren kapsayıcılık, adalet, eşitlik, katılımcılık, çoğulculuk gibi temel ilkeler üzerinden işlev görmeyen ve hatta bunlara saldırarak bir evren oluşturan ve kendini sivil toplum olarak tanımlayan yeni grupların ortaya çıkmış olması. Bu gruplar, hakların korunması, daha ileri götürülmesi amacıyla oluşturulan dili kendi amaçları doğrultusunda dönüştürerek, özellikle mülteci hakları, kadın hakları gibi hak alanları üzerinden basit ve etkili mesajları hatırı sayılır bir çoğunluğa yaygınlaştırmayı başarıyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kent kır nüfus oranının kent lehine dönüşmüş olması, kimlikler üzerinden artan kutuplaşma, uluslar üstü kurumların ürettikleri ilke ve değerlerin ve bizatihi kendilerinin saldırı altında olmaları, medya bağımsızlığının erimesi ve iletişim araçlarının dönüşümü gibi birçok unsur, sivil toplum örgütlerinin finansmanından örgütlenmesine varana kadar yeni bir yaklaşım benimsemesinin kaçınılmaz olduğunu ortaya koyuyor. Peki ne yapmalı ne etmeli ki olumsuz gibi gözüken bu koşullar sivil toplumun öncülük edeceği bir değişimin zemini olsun?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uzunca bir zamandır sivil toplum alanında söylemimiz ve iş yapış araçlarımız açısından farklı bir yaklaşımımız olması gerektiğini savunuyorum. Ürettiğimiz araç ve söylemler 90’ların sonuna, hadi 2000li yılların ilk başlarına kadar üstüne düşen görevi yerine getirdi. Ancak günümüz siyasi ve toplumsal koşulları o dönemden epey farklı. Hızlı tüketen, bambaşka şekillerde öğrenen ve ihtiyaçları da aynı olmayan bir kuşak toplum ve iş hayatına katıldı. Sivil toplum örgütleri olarak bu yeni durumu iyi tahlil etmeli; hangi araç ve söylemin bu yeni döneme karşılık gelebileceğine dair hep birlikte kafa yormalıyız.  Düzenlemekte hepimizin ehil olduğu eğitim, konferans, atölye çalışmalarına harcayacağımız kaynakları birlikte üretimi önceleyen yeni süreç ve araçları tasarlamak için kullanabilir, tabanın ihtiyaçlarını anlamamızı sağlayacak veri temelli çalışmaları daha kapsamlı ve düzenli yapabiliriz. Daha da iyisi neler yapabileceğimizi hep birlikte tartışabileceğimiz bir süreci başlatabiliriz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kısacası tüm bu geriye gidişin kaderimiz olmadığını ortaya koyan yeni bir hikâyeyi yeni bir dille anlatmamız mümkün. Siyasetin var olan kurgusu ve anlayışıyla beklediğimiz yönde bir değişimi sağlaması mümkün gözükmezken, tabanı ve ihtiyaçlarını anlayan, hakları gündelik yaşam üzerinden somutlayacak bir yaklaşıma sahip olan sivil toplumun olumlu yönde bir değişimi inşa etmesi için bir fırsat var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bugünlerde yer kabuğu belki jeolojik olarak yeniden şekillenmiyor ama toplumsal, siyasi ve ekonomik koşullar yerin üzerindeki hayatı yeniden düzenliyor. Tabanla bağı güçlü, yeni bir dile sahip, dinamik bir sivil toplum, kendisi de bir yandan değişip dönüşerek “geleceği bükme” imkanına sahip ve belki de bugün bunu yapabilecek az sayıdaki meşru aktörden biri.   </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/29/son-gelecek-bukuculer-sivil-toplum-orgutleri/">Son Gelecek Bükücüler: Sivil Toplum Örgütleri </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/29/son-gelecek-bukuculer-sivil-toplum-orgutleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
