<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Haklar ve Araştırmalar Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/stk/haklar-ve-arastirmalar-dernegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/haklar-ve-arastirmalar-dernegi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 12 Oct 2021 11:32:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Haklar ve Araştırmalar Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/haklar-ve-arastirmalar-dernegi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Orman Hukuku ve Doğa Hakları Eğitimi Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/12/orman-hukuku-ve-doga-haklari-egitimi-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Oct 2021 11:32:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haklar ve Araştırmalar Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Orman Hukuku ve Doğa Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Orman Hukuku ve Doğa Hakları Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangınları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74995</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haklar ve Araştırmalar Derneği, yaz aylarında yaşanan orman yangınlarının ardında bıraktığı soru/sorunları ve iklim krizi açısından doğurduğu yeni tartışmaları gözeterek orman hukuku alanında eğitimler düzenliyor. Eğitimler, 17 Ekim - 7 Kasım  2021 tarihleri arasında her pazar 11:00 - 12:00 saatleri arasında yapılacak. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/12/orman-hukuku-ve-doga-haklari-egitimi-basliyor/">Orman Hukuku ve Doğa Hakları Eğitimi Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Haklar ve Araştırmalar Derneği, çevre hukuku ve doğa hakları eğitimlerine, ekolojik krize karşı birlikte çözümler aramak için uzman, dayanışmacı uzman ağını büyüterek devam etmeye karar verdi.</p>
<p>Yaz aylarında yaşanan orman yangınlarının ardında bıraktığı soru/sorunları ve iklim krizi açısından doğurduğu yeni tartışmaları da dahil ederek web eğitimlerinin ikincisini orman hukuku üzerine düzenleyecek olan Dernek, afetler ve iklim değişikliği temasıyla ve uzmanlarla birlikte 4 hafta sürecek olan bir eğitim hazırladı.</p>
<p><strong>Başvuru</strong></p>
<ul>
<li>Eğitime <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLScmkpXIwPeXuJs-n0yrabFs3RfuhiiVz353FAPQbHuZg4Bupw/viewform" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> başvurabilirsiniz.</li>
<li>Eğitimler, 17 Ekim &#8211; 7 Kasım 2021 tarihleri arasında her pazar 11:00 &#8211; 12:00 saatleri arasında yapılacak.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/12/orman-hukuku-ve-doga-haklari-egitimi-basliyor/">Orman Hukuku ve Doğa Hakları Eğitimi Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Ekokırım’ Suçunun Hukuki Tanımına İlişkin Çalışmalar Türkçeye Çevrildi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/17/ekokirim-sucunun-hukuki-tanimina-iliskin-calismalar-turkceye-cevrildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2021 11:32:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Haklar ve Araştırmalar Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekokırım Suçu]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuki Tanım İçin Bağımsız Uzman Grubu Şerh ve Temel Metin Türkçe Çevirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Ceza Mahkemesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74435</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Çevreye ağır ve geniş çapta ya da ağır ve uzun vadeli bir biçimde zarara yol açmasının kuvvetle muhtemel olduğunun bilincinde, yasadışı veya keyfi olarak işlenen fiiller ekokırım suçunu oluşturur." Ekokırım kavramının hukuk literatüründe tanımlamasına ilişkin çabalar Haklar ve Araştırmalar Derneği tarafından Türkçe’ye çevrildi. “Ekokırım”, bir suç olarak uluslararası arenada yerini alırsa, doğa merkezli düşünme açısından da uluslararası anlamda bir adım atılmış olacak. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/17/ekokirim-sucunun-hukuki-tanimina-iliskin-calismalar-turkceye-cevrildi/">‘Ekokırım’ Suçunun Hukuki Tanımına İlişkin Çalışmalar Türkçeye Çevrildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Haklar ve Araştırmalar Derneği, Uluslararası hukuk literatüründe yoğun şekilde tartışılan ekokırım suçunun hukuki tanımının şekillenmesine ilişkin çalışmaları Türkçe’ye çevirdi.  “Ekokırım Suçu, Hukuki Tanım İçin Bağımsız Uzman Grubu Şerh ve Temel Metin Türkçe Çevirisi” adlı yayın ile ekokırım suçuna dair uluslararası alanda yürütülen tartışmaları ve gelişmeleri Türkiye kamuoyu ile paylaşmak ve bu alanda yapılacak çalışmalara katkı sunmak hedefleniyor. Bu amaçla Stop Ecocide Foundation girişimiyle hazırlanan metin, beş hukukçu tarafından Türkçe&#8217;ye çevrildi.</p>
<p>İklim krizinin etkilerini her geçen gün artarak hissettiğimiz bugünlerde, ekokırım kavramı uluslararası hukuk literatüründe yer tartışılıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) 2019 yılında gerçekleştirdiği Taraf Devletler Kurulu’nda Pasifik Ada Ülkeleri tarafından gündeme getirilen ekokırım suçu, uluslararası arenada gittikçe artan şekilde tartışılıyor.</p>
<p>Haziran 2021’de Stop Ecocide Foundation (Ekokırımı Durdurun Vakfı) girişimiyle uluslararası uzmanlardan oluşan bir heyet tarafından ekokırım suçunun tanımı konusunda uzlaşıya varılarak bir metin hazırlandı ve bu metin İngilizce olarak kamuoyu ile paylaşıldı.</p>
<p>Heyet, Ekokırım suçunu aşağıdaki gibi tanımladı:</p>
<ul>
<li>“Çevreye ağır ve geniş çapta ya da ağır ve uzun vadeli bir biçimde zarara yol açmasının kuvvetle muhtemel olduğunun bilincinde, yasadışı veya keyfi olarak işlenen fiiller ekokırım suçunu oluşturur.</li>
<li>Kavramın şekillenmesi sürecinde öneri maddesinde geçen kavramları şu şekilde detaylandırdı:</li>
<li>“Keyfi”, tahmin edilen sosyal ve ekonomik yararlara kıyasla açıkça aşırı olan zararın umursamazca göz ardı edilmesi anlamına gelir;</li>
<li>“Ağır”, insan hayatı veya doğal, kültürel, ekonomik kaynaklar üzerinde ciddi bir şekilde etki doğurmayı içeren,çevrenin herhangi bir unsurunda olumsuz değişiklik, bozulma veya hasarın meydana gelmesini kapsayan zarar anlamına gelir;</li>
<li>“Geniş çapta”, sınırlı bir coğrafik alanı aşan, ülke sınırlarını geçen veya bütün bir ekosistemin, türlerin veya çok sayıda insanın ıstırabına yol açan zarar anlamına gelir;</li>
<li>“Uzun vadeli”, geri dönüşü olmayan veya makul bir süre içerisinde doğal iyileşme ile onarılamayan zarar anlamına gelir.</li>
<li>“Çevre”, dünya, canlı küre, buz küre, taş küre, su küre ve hava küre ile dış uzay anlamına gelir.</li>
</ul>
<h5><strong>Ekokırım Suçu </strong><strong>Uluslararası Ceza Hukukuna Eklenirse 1945’ten bu Yana Kabul Edilecek İlk Suç Olacak </strong></h5>
<p>1972’de BM Çevre Konferansı’nda İsveç başbakanı Olof Palme, uluslararası suç olarak ekokırım fikrini ortaya attı. Ekokırımın bir suç olarak Roma Statüsü’ne dahil edilirse, uluslararası ceza hukukuna yeni bir suç eklenmiş olacaktır. Bu da 1945’ten beri kabul edilecek ilk suç olacak.</p>
<p>Uluslararası uzman heyeti, bu çalışma ile ekokırım suçunu UCM kurucu sözleşmesi olan Roma Statüsü kapsamında suç haline getirmeyi öneriyor.</p>
<p>2002 yılında resmen yürürlüğe giren UCM ilk etapta sadece üç suç tipini yargılamaya yetkiliydi: savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım suçu. 2010 yılında yapılan UCM Gözden Geçirme Konferansı neticesinde saldırı suçu da mahkemenin yargılama yetkisine dahil edildi ancak bu suçun yürürlüğe girmesi 2017 yılında gerçekleşti.</p>
<p>Yayının basım tarihi itibariyle UCM’ye taraf ülke sayısı yüz yirmi üç. Türkiye, UCM’ye taraf değil ancak ekokırım suçunun tanımına ilişkin yürütülen bu tartışma sürecinin, UCM’ye taraf olan ve olmayan devletler açısından etkileri olacağı açık.</p>
<p>UCM tarafından ekokırımın bir suç haline getirilmesi, tamamlayıcılık ilkesi uyarınca tüm devletlerin bunu iç hukuklarında suç olarak tanımlayıp kabul etmelerine sebep olacak. Çünkü UCM’nin devreye girmesi ancak iç hukukun devreye girmediği ya da yetersiz kaldığı durumlarda söz konusu olur. Bu nedenle her devlet, ekokırım suçunun UCM önünde tartışılmaması için, öncelikle kendi iç hukukunu devreye sokmak isteyecektir. Sadece bu girişimin ve konuyla ilgili yürütülen tartışmaların bile, doğanın korunması açısından önemli bir değişim yaratacağını düşünebiliriz.</p>
<blockquote><p>Ekokırım suçu bir suç olarak uluslararası arenada yerini alırsa, doğa merkezli düşünme açısından da uluslararası anlamda bir adım atılmış olacak.</p></blockquote>
<p>İklim değişikliğinin, iklim aciliyeti halini aldığı bir dönemde bu krizin etkileri, sistem kriziyle birlikte derinleşiyor. Şayet ekokırım suçu bir suç olarak uluslararası arenada yerini alırsa, doğa merkezli düşünme açısından da uluslararası anlamda bir adım atılmış olacak. İnsan hakları hukuku, tarih boyunca yeni hak kategorileri ve tartışmalar eşliğinde gelişti ve gelişmeye devam ediyor. Doğayı korumaya yönelik bu adımların da hukukta karşılık bulması, gerek hak sahipliği gerekse suç ve ceza açısından yeni düzenlemelere yol açması kaçınılmaz bir süreç olarak önümüzde duruyor.</p>
<p>“Ekokırım Suçu, Hukuki Tanım İçin Bağımsız Uzman Grubu Şerh ve Temel Metin Türkçe Çevirisi” adlı yayına <a href="https://haklarvearastirmalar.org/wp-content/uploads/2021/09/ekokirim-sucu-tekli-sayfa-hali.pdf" target="_blank" rel="noopener"><strong>buradan</strong> </a>ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/17/ekokirim-sucunun-hukuki-tanimina-iliskin-calismalar-turkceye-cevrildi/">‘Ekokırım’ Suçunun Hukuki Tanımına İlişkin Çalışmalar Türkçeye Çevrildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haklar ve Araştırmalar Derneği &#8220;Çevre Hukuku ve Doğa Hakları Eğitimi&#8221; Düzenliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/23/haklar-ve-arastirmalar-dernegi-cevre-hukuku-ve-doga-haklari-egitimi-duzenliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2021 10:24:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Haklar ve Araştırmalar Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Hukuku ve Doğa Hakları Eğitimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=67519</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haklar ve Araştırmalar Derneği, "Çevre Hukuku ve Doğa Hakları Eğitimi" düzenliyor. Sadece hukukçuların başvurabileceği ücretsiz eğitimler 7 hafta sürecek. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/23/haklar-ve-arastirmalar-dernegi-cevre-hukuku-ve-doga-haklari-egitimi-duzenliyor/">Haklar ve Araştırmalar Derneği &#8220;Çevre Hukuku ve Doğa Hakları Eğitimi&#8221; Düzenliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Haklar ve Araştırmalar Derneği&#8217;nin 4 Nisan-16 Mayıs 2021 tarihleri arasında düzenleyeceği  &#8220;Çevre Hukuku ve Doğa Hakları Eğitimi&#8221; avukatlar, stajyer avukatlar ve hukuk fakültesi öğrencileri için düzenleniyor.</p>
<ul>
<li>Ücretsiz ve kapsamlı bir program çerçevesinde çevre hukuku ve doğa hakları eğitimlerini içeren program 7 hafta sürecek.</li>
<li>Çevre hakkı, çevre hukukunda usul hukuku sorunları ve güncel gelişmeler ışığında çevre ve iklim hukuku başlıklarından oluşan 2 eğitimden oluşan online programa hukukçular başvuruda bulunabilir.</li>
<li>Programlara eksiksiz katılanlara katılım belgesi takdim edilecek ve katılımcıların çevre ve kent hukukuna emek veren diğer meslektaşlarla haberleşebilecekleri çevre hukuku ağına dahil olmaları mümkün olacak.</li>
</ul>
<p><strong>Başvuru </strong></p>
<p>Eğitime <a href="https://haklarvearastirmalar.org/egitim-2/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> başvuruda bulunabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/23/haklar-ve-arastirmalar-dernegi-cevre-hukuku-ve-doga-haklari-egitimi-duzenliyor/">Haklar ve Araştırmalar Derneği &#8220;Çevre Hukuku ve Doğa Hakları Eğitimi&#8221; Düzenliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hukuk Çevre Sorunlarının Çözümü Değil Kaynağı Haline Geldi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/15/hukuk-cevre-sorunlarinin-cozumu-degil-kaynagi-haline-geldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2021 13:20:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Haklar ve Araştırmalar Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik ve Siyasal Krizler Eşliğinde 2020’de Yaşanan Hukuki Dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[fevzi özlüer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=67086</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haklar ve Araştırmalar Derneği’nin hazırladığı “Ekolojik, Ekonomik ve Siyasal Krizler Eşliğinde 2020’de Yaşanan Hukuki Dönüşüm” raporunda, mevzuat değişikliklerinin nasıl “istisnai hukuk rejimi” yarattığı, özellikle enerji, madencilik ve fosil yakıtlara ilişkin düzenlemelerin etkileri kapsamlı şekilde ele alınıyor. Devletin enerji, madencilik ve inşaat sektöründe piyasa aktörü haline geldiğini, kamu hukuku ilkelerinin yerini özel hukuk ilkelerinin aldığını ve bu alanlardaki hak ihlallerinin piyasa gerekliliklerinin ileri sürülerek görünmez kılındığını tespit eden rapor, özetle, “hukukun ve her türlü demokratik aracın askıya alındığı istisnai bir hukuk düzeni oluştuğunu” ve bu rejiminin 'olağan rejim' haline gelip gelmemesinin toplumsal mücadelenin gücüne bağlı olduğunu vurguluyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/15/hukuk-cevre-sorunlarinin-cozumu-degil-kaynagi-haline-geldi/">Hukuk Çevre Sorunlarının Çözümü Değil Kaynağı Haline Geldi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://haklarvearastirmalar.org/" target="_blank" rel="noopener">Haklar ve Araştırmalar Derneği</a> tarafından hazırlanan <a href="https://eur01.safelinks.protection.outlook.com/?url=https%3A%2F%2Fcts.vresp.com%2Fc%2F%3FEuropeanClimateFound%2F3b39d81189%2FTEST%2F081b20639f&amp;data=04%7C01%7Cberivan.dural%40europeanclimate.org%7C7e1cee9b97944d71ae9408d8e4709d57%7Ca23ec020e96348748d152e2a34e0288d%7C1%7C1%7C637510519619325351%7CUnknown%7CTWFpbGZsb3d8eyJWIjoiMC4wLjAwMDAiLCJQIjoiV2luMzIiLCJBTiI6Ik1haWwiLCJXVCI6Mn0%3D%7C2000&amp;sdata=Zn0DaQVNvRQiHfIRvsG5iZ0A0%2F7NtYXMOFD7S%2FB0Pmc%3D&amp;reserved=0" target="_blank" rel="noopener">Ekolojik, Ekonomik ve Siyasal Krizler Eşliğinde 2020’de Yaşanan Hukuki Dönüşüm</a> isimli rapor, kamu yöneticileri, hak savunucuları ve dernekler açısından üç alt başlıkta 2020 yılını hukuki düzenlemeler çerçevesinde tartışıyor; devletin bir piyasa aktörü haline gelmesi, kamunun şirket gibi yönetilmeye başlanması ve bu bağlamda temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-67088 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/fevzi-ozluer.jpg" alt="Fevzi Özlüer" width="267" height="238" />Rapora göre, mevzuat değişiklikleri ile devletin piyasa aktörü haline gelmesi, yurttaşlığı yeninden tanımlaması ve kamu hukuku yerine özel hukuk kurallarının öne çıkması nedeniyle çevre konuları dahil olmak üzere pek çok konuda hukuk çözümün değil sorunların kaynağı haline geldi. Çalışmada devletin piyasa ekonomisi içindeki etkisi ve gücü geçtiğimiz 10 yıl boyunca giderek arttığı, bu gücün artmasında, yargı kararları ve enerji sektörünün yasal düzenlemelerden yönetsel düzenlemelere kaymasının etkisinin büyük olduğu belirtiliyor. Geçtiğimiz yıllarda yasalarla yapılan ve kamuoyunda “Madde 45” olarak bilinen termik santrallere çevre koruma standartlarından muafiyet getiren düzenlemelerin artık yönetmelikle yapılıyor olmasının da idarecilere keyfi standartlar belirleme şansı verdiği vurgulanıyor.</p>
<p>Raporda, termik santrallerden hangilerinin gerçek anlamda çevresel standartlara uygun olduğunun, hangisinin uygun olmadığının hukuken izlenmesinin olanaksız kılındığı; hangi firmaya hangi standardın uygulandığının bilinmemesinin, çevrenin ve insan sağlığının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasını imkânsız hale getirildiği; şirketler arasında haksız rekabet ortamının oluşmasına ve kimi şirketlere ayrıcaklıklar/istisnalar tanıyan bir düzenin ortaya çıkmasına neden olduğu iddia ediliyor.</p>
<p>Raporu hazırlayan <strong>Avukat Fevzi Özlüer, </strong>iklim değişikliğine bağlı sorunların giderek artmasına karşın faaliyetlerin yarattığı kirliliğin ölçülebilir ve belirlenebilir kılınmasına yönelik hukuki düzenlemelerin istisna kılınmasının, iklim kanunu tartışmalarını boşa düşürdüğünü kaydediyor.</p>
<p>Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın iklim değişikliği sorununa karşı bir piyasa yaratma kabiliyet ve kapasitesinin olmadığının görüldüğünü; siyasal krizin istisnalar ve ayrıcalıklarla sürdürülemez olduğu; dolayısıyla sivil toplumun ve şirketlerin talep ettiği Paris Anlaşması gibi serbest piyasa koşulları yaratacak süreçlerin ötelendiği belirten  Özlüer’e göre, “kirlilik kaynaklarının tespiti ve gerekli önlemlerin alınması, ortaya çıkan maliyetlerin, kamu düzeninin ve güvenliğinin oluşturulması için gerekli ve zorunlu.”</p>
<h5><strong>İstisnai Hukuk Düzeni ve</strong> <strong>Çevre Üzerinde Yarattığı Tahribat  </strong></h5>
<p><strong> </strong>Türkiye’de demokratik haklara yönelik kısıtların idari kararlarla hayata geçirilme biçimi, özgürlüklerin ve hakların kanunla ve kanunda belirtildiği biçimde yapılabileceğine yönelik Anayasal kuralların ihlalinin sonucunda istisnai bir hukuk düzeni oluştuğunun kaydedildiği raporda, bu süreçte çevre sorunlarının nasıl derinleştiği yasal düzenlemelere referans verilerek açıklanıyor.</p>
<p>2020 yılında özellikle “ÇED Gerekli Değildir” kararları, “ÇED Muafiyet Kararları” gibi çevresel denetim kapsamı dışında tutulacak daha etkili hukuki araçlar ve istisna sayılacak düzenlemeler yapıldığına dikkat çekilen çalışmada, hava kirliliği, kuraklık, iklim değişikliği sorunlarına yol açan işletmelerin yükümlülüklerini askıya alan, görünmez kılan düzenlemeler, 2019 sonu ve 2020‘de daha etkili bir biçimde yürürlüğe girdiği hatırlatılıyor.</p>
<p>Raporun en dikkat çekici iddialarından biri, Türkiye’de, kamu düzeni ve güvenliği gerekçesine dayanıldığı, yasamanın önemli oranda devre dışı bırakıldığı, idari kararlar ve uygulamalarla hakların sınırlandırıldığı büyüme stratejisi ve siyasal istikrar dönemlerinin devreye girmesiyle “istisnai bir hukuk düzeni” işlemeye başladığı yönünde.  Bu düzende, yasamanın ulusun temsilcisi sıfatı işlevsizleşti; <strong>yargı kararlarının </strong>idareyi denetlemeye değil onaylamaya yönelik bir yargılama süreciyle elde edildi; büyüme odaklı stratejilerinin önemli oranda <strong>denetimsiz </strong>kaldığı bir rejim ortaya çıktı.</p>
<p>Raporda, iktidarın iklim değişikliği sorununa tekelci bir yaklaşımla müdahale etmesinin, bu sorunu bir kısım yatırımcı ve bakanlık uhdesinde götürmesinin ve katılımcı yolların tıkanmasının aynı zamanda çevre örgütlerinin, derneklerin “güvenlik sorunu” gibi kodlanmasına yol açtığı belirtiliyor.  Ayrıca, Dernekler Kanunu ve Avukatlık Kanunu düzenlemeleri ile birlikte iklim değişikliğine karşı katılımcı politika beklentilerinin “kriminal bir talep” olarak sunulmasına yol açtığı vurgulanıyor.</p>
<p>Son olarak raporda, <strong>kolluk, kamu hizmeti, kamu güvenliği </strong>kavramları esas alan bir kamusal alan yaratma tercihinin “hak ve özgürlükleri kullanılmaz kılacak düzenlemeleri” beraberinde getirdiği savunuluyor. Tüm bu dönüşümün sonucunda da “yurttaşların yönetime katılıma zeminlerinin giderek koptu ve yurttaş örgütlenmelerinin dağıtılması” hedeflendi.</p>
<p>Raporun tümüne <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/haklar-ve-arastirmalar-dernegi-ekolojik-ekonomik-ve-siyasal-krizler-esliginde-2020de-yasanan-hukuki-donusum/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/15/hukuk-cevre-sorunlarinin-cozumu-degil-kaynagi-haline-geldi/">Hukuk Çevre Sorunlarının Çözümü Değil Kaynağı Haline Geldi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
