<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>HAK İnisiyatifi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/stk/hak-inisiyatifi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/hak-inisiyatifi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 06 Jan 2022 06:10:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>HAK İnisiyatifi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/hak-inisiyatifi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sivil Toplum Ne İşe Yarar?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/03/sivil-toplum-ne-ise-yarar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2022 11:38:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP)]]></category>
		<category><![CDATA[KEDV]]></category>
		<category><![CDATA[Kodluyoruz Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Düşünce Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Afet Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Kent Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[Kodluyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[sivil düşün]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Ne İşe Yarar]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77347</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplumun ve sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’de üstlendiği işlev konusunda ne düşünürsünüz? 'a-Hiçbir İşe Yaramazlar, b-Pek bir işe yaramazlar, c- Bir şeylere yarıyorlardır herhalde! d- Çok farklı alanlarda faaliyet yürütürler; hayatımıza dokunan önemli işler yaparlar.' Bu soruya yanıt aramak ve bulduğum yanıtı paylaşmak, bir sivil toplum çalışanı, gönüllüsü, habercisi ve aktivisti olarak benim için elzemdi. Bu nedenle, Avrupa Birliği Sivil Düşün destekli 'Sivil Toplum Ne İşe Yarar?' adıyla hazırladığım çalışma ile 'Türkiye’de sivil toplum kuruluşları ne işe yarar?' sorusuna bulduğum yanıtı ve gerekçelerini e-book ve kısa videolarla paylaştım.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/03/sivil-toplum-ne-ise-yarar/">Sivil Toplum Ne İşe Yarar?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Sivil Toplum Neden Önemli?</strong></h5>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/afet-platformu.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright wp-image-77353" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/afet-platformu-640x910.jpg" alt="" width="277" height="394" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/afet-platformu-640x910.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/afet-platformu-1024x1455.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/afet-platformu.jpg 1080w" sizes="(max-width: 277px) 100vw, 277px" /></a>Sivil toplum demokratik bir toplumda hayati bir role sahip çünkü sivil toplum, yasama, yürütme, yargı erki ile medyadan sonra aslında “Beşinci Güç” olarak tanımlanıyor ve aynı zamanda kamu sektörü ve özel sektörün yanında da sivil toplum &#8220;üçüncü sektör&#8221; olarak tarif ediliyor. Ancak Türkiye’de sivil toplum Beşinci Güç olacak ya da üçüncü sektör olacak seviyede güçlü değil.</p>
<p>Gelişmiş demokrasilerle kıyaslandığında Türkiye’de sivil toplum düşük bir etkiye ve yaygınlığa sahip. Sivil toplumun yeterince gelişmemiş ve kapasitesinin sınırlı olması, Türkiye’nin siyasi, sosyal ve ekonomik yapısı ile doğrudan bağlantılı. Bu alanlardaki tüm sorunlar kaçınılmaz olarak sivil topluma da yansıyor. Dolayısıyla, Türkiye’de sivil topluma elverişli demokratik ortamın varlığı koşulu ile sivil toplum etkin olabilir.</p>
<p>Henüz gelişmiş ülkelerin seviyesinde güçlü bir sivil topluma sahip değiliz. 2000’lerin başından itibaren ivme kazanan Avrupa Birliği üyelik sürecinde, mevzuatta yapılan değişiklikler ve demokratik katılıma olanak sunan siyasi ortam sayesinde Türkiye’de sivil toplum da hızla gelişmeye başlamıştı. Ancak son yıllarda artan kutuplaşma, demokratik sivil alanda daralmaya neden oldu. OHAL süreci ve pandemi kısıtları da sivil toplum üzerinde olumsuz etki yarattı. STK’ların sınırlı kapasitesini rakamlara üzerinden değerlendirdiğimizde, tablo pek iç açıcı değil.</p>
<p>Sivil toplum deyince aklımıza ilk gelen yapılar dernek, vakıf, sendika, oda ve kooperatifler. Resmi verilere göre, 84 milyon nüfuslu Türkiye’de dernek üye sayısı 12 milyon civarında. Nüfusa oranladığımızda Türkiye’de ortalama 687 kişiye 1 dernek düşüyor. Bu oran gelişmiş ülkelere kıyasla oldukça düşük. Gelişmiş ülkelerde her 10 kişiden ortalama 4 kişi bir STK üyesi iken Türkiye’de her 10 kişiden sadece 1’i bir STK üyesi. Bu sayılar, Türkiye’de sivil toplum düşük bir etkiye ve yaygınlığa sahip olduğunu teyit ediyor.</p>
<h5>Neden &#8216;Sivil Toplum Ne İşe Yarar?&#8217; Çalışması?</h5>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/ankara-kent-konseyi.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" class="alignleft wp-image-77356" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/ankara-kent-konseyi.jpg" alt="" width="301" height="425" /></a>Türkiye’de kamuoyu sivil toplumu ve sivil toplum kuruluşlarını (STK) ne kadar tanıyor? Faaliyetlerinden haberdar mı? STK’lara ne kadar güveniyor? Demokratik bir sisteme STK’ların üstlendiği hayati rolün ne ölçüde farkında? Bir sivil toplum çalışanı, gönüllüsü ve sivil toplum haberciliği yapan bir aktivist olarak, tüm bu sorularla birlikte, STK’ların hayata geçirdikleri faaliyetlerin kamuoyunda ne kadar bilindiğini; nasıl bir karşılık bulduğu ve yarattıkları etkiyi sorguladım. Ve şahsen, sivil toplumun kamuoyunda yarattığı algıya, küçük de olsa, pozitif bir katkıyı nasıl sağlayabileceğimi düşündüm. Ortaya, “Sivil Toplum Ne İşe Yarar” adlı bu çalışma çıktı.</p>
<p>AB Sivil Düşün desteğiyle hazırlanan bu çalışmada, 8 farklı hak alanında çalışan sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle görüştüm, faaliyetlerini inceledim. Bu STK’lar Afet Platformu, Ankara Kent Konseyi, Başka Bir Okul Mümkün Derneği, Hak İnisiyatifi Derneği, HAYTAP (Hayvan Hakları Federasyonu) Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı, Kodluyoruz Derneği ve Yeşil Düşünce Derneği.</p>
<p>Bu <a href="https://www.slideshare.net/alasaraalasara/sivil-toplum-ne-ie-yarar" target="_blank" rel="noopener">çalışma</a>, sivil toplum kuruluşlarının tüm çeşitliliği ve renkliliğiyle hayatımızın ne kadar içinde olduğuna; yürüttükleri faaliyetlerin geniş kapsamına ve bunların sonucunda yarattıkları sosyal etkiye dair fikir verebilmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Özetle, <a href="https://www.youtube.com/channel/UCELNVc4Ak2euzYvrBcByUHg" target="_blank" rel="noopener">çalışma</a> “STK’lar neler yapıyor?” ve “yaptıkları ne işe yarıyor?” sorusuna yanıt vermek için bir girizgah…</p>
<h5>Sivil Toplum Kuruluşları Hangi Alanlarda Faaliyet Yürütür?</h5>
<p>Sivil toplum kuruluşları çok çeşitli alanlarda faaliyet yürütürler. Gençlik, çevre, kadın hakları, insan hakları, engelli hakları, tüketici hakları, çocuk hakları, eğitim, hayvan hakları, istihdam, teknoloji, kent politikaları, hemşehrilik gibi pek çok farklı konu alanında faaliyet gösterirler.</p>
<p>Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının sayısı:<br />
• 12O bin civarında dernek,<br />
• 6 bine yakın vakıf,<br />
• 600 civarında sendika,<br />
• 3 bin oda ve<br />
• 53 bin kooperatif</p>
<h5>Sivil Toplum Kuruluşları Neye Yarar?</h5>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/hak-inisiyatifi.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" class="alignleft wp-image-77359" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/hak-inisiyatifi-640x977.jpg" alt="" width="291" height="444" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/hak-inisiyatifi-640x977.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/hak-inisiyatifi-1024x1563.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/hak-inisiyatifi.jpg 1080w" sizes="(max-width: 291px) 100vw, 291px" /></a>• Sivil toplum kuruluşlarının asıl amacı topluma çeşitli şekillerde fayda sağlamaktır.<br />
• Sivil toplum kuruluşları, toplumda çok çeşitli konulardaki sorunları tespit ederler ve çözüm önerileri geliştirerek bu doğrultuda faaliyet yürütürler.<br />
• Bazı sivil toplum kuruluşları istihdama katkı sağlar; bazıları ücretsiz yazılım eğitimleri verir.<br />
• Bazı sivil toplum kuruluşları kadınları haklarını korumak, şiddete maruz kalmaları durumunda mağduriyetlerini gidermek ve onları ekonomik olarak güçlendirmek için çalışır.<br />
• Bazı sivil toplum kuruluşları, çevre sorunları konusunda bilgi ve farkındalığımız artırır; ilkim kriziyle mücadelede neler yapmamız gerektiğini gösterir.<br />
• Bazı sivil toplum kuruluşları, haklarımızı (örneğin tüketici hakları, işçi hakları, insan hakları, eğitim hakları, kadın hakları) bilmemize katkı sunarlar.<br />
• Bazı sivil toplum kuruluşları, haklarımız ihlal edildiğinde, nasıl mağduriyetimizi gidereceğimiz gösterir ve ücretsiz olarak bize hukuki destek verir.</p>
<h5>Sivil Toplum Kuruluşları Pek Çok Alanda Faaliyet Yürütüyor; İşe Yarıyor!</h5>
<p>En başında bu çalışmanın hareket noktasını oluşturan “Türkiye’de sivil toplum kuruluşları ne işe yarar?” sorusuna bulduğum yanıt şu oldu:</p>
<p>Sivil toplum kuruluşları, çok farklı alanlarda faaliyet yürütürler; topluma sağladıkları fayda kamuoyunda az bilinir fakat hayatımıza dokunan ÖNEMLİ işler yaparlar. Örnekleri çok! AB Sivil Düşün destekli bu çalışmada yer alan sivil toplum kuruluşları ve faaliyetlerinin bir özeti;</p>
<p><strong><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/kodluyoruz-1.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-77371" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/kodluyoruz-1-640x1016.jpg" alt="" width="285" height="453" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/kodluyoruz-1-640x1016.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/kodluyoruz-1-1024x1626.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/kodluyoruz-1.jpg 1080w" sizes="auto, (max-width: 285px) 100vw, 285px" /></a>Afet Platformu</strong>: Türkiye meydana gelen tüm afetlerde (deprem, sel, orman yangını) 26 Sivil Toplum kuruluşu afet sahasında aktif olarak birlikte görev alıyor.</p>
<p><strong>Ankara Kent Konseyi:</strong> Türkiye&#8217;nin en aktif Kent Konseyi: 1250 sivil toplum kuruluşundan oluşuyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi ile ortak çalışarak politika üretiyor.</p>
<p><strong>Başka Bir Okul Mümkün Derneği:</strong> Mevcut eğitim sistemine alternatif BBOM Modeli yarattı. Türkiye’de 7 farklı kentte 7 kooperatif ve 5 okul Modeli uyguluyor.</p>
<p><strong>Hak İnisiyatifi Derneği:</strong> “Kim olursa olsun zalime karşı; kim olursa olsun mazlumdan yana” anlayışıyla, İslami kesime yakın olmasına karşın hem dindar hem seküler kesimin haklarını korumaya çalışıyor.</p>
<p><strong>HAYTAP</strong>: Sadece evcil hayvanlar için değil tüm hayvan türleri (at, inek, eşek ) için mücadele ediyor. Türkiye’de “Kapınızın Önüne Bir Kap Yemek-Su” gibi birçok farkındalık çalışmasını başlattı. Emekli Hayvanlar Çiftliğini kurdu.</p>
<p><strong>Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı:</strong> Türkiye’de kadın kooperatifi hareketini başlattı. Dar gelirli, yoksul ve dışlanmış kadınlarla iş modeli geliştiriyor; ürettikleri ürünlerin satılmasını sağlıyor.</p>
<p><strong>Kodluyoruz Derneği:</strong> Türkiye’nin birçok kentinde ve çevrimiçi ortamda hem yetişkinlere hem çocuklara ücretsiz kodlama ve yazılım eğitimi veriyor; katılımcılara iş de buluyor.</p>
<p><strong>Yeşil Düşünce Derneği:</strong> İklim değişikliğiyle mücadelede aktif savunuculuk ve kampanyacılık yapıyor, farkındalığı artırıyor. Belediye başkanlarının yeşil politikaları benimsemesine katkı sağlıyor.</p>
<h5>Sivil Toplum Kuruluşlarının Çalışmalarını Neden Takip Etmeliyim?</h5>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/yesil-dusunce-dernegi.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-77363" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/yesil-dusunce-dernegi-640x904.jpg" alt="" width="278" height="393" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/yesil-dusunce-dernegi-640x904.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/yesil-dusunce-dernegi-1024x1447.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/yesil-dusunce-dernegi.jpg 1080w" sizes="auto, (max-width: 278px) 100vw, 278px" /></a>Bu kadar çok ve çeşitli alanda faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarından, hangilerinin çalışmalarının bizim için fayda sağlayacağını ve-veya başkalarının hayatında olumlu bir etki yaratacağını düşünüyorsak, o kuruluşları takip edebiliriz.</p>
<p>Örneğin sağlık alanında yaşadığınız bir sorun (COVID-19 virüsü) nedeniyle, o alanda çalışan bir sivil toplum kuruluşunun (örneğin Halk Sağlığı Uzmanları Derneği) çalışmalarını takip ederek, bilgilenebilir ve çevrenizdekilere de bu bilgiyi aktarabilirsiniz.</p>
<h5><strong>Sivil Toplum Kuruluşlarını Neden Desteklemeliyim?</strong></h5>
<p>Sivil toplum kuruluşları devlet yardımı almadan, kendi üyeleri ve gönüllülerin desteği ile faaliyetlerini yürüttükleri ve kâr amacı gütmeden topluma çok çeşitli alanlarda fayda sağlayan kuruluşlar oldukları için; bizim onlara sağlayacağımız destek, aynı zamanda bu sivil toplum kuruluşlarının topluma sundukları katkıyı da artırır.</p>
<p>Bu nedenle, bizim için hassasiyet arz eden konu ve konularda (işçi hakları, hayvan hakları, kadın hakları, çocuk hakları v.b.) o alanlarda çalışan sivil toplum kuruluşlarını desteklemek hem bireysel olarak kendimiz için hem de toplum için fayda sağlayacaktır.</p>
<h5>Faaliyetlerini Beğendiğim STK’ları Nasıl Destekleyebilirim?</h5>
<p>• Çalışmalarını beğendiğimiz, faaliyetlerinin toplumsal fayda sağladığını düşündüğümüz sivil toplum kuruluşlarını sosyal medyada takip edebilir; paylaşımlarını çevremizde yaygınlaştırabilir ve bu faaliyetlerin daha geniş kesimler tarafından bilinmesini sağlayabiliriz.<br />
• Ayrıca, sivil toplum kuruluşlarına ayni ya da maddi olarak destek verebilir; bağış yapabiliriz.<br />
• Ek olarak, sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerine aktif olarak, gönüllü ve-veya üye olarak da katkı sunabiliriz.</p>
<p>* <strong>“Sivil Toplum Ne İşe Yarar?” adlı Sivil Düşün</strong> destekli çalışma kapsamında hazırladığım e-book’a <a href="https://www.slideshare.net/alasaraalasara/sivil-toplum-ne-ie-yarar" target="_blank" rel="noopener"><strong>buradan</strong></a>; <a href="https://www.youtube.com/channel/UCELNVc4Ak2euzYvrBcByUHg" target="_blank" rel="noopener"><strong>videolara ise bu bağlantıdan</strong></a> ulaşabilirsiniz. Çalışmanın tasarımı, video kurgu ve montajı Sevde Tunç’a; iletişim danışmanlığı Şevket Uyanık’a ait.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/03/sivil-toplum-ne-ise-yarar/">Sivil Toplum Ne İşe Yarar?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hak Savunuculuğunda Dönüşen Tutumlar</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/09/hak-savunuculugunda-donusen-tutumlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2021 09:14:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Bostan Ünsal]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[hak savunuculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Faruk Gergerlioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Meydan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=68326</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Meydan'da Hak İnisiyatifi Derneği'nden Fatma Bostan Ünsal ile, hak savunucularına yönelik değişen tutumlar konuşuldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/09/hak-savunuculugunda-donusen-tutumlar/">Hak Savunuculuğunda Dönüşen Tutumlar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ömer Faruk Gergerlioğlu başta olmak üzere hak savunucularına yönelik tutumları değerlendiren Ünsal, kamusal uygulamaların kişilere göre farklılık göstermesinin kabul edilemeyeceğini söyledi. Ortak ve çoğulcu bir kamusal alanın inşa edilmesi için sivil toplum ve siyaset başta olmak üzere tüm kurumların birlikte çalışma yapmasının önemine işaret eden Ünsal, siyasete yönelik toplumsal güvenin önemli olduğunu kaydetti.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="Sivil Meydan 17: Hak Mücadelesine Dönüşen Tutumlar" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/uSo-43jw3qY?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/09/hak-savunuculugunda-donusen-tutumlar/">Hak Savunuculuğunda Dönüşen Tutumlar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Hak İhlaline Sebebiyet Veriyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/02/guvenlik-sorusturmasi-ve-arsiv-arastirmasi-hak-ihlaline-sebebiyet-veriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2021 12:15:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Şahin Gürçay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=68019</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meclis Genel Kurulu'nda yeniden onaylanmasına karar verilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması uygulamasıyla ilgili hazırladıkları raporu konuştuğumuz Hak İnisiyatifi Derneği'nden Şahin Gürçay, uygulamanın hem eski haliyle hem de teklif edilen yeni haliyle birçok açıdan hak ihlaline sebebiyet verdiğini belirtiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/02/guvenlik-sorusturmasi-ve-arsiv-arastirmasi-hak-ihlaline-sebebiyet-veriyor/">&#8220;Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Hak İhlaline Sebebiyet Veriyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-68020 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/sahin-guray.jpg" alt="Şahin Güray" width="200" height="200" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/sahin-guray.jpg 200w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/sahin-guray-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 200px) 100vw, 200px" /></span><b>Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması uygulaması nedir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu uygulama özetle kamu kurumlarına ilk defa veya yeniden atanacak olan kişiler hakkında yapılan çeşitli araştırmaları ifade ediyor. Bu araştırma neticesinde ilgili kişilerin söz konusu kuruma atanıp atanmayacağına karar veriliyor. </span></p>
<p><b>Peki bu uygulama kimler için geçerli? Kimlere uygulanıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Esasında burası biraz muallak. Uygulama ilk ortaya çıktığında sadece belirli pozisyonlar için uygulanırken OHAL döneminde 657 sayılı kanuna eklenen bir ibare ile tüm kamu personelleri için söz konusu uygulama şart koşuldu. Ancak o düzenleme de AYM tarafından reddedilince şu an için – en azından resmiyette &#8211;  yine sadece ilk zamanki halinde yer alan pozisyonlar için uygulanması mümkün. Bunlar da; Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personelden ibaret. Ancak meclis gündemine getirilen teklif ile uygulama tekrardan tüm kamu personeli için genişletilmek isteniyor.</span></p>
<p><b>Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması uygulaması ne zamandan beridir uygulanıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uygulamanın sınırlı sayıda pozisyon için geçerli olan bahsettiğim ilk versiyonu 2000 yılında yayınlanan bir yönetmelikten beri geçerli. Söz konusu yönetmeliğin dayandığı kanunun tarihi de 1994. Yani çok eskiden beri var olan ama sadece Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel için uygulanan bir şey bu. Ancak OHAL döneminde 676 sayılı KHK ile 2016 Ekim ayından itibaren tüm kamu personeli için 2000 yılında çıkan yönetmelikte belirlenen esaslarla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması zorunlu kılındı. 2018 Şubat ayında da TBMM bu KHK ile yapılan düzenlemeyi aynen kabul etti ve uygulama tüm kamu personeli için yasalaşmış oldu. Ne var ki Temmuz 2019 tarihinde AYM bu düzenlemeyi iptal etti. Dolayısıyla şu an için 2000 yılındaki orijinal versiyon cari durumda. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sadece Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel için yapılabilir. Eğer meclis gündemindeki teklif yasalaşırsa tüm kamu personeli için uygulama söz konusu olacak.</span></p>
<p><b>Bu konu ile ilgili Hak İnisiyatifi olarak bir rapor hazırladınız. Rapor hangi ihtiyaca binaen ortaya çıktı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hak İnisiyatifi Derneği bilindiği üzere insan hakları alanında faaliyet yürüten bir oluşum. Bu bağlamda etrafımızda yaşanan hak ihlalleri ile ilgili çeşitli faaliyetlerde bulunmaya çalışıyoruz. İhlale sebep olan bir durumla alakalı rapor hazırlamak da bu faaliyetlerden birini teşkil ediyor. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının tüm kamu personelleri için uygulandığı 2016-2019 yılları arasında kamuoyunda oluşan yoğun tepkiler ve tanık olduğumuz mağduriyetler bizi bu konu hakkında bir rapor hazırlama fikrine yöneltti. Zira insanlar kendilerinin içeriğini dahi göremediği bir soruşturma sonucunda hak etmiş oldukları kadrolara atanamamaya başladılar. Bu durum, üzerinde dikkatli çalışmayı gerektiriyordu.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Arşiv araştırması tek başına bu ve benzer sıkıntıların ortaya çıkmasına zemin hazırlayan oldukça sorunlu bir uygulamadır.</span></p></blockquote>
<p><b>Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması hangi yönüyle hak ihlallerine neden oluyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Esasında 2000 yılından beri uygulanan yöntem ile meclis gündemine gelen teklif arasında bazı farklar var. Ancak biz raporumuzda bu farkları da dikkate alarak bütüncül bir değerlendirmede bulunduk. O nedenle şunu söyleyebilirim ki; ister eski haliyle kalsın ister yeni teklif edilen haliyle uygulansın, bu uygulama birçok açıdan hak ihlaline sebebiyet vermektedir. İlk olarak düzenlemede muğlak ifadeler yer alıyor ve sonuç nihai olarak amirin takdirine bırakılıyor. Bu da idareye ve amire çok geniş bir takdir marjı tanınması yoluyla keyfiyete imkan veren, her bir amirin farklı kriterlerle ve beklentilerle kendine göre değerlendirme yapabilmesine zemin hazırlayan ve dolayısıyla hukuki öngörülebilirliği ortadan kaldıran bir durum. Ayrıca amirlerin geniş takdir yetkilerini hukuka aykırı bir keyfilikle kullanmaları neticesinde ayrımcılık yasağını ve eşitlik ilkesini ihlal etme potansiyeli de söz konusu. Sonucun gizli olması ve bu sonuca ulaştıran nedenlerin açıkça ifade edilmemesi gibi durumlar nedeniyle de şeffaflık ilkesi önemli ölçüde zarar görebiliyor. Zira kişiler, kendi haklarında yapılan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının içeriğini ancak idarenin kararına yargı yoluyla itiraz ettiklerinde ulaşabiliyorlar. Süreç boyunca her aşamayı geçerek hak kazanmış olmasına rağmen; muğlak, belirsiz ve gizli bir inceleme ile kamu personeli olması engellenen kişilerin kamu görevine katılma hakkı da ihlal edilmiş oluyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kişinin kamu görevine atanmasının yapılmaması ve ailesi ile çevresinde bu durumun duyulması kişi hakkında bir zan oluşmasına, kişiye sanki suçlu gibi bakılmasına neden oluyor ve bu bağlamda lekelenmeme hakkı ihlal ediliyor. Ayrıca ilgili mevzuatta yer alan “kişinin içinde bulunduğu ortam dikkate alınarak” veya yeni teklifte olan “sıhri hısımlık” tarzı ifadeler üzerinden; kişinin ailesi, arkadaşları, tanıdıkları gibi kişiyi hukuki olarak doğrudan bağlamayan insanların yapıp ettikleri ve bu insanlara atfedilen sakıncalar nedeniyle kişinin hakkında “olumsuz” bir sonuca hükmedilebileceğinden suçun ve cezanın şahsiliği ilkesi de ihlal edilmektedir. Bu sayılan ihlal türlerinin tamamı için raporumuzda örnekler bulunmaktadır. Yani bu ihlaller sadece ihtimal değil gerçekleşmiş durumlardır ve mahkeme tutanaklarına yansımış haldedirler. Yeni teklifin içerisinde de bu ihlalleri ortadan kaldıracak etkili bir düzenleme bulunmamaktadır.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Kişi hakkında hiçbir “sakıncalı” veri elde edilmemesine rağmen örneğin kardeşinin hakkında bulunan bir veri güvenlik soruşturması içerisine eklenmiş ve atama ile yetkili amirin önüne bu bilgi gittiğinde amir de atamayı yapmamaya karar vermiştir. Tüm bunlar mahkeme kararları ile belgelenmiş haldedir. Bu açıkça suçun ve cezanın şahsiliği ilkesinin ihlalidir. Keyfiyete imkan tanıyan, öngörülebilir ve şeffaf olmayan, kamu görevine katılma hakkını, eşitlik ilkesini, ayrımcılık yasağını ihlal eden bir yapıya sahiptir.</span></p></blockquote>
<p><b>Yönetmelikte “arşiv araştırması” ve “güvenlik soruşturması” adı verilen iki farklı yöntem belirtilmekte. Araştırma hangi kurumlar tarafından yapılıyor? kamu personeli olarak atanmasının “olumlu” ya da “olumsuz” olduğuna dair kimler karar veriyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Arşiv araştırması ile kast edilen kişinin adli mercilerde yer alan tüm kayıtları. Adli sicil kaydından farklı olarak kişinin geçirdiği soruşturmalar, yargılandığı davalar, hakkında yapılan tahkikatlar gibi, aslında sonuçta kişi hakkında olumlu olarak da nihayete ermiş olsa tüm detaylar arşiv araştırması ile yeniden ortaya çıkarılıyor. Yani düşünün, bir konuda hakkınızda bir iddia oluşmuş, örneğin bir itirafçı sizin adınızı vermiş ve terör örgütü üyesi olma şüphesi ile hakkınızda soruşturma açılmış. Nihayetinde bu konuda sizin aleyhinize bir kanıt bulunamamış ve soruşturma kapanmış. Ya da yargılanmış ama beraat etmişsiniz. Yani konuyla en ufak bir bağınız olmadığı yargı tarafından anlaşılmış. Normalde bu durum sizin adli sicil kaydınızda yer almaz. Gerek de yoktur zira siz temelde bir iftira sonucu tüm o süreci yaşamışsınızdır. Ancak arşiv araştırması ile bu bilgiler de yeniden ortaya çıkar. Sizi atama ile yetkili kurum amirinin karşısına bu bilgi gider. Kurum amiri de kendince bu durumu değerlendirir. İsterse sırf bu nedenle sizin atamanızı yapmaz. Sonucunda ise biraz önce bahsettiğimiz hak ihlallerine muazzam bir zemin hazırlanmış olur. Arşiv araştırması tek başına bu ve benzer sıkıntıların ortaya çıkmasına zemin hazırlayan oldukça sorunlu bir uygulamadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Güvenlik soruşturması ise daha da sorunlu bir yapıdadır. Zira burada kişi hakkında arşive dahi yansımayan istihbari nitelikte bir araştırma söz konusudur. Kolluk veya çeşitli istihbarat ve güvenlik güçleri elinde yer alan ya da yeni yapılan araştırma ile bulunan; sizinle veya “yakın çevreniz”, “sıhri hısımlarınız” ile alakalı her türlü bilgi güvenlik soruşturmasının içerisine yansır. Raporumuzda bununla alakalı birçok örnek bulunmaktadır. Örneğin kişi hakkında hiçbir “sakıncalı” veri elde edilmemesine rağmen kardeşinin hakkında bulunan bir veri güvenlik soruşturması içerisine eklenmiş ve atama ile yetkili amirin önüne bu bilgi gittiğinde amir de atamayı yapmamaya karar vermiştir. Tüm bunlar mahkeme kararları ile belgelenmiş haldedir. Daha önce de bahsettiğim gibi, bu açıkça suçun ve cezanın şahsiliği ilkesinin ihlalidir. Keyfiyete imkan tanıyan, öngörülebilir ve şeffaf olmayan, kamu görevine katılma hakkını, eşitlik ilkesini, ayrımcılık yasağını ihlal eden bir yapıya sahiptir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2000 yılındaki yönetmeliğe dayanan uygulama bu iki yöntemi birlikte kullanmaya müsaade ediyor. Yani 2016-2019 arasında tüm kamu personeli için de bu iki uygulama birlikte kullanıldı. Şimdi teklif edilen yasada ise arşiv araştırması ilk defa ve yeniden kamu personeli olarak atanacak herkes için öngörülürken, güvenlik soruşturmasının Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek belirli sayıda pozisyon için uygulanması hedefleniyor. Ancak bu durum sorunları ortadan kaldırmıyor. Zira biraz önce dile getirdiğim gibi arşiv araştırması da başlı başına hak ihlallerine sebep olan bir yapıya sahiptir. Ayrıca güvenlik soruşturmasının kimlere yapılacağı da Cumhurbaşkanı&#8217;nın kararına bırakılmıştır. Bu durumda bu yöntemin de ileride çok daha geniş kesimlere uygulanmasının önü açıktır.</span></p>
<p><b>Raporu hazırlarken neleri öncelediniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporu hazırlarken karşılaştığımız en önemli sorun güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması içeriklerinin ve sonuçlarının tamamen gizli olmasıydı. Kişi, kendi hakkında yapılan araştırmanın içeriğini ancak idarenin atamayı uygun bulmama kararını mahkemeye taşıyarak öğrenebiliyordu. Bu durumda mahkeme idareden kararın nedenini istiyor, idare de güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına yansıyan verileri mahkemeye iletiyordu. Mahkeme de bu verileri gerekçeli kararında kullanarak hükmünü açıklıyordu. Dolayısıyla bir kişi hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının içeriğini kesin olarak görebileceğimiz tek yer mahkemelerin gerekçeli kararlarıydı. Biz de bu nedenle bir çağrı yaparak ataması güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde yapılmayan, bu durumu mahkemeye taşıyan ve neticede elinde gerekçeli mahkeme kararı olan insanlardan bizlerle bu kararları rapor çalışmamız için paylaşmalarını istedik. Bu çağrı neticesinde elimizde rapor için kullanmaya uygun 39 adet mahkeme kararı olmuş oldu. Rapora dayanak olan tüm veriler bu mahkeme kararlarına dayanmaktadır. Bu nedenle de yoruma yer vermeyen, kesin, gerçekten yaşanmış durumları raporumuzda ele almış olduk.</span></p>
<p><b>Hak İnisiyatifi Derneği olarak öneriniz nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gerek mevcut haliyle gerek yeni teklif edilen haliyle bürokratik ve siyasi güce/konuma sahip olanların suiistimaline açık olan ve birçok hak ihlaline kapı aralayan bu uygulamanın bir an önce tamamen kaldırılmasını, buna benzer bir uygulamanın yeniden ihdas edilmesine dair çalışmalara son verilmesini ve bu uygulamadan kaynaklanmış olan mevcut hak ihlallerinin de giderilmesini talep ediyoruz. Kamu otoritesini bu konuda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye davet ediyoruz.</span></p>
<p>Rapora ulaşmak için <a href="https://hakinisiyatifi.org/guvenlik-sorusturmasi-ve-arsiv-arastirmasi-uygulamasi-kaynakli-hak-ihlalleri-inceleme-ve-arastirma-raporu.html" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/02/guvenlik-sorusturmasi-ve-arsiv-arastirmasi-hak-ihlaline-sebebiyet-veriyor/">&#8220;Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Hak İhlaline Sebebiyet Veriyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hak Savunucuları Somut Adım Bekliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/03/hak-savunuculari-somut-adim-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2021 10:00:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Amnesty]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[hak savunucuları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Eylem Planı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=66453</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dün açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı’nı Sivil Sayfalar için değerlendiren Eşitlik İzleme Kadın Grubu’ndan Hülya Gülbahar, Hak İnisiyatifi’nden Mehmet Arif Koçer ve Uluslararası Af Örgütü’nden Tarık Beyhan, eylem planında vurgu yapılan AİHM kararları başta olmak üzere iç hukukta yeterli maddeler olduğunu hatırlatarak, inandırıcılık için somut adımların atılmasının gerekliliğine işaret ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/03/hak-savunuculari-somut-adim-bekliyor/">Hak Savunucuları Somut Adım Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66472 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/insan-haklari-eylem-plani-640x360.jpg" alt="insan hakları eylem planı" width="309" height="174" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/insan-haklari-eylem-plani-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/insan-haklari-eylem-plani.jpg 650w" sizes="auto, (max-width: 309px) 100vw, 309px" />Eylem planının soyutluğunu ve belirsizliğini belirten Af Örgütü Kampanyalar ve İletişim Direktörü Tarık Beyhan, “Bu plana dair söyleyebileceğimiz ilk şey somut adımları görmek istediğimiz.” dedi. Planda AİHM ve AYM kararlarına vurgu yapıldığını hatırlatan Beyhan, “Hükümetin bu kararlara derhal uyulmasına dair çağrıda bulunmasını bekleriz. Bu eylem planına dair hükümete detaylı şekilde görüş verdik. Hatta eylem planı açıklanmadan önce bunu tekrar hatırlattık. İfade, toplanma, örgütlenme, basın özgürlüğü gibi temel bazı özgürlükler sistematik olarak ihlal ediliyor. Bunların tamamen ortadan kalktığını görmek isteriz.” Diye konuştu.</p>
<figure id="attachment_66468" aria-describedby="caption-attachment-66468" style="width: 263px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-66468" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/tarik-beyhan.jpg" alt="Tarık Beyhan" width="263" height="184" /><figcaption id="caption-attachment-66468" class="wp-caption-text">Tarık Beyhan</figcaption></figure>
<p>Osman Kavala, Ahmet Altan başta olmak üzere uzun tutuklamalara vurgu yapan Beyhan, “Bunların derhal son bulduğunu görmek isteriz. Terör tanımının muğlaklığının ortadan kaldırılmasını ve muhalifleri sindirmek için terör suçlamalarının yöneltilmesinden vazgeçilmesini bekleriz. En önemlisi, insan hakları insan seçmez. Hangi hakların ne şekilde, ne nedenle kısıtlanabileceği uluslararası hukukta ve standartlarda bellidir. Bu ülke sınırları içerisinde herkesin aynı seviyede haklar ve özgürlüklerden yararlanabildiğini hemen görmek isteriz. Bu plan bir iyi niyet bildirimi gibi gözüküyor. Fakat biz uygulamaları görmek istiyoruz.” Diye konuştu.</p>
<h5><strong>“Samimiyet Sözü Edilen Kavramların Hayata Geçirilmesini Gerektirir”</strong></h5>
<figure id="attachment_66469" aria-describedby="caption-attachment-66469" style="width: 279px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-66469" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/hulya-gokbahar.jpg" alt="Hülya Gökbahar" width="279" height="209" /><figcaption id="caption-attachment-66469" class="wp-caption-text">Hülya Gülbahar</figcaption></figure>
<p>Eşitlik İzleme Kadın Grubu’ndan Hülya Gülbahar, eylem planıyla gündelik hayattaki uygulamaların uyuşmadığına vurgu yapıyor. Planın yeni bir anayasaya giden yola vurgu yaptığını da hatırlatan Gülbahar, “Anayasayı uygulamayanlar anayasa yapamaz. Bu nedenle baş hukuk danışmanının ‘AİHM kararları bağlayıcı değil’ dediği koşullarda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AİHM kararlarına vurgu yapan bir eylem planını hiçbir inandırıcılığı yok. Yapılacağı iddia edilenlerin yapılması için su anda hukuki engel yok, samimiyet söz edilen kavramların derhal hayata geçirilmesini gerektirir.&#8221; dedi.</p>
<p>Eylem planındaki kadına şiddetle ilgili maddeleri de yorumlayan Hülya Gülbahar, 6284 nolu yasaya olan vurgunun önemli olduğunu ancak iktidarın yasayı fiilen uygulanamaz hale getirdiğini de hatırlatıyor. Şiddete maruz kalan kadınlara avukat için özel bir yasa çıkarılmasına gerek olmadığını belirten Gülbahar, “Kadın örgütlerinin, kadın cinayetleri dahil kadınların mağdur edildiği davalara müdahil olma taleplerinin reddedildiği koşullarda bu vaat de gerçekçi görülmüyor.” Dedi. Gülbahar, eylem planında kadına şiddet noktasındaki en önemli uluslararası sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi’ne vurgu yapılmayışına da işaret ederek, &#8220;Kadına karşı şiddetle mücadele edilecekse; İstanbul Sözleşmesi ve 6284 nolu yasanın etkin biçimde uygulanması, yasaların öngördüğü şiddet hattı, sığınaklar ve cinsel şiddet kriz merkezlerinin derhal yeterli sayıda açılması gerekir. “ dedi.</p>
<h5><strong>“İktidar Yanlışlarıyla Yüzleşmeli”</strong></h5>
<figure id="attachment_66470" aria-describedby="caption-attachment-66470" style="width: 303px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-66470" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/mehmet-akif-kocer-640x393.jpg" alt="Mehmet Arif Koçer" width="303" height="186" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/mehmet-akif-kocer-640x393.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/mehmet-akif-kocer.jpg 652w" sizes="auto, (max-width: 303px) 100vw, 303px" /><figcaption id="caption-attachment-66470" class="wp-caption-text">Mehmet Arif Koçer</figcaption></figure>
<p>Hak İnisiyatifi Derneği Genel Başkanı Mehmet Arif Koçer de eylem planının somut adımlar içermediğini belirterek, “Kağıt üzerinde çok şık görünüyor, ama ne yazık ki, OHAL dönemi yıkımını düzeltmeye dönük hiçbir somut adım atılmazken, bu planın inandırıcılığı bulunmamaktadır. İnandırıcılık isteniyor ise, önce yaptıkları yanlışlar ile iktidar yüzleşmeli, kamuoyuna bunları açıklamalıdır. Ancak o zaman beyaz sayfa açılabilir.” Diye konuştu.</p>
<p>Yargı üzerindeki siyasi baskının kaldırılması gerektiğini de savunan Koçer, “Yargının yürütmeden gerçekten bağımsızlığı hayata geçirilmelidir. Yargı siyasi muhaliflerden intikam alma aracına dönüştürülmemeli, davalara ilişkin beyanat vermekten vazgeçilmeli, tüm tutuklu ve mahkûmların faydalanacağı genel af çıkartılmalıdır. Toplumsal barışın ilk adımı bu olacaktır.” Dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/03/hak-savunuculari-somut-adim-bekliyor/">Hak Savunucuları Somut Adım Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hak İnisiyatifi: &#8220;Türkiye Mazlum ve Mağdurların Sığınağı Olmalıdır&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/10/hak-inisiyatifi-turkiye-mazlum-ve-magdurlarin-siginagi-olmalidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2020 13:52:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Şeriatmedari]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57989</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hak İnisiyatifi, Türkiye’ye sığınmış, İranlı kadın hakları aktivisti Meryem Şeriatmedari’nin iade edilmek üzere gözaltında tutulduğuna ilişkin iddialar karşısında açıklama yapıp, ''Türkiye, dünyanın dört bir yanından kendisine sığınan mazlum ve mağdurların sığınağı olmalıdır.'' dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/10/hak-inisiyatifi-turkiye-mazlum-ve-magdurlarin-siginagi-olmalidir/">Hak İnisiyatifi: &#8220;Türkiye Mazlum ve Mağdurların Sığınağı Olmalıdır&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde sosyal medyada Türkiye’ye sığınmış, İranlı kadın hakları aktivisti Meryem Şeriatmedari’nin İran’a iade edilmek üzere gözaltında tutulduğuna, İran’da 2018 yılında başörtüsü yasağını protesto ettiği için tutuksuz yargılandığı, hapis cezasına çarptırıldığı, bu cezayla muhatap olmamak için Türkiye’de yer aldığı ve İran’a iade edilmesi halinde adil olmayan bir yargısal süreç sonucunda cezalandırılacağına ilişkin iddialar yer bulmakta.</p>
<p>Hak İnisiyatifi tarafından yapılan araştırma ve görüşmeler sonucunda, 6 Eylül 2020 günü Denizli’de yapılan rutin kontrol sırasında Şeriatmedari’nin turist vizesinin süresinin bittiği tespit edildiği ve bu sebeple gözaltına alındığı ve ifadesinin alınmasının ardından Türkiye’yi terk etmesi için 15 gün süre verilerek serbest bırakıldığı bilgisine ulaşıldı.</p>
<p>Akabinde Şeriatmedari&#8217;ye Denizli Barosu’na kayıtlı avukatlar tarafından hukuki destek sağlandığı, bu destekle iltica başvurusunda bulunduğu ve iltica başvurusu sonuçlanana kadar Türkiye’de yaşamasına bir engel olmadığı öğrenildi.</p>
<p>Hak İnisiyatifi yaptığı açıklamada, İran İslam Devletinde uygulanan başörtüsü zorunluluğu ve bu zorunluluğun protesto edilmesine ilişkin yasakların, hem İslami hem de evrensel hukuk açısından kabul edilebilir olmadığını, bu yasaklardan veya bunları protesto etmekten dolayı insanların hapis cezasına çarptırılmasının da derin bir haksızlık ve adaletsizlik içerdiğini belirtti.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin, dünyanın dört bir yanından kendisine sığınan mazlum ve mağdurların sığınağı olması gerektiğinin altı çizilen açıklama, Meryem Şeriatmedari ve benzeri şekilde Türkiye&#8217;ye sığınan insanların adaletsiz ve haksız bir muameleyle karşı karşıya olacaklarının muhtemel göründüğü koşullarda ülkelerine iade edilmemelerinin ahlaki bir ödev olduğunu hatırlatarak son buldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/10/hak-inisiyatifi-turkiye-mazlum-ve-magdurlarin-siginagi-olmalidir/">Hak İnisiyatifi: &#8220;Türkiye Mazlum ve Mağdurların Sığınağı Olmalıdır&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hak İnisiyatifi’nden Güvenlik Soruşturması Raporu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/22/hak-inisiyatifinden-guvenlik-sorusturmasi-raporu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2020 08:00:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Uygulaması Kaynaklı Hak İhlalleri İnceleme ve Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=55071</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hak İnisiyatifi, kamu personellerine yönelik yapılan güvenlik soruşturmalarıyla ilgili hak ihlallerini, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Uygulaması Kaynaklı Hak İhlalleri İnceleme ve Araştırma ismiyle raporlaştırdı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/22/hak-inisiyatifinden-guvenlik-sorusturmasi-raporu/">Hak İnisiyatifi’nden Güvenlik Soruşturması Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun yıllardır yalnızca güvenlik bürokrasisinde görev yapacak olan kamu personelleri için uygulanan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kurumunun 03/10/2016 tarihli bir OHAL KHK’sıyla tüm kamu personellerine uygulanacak şekilde genişletildiği ve söz konusu KHK’nın, OHAL’in bitmesinin ardından 01/02/2018 tarihinde TBMM tarafından onaylanarak kanunlaştırıldığı hatırlatılan raporda, “Anayasa Mahkemesi 24/07/2019 tarihli kararında uygulamanın bu şekilde genişletilmesinin hak ihlallerine sebep olduğu gerekçesiyle yeni düzenlemeyi iptal etmiştir. Öte yandan bu tarihten sonra düzenlemenin yeniden kanunlaştırılması TBMM gündemine gelmiş olsa da kamuoyunun tepkileri sonucunda revize edilerek yeniden gündeme getirilmek üzere geri çekilmiştir. Yayınladığımız bu rapor tekrar gündeme getirilen düzenlemenin neden olduğu hak ihlallerini tespit etmek amacıyla hazırlanmıştır. Bu raporun hazırlanmasında, güvenlik soruşturması ve arşiv taramasının olumsuz sonuçlanmasının sebeplerinin resmi bir şekilde öğrenilebileceği yegane kaynak olan gerekçeli mahkeme kararlarından yararlanılması yoluna gidilmiştir. Söz konusu mahkeme kararları, derneğimiz tarafından kamuoyuna yapılan çağrı ve açık kaynaklarda yapılan araştırmalar ile toplanmıştır.” Deniliyor.</p>
<p>Araştırma kapsamında elde edilen mahkeme kararlarının içeriklerinden anlaşıldığı üzere, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması uygulamasıyla mevzuatın uygulayıcıların takdir marjını ileri derecede geniş tutmasından dolayı kanunilik ve eşitlik ilkelerinin ihlal edildiği belirtilen raporda, “ Bu uygulama çerçevesinde, şeffaflık, hukuki öngörülebilirlik, kamu görevine katılma hakkı, masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve suçun ve cezanın şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği anlaşılmaktadır. Mevcut haliyle bürokratik ve siyasi güce/konuma sahip olanların suiistimaline açık olan ve birçok hak ihlaline kapı aralayan bu uygulamanın bir an önce tamamen kaldırılması, buna benzer bir uygulamanın yeniden ihdas edilmesine dair çalışmalara son verilmesi, uygulamanın yeniden ihdas edileceği beklentisi ile mevcut atamaların bekletilmesinden vazgeçilmesi, uygulama şu an için tüm kamu personeli bakımından cari olmadığından dolayı kimi kamu kurumlarının gayri resmi yollar ile bu uygulama benzeri araştırmaları yapmayı durdurması ve bu uygulamadan kaynaklanmış olan mevcut hak ihlallerinin de giderilmesi konusunda kamu otoritesine ciddi sorumluluklar düşmektedir. Hak İnisiyatifi Derneği olarak sürecin takipçisi olacağız.” Deniliyor.</p>
<p>Raporun tamamı için<a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/hak-inisiyatifi-guvenlik-sorusturmasi-ve-arsiv-arastirmasi-uygulamasi-kaynakli-hak-ihlalleri-inceleme-ve-arastirma/"> tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/22/hak-inisiyatifinden-guvenlik-sorusturmasi-raporu/">Hak İnisiyatifi’nden Güvenlik Soruşturması Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hak İnisiyatifi’nden Türkiye-Yunanistan Sınırı Göçmen Krizi Raporu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/23/hak-inisiyatifinden-turkiye-yunanistan-siniri-gocmen-krizi-raporu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2020 11:45:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=50787</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hak İnisiyatifi Derneği, Yunanistan sınırındaki mülteci kriziyle ilgili Türkiye-Yunanistan Sınırı Göçmen Krizi başlıklı bir rapor hazırladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/23/hak-inisiyatifinden-turkiye-yunanistan-siniri-gocmen-krizi-raporu/">Hak İnisiyatifi’nden Türkiye-Yunanistan Sınırı Göçmen Krizi Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hak İnisiyatifi Derneği’nin hazırladığı raporda;  Türkiye-Yunanistan arasındaki İpsala ve Pazarkule sınır kapıları arasındaki sınır hattına ilişkin dört gönüllünün ayrı bölgelerde yaptığı gözlemlere yer verilerek,  hak ihlalleri ile ilgili tavsiyelerde bulunuluyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Rapora ulaşmak için <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/hak-inisiyatifi-turkiye-yunanistan-siniri-gocmen-krizi-raporu/">tıklayınız</a>.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/23/hak-inisiyatifinden-turkiye-yunanistan-siniri-gocmen-krizi-raporu/">Hak İnisiyatifi’nden Türkiye-Yunanistan Sınırı Göçmen Krizi Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Bu Dava Hiç Olmamalıydı&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/19/bu-dava-hic-olmamaliydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Feb 2020 17:40:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Hak Savunucuları Dayanışma Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaş Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi davası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=48016</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gezi Davası'nda hakkında beraat verilen Osman Kavala'nın tekrar tutuklanmasına tepkiler sürerken, Hakimler ve Savcılar Kurulu, beraat kararı veren hakimler için soruşturma başlattı. Davayı ve ardından yaşananları değerlendiren İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı'ndan Burcu Bingöllü, "Bu dava hiç açılmamalıydı" derken, HAK İnisiyatifi Başkanı Mehmet Arif Koçer, 'hukuğun ayaklar altına alındığını' dile getirerek, "Cezaevinde iken ifadesi alınsa idi.  Hukuk ve insaf böyle söylüyor, ama bazıları bunları kaale almayacağını fiilen bildiriyor." diye konuştu. Yurttaş Girişimi'nden Gürhan Ertur da, 'sürecin başından başından sonuna kadar aklın ve mantığın kavrayamayacağı kadar hukuk dışı yöntemlerle yürütüldüğünü' belirtti. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/19/bu-dava-hic-olmamaliydi/">&#8216;Bu Dava Hiç Olmamalıydı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gezi Davası&#8217;nda beraat ettikten sonra 15 Temmuz soruşturması gerekçesiyle gözaltına alınan Osman Kavala yeniden tutuklandı. Kavala&#8217;nın daha önce bu davadan tahliye edildiği belirtilirken, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Gezi Davası&#8217;nda beraat kararı veren İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Galip Mehmet Perk, üye Ahmet Tarık Çiftçioğlu ve Talip Ergen hakkında inceleme başlattı.</p>
<p style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-48038 size-boldthemes_small" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/02/c12c3560-7aaf-423b-8b87-58acefc2169c-320x180.jpg" alt="hak-savunuculari-dayanisma-logo" width="320" height="180" />Gezi Davası&#8217;nı ve ardından yaşananları Sivil Sayfalar&#8217;a değerlendiren İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı&#8217;ndan Burcu Bingöllü, asgari hukuki usullerin ve yasaların gerektirdiği ile Gezi Davası&#8217;nda yaşananları karşılaştırınca yorum yapmanın güçleştiğini belirterek, &#8220;Herkes için 10 Aralık 2019 tarihli AİHM kararı sonrası, mahkemenin tavrı dönüm noktası oldu. O aşamadan sonra mahkemenin bu kararı boşa düşürmeye dönük tavrı dikkat çekiciydi. Neticede AİHM kararının bağlayıcılığı düşünüldüğünde, hukuku işletmeye bu da vesile olmayacaksa ne yönde bir karar beklenmeliydi? Sanırım, bunun yanıtı yok. Tıpkı Osman Kavala’nın 28 aydır tutukluluğunun, tüm diğer sanıkların ve yakınlarının bu süreçte yaşadıklarının telafisinin de olmadığı gibi. Hiçbiri bunları yaşamamalıydı, bu dava hiç açılmamalıydı.&#8221; dedi. Bingöllü, Büyükada Davası&#8217;nda hak savunucularının yargılandığını da dile getirerek, &#8220;Hiçbir hak savunucusu, savunuculuk faaliyetleri nedeniyle yargılama konusu edilmemeli.&#8221; dedi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Hukuk Dışı Yöntemler&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-48039 size-boldthemes_small_square" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/02/LPipmp8S_400x400-320x320.jpg" alt="" width="320" height="320" />Yurttaş Girişimi’nden Gürhan Ertür de Gezi Davası&#8217;nın başından sonuna kadar &#8216;aklın ve mantığın kavramayacağı kadar hukuk dışı yöntemlerle&#8217; yürütüldüğünü dile getirerek, &#8220;Son duruşma ise sanki bir korku filmi gibiydi, heyetin ne yaptığını anlamak mümkün değildi. Sanırım benim gibi salonda bulunanlar ve duruşmayı sosyal medyadan izleyenlerin tamamı, ağır cezalar verileceğini düşünüyordu. Karar, şaşkınlık ve büyük bir sevinç yarattı. Tabii aradan kısa bir süre geçtikten sonra Osman’ın gözaltına alındığı haberini aldık.&#8221; Hak savunucularının ve sivil toplumun Gezi Davası konusunda başarılı bir sınav verdiğini belirten Ertur, &#8220;Her duruşmada yorulmadan, bıkmadan Silivri’ye taşındılar, salonu doldurdular ve &#8216;sanıklar&#8217;la dayanışma içinde oldular. Milletvekillerinin, hukukçuların, medya mensubu arkadaşlarımızın katkılarını unutamayız.&#8221; dedi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Evrensel ve Kadim Hukuka Zıt Keyfi Bir Talep&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-48040 size-boldthemes_small_square" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/02/YCjzDooW_400x400-320x320.jpg" alt="" width="320" height="320" />Hak İnisiyatifi Derneği Genel Başkanı Mehmet Arif Koçer, Gezi Davası&#8217;ndaki beraat kararının geleceğe yönelik umut verici bir gelişme olduğunu ancak ardından verilen gözaltı kararının bu düşünceyi olumsuz etkilediğini dile getirdi.  &#8220;Yeniden bu ülkede, hukuk hakim olacak, somut suç delili olmadan hiç kimse suçlanmayacak ve özgürlük hakkı elinden alınamayacak&#8221; diyen Koçer, bu sevincin uzun sürmediğini ifade etti. &#8220;Hukuğun yine ayaklar altına alındığını&#8221; ifade eden Koçer, &#8220;Madem bir gözaltı ve ifade alınacak idi niçin, beraat alıp ettiği gün beklendi. Cezaevinde iken ifadesi alınsa idi.  Hukuk ve insaf böyle söylüyor, ama bazıları bunları kaale almayacağını fiilen bildiriyor.&#8221; dedi. Duruşma sırasında Osman Kavala’dan, “ Gezi olaylarını organize etmediğinizi ispat edebilir misiniz?” diye  “yokluğu ispatı” talep edildiğini belirten Koçer, &#8220;Bu evrensel ve kadim hukuka açıkça zıt ve keyfi bir talep idi. Çünkü, yokluk ispat edilmez/edilemez. İddia eden somut delilleriyle ispat etmelidir. İspat edemiyor ise, yapılması gereken, özür dileyerek, özgürlüğünden keyfi olarak yoksun bırakılan şahıs/şahısların salıverilmesidir.&#8221; dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/19/bu-dava-hic-olmamaliydi/">&#8216;Bu Dava Hiç Olmamalıydı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyarbakır İnsan Hakları Okulu 4. Kez Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/18/diyarbakir-insan-haklari-okulu-4-kez-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Feb 2020 08:59:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları okulu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47955</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hak İnisiyatifi Derneği Diyarbakır Temsilciliği’nin düzenleyeceği İnsan Hakları Okulu’nun Bahar 2020 başvuruları başladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/18/diyarbakir-insan-haklari-okulu-4-kez-basliyor/">Diyarbakır İnsan Hakları Okulu 4. Kez Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dersler 22 Şubat, 29 Şubat, 7 Mart ve 14 Mart Cumartesi günleri 10.30-15.30 arasında ikişer oturum şeklinde gerçekleştirilecek. (Elde olmayan gelişmeler sebebiyle derslerin tarihi ve yeri değişebilir. Bu durumda HAK, katılımcıları bilgilendirecektir.)</p>
<p>Dersler, HAK İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği’nin salonunda yapılacak.</p>
<p>İnsan Hakları Okulu’na 30 kişi kabul edilecek. Derslerin tamamına katılım beklenmekte olup en az %80 oranında katılanlara sertifika verilecek.</p>
<p>Detaylı bilgi almak için +90 530 098 92 31 numaralı telefonu arayabilir, başvuru için <a href="https://diyarbakirinsanhaklariokulu.org/iho4basvuru">buraya</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p>Son başvuru tarihi: 19 Şubat Çarşamba, 17.00</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/18/diyarbakir-insan-haklari-okulu-4-kez-basliyor/">Diyarbakır İnsan Hakları Okulu 4. Kez Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
