<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Covid-19 Krizi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/covid-19-krizi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/covid-19-krizi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Jul 2023 11:23:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Covid-19 Krizi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/covid-19-krizi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Romani Godi&#8217;den Yeni Rapor: Pandemide Romanlar</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/12/romani-godiden-yeni-rapor-pandemide-romanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jul 2023 11:21:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Romani Godi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Hafıza Çalışmaları Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84563</guid>

					<description><![CDATA[<p>Roman Hafıza Çalışmaları Derneği’nin (Romani Godi) Etkiniz AB Programı desteğiyle hazırladığı 'Covid-19 Pandemisinden Çıkış Süresinde Türkiye’de Romanlar' raporuna göre, kapatma-karantina koşullarında işsiz kalan Romanlar daha da yoksullaştı, temel ihtiyaçlarını bile gideremez oldu. Toplumdan dışlandılar, ayrımcılığa uğradılar. Sosyal yardımlardan ve sağlık hizmetlerinden daha az yararlandılar. Roman çocuklar yoksulluktan uzaktan eğitime katılamadılar, okul terki arttı. Dernek, tüm bu nedenlerle, pandemide ağırlaşan çocuk yoksulluğu ve derin yoksulluğun gelecek nesilleri ipotek altına almaması için kamusal önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/12/romani-godiden-yeni-rapor-pandemide-romanlar/">Romani Godi&#8217;den Yeni Rapor: Pandemide Romanlar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Raporda, Türkiye’de 3 ile 6 milyon arası tahmin edilen Romanların,</span><span style="font-weight: 400;"> salgına karşı en kırılgan gruplardan olduğu fakat onlara yönelik koruyucu önlem ve planlama oluşturulmadığı belirtiliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-84569 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-640x640.jpg" alt="" width="231" height="231" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor.jpg 1080w" sizes="(max-width: 231px) 100vw, 231px" />Romani Godi Derneği’nin hazırladığı “Covid-19 Pandemisinden Çıkış Süresinde Türkiye’de Romanlar” raporundan bazı başlıklar şöyle: </span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Ayrımcılık</b><span style="font-weight: 400;">: Türkiye’nin en dezavantajlı gruplarından biri olan Romanlar, pandemi gibi sağlık krizinde bile dışlandılar: ayrımcı ve önyargılı tutumlara maruz kaldılar. Romanlara yönelik ayrımcılık politikaları ve önyargılar pandemi de sürdü.  </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>İstihdam</b><span style="font-weight: 400;">: Müzisyenlik, seyyar satıcılık, kağıt toplayıcılığı, hurdacılık gibi günübirlik kazanç getiren işlerde çalışan Romanlar, salgında çalışamaz oldular; gelir kaybına uğradılar, daha da yoksullaştılar. Bir araştırmaya göre, pandemide Romanların yüzde 70’i elektrik faturalarını, yüzde 53’ü kira ödemelerini, yüzde 50’si banka kredilerini ve yüzde 50’si özel borçlarını ödemekte zorluk yaşadı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Sağlık</b><span style="font-weight: 400;">: Romanlar, pandemide de toplumun genelinden ayrı tutuldu; temizlik hizmetlerinden bile yeterince yararlanamadı, temiz içme suyuna erişmekte zorluk çekti. Tüm bu şartlarda, salgından daha fazla etkilendiler ancak yoksulluk ve güvencesizlikten sağlık hizmetlerine yeterince erişemediler. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Sosyal Hizmet ve Yardım</b><span style="font-weight: 400;">: Daha çok desteğe ihtiyaç duymalarına rağmen sosyal yardımlardan da çok az yararlanabildiler. Pandemide Romanların sadece % 37.8’i kamu veya özel kurumlardan yardım aldı; bu yardımların da % 83.7’si ayni yardımdı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Eğitim</b><span style="font-weight: 400;">: Roman çocukların yoksulluktan eğitim alamaz oldular: çünkü velilerin ortalama geliri açlık sınırının altındaydı, aileler çocuklarının okul ihtiyaçlarını gideremedi. Roman çocukların en az yarısı, uzaktan eğitime katılabilecek teknolojik cihaza sahip değildi ya da internete erişimi yoktu. Roman çocuklarda okul terki arttı. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Barınma: </b><span style="font-weight: 400;">Hukuki düzenlemeler olsa da Türkiye’de birçok Roman,</span><span style="font-weight: 400;"> gettolarda ve ayrılmış mahallelerde, yetersiz ve aşırı kalabalık meskenlerde, altyapı ve temiz suya erişimin olmadığı sağlıksız koşullarda yaşıyor. Romanların yoğunlukla yaşadığı semtlerde “kentsel dönüşüm” kararları ve yerinden edinme politikaları, zorla tahliyeler barınma hakkını ihlal etti, </span><span style="font-weight: 400;">mülkiyet hakkını güvencesiz kıldı. </span></li>
<li aria-level="1"><b>Hak İhlalleri</b><span style="font-weight: 400;">: Romanlar, pandemide istihdam, sosyal yardımlara ulaşma, eğitim, barınma, sağlık ve toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinde mevcut sorunlarına eklenen yeni sorunlar yaşamaya başladı. Roman topluluklar içinde kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, yaşlılar ve çocuklar pandeminin yarattığı ekonomik ve toplumsal sorunlardan daha ağır etkilendi.</span></li>
</ul>
<h5><strong><img decoding="async" class=" wp-image-84570 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-1-640x640.jpg" alt="" width="323" height="323" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-1-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-1-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-1-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/07/romani-godi-rapor-1.jpg 1080w" sizes="(max-width: 323px) 100vw, 323px" />&#8216;Romanlar Pandeminin Derinleştirdiği Eşitsizliklere Karşı Korunmalı! Peki ne yapmalı?&#8217; </strong></h5>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Roman topluluklar, pandemide katmerlenen ve derinleşen mevcut sorunlarına ve maruz kaldıkları eşitsizliklere karşı sosyal politikalarla korunmalı! </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Pandemide ciddi boyutlara ulaşan çocuk yoksulluğu ve derin yoksulluğun gelecek nesilleri ipotek altına almaması için kamusal önlemler alınmalı!</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Covid-19 salgınında derinleşen sorunların kronikleşmemesi ve yaygın eşitsizliklerin kalıcı hale gelmemesi için Roman topluluklar kamusal önlemlerle desteklenmeli! </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Zira Romanlar, pandemin etkisiyle daha da ağırlaşan bu koşulları ve hasarı destek almadan onaramaz.</span></li>
</ul>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/roman-hafiza-calismalari-dernegi-covid-19-pandemisinden-cikis-suresinde-turkiyede-romanlar/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Raporun Türkçe versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz.</span></a></p>
<p>Rapor hakkında detaylı bilgi ve sorularınız için <span style="font-weight: 400;"><strong>info@romanigodi.org</strong> adresine yazabilirsiniz.</span></p>
<h6><b>Romani Godi Hakkında </b></h6>
<p><span style="font-weight: 400;">Romani Godi, Romanes’te “Roman Aklı” anlamına geliyor. Romani Godi, Romanların eşitsizlik, ayrımcılık, hak ihlalleri, Roman dilinin ve kültürünün yaşadığı yok olma tehlikesini dert eden bir grup genç aktivistin ‘Opre Roma’ sloganı ile 2022 yılı başında çıktıkları bir yolculuktur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Romani Godi; Romanların dillerini, tarihlerini, kültürlerini, Romanların yaşadığı eşitsizlikleri ve maruz kaldıkları her türlü tarihsel eylemleri; bir bütün olarak toplumsal hafıza olarak kabul eder.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Romani Godi, Romanların toplumsal hafızasının güçlendirilmesi ve eşitsizliğin ortadan kaldırılması için hak temelli çözümler üretilmesi amacıyla izleme, araştırma ve raporlama çalışmaları yürütmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir inisiyatif olarak yola çıkan Romani Godi, sonraki süreçte Roman Hafıza Çalışmaları Derneği (Romani Godi) adıyla tüzel kişiliğe dönüşmüştür. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/12/romani-godiden-yeni-rapor-pandemide-romanlar/">Romani Godi&#8217;den Yeni Rapor: Pandemide Romanlar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemi Gölgesinde Kadına Karşı Şiddet İzleme Raporu Yayında!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/06/13/pandemi-golgesinde-kadina-karsi-siddet-izleme-raporu-yayinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jun 2022 07:29:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Kaşıkırık]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[KAPI]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81147</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı Derneği, Etkiniz AB programı desteğiyle 'Pandemi Gölgesinde Kadına Karşı Şiddet İzleme Raporu' hazırladı. Çalışmada, kadınların pandemi döneminde belediyelerin 'önleyici/caydırıcı, koruyucu, güçlendirici/destekleyici' hizmetlerine erişip erişemedikleri ve hangi düzeyde eriştikleri; erişmemekten kaynaklı olarak uğradıkları hak ihlalleri ortaya konuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/06/13/pandemi-golgesinde-kadina-karsi-siddet-izleme-raporu-yayinda/">Pandemi Gölgesinde Kadına Karşı Şiddet İzleme Raporu Yayında!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>3 Eylül 2021-15 Ocak 2022 dönemini kapsayan izleme çalışması, 3 metropol kentin olduğu 12 büyükşehir- Adana, Ankara, Samsun, Balıkesir, Trabzon, Bursa, İzmir, Gaziantep, İstanbul, Erzurum, Kayseri, Malatya- ile sınırlı. Bu çalışma, belediyelerin web siteleri ile kurumsal belgelerinin taranmasından ve saha çalışmasından oluşuyor.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><b>Pandemi Gölgesinde Kadına Karşı Şiddet</b><span style="font-weight: 400;">” izleme raporunun amacı pandemide belediyelerin kadına karşı şiddete ilişkin sorumluluklarını ne ölçüde yerine getirip getirmediği ve bu konuya ilişkin hak ihlallerinin olup olmadığının ortaya konmasıdır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Rapor, pandemide büyükşehir belediyelerinin kadına karşı şiddetin önlenmesine yönelik yükümlülüklerini çoğunlukla yerine getirmediğini; bu nedenle kadınların şiddete uğradıklarını ve derin hak ihlalleri yaşadığını söylüyor. Bu durum kısaca şöyle özetlenebilir:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kadınların temel bir hakkı olan “sağlıklı yaşama” hakkının gasp edildiği,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kadınların %60’a yakınının anne, baba, erkek kardeş, eş, eski eş ve diğer aile büyükleri tarafından şiddete uğradığı,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">En yaygın şiddet türünün “psikolojik şiddet” olduğu,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Evlerin kadınlar için güvenli alanlar olmadığı ve kadınların evin içinde daha fazla şiddete maruz kaldığı,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sokağa çıkma yasakları sonrası duygusal şiddet olarak adlandırılan psikolojik şiddet oranının fiziksel ve ekonomik şiddete göre daha yüksek olduğu,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Psikolojik şiddete uğrayanların büyük bölümünün bekar kadınlardan oluştuğu,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Belediye bu konudaki hizmetlerinin farklı koşullardan olan kadınlar (engelli, mülteci, genç, yaşlı vb.) için erişilebilir ve ulaşılabilir olmadığı,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Pandemi döneminde belediyelerin kadına yönelik şiddetle mücadelede önleyici, koruyucu ve destekleyici hizmetlerinden “EVET” faydalandım diyen hiçbir kadın olmadığı,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kadınların yaşadıkları şehirlerde hem ilçe belediyesi hem de büyükşehir belediyesi tarafından hiçbir faaliyet yapılmadığı/hizmet olmadığını belirtenlerin oranının %58 olduğu,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Büyükşehir ya da ilçe belediyelerinde %65 oranında herhangi bir faaliyet yapılmadığı, ancak %35 oranında büyükşehir ya da ilçe belediyelerinde faaliyet yapıldığı,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Belediyelerin pandemi döneminde kadına karşı şiddetle ilgili çalışmaları bilgilendirme faaliyetleri ile sınırlı kaldığı,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Pandemi sürecinde kadınların daha fazla ihtiyaç duyduğu koruyucu ve destekleyici/güçlendirici hizmetlerin büyük ölçüde aksadığı,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kadınların pandemi koşullarında belediyelerin koruyucu hizmetlerine erişemediği ve şiddet ortamından uzaklaşamadığı,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kadınların, koruyucu ve destekleyici/güçlendirici hizmetler aracılığıyla kavuşabilecekleri “özgür”, “onurlu” ve “güvenli” yaşam haklarından mahrum kaldığı,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">5393 sayılı Belediye kanununa göre tüm büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100 bini geçen belediyelerin kadın sığınma evi açması gerekiyor. Ancak, izlediğimiz 12 büyükşehir belediyesinden sadece 5’inde kadın sığınma evi olduğu (İstanbul, Bursa, Ankara, Gaziantep ve İzmir’de),</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">İstanbul’da ve Ankara’da doğrudan kadına karşı şiddetle mücadele için açılmış “şiddet hattı”nın hizmet verdiği,</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı Başkanı Ayşe Kaşıkırık, “</span>Bu izleme çalışmasının özgün yönü, pandemi döneminde belediyelerin kadına karşı şiddetle mücadelede etkin görev ve sorumluluk almadığı için kadınların yaşadıkları hak ihlallerini ortaya çıkarmasıdır. Büyükşehir belediyelerinin temel bir insan hakkı ihlali olan kadına karşı şiddetin önlenmesi için “önleyici/caydırıcı, koruyucu, güçlendirici/destekleyici” başlıklarında somut öneriler sunulmuştur. Bu çalışmamızın kadınların hak ihlallerinin olmadığı bir kentte yaşamasına ve belediyelerin kadına karşı şiddetle mücadele politikalarını güçlendirmesine katkı sunması diliyoruz<span style="font-weight: 400;">.” dedi.</span></p>
<p>Raporun tamamına <a href="https://www.esitlikvekapsayicilikagi.org/wp-content/uploads/2022/06/KAPI_Raporu_1-Haziran-2022_k.pdf" target="_blank" rel="noopener">buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/06/13/pandemi-golgesinde-kadina-karsi-siddet-izleme-raporu-yayinda/">Pandemi Gölgesinde Kadına Karşı Şiddet İzleme Raporu Yayında!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Data Talks: COVID &#8211; 19’un Türkiye’deki Roman Toplulukları Üzerindeki Sosyoekonomik Etki Araştırması</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/25/data-talks-covid-19un-turkiyedeki-roman-topluluklari-uzerindeki-sosyoekonomik-etki-aras%cc%a7tirmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Mar 2022 07:48:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Data Talks]]></category>
		<category><![CDATA[Fikret Adaman]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır Ayrımcılık Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83064</guid>

					<description><![CDATA[<p>Data Talks'un bu bölümünde Boğaziçi Üniversitesi’nden Fikret Adaman ile Sıfır Ayrımcılık Derneği’nin “COVID - 19’un Türkiye’deki Roman Toplulukları Üzerindeki Sosyoekonomik Etki Araştırması” konuşuldu. Araştırma sonuçlarına göre, Romanlar pandemiyi toplumun genelinde daha kötü geçirdi: Evler çok kalabalık olduğu için bakım sorunları, iyi beslenme imkanları olmaması, uzaktan eğitime erişim gibi zorluklarla karşılaştılar.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/25/data-talks-covid-19un-turkiyedeki-roman-topluluklari-uzerindeki-sosyoekonomik-etki-aras%cc%a7tirmasi/">Data Talks: COVID &#8211; 19’un Türkiye’deki Roman Toplulukları Üzerindeki Sosyoekonomik Etki Araştırması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Spotify Embed: Bölüm 017 | COVID - 19’un Türkiye’deki Roman Toplulukları Üzerindeki Sosyoekonomik Etki Araştırması" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/0zjVjk5q985k1SJNFfAcMl?si=4a8737e55a0e4c1d&#038;nd=1&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p><a href="https://www.stgm.org.tr/sites/default/files/2022-02/covid-19un-turkiyedeki-roman-topluluklari-uzerindeki-sosyo-ekonomik-etkisi-raporu.pdf" target="_blank" rel="noopener">Rapora buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/25/data-talks-covid-19un-turkiyedeki-roman-topluluklari-uzerindeki-sosyoekonomik-etki-aras%cc%a7tirmasi/">Data Talks: COVID &#8211; 19’un Türkiye’deki Roman Toplulukları Üzerindeki Sosyoekonomik Etki Araştırması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel Duygular Araştırması ve Türkiye’de Karamsar Tablo</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/03/kuresel-duygular-arastirmasi-ve-turkiyede-karamsar-tablo/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nezih Onur Kuru]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2022 08:10:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Gallup Küresel Duygular Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77346</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pandemiye dönüşen salgın dünyada depresif duyguları normalleştirdi. Gallup Küresel Duygular Araştırması dünya geneline yayılan negatif duyguları pozitif duygularla birlikte araştırdı. Raporda Türkiye’nin durumu hiç iyi görünmüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/03/kuresel-duygular-arastirmasi-ve-turkiyede-karamsar-tablo/">Küresel Duygular Araştırması ve Türkiye’de Karamsar Tablo</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">2010’lu yıllar 2008 krizinin etkisiyle pek de görkemli olmayan bir şekilde başladı. Tüm dünyaya hakim olan karamsarlık, renkli devrimler ve Arap Baharı sonrasında ortaya çıkan iç savaşlar, artan göç sorunu ve terörün yükselişiyle birlikte giderek derinleşti. 2010’lar biterken dünya Orta Çağ tecrübelerini yaşatacak denli büyük bir felaketle karşılaştı: Koronavirüs. Pandemiye dönüşen bu salgın dünyada depresif duyguları normalleştirdi. Gallup Küresel Duygular Araştırması dünya geneline yayılan negatif duyguları pozitif duygularla birlikte araştırdı. Raporda Türkiye’nin durumu <a href="https://www.gallup.com/analytics/349280/gallup-global-emotions-report.aspx" target="_blank" rel="noopener">hiç iyi görünmüyor</a></span><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.gallup.com/analytics/349280/gallup-global-emotions-report.aspx">.</a> Önce dünya genelinden başlayalım.</span></p>
<h5><b>Negatif Tecrübe Endeksi</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Gallup araştırma sonuçlarından bir negatif tecrübe endeksi geliştirdi. Bu endeksin içinde gün içinde yaşanan fiziksel acı, endişe, üzüntü, stres ve öfke duyguları yer alıyor.</span></p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-77349 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/negatif-tecrube-endeksi-640x313.jpg" alt="negatif tecrübe endeksi" width="640" height="313" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/negatif-tecrube-endeksi-640x313.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/negatif-tecrube-endeksi.jpg 711w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu endekse göre dünya genelinde negatif tecrübe skoru 2006’dan 2020’ye 24’ten 32’ye yükseldi ve %33 artış gösterdi. Pandeminin olumsuz etkisi hem maddi hem psikolojik olarak derin bir şekilde karşımıza çıkıyor. Dünya genelinde çalışanların %50’sinin geliri pandemi sırasında düşmüş. Çalışanların %32’si ise işinden ayrılmak zorunda kalmış. %80’lik çoğunluk pandemiden olumsuz etkilendiğini belirtiyor. </span></p>
<h5><b>Türkiye’nin Durumu</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Gallup araştırmasında Türkiye’nin durumu çok çarpıcı. Türkiye pozitif tecrübe endeksinde en son sırada yer alırken, negatif duygularda en üst sıralarda. Politik kutuplaşma, ani ekonomik yoksullaşma, derin toplumsal eşitsizlikler, sıradan hale gelen ifade özgürlüğü ve insan hakları ihlalleri gibi buhran şartlarında Türkiye halkının psikolojik durumu hiç de iyi görünmüyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-77352 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/psikolojik-durum-640x386.jpg" alt="psikolojik-durum" width="640" height="386" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/psikolojik-durum-640x386.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/psikolojik-durum.jpg 661w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>Harita: Gallup Pozitif Tecrübe Endeksi</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Gallup Pozitif Tecrübe Endeksi’nde şu sorular yer alıyor: “Dün kendinizi iyi dinlenmiş hissetiniz mi?”, “Dün size insanlar saygılı davrandı mı?”, “Dün çok güldünüz ve/veya gülümsediniz mi?”, “Dün ilgi çekici bir şey öğrendiniz ve/veya yaptınız mı?”, “Dün gününüz genel olarak keyifli geçti mi?”</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-77354 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/pozitif-tecrube-endeksi.jpg" alt="pozitif tecrübe endeksi" width="527" height="515" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Endeks ortalaması 100 üzerinden 46 olarak ölçülen Türkiye, Lübnan’la birlikte pozitif tecrübe endeksinde dünya genelinde en son sırada yer alıyor. Siyasi ve ekonomik istikrarsızlık, krizler ve derin buhranın toplumsal yaşama hakim olduğu iki ülkede toplumun en az yarısı gün boyunca pozitif tecrübe yaşayamıyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-77355 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/kuresel-duygular-arastirmasi.jpg" alt="küresel duygular araştırması" width="560" height="518" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Katılımcılara “Dün gününüz genel olarak keyifli geçti mi?” diye sorulduğunda Türkiye’de halkın sadece %35’i buna olumlu yanıt veriyor. %61’lik çoğunluk gün içinde keyif almadığını ifade ediyor. Türkiye Lübnan’ın ardından “keyifsizlikte” ikinci sırada yer alıyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-77358 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/kuresel-duygular-arastirmasi-1.jpg" alt="küresel duygular araştırması" width="532" height="508" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Dün ilgi çekici bir şey öğrendiniz ve/veya yaptınız mı?” sorusunda Türkiye’de sadece %35’lik azınlık evet cevabı veriyor. Türkiye halkı Avrupa’nın en az uyuyan (ortalama 6 saat 50 dakika) ve haftada en çok çalışan (46 saat), buna karşılık en az kazanan halklarından bir tanesi. Halkın çoğunluğu kendilerine keyif verip heyecanlandıracak yeni bir aktivite bulmak için rahat imkanlara sahip değil. Gelinen noktada Türkiye’de gündelik yaşam siyasal kutuplaşma ve yoğun çalışma arasında sıkışmış durumda. Sosyal etkinlikler ve sivil toplum etkinliği siyasal baskı, ekonomik yetersizlik ve pandeminin etkisiyle dibe vurmuş vaziyette.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-77360 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/kuresel-duygular-arastirmasi-2.jpg" alt="küresel duygular araştırması" width="522" height="500" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünyada yüzü en az gülen halk Türkiye’de. Türkiye’deki katılımcıların %57’lik çoğunluğu son bir günde gülmediğini/gülümsemediğini söylüyor. Buna evet diyenler sadece %41’de kalıyor. Türkiye’de 2018’den beri hızı kesilmeyen ekonomik kötüleşmeyle gelen ani yoksullaşma, artan siyasi ve sosyal baskılar ve pandemi koşulları Türkiye’de gülümsemenin bile önüne geçen yaygın bir olumsuz hava oluşturmuş görünüyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-77361 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/kuresel-duygular-arastirmasi-3.jpg" alt="küresel duygular araştırması" width="509" height="446" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye gün içinde öfke hissedenler oranında Orta Doğu ülkeleri seviyesinde. Halkın yaklaşık yarısı (%44) öfke hissettiğini belirtmiş. Türkiye’de son yıllarda yaşanan sorunların yanısıra hızlı kentleşmeyle gelen kalabalık nüfus ve yol-ulaşım-altyapı yetersizlikleri, toplumsal güvenin hızlı göçle aşınmış olması gibi yapısal-kültürel sorunlar da günlük hayatta öfke patlamalarına zemin hazırlıyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-77365 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/kuresel-duygular-arastirmasi-4.jpg" alt="küresel duygular araştırması" width="538" height="527" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Keyifsizlik ve öfkenin yanı sıra yoğun stres de Türkiye’nin öne çıktığı olumsuz başlıklardan bir tanesi. Toplum genelinde stres yaşayanların oranı %59’u buluyor. Türk lirasında yaşanan oynaklığın Bitcoin seviyesini aştığı şartlarda toplumsal ruh halinin sağlıklı olma ihtimali kalmıyor. Tüketici ve üretici enflasyonu ortalamasının %40’a yaklaştığı ve alım gücünün hızla düştüğü şartlarda stresin yaygınlaşması kadar doğal bir sonuç yok.</span></p>
<h5><b>Sonuç</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">2008’den beri dünya ekonomik kriz, iç savaşlar, terör, göç ve son olarak pandemi ile daha karamsar bir yöne doğru savruluyor. Gallup Küresel Duygular Araştırması 2021’e gelindiğinde dünyada negatif duyguların üçte bir oranında yaygınlaştığını gözler önüne seriyor. Araştırmada Türkiye tablosu oldukça karamsar. Dünya genelinde pozitif duyguları ve tecrübeleri en az yaşayan halk Türkiye’de yaşıyor. Hayattan keyif alanlar %35’te kalıyor (dünyada sondan 2. sırada). Günlük hayatta güldüğünü/gülümsediğini söyleyenlerin oranı sadece %41 (dünyada sondan 1. sırada). Öfke hissedenlerin oranı %44’ü buluyor (dünyada 2. sırada). Stres yaşayanlar %59’a ulaşıyor (dünyada 4. sırada). Ekonomik kriz ve ani yoksullaşma, siyasal baskı, sosyal bunalım, yapısal yetersizlikler ve kültürel çatışmalarla birlikte Türkiye artık dünyanın en huzursuz ülkelerden birine dönüşmüş durumda. Pandemi de bunun tuzu biberi olmuş. Ayrıca sosyal ve sivil yaşamın canlılığını yitirmiş olması Türkiye’de kurak bir toplumsal hayatın yaşanmasıyla sonuçlanıyor.</span></p>
<p><em>Görsel: Getty Images</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/03/kuresel-duygular-arastirmasi-ve-turkiyede-karamsar-tablo/">Küresel Duygular Araştırması ve Türkiye’de Karamsar Tablo</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sahne 2.0 Dijital Kültür Pandemi İyileştirme Programı Başladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/16/sahne-2-0-dijital-kultur-pandemi-iyilestirme-programi-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2021 08:01:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[INOGAR Kooperatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Pandemi İyileştirme Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Sahne 2.0 Dijital Kültür Pandemi İyileştirme Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Kooperatifi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76922</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sahne 2.0 Dijital Kültür Pandemi İyileştirme Programı, kültür sanat emekçilerinin ve alanda kendini geliştirmek isteyen bireylerin başvurularını bekliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/16/sahne-2-0-dijital-kultur-pandemi-iyilestirme-programi-basladi/">Sahne 2.0 Dijital Kültür Pandemi İyileştirme Programı Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Sahne 2.0 Dijital Kültür Pandemi İyileştirme Programı”, INOGAR Kooperatifi ve Tiyatro Kooperatifi iş birliği, Google.org hibe desteğiyle pandemiden en çok etkilenen sektörlerden biri olan kültür&amp;sanat ekosisteminde yer alan ve sosyoekonomik açıdan zorlanan sanat emekçilerinin teknoloji tabanlı hizmet üretmesini sağlamak amacıyla gerçekleştirilecek kapasite geliştirme programıdır.</p>
<p>Eğitimlerin başlıca amacı COVID-19 krizinden en çok etkilenen kültür-sanat ekosisteminin sürece uyum sağlayabilmesi için kültür-sanat sektöründeki bireyleri, çevrimiçi çalışabilmelerine yönelik dijital becerilerle donatmak ve COVID-19 krizi boyunca işlerini ve gelir istikrarını sürdürmelerini sağlamak.</p>
<p>Bu doğrultuda, planlanan eğitimler <strong>beş ana modülden</strong> oluşuyor:</p>
<p><strong>1.Sahne Sanatlarında Dijital Kültüre Giriş</strong></p>
<p>Toplamda bu modül üç temel dersten oluşmaktadır.  Modül içerisinde yer alan derslerin temel amacı dijital ortamda kültür-sanat içeriklerini geliştirecek faydalanıcıların dijital kültür-sanat alanında becerilerini geliştirmeden önce temel konuları öğrenmelerine odaklanıyor.</p>
<p><strong>2. Sahne Sanatlarında Dijital İçerik Üretimi</strong></p>
<p>Toplamda bu modül dört temel dersten oluşmaktadır.  Modül içerisinde yer alan derslerin temel amacı dijital ortamda kültür-sanat platformu içerik üretimine yönelik kurumsal kimlik oluşturma ve teknik dışı konularda becerilerin geliştirilmesidir.</p>
<p><strong>3. Sahne Sanatlarında Dijitalleşme İçin Teknik Eğitimler</strong></p>
<p>Toplamda bu modül dört temel dersten oluşmaktadır.  Modül içerisinde yer alan derslerin temel amacı dijital ortamda kültür-sanat platformu için içerik üretimine teknik konularda becerilerin geliştirilmesidir. Ayrıca modül içerisinde yer alan canlı yayın teknikleri başlıklı ders içeriği yararlanıcıların kültür-sanat platformunda yapacakları canlı yayınlar için temel bir ders niteliğinde olacak.</p>
<p><strong>4. Sahne Sanatlarında Dijital Platform Yönetimi</strong></p>
<p>Toplamda bu modül dört temel dersten oluşuyor.  Modül içerisinde yer alan derslerin temel amacı yararlanıcıların, dijital ortamda kültür-sanat içeriklerini yayınlayacakları platformun yönetimine ilişkin temel bilgilerin yanı sıra, fikr-i mülkiyet ve telif hakları, ileri düzey SEO odaklı planlama stratejilerini geliştirmeleri ile platform yönetiminde ücretsiz araçlar ile tanışmalarına odaklanılacak.</p>
<p><strong>5. Sahne Sanatları Dijital Kültüründe Strateji Geliştirme</strong></p>
<p>Toplamda bu modül beş temel dersten oluşuyor.  Modül içerisinde yer alan derslerin temel amacı yararlanıcıların, dijital ortamda kurdukları kültür-sanat platformun sürdürülebilir stratejilerini geliştirmeleridir. Modül içerisinde yer alacak dersler izleyici topluluğu oluşturma, platform tanıtımı ve sosyal medya yönetimi, gelir modeli geliştirme, sürdürülebilir stratejiler belirleme ve iş birliği/paydaşlık eksenlerini temel alıyor.</p>
<h5><strong>Katılımcılar ve Başvuru Süreci</strong></h5>
<ul>
<li>Bu eğitimler, pandemiden etkilenen ve işlerini dijitalleştirmek isteyen<strong> tüm kültür sanat emekçilerinin ve alanda kendini geliştirmek isteyen bireylerin katılımına açık.</strong></li>
<li><strong>Programa başvurmak için </strong><a href="https://sahne2sifir.com/basvuru/" target="_blank" rel="noopener"><strong>tıklayınız.</strong></a></li>
<li><strong>NOT:</strong> Eğitimlere tam katılım zorunludur. Başvuru yapacak kişilerin bunu göz önünde bulundurarak başvuru yapması bekleniyor.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/16/sahne-2-0-dijital-kultur-pandemi-iyilestirme-programi-basladi/">Sahne 2.0 Dijital Kültür Pandemi İyileştirme Programı Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UNICEF: ‘Pandemi Çocukları Etkileyen En Büyük Küresel Kriz’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/10/unicef-pandemi-cocuklari-etkileyen-en-buyuk-kuresel-kriz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Dec 2021 11:21:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[UNICEF]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk işçi]]></category>
		<category><![CDATA[Çoçuk yoksulluğu]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[sığınmacı çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[unicef]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76750</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) yayınladığı raporu, COVID-19 pandemisinin çocukları daha önce benzeri görülmemiş bir ölçekte etkilediğini ve bunun UNICEF’in 75 yıllık tarihinde çocukları etkileyen en büyük kriz olma niteliğini taşıdığını gösteriyor. Rapora göre, toparlanmak ve COVID öncesi çocuk yoksulluğu düzeylerine geri dönmek 7-8 yıl sürecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/10/unicef-pandemi-cocuklari-etkileyen-en-buyuk-kuresel-kriz/">UNICEF: ‘Pandemi Çocukları Etkileyen En Büyük Küresel Kriz’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.unicef.org/reports/unicef-75-preventing-a-lost-decade" target="_blank" rel="noopener">Bir On Yılın Kaybolmasını Engellemek: COVID-19’un Çocuklar Ve Gençler Üzerindeki Yıkıcı Etkisini Tersine Çevirmek İçin Acil Eylem </a>raporu, COVID-19’un yoksulluk, sağlık, eğitime erişim, beslenme, çocuk koruma ve ruh sağlığı gibi konulardaki temel zorlukları ortadan kaldırmaya yönelik, uzun yıllar içerisinde kaydedilen ilerlemelere nasıl ket vurduğunu gösteriyor.</p>
<p>Rapora göre, pandeminin neredeyse ikinci yılı tamamlanmışken, COVID-19’un gittikçe derinleşen etkisi yoksulluğu artırdı; eşitsizlikleri derinleştirdi ve çocuk haklarını daha önce benzeri görülmemiş düzeylerde tehdit etti.</p>
<h5><strong>‘Pandemi Nedeniyle 100 Milyon Çocuk Daha Çok Boyutlu Yoksulluk İçinde’</strong></h5>
<p>Raporda öne çıkan bulgular şunlar;</p>
<ul>
<li>Pandemi sebebiyle artık 100 milyon çocuk daha çok boyutlu bir yoksulluk içinde yaşıyor; bu da 2019’dan beri yüzde 10’luk bir artış olduğu anlamına geliyor.</li>
<li>Bu rakamlar, 2020 Mart ortasından beri saniyede bir yaklaşık 1,8 çocuğa karşılık geliyor.</li>
<li>Veriler kayıpların geri kazanılması için uzun bir yol kat edilmesi gerekiyor. En iyi ihtimalle bile toparlanmak ve COVID öncesi çocuk yoksulluğu düzeylerine geri dönmenin yedi-sekiz yıl sürecek.</li>
<li>Pandemi öncesiyle kıyaslandığında artık 60 milyon çocuk daha parasal yoksulluk içindeki hanelerde yaşamaya başladı.</li>
<li>2020’de 23 milyon çocuk temel aşılarını yaptıramadı. Bu, 2019 ile kıyaslandığında neredeyse 4 milyonluk bir artış ile son 11 yıldaki en yüksek rakam.</li>
<li>Pandeminin zirve noktasında ülkelerde uygulanan kapanmalar nedeniyle 1,5 milyarı aşkın öğrenci <strong>okul dışı</strong> kaldı. Krizin ilk yılında dünya genelinde okullar, yüz yüze eğitimi neredeyse yüzde 80 oranında durdurdu.</li>
<li><strong>Ruh sağlığı </strong>sorunları dünya genelinde 10-19 yaş arası ergenlerin yüzde 13’ünden fazlasını etkiliyor. Ekim 2020 itibarıyla pandemi, ülkelerin yüzde 93’ünde kritik ruh sağlığı hizmetlerini kesintiye uğrattı veya durdurdu.<strong> </strong></li>
<li>COVID-19 pandemisinin bir sonucu olarak 2030’dan önce <strong>çocuk yaşta evlilik</strong> vakalarında 10 milyonluk bir artış meydana gelebilir.</li>
<li><strong>Çocuk işçi</strong> sayısı dünya genelinde 160 milyona ulaştı; bu, son dört yılda çocuk işçi sayısının 8,4 milyon arttığı anlamına geliyor. Pandeminin tetiklediği yoksulluk artışı sebebiyle 9 milyon çocuk daha 2022 sonuna kadar çocuk işçiliğine itilme riski altında.</li>
<li>Pandeminin zirve noktasında 1,8 milyar çocuk, <strong>şiddetin engellenemediği ve müdahale hizmetlerinin</strong> ciddi ölçüde kesintiye uğradığı 104 ülkede yaşıyordu.</li>
<li>50 milyon çocuk <strong>beslenme yetersizliğinin</strong> en tehlikeli biçimi olan boya göre aşırı zayıflıktan mustarip ve bu rakam, pandeminin çocukların beslenme biçimi, beslenme hizmetleri ve besleme uygulamaları üzerindeki etkilerinden dolayı 2022’ye kadar 9 milyon daha artabilir.</li>
</ul>
<h5><strong>426 Milyon Çocuk Çatışma Bölgelerinde Yaşıyor</strong></h5>
<ul>
<li>Rapor, pandeminin ötesinde, çocuk haklarına yönelik ciddi tehdit oluşturan diğer tehlikeler konusunda da uyarılarda bulunuyor. Dünya genelinde 426 milyon çocuk (neredeyse 5 çocuktan 1’i), gittikçe ağırlaşan ve sivillere gittikçe daha fazla zarar veren, çocukları ise orantısız şekilde etkileyen çatışma bölgelerinde yaşıyor.</li>
<li>Kadınlar ve kız çocukları için, çatışmalarla bağlantılı cinsel şiddete maruz kalma riski çok yüksek.</li>
<li>Gerçekleştirilen insani yardımların yüzde 80’i, çatışmalar sebebiyle yapılıyor.</li>
<li>Yaklaşık 1 milyar çocuk (dünya çocuk nüfusunun neredeyse yarısı), iklim değişikliğinin etkilerinin  ‘aşırı yüksek risk’ oluşturduğu ülkelerde yaşıyor.</li>
</ul>
<h5><strong>Sosyal Koruma Mekanizmalarına ve İnsan Kaynağına Yönelik Yatırım ve Harcamalar</strong></h5>
<p>Her çocuk için ihtiyaçlara yanıt vermek, geleceği geri kazanmak ve yeniden hayal etmek amacıyla UNICEF;</p>
<ul>
<li>Kapsayıcı ve güçlü bir toparlanma için sosyal koruma mekanizmalarına ve insan kaynağına yönelik yatırım ve harcamalar yapılması,</li>
<li>Pandeminin sonlandırılması, çocuk sağlığı ve beslenmesi konusundaki endişe verici kötüye gidişin tersine çevrilmesi ve bu doğrultuda UNICEF’in COVID-19 aşı dağıtımındaki hayati rolünün kullanılması,</li>
<li>Her çocuk için kaliteli eğitim, koruma ve başarılı ruh sağlığı hizmetleri sağlanarak geleceğin daha da güçlü inşa edilmesi,</li>
<li>Açlığın ortadan kaldırılması, çocukların iklim değişikliğinden korunması ve afet harcamalarının yeniden yapılandırılması yaklaşımları da dâhil olmak üzere, krizlerin daha iyi engellenmesi, müdahale edilmesi ve çocukların krizlerden korunmasına yönelik dayanıklılık geliştirilmesi çağrısında bulunuyor.</li>
</ul>
<h5><strong>Türkiye’de Çocukların % 32’si Yoksul Hanelerde Yaşıyor ! 400 Bin Okul Dışı Kalmış Sığınmacı Çocuk Var!</strong></h5>
<ul>
<li>Türkiye pandeminin ilk günlerinde enfeksiyonları azaltmaya, hayat kurtarmaya ve en kırılgan gruplardaki ailelerin sosyo-ekonomik ihtiyaçlarına yanıt vermeye yönelik bir dizi tedbirden oluşan ulusal bir müdahale planını uygulamaya koydu. Bununla birlikte Türkiye’deki çocuklar da, dünyadaki diğer her çocuk gibi refahlarına ilişkin önemli zorluklarla karşılaştılar.</li>
<li>19 milyon öğrencinin eğitimi, okulların kapatılmasından ötürü kısmen kesintiye uğradı.</li>
<li>Bu okul yılında ise, okullara kayıt yaptıran 850.000 Suriyeli ve başka ülke kökenli olanlar da dâhil olmak üzere, çocuklar yüz yüze eğitime geri döndüler.</li>
<li>Yıllar içinde kaydedilen önemli ilerlemelere rağmen <strong>yaklaşık 400 bin okul dışı kalmış sığınmacı çocuk için yalnızlaşmak, ayrımcılık, çocuk işçiliği ve çocuk yaşta evlilik riski, özellikle COVID-19 pandemisi süresince, daha da arttı</strong>.</li>
<li>COVID-19’un, mülteciler de dâhil olmak üzere zaten kırılgan durumda olan grupların yaşamları üzerinde ,sağlıklarına olan doğrudan etkisi dışında, derin ve geniş ölçekli sosyo-ekonomik etkileri de bulunuyor.</li>
<li>TÜİK’in 2020 verilerine göre <strong>Türkiye’deki çocukların yüzde 32’si yoksul hanelerde yaşıyor ve yüzde 34’ü çeşitli maddi yoksunluk türlerine maruz kalıyor</strong>.</li>
<li>Pandeminin bu durumu kötüleştirmesi ve çocuklar için yeni zorluklar yaratarak onları daha da büyük bir yoksulluk riskiyle karşı karşıya bırakma olasılığı ise oldukça yüksek.</li>
<li>Ekonomik güçlükler çocukları çocuk işçiliğine yönelterek onların okulu bırakmalarına sebep olabilir.</li>
</ul>
<h5><strong>UNICEF Sosyal Koruma Sistemlerinin Güçlendirilmesi İçin Kamu ile İş Birliği Yapıyor </strong></h5>
<ul>
<li>UNICEF, sığınmacılar da dâhil olmak üzere en kırılgan gruplardaki çocuklara yönelik sosyal koruma ve sosyal hizmetlerin güçlendirilmesi ve entegre edilmesine ilişkin önemli hedefler ortaya koyan 11. Ulusal Kalkınma Planı kapsamında sosyal koruma sistemlerinin güçlendirilmesi için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile birlikte çalışıyor.</li>
<li>2021’de UNICEF, Türkiye Devleti ve sivil toplum ile ortaklık içerisinde, COVID-19’un çocuklar ve aileleri üzerindeki etkisinin azaltılması ve temel hizmetlere erişimlerinin sağlanması çalışmalarına odaklanmaya devam etti.</li>
<li>Bu amaç doğrultusunda UNICEF, belediyelerle çok sektörlü programların genişletilmesi, en hassas durumdaki çocuklar için kapsam ve hizmetlerin iyileştirilmesi ve ulusal aktörlerin kapasitelerinin güçlendirilmesi için çalışıyor.</li>
</ul>
<p>Raporun İngilizce metnine <a href="https://weshare.unicef.org/Package/2AMZIFR9IKDI">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/10/unicef-pandemi-cocuklari-etkileyen-en-buyuk-kuresel-kriz/">UNICEF: ‘Pandemi Çocukları Etkileyen En Büyük Küresel Kriz’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemi Sürecinin Hafızası &#8216;Pandemi İstanbul&#8217; Sergisi’nde&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/29/pandemi-surecinin-hafizasi-pandemi-istanbul-sergisinde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Nov 2021 11:09:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Hilal Korucu]]></category>
		<category><![CDATA[Pandemi İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Pandemi Sürecinin Hafızası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76366</guid>

					<description><![CDATA[<p>İletişim Uzmanı ve Fotoğrafçı  E. Hilal Korucu’nun 28 Kasım’da açılan ‘Pandemi İstanbul’ isimli fotoğraf sergisi; İstanbul’un pandemi sürecindeki hafızasına tanıklık ediyor. Maltepe Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi Sergi Salonu’nda başlayan sergi, 16 Aralık’a kadar devam edecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/29/pandemi-surecinin-hafizasi-pandemi-istanbul-sergisinde/">Pandemi Sürecinin Hafızası &#8216;Pandemi İstanbul&#8217; Sergisi’nde&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İletişim uzmanlığı ve fotoğrafçılığın yanı sıra sivil toplum gönüllüsü de olan E. Hilal Korucu, pandemi sürecinin İstanbul’a yansımalarına, gündelik hayattaki dönüşümüne fotoğraf makinesiyle yaptığı tanıklığı Pandemi İstanbul sergisinde izleyicilerle paylaşıyor. Sergideki eserler, bireysel deneyimlerin yanı sıra toplumsal belleğin de izleri çarpıcı karelerden oluşuyor. Aylarca evde kaldıktan sonra dışarı çıkabilen çocukların oyun sevinci, yaşlıların izin günlerinde tenha sokaklarda özgürlüğün tadını çıkarışları, covid sebebiyle vefat eden insanların gasilhanelerdeki suskun vedaları, yoğun bakımda yatan hastaların yaşam mücadelesi, ıssızlaşan şehir sokakları bunlardan sadece bazıları.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-76370 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/pandemi-surecinin-hafizasi-pandemi-istanbul-sergisinde-0.jpg" alt="" width="336" height="253" />Hilal Korucu’yu sergi fikrine götüren, sürecin şehrin gündelik hayatına, insanlarına olan etkileri olmuş; bireysel bir tanıklık oluşturma fikriyle başlayan çalışma bir süre sonra şehrin toplumsal belleğini oluşturmaya dönmüş. <strong>“</strong>Bir yönüyle foto muhabirlik, bir yanıyla fotoğrafçılık, bir yönüyle de hikâye anlatıcılığıydı bu çalışma benim için” diyen Korucu sergiyi şu sözlerle anlatıyor: “Bu hikayenin içinde hem benim hem de İstanbul’un pandemi öyküsü var. Yaşamımın doğal akışından hiç kopmadı çekim süreçlerim. Bu yüzden fotoğraflarda iş hayatımdan, ailemden, sosyal çevremden insanlar da var. Yaşamla ölüm arasına sığdırdığımız birçok detay bize varlığını hissettirdi ve neyin önemli olduğunu bir kez daha düşündürttü. Boş sokaklar, dolu hastaneler, toprağı taze mezarlıklar, akan yollar,  ıssız meydanlar mekanın değişen gerçekliğini yansıtıyordu. Sürecin en radikal biçimde etkilediği alanlara yönelmeye başladım. Hastane, mezarlıklar ve ibadethaneleri fotoğraflamadan bu sürecin anlatılamayacağını biliyordum. Bu sebeplerle bazı çekimler için yasal izinlere başvurdum. Bürokrasinin zorluklarına rağmen izinleri alarak çekimlerimi yaptım.”</p>
<h5><strong>Siyah-Beyaz Anılar</strong></h5>
<p>Sergiyi en baştan itibaren siyah-beyaz olarak kurguladığını belirten Korucu, “Geçmiş bir deneyimin izdüşümü olarak düşündüm. Tüm bu yaşananlar bir gün bitecek ve anı olarak hatırlayacağız olup bitenleri. Ama bellek sahibi olarak bizler de değişmiş olacağız. Kendimiz de dahil geride kalan her şeyi tek ton olarak göreceğiz. Pandemide proje yürütüyorken herkes gibi ben de tüm süreci yaşadım. Bir farkla ki sürece hem içerden hem de dışardan bakıyordum kimileri gibi. Fotoğrafın yaşamın detaylarının çerçeveleme özelliği bana yaşananları ayrı ayrı düşünme ve yorumlama fırsatı verdi. Böylece hem içinde hem dışında olabildim.” Dedi.</p>
<h5><strong>İletişim Kültürünün Dönüşmesi&#8230;</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-76371 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/pandemi-surecinin-hafizasi-pandemi-istanbul-sergisinde-1.jpg" alt="" width="342" height="256" />Fotoğraf makinesiyle kayıt tutarken bir yandan da sosyol bilimci olarak sürecin yarattığı dönüşümler üzerine düşündüğünü de belirten Korucu, “Dijital dünyanın güç kazanması ile evlere sığdırılmaya çalışılan hayatların bir süre sonra evlerden taşdığını görüyordum. Hayat dönüşüyordu ama bunu kabullenmek istemiyordu çoğunluk. İlk dönemlerdeki reddedişin ardından kabulleniş başladı. Önümüzdeki süreçte çok daha belirgin hale gelecek olan yaşamlarımızdaki değişimin bilişsel ve yaşam pratikleri açısından tohumları ekildi. Benim yakın çevremden başlayarak yaptığım gözlemlerimden bireyin kendini koruma refleksini daha da güçlendirdiğini düşünüyorum. Doktora tezimde de odaklandığım mobil iletişim araçlarının iletişim kültürümüzü dönüştürme sürecine dair önemli ipuçları yakaladım. Fiziksel dünyada birbirimize dokunamamanın içsel olarak var oluşumuza olan inancımızı azalttığını düşünüyorum. Toplumdaki bazı bireylerin bu azalışın yarattığı korku ile baş edebilmek için sosyal medyanın onay ve takdir döngüsüne yöneldiğine inanıyorum. İnsan tüm entelektüel gelişmişliğine rağmen her an ilkel benliğine teslim olacak bir canlı. Bu süreçte anladık ki bilgi bizi bu hayatta savrulmaktan geri bırakmıyor. En temel güdümüz hayatta kalmak.” Şeklinde anlatıyor.</p>
<h5><strong>Sürecin Toplumsal Etkileri&#8230;</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-76372 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/pandemi-surecinin-hafizasi-pandemi-istanbul-sergisinde-3.jpg" alt="" width="328" height="247" />Pandemi sürecinin toplumun her kesimini toplumsal rolleri ekseninde etkilediğini kaydeden Korucu, “ Özellikle yaşlılar, çocuklar ve kadınlar bu süreçte yaşamı en çok etkilenen kesimler oldu. Kadınlar özelinde benim en çok içselleştirdiğim durum şiddete maruz kalan kadınların mekânsal olarak sınırlanmış olmalarıydı.  Ama çok daha önemlisi kadın ya da erkek fark etmeksizin kurumsal bir sisteme dahil olmadan geçimini sağlamaya çalışan insanların çaresizliğiydi. Pandemi sürecinde trafikte sıkışıklığında satış yapan insanların profili değişti. Genç, iyi giyimli insanlar çoğalmaya başladı. Yasaklar kalktığında aylarca çalışmayan sokak satıcılarının yaşadığı travmalar gözlerinden okunuyordu. Bunun yanı sıra belirli süre sonra sürece alışan insanlar da vardı. Aylarca evine gidemeyen sağlıkçılar tüm yorgunluklarına rağmen cesurca hizmet etmeye devam ediyorlardı. “ dedi.</p>
<p>70 eserden oluşan sergi Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde 16 Aralık’a kadar açık kalacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/29/pandemi-surecinin-hafizasi-pandemi-istanbul-sergisinde/">Pandemi Sürecinin Hafızası &#8216;Pandemi İstanbul&#8217; Sergisi’nde&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemide Derin İşsizlik:  Kamu ve Özel Sektörde, LGBTİ+’ların Gelecek Kaygısı </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/22/pandemide-derin-issizlik-kamu-ve-ozel-sektorde-lgbtilarin-gelecek-kaygisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurcan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Nov 2021 10:21:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[homofobi]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[kaos gl]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[transfobi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de Kamu ve Özel Sektörde LGBTİ+’ların Durumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76155</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Türkiye’de Kamu Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks ve Artıların Durumu' raporuna göre pandemiyle birlikte zirve yapan işsizlik krizinden en fazla etkilenen dezavantajlı gruplar içinde LGBTİ+ bireyler de yer alıyor. Cinsel kimlikleri nedeniyle işten atılma korkusuyla çalışan LGBTİ+ bireyler, iş yerlerinde ayrımcılığa ve nefret söylemine maruz kaldıkları için geleceklerinden endişe ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/22/pandemide-derin-issizlik-kamu-ve-ozel-sektorde-lgbtilarin-gelecek-kaygisi/">Pandemide Derin İşsizlik: &lt;br&gt; Kamu ve Özel Sektörde, LGBTİ+’ların Gelecek Kaygısı </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kaos GL Derneği; Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi iş birliğiyle 5 yıldır yürütülen “<a href="https://kaosgldernegi.org/images/library/kamu21.pdf">Türkiye’de Kamu Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks ve Artıların Durumu</a>” ve “<a href="https://kaosgldernegi.org/images/library/ozelsektor21.pdf">Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks ve Artıların Durumu</a>” başlıklı raporların 2021 sonuçlarını paylaştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2021 raporu; Prof. Dr. Mary Lou O’Neil, Dr. Reyda Ergün, Dr. Selma Değirmenci, Dr. Kıvılcım Turanlı ve Doğancan Erkengel tarafından hazırlandı. Editörlüğünü ise Kaos GL İnsan Hakları Programı’ndan Murat Köylü ve Defne Güzel yürüttü. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-76158 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-640x368.jpg" alt="KAOS GL" width="370" height="213" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-640x368.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 370px) 100vw, 370px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporun editörlüğünü yapan Kaos GL İnsan Hakları Programı Koordinatörü Murat Köylü’yle raporun çıktıları üzerine konuştuk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">LGBTİ+ bireylerle ilgili bu araştırmayı, insan hakları sorunlarını dile getirmek için hayata geçirdiklerini söyleyen Köylü, “İstihdam alanında bir insan nelerden etkileniyorsa LGBTİ+ bireyler bunlara ilaveten üretilen nefret söyleminin yansıması olarak daha fazla baskıya maruz kalıyorlar. Bu raporla, yaşadıkları sıkıntıları dile getirmeleri için bir alan açmaya çalıştık. Raporda LGBTİ+ bireylerin kendi cümlelerine fazlaca yer verdik,” dedi. </span></p>
<h5><b>&#8216;İşten Atılma Korkum Olmadan Yaşamak İstiyorum&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Rapora göre LGBTİ+ bireylerin istihdamda karşılaştıkları ayrımcılık, çalışma hakkının yanı sıra tüm temel hak ve özgürlükleri engelleyen durumları yansıtıyor. Mesela gıda sektöründe aşçı olarak çalışan eşcinsel bir erkeğin cümleleri şöyle: “İş yerlerinde bizim gibi kişilere bir ucube gibi davranılmaması, bizlerin de herkesle aynı hak ve eşitliğe sahip olmamızı sağlamaları gerekiyor. Rahatça, tacize uğramadan, dövülme, öldürülme, işten atılma korkum olmadan yaşamak istiyorum.”</span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-76159 size-medium aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/turkiyede-ozel-sektor-lgbti-durum-raporu-640x369.jpg" alt="‘Türkiye’de Kamu Çalışanı LGBTİ+’karın Durumu’" width="640" height="369" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/turkiyede-ozel-sektor-lgbti-durum-raporu-640x369.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/turkiyede-ozel-sektor-lgbti-durum-raporu.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></b></p>
<h5><b>&#8216;LGBTİ+’lar İş Hayatında Sistematik Olarak Ayrımcılığa Uğruyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">LGBTİ+ bireylerin pandemi sürecinden nasıl etkilendiğine dair önceki yıllara ait ortaya koydukları raporları da göz önünde bulunduran Köylü, şu değerlendirmelerde bulundu: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Pandemiden, diğer kırılgan ve dezavantajlı gruplar gibi LGBTİ+ bireyler de çok etkilendi. Pandemi yardımlarının verilmesi gibi konularda yine aynı eşitsizlik söz konusu oldu. Araştırmaya göre pandemide iş bulmakta güçlük çeken LGBTİ+ bireylerin önemli bir bölümünün gelecek kaygısı iyice derinleşti. Zaten işsizlik sorunuyla sürekli mücadele etmek zorunda olan kişiler, bu durumun LGBTİ+ bireyleri daha olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Çalışan LGBTİ+ bireyler, iş hayatında sistematik olarak ayrımcılığa uğrayan bir grup. Doğrudan ya da dolaylı, bilinçli ya da bilinçsiz karşılaşılan sorunlar var. Her sene yaptığımız bu araştırmada veriler kendini tekrar ediyor. İş yerlerinde ayrımcılığa maruz kalıyorlar, terfileri engelleniyor, nefret söylemine maruz kalıyorlar, hakarete uğruyorlar, işe alım sürecinde de zaten çeşitli toplumsal normlar yüzünden örselenebiliyorlar.”</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76162 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor-640x363.jpg" alt="Kaos GL Rapor" width="640" height="363" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor-640x363.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor.jpg 953w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>&#8216;İş Yerini Kapatmak Zorunda Kalan İnsanlar Var&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">LGBTİ+ bireyler söz konusu olunca iş yerindeki psikolojik şiddetin bile yönü değişiyor. Bu psikolojik şiddet, genelde patronlar ya da müdürler tarafından yukardan aşağıya doğru uygulanıyor. Ancak bu durumda, “gey” olduğundan şüphelenilen bir iş veren veya müdür olunca tehdit ediliyor, aşağılanıyor, damgalanıyorlar. İş yerini kapatmak zorunda kalan insanlar var.</span></p>
<h5><b>&#8216;İŞKUR Aracılığıyla İş Aramaktan Kaçınıyorlar&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Zaten iş ararken türlü sorunlarla karşılaşan LGBTİ+ bireyler, hükûmet tarafından da ayrımcılığın her türlüsüne maruz kaldıkları için devlet kurumu olan İŞKUR veya özel istihdam büroları aracılığıyla iş aramaktan kaçınıyorlar. Çünkü güvenleri yok. Her yıl olduğu gibi 2021’de de çok düşük olan bu durum, LGBTİ+ çalışanların bu kanallara güvenmediklerine ve “fişlenme” riskine yönelik şüphelerine işaret ediyor. Ayrıca araştırma işsizlik sorunu yaşayan LGBTİ+ bireyler genellikle lisans ve lisansüstü eğitimli olmalarına rağmen onların işsizlik oranlarının yüksek olduğunu da ortaya koyuyor.</span></p>
<h5><b>&#8216;Diyanet’in Akıllara Ziyan LGBTİ+ Açıklaması&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">2021 raporunda diğer yıllara göre iki olgunun dikkatlerini çektiğini vurgulayan Kaos GL İnsan Hakları Programı Koordinatörü Murat Köylü şöyle devam etti: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Birincisi hükûmet, LGBTİ+ bireyler için uluslararası insan hakları taahhütlerine uygun bir tutum içinde değil. Nefreti körükleyen ve insanları neredeyse terörist olmakla suçlayan bir yaklaşımı var. Bu yaklaşımın, iş yerlerindeki mevcut olumsuz ortamı körüklediğine dair birçok katılımcı paylaşımı oldu. İkinci olgu ise Diyanet’in akıllara ziyan LGBTİ+ açıklaması. Diyanet, pandemilerin LGBTİ+ bireylerden ve nikahsız yaşayanlardan kaynaklandığı açıklamasını yapmıştı, ardından birçok hükûmet yetkilisi de Diyanet’i destekleyen ifadelerde bulunmuştu. Bir yandan pandemi korkusuyla yaşamak zorunda olan LGBTİ+ bireyler, diğer yandan da pandeminin nedeni gibi gösterildiler.”</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76163 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/lgbti-rapor-640x368.jpg" alt="LGBTİ rapor" width="640" height="368" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/lgbti-rapor-640x368.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/lgbti-rapor.jpg 1020w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>‘Ayrımcılıkla Karşılaşmamak İçin Evden Çalışmayı Tercih Ediyorlar’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Katılımcılar, pandemi sürecinin hem olumlu hem olumsuz yanları olduğunu söyledi. Evlilere daha fazla alan ayrıldığı, tayinlerinin daha kolay yapıldığı, eğer mesai yapılacaksa bekârların mesaiye daha uygun olduğu gibi iş hayatı normları var. LGBTİ+ bireylerin hakları hukuken gasbedildiği için evlenemiyorlar. Evlilikle gelen resmî ve resmî olmayan haklardan bu nedenle faydalanamadılar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan raporda olumsuzluktan kaynaklanan olumlu bir durum ortaya çıktı. Bazı insanların iş yerlerindeki durum o kadar kötü ki pandemi döneminde evden çalışmak ve işe gitmemek olumlu bir durum olarak belirtildi. Denize düşen yılana sarılır misali erkek egemen iş ortamından fiziksel olarak uzaklaştıklarında kendilerini daha güvende hissettiklerini aktardılar. Kötü şakalar ve imalarla karşılaşacaklarına evden çalışmayı tercih ediyorlar. </span></p>
<h5><b>‘İnsan Hakları Günün’nde Yeni Bir Metin Duyuracağız’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu raporu, sadece sorunları ortaya koymak adına değil, aynı zamanda bu sorunlara çözüm önerileri de getirebilmek için çalıştıklarını ifade eden Köylü, “Bu araştırmayla hem özel sektöre hem de kamu yönetimine önerilerde bulunuyoruz. Bu önerileri bilgi temelinde kurduk. 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde, hem hukuka hem de araştırma sonuçlarımıza dayandırdığımız, şirketlere yönelik bir metin oluşturduk ve onu duyuracağız. Amacımız çözüm ortağı olmak, insan hayatını kolaylaştırmak ve toplumsal barışa hizmet etmek,” şeklinde konuştu. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76164 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-lgbti-rapor-640x363.jpg" alt="Kaos GL Lgbti rapor" width="640" height="363" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-lgbti-rapor-640x363.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-lgbti-rapor.jpg 784w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>Ayrımcılıkla Mücadele İçin Çözüm Önerileri </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Köylü, LGBTİ+ bireylerin kamu ve özel sektörde ayrımcılığa ve nefret söylemine maruz kalmamaları/bırakılmamaları için işverenler ve işletmeler için ne tür öneriler getirilebileceği konusunda raporun çıktılarını şöyle aktardı:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Otuz kırk sene önce Türkiye’den çok daha kötü durumda olan ülkelerin hem kamu hem de özel sektör çalışanları için yapılan iyi çalışma örnekleri var. İngiltere, İzlanda ve İsveç gibi ülkeler başarabildiyse biz neden başaramayalım?”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Buradan hareketle sistematik bir ayrımcılık olduğu için yapısal önlemler alınmalı. İş Kanunu, nefret suçlarını önleyen, eşitliği sağlayan mevzuatlar hataya geçirilmeli. Ulusal mevzuatta ayrımcılık temellerini yasaklayabiliriz. Özellikle AİHM’nin (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) kararları ve Anayasa’mızın eşitlik ilkesi doğrultusunda kararlar verilmeli.”</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76165 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-1-640x370.jpg" alt="Kaos GL" width="640" height="370" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-1-640x370.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-1.jpg 731w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>‘&#8217;Gölge Etme Başka İhsan İstemem&#8217; Noktasına Kadar Geldik&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Hükûmetin verdiği mesajın, kamu çalışanlarını etkileyeceğine değinen Köylü, ”Özel sektör tarafında da işverenler ve kurumlar, yaşanan sorunları araştırmalı ve hem makro hem mikro düzeyde çözümler üretmeli. Irkçılık ve cinsiyetçilik nasıl kötü bir şey ise “homofobik” ve “transfobik” olmak da benzer kötüdür. Bunları yapabilmek için de bir diyalog ortamını tesis etmek, harekete geçmek için bir adım olabilir.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Devletin görevleri arasında bu adımları atması zaten varken devlet adına konuşanlar çıkıp pandemi gibi bir durumu LGBTİ+ bireylere yüklemeye kalkıyorlar. Hâl böyle olunca biz neredeyse ‘Gölge etme başka ihsan istemem’ noktasına kadar geldik.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“LGBTİ+ bireyler, güçsüzleştirilmiş ve hakları ellerinden alınmış kişiler ama onlara ‘mağdur’ veya zor durumdaki insan gözüyle bakmak yerine tam tersine ‘Bu, benim de derdim’ hassasiyetinde olarak en büyük desteği vermiş olursunuz. Ayrıca politika ve yasa yapıcıları bir yurttaş olarak iyileştirici kararlar almaları noktasında desteklemek çok değerli olacaktır,” dedi.</span></p>
<h5><b>Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı LGBTİ+</b><span style="font-weight: 400;">’</span><b>ların Durumu Raporundan Önemli Çıktılar </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">– 633 kişinin katıldığı “Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks ve Artıların Durumu” araştırmasının sonuçlarına göre LGBTİ+ çalışanların sadece yüzde 17’si iş yerinde açık olabiliyor. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76166 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor-eğitim-640x317.jpg" alt="Kaos GL rapor eğitim" width="640" height="317" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor-eğitim-640x317.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor-eğitim.jpg 801w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– 3 katılımcıdan 309 kişi (%48,8) lisans mezunu olduğunu beyan etmiştir. Eğitim durumunu lisansüstü olarak belirten katılımcı sayısı 139 (%22,0), lise olarak belirten katılımcı sayısı 100 (%15,8) ve ön lisans olarak belirten katılımcı sayısı 77’dir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– LGBTİ+ çalışanların sadece yüzde 10’u, işe alım sürecinde açık davranıyor. Ayrımcılığa uğrama ve başvurunun kabul edilmemesi korkusu; cinsiyet kimliği, cinsel yönelim ve cinsiyet özelliğini saklamaya zorluyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76168 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-açik-özel-640x305.jpg" alt="Kaos GL açık özel" width="640" height="305" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-açik-özel-640x305.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-açik-özel.jpg 759w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– İş yerlerinin çoğunda ayrımcılığa yol açan kural ve uygulamalar yer alıyor. LGBTİ+ çalışanlar; ayrımcılık karşısında işlerini kaybetme korkusu, daha ağır bedeller ödeme olasılığı, cinsel kimliklerinin kendi kontrolleri dışında açığa çıkmasından çekinme, iş dışındaki hayatlarında karşılaşabilecekleri zorluklar ve benzeri nedenlerle haklarını arayamıyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76169 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/ayrimcilik-640x409.jpg" alt="Ayrımcılık" width="640" height="409" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/ayrimcilik-640x409.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/ayrimcilik.jpg 751w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– Özel sektör çalışanı LGBTİ+ bireyler; ulusal mevzuatta ayrımcılık yasağı, hükûmetin sorumluluk ile liderlik üstlenmesi ve toplumsal farkındalık kampanyaları talep ediyor.</span></p>
<h5><b>Türkiye’de Kamu Çalışanı LGBTİ+</b><span style="font-weight: 400;">’</span><b>ların Durumu Raporu&#8217;ndan Önemli Çıktılar </b></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76170 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-açik-640x375.jpg" alt="Kamu" width="640" height="375" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-açik-640x375.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-açik.jpg 837w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– 221 kişinin katıldığı kamu araştırması sonuçları ise iş yerinde gizlenmek zorunda kalmanın, kamuda daha ağır sonuçlara yol açtığını gösteriyor. Kamu çalışanı LGBTİ+ bireylerin sadece yüzde 6’sı iş yerinde açık davranabilirken raporda, iş yerinde açık olamamanın da bir ayrımcılık olduğu vurgulanıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– Rapora göre kamu çalışanı LGBTİ+ bireylerin yüzde 82’si ya doğrudan ayrımcılıkla karşılaşıyor ya da kimliğini gizlemek zorunda kalarak ayrımcılığa maruz bırakılıyor. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76171 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-nefret-640x268.jpg" alt="Nefret" width="640" height="268" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-nefret-640x268.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-nefret.jpg 837w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– Anket kapsamında “Çalıştığınız kurumda LGBTİ+ bireylere yönelik herhangi bir nefret söylemiyle karşılaştınız mı?” sorusu karşısında katılımcıların yüzde 40’ı herhangi bir nefret söylemiyle karşılaşmadığını bildirirken yüzde 60’ı nefret söylemine maruz kaldığını beyan etmiştir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– Katılımcılara sorulan, “Sizce kamu kurumlarında LGBTİ+ çalışanlara dönük ayrımcılığa karşı alınması gereken en öncelikli üç önlem neler olabilir?” sorusu karşısında LGBTİ+ hakları konusunda alınması gereken “yasal önlemler” kategorisi öne çıkmıştır. Mevzuatın evrensel insan hakları kriterlerine göre güncellenmesi taleplerini, sırasıyla “hükûmetin sorumluluk ve liderlik üstlenmesi” ve “kurum içi mevzuatta ayrımcılık yasağına” ilişkin talepler izlemiştir.</span></p>
<p><b>ÇİZİMLER: Gülçe-Gülnaz </b><b>| </b><b>KaosGL.org</b></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/22/pandemide-derin-issizlik-kamu-ve-ozel-sektorde-lgbtilarin-gelecek-kaygisi/">Pandemide Derin İşsizlik: &lt;br&gt; Kamu ve Özel Sektörde, LGBTİ+’ların Gelecek Kaygısı </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Spor Dernekleri Çocukları ve Gençleri Kötü Alışkanlıklardan Koruyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/27/spor-dernekleri-cocuklari-ve-gencleri-kotu-aliskanliklardan-koruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Oct 2021 08:43:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[amatör futbol]]></category>
		<category><![CDATA[amatör lig]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[spor dernekleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75639</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anadolu’nun farklı kentlerinde faaliyet gösteren amatör spor kulübü dernekleri, futbol başta olmak üzere çeşitli branşlarda faaliyet göstererek çocukları ve gençleri kötü alışkanlıklardan koruyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/27/spor-dernekleri-cocuklari-ve-gencleri-kotu-aliskanliklardan-koruyor/">Spor Dernekleri Çocukları ve Gençleri Kötü Alışkanlıklardan Koruyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Pandeminin en çok etkilediklerinden olan spor kulübü dernekleri Milli takımlar ve profesyonel liglere oyuncu yetiştiriyor. Amatör spor kulüpleri pandemi sürecinde faaliyetlerini askıya alırken birçok sporcu da geçim sıkıntısıyla birlikte farklı alanlara yöneldi. Anadolu’nun farklı noktalarında faaliyet gösteren spor kulübü dernekleri, çocukları ve gençleri sigara ve madde kullanımı başta olmak üzere çeşitli kötü alışkanlıklardan alıkoyduklarını belirterek, amatör sporlarda faaliyet gösteren derneklere destek verilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Sivil Sayfalar, Anadolu’nun farklı kentlerinde faaliyet gösteren spor dernekleri yöneticileriyle konuştu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemiyle birlikte Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) aldığı karar sonrası alt ve amatör lig müsabakaları askıya alınmıştı. Pandemi gölgesinde yeniden toparlanmaya çalışan kulüpler, amatör sporlara gereken desteğin verilmesinin çocukların ve gençlerin kötü alışkanlıklardan alıkonması için önemli olduğuna dikkat çektiler. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">TFF 3. Ligde mücadele eden Hacettepespor Kulübü Basın Sözcüsü Levent Tetik, uzun vadede pandemi devam ederse kendileri ve birçok kesimin mesleğinin tehdit altında olduğunun kaçınılmaz olduğunu söyledi. Tetik&#8217;e göre, Türkiye&#8217;de futbolda başarı puan sıralaması ile doğru orantılı olduğundan mesleği tehdit anlamında sıkıntılar yaşanacak: &#8220;Futbolcunun 2 ay ön hazırlık dönemi ve her gün antrenman performansı göstermesi sakatlık durumunda bile bir ay oyuncuyu geride bırakmaktadır. Covid-19 hastalığı direk akciğerlerle alakalı bir semptom gösterdiğinden dolayı bu hastalığı geçiren sporcuların eski form düzeyine dönmeleri oldukça zaman almaktadır.”</span></p>
<h5><b>Ağrı Taşlıçayspor Kulübü: Gençleri ve Çocukları Koruyoruz</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Ağrı’da faaliyet gösteren Taşlıçayspor Kulübü Derneği Başkanı Hüseyin Arslan da liglerin ertelenmesinin futbolcuları farklı sektöre yönelttiğini belirtti. Spor alanında faaliyet gösteren bir dernek olarak gençleri özellikle sigara ve madde gibi kötü alışkanlıklardan alıkoyduklarını dile getiren Arslan, Liglerin sürekli ertelenmesiyle sporcuların evlere kapandığı veya ihtiyaç sahibi sporcuların ihtiyaçlarını karşılayamamaları sonucu farklı sektörlere girme durumunun oluştuğuna değindi. Bu noktada bir diğer sorun olan kaynak bulamama meselesine odaklanan Hüseyin Arslan, amatör kulüplerin en büyük probleminin bu olduğunu ve amatör ligler için futbolcu arayışlarının sürdüğünü belirtti.  Yetkililerden de amatör sporlara destek vermelerini temenni eden Aslan, gençleri ve çocukları kötü alışkanlıklardan uzak tutup korumaya çalıştıklarını söylüyor: &#8220;Biz de dernek olarak gençleri ve çocukları spora yönlendirip kötü alışkanlıklardan uzak tutmaya gayret gösteriyoruz.” </span></p>
<h5><b>&#8216;Verimsiz Geçen Bir Süre Söz Konusu&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Muş Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı ve birçok kulübü ile sportif derneği çatısı altında barındıran ASKF Konfederasyon Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Türkan, farklı spor branşlarında liglerin oynanmadığını hatırlattı. Gençlerin ve çocukların kötü alışkanlıklardan uzak olması için spor derneklerinin büyük bir misyon üstlendiğini paylaşan Türkan, “Pandemi sadece futbolu değil, basketbol, voleybol gibi diğer branşlardaki sporları da etkiledi. Kadın ligleri de oynanmadı. 14 yaşındaki çocuk 16, 16 yaşındaki çocuk 18 yaşına girdi, verimsiz geçirdikleri bir süre söz konusu oldu. Antrenmanlar yapılmadı. Amatör sporcular, spor kulüpleri emekçileri hepsi etkilendi. Bizler yine bu süreçte beldeleri ve ilçeleri de ziyaret edip spora teşvik etmeye çalıştık. Amatör liglerdeki bütün maçlar ASKF tarafından yapılıyor. Yeni sezonun tüm illerimiz ve takımlarımız, kulüplerimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Spor derneklerinin çocukların gelişiminde ve kötü alışkanlıklardan uzak olmasında etkili olduğunu unutmayalım” şeklinde konuştu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tokat 60 Kulübü Derneği’ne bağlı Tokat FK Genel Sekreteri Dr. Mete Bayburtlu, Türk futboluna kazandırılacak birçok futbolcunun pandemi nedeniyle yıldızlaşamadığını paylaştı. Kulüplere ve sporculara gereken desteğin verilmesini beklediklerini aktaran Bayburtlu şunları kaydetti: “Özellikle son 2 yıldan bu yana yaşanan pandemi sürecinden en çok etkilenen deplasman ve amatör lig dediğimiz Bölgesel Amatör Lig (BAL) ve İl Amatör Ligleri oldu. Pek çok futbolcuyla görüştük ligler oynanmadığı için 15 aydan beri idman yapmadıklarını söylediler. Bu durum futbolculara zarar verdiği kadar Türk futboluna da zarar verdi. Türk futboluna kazandırılacak pek çok yıldız futbolcu futbolu bıraktı ya da gösterecekleri performansın çok gerisinde kaldılar. Teknik ekip de hakeza aynı duruma düştü.” </span></p>
<h5><b>&#8216;Amatör Spor Dernekleri Tüm Yönleriyle Desteklenmeli&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">“Pandemi spora çok zarar verdi bunu telafi etmenin de yıllar alacağını görüyoruz. Aynı zamanda tıp doktoru olarak pek çok sporcu arkadaşımız ve çocuklarda dahi karaciğer yağlanması göründü” diyen Bayburtlu, şu anda yeni sezona hazırlandıklarını, hem amatör hem de yetişkinde takım çıkartacaklarını söyledi. Milli takımın ve süper ligin kalitesinin yükselmesinin ancak amatör sporun belirli bir seviyeye gelmesiyle mümkün olacağına değinen Bayburtlu, &#8220;Saha ve malzeme desteği, sporcuların beslenme ve idman koşullarını bizzat görüyoruz. Bu da futbola olumsuz yansıyor. Amatör sporun tüm yönleriyle desteklenmesi gerektiğini hatırlatmak istiyoruz.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/27/spor-dernekleri-cocuklari-ve-gencleri-kotu-aliskanliklardan-koruyor/">Spor Dernekleri Çocukları ve Gençleri Kötü Alışkanlıklardan Koruyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
