<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çocuklardan arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/cocuklardan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/cocuklardan/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 11 Apr 2025 18:25:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Çocuklardan arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/cocuklardan/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuklar Nasılsınız?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2025/04/11/cocuklar-nasilsiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ceren Suntekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 17:43:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklardan]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Ceren Suntekin]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Naci Emre Boran]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetsiz iletişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87450</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Ben bu ülke için umudumu yitirmemek için uğraşıyorum.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/04/11/cocuklar-nasilsiniz/">Çocuklar Nasılsınız?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Görsel: Ceren Suntekin</em></p>
<p>Çocuk hakları alanında uzun süredir çalışan biri olarak, çocukların seslerinin duyulması için çaba harcıyorum. Bu nedenle çocuk haklarını çocuklarla değil, yetişkinlerle çalışmayı önceliyorum. Çünkü çocukların, haklarının onlarla çalışılmasından çok, hepimiz gibi hak temelli ilişkiler kurulmasına ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Uzun süredir yaşadığımız bu sıkışmışlık hâlinde bazen alışma, bazen umursamama, bazen karamsarlık, öfke, çokça isyan ve yorgunluk var. Ama konu kendini temsil etme ve anlatma, yani anlattığını duyurma konusunda (bizim yüzümüzden) kısıtlı imkâna sahip olan çocuklar, hayvanlar ve doğa olunca, bende işler değişiyor. Tüm bu gelip geçici ya da kalıcı olabilecek duygular, bu gruplar söz konusu olduğunda lüks kaçıyor.</p>
<p>Herkes bu sıkışmışlıkla baş etmek için çeşitli stratejiler geliştiriyor. Ben ise çocuklara soruyorum: Nasılsınız?</p>
<p>&#8220;Çocuklar Nasılsınız?&#8221; buluşması da işte böyle ortaya çıktı. Yapabileceklerim sınırlı: Çocukları dinleyebilirim, birbirlerini duymalarını sağlayabilirim, varsa önerilerine destek olabilirim, onlarla birlikte olabilirim. Ben de öyle yaptım. Daha önce birlikte çalıştığım çocukların olduğu gruplarda, &#8220;Nasılsınız? Böyle bir buluşma yapalım ister misiniz?&#8221; diye sordum. Çocuklar istekliydi. Sonra Sivil Sayfalar bize destek oldu. Bir başvuru formu hazırladım, 62 başvuru geldi. Başvuruların bir kısmı <a href="https://www.sivilsayfalar.org/cocuklardan/">https://www.sivilsayfalar.org/cocuklardan/</a> yazarlarıydı. Toplantıya 9-12 yaş arasında 19 kişi katıldı. Sevgili Naci Emre Boran ile bir buçuk saat boyunca çocukları dinledik.</p>
<p>Başlarken kendimizi tanıttık. Ben çocuk hakları alanında çalıştığımdan, Naci de şiddetsizlikten bahsetti. Ülkenin durumu karşısında hissettiklerimizi paylaştık. Onları merak ettiğimizi ve her yorumu dinlemeye hazır olduğumuzu anlattık.</p>
<p>Kısa bir sessizlikten sonra çocuklar söz alarak konuşmaya başladı… Bu sessizlikler beni kaygılandırmaz. Hepimizin böyle bir anda durup, ilk defa duymuş gibi o soruları kendimize sormak ve o an kafamızdan gerçekten neler geçtiğini duymak için zamana ihtiyacımız olur. Bu geçiş hâlini sakince karşılayabilmeyi seviyorum.</p>
<blockquote><p><em>“İnsanların aynı fikirde olmaması tatsızlığa sebep olur diyor sosyal bilgiler öğretmeni diyor.”</em></p></blockquote>
<p>İlk söz alan çocuk, siyaset yapmanın yasak olup olmaması üzerine bir kafa karışıklığıyla konuşmaya başladı. Aslında bir şeyler söylemek istiyor ama acaba söyledikleri “yasaklı” mı diye kestiremiyordu. Onun gibi düşünmeyenler varsa söylediklerinden rahatsız olma ihtimalinin yüküyle gelmişti toplantıya. Neyse ki herkes konuşmaya başlayınca bu kaygısı hızla azaldı.</p>
<p>Yoğun kaygı, korku, öfke, umutsuzluk, derin üzüntü en çok ifade edilen duygulardı. Haksız yere hapse atılmak, hapisteki <em>“çocuklar”</em>, demokrasi, protesto, hak, haksızlık kavramları uzun uzun konuşuldu.</p>
<blockquote><p><em>“Böyle şeylere çok ağlamak istemiyorum çünkü o zaman güvenimi kaybediyorum. Bu ülke bence ileriki yıllarda düzelecek”</em></p></blockquote>
<p>Kurumlara çocuk danışma kurulu önermeyi hep önemserim; yine çocuklar, yetişkinlerden çok daha düzeyli ve entelektüel bir tartışma yürütüyorlardı ve çok haklılardı. Böyle zamanlarda çaresizlik ve gurur arasında gidip geliyorum. Hem çocukların gündeminin oyun oynamak yerine bu konular olmasına üzülüyorum hem de akıllarına şükredip umutla coşuyorum.</p>
<p>İktidar, siyaset, devlet, hükümet, muhalefet, demokrasi, bürokrasi gibi kelimeler sıkça telaffuz edilince, Naci’nin de önerisiyle bir an durup kavramların üzerinden yeniden geçmeye karar verdik. Kim devlet, kim hükümet; çocukların kafasında karışmıştı. Nasıl karışmasındı ki? Bu karışıklıkla kavramlar üzerine konuşmanın yine herkes için ne kadar kurtarıcı olduğunu fark ettim. Hakların garantörü, hakları korumak ve güvence altına almakla görevli devlet çatısı altında güvende hissetmemek, hepimizi derinden sarsıyor.</p>
<p>Buluşmanın hedeflerinden biri de çocukların birbirlerinden öğrenmelerine, birbirlerini duymalarına alan açmaktı. Tam bu noktada Amerikalı insan hakları savunucusu Rosa Parks imdadımıza yetişti. Tartışmalar sürerken çocukların bu örneği kendilerinin getirmesi, kim olduğunu bilmeyen çocukların “Neresi?” diye sorması, çocukların kütüphanedeki kitaplarını koşarak alıp getirmesi, Rosa Parks’ın hikâyesini birbirlerine heyecanla anlatmaları ve diğerlerinin pür dikkat dinlemesi karşısında Naci ile heyecanımızı dizginlemeye çalıştık.</p>
<p>1955’te onun bir siyah olarak otobüste beyazlara yer vermeyi reddettiği isyanıyla başlayan ayrımcılık karşıtı eylemleri, çocuklardan biri sanki kendisi de oradaymış gibi, onunla birlikte yaşamışçasına içtenlikle anlattı. Siyah ve beyazların yan yana oturmasını yasaklayan bir yasanın olması, bugün bize ne kadar saçma geliyorsa, çocuklara da şu an ülkede olan birçok olay ve karar vericilerin tutumları o kadar saçma geliyordu. Çok basit ve muhteşem bir mantıkla: “Devlet biziz” demek, her şeyi harika özetliyordu.</p>
<blockquote><p><em>“Devlet biziz bence. Yani devlete karşı çıkmamız gerekiyor, çünkü devlet biziz. Devlete karşı çıkarken de ‘devlet biziz’ diye bağırmamız gerekiyor. Bugünlerde depremler, yangınlar oluyor, herkes çok üzgün. Devlet kimsenin hakkını yiyemez.”</em></p></blockquote>
<p><em> </em></p>
<p><em>Ceren Suntekin</em></p>
<p><em>Sosyal Hizmet Bilim Uzmanı, Çocuk ve Gençlik Çalışmaları Uzmanı</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Bonus &#8211; Velilerden Gözlem Notları 1:</em></p>
<p>İlk defa bir çocuk etkinliğine, oğlum vesilesiyle katılmış oldum. Aslında oğlumla muhabbetimiz fena değil. Ama böyle zor bir zamanda yeteri kadar onu duyup duyamadığımı merak ediyordum. O yüzden etkinliğin büyük bir çoğunluğunu kenardan dinledim.</p>
<p>Oğlum başta etkinliğe katılma noktasında çok direnmişti: “Anne ama biliyorsun ben öyle çocuk çocuk değilim” diyerek. “Çocuk çocuk”tan kastı ona sevimli bir sesle yaklaşan, doğrudan söylediklerini kaale alıyormuş gibi yapıp aslında almayan, dil bilmeyenlerin turiste yaptıkları gibi neredeyse bağırarak konuşan ve ancak her şeyi basitleştirdiğinde çocukların anlayabileceğini düşünen etkinliklerdeki tecrübesiydi aslında. Bu etkinlikte öyle olmayınca heyecanını gördüm. Kamerasını açmak istememesi dahil tüm tercihlerinin saygıyla karşılandığını görmek ona çok iyi geldi.</p>
<p>Çocukların paylaşımlarını dinlerken başta yanda biraz ağlamış da olabilirim, yalan söylemeyeceğim. Çünkü her ne kadar bilsem de bu kadar kaygı yüklü paylaşım beklemiyormuşum aslında. Bir yandan da bilgi seviyeleri dehşete düşürdü beni. Çok kaygılılar, çok üzgünler, çok öfkeliler. Bir yandan da “çocukları serbest bırakın” paylaşımlarında ağırlıklı olarak kastedilen yetişkin üniversite öğrencilerini gerçekten kendileri gibi çocuk sanarak da ekstra kaygıya düşüyorlar. Bunları görünce her sözümüzün çocukların zihninde nasıl yankılandığını tekrar öğrenmiş oldum.</p>
<p>Uzun lafın kısası, benim için inanılmaz öğretici bir tecrübeydi. Oğlumun aşırı siyasi bilgiyle yüklü hali kaygımı biraz artırsa da eşit muamele gördükleri alanlarda kaygılarını seyreltme ihtimali bana çok iyi geldi. Ceren ve Naci başta olmak üzere tüm katılımcılara ve bu katılımcıların ebeveynlerine sonsuz teşekkürler!</p>
<hr />
<p><em>Velilerden Gözlem Notları 2:</em></p>
<p>Kızıma böyle bir atölye var, katılmak ister misin diye sorduğum zaman, &#8220;evet ben de konuşmak isterim; fırsatım olacak mı&#8221; diye sordu. ilk kez zoom da bir online toplantıya katıldı ve bunu herkese anlattı. Oldukça heyecanlıydı, “benim toplantım var, akşam bize kimse gelmesin, misafir alamayacağız kusura bakmayın” diye anneanne ve teyzelerine anlattı.</p>
<p>Kızıma senin de kedilerin olduğunu ve çok sevdiğini söylemiştim, o yüzden toplantı esnasında sana kedimizi gösterebilmek için azıcık hırpalayarak sevmiş olabilir <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
<p>Toplantı sonrasında, “nasıldı” diye sorduğumda; &#8220;sanırım biz çocuklar aynı şeyleri hissediyoruz anne&#8221; dedi, eğer bunu söylüyorsa keyif almış demektir. Belli ki içselleştirmiş konuşulanları, &#8220;soru sordum ve sormaktan çekinmedim&#8221; dedi, “bir daha olsa günüm ve saatim uyarsa katılmak evet isterim tabi” dedi.</p>
<hr />
<p><em>Velilerden Gözlem Notları 3: </em>Ruhunuza sağlık, olup bitenleri akranları ile konuşmak kızıma çok iyi gelmiş. Sevgiler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/04/11/cocuklar-nasilsiniz/">Çocuklar Nasılsınız?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklar Nasılsınız? &#8211; Çevrimiçi Buluşma</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2025/04/02/cocuklar-nasilsiniz-cevrimici-bulusma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 09:14:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklardan]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Buluşma]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Ülke gündemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87425</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülke gündemi çok uzun zamandır karışık. Bu karışıklıkla yaşamaya çalışmak, mücadele etmek biz yetişkinlerin gündelik rutini haline geldi. Tüm bunlardan çocuklar da etkileniyor. Evdeki konuşmalar, anne babalarının yüzleri, sokaktaki sesler, televizyondaki haberler, anlamadıkları kelimeler, çocukların kaygılarını arttırıyor. Yetişkinler olarak çocukları nasıl koruyacağımızla ilgili endişeleniyoruz. Bazı konuları nasıl anlatacağımızı bilmiyoruz. Bazen anlatmamayı, onların sorularını duymamayı seçiyoruz. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/04/02/cocuklar-nasilsiniz-cevrimici-bulusma/">Çocuklar Nasılsınız? &#8211; Çevrimiçi Buluşma</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülke gündemi çok uzun zamandır karışık. Bu karışıklıkla yaşamaya çalışmak, mücadele etmek biz yetişkinlerin gündelik rutini haline geldi. Tüm bunlardan çocuklar da etkileniyor. Evdeki konuşmalar, anne babalarının yüzleri, sokaktaki sesler, televizyondaki haberler, anlamadıkları kelimeler, çocukların kaygılarını arttırıyor. Yetişkinler olarak çocukları nasıl koruyacağımızla ilgili endişeleniyoruz. Bazı konuları nasıl anlatacağımızı bilmiyoruz. Bazen anlatmamayı, onların sorularını duymamayı seçiyoruz. Tam da bu nedenle çocuklara bu çağrıyı yapıyoruz.<br />
Sevgili çocuklar,<br />
Gelin, ülke gündemini, sorularınızı, aklınıza takılanları, duygularımızı konuşalım.<br />
Sizin de söyleyecekleriniz, değiştirmek istedikleriniz varsa birlikte harekete geçmenin yollarını arayalım.<br />
Toplantıda size çocuk çalışmaları uzmanı ve çocuk hakları savunucusu Ceren Suntekin ve şiddetsizlik antrenörü Naci Emre Boran eşlik edecek. 8-13 yaş arasındaysanız ve bu buluşma ilginizi çekiyorsa sizleri ekran başında bekliyor olacağız.<br />
Eğer isterseniz söylemek istediklerinizden bir haber yapabilir, sesinizi herkesin duymasını sağlayabiliriz.</p>
<p>Etkinlik Zamanı: 4 Nisan Cuma, 20:00, çevrimiçi<br />
Başvuru formu: <a href="https://forms.gle/3KHab3rBVbCeVkkw9">https://forms.gle/3KHab3rBVbCeVkkw9</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/04/02/cocuklar-nasilsiniz-cevrimici-bulusma/">Çocuklar Nasılsınız? &#8211; Çevrimiçi Buluşma</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarla Seçim Konuşmaları</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/27/cocuklarla-secim-konusmalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 May 2023 17:18:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklardan]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Ceren Suntekin]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84141</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar 'Çocuklardan' ekibi 8, 9, 10, 11 yaşında olan 6 çocuk danışmanıyla Ceren Suntekin moderatörlüğünde seçimler hakkında değerlendirmeler yaptı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/27/cocuklarla-secim-konusmalari/">Çocuklarla Seçim Konuşmaları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Ceren: Çocuklar seçimler hakkında ne düşünüyorsunuz, bu süreçte en çok aklınızda kalan, dikkatinizi çeken şeyler neler oldu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-İnsanların benimsemedikleri aday hakkında alay etmeleri, o kişilere hakaret etmeleri beni çok rahatsız etti. Bazı şeylerin eleştiri olmadığını aşırıya kaçan, özel hayatın sınırlarını aşan şeyler olduğunu düşünüyorum ve çok rahatsız oluyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Benim seçim deyince aklıma sandıklar ve sandık güvenliği geldi. Oy sayılarının yükseltilmesi ile ilgili şüphelerim var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Benim en çok ilgilimi çeken kısmı, başka ülkelerde yaşayan Türklerin de oy vermesi. </span><span style="font-weight: 400;">Çünkü onlar kime oy verirlerse versin onlara göre bir şey değişmeyecek. Oy kullanmamaları gerekiyor bence.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Benim seçim deyince aklıma pazartesi okul olmayacak olması aklıma geliyor.</span></p>
<p><b>Ceren: Nasıl bir seçim ortamı olsaydı bizim istediğimiz gibi olurdu sizce?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Oyları insan değil de makineler kontrol edebilseydi güvenli olabilirdi. Mesela, A partisi için kırmızı pul, B partisi için sarı pul olacak şekilde düzenleme yapılırdı. Bunları makine kontrol eder ve bilgileri de bakanlığa gönderirdi. İnsanın karışmadığı dijital bir sistem daha iyi olurdu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Bence robotlar yaparsa da illa ki bir yerde arıza verir, yanlış sayar… Yani zor bir durum. Bence bir şey fark etmez. Robotlar da A partisine basacakken B partisine basabilir. Yine hatalar olabilir.</span></p>
<p><b>Ceren: Hala interneti olmayan, dijital konularda zorluk yaşayan köyler, kasabalar var.</b><span style="font-weight: 400;"> <strong>Türkiye’nin koşulları eşit değilken yine zorluk yaratır mı bu insansız sistem?</strong></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Kâğıda basıyoruz ya oyumuzu, arkaya geçme konusunda yaşadığımız sıkıntıda belki robotlar yardımcı olabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Bir tane ekranla bu sorun çözülebilir aslında ve insanlardan alınan vergileri bu koşulları iyileştirmek için kullansalar böyle dijital sistemler kullanabiliriz.</span></p>
<p><b>Ceren: 18 yaşına kadar oy kullanılamıyor. 25 yaşına kadar da meclise girilemiyor. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Bence mantıklı düşünebilen çocuklar oy kullanabilmeli.</span></p>
<p><strong>Ceren: kim onlar? Nasıl belirleyeceğiz mantıklı çocukları?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Ağaç yaşken eğilir. Zekanın yaşla ilgilisi yok. Çocuklar zeki ve mantıklı ve oy kullanmalı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Çocukları mantık soruları ile dolu testten geçirebiliriz.</span></p>
<p><strong>Ceren: Bu testi kim hazırlayacak peki? Hangi soruya, nasıl cevap verdiğinde bu çocuk mantıklı diyeceğiz?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Soruları robotlar hazırlayabilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; O zaman partiler robotları hackler ve testleri de etkilerler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Robotlar çocukları dışarıdan tarayabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Çocuklar oy versin yani ne olabilir ki? Bir şey değişmeyecek, sadece daha fazla oy gelecek. Çocuklar da ya A diyecek ya B diyecek sonuçta. 9 yaş ve üstü bence oy kullanabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Bence de çocuklar oy vermeli ama yaş sınırı olması lazım. Seçimle ilgili okullarda eğitim verilebilir. Böylece çocuklar da daha bilinçli oy kullanırlar. Bence ideal yaş sınırı 5 yaş üstü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Tamam belki bizim gibi çocuklar verebilir ama bazı çocuklar mantıklı düşünemeyebilir. Bence 15 ve üstü daha uygun. Yetişkin olmaya daha yakın. Meclis yaşı da 25’ten 18’e inmeli. 18 yaştan büyükler yetişkin olarak kabul ediliyorsa seçme ve seçilme hakları da doğal olarak olmalı.</span></p>
<p><b>Ceren: Şu an ülkemizde çocuklar da oy kullanabiliyor olsaydı sizin dikkatinizi çeken bir aday, bir vaat oldu mu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Ben lunapark a gitmek istiyorum ve orada çok fazla mülteci olduğu için annem tehlikeli bulup beni götüremiyor. Ama ben okula giderken yol kenarlarında Kılıçdaroğlu’nun “Suriyeliler gidecek” sözünü gördüm ve lunaparka gidebileceğim artık diye rahatladım. Lunaparka gitme olasılığım yükselecek o kazanırsa.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Açıkçası ben adayların çocuklarla ilgili bir şey yaptığını pek görmedim. Deprem olduğunda binalar kötü yapıldığı için yıkılıyor. Malzemeden çalıyorlar ve Japonya’da böyle olmuyor. Ray sistemi var. Belki başkan değişirse bu malzemeden çalma biter ve raylı sistem gelebilir diye düşündüm.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Diyelim ki C Partisi ben çocuklara oyun parkı yapacağım, diyor. A Partisi hiçbir şey söylemiyor, B partisi ise gençlere bedava Wifi, diyor. Eğer C partisi seçilirse ve bu sözünü tutarsa, çocukların mutlu olduğunu gören anne babalar yine ona oy verir ve aslında C partisinin yaptığı diğer hatalar tekrarlanır.</span></p>
<p><strong>Ceren: Yani adayların çocuklar için vaatler de bulunması anne babalar için kafa karıştırıcı, çeldirici mi olur? Onların duygusal davranmalarını mı sağlar demek istiyorsun?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Evet, biraz.</span></p>
<p><strong>Ceren: Aslında bunlar zaten sizin haklarınız, hangi aday olursa olsun, bunu yapmalılar. Yine de anne babaların kafasını karıştırır mı sence? Yani iyi bir şey yapmasını neden kafa karıştırıcı olarak düşünüyorsun?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Bizim için iyi ama adaylar için bir taktik</span></p>
<p><strong>Ceren: Ama her şey bir taktik değil mi? Her aday aslında vaatlerini insanları etkilemek için söylemiyor mu? Aynı şey değil mi?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Çocuk haklarından bir tanesi iyi bir çevrede yaşamak, oyun parklarını yapması elbette iyi bir şey. Ama yapmazlarsa ve anne babaları duygusal olarak etkilemek için kullanırlarsa diye endişe ediyorum. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Ben çocukların oy kullanasını hem isterim hem istemem. 18 yaşında olmadığım için oy kullanmanın beni de ilgilendirmediğini düşündüm. Ama seçim sonucundan çocuklar da etkileniyor. Çocukların da hayatı değişiyor. Bazı şeyler bizi ilgilendiriyor ama bazı şeyler de ilgilendirmiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Bence her şey bizi ilgilendiriyor. Yetişkinlerin aldığı kararların sonuçlarını biz yaşıyoruz.</span></p>
<p><b>Ceren: Sizi etkileyen ve etkilemeyen şeyler ne mesela?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Okul saatleri, tatiller, oyun parkları, okulların sabahçı/öğlenci olması bizi ilgilendiren şeyler ama biz oy veremiyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Tamam bizi ilgilendiren konularda biz karar veremiyoruz ama ailemiz veriyor bizim yerimize. Ailemiz bizim için en iyi kararı verebilir diye düşünüyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Açıkçası çocukları ilgilendiren ve ilgilendirmeyen konular var. Mesela ekonomi çocukları ilgilendirmeyen bir konu. İlgilendirse bile nadiren ilgilendiriyor. O konularda biz doğru karar veremeyebiliriz çocuk olduğumuz için ama yine de hak tanınmalı oy vermek için. Çünkü çocuklar da gayet iyi kararlar verebilir. Sadece unicornları düşünmezler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Ekonomi bizi çok ilgilendiriyor diye düşünüyorum. Okulumuz, harçlığımız, yaşadığımız ev ve kıyafetlerimiz, birçok şey ekonomi ile ilgili. Ülke doğru bir sistemle yönetilemiyor, iyi yönetim yapamıyorlar sonra da ekonomi zor diyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Ekonomi bizi ilgilendiriyor çünkü okul formalarının fiyatı geldi bugün ve çok pahalanmış. Paramız yetmeyebilir. Ama öğretmenler bunu düşünmüyor. Sadece zamları söylüyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Onlar da para kazanmalılar. Onlar para kazanacak diye bazen çocuklar okuyamıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Ekonomi çocuklar arasında konuşulunca bu hoş görülmeyebilir. Bizim sınıfta herkes konuşuyor. Çocuklar arasında ekonomi çok konuşulur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Evet teneffüste, okuldaki arkadaşlar sürekli ekonomi konuşuyor.</span></p>
<p><strong>Ceren: Peki neden hoş karşılanmadığını düşündün, madem çocuklar çok konuşuyor bunu?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Ne zaman konuşsak, öğretmenler konuşmayın bu sizi ilgilendirmez, diyor. Bu da benim beynime işliyor sanırım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Sosyal dersinde siyaset ile ilgili konuşuyorduk, öğretmenler kızdı. &#8216;Beni konuşturmayın&#8217; diyorlar. Bir de okul ortamında hocaların siyaset konuşması yasak; belki ondan da olabilir.</span></p>
<p><strong>Ceren: Çocuklara yakıştırılan konular, yakıştırılmayan konular var gibi. </strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; &#8216;Bu Çocuklar için uygun değil, yaşın büyücünce konuş&#8217; diyor öğretmenler.</span></p>
<p><strong>Ceren: İyi bir şey bulduk. Ekonominin, siyasetin aslında çocukları ne kadar çok etkilediğini ama “çocuklar sizi ilgilendirmez” denildiği için beynimize böyle kazındığını bulmuş olduk. Bunun dışında kalmak zorunda hissediyoruz demek ki.</strong></p>
<p><b>Şu an oy verebilseydiniz neyi düşünerek oy kullanırdınız, oyunuzu neyi hesap ederek verirdiniz</b><span style="font-weight: 400;">?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Ben çocuklar için ne yapacağına göre oy verirdim. Şu an “Adalet getireceğiz&#8221; diyorsa oy verirdim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Ben bizim için yapılan iyilikleri düşünürdüm. Çocuklara daha iyi gelecek sunan için oy verirdim. Ama X Partisi oyun parkı sözü verse ama Y Partisi iyi gelecek sözü verse; iyi geleceği tercih ederdim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Birisi sizin geleceğiniz iyi olacak dese bile belki vaatlerini yerine getirmeyebilir, o nedenle ona göre hareket etmezdim. Ben şunu düşünürdüm, şu anki hayatımızdan memnun muyum değil miyim, memnun değilsem ona göre oy kullanırdım. Sözler önemli değil, şu an ki durumum, gerçekte olan, yaşadığım şeyler önemli.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Ben de vaatlere bakmazdım. Benim için önemli olan insanın kişiliği. Ben ona göre karar verirdim. Yani o sözü tutup tutmayacağı aslında kişiliğinden de çıkar. Mesela, biz okul seçiminde gıcık bir arkadaşımıza oy vermiştik, çünkü vaatleri çok iyiydi. Ama sonra hiçbir şey yapmadı. Bizim isteklerimizi yerine getirmedi. Burada da insanın kişiliği önemli. İkna edici davransa da kendimize dur demeliyiz, bu kötü biri buna oy verme demeliyiz. İkna olmayı bekleme. İyi bir insan olup olmamasına bak. Ben buna bakardım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Ben karar alırken şunu düşünürdüm; herkes hata yapabiliyor. Biz de eski okuldayken sınıf başkanına gökten şeker yağacak dediği için oy verdik ve o sırada meteorolojik olarak gerçekte gökten asit yağmıştı!  Yani vaatlere bakmaya gerek olmayabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Seçim yaparken ben, herkes hata yapabilir esasına göre kendi istediğimi değil, ülke için daha iyi ne olacaksa ona bakarım. Mesela ben A partili olabilirim ama eğer B partisi yurdumuz için daha iyi olabilecek planlardan bahsediyorsa, onu tercih etmek gerekir. Ben de öyle yapardım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hangi partiyi tuttuğumuz değil, onların ülke için ne kadar faydalı olacağı önemli bence.</span></p>
<p><b>Ceren: Şu anki adaylara ne mesaj verirdiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Bizim için daha iyi gelecek istiyorum, çocuklar hiç düşünülmüyor gibi şu an çünkü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Adalet hakkında iyi şeyler söylemesini isterdim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Sizden adalet ile ilgili iyi şeyler duymak isteriz, derim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Söylediklerinizi yapın, derim. Cumhurbaşkanı olurlarsa sözlerini tutmazlarsa, Öğle yemeklerinde dondurma getireceğiz deyip getirmezlerse bir daha seçilmezler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Söyledikleri sözün arkasında dursunlar. Sözlerini gerçek hale getirmeliler. Oy kullananlar da duygusal davranmasınlar, objektif davransınlar, soğukkanlı davransınlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Şimdi başkan olan &#8216;şunu yapacağız bunu yapacağız&#8217; derse tuhaf oluyor, çünkü zaten şu an başkansın şimdi yapsana vaatlerini!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Kişiliğinize bana tanıtın, nasıl insanlar olduğunu görmem lazım, derdim. Yapacaklarını garanti altına almaları ve nasıl insanlar oldukları önemli.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/27/cocuklarla-secim-konusmalari/">Çocuklarla Seçim Konuşmaları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklardan: Deprem Konuşmaları</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/07/cocuklardan-deprem-konusmalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Mar 2023 09:30:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklardan]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83280</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ceren Suntekin, çocuklarla deprem ve depremin hissettirdikleri üzerine konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/07/cocuklardan-deprem-konusmalari/">Çocuklardan: Deprem Konuşmaları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Ceren:</strong> Merhaba çocuklar, nasılsınız? Sizi çok merak ettim. Nasılsınız, neler hissediyorsunuz depremden sonra? Nehir sen Malatya’da yaşıyordun. Şimdi İstanbul’a geldiğinizi öğendim, ailenin de senin de iyi olmanıza çok sevindim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Nehir:</strong> Malatya çok soğuktu. Normalde camdan gözüküyor ördeklerin evleri ama bu sefer yoktu. Bize bir şeyler söylemeye çalıştıklarını da anlayamadık. Ortada yoklardı, sitede yoklardı. Onları göremediğimiz için deprem sırasında da alamadık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Ceren:</strong> Belki bir yerlere saklanmışlardır onlar da korkup Nehir. Kendilerini korumak için bir yer bulmuşlardır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Nehir:</strong> Onların evi çok güzeldi, güvenli zaten, tek katlı evleri vardı. Bir şey olmamıştır ama korktular galiba.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kuşlarımı gösterebilir miyim? Çıtır’la Kıtır.. 20 sene de olsa sesinizi tanır, sizi tanıdılar. Çok önceden görmüştünüz siz de. Çıtır hatta uçamıyordu, kanadı kırık olduğu ortaya çıktı. Veterinere götürdük. Kanadıyla spor yaptırdım, uçabildi az da olsa&#8230; Hiç durmuyorlar yerlerinde.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Ceren:</strong> Onlar için de değişik bir durum şimdi, Malatya’dan İstanbul’a geldiler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Nehir:</strong> Evet, Malatya’nın havası kuru, orada çok sıcaklık yok ama istanbul’un havası farklı. Burası Malatya’dan daha sıcak, kuşlar burada daha çok uçmak istiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Ceren:</strong> Peki Miran, Deniz, Eren, Fatih siz nasılsınız? Depremden sonra vücudunuzda ya da duygularınızda ya da düşüncelerinizde değişen şeyler fark ettiniz mi?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Deniz:</strong> Çok sonra öğrendim, annem bizi üzmemek için hemen anlatmadı. Bir de o sırada doğum günümdü ama sonra durumu anlayınca çok üzüldüm.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Eren:</strong> Herkes aynı duyguları paylaşıyor. Hepimizin morali çok bozuk. Hepimiz üzgünüz, televizyonlarda gördüğümüz o yas işareti yok ama o yas zihnimizde hala devam ediyor. Ben duyarlılıkla ilgili bir şey söylemek istiyorum. Maltepe sahiline gittik hafta sonu. İnsanlar deprem bölgesinde can çekişirken diğer insanların bangır bangır heavy metal dinleyip basketbol oynamalarını anlamadım, beni üzdü. Bence çok duyarsız bir hareket. Annem şey dedi, onlar için de rahatlamanın yolu bu olabilir, ama bana duygusuz geldi. Umursamaz bir tavır gibi geldi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Ceren:</strong> Annen haklı olabilir Eren. Herkes duygularını farklı yaşıyor çünkü. Bazılarının uykuları kaçıyor, bazıları ağlıyor ama bazırları zıplıyor, kahkaha atıyor, daha çok hareket etmek istiyor. Onların da rahatlamaya ve sakinlemeye ihtiyaçları var. Dışardan gözükenin seni üzdüğünü anlıyorum. Ama şu an hepimizin birbirini daha çok anlamaya ihtiyacı var. Sanki şimdi hepimizin sakin kalmaya ihtiyacı var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Nehir:</strong> Ben depremden geliyorum. Akşam bizi uykumuzdan uyandırdı. Keyfimizden, mutluluğumuzdan uyandırdı. Ama öğretmenim bu olacak bir şey&#8230; Benim babam noter. Noterde bildiğiniz gibi çok anlaşmalar yapılıyor, önemli damgalar, bilgisayardaki kayıtlı yazılar, hepsi çok önemli.. O nedenle babam Malatya’ya gitti.  Şu an depremin onuncu günü, hala sallantılar devam ediyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Benim bir sürü eşyam orada. Ben depremin olduğu gece kuşlarımı alamadım. Birinci depremde biz kuşları alamadık, depremden kaçtık kuşlar evde kaldı, ama ev çok kötüydü, yıkılmak üzereydik. Artçılar olmaya devam etti.  Kuşları ikinci depremden önce aldık. Yan yana 13 katlı iki blok vardı A ve B. Biz A’daydık. Bizim olduğumuz binayı suladılar. Çünkü sulanınca daha dayanıklı oluyormuş. Ama ne kadar sularsa sulasınlar, 466 yıl önce yapılan yaylı sistemi kullanmamız gerekiyordu. Ve biz bunu 466 yıldır kullanmıyoruz! Şimdi kuzenimin evine geldik İstanbul’da ve burada yay olduğunu söyledi kuzenim. </span><span style="font-weight: 400;">Ben bir video izledim; 6 şiddetinde oluyor sarsıntı ama onlar 3 gibi hissediyorlar yaylı sistemler sayesinde.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Ceren:</strong> Çok haklısın Nehir. Bilim insanları bunların çözümünü söylemişler ama biz hala ona uygun binalar yapmıyoruz, çok haklısın.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Miran:</strong> Biz sömestir için İstanbul’daydık. Bodrum’a dönerken deprem olmuş. Annem söyledi sonra bana. Ben küçük bir şey sandım; sonra bir baktım ki yüz yılın depremiymiş. </span><span style="font-weight: 400;">Duyarlı olmak konusunda ise şunu söylemek istiyorum. İnsanlar zarar görüyorlar biliyorum, orada zorluklar yaşıyorlar ama hayat devam ediyor. Bizim yaşamı değiştirmemize gerek olduğunu düşünmüyorum. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Ceren:</strong> Senin söylediğinden devam etmemiz gerektiğini anlıyorum, Miran değil mi? Ne olursa olsun hayat devam ediyor ve devam edelim ki hep birlikte iyileşebilelim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Miran:</strong> Evet..</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Fatih:</strong> Ben de Miran’ın dediğine katılıyorum. Dedemler Hatay’daydı. Orada da bildiğiniz gibi deprem oldu. Beş gün önce buraya geldiler. İlk başta duygusallardı. Ama ne kadar böyle kalabilirler ki, bir süre sonra hayatınıza devam etmeniz gerekiyor. Duyarlı olmak konusunda da ben şunu fark ettim; buraya kar yağdı ve ben aslında karı çok severim. Ama bu sefer depremzedeleri düşündüm, karın altında kaldıklarını, üşüdüklerini.. O nedenle sevinemedim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Ceren:</strong> Evet herkes için zor bir süreç. Değişik duygular yaşıyoruz. Yakınlarını kaybedenler var. Orada olmasak bile hepimiz ne yapabiliriz diye düşünüyoruz. Belki de bütün bu duygular için hepimiz kendimize zaman vermesi gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Eren:</strong> Ben şunu söyleyecektim: Herkes kader diyor. Kaderse o zaman fay hatları neden var o zaman? Fay hatlarının nerede olduğunu biliyoruz. Bildiğimiz şeyler için kader diyebilir miyiz, bu kafamı çok karıştırıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Ceren:</strong> İnsanların öyle demesi biraz kolayına kaçmak gibi olduğu için hepimizi rahatsız ediyor. Senin söylediğin gibi Eren bizim fay hattında yaşayan bir ülke olduğumuz belli.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Eren:</strong> Sadece fay hattının nereden geçtiğine bakarak bile binaları nereye yapacağımızı bulabiliyoruz. Evet, zamanını bilemeyiz belki ama zarar görmemeyi becerebiliriz. İki depremle her yer enkaza döndü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Ceren:</strong> Çok haklısın Eren.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Miran:</strong> Kader sözü de mantıksız oluyor bu durumda. Çünkü bu depremin böyle zarar vermesi insanların suçu. Evlerimiz böyle olmasaydı, bu şekilde yapılmasaydı insanlar ölmezdi. Japonya’da 9 şiddetinde deprem olunca insanlar televizyon izlemeye devam ediyor, ama burada 7 şiddetinde deprem olunca her yer yıkıldı. Tamam, doğal afet ama bizim de hatalarımız var. 1999’da deprem olduğunda bir çıkarım yapmış olmamız gerekirdi. Eğer buradan da bir şey öğrenemezsek bu sefer örneğin Sivas’ta bir deprem olacak ve yine herkes zarar görecek. Böyle böyle nereye kadar gidecek?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Ceren:</strong> Çok çok haklısınız&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bazen büyük olaylar bizde bazı şeyleri değiştirir. Siz de böyle değişiklikler oldu mu? Kendinizde fark ettiğiniz, hiç düşünemezdim ama artık hep şunu düşünüyorum dediğiniz bir şey oldu mu?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Eren:</strong> Dayanışma kısmı beni düşündürdü. Hepimiz birleştik, bu çok güzeldi. Para ile ilgili ve insanların hırsıyla ilgili de düşündüm. Aslında dayanıklı olacak malzeme için 10 lira harcayacaklarsa 5 lira harcayıp daha kötü malzeme kullanıp, kalan 5 lirayı kendilerine ayırıyorlar. Ama bu insanların ölmesine neden oluyor. Buna çok şaşkınım. Yakında plastik şeyler kullacaklar diye korkuyorum. Amerikada bir beton bulmuşlar mesela daha dayanıklı olan.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Miran:</strong> Biz teknolojik olarak çok gerideyiz. Kendi arabamızı bile daha yeni yaptık ama çalışıyor mu bilmiyorum. Türklerin yaptığı bir telefon var mı onu bile bilmiyorum. Ama varsa bile tanınan markalar değil. Teknoloji konusunda olduğumuz gibi bina yapımı konusunda da geriyiz. Türkiye’de kalite yok.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Nehir:</strong> Bu önlemler alınsaydı okullarımız, evlerimiz sağlam kalacaktı. Şu an eşyalarımızı evde unutup gitmeyecektik. Okullarımız yıkılmayacaktı. Şu an okulumun durumunu bilmiyorum ama deprem olmadan önceden de okulumuz çok eskiydi, duvarları hep yıkılmıştı. Hiç söylemiyorlar ama bence çok kötü. Hayallerimiz, eşyalarımız, hayvanlarımız hepsi dağıldı.. Bizim deprem çantamız vardı ama o an düşünemedik alamadık. Kuşlarım kaldı. Şu an yanımda kuşlarım, ama o an unuttuk panikle.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belki suç biraz da bizdedir. Gece yatmadan önce eşyalarımızı, kuşlarımızı yanımızda tutabilirdik. Kuvvetli bir bant yapıştırıcı ile onları sabitleyebilirdik belki de. Ama yaylı sistemi yapmayarak küçük bebekler, küçük hayvanlar hep enkaz altında kaldı. 37 bin kişi öldü Malatya’ya çok da yardım gönderilmiyor. İstanbul’da spor salonunda bir yerde Ahbap vardı. Biz Ahbap’a gittik. Hijyen eşyaları aldık. Bana oyuncak veren, kıyafet veren de çok oldu zaten ben depremden geldiğim için ama bu yaylı sistemi yapmayarak dünyayı da alt üst ediyorlar. Bizim elimizden ne kadar gelebilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Ceren:</strong> Çok haklısın Nehir, çok iyi açıkladın hepsini.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Eren:</strong> Bu teknoloji konusunda şunu söylemek istiyorum: İçini yapsak bile malzemeleri ithal etmiştir Türkiye maalesef..</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Ceren:</strong> Alt yapısal sorunları da işaret ediyorsun Eren sen de.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Miran:</strong> Zaten Türkiye’nin ekonomisi de çok kötü. Ama deprem konusuna gelirsek depremdeki mal kayıpları çok önemli değil bence ama asıl olan insanlara oldu. Zar zor kaçan çok az insan var. Orada yaşayanlar zor durumda, biz onlara yardım yapıyoruz belki ama gene de onlar için çok zor. Onlar da artık İstanbul’a, İzmir’e aktarılıyorlar. Bizim yapabileceğimiz şey kitap ya da oyuncak göndermek olabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Ceren:</strong> Sanırım Nehir’in söylemek istediği de öyle bir şeydi. Belki yardım malzemesi alacağım ama evim orada, diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Nehir:</strong> Yani şimdi ben okula gitmek istiyorum. Matematiğim iyi değil. Ben matematiğimi düzeltmek istiyorum. Her şeyim orada. Düşman saydığımız ülkelerden bile bize yardım etmeye geldiler. Ben de yardım etmek istedim. Benim açmadığım kalemlerim, defterlerim orada, kuşlarımın yemleri, mamaları, vitaminleri orada, her şeyim orada, ben de orada olmayı isterdim. Ama o anki düşünceyle yapamadım. O kadar tuhaf bir histi ki.. Deprem sanki biri tarafından yapılmış gibi hisetttim. Böyle şeyler hep kış ayında oluyor, tatilde oluyor. Biliyorum bunu kimse yapamaz ama sanki biri özellikle yapıyor gibi.. Şubat ayında bir lanet var gibi. Evimiz, eşimiz dostumuz orada, çocuklar var&#8230; Ben terlikle çıktım. Montumu almadım, botumu almadım. Deli gibi kar yağıyor, 11 gündür deprem oluyor ve babam orada. Bana insanlar eşya verdi. Ama insan mahcup oluyor. Herkes çok üzgün. Savaşta olan ülkeler bile geldi. Herkes bize yardım ediyor ama mahcup oluyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Ceren:</strong> Duygularınızı, düşüncelerinizi aktardığınız için çok teşekkür ederim size çocuklar. Birlikte iyileşeceğiz ama sizin de söylediğiniz gibi zaman alacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Haftaya ne konuşalım istersiniz? Deprem konusunu devam edelim mi yoksa başka bir şey mi konuşalım?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Hep birlikte:</strong> Hayvanları konuşalım!</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/07/cocuklardan-deprem-konusmalari/">Çocuklardan: Deprem Konuşmaları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk Yazarların Sivil Sayfalar Macerası ve Yetişkinlere, Yazar Olmak İsteyenlere Bir(kaç) Çift Söz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/09/cocuk-yazarlarin-sivil-sayfalar-macerasi-ve-yetiskinlere-yazar-olmak-isteyenlere-birkac-cift-soz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Dec 2022 14:00:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklardan]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82402</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarla Sivil Sayfalar maceralarını konuştuk. Bilmeyenler için buradan nasıl haberdar olduklarını, burada nasıl çalıştığımızı anlattılar. “Buraya katılmak nasıl bir deneyimdi, bilmeyenler için burada ne yapıyoruz, önerir misiniz, yetişkin dünyasında çocuk olmak nasıl bir şey?” soruları etrafında tartıştığımız ve konuşurken açılan konularla zenginleştirdiğimiz bu sohbeti sizin için derledik.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/09/cocuk-yazarlarin-sivil-sayfalar-macerasi-ve-yetiskinlere-yazar-olmak-isteyenlere-birkac-cift-soz/">Çocuk Yazarların Sivil Sayfalar Macerası ve Yetişkinlere, Yazar Olmak İsteyenlere Bir(kaç) Çift Söz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Miran (10):</b><span style="font-weight: 400;"> Annem haber verdi böyle bir çalışma olduğunu, benim de çok ilgimi çekti. Annemin beni iyi tanıdığını düşünüyorum. Daha sonra lansman toplantısına katıldım. Özgürce yazı yazabileceğimizi, kendimizi anlatabileceğimizi öğrenince emin oldum buradan. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mesela bazen yetişkinlerle konuşurken bizi önemsemeyebiliyorlar. Bizim için çok mantıklı olan şeyler onlara saçma geliyor. Öyle olunca kendimi özgürce ifade edemiyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında yaptıkları bir şey yok ama, gözlerinden, duruşlarından seni dinlemediğini anlıyorsun. Geçiştirmeye çalışıyorlar. Çoğu zaman çocukların fikirlerini önemsemiyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bazen bir işleri olduğu için de dinlemediklerini biliyorum ama “nasıl olsa çocuk”, “önemli bir şey demiyordur” diye dinlemiyorlar. Ben öyle hissediyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Büyükler böyle hissettiğimizi anlarlarsa bunu değiştirebilirler bence. Bizim yapabileceğimiz şey ise burası gibi yerlere (Sivil Sayfalar’a) daha çok katılmamız olabilir. Çocuklar için ne kadar uygun alanlar olursa o zaman biz de (yetişkinler tarafından) görünebiliriz. Bunu fark ediyorum.</span></p>
<p><b>Sivil Sayfalar çalışmasında duyulmamış hissetmiyorum çünkü buranın amacı o. Burası zaten çocuk hakları ile ilgili ve çocukların kendilerini özgürce anlatabilmesi için kuralları olan bir yer. Başka yerlerde bu ilkeler olmadığı ama burada çocuk hakları ile ilgili ilkeler olduğu için burada rahat ediyoruz.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gerçekten yetişkinler haksız oldukları zamanlarda da çoğu zaman kendilerini haklı çıkarıyorlar. Mesela bazen bize ne yapmamız gerektiğini söylüyorlar, ama onu yapınca da kızıyorlar. Bir dedikleri bir dediklerine uymuyor ya da kendimi savunabilmem için bana alan açmıyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bazen bir yetişkin şaka yapıyor. Herkes gülüyor ama çocuklar öyle bir şaka yapsa, hiç gülmüyorlar, dinlemiyorlar bile. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ülkeyi yönetme işine gelinirse ise, bence de belli yaşından üstündekiler, mesela 10-13 yaşından sonraki çocuklar oy kullanabilir. </span></p>
<p><b>Deniz (10):</b><span style="font-weight: 400;"> Annem beni etkinliklere sokmak istiyordu. Ararken burayı buldu. Bana anlatınca ilgimi çekti, ben de katılmak istedim</span><b>. Burada en çok hoşuma giden şey kendimi ifade edebilmek.</b><span style="font-weight: 400;"> Benim gelecekle ilgili hayallerim hem futbolcu hem de mimar olmak. Matematiği çok seviyorum, halam da mimar, ondan dolayı mimar olmak istedim. Uzun zamandır da futbol takımındayım. Ben bu iki şeyi aynı anda yapmak istiyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Burada Zoom’da toplanıyoruz ve bir konu seçiyoruz. Herkesin onayından sonra hazırlık yapıyoruz. Bence birçok yetişkin burada yazdıklarımızı duymuyor. Belki sadece bizim akrabalarımız biliyordur burayı. Daha çok duyurmak iyi olur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Büyüklere bu sayfaya duyurabilmek için biz de kendi arkadaşlarımızdan bunu anne babaları ile paylaşmalarını isteyebiliriz.</span></p>
<p><b>Fatih (11):</b><span style="font-weight: 400;"> Annem Sivil Sayfalar-Çocuklardan sayfası bilgi verdi, önerdi. Ben de olur, dedim. İlk katıldığım toplantıda başka yaşlardan çok fazla çocuk vardı ama endişe duymadım, kendi yaşımla çalışabileceğimi anladım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Burada farklı konular altında tartışıyoruz. Dilersek bunları kağıda döküyoruz. Burada farklı fikirler var. Ben yazılımcı olmak istiyorum bir de illüstratör olmak istiyorum ama hayalimde dünyayı gezmek var. Yetişkinlerin bizi duyması için Sivil Sayfalar’ın büyümesi daha çok kişiye ulaşması lazım. Ama </span><b>yetişkinlerin çocukları duyması için empati yapması lazım. Dünyada yetişkinlerin egemenliği var, her şeye onlar karar veriyor. Başkanlar hep onlar ama bizler de varız bu dünyada, bizler de bu dünyada yaşayan bireyleriz. O nedenle empati yapabilmeleri lazım. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben mesela oy kullanabilmek isterdim. Bazı çocuklar hiç düşünmeden ülke yönetimiyle ilgili anne babası ne karar veriyorsa onu söylüyor ama her çocuğun aslında belli bir yaştan sonra değerlendirme kapasitesi var. Beş yaş olmaz ama 15 yaşında bir çocuk kimin ülkeyi, nasıl yöneteceğine karar verebilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuklar düşünemez bilemez diyorlar ama sırf çocuklar değil, yetişkinler de düşünmeden, araştırmadan tanıdıklarının dediklerine göre oy kullanıyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yetişkinlerle ilgili bir diğer sıkıntım öğretmenlerle ilgili. Öğretmenlerin aramızdaki problemlere karşı sürekli “kendi aranızda çözün” demesi beni çok rahatsız ediyor. Böyle olunca hiç bir problem çözülmüyor. Bence bu, yetişkinlerin çocukları başından savma taktiği aslında ve biz bunun farkındayız.</span></p>
<p><b>Eren(10):</b><span style="font-weight: 400;"> Ben buradan, annem sayesinde haberdar oldum. Annem önerdi, ilk tanışma toplantısına katıldım. Sevdim bu işi ve geldim. Yazarlığı hobi olarak yapmayı seviyorum fakat bir akşam ailecek Jurasic Park filmini izledim, efektleri çok etkileyiciydi. O akşam düşündüm ve film yapmaya karar verdim.  Sivil Sayfalar’daki bu toplantılarımız film yönetmeni hayalimi olumsuz etkilemediğini düşünüyorum.</span></p>
<p><b>Burası çocuk haklarını savunduğumuz ve sunduğumuz bir alan. Aynı zamanda grup olarak çalıştığımız bir alan. İş birliği yapıyoruz, beraber hareket ediyoruz. Konsey gibi kararlar veriyoruz. Bizi yetişkinlerin daha çok duyması için iki sözcük var: Çocukları dinleyin!</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Burada ne yaptığımızı merak edenlere Zoom’da görüşüyoruz, çok eğleniyoruz. Çocukların sesini duyurmaya çalışıyoruz derdim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuklara kulak vermeye niyeti olanlar bizi bulabilirler bence&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bazı yetişkinler çocukları dinleyebiliyor, ama bazıları da (biliyorum yetişkinleri savunmuş gibi oluyorum ama) işleri başından aşkın onlar; bazen gerçekten çok yoğunlar. Belki de bilerek değildir bu dinlememe durumu. Onlar da haklı ama yetişkinler çocuklara karşı hep haklı gözüküyor. Sorun burada. Çünkü bazen aslında bir yetişkin çocuğa yanlış davranıyor, yanlış bir şeyler söylüyor. Ama diğer yetişkinler “o nasıl olsa çocuktur” diye, “çocuksa bilgisiz” diye düşünüp yetişkinin karşısındaki çocuğu haksız buluyor. </span></p>
<p><b>Rüya (10):</b><span style="font-weight: 400;"> Çocukların oy kullanması iyi olur ama bence 12 yaşın üstündeki çocuklar kullansa iyi olur. Annemden haber aldım Sivil Sayfalar’ı, benim de ilgimi çekti ve katıldım. Geldiğimde bir değişik hissettim, “ne yapacağız acaba” dedim. Hep merak içinde oldum. Yaptığımız şeyi anlayınca çok eğlenceli geldi.</span></p>
<p><b>Bilmeyen kişiler için buraya gelmelerini öneririm çünkü herkesin eşit olmasından ve çocuk haklarından konuşuyoruz.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocukken parmak kaldıran öğrencileri seçmenin güzel olacağını düşünerek öğretmen olmak istiyordum. Bir şeyler öğretmek sonra bir kahve içmek ve sonra tekrar öğretmek bana güzel geliyor. Sonra Koreli birileri ile tanıştım ve oraya gitmeyi hayal ediyorum. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yetişkinlere şunu söylemek isterim, özellikle de öğretmenlere bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bazen arkadaşlarımızla tartışıyoruz ve bize diyorlar ki kendi aranızda çözün ama karşımızdaki kişi bizi dinlemiyorsa onu nasıl çözeceğiz kendi aramızda? Bizim öğretmenlerden arabuluculuk yapmasına, dengeyi kurmayı sağlamasına da ihtiyacımız var.  Yani sonunda çözüm olarak bir küsme durumu olursa bu iyi olmaz. </span></p>
<p><b>Asya (11):</b><span style="font-weight: 400;"> Dünyadaki çocukların seslerine kimse pek kulak vermiyor. </span><b>Çocuklar hep ikinci planda ama burada çocuklar birinci planda ve seslerimizi yetişkinlerin duyması için çalışıyoruz v</b><strong>e herkes fikirlerini söyleyerek çeşitlilik ortaya çıkıyor ve onu yayınlıyoruz.</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Herkesin bizi daha çok görebilmesi için belki TikTok kullanmak iyi olur. Gençlerin popüler olarak kullandığı bir alan diye bunu düşündüm ama yetişkinlerin duyması için Instagram kullanılabilir.</span></p>
<p><b>Batu (11):</b><span style="font-weight: 400;"> Sivil Sayfalar’da ne yaptığımızı merak edenlere şunu anlatmak isterdim: </span><b>Pirinç ayıklamak gibi. Önce ana konuyu belirliyoruz, sonra buradaki arkadaşlarla onu daha farklı yönlerden daha iyi hale getiriyoruz!</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir de buradan veganlığı yaygınlaştırmayı isterdim. Hayvansal hiçbir şeyi tüketmemek veganlık. Et, yumurta, yoğurt, hiçbir hayvansal gıda tüketmiyorsunuz. Diyet gibi bir şey ama daha zoru. Ben vejetaryen olmayı denedim ama biz bebekliğimizden beri hayvansal gıdalara alışık olduğumuzdan bunu bozmak çok zor oluyor.</span></p>
<p><b>Duru (9):</b><span style="font-weight: 400;"> Burada ne yaptığımızı merak edenlere şunu derdim: </span><b>Zoom’da buluşuyoruz ve bazı konuları tartışıyoruz. Herkes fikrini söylüyor ve onlardan yeni konular çıkarıyoruz</b><span style="font-weight: 400;">.</span></p>
<h5><strong>Burada anlattıklarınızı bazen ben kaleme alıyorum ama bazen de sizler yazıyor ya da çiziyorsunuz. Yazmak, çizmek nasıl bir eylemdir? Kendini bu şekilde ifade etmek isteyenlere neler önerirsiniz?</strong></h5>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>Asya (11):</b><span style="font-weight: 400;"> Ben roman yazıyorum. Yazdığınız ilk yazının kötü olması normal. İlk başta basit bir halde yazıyorsunuz, o sizin taslağınız oluyor. Sonra onu geliştirebilirler. İlk akıllarına geleni bir şey hesap etmeden kağıda döksünler, sonra onu üzerine çalışsınlar. Ben yazar olmak isteyenlere bunu önerebilirim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben yazı yazmak isteyen arkadaşlarıma baskı hissetmemelerini öneriyorum. Mükemmel yazmak zorunda değilsiniz, kendi içinizden geldiği sürece yapın. Kalıpları aşın, başkalarını değil, kendinizi dinleyin, siz ne yapmak istediğinizi düşünün ve onu yapın.</span></p>
<p><b>Batu (11):</b><span style="font-weight: 400;"> Resim yapmak yaratıcılık isteyen bir şey ama portre gibi çizimler için yaratıcılığa gerek olmayabilir. Bir de resim yapmak isteyen çocuklar her yerde her koşulda çizim yapmalılar, vazgeçmemeliler. Kötü olduğunu düşünebiliriz belki ama yanılabiliriz çünkü aslında çocuk olduğumuz için gelişim aşamasındayız. Belki ruhsal olarak sevmeyebiliriz yaptığımızı ama aslında bu, doğru bir değerlendirme olmayabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yazarlığı ise küçük yaşta başlamak avantaj sağlıyor, aslında her şey için öyle. O da yaratıcılık gerektiriyor bence.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Asya’nın yorumuna bir şey eklemek istiyorum. Bazen bir yazı yazıyorsun bir hisle, sonra ara veriyorsun ve sonra tekrar o yazıya döndüğünde başka hislerle yazının başına oturuyorsun ve bambaşka bir yazı çıkabiliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir de her şey kafada bitiyor. Mesela bir şey yapamadım ve onu yapamayacağım artık diye bir algı oluşuyor. Böyle hissedince hemen bırakıyoruz böyle; aslında biraz daha denesek başarıya ulaşabileceğiz belki de. Bence beyin gücü çok olağanüstü bir güç. Bir aralar aklıma takılan bir şey vardı. Psikolojik bir enerji topu oluşturduğumu düşündüm, onu atabilirsin ve enerjini gönderebilirsin. Sağlık açısından kullanılabilir belki. Kastettiğim daha çok insanın içindeki ruhsal enerji, iç enerjimizi çevremize ulaştırmak gibi bir şey. Bunun için bunu çok istemek ve aklımızda onu canlandırmak gerekebilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mesela sana doğru gelen bir havayı rüzgar olarak da algılayabilirsin, birinin desteği olarak da algılayabilirsin, Eren’in söylediği gibi bu hayal gücü ile de ilgili.</span></p>
<p><b>Eren (10):</b><span style="font-weight: 400;"> Ben de yazar sayılırım, ben de kitap yazıyorum ara sıra, ben gerçek hayattan da esinlenebiliyorum. Yani yazar olmak isteyenlere bunu önerebilirim. Gerçek hayatta olanları çarpıtarak da yazar olabilirler. Mesela hoş bir manzara var karşımda ben ona dağ eklerim, değişik anıtlar eklerim ve o bir hikayeye dönüşür. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Resim yaparken de önce çizeceğim şeyi planlarım. Ben mesela eskiz yapmayı sevmiyorum. Direkt resmin kendisine geçiyorum. İlk kaba hatlarından başlıyorum çizmeye. Mesela daire şeklinde bir şey çizerim, sonra daire içine yönelirim. Önce dış hattı çiziyorum, sonra iç hat ve ayrıntılar için çalışıyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İyi bir yazar olmak isteyenlere hayal gücünü kullanmalarını tavsiye ederdim. Yani olayları tam tersine çevirmek, farklı şeyler uydurma yeteneği gibi bir şey. Mesela uzay gemisi yaparız, bir gezegene iner, burada insanlar vardır ama mesela gündüzleri uyur, geceleri işe, okula giderler. Bildiklerimizi ters yüz ederek de hayal gücümüzü kullanabiliriz.</span></p>
<p><b>Doğa (9):</b><span style="font-weight: 400;"> Resim yapmak ve kendini çizimle anlatmak isteyen çocuklar için önerim, ilk başta benim gibi “ben güzel resim yapamıyorum” diyebilir, ama çalışarak, tekrar tekrar çizim yaparak bunu geliştirebilirler. Yazarlık yapmak isteyen çocuklar ise hayal gücünü geliştiren oyunlar var, onları oynayabilirler.</span></p>
<h6>Çocuklardan sayfası, Friedrich Ebert Stiftung Türkiye Derneği desteği ile hazırlanmaktadır ve derneğin görüş veya tutumunu yansıtmaz. Sayfadaki içeriklerden sadece Sivil Sayfalar sorumludur.</h6>
<h6>Sivil Sayfalar- Çocuklardan sayfası, yetişkinlerin gündeminden bıkan ve kendi gündemini duyurmak isteyen, yaşamı, yaşanılanları kendi bakış açısından anlatmayı dileyen, sesini duyurmak için alana ihtiyaç duyan yazar, çizer, danışman 21 çocuk haberciden oluşmaktadır.</h6>
<h6>Dört farklı yaş grubu gönüllü çocukla çevrimiçi olarak hafta içi toplantılar yapıldıktan sonra, çocukların kararları ve fikirleri ile haberler hazırlanmaktadır. Toplantılar<a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/medyada-cocuk-haklari/">  “Çocuk Haklarına Duyarlı Habercilik Politika Metni”</a> ilkeleri çerçevesinde yapılmakta; sayfa içerikleri çocukların beyanı esasında, hak temelli olarak, bu ilkeler uyarınca hazırlanmaktadır.</h6>
<h6>“Çocuklardan” sayfası, çocukların seslerini duyurabilmesi için katılım haklarını ve güvenliğini öncelikleyen bir alan olarak kurgulanmıştır.</h6>
<h6>Çalışmalar, çocukların onayı ve gönüllüğü ardından bakım verenlerinin onayı ve desteği ile<a href="https://www.sivilsayfalar.org/author/ceren-suntekin/"> Ceren Suntekin</a> eşliğinde yürütülmektedir.</h6>
<p><em><span style="font-weight: 400;">Yayına hazırlayan ve illüstrasyon: Ceren Suntekin, Aralık 2022</span></em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/09/cocuk-yazarlarin-sivil-sayfalar-macerasi-ve-yetiskinlere-yazar-olmak-isteyenlere-birkac-cift-soz/">Çocuk Yazarların Sivil Sayfalar Macerası ve Yetişkinlere, Yazar Olmak İsteyenlere Bir(kaç) Çift Söz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklardan: Gençlerle Röportaj</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/16/cocuklardan-genclerle-roportaj/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 May 2022 08:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuklardan]]></category>
		<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80896</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mart ayında Türkiye’nin birçok ilinden çocukların katılımı ile başlayan Çocuklar’dan sayfası yazarlarının lisede okuyan iki genç üyesi var: Ahmet ve Şeref. Gençliği geçip gidecek bir ara dönem olarak değerlendirip gençlere kulak vermediğimiz sürece, Ahmet’in de Şeref’in de söyledikleri gelip geçici talepler olarak kalmayacak. Hayatı anlamlandırmaya en gönül verdiğimiz bu dönemi yok saymadığımızda artık buna halimiz kalmadığı zaman hayat bizi bırakmayacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/16/cocuklardan-genclerle-roportaj/">Çocuklardan: Gençlerle Röportaj</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Merhaba Ahmet. Bize kendini tanıtır mısın? Nasıl birisin, gününü nasıl geçirirsin, nelerden hoşlanırsın?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Selamlar yoğun bir sınav haftasından çıktım, artık daha iyiyim. Ben Ahmet 16 yaşındayım 10. Sınıf öğrencisiyim, gün içinde genel olarak kitap okur, arkadaşlarımla sohbet ederim. Bunların yanında BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda projeler geliştirmek amacıyla araştırmalar yapıyorum. Son olarak ben bir girişimciyim günün kalan süresini girişimime ve gönüllü olduğum STK’lara ayırıyorum.</span></p>
<p><b>Seninle ilk karşılaşmamızda bana iklim aktivisti olduğunu söylemiştin. Sana öncelikle aktivizm ne demek onu sormak istiyorum. Sence aktivizm nedir, aktivist diye kime denir? Aktivist insanlar ne yaparlar, neden yaparlar?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aktivizm bana göre, bireylerin (özellikle gençlerin) değiştirilmesini istediği konularda hükümetlerin fiziksel adımlar atması için yaptığı eylem çağrısıdır. Sadece iklim değil, eğitim aktivistleri, LGBTİ+ hakları aktivistleri gibi bunları sıralayabiliriz. Asıl önemli olan konuysa bu eylemi yaparken bireyin ne kadar düşüncesini değiştirebileceğimizdir. Biz gençler, değişimi yaratacaklarız, bu nedenle ne kadar fazla bireyi ikna edersek değişime o kadar yaklaşmış oluruz. </span></p>
<p><b>Peki  herkes aktivist olabilir mi sence? Aktivist olmak için sana göre bir şart var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aktivist olmak için bir şart olduğunu düşünmüyorum, bence önemli olan bireyin içindeki “Değişim Yaratma” isteğidir.</span></p>
<p><strong>S</strong><b>enin örnek aldığın aktivistler ya da sana ilham olan aktivizm örnekleri var mı? Aktivist olmak isteyenlere neler önerirsin?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Açık söylemek gerekirse örnek aldığım bir aktivist yok. Aktivist olmak isteyenlere önerim değişimin parçası olmaktan korkmayın, düşüncelerinizi özgürce konuşabileceğinizi ve aktarabileceğinizi unutmayın. Çevrenizden gelebilecek olumsuz cümlelere hazır olun. Ve asla pes etmeyin</span></p>
<p><b>Peki aktivizm şiddeti savunur mu yoksa şiddetin karşısında mıdır? Bir iklim aktivisti olarak çevre, doğa, hayvan haklarını temel alarak, insanların iklim üzerindeki olumsuz etkilerini gözlemlediğinde bununla mücadele etmek için neler yapıyorsun?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aktivizm “şiddet” içermez, hükümetlerin aldıkları kararlara karşı bir eylemdir. İklim aktivizmine ilk başladığım zamanlarda, tüm insan, hayvan, LGBTİ+, kadın, çocuk hakları ile ilgisi olacağını düşünmezdim. Hayvan sömürüsü ve hayvan hakları için ilk yaptığım şey vegan olmak olmuştu. Doğa hakları için plastik kullanımı en aza indirdim. Karbon 0 hedefi doğrultusunda yürüyebileceğim her yere yürüdüm bunun dışında kişisel araç kullanmadım. Toplu taşıma (genel olarak metro) ile seyahat ettim. Bireylerin, iklim üzerinde olan etkilerini gördükçe aslında kendi sonumuzu getirdiğimizi fark ettim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">BMGK (Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi) yayınladığı bir video ile bu olaya harika bir bakış açısı katmış, iklim krizi ile bağlantılı olan bu videoda bir dinozor şu ifadeleri kullanıyor:</span><b> “İklim felaketine doğru gidiyorsunuz, buna rağmen hükümetler halkın parasından her yıl milyonlarca doları fosil yakıtları desteklemek için harcıyor. Biz dinozorların dev meteorları desteklemek için her yıl milyonlarca dolar harcadığımızı düşününün. Sizin yaptığınız tam da bu!”</b><span style="font-weight: 400;"> (<a href="https://www.youtube.com/watch?v=bNY3NuUeSUs&amp;feature=youtu.be" target="_blank" rel="noopener">Buradan izleyebilirsiniz.</a>)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben de bu sebeple kendi geleceğimi kurtarmak istiyorum, bu alanda yaptığım(ız) çalışmalara devam ederek değişimin bir parçası olmak istiyorum. Bu nedenle bizler projelerimizi geliştirerek, İklim grevlerine devam ederek, hükümetlerin bu konuda karar almasını sağlamak istiyoruz.</span></p>
<p><b>Şeref sen de hoş geldin. Sen de bize kendini tanıtır mısın? 15 yaşındaki bir insanın hayatı bu aralar nelerle meşgul? Sen neler yapmayı seversin, kendini nasıl tanımlarsın?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hoş bulduk, ben Şeref on beş yaşındayım. Karabük&#8217;te yaşıyorum. Öğrenciyim, resim çizmeyi çok severim. Arkadaş canlısı ama az arkadaşı olan birisiyim. Arkadaşlarıma göre yeri geldiğinde konuşan, sessiz; anneme göre mütevazı, bence komik ve şaka yapmaya bayılan birisiyim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">On beş yaşındaki bir gencin meşgul olduğu şeyler kişiden kişiye tabi ki değişir ama neredeyse bütün yaşıtlarım ben de dahil hocalardan ve sınavlarından çekiyoruz. Şimdi çoğu kişi der ki çalışsaydın sen de, falan filan ama öyle olmuyor işte&#8230; Anne babalar bu konu üzerine &#8220;diğer çocuklar nasıl yüksek not alıyorlar peki?&#8221; derler. Ama hocalar cidden (üzerinde) az durduğu konudan iki üç soru soruyor. Hatta bakın direkt şöyle oluyor:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hoca: “Evet yeni konumuz &#8230; Bu konuda uzun kalmayacağım çok da önemli bir şey yok zaten”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşte aynen böyle oluyor. İki ders falan sonra öğretmen diğer konuya geçiyor. Yani bence yaşıtlarımın çoğu okul ile meşgul. Bazı arkadaşlarımın sevgilileri var. Bir de onlarla uğraşıyorlar. Tabi her kız aynı değil ama arkadaşlarımın bütün sevgileri aynı; sürekli ayrılıp barışıyorlar. Olan arkadaşlarıma oluyor üzülüyorlar. Belki kız da üzülüyordur bilmiyorum ama iki gün sonra da başka bir sevgili de yapmazsın yani!</span></p>
<p><b>Seninle tanışmamızda sana “yetişkinlerin seni en çok ne konuda duymasını isterdin” diye sormuştum. Saygı ile ilgili çok önemli şeyler söylemiştin. Tekrar yineler misin? Annen, baban, öğretmenlerin ya da çevrendeki yetişkinlerin en çok hangi konuda seni anlamadığını düşünüyorsun?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Allah&#8217;a şükürler olsun ki ailemde çok büyük bir &#8220;saygı&#8221; sorunu olmuyor. Ama en çok yaşadığım sorun evde bir büyük varsa aynı odada yatamazmışız. Hayır, yani kendi evimde de yatmazsam başka bir yerde hayatta yatamam ki. Okuldan gelmiştim, işte üstümü değiştirdim. Ağır kitaplardan dolayı belim ağrımıştı. Biraz uzanayım dedim. Uzandım, telefonumdan bir şeylere bakıyordum. Sonra annem, &#8216;hoş geldin&#8217; diyerek mutfaktan salona geldi ve sanki (kötü) bir şey yapmışım gibi kafası yanı göstererek toparlanmamı istedi. &#8216;Niye&#8217; diye sordum. Yani babam da başka bir odada ama yine de toparlanmamı istedi. Ben de yatma pozisyonundan normal oturma pozisyonuna geçtim. Başka bir gün bu sefer ailedeki herkese selam verip odama geçtim. Yine üstümü çıkardım, ödevimi yaptım ve yatağıma uzandım. Biraz uzun kalmışım odamda. Bu sefer de annem gelip, &#8216;bir şey mi oldu, okulda canını sıkan bir olay mı oldu&#8217;, diyor. Ben de direkt, &#8216;yok bir şey&#8217;, diyerek konuyu kapattım çünkü eğer anlatsaydım bu &#8220;uzanma&#8221; konusunu ona kötü bir şey demişim hisseder, açıklama yapardı. Böyle anlatınca annem çok kötü biriymiş gibi oldu ama ne olursa olsun annemi çok seviyorum o ayrı bir konu.</span></p>
<p><b>Sence yetişkinler ve gençler arasındaki bu iletişim kopukluğunun ya da uçurumun sebebi ne?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu kopukluğun bir konu üzerinde olduğunu düşünmüyorum. Bence bir sürü konu üzerine büyükler gençleri, gençlerde büyükleri anlamıyor. Mesela büyüklerin gençleri anlamadığı bir konu şu telefonlar. Yani büyükler telefonsuz büyüdükleri için bizim bazı davranışlarımız onlara batıyor.  Mesela geçende dayımlara gittik. Herkes oturuyor, konuşuyorlar.  Ben de telefon oynuyorum.  Dayım dedi ki &#8220;Şeref herkes burada konuşuyor, sen de konuş, bırak şu telefonu&#8221;. Ben de “tamam bırakayım dayı ama ne konuşacağız?  Siz benim anlamadığım bir şeylerden bahsediyorsunuz. Ayrıca sizin benimle konuşacağınız konu az. Okul hayat nasıl gidiyor, notların kaç falan diyeceksiniz yani&#8221; dedim. Bu büyükler nasılsa aynı şekilde küçüklerin de öyle yetişmesini istiyorlar ve bence bu kopukluk büyüklerin geçmişe çok takılmalarına ve bağlı kama istekleri yüzünden olabilir.</span></p>
<p><b>Peki, sence saygı ne demek? Sen sana ne yapıldığında saygı duyulmuş hissedersin? Sen birine saygı duyduğunu nasıl gösterirsin?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Günümüzde saygı bence çok yanlış anlaşılıyor. Mesela bir genç kız, açık giyiniyor diye dışarda radar gibi bekleyen teyzelerin, ninelerin diline düşüyor. Teyzeler, nineler &#8220;a giydiği şeye bak, yok yok bunlarda ne görgü, ne saygı kalmış&#8221; diyor. Ne yani kız şimdi eski kıyafetleri giyince saygılı mı olacak? Bence şu anda bize “saygısız” diyen kişiler de saygı kelimesinin anlamını bilmiyor. Eminim ki saygı bir kıyafet ile ölçülemez. Saygı manasına baktığımızda “başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu&#8221; olarak geçiyor. Biz ise bu duyguyu bacak bacak üstüne atmamak veya yanında (evde) büyük varken yatmamak gibi şeylerle bütünleştirmişiz. Bence saygı, insana duyduğun önemi göstermektir. Mesela, saygı duyduğumuz birisi geldiğinde ayağa kalkarız. Bence bu çok güzel bir hareket. Bunun gibi kimseyi yormayan ya da kimseyi rahatsız etmeyen basit davranışlarla saygı anlatılmalıdır.</span></p>
<p><b>Buradan yetişkinlere bir mesajın var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Var. Lütfen yargılamadan önce sadece dinleyin. Yani, dinliyorum deyip karşındaki konuşmaya başlayınca siz de savunmaya geçmeyin. Bu gençlerin sadece dinlenmeye ihtiyaçları var. Bir olay olduğunda önce o konuşsun, ilk onun konuşmasına izin verin. Sadece dinleyin ama dediklerini anlayarak önem vererek… Sonra bu sefer siz konuşun o sizi dinlesin. Sadece dinleyin, gerçekten buna ihtiyacımız var.</span></p>
<p><em><span style="font-weight: 400;">Röportaj ve çizim: Ceren Suntekin.</span></em></p>
<h6 dir="ltr"><em><b>Çocuklardan sayfası, Friedrich Ebert Stiftung Türkiye Derneği desteği ile hazırlanmaktadır ve derneğin görüş veya tutumunu yansıtmaz. Sayfadaki içeriklerden sadece Sivil Sayfalar sorumludur.</b></em></h6>
<h6 dir="ltr"><em>Sivil Sayfalar- Çocuklardan sayfası, yetişkinlerin gündeminden bıkan ve kendi gündemini duyurmak isteyen, yaşamı, yaşanılanları kendi bakış açısından anlatmayı dileyen, sesini duyurmak için alana ihtiyaç duyan yazar, çizer, danışman 21 çocuk haberciden oluşmaktadır. </em></h6>
<h6 dir="ltr"><em>Dört farklı yaş grubu gönüllü çocukla çevrimiçi olarak hafta içi toplantılar yapıldıktan sonra, çocukların kararları ve fikirleri ile haberler hazırlanmaktadır. Toplantılar<a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/medyada-cocuk-haklari/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/medyada-cocuk-haklari/&amp;source=gmail&amp;ust=1649751796081000&amp;usg=AOvVaw37HSSdo7pi5F7hUdeGSZ07">  “Çocuk Haklarına Duyarlı Habercilik Politika Metni”</a> ilkeleri çerçevesinde yapılmakta; sayfa içerikleri çocukların beyanı esasında, hak temelli olarak, bu ilkeler uyarınca hazırlanmaktadır. </em></h6>
<h6 dir="ltr"><em>“Çocuklardan” sayfası, çocukların seslerini duyurabilmesi için katılım haklarını ve güvenliğini öncelikleyen bir alan olarak kurgulanmıştır.</em></h6>
<h6 dir="ltr"><em>Çalışmalar, çocukların onayı ve gönüllüğü ardından bakım verenlerinin onayı ve desteği ile<a href="https://www.sivilsayfalar.org/author/ceren-suntekin/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.sivilsayfalar.org/author/ceren-suntekin/&amp;source=gmail&amp;ust=1649751796081000&amp;usg=AOvVaw3Smq-mUP6UhNTFixlmQlZg"> Ceren Suntekin</a> eşliğinde yürütülmektedir.</em></h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/16/cocuklardan-genclerle-roportaj/">Çocuklardan: Gençlerle Röportaj</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu 23 Nisan’da &#8216;Haklarımızı Tazeleyelim&#8217; mi?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/22/bu-23-nisanda-haklarimizi-tazeleyelim-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Apr 2022 19:50:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklardan]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan kutlamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Bayramı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80615</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yine büyükler gelip çocuklar için 'en iyisini' bildiklerini okumadan önce 23 Nisan konusunu kendi aramızda bir tartışalım istedik. Bayramdan ne anlıyoruz, bayramdan ne bekliyoruz, kamu kurumlarının 23 Nisan kutlamaları için yaptıklarını nasıl buluyoruz ve aslında sadece çocuklar değil, herkesin mutlu ve barış içinde yaşaması için bu kadar basit reçeteler sunan çocuklar için biz neler yapıyoruz?</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/22/bu-23-nisanda-haklarimizi-tazeleyelim-mi/">Bu 23 Nisan’da &#8216;Haklarımızı Tazeleyelim&#8217; mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çocuklar’dan sayfası 7-9 yaş arası danışmanları ile konuyu enine boyuna konuştuk.</b></p>
<p><b>Ceren: Sizce bayram ne demek?</b></p>
<p><b>Duru:</b><span style="font-weight: 400;"> Bence bayram sevinç demek.</span></p>
<p><b>Doğa:</b><span style="font-weight: 400;"> Bayram demek coşku demek, eğlence demek. Güzel bir gün demek.</span></p>
<p><b>Berra:</b><span style="font-weight: 400;"> Bayram olanları yeniden hatırlamak demek. Zafer bayramı gibi. Tarihi yeniden hatırlamak demek.</span></p>
<p><b>Nehir:</b><span style="font-weight: 400;"> Atatürk’ün çocuklara sevgisini açıkladığı gün.</span></p>
<p><b>Barış:</b><span style="font-weight: 400;"> Bayram, insanların her yıl bir kere kullandığı, mutlu ve özel güne verilen addır.</span></p>
<p><b>Eren:</b><span style="font-weight: 400;"> Bayram şenlik gibidir. Herkesi bir sevinç sarar, yılda bir kez kutlanır. Bazen bayramlar uğruna festivaller yapılır. Bayram etkinliklerle geçen, severek kutladığımız bir gün.</span></p>
<p><b>Ceren: Kitap gibi açıkladınız. Peki, 23 Nisan kutlamalarını nasıl buluyorsunuz?</b></p>
<p><b>Doğa:</b><span style="font-weight: 400;"> Bence 23 Nisan olduğu gibi çok güzel. Biz, okulda dans öğretmeni var, bayramlarda çeşitli ülkelerin danslarını öğretiyor onları yapıyoruz. Bu bayram Brezilya dansını yapacağız, Sonra New York dansı yapacağız.</span></p>
<p><b>Barış:</b><span style="font-weight: 400;"> Şu anki kutlanış şeklinden memnun değilim. Havai fişekler oluyor. Onların sesleri beni rahatsız ediyor. Bayram şöyle olmalı; diğer ülkelerdeki çocuklar ve sanatçılar Türkiye’de buluşmalı. Dünyadaki tüm çocuklar Türkiye’de buluşmalı ve eğlenmeli. Havada patlama olunca kuşlar da ölüyor.</span></p>
<p><b>Berra:</b><span style="font-weight: 400;"> Bence yüzme gibi değişik etkinlikler yapılsa çok iyi olurdu. Oyunlar, parkurlar olsaydı&#8230; Hem eğlenir hem de daha çok arkadaşla tanışırdık.</span></p>
<p><b>Eren:</b><span style="font-weight: 400;"> Mesela 23 Nisan özel etkinlikler yapılmadığı sürece evde geçiyor. Türkiye&#8217;de her mahallede bir park var. Mahallenin çocuklarına parkta etkinlikler düzenlense, aktiviteler yapılsa, herkes eğlenir. </span></p>
<p><b>Barış</b><span style="font-weight: 400;">: Parkları belediyeler yapıyor. İsteklerimizi onlara iletebiliriz.</span></p>
<p><b>Ceren: 23 Nisan’da belediye ya da devlet başkanlarının bir günlüğüne çocukları başkan yapmasına ne diyorsunuz? Nasıl buluyorsunuz?</b></p>
<p><b>Eren:</b><span style="font-weight: 400;"> “Oh Ne Âlâ Memleket” kitabında duymuştum. Bana çok iyi geliyor bu uygulama ama ben başkan olsam ilk kararım ben sonsuza kadar başkan olayım olurdu, böylece hakkımı tazelerdim.</span></p>
<p><b>Barış:</b><span style="font-weight: 400;"> Bir gün bile büyük zaman. Bir çocuğu bir gün bile başkan yapsak ülkenin geleceği tehlikeye girer. Koca eli serçe parmak yönetemez. Baş parmak yönetir. Büyük yeri büyük biri yönetir. Mesela bir sürü şeker ister, şeker dükkanları iflas eder. Savaş ilan eder.</span></p>
<p><b>Ceren: Peki Barış sen başkan olsan ne yaparsın? Bir hafta boyunca Adana Çukurova’da başkan olacaksın, hizmetlerin ne olurdu? Gerçekten savaş mı çıkardı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birincisi yolları düzeltirdim, bazı yollarda çukurlar oluyor. Çukurlar büyük bir sorun. Yani kendi isteklerimi değil, halkın ihtiyaçlarını dinlerdim. Ağaç dikilmeli Çukurova’ya. Binalar çok yüksek olmamalı, yardım kuruluşları yapılmalı. Yoksul insanlara, ailesi olmayan tek başına yaşayan insanlara yardım etmek için binalar yapılmalı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında Çukurova ovaymış ama artık gerçekten çukur ova olmuş.</span></p>
<p><b>Eren:</b><span style="font-weight: 400;"> Ben olsam ilk önce hakkımı tazelerim. Önce istekleri, oyla, imzayla karar verirdim. Barış, mesela &#8216;direkt halkın isteklerini yerine getirirdim&#8217;, dedi ama bunun yerine bu istekleri halktan kimler istiyor ona bakmak gerekir. Yani sıkıntılarını bildiremeyen daha çok kişi olabilir. </span></p>
<p><b>Ceren: Diyelim ki oyla karar verdiğinizde halkın büyük çoğunluğunun bina yapmak istediği, ağaçları istemediği ortaya çıktı. Peki o zaman başkan olarak onların dediğini yapmak doğru olur mu?</b></p>
<p><b>Eren:</b><span style="font-weight: 400;"> Böyle bir durumda o zaman ben karar veririm. Çünkü ağaçlar geleceğimiz yani.</span></p>
<p><b>Barış:</b><span style="font-weight: 400;"> Halkın isteyenlerin evlerinin bulunduğu bölgeye ağaçlık bir alanı, istemeyenlerin evlerinin yerini ağaçsız, beton bir bölüme alırdım. İnsanlar da hatalarını anlardı ve &#8216;başkan haklıymış, ağaçsız yaşayamıyoruz&#8217; derlerdi ve tüm bölgeyi ağaçlandırırdım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yani dene de gör yöntemi.</span></p>
<p><b>Ceren: Aslında bu insanlara ders veren bir yöntem ama yüzyıllardır aslında ağaçsız olduğumuzda insanlara, doğaya neler olduğu kanıtlanmış. Daha çok afetler olmuş, insanlar nefes alamamış, canlılara daha çok zarar vermiş. Ya bunu deneyimlesinler, görsünler, anlasınlar diye dünyaya daha çok zarar verirsek?</b></p>
<p><b>Barış:</b><span style="font-weight: 400;"> Aslında şöyle, onlara bu konuda eğitim vermek ve böyle olduğunu kanıtlamak, onlara gerçekleri göstermeyi denerdim.</span></p>
<p><b>Berra:</b><span style="font-weight: 400;"> Ben eğer başkan olsaydım, hapse atılanların hepsini bir kere daha sorgulanmasını sağlardım. Çünkü onların bazıları yanlışlıkla hapse girmiş oluyor. Evleri depreme daha uygun şekilde inşa ederdim. Dışarıya ucuz ucuz çok daha kıyafet koyardım yoksullar kullanabilsin diye, arabalara yeniden tasarlayıp onların dumanının çiçeklere kötü gelmeyecek, doğaya kötü gelmeyecek hale gelmesini sağlardım.</span></p>
<p><b>Ceren: Hepinizin söyledikleri harika. Düşünün bunların hiçbirini yetişkinler düşünüp yapmıyor. O nedenle hiç de kendinizi küçümsemeyin. Bir el için her parmak çok önemli.</b></p>
<p><b>Duru:</b><span style="font-weight: 400;"> Ağaçlar yerine bina olması çok kötü çünkü nefessiz kalırız, ağaçlar nefes almamızı sağlıyor. Havayı temizliyor. Bazı ağaçlar meyve veriyor, ceviz veriyor, zeytin veriyor. Ağaçlar çok önemli.</span></p>
<p><b>Barış:</b><span style="font-weight: 400;"> Berra’nın arabalarla ilgili önerisini elektrikli arabalarla çözebiliriz. Söylediği şeyler bütçeyi zorlayabilir. İnsanların su masrafları, ısınma masrafları var. Vergilerle dengelemeye çalışsak bile zor olurdu.</span></p>
<p><b>Nehir:</b><span style="font-weight: 400;"> Ben başkan olsaydım. Irkçılık yapanları cezalandırıldım. Renkleri ayıranlara ceza verirdim. Cezalara uymayanlara yasaklardım. Ağaçları kesmeyi yasaklardım. Siteler yerine bir ya da en fazla üç katlı binalar yapabilmeye izin verirdim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ağaçların kökleri toprağı tutuyor. Depremleri engelliyor, evlerin kaymasını engelliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvanlara ve insanlara bilerek zarar verenleri cezalandırırdım. Hırsızlık yapanları, kurallara uymayanları cezalandırırdım ya da çok  fazla insanların üstüne gelenleri, bir insan yapma dese de onu anlamayıp üstüne gidenlere çok kızardım. </span></p>
<p><b>Ceren: Zorbalığı durdurmaya çalışmak bir başkanın hem yetişkinler hem çocuklar için yapması gereken en önemli şeylerden biri olurdu. Çok haklısın Nehir.</b></p>
<p><b>Duru:</b><span style="font-weight: 400;"> Ben belediye başkanı olsam fakirlere yemek, ayakkabı, kıyafet verirdim, sonra da hırsızları hapse atardım.</span></p>
<p><b>Berra:</b><span style="font-weight: 400;"> Bazen polisler de insanlara çok kötü davranıyor. Öyle kötü davrananları ilk işten çıkarırdım. Eğer normal (özel) hayatlarında da insanlara kötü davranmaya devam ediyorlarsa, zorbalık yapmaya devam ediyorsa o zaman büyük bir ceza verirdim.</span></p>
<p><b>Ceren: Aslında buna belediye başkanları bir şey yapamayabilir ama bir yandan da yapabilir. Bu biraz daha büyük yasalarla engellenmesi gereken bir durum ama yine de belediye başkanları o şehirde insanların daha güvende, huzur içinde yaşaması için çalışabilir.</b></p>
<p><b>Barış:</b><span style="font-weight: 400;"> Konuyla oldukça alakasız ama ben bugün özel programı bekliyordum. Nickelodeon TV’de Çocukların seçme ödülleri&#8230; Bir web sitesi var, orada çocuklar sevdikleri sanatçılara oy veriliyor. Çocukların da başkan olamayacağı düşünülüyor ya, burada en azından çocukların seçebilmesi  sağlanıyor.</span></p>
<p><b>Ceren: Böyle programların olması aslında çocukların da özgürce seçebileceğinin bir göstergesi. Demek ki alan açılsa çocuklar da kararlarını gösterebilecekleri seçimler yapabilirler. Bu aslında tam da bunun örneği Barış&#8217;cım.</b></p>
<p><b>Teoman:</b><span style="font-weight: 400;"> Ben başkan olsaydım şehre daha çok fabrika yapardım. Çünkü fabrikamız olmadığı için hiçbir şey üretemiyoruz ve her şeyi dışardan almak zorunda kalıyoruz. Fabrikanın borulardan gelen buharıyla havayı kirletebiliriz ama o zaman da filtre takabiliriz, bunun da çözümü bu.</span></p>
<p><b>Ceren: Belediye başkanı olduğunuzda yaşadığınız yerle ilgili gözlemlerinizden çıkardığınız sonuçla yapılması gerekenleri anlattınız. Bence her biri muhteşemdi. Peki şimdi belediye başkanı olmuş bir çocuk olarak, hem kendiniz hem arkadaşlarınızı düşünerek nasıl bir bayram olsun isterdiniz? Bir belediye başkanı nasıl bir kutlama yaparsa çocukların hoşuna gider?</b></p>
<p><b>Bir şehirde çocukların bayramı mutlu geçirmesi için başkanın ne yapması gerekir?</b></p>
<p><b>Duru:</b><span style="font-weight: 400;"> Ben sevinçle, herkesin sevinçle geçireceği bir bayram hayal ederdim. Çocukların eğleneceği şeyler yapması gerekir.</span></p>
<p><b>Barış:</b><span style="font-weight: 400;"> Bu gün için bir ad buldum: “Kutla Gitsin” günü. Okul yok ve kimsenin çalışmasına izin yok. Gizlice işe gitmeye çalışan yetişkinlere şok verilecek ve eve götürülecek. Çünkü o günü çalışarak değil, çocuklarıyla geçirmeliler. Zeplinler var. Üzerinde “kutla gitsin” yazacak ve viyu viyu diye ışıklarla etrafta gezecek. O gün her yiyecek %50 indirimle satılacak. Bu fiyata satılmazsa ceza uygulanacak ama o gün kutla gitsin günü olduğu için ceza da %50 indirimli!</span></p>
<p><b>Berra:</b><span style="font-weight: 400;"> Eğer ben güzel bir bayram isteseydim. Çocukların oylama ile gruplara bölünmesini ve yarışmalar yapmasını isterdim. Takımlar dans, yemek koşu, şarkı yarışmaları yapardı. En sonunda ödül alırdı kazanan.</span></p>
<p><b>Nehir:</b><span style="font-weight: 400;"> Başkan olsaydım çocuklar için dışlanmaya karşı bir şey yapardım. Çünkü bazı çocuklar bazı çocukları anlamıyor. Onların birbirini anlaması için çalışırdım çünkü bunlar bana da oluyor. Kıyafeti, oyuncağı olmayan çocuklara onları verirdim. Psikolojik desteğe ihtiyacı olanlara destek verirdim. Kalemi olmayana ya da neye ihtiyacı varsa, suya, yemeğe&#8230; onları verirdim.</span></p>
<p><b>Ceren: Çok haklısınız. Farklı çocukların birbirini tanımasını sağlamak da aslında belediye başkanının görevi. O farklılıkların çok güzel olduğunu anlatmak, farklı çocukların birbirini görmesini, anlamasını, birlikte bir şeyler yapmasını sağlamak&#8230;.</b></p>
<p><b>Doğa:</b><span style="font-weight: 400;"> Ben Nehir’in söylediği bir şeye örnek vereceğim. Sınıfımda biri var beni sürekli rahatsız ediyor. Dalga geçiyor, zorbalık yapıyor, sonrasında kibar davranmaya çalışıyor ama böyle bence bunun hiç kibarlığı kalmıyor.</span></p>
<p><b>Ceren: Evet şefkat ve saygı hepimiz için çok önemli ve bunu belediye başkaları hepimiz için yapabilir.</b></p>
<p><b>Hepinize değerli fikirlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Umarım başkanların bunu duymasını sağlayabiliriz.</b></p>
<h6 dir="ltr"><em><b>Çocuklardan sayfası, Friedrich Ebert Stiftung Türkiye Derneği desteği ile hazırlanmaktadır ve derneğin görüş veya tutumunu yansıtmaz. Sayfadaki içeriklerden sadece Sivil Sayfalar sorumludur.</b></em></h6>
<h6 dir="ltr"><em>Sivil Sayfalar- Çocuklardan sayfası, yetişkinlerin gündeminden bıkan ve kendi gündemini duyurmak isteyen, yaşamı, yaşanılanları kendi bakış açısından anlatmayı dileyen, sesini duyurmak için alana ihtiyaç duyan yazar, çizer, danışman 21 çocuk haberciden oluşmaktadır. </em></h6>
<h6 dir="ltr"><em>Dört farklı yaş grubu gönüllü çocukla çevrimiçi olarak hafta içi toplantılar yapıldıktan sonra, çocukların kararları ve fikirleri ile haberler hazırlanmaktadır. Toplantılar<a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/medyada-cocuk-haklari/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/medyada-cocuk-haklari/&amp;source=gmail&amp;ust=1649751796081000&amp;usg=AOvVaw37HSSdo7pi5F7hUdeGSZ07">  “Çocuk Haklarına Duyarlı Habercilik Politika Metni”</a> ilkeleri çerçevesinde yapılmakta; sayfa içerikleri çocukların beyanı esasında, hak temelli olarak, bu ilkeler uyarınca hazırlanmaktadır. </em></h6>
<h6 dir="ltr"><em>“Çocuklardan” sayfası, çocukların seslerini duyurabilmesi için katılım haklarını ve güvenliğini öncelikleyen bir alan olarak kurgulanmıştır.</em></h6>
<h6 dir="ltr"><em>Çalışmalar, çocukların onayı ve gönüllüğü ardından bakım verenlerinin onayı ve desteği ile<a href="https://www.sivilsayfalar.org/author/ceren-suntekin/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.sivilsayfalar.org/author/ceren-suntekin/&amp;source=gmail&amp;ust=1649751796081000&amp;usg=AOvVaw3Smq-mUP6UhNTFixlmQlZg"> Ceren Suntekin</a> eşliğinde yürütülmektedir.</em></h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/22/bu-23-nisanda-haklarimizi-tazeleyelim-mi/">Bu 23 Nisan’da &#8216;Haklarımızı Tazeleyelim&#8217; mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Su Bedava mı Olmalı, Ücretli mi Olmalı?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/11/su-bedava-mi-olmali-ucretli-mi-olmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Apr 2022 07:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuklardan]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80463</guid>

					<description><![CDATA[<p>Friedrich Ebert Stiftung Türkiye Derneği desteği ile tamamen çocukların içeriklerinden oluşturularak hazırlanan 'Çocuklardan' sayfasının ilk haberi yayında. Çocuk çalışmaları uzmanı Ceren Suntekin mentörlüğünde hazırlanan içerik, çocukların gözünde suyun ücretli mi ücretsiz mi olması gerektiğine odaklanıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/11/su-bedava-mi-olmali-ucretli-mi-olmali/">Su Bedava mı Olmalı, Ücretli mi Olmalı?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Asya Sahillioğlu (11)</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz bu toplantımızda, suyun paralı olup olmaması gibi ekonomik şeyler üzerine konuştuk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir arkadaşım, “Su bedava olmalı,” demişti. Ben ona katılmadım, çünkü o zaman insanlar suyu bilinçsizce tüketebilirlerdi. Sonra “İnsanları bilinçlendirsek?” dedik ama bence çoğunluk buna uysa da arada birkaç kişi çıkacak ve bize karşı çıkacak diye düşündüm. Sonra bir “çeşme” fikri atıldı ortaya, ama eğer bir çeşme olursa, insanlar “Ah, ucuz,” deyip oraya yığılırlar. Zaten, dünyadaki suyun %3’ü tatlı su ve bunların sadece 0,1’i içme suyu. O nedenle, su yakın sürede tükenebilir.</span><span style="font-weight: 400;"> Benim fikrim ise şu:</span> <span style="font-weight: 400;">Bir suluk tasarlanacak. İçinde kendi filtreleme sistemi olacak. Böylece, her türlü suyu mataramıza doldurduğumuzda, içme suyu olarak bize dönecek. </span><span style="font-weight: 400;">Umarım kendimi anlatabilmişimdir, iyi günler.</span></p>
<p><b>Rüya Kurt (10)</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Herkese merhaba, Ben Rüya. Biz bu toplantımızda iklim krizi, su parası gibi yani bazı insanların yol açtığı kötü şeyleri konuştuk. Bazı arkadaşlarım suyun fiyatsız bir şekilde herkese verilmesini istedi. Ben ilk olarak onlara katıldım ama sonra düşününce katılmadım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çünkü o zaman hiç kimseye para ile satın alınan su kalmazdı. 🙂</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonra bir arkadaşım çeşme yerleştirelim dedi ama ben bu fikre pek yaklaşamadım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Veee en son bu konuyla ilgili bir kampanya  yapmamız gerektiğini düşündüm. Arkadaşlarım bu fikri sevdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşte sona geldik tekrar görüşmek üzere iyi günler<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f44d.png" alt="👍" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span></p>
<p><b>Batu Bayraktar (10)</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Su paralı olmalı çünkü, çok fazla su tüketimini önler. Adillik kalmaz, insanlar birbirlerine su bırakmaz. Bu olayı önlemek için bir teknoloji tasarlarız. Gereğinden fazla su tüketirsek o teknoloji bizi uyarır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suyu bedavaya alanlar suyu verimsiz kullanabilir. Böyle olursa tatlı su kaynakları tükenmeye başlar ve adaletsizlik olur. Suyu rahat alabilen zengin insanlar, diğer insanlara su kalmadığını anlamayabilirler. O yüzden onlara suyu nasıl verimli kullanmaları gerektiğini öğretebiliriz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun için bir teknoloji geliştirebiliriz ve su kullanıcılarının önüne koyarız. Böylece o teknoloji “sen çok su kullandın” ya da “gereğinden fazla su kullandın” diye insanları uyarır. “Suyu fazla kullandığın için, bunu alıyorum suyu kullanamayanlara veriyorum” diyebilir. Böyle diyen ve bunu ölçen bir alet üretebiliriz.</span></p>
<p><b>Miran Nergiz (10)</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bence su paralı olmalı ancak şu anki kadar yüksek fiyatlı değil. Belki bir litre su 10 kuruş olabilir. Ben şunu düşünüyorum ki 1 litrelik su şişeleri veya 5 litrelik su bidonları yerine, sadece 20 litrelik damacanalar olmalı ve bunlar da 2-3 TL olmalı. Şu anda 20 litrelik damacanalar 30 TL. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Herkesin mahallesindeki çeşmeden bedava veya paralı su alma fikri de olmaz gibi geliyor bana; hem çok kalabalık olur hem her mahalleye çeşme koymak zor olur. Peki, eğer küçük pet şişeler olmazsa nasıl yanımızda su götüreceğiz diye soruyorsanız, cevabı basit: Suluk alabilirsiniz!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Herkes bunu yaparsa zor olmaz. Hem bizim için hem de devlet için iyi olur diye düşünüyorum. Bizim için para açısından iyi olur, devlet için ise plastik ve pet atığını durdurup buna para ayırmayacakları için iyi olur. Buradan yapacakları tasarrufu da içme suyu üretim maliyeti için kullanabilirler. Böylece suyu daha ucuza satabilirler. </span></p>
<p><b>Fatih Tuğra Dönmez (12)</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Benim şahsi fikrim suyun ücretli olması yönünde&#8230; Para üzerine kurulmuş bir dünya sisteminde yaşıyoruz. Eğer bu düzen olmasaydı ve insanlar açgözlülüğü yenebilseydi suyun bedava olmasını desteklerdim fakat işler ters yönde olduğu için bence ücretlendirilmesi lazım. Çünkü bir yerde bedava su satıldığını farz edin. İnsanlar oraya, et görmüş aslan gibi saldırırlardı. Akın akın insan gelir, arbede yaşanırdı. Kavgalar olurdu. Ayrıca dünyamızın ¾‘ü sularla kaplı olmasına rağmen bunlardan sadece birazı içilebilir sudur. Bu yüzden ileri zamanlarda su kıtlığı yaşanırdı. Biz insanlar maalesef bedava olan şeylerin kıymetini bilmiyoruz. Onları hunharca kullanıyoruz. Suya da aynı muameleyi gösterebilirler. Değerini bilmeyip gereksiz yere su kullanımları ile su israfı değerleri tavan yapardı fakat yine de bütün bu söylediklerim yaşanmayacağının garantisi olursa, neden olmasın?</span></p>
<p><b>Deniz Uygar Sefer (11)</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Doğadan gelen, evde tükettiğimiz fakat içemediğimiz suları parayla satın alıyoruz. Bu bizim temel olan hakkımız ve para vermek çok yanlış. Evde kullandığımız suya parayla değil ama farklı bir kısıtlama getirilse çok su harcamamış oluruz. Mesela dedemin evinde suyu kartla yüklüyorlar ve ihtiyaçları kadar suları oluyor. Küresel ısınma var ve su harcamalarına dikkat etmeliyiz.  Dışarıda okuldayken ve spordayken aldığımız suların paralı olması normal çünkü işlemden geçiyor ve cam şişelerde ve plastik şişelerde bize sunuluyor fakat temel ihtiyaç olduğu için su ucuz satılmalı.</span></p>
<p><b>Uygar Ergenç (12)</b></p>
<p><b><i>TEMİZ SUYA ERİŞİM HAKKI PROJESİ: </i></b><i><span style="font-weight: 400;">Temiz </span></i><b><i>suya erişim</i></b><i><span style="font-weight: 400;">, bugünden itibaren temel insan hakları arasında yer alacak. Birleşmiş Milletler&#8217; in aldığı kararla yeryüzünde yaşayan her insanın temiz içme suyuna </span></i><b><i>erişim hakkı</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> resmen tanınmış oldu.</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yukarıdaki bildiri 29 Temmuz 2010 tarihinde Birleşmiş Milletlerin yayınladığı bir metinden alıntıdır. Yani bu tarihten itibaren her insan temiz suya bedava bir şekilde erişebilecek oldu (Birleşmiş Milletler’e üye olan ülkelerde ). Ancak hem halk hem de öğrenciler, fiyatlar yüzünden suya erişim konusunda çok zorluk çekiyor. Sayısal verilerden yararlanalım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Okul kantinlerinde 0.5 litrelik su fiyatları yıllara göre şu şekildedir(2022 fiyatı Ankara Kantinciler Odası’ndan, diğer yıllara ait fiyatlar ise arkadaşlarım ile görüşmelerimden):</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1\01\2016,su 25 krş.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1\01\2017,su 50 krş.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1\01\2018,su 1tl</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1\01\2019,su 1tl</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1\01\2020,su 1,5tl</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1\01\2021, (su satılmadı virüs dolayısıyla okullar kapalıydı.).</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1\01\2022 su 2tl</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1\02\2022 su 2,5t</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Görüldüğü gibi hem artış hızı hem de fiyatlar bir öğrenci için yüksek. Tam olarak 6 yılda 10 katlık artış söz konusu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir öğrenci düşünelim 4. Sınıfa gidiyor, velisi ona haftalık 50 lira veriyor(ki bu fazla bile olabilir). Her gün 1 litre su içse şu anda parasının yarısı suya gidiyor. Bununla ilgili yapılan toplantıda birkaç fikir atıldı:</span></p>
<p><b><i>FİKİR ALFA: Her okul veya mahalleye, içinden devlet sayesinde sonsuz miktarda su olan kuyular açılması.</i></b></p>
<p><b><i>FİKİR BETA: Mataraların ucuna müthiş güçlü bir filtre takılacak ve bu deniz suyunu bile temiz suya çevirecek.</i></b></p>
<p><b><i>FİKİR TETA: Mevcut suya değişiklik yapılmayacak ancak aynı su ücretsiz olacak</i></b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şimdi Fikirleri Çürütelim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">FİKİR ALFA NEDEN OLMAZ?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çünkü bir noktada ücretsiz bir şey çıkarsa bütün çevre oraya toplanır. Orada belli salgınlar başlar. Orayı hunharca kullanan olur, orayı almak isteyen olur, orası bedava olmaz diye insanlar şüphelenilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">FİKİR BETA NEDEN OLMAZ?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu tarz şeylerin bu derece olmasa da çıkmaya başladığını görüyoruz; ancak bunun hem maliyeti çok fazla olur hem üretimi artar hem de bu filtrelerin değiştirilmesi gerektiği için fiyatlar karşılanamaz(fiyatlar 4-5k dan başlıyor her 2 ayda değiştirilir dersek…).</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">FİKİR TETA EDEN OLMAZ?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu en saçma bulduğum fikir. Su ücretsiz olursa zaten %1 olan içilebilir su anında biter. İnsanlar stoklamaya çalışır, birbirine saldırabilir. Bu durum, suya geç ulaşacak olanlara su kalmadığında çok ciddi nicelikte ölümlere neden olabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">BENİM FİKRİM: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mevcut suda hiçbir değişiklik yapılmasa bile suyun üretiminde değişiklik yapılabilir. Yani tatlı sular korunabilir, uzay ve yeraltı suları gibi alternatif su kaynakları bulunabilir. Bunların dağıtımındaki mali değerler tarımda yağmur suyu kullanılması gibi su israf edilmezse ve daha iyi planlanırsa suyun da fiyatı düşmüş olur.</span> <span style="font-weight: 400;">Neden mi?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Altın neden pahalıdır? Bor deseydik bir hammadde olduğu için derdik; kömür desek yakıt olduğu için derdik, ancak neden altın? Çünkü çok az bulunuyor ve az bulunan şey değerlidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Su konusuna gelecek olursak, fiyatların artma sebebi hem ülkemizin çökmesi (ancak bu konuyla alakalı değil) hem de suyun her geçen gün tükendiği için azalması. Eğer su miktarı artar ve ihtiyacı azalırsa; suyun fiyatı bırakın artmayı azalmaya bile başlar ve bir gün,</span><b> fikir Teta</b><span style="font-weight: 400;">’da ki gibi suyun tamamı kullanılabilirse bir bakarsınız su kendiliğinden bedava olur…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">SONUÇ OLARAK: Arkadaşlarımın önerdiği fikirlerin hiçbirine katılmıyorum en mantıklısının kendi fikrim olduğunu düşünüyorum.</span></p>
<p>İllüstrasyon: Ceren Suntekin</p>
<h6 dir="ltr"><em><b>Çocuklardan sayfası, Friedrich Ebert Stiftung Türkiye Derneği desteği ile hazırlanmaktadır ve derneğin görüş veya tutumunu yansıtmaz. Sayfadaki içeriklerden sadece Sivil Sayfalar sorumludur. </b></em></h6>
<h6 dir="ltr"><em>Sivil Sayfalar- Çocuklardan sayfası, yetişkinlerin gündeminden bıkan ve kendi gündemini duyurmak isteyen, yaşamı, yaşanılanları kendi bakış açısından anlatmayı dileyen, sesini duyurmak için alana ihtiyaç duyan yazar, çizer, danışman 21 çocuk haberciden oluşmaktadır. </em></h6>
<h6 dir="ltr"><em>Dört farklı yaş grubu gönüllü çocukla çevrimiçi olarak hafta içi toplantılar yapıldıktan sonra, çocukların kararları ve fikirleri ile haberler hazırlanmaktadır. Toplantılar<a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/medyada-cocuk-haklari/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/medyada-cocuk-haklari/&amp;source=gmail&amp;ust=1649751796081000&amp;usg=AOvVaw37HSSdo7pi5F7hUdeGSZ07">  “Çocuk Haklarına Duyarlı Habercilik Politika Metni”</a> ilkeleri çerçevesinde yapılmakta; sayfa içerikleri çocukların beyanı esasında, hak temelli olarak, bu ilkeler uyarınca hazırlanmaktadır. </em></h6>
<h6 dir="ltr"><em>“Çocuklardan” sayfası, çocukların seslerini duyurabilmesi için katılım haklarını ve güvenliğini öncelikleyen bir alan olarak kurgulanmıştır.</em></h6>
<h6 dir="ltr"><em>Çalışmalar, çocukların onayı ve gönüllüğü ardından bakım verenlerinin onayı ve desteği ile<a href="https://www.sivilsayfalar.org/author/ceren-suntekin/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.sivilsayfalar.org/author/ceren-suntekin/&amp;source=gmail&amp;ust=1649751796081000&amp;usg=AOvVaw3Smq-mUP6UhNTFixlmQlZg"> Ceren Suntekin</a> eşliğinde yürütülmektedir.</em></h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/11/su-bedava-mi-olmali-ucretli-mi-olmali/">Su Bedava mı Olmalı, Ücretli mi Olmalı?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
