<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Süleyman Gök, Author at Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/author/suleyman-gok/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/author/suleyman-gok/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 Feb 2021 10:59:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Süleyman Gök, Author at Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/author/suleyman-gok/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Uzaktan Eğitim Mülteci Çocuklar İçin Eşit Mesafede Değil”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/22/uzaktan-egitim-multeci-cocuklar-icin-esit-mesafede-degil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Gök]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2021 10:59:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Konak Mülteci Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci çocuklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=65965</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Mülteci Derneği yöneticilerinden Ezgi Baltalı, mülteci çocuklarının uzaktan eğitime dil engeli, barınma koşullarının yetersizliği, evde internet ve televizyon, telefon, tablet gibi cihazların bulunmayışı sebebiyle erişemediğini ya da düzenli takip etmekte sorun yaşadıklarını belirtiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/22/uzaktan-egitim-multeci-cocuklar-icin-esit-mesafede-degil/">“Uzaktan Eğitim Mülteci Çocuklar İçin Eşit Mesafede Değil”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Mülteci Derneği&#8217;ni yakından tanıyabilir miyiz? Hangi amaç ve yaklaşım ile kuruldu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-65966 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/konak-multeci-dernegi.jpg" alt="konak mülteci derneği" width="324" height="216" />Konak Mülteci Derneği olarak mülteci nüfusun yoğun olarak yaşadığı Basmane bölgesinde 2018 yılında çalışmalarımıza başladık. Yürüttüğümüz tüm çalışmalara hem mülteci hem de yerel kadın ve çocukların katılımına önem veriyoruz. Temel amacımız, bölgemizdeki mülteci ve yerel toplumun uyum süreçlerine katkıda bulunmak. Bu amaçla kadınlara yönelik gelecekte bir meslek edinebilmelerini de sağlayabilecek atölye çalışmaları düzenlemekteyiz. Kadınlara yönelik yürüttüğümüz bu çalışmaların bir diğer amacı kadınların ev dışında sosyalleşmelerini sağlamak. Bu nedenle atölyelere katıldıkları sırada çocuklarının da gelişimlerini destekleyecek faaliyetler düzenliyoruz. Ayrıca, gönüllü velilerimiz tarafından bulunduğumuz bölgede okula devam eden hem mülteci hem yerel çocukların derslerine destek veriyoruz. </span></p>
<p><b>Pandemi döneminde mültecilerin temel haklara eşit bir şekilde erişebildiğini düşünüyor musunuz? Pandemide mülteci olmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi döneminde mülteciler ne yazık ki temel haklara eşit bir şekilde erişemedi. Pandemi öncesinde de yaşadıkları sosyoekonomik zorluklar daha da derinleşti. Bu dönemde bölgemizdeki mülteci nüfusta iş ve gelir kaybına uğrayan pak çok aile oldu. Yine sağlık hizmetlerine erişimde de büyük zorluklar yaşadıklarına şahit olduk. </span></p>
<p><b>UNESCO tarafından açıklanan Küresel Eğitim İzleme Raporunda eğitimin hiçbir ayrımcılık yapılmaksızın kapsayıcı olması gerektiği vurgulanmakta. Siz Türkiye’de mülteci çocukların eğitime eşit bir şekilde dahil olduğunu düşünüyor musunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-65967 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/pandemide-multeci-cocuklar-640x640.jpg" alt="pandemide mülteci çocuklar" width="372" height="372" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/pandemide-multeci-cocuklar-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/pandemide-multeci-cocuklar-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/pandemide-multeci-cocuklar-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/pandemide-multeci-cocuklar.jpg 1080w" sizes="(max-width: 372px) 100vw, 372px" />Türkiye’de pandemi öncesi dönemde hem uluslararası kuruluşlar, kamu kuruluşları ve yerel yönetimler, hem de sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülen proje ve çalışmalar ile birlikte mülteci çocukların okullaşma oranı %65’lere erişmişti. Tüm bu ilerlemeye rağmen, pandemiden önce bile zorunlu eğitim çağındaki çocukların tamamının okullaşabilmesini henüz sağlayamamıştık. Pandemi sonrası uzaktan eğitime geçilmesi sonrası ise, mülteci çocukların önemli bir kısmı dil engeli, barınma koşullarının yetersizliği, evde internet ve televizyon, telefon, tablet gibi cihazların bulunmayışı sebebiyle uzaktan eğitime ya hiç erişemedi ya da dersleri düzenli takip etmekte sorunlar yaşadılar. Hatta, ebeveynleri iş ve gelir kaybına uğrayan çocuklar bu süreçte evin geçimine katkıda bulunmak amacıyla çalışmak ya da ev içi işlere yardımcı olmak zorunda kaldı. Tüm bu sebeplerle de ne yazık ki mülteci çocukların eğitime eşit bir şekilde erişebildiğinden söz edemiyoruz. </span></p>
<p><b>Mülteci çocukları da kapsayıcı bir eğitim sistemi için önerileriniz nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mülteci çocukları da kapsayıcı bir eğitim sistemi için öncelikle dil ile ilgili engelleri ortadan kaldırmak önemli. Bu amaçla mülteci çocukların hem anadillerinde hem de Türkçe eğitim ve materyallere erişebilmelerini sağlamak gerekli. Pandemi sonrası uzaktan eğitime geçilmesi nedeniyle mülteci çocukların dersleri düzenli takip edebilmelerini sağlayabilmek için ise internet ve televizyon, telefon, tablet gibi teknik ekipman eksikliklerinin giderilmesi de büyük önem taşıyor. Son olarak, mülteci çocukların ev koşullarının iyileştirilmesi, ev içi ya da dışında çalışmak zorunda kalmalarını önlemek için de ailelerin sosyoekonomik açıdan desteklenmeleri büyük fayda sağlayacaktır. </span></p>
<p><b>Etkiniz Avrupa Birliği programı tarafından yürüttüğünüz “Pandemi Döneminde Mülteci Çocukların Uzaktan Eğitime Erişiminin İzlenmesi” çalışması ile neyi amaçlamaktasınız? Hangi faaliyetleri gerçekleştireceksiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-65968 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/bm-cocuk-haklari-sozlesmesi-640x640.jpg" alt="BM çocuk hakları sözleşmesi" width="310" height="310" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/bm-cocuk-haklari-sozlesmesi-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/bm-cocuk-haklari-sozlesmesi-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/bm-cocuk-haklari-sozlesmesi-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/bm-cocuk-haklari-sozlesmesi.jpg 1080w" sizes="(max-width: 310px) 100vw, 310px" />Bu çalışma ile mülteci çocukların bu süreçte yaşadıkları sorunları gündeme getirmeyi ve bu sorunların ortadan kaldırılması için uluslararası kuruluşlar, kamu kuruluşları ve yerel yönetimler ile sivil toplum kuruluşlarına yönelik çözüm önerilerini de içeren bir rapor yayınlamayı amaçladık. Bu amaçla, bölgemizdeki temel eğitime devam eden 50 çocuğun ailesiyle görüşerek mevcut durumu saptayarak işe başladık. Çocukların ne kadarı eğitime erişebiliyor, dersleri ne kadar takip edebiliyorlar ve uzaktan eğitime erişimlerini engelleyen faktörler neler, bunları belirlemek önemliydi. Bunun yanı sıra, derneğimizin sosyal medya hesapları üzerinden yürütülecek bir farkındalık kampanyası için de video ve görsel materyaller hazırladık. Uzaktan eğitime erişim ile ilgili mevcut durum ve mülteci çocukların uzaktan eğitime erişebilmelerine yönelik çözüm önerilerini de kapsayan bir rapor hazırlığı içindeyiz. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/22/uzaktan-egitim-multeci-cocuklar-icin-esit-mesafede-degil/">“Uzaktan Eğitim Mülteci Çocuklar İçin Eşit Mesafede Değil”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Covid-19 Kadın Sağlık Çalışanlarını Derinden Etkileyen Önemli Bir Halk Sağlığı Sorunudur&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/02/covid-19-kadin-saglik-calisanlarini-derinden-etkileyen-onemli-bir-halk-sagligi-sorunudur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Gök]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2021 09:08:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Emine Gültekin]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıkta Yenilikçi Yaklaşımlar Girişimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=64894</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıkta Yenilikçi Yaklaşımlar Girişimi Genel Koordinatörü Uzman Hemşire Emine Gültekin, “Covid-19 pandemisi toplumsal cinsiyet ayrımcılığının önlenmesine yönelik elde edilen sınırlı kazanımların kaybedilmesine ve cinsiyetler arası eşitsizliğin derinleşmesine neden olabilecek birtakım problemlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur” ifadesinde bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/02/covid-19-kadin-saglik-calisanlarini-derinden-etkileyen-onemli-bir-halk-sagligi-sorunudur/">&#8220;Covid-19 Kadın Sağlık Çalışanlarını Derinden Etkileyen Önemli Bir Halk Sağlığı Sorunudur&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Öncelikle sizi yakından tanıyabilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-64896 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/emine-gultekin-640x801.jpg" alt="Emine Gültekin" width="369" height="461" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/emine-gultekin-640x801.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/emine-gultekin-1024x1281.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/emine-gultekin.jpg 1080w" sizes="auto, (max-width: 369px) 100vw, 369px" />İzmir Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi&#8217;nden 2005 yılında mezun olduktan sonra İşletme yüksek lisansımı 2010 yılında tamamladım. İzmir Ege Üniversitesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalında “HIV/AIDS tanısı alan hastalarda yaşam doyumu ve sosyal destek ilişkisinin incelenmesi” yüksek lisans tezini tamamlayarak yine Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalında doktoraya başladım. İzmir ilinde 2001 yılında başladığım meslek hayatımda Sağlık Bakanlığı&#8217;na bağlı hastanelerde, İl Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı Müdürlüğü ve Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği&#8217;nde çalışma fırsatım oldu. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Müdürlüğü&#8217;nde çalıştığım dönemde Bulaşıcı Hastalıklar Birimi&#8217;nin hayatımdaki kilit çalışma alanlarından birisi olarak ifade edebilirim. Özellikle HIV/AIDS danışmanlığı ve süreç yönetiminde aktif rol alma şansım olduğu için bu alandaki elde ettiğim deneyimleri sonrasında da tezimle destekleyerek HIV/AIDS alanında savunuculuk çalışmalarına devam etmekteyim. Aktif olarak ilgilendiğim konular içerisinde üreme sağlığı ve cinsel sağlık, toplumsal cinsiyet eşitliği, kırılgan gruplara yönelik sağlık hakkı eğitim ve danışmanlık olarak ifade edebilirim.</span></p>
<p><b>Pandemi döneminde kadın sağlık çalışanlarının toplumsal cinsiyet eşitsizliği bağlamında karşı karşıya kaldığı sorunlarını nasıl değerlendirirsiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2019’un aralık ayında başlayıp, 2020 yılında tüm dünyayı olağanüstü şekilde değiştiren pandemi gerek ekonomik gerekse sosyal hayatlarında maruz kaldıkları toplumsal cinsiyet temelli eşitsizliklere maruz kalan kadınlar için, yürütülen mücadelenin zorlaştığı ve sorunların derinleştiği bir kriz haline gelmiştir.</span><span style="font-weight: 400;"> Dünyada sağlık iş gücünün % 70’inin kadınlardan oluştuğunu vasıflı sağlık mesleklerinde çalışanların %72’sinin kadınların oluşturduğunu Uluslararası Çalışma Örgütü (International Labour Organization, ILO) tarafından da bildirilmiştir. COVİD-19 karşı ön saflarda yer alan kadın sağlık çalışanları için çok fazla riskle karşı karşıya kalmalarının etkisi çok daha keskindir. Kadın sağlık çalışanları iş ve aile sorumluluklarının yanında özellikle “anne” ve “eş” gibi misyonlarının olması çalışma alanlarında çifte yük getirmiştir. Sosyal hayatta, özlük haklarında, çalışma ortam ve koşullarında zihinsel ve duygusal tükenmişlik derinleşmiş, </span><span style="font-weight: 400;">özellikle yaşlı, bağışıklığı zayıflamış veya kronik hastalıkları olan aile üyelerine bulaş konusunda endişe yaşamışlardır.</span><span style="font-weight: 400;"> Tüm dünyada ve ülkemizde Covid 19 pandemisinde esnek ve/veya evden çalışma, ücretli/ücretsiz izin, işten çıkarma gibi uygulamalar devreye girmişken özellikle kamu sağlık alanında tüm izinler iptal edilmiş olması kadınların bedensel ve ruhsal boyutta çöküş yaşamalarını da hızlandırmıştır. İş hayatı ve aile hayatındaki rollerini dengede tutmaya çalışan kadın sağlık çalışanları bir günde iki faklı işgünü geçirmek zorunda kalmış,</span><span style="font-weight: 400;"> fazla mesai, pandemi servisinde aktif görev almak, güvencesiz çalışma koşulları, düşük ücretler, psikolojik yıldırma gibi unsurlar, evinde bakıma muhtaç durumda bir çocuğu ya da hastası yaşlı bir aile ferdi olan bunu yanı sıra çocuğunu bırakacak kreş imkanı olmayan yerlerde aklı evdeki çocuğunda kalan sağlık çalışanı kadınlar için pandemi büyük bir kabusa dönüşmüştür. </span></p>
<p><b>Kadın sağlık çalışanlarının sağlık politikası oluşturma sürecine yeterince dahil olduğunu düşünüyor musunuz? Mevcut durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüm dünyada sağlık iş gücünün %70&#8217;ini kadınlar oluştursa da yönetimde karar vericiler noktasında (alt, orta ve üst yönetim) yeterli etkinlikte yer alamamaktadırlar. Kadınlar açısından politika oluşturma sürecinde temsil oranı erkeklere kıyasla son derece düşüktür. İş hayatının yönetim kademelerinde kadınların erkeklere nazaran arka planda kalması, 1980’li yıllardan itibaren hem devletler hem de bilimsel araştırmacıların dikkatini çekmiş ve bu konuda raporlar ve araştırmalar yürütülmüş, kadınların yaşadığı bu dezavantajlı durum ilgili yazında “Cam Tavan” kavramı ile isimlendirilmiştir. Bu, kadın çalışanlar ile üst yöneticilik arasında görünmeyen ancak olduğu varsayılan sert bir sınırı, aşılması güç bir duvarı ifade eder. Kadınların çalışma yaşamına dair en sık karşılaştıkları sorunlardan biri olan bu durum, kadınların saygınlık kazanmak ya da karar vericiler için daha görünür olmak için tutumlarında fazla efor sarf etmelerine yol açmaktadır. Kadının daha ziyade duygusallık üzerinden konumlandırılması ve buna bağlı olarak mantıklı kararlar alamayacakları algısı; genellikle ‘kadın işi’ olarak görülen el emeğine dayalı işler, hizmet sektörü kapsamındaki işler, büro işleri, yardımcı hizmetler gibi belirli meslek kollarında istihdam edilmelerine yol açmakta; aile yaşamındaki yükümlülükleriyle çalışma hayatını bir arada sürdüremeyecekleri ön yargısı, kadınların karar mekanizmalarının dışında bırakılmasının etkileyen faktörler arasındadır. Politika oluşturma sürecinde sahada aktif rol alan ve sorunları bilen kadın sağlık çalışanların aktif katılımlarının sağlanması gerekliliği göz ardı edilemez bir gerçektir. </span></p>
<p><b>Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı desteği ile “Pandemide Kadın Sağlık Çalışanı Olmak” çalışmasını yürütmektesiniz. Çalışma ile neyi hedeflemektesiniz? Çalışma ile neyi başarmak istiyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-64897 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kadin-saglik-calisanlari-640x640.jpg" alt="kadın sağlık çalışanları" width="377" height="377" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kadin-saglik-calisanlari-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kadin-saglik-calisanlari-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kadin-saglik-calisanlari.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 377px) 100vw, 377px" />Kadınlar dünyada, bakım kurumlarında çalışanlar dahil, sağlık çalışanlarının %70’den fazlasını oluşturmaktadır ve pozisyonları gereği COVID-19 ile ön saflarda savaşmaktadırlar. Türkiye’de ise kadınlar, hekimlerin %40’ı ve toplam sağlık personelinin %56’sını oluşturuyorlar. Birçok sağlık çalışanı pandemi koşullarında hizmet sunarken her gün yaşadıkları ağır duygusal ve fiziksel baskının ardından evde de okula devam edemeyen çocukların eğitimleri, yemek pişirme ve artan hijyen ihtiyacını karşılamak ve yoğunlaşan ev işleri ile uğraşmak zorundalar. Dahası evde yaşlı, engelli, çocuk bakımı sorumlulukları olan sağlık çalışanları virüs bulaşma riski nedeniyle bu sorumluluklarını yerine getirme konusunda sorunlar yaşıyorlar. Ev içi iş yüklerinin artışı kadın sağlık çalışanlarının gerek mesleki gerek ev içi tükenmişlik riskini artırmaktadır. Kadın sağlık çalışanlarının hastalarla doğrudan etkileşimde bulunulan alanlarda daha yoğun istihdam edildikleri göz önünde bulundurulduğunda, kadınların hastalığa maruz kalma risklerinin daha yüksek olduğu görülmektedir. Toplulukla yakın bir temas halinde olan kadınlar; topluluğun katılımını, önleme faaliyetlerinin tasarlanmasını ve uygulanmasını olumlu yönde etkileyebilecek bir konumdadır. Çalışma ile, pandemi döneminde çalışan kadın sağlık çalışanlarının toplumsal cinsiyet eşitsizliği bağlamında kaldıkları uygulamaları görünür kılmak, kadın sağlık çalışanlarının ihtiyaç ve beklentilerinin analiz edilerek sağlık hizmetlerinin hak temelli bir şekilde dönüşüm sağlanmasına katkıda bulunmak amaçlanmaktadır. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Pandemi döneminde ön safta çalışan kadınların, kadın olmalarından dolayı birçok alanda sorunlar ile karşılaştıklarını planlama ve karar alma süreçlerine de dahil olamayan kadınların çifte dezavantajlı konumda olduklarını kamuoyu ve karar vericiler nezdinde seslerinin duyurulmasında etki yaratılmasını hedeflemekteyim.</span></p></blockquote>
<p><b>Son olarak sağlık çalışanlarının haklarının geliştirilmesi için önerileriniz nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-64898 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/pandemide-kadin-saglik-calisani-640x640.jpg" alt="pandemide kadın sağlık çalışanları" width="358" height="358" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/pandemide-kadin-saglik-calisani-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/pandemide-kadin-saglik-calisani-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/pandemide-kadin-saglik-calisani.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 358px) 100vw, 358px" />Ülkemizde yaşanan pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının yaşadığı zorluklar göz önüne alındığında sağlık çalışanlarına yönelik bir dizi önlemler ve çalışmalar yapılmalıdır. Öncelikle sağlık çalışanlarına virüsün bulaşma olasılığının yüksek olması sebebiyle, onların daha etkin ve verimli çalışabilmelerini sağlamak için fiziksel ve psikolojik durumlarının korunması son derece önemlidir. Salgının tedavi sürecinde, kontrol edilmesinde ve önlenmesinde psikolojik durumla ilgili değişkenler belirleyicidir. Bu sebeple salgın yönetiminde sağlık çalışanlarına mutlaka psikiyatrik sürdürülebilir hizmet verilmelidir. Süreç devam ederken sağlık çalışanlarının ruhsal durumunun iyileştirilmesi ve güçlendirilmesi hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının sağlıklarının korunması anlamında son derece faydalı olacaktır. Sağlık çalışanlarında özellikle kadın sağlık çalışanlarında daha da çok hissedilen tükenmişliğin azaltmak veya yok etmek için her bir sağlık çalışanının içinde bulundukları durum fark edilmeli ve yöneticiler tarafından desteklenmelidirler. Tüm sağlık çalışanları için güvenli dinlenme alanları oluşturulmalıdır. Kısa, orta ve uzun vadeli müdahale planlarında toplumsal cinsiyete duyarlı, temelde insana değer veren, hiç kimsenin dezavantajlı olmadığı ve herkesin eşit olduğu, temel hak ve özlük haklarının daha da iyileştirildiği, politika oluşturma sürecinde sahanın sesine kulak verildiği, karar mekanizmalarına sağlık çalışanların aktif dahil olduğu iyileştirilmenin yapılması zorunludur. Pandemi döneminde ve sonrasında hissedilen tüm sorunların daha da derinleşmemesi için politikaların oluşturulması ve sahada görünür sağlanması öncelikli hale gelmiştir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/02/covid-19-kadin-saglik-calisanlarini-derinden-etkileyen-onemli-bir-halk-sagligi-sorunudur/">&#8220;Covid-19 Kadın Sağlık Çalışanlarını Derinden Etkileyen Önemli Bir Halk Sağlığı Sorunudur&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Çevrimiçi Etkinliklerde Çocukların Aktif Olmaları İçin Uygun Araçlar İle Elverişli Ortam Yaratılmalı&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/07/cevrimici-etkinliklerde-cocuklarin-aktif-olmalari-icin-uygun-araclar-ile-elverisli-ortam-yaratilmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Gök]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Jan 2021 09:05:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Eksi 25 Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Eksi 25 Çocuk Grubu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=63587</guid>

					<description><![CDATA[<p>Farkındalık çalışmaları ve gençlik programları kapsamında çalışmalar yürüten Eksi 25 Derneği Genel Koordinatörü Büşra Onsoy, “Eksi 25 Çocuk Grubu ile, çocukların gerçekleştirmek isteyeceği çalışmaları desteklemek ve haklarının farkında mutlu kişiler olmalarına katkı sağlamak istiyoruz” diyerek, çevrimiçi etkinliklerde çocukların aktif olabilmeleri için uygun araçlar ve elverişli ortam yaratılması gerektiğinin altını çiziyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/07/cevrimici-etkinliklerde-cocuklarin-aktif-olmalari-icin-uygun-araclar-ile-elverisli-ortam-yaratilmali/">&#8220;Çevrimiçi Etkinliklerde Çocukların Aktif Olmaları İçin Uygun Araçlar İle Elverişli Ortam Yaratılmalı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Eksi 25 Derneği’ni yakından tanıyabilir miyiz? Derneğin amacı ve hedef kitlesi nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-63590 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/eksi-25-1-640x426.jpg" alt="eksi 25" width="361" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/eksi-25-1-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/eksi-25-1.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 361px) 100vw, 361px" />25 yaşına kadar her bireyin yüksek yararını gözeterek, yaşamasını, gelişmesini, katılımını, ihmal, istismar ve her türlü şiddetten korunmasını sağlamak amacıyla 2015 yılında Eskişehir’de kurulan bir sivil toplum kuruluşuyuz. Beyin gelişiminin tamamlandığı yaş olan 25 yaşına kadar tüm bireyleri çocuk kabul ediyoruz. 25 yaş altı bireylerin haklarına erişebilmesi ve her türlü şiddetten uzak olmaları için çocuklar, gençler; çocuklarla ilgili olan tüm aktörlerle çalışıyoruz. </span></p>
<p><b>Dernek olarak faaliyetlerinizi hangi tematik alanlarda nasıl bir yaklaşım ile yürütmektesiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuk ihmalini ve istismarını önleme, çocuk hakları, durum belirleme, vaka izleme, farkındalık çalışmaları ve gençlik programları kapsamında çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Bu programları yürütürken bütüncül ve hak temelli yaklaşımla, çocuk ve gençlerin mutlu ve güvende olduğu bir yaşamı oluşturmak amacıyla hareket etmeye çalışıyoruz. Aslında temel bakış açımıza göre önceliğimiz her zaman çocuklar ve yol göstericimiz BM Çocuk Hakları Sözleşmesi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dernek olarak ilkelerimiz, </span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400;">Önceliğimiz her zaman çocuktur.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Çocuk alanı politika üstü bir alandır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Her türlü çalışmada çocuğun yüksek yararı gözetilir.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve insan hakları belgeleri tüm çalışmaların temel taşıdır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Çocuk bir bireydir.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Beyin gelişiminin tamamlandığı yaş olan 25 yaşına kadar tüm bireyler çocuk kabul edilir.</span></li>
</ul>
<p><b>Haklara Destek Programı kapsamında “Eksi 25 Çocuk Grubu” çalışmasını yürütmektesiniz. Bu çalışmayı hangi amaçla nasıl bir yöntem ile gerçekleştirileceksiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-63591 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/eksi-25-2-640x426.jpg" alt="eksi 25 derneği" width="376" height="250" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/eksi-25-2-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/eksi-25-2.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 376px) 100vw, 376px" />Çocuk haklarının temel ilkelerinden biri olan çocuk katılımına çok önem veriyoruz. Bu nedenle Eksi 25 Derneği kurulduğu tarihten itibaren bünyesinde bir çocuk grubu kuruldu. Çocuklara yönelik yaptığımız çalışmalarda çocuk grubumuzun görüş ve önerilerini alıyoruz. Eksi 25 Çocuk Grubumuzun oluşturduğu çocuk hakları broşürü ile farkındalık çalışmaları yapıyoruz. Pandemiden dolayı çevrimiçi bir araya gelmenin avantajını kullanarak bu sene çocuk grubumuzun çalışmalarını ulusal düzeyde gerçekleştiriyor olacağız. Yüz yüze çalışmalar yaparken Eskişehir’de yaşayan çocuklarla bir araya gelebiliyorduk, çevrimiçi olunca ulusal düzeyde daha çok çocukla bir araya gelme fırsatımız olacak. Bu yıl çocuk grubumuz önce çocuk hakları eğitimi alacak daha sonra kendileri ile planlayacağımız bir süreç yaşayacağız. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Çocukların gerçekleştirmek isteyeceği çalışmaları desteklemek ve haklarının farkında mutlu kişiler olmalarına katkı sağlamak istiyoruz.</span></p></blockquote>
<p><b>Pandemi döneminde çocuklar ile birlikte çalışmalarınızı çoğunlukla çevrimiçi ortamda yürüttünüz. Çevrimiçi ortamda çocuklar ile birlikte çalışma yürütürken nelere dikkat ettiniz? Çevrimiçi çalışma yürütmek isteyen kişi ve kurumlara ne önerirsiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çevrimiçi etkinlik yüz yüze etkinlikten daha fazla odaklanma gerektiriyor. Beden dili gibi sözsüz ipuçlarını anlamak bireylerin enerjilerini daha fazla tüketmesine neden oluyor. Çocukların günlük ekran zamanlarını göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bu yüzden yaptığımız etkinliklerde süresine, sosyal olarak birbirleriyle etkileşimli olabilecekleri atölyeler olmasına özen gösterdik. Etkinliklerde çocukların aktif olmaları, sadece dinleyici konumunda kalmamaları dikkat edilmesi gereken bir noktadır. Her çalışmamızda olduğu gibi bu çalışmada da çocukların görüşlerini alarak süreci planladık, bunu öneririz. İlk buluşmada görüşme sıklığı, süresi, şekli ve konular konusunda planlamayı beraber yapmak süreci sahiplenmelerini sağlayıp katılımlarını arttırabiliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-63589 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/Pandemi-Kitapcigi-640x940.jpg" alt="pandemide yaşadıklarımız" width="255" height="374" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/Pandemi-Kitapcigi-640x940.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/Pandemi-Kitapcigi.jpg 945w" sizes="auto, (max-width: 255px) 100vw, 255px" />Çocuk Grubumuz pandemi döneminde yaşadıklarını, duygularını anlatan bir kitapçık hazırladılar, Sivil Düşün AB Programı desteğiyle basımını gerçekleştirdik. Aslında bu kitapçıkta pandemi sürecini, yaşadıklarını, duygu değişimlerini, çevrimiçi ortamlara bakış açılarını çok etkili bir şekilde açıkladılar. Çocuklarla bu dönemde çalışmak isteyenlere pandemi yazarlarımızın bu kitapçığını okumalarını öneririz. Onları anlamak adına faydalı bir kaynak olduğunu düşünüyoruz.</span></p>
<p><b>Dijital alanda çocuk katılımını nasıl sağlıyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çevrimiçi ortamda yoğun eğitim ve etkinliklerin olduğu bir dönemde katılım sağlanabilmesi için planlama aşamasında Eksi 25 Çocuk Grubumuzdan destek aldık. Çocukların yaş aralıklarına göre talep ettikleri atölyeleri planladık. Başvuru aşamasında kişisel verilerin korunması, etkinliğin kayıt altına alınıp alınmaması, fotoğraf paylaşımı ile ilgili bilgi paylaşımında bulunup çocukların onaylarına göre paylaşım yapıyoruz. Etkinlik sonrasında geri bildirimlerini alıyoruz.</span></p>
<p><b>Son olarak Eksi 25 Çocuk Köyü çalışmasının sosyal etkisini nasıl değerlendirmektesiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eksi 25 Çocuk Köyü, çocuklara yönelik bir yaşam alanı oluşturarak dezavantajlı çocukların ve tüm çocukların sosyal etkileşimlerini, karşılaştıkları sorunlarla baş edebilme becerilerini güçlendirdikleri bir yaşam alanı. Eksi 25 Çocuk Grubu bütün süreçte bize görüş belirterek destek oluyor. Fiziki yapının oluşturulması, materyallerin temin edilme süreci ve atölyelerin belirlenmesinde aktif olarak rol aldılar. Bizim için en önemli geribildirim yöntemlerinden biri çocukların görüşleri. Çocuklar iki şekilde geri bildirimde bulunabiliyor; biri etkinlik sonunda sözlü olarak, diğeri yine etkinlik sonunda kâğıda yazarak ya da çizerek paylaşım ağacımıza asabiliyorlar. Her iki yöntemle de olumlu geribildirimler aldık. Çocuklar orada bulunmaktan mutlu ve tekrar gelmek istiyorlar. Çocuk grubumuz Çocuk Köyünde geçirdikleri zamanı anlatan bir kitapçık çıkardı. Kitapçıkta Eksi 25 Çocuk Köyünün tanıtımına, atölyelere, katılan çocukların görüşlerine ve kendi fikirlerine de yer verdiler. Eksi 25 Çocuk Köyü’nü TANAP Sosyal ve Çevresel Yatırım Programlarının desteği ile sürdürüyoruz.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/07/cevrimici-etkinliklerde-cocuklarin-aktif-olmalari-icin-uygun-araclar-ile-elverisli-ortam-yaratilmali/">&#8220;Çevrimiçi Etkinliklerde Çocukların Aktif Olmaları İçin Uygun Araçlar İle Elverişli Ortam Yaratılmalı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Engelli Kadınların Üreme Sağlığı Konusunda Farkındalıklarının Arttırılması Büyük Önem Taşıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/16/engelli-kadinlarin-ureme-sagligi-konusunda-farkindaliklarinin-arttirilmasi-buyuk-onem-tasiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Gök]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2020 10:31:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Gül Ertem]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=62594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Kadın Sağlığı ve Hastalıları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gül Ertem ile hayata geçirdikleri “Engelli Kadın ve Kız Çocukları İçin Sağlıklı Yaşam” projesini konuştuk. Ertem, amaçlarının, engelli kadın ve kız çocuklarının, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hak alanını ilgilendiren konulardaki farkındalıklarını arttırmak olduğunu söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/16/engelli-kadinlarin-ureme-sagligi-konusunda-farkindaliklarinin-arttirilmasi-buyuk-onem-tasiyor/">&#8220;Engelli Kadınların Üreme Sağlığı Konusunda Farkındalıklarının Arttırılması Büyük Önem Taşıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Prof. Dr. Gül Ertem kimdir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-62604 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/gul-ertem-640x1138.jpeg" alt="gül ertem" width="238" height="423" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/gul-ertem-640x1138.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/gul-ertem-1024x1820.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/gul-ertem.jpeg 1080w" sizes="auto, (max-width: 238px) 100vw, 238px" />Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim dalında 2017 yılından bu yana Prof. Dr. olarak çalışmaktayım. Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu&#8217;nu 1992 yılında bitirdikten sonra 3 yıl Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi acil servisinde hemşire olarak görev yaptım. 1995 yılında Ege Üniversitesi Hemşirelik Yük. Okulu&#8217;nda kadın sağlığı ve hastalıkları hemşireliğinde yüksek lisans eğitimine başladım ve asistan olarak yüksekokulda görev yaptım. Doktora eğitimimi aynı kurumda tamamladıktan sonra 2003 yılında E.Ü. Ödemiş S.Y.O okuluna müdür yardımcısı olarak Yar. Doç. Dr. atandım ve yaklaşık 8 yıl orada idareci ve öğretim elemanı olarak görev yaptım. 2011 yılında doğum ve kadın hastalıkları hemşireliği alanında Doçent Dr. unvanı aldım. Hemşirelik fakültesinde 2013-2017 yılları arasında dekan yardımcılığı görevimi öğretim üyeliği ile birlikte yürüttüm. Ulusal ve Uluslararası çeşitli dergilerde kadın, kadın sağlığı, doğum, doğum sonrası bakım, güvenli annelik, vb. konularında yayınlanmış yayınlarım, kitaplarım bulunmaktadır. Aile danışmalığı, emzirme danışmanlığı ve doğum koçluğu sertifika eğitimlerinde eğitimci olarak görevler aldım. Ayrıca sayısız ulusal ve uluslararası kongrelerde konuşmacı olarak görev aldım. Halen E.Ü. Hemşirelik Fakültesi&#8217;nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktayım. </span></p>
<p><b>Türkiye’de cinsel sağlık ve üreme sağlığı hakkı bağlamında engelli kadın ve kız çocuklarının haklara erişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Engelli kadın ve genç kızlar, engeli olmayan insanlara oranla daha çok taciz ve suistimale maruz kaldıkları için engellilerin üreme sağlığı konusunda farkındalıklarının arttırılması büyük önem taşımaktadır. Çoğu zaman üreme sağlığı konusunda en temel bilgilere bile ulaşamamaktadırlar. Bu alanda yapılan çalışmalar göstermiştir ki engelli insanlar en az engeli olmayan insanlar kadar cinsel olarak aktiftirler. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı zamanda engelli bir kadına karşı olan tutum ve davranışlar da engelli kadının sağlık sisteminden faydalanmasını etkilemektedir. Sağlık personelinin engelli bir kadına uygun olmayan yaklaşımda bulunması (sağlık problemlerini görmemezlikten gelmesi gibi), bu konuda yetersiz kalabilmesi (işaret dilini bilememesi gibi), engelli insanların sağlık hizmetlerinden faydalanmasını olumsuz etkilemektedir.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Engelli kadınlar, tüm kadınların yaşadıkları ayrımcılık deneyimlerinin üstüne, bir de engelli olmaktan kaynaklanan sorunları yaşamaktadırlar. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu kadınlar toplum içerisinde damgalanmakta, dışlanmakta ve sıklıkla ötekileştirilmektedirler. Kadınların güçleri toplum tarafından küçümsenmekte, çoğu konuda başarılı olamayacakları sanılarak olumsuz ön yargılarda bulunulmaktadır. Kimi zaman da onlara karşı aşırı beklentiler oluşturularak engel durumları görmezden gelinmekte, gerekli destekler verilmemektedir. Bu durum çoğunlukla toplumun, engellileri ve dolayısı ile engelli kadınları, onların özelliklerini, sorunlarını ve gereksinimlerini yeterince iyi tanımamasından kaynaklanmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Günlük yaşamında birçok zorlukla karşılaşan kadınlar, annelik ve diğer sağlık bakımı alma konusunda diğer kadınlarla aynı haklara sahipken çoğu kez toplum ve bakım veren profesyoneller tarafından sorgulanmaktadır. Engellilikle baş etmeye çalışan kadınların, üreme sağlıkları, doğurganlıkları, annelik deneyimleri sıklıkla göz ardı edilen konulardandır. Yapılan birçok çalışmada sağlık çalışanlarının olumsuz tutum ve davranışlarından etkilenen kadınlar göze çarpmaktadır. Engel durumları ister fiziksel ister duyusal olsun sağlık çalışanları engelli bireylerin gebelik ve doğumlarını ‘’yüksek riskli’’ olarak tanımlamaktadırlar. Oysa tekerlekli sandalyeye bağımlı olmak veya işitme engelli olmak obstetrik açıdan riskli olmayı gerektirmemektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplum tarafından fiziksel engeli olan kadınların yaşadığı zorlukların çoğu ulaşım engeli olarak bilinmektedir. Ancak yaşanılan zorlukların tek sebebinin erişilemeyen kurumlar olmadığı yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır. Engelli kadınlar, erişim sorunlarından çok kendilerine bakım veren sağlık personellerinin bilgi eksikliğinden ve yapılacak uygulamalar için kullanılması gereken ekipman yetersizliğinden yakınmaktadırlar. Gebelik öncesi, gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemlerde engelli kadınlar engelli olmayan gebe kadınlarla aynı sorunlara ve endişelere maruz kalmalarına rağmen daha fazla ihmal edilmektedirler. Bütün anne adayları doğacak çocuğunun sağlığı ile ilgili endişe duymaktadır ancak engelli kadınlar doğacak bebeğine yeterli olamayacağı kaygısıyla birçok psiko-sosyal sorun yaşamakta ve sağlık personellerinin danışmanlığına ihtiyaç duymaktadır.</span></p>
<p><b>Toplumda engelli kadınlara yönelik cinsel sağlık ve üreme sağlığı, güvenli annelik konularında bilgi kirliliğine yönelik farkındalık oluşturmak ve doğru bilgilerin yaygınlaştırılmasına katkıda bulunmak amacıyla neler yapılmalıdır? </b></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400;">Engelli kadınların aseksüel olmadığı kabullenilmeli, doğurganlığı hakkındaki kararlarına saygı duymalı, önyargı ile yaklaşılmamalı, risklerinden ötürü problem olarak etiketlenmemelilerdir. Süreçte oluşabilecek risklerin farkında olunmalı ancak her gebeliğe kendi içinde normal yaklaşılmalıdır. </span></li>
<li>Engellilerin sivil toplum örgütleri ile iş birliği kurulmalı, medya, eğitim kurumlarının, sivil toplum örgütlerinin kullanılması yoluyla bu alanda farkındalığı arttırıcı çalışmalar yapılmalıdır.</li>
<li>Engelli kadınlara genç kızların üreme sağlığı programlarına ulaşmasını sağlamak ve hizmet sunulmalıdır.</li>
<li>Ulusal üreme sağlığı politikaları, kanunları ve bütçelerinde engelli kadınlar vurgulanmalıdır.</li>
<li>Engelli kadınların üreme sağlığı üzerinde araştırmalar başlatılmalıdır.</li>
<li>Engelli kadınlara ve genç kızlara; önyargısız ve olumsuz davranışlardan arınmış bir bakış açısıyla yaklaşılmalıdır.</li>
<li>Engelli kadın ve genç kızlara özel eğitim programları hazırlanmalı ve üreme sağlığına yönelik danışmanlık alabileceği kişiler ve yerler hakkında bilgilendirilmelidir.</li>
<li>Sağlık personeline engellilere özel doğum öncesi bakım ve doğuma hazırlık eğitimi verilmelidir.</li>
<li>Gerek obstetrik gerek jinekolojik konularda engelli kadınlara standart modellerin uygulanmasından öte engelliliğe yönelik kişisel hizmetler geliştirilmeli ve bu konuda yeterli personelin yetişmesi sağlanmalıdır.</li>
<li>Engelli kadın ve genç kızlara yönelik hizmet veren jinekoloji ve doğum kliniklerinin fiziksel koşulları engellilere uygun olarak düzenlenmelidir. (Tekerlekli sandalyelere uygun giriş ve çıkışlar olmalıdır. Engellilere uygun geniş banyolar bulunmalıdır. Daha alçak muayene masaları kullanılmalıdır. İşaret dili ya da Braille alfabesi bilen sağlık personeli bulunmalıdır.  Bilgi verilecek cd, teyp, kaset çalar gibi bilgilendirmede kullanılacak ekipmanlar bulundurulmalıdır)</li>
<li>Engellilik, engel çeşidine yönelik kadınların gebelik, doğum ve doğum sonrası bakım hizmetleri konusunda kaynak olacak yerel bakım rehberlerinin oluşturulması önerilebilir.</li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı zamanda toplum tarafından izole edilmiş olan bu grubun, güven, eğitim, savunma, saygı duyulma, değer görme, akran desteği ihtiyaçları olduğu unutulmamalıdır. Bu ihtiyaçları belirlenirken de engellilik türü göz önünde bulundurulmalıdır.</span></p>
<p><b>Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı desteği ile “Engelli Kadın ve Kız Çocukları İçin Sağlıklı Yaşam” projesini hayata geçiriyorsunuz? Projeniz ile neyi amaçlıyorsunuz? Çalışma sonucunda hedef kitlenizde nasıl bir somut değişiklik öngörüyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-62607 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/cinsel-saglik-640x640.jpg" alt="cinsel sağlık" width="330" height="330" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/cinsel-saglik-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/cinsel-saglik-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/cinsel-saglik.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 330px) 100vw, 330px" />Engelli kadın ve kız çocuklarının engellilik ve toplumsal cinsiyet kesişim alanında yaşadığı güçlükler, gebelik oranları, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerine erişim ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ile mücadele mekanizmalarına başvuru oranlarına dair yeterince bilgi veren herhangi bir kapsamlı çalışma bulunmamaktadır. Engelli kadın ve kız çocuklarının cinsel sağlığa dair doğru bilgi ve yönlendirme alamamaları, cinsel şiddete maruz bırakılma riskini arttırmakta ve yaşanan şiddetin görünmez hale gelmesine neden olmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu çalışma ile hedef kitlemiz olan engelli kadın ve kız çocuklarının cinsel sağlık ve üreme sağlığı hak alanını ilgilendiren konularda farkındalıklarının arttırılarak hak alanında bilgi düzeylerinin arttırılmasına katkıda bulunmak amaçlanmaktadır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışma kapsamında aktif yurttaş olarak gerçekleştirmeyi planladığım faaliyetler ile engelli kız çocukları ve kadınların güvenli annelik, kadın sağlığı, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hakkı, anne-çocuk bakım yaklaşımı konularında farkındalıkları ile bilgilerinin arttırılarak hedefe kitlenin konu ile ilgili doğru bilgiye erişimlerinin güçlendirilerek yaşam kalitelerinin arttırılmasına olumlu bir etki yaratılması beklenmektedir. Çalışma ile üretilecek basılı ve görsel içeriklerin hedef kitle paylaşılması ve yaygınlaştırılması ile güvenli annelik, kadın sağlığı, üreme sağlığı gibi konularda kadınların bilgi düzeyleri ile farkındalıklarının arttırılması ve güvenli annelik yaklaşımının engelli kadınlar arasında doğru bir şekilde yaygınlaştırılması sağlanacaktır. Ayrıca engelli hakları alanında çalışan sivil toplum temsilcilerinin de konuya dair farkındalıkları arttırılarak sağlık hakkı konusunda sürdürülebilir savunuculuk çalışmalarının yapılması beklenmektedir.</span></p>
<p><b>Covid-19 pandemisi sürecinde cinsel sağlık ve üreme sağlığı ile güvenli annelik alanlarında nasıl bir yaklaşım esas alınmalıdır?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">COVID-19 pandemisi nedeniyle ülkelerin sağlık sistemlerinin yükü, odak noktası, insan gücü ve finansal kaynakları, büyük oranda salgınla ilgili tanı ve tedavi hizmetlerine yönelmektedir. Bu durum diğer sağlık hizmetlerinin etkin bir şekilde sürdürülmesini giderek zorlaştırmaktadır. Bununla birlikte, salgınlar sırasında da insanların cinsel ve üreme sağlığı (CSÜS) gereksinimleri devam etmektedir. Bu süreçte Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), üreme ve cinsel sağlık hizmetini COVID-19 yanıtında yüksek öncelikli sağlık hizmeti olarak sınıflandırmıştır. Aynı zamanda DSÖ tüm kadınların, doğrulanmış bir COVID-19 enfeksiyonuna sahip olup olmadıklarına bakılmaksızın, güvenli ve pozitif bir doğum deneyimi yaşama hakkına sahip olduğunu, psikolojik sağlık hizmetlerini kapsayan anne ve yeni doğan hizmetlerinin sürekliliğinin önemini vurgulamıştır.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Obezite, diyabet, astım, hipertansiyon gibi hastalığın daha ağır geçirildiği bilinen sağlık sorunlarıyla seyreden riskli gebeliklerde COVID-19&#8217;un etkilerinin daha fazla yaşanması söz konusu olabilir. Riskli gebelerin pandemi sürecindeki yönetimi bu bakımdan ayrıca önemlidir.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">COVID-19 pandemisinde, dünya genelinde zaman zaman uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları yüzünden düşük ve orta gelirli ülkelerde yaklaşık 47 milyon kadının modern gebeliği önleyici yöntem kullanamamaları nedeniyle 7 milyon istenmeyen gebelik olacağı öngörülmektedir. Ayrıca pandemide, erken yaşta ve zorla evliliklere müdahale programlarındaki gecikmelerin, gelecek on yılda 13 milyondan fazla kız çocuğunun erken yaşta ve zorla evlenmesine, istenmeyen gebeliklere ve anne ölümlerine neden olacağı düşünülmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">COVID-19 salgını nedeniyle doğum kontrolü ve güvenli isteyerek düşük hizmetlerine kadınlar kolaylıkla ulaşamayacaklardır. Oysa ki bu hizmetler kadın sağlığı için yaşamsal öneme sahiptir. Çünkü isteyerek düşük (gebelik sonlandırma) hizmetlerine erişimin kısıtlı olduğu yerlerde kadınların güvenli olmayan düşük yöntemlerine başvurma olasılıkları daha yüksektir. Gebelik sonlandırma zamana duyarlı bir hizmettir, gecikmeler, erteleme veya reddetme durumları güvenli olmayan düşüklere yol açabilir. Bu nedenle, istenmeyen gebeliklerin sağlıklı ve güvenli koşullarda sonlandırılması hizmetleri temel bir kadın sağlığı hizmeti olarak düşünülmeli ve bu salgın koşulları altında da sürdürülmelidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerinin salgın süresince sürdürülmesi için tele sağlık başta olmak üzere yenilikçi yöntemlerin kullanılması önerilmektedir. Güncel teknolojik araçlar, COVID-19&#8217;un kontrolünde, sürveyans çalışmasında başarı ile kullanılmaktadır. Sağlık hizmetlerinde, geniş kitlelere ulaşmada, ulusal ve uluslararası yazılı ve görsel medya kanalları aktif kullanılmalıdır. Salgının kontrol altına alınması yanı sıra güvenli annelik ve yeni doğan hizmetlerinin, üreme sağlığı eğitimi, danışmanlık ve sevk sisteminin optimum seviyede yürütülebilmesinde telefon görüşmeleri, video veya telekonferans gibi alternatif yollarla danışmanlık ve takipler, gerektiğinde sağlık kurumuna zamanında başvurunun sağlanması noktasında hemşire ve ebelerin uzaktan hizmetlerin de odağında olacağı öngörülebilir.</span></p>
<p><b>Son olarak covid-19 döneminde kadınların temel sağlık hakkına erişimlerini güçlendirmek için neler yapılmalıdır? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Koronavirüs salgını, üreme sağlığını, haklarını ve üreme sağlığı hizmetlerine kesintisiz erişimi olumsuz etkilerken bu süreçte daha fazla sayıda kadın ve kız çocuğu, ailelerini planlama ve sağlıklarını koruma yeteneğini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığı görülmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi süreci içerisinde kadınların; kısa ve uzun süre etkili modern doğum kontrol yöntemlerinin, konuyla ilgili bilgilerin, danışmanlık ve diğer hizmetlerin (acil gebelik önleyici yöntemler dâhil) sağlanması hayat kurtarıcı olup COVID-19 pandemi müdahalesi sırasında da bunlara erişim mümkün olmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi sürecinde kadınlar hizmetlere ulaşmada ekonomik engellerle karşı karşıya kalabilmektedir. Cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmeti arayan çoğu kişi daha geniş ekonomik ve sosyal güçlükler nedeniyle engellenebilmektedir. İnsanlar bu pandemi süreci içerisinde toplu taşıma araçlarını kullanmaktan haklı olarak çekinmeleri, ekonomik yetersizlikleri nedeni ile, özellikle düşük gelirli ve üreme sağlığı hizmetlerine erişmeye ihtiyacı olan çoğu kişi için büyük bir engel oluşturduğu görülmektedir. Ayrıca çalışan çoğu kadın salgın sebebiyle okul ve kreşlerin kapatılması çocuk bakımı seçeneklerini ortadan kaldırabilmekte, çocuk bakıcılarının kendileri hastalanabilmekte ve çoğu ebeveyn bir çocuğu sağlık hizmeti almaya getirip virüse maruz bırakma riskini alma konusunda rahat hissetmemişlerdir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de toplumsal cinsiyet temelli şiddetin yaygınlığı yüzde 40’tır. COVID-19 krizinde karantina ve tecrit uygulamaları ile birlikte ekonomik ve toplumsal gerginlikler, kadınlar ve kız çocuklarını ev içi şiddete daha açık hale getirmiştir. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu raporlarına göre, COVID-19 salgını döneminde, 2019 Mart ayı vakaları ile karşılaştırıldığında toplumsal cinsiyet temelli şiddet vakalarında %80 oranında bir artış görülmüştür. Şiddet ve şiddet olaylarının azaltılmasına yönelik girişimlerde bulunulması da gereklidir. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak da; hamile kadınlar ve yeni doğan bebeklerde COVID-19&#8217;un etkisiyle ilgili de daha çok araştırmaya ve özellikle hamileliğin son dönemi ve yeni doğan bakımıyla ilgili ek önlemlere ihtiyaç duyulmaktadır. Tüm bu veriler, ülkemizde pandemide Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı alanındaki sıkıntıların, ihtiyaçların ve çözüm önerilerinin derinlemesine tartışılması ve kapsamlı bir planlamayla hareket edilmesinin aciliyetini ortaya koymaktadır.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/16/engelli-kadinlarin-ureme-sagligi-konusunda-farkindaliklarinin-arttirilmasi-buyuk-onem-tasiyor/">&#8220;Engelli Kadınların Üreme Sağlığı Konusunda Farkındalıklarının Arttırılması Büyük Önem Taşıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemiyle Birlikte Yeni Bir Aşamaya Geçen Çocuk Hakları Mücadelesi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/20/pandemiyle-birlikte-yeni-bir-asamaya-gecen-cocuk-haklari-mucadelesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Gök]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2020 10:28:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hakları Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Çocuk Çalışmaları Ağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=61157</guid>

					<description><![CDATA[<p>20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nün 31. yılını kutladığımız şu günlerde, insan hakları belgeleri içerisinde Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin önemi daha da ön plana çıkıyor. COVID-19 salgınının mağdurları gibi görünmeseler de salgının en büyük mağduru olma tehlikesi ile karşı karşıya olan çocukların hak mücadelesi, bu süreçte yeni bir aşamaya geçti. Pandemi açık şekilde gösteriyor ki çocukların Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yer alan haklara erişimleri güçlendirilmeli ve tümü bu haklardan eşit ve sürdürülebilir bir şekilde yararlanabilmeli. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/20/pandemiyle-birlikte-yeni-bir-asamaya-gecen-cocuk-haklari-mucadelesi/">Pandemiyle Birlikte Yeni Bir Aşamaya Geçen Çocuk Hakları Mücadelesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İhtiyaç ve beklentiler sürekli bir şekilde gelişmekte olduğundan, insan hakları ve çocuk hakları mücadelesi de durağan değil sürekli bir yaklaşımı gerektirmekte. Öncelikle çocuk haklarını eğitim hakkı bağlamında değerlendirdiğimizde, dijital alanın kutsal hale gelmesi, engelli ve mülteci çocuklar gibi kaynaklara erişimleri kısıtlı çocukların eğitim hakkına eşit bir şekilde erişememeleri, dijital alanın korunaksız olması ve çocuk dostu olmaması gibi konular yeni dönemde çocuk hakları alanında karşımıza çıkan güncel sorunlar olarak karşımıza çıkıyor. Sadece bu sebepler bile bize şunu gösteriyor: 2020 yılında Çocuk Hakları Sözleşmesi günümüzün şartlarına ve ihtiyaçlarına uygun olarak revize edilmeli; hatta çocukların katılımıyla Çocuk Hakları Sözleşmesi güncellenmelidir. Ayrıca, BM 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın çocuk hakları ilişkisi sorgulanmalı ve bu kapsamda yenilikçi yöntem ve araçlar ile çocuk hakları güçlendirilmelidir.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-61158 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/Izmir-Cocuk-Calismalari-Agi-2.jpg" alt="İzmir Çocuk Çalışmaları Ağı 2" width="406" height="406" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/Izmir-Cocuk-Calismalari-Agi-2.jpg 600w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/Izmir-Cocuk-Calismalari-Agi-2-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 406px) 100vw, 406px" /></strong></p>
<h5><strong>Pandemide Çocuk Hakları Mücadelesi </strong></h5>
<p>COVID-19 salgını ile birlikte çocuk haklarını artık farklı boyutlarda değerlendirebiliriz. Virüsün bulaşma riskiyle ilgili çocukların üzerinde yarattığı doğrudan etkiler sağlık, yoksullaşma, eğitim ve güvenlik konularında yoğunlaşıyor. Pandemi sürecinin getirdiği değişikliklere uygun olarak yenilikçi araçlar üretilmesi gerekliliği ortaya çıkıyor. Pandemi öncesinde çocuklar ile birlikte haklar özelinde çalışmalar gerçekleştirilirken pandemi ile birlikte değişen koşullar, bütün sürecin dijitale kayması nedeniyle çocuklar bu sürecin neresinde konumlanıyor? Dijital alanda çocuk katılımı nasıl geliştirilebilir?</p>
<p>Pandemi ve muhtemel afetler çocuklar ile birlikte katılım sürecine yönelik birtakım yeni araçların geliştirilmesi gerektiğini gösteriyor. Değişen koşullar, çocuk hakları konusunda yeni hak alanlarının önemi ortaya koyuyor. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde önemli yeri olan “oyun hakkı ve dijital hak bu dönemde ön plana çıkan hak alanlarından ikisini oluşturuyor.</p>
<p>Bulaş riskinin yüksek olduğu oyun alanlarında yerel yönetimlerin rolü nedir? Çocuk dostu oyun alanları nasıl inşa edilir? <a href="https://www.izmircocukcalismalari.org/">İzmir Çocuk Çalışmaları Ağı</a> olarak biz bu konuda gösterge seti ve kılavuzu hazırladık. Pandemi koşullarında uygun şekilde hijyen ve temizlik yapılıyor mu? Yine, İzmir Çocuk Çalışmaları Ağı olarak dijital çocuk politikası gerekliliği üzerine değerlendirmeler içeren bir bilgi notu hazırladık.</p>
<p>Pandemi birçok hak alanında olduğu gibi çocuk hakları alanında da yeni fırsatların oluşmasına ve var olan ihlallerinin görünür olmasına neden olmuştur. Kırılgan gruba mensup (engelli, mülteci, yoksul) çocukların eğitime erişimleri bu alanda sınırlı kalmakta. Tüm bu sebepler, farklı hak alanlarına yönelik ayrıştırılmış veriler üretilmesini ve politika önerileri hazırlanmasını gerekli kılıyor. Pandemide ailelerde “ev içi iş gücü” olarak görülen kız çocuklarının ev işleri ve kardeş bakımı gibi işlere daha fazla maruz kaldığını biliyoruz.  Toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri kadınlar ve kız çocukları için de süreçte ağırlaşarak yoğun olarak yaşanmaya devam ediyor.</p>
<h5><strong>Pandeminin En büyük Mağduru Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya Olan Çocuklar </strong></h5>
<p>Mevcut eşitsizlik, pandemi süreciyle çocukların kendilerine ve koşullarına özgü farklı ihtiyaçlarını karşılamaktaki yetersizliklerle daha görünür oldu. Çocuklar, COVID-19 salgınının mağdurları gibi görünmeseler de salgının en büyük mağduru olma tehlikesi ile karşı karşıyalar. COVID-19 salgını, çocukların sağlığı üzerinde, şu ana dek büyük bir etki yaratmasa da kriz, çocukların esenliğini ciddi ölçüde etkiliyor. Her yaştan ve tüm ülkelerden çocuklar, krizin sosyo-ekonomik etkilerine maruz kalmakta ve bazı durumlarda, yarardan çok zarar veren pandemiyle mücadelede alınan tedbirlerden etkilenmekteler.</p>
<p>Pandeminin derinleştirmekte olduğu sorunlar birkaç başlık altında toplanabilir:</p>
<h5><strong>Yoksullaşma</strong></h5>
<p>COVID-19 küresel bir kriz ve bu krizin bazı çocuklar üzerindeki etkileri ömür boyu sürecek. Öte yandan, bu salgının zararlı etkileri eşit bir şekilde dağılmış değil. Salgının etkilerinin, yoksul ülkelerde ve yoksul mahallelerde yaşayan çocuklara ile hâlihazırda dezavantajlı durumda bulunan kişiler üzerinde daha fazla zarar vermesi bekleniyor. 2019 yılında aşırı yoksulluk içinde yaşayan 386 milyon çocuğa ilaveten, bu yıl, tahmini hesaplamalara göre 42 ila 66 milyon çocuk daha kriz nedeniyle aşırı yoksullaşabilir.</p>
<h5><strong>Eğitim Krizinin Şiddetlenmesi</strong></h5>
<p>Pandemi nedeniyle 188 ülkede okulların kapatılması, 1,5 milyarı aşkın çocuğu ve genci etkiledi. Bu durumun, yeni neslin eğitimine ve insan sermayesinin gelişimine ne ölçüde zarar vereceğini hesaplamak güç. Dünya genelindeki ülkelerin üçte ikisinden fazlası, ulusal ölçekte uzaktan eğitim platformlarını uygulamaya koysa da düşük gelirli ülkeler arasında bu oran sadece % 30. Pandemiden önce, dünya üzerindeki gençlerin neredeyse üçte biri, dijital olarak dışlanmış durumdaydı.</p>
<h5><strong>Çocukların Hayatını ve Sağlığını Tehdit Eden Tehlikeler</strong></h5>
<p>Küresel ekonomik gerileme sonucunda ailelerin yaşadığı maddi zorluklar, 2020 yılında yüz binlerce çocuğun ölümüne neden olabilir. Sadece bir yıl içinde, son birkaç yılda bebek ölümlerinin azaltılması konusunda kaydedilen ilerleme, tersine dönebilir. Üstelik bu kaygı verici rakamlar hesaplanırken kriz nedeniyle aksayan hizmetler dikkate alınmamış; sadece ekonomiler ve bebek ölüm hızı arasındaki mevcut ilişki bulgulara yansıtılması, etkinin tahmin edilenden büyük ihtimalle olduğundan daha fazla olduğunu bize düşündürüyor.</p>
<h5><strong>İzmir Depremi: Afet Süreç Yönetimi Çocuklarla Birlikte Geliştirilmeli!</strong></h5>
<p>Son olarak İzmir’de faaliyet yürüten İzmir Çocuk Hakları Ağı olarak yakında gözlemlediğimiz şekilde; deprem gibi felaketler bizlere afet öncesinde, afet sırasında ve sonrasında şehirlerin dayanıklılık kapasitelerinin hak temelli bir şekilde yeniden geliştirilmesi gerekliliğini ortaya çıkarıyor.  Özellikle “kent hakkı” kavramının bu noktada vurgulanması gerekiyor. “Çocuk dostu kent” kavramı içerisinde kavram bütüncül bir şekilde değerlendirilmeli; kriz ve afet anlarında çocuklara duyarlı alanlar yaratılmalı, çocuk koruma politikası bütüncül bir şekilde uygulanmalıdır.</p>
<p>Afet sonrası yaratılan alanlar çocukların katılımıyla değerlendirilmeli ve çocuk dostu alanların yaratılması sağlanmalıdır. Güvenlik, oyun alanlarının hijyen ve sağlıklı olması, çocukların afet sonrası psikolojik olarak hazır olma düzeylerinin arttırılması gibi farklı alanlarda çocuklar ile birlikte afet süreç yönetimi geliştirilmelidir. İzmir depremi tüm bu ihtiyaçları yeniden gündeme getiriyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/20/pandemiyle-birlikte-yeni-bir-asamaya-gecen-cocuk-haklari-mucadelesi/">Pandemiyle Birlikte Yeni Bir Aşamaya Geçen Çocuk Hakları Mücadelesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yaşlıların Dijital Dönüşüm Alanına Katılmaları Teşvik Edilmeli!&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/04/yaslilarin-dijital-donusum-alanina-katilmalari-tesvik-edilmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Gök]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2020 08:31:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Kaliteli Hayat Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ahu Güzel]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Okuryazarlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=60458</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaliteli Hayat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahu Güzel, Covid-19 süreci ile birlikte yaşlılara yönelik ayrımcı ve dışlayıcı tutumun tüm hak alanlarında kendini gösterdiğini belirterek, ''Bu süreç ve öncesinde ne yazık ki yaşlılar etkin bir tavır gösteremedi. Çünkü hak alanları ile ilgili farkındalıkları ve bilgileri yetersiz. Çoğu yaşlı kendilerini ilgilendiren konularda haklarını bilmiyor ve görünür olamıyor. Bu sebeple yaşlı bireylerin katılımları teşvik edilmelidir.” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/04/yaslilarin-dijital-donusum-alanina-katilmalari-tesvik-edilmeli/">&#8220;Yaşlıların Dijital Dönüşüm Alanına Katılmaları Teşvik Edilmeli!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kaliteli Hayat Derneğini yakından tanıyabilir miyiz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-60461 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/kaliteli-hayat-der-640x640.jpg" alt="kaliteli hayat derneği" width="261" height="261" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/kaliteli-hayat-der-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/kaliteli-hayat-der-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/kaliteli-hayat-der.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 261px) 100vw, 261px" />Kaliteli Hayat Derneği, 2018 yılında İzmir’de kırılgan grupların insan haklarının geliştirilmesi ve yerel düzeyde savunuculuk alanının güçlendirilmesi amacıyla kurulmuştur. Kurucuları arasında genellikle yaşlılar yer almaktadır. Dernek, Türkiye’de haklara erişimlerinin sınırlı olduğu yaşlıların kent yönetimlerinde aktif olarak yer almalarını kolaylaştırmak ve bu alanda etkin bir sivil toplum örgütü olarak yer almak amacıyla çalışmalar gerçekleştirmektedir. Derneğimiz, hedef grubumuz olan yaşlılar ile birlikte hak temelli bir yaklaşım ile çalışmaktadır. Yapılacak çalışmalar yaşlıların katılımlarıyla güncel ihtiyaçlara uygun olarak belirlenmektedir. Kamu ve yerel yönetimlerde yaşlıların ihtiyaçlarına ilişkin duyarlılığı yaratmak ve bu konuda sosyal dahil etme modeli geliştirmek, yaşlı hakları çalışan örgütlerin, kişilerin kendi aralarında ve kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ve akademi ile karşılıklı iş birliğine katkı sağlamaya yönelik eğitim, farkındalık yaratma, teknik destek, savunuculuk, kapasite geliştirme, kamuoyu oluşturma, ağ kurma, yayın üretme, izleme, araştırma ve raporlama çalışmaları yapmak, yaşlılara yönelik başta dijital araçlar olmak üzere, her alanda yapılan nefret söylemi, ayrımcılık ve önyargılara yönelik yaşlıları güçlendirmek, farkındalıklarını arttırmak ve son olarak yaşlıların  yerel ve ulusal düzeyde karar alma sürecine etkin katılımlarını güçlendirecek çalışmalarda bulunmak alanlarında sürdürülebilir kalkınma amaçlarını da içerek şekilde faaliyetler yürütülmektedir.</span></p>
<p><b>Pandemi döneminde yaşlıların dijital dönüşüm ihtiyacı hakkında ne düşünüyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Covid-19 salgını ile birlikte haklara erişim bakımından etkilenen kesimin başında yaşlılar geliyor. Kısmen de olsa hala sokağa çıkma kısıtlaması içerisinde yaşamlarını sürdüren yaşlıların sosyalleşme, fiziki çevrede vakit geçirme olanakları neredeyse sıfırlanmıştır. Bütün kesimler olduğu gibi pandemi ile birlikte dijitalleşme sürecinin getirdiği olanakları düşündüğümüzde yaşlılar bu haklardan yeterince faydalanamamıştır. Özellikle dijital araçlara erişimin yetersiz olması ve yeterli olması halinde de dijital araçların kullanılması konusundaki farkındalık ve bilgi beceri yetersizliği yaşlıları bu süreçte olumsuz etkilemiştir. Yaşlı ayrımcılığının ortaya çıktığı günümüzde yaşlıların dijital alanda yetersiz olması pandeminin getirdiği olumsuz durumlardan birisidir. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Dijital okuryazarlık kapasitelerinin yetersiz olmasından dolayı yaşlıların kendileri ile ilgili savunuculuk yapamamaları, kampanya üretememeleri gibi olumsuz durumlar yaşanıyor.</span></p></blockquote>
<p><b>Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı desteği ile “Yaşlı Bireyler Dijital Dönüşüm İle Güçleniyor” çalışmasını hayata geçiriyorsunuz. Çalışma ile neyi amaçlıyorsunuz? Çıktıları hakkında bilgi verir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışma kapsamında hedef grubumuz olan yaşlıların dijital okuryazarlık bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi ve ilgili araçlar hakkında farkındalıklarının arttırılmasından dolayı yaşlıların haklarının güçlendirilmesine yönelik dijital dönüşüm kapasitelerinin arttırılması yoluyla doğrudan etkilenmeleri öngörülmektedir. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Uzun vadede derneğimizin hedef kitlesinde ve erişimi içerisinde yer alan yaşlıların dijital savunuculuk çalışmalarında yer alması ve direkt kendilerinin üretim sürecine katılmasına olanak sağlanacağı için bu çalışmanın direkt yaşlılar üzerinde olumlu ve doğrudan etkisinin olacağını düşünmekteyiz. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-60462 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/Kalitelihayatder-640x452.jpg" alt="kaliteli hayat derneği" width="400" height="282" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/Kalitelihayatder-640x452.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/Kalitelihayatder.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" />Çalışmamız hazırlanırken hedef kitlemiz içerisinde yer alan yaşlılar ile geliştirilmesi gereken dijital araçlar belirlenerek hak odaklı bir yaklaşım benimsenmiştir. Seçilen dijital araçlar, yaşlı haklarının savunuculuğunun geliştirilmesinde etken olan araçlar olarak belirtilebilir. İnternet güvenliği, Facebook, Skype ve Google Drive araçlarının nasıl kullanılacağına dair kısa ama etkili videolar hazırlanmıştır. Yaşlılar için dijital savunuculuk kapasitelerinin geliştirilmesi için de bilgi rehberi hazırlanarak yerel düzeyde yaygınlaştırılmıştır. </span></p>
<p><b>Çalışmanız ile yaşlı bireylerin hangi ihtiyaçlarının karşılanacağını düşünüyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tanımlamaya çalıştığımız sorun analizi çerçevesinde incelediğimizde yaşlıların pandemi sürecinde en çok dijital araçlara erişememelerinden kaynaklı sorunlar ile karşılaştıklarını analiz edebiliriz. Bu bağlamda hazırladığımız çalışmanın hak temelli alanda ve yaşlı çalışmaları boyutunda böyle bir boşluğu doldurmasına katkıda bulunması ve yaşlıların var olan ihtiyaçlarının karşılanmasını olanaklı görüyoruz. Yaşlılara yönelik hazırlanacak sosyal medya ve dijital araçlara yönelik bilgilendirme metinleri ve video içerikleri ile yaşlıların dijital dönüşüm ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik bir adım atılacaktır. Bu dönemin getirdiği sorun alanlarının fırsata çevrilmesi, yaşlıların da bu dönüşümden ve yeni sivil toplum yaklaşımından ve araçlarından faydalanmasını geliştirmek gibi önemli ihtiyaçların ilgili çalışma ile karşılanacağını düşünmekteyiz.</span></p>
<p><b>Son olarak, Türkiye’de yaşlı politikalarının dijital alanda güçlendirilmesi için somut önerileriniz var mıdır?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-60463 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/Kalitelihayatder_ilan-05-640x452.jpg" alt="kaliteli hayat derneği" width="368" height="260" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/Kalitelihayatder_ilan-05-640x452.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/Kalitelihayatder_ilan-05.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 368px) 100vw, 368px" />Yaşlıların dijital dönüşüm alanına katılmaları, dijital yeterlilikleri ve farkındalıklarını arttırmaları ve uzun vadeli süreçte kendilerini ilgilendiren temel hak temelli konularda savunuculuk çalışmaları üretmelerini kolaylaştırmak amacıyla daha fazla çalışmanın gerçekleştirilmesinin gerekli olduğunu düşünmekteyiz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avrupa Birliği üye ülkelerinin 2009 yılında onayladığı Lizbon Antlaşması birliğin sosyal dışlanma ve ayrımcılık ile mücadele etmesi sosyal koruma ve adaleti desteklemesini erkek ve kadın eşitliği ve kuşaklar arası dayanışmayı öne çıkartmaktadır. Avrupa değerleri kuşaklar arası dayanışma için gerekli ortamın oluşturularak yaşlıların kendi yaşamlarını sürdürmeleri konusunda kendilerine daha fazla bağımsızlık sağlanması ve toplumsal katkılarını artırmak için tam bir saygınlık çerçevesinde yaşamalarını öngörmektedir. Covid19 süreci ile birlikte yaşlılara yönelik ayrımcı ve dışlayıcı tutum tüm hak alanlarında kendini göstermiştir. Bu süreç ve öncesinde ne yazık ki yaşlılar etkin bir tavır gösterememiştir. Çünkü hak alanları ile ilgili farkındalıkları ve bilgileri yetersiz görülmektedir. Çoğu yaşlı kendilerini ilgilendiren haklarını bilmemekte ve görünür olmamaktadır. Yaşlıların haklarını görünür kılmak, kamuoyunda yaşlı haklarının muhteviyatını paylaşarak yaşlılar ile ilgili bilgi kirliliğine karşı mücadele etmek amacıyla sadece kamu kurumları değil sivil toplum örgütleri ve özel sektörün de hak temelli çalışma alanları yaratması gerekmektedir. Uluslararası düzeyde koruma altına alınan yaşlıların hakları hakkında toplumun ve yaşlıların bilgilendirilmesi yapılarak yaşlı dostu toplum inşa edilmesine katkıda bulunulması beklenmektedir. Yaşlıların temel düzeyde kendilerinin savunuculuk yapmalarına zemin hazırlaması açısından birçok çalışmanın pilot olarak değerlendirilebileceğini düşünmekteyiz.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/04/yaslilarin-dijital-donusum-alanina-katilmalari-tesvik-edilmeli/">&#8220;Yaşlıların Dijital Dönüşüm Alanına Katılmaları Teşvik Edilmeli!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Yüksekova’da Kadınların Haklarının Güçlendirilmesi İçin Ses Olmak İstiyoruz!&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/15/yuksekovada-kadinlarin-haklarinin-guclendirilmesi-icin-ses-olmak-istiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Gök]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2020 10:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice Temir]]></category>
		<category><![CDATA[YUKADER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=59541</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüksekova Kadınları Toplumsal Destekleme ve Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Temir, YUKADER olarak hafızalardaki Yüksekova algısını değiştirmek istediklerini belirtirken, ''Batı ile Doğu arasında bir farkın olmadığını, geçmişte yaşanan güvenlik sıkıntılarının değil de muazzam doğasını, kültürel güzelliklerini ve eşitliğin sağlandığı bir memleket olarak duyulmasını istiyor, bunun için çabalıyor ve bunu güçlü bir kadın hareketi olarak gerçekleştirmek istiyoruz” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/15/yuksekovada-kadinlarin-haklarinin-guclendirilmesi-icin-ses-olmak-istiyoruz/">&#8221;Yüksekova’da Kadınların Haklarının Güçlendirilmesi İçin Ses Olmak İstiyoruz!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Yüksekova Kadınları Toplumsal Destekleme ve Kültür Derneğini yakından tanıyabilir miyiz? Hangi ihtiyaçtan yola çıkarak derneği kurdunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-59548 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/hatice-temir-640x426.jpeg" alt="hatice temir" width="353" height="235" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/hatice-temir-640x426.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/hatice-temir.jpeg 700w" sizes="auto, (max-width: 353px) 100vw, 353px" />Yüksekova Kadınları Toplumsal Destekleme ve Kültür Derneği (YUKADER) olarak 2018 yılının Mayıs ayında üniversite mezunu gençlerden oluşan 7 kişilik karma bir ekiple Hakkâri, Yüksekova’da kurulduk. Yüksekova’da kurulan ilk kadın derneğiyiz. Bu bağlamda yerelde tüm dikkatleri üzerimize çektik. Daha önce sürekli siyasetin ve yapısal hiyerarşinin konuşulduğu Yüksekova’da bu defa bir kadın hareketinin konuşulmaya başlanmasını istedik. Yerel yönetimlerde ve kamu kuruluşlarında kadınların karar mercilerinde yer almasını, söz sahibi olmasını ve kendini ifade edebilmesinin temellerini oluşturmaya çalışıyoruz. Bunun yanı sıra haklarından mahrum kalan tüm kadınların da sesi olmak istiyoruz. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">YUKADER’i özellikle kurmak istememizdeki diğer bir temel unsur, sokağa çıkma yasaklarının ardında halkın uğradığı ağır tahribatı biraz olsun iyileştirmekti. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadınların zaten ev dışında aktif bir sosyal yaşantıları yoktu, bu süreçte iyice evlere kapandılar. Kadın ve çocukların bu süreçte haklarından mahrum bırakılması, çoğu ailenin işsizlik ve yoksullukla mücadele etmek zorunda kalması başka sorunların da ortaya çıkmasına sebebiyet verdi. Elbette bu sorunların maddi boyutu düzeltilebilir; fakat manevi boyutunu çok zaman sonra düzeltebiliriz. Biz bu süreci hızlandırmak adına da birçok çalışmalarda bulunduk ve bulunmaya da devam edeceğiz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kuruluşumuzun ilk yılında başvuruda bulunduğumuz Sabancı Vakfı Hibe Programı’ndan destek almak bu bağlamda bize güç verdi. </span></p>
<p><b>Çalışmalarınızı tematik olarak hangi alanda yoğunlaştırmaktasınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Temel amacımız, her türlü ayrımcılık, şiddet ve yapısal hiyerarşiden uzak; özgürce gelişebilen, bağımsız bireylerden oluşan, paylaşım ve dayanışmaya dayalı, katılımcı bir toplum için cinsiyetçi sistemin şekillendirdiği kültür ve geleneklerin kadın ve çocuklara zarar veren uygulamalarını tespit etmek, alternatiflerini geliştirip, uygulanabilir olmalarını sağlamaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun için;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Toplumun tüm kesimlerinde, toplumsal cinsiyet rolleri ve bu roller sonucunda yaşanan şiddet ve ayrımcılık konusunda farkındalık ve duyarlılık yaratmak,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Kadınların şiddeti tanımasını ve korunmasını sağlamak, yaşadığı şiddet konusunda destek arayan kadınlara talep ettikleri destekleri sağlamak,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Erken çocukluk dönemi eğitimine dikkat çekmek, geleneksel eğitim yöntemlerine alternatif yaklaşımlar geliştirmek ve uygulamak,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Alanda yapılan tespitler üzerinden uygulamalardaki aksaklıkları tespit etmek, yetkililerle iş birliği içinde yasalardan ve uygulamalardan kaynaklanan aksaklıklara çözüm üretmek üzerine çalışmalar yapmayı hedefliyoruz.</span></p>
<p><b>Son günlerde başta kadın hakları olmak üzere insan hakları hukuku içerisinde önemli bir belge olarak görülen “</b><b>Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ya da bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi” hakkında ne düşünüyorsunuz? Konu ile ilgili duruşunuz nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-59549 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/yukader.jpg" alt="yukader" width="256" height="256" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/yukader.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/yukader-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 256px) 100vw, 256px" />Bu konunun başından beridir yakın takipçisiyiz. Elbette İstanbul Sözleşmesi gibi kadını koruma altına alan bir yasanın tartışılması dahi yanlıştır. Bizim Sözleşme’nin korunması ve uygulamaya geçmesi için hedefimiz öncelikle Yüksekovalı kadınlara sahip oldukları haklar ile ilgili bilgilendirme yapmak, kentte toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik farkındalık geliştirmektir. Ayrıca iş birliği içerisinde olduğumuz kamu kurumlarına İstanbul Sözleşmesi’ni anlatmak, onlara bu konudaki sorumluluklarını hatırlatmak ve kadınlara yönelik şiddetle mücadele konusunda iş birliği içinde çalışabileceğimiz ortaklıklar sağlamayı hedefliyoruz. 2020 yılında yürüteceğimiz çalışma kapsamında bu hedeflere yönelik olarak kamu kurumları iş birliği ile bu farkındalığı sahaya yansıtabilmek için farkındalık eğitimleri ve bilgilendirme seminerleri düzenleyecek, kamu kurumları ile düzenli toplantılar gerçekleştireceğiz.</span></p>
<p><b>Sabancı Vakfı desteği ile gerçekleştirdiğiniz “Yüksekova’da Kadın Olmak” projesinin çıktıları hakkında ne söylemek istersiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">YUKADER ekibi olarak destek aldığımız bu ilk projede öncelikli hedefimiz ekibimizi toplumsal cinsiyet eşitliği anlamında güçlendirmek ve derneğin uzun vadeli yol haritasını ve stratejisini belirleyebilmek için Yüksekova’daki kadınlara dair bir ihtiyaç ve sorun analizi yapmaktı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">KAMER Vakfı desteği ile aldığımız farkındalık çalışmaları ile bu alanda kendimizi güçlendirmemizin ardından, Yüksekova özelinde kadınların sorun ve ihtiyaçlarının tespiti amacıyla hane ziyaretleri gerçekleştirdik.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu ziyaretler sayesinde kadınların sorun ve ihtiyaçlarının tespitinin yanı sıra dernek ekibinin ve yapılan faaliyetlerin de tanıtılması mümkün oldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğitim ve okula devam, evlilik, şiddet, ekonomik haklar, öncelikli ve acil ihtiyaçlar ile ilgili kentteki kadınlara yönelik gerçekleştirilmiş en güncel analiz niteliğindeki bu çalışma, Yüksekova’da yaşayan kadınların temel hak ve hizmetlere erişerek sorun ve ihtiyaçlarının çözümünde bir yol haritası geliştirilmesine katkı sağlayacak nitelikte.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kasım 2019- Şubat 2020 tarihleri arasında Cumhuriyet, Eski Kışla, Esentepe, Esenyurt, Güngör, İnanlı, Mezarlık ve Yeni Mahalle’de gerçekleştirilen hane ziyaretlerinde toplam 607 kadın ile yüz yüze görüşme yaptık. Elde edilen bulguları eğitim, evlilik, şiddet, ekonomik haklar, öncelikli ve acil ihtiyaçlar olarak beş ayrı başlık altında analiz ettik ve raporladık.</span></p>
<p><b>Yüksekova’da Kadın Olmak projesi kapsamında 2020 hane ziyareti gerçekleştirerek bir araştırma raporu hazırladınız. Araştırma raporunun temel çıktıları ve bulguları üzerinden Yüksekova’daki kadınların ihtiyaçlarını/ beklentilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-59550 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/yukader-640x426.jpeg" alt="yukader" width="335" height="223" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/yukader-640x426.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/yukader.jpeg 700w" sizes="auto, (max-width: 335px) 100vw, 335px" />Hane ziyaretlerinden önce elbette karşılaşacağımız sorunları öngörüyorduk, aslında şiddettin her yerde olduğu gibi burada da olduğunu ama ülke geneli istatistiklere baktığımızda diğer şehirlere kıyasla daha az çıkmasının temelinde başka sorunlar olduğunu biliyorduk (yapısal hiyerarşi, eğitim durumu, geniş aile vs.). Fakat elimizde somut bilgilerin olmaması yapmak istediğimiz çalışmaların önüne set çekiyordu. Kurum ziyaretlerimiz sırasında elimizde veri olmadığı için istediğimiz destekleri neye dayandıracağımızı bilmiyorduk, çünkü bahsettiğimiz sorunlar ütopik geliyordu. Bizden önce de başka kurumlar veya STK’lar tarafından benzer bir çalışma yapılmamıştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu projeden sonra kadın olarak sorunlarımız ve taleplerimizi net ifade eden veriler var elimizde ve artık bu veriler doğrultusunda yol haritamızı da net olarak belirlemiş olduk.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda özet olarak şunları gördük:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Görüştüğümüz kadınların %39’u okuryazar değil, yüzde 10’u ise sadece okuryazar olup eğitim hayatına hiç dahil olmamış. Bu durum bizi ilk olarak okuma yazma kurslarını düzenlemeye yöneltti. Kurduğumuz Renkli Eller Sanat Atölyesi’nde 30 kadına okuma yazma kursu verdik.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Araştırmadaki en çarpıcı bulgulardan biri 607 kadından yüzde 89’unun şiddet yaşadığını ifade etmesiydi. Öte yandan her dört kadından sadece biri şiddetten kurtulmak için çaba harcadığını belirtti. Bu konuda herhangi bir girişimde bulunmayan kadınların nedenlerinin başında “korku” geliyor. Ayrıca kadınlar hangi kurumlara başvuru yapmaları gerektiğini ve sahip oldukları haklarını bilmiyorlar. Bu nedenle projemizin ikinci yılında Yüksekova Kaymakamlığı&#8217;nın yanı sıra Hakkari ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi), Hakkari Baro Başkanlığı, Yüksekova Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü, İlçe Sağlık Müdürlüğü gibi önemli kamu kurumlarını da projemize dahil ettik ve mahalle bazlı bilgilendirme toplantıları düzenlemeyi planladık. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ev işleri dışında gelir getiren herhangi bir faaliyeti olduğunu söyleyen kadınların oranı yalnızca %16 iken, herhangi bir geliri olmayan kadınların oranı %84 olarak belirlendi. Çalışmayan kadınların %52’si iş bulamadığını vurguladı. Buna yönelik olarak kurduğumuz Demeter Tarımsal Kalkınma Kadın Kooperatifi ile kadınların ekonomik özgürlüklerini elde edebilmeleri için çalışmalarımıza başladık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özetle bu veriler bize Yüksekova’da bağımsız bir kadın kuruluşunun var olması ve derneğin dayanışma için kapılarını çalmış olmasının kadınlar açısından çok büyük önem taşıdığını gösterdi. Biz de bu veriler ışığında Yüksekovalı kadınlarla birlikte güçlenmek için çalışmalarımıza hızla devam edeceğiz.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/15/yuksekovada-kadinlarin-haklarinin-guclendirilmesi-icin-ses-olmak-istiyoruz/">&#8221;Yüksekova’da Kadınların Haklarının Güçlendirilmesi İçin Ses Olmak İstiyoruz!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Aile Hekimlerinin Nadir Hastalıklar Konusunda Bilinçlendirilmesi Erken Tanı Sürecini Hızlandıracaktır”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/03/aile-hekimlerinin-nadir-hastaliklar-konusunda-bilinclendirilmesi-erken-tani-surecini-hizlandiracaktir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Gök]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2020 09:31:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Parkinson Hastaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=58955</guid>

					<description><![CDATA[<p>Parkinson Hastaları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gülnur Kelçe, pandemi sürecinde nadir ve kronik hastalıklarla ilgili tedavi süreçlerinde sıkıntılar yaşandığını belirterek, “Birinci basamak aile hekimlerinin parkinson hastalığı başta olmak üzere nadir hastalıklar konusunda bilinçlendirilmesi hastaların erken tanı alma sürecini hızlandıracaktır.” Dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/03/aile-hekimlerinin-nadir-hastaliklar-konusunda-bilinclendirilmesi-erken-tani-surecini-hizlandiracaktir/">“Aile Hekimlerinin Nadir Hastalıklar Konusunda Bilinçlendirilmesi Erken Tanı Sürecini Hızlandıracaktır”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Parkinson Hastaları Derneği&#8217;nin kuruluş amacı ve çalışmaları hakkında bilgi alabilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-58958 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/gulnur-kelce-640x967.jpg" alt="Gülnur Kelçe" width="281" height="425" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/gulnur-kelce-640x967.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/gulnur-kelce-1024x1547.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/gulnur-kelce.jpg 1059w" sizes="auto, (max-width: 281px) 100vw, 281px" />Toplum günden güne yalnızlaşıyor. Hele bir de sürekli ilerleyen, yaşam kalitenizi düşüren bir hastalıkla mücadele ediyorsanız. Bu mücadelede sizi anlayanların sayısı her gün biraz daha azalıyor ve yalnız hissediyorsunuz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Benim eşime de Parkinson teşhisi konulduğunda 27 yaşındaydı, yeni evliydik ve bir bebek bekliyorduk. İnsan sevdiğine, en hareketli döneminde böyle bir hastalığı konduramıyor. Bir gün uyanıyorsunuz ve bedeninize söz geçiremiyorsunuz. İşin ilginç yanı aynı dönemlerde dedem bir trafik kazası geçiriyor, bir süre sonra ona da parkinson teşhis konuyor. Bir anda aklınızda bir sürü yanıtlanmayı bekleyen soru beliriyor. Nereye başvuracağınızı kimden destek alacağınızı, hayatınıza bundan sonra nasıl devam edeceğinizi bilemiyorsunuz. Bu hikâye böyle yalnızlığı ve çaresizliği yıkma çabasıyla başlıyor. Parkinson hastaları genel anlamda içe kapanık, sosyal hayatla bağı kesilen, gelecek kaygıları olan bireyler&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Parkinson hastalığı ile mücadele eden hasta ve hasta yakınlarıyla bir araya gelerek bu yalnızlığı ve edindiğimiz tecrübelerimizi birbirimizle paylaşmak, yaşam kalitelerini yükseltmek için 2014 yılında parkinson konusunda Türkiye&#8217;deki ilk hasta derneğini hayata geçirdik. Başlangıçta evlerden yürüttüğümüz çalışmalar 2015 yılında merkezimizin açılışıyla hız kazandı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplum tarafından yeteri kadar tanınmayan parkinson hastalığının önümüzdeki 30 yıl içerisinde iki katına çıkacağı bilim insanları tarafından öngörülüyor. Ülkemizde kronik seyreden ve bütün hayatı etkileyen bu hastalıkla mücadelede farkındalık çalışmaları yaparak toplumumuzu bilinçlendirmeye, hastalıkta yaşanan engelleri, zorlukları anlayamayan ailelere eğitimler vererek yaşam kalitelerini artırmaya çalışıyoruz. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Parkinson hastalarına yaşamda, çevrelerinde yaşadıkları sıkıntılarla baş edebilmeleri konusunda yardımcı oluyoruz. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Parkinsonlu birey ve ailelerine psikolojik destek, sosyal yaşama katılma ve rehabilitasyon olanakları sunarak yaşam kalitelerini yükseltmeye çaba gösteriyoruz. Parkinson hastaları arasında dayanışma yaratarak hastaların daha mutlu, özgüvenli, aktif ve kaliteli yaşamalarına katkıda bulunuyoruz. Tedavi olurken yaşadıkları sorunlarda hayatlarını kolaylaştırmak için onların sesi olmaya çalışıyor, yurt dışındaki derneklerle de bağlantı kurarak ortak çalışmalar planlıyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dernek merkezinde belirlenen günlerde hastaların becerilerini geliştirmek ve hastaları rehabilite etmek amacıyla hasta öğreticiler eşliğinde atölye çalışmaları düzenliyoruz. Toplum içinde yer alabilmeleri adına, hasta ve hasta yakınları için kahvaltı, gezi, kermes, sergi, konser (sanat müziği koro çalışması), kitap okuma, ses çalışmaları, film günleri, nefes egzersizleri, müzik terapi, beden perküsyonu, hasta yakınları eğitim toplantıları, gönüllü fizyoterapistlerle egzersiz günleri, yoga, değerli hekimlerimizle bilgilendirme toplantıları, origami, psiko drama, eğlenceli yemek organizasyonları düzenliyoruz. Parkinson hastalığı konusunda toplumu bilinçlendirmek için saha çalışmaları yapıyoruz.</span></p>
<p><b>Pandemi döneminde parkinson hastalarının genel durumu ve beklentilerinden söz edebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-60085 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/logo-dernek.jpg" alt="parkinson" width="281" height="107" />Pandemi sürecinde evlerden zorunlu olarak çıkamayan hastalarımızın zaten hastalıktan kaynaklı kısıtlanan hareketleri son derece olumsuz etkilenmektedir. Bu nedenle de birçok hastamızda hastalık bulguları artmakta hayatları zorlaşmaktadır. Hastanelere gitmeye çekinen parkinsonlu bireyler doktorlarına ulaşmakla ilgili sıkıntılarla karşı karşıya kalmışlardır. Son derece fayda gördükleri fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerine gitmeye de çekindikleri için hem psikolojik hem de fiziksel yönden zor duruma düşmüşlerdir. Ayrıca ilaca erişimle ilgili sıkıntılarda sağlıklarını ve psikolojilerini kötü etkilemiştir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hastaların beklentini ise, salgın sürecinde doktorlara ulaşabilecekleri, konumuzda uzmanlarının bulunduğu nörolojik hastalıkların yönlendirilmesine yönelik danışma hatları oluşturulması, Covid-19 olmayan steril hastanelerin oluşturulması ve hastaların sağlık hakkında erişimlerinin eşit bir şekilde geliştirilmesi olarak ifade edilebilir.</span></p>
<p><b>Parkinson hastalarının çalışmalara dahil olmasını düşündüğünüzde pandemi dönemi dernek çalışmalarını nasıl etkiledi? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi döneminde üyelerimizin yaş ortalaması 60 yaşın üzerinde olduğu ve bulaş riski göz önüne alınarak etkinliklere, bilgilendirme toplantılarına bir araya gelerek düzenlen bütün çalışmalara ara vermek zorunda kaldık. Bu zorlu süreçte her ne kadar yüz yüze gelerek toplanamasak da sosyal medyayı daha aktif kullanarak online hekimlerimizin destekleriyle bilgilendirmeye, hastalıktan kaynaklı olumsuzluk yaşayan hastalarımıza ulaşarak onlara yardımcı olmaya devam ettik. Destek veren yoga eğitmenimizle, fizyoterapistlerle, psikolog danışmanımızla, değerli nöroloji ve nöroşirurji hekimlerimizle yaşam kalitelerini aktif tutmaya, bilgilendirmeye devam ediyoruz.</span></p>
<p><b>Ülkemizdeki hastaların tedavi imkanlarına erişimi konusunda ne gibi zorluklar var? Bu zorlukların aşılması konusunda ne gibi iyileştirmeler yapılabilir?</b><b> </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünyadaki diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de nüfus hızla artmakta buna bağlı olarak nöro-dejeneratif hastalıklarda artış görülmektedir. Bu da bakım sorununu beraberinde getirmektedir. Özellikle yalnız yaşayan hastalarda bakım ve hastalığın getirdiği sorunlarla baş etmede sıkıntılar oluşmaktadır. Genç hastalarımız dalgalı seyreden bu hastalıkla iş bulmakta, çalışmakta dolayısıyla emekli olmakta ve tedaviye ulaşmakta zorluklar yaşamaktadırlar.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hareket kısıtlılığı yaşayan hastalarımız hastalığın beraberinde getirdiği konuşma problemlerinden dolayı kendilerini ifadede zorlandıkları için hastaların tedavilerinde istenilen sonuçlara bazen ulaşılamamaktadır. Ülkemizin bazı bölgelerinde konusunda deneyimli hekimlere ulaşmakta da sıkıntılar yaşamaktadırlar. Bu sorunların aşılması için birinci basamak aile hekimlerinin de hastalık konusunda bilinçlendirilmesi erken tanı alınmasını çabuklaştıracaktır. Parkinson polikliniklerinin arttırılması tedavi olanağının artmasını sağlayacaktır.</span></p>
<p><b>Kronik hastalıkların pandemi döneminde yönetimi nasıl olmuştur?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi, tüm hasta grupları için zorlu üstelik stres faktörünü artıran bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu dönemde kronik hastalıklarda takip ve tedavi sureci oldukça sıkıntılı olmuştur. Pek çok hastanede poliklinik hizmetlerinin pandemi döneminde minimalize edilmesi hastaların sağlık hizmetlerine ulaşımlarını zorlaştırmıştır. Kanser tanısı alan hasta gruplarının kemoterapi ve tedavi süreçleri pandemide devam ettirilmeye çalışılsa da diyabet hipertansiyon kalp hastalıklarında rutin kontrol ve muayenelerde sarkmalar olmuştur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yeni normalleşme süreciyle birlikte açılan polikliniklere takipte olan hastalar için yığılmalar olmuştur bu durum hem hastalar için hem de çalışan sağlık personeli için hastalık bulaş riskini de artırmıştır ancak pandemi hastanesi dışındaki hastanelere mevcut poliklinik ve doktor sayısının artırılması sağlık hakkına ulaşımı kolaylaştıracaktır. Yine benzer şekilde evde sağlık bakım uygulamasına ağırlık verilmesi telemedicine sisteminin ülkemizde uygulanabilirliğinin artırılmasını da birlikte getirmiştir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yine aile hekimliği sisteminin de önemi pandemiyle birlikte yeniden ortaya çıkmaktadır. Hastaneye ulaşamayan kronik hastalar için birinci basamak sağlık birimlerine başvuruları artış göstermiş bu da beraberinde sistemin daha da güçlendirilmesinin ve uzman aile hekimi sayısının artırılması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/03/aile-hekimlerinin-nadir-hastaliklar-konusunda-bilinclendirilmesi-erken-tani-surecini-hizlandiracaktir/">“Aile Hekimlerinin Nadir Hastalıklar Konusunda Bilinçlendirilmesi Erken Tanı Sürecini Hızlandıracaktır”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Engelli Örgütlerinin Katılım Hakkının Artırılması İçin Sivil Araçlar Geliştirilmeli”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/17/engelli-orgutlerinin-katilim-hakkinin-artirilmasi-icin-sivil-araclar-gelistirilmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Gök]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2020 07:40:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Anadolu Engelliler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli Bireylerin Hak Temelli Katılım Hakkının Güçlendirilmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=58246</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Engelli Bireylerin Hak Temelli Katılım Hakkının Güçlendirilmesi” projesini konuştuğumuz İzmir Anadolu Engelliler Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Buca Belediyesi Meclis Üyesi Gündüz Koçak, “Engelli örgütlerinin katılım hakkının geliştirilmesi için sivil toplum odaklı araçları etkili ve sürdürülebilir bir şekilde aktif olarak kullanmaları ve ilgili konularda farkındalıklarının arttırılması gerekmektedir” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/17/engelli-orgutlerinin-katilim-hakkinin-artirilmasi-icin-sivil-araclar-gelistirilmeli/">“Engelli Örgütlerinin Katılım Hakkının Artırılması İçin Sivil Araçlar Geliştirilmeli”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İzmir Anadolu Engelliler Derneği&#8217;ni tanıyabilir miyiz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-58247 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/gunduz-kocak-640x458.jpg" alt="Gündüz Koçak" width="321" height="230" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/gunduz-kocak-640x458.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/gunduz-kocak.jpg 966w" sizes="auto, (max-width: 321px) 100vw, 321px" />İzmir Anadolu Engelliler Derneği, engelliler, kronik ya da süreğen hastalar gibi sosyal, ekonomik ve psikolojik mağduriyet ve kısıtlılık yaşayan, ayrımcılığa, istismara ve hak kaybına uğrayan risk altındaki sosyal grupların kanun, anayasa, uluslararası sözleşmeler ve evrensel hukuk ilkelerinden doğan tüm haklarından ayrıma uğramadan, eşit yaşam hakkı sınırları içerisinde faydalanmalarını, bu alanda kanunların, anayasanın ve uluslararası sözleşmelerin Türkiye’de uygulamaya hâkim kılınması için faaliyet gösterme amacındadır. Bu bağlamda dernek engellilerin medeni haklar, sağlık, eğitim, istihdam, ulaşım, erişim vb alanlarındaki hak kayıplarından ve/veya uğradıkları ayrımcılık sorunlarından yola çıkarak, bir taraftan bu sorunların çözümü için her türlü iletişim kanalını kullanarak kamuoyu yaratmayı, diğer taraftan da kamu kurum ve kuruluşları nezdinde girişimlerde bulunmayı hedeflemektedir. İzmir Anadolu Engelliler Derneği, uluslararası sözleşmeler kapsamında Avrupa Sosyal Konseyi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi uluslararası hak arama zeminlerde çözümler aramayı hedeflemektedir.</span></p>
<p><b>Engelli haklarının geliştirilmesi için hangi faaliyetleri gerçekleştirmektesiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İzmir Anadolu Engelliler Derneği; İzmir başta olmak üzere farklı illerde ikamet eden engelli bireylerin ve engellilik çalışmalarına ilgi duyan profesyonellerden oluşmaktadır. Dernek, engellilik alanında yapılan çalışmalarını ‘hak temelli’ bir bakış açısıyla yürütmektedir. Dernek, engellilik alanında Türkiye’nin de imzacısı olduğu ve uluslararası sözleşmelerle garanti altına alınmış temel hakların uygulanmasını amaçlamaktadır. Bu genel amaç içerisinde derneğimiz kurulduğu günden itibaren yerel düzeyde engellilerin ulusal ve uluslararası sözleşmelerde garanti altına alınan hakları bağlamında güçlendirilmesi için çalışmalarını sürdürmektedir. Genel olarak değerlendirdiğimizde derneğimiz, engellilerin ve engelli alanında çalışan kişi ve örgütlerin kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesine katkıda bulunmak, engellilerin kamu hizmetlerine erişimlerini kolaylaştırmak ve onları ilgili alanlarda mentörlük çalışmaları ile desteklemek, kamu ve yerel yönetimlerde engellilerin ihtiyaçlarına ilişkin duyarlılığı yaratmak ve bu konuda sosyal dahil etme modeli geliştirmek, engelli hakları alanında çalışan örgütlerin ve kişilerin kendi aralarında ve kamu kurumları, yerel yönetimler ve özel sektör arasında karşılıklı iş birliği alanlarına katkı sağlamak ve en son olarak engellilerin yerel ve ulusal düzeyde karar alma sürecine etkin katılımlarını güçlendirecek çalışmalarda bulunmak konularında faaliyetler gerçekleştirmektedir. </span></p>
<blockquote><p>Engelli örgütlerinin özellikle yerel düzeyde ilgili konularda kapasitelerinin geliştirilme ihtiyacı, engellilerin etkili katılım hakkının kullanılmasını zorlaştırmaktadır. Bu çalışma ile birlikte engelli örgütlerinin katılım hakkının geliştirilmesine sivil toplum odaklı araçları etkili ve sürdürülebilir bir şekilde aktif olarak kullanmaları ve ilgili konularda farkındalıklarının arttırılması hedeflenmektedir.</p></blockquote>
<p><b>Yakın zaman içerisinde “Engelli Bireylerin Hak Temelli Katılım Hakkının Güçlendirilmesi” projesini gerçekleştireceksiniz. Genel olarak projede neyi amaçlıyorsunuz? Çıktılarınız neler olacaktır?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-58249 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/haklarimla-varim-640x452.jpeg" alt="Haklarımla Varım" width="380" height="269" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/haklarimla-varim-640x452.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/haklarimla-varim-1024x724.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/haklarimla-varim.jpeg 1200w" sizes="auto, (max-width: 380px) 100vw, 380px" />“Engelli Bireylerin Hak Temelli Katılım Hakkının Güçlendirilmesi” projesini Engelliler Konfederasyonu ve Türkiye Engelliler Meclisi Alt Hibe Programı kapsamında Avrupa Birliği finansal desteği ile gerçekleştirmekteyiz. Engelli bireylerin, uluslararası engelli hakları sözleşmesi ve insan hakları sözleşmesinde yer alan “katılım hakkı” bağlamında güçlendirilmesini sağlamak, yerel düzeyde engelli hakları alanında çalışan STÖ’lerin hak temelli katılım hakkı doğrultusunda izleme, savunuculuk, araştırma ve dijital iletişim konularında kapasitelerinin güçlendirilmesine katkıda bulunmak projenin temel amacıdır. Projenin engelli hakları alanında çalışan sivil toplum örgütlerinin karar alma süreçlerine katılımlarının güçlendirilmesine faydalı olması beklenmektedir. Saha çalışmasında elde edeceğimiz verilerin analiz edilerek eğitim programlarının içeriklerinin geliştirerek katılımcı bir şekilde hazırlanacak sürecin projenin sürdürülebilirliğini olumlu yönde etkileyeceğini düşünmekteyiz. Ayrıca proje ile engelli örgütlerinin yenilikçi yöntemleri ve araçları tanımaları ve bu kapsamda günümüz dünyasına uygun savunuculuk ve izleme yapmalarının kolaylaştırılması amaçlanmaktadır. Eğitim faaliyetlerinin katılımcı ve içerikleri itibariyle cinsiyet eşitliğine uygun olarak tasarlanması hedeflenmekte olup erkek egemen engelli STÖ’lerin engelli kadın ve LGBTİ engelliler konusunda da farkındalıklarının arttırılması sağlanacaktır. Bu yönüyle de çalışmamızı yenilikçi ve kapsayıcı bulmaktayız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Engelli bireylerin, kendilerini ilgilendiren bütün konularda yerel ve ulusal düzeyde karar alma süreçlerine katılım hakkı bulunmaktadır. Ne yazık ki sayıları hızla artmasına rağmen, yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde engelli hakları alanında çalışan STÖ’ler etkili katılım araçlarını kullanamamaktadırlar. Bu ihtiyaç analizi engelli örgütleri tarafından dile getirilmekte ve farklı araştırma raporlarında belirtilmektedir. Engelli örgütlerinin özellikle yerel düzeyde ilgili konularda kapasitelerinin geliştirilme ihtiyacı, engellilerin etkili katılım hakkının kullanılmasını zorlaştırmaktadır. Bu çalışma ile birlikte engelli örgütlerinin katılım hakkının geliştirilmesine sivil toplum odaklı araçları etkili ve sürdürülebilir bir şekilde aktif olarak kullanmaları ve ilgili konularda farkındalıklarının arttırılması hedeflenmektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle hak temelli engelli haklarının 21.yüzyıl dinamiklerine göre geliştirilmesi konusunda yenilikçi araçların tanıtılması ile katılım konusunda farklı yöntemlerin geliştirilmesi konusunda projenin katkısının yüksek olacağını düşünmekteyiz.</span></p>
<blockquote><p>Engellilerin sağlık durumlarına indirgeyen tıbbi, hayırsever ve ataerkil paradigmanın, hem otoritenin hem de sivil alanın önemli bir kısmında yaygın bir biçimde yeniden üretilmesi, hak temelli mücadeleyi kısıtlamaktadır. Bu açıdan, engelli bireylerin de ‘Evrensel İnsan Hakları’ bağlamında süreçlere entegre edilmesi vurgulanmalıdır.</p></blockquote>
<p><b>Engelli KPSS’nin pandemi koşulları gerekçe gösterilerek ikinci kez ertelenmesi konusunda ne söylemek istersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-58250 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/engelli-bireyler-640x452.jpg" alt="engelli" width="355" height="251" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/engelli-bireyler-640x452.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/engelli-bireyler-1024x724.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/engelli-bireyler.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 355px) 100vw, 355px" />2 yılda bir yapılan Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı’nın (EKPSS) bu yıl Covid-19 salgını nedeniyle ikinci kez ertelenmesini anlamlı bulmamaktayız. 2020 yılının sonuna kadar EKPSS puanı ve kurayla atamaların gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyor, engelli vatandaşların atamalardan kaynaklı olarak sıkıntı yaşadığını görüyoruz. Pandemi şartları ve kotaların doluluğa yakın olması gerekçe gösterilerek 2020 yılında engelli memur istihdam edilmemesi kabul edilemez. 2020 yılında da engelli memur atamasının yapılması için bir an önce adım atılmasını istiyoruz. İki yılda bir yapılan Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS), Nisan 2020 için planlanmışken Covid-19 salgını nedeniyle ertelenmiştir. Pandemi nedeniyle ertelenen diğer sınavların çoğu yaz döneminde yapılmışken, EKPSS 8 Eylül Salı günü ikinci defa belirsiz bir tarihe ertelenmiştir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi döneminde diğer merkezi sınavlar devam ederken EKPSS’nin ertelenmesi haksız bir uygulamadır. Engellilere yapılan bu ayrımcılığı kabul etmemiz mümkün değildir.  Merkezi sınav sistemi ÖMSS/EKPSS sonrası, sınav sonuçlarına göre ve kurayla; 2012 yılında 5254, 2013 yılında 5926, 2014 yılında 5567, 2015 yılında 6271, 2016 yılında 5812, 2017 yılında 2363, 2018 yılında 2150, 2019 yılında ise 1041 kadroluk atama olmak üzere her yıl en az bir atama yapılmıştır. Pandemi şartları ve kotaların doluluğa yakın olması gerekçe gösterilerek 2020 yılında engelli memur istihdam edilmemesi kabul edilemez. 2020 yılında da engelli memur atamasının yapılması için bir an önce adım atılmasını istiyoruz. EKPSS’den 80 üzeri puan alıp atanamayan binlerce engelli aday olduğunu, bunların arasında ön lisans ve lisans mezunları olan nitelikli çok sayıda engelli adayın bulunduğunu ve kurayla atama bekleyenlerin de sayısının oldukça fazla olduğunu biliyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan, 2020 yılının ilk 6 ayında kamuya çok sayıda atama yapılmıştır. Sadece Sağlık Bakanlığı, KPSS puanıyla farklı statülerde 50 bin personel almış ancak EKPSS puanıyla alım yapmamıştır. Gaziler, şehit yakınları ve devlet korumasında yetişenler için 2020 yılında üç bin atama yapılırken, istihdamda özel politika gerektiren engelliler için atama yapılmaması dikkat çekicidir. Covid-19 vaka sayısının artışı ve sonbahar aylarında yaşanacak durumun belirsizliğini koruduğu, pandemi nedeniyle özel sektörde çalışan çoğu engellinin ücretsiz izne ayrıldığı, pandemi devam ettiği sürece ve süreç bitiminde işsiz kalma riski göz önünde bulundurulduğunda; engellilerin atamaları için farklı ve acil önlemlere ihtiyaç vardır.</span></p>
<p><b>Son olarak engelli haklarının güçlendirilmesi için önerileriniz nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-58251 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/izmir-anadolu-engelliler-der-640x452.jpg" alt="İzmir Anadolu Engelliler Derneği" width="353" height="249" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/izmir-anadolu-engelliler-der-640x452.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/izmir-anadolu-engelliler-der.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 353px) 100vw, 353px" />Öncelikli olarak engellilere yönelik kapsamlı ve bütüncül politika/kurumsal çerçevelerin ve güncel alt kırılımlı demografik verilerin oluşturulmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Şöyle ki; farklı alanlarda uygulanan politikaların birbiri ile uyumsuzluğu sonuç alınmasının önündeki temel engellerden birisidir. Ayrımcılığı ortadan kaldırmaya ve özellikle katılımcılığı teşvik etmeye yönelik uluslararası bir çerçeveye ve bunun BM üye devletlerince iç hukuklarına entegre edilmesi gerekmektedir. Engellilerin sağlık durumlarına indirgeyen tıbbi, hayırsever ve ataerkil paradigmanın, hem otoritenin hem de sivil alanın önemli bir kısmında yaygın bir biçimde yeniden üretilmesi, hak temelli mücadeleyi kısıtlamaktadır. Bu açıdan, engelli bireylerin de ‘Evrensel İnsan Hakları’ bağlamında süreçlere entegre edilmesi vurgulanmalıdır. Engelli bireylerin öz-örgütlülük seviyeleri artırılmalıdır. Fakat aynı zamanda bu örgütlülük kamudan özerk, uluslararası fon yapılarına erişilebilir ve kapasite gelişimleri için destek sağlanmasına ihtiyaç söz konusudur. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/17/engelli-orgutlerinin-katilim-hakkinin-artirilmasi-icin-sivil-araclar-gelistirilmeli/">“Engelli Örgütlerinin Katılım Hakkının Artırılması İçin Sivil Araçlar Geliştirilmeli”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
