<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Toplumsal Hafıza arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/toplumsal-hafiza/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/toplumsal-hafiza/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 08 Jan 2026 13:07:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Toplumsal Hafıza arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/toplumsal-hafiza/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sivil Topluma Davet: Toplumsal Barış ve Demokrasi için Ortak Mücadele İmkanları Forumu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2026/01/08/sivil-topluma-davet-toplumsal-baris-ve-demokrasi-icin-ortak-mucadele-imkanlari-forumu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jan 2026 13:05:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Forumu]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Barış ve Demokrasi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87937</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplum örgütlerinden çağrı: "Ortak mücadeleyle demokrasi ve barışa yol açalım."</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2026/01/08/sivil-topluma-davet-toplumsal-baris-ve-demokrasi-icin-ortak-mucadele-imkanlari-forumu/">Sivil Topluma Davet: Toplumsal Barış ve Demokrasi için Ortak Mücadele İmkanları Forumu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-pm-slice="1 1 []">Sivil toplum, 34 kurumun çağrısıyla, 18 Ocak’ta İstanbul Cem Karaca Kültür Merkezi’nde toplumsal barış ve demokrasiyi konuşmak için bir araya geliyor.</p>
<p>Forumda sivil toplum temsilcileri kurumları adına toplumsal barış ve demokrasiye yönelik talep ve ihtiyaçlarını katılımcılarla paylaşacak.</p>
<p>Çağrı metnini ve çağrıcı kurumları aşağıda paylaşıyoruz:</p>
<p>&#8220;Ekim 2024’de  başlayan süreç, TBMM çatısı altında, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasıyla aşama kaydetti. Komisyon İlk toplantısında sivil toplumun katılımına ilişkin karar aldı. Ancak Komisyon çalışmalarının sivil toplumun dinlenmesiyle sınırlı tutulması bir yana, bugüne kadar barış ve çözüme ilişkin somut adım da atılmadı.</p>
<p>Komisyon çalışmaları sürerken araçsallaştırılan yargı eliyle belediyelere yapılan operasyonlar, bütün siyasal alanı kuşatmaya yönelik baskı politikaları, geniş toplumsal kesimlerin itirazına rağmen zeytinliklerin maden şirketlerinin talanına açılması, kayyımlar, infaz yasasındaki ayrımcılık, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının tanınmaması gibi hukuk devletini tamamen ortadan kaldıran, tüm toplumsal kesimlerin haklarını ve özgürlüklerini hedef alan iktidar pratikleriyle karşı karşıya kalındı. Din ve inanç özgürlüğünün güvencesi olan bir laiklik konusunda tasfiyeci bir tutum izlenirken, Alevilere yönelik asimilasyon politikaları derinleştirildi. Engellilere, kadınlara ve LGBTİ+lara yönelik hukuk dışı saldırılar ve ayrımcılık arttı. Emeğin insanca yaşam ve örgütlenme hakları pervasızca çiğnenirken, yoksulluk ve güvencesizlik bir ekonomik şiddet olarak toplumu kıskaca aldı. Suriye’de ise Kürt sorununun toprak bütünlüğü içinde barışçıl çözümünü mümkün kılacak bir dış politika izlenmemekte ısrar edildi.</p>
<p>Değerli Kurum Temsilcileri,</p>
<p>Barış ve refah içinde bir arada yaşama umudunu körelten, insan hakları ve demokrasinin asgari ilkelerinden uzaklaşan her bir adım sürece güven duyulmasını engellediği gibi kırk yılı aşkın süredir şiddetle anılan köklü bir sorunu çözmek, çatışmanın nedenlerini ortadan kaldırmak için elzem olan, bütün toplumsal kesimleri kapsayan bir müzakerenin önünde de engel teşkil ediyor.</p>
<p>Öte yandan uzun yıllardır etkisizleştirilmeye ve daraltılmaya çalışılan sivil toplumun sürecin temel bir aktörü haline gelememesi, barışı ve demokrasiyi birlikte kazanma imkânını azaltıp, ülkenin geleceğini belirleyecek bir sürecin iktidarın inisiyatifine bırakılması anlamına geliyor.</p>
<p>Oysa çok açık ki, diğer canlılarla paylaştığımız yaşam alanlarımızı, zeytinimizi, emeğimizi, hayatımızı, toprağımızı, suyumuzu, demokratik hak ve özgürlüklerimizi savunabilmek, toplumun tamamını, yaşadığımız ülkenin ve bölgenin geleceğini ilgilendiren böyle bir süreçten barış ve demokrasiden yana kazanımlarla çıkabilmek için toplumun hemen her kesiminde hak mücadelesi veren bütün sivil örgütlenmelerin dönüştürücü, etkin bir baskı gücü haline gelmesine ihtiyaç var.</p>
<p>Bu konudaki fikir ve görüşlerimizi birbirimize ileteceğimiz, ortaklaştırabileceğimiz, demokrasi güçlerinin birliğine katkıda bulunabileceğimiz bir dayanışma ve tartışma zemininin önemli bir ilk adım olacağını düşünüyoruz.</p>
<p>Bütün demokratik toplum örgütlerine, kurumlara, platformlara 18 OCAK 2026 PAZAR GÜNÜ  İstanbul’da geniş katılımlı bir sivil toplum forumunda bir araya gelme çağrısında bulunuyoruz.</p>
<p>ORTAK MÜCADELEYLE TOPLUMSAL BARIŞ VE DEMOKRASİYE YOL AÇALIM</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ÇAĞRICI KURUMLAR </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>ADALET DAYANIŞMASI, </strong></p>
<p><strong>ASKERİ DARBELERİN ASKER MUHALİFLERİ DERNEĞİ, (ADAM-DER) </strong></p>
<p><strong>ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU, </strong></p>
<p><strong>AKDENİZ ENGELLİLER FEDERASYONU </strong></p>
<p><strong>BARIŞ İÇİN LGBTİ+İNİSİYATİFİ</strong></p>
<p><strong>BARIŞ İÇİN TOPLUMSAL GİRİŞİM</strong></p>
<p><strong>DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK, </strong></p>
<p><strong>DEMOKRATİK ÇERKES KONGRESİ GİRİŞİMİ, </strong></p>
<p><strong>DEMOKRATİK İSLAM KONGRESİ, </strong></p>
<p><strong>EMEKLİLER DAYANIŞMA SENDİKASI, </strong></p>
<p><strong>ENGELLİLER FEDERASYONU, </strong></p>
<p><strong>DOĞU GÜNEYDOĞU DERNEKLERİ FEDERASYONU, </strong></p>
<p><strong>EKOLOJİ BİRLİĞİ, </strong></p>
<p><strong>HALKLARIN DEMOKRATİK KONGRESİ, </strong></p>
<p><strong>HAK İNİSİYATİFİ, </strong></p>
<p><strong>HALKLARIN KÖPRÜSÜ DERNEĞİ, </strong></p>
<p><strong>HAVLE KADIN DERNEĞİ</strong></p>
<p><strong>İKLİM ADALETİ KOALİSYONU, </strong></p>
<p><strong>İNSAN HAKLARI DERNEĞİ, </strong></p>
<p><strong>İZMİR BARIŞ FORUMU, </strong></p>
<p><strong>İZMİR EMEKLİLER PLATFORMU, </strong></p>
<p><strong>JİNEPS GAZETESİ, </strong></p>
<p><strong>KADIN ZAMANI</strong></p>
<p><strong>KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU (KESK) </strong></p>
<p><strong>KHK’LI PLATFORMLARI BİRLİĞİ, </strong></p>
<p><strong>MARMARA TUHAY-DER, </strong></p>
<p><strong>ÖLÜLERE SAYGI İNİSİYATİFİ, </strong></p>
<p><strong>ROMANİ GODİ, </strong></p>
<p><strong>SURUÇ AİLELERİ İNİSİYATİFİ, </strong></p>
<p><strong>TÜRKİYE ÇEVRE PLATFORMU (TURÇEP) </strong></p>
<p><strong>1O EKİM BARIŞ DERNEĞİ, </strong></p>
<p><strong>78’LİLER HAREKETİ</strong></p>
<p><strong>YAŞAMA DAİR VAKFI (YADA)&#8221;</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2026/01/08/sivil-topluma-davet-toplumsal-baris-ve-demokrasi-icin-ortak-mucadele-imkanlari-forumu/">Sivil Topluma Davet: Toplumsal Barış ve Demokrasi için Ortak Mücadele İmkanları Forumu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Toplumsal Hafızayı Resmi Söylemin Tekilliğinden Çıkarmak İstedik&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/17/toplumsal-hafizayi-resmi-soylemin-tekilliginden-cikarmak-istedik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2021 12:42:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[açık kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[gazetecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Burçak Belli]]></category>
		<category><![CDATA[Press In Arrest]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=67165</guid>

					<description><![CDATA[<p>Press in Arrest Genel Yayın Yönetmeni Onur Burçak Belli, gazeteci yargılamalarının izlenmesiyle oluşturulan veri tabanının hedeflerinden birinin "Toplumsal hafızayı resmi söylemin tekilliğinden çıkarmak" olduğunu söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/17/toplumsal-hafizayi-resmi-soylemin-tekilliginden-cikarmak-istedik/">“Toplumsal Hafızayı Resmi Söylemin Tekilliğinden Çıkarmak İstedik&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-67180" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/press-in-arest.jpg" alt="Press in Arrest" width="208" height="208" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/press-in-arest.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/press-in-arest-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 208px) 100vw, 208px" />Türkiye’deki gazeteci yargılamalarını izleme, belgeleme ve hafızalaştırma çalışması olan Press in Arrest oluşturduğu veri tabanını online bir panelle tanıttı. Gazeteci Selin Girit’in yönettiği panelde; projenin çıkış noktasını ve kapsamını anlatan Onur Burçak Belli, doğru bilgiye erişimin toplumsal hafızanın doğru oluşmasındaki önemine vurgu yaptı. Gazeteci yargılamalarına dair nesnel bilginin, veri temelli olarak ulaşılabilir kılınmasının ve resmi söylemin tekilliğinden kurtulmasına destek sağlamak amacıyla yola çıktıklarını belirten Belli, “Bu kayıt tutma işi doğru hafızaya destek olsun istedik. Hem gazeteci yargılamalarının arkasında gerçekten ne olduğunu tarif edebilelim, hem de mevcut sistemik arızaları inceleyebilecek bir veriye sahip olalım. Ve bunu doğru yöntemlerle yapacak göstergeleri belirleyebilelim. Yarattığımız izleme stratejisi öyle bir model olsun ki bu bundan sonra Türkiye&#8217;de insan hakları uygulamalarına dair, demokratik meselelerin antidemokratik şekilde geliştiği alanlara dair sorunun nerede olduğunu bulup teşhis edebilelim. Bu da ancak veritabanı ile mümkün olabilir. O yüzden de bir veri tabanı oluşturduk” dedi.</p>
<h5><strong>“Göstergelere Dayalı Stratejik İzleme Hayati Önemde”</strong></h5>
<p>Veri tabanının oluşturulma yöntemleriyle ilgili de bilgi veren Belli, açık kaynaklar üzerinden gittiklerini ve güncel-politik tartışmalara girmeden, dosyasına ulaşabildikleri tüm gazeteci yargılamalarını takip ettiklerini ifade etti: “Açık kaynaklardan ulaştığımız isimlerin hepsinin dava dosyalarına, avukatlarına ve kendilerine ulaştık. Eğer hapistelerse ailelerine ulaşmaya çalıştık. Sonra dava dosyalarını teker teker okuduk. Bu verinin açık hale gelmesini istedik. Dolayısıyla kendimiz teyit edebildiğimiz, çalışabildiğimiz, özetini çıkarabileceğimiz tüm veriyi ve bilgiyi bir yerde toplamak istedik. Böylece herkesin anlayabileceği şekilde gazetecilerin hangi konulardan yargılandığı, haklarında hangi sebeplerle dava açıldığı verisi bir araya getirilmiş oldu.”</p>
<p>Türkiye&#8217;de insan hakları alanındaki izlemelerin strateji ve sistematik içinde yapılabilmesini kolaylaştırabilecek bir model oluşturmak için projeyi yürüttüklerini belirten Burçak Belli, “Bir izleme sistemi, bir izleme stratejisi kurduk. O göstergeleri alıp diyelim ki insan hakları savunucularının yargılanmasına koyabiliriz. Yeni göstergeleri insan hakları standartları içerisinden, mevzuatlar içerisinden, sözleşmeler içerisinden belirleyip o göstergeleri üzerinden aynı şekilde orayı da izleyebiliriz ve oradaki eğilimleri tespit edilebilir hale gelebiliriz. Tüm bunları bu izleme veritabanı modeli sayesinde sistematik olarak yapabiliriz. Türkiye’de insan hakları alanında bu türlü veriye dayalı, sistematik izlemelere büyük ihtiyaç var” dedi. Veri tabanını önümüzdeki yıl tüm kullanıcılara açmayı da hedeflediklerini kaydeden Belli, “Bundan sonra bu model üzerinden maden meselesini de izleyebilirsiniz; aynı şekilde aynı kurgu, anahtar kodlarıyla, göstergelerle. Ya da baraj inşaatları etrafındaki çevresel ve toplumsal sorunları da izleyebilirsiniz, iklim değişikliğinin sosyal adalete etkisini de izleyebilirsiniz. Yani aklınıza gelebilecek tüm hayati insan hakları konularında sistematik izleme yapabilecek hale gelebiliriz. Bilgiye erişimi de kolaylaştıran bir şey yapmış oluyoruz. Sistematik izleme ile beraber kurgunun nasıl işlemesi gerektiğini de bilgilendirebilecek, yeni politikaların nasıl belirlenmesi gerektiğini de bilgilendirebilecek, savunuculuk yapan kurum kuruluşları için altlık oluşturabilecek bir şey yaratmış olduk. Bir veri zemini yaratmış olduk aslında. Bu model ile beraber artık tekil söylem diye bir şey olmak zorunda değil,”  diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/17/toplumsal-hafizayi-resmi-soylemin-tekilliginden-cikarmak-istedik/">“Toplumsal Hafızayı Resmi Söylemin Tekilliğinden Çıkarmak İstedik&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Özgürlük ve Gözetim Sarkacında Dijital Haklar&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/02/ozgurluk-ve-gozetim-sarkacinda-dijital-haklar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2020 11:18:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitlik İçin İzleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük ve Gözetim Sarkacında Dijital Haklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=60350</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hafıza Merkezi, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği ve Hollanda Helsinki Komitesi ortaklığında düzenlenecek olan ''Daralan Demokratik Alan ve Uluslararası Dayanışma” panel serisinin ikinci etkinliği “Özgürlük ve Gözetim Sarkacında Dijital Haklar” 5 Kasım Perşembe 16:00’te çevrimiçi gerçekleşecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/02/ozgurluk-ve-gozetim-sarkacinda-dijital-haklar/">&#8220;Özgürlük ve Gözetim Sarkacında Dijital Haklar&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Panelde, Pakistanlı hak savunucusu Nighat Dad ve Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi Başkanı Kerem Altıparmak konuk olacak.</p>
<p>Panelin moderasyonunu gazeteci Sezin Öney gerçekleştirecek. Çevrimiçi gerçekleşecek panele <a href="https://forms.gle/CQoYuvVLct5UQFAj7">buradan</a> kayıt yapabilirsiniz.</p>
<p>Etkinlik sırasında İngilizce-Türkçe simultane çeviri sunulacak. Etkinlik yayınına aşağıdaki bağlantıları kullanarak bağlanabilirsiniz:</p>
<p>İngilizce (konuşma dili): <a href="https://youtu.be/bRT9FHNBtbU">https://youtu.be/bRT9FHNBtbU</a><br />
Türkçe (simültane çeviri): <a href="https://youtu.be/EsoKtJNJJqY">https://youtu.be/EsoKtJNJJqY</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/02/ozgurluk-ve-gozetim-sarkacinda-dijital-haklar/">&#8220;Özgürlük ve Gözetim Sarkacında Dijital Haklar&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplum ve Barış</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/01/sivil-toplum-ve-baris/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Sep 2020 08:11:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Toplumsal Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[1 Eylül Dünya Barış Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[hakan tahmaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57462</guid>

					<description><![CDATA[<p>Barış Vakfı Genel Başkanı Hakan Tahmaz, sivil toplumun barış inşasındaki rolünü Türkiye örneği üzerinden değerlendiriyor: "Sivil toplum örgütleri, diyalog ve müzakere aşamalarında, siyasi taraflardan farklı olarak, sürecin ilerlemesine ve mikro düzeyde dar sorunların çözümüne odaklandıklarında, kendi gerçek işlevlerini yerine getirmiş olurlar."</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/01/sivil-toplum-ve-baris/">Sivil Toplum ve Barış</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil toplum kurumları dünyanın birçok ülkesinde çatışma çözümü çalışmasında, değişik alanlarda ve farklı konularda işlevli, etkili çok boyutlu görev ve sorumluklar üstlenmişlerdir. Bizde ise çeşitli araştırmalar durumun park olmadığını gösteriyor. Daha detaylı bilgi için araştırmacı Cuma Çiçek’in Barış Vakfı için hazırladığı <a href="http://barisvakfi.org/2017_turkce_rapor.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Çözüm Süreci’nde STK’lar</a> raporuna bakılabilir.</p>
<p>2013-2015 çözüm süreci deneyimi de dahil azımsanmayacak bir birikime sahibiz. Barışa cesaret edemeyenlerin özgür yarını olamayacağını yeteri kadar tecrübe edindik.</p>
<p>Türkiye’deki sivil toplum örgütlerinin yapısal sorunlarını ve büyük ölçüde çözümü belli. Dayanışmadan, paylaşımdan ve örgütsel bağımsızlıktan uzak, toplumsal güvenirliği zayıf, uzmanlıkları sınırlı, siyasetin arka bahçesi olmaya meyilli ve esnekliğe sahip olmayan sivil toplum örgütlerinin barış arayışlarında ciddiye alınır bir etkisinin olamadığını, çözüm sürecinde yaşanarak öğrenildi. Bundan sonrası için önemli olan bunların tekrarlanmaması ve doğru dersler çıkarılması.</p>
<p>Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının bir denetim mekanizması olduğu veya görevlerinin esas olarak iktidarı/devleti denetlemek olduğuna ilişkin ciddi yanlış bir algı ve kavrayış var. Devlet veya hükümet politikalarını destekleme amaçlı sivil kurumlar, şimdilik tümden tartışma dışı, onlar bir tür resmî kurumlar.</p>
<p>Diğer yandan sivil toplum kurumları, çatışma çözümünde etkili olabilmek için kendi sınırlarını bilmek ve doğru tanımlamak zorunda. Barış süreçlerinin gidişatını, merkezi aktörler/çalışmalar kadar, yerel çalışmaların /yerel sivil toplum kurumlarının belirlediği, çeşitli çalışmalarda tecrübe edilmiş bir konu.</p>
<p>Barışın inşası için tarafları barışa zorlayacak ve toplumsal itici gücün yaratılması, yerel barış çalışmalarının doğru talep ve stratejiyle, toplumun farklı geniş kesimlerinin sürece katarak, yaygın çalışmayla ve zamanı verimli kullanarak mümkün olabilir.</p>
<p>Bizde çözüm sürecinde ise, barış çalışması yürütenlerin neredeyse tamamı, daha çok birinci halka görüşme olarak tanımlanan, merkezi görüşmelerin etrafına kümelenen bir çalışma yürüttüler. Akil İnsanlar Heyetlerinin yaptığı, kısa süreli ve barış sürecinin toplumsal meşruiyetini güçlendirmekten başka bir hedefi ve amacı olmayan çalışmalar dışında, iki yıl boyunca yaygın, tabanda bir çalışma olmadı.</p>
<p>Sivil toplum kurumları için önemli bir başka konu veya sorun şu: Barış çalışmasında sizin (kişisel veya kurumsal) kendinizi nasıl tanımladığınız önemli, ama bundan çok daha önemlisi karşı tarafın (devletin ya da örgütün) sizi nasıl değerlendirdiği, tanımladığı veya algıladığı önemlidir. Kendinizi tanımlamanız, diyaloğun kapısını aralamadığı gibi, barış çalışmalarının en önemli unsuru olan güveni dahi asgari düzeyde sağlamaya yetmeyebilir. Çatışma çözümü çalışan sivil toplum kurumları bu hususu dikkate almak durumunda. Sorunun çözümü, kelimenin gerçek anlamıyla çoğulcu ve alanında uzmanlaşmış kadro, birikim ve donanıma sahip sivil toplum kurumu olmakta saklı.</p>
<p>Barış çalışmasında dil meselesi de hassas konuların başında geliyor. Kürt meselesi zaten yeterince sert ve aşırı siyasallaşmış bir sorun. Bu nedenle de sivil toplum çalışmalarında yürütürken ve kendine alan yaratmada zorlanıyor. Siyasi hüküm, yargı ifade eden dil, ön yargıları yıkmakta ve sorunun kavranmasında güçlükler çıkarıyor. Barış arayışının sürekliğini sağlamanın ön koşulu, diyalog aşamasında güvensizliği azaltmak, doğru duymak, doğru anlamak ve doğru içselleştirmektir.</p>
<p>Sivil toplum örgütleri, diyalog ve müzakere aşamalarında, siyasi taraflardan farklı olarak, sürecin ilerlemesine ve mikro düzeyde dar sorunların çözümüne odaklandıklarında, kendi gerçek işlevlerini yerine getirmiş olurlar. Sivil toplum örgütleri, siyasi tarafları fazla etkisi altında çalışma yapmamak zorundalar. Mazlumun haklarına etkin savunmak, sorunların şiddetsiz çözümü esas amaç olmalı. Aynılaşmanın barış çalışmasına katkısı sınırlı olur.</p>
<p>Yurtta sulh cihanda sulh sözünü hayatımızda sahici bir yere yerleştirmek ve anlamlı hale getirmek için barış mücadelesini geliştirmek ve yaygınlaştırmak mecburiyetimiz var. Onurlu ve insanca yaşamanın başka yolu yok. Bugün tarafları diyaloga veya masaya oturmaya zorlamadan önce, toplumda barış ve çözüm fikrini yeniden diriltmeye, sivil toplum kurumları arasında dayanışmayı, bilgi ve deneyim paylaşımını geliştirmeye ve çeşitli konularda uzmanlaşma çalışmalarına ağırlık vermeli. Bu çalışmaların etkili ve yaygın bir şekilde yürütülmesi çözümün yeni aktörlerinin, yeni yol ve yöntemlerinin belirmesine önemli katkı olur.</p>
<p>Çözümün en önemli parçası şiddet kullananları siyasal zemine çekmeyi başaracak, demokratik siyasal zemini güçlendirecek, katılımcılığı geliştirecek yol haritasıyla hukuk ve adaleti tesis etmektir. Yol haritası var, belli iddiasında bulunan ya gerçeği söylemiyor ya da 4 yıldır yaşanan değişimin ayırdında değildir.</p>
<p>Yazının tamamını kaynağında okumak için<a href="http://www.hakantahmaz.com/2020/09/01/baris-mucadelesi/?fbclid=IwAR2aUhPc8_b9VMWyBF1tOzWoDIZwgh36L2gztNw8W-hcO7OoOviAm0DLvVQ" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/01/sivil-toplum-ve-baris/">Sivil Toplum ve Barış</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumsal Hafıza Canlı Dursun Diye: KHK TV</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/09/toplumsal-hafiza-canli-dursun-diye-khk-tv/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hilal Tok]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2019 07:00:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Büşra Taşkıran]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[KHK TV]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal hafıza]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44201</guid>

					<description><![CDATA[<p>KHK’lı olan ve şu anda muhabirlik yapan Büşra Taşkıran KHK TV’ti anlattı: “Yaşananları bir nevi raporlamak istedik. Bu insan hakları ihlali bakımından çok büyük önem taşıyor. Çünkü eğer bu düzeni değiştirebilecek bir şey yapamıyorsak, bu düzeni kayıt altına almalıyız.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/09/toplumsal-hafiza-canli-dursun-diye-khk-tv/">Toplumsal Hafıza Canlı Dursun Diye: KHK TV</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-44203 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/1500x500-1-640x213.jpg" alt="" width="318" height="106" />15 Temmuz darbe girişimi sonrasında olağanüstü hâl (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işlerinden ihraç edilenler, toplumsal bir hafıza oluşturmak ve mağduriyetlerini gözler önüne sermek amacıyla YouTube üzerinden yayın yapan bir televizyon kanalı kurdu. Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü&#8217;nde öğretim üyesi iken KHK ile ihraç edilen Prof. Dr. Haluk Savaş’ın kurucusu olduğu YouTube kanalında birçok meslek grubundan KHK ile ihraç edilen yurttaşlar çalışıyor. Yayınlarında KHK mağdurlarının şimdi ne durumda olduğuna da dikkat çeken KHK TV’yi kanalın Ankara muhabirliğini yapan ve İdari Yargı Hakim Adayı iken 689 sayılı KHK ile ihraç edilip işinden olan Büşra Taşkıran ile konuştuk&#8230;</span></p>
<p><strong>&#8216;Yaşanan Mağduriyetleri Kayda Almak İstedik&#8217;</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-44204 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/bergamada-keskten-uyelerinin-ihracina-protesto-_7250_dhaphoto5-640x427.jpg" alt="" width="336" height="224" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplumsal bir hafıza oluşturmak için ihraç olan ve olmayan bir grup insan olarak KHK TV için bir araya geldiklerini belirten  Büşra Taşkıran, “İnsanlar bu dönemde sorgusuz sualsiz işlerinden ihraç edildiler. Mahkemeye erişim hakları engellendi. OHAL komisyonları kuruldu ve bu dönemde sağlık güvencelerinden yararlanamadılar. KHK’lı olan koruyucu ailelerin elinden çocukları alındı. İnsanlar toplumdan soyutlandı ve ötekileştirildi. Bu yüzden biz de bu dönemde 3 yıllık OHAL döneminde yaşanan ve hala yaşanmakta olan bu süreci kayda almak istedik ve toplumsal hafızayı amaç güderek KHK TV’yi oluşturduk.&#8221; diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Toplum KHK’lıları tanımıyordu” diyen Taşkıran şöyle sürdürüyor sözlerini: &#8220;İnsanlara bir cesaret vermek, ‘biz buradayız’ demek, ‘biz yaşıyoruz’ demek ve sivil ölüme itilen insanların aslında kimler olduğunu topluma, insanlığa ve tarihe de anlatmak için KHK Tv’yi oluşturduk ve bu şekilde yola çıktık.”</span></p>
<p><strong>&#8216;KHK&#8217;lı Veya KHK&#8217;lı Olmayan Herkese Kapımız Açık&#8217;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44220 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/65186-640x427.jpg" alt="" width="400" height="267" />KHK TV’nin amacını anlatmaya devam eden Taşkıran, “KHK TV’ye röportaj vermek isteyen KHK’lı veya KHK’lı olmayan herkese kapılarımızı açıyoruz. Amacımız bu zaman dilimindeki hukuksuzlukları ortaya çıkarmak. Yani toplum bu insanların ne yaşadıklarını, iş bulamadıklarını, ötekileştirildiklerini, sivil ölüm yaşadıklarını, sosyal güvencelerinin olmadığını, iş bulma kurumundaki eğitimlerden yararlanamadıklarını, üniversitedeki doktora veya yüksek lisans tezlerindeki burslardan yararlanamadıklarını, üniversitelere öğrenci olarak dahi giremediklerini bilmiyorlar. Bunlar sadece birkaçı. Bunları dahi bilmiyor insanlar. Biz bunları anlatabilmek, topluma duyurabilmek, tarihe not düşebilmek, engelleyebilmek, susan insanların bu zulme katılmayan insanların seslerinin çıkacağı bir mecra olarak yola çıktık. Biz bu duruma “hayır” diyen insanların konuşabileceği, KHK’lı olsun veya olmasın bir mecra oluşturma amacıyla bu işe giriştik” dedi.</span></p>
<p><strong>Mağdurlara Cesaret Veriyor</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yayına yaz ayında  başlayan KHK TV henüz birkaç aylık geçmişe sahip ancak yine de yaptıkları çalışmaların sonucu olarak olumlu tepkiler aldıklarını söylüyor Taşkıran, “Çok güzel tepkiler alıyoruz. Yani sosyal medyadan çok güzel dönüşler alıyoruz. Dışarıda her gün bir kişi önümü kesiyor ve ‘ben sizi izledim’, ‘röportajlarınızı izledim’, ‘bize umut, cesaret verdiniz’, ‘kendimi daha iyi hissediyorum’ diyen çok fazla insan oldu. Devam etmemizi ve daha fazla insanı çekmemizi istiyorlar. Özellikle siyasilerden bu işe destek vermeyen insanlara ‘şuna teklif ettiniz mi?’, ‘kabul etti mi röportajı’ diyen çok fazla insan var. Özellikle Ak Parti’den, İyi Parti’den, CHP’den röportaj yapmamızı ve bu insanların tepkilerini merak ettiklerini söylüyor izleyiciler. Tepkiler çok güzel. Cesaret verdiğimiz genelde duyduğumuz kelime.”</span></p>
<p><strong>&#8216;Susmak Bir Eylem Değil&#8217;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44221 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/NTV-640x431.jpg" alt="" width="358" height="241" />“Değerli insanların KHK ile işten atıldığını topluma göstermeye çalışıyoruz” diyen Taşkıran “Hala toplum ve insan kaygısı taşıyan insanlar ve topluma yararlı olmak isteyen insanların çırpınışlarını kayıt altına alıyoruz. Bir KHK’lı yalnız olmadığını hissedebilmek için, yanında dayanışabileceği insanların varlığını anlayabilmek ve ulaşabilmek için bizi izlemeli. Diğer insanlar da bu yapılanlara karşı susarak KHK’lıların yanında durulmayacağını fark edebilmeleri için izlemeliler. Yani susmak bir eylem değildir. Susmak sadece bu hukuksuzluğu yapan kesimin güç kazanmasına yardımcı oluyor. Bizi izleyerek bile bize destek olabilirler. Bu hukuksuzluğa destek vermediklerini fark edebilir, anlatabilirler” diye konuştu. </span></p>
<p><strong>Ölüme Terk Edildiler&#8230;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44222 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/bo%C4%9Fazici-eylem-640x360.jpg" alt="" width="409" height="230" />KHK’lıların yaşadıkları mağduriyetleri de şöyle sıralıyor Büşra Taşkıran, “Hiçbir yerde iş bulamıyor KHK’lılar. Özel sektörde işverenler SGK kaydında KHK’lı olduğu gözüken işten çıkarıldığı görülen bu kişileri işe almak istemiyor. Çünkü vergi denetmenlerinden, devletin ona baskı yapacağından korkuyor ve işe almıyor. Yüksek lisans ve doktoraya kabulümüz çoğu üniversitede olmuyor. Yüksek lisans ve doktora bursu alabilmek için çoğu üniversitede KHK’lı olmaması şartı konulmuş mesela. KHK’lı koruyucu ailelerin yani evlatlık edinen ailelerin ellerinden evlatları alındı. Bu çok büyük bir ihlal. Düşünsenize, 15 yaşına kadar size ‘anne’ demiş, ‘baba’ demiş bir çocuk, bir anda elinizden alınıp yetiştirme yurduna geri gönderiliyor. Belki de başka bir aileye evlatlık olarak veriliyor. Bunun haricinde KHK’lı engelli arkadaşlarımız var. Bunların sayısı 2 bin ila 3 bin arasında. Bu insanlar öncelikle engelliler. Normal bir KHK’lı iş bulamazken engelli bir KHK’lının, engellinin halini siz düşünün. Bu insanlar engelli maaşı alamıyorlar. İş bulamıyorlar. Zaten dezavantajlı bir grup. Ölüme terk edildiler. Toplum size öteki olarak bakıyor. Gittiğiniz bir yerde KHK’lı dediğiniz zaman bakışlar devrilebiliyor. İnsanlar sizinle konuşmak istemeyebiliyorlar. Bu aslında tamamen devletin onlara karşı, bize yakın davranırlarsa zarar görürüz düşüncesinden kaynaklı.”</span></p>
<p><strong>&#8216;Düzeni Değiştiremiyorsak En Azından Kayıt Altına Alalım&#8217;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">YouTube üzerinden yayınlarına ulaşabileceğiniz KHK TV, röportaj yapmak isteyenlere de çağrı yapıyor. Büşra Taşkıran son olarak “Yaşananları bir nevi raporlamak” olarak değerlendiriyor KHK TV’yi ve ekliyor, “Bu insan hakları ihlali bakımından çok büyük önem taşıyor. Çünkü eğer bu düzeni değiştirebilecek bir şey yapamıyorsak, bu düzeni kayıt altına almalıyız. Kayıt altına alarak da bu ihlallerin gelecekte daha sorgulanabilir olması ve bir daha gerçekleşmemesi için bir adım atmış oluruz”. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/09/toplumsal-hafiza-canli-dursun-diye-khk-tv/">Toplumsal Hafıza Canlı Dursun Diye: KHK TV</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adalet Arayan Ailelerin Sesi: Adalet Platformu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/08/adalet-arayan-ailelerin-sesi-adalet-platformu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hilal Tok]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Nov 2019 07:07:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Ecem Balcı]]></category>
		<category><![CDATA[Ferhat Polat]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Balcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44151</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir sosyal medya mecrasında yolları kesişen aileler birlikte ‘Adalet Platformu’nu kuruyor. Hem adalet çağrılarını yükseltiyor hem de birbirlerine nefes olmaya çalışıyor...</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/08/adalet-arayan-ailelerin-sesi-adalet-platformu/">Adalet Arayan Ailelerin Sesi: Adalet Platformu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">“Bakın biz yaşayabileceğimiz en büyük acıyı evlatlarımızı, kardeşimizi, annemizi ve eşimizi kaybederek yaşadık” </span><span style="font-weight: 400;">diyerek yaşadıkları acıya dikkat çekiyor, Twitter’da “<a href="https://twitter.com/heryerdebiziz">Adalet Platformu</a>” olarak varlığını duyuran gruptan bir kadın&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu Whatsapp grubunda onlarca aile var adalet arayan. Twitter’da ‘Adalet Platformu’ diyorlar kendilerine. Takip ettikleri tüm davalara dikkat çekmeye çalışıyorlar. Kadın cinayetinden, trafik kazalarına; tacizde, tecavüze kadar adalet isteyenlerin sesini duyurmak için bir araya geldiği bir platform. Platformun kurucularından Ferhat Polat bu grubun  nasıl bir araya geldiği ve eylemliliklerini nasıl gerçekleştirdiğini aktarıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44153 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/ferhat-POlat-640x474.jpeg" alt="" width="327" height="242" />Ferhat Polat, şu anda Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde temizlik işçisi. Babasını uzun yıllar önce iş cinayeti sonucu kaybetmiş. Teyzesi yaşadığı şiddet sonucu intihar etmiş. Yaşadıkları onun toplumsal olaylara sessiz kalmamasına sebep olurken diğer taraftan Facebook’ta bulunan bir kadın grubu sayesinde toplumsal olaylara dair daha da bilinçlendiğini ve hassaslaştığını aktarıyor. Twitter’da Aleyna Hatun Budanır, Ecem Balcı, Feray Şahin, Aysun Yıldırım ve Şule Çet’in yaşadıklarını duyunca cinayetlere dikkat çekmek istediğini aktarıyor.</span></p>
<p><b>Tweetle Başlayan Dayanışma</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ferhat Polat platformdaki adalet arayan ailelerin nasıl bir araya geldiğini şöyle anlatıyor: </span><b>“</b><span style="font-weight: 400;">Bireysel olarak Tweet atıyordum ilk başta aileler için, hatta iletişimde olduğum aileler de vardı. Bir gün Twitter fenomenlerinden birine Tweet attım direkt mesajla dönüş yaptı. Uzun bir süre konuştuk ve sonra “hadi yapalım o zaman” dedik. Bütün ailelere tek tek mesaj atıp daha sonra WP grubu kurduk. İlk düşünce olarak planlamamız şuydu; bütün ailelerle iletişim kurup organize hareket edersek, dikkat çeker ve kısa zamanda seslerini duyurabiliriz. Çünkü; bu yaşananların ortak adı cinayet! Buna istinaden; ortak nokta, cinayetlere karşı ses olmak istiyoruz! Eğer insanları da bu yaşanan cinayetlere karşı tek vücut olarak birleştirebilirsek daha net sonuç alabiliriz, bir kamuoyu tepkisi yaratabiliriz. Bu bakımdan ilk amaç; bu adalet arayışına ses olmak. İçimizde trafik kazasından, kadın cinayetinden mağdur olan aileler var&#8230; Ailelerin ortak isteği adalet tabii ki ama asıl istedikleri ‘bizim yaşadıklarımızı kimse yaşamasın.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44154 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/adalet_yuruyusu_onyedinci_gun_1temmuz2017-8-1.jpg" alt="" width="376" height="234" /></span></p>
<p><b>Bu Davalarda Kamuoyu Yaratmak Şart</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yaptıkları diğer çalışmalara ise şöyle dikkat çekiyor Polat, “Yakın zamanda duruşması olan aileler için çağrılar yapıyoruz, WP grubu aracıyla planlayıp duruşmalara birlikte izleyen birbirleriyle dayanışma gösteren aileler de oluyor. Ama bunu büyütmek şart. Görülmeyen, görünürleştirilmeyen davalar öylece yapılıyor ve kimisi cezasızlıkla sonuçlanıyor. Ancak kamuoyu baskısının davaların gidişatını değiştirdiğini biliyoruz. Amacımız bu kamuoyu baskısı yükseltmek. Aramızda mağduriyeti neredeyse hiç duyulmayan aileler var. Onların yaşadıklarını da duyurmak istiyoruz” diyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44155 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/borsa-2-640x354.jpg" alt="" width="353" height="195" /></span></p>
<p><strong>&#8216;Yarın Bizim De Başımıza Gelebilir</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dernekleşmeyi de düşündükleri belirten Polat, “bütün ailelerle ortak hareket edersek, daha dikkat çekebileceğini umuyorum ki, çekmeli! O bakımdan kapsayıcı bir dernek çalışması mecburen olmalı ama ilk etapta sesimizi sosyal medyadan duyurmamız gerekiyor” diyerek anlatıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Platformun amacını ‘adalet’ diyerek özetliyor Polat ve ekliyor: “Yasaların gözden geçirilmesi gerekiyor. Örneğin trafik kazalarında işlenen cinayette maksimum 10 yıl ceza alıyorlar ama orada bir insan katlediliyor. Mağdur ailelerin e büyük talebi de cezalarda hafifletici sebeplerin son bulması&#8230; Kadın cinayetlerine karşı 6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesinin uygulanması, trafik cinayetlerine karşı yasaların gözden geçirilmesi ve bireysel silahlanmanın da son bulmasını istiyoruz. Bizim mücadelemiz ailelerin sesini duyurmak ve yasaları değiştirmek için elimizden ne geliyorsa yapmak; para pul, makam, mevki vb. derdinde değiliz. Bugün o ailelerin başına gelen yarın bizim de başımıza gelebilir!”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44156 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/rabia_naza_adalet_icin_toplandilar-640x390.jpg" alt="" width="376" height="229" /></span></p>
<p><strong>Adalet Kamuoyu Baskısıyla Daha Hızlı Etki Ediyor</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yaklaşan duruşmalara katılımı ve takibi artırmak için hazırlandıklarını ifade ediyor Polat, “Her yoldan kime ulaşabilirsek bize destek veren dostlar sayesinde ulaşmaya çalışıyoruz. Mesela ilk başta yaptığım tanınmış gazeteci ve fenomenlerin kullanıcı isimlerini ailelere gönderdim ve mesaj atıp olaylarını anlatmalarını istedim, bir kısmından dönüş alabildik. Şimdi daha bilinçli Tweet atarak ulaşım alanlarını genişletmeye çalışıyoruz!”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Bilmiyorum etki edebilir mi ama bir aile/kişi adalet arıyorsa, gündem olmasını beklemeden vakit kaybetmeden kamuoyu baskısı oluşturmalıyız. Çünkü adalet kamuoyu baskısıyla daha hızlı etki ediyor!”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Adalet Platformu’nun dikkat çekmeye çalıştığı adalet arayışlarının hashtagleri ise şöyle: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#EcemBalcıİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#AysunYıldırımaAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#FerayİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#FatmaŞengülİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#ZehraDemirİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#FatmaAktaİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#HabibeÇevikİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#MüzeyyenBoyluİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#MerveKotanİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#KübraAşkınİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#AlaraKarademirİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#AleynaHatunBudanırİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#İremSuİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#GizemÇakalİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#FatihKaragülİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#ErolCanlıİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#Boraiçinadalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#EvrimEkinİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#SFıratİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#RabiaNazaAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#EnginUstaliİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#BürgeİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#SerdarÇekiçİçinAdalet </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#GökhanArıcanİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">#ErolDalgıçİçinAdalet</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Polat,  “Görüyorsunuz adalet isteyen ne çok aile var. Bu tweetlerle tam istediğimizi alamadıysak da yine de yeni yollar arıyoruz ve inat ediyoruz” diyerek bu dayanışmayı büyütmeye çağrı yapıyor. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/08/adalet-arayan-ailelerin-sesi-adalet-platformu/">Adalet Arayan Ailelerin Sesi: Adalet Platformu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİRARADA Derneği: &#8220;Başka Bir Akademi İhtiyacı Hep Vardı &#8220;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/10/birarada-dernegi-baska-bir-akademi-ihtiyaci-hep-vardi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Oct 2019 07:35:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BİRARADA Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Birarada Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Dayanışma Akademileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=43024</guid>

					<description><![CDATA[<p>BİRARADA ile kuruluş sürecini, Anayasa Mahkemesinin kararını ve ‘alternatif akademinin’ geleceğini konuştuk. Grup, bir araya gelmelerini “Şiddet, yıkıcı olduğu kadar kurucudur” şeklinde ifade ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/10/birarada-dernegi-baska-bir-akademi-ihtiyaci-hep-vardi/">BİRARADA Derneği: &#8220;Başka Bir Akademi İhtiyacı Hep Vardı &#8220;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Dayanışma Akademileri (DA) yaklaşık üç yıl önce akademisyenlerin ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ başlıklı bildirisinin ardından üniversitelerden ihraç edilmeleri sonucunda kuruldu. Farklı şehirlerdeki DA’lar sonrasında BİRARADA Dernek çatısı altında toplandı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-43028 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/birardalogo.jpg" alt="" width="258" height="258" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/birardalogo.jpg 313w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/birardalogo-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 258px) 100vw, 258px" />BİRARADA Türkiye’de akademik ve bilimsel özgürlük her zaman tartışma konusuyken sivil toplumdan bir nevi alternatif bir cevabı bu süreçle birlikte örmeye başladı. Akademisyenlerin kurduğu dernekle kuruluş sürecini, Anayasa Mahkemesinin kararını ve ‘alternatif akademinin’ geleceğini konuştuk.</span></p>
<p><b>BİRARADA’nın Öncelikle “Formel” Olanla Derdi Var</b></p>
<p><b>Birarada bilimsel üretim ve paylaşımda nasıl bir yarar sağlıyor? Size katılmak isteyenler ne yapabilir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisinin sonrasında yaşadığımız süreçle birlikte çok daha fazla görünür hale gelen üniversitelerdeki sorunları gerçekten &#8216;</span><span style="font-weight: 400;">sorun etme&#8217; </span><span style="font-weight: 400;">ve alternatif entelektüel üretim ve ilişki biçimleri geliştirmeye koyulma ihtiyacımız var. “Yapılar” hatta belki ilkeler tarif etmekten de önce, belki bu derdi açıkça beyan etmek lazımdır – ki bütün katılımcılar, bu arayışın etkin özneleri olabilsinler, olabileceklerini düşünebilsinler. Bu anlamda, DA hareketinin ve BİRARADA’nın öncelikle “formel” olanla derdi var. Kurumsal akademinin, sadece Türkiye’deki güdük haliyle değil dünya ölçülerinde, birçok yönden sorunlu olduğunu biliyoruz. Ustalık ve tecrübeye gösterilecek doğal saygının ötesine geçen hiyerarşi; derinleşen genel prekarizasyonla çelişen, beri yandan “yükseldikçe” kimi imtiyaz mekanizmalarıyla tatmin edilen bir “elit”-olma bilinci; “performans” değerlendirmesinin gitgide nicelleşmesi; entelektüel faaliyetin metalaşması ve fetişleşmesi; sonuçta </span><span style="font-weight: 400;">merakın </span><span style="font-weight: 400;">ve </span><span style="font-weight: 400;">derdin</span><span style="font-weight: 400;"> yerini, insanla-dünyayla-toplumla ilgili </span><span style="font-weight: 400;">sorumluluk</span><span style="font-weight: 400;"> hissetmenin yerini teknikleşmiş bir rutinin alması, bu sorunların belli başlıları. Bu derdi paylaşan akademisyenlere her zaman açık bir yapıyız.  </span></p>
<p><b>Öğrencileri DayanışmaAkademilerinin Eşit Bileşenlerinden Biri Görüyoruz</b></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-43029 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/birarada1.jpg" alt="" width="369" height="239" />Dayanışma Akademileri ortaya çıktığı koşullarda üniversitedeki işlerinden edilen akademisyenlerin öğrencileri tarafından ilgi ve destek gördü. Bunun boyutu ve anlamı sizin için neydi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öğrencileri dayanışma akademilerinin eşit bileşenlerinden biri olarak görüyoruz. Özlemimiz; birilerinin birilerine “ders vermesi” yerine, farklı bilgi ve deneyim kaynaklarının ve öznelerinin alış verişe girdiği… “müfredatlara” veya yıllanmış ders izlencelerine sıkışmadan, hep yeniden öğrenmeye açık… -sadece “not” değil- herhangi bir “başarı” ölçüsü yerine sahici merakın yönlendirdiği bir entelektüel ortamı geliştirmeye katkıda bulunmaktır. Bu anlamda öğrencilerin deneyimlerinden öğreneceğimiz çok şey olduğunu düşünüyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fakat içinde bulunduğumuz dönem itibariyle bunun sınırlılıklarına da değinmek gerekir. Dayanışma Akademileri, üniversitenin dört duvardan ve kurumsal ilişkilerden ibaret olmadığını ifade etmeye yönelik pratikler üretme iddiasında olup, aynı zamanda da işsizlik, haksız hukuksuz yargılanma ve daha pek çok sorunla başa çıkmaya çalışan insanların oluşturdukları yapılar. Bu açıdan bakıldığında üniversite öğrencilerinin özellikle de Türkiye’nin çok farklı şehirlerinden öbek öbek ihraç edildiğimiz dönemdeki manevi ve politik desteklerinin yarattığı hissiyatı ve gücü sözlere dökmek mümkün değil. </span></p>
<p><b>Her ne kadar üniversiteler akademik özgürlüğün var olduğu alanlar olarak tanımlansa da fiili olarak bu şekilde olmadığı görülüyor. Birarada akademik özgürlüğün yaşanması bağlamında nasıl etkide bulunuyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu emeği vermemizin en temel motivasyonu da kuşkusuz akademik özgürlüklere kavuşma ve üniversitelerin de bu doğrultuda değişmesi ihtiyacımızdır. Bu nedenle akademiye, eğitime, pedagojiye, tarihsel ve coğrafi farklara rağmen geliştirilen alternatif bilgi üretme biçimlerine yönelik zihinsel/düşünsel/eleştirel faaliyetler yürütüyoruz, imkanlarımız ölçüsünde. Şimdiye kadar Dayanışma Akademileri çalıştaylarında hep bu konular üzerine tartıştık ve bu tartışmalarımızı da hayata geçirmenin imkanlarını aradık. Bu sayede pek çok atölye çalışması, araştırma-okuma grupları, yaz kampları yapmış olduk. BİRARADA Derneği&#8217;nde ise Toplumsal Cinsiyet, Gezici Akademi ve Başka Bir Akademi çalışma grupları ile tüm bu faaliyetlerin devamını sağlayacak organizasyonlar üretmeye devam ediyoruz. </span></p>
<p><b>Popüler bir ifade olacak ama bir anlamda yaşananlar ‘bir lütuf olarak’ değerlendirilecek olursak süreç dayanışma akademileri ve nihayetinde Birarada’yı meydana getirdi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-43030 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/birarada2.jpg" alt="" width="301" height="167" />Yaşadığımız sürecin adını doğru koymak gerekiyor. Üniversitelerden uzaklaştırılmış, işinden edilmiş, evleri basılmış, gazetelerde hedef gösterilmiş, ya da hala mobbing ile baş etmeye çalışan Barış Akademisyenleri, devlet şiddeti ile birçok biçimde karşı karşıya geldi. Şiddetin yıkıcı etkisini kişisel hayatlarımızda deneyimlemeye devam ediyoruz. Bu elbette tarihimizde ilk değildi, ve ne yazık ki son olmayacağını sanıyoruz. Ancak şunu aklımızda tutmayı ve birbirimize sürekli hatırlatmayı önemsiyoruz: Şiddet, yıkıcı olduğu kadar kurucudur da&#8230; Bu yüzden içinde bulunduğumuz “tarihsel an”ın yeni yapılara, yeni ilişki ve düşünme biçimlerine gebe olduğunu düşünüyoruz. Tam da bu çerçevede DA’ların ve BİRARADA’nın bu bağlamda “eski”ye bir müdahale olanağı yarattığını düşünüyoruz. </span></p>
<p><b>AYM Kararı Geç Verilmiş bir Karar</b></p>
<p><b>AYM’nin Barış Akademisyenleri hakkında ki hak ihlali kararını değerlendirme imkanınız oldu mu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gerek etraflı değerlendirmelerde gerekse yan yana geldiğimiz platformlarda yaptığımız değerlendirmelerde öne çıkan en temel mesele kuşkusuz bunun oldukça gecikmiş bir karar olduğuydu. Başından beri açılan davalara karşı sürekli olarak dile getirdiğimiz hukuki gerçeklik de buydu zaten ve söz konusu hak ihlal(ler)ini kapsamlı bir şekilde anlattık, anlatmaya da devam ediyoruz. Neticede bu karar çıktığında iki arkadaşımız (Füsun Üstel ve Tuna Altınel) haksız yere hapiste kalmışlardı. Pek çok arkadaşımızın hayatını son derece olumsuz etkileyen duruşma-savunma-mahkeme kararı sarmalı, telafisi mümkün olmayan sorunlara yol açtı. O nedenle de değerlendirmelerimizde öne çıkan bir diğer vurgu, AYM kararının tek başına yeterli olmayıp, bu süreçlerin yarattığı tahribatın da onarılmasına yönelik adımların atılması gerektiğidir. Bu nedenle Barış Akademisyenleri davalarının “beraat” kararları ile sonuçlanmaya başlaması daha olumlu bir durum olarak görülebilir. </span></p>
<p><b>Kararın ardından yerel mahkemelerin beraat kararları gelmeye devam ediyor? Akademisyenlerin üniversiteye geri dönüşü mümkün mü? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-43031 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/hocamadokunma-1-640x480.jpg" alt="" width="364" height="273" />Üniversitelerden ayrılırken bir gün geri döneceğimizi söyledik. Şimdi o güne çok </span><span style="font-weight: 400;">yaklaştığımızı düşünüyoruz. Ancak tüm bu süreçte hepimizi zorlayan ve ciddi anlamda yoran esas durumun, neredeyse her bir kişiye göre değişen uygulamalar olduğunu vurgulamak gerekir. Örneğin, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine destek veren her bir kişiye, avukatlarımızın tüm çabalarına rağmen, ayrı ayrı davalar açılmış olması esasta oldukça politik bir karardı. Benzer biçimde aynı iddianameden yargılanan insanların mahkeme kararlarında 1 yıl 3 aydan 3 yıla kadar çeşitlenen ‘cezalar’ ile karşılaşmaları anlaşılması güç bir durum. Dolayısıyla benzer bir politika üniversitelere dönüş için de uygulanacaktır muhtemelen. Üniversitelerdeki parçalı, hiyerarşik ve güvencesizleştirilmiş çalışma koşullarının tüm olumsuz sonuçlarını geri dönüşler söz konusu olduğunda daha açık deneyimleyeceğiz. Belki bu noktada bilhassa ÖYP’li araştırma görevlilerini ve özel/vakıf üniversitesi çalışanlarını vurgulamak gerekir. Örneğin, ihraç edildiği dönemde doktorasını bitirmiş olan ÖYP’li bir araştırma görevlisi üniversiteye geri dönme hakkını kazandığında, 50/d statüsü dışında başka bir seçenek bırakılmadığı için, işine devam edip etmeyeceği noktasında çok ciddi sorun yaşayacak. Benzer bir biçimde özel/vakıf üniversitesi çalışanı olarak ihraç edilen arkadaşlarımızın üniversiteye geri dönme haklarını kazandıklarında ne gibi zorluklarla karşılaşacaklarını öngöremiyoruz. Üstelik mesleğine geri dönen kamu çalışanlarının tazminat hakları da yine KHK ile engellenmiş durumda. </span></p>
<p><b>Yaşamını yitiren, yurt dışına çıkmak zorunda kalan, sosyal, ekonomik yaşamı olumsuz etkilenen, akademik çalışmaları sekteye uğrayan akademisyenlerin olduğu göz önüne alındığında akademide yaşanan tahribatın telafisi mümkün olacak mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Akademide ve kişisel hayatlarımızda yaşanan tahribatın telafisi mümkün değil, ancak şimdi kolektif olarak daha güçlüyüz. Bu süreci, türlü baskılara rağmen imzamızı geri çekmemekte ısrar ve inat ederek, haklılığımızı erişebildiğimiz her platformda duyurarak, yeni kurumlar, ilişki biçimleri kurarak, birbirimizle dayanışmayı öğrenerek atlatmaya çalıştık, bu çabamıza hala devam ediyoruz. Dolayısıyla 3 yıl önce üniversitelerden uzaklaştırılan bizler ile çok yakında üniversitelere dönecek olan bizler aynı kişiler değiliz. </span></p>
<p><b>Siyasal İktidar ve Piyasanın Dayatmaları Bizi Bir Araya Getirdi</b></p>
<p><b>AYM kararı ve yerel mahkemelerin beraat kararları ile birlikte Birarada ya </b><b>da diğer akademisyen örgütlenmelerinin misyonu ve varlığı son bulur mu? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizlerin aynı “masa” etrafında toplanmasını sağlayan koşulları iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Bunların başında barış bildirisi ve sonrasındaki baskı ortamının bir çıktısı olarak üniversitelerden uzaklaştırılmamız geliyordu. Fakat içinde bulunduğumuz koşulları söz konusu durumu aşan bir zeminden okumak gerekir. Türkiye’de siyasal iktidarın ve piyasanın uzun süredir, çeşitli araçlar ve stratejiler üzerinden doğrudan ya da dolaylı olarak üniversitelere dayattığı koşullar bizi bir araya getirdi ve işte bu koşullar entelektüel üretimi üniversite dışındaki mecralarda da var edebilmeyi zorunlu kıldı. Üniversitelere her müdahalede sıklıkla hatırladığımız ve sıklıkla unuttuğumuz “alternatif akademi”/“toplum ve doğa için akademi”/ “başka bir akademi” ihtiyacı hep vardı, sadece son dönem tanık olduklarımızla yeniden güncel hale geldi. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/10/birarada-dernegi-baska-bir-akademi-ihtiyaci-hep-vardi/">BİRARADA Derneği: &#8220;Başka Bir Akademi İhtiyacı Hep Vardı &#8220;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Munzur&#8217;un Artık &#8216;Arama-Kurtarma&#8217; Derneği Var: MUDAK</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/09/munzurun-artik-arama-kurtarma-dernegi-var-mudak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cafer Solgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Aug 2019 09:50:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Munzur Doğa Sporları ve Arama Kurtarma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[Engin Eroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Bidav]]></category>
		<category><![CDATA[MUDAK]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41464</guid>

					<description><![CDATA[<p>Engin Eroğlu'nun otobüs çarpması sonucu Munzur suyuna düşerek hayatını kaybetmesi, Dersimli doğaseverleri harekete geçirdi ve MUDAK adında bir arama-kurtarma derneği kuruldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/09/munzurun-artik-arama-kurtarma-dernegi-var-mudak/">Munzur&#8217;un Artık &#8216;Arama-Kurtarma&#8217; Derneği Var: MUDAK</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41466 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/mehmet-bidav-640x480.jpg" alt="" width="371" height="278" />Geçtiğimiz Haziran ayında otobüs çarpması sonucu Munzur ırmağına düşen ve cansız bedenine 18 gün süren arama çalışmaları sonucu ulaşılan Engin Eroğlu olayı, Dersim&#8217;de (Tunceli) bu tür olaylara müdahale için gerekli kamu kurumu ve sivil oluşumların yetersiz olduğunu açığa çıkarmıştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu olayın harekete geçirdiği Dersimli doğaseverler bir dernek çatısı altında bir araya gelmeye karar verdi. Kuruluş toplantıları esnasında Dersim dağlarında yaşayan boynuzlu keçinin adından esinlenerek &#8220;Şamuadak&#8221; adı üzerinde duran dernek girişimcileri, &#8220;Munzur Doğa Sporları ve Arama Kurtarma Derneği&#8221; (MUDAK) adında karar kılarak derneğin resmi kuruluşunu gerçekleştirdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">MUDAK Geçici Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bidav, &#8220;Şehirde AFAD var. AFAD’ın teknik yeterliliği iyi olmasına karşın, sayısal anlamda yetersiz. Dolayısıyla kentte arama-kurtarma çalışması gerektiren olaylara müdahalede sivil desteğin varlığı çok önemli. Özellikle yangınlar, dağda mahsur kalma, su üstü arama-kurtarma, deprem, çığ, trafik kazaları gibi elim olaylarda biz de AFAD’la birlikte çalışmalara katılmayı, giderek ulusal ve uluslararası alanda etkin olmak istiyoruz.&#8221; diyor. Bidav, çalışmalarında en büyük desteği AFAD&#8217;dan alacaklarını vurgulayarak, AFAD&#8217;ın özellikle eğitim yeri ve eğitim çalışmalarında kendilerine yardımcı olacağını kaydetti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belediyenin henüz bu alanda uzman bir ekibi olmadığını ancak oluşturmayı hedeflediğini belirten Bidav, &#8220;Kısa zamanda arama-kurtarma olaylarında acil ve yeterli müdahale yeteneğine kavuşmamız gerekli&#8221; dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mehmet Bidav, derneğin kısa sürede bölgede yaşanan doğa ile ilgili kazalara, yaz aylarında baş gösteren orman yangınlarına, yabani hayvan saldırıları ile bu hayvanların yaralandığı olaylara müdahale edecek duruma gelmesi için çaba gösterdiklerini ifade etti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">50 dolayında girişimci ile resmi kuruluşunu gerçekleştiren MUDAK, bölgedeki doğasever, çevreci gençler tarafından ilgi ile karşılandı.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/09/munzurun-artik-arama-kurtarma-dernegi-var-mudak/">Munzur&#8217;un Artık &#8216;Arama-Kurtarma&#8217; Derneği Var: MUDAK</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adnan Ergeç Fonu Başvuruları Devam Ediyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/28/adnan-ergec-fonu-basvurulari-devam-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Nov 2018 08:37:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Adnan Ergeç]]></category>
		<category><![CDATA[AEF]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32758</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekim 2018’de ikinci dönemini geride bırakan Adnan Ergeç Fonu, 18-30 yaş arası gençlerin Türkiye ile ilişkili toplumsal hafıza, geçmişle yüzleşme, toplumsal barış ve eşitliğin inşası ve/veya ayrımcılığın önlenmesine yönelik projelerini desteklemeye devam ediyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/28/adnan-ergec-fonu-basvurulari-devam-ediyor/">Adnan Ergeç Fonu Başvuruları Devam Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başvuru formuna <a href="https://karakutu.us8.list-manage.com/track/click?u=e04f9f0f85c152e1e36ba857f&amp;id=1c3691683d&amp;e=3c7b46afa4" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://karakutu.us8.list-manage.com/track/click?u%3De04f9f0f85c152e1e36ba857f%26id%3D1c3691683d%26e%3D3c7b46afa4&amp;source=gmail&amp;ust=1543479756557000&amp;usg=AFQjCNFr1iR_tschJmrluaeEffaSMsohcg">buradan</a> <wbr />erişebilirsiniz.</p>
<p><strong>Son Başvuru Tarihi:</strong><strong> </strong>9 Aralık 2018, Pazar günü saat 17.00</p>
<p><strong>Sık Sorulan Sorular: </strong>AEF ile ilgili merak ettiklerinizi fonun kurucularından Evren Ergeç ile faydalanıcılar Rüya Telli, Tuğçe Özdemir ve Ayşegül Özadak’a sorduk, sizin için <a href="https://karakutu.us8.list-manage.com/track/click?u=e04f9f0f85c152e1e36ba857f&amp;id=9d6e3608d7&amp;e=3c7b46afa4" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://karakutu.us8.list-manage.com/track/click?u%3De04f9f0f85c152e1e36ba857f%26id%3D9d6e3608d7%26e%3D3c7b46afa4&amp;source=gmail&amp;ust=1543479756557000&amp;usg=AFQjCNHMaISfk4PvI6USnA0tokpsmjGDmA">yanıtladılar</a>.</p>
<p>Detaylı bilgi için <a href="https://karakutu.us8.list-manage.com/track/click?u=e04f9f0f85c152e1e36ba857f&amp;id=686361fcaf&amp;e=3c7b46afa4" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://karakutu.us8.list-manage.com/track/click?u%3De04f9f0f85c152e1e36ba857f%26id%3D686361fcaf%26e%3D3c7b46afa4&amp;source=gmail&amp;ust=1543479756557000&amp;usg=AFQjCNF-reNJ4syMAWXvO4RtNPsNb0TAvA">internet sitesini</a> ziyaret edin.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/28/adnan-ergec-fonu-basvurulari-devam-ediyor/">Adnan Ergeç Fonu Başvuruları Devam Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
